Etiket arşivi: Sıcaklık

Heybeliada, Büyükada, Şehir Isı Adası


Yazmaya yazmaya, esprili başlık üretme sıkıntısı baş göstermiş. Bu kadar oldu.

sehir

Sıcaklığın şehirde ne yönde değiştiğini gösteren grafik (kırmızı kesik çizgi)

Biraz önce ATV’den bir ekip geldi, “gökdelenlerin nem oranına etkisini” konuşmak istediler.

Danıştıkları başka bir hoca, “gökdelenler rüzgarı keser, bu yüzden de nem şehre çöker” demiş (bilin bakalım kim?). Onlar da bu fikri sevmişler. Dedim ki “Nem oranını filan karıştırmayın. Olay basit: Binalar ısıyı şehre hapseder, böylece şehir ısı adası oluşur. Ayrıca rüzgarı keserek de doğrudan serinlememize engel olurlar, ısı adasının etkisini arttırırlar.”

Şehir ısı adasının mutlak ve bağıl neme doğrudan etkisi karmaşık bir konu, farklı çalışmalarda farklı bulgulara ulaşılmış.

Tabii ki, binalar ve gökdelenler rüzgarı kesip sıcaklığı arttırdıkları için, nemi daha çok hissediyoruz. Nem oranı artmıyor, ama sıcaklık artıp rüzgar azaldığı için bunaltıcılık artıyor. (Hatırlayın: Hissedilen Sıcaklıklar).

Benle yapılan ve bu akşam (19.00’da) ATV Ana Haber’in içerisinde yayımlanacak röportaj kafanızı karıştırmasın diye bunları da yazayım dedim. Konuşulan şeyler çok net anlaşılmayabiliyor, düzeltmek de mümkün olmuyor, yazmak daha iyi.

Daha fazla Türkçe bilgi isteyenler için,

https://havadelisi.com/2011/02/22/isi-adalari-sehirlesme-vb/

10472.pdf erişimi için tıklayın

Ankara’nın Berbat 2013 Şubat Ayı ve 2010-2012 Şubat Aylarıyla Karşılaştırması


Bir Mehmet Göktuğ yazısıdır. Mehmet 17 yaşında, ama havadelisi.com‘un en bilgili takipçilerinden ve katkıda bulunanlarından birisi.
———————————

Ankara Esenboğa Havalimanı’nın 2013 yılı Şubat ayına ait günlük en yüksek sıcaklık grafiği.

MGM verilerine göre Ankara’nın (yani Keçiören’in) Şubat ayı uzun yıllar en yüksek sıcaklık ortalaması (normali) 6,7 derece. Yukarıda görülen grafikteki değerler ise Esenboğa Havalimanı’na ait, oranın normali Keçiören’inkinden de düşük olacağına göre, Ankara’nın feci ılık bir şubat geçirdiğini söylemek yanlış olmaz. Şubat’ın yarısında (14 gün) maksimum sıcaklık 10 dereceyi, tam 20 gününde ise normali olan 6,7 dereceyi aşmış!

Gerisini de okuyayım->

2013 Şubat Ayı İstanbul Meteorolojik Verileri


Bir Oğuz Aydın yazısıdır. Bütün resimleri üzerlerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

A. GENEL VERİLER

Merhaba. Şubat 2013, kar ve soğuk bekleyenler için beklentilerin oldukça uzağında geçti. Kandilli Rasathanesi tarihsel verilerine göre Şubat ayı İstanbul’da en soğuk aydır. Kar yağma olasılığı %88’e kadar çıkan ve ortalama 5.1 gün kar yağan Şubat ayında bu kez kar yağışı gerçekleşmedi. Bunların dışında ay genelinde kentin bir çok bölgesinde sıcaklıklar 0 derecenin altına dahi inemedi. Tablolardan da anlaşılacağı üzere Şubat ayının en iyi yanı güneşlenmenin düşük olması idi. Hava çoğunlukla kapalı ve hafif yağmurluydu. Güneşlenme süresi ortalama 3.2 saat ile gündüzlerin uzamasına rağmen Ocak ayına göre daha düşük kaldı. Şubat’ın ilk 10 günü güneyli yönlerden esen rüzgar daha sonra ay sonuna kadar kuzeyli yönlerden esti. Beklemediğimiz bir şekilde kar yağışı göremeden kapattığımız Şubat ayı umutlarımızı Mart ayına taşımamıza neden oldu, fakat Mart da şu ana kadar fos çıktı 🙂

Gerisini de okuyayım->

Şubat 2013: Kış Demeye Bin Şahit


Bir milyon şahit de bulsanız, karın yağmadığı, sıcaklığın bir kez olsun sıfır derecenin altına düşmediği bir şubatı kar delilerine ‘kış ayı’ diye yutturamazsınız. Oğuz Aydın arkadaşımız kendi istasyonunda ölçtüğü değerlerin grafiğini ılık hava sevenler için tablo haline getirmiş, dileyenler duvarına asabilir.

subat_2013(Grafiği tıklayıp büyütebilirsiniz)

Bu verilere göre İstanbul Bayrampaşa’da 2013 Şubat ayında, günlük en yüksek ve en düşük sıcaklıkların aylık ortalamaları sırasıyla 12.1 ve 5.5 derece olmuş. Bu değerler uzun yıllar ortalamalarının (yine sırasıyla) yaklaşık 2.5 ve 1.5 derece üzerinde. Toplamda metrekareye 57.3 mm yağış düşmüş, bu da normalin yaklaşık dörtte üçü.

Oğuz Aydın‘a çok teşekkür ederiz.

Yoksa Eylül De Mi Sıcak Olacak?


**********************
Okumaya üşenenler için özet: Temmuz’un sonunda tarihsel eğilimlerden yola çıkarak yaptığımız Ağustos tahmini doğru çıktı. Havalar -ortalamada- sıcak oldu. Eylül için de aynı yöntemi uygularsak… İstanbul’da (ve Türkiye’nin batısında) Ağustos ayı normalden sıcak geçtiği için Eylül ayının da kendi normalinden sıcak geçme olasılığı, serin geçme olasılığından yüksektir diyebiliriz. Ayrıca -bundan bağımsız olarak- hava tahmin modelleri de Eylül ayının en azından ilk günlerinin normalden sıcak geçeceği konusunda hemfikir. Fakat tüm bunlar, Eylül’de de serin ve yağmurlu günler olmayacağı anlamına gelmiyor.
**********************

İstanbul’un verilerinden yola çıkarak konuşuyorum, ama sıcaklık bölgesel olarak tutarlı  bir değişken olduğu için, Türkiye’nin batısında oturuyorsanız söylediklerim sizin şehriniz için de az çok geçerlidir: Bu gece geride bırakacağımız Ağustos ayı, ara ara yaşanan serinliklere rağmen İstanbul’da normalden 1-2 derece daha sıcak oldu (tarihsel/istatistiki eğilimlere uygun olarak). Bunu ENKA’nın Balmumcu otomatik istasyonunun verilerinden yola çıkarak söylüyorum.

İstanbul’un Kartal istasyonunun uzun yıllar Ağustos ayı ortalama sıcaklığı (şu bağlantıya göre) 24.2 derece imiş, Balmumcu’nun uzun yıllar ortalamasının Kartal’ınkinden azcık daha düşük olacağını varsayarsak, Balmumcu’da normalden sapmanın 1-2 derece arasında olduğunu söyleyebiliriz (tabii ki kesin sayıları Eylül ayı içerisinde MGM söyleyecektir, Atatürk Havalimanı verileriyle haşır neşir olmayı seven editörümüz Santiago da belki bize yardımcı olabilir).

Gerisini de okuyayım->

Ağustos Nasıl Geçecek?


İyi haber: Bugünden (Cuma akşamı) itibaren sıcaklıklar, kademe kademe olmak üzere, rekor değerler civarından normallerin üzerine doğru, ülkenin kuzeybatısında ise normallere gerileyecek. Birçok yerde serinlik filan yine olmayacak, ama böyle bir yazda buna şükretmeyeni Allah taş yapar. Son üç hafta içerisinde, memleketin her yanında bir sürü sıcak rekoru tarihe gömüldü.

Kötü haber: Önümüzde koca bir yaz ayı daha var.

Mevsimlik tahminleri orada burada okumuştunuz, şu yazımda bazılarını paylaşmıştım. Ben de sizin için küçük bir istatistik çalışması yapıp, Temmuz’un nasıl geçtiğinin Ağustos ayının nasıl geçeceğiyle bir ilgisi olup olmadığına baktım (bu yaptığım çalışma, Cumulonimbus rumuzlu arkadaşımızın Ankara için yaptığı çalışmanın aynısı). Eğer ilgisi varsa, bu geçirdiğimiz süper sıcak Temmuz’dan yola çıkarak, Ağustos için söylenmeyen bir şeyler söyleyebiliriz.

“Özet geç” diyenler için hap bilgi ve sonuç: İstanbul’da, kendisinden önceki ayın ortalama sıcaklığına bakarak, ortalama sıcaklığını en yüksek isabetle tahmin edebileceğimiz ay, Ağustos. Temmuz aşırı sıcak geçtiği için, Ağustos’un yüksek bir olasılıkla normalden sıcak geçeceğini söylemek, istatistiki metotlarla yapılabilecek anlamlı ve geçerli bir tahmin. Ama unutmayın ki, istatistiki yöntemler her zaman sınırlı olanaklar sunar ve sürprizleri / kural dışılıkları açıklayamaz.

Yukarıdaki tabloda, İstanbul için uzun yıllar aylık ortalama sıcaklıklarının birbirleriyle olan istatistiki ilişkisi görülüyor (verileri şuradan aldım). Bir sürü anlamsız sayı var gibi görünse de, aslında öyle değil, anlam çıkarmak son derece basit. Tabloyu şöyle kullanacaksınız: En üst satırda yan yana yazılan aylardan bir tane seçin. Örneğin, kırmızıyla yazdığım Haziran’ı. Haziran sütunundaki alt alta sıralanmış değerlerden birini seçin. Mesela, kırmızıyla belirtilen 0.51’i. Şimdi bu 0.51’den sola doğru gidin, Temmuz’a geleceksiniz. Yani 0.51 değeri (korelasyon), İstanbul’da yaklaşık son 170 yıl içindeki Temmuz’ların, kendilerinden önce gelen Haziran’lara göre nasıl bir sıcaklık davranışı içinde oldukları konusunda fikir veriyor. Hangi fikri verdiğini de anlatayım.

Yazının gerisini buraya tıklayıp okumak istiyorum->

Soğuk Kıştan Sonra Bahar Sıcak Mı Olur?


Hem akademik işlerimin yoğunluğu, hem de karlı geçen kışın yaşattığı doygunluk hissi nedeniyle uzun süredir boşladığım Not Defteri‘mizin imdadına blog müdavimlerimden Cumulonimbus yetişti. Kendisi Ankara’nın uzun yıllar meteorolojik verilerinden faydalanarak, birbirini takip eden ay ve mevsimler arasında sıcaklık bakımından bir bağlantı olup olmadığı sorusuna cevap aramış. Amatör ruhla yapılmış, aynı zamanda da son derece bilimsel olan bu değerli çalışması için kendisine tüm hava delileri adına teşekkür eder; herhangi bir bilimsel veriye, analize dayanmadan iklimin tüm muammalarını çözmüş gibi TV’den atıp tutan şöhretli ‘profösörler’e de bu vesileyle çok selam ederim. – Havadelisi
————————————————

Soğuk geçen kışlardan sonra ılık ilkbaharlar, ılık geçen kışlardan sonra da soğuk ilkbaharlar yaşadığımız konusunda bende bir izlenim oluştu. Bu doğru muydu ? Yoksa bu fikir, acaba insanoğlu olarak geçmişteki olayların daha çok ilgilendiğimiz kısımlarını hatırlama huyumuzdan mı kaynaklanıyordu ? Soğuk kışlardan sonra gelen ılık günleri, mesela 2008 kışından sonra 23 Mart’ta sıcaklığın Ankara’da 26 derece olduğunu unutamadığım için mi böyle düşünüyordum, bunu bulmak istedim. Bunun için, Onur’un “Ankara’da kış…” çalışmasında kullandığı, şu adresten ulaşılabilen verileri kullanarak küçük bir çalışma yaptım. Her tür eleştiri, öneri ve görüşlerinizi paylaşmanızı beklediğimi uzun uzadıya yazmama gerek yok sanırım.

Gerisini de okuyayım->

Hava Takip Sayfaları Geri Döndü


Bilenler biliyor, ama yine de hatırlatayım: Devlet Meteoroloji İşleri, kendi otomatik istasyon ağından gelen saatlik verilerin tamamını harita üzerinde göstermiyor. Bu verilerin ve ayrıca son iki saatteki sıcaklık değişimi gibi bu verilerden elde edilen bazı ek değerlerin anlamlı biçimde renklendirilerek harita üzerinde gösterildiği sayfalara sağ sütundaki Son Sıcaklıklar Türkiye ve Hava Delisinin Saatlik Gözlem Haritaları bağlantılarından ulaşabiliyordunuz. Yazdığım programların sürekli çalışacağı bir platform / sunucu bulamadığım için sayfalarımız bir süredir hizmet dışıydı. Ama yılmadım: evdeki bilgisayarı kapatmamaya karar verdim 🙂 Ortaya çıkış hikayesini buradan okuyabileceğiniz sayfalar şimdi tekrar çalışır durumda (İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü‘nün sunucusunu sadece oluşturduğum haritaların gösterimi için kullanıyorum, haritaların sağ altında bu nedenle o isim var, bir nevi teşekkür olarak).

Gerisine de bakayım->

Küresel Ortalama Sıcaklık


Resim çok net olmamış kusura bakmayın, ama üzerine tıklayıp büyütebilirsiniz. 1979’dan bu yana küresel ortalama sıcaklığı gösteriyor. (Kaynak: Roy Spencer’ın blogu.)

Uydularla yapılan ölçümlere dayandığından bu sıcaklık kaydının kalitesine dair herhangi bir şüphe bulunmuyor. Bu yüzden ilginizi çekebileceğini düşündüm. Son üç aydaki düşüşün La Nina olayına (yani Büyük Okyanus’un tropik bölgelerindeki deniz suyu sıcaklıklarının normalin altına düşmesi, El Nino da tam tersi) bağlı olarak gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bu da okyanuslarda meydana gelen değişimlerin, aynı büyük yanardağ patlamaları (mesela Pinatubo) gibi sıcaklıkları küresel ölçekte kontrol edebildiğine güzel bir örnek. Bazı tahminciler ve iklimbilimciler, hem okyanus suyu sıcaklıklarının düşmesinden hem de güneş etkinliğinin azalmasından ötürü önümüzdeki zamanlarda küresel sıcaklığın düşmeye devam edeceğini söylüyorlar.

Göreceğiz bakalım.