Yeni Sıcaklık Rekorlarından Sonra Sonbahar Geliyor


İstanbul Florya’da ve Kartal’da bugün (çarşamba), geçtiğimiz saatler içerisinde ölçülen 39,5 derece civarındaki sıcaklıklar tüm zamanlar eylül ayı rekor değerleri olarak tarihe geçti… Resmi açıklama ve kesin değerler MGM’den gelecektir. 2017 Eylül Türkiye’nin birçok bölgesinde eylül sıcaklık rekorlarının kırıldığı ekstrem bir ay oldu (geçen gün Ankara’da da kırıldı). Yazın da güneyde birçok yerde tüm zamanlar rekorları kırılmıştı.

Sıcaklık rekorlarının üst üste ve birçok yerde kırılması küresel ısınmanın mantıklı, doğrudan sonuçlarından birisidir; dolayısıyla bu rekorların ortaya çıkmasında küresel ısınmanın rolünden bahsetmek abartılı bir yaklaşım olmaz. Dünya atmosferinde ve okyanuslarında bulunan fazla ısı, normalde belki rekorun biraz altında kalacak sıcaklık değerlerini kolaylıkla rekor civarına veya üzerine taşımaktadır, diyebiliriz. Türkiye sıcaklık rekorlarının (aylık bazda olanlar dahil) hemen hepsi artık 2000 yılı ve sonrasına aittir.

Yazının devamını göreyim->

Reklamlar
Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Olaylar Olaylar


Türkiye’yi bir süredir sıcak tarafta bırakan basınç örüntüsüne [örüntü=patern] ilaveten bugün (salı) rüzgar birçok yerde güneyden esti. Buna bağlı olarak özellikle Doğu Marmara’da ve Karadeniz Kıyıları’nda “fön” hadisesi [güneyden gelip dağları aşarken kuruyan ve daha da ısınan sıcak rüzgar] oluştu. Sıcaklıklar yer yer 40 dereceyi buldu, hatta aştı. Gün içinde ölçülen maksimum sıcaklıklara akşam bakacağız, bazı yerlerde eylül ayı sıcaklık rekoru muhtemelen kırılmıştır.

Yazının devamını göreyim->

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Tropikal Siklonların Rotası


“Ozan abi neden kasırga batıya doğru hareket ediyor? Hani normalde sistemler dünyanın dönüşü nedeniyle batıdan doğuya hareket eder ama burada tam tersi oluyor bunun bilimsel açıklaması nedir? Güney yarım kürede de sistemler tersine hareket ediyorlar, ama dünya bir bütün olarak sağa dönüyor neden güneyi ile kuzeyi farklı hareket ediyor?” (SpanK’ın sorusu)

Dünyanın dönüşünden dolayı hava sistemlerinin hepsi batıdan doğuya hareket ETMİYOR. Dünyanın dönüşünden dolayı “Coriolis Etkisi” diye saptırıcı bir kuvvet oluşuyor. Bu kuvvet rüzgarları esiş yönlerine göre kuzey yarımkürede sağa, güney yarımkürede sola saptırıyor (aşağıdaki şekilde var, bunun neden böyle olduğu teknik bir konu).

Ekvator boyunca yıl boyu bir alçak basınç alanı var [çünkü güneş en kuvvetli oraya vuruyor, ısınan hava genleşerek yükseliyor ve alçak basınç alanı oluşuyor]. 30 derece kuzey ve güney enlemlerde ise buna karşılık yüksek basınç alanı oluşuyor (subtropikal – tropikaltı yüksek). Biliyorsun rüzgarlar yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. Kuzey yarımkürede 30 derece enleminden Ekvator’a doğru esen kuzeyli rüzgarlar, Coriolis etkisinden dolayı esiş yönüne göre sağa doğru kıvrılarak [yukarıda var], kuzeydoğudan esen alize rüzgarlarını (NE trade winds) meydana getiriyorlar.

Yazının devamını göreyim->

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | 3 Yorum

ABD Houston’da Görülmemiş Sel


Harvey tropik fırtınasının ilerleme hızı, fırtına ABD’nin Teksas sahilinden karaya çıktıktan sonra çok düştü; böylece bu siklon, neredeyse aynı yerde dönüp duran ve Meksika Körfezi’nden getirdiği nemi yağmur olarak sürekli aynı yerlere boca eden acayip bir şeye dönüştü (radar görüntüsü şu şekilde).

Alt taraftaki fotoğraf Houston şehrinin son halini gösteriyor (üstündeki de yağmurdan önceki hali). Houston’ın dış mahallelerinden birinde yapılan ölçüme göre metrekareye 1 saatte 170, 2 saatte 300, 24 saatte 600 küsür, olay başlangıcından bu yana 757 kg yağmur yağması sonucu çok büyük bir felaket yaşanıyor. Bu şiddetteki yağışın o lokasyon için istatistiki “dönüş periyodu” 500 yıl olarak hesaplanmış (orada ancak 500 senede bir görülebilecek bir şey).

Yazının devamını göreyim->

Başka Yerlerin Havaları içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tam Deprem Havası


Büyük İzmit Depremi’nden sonraki hemen her yaz İstanbul’da çok sıcak ve nemli günler olmuştur ama hiçbirinde deprem olmamıştır.

Anadolu’da 20. yüzyılda gerçekleşen en büyük deprem olan (büyüklük 7,9) ve 27 Aralık 1939’da sabaha karşı gerçekleşen Erzincan Depremi esnasında hava sıcaklığı sıfırın altında 15 derece civarında idi.

Olur da bu sıralar İstanbul’da deprem filan olursa bu, hava sıcak olduğu için değil, dış güçler bizi kıskandıkları ve HAARP vb ile faylarımızı dürttükleri için hiç değil; Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın İstanbul’un güneyinden geçen kısmının kırılma zamanı geldiği için olacak. Konunun uzmanları bunu 20+ yıldır söylüyor. 99′ İzmit Depremi’nden sonra sıra İstanbul’dadır. Kuzey Anadolu Fayı’nda depremler 20. yüzyılda doğudan batıya doğru hareket etmişlerdir.

Jeolojik zaman ölçeğinde bir yılı bir saniye gibi düşünebilirsiniz. Dolayısıyla depremin şimdi değil de mesela 5 veya 10 yıl sonra gerçekleşmesi bilim insanlarını haksız çıkarmayacak. Aslında yine “neredeyse şimdi” deprem olmuş olacak. Yarın da, 10 yıl sonra da jeolojide “şimdi”dir.

Depremi sıcak hava tetiklemez, sizi de deprem öldürmeyecek. Eğer ölürseniz, oturduğunuz bina depreme dayanıklı olmadığı için öleceksiniz.

Sevimsiz konularla canınızı sıktığımız için özür dileriz ama bunları deprem olmadan konuşmak daha iyi. İnşallah mümkün mertebe gecikir. Ama eninde sonunda olacak.

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 3 Yorum

Ağustos’a Giriş


Yazın iki ayını yemiş bulunuyoruz.

Kıyı bölgeler için nemli sıcağın en pis olduğu ağustos ayı, bu sene çok kötü başlamadı. Fakat önümüzdeki günlerde -İstanbul için daha ziyade hafta sonundan itibaren- durum yavaş yavaş değişecek. Psikolojik olarak hazırlıklı olunuz. Türkiye’nin kuzey ve batısı için aşırı/rekor bir sıcak dalgası gözükmüyor, yine de durum yeterince can sıkıcı olacaktır. En azından ayın 10’una kadar olumlu yönde (serinlemeye doğru) bir değişim de yok gibi. Yine özellikle hafta sonundan (5-6 Ağustos) başlayarak; güney, iç ve doğu kesimlerde sıcaklar FENA olacak. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde birtakım rekorlar da olasıdır.

Yazının devamını göreyim->

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | 1 Yorum

‘Radar’ı Neden Sevmeliyiz? (Öğretici Yazı)


Acı ve pahalı da olsa, İstanbul’da yaşanan son iki olay şiddetli meteorolojik hadiselerin ciddiye alınması bakımından faydalı oldu. Bunu, korkuyla sorulan “gene öyle olacak mı?” sorularından anlıyoruz.

Dünkü, cidden çok nadir bir olaydı; fakat bir gökgürültülü fırtına (oraj) aslında her zaman -az veya çok- tehlikelidir. Gökgürültülerini işitebiliyorsanız üzerinize veya yanınızdaki ağaca yıldırım düşme riski var demektir. Şiddetli biçimde sadece 5-10 dakika yağacak bir yağmur sonucu betonla kaplı mahallenizi sel alabilir. Bir oraj hemen her zaman şiddetli rüzgara yol açma potansiyeline sahiptir, oradan buradan savrulan cisimler sizi yaralayabilir. Balkonda durmak da güvenli değildir, hatta gördük ki pencere kenarında durmak bile risklidir. Doluyu ve zararlarını anlatmaya sanırım artık gerek yok.

Yazının devamını göreyim->

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | 6 Yorum

Çok Acayipti


Kadıköy Rıhtım verileri ile (kaynak MGM), feci İstanbul süperhücresinin meteorolojik seyri… Her şey 15 dakikada olup bitmiş.

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | 2 Yorum

Sel, Afet ve İklim Değişimi


1_6072_1

Yerel bir gazetenin sorduğu soruları başyazarımız Dr. Ozan M. Göktürk cevapladı:

1- İstanbul’daki su baskınlarının ve metrekareye düşen yağmur miktarının değişen iklim şartları ile ilişkisi nedir?

Tek tek hava olayları ile iklim değişimi arasında doğrudan/kesin ilişki kurmak, “bu hava olayı %100 iklim değişiminden ötürü oldu, fakat öbürünün iklim değişimi ile ilgisi yoktur” demek mümkün değildir. Metrekareye kısa sürede çok fazla yağışın düştüğü olaylar, seller, hortumlar vesaire İstanbul’da ve dünyada birçok yerde eskiden de (yani küresel ısınma / iklim değişimi bu kadar belirgin değilken de) oluyordu. Yani, yaz mevsiminde İstanbul’la birlikte ülkemizin kuzeyine bazı yıllarda şiddetli yağmurların yağması aslında normaldir. Fakat… Küresel ısınma / iklim değişiminden ötürü daha fazla buharlaşmanın gerçekleştiği, atmosferde yağışa dönüşebilecek daha fazla suyun var olduğu; buna bağlı olarak da yağış şiddetlerinde artışların meydana geldiği bilim insanlarınca ortaya konmuş şeylerdir. Dolayısıyla, “yaşadığımız şiddetli yağışlarda iklim değişiminin de katkısı/payı vardır” demek en doğrusudur. Öte yandan bu katkının ne kadar olduğunu söyleyebilmek detaylı analizler gerektirir ve oldukça zordur. ÖZETLE; iklim değişimi olmasaydı bile bugünkü şiddetli yağışlar olacaktı, belki bu kadar şiddetli olmayacaktı, demeliyiz.

Yazının devamını göreyim->

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | 2 Yorum

Biraz Aksiyon ve Şiddet



Başkalarından da duymuşsunuzdur, pazartesi ve salı günleri ülkemizin kuzey ve batı bölgelerinde aralıklarla gökgürültülü sağanak yağışlar etkili olacak.

Yazının devamını göreyim->

Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 109 Yorum