Etiket arşivi: Sea Effect

Orta ve Doğu Karadeniz Yağışları


Kurak mevsimi bulunmayan Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında Temmuz yağmurları sıkıntıya yol açacak gibi görünüyor. Aşağıdaki haritada, WRF modelinin dün geceden yarın öğlene kadar tahmin ettiği toplam yağış miktarını görüyorsunuz. Üzerine tıklayıp büyütmeniz mümkün.

Yüksek alansal çözünürlüklü modellerin (WRF, Skiron, NAE vb.) ve radar görüntülerinin yardımıyla Doğu Karadeniz’deki olaylara daha ayrıntılı bakma şansımız da arttı.

Yazının gerisini buraya tıklayıp okumak istiyorum->

Amatör, Profesyonel, DEK


31 Ocak 2012, Saat 23:45. En soldaki benim. Fotoğraf: Cem Agan

Ben bu satırları yazarken (gece 2 suları) İstanbul’un birçok yeri muazzam güzellikte kar yağışlarına sahne oluyor (şu yazının tüm yorumlarını gözden geçirin derim, acayip resimler ve anektotlar var, bazıları abartılı olsa da anlatılanlar ana hatlarıyla gerçeği yansıtıyor). Ecnebilerin, bu seneki versiyonuna “Cooper” adını taktıkları Sibirya Yüksek Basıncı’nın ve onun üretip ihraç ettiği soğukların çoğu şu sıralar Orta ve Batı Avrupa’ya doğru yola çıktı; ve bize o soğukların nispeten daha azı ulaştı, ama bu kadarı bile İstanbul’daki kar yağışlarının efsane mertebesine çıkmasına yetti. Yani şu yazıda bahsettiğim ve %25 ihtimal verdiğim, tarih yaklaşınca da kesinlikle olmaz dediğim Senaryo 3, bazı noktalarda kar kalınlığı bakımından gerçek oluyor, hem de tahminlerimin çok ötesinde bir verimle çalışan haşmetli deniz etkisiyle kar (DEK) mekanizmasının bireysel maharetiyle! Bu konu üzerinden gidelim.

Gerisini de okuyayım->

Üç Dört Gün Kar Ve Soğuk


Özet ve Uyarı: İstanbul’da Pazar akşam saatlerinde tekrar başlayan kar yağışı; Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri aralıklarla ve zaman zaman kuvvetli olmak üzere devam edecek. DİKKAT: Önümüzdeki günlerde şahit olacağınız türden kar yağışları, aynı anda geniş alanlarda görülmeyebilir, mesela hem Avcılar’da hem Kadıköy’de kuvvetli kar yağmayabilir; öte yandan bu tür kar yağışları dar alanları uzunca bir süre yoğun biçimde etkileyerek birçok aksaklığa yol açabilir, bu bakımdan yaz yağmurlarına az çok benzerlik gösterir. Bu yağışa “deniz etkisiyle gerçekleşen kar sağanakları / yağışları” denir. Bostancı’dan günlük güneşlik ya da sadece hafif kar yağışlı bir havada yola çıkıp, Boğaziçi Köprüsü’nün üzerinde yoğun bir kar yağışıyla ve bu yüzden sıkışmış trafikle karşılaşabilirsiniz. Ama bunu sadece örnek olsun diye söyledim, bu tür yağışların saat kaçta hangi semti etkileyeceği sadece radar görüntüleri takip edilerek bilinebilir. Tabii ki yüksekteki ve kuzeydeki semtlerde kar yağışının günlük hayatı aksatma şansı daha fazla olacaktır. Bu yüzden Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri tedbiri elden bırakmayınız, “kar kar diyorlardı, bu kadarcıkmış işte” demeyiniz. Yarım saat seyahat ederek gideceğiniz İstanbul’un başka bir semtinde ummadığınız hava olaylarıyla karşılaşabilir, ya da kar tam bitti sanırken en yoğun haline maruz kalabilirsiniz.

Yani, örneğin NTV’nin internet sitesinde gördüğümüz “İstanbul’da yoğun bir kar yağışı beklenmiyor” açıklaması, önümüzdeki üç gün yaşanacak olan hava olaylarının tarifi ve doğru haber verilmesi bakımından yanlıştır. Bu haberi okuyanlar, İstanbul’da görülecek kar yağışlarının şehrin hiçbir yerinde günlük hayatı aksatmayacağını düşünüp tedbirsiz davranabilirler. Ağırlığı olan medya kuruluşlarının halkı daha doğru bilgilendirmeleri gerekir.

Kar yağışlarının önümüzdeki günlerde başka nerelerde görüleceğini şu adresten öğrenebilirsiniz.

Gerisini de okuyayım->

‘Hasret’, İstanbul’a Bile Kar Getiriyor


Aslına bakarsanız, iç bölgelerde oturanlar bile böyle sağlam bir soğuk hava dalgasına hasret kalmıştı. Çok üşümeyi kimse sevmez ve yeterince ısınma imkanı olmayanlara kolaylık dilerim; ama karın keyfini, birkaç saat sonra yağmura çevirmeyeceğinden emin olarak çıkartmak çok güzeldir. Balkona çıktığınızda eriyen kardan gelen şıp şıp sesini duymak sinir bozar, kaldırımda ezilip dümdüz olmuş ve hafif buzlaşmış kardan yansıyan ışığı görmek ise garip bir mutluluk verir.

Perşembe akşamı itibariyle tüm hava tahmin modelleri; Avrupalı’nın ECMWF’si, Amerikalı’nın GFS’si, İngiliz’in UKMO’su filan, Hasret adını uygun gördüğümüz soğuk hava dalgasının (isim babası Onur arkadaşımızdır), iç bölgelere Cumartesi akşamından itibaren ağır kış koşulları getireceğini söylüyor: Yani bazı yerlere az, kimi yerlere de yoğun olmak üzere kar yağacak; ama denize uzak hemen her yerde dondurucu soğuk hüküm sürecek. İstanbul’da ve Karadeniz kıyısındaki diğer birçok şehirde de Pazar ve Pazartesi gününden itibaren mevsimin ilk doğru dürüst karı görülecek. Karın nereye ne kadar yağacağını şimdiden net olarak söyleyemeyiz; onun için bu başlık altında tahminleri güncelleyip olası senaryoları tartışacağız, soğuk hava dalgası ulaştığında ise raporları vereceğiz.

Yazının gerisini çok merak ediyorum->

Karadeniz Üzerinden… Yine


Geçen yıl da yine bu zamanlarda gelmiş (buradan okuyabilirsiniz, konuya yabancıysanız epey bilgi de edinirsiniz). Klasik bir görünümdür.

O zaman soğuk (yeşil dil) bir miktar daha kuvvetli imiş ve daha batıdan iniyormuş Karadeniz üzerine. Geçen sene:

Bu sene:

Zamanım olmadığı için fazla ayrıntıya giremeyeceğim, diğer hava delilerinden bu sistemle ilgili görüş ve gözlemlerini bu başlığın altına yazmalarını rica ediyorum. Teşekkür ederim. Yeni yorumlarınızı buraya tıklayarak yapabilirsiniz, cevaplarınız için lütfen cevabı vermek istediğiniz yorumun altındaki ‘Cevapla’ düğmesine tıklayın. Teşekkürler.

31 Ocak – 1 Şubat: Deniz Etkisiyle Kar


Bu kış mevsimi İstanbul’da ve Karadeniz kıyısında oturan kar aşıkları için şu ana kadar öyle kötüydü ki, doğru düzgün bir yılda kimsenin umursamayacağı bir günlük kar yağışı için başlık açmak durumundayız. Bu kar yağışı, hava tahmin modellerinde önce bir haftaydı ve 850 mb’da -15 derece ile sıkletinde bir efsane olacağının sinyallerini veriyordu. Fakat yaklaştıkça kırpılıp kuşa döndü, kala kala Karadeniz’in üzerinde o da ancak yarım gün durabilen 850 mb’daki -10 derece kaldı. Ne denir, kader utansın.

Gerisine de bakayım->

“Yurdumuz Karadeniz Üzerinden Gelen…”


Ne de severdim o anonsu! Yurdumuz bu akşamdan itibaren Karadeniz üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava kütlesinin… diye başlardı. Kuzeyli rüzgarların mutlak hakim olduğu 1992 kışında çok işitmişimdir. Belki size garip gelecek ama, Karadeniz’den gelenlere kıyasla, Balkanlar ya da Orta Akdeniz üzerinden gelen sistemlere ben öyle çok da bayılmam. Evet onlar siklonlu miklonlu olurlar, fırtınayla gelirler, çok daha fazla yağış bırakırlar, birçok yeri tepeleme karla doldururlar… fakat dışarda her yer buz kesmişken ve gökyüzünde yıldızlar sayılıyorken Karadeniz’den gizlice gelip on beş dakikada her tarafı bembeyaz yapan bir kar sağanağının keyfi bence hiçbir şeye değişilmez. Hele eskiden radar filan da yokken Karadeniz sistemlerinden alınan zevk bambaşkaydı. Acaba bir sonraki sağanak saat kaçta gelecek diye meraklanırken yüreği pır pır etmemiş adama hava delisi demem. Ama yarım saat içinde işini bitirip giden o muazzam kar sağanağını boş bulunup kaçırdığınız için kahrolduysanız işte o zaman en kral kar manyağı sizsiniz.

Gerisine de bakayım->

Hafta Sonunda Hava


“Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fenin haricinde yol gösterici aramak aymazlıktır, cehalettir, doğru yoldan sapmaktır.”

Kemal Atatürk

Hafta sonunda hava soğuyacakmış, kar olabilirmiş, dediler. Baktım: Sıradan bir Mart soğuması ve (İstanbul için) belki birkaç saatliğine havada görebileceğiniz, en uç durumda alçak yerlere 3-5 santimetrelik vıcık vıcık bir örtü yapacak lezzetsiz bir kardan başka bir şey göremedim. İlginç ya da önemli bir hava olayı yaşanmayacaksa, zamanım da çok olmadığı için hava tahmini yapmıyorum, ama bu gelen soğuma ve muhtemel kar yağışına enteresan bir ilgi var, ondan dolayı birkaç şey söylemek istedim.

Artık pek değişmeyecek olan model çıktılarını buyrun birlikte inceleyelim, sürprizlere yol açabilecek bir durumun olup olmadığına da bakalım, gözükenin çok üstünde bir kar yağışı gerçekten olabilir mi değerlendirelim, ikna olalım.

Gerisine de bakayım->

Karayel Kime Çalıştı


Kuzeybatıdan esen rüzgara bizim memlekette karayel denir.

(Zonguldak radarı 3-4-5 Şubat 2010)

Kışın karayel, öteki kuzeyli rüzgarların yaptığı gibi, doğal olarak soğuk hava getirir. Bu soğuk hava kuru bile olsa Karadeniz üzerinden geçerken alttan ısınır (deniz kışın havadan sıcaktır), nem kazanır, bulut ve yağış oluşturur (evet bildiniz, “sea effect”). Karaya ulaşıp hele bizim Kuzey Anadolu Dağları’na doğru yükselmeye başladığında içinde rutubet namına ne var ne yoksa boşaltır. Soğuk yeterliyse yağış kar olarak düşer. Bunların hepsini öteki kuzeyli rüzgarlar da yapar ama son günlerde karayel bol estiği için bugün her şeyden o sorumluymuş gibi konuşuyorum.

Gerisine de bakayım->