Kategori arşivi: Başka Yerlerin Havaları

Denver vs Yozgat: İyi Olan Kazansın


Bir Mehmet Göktuğ – Organik Adam – Onur Kapucu – Havadelisi yazısıdır.
——-

Manzara fotoğrafçılığının en önemli isimlerinden olan Ansel Adams’ın 1951 yılında çektiği,
Aspen Colorado yakınlarındaki Maroon Bells’in fotoğrafı

Bir gün içerisindeki 30-35 derecelik sıcaklık düşüşüyle yakıcı sıcağın, yerini yoğun kar fırtınasına bırakma ihtimali olan ABD şehri Denver, şu ara herkesin dilinde. Colorado’nun başkenti ve en kalabalık şehri olması dolayısıyla daha çok Denver’i duysak da bu fırtına Kayalık Dağları’nın (Rockies) önemli bir kısmını etkileyecek. Rakımın yüksekçe olduğu yerlerde 35 cm’ye kadar kar birikimi ve şiddetli rüzgar bekleniyor. Ağaçların henüz yaprak dökmemesi, karın ıslak yağacak olması gibi sebeplerle ağaçlarda büyük miktarda kar kırığı olabilir. Ayrıca elektrik hatlarının zarar görmesi de riskler dahilinde.

Yazının hepsini göreyim->

Bergen’de Havalar


Eklemeler (1 Temmuz 2020)

* Sandsli’de toplam 10 defa örtü yapan kar gördüm. En kalını 20 cm (Şubat sonu). En geç 12 Mayıs sabahı yağdı ve beyazlattı. 15 Mayıs sabaha karşı yine yağdı ama tutmadı. Buna karşılık, Aralık-Ocak ayları Orta ve Doğu Norveç’te rekor derecede karsız sonuçlandı. Ocak ayı sıcaklık rekorları kırıldı.

* 2020 Mayıs ayı Norveç’in dağlarında son 60 yılın en fazla kar örtüsü olan mayıs olarak kayıtlara geçti.

* Haziran ayı Bergen’de gelmiş geçmiş en ılık haziran oldu. Ortalama sıcaklık 17.5 derece olarak hesaplandı (normali 13.5 derece). Birkaç defa denize girdik. Haziran ayı içerisinde sıcaklığın 20 dereceyi geçtiği günlerin ortalama sayısı 6.5 iken, bu sene bu sayı 21 oldu.

—————

Hem kendim hatırlayayım hem sizler de mahrum kalmayın diye kafamdakileri çalakalem aktarayım.

Yazının hepsini göreyim->

Bizim Kış Başladı


Ülkemizin aziz kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 81. yılı olan bu günde, onu özlemle ve saygıyla anmak isterim.


Henüz aylardan Kasım ama Kuzey Amerika olaya biraz fazla kaptırmış durumda. Michigan’daki 8. kışıma giriyorum ve hiç bu kadar çabuk başlamamıştık.

12 Kasım 2019 12Z için GFS öngörüsü. Tepeme -20 iniyor.

Okumaya devam et

Amerika’nın Kabusu: Kutupsal Girdap Soğukları


30 Ocak 2019 Güncellemesi:


Biraz klişenin dibine vuracağım ama… Zaman gerçekten çok çabuk geçiyor. Michigan’a okumaya gelmemin üzerinden tam 7 yıl geçmiş. Bu yedi sene, kar sever olarak beni, soğuklardan soğutmaya yetti de arttı. Yanlış anlaşılmasın, karla hala bir derdim yok. Ama doğma büyüme Ankaralı olarak soğuk nedir burada gördüm diyebilirim.

Yazının hepsini göreyim->

Michigan Gölü Kıyısında Göl Etkili Kar Fırtınası (Canlı Blog)


Blogumuz editörlerinden, Michigan Gölü doğu kıyısında (St. Joseph) yaşayan Onur Kapucu, önümüzdeki iki gün boyunca bu yazıyı foto ve videolarla sürekli güncelledi. Tüm saatler yereldir.

Cumartesi, 19:00

Kar radarda gozukmese de araliklarla devam ediyor. Yagis olcumleri paylasildi, yontemlerini tam bilmiyorum gerci. Carsambadan itibaren 35 cm eklemis gozukuyoruz.

3DaySnowfallTots.jpg

Yazının devamını da göreyim->

ABD Houston’da Görülmemiş Sel


Harvey tropik fırtınasının ilerleme hızı, fırtına ABD’nin Teksas sahilinden karaya çıktıktan sonra çok düştü; böylece bu siklon, neredeyse aynı yerde dönüp duran ve Meksika Körfezi’nden getirdiği nemi yağmur olarak sürekli aynı yerlere boca eden acayip bir şeye dönüştü (radar görüntüsü şu şekilde).

Alt taraftaki fotoğraf Houston şehrinin son halini gösteriyor (üstündeki de yağmurdan önceki hali). Houston’ın dış mahallelerinden birinde yapılan ölçüme göre metrekareye 1 saatte 170, 2 saatte 300, 24 saatte 600 küsür, olay başlangıcından bu yana 757 kg yağmur yağması sonucu çok büyük bir felaket yaşanıyor. Bu şiddetteki yağışın o lokasyon için istatistiki “dönüş periyodu” 500 yıl olarak hesaplanmış (orada ancak 500 senede bir görülebilecek bir şey).

Yazının devamını göreyim->

Amerika Birleşik Devletleri’ni Sallayan Bir Kış: 2013-2014


ABD muhabirimiz ve editörümüz Onur Kapucu’nun yazısı.
—————
DSC01497

1496544_649554268416752_501887387_o

Yukarıdaki görüntüler, geçtiğimiz kışın en sert soğuk hava dalgasının yaşandığı Ocak ayının ilk haftasına ait (5 Ocak 2014). Güçlü rüzgarlarla gelen aşırı soğuk hava Kuzey Dakota’da hissedilen sıcaklığı -55 dereceye çekmiş, Chicago’da soğuk rekorları kırılmış, MidWest olarak adlandırılan bölgedeki bir çok üniversitenin tarihi bir şekilde tatiline sebep olmuştur.

Gerisine de bakayım->

Haiyan Tayfunu


Tarihin en büyük fırtınalarından, bazı bakımlardan da en büyüğü olan bu canavar, Filipinler’i mahvetti. Çoğunlukla çeviri bilgi aktararak, biraz da kendi yorumlarımı katarak sizi kısaca bilgilendireyim.

Haiyan_2013-11-07_0420ZÖncelikle: Bu bir tropikal fırtına. Kışın bizi etkileyen ve batıdan yağmur getiren alçak basınç sistemlerini (‘siklon’ları) düşünün. Bu alçakların, tropikal denizler üzerinde oluşup o sıcak denizlerin ısı enerjisinden beslenenlerine ‘tropikal siklon’ deniyor. Bu bölgelerde denizdeki ısı enerjisi miktarı o kadar fazla ki, öteki meteorolojik koşullar da müsait olduğunda bu fırtınalar (alçak basınçlar/siklonlar) aşırı biçimde hacimlenip şiddetleniyorlar. ‘Haiyan’ da bunlardan birisiydi.

Yazının gerisini de göreyim->

Roma’nın İki Başkentinde Bu Yaz


Bu kısa çalışmayı hazırlayan editörümüz Anemodulion, İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisans öğrencisidir.
—————-

Roma imp.

İstanbul’un (o dönemdeki adıyla Konstantinopolis’in), Roma’dan sonra imparatorluğun ikinci başkenti olarak seçilmesinin tesadüfî bir olay olmadığından eminiz. Stratejik bir noktada olmasının çok büyük bir etkisi olsa da, bu seçimde mutlaka klimatolojik etkenler de rol oynamıştır diye düşünüyorum. İstanbul ve Roma’nın hemen hemen aynı enlemde olması, ikisinin de tepeler üzerinde kurulu olması ve ikisinin de Akdeniz Havzası’ndaki zamanın diğer büyük şehirlerinde (İzmir, Atina, Antakya, İskenderiye) görülen yakıcı yaz mevsimlerinin aksine son derece yumuşak bir yaz geçiriyor olması İstanbul’un bilinçli olarak tercih edildiğini gösteriyor.

Gerisini de okuyayım->

Güneş’teki Garip Sükûnet: Üşüyenler, Isınanlar ve Bazı Soğuk Öngörüler


Bir
Ozan Mert Göktürk
& Deniz Bozkurt
ortak çalışmasıdır.

Şekil 1: Güneşteki leke sayısının 1 numaralı güneş döngüsünden itibaren günümüze kadarki seyri. Güneş döngüleri numaralanmış ve şeklin içinde gösterilmiştir. Tüm grafiklerde kullanılan güneş lekesi sayıları Brüksel Uluslararası Güneş Lekesi Sayısı veritabanından alınmıştır. (http://sidc.oma.be/sunspot-data/)

Havaküre (atmosfer), suküre (hidrosfer), buzküre (kriyosfer), taşküre (litosfer) ve yaşamküreden (biyosfer) oluşan iklim sisteminin hem yapımcısı hem de yönetmeni olan güneşin, bir sebeple, bir süreliğine de olsa dünyamızı doğru dürüst ısıtamadığını düşünün… Sonuç mu? 1815 Nisan’ında Endonezya’daki Tambora Volkanı’nın patlaması ile yaklaşık 45 km yüksekliğe kadar püsküren 200 milyon tonun üzerindeki sülfür dioksit, güneş ışınımının yer yüzeyine ulaşmasını engelleyerek, 1816 yılının başta Batı Avrupa olmak üzere birçok yerde kayıtlara yazı olmayan yıl olarak geçmesine ve Haziran ayında bile yoğun kar yağışlarının görülmesine neden olmuştu. Benzer şekilde, güneş aktivitesinin düşük olduğu, yani güneşin iş yavaşlatma eylemi yapıp dünyaya gönderdiği enerjiyi azalttığı 17. yüzyılın ikinci yarısı, Batı Avrupa’da Küçük Buz Çağı olarak bilinen dönemin en soğuk zamanı sayılıyor. O dönemde ressamlar, durup dururken, donmuş kanalları, nehirleri, gölleri ve üzerlerinde kayan insanları tasvir etmeye başlamışlar. Volkan patlamaları ve güneşin kendisindeki değişimler, dünyada yaşamın ilk izlerinin ortaya çıkışından günümüze dek iklimi kontrol eden en önemli doğal olaylar olarak biliniyor. Her ne kadar Sanayi Devrimi ile beraber dünyanın iklimini artık insanların değiştirdiği, kendi yapıp ettiklerimizin doğal değişkenliğe baskın çıktığı fikri ortaya atılmış ve buna birçok kanıt bulunmuş da olsa; güneş halen “durun bakalım” deyip, küresel ve bölgesel hava durumunu çeşitli zaman ölçeklerinde etkileyebilecek garip davranışlar sergileyebiliyor.

Bu son derece ilginç yazının gerisini de okumak istiyorum->