Etiket arşivi: İstatistik

Yoksa Eylül De Mi Sıcak Olacak?


**********************
Okumaya üşenenler için özet: Temmuz’un sonunda tarihsel eğilimlerden yola çıkarak yaptığımız Ağustos tahmini doğru çıktı. Havalar -ortalamada- sıcak oldu. Eylül için de aynı yöntemi uygularsak… İstanbul’da (ve Türkiye’nin batısında) Ağustos ayı normalden sıcak geçtiği için Eylül ayının da kendi normalinden sıcak geçme olasılığı, serin geçme olasılığından yüksektir diyebiliriz. Ayrıca -bundan bağımsız olarak- hava tahmin modelleri de Eylül ayının en azından ilk günlerinin normalden sıcak geçeceği konusunda hemfikir. Fakat tüm bunlar, Eylül’de de serin ve yağmurlu günler olmayacağı anlamına gelmiyor.
**********************

İstanbul’un verilerinden yola çıkarak konuşuyorum, ama sıcaklık bölgesel olarak tutarlı  bir değişken olduğu için, Türkiye’nin batısında oturuyorsanız söylediklerim sizin şehriniz için de az çok geçerlidir: Bu gece geride bırakacağımız Ağustos ayı, ara ara yaşanan serinliklere rağmen İstanbul’da normalden 1-2 derece daha sıcak oldu (tarihsel/istatistiki eğilimlere uygun olarak). Bunu ENKA’nın Balmumcu otomatik istasyonunun verilerinden yola çıkarak söylüyorum.

İstanbul’un Kartal istasyonunun uzun yıllar Ağustos ayı ortalama sıcaklığı (şu bağlantıya göre) 24.2 derece imiş, Balmumcu’nun uzun yıllar ortalamasının Kartal’ınkinden azcık daha düşük olacağını varsayarsak, Balmumcu’da normalden sapmanın 1-2 derece arasında olduğunu söyleyebiliriz (tabii ki kesin sayıları Eylül ayı içerisinde MGM söyleyecektir, Atatürk Havalimanı verileriyle haşır neşir olmayı seven editörümüz Santiago da belki bize yardımcı olabilir).

Gerisini de okuyayım->

Ağustos Nasıl Geçecek?


İyi haber: Bugünden (Cuma akşamı) itibaren sıcaklıklar, kademe kademe olmak üzere, rekor değerler civarından normallerin üzerine doğru, ülkenin kuzeybatısında ise normallere gerileyecek. Birçok yerde serinlik filan yine olmayacak, ama böyle bir yazda buna şükretmeyeni Allah taş yapar. Son üç hafta içerisinde, memleketin her yanında bir sürü sıcak rekoru tarihe gömüldü.

Kötü haber: Önümüzde koca bir yaz ayı daha var.

Mevsimlik tahminleri orada burada okumuştunuz, şu yazımda bazılarını paylaşmıştım. Ben de sizin için küçük bir istatistik çalışması yapıp, Temmuz’un nasıl geçtiğinin Ağustos ayının nasıl geçeceğiyle bir ilgisi olup olmadığına baktım (bu yaptığım çalışma, Cumulonimbus rumuzlu arkadaşımızın Ankara için yaptığı çalışmanın aynısı). Eğer ilgisi varsa, bu geçirdiğimiz süper sıcak Temmuz’dan yola çıkarak, Ağustos için söylenmeyen bir şeyler söyleyebiliriz.

“Özet geç” diyenler için hap bilgi ve sonuç: İstanbul’da, kendisinden önceki ayın ortalama sıcaklığına bakarak, ortalama sıcaklığını en yüksek isabetle tahmin edebileceğimiz ay, Ağustos. Temmuz aşırı sıcak geçtiği için, Ağustos’un yüksek bir olasılıkla normalden sıcak geçeceğini söylemek, istatistiki metotlarla yapılabilecek anlamlı ve geçerli bir tahmin. Ama unutmayın ki, istatistiki yöntemler her zaman sınırlı olanaklar sunar ve sürprizleri / kural dışılıkları açıklayamaz.

Yukarıdaki tabloda, İstanbul için uzun yıllar aylık ortalama sıcaklıklarının birbirleriyle olan istatistiki ilişkisi görülüyor (verileri şuradan aldım). Bir sürü anlamsız sayı var gibi görünse de, aslında öyle değil, anlam çıkarmak son derece basit. Tabloyu şöyle kullanacaksınız: En üst satırda yan yana yazılan aylardan bir tane seçin. Örneğin, kırmızıyla yazdığım Haziran’ı. Haziran sütunundaki alt alta sıralanmış değerlerden birini seçin. Mesela, kırmızıyla belirtilen 0.51’i. Şimdi bu 0.51’den sola doğru gidin, Temmuz’a geleceksiniz. Yani 0.51 değeri (korelasyon), İstanbul’da yaklaşık son 170 yıl içindeki Temmuz’ların, kendilerinden önce gelen Haziran’lara göre nasıl bir sıcaklık davranışı içinde oldukları konusunda fikir veriyor. Hangi fikri verdiğini de anlatayım.

Yazının gerisini buraya tıklayıp okumak istiyorum->

Soğuk Kıştan Sonra Bahar Sıcak Mı Olur?


Hem akademik işlerimin yoğunluğu, hem de karlı geçen kışın yaşattığı doygunluk hissi nedeniyle uzun süredir boşladığım Not Defteri‘mizin imdadına blog müdavimlerimden Cumulonimbus yetişti. Kendisi Ankara’nın uzun yıllar meteorolojik verilerinden faydalanarak, birbirini takip eden ay ve mevsimler arasında sıcaklık bakımından bir bağlantı olup olmadığı sorusuna cevap aramış. Amatör ruhla yapılmış, aynı zamanda da son derece bilimsel olan bu değerli çalışması için kendisine tüm hava delileri adına teşekkür eder; herhangi bir bilimsel veriye, analize dayanmadan iklimin tüm muammalarını çözmüş gibi TV’den atıp tutan şöhretli ‘profösörler’e de bu vesileyle çok selam ederim. – Havadelisi
————————————————

Soğuk geçen kışlardan sonra ılık ilkbaharlar, ılık geçen kışlardan sonra da soğuk ilkbaharlar yaşadığımız konusunda bende bir izlenim oluştu. Bu doğru muydu ? Yoksa bu fikir, acaba insanoğlu olarak geçmişteki olayların daha çok ilgilendiğimiz kısımlarını hatırlama huyumuzdan mı kaynaklanıyordu ? Soğuk kışlardan sonra gelen ılık günleri, mesela 2008 kışından sonra 23 Mart’ta sıcaklığın Ankara’da 26 derece olduğunu unutamadığım için mi böyle düşünüyordum, bunu bulmak istedim. Bunun için, Onur’un “Ankara’da kış…” çalışmasında kullandığı, şu adresten ulaşılabilen verileri kullanarak küçük bir çalışma yaptım. Her tür eleştiri, öneri ve görüşlerinizi paylaşmanızı beklediğimi uzun uzadıya yazmama gerek yok sanırım.

Gerisini de okuyayım->

Yüksek Basınç + Soğuk Kasım… Yeni Bir Efsane Gelir Mi?


Bu bir Santiago çalışmasıdır.
Geçen yılki istatistiksel öngörüsünde çok düşük ihtimallerin, AO’nun negatif ısrarının ve benim İsviçre’de olup tüm karlı sistemleri tekelime almamın azizliğine uğrayan Santiago, “peki bu kış şeytanın bacağını kırar mıyız” sorusuna cevap aramayı sürdürüyor. 1976 mı istersiniz yoksa 1954 mü? 🙂 – Havadelisi

Geçen seneki analizim olan çok ılık kasım – soğuk kış bağlantısı hüsrana uğradıktan sonra böyle bir analize bir daha bulaşmam demiştim kendi kendime. Çünkü yakın tarihte (iklim için 1900–2000) ilk defa bu denli sıcak bir Kasım’ı takip eden kış da ılık geçmişti. Hatta aşağıdaki tabloda göreceğiniz üzere son 50 yılda, öncesinde de olacağını hiç sanmıyorum, 4 sene üst üste Ocak ve Şubat aylarının ikisi birden sıcak geçmemiş. 1951–1952-1953’ü takip eden 1954 yılında bir soğuma var (ama ne soğuma), onun dışında da böylesine blok bir ılık kış periyodu henüz görülmemiş. 2012 kışı da ılık geçen 2009–2010–2011 kışlarını takip eden dördüncü kış, bu sene tarihi, kış severler için olumsuz anlamda yeniden yazmayacağımızı umut ediyor ve konumuza geri dönüyorum.

Gerisine de bakayım->

İstanbul Yazının (Tarihsel) Gidişatı


(Bir Santiago çalışmasıdır.)

Yaz daha yeni başlıyor! Son on yılın verilerine göre İstanbul’un yazı 20 Temmuz – 20 Ağustos arasındadır (grafikte dikine yeşil çizgiler arası). Halihazırda mevsim normallerinin 2-3 derece üzerindeyiz ve istatistiksel olarak en sıcak döneme yeni girmekteyiz (Gündüz: 30 ve üzeri, gece 22 derece ve üzeri).

Gerisine de bakayım->

Şubat’ın 20’sinden Sonra Kar Yağar Mı?


Bir havaankara çalışmasıdır.

Kaynak: FreeMeteo.

Ankara ve İstanbul’da Şubat’ın 20’sinden itibaren (20’si dahil) Şubat, Mart ve Nisan aylarındaki kar yağışlı gün sayıları. İstanbul’da Atatürk Havalimanı ve Ankara’da Esenboğa Havalimanı baz alınmıştır. “Yağmur (veya yağmur çisesi) Kar (veya lapa lapa kar)” Aynı gün içinde her ikisini de yazanı kar yağışlı gün statüsünde saydım. Tabii şehir merkezlerinde ve yükseklerde durum çok farklı olabilir. Özellikle İstanbul’un bazı semtlerinde durum daha da farklıdır.

Gerisine de bakayım->