Etiket arşivi: Kuraklık

NASA ve 900 Yılın Kuraklığı Konusu


Makaleyi ayrıntılı inceleyecek vaktim olmadı, fakat yüzeysel bir inceleme ile bile, söz konusu bilimsel araştırmanın Türkiye ile ilgili sonuçlarının NASA’nın kendi internet sayfasında dahi pek doğru yansıtılmadığı ve epeyce abartıldığı anlaşılıyor.

grace_med_comp3666_print_0

NASA’nın basın bildirisinde paylaştığı harita, toprakta depolanmış suyun yüksekliğinin santimetre olarak olması gerekenden farkını veriyor. Kahverengiye doğru gidildikçe kuraklık artıyor. Türkiye’nin büyük kısmı normal gözüküyor.

Orijinal makalenin özetinde geçen aşağıdaki kısma göz atalım:

Recent droughts are centered in the Western Mediterranean, Greece, and the Levant. Events of similar magnitude in the Western Mediterranean and Greece occur in the Old World Drought Atlas, but the recent 15-year drought in the Levant (1998–2012) is the driest in the record.

Yazının devamını göreyim->

Atlantik’teki Şer Odakları (Yerli ve Milli Tahmin)


İzlanda’nın Atlantik Okyanusu’ndan kıtanın üzerine saldığı alçak basınçlar (haritada A ile gösterilenler); ömrümüzü yemeye, Avrupa’nın kış mevsimini çalmaya devam ediyor; bizim başımıza ekstradan bir de kuraklık belası sarıyor…

Ser

Öyle ki, Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) endeksinin normale yakın (sıfır civarında) seyrettiği günlerin toplamı son iki buçuk ayda 1 haftayı ancak buluyor (İzlanda Alçağı güçlendikçe endeks yükselir)… Geri kalan zamanda hep pozitifmiş: Yani alçak basınçlar sürekli İzlanda civarı ve Kuzey Avrupa havalisinde etkinlik göstererek tüm Akdeniz kuşağıyla beraber bizi de yüksek basınca (yağışsızlığa) mahkum etmiş, üstüne üstlük kıta içinde kendine yer bulmaya çalışan soğuk havayı da sürekli olarak kuzeye ve doğuya doğru süpürmüş…

Yazının devamı->

Biz Kış Beklerken Afrika’dan Drogba Geliyor


Analiz ve tahminler başdanışmanımız Erdem Erdoğan (Santiago) kışın gidişatını yorumluyor…
———————

son-durum

(Görsel için Drummer’a çok teşekkürler)

Bugün 13 Ocak 2014.

1 Aralık’ta yayınladığımız mevsimlik tahminimizde vurguladığımız gibi, ülke olarak ortalamada normalden soğuk ve kurak, sisli-puslu, çoğu zaman durağan hava şartlarıyla geçen sıkıcı bir kışın ilk yarısını neredeyse tamamladık.

Gerisine de bakayım->

Kabus Devam Ediyor


Atmosferde ısrar (persistence) denen bir nane gerçekten de var. Kuzey Atlantik Okyanusu kaynaklı, adına siklon denen yağışlı hava sistemlerinin izlediği yolun uzun süredir pek az değişmesi de bir ısrar. Ve artık kabak tadı veren bir ısrar. Yağan yağmurlar ne çiftçilerin, ne barajların derdine derman oluyor; hava delileri, kış sporu tutkunları “kar kar” diye inliyor.

dubleyolson1

Haritadaki otoban işaretlerini takip eden siklonlar, hem bize çok az uğrayarak kuraklığın birçok yerde devam etmesine yol açıyorlar, hem de kuzey enlemlerde toplanıp güneye inmeye çalışan her türlü soğuk hava kütlesini geri püskürtüyorlar. Sibirya Yüksek Basıncı’nda, Kuzey Kutbu’ndan sarkmaya çalışan soğuklarda takat kalmıyor. Aşağıdaki haritada da, önümüzdeki hafta ortasında beklenen (1500 metredeki) sıcaklıkların Doğu Avrupa’da normalin 6 ila 10 derece üzerinde olduğunu görüyorsunuz.

Gerisine de bakayım->

Dubleyol’un Ettikleri: Bu Hafta Havalar Durgun


Bizim de sınırları içerisinde bulunduğumuz orta enlemlerde, kışın, batı-doğu doğrultulu bir yağışlı havalar dubleyolu vardır.

dubleyolson1

Normalde bu dubleyol bizim yakınımızdan, hatta bazen tam üzerimizden geçer. O zaman haritada gördüğünüz mavi (yağmur) ve pembe (kar) boyalar Türkiye’de bol bol görülür. Ama işte bazı kışlarda da (bu kış gibi) dubleyol, resimdeki gibi ta yukarılardan, bizim çok kuzeyimizden geçme eğilimindedir; dolayısıyla mavi ve pembe boyalar oralarda toplanırlar (buna teknik olarak, AO/NAO‘nun pozitif – aşırı pozitif modu diyoruz).

Haftalık tahmine de bakayım->

Havalar Değişiyor: Önce Lodos ve Yağmur, Haftaya…


Rtavn19218Bundan sonra bizim çakal medyanın yöntemlerini benimsemeye karar verdim. Öyle başlıklar atacağım ki ülkecek fırtınadan uçacağımızı, sele gideceğimizi, kara gömüleceğimizi zannedeceksiniz. Merak edip linke tıklayacak, yazının tamamını okuduğunuzda aslında çoğu şeyin normal olduğunu, mevsimin gereği neyse onun yaşanacağını anlayacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Reytingleri sekize ona katlayıp reklam gelirlerinden voliyi vuracağım, siz buralarda ıslak, pis bir soğukta doğalgaz faturasını düşünürken ben İsviçre’nin en janti kayak merkezlerinde viskimi yudumlayacağım. Neden şimdiye kadar yapmadıysam…

Buraya tıklayıp yazının gerisini de göreyim ki Ozan Hoca para içinde yüzsün->

Konya Ovası’nda Kuraklık Tehlikesi


Bu kısa ama çok net ve yararlı çalışma, Havadelisi.com Konya tahmincimiz ve iç kesimler klimatoloji danışmanımız İbrahim Akan‘a (nam-ı diğer Çihiro‘ya) ait. – Havadelisi
———–

Konya’ya 16 Mayıs’tan bu yana, yani son 6 ayda, yani yarım yılda düşen toplam yağış miktarı metrekareye sadece 27,2 kg!

tablo2013 yılı, 16 Mayıs-15 Kasım arası düşen yağış bakımından Konya’da gelmiş geçmiş en kurak yıl oldu (üzerine tıklarsanız grafik büyür).

grafik

Biraz Daha Yaz İsteyen?


Tamam rüzgar, yağmur, şimşek filan da güzel ama… Eninde sonunda nasılsa gelecek olan soğuk günleri, azacak olan sinüzitimi ve korkunç doğalgaz faturalarını aklıma getirince; şahsen “neden biraz daha yaz olmasın ki” diyorum… Sizi bilemem ama bendeniz, “yaş 35 yolun yarısı eder” demeye epey yakınım, sanırım bundan dolayı da soğuğa eskisi kadar tahammül edememeye başladım. 2012 yazına olan nefretim bile çabucak geçti. Büyüdükçe sıcakla aram düzeliyor. Moruklayınca bizim Güney’e yerleşen Alman ve İngilizleri de anlıyorum artık.

Buraya tıklarsanız bu bomba yazının gerisini de okuyabileceksiniz->

Eylül Kurak Mı Geçiyor?


Henüz Eylül’ün yarısına bile gelmedik, yine de bu soru kafaları kurcalamaya başladı. Eh normaldir, dışarı çıkıyorsun güneş tepende, hiç öyle bulutların arkasına saklanmaya da niyeti yok gibi… Önümüzdeki 7-8 güne baktığımız zaman da kayda değer bir yağış göremiyoruz (Sonrasına sonra bakarız).

(önümüzdeki 8 gün için GFS modelinin tahmin ettiği toplam yağışın haritası)

İstanbul’un Göztepe istasyonu, son 80 yılda, Eylül ayında ortalama olarak 45 kg yağış kaydetmiş. Ama dikkat edin, sıfıra çok yakın (hatta sıfır) yağışın düştüğü Eylül’ler de mevcut (KNMI verisi burada). Örneğin 1994 Eylül’ünde Göztepe’ye gram yağmur yağmamış, yağışı 5 kg’ın altında kalan da bir sürü Eylül var. Öte yandan 1938, 1949 ve 1964 Eylül’lerinde 150 kg’ın üzerinde yağış kaydedilmiş. DMİ verisinden yaptığım grafik aşağıda.

Gerisine de bakayım->