Hissedilen Sıcaklıklar


Yaz artık iyicene geldi. Ailenizin hava durumcusu Hava Delisi’nin yeni hizmeti, her 15 dakikada bir güncellenen hissedilen sıcaklıklar haritası. Türkiye’de bir ilk (ve hala tek)… Buradan aktarmasız ulaşabilirsiniz. Sağ sütunda da Hava Takip Portalı bağlantısını kullanabilirsiniz.

portal3

Şimdi efendim, hissedilen sıcaklık (heat index ya da humidex) ne demek? Aslına bakarsanız, hiçbir şey demek değil. Fizikte sıcaklık sıcaklıktır, biz zavallı ölümlülerin hislerinin filan bunun üzerinde hiçbir etkisi olamaz. Fakat mesele şu: Vücudunuzdan dışarı doğru gerçekleşen ısı kaybı, havanın sıcaklıktan başka özelliklerinden de (mesela, ve en önemlisi, nem oranı) etkilenmektedir. Daha ayrıntılı izah edelim.

Hava sıcaklığının vücut sıcaklığımızdan düşük olduğu durumlarda, ısı enerjisi her zaman sıcaktan soğuğa doğru akacağı için, bedenimiz doğrudan ısı kaybeder, bu sanırım açık. Bir de malumunuz, terliyoruz, ve bu ter tenimizde bir süre ikamet ettikten sonra buharlaşıyor. Buharlaşan su, buharlaşmak için gereken ısıyı onu çevreleyen maddelerden alacağı için, bu yolla ısı da kaybediyoruz. Bu iki yolla fazla ısı enerjimizden kurtulamazsak… Maazallah… Allah gecinden versin.

Neyse. Terinizin sizden ısı kopararak buharlaşıp havaya karışabilmesi ve bu yolla size ferahlık verebilmesi için havadaki nem oranının de makul seviyede olması gerekiyor. Çünkü madde de, aynı enerji gibi, çok olduğu yerden az olduğu yere doğru gitmeye çalışır. Nasıl ki ısı enerjisi, hava soğukken bedeninizi çok daha kolay terkedebiliyorsa, teriniz de (yani, su) hava daha az nemliyken o kadar kolay buhar olacaktır. İşte yazın havadaki nem oranı yüksekken bunalmanızın sebebi budur. İstanbul 30 derecedir, ama nem oranı yüzde 70’e çıkarsa o lanet olası ter bir türlü buhar olamaz. Buharlaşmadığı için sizden ısı da alamaz. Ananızı ağlatır. Yapış yapış, tam da budur. Ter bezleriniz vücudunuzu soğutabilmek uğruna çaresizce için ter üretmeye devam edecektir, bu yüzden bol su içmeyi sürdürmelisiniz, o ayrı. Bu esnada Diyarbakır ise 40 derecedir, fakat nem yüzde 8’dir. Gölgeye geçtiniz mi pek sorun kalmaz. Teriniz hemen buharlaşır, bünyenize ferahlık verir.

Hissedilen sıcaklık, insan vücudunun hava sıcak ve nemliyken ne kadar ısı kaybedebileceği konusunda bir fikir veren, uydurma bir terimdir. Bir, ‘bunaltıcılık’ ölçüsüdür. Ama ölçülmez, sadece hesaplanır. Öte yandan, işe yarar. Hissedilen sıcaklık değerine bakarsanız, hem sıcaklığı hem de nem oranını kontrol etmenize gerek kalmaz. Hissedilen sıcaklık yüksekse, havanın ölçülen, gerçek sıcaklığı çok yüksek olmasa da ısı kaybederek serinlemenizin zor olduğu anlamı çıkar.

Öte yandan, şunu unutmayın ki hava sıcaklığı ölçümü her zaman gölgede yapılır ve nemle hissedilen sıcaklık her zaman sadece gölgeler için hesaplanır. Güneş ışınları, hiçbir koşul veya durumda hava sıcaklığı ölçümünde ya da hissedilen sıcaklık hesabında kullanılmaz. Eğer termometreyi güneşin altına koyarsanız, havanın sıcaklığını değil, güneş ışınlarının sıcaklığını ölçmüş olursunuz.

Dünyada bugüne kadar ölçülen en yüksek hissedilen sıcaklık değeri, 8 Temmuz 2003 tarihinde, Suudi Arabistan’ın Zahran kentinde kaydedilmiştir: 78 santigrat derece! Evet doğru okudunuz, yetmiş sekiz yazdım. Zahran, Arabistan’da olduğu yetmezmiş gibi, bir de İran Körfezi kıyısında bulunmaktadır. Yani hem korkunç sıcak, hem de nemli. 8 Temmuz 2003 günü öğlen saat 1’de Zahran’da hava sıcaklığı 42 dereceye çıkmış, nem oranı ise yüzde 68 olmuştur. Bunun sonuçları ölümcüldür.

Kanadalılar sıcaklıkta bizim gibi Celcius ölçeğini kullandıkları için, ben de değerleri hesaplarken Environment Canada‘nın humidex formülünü kullandım. Bu formüle göre, 23.5 derece ve altındaki sıcaklıklar için hissedilen sıcaklık değeri ölçülen sıcaklık değeri ile aynı oluyor. (Aşağıdaki tabloda öyle değil gerçi ama öteki değerleri görün diye koyuyorum)

Humidex2

Isı kaybınız bol olsun.

Reklamlar
Bu yazı Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

21 Responses to Hissedilen Sıcaklıklar

  1. Reblogged this on Hava Delisinin Not Defteri and commented:

    4 sene öncenin yazısı, “Hissedilen Sıcaklıklar” haritasının tekrar yayında olduğunu haber vermek için…

  2. Pecado's Blog dedi ki:

    Merhaba Hava Delisi,

    Bir bina işletmecisi olarak teknik servis sorumluluğu yapmaktayım. Isıtma soğutma sistemleri ile ilgili binada yaşayan insanların bitmek bilmez bir şikayetleri olmaktadır. Hissedilen sıcaklıklar hakkında yazdığınız yazı çok ilgimi çekti. Bu nedenle yazacağım mesleki yazılarımın arasına sizin bu yazıyı sizin blogunuza link vermek kaydı ile kendi blogumda yayınlamak isterim izninizle.

    Teşekkürler.

    Mert Alpaslan
    pecadosblog.wordpress.com (daha sonra pecadosblog.com olacak)

  3. tugce dedi ki:

    ben bir şeyi cok merak ediyorum. ama izahını bulamadım hiçbir yerde. nemin diğer bölgelere nazaran fazla olduğu yerde kış aylarında soğuğu daha fazla hissettiğimizi düşünüyorum, yani şöyle ki giresun’da hava 1 derece filan iken hissedilen sıcaklık, erzurum’da kaç dereceye denk? erzurum’daki arkadaşım şöyle demişti giresun’a geldiğinde, “erzurum’un soğuğu böyle değil, burası cok soğuk” şaşırmıştım tabii ki. -40 derecede nasıl ısındıklarını sorduğumda böyle cevap vermişti.

    • Havadelisi dedi ki:

      Nemin düşük sıcaklıklardaki etkisi yüksek sıcaklıklara nazaran çok daha az… nemli soğuğun daha fazla üşütmesi şundan kaynaklanıyor olabilir: giysiler kuruyken ısıyı çok daha iyi yalıtırlar, böylece vücudumuz ısı kaybetmez. Giysiler ve vücudumuzda nem/ıslaklık olduğunda ise vücudun ısısı kolaylıkla dışarı kaçar. Üşüme duygusu ne kadar soğuk olduğuyla ilgili değil, vücudun ne kadar ısı kaybettiğiyle ilgilidir. Onun için soğukta nem değil rüzgar ısı kaybında daha etkilidir, soğuk bir rüzgar bizden çok daha fazla ısı koparır.

      • dadash dedi ki:

        Erzurum’da -15 derecenin altında kolay kolay rüzgar esmez. Vücut kıllarında, tüylerinde, elbiselerde bulunan hava statikleştiği için düşündüğünüz kadar çok üşümezsiniz. Isı kalkanı gibi birşey oluşuyor. Ama -5, -10 derecede bile rüzgar eserse çok üşürsünüz. Bu yüzden tipiler ayzalara göre daha ölümcüldür. Erzurumda hava sıcaklığının (olağanüstü koşullar hariç) -15, -20 derecenin altına düşmesi için enverziyon koşullarının oluşması lazım. Enverziyon oluncada zaten rüzgar esmiyor. Mesela kışın ben Erzurumda şöyle bir gözlem yapıyıorum. Güncel sıcaklık değeri diyelimki gece saat 23:00’da -25 derece. Normal şartlarda 23:30 da havanın daha soğuk olması lazım, çünkü gün ışığı yok. Pencereden bakıyorum eğer bacalardan çıkan dumanlar yere iniyorsa veya rüzgar yoksa bir sonraki ölçümde daha düşük sıcaklık derecesi ölçüleceğinin anlıyorum. Eğer hafif bir esinti çıkmışsa bir sonraki ölçümde daha yüksek bir sıcaklık derecesi ölçüleceğini anlıyorum.

      • El NiNo dedi ki:

        hocam nemli havayı içimize çektiğimizde onu ısıtmak daha zordur o yüzden nemli soğuklar daha tehlikelidir. çünkü ne kadar kalın giyinirseniz giyinin nefes aldığınız sürece nemli havayı içinize çekiyorsunuz. ve biliyorsunuzki ciğerlerde o hava filtreden geçiyor yani içindeki maddeler ayıklanıyor. içinde nem varsa neminide alıyor ciğer. bu yüzden nefes alırken burnumuzdan almalıyız böylece biraz daha az etkileniriz.

  4. Geri bildirim: Sıcaklık, Nem ve Rüzgâr (Yel): Hissedilen Sıcaklık

  5. Taylan dedi ki:

    Çok Sayın, Pek Değerli Ozan Beycim
    Benim naçizane bir sorum olacak.
    Belirli bir hava sıcaklığında havadaki nem oranına NO desek. Aynı sıcaklıkta havanın taşıyabileceği en fazla nem oranına NOef desek. NO’in NOef’e dönüşümüne katkı yapacak faktörler arasında nelerin önemi vardır. Bir önem sırası oluşturabilirsek Homo SAPiyens kaçıncı sırada yer alır. Konuyu Güneydoğu, Karadeniz, Marmara ve İstanbul özelinde açıklar mısınız?
    Bunun yanısıra bir de rica;
    Hava haberlerinde söylenen bir takım klişe sözleri Türkçe’ye çevirsek bence bu sitede çok faydalı olur. Misal, İstanbul’un yüksek yerleri. Hadi bir test. İstanbul’un yüksek yerleri neresi? Kaç kişi biliyor?
    Ve son olarak, ellerine, bilgine, emeğine, mesleğine olan saygına sağlık…

    • havadelisi dedi ki:

      Pek çok saygıdeğer Taylan Bey kardeşim,

      Güzel sözleriniz için size de teşekkürlerimi sunuyorum öncelikle.

      Eğer sıcaklığı düşürürseniz havanın tutabileceği nem azalır çünkü hava molekülleri arasındaki mesafe azalır ve su molekülleri araya sızamaz. Yani NO’yu NOef’e yaklaştıracak ilk değişken sıcaklıktır. Onun için genelde hava soğuyunca yağmur yağar (yağmur yağınca hava soğumaz).

      Homo SAPiens gibi kendisini evrimin en üst basamağında gören burnu büyük aşağılık canlı türlerinin ise NOef’e pek bir katkısı olmaz. Ha baraj yapar oraya buraya su biriktirir, o zaman nem oranını arttırır olayı NOef’e yaklaştırır bu adi … Neyse ağzımı bozmayayım.

      Klişeler konusunda ise haklısınız ilerde zaman olunca ayrı bir yazı/bölüm yapalım onunla ilgili. İstanbul’un en yüksek yerini ise ben biliyorum…. Başkaları da bilir mi bilemiyorum 🙂

  6. GMTdelisi dedi ki:

    Sayin Ozan bey,
    Konuyu gercekten harika izah etmissiniz. Elinize, yureginize saglik! Fakat anlayamadigim bir nokta var. Sizin gibi cok genis goruslu bir akademisyen neden gider NCL kullanir? GMT diye bir sey duymamis midir?

    Cok cok sevgiler

    • havadelisi dedi ki:

      🙂 🙂 🙂

      Sayın GMTdelisi beyciğim, öncelikle güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim

      Şu durumda benim de size sevgilerimi sunmam ve NCL konusundaki hassasiyetimi ifade etmem gerekiyor. Aşağıdaki naçizane beyitimi lütfen kabul ediniz.

      O NCL’ler boy boy, haritayı çizen Ozan kovboy
      Dağdan kestim kereste, kodu yazdım kümeste

  7. Bilgilendirme için elinize sağlık, ben de bir soru sorucağım.
    Bu hissedilen sıcaklıkları hesap ederken, Devlet Meteoroloji İşlerini’nin kullandığı tabloya mı bakacağız, yoksa Humidex formülünü mü kullanmamız gerek? Kurumun kullandığı tablo ile formül hesaplamalarında farklar oluşuyor. Sizce hangisini kullanmak daha doğrudur?

    • havadelisi dedi ki:

      DMİ sanırım humidex yerine heat index‘i kullanıyor. Farklar olacaktır. Ama doğru diye bir şey yok bu işte, çünkü zaten hesaplanan parametre gerçek bir parametre değil ve bunaltıcılık konusunda fikir vermek için kullanılıyor. Önemli olan sürekli aynı sistemi kullanmak, yani ya hep DMİ’nin tablosuna ya da her zaman benim haritalara bakmanızı tavsiye ederim.

  8. Sıcak havada nemin bunaltıcılığı konusunu bu yazından sonra anladım desem bana inanır mısın Ozan? Gayet açık ve net bir şekilde özetlemişsin.Daha öğreneceğimiz çok şey var.Teşekkürler.

  9. tugba dedi ki:

    evet ozan hocam haklısın..
    ne berbat bir haldir nemli havada terleyip ısıyı kaybedememek…
    yalnız haritaları açamadım, ne yapmalı?

  10. çihiro dedi ki:

    çok anlaşılır bir şekilde açıklamışsınız hocam.elinize sağlık.dmi nin bir sayfasında tablo vardı.hissedilen sıcaklık tablosu.anlamadığım yer bu nem oranı 1 metreküp havadaki nem oranımı yoksa o sıcaklıkta havanın tutabileceği nem oranımı.bağıl ve mutlak diye isimleri vardı.hangisi bağıl-mutlak bilmiyorum.bu arada iyicene neşeli gördüm sizi 🙂

    • havadelisi dedi ki:

      ya tez yazıyorum, arada bu işlerle neşelenmeye çalışıyorum.. sağolasın 🙂 bağıl nem, yüzdeyle belirtilen nem, benim haritalarda ve dmi’nin tablosunda da bağıl nem var. belirli bir sıcaklıkta havanın tuttuğu nemin tutabileceğine oranı.

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s