Ağustos Nasıl Geçecek?


İyi haber: Bugünden (Cuma akşamı) itibaren sıcaklıklar, kademe kademe olmak üzere, rekor değerler civarından normallerin üzerine doğru, ülkenin kuzeybatısında ise normallere gerileyecek. Birçok yerde serinlik filan yine olmayacak, ama böyle bir yazda buna şükretmeyeni Allah taş yapar. Son üç hafta içerisinde, memleketin her yanında bir sürü sıcak rekoru tarihe gömüldü.

Kötü haber: Önümüzde koca bir yaz ayı daha var.

Mevsimlik tahminleri orada burada okumuştunuz, şu yazımda bazılarını paylaşmıştım. Ben de sizin için küçük bir istatistik çalışması yapıp, Temmuz’un nasıl geçtiğinin Ağustos ayının nasıl geçeceğiyle bir ilgisi olup olmadığına baktım (bu yaptığım çalışma, Cumulonimbus rumuzlu arkadaşımızın Ankara için yaptığı çalışmanın aynısı). Eğer ilgisi varsa, bu geçirdiğimiz süper sıcak Temmuz’dan yola çıkarak, Ağustos için söylenmeyen bir şeyler söyleyebiliriz.

“Özet geç” diyenler için hap bilgi ve sonuç: İstanbul’da, kendisinden önceki ayın ortalama sıcaklığına bakarak, ortalama sıcaklığını en yüksek isabetle tahmin edebileceğimiz ay, Ağustos. Temmuz aşırı sıcak geçtiği için, Ağustos’un yüksek bir olasılıkla normalden sıcak geçeceğini söylemek, istatistiki metotlarla yapılabilecek anlamlı ve geçerli bir tahmin. Ama unutmayın ki, istatistiki yöntemler her zaman sınırlı olanaklar sunar ve sürprizleri / kural dışılıkları açıklayamaz.

Yukarıdaki tabloda, İstanbul için uzun yıllar aylık ortalama sıcaklıklarının birbirleriyle olan istatistiki ilişkisi görülüyor (verileri şuradan aldım). Bir sürü anlamsız sayı var gibi görünse de, aslında öyle değil, anlam çıkarmak son derece basit. Tabloyu şöyle kullanacaksınız: En üst satırda yan yana yazılan aylardan bir tane seçin. Örneğin, kırmızıyla yazdığım Haziran’ı. Haziran sütunundaki alt alta sıralanmış değerlerden birini seçin. Mesela, kırmızıyla belirtilen 0.51’i. Şimdi bu 0.51’den sola doğru gidin, Temmuz’a geleceksiniz. Yani 0.51 değeri (korelasyon), İstanbul’da yaklaşık son 170 yıl içindeki Temmuz’ların, kendilerinden önce gelen Haziran’lara göre nasıl bir sıcaklık davranışı içinde oldukları konusunda fikir veriyor. Hangi fikri verdiğini de anlatayım.

Eğer korelasyon değeri 0.00 ve +1.00 arasındaysa, takip eden ay, incelenen ayla aynı yönde bir sıcaklık davranışı sergiliyor demektir. Yani bizim örneğimizde bu şu demek oluyor: Eğer Haziran normallerin üzerinde sıcaklıklarla geçtiyse, Temmuz’un da normallerin üzerinde sıcaklıklarla geçmesini beklemek, istatistiklere bakılınca daha gerçekçidir (ayrıca serin olduysa öteki de serin olacaktır). Çünkü korelasyon değeri +0.51’dir. Bu değer +1.00’a ne kadar yakınsa, takip eden ayın bir önceki ayla aynı anormalliği göstermesi de o kadar yüksek olasılık demektir. Değer 0.00’a yaklaştıkça ise, incelenen iki ayın arasında bir ilişki kalmaz. Örneğin Mart ayının nasıl geçeceğinin, önceki Ocak ayının nasıl geçtiğiyle pek bir ilişkisi olmadığını görüyoruz: korelasyon değeri yalnızca 0.10. Bu değer, istatistiksel bakımdan anlamsızdır.

Eğer korelasyon değeri 0.00 ve -1.00 arasındaysa, takip eden ay, incelenen ayla ters yönde bir sıcaklık davranışı sergiliyor demektir. Bu değer ne kadar küçükse (yani -1.00’e ne kadar yakınsa), ters yöndeki davranış da o kadar yüksek olasılıkla gerçekleşiyor demektir.

Sadede gelelim. Temmuz ve Ağustos arasındaki korelasyon olan 0.56, klimatolojide yüksek bir değer sayılıyor. Yani eğer Temmuz ayı belli yönde bir anormallik gösterdiyse (mesela sıcak olduysa), Ağustos’un da aynı yönde anormallik göstermesi ihtimalinin, normal ya da ters yönde anormallik göstermesi ihtimalinden ciddi derecede fazla olduğunu söyleyebiliyoruz.

Umudumuz, istatistiğin bir kuyruklu yalan olması. Yoksa bu yaz bitmeden biz biteceğiz.

Tabloda görülen öteki ilginç ayrıntıları tartışmaya açabilir, ya da bana sorabilirsiniz. Atmosfer paternlerindeki ısrarın pek güzel bir tezahürü bu tablo.

Reklamlar
Bu yazı Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

20 Responses to Ağustos Nasıl Geçecek?

  1. Santiago dedi ki:

    Konuyu biraz da NAO endeksine bağlamak istiyorum. Yanlışlarım olabilir ama gözlemlerimi belirtiyorum.

    Öncelikle NAO’nun negatif ve pozitif fazdaki sonuçlarına buradan bakabilirsiniz:

    1) NAO endeksi, Haziran ayının başıyla birlikte kuvvetli sayılabilecek negatif bir seyir izledi. Temmuzun sonuna doğru ise normale yaklaşmaya başladı.
    1

    2) Kuvvetli sayılabilecek negatif NAO seyri, coğrafyamızın baş belalarının önde gelenlerinden birisidir. Kuvvetli negatif NAO ülkemizde kışların ılık ve yağışlı, yazın ise çok sıcak geçmesine yol açabilir.

    24 Haziran – 24 Ağustos arası dünya ortalama sıcaklık anomalisi değerleri. Negatif NAO’nun sonuçları açıkça ortada. İspanya’nın kuzey batısından Finlandiya’ya kadar bir çizgi çekilmiş gibi, kuzeybatısı serin, güneydoğusu ise sıcak.
    2

    3) 4 Mayıs – 27 Temmuz arası İstanbul’da ölçülen maksimum sıcaklık değerleri. Burada da Haziran başıyla beraber bir sıçrama dikkat çekiyor.
    3

    4) Kendi gözlemime göre NAO ve AO endeksindeki bu tip kuvvetli pozitif ve negatif seyirler en fazla 45 gün – 60 gün ısrar edebiliyor. Daha sonra seyir yavaş yavaş değişiyor. En üstteki tabloda zaten normale doğru ani bir çıkış dikkat çekiyor.

    Bu da geçen kış AO ve NAO endekslerinin seyriyle alakalı yapmış olduğum bir yorum, ne demek istediğimi daha kolay anlayabilirsiniz.
    https://havadelisi.com/serbest-kursu/comment-page-46/#comment-17533

    Sonuç: Önümüzdeki Ağustos ayı sıcaklık ortalamasının %90 ihtimalle mevsim normalleri üzerinde gerçekleşeceğini bilsek de, bana göre aşırı sıcak bir ay olmayacak. Umarım öyle olur.

    Not: Son 7 yılda, hiç bir yaz ayı (Haziran, Temmuz, Ağustos), mevsim normallerinin altında sona ermemiştir.

    • welbane dedi ki:

      Genelde NAO’nun Kasım-Mart arasında anlamlı bir veri olduğu söylenir ama uç değerlerde belki yazın da anlamlı olabiliyordur. Şöyle düşünelim, İzlanda ve Azor arasındaki basınç farkı Basra’yı etkiler mi, ne kadar etkiler? Çünkü bizim aşırı sıcaklarımız Basrayla alakalı. Ancak İberler-İskandinavya hattı da sanki bunun Atlantikle alakalı olabileceğine işaret ediyor, bakmaya değer. Artık yaz ayları için yeni mevsim normalleri tanımlamamızın da vakti çoktan gelmiş demek ki…

      • Santiago dedi ki:

        Kesin NAO ile alakalıdır diyemiyorum, bilimsel araştırma gereken bir konu, ama kabaca düşünürsek, İngiltere-İskandinavya civarında oluşan alçak basınç merkezleri kuzeyden serin havayı çekmekle kalmıyor, Afrika sıcaklarının da kuzeye (Fransa – İngiltere) çıkmasını engelliyor, aksine Doğu Akdeniz’e sürüklüyor. Soğuk Batı Avrupa’ya akınca da bizim coğrafyamızı mecburi olarak sıcak hava dalgaları istila ediyor.

        Mesela önümüzdeki günlerde GFS modeli NAO’nun tekrar negatife ineceğini söylüyor, modelde de alçak basınç merkezini yerleştirmiş hemen. (Bence NAO endeksi artık nötr faza geçmiştir, negatifte çok ısrar edeceğini sanmıyorum, öyle olmasını umuyorum yani 🙂 )

        2007’den bu yana çok sıcak yazlar geçiriyoruz, ve ilginç bir şekilde NAO yazları sürekli negatifte. Küresel sıcaklık anomalileri yükseldikçe NAO negatife gitmiş. Bilimsel olarak kanıtlanamadan bu böyledir diyemeyiz, ancak küresel ısınma ile yaz aylarındaki negatif NAO bağıntısı dikkat çekici derecede. 1998 El Nino faciasında da durum aynı. Negatif NAO’nun bizim sıcak bir yaz geçirmemiz ile de sağlam bir korelasyonu olabilir. Tesadüf olduğunu sanmıyorum.

        Not: Bizi fazla sıkıntıya sokmayan ancak Fransa ve İngiltere’yi kavuran 2003 yazında NAO’nun nötr olması ve Türkiye’de oldukça serin geçen 2004 yazında da NAO’nun nötre yakın seyri bende bu kanının oluşmasını sağladı.

        Not 2: Küresel sıcaklık arttıkça daha fazla buzul eridiğini, bunun Kuzey Atlantik’te bu tip değişimlere yol açıp açmayacağını da araştırabilir iklim bilimciler 🙂

  2. Santiago dedi ki:

    Emeğine sağlık Ozan, çok güzel olmuş.

    Haziran’da gelen ilk sıcak dalgasının ardından fazla detaya inmeden kabaca bir araştırma yapmıştım, başımdan aşağı kaynar sular inmişti. Sen istatiksel olarak da bunu kanıtlamışsın. Zor günler bizi bekliyor.

    Ayrıca şu an yazın en sıcak döneminin içindeyiz, tek tesellim dümdüz diyagram, ama o da hala mevsim normalleri üzerine tekabül ediyor maalesef.

  3. iklimci dedi ki:

    bir katkı da benden olsun istedim yaklaşık 10 yıldır gözlem yaptığım istanbul-beylikdüzünde (200 metre)
    temmuz agustos sıcaklık ortalamaları
    2003 – temmuz 23,6 ağustos 23,6
    2004-temmuz 21,4
    2005-temmuz 23,6 ağustos 23,6
    2006-temmuz 21,6 ağustos 24,9
    2007-temmuz 24,2 ağustos 24,5
    2008 temmuz 23,1 ağustos 24,2
    2011 temmuz 24,2 ağustos 22,1
    ayrıca 2009 ağustos 22,7 , 2010 ağustos 25,4 derece ortalama sıcaklıklar gerçekleşmiştir
    arada bazı yıllar temmuz ve ağustos gözlemlerinde eksik günler olduğu için koymadım

    30 derecenin üzerinde sıcaklık ölçülen gün sayıları
    temmuz-ağustos toplam
    2003 -3
    2005- 5
    2006- 10
    2007 -19
    2008 -7
    2011- 4 gün
    her ne kadar yükseklik sebebi ile yarı karasal etkiler gözükse de yağış olarak bu dönemdeki fakirleşme akdeniz etkisinin de ne kadar baskın olduğunu gösteriyor
    temmuz ayı yağışlı gün sayısı 1,7 gün
    ağustos ayı yağışlı gün sayısı 2,5 gün
    ve nihayet 2003-2012 döneminde görülen yüksek sıcaklık ve en düşük sıcaklıklar
    temmuz en yüksek sıcaklık 38 derece tarih 25-7-2007
    temmuz en düşük sıcaklık 15 derece tarih 6-7-2007
    ağustos en yüksek sıcaklık 34 derece tarih 5-8-2006
    ağustos en düşük sıcaklık 12 derece 31-8-2006

    ilgilenenlerle daha fazla bilgi paylaşabilirim

  4. yağmurcu dedi ki:

    benim bu tablodan anladığım;
    1- yaz mevsimi nasıl başlarsa genelde öyle bitiyor, üstelik bütün tablo içerisinde biribiriyle en doğru orantıda olan aylar temmuz – ağustos yani ikiz gibiler, eğer temmuz – ağustos biribirine zıt giderse bu tabloyu alın çöpe atın o derece yani 🙂
    2- hiçbir ay arasında ters orantı kurmak mümkün değil yani şu ay sıcaksa bu ay soğuk olur veya tam tersini diyemeyiz çünkü negatif korelasyon değerleri sıfıra çok yakın
    3- bazılarında düşük olmakla beraber en yüksek korelasyon genelde birbirini takip eden aylarda gerçekleşmekte özellikle yaz aylarında, ayrıca şubat – mart ve mart – nisan bağlantısı da dikkati çekmekte…
    4- biribirinden en uzak da olupta en iyi geçinen aylar 0.28 oranıyla mart – eylül ayları gibi görünmektedir, ancak bu aylar mevsimlik tahmin sallayan kişilere bir maden kaynağı olması açısından tehlikeli bir ilişki içinde gözükmektedir, umarım eylül çok serin geçecek demez bazıları, herhalde diyemez çünkü temmuz – eylül bağlantısı daha yüksek 0.37 🙂

    benim anladıklarım bunlar hocam, yorum sizin…

    • Havadelisi dedi ki:

      Bravo çok güzel yorumlar. 3. yorum çok da komik 😀

      0.28 de önemli bir korelasyon sayılmaz… Onun için ben olsam Mart’a bakıp Eylül için bir şey söylemezdim.

      • yağmurcu dedi ki:

        yok hocam bence de önemli bir bağlantı yok, zaten ben sadece özel güçlere sahip mevsimlik tahmin sallayıcılarına bir göndermede bulunmak istedim 🙂

      • senolsolum dedi ki:

        Ozan aylar hakkında yapmış olduğun korelasyon iyi bir fikir olmuş ama bir kaç noktada kendi çapımda uyarı yapacağım veri setin 1839 yılında başlamış, 1856’dan önceki verileri nereden bulmuşlar bilmiyorum, http://web.boun.edu.tr/meteoroloji/tarihce.php belirttiğimiz gibi \” Annuaire de la Soc. Met. de France, Resume des observations meteorologiques faites de 1856 a 1875 Annuaire, Gazette Medical de Orient dir. Gözlemler tam bir süreklilik arzetmediği gibi ölçüm yerleri ve ortalama alma yöntemleri farklıdır. Bu nedenle mukayese edilebilmeleri oldukça zordur. Kaynaklardan ölçümlerin bir kuruluşa bağlı olmayıp kişisel girişimle yürütüldüğü anlaşılmaktadır. \” 1875\’ten 1911 bu sefer farklı bir veri grubu,1911\’den 1929 (dmi kurulana kadar kini bizimki sayarsak ) 1929-2004 göztepe 2004\’tende sonra Kartal verileri .
        Şimdi ortaya şöyle veri setleri çıkıyor

        1) 1839-1856
        2) 1856-1875
        3)1875-1911
        4)1911-1929
        5)1929-2004
        6)2004-2011

        6 farklı setine aynı istatistikleri uygulamak kanımca doğru olmamış, konum ve ortalama alma yöntemleri birbirinden farklı olan bu veri setlerine aynı istatistiki yöntemleri uygulamak doğru olmayabilir. bir de kentleşmeyi de göz önüne alırsak 30\’ar yıllık veri seti kullanmak belki daha doğru olur diye düşünüyorum.
        Bilmiyorum yanlış mı düşündüm?

        • Havadelisi dedi ki:

          Şenol çok teşekkürler yorumun için, tabii ki haklısın, şayet bu çalışmayı ciddi ciddi yayımlayacak olsak o zaman elbette bu notları da okuyucuya iletmemiz gerekir.

          Yalnız, çalışmada kullanılan istatistik yöntemin karakteri nedeniyle, verilerdeki inhomojenlikler (istasyon yeri değişimleri vb.) çok da önemli değil. Şöyle izah edeyim: Pearson korelasyonları burada, aylık ortalama sıcaklıklar üzerinden (bu, verideki “gürültüyü” azaltan bir etken) ve ortalamadan sapmalar üzerinden, iki ayrı zaman serisinin karşılaştırılması olarak hesaplanıyor. Yani eğer istasyon yerinde ve ölçüm metodunda bir değişiklik varsa dahi, bu, aylık ortalama sıcaklıklara benzer şekilde yansıyacaktır diye bir varsayımda bulunabiliriz. Böylece, inhomojenlikten meydana gelen değişim her iki zaman serisine de (örneğin Haziran ortalama sıcaklık serisi ve Temmuz ortalama sıcaklık serisi) benzer şekilde yansıyacak ve karşılaştırmayı etkilemeyecektir.

          • senolsolum dedi ki:

            verdiğin örnekte iki farklı zaman serisi var diyorsun da bana göre 6(farklı veri seti )*12(ay)=72 zaman serisi var. ben eşşeği sağlam kazığa bağlayıp, eski bölümüm(çok öğrencilik yapmadım ama ) olan Dokuz Eylül İstatistik bölümündeki hocalarımıza sordum:) haftaya tatil dönüşü yanıtlayacaklar 🙂 o zaman daha bilimsel bir yanıt vermiş olurum 🙂

  5. Devrim dedi ki:

    Şu noktayı anlayamıyorum hocam. Temmuz sıcak olabilir güneşin daha dik gelmesi güneşlenme süresinin uzunluğu karaların çabuk ısınması vs… Ancak ağustos karaların ısınması dışında saydığım etkenlerin ısınmanın aleyhine doğru işlediği bir ay olması.durum böyleyken nasıl olurda temmuzdan daha sıcak olur?

    • anemodulion dedi ki:

      Yanlış anlamadıysam ağustosun temmuzdan sıcak olacağı gibi bir durumdan bahsedilmiyor burda. Siz bu tablodan bağımsız olarak mı soruyorsunuz bu soruyu?

      • Devrim dedi ki:

        “Ortalama sıcaklığın en yüksek olduğu ay Ağustos” cümlesinden çıkardım. Cümle devamında sıcak temmuz sonrası sıcak ağustos diye bahsetmiş oradan

    • Havadelisi dedi ki:

      Tablodan böyle bir sonuç çıkmıyor, eğer tablodan çıktığını düşünüyseniz.
      Türkiye’nin de karasal yerlerinde Temmuz daha sıcaktır zaten, Ağustos bazı deniz kenarlarında Temmuz’a yakın, ama daha sıcak değil çoğu yerde.
      Burada, “normal”i her ayın kendisi için ayrı ayrı düşünün.

      • devrim dedi ki:

        ben yanlış anlamışım hocam. soruyu sormamda ki etken izmir için yıl boyu en yüksek sıcaklığın ağustos ta kaydedilmiş olması. sonrasında çevre illere baktım onlarda en yüksek değerler temmuz da kaydedilmiş. sözün özü aceleci davranmışım. kusuruma bakmayın.

  6. faseay dedi ki:

    Daha ne istatistikler göreceğiz yahu bunu kim icad etmiş Allah aşkına? 🙂 Bayağı zor ve sıkı bir yazı olmuş eline sağlık

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s