“Haftanın Sonunda Gelen Yağmurlar…”


Bu yağışlı sistemin şimdigörüsünü (nowcasting) de bu başlığın yorumlarında yapıyoruz, hava olayı bakımından gayet zengin bir sistem, onu diyeyim de sonra yok ben görmedim efendim bilmiyordum filan demeyin.

Haftanın sonunda gelen yağmurlar
Gam kasavet verir ‘normal’ adama
Kimi de ister ki gökler delinsin
Hava delisinde mantık arama

Gavur Hans oturmuş harita çizmiş
Alçak basınçları sıraya dizmiş
Bu kadar yağışı nereden sezmiş
Yağsın artık Hans bizle oynama

“Kütle çok doğuda bize sarkamaz”;
“Konya ta içerde hiç pay alamaz”;
Radar uydu gaddar, halden anlamaz
Yağmadı şu yağmur vurdu çeneme

Bulutlar batıdan ediyor akın
İşte geldi cephe şimşekler yakın
Açılsın perdeler yukarı bakın
“Bu gece uyumam” dedim anneme (/hanıma)

Ozan Mert’im yağmur bekler dururum
Gök ne renkse ben de o renk olurum
Yok azizim yok düzelmez durumum
Keyfim iyi zaten beni elleme

Gerisine de bakayım->

22 Eylül 2011 Tekirdağ Şiddetli Yağışının İncelenmesi


Bu yazıyı kaleme alan Melik Ahmet Taştan, Anadolu Meteoroloji Meslek Lisesi ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunudur. Bodrum Meteoroloji İstasyon Müdürlüğü’nde iki buçuk, Ankara 4. Ana Jet Üssü’nde beş yıl çalışmıştır; 2001 yılından bu yana ise Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Hava Tahminleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapmaktadır. Kendisine bloga yaptığı katkılardan ötürü tüm hava delileri adına teşekkür ederim. –  Ozan

21 Eylül 2011 tarihinde ülkemizin batı kesimleri Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı sistemin etkisine girdi. Tekirdağ’da 21 Eylül akşam saatlerinden sonra başlayan yağış gece bir süre ara verdikten sonra sabah saatlerinde yeniden başladı ve etkisini arttırarak toplamda metrekareye 138 mm’ye (kg’a) ulaştı. Bu yağışın büyük bölümü 12 saatlik süre içerisinde gerçekleştiği için Tekirdağ’da sel ve su baskınlarına yol açtı.

Gerisine de bakayım->

Karadeniz Üzerinden… Yine


Geçen yıl da yine bu zamanlarda gelmiş (buradan okuyabilirsiniz, konuya yabancıysanız epey bilgi de edinirsiniz). Klasik bir görünümdür.

O zaman soğuk (yeşil dil) bir miktar daha kuvvetli imiş ve daha batıdan iniyormuş Karadeniz üzerine. Geçen sene:

Bu sene:

Zamanım olmadığı için fazla ayrıntıya giremeyeceğim, diğer hava delilerinden bu sistemle ilgili görüş ve gözlemlerini bu başlığın altına yazmalarını rica ediyorum. Teşekkür ederim. Yeni yorumlarınızı buraya tıklayarak yapabilirsiniz, cevaplarınız için lütfen cevabı vermek istediğiniz yorumun altındaki ‘Cevapla’ düğmesine tıklayın. Teşekkürler.

Şimdigörü: Sonbahar’ın İlk Yağışları


Yağış Trakya ve Kıyı Ege’den giriş yaptı… Hayırlı olsun, özlemiştik.

Gözlemlerinizi ve hangi modellerin hadiseleri daha iyi yakaladığına dair değerlendirmelerinizi bu başlık altına yazarsanız harika olur. Yeni yorumlarınızı buraya tıklayarak yapabilirsiniz, cevaplarınız için lütfen cevabı vermek istediğiniz yorumun altındaki ‘Cevapla’ düğmesine tıklayın. Teşekkürler.

İstanbul’da yağış bence en erken akşam saatlerinde başlar ve hayatı etkileyecek miktarda olmaz. Yani DMİ ile hemfikirim. Kıyı Ege ve Çanakkale civarında, yarın Marmara’nın güneyinde kuvvetli yağışlar olacaktır. Eylül ayında denizin ılık olması sebebiyle gerçekleşen konvektif (düşey kararsızlık) yağışlar fazla olduğu için, yağış miktarları arasında kısa mesafelerde büyük farklar ortaya çıkabiliyor, büyük ihtimalle bunu yarınki gerçekleşmiş yağış haritasında göreceğiz.

Yaz, Yakıp Yıkarak Geri Çekiliyor


Sizi bilmem ama, uzaya uzaya bir hal olan bu yazdan bana artık bıkkınlık geldi. Bugün, ziyaretime gelen Macar bir arkadaşı Topkapı Sarayı’na götüreyim dedim. Öğleden az sonra dışarı çıktığımızda, yatılı misafirliğe gelip bir türlü gitmek bilmeyen o akrabayı sabah kalkıp da yine görmüşüm gibi keyfim kaçtı: hava yine çok sıcak ve bulutsuzdu. Muşmula gibi suratla vapura binip Eminönü’nde indik, tramvay ve Sultanahmet kalabalığından kurtulduktan sonra Saray’ın avlusunda bilet almak için sıraya girdik, girmez olaydık. Güneş artık gökyüzünde çok fazla yukarı tırmanamıyor, ama ne fayda, yandan yandan da olsa adamı mahvediyor. Beynimiz sulandı. Tabii bunda, ben dahil Müze Kart‘ı olmayan, hatta böyle bir şeyden haberi bile olmayan Türk vatandaşlarının da rolü var. Gişe görevlileri sırası gelen herkese Müze Kart’ın güzelliklerini anlatırken kuyruğun arka tarafındakiler Eylül güneşinde nar gibi kızarmaya devam ettiler. Garibim Yanoş (Macar arkadaş), bunca işkencenin üstüne bir de içeride vakt-i zamanında muhtemelen atalarına isabet etmiş olan beş yüz yıllık mızrakları ve okları görünce hayattan aldığı zevk ikiye katlanmıştır diye tahmin ediyorum.

Neyse, geyiği geçelim. Biliyorsunuz meteorolojik sonbahar 1 Eylül’de başladı, ama astronomik sonbahar 23 Eylül’de başlayacak, yani gecenin süresinin gündüzünkine eşitlendiği tarihte. Tam da o güne yaklaşırken, sıcak ve sıkıcı havaların nedeni olan yüksek basınç yavaşça Doğu Akdeniz çukurunu terk edecek, ve yerini kuzeyden sarkan serin havaya bırakacak. Bu serinlik Ege denizi üzerinde zayıf bir alçak basınç alanının oluşmasına ve Türkiye’nin batısında bu Eylül ayının ilk yağışlarına yol açacak.

Gerisine de bakayım->

Eylül Kurak Mı Geçiyor?


Henüz Eylül’ün yarısına bile gelmedik, yine de bu soru kafaları kurcalamaya başladı. Eh normaldir, dışarı çıkıyorsun güneş tepende, hiç öyle bulutların arkasına saklanmaya da niyeti yok gibi… Önümüzdeki 7-8 güne baktığımız zaman da kayda değer bir yağış göremiyoruz (Sonrasına sonra bakarız).

(önümüzdeki 8 gün için GFS modelinin tahmin ettiği toplam yağışın haritası)

İstanbul’un Göztepe istasyonu, son 80 yılda, Eylül ayında ortalama olarak 45 kg yağış kaydetmiş. Ama dikkat edin, sıfıra çok yakın (hatta sıfır) yağışın düştüğü Eylül’ler de mevcut (KNMI verisi burada). Örneğin 1994 Eylül’ünde Göztepe’ye gram yağmur yağmamış, yağışı 5 kg’ın altında kalan da bir sürü Eylül var. Öte yandan 1938, 1949 ve 1964 Eylül’lerinde 150 kg’ın üzerinde yağış kaydedilmiş. DMİ verisinden yaptığım grafik aşağıda.

Gerisine de bakayım->

Hava Takip Sayfaları Geri Döndü


Bilenler biliyor, ama yine de hatırlatayım: Devlet Meteoroloji İşleri, kendi otomatik istasyon ağından gelen saatlik verilerin tamamını harita üzerinde göstermiyor. Bu verilerin ve ayrıca son iki saatteki sıcaklık değişimi gibi bu verilerden elde edilen bazı ek değerlerin anlamlı biçimde renklendirilerek harita üzerinde gösterildiği sayfalara sağ sütundaki Son Sıcaklıklar Türkiye ve Hava Delisinin Saatlik Gözlem Haritaları bağlantılarından ulaşabiliyordunuz. Yazdığım programların sürekli çalışacağı bir platform / sunucu bulamadığım için sayfalarımız bir süredir hizmet dışıydı. Ama yılmadım: evdeki bilgisayarı kapatmamaya karar verdim 🙂 Ortaya çıkış hikayesini buradan okuyabileceğiniz sayfalar şimdi tekrar çalışır durumda (İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü‘nün sunucusunu sadece oluşturduğum haritaların gösterimi için kullanıyorum, haritaların sağ altında bu nedenle o isim var, bir nevi teşekkür olarak).

Gerisine de bakayım->

Yağmur ve Serinlik


Zaman bulamadığım için, bugün Marmara bölgesinden itibaren bizi etkilemeye başlayan serin hava dalgasıyla ilgili başlığı zamanında açamadım. Atış Serbest‘e yapılan tüm yorumları şimdi bu başlık altına almaya da açıkçası üşendim.

Atış Serbest atmosferini yaşamamış hava delileri (ve deli olmayan tüm orta karar hava meraklıları) için büyük fırsat… Buradan buyrun.

Benim notum: Ağustos’un ortası, vakit öğleden az sonra ve İstanbul’da sıcaklık 19-20 derece. Harika.

Blogdaki Resimler


Farkettik ki birçok resim sunucusu yüklenen resimleri bir süre sonra siliyor, böylece eski yorumlardaki resimler görüntülenemiyor. Bunun böyle olmasını hiçbirimiz istemeyiz.

Lütfen resimlerinizi bundan sonra, resimleri hiç silmeyen Omploader‘a yükleyin. Ayrıntılı açıklama ve nasıl yapmanız gerektiğini anlatan kılavuz burada.

Sıcak Dönemin Sonu Mu? Son Sekiz Yılın En Serin İlkbaharı!


(Santiago’dan süper bir klimatoloji çalışması daha… Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır- Havadelisi)

————————————————-

Bir İstanbullu kar delisi olarak, 2002–2006 yılları arasında yaşadığımız bol karlı ve unutulmaz sistemler getiren kışlardan sonra günümüze kadar tabiri caizse çerez niteliğinde, okulları bile tatil ettiremeyecek hafif sistemlerle avunduk. Biz bunlarla avunurken; Avrupa’nın batısından, özellikle İngiltere’den gelen kar kıyamet haberleri son 2–3 yıldır psikolojimizi daha da bozdu. Ha geldi ha gelecek diye model başında sabahlamalar mı dersin, sisteme dört gün kala 180 derece dönen modeller mi dersin, resmen dağıldık.

Ancak, Mart ayının başlamasıyla beraber memleketin havasına bir haller oldu. Ben de yaptığım gözlemleri grafikle özetleyerek Mart-Haziran arasında İstanbul’da sıcaklıklar nasıl olmuş sizlerle paylaşmak istedim. Çalışma sırasında 2011 İlkbaharı’nın ne denli serin geçtiğini, ortalama sıcaklıkların son on yıldaki ciddi yükselişini ve Devlet Meteoroloji İşleri’nin Temmuz-Ağustos-Eylül tahmininin neden %90 oranında gerçekleşebileceğini de gözlemledim.

Gerisine de bakayım->