Kategori arşivi: Devlet Meteoroloji İşleri

Mikroklimaların Laneti


temps

Şekilde, bugün saat 16 itibariyle Türkiye’nin özellikle batısında renklerin birbirine karıştığını, sıcaklıkların çok kısa mesafelerde bile ciddi farklar göstererek onlarca mikroklima bölgesinin ortaya çıkışını haber verdiğini görüyorsunuz. Bu, dünya para verip satın aldığı otomatik istasyonlardan gelen verileri doğru dürüst yayınlamayı bile beceremeyen, yani harcadığı paraları aslında doğrudan çöpe atmış olan meteoroloji kuruluşlarına sahip ülkelere Allah’ın verdiği bir ceza olarak biliniyor. Sonuç olarak Edirne Merkez’den Lalapaşa ilçesine giden birisi sıcaklığın 18 derece birden düşmesi sonucu hastalanacak. Kurunun yanında yaş da yanacak.

Madem istasyonları çalıştıramayacaksınız ve/veya verileri sağlıklı biçimde ulaştıramayacaksınız, niçin bizim vergilerimizi çarçur ediyorsunuz… diye sorarmışım. İlahi ben!

Bir MGM Yetkilisinden Açıklama


Geçen günlerin birinde, birçoğunuzun tanıdığı Cemal Saydam Hoca, MGM’nin kendi web sayfasında yayımladığı bir uyarı üzerine,

ne olur bu uyarı yerine bir de radar verisini anında basınla paylaşsalar…

diye bir eleştiri yazdı bu blogda. Bunun üzerine, Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MGM) Uyarı ve Tahminler Grup Sorumlusu Ümit Turgut Bey, e-posta aracılığı ile benle bir açıklama paylaştı. Açıklamasının faydasına ve uygar bir tartışma zemini yaratacağına inandığımdan, Ümit Bey’in de izni ile, yaptığı açıklamayı aşağıda paylaşıyorum. Kendisine teşekkür ediyorum.

“Sanırım [Cemal Saydam] Hoca yayımlanan uyarının sadece web sayfasında kalmasının bir anlam taşımadığını dile getiriyor ve basınla paylaşılmasının önemini vurgulamak istiyor. ‘Uyarı yazılıyor ancak basınla tam paylaşılmıyor, duyurulamıyor, içeriği de yetersiz’ demeye getiriyor. Ancak, uygulamada durum böyle değil, uyarı mekanizmasını size şöyle aktarayım:
1. sabah 9-10 arası Analiz-Tahmin Merkezi iç brifingini yapar, günlük tahmini, riskleri tespit eder ve atılacak günlük adımlar planlanır. Sonrasında özellikle ilk 3 günün tahminine geçilir ve karar verilir.

Gerisini de okuyayım->

‘Hasret’, İstanbul’a Bile Kar Getiriyor


Aslına bakarsanız, iç bölgelerde oturanlar bile böyle sağlam bir soğuk hava dalgasına hasret kalmıştı. Çok üşümeyi kimse sevmez ve yeterince ısınma imkanı olmayanlara kolaylık dilerim; ama karın keyfini, birkaç saat sonra yağmura çevirmeyeceğinden emin olarak çıkartmak çok güzeldir. Balkona çıktığınızda eriyen kardan gelen şıp şıp sesini duymak sinir bozar, kaldırımda ezilip dümdüz olmuş ve hafif buzlaşmış kardan yansıyan ışığı görmek ise garip bir mutluluk verir.

Perşembe akşamı itibariyle tüm hava tahmin modelleri; Avrupalı’nın ECMWF’si, Amerikalı’nın GFS’si, İngiliz’in UKMO’su filan, Hasret adını uygun gördüğümüz soğuk hava dalgasının (isim babası Onur arkadaşımızdır), iç bölgelere Cumartesi akşamından itibaren ağır kış koşulları getireceğini söylüyor: Yani bazı yerlere az, kimi yerlere de yoğun olmak üzere kar yağacak; ama denize uzak hemen her yerde dondurucu soğuk hüküm sürecek. İstanbul’da ve Karadeniz kıyısındaki diğer birçok şehirde de Pazar ve Pazartesi gününden itibaren mevsimin ilk doğru dürüst karı görülecek. Karın nereye ne kadar yağacağını şimdiden net olarak söyleyemeyiz; onun için bu başlık altında tahminleri güncelleyip olası senaryoları tartışacağız, soğuk hava dalgası ulaştığında ise raporları vereceğiz.

Yazının gerisini çok merak ediyorum->

“Haftanın Sonunda Gelen Yağmurlar…”


Bu yağışlı sistemin şimdigörüsünü (nowcasting) de bu başlığın yorumlarında yapıyoruz, hava olayı bakımından gayet zengin bir sistem, onu diyeyim de sonra yok ben görmedim efendim bilmiyordum filan demeyin.

Haftanın sonunda gelen yağmurlar
Gam kasavet verir ‘normal’ adama
Kimi de ister ki gökler delinsin
Hava delisinde mantık arama

Gavur Hans oturmuş harita çizmiş
Alçak basınçları sıraya dizmiş
Bu kadar yağışı nereden sezmiş
Yağsın artık Hans bizle oynama

“Kütle çok doğuda bize sarkamaz”;
“Konya ta içerde hiç pay alamaz”;
Radar uydu gaddar, halden anlamaz
Yağmadı şu yağmur vurdu çeneme

Bulutlar batıdan ediyor akın
İşte geldi cephe şimşekler yakın
Açılsın perdeler yukarı bakın
“Bu gece uyumam” dedim anneme (/hanıma)

Ozan Mert’im yağmur bekler dururum
Gök ne renkse ben de o renk olurum
Yok azizim yok düzelmez durumum
Keyfim iyi zaten beni elleme

Gerisine de bakayım->

22 Eylül 2011 Tekirdağ Şiddetli Yağışının İncelenmesi


Bu yazıyı kaleme alan Melik Ahmet Taştan, Anadolu Meteoroloji Meslek Lisesi ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunudur. Bodrum Meteoroloji İstasyon Müdürlüğü’nde iki buçuk, Ankara 4. Ana Jet Üssü’nde beş yıl çalışmıştır; 2001 yılından bu yana ise Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Hava Tahminleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapmaktadır. Kendisine bloga yaptığı katkılardan ötürü tüm hava delileri adına teşekkür ederim. –  Ozan

21 Eylül 2011 tarihinde ülkemizin batı kesimleri Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı sistemin etkisine girdi. Tekirdağ’da 21 Eylül akşam saatlerinden sonra başlayan yağış gece bir süre ara verdikten sonra sabah saatlerinde yeniden başladı ve etkisini arttırarak toplamda metrekareye 138 mm’ye (kg’a) ulaştı. Bu yağışın büyük bölümü 12 saatlik süre içerisinde gerçekleştiği için Tekirdağ’da sel ve su baskınlarına yol açtı.

Gerisine de bakayım->

Sıcak Dönemin Sonu Mu? Son Sekiz Yılın En Serin İlkbaharı!


(Santiago’dan süper bir klimatoloji çalışması daha… Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır- Havadelisi)

————————————————-

Bir İstanbullu kar delisi olarak, 2002–2006 yılları arasında yaşadığımız bol karlı ve unutulmaz sistemler getiren kışlardan sonra günümüze kadar tabiri caizse çerez niteliğinde, okulları bile tatil ettiremeyecek hafif sistemlerle avunduk. Biz bunlarla avunurken; Avrupa’nın batısından, özellikle İngiltere’den gelen kar kıyamet haberleri son 2–3 yıldır psikolojimizi daha da bozdu. Ha geldi ha gelecek diye model başında sabahlamalar mı dersin, sisteme dört gün kala 180 derece dönen modeller mi dersin, resmen dağıldık.

Ancak, Mart ayının başlamasıyla beraber memleketin havasına bir haller oldu. Ben de yaptığım gözlemleri grafikle özetleyerek Mart-Haziran arasında İstanbul’da sıcaklıklar nasıl olmuş sizlerle paylaşmak istedim. Çalışma sırasında 2011 İlkbaharı’nın ne denli serin geçtiğini, ortalama sıcaklıkların son on yıldaki ciddi yükselişini ve Devlet Meteoroloji İşleri’nin Temmuz-Ağustos-Eylül tahmininin neden %90 oranında gerçekleşebileceğini de gözlemledim.

Gerisine de bakayım->

28-30 Ocak: Anadolu’da Kar


Türkiye İstanbul’dan ibaret değildir.

Girit – Kıbrıs – Güneydoğu Anadolu rotasını izleyen bir Akdeniz siklonu, iç kesimlerde mevcut olan Ocak soğuğunun üzerine güneyden nem pompalayacak. Güzel kar yağışları görülmeye başlandı bile. DMİ’den bir harita:

Bu başlıkta, sadece bu olayı takip edip tartışalım. Karadeniz kıyılarındaki deniz etkisi karı için daha sonra ayrı bir başlık açacağım. Yeni bir yorum yapmak için buraya tıklayın, cevaplarınız için ‘cevapla’ düğmelerini kullanın.

DMİ’den Yerinde Uyarı


Ben bu kadar yağış beklemiyordum ama bu sefer DMİ tutturdu, biz bilemedik. Kilyos 64, Sarıyer 54 kg yağış almış. Umarım bundan sonra da güzel tahminler yapıp bu başarılarının tesadüf olmadığını gösterirler. Gerçi İstanbul’un Anadolu yakasında ve oranın doğusunda daha çok yağacak demişlerdi ama… O kadar olur diyelim artık.

Son iki gündeki yağış miktarıyla ilgili Atış Serbest‘te başlayan tartışmaya lütfen bu konu başlığı altında devam edelim.

Gerisine de bakayım->

Yağmur Rekoru, Hortum, İsviçre DMİ’si, Memleketin Hali…


(Güncelleme: 2 fotoğraf eklendi. -24 Haziran, 11.30-)

Türkiye meteorolojik bakımdan olağanüstü bir ay geçiriyor. Mesela, son yağışlarla birlikte birçok istasyonda büyük olasılıkla Haziran ayı yağış rekoru kırılmış olacak (İstanbul-Göztepe’de ayın üçte biri geçmeden zaten kırılmıştı). İzmir’de Haziran ayında görülmesi çok nadir yağmurlar yağıyor. İstanbul’un Anadolu yakasında geçtiğimiz Pazar günü (20 Haziran) ufak bir hortum meydana geldi. Videosu ne yazık ki yok ama Deniz Bozkurt Yakacık’ta olay anına ilişkin tuttuğu notları bizimle paylaştı, kendisine teşekkür ederiz:

Gerisine de bakayım->