“Yurdumuz Karadeniz Üzerinden Gelen…”


Ne de severdim o anonsu! Yurdumuz bu akşamdan itibaren Karadeniz üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava kütlesinin… diye başlardı. Kuzeyli rüzgarların mutlak hakim olduğu 1992 kışında çok işitmişimdir. Belki size garip gelecek ama, Karadeniz’den gelenlere kıyasla, Balkanlar ya da Orta Akdeniz üzerinden gelen sistemlere ben öyle çok da bayılmam. Evet onlar siklonlu miklonlu olurlar, fırtınayla gelirler, çok daha fazla yağış bırakırlar, birçok yeri tepeleme karla doldururlar… fakat dışarda her yer buz kesmişken ve gökyüzünde yıldızlar sayılıyorken Karadeniz’den gizlice gelip on beş dakikada her tarafı bembeyaz yapan bir kar sağanağının keyfi bence hiçbir şeye değişilmez. Hele eskiden radar filan da yokken Karadeniz sistemlerinden alınan zevk bambaşkaydı. Acaba bir sonraki sağanak saat kaçta gelecek diye meraklanırken yüreği pır pır etmemiş adama hava delisi demem. Ama yarım saat içinde işini bitirip giden o muazzam kar sağanağını boş bulunup kaçırdığınız için kahrolduysanız işte o zaman en kral kar manyağı sizsiniz.

İştah açıcı giriş paragrafımızdan sonra konuya dönelim. Bu hafta sonu Türkiye’yi etkileyen sinoptik durum, mevsim kara uygun olmadığı için pek ilgi çekmiyor. Ama şu görüntü Ocak ya da Şubat ayında olsaydı tadından yenmezdi. Rusya’nın batısına oturan bir yüksek basınç merkezi, soğukça bir havayı kuzeyden Karadeniz üzerine boca ediyor.

Karadeniz’de su sıcaklıkları halen 20 derecenin üzerinde:

Ayrıca normalin de biraz üzerinde:

Gözlemler: 850 milibar sıcaklığı 0 ve 5 derece arasında, deniz suyu sıcaklığı 20 derecenin üzerinde. Sonuç: 15 ila 20 derecelik bu sıcaklık farkı, deniz üzerinde müthiş bir konvektif kararsızlık yaratıyor. (Eğer bu sıcaklık farkı 13 derecenin üzerinde ise denizden atmosfere dikey yönde ısı ve nem transferi kaçınılmaz oluyor, şu tabloyu inceleyin, hala okumadıysanız şu yazıyı da okuyabilirsiniz). Kümülonimbüs bulutları radarda görünmeye başladı bile.

Bu şahane sağanakların İstanbul’a ve Karadeniz kıyılarına ulaşabilmesi için tek gereken, rüzgar yönünün ve hızının elverişli olması. GFS yağış haritasına bakınca bu şartın da sağlanacağını anlıyoruz.

Karadeniz’in kuzeydoğusunda, kara üzerinde, Hazar Denizi etkisiyle gerçekleşen yağışa da dikkatinizi çekerim.

Karadeniz üzerinden gelen yağışların en önemli özelliği, sağanak karakterinde olmalarıdır. Yani ya dar bir alan (mesela İstanbul’da Boğaz Hattı) uzun süre etkilenir, ya da daha da ufak ve kısa süreli sağanaklar genişçe bir alana yayılmıştır. Bunları tahmin etmek çok zordur, radardan sürekli takip gerekir. Modeller de tam bir fikir vermez, yağış dar bir alana sıkışabildiği için bazı yerler hiç yağış almazken, çok uzakta olmayan başka bir yer sellerle sürüklenir veya kara gömülür.

Bu gibi durumlarda, daha yüksek çözünürlüğe sahip, mezo-ölçek dediğimiz modeller maksimum yağış miktarları konusunda daha iyi fikir verirler. Bunlardan biri sağ sütunda da linkini verdiğim SKIRON‘dur. SKIRON, mesela yukarıdaki radar resminde Karadeniz üzerinde görülen sağanakları gayet güzel yakalamış. Tabii tam bir çakışma beklemeyin.

Aşağıdaki SKIRON çıktısı da, Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece sabaha kadar 6 saatlik periyot içinde gerçekleşecek yağış miktarını gösteriyor. Zonguldak-Ereğli’nin oradaki 56 mm’ye dikkat. Bu yağmur illa Ereğli’ye yağacak diye bir kural da yok, ama ben bu haritayı, o civarda bir yerlerin bu gece çok kuvvetli bir sağanağa maruz kalacağı şeklinde yorumlardım.Aynı periyot içinse GFS, 5 mm yağış bile vermemiş, aşağıya da onu aldım. Modelin alansal çözünürlüğü düşük olduğu için, Marmara’nın doğusunda ve Batı Karadeniz’de geniş bir alan üzerinde hafif, belki orta kuvvette yağışlar olacakmış gibi bir izlenim uyanıyor. Ama bence buna aldanmamak lazım. DMİ aldanıp Batı Karadeniz için uyarı vermemiş, ben olsam uyarıyı batıya doğru genişletirdim.

SKIRON’un dünkü runlarında, aynı dar kapsama alanlı, ama çok kuvvetli yağışlar İstanbul civarı için de gözüküyordu. Bugün kaybolmuşlar. Yine de bu gece ve yarın sürprizler olabilir. Kar kadar tat vermese de, fena mı olur…

Reklamlar
Bu yazı Hava tahmin modelleri, Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

52 Responses to “Yurdumuz Karadeniz Üzerinden Gelen…”

  1. Harun dedi ki:

    Ben de kendimi kar ve soğuk hava konusunda yalnız hissediyordum. Meğerse ne kadar insan varmış aynı şeyleri hisseden. Ben Samsun’ un Bafra ilçesinde oturuyordum. Orada da Karadeniz üzerinden soğuk hava geldiğinde çok güzel kar yağar. İstanbul’a yağdığının çok daha fazlası yağardı her seferinde. Ben de kar yağdığı zaman bir o pencerede bir bu pencerede. Yağmadığı zaman bile gözüm sürekli bulutlarda olurdu. Hatta baca dumanlarında, rüzgar ne zaman kuzeyden esecek diye. Ve de çok iddaa kazanmışımdır sistem Karadeniz üzerinden geldiğinde. Gündüz pırıl pırıl güneşli bir hava (ama soğuk tabii). Akşam sert bir rüzgar ve kısa bir yağmurun ardından beklenen an. Kısa sürede her yer bembeyaz. Şimdi Karabük’teyim ve ara sıra kar yağsa da hiçbiri Bafra’daki Karadeniz üzerinden gelenler gibi değil.

  2. Santiago dedi ki:

    Ozan merhaba, yaz başında bulduğum siteni ilgiyle takip ediyorum, bizleri DMİ’den kurtardığın için çok teşekkürler 🙂

    Sorum şu; Karadeniz’den gelen bu güzelim sistemler neden ağırlıkla marmaranın doğusu’na yöneliyor? İstanbul Boğazı gelen sistemleri bıçak gibi ikiye bölüyor.. Bunun sebebi jeomorfolojik olabilir mi? (samanlı ve batı karadeniz dağları)

    Şimdiden teşekkürler ve kolay gelsin..

    • Havadelisi dedi ki:

      Marmara’nın doğusunun tüm kuzey yönlerinde (kuzeybatı-kuzey-kuzeydoğu) daha fazla deniz alanı var. O yüzden hep bahsettiğimiz sea-effect buralarda daha fazla çalışıyor. Tabii ayrıca orada yükseltinin fazla olması da söylediğiniz gibi önemli, var olan nemin dağlar tarafından üst seviyelere tırmandırılması yağışı arttrıyor.

      Yine de bunlar her zaman geçerli değil. Özellikle İstanbul Boğazı boyunca da yağmur ve kar bantları da oluşabiliyor. Ayrıca rüzgar tam poyraza döndüğünde İstanbul’un Avrupa yakasında Anadolu yakasına kıyasla çok daha fazla yerel yağışın görüldüğü olur. Daha birçok bakımdan araştırılması gereken meseleler…

      • Santiago dedi ki:

        çok teşekkürler..

        arada sırada avrupa yakası da coşabiliyor.. 2005 şubatta gece 01.00’de bakırköyde 1 cm kar yokken ertesi sabah 25cm’e uyanmıştık..

    • Havadelisi dedi ki:

      Bahsettiğim poyrazlı sea-effect’e bir örnek, 2005 Şubat’ından 🙂

      2005, 10 şubat

      Kar bantlarının oluşum doğrultusuna dikkat edin. Hala okumadıysanız 2005 Şubat’ıyla ilgili şu yazımı da okuyun.

  3. Havadelisi dedi ki:

    Batı Karadeniz yüzümüzü kara çıkarmadı.

    yağış 3 ekim

    yağış 2 ekim

  4. karsever81 dedi ki:

    Hak ettıgın yerdesın ustad. bu kadar basit, bu da belgelenmıs. bol karlı gunlerde az kaldı cosmaya ınsallah 🙂

  5. Avni KÜÇÜKAY dedi ki:

    Bir süredir çalışmalarınızı takip ediyorum. İlk zamanlar sizi diğer benzeri web sayfalarının linklerinden kısmi olarak takip ettiğimden fazla önemsememiştim. Ancak görüyorum ve de inanıyorum ki bu çalışma formatı ile inanın Türkiye’de bir ilk ve teksiniz. Meteorolojik olaylara bakış ve yorum olarak bana rahmetli Ali ESİN’i hatırlatıyorsunuz. Sizi tam olarak tanımıyorum ama ileride veya daha yakın bir zamanda Ali ESİN’i hatırlatan bir tarzda sizi tv’de görmek isterdim. Madem ki bu günün konusu Karadeniz üzerinden gelen sistem ben de bir doğa gözlemcisi ve de tabii ki avcı olarak bir anımı paylaşmak isterim. Sene 1985 Artvin’in Arhavi İlçesinde bulunuyordum. O sene Aralık-Ocak ve Şubat ayları normalin üzerinde sıcak ve karsız geçmişti. Yanlış hatırlamıyorsam ya Şubatın son günleri ya da martın başıydı. 1600 rakımlı Sazlık Tepesinde bile yağmur yağıyordu. Alışılagelmişin dışında batıdan esen rüzgar ansızın yön değiştirerek Kafkas Dağları istikametinden öylesine şiddetli esmeye başladı ki 1600 rakımlı tepe ile deniz sahilinde aynı anda kar yağmaya başladı. Ve o sene sahil kesimde 130 cm köylerde 300 cm kar yağdı. 15 gün boyunce hemen hemen her gün kar yağıyordu. O sene yaban domuzları bile sahile vurmuştu. O kadar ördek bolluğu vardı ki çulluk için barutumu harcamıyordum bile. Hatta daha ilginç bir olay da yaşadım. Bu süreç içerisinde gündüz saatlerinde 15 dakika içinde bir karış kar yağdığına da şahit oldum kar o kadar yoğun yağıyordu ki abartmıyorum 5 m ötesi zor görünüyordu. Bu benim elbette ki amatör olarak gözlemlediğim bir konu. 1500 m. tepe ile sahilde aynı anda kar yağmaya başlamasına sizin literatürünüzde ne ad veriliyor en çok onu merak ediyorum. Başarılarınızın devamını diler saygılar sunarım.

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Arşivlerden bakınca 1985’in Şubat ayında soğuk havanın çoğunlukla Türkiye’nin batısını vurduğunu, Artvin tarafında ise ılık havanın hakim olduğunu gördüm. Ocak da ılıktı diyorsunuz. Bu olay Karadeniz’in doğu tarafında denizin ısınmasına yol açmış olmalı. Daha sonra Şubat sonunda ve Mart’ın ilk 15 gününde ise soğuk hava genellikle Doğu Karadeniz’e sarkmış. Normalin üzerinde ılık olan denizin üzerinden geçen çok soğuk hava yoğun kar yağışlarına yol açar. Soğuk yeterliyse hem kıyıda hem de dağlarda aynı anda karın başlaması normaldir. O zamanki atmosferik şartları şu arşivden siz de inceleyebilirsiniz.

  6. metingrnlr dedi ki:

    Ozan, Bu blog yazarına kendi memleketinde de kendisi gibi olan insanların var olduğunu kanıtlamaktan başka maddi manevi hiç bir şey kazandırmamaktadır demişsin. Sana göre öyle olabilir ama -biz- hava delilerine çok şey kazandırdığına emin olabilirsin. Seni ilk tanıdığım günden beri takip ediyorum ve etmeye devam edeceğim. Elbette senin gibi atmosfer ve atmosferde gerçekleşen olaylara ilgi duyan sayıları onlarla, yüzlerle ifade edilemeyecek kadar insan var bu ülkede. Belli bir seviyenin üzerindeki insanlara, herkesin anlayamayacağı bir dil ve üslupla değil; her seviyedeki insana Türkçe bilen her vatandaşın anlayabileceği bir dil ve insanı sıkmayan bir üslupla herkese hitap edebiliyorsun. Bugüne kadar senden çok şey öğrendik. Blog arşivin de zaten bunun en büyük göstergesi. Senden öğrendiğimiz şeylerle sadece bilgi dağarcığımızı genişletmiyor, bunu yaşayarak uygulamalı olarak öğreniyoruz diyebilirim. Bir örnek vermek gerekirse geçtiğimiz yaz aylarında, sıcaklardan bunaldığımız o günlerde, nem ve sıcaklığın bunaltıcılığı konusunu senin açık ve anlaşılır ifadelerin sayesinde daha iyi anlamıştım. Güncel konuları yayınladığın sıcaklık, yağış, nem ve benzeri haritalar sayesinde daha iyi anlayabiliyoruz. Sana sorduğum hiç bir sorunun cevabını almadığımı hatırlamıyorum. İlgi ve anlayışın için biz sana teşekkür ederiz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzel sözlerin için teşekkürler Metin. O ifadeyi yanlış anlaşılabileceği için sildim. Bu blog aslında bana da çok şey katıyor, onu söylemeliyim. Bir kere, okurlarıma karşı sorumluluk hissettiğim için gözlem ve yorumlarımda çok daha dikkatli olmaya başladım. Bana sorulan bazı soruların cevabını daha önce düşünmemiş oluyorum. Bunlar üzerine düşünmek bilgimi arttırmamı sağlıyor. Ayrıca öteki okurların verdiği cevaplardan da çok yararlanıyorum. Türkiye’nin, iklimini daha az bildiğim yerlerinden okurlarım var, onların gözlem ve yorumları da aynı şekilde bana çok yardımcı oluyor. Bu blog daha bir seneyi bile doldurmadı ve düşündüğümden çok daha büyük bir etkileşim sağladı. Okurların katkısı muazzam, tam hayal ettiğim gibi, hem tutkulu hem de akılcılıktan bilimsellikten ödün vermeyen bir kitle olduk. Öyle çok fazla bir trafik yok siteye, ama bu kadarı bana yetiyor da artıyor bile. Ben de hepinize bir kez daha teşekkür ederim.

  7. toros7070 dedi ki:

    Ozan bey Akdeniz bölgesinde yaşayanlar için Karadeniz üzerinden gelen yağış genelde kuru soğuk ve ayaz demektir. Ama ülkemizin kuzeyi için tabii ki önemlidir. Bu hafta galiba biz de toroslar’da özlediğimiz yağışlara kavuşacağız orta akdenizi ve balkanları özlemle bekliyoruz selamlar saygılar…..

  8. Havadelisi dedi ki:

    Hava deliliğinin %90’ı kar manyaklığı olduğu için yorumların hemen hepsi ilk paragrafla ilgili 🙂 Model çıktılarını ve neler olup bittiğini de tartışalım derim.

    • arif dedi ki:

      “Ben olsam uyarıyı Batı Karadeniz’e göre doğru genişletirdim” demiştin. DMİ’nin ölçümleri sabah 9’a kadar olan periyodu kapsıyor. Neler olup bittiğine bakınca bana göre son derece başarılı bir tahminde bulunduğun görülüyor. Yarın açıklanacak yağış miktarları da bunun kanıtı olacaktır. Dünkü modellerde Doğu Karadeniz’de Samsun-Hopa arasında beklenen kuvvetli yağışlar ise yeni güncellemelerde bundan önceki sistemlerde olduğu gibi yine Rize-Hopa arasına sıkışmış gibi görünüyor.

  9. EFSANE-SEMİH dedi ki:

    Yorumları okuyamadım belki söyleyen olmuştur ama istanbul’un şansı karadeniz üzerinden geldi mi %50 dir. Ben bir de avrupa yakasındayım %40 🙂

  10. bulut75 dedi ki:

    İstanbul için şöyle bir durum var sanırım: Karadeniz’den gelen sistemlerde sizlerden öğrendiğim kadarıyla bir de deniz etkisiyle, deniz neminin kar yağışlarını arttırması durumu da söz konusu oluyor. Fakat kuzeybatıdan gelen sistemlerde bu durum söz konusu olmuyor. Fakat Türkiye ve komşu ülkelerin haritasını bir bütün olarak kafamda harmanladığımda soru işareti oluşmuyor değil. Bu soru işareti de; neden kuzeybatıdan gelen sistemlerde sea effect olmadığı yönünde. Evet doğru İstanbul’un kuzeydoğusunda daha geniş ve daha uzun bir deniz kütlesi var. Fakat kuzeybatıda da iğneada istikametine doğru bir deniz alanı var. Haritada her ne kadar az görünse de kuzeybatımızda, kuzeydoğumuzdaki kadar olmasa da gerçekte tatmin edici düzeyde bir deniz alanı mevcut. Kuzeybatıdan gelen sistemlerde hiç mi sea effect olmaz ?

    • Havadelisi dedi ki:

      İstanbul’un kuzeybatısındaki deniz alanı kuzey ve kuzeydoğusundaki kadar uzun değil. Uzun diyorum çünkü rüzgarın deniz üzerinde katettiği yol ne kadar nem kaldıracağını belirliyor. Aslında burada sistemin nereden geldiği değil, rüzgarın hangi yönden estiği önemli. Balkanlar’dan gelen sistemlerden sonra da rüzgarın kuzey-kuzeydoğuya dönüp İstanbul’a güzel sea effect yaptığı olur. Herkese Sorular-Cevaplar bölümünü ve şu yazıyı okumasını öneririm.

  11. İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

    Şu saat (7:40) itibariyle İstanbul radarında muhteşem kütleler gözüküyor. İstanbulun Şile’den başlayarak Kocaeli ve Sakarya’nın karadeniz kıyılarında sarı kütleler var. Vay be kim bilir şimdi oralarda neler oluyor. Bu kadarı beklenmiyordu herhalde. Deniz suyu 20 derecenin üstünde ve hava sıcaklığı şuan 12 derece iken bir yandan şaşırmamak da lazım.

    • Havadelisi dedi ki:

      Kütlelerin hepsi karaya yaklaşabilseydi acayip şeyler olacaktı… Şile 13 kg.. Ama Batı Karadeniz kıyılarında güzel yağış oldu yine de dün gece, 20-30 kg üzeri yağış alan yerler olmuş, yarın bakalım, bugün ne kadar almışlar…

      yağış 2 ekim

      Resmin üzerine tıklayıp büyütebilirsiniz.

  12. devrim dedi ki:

    yaşadığınız yer ege’de bir yerse karadeniz üzerinden gelecek bir sistem istanbul ya da karadeniz ve karadenize yakın yerlerde yaşayanlar kadar sizi sevindirmez hatta ürkütür.
    kuru soğuk ve ayaz demektir ege için bu sistemler. yılını hatırlamadığım bir kışta tam bir ay karadeniz sistemlerinde soğuk alğınlığından yatak döşek yatmıştım. şiddetli poyraz hissettiğimiz sıcaklığı aşağılara çektikçe daha da üşüyor hasta oluyordum. sizlerin aksine kuru ve soğuk bir kış anlamına gelen karadeniz sistemlerini sevmedim ben.

    • Havadelisi dedi ki:

      1992 kışında ben Ankara’nın doğusundaki Kırıkkale’de yaşıyordum, orada da aslında çoğunlukla kuru soğuk vardı ama nadiren Karadeniz’in nemi ufak kar sağanakları olarak bizim oraya da ulaşıyordu. Yani ne demek istediğinizi anlıyorum, biraz yanlı bir yazı oldu, bu seferlik kusura bakmayın 🙂

  13. tengizman dedi ki:

    Bir de Karadeniz uzerinden gelen sistemlerde sunu gozlemlerim hep. Direk kara cevirme olanagi daha fazla oluyor. Balkanlardan gelen sistem yagisin cogunu yagmur yada kky olarak bosaltirken, Karadeniz uzerinden gelen sistemlerde hafif yagmur sonra kky ve kar olarak devam eder. Hatta hava yagissizken Karadeniz uzerinden gelen sistem aksam saatlerine denk geldi mi ve mevcut sogukla birlesti mi direk kar olarak ta baslamistir. Buna da sik sik rastlanilmistir. Balkanlardan gelen sistemlerde soguk havanin girdigi gun genelde kiyilarda sicaklik 4-5 derecelere kadar iner(gece 4-gunduz 5 yada 3-4,5-6) ama Karadeniz’den girdiginde ertesi gun yukarida bir arkadasimizin yazdigi gibi hava durumu anonslarinda gece 0-gunduz-0 derece olarak gozukur. Hatta TRT’nin ikonlarinda Istanbul’u gece 1-gunduz 0 yada 2-1 olarakta gordugum cok olmustur Karadeniz uzerinden gelen sistemlerde. Ayrica Ozan’in yukarida acikladigi gibi su sistem kis ortasinda gelseydiden bahsetmis. Cok hatirlarim boyle kislari. Kar etkili yagmasa bile 1 hafta boyunca hergun orta veya hafif siddette saganak kar yagdigini bilirim Istanbul’a. Bununda sohbetini chat odasinda gecen kis yapmistik zaten, hatirlayaniniz olur:) Kar delileri icin sadece beyazlik degil havada ucusan kar tanelerini izlemek bile buyuk bir zevktir. Bu yuzden Karadeniz uzerinden gelen sistemleri hep daha cok sevmisimdir:) Bu yazdiklarim yukaridaki yazida varsa affola. Tamamini okudum da ilerleyen saat yuzunden tekrar bazi seyleri yazmis olabilirim. Kar yagsin nobetler tutalim yine:)

  14. Armando dedi ki:

    1992 kışı tam bir Karadeniz hegomonyası halinde geçmişti. Ocak’tan şubat sonuna kadar her gün yeni bir sağanağı bekler halde koşullanmıştık. Karadeniz sistemlerinin karakteristik özelliği denidiği gibi yerel olması. Özellikle de bunu istanbul’da çok net görebiliyoruz. Kışları bazen bu tip sistemler geldiği zaman Florya ile Sarıyer arasındaki fark göze batardı. Zira Florya da hava parçalı bulutlu iken Sarıyer-Kilyosta bilek boyunda kar yağdığı sıkça rastlanan olaylardandı. Zira bu tip sistemler sıklaşırsa gene çokça yaşayacağız bu durumları. İstanbul’un kuzeyi ve Anadolu yakası ise şanslı yerler olacak…

    • Santiago dedi ki:

      iyi hatırlıyorum bahsettiğin 1992’deki olayı, bakırköy tarafında oturup maslakta okuduğum için 🙂 sabah her yer kupkuruyken öğlene kadar maslakta 20cm kar olmuştu, okul da tatil edilmişti.. eve gidince ne görelim, günlük güneşlik her taraf 🙂 akşam haberler bahsetmeseydi ailem okulu astığımı sanıyodu 🙂

  15. Behlül dedi ki:

    Ozan yine ve yeniden müthiş bir konu ve müthiş bir yorum dostum tebrikler. Bu konuda yorumcuların ne kadar çok yazacak şeyi vardır ve yazılan tüm yorumlara katılmayacak bir kar delisi ya da hava delisi yoktur..Bu mevsimde bu yazıyla yürekleri heyecanlandırdığın için teşekkürler….

  16. Mavi dedi ki:

    mükemmel bir betimleme aynen böyle bir süpriz karadenizin kar sağanağı bir anda gelir beyaza boyar gider. Bir gün hatırlıyorum Sakarya karasu ilçesi, yuvalıdere köyü okula giderken bir kar bastı aniden nefes alamadım ama 10 dk. sonra hava açtı yerde bir karış kar. bir anda bu bir sevda oluyor işte böyle.

  17. Anıl dedi ki:

    Bu kar yağışlı sistemler bir de pazar gününe denk gelirse hemen anadolu’da oynanan maçları akşam stüdyo futbolda dikkatle takip ederdim, maç sırasında yağan kar yeşil sahayı bembeyaz yapınca da mutluluktan uçardım :))

    • BEHLÜL dedi ki:

      Anıl’a katılıyor ve şunu ilave ediyorum sırf kar yüzünden şampiyonlar liginde geç saate kadar rosenborg maçlarının özetini bekler ve büyük bir heyecanla onu seyrederdim, bundesliga favori ligimdir geçen sene frankfurt köln maçını seyretmiştim bol karlı bir maçtı, karlı maçların hiç bitmesini hiç istemem..a yrıca tv’nin siyah beyaz olduğu hava durumunun trt takip edildiği yıllarda boluspor malatyaspor maçlarını kışın çok severdim…

  18. Akureyri dedi ki:

    Bir de bölgelerimize göre hava durumu deyip, Marmara Bölgesi etkili ve sürekli kar yağışlı, İstanbul 0-0 , dediği zaman daha mutlu olamazdim, camın önünde yerimi alırdım. Eskiden sadece 1 günlük tahmin vardı, daha eğlenceli oluyordu, hep bir sonraki gün için ümidimiz devam ediyordu.

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzeldir, ama işte ben sürekli olmayanları daha çok severim 🙂

      • Akureyri dedi ki:

        En düşük sıcaklıklar Karadeniz üzerinden gelen sistemlerde oluyor ama yine de İstanbul için en iyisi balkanlardir bence. Karadeniz üzerinden sistemin gelip, istanbulda sıcaklığın 0 in altına düştüğü ama yağış olmayan çok sistem hatırlıyorum, insanı hasta eder bu durum. Ama Karadenizden gelen sistemlerin en güzel yönü bahsettiginiz gibi, Balkanlardan gelen sistemler gibi yağmurla baslamayip, cogu zaman direkt karla baslamasidir. Tam tarih hatırlamıyorum, ama sanırım 95 kisiydi, Boğaz Köprüsünden aksam saatlerinde Anadolu yakasına geciyordum. Karadeniz üzerinden gelen bir sistemdi ve çok ince bir kar yağıyordu fakat sıcaklık -2 olduğu için her yer tutmuştu, yol buz olmuştu ve parlıyordu, unutamayacağım bir sahneydi.

  19. Cemal dedi ki:

    Ozan yine mükemmel bir yazı yazmışsın. Ben de eskiden bu duyguları sadece ben mi yaşıyorum diye biraz insanlardan gizlerdim. Karadeniz’den gelen sistemlerdeki o inanılmaz gizemi o kadar güzel anlatmışsın ki… Ben de bu tür sistemlerde pencereden ayrılmaz peşisıra aniden bastıran o kısa süreli ama etkili kar sağanaklarını izlerdim. Çocukluğumuzda radar yok bir şey yok ama havanın durumuna göre o yıldızlı gecelerde bile ha şimdi gelecek bulutlar diye uykusuz geçirdiğim geceler geldi aklıma. Sonunda beklediğime değerdi ve hızla hareket eden bulutlar bir anda sis basmış gibi yağışını boşaltır ve tekrar yıldızlar kaplardı gökyüzünü ta ki benim uykum gelene kadar bu döngü sürer giderdi.

    • Havadelisi dedi ki:

      Aynen. Bir de bütün gece bir şeyin yağmadığı, sabaha karşı herkes uykudayken müthiş bir sağanağın geldiği olurdu. Bazen annem ya da babam bu sağanağı görürdü, sonra ben daha geç vakit uyanınca bunu bana söylerlerdi. İşte o an beni uyandırmadıkları için onları boğmak isterdim 🙂

      • Cemal dedi ki:

        Sırf bu kar sevdam yüzünden, lise bittikten sonra kara kışın tam ortasında Topkapı’daki eski Otogardan otobüse atlayıp Küre dağlarına sırtını vermiş köyüme gittim. Amcam şaşkın bir vaziyette atıyla ilçe merkezinde beni karşıladı. (Bu çocuğun ne işi var bu mevsimde burda) Çok yoğun bir kar yağıyor. Köye sadece ulaşım belirli bir yere kadar atla sonra tabanvay. Çok mutluyum o yoğun karda önce ata bindim. Sonra yürümeye başladık. Günlerce kar üstünde yürüyebileceğini zanneden ben 1 metreyi aşkın karda kesildim. Bacaklarım gitmiyor. Ağlaya ağlaya köye çıktım. Bütün hevesimi aldım o sene kardan. 1 hafta sonra dönüşümde nerdeyse 3 metre kar oldu. Karlar içinde yuvarlana yuvarlana yokuş aşağı ilçe merkezine vardık (Yokuş aşağı kesilmiyorsun pek). Akşam şehir merkezindeki dayım beni yolcu edip otobüse bindirdi. Bir müddet gittikten sonra otobüsümüz İnebolu-Küre arasında kara saplandı. Haydi tekrar çekici ile geri geri İnebolu’ya. Korkuma 3 gün sonraya bilet almıştım. Yani anlayacağınız uykusuz geceler bir yana başımıza ne işler açtı bu hava deliliğimiz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Süper, sene kaçtı ? Ben de neler yaptım neler… Ankara’da okurken sistemin siklon kısmı geçince eğer param varsa hemen otobüse ya da trene atlar İzmit’e dönerdim, çünkü Ankara’da kar kesilmiş ve Marmara’da sea effect başlamış olurdu 🙂 Cankurtaran geçidinde tipide, Düzce’de aşırı kar sağanağında yol karla kaplanınca az ödüm kopmamıştır. İsviçre’ye geldim, şimdi kar fırtınası olunca Arosa kasabasına gidiyorum (1600 rakımlı, Cenova körfezinden Akdeniz siklonlarıyla nem alıyor ve feci kar yağıyor). 80 cm karda tipi altında köyün delisi gibi oradan oraya yürüyorum (video burada). Şubat 2008 ve Ocak 2010 İstanbul kar fırtınalarında İsviçre’de oturuyordum, ama tabii ki hiçbirini kaçırmadım. Kar için İsviçre’den uçağa binip İstanbul’a gelen ilk Türk olarak tarihe geçmiş olabilirim 🙂

      • Cemal dedi ki:

        Senin bu güzel bilgilerle dolu sayfanı sohbet sayfasına çevirdik ama kusura bakma. Bazen işime de yarardı bu hava deliliği. Tam bu konuyla alakalıyken anlatayım. Bu karadenizden gelen sistemlerde okuldayken az iddia kazanmamıştım. Kar birden bastırır göz gözü görmediği bir anda bu kar yarım saate kalmaz duracak derdim. Hemen bir arkadaşım atlayıp bu kar durmaz bak nasıl yağıyor deyip iddalaşırdık. Tabii o zaman İstanbul’a kar getiren sistemlerin nasıl tepkiler vereceğini o deliliğimizle az çok bilidiğimiz için çok arkadaşımızı iddiaları kazanarak üzmüşümdür.

      • BEHLÜL dedi ki:

        🙂 🙂 sen delisin adamım….

  20. Emre dedi ki:

    Hiçbir meteoroloji öğrenimi almadım. Fakat kendimi bildim bileli, 5 yaşından beri ciddi bir hava delisiyim. Şu söylediğiniz şeyleri ancak bir hava delisi garipsemez. Ve ben bu konuda yalnız olduğumu sanıyordum bu siteyi farkedene dek. Çocukken o pencereden bu pencereye koşarken benim gibi birinin daha olabileceğini düşünmemiştim hiç.

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben de hep yalnızım sanıyordum. Üniversiteye başladığımda (1997) internet Türkiye’de yeniydi. Modelleri keşfetmiştim, millet soracak bunlar ne diye utanıyordum. Kendimi akıl hastası sanıyordum. Meğer hiç de az değilmişiz 🙂

      • Emre dedi ki:

        Ben yanlış bölüm okudum. Eğer ben de meteoroloji okusaydım en az sizin gibi bu işe zevkle sarılır, havayla uğraşmayı bir iş olarak görmezdim. Bana oyun gibi gelirdi, o derece zevk aldığım nadir aktivitelerden biri. Sitenin sıkı bir takipçisi olarak bu kışı iple çekiyorum. Fakat bir de ufak bir ricam var. Mümkünse Ankara dolaylarına da ufak ufak inelim. Orada da hava delisi site müdavimleri olduğunu unutmayalım.

        • havadansudan dedi ki:

          😀 vay be ! ben de çocukluğumda bir o pencereye bir bu pencereye koşup gökyüzünü izlemekten ders çalışamazdım. annem çok kızardı bana. o zaman internet de yoktu, trt’nin teletekstinden bakardım hava durumuna.çocukluğum adana’da geçti.adana’nın kent merkezine orda yaşadığım 18 sene boyunca 5-6 defa kar yağdı. sadece 1 kere örtü yaptı, o da 1-2 cm’den ibaretti.kar zorlukla yağsa da, adana’ya karla karışık yağmur hemen hemen her kış düşerdi. onu bile görmek beni inanılmaz mutlu ederdi.hep bir umutla beklerdim kara döner mi acaba diye 🙂 ama hiç dönmedi, ya da dönse de yağmurla ıslanmış zeminde tutabilecek kadar şiddetli olmadı. biz de bol şimşekli, gökgürültülü fırtınalarla avunduk 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Emre, kaç yaşındasınız bilmiyorum ama meteoroloji okumanıza gerek yok bu işlere girebilmeniz için. Master hatta doktora seviyesinde bile başlayabilirsiniz. Ben de lisansta meteoroloji okumadım, mühendislik okudum.

          • Emre dedi ki:

            Ben mastırı iletişimde yaptığım için (lisans da öyle) hiç ucundan da olsa bulaşabileceğim bir alan değil meteoroloji. Sosyal bilimlere de çok ilgili olduğum için, lisedeki boktan eğitim sistemi nedeniyle sosyal bilimlere yöneldim. Fakat meteoroloji bir, deprem ikidir benim açımdan.

  21. cümülonimbüs dedi ki:

    Ben de serin cephenin yerini soğuk cepheye bırakmasını seviyorum. Halen devam etmekte olan kar yağışlarına ek olarak hafta başından itibaren daha soğuk bir yağışlı sistemin etkisi altına girmemiz bekleniyor… dedi mi anlıyorum ki arada lodos yok kar erimesi yok yağan kardan ve örtüden zayiat vermeyeceğimiz gibi, üstüne daha fazla örtü yapan bir sistem gelecek, hem hava açtıktan sonra bile sıcaklıkların toparlanması bir süre alacağı için örtü yerde uzunca süre kalacak 🙂
    Durdurun beni kış moduna geçiyorum 🙂

    Sinoptik görünümle ilgili bir cümle yazmak gerekirse, ben bu kış bu tür sistemlerin olmaması için bir neden göremiyorum. Trend yüksek basınçların lehine işliyor. Hızla soğuyan Rusya da buna destek olabilir. Kar ihtimali düşük olsa da Ukrayna’da sıcaklıkların kar sınırına inmesi olumlu gelişme. Demek ki tepemizde soğuk var ve kışın inebilir bunu bilmek insanı rahatlatıyor 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      (radyo anonslarıyla ilgili anılarınızı yazacaksanız lütfen üstteki yoruma cevap olarak yazın)

      Bir de şu vardır, o da nefistir: Halen kuzeydoğu kesimlerde etkili olan soğuk ve yağışlı hava kütlesi yurdu terkedecek, ancak yurdun batı kesimleri Balkanlar’dan gelen yeni bir soğuk ve yağışlı… o ancak kadar hava delisinin bünyesine sevinç veren başka bir sözcük yoktur herhalde Türkçe’de 🙂

      • tengizman dedi ki:

        Yagislar onceleri yagmur,aksam saatlerinden itibaren Trakya’da karlakarisik yagmur ve kar, gec saatlerden itibaren Marmara,ic Ege,goller yoresi ve ic anadolunun kuzeybatisinda karla karisik yagmur ve kar seklinde olacak. Yagislarin Kiyi Ege,Bati Akdeniz ve Marmara’da etkili ve surekli olmasi bekleniyor.

        Hava sicakliginin yurdun kuzeybati kesimlerinde hissedilir derecede 8-10 derece azalmasi,ruzgarin aksam saatlerinden itibaren yurdun kuzeybati kesimlerinde kuzeyli yonlerden kuvvetli yer yer kisa sureli firtina seklinde esmesi bekleniyor.

        😀

    • ersin dedi ki:

      Ya da şu: Halen yurdumuzu etkileyen soğuk havaya ilave olarak, yurdumuz bu gece Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisine girecek. Yağışlar Kıyı Ege ve Batı Akdeniz’de gökgürültülü sağanak, yağış alan diğer yerlerde ise kar olarak görülecek. 🙂

      • bulut75 dedi ki:

        Vallahi Ersin gerçekten de senin dile getirdiğin, havadelisi üstadımın dile getirdiği gibi meteorolojik uyarılar geldiğinde mutluluktan uçacak gibi oluyor ve bir sonraki güne daha bir sevinç ve mutlulukla giriyordum. Ayrıca benim de en sevdiğim kar yağışı şekli öyle önce yağmur sağanak yağıp, yavaş yavaş karla karışık yağmura en son da kar’a çevirdiği değil de, 2-3 gün çok soğuk geçip yağmur da yağmadan direk karın yağdığı sistemlerdir. Ve önceden parçalı bulut falan olmadan, direk bulutun kütle halinde gelerek kar bıraktığı sistemler. Ozan üstadım karadenizden gelen kar’lı sistemler bu tip sistemler mi oluyor?

    • welbane dedi ki:

      Yağışlar kıyı ege ve akdenizde yağmur, geri kalan bölgelerimizde karla karışık yağmur ve yer yer yoğun olmak üzere kar şeklinde olacak. İzmir, Antalya gibi şehirlerde büyüyen, hayata 1-0 yenik başlamış hava delilerini kahreden klasik cümle de budur. Hiç değişmez bu kalıp, deli gibi rüzgar, şakır şakır yağan yağmur ve dağların tepelerindeki hafif kar örtüsünün ardından açan hava ve kuru soğuk. Sonra televizyondan başka şehirlerdeki kar manzaralarını izleyip yaşadığın şehre lanet etme… Küçükken hayalimdeki meslek kardan kapanan yolları açan bir araç sürücüsü olmaktı. Aah ah, siz bilemezsiniz İzmir’de büyümenin insanın ruhunda açtığı yaraları :))

      • Fortesla dedi ki:

        Baktığın noktaya göre değişir. Mesela ben de tam bir şimşek yıldırım hastasıyım. Kışın kar yağan bölgelerde şimşek şovları pek göremiyor, kıyı bölgeler ise cosuyor. He ryerin kendine göre bir artısı var. Son olarak sevdiğim bir uzmanın konuyla alakalı güzel bir sözünü paylasayım. “Enjoy the weather because it is the only weather you have”. “havadan keyif alın çünkü sahip olduğunuz tek hava bu.” Herkese bol selamlar.

    • ALKIM dedi ki:

      Zaten üstat bu kış böyle bir trendin oluşma ihtimalini yüksek görmeseydi bu yazıyı yazmazdı. Kendisinin bu beklentiyi direkt dile getirmesi de biraz falcılığa gireceğinden onun tarzı değil ama ben sinyali aldım. Mevsimsel tahminler de (her ne kadar fazla ciddiye almasam da) bu beklentiyle örtüşüyor zaten.

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s