İklimseverler İçin Çok Güzel Bir Site


Yazının sonuna ilginizi epey çekebilecek bir ekleme yaptım.

Bugün size hava ve iklimle ilgili yeni bir site tanıtacağım. Yukarıdaki haritayı ve benzerlerini bize birkaç tıklamayla sunan bir site bu. Siteye ayrı bir yazı ayırmamın nedeni, üyelik gerektirmesi ve her yerde olmayan kaliteli analizler içermesi. Üyelik ilk 1 ay için bedava. Bir ayda epey bir malzeme biriktirebilirsiniz, eğer çok beğenirseniz sonra para verip üye de olabilirsiniz. Hatta eğer pahalıysa aramızda para toplayıp hava delileri olarak toplu üye oluruz, daha sonra önemli bulduğum analizleri ben buradan paylaşırım.

Sitenin adresi: http://www.worldclimateservice.com

Ana sayfalarına girmeye bir kısıt yok. “Free Climate Tools” sekmesinden ulaşılan bağlantılar da herkese açık. Orada mesela deniz yüzey sıcaklıkları var, ve bunların geçen seneden farkı da görüntülenebiliyor. Üyelik gerektiren kısımda neler bulabileceğinizin ipuçlarını da veriyor aşağıdaki harita.

Gerisine de bakayım->

Dünyada Ekim Ayı İstatistikleri


hava ankara, NOAA’nın analizini bizim için özetlemiş ve kendisi de bir şeyler katmış. Teşekkür ederiz. – Havadelisi

Orijinal sayfa burada.

Ekim 2011 sıcaklık anomalileri (normalden farklar, tıklayıp büyütebilirsiniz)

Gerisine de bakayım->

Cuma’dan İtibaren Soğuk, Yağmur, Kar


Bu sonbaharda Doğu Avrupa’yı sık sık ziyaret eden yüksek basınç (Y ile gösterdim), bu ziyaretlerinden memnun kalmış olacak ki Baltık kıyısından kendine yine yer ayırtmış. Aşağıda bu Cuma günü için olan yer basıncı haritası (beyaz kalın çizgiler) var. GFS modeli çıktısı.

Hava delileri çok iyi biliyor, hatta deli olmayanlar da sürekli bahsettiğimiz için artık öğrendi: Bu bölgeye yerleşen yüksek basınçlar, doğu taraflarında kalan soğuk havayı kuzeyden güneye indirerek Türkiye’nin özellikle kuzeyine yerleştirirler.

Gerisine de bakayım->

Ankara’da Kış…


(Ankara’da Ocak, Şubat ve bir önceki yılın Aralık aylarının ortalama sıcaklığının yıllar içindeki seyri. Tıklayıp büyütebilirsiniz. Yeşil kalın çizgi, her yıl için, o yıl dahil son 5 yılın ortalamasını veriyor.)

Hem “Türkiye İstanbul’dan ibaret değildir“cileri şu mübarek bayram günlerinde biraz olsun avutmak, hem de bu tip çalışmaları yapmanın atla deve olmadığını, her şeyi devletten (ve blogdan) beklememeniz gerektiğini göstermek için, görmüş olduğunuz grafikleri ve aşağıdaki yorumları siz sayın İç Anadolulu hava delilerine armağan etmek isteriz. İki başlık önce İstanbul için yaptığım çalışmanın aynısını, Onur Kapucu arkadaşımız, Ankara için yaptı. Çok teşekkür ediyoruz. Onur, ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun ve şu an ABD’de yüksek lisans yapıyor. Robotik, kontrol ve otomotivle ilgileniyor, kendisi yurt dışındayken Ankara’ya çok kar yağacak diye aklı çıkıyor.

Yazının gerisini muhakkak okumalıyım->

İstanbul’da Kış…


(İstanbul’da Ocak, Şubat ve bir önceki yılın Aralık aylarının ortalama sıcaklığının yıllar içindeki seyri. Tıklayıp büyütebilirsiniz. Yeşil kalın çizgi, her yıl için, o yıl dahil son 5 yılın ortalamasını veriyor.)

Türkiye’nin en uzun sıcaklık kaydı İstanbul’a ait. Buradan ulaşabilirsiniz (grafiği yapmadan önce bazı eksikleri ben elimdeki verilerle tamamladım). Bu verileri kurcalamanızı tavsiye ederim, karmaşık istatistiksel yöntemler kullanmadan da çok ilginç şeyler bulabilirsiniz. Ben birkaç gözlemimi aktarayım. Sizinkileri de siz eklersiniz.

Gerisine de bakayım->

Van Depremi, Faylar ve Yanardağlar


Hava ve iklimle doğrudan ilişkileri olmasa da, depremler ve yanardağlar hava meraklılarının ilgisini epey çekiyor, Atış Serbest’te de bu konuya kayıtsız kalınamadı. Ben de bir bilene sorayım dedim ve Hollanda’daki Utrecht Üniversitesi’nde yer dinamiği alanında doktora yapmakta olan arkadaşım Ali Değer Özbakır‘dan bizi bilgilendirmesini rica ettim. Kendisi beni kırmayarak aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Hem Ali’ye, hem de onu motive eden yorumları için başta Santiago olmak üzere diğer hava delilerine çok teşekkür ederim. – Havadelisi

Sevgili hava delileri,

Belirtmeden geçemeyeceğim, meydana gelen depremin kaynağı ve olası sonuçlarını test edilebilir bir biçimde tartışmaya açmanız, argümanlarınızı anlaşılır biçimde göstermeniz çok hoşuma gitti. Santiago levhaların birbiriyle olan ilişkilerini görsel biçimde ele alarak (bakınız) tartışma için güzel bir arka plan hazırlamış. Bir iki ekleme de ben yapayım, eğer hala televizyonlarda verilen açıklamalardan boğulmadıysanız.

Anadolu ve Ege'deki genel depremsellik ve tektonik görünüm. (Tıklayarak gerçek boyutlarında görüntüleyebilirsiniz.) Bu şeklin her hakkı saklıdır, kopyalanması ve dağıtılması yasaktır. Ufak, renkli daireler son 50 yıllık depremleri göstermektedir. Gri renktekiler kabukta meydana gelen depremleri, diğerleri ise kabuk altı depremleri simgeler. Haritada gösterilen depremler Mw. 4.0'ten büyük depremlerdir. Van Gölü civarındaki depremlere dikkat edin, bölge normalde sakin olup da şimdi deprem üreten bir bölge değil. Tam olmamakla birlikte, haritadaki siyah çizgiler aktif fayları göstermektedir. Mor oklar, Anadolu ve çevresinin Avrasya'ya göre hareketini temsil eden, GPS'den elde edilen hız vektörleridir (Bu vektörlerin ucundaki daireler hata elipsleri olup şu anki konumuzla bir ilgileri yoktur). Mavi üçgenler ise yanardağlardır. Van depremi ortası siyah renkli daire ile simgelenmiştir. Depremi karakterize eden bu simge ters fay anlamına gelir.

Gerisine de bakayım->

‘Photoscape’ ile Resim Düzenleme ve Animasyon Oluşturma


Hava delileri yükleyecekleri resimleri düzenlemede zaman zaman sorun yaşıyorlar. Editörümüz Santiago, kısıtlı zamanından kullanarak, Windows kullanıcılarına resimleri kolaylıkla nasıl düzenleyeceklerini ve animasyon oluşturma işini bu yazının devamında anlatıyor. Kendisine çok teşekkür ederiz. Bu blogda bilmek değil, paylaşmak esas. Yazıyı eskidiğinde üst menüye de ekleyeceğim. – Havadelisi

Gerisine de bakayım->

“İstanbul’da Üç Yıl; Ya da Türklerin Âdetleri”


Bir anemodulion yazısıdır. Kendisi -Santiago ile birlikte- blogun yeni editörü ve Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisans öğrencisidir.

1793-1861 yılları arasında yaşamış ve 1840’lı yıllarda üç yılını İstanbul’da geçirmiş olan Albay Charles White’ın “Three Years In Constantinople; Or, Domestic Manners of the Turks in 1844” adlı eseri yakın bir tarihte sosyolog Elif Süreyya Genç tarafından Türkçeye kazandırılmış (Türkçe bağlantı).

Kitap 1844 yılı İstanbul’unda gündelik yaşama dair pek çok gözlem ve bilgiyi içeriyor. Hem halkın, hem de Saray maiyetinin yaşam tarzına değinirken, kentin sosyal, kültürel, coğrafî, yönetsel ve demografik yapısından bahsetmeyi de ihmal etmiyor.

Gerisine de bakayım->

İstanbul’da Gelmiş Geçmiş En Soğuk Ekim Günü


Salı sabahı evi havalandırmak için oturma odasının penceresini açtığımda afalladım. Hava soğuktu. Ama öyle Eylül sonunda ya da Ekim’de gelen ilk serinlikten sonra tişörtünün üstüne hırka, ya da gömleğinin üstüne mont giymek zorunda kalan adamın şımarıklığıyla söylenmiş bir şey olarak almayın bunu. Bildiğiniz kar soğuğu vardı. Pencereyi kapatıp kombiyi harladım. Sonra bir arkadaşım telefon etti, “donuyorum” dedi. Atkımı sarıp dışarı öyle çıktım. Hayatımda ilk kez Ekim ayında kendi rızamla atkı taktım sanırım.

Grafiği üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. İstanbul’un iki istasyonunda, Göztepe ve Sarıyer-Kireçburnu’nda son 80 yılın Ekim aylarında ölçülen en düşük maksimum sıcaklıkları gösteriyor. Bunu biraz açayım: Ekim ayı içerisinde her gün ölçülen günün en yüksek sıcaklıklarından, en düşük olanlarının yıllar içindeki seyrini görüyorsunuz. Mesela Göztepe’de Ekim ayında bugüne kadar kaydedilen en düşük günlük maksimum sıcaklık değeri 25 Ekim 1946’da ölçülen 8.2 derece… idi 18 Ekim 2011’e kadar. 18 Ekim, 7.3 derece ile Göztepe’de gün içinde ölçülen en yüksek sıcaklık bakımından son 81 yılın en soğuk Ekim günü olarak tarihe geçti.

Gerisine de bakayım->

Ekim’de Kış


– Bir Santiago raporudur. –

Bu hafta sonu Polonya ve Beyaz Rusya’ya yerleşen yüksek basıncın etkisiyle Sibirya’dan Balkanlara muazzam bir soğuk akışı olacak (Aynı geçen sene olduğu gibi).

500 hPa sıcaklıklarını incelediğimizde -30C’lik dar bir bandın (yer yer -35C :) ) oldukça güneye indiğini görüyoruz. Bana göre bu denli bir soğuk Ekim ayı için (özellikle ilk yarısı) çok zor gerçekleşebilecek bir durum. Zira son 40 yılın arşivlerini kontrol ettiğinizde, bu sistemin Ekim ayının ilk yirmi gününde gelen en soğuk hava kütlelerinden birisi olacağını görebilirsiniz.

Sistem modellerde görünmeye başladığında, kuvvetli soğuma ve sıcak denizin etkileşimi sonucu deniz etkisiyle oluşabilecek yağışlar göze çarpıyordu. Modeller sistemi zamanla Batı Karadeniz’den Balkanlara doğru kaydırınca, soğumanın merkez üssü de bize biraz uzak kaldı. Fakat bununla beraber gelişen alçak basınç merkezleri sayesinde yağış miktarı da oldukça arttı.

Gerisine de bakayım->