Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Candar dedi ki:

    Kıymetli Havadelileri dün gece Kastamonu şehir merkezinde (750m) başlayan yağmurda bir şeyler olduğu belliydi 🙂 Sabah 1100m üzeri tepeler bembeyazdı. İşe geç kalmam sebebiyle görüntü alamadım. Mevsimsel bazda Kastamonu merkezde her ne kadar sulu kar olsa da hatırladığım en erken kar yağışlarından birisi…

  2. idea_ dedi ki:

    Ozan hocam ve havadelisi yoldaşlar merhaba, 8 Kasım akşamı Marmaris, Selimiye‘ye Eylül ayı başında tutamadığım balıkları bir umut tutabilmek için yola çıkmayı planlıyorum. Lakin teknik olarak pek analiz etmeyi beceremesem de kuzeyli rüzgarlar denize açılmaya engel teşkil edecekmiş gibi görünüyor. Değerli yorumlarınızla yolumu aydınlatabilir misiniz? Sizlerin fikirleri önemli. Olmadı Boğaz’da lüfer peşinde koşup kışın nasıl geçeceği konusunda fikirlerimi yakalanan lüfer adedine göre sizlerle paylaşacağım. 🙂 Sevgi ve selamlar..

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet rüzgarlı olacak gibi ama fırtına olacak gibi de değil sanki. Rüzgarın ne kadar hıza ulaşması engeller sizi? 5 kuvvetinde eser sanırım. Yolculuk ne kadar sürüyor bir de?

      Tabii bir de, daha 5 gün var biliyorsunuz, şimdiden kesin bir şey söylemek doğru olmaz.

    • idea_ dedi ki:

      Teşekkürler Ozan hocam. Sorumun tahmin vadesinin uzun olduğunun farkındayım lakin Pazartesi veya Salı günü sizlere ulaşamam diye şimdiden sormak durumunda kaldım. Maalesef 5 kuvvet bize engel. Salı sabahı son hava ve rüzgar raporlarına bakıp şansımızı da yanımızda götürerek yola çıkmayı umut ediyorum. Her yıl iki kez gittiğim Selimiye’ye 7 saatte de varmışlığımız da var 11 saatte de. Ama ortalama 9 saatte varmış oluyoruz. Genellikle gece yola çıktığımız için ne radar oluyor ne de yol iz bilmeyen acemi sürücüler. Rahat rahat gidip tan yerinde denize kavuşuyoruz.

  3. Santiago dedi ki:

    Organize bantlar bunlar 🙂 Sağlam yağış bırakıyor ayrıca..
    Çok net hatırlıyorum, 2005 Şubatındaki radar görüntülerine çok benziyor..

    1

  4. Santiago dedi ki:

    ARW, SKIRON modelleri ve klas bir sea effect yağışı..

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok güzel paylaşımlar Santiago eline sağlık.

    • carcass dedi ki:

      Girit Adası’nın kuzeyi de her kuzeyli rüzgarda olduğu gibi yine bantlardan nasıbini alıyor. İstanbul Karadeniz’den, Girit Ege’den… SKIRON ve ARW oradaki yağışı da yakalamış gözüküyor.

    • Commandouz dedi ki:

      saat 11:00 civarında da Küçükçekmece’de yaklaşık 5 dk. şiddetli sağanak geçişi oldu ve ardından güneş açtı. Bayrampaşa’da da gün boyu etkili yağış geçişleri olmuş.

  5. White Fox dedi ki:

    Son durum bildirmesi: Ankara/Bilkent’te sabah başlayan yağmur şu sıralar kara çevirdi, ara ara yoğun yağarak devam ediyor. Üniversitenin yukarı taraflarında ise yoğun sis de var. 2.3 dereceyiz.

  6. havaankara dedi ki:

    Ankara’da kar sürprizi:
    Öveçler rakım 1050. Dün gece saat 2’de uyudum havada da olsa kar görebilir miyim diye. Ama sıcaklık 4 derece civarıydı ve bir ara hafif yağmur yağdı sadece. Sabah hafif yağmur vardı kalktığımda. Hazırlandım, işe gitmek için dışarı çıkacaktım. Eşim kar yağıyor dedi. Dışarı baktım, gerçekten de yağıyordu. Sulu kar aslında. Bir ara (1-2 dakika) güzel yağdı. Daha sonra ağırlığı yağmur olan bir yağışa bıraktı yerini. Şu anda ise yağmur yağıyor, arada kar tanelerini görmek de mümkün. Tutmasa da, sade kar yağmasa da çok mutluyum.
    Uzun lafın kısası : İşe geç kaldım 😦

    • havaankara dedi ki:

      Beytepe istasyonundaki hareketlilikten anladığım kadarıyla güzel bir yağış var orda. Sıcaklık da 1.5 dereceye düştü. Güzel bir kar yağıyordur diye düşünmekteyim oraya.

  7. Santiago dedi ki:

    Carcass’ın burada belirttiği Umman’daki tropik siklon Keila’nın bu sabahki uydu animasyonu… Dün geceden beri aynı yerde faaliyette…1

    • carcass dedi ki:

      Evet, bulunduğu yerde geliştikçe gelişti. Keila’nın “Kuleleri” 20 km yüksekliğe ulaştı. Bu da yine TRMM’den fırtına kesit analizi.
      keila

  8. anemodulion dedi ki:

    Saygıdeğer Havadelileri,
    Havadelisi‘nin blogunun editörlerinden biri olarak bazı ısrarcı arkadaşlardan bir ricam olacak.
    Lütfen, gönderdiğiniz yazılarda imlâ kurallarına özen gösteriniz.
    Yazdıklarınız sizin ne kadar ciddi olduğunuzu, yazdıklarınızı okuyacak insanlara ne kadar saygı duyduğunuzu gösteren bir ayna. Yazdıklarınızda ve göster(me)diğiniz özende siz aslında kişiliğinizi ortaya koyuyorsunuz.
    Gözlemlerinizin, tespitlerinizin ve ortaya koyduğunuz çalışmaların, dolayısıyla kendinizin ciddiye alınmasını istiyorsanız, bu saygıyı hak etmelisiniz.
    Şüphesiz ki, hepinizin paylaşımları ve gözlemleri bu blog için paha biçilemez katkılardır. Fakat hatalarda ısrarcı olmanın kimseye getirisi olmayacak.
    Hak ettiğiniz değeri siz yaratırsınız.

  9. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Herkesten kendisini en şaşırtan kar hikayesini anlatmasını istiyorum. İlk ben anlatayım. Çocuktum ,1985 yılıydı, ilkokul 1’e gidiyordum ve 8 yaşındaydım.. Annem kardeşime hamileydi ve son aylarıydı (Kardeşim 2 mart 1985 doğumlu). TV1’de Saat 8 haberlerinden sonra çıkan hava durumunu asla kaçırmazdım. Sonradan felç geçirip vefat eden Ersin İmer’in ‘donsuz geceler’ temennisine rağmen ben her gece kar duasıyla yatardım. Bir gece Ersin Abi Balkanlar’dan soğuk havanın geleceğini söyledi. Haritada Trakya’nın üstünde 3 resim kutucuğu vardı. Çok bulutlu kutusu , şemsiye ve kardanadam kutucukları yanyanaydı. O kardanadam kutucuğunun bende yarattığı heyecanı çocukluğumda hiç bir şey yaratmamıştır bende .Öyle mutluydum ki. Bir oraya koşuyor bir başka yere atlıyordum. Annemin karnı burnunda olduğu için o mutsuz oluyor bense deliriyordum. Yatmadan önce dışarıya baktım. Şakır şakır yağmur yağıyordu. Kar duamı yapıp yattım. Çok iyi hatırlıyorum sabaha karşı uyandım hemen cama koştum . Hiçbir şey yoktu, hatta yağmur da kesilmişti. Çok üzülerek yattım yeniden. Tahminimle saat 5 civarıydı. Sabah olur olmaz yeniden uyandım . Gözlerimi açar açmaz çocuk sesleri ve gacurt gucurt sesleri duyar duymaz yatağımdan pencereye nasıl koştuğumu anlatamam. Perdeyi açtığımda ben artık çığlık atıyordum. Müthiş bir kar yağıyordu ve sokakta nerdeyse diz boyu kar vardı. Arkadaşlar sokağa çıkmış deliriyorlardı. Sık sık araba (Murat 131,124 ve Anadol) geçen sokaktan tek bir araba bile geçemeyecek haldeydi. Camda termometrem vardı ve -5 C’yi gösteriyordu. O zamanlar ev sobalıydı ve ailece aynı odada yatıyorduk. Babam kızarak hemen yatağa çağırmıştı. Yataktayken dayanamıyordum. Dışarıda inanılmaz şeyler oluyordu ve ben babam tarafından engelleniyordum. Biraz sonra hep beraber kalktık. Okulların tatil olduğunu öğrendik. O gün kardan dışarı çıkamadım, daha doğrusu salmadılar. Ertesi gün kar durduğunda bademciklerim şişene kadar gezip oynadık. Kar bir yağıyor bir güneş açıyordu. “Hava kar topluyor” deyimi 1985 yılından gelmiş olabilir. Perşembe günü diz boyu karda okula gittik. Sınıfta sadece 7 kişiydik. Dışarıda hâlâ kar yağıyordu ve sınıf buz gibiydi. Öğretmenimiz: “Çocuklar arkadaşlarınızı alın getirin evlerinden.” diyerek bizi o karda dışarı gönderdi. Karda zor yürüyerek en aşağı mahallelere kadar gittik. 3 arkadaş daha ekledik. Okula geldiğimizde oğretmen yeni haberi bize söyledi. Okullar 2 gün daha tatil edilmiş. O dönemde okul yaklaşık 3 hafta kapalı kalmış. Bu kısmı hatırlamıyorum. Annemin hamile olduğu için 1 ay kar yüzünden evden hiç çıkamadığını , bir kez elimden tutarak karşı sokaktaki komşuya diz boyu karda gittiğimizi hatırlıyorum. Kardeşim dünyaya geldiğinde yerde hâlâ kar vardı.

    • faseay dedi ki:

      Arkadaşım tarihlerin tümü neredeyse aynı. Benim de kardeşim şubat 1985 doğumlu. Sanki beni anlatmışsın. Eline sağlık.

    • çihiro dedi ki:

      Kara karşı verdiğin tepkiler, babanın sana verdiği tepki. Aynı ben. Bir sabah bembeyaz bir manzaraya uyandığımda heyecandan pencerenin yanındaki saksıyı düşürmüş, evi toprak içinde bırakmıştım 🙂 Çok fazla anım var kar ile ilgili ve hatırladıkça duygulanıyorum, gözlerim yaşarıyor. Neden bilmiyorum. Ve yine neden bilmiyorum çocuklukta aldığım o zevki bugün alamıyorum 🙂

  10. carcass dedi ki:

    26-27 Ekim’de Atış Serbest’te bahsi geçmişti yanılmıyorsam. Şimdi dikkatimi çekti, Umman açıklarında oluşan tropik siklon “Keila” Umman’da kuvvetli yağışlar bırakmakta. TRMM’in Google Earth ürününün dünkü görüntüsünü koyuyorum. Bu veriler yer gözlemiyle doğrulanmış veriler değil, fakat özellikle bu tür oluşumlarda bizlere yağış açısından ön bilgi verebiliyor.
    umman
    TRMM organizasyonunu Türkiye açısından uzunca bir süredir takip ediyorum. Genel olarak kuvvetli yağışları yakalıyor. Fakat bazen, yağışın zirve yaptığı bölgelerde öyle kaydırmalar yapıyor ki insan güvenemiyor haliyle…

    • ersin dedi ki:

      Pardon ya, lüferle palamut nerede :)?

    • havaankara dedi ki:

      Neden birden fazla şıkkı seçemiyoruz 😦 Biliyorsunuz tahmin yaparken birden fazla şeyi göz önünde bulundurmak lazım 🙂

      • Havadelisi dedi ki:

        İkinci bir seçeneği de işaretleme hakkını tanıdım. İstediğiniz meyveden başlayabilirsiniz.

        Bu arada bu sene Norveç’te somon bolmuş, pozitif NAO’ya delalet midir? Üstadlardan cevap bekliyorum.

        • ersin dedi ki:

          Elbette somon bolluğu pozitif NAO’nun açık bir göstergesidir, bunu tartışmak bile hata olur. Benim asıl merak ettiğim bugün yarın belli olacak karınca güncellemesi. Depremler kadar hava tahmininde de ustalar. Bakalım bu sefer bizi hangi tarafta gösterecekler, yuvalarından çıkmazlarsa asıl bu uzun ve karlı bir kışın işaretidir kanımca, sanırım üstadlar da aynı fikirdedir benimle.

          • Candar dedi ki:

            Yalnız şıklar kopardı beni 🙂 🙂

            Tabii Ayva şıkkının şu anda önde gitmesi ayrı bir handikap 🙂

    • Behlül dedi ki:

      Hocam yanıltma şıkkının adı üstünde; “yanılt-ma”. Yemedik. Bizi kandıramazsın, tabii ki de ayva 😀

  11. Mamii dedi ki:

    Ayva hiç yok gibi buralarda (Kocaeli-Bahçecik), korkuyorum 🙂

  12. Commandouz dedi ki:

    Bugün Florya meteoroloji istasyonuna gittim. Ayrıntıları daha sonra paylaşacağım.

  13. Havadelisi dedi ki:

    Meraklısına: Sağ sütunun altına doğru iki yeni link koydum (resimli), tıklayarak uydu bazlı küresel sıcaklık ortalamalarını günlük ve aylık olarak takip edebilirsiniz.

  14. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Kış çok erken geldi, kar erken yağdı diye seviniyoruz. Fakat her şeyin kendi normal zamanında olmaması doğaya zarar verebiliyor. Ağaçların yapraklarını tam anlamıyla dökmeden yağan kar o ağaçların dallarının kırılmasına sebep olabiliyor. Böyle bir durumda tüm ormanın bile zarar görme ihtimali var. Buna benzer bir olay 18 Ekim’de Kuzey Trakya’da yaşanmış. Haber aşağıda.
    http://www.gorunumgazetesi.com.tr/haberler/kar-ormana-zarar-verdi.html

  15. devrim dedi ki:

    geçen yılın aynı dönemine ait bir yorumdan kırptığım resim. istanbul için yapılan tahminde beklentilerin ne kadar hareketli olduğunu görmek mümkün. aynı günlerde izmir olarak en renkli ve yağışlı ekim ayının bir gününü geçirmişiz.
    https://havadelisi.com/2010/10/16/18-20-ekim/#more-2137

    1

  16. Commandouz dedi ki:

    İstanbul’da basınç son 12 gündür 1020 mb’ın altına düşmedi ve bu süreçte hiç yağış olmadı.Rüzgar hep kuzeydoğudan esti ancak hava genellikle kapalıydı.Hakim bulut tipi sc ve cu(fra) idi.Arada ac bulutlarıda görüldü.

  17. Mehmet Torun dedi ki:

    Gümüşhane Tilkicek yaylası:

    1
    2
    3

  18. çihiro dedi ki:

    “Son 135 yılda Ekim ayında önemli ölçüde 3 kez kar yağışı görülen ABD’nin Orta Atlantik ve Kuzeydoğu bölgelerinde hayat felç oldu.”
    http://www.aktifhaber.com/abdyi-erken-gelen-kar-firtinasi-vurdu-513072h.htm
    Bu Ekim ayında bir hikmet var.

  19. Commandouz dedi ki:

    Bu fotoğrafı Nasa’nın sitesinde buldum. 3 Mayıs 2004’e ait olduğu yazıyordu.

    1

  20. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    New York’ta yoğun kar🙂
    Özellikle 3. kamera görüntüsü çok güzel.

  21. Commandouz dedi ki:

    Bu blogla pek ilgisi var mı bilmiyorum ama bu adreste inanılmaz panoramik resimler var.Neredeyse kendimi bulacaktım.

  22. carcass dedi ki:

    Haftaiçi Erzurum’da arazi gezisindeydim. Pazartesi-Çarşamba arası ara ara yağmurlu ara ara açık bir hava vardı. Perşembe sabahı ise güne hafif kar ile uyandık. Aynı günün sabahı Erzincan’a geçişte Aşkale-Tercan arasında feci tipiye yakalandık (en azından bana göre feci 😀 ). İsmini şu anda hatırlamadığım fakat rakımı 2050 metre olan geçitte yaklaşık 3-4 cm kar birikmişti. Kar küreme araçları çalışmaktaydı. Kasım ayına girmeden kar yağışını görmüş bulunmaktayım darısı başınıza artık sevgili havadelileri 😀

  23. Onur dedi ki:

    Ben Boston’da kar sezonunu dun gece itibariyle acmis bulunuyorum.(Gerci kisin geri kalanini Turkiye’de gecirme ihtimalim var, o yuzden moral bozuklugu yasamamak icin Turkiye’deki kisin sert gecmesini buradaki herkesten cok istiyorum)
    Buradaki yagis simdilik durdu, zaten tutmadi ama yarin ogleden sonra ve gece cok ciddi cephe yagislari bekliyorlar. Bir ara kesin kara cevirecek ama yagisin hangi asamasinda cevirecek bilemiyorlar. Kiyida minimum 7-8 maximum 20cm civari kar bekleniyor.

    Bu arada neden hep “bekliyorlar, yapiyorlar” dedigime gelecek olursak, burada ilk defa bulunuyorum, dolayisiyla gerceklerle tahminlerin ne derece ortustugu hakkinda hicbir fikrim yok. Ama bildigim tek sey burada hava soguma ve yagis birakma egiliminde. Yani demek istiyorum ki, bir gun icin hava acik ve daha sicak beklenirken, o gun burasi yagisli ve serin gecebiliyor ve bu olay siksik tekrarlaniyor.
    Ankara’da bunun tam tersi olurdu.

  24. Candar dedi ki:

    Dün gece Kastamonu’da ”üşüdüm” gerçekten birçok merkezde soğuk bi gece olmuş..

    1

  25. Onur dedi ki:

    Bu kışı böyle bekliyorlarmış.

    • Havadelisi dedi ki:

      Umarım haklı çıkarlar. Doğru dürüst bir kış görelim.

      • sappokinowa dedi ki:

        Bastardi’nin geçen seneki öngörüsüne benzer bi tahminde bulunmuşlar, mevsimlik tahminlerin özellikle son senelerdeki performansına bakınca, dikkate alınması ama asla büyütülmemesi gereken bir öngörü.

    • ALKIM dedi ki:

      Çok inanasım geldi işime gelince. Detaylı haritalar, açıklamalar ve bir sürü laf salatası diyeceğim ama bunlar geçen sene de benzer tahminler yapmamışlar mıydı!

    • Santiago dedi ki:

      Mevsimlik tahminler ülkemiz için son yıllardaki en olumlu senaryoyu bu yıl çiziyorlar. Nedeni de uzun bir süre Batı Avrupa’ya konuşlanacak olan ısrarcı bir yüksek basınç öngörmeleri diye tahmin ediyorum. Geçtiğimiz ilkbaharda böyle bir olay yaşamıştık hatırlarsanız, yüksek basınç Hazirana kadar Batı Avrupa’ya çökmüştü. Eğer böyle bir tablo kışa denk gelirse kış çok soğuk geçebilir, ve sürekli kendimize sorduğumuz “Bu basınç yerleşimleri kışın olsaydı neler olabilirdi?” sorusunun cevabını da alabiliriz. Tüm bunların yanında Sibirya’da yaşamadığımızı da unutmamak lazım 🙂

  26. Commandouz dedi ki:

    1

    Görmeniz gerekir diye düşündüm.

    • Havadelisi dedi ki:

      Biraz daha bilgi verseniz? Ne zaman bu mesela?

    • White Fox dedi ki:

      ULL değil… baktım 2 gün öncesine ait modeller verilerine… o gün ULL varmış Türkiye’de ama ordan geçmemiş.

      1

      Bu 27 Eylül Akşamı

      2

      Sizin o şekil çok alçakta oluştuğu içindir ki Yıldız dağlarını geçemiyor bile, spin hareketinin olmaması da ULL olmadığının kanıtı, ama doğu Akdeniz’deki güneş batınca bile bulutların hala parlaması yukarı seviye sistemi olduğunun göstergesi

      3

      • Commandouz dedi ki:

        İlgin için sağol Mehmet hocam. Yalnız o son uydu görüntüsünün hangi sitede olduğunu belirtebilir misin acaba?

      • White Fox dedi ki:

        Buradan yakınlaştır yapıp, görüntüleri bağla dedikten sonra, adres çubuğunun sonundaki tarih ve görüntü sayısının rakamlarını değiştirerek ulaştım. Daha önce Weatheronline bu sayfayı ücretli sunuyordu, şimdi görüntüleri gecikmeli olarak ücretsiz yaptılar.

      • Havadelisi dedi ki:

        Mehmet, ortadaki şekil hangi siteden? Bulamadım! Sağolasın şimdiden.

  27. SUPERNATURAL dedi ki:

    Bu saat itibariyle Erzurum’da sıcaklık -5 derece . Çevre illere nazaran sıcaklık epey düşük. Mesela son 2 saatteki sıcaklık düşüşü 7 derece olmuş. Çevre illerde ise kayda değer sıcaklık değişimi yok. Olağan bir durum mu acaba? Sizlerin de gözünden kaçmamıştır. Dikkatimi çekti, paylaşmak istedim 🙂

  28. Zafer dedi ki:

    Kuzey ışıklarının güneye inmesi;

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25292439/

    Enteresan geldi, paylaşayım dedim, belki yorumu olan olabilir.

  29. Bursali Deli dedi ki:

    Yeri belki burası değil ama bir kayıt düşülsün diye yazmak istiyorum.
    İki gün içerisinde dünyanın herhangi bir yerinde büyük bir deprem olacak.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet haklısınız, bu blogun ne konularına ne de tarzına uygun şu söylediğiniz.

      Yani deseniz ki şu şu şu sebeple deprem olabilir… Yine bir derece. Ama bu ne ki şimdi?

      • Bursali Deli dedi ki:

        Dünya üzerindeki akım manyetometrelerinin değerlerini inceliyorum uzun zamandır. Son iki gündür iyonizasyon çok aşırı derecede yükseldi. Büyük depremler öncesi verilerle karşılaştırınca çok yakın. OTV2 adlı bir uydu var bu araştırmalarda kullanılan. O uydunun yörüngesi üzerinde bir takım hareketler gerçekleşebilir. Çok şükür yakın zamanda Türkiye üzerinden geçmeyecek.

        • havaankara dedi ki:

          Hurafe hocam.

        • havaankara dedi ki:

          Hocam, yanlış anlaşılmasın, ölçümlerde ciddi bir değişim olabilir, hurafe diye buna demiyorum. Ancak OTV2’yi HAARP ile ilişkilendiriyorlar onu da depremlerle. HAARP’i bir nebze anlayacağım ama Dünya’daki uydu teknolojilerini az çok bilen biri olarak en azından şu anda uyduları yüksek enerjili silah olarak kullanabilecek bir teknolojinin olduğunu hiç zannetmiyorum. Dünya’da ve Türkiye’de enerji silahları konusunda çalışmalar var (evet Türkiye’de de var) ama uydulara entegrasyonu şu anda söz konusu bile değil. Dünya’nın manyetik alanını ölçen uydular var ama sadece ölçüm yapıyorlar.

        • Bursali Deli dedi ki:

          27 Ekim 2011 Saat: 11:04 Hakkari 5.4
          Denk gelmiş de olabilir . Bölgede yoğun sismik aktivite var şu anda.

    • Havadelisi dedi ki:

      Unutmadan ekleyeyim. “Bilimdışı”lığın en önemli özelliklerden birisi de “muğlak” (belirsiz) konuşulmasıdır. “İki gün içerisinde dünyanın herhangi bir yerinde büyük bir deprem olacak.” cümlesi aslında hiçbir şey dememektedir, çünkü muğlaktır. “Büyük deprem”? Ne kadar büyük? Hangi ölçeğe göre kaç büyüklüğünde? Mesela biliyor musunuz ki, dünyada 6.0 – 6.9 büyüklüğündeki depremler zaten ortalama 2.7 günde bir, 5.0 – 5.9 büyüklüğündeki depremler ise her gün 3-4 defa oluyormuş?

      http://earthquake.usgs.gov/earthquakes/eqarchives/year/eqstats.php

  30. devrim dedi ki:

    ülkemizi bu kadar uzun süreli durağan hava koşulları etkileyince hava delileri olarak ister istemez dikkatimiz başka noktalara gidiyor.
    önümüzdeki hafta basra körfezi girişinde bir hareketlenme görünüyor, seyrek te olsa tropikal fırtınaların oluştuğu yermiş.

    yine aynısı olur mu acaba?

    • Havadelisi dedi ki:

      Nasıl aynısı, muson bölgesinde hareketlilik olunca bizde oluşacak bir yüksek basınçtan mı söz ediyorsunuz?

      • devrim dedi ki:

        Muson üzerindeki hareketliliğin bizde oluşan muhtemel etkilerini geçen yaz işlemiştik hocam, ders notları elimde.
        Benim sorum daha sıradan ve basit; “hurricane” denilen oluşum Umman Denizi’nde yaşanır mı yine?
        Çöl ve Basra Alçağı’nı da hesaba katarsak oldukça seyrek oluşan ama izlenmesi gereken oluşumlar değil mi hocam?

        • Havadelisi dedi ki:

          Soruyu geç gördüm, özür dilerim. Tam bahsettiğiniz yerdeki tropik fırtına oluşum sıklığı düşükmüş evet. O yüzden de, doğru, izlemek gerekir 🙂

  31. anemodulion dedi ki:

    Bugünlerde hava durumunu hiç sevmiyorum. Kapalı, rüzgarlı ve soğuk. Yağış düşmemesine rağmen havanın kapalı olduğu günleri çok lüzumsuz buluyorum 🙂

    Bu arada Sultanahmet’te bir bisiklet yolları yapılmış ki, evlere şenlik. Üzerinde araçlar park edilmiş. Kimi yerlerde “bisiklet yolu” diye genişliği 1 metreden bile dar bir şerit çekmişler kaldırıma paralel giden. “Yaptık, oldu.” der gibi.

    Bulutlu olup da yağış düşmeyen günler bana bunu hatırlattı 😉

    • çihiro dedi ki:

      Önümüzdeki 200 küsür saat bisiklet yolları üzerine düşünmeye devam etmek zorunda kalacaksın sanırım 🙂 Modeller fos!

      • anemodulion dedi ki:

        Galiba öyle olacak 🙂

        • Commandouz dedi ki:

          Bisiklet yollarıyla ilgili daha güzel görüntüler görmek istiyorsan Ataköy 9. kısma gelmeni öneririm. Yaya olarak yürürken bile “burası bisiklet yolu senin ne işin var burada” hissi veriyor. Bu arada biraz nankörlük gibi olacak ama ben kümülüs bulutu görmeyi özledim.

    • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

      İzlanda alçak basınç alanının bütün Avrupaya hakim olup bizde yarattığı sisli ve puslu havalardan iyidir.

  32. sirocco dedi ki:

    Bununla da bugün karşılaştım; “undulatus asperatus” bulutuymuş.

    u.a

  33. Havadelisi dedi ki:

    Üst menüdeki “Tahminler” sekmesinden ulaşılan bölümlerin yapısını ve içeriğini güncellemeye çalıştım, inceleyip önerilerinizi o sayfaların altına yorum olarak yazarsanız çok sevinirim.

  34. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Gelmiş geçmiş en güzel gün:) Bunu modelde bile görsem çıldırabilirim. İlk 180 saat içinde olmalı mutlaka:)

    1
    2

    • hava ankara dedi ki:

      105 yılda bir olur ancak hocam 🙂

      • Trakyalı dedi ki:

        Charles White görseymiş bunu 🙂 Ya da White’ı boşver, keşke biz görebilseydik…

    • White Fox dedi ki:

      Hem de çok güzel bir omega blok örneği…

    • hasso dedi ki:

      bu gerçekten müthiş bir görüntü, fakat 1911 kışında ocak ortası başlayıp şubat ortasına kadar neredeyse aralıksız süren sistemi aklım almıyor ..-15, -20 ler doğu avrupa da cirit atıyor.muhtemelen 1 ay boyunca 0 derecenin üstü görülmemiştir..o günlere ait meteorolojik bir arşiv var mıdır acaba…….

      • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

        Gelmiş geçmiş en mükemmel kış 1911 olarak görünüyor. Çok fazla inceledim. Ocak ortasından şubat sonuna kadar kesintisiz bir soğuk inişi var.. Hasso teşekür ederim verdiğin bilgi için. İstanbul aylık ortamalarında bu yıla ait data yok. Tahminimle İstanbulda bile sıcaklık 0 c nin üstüne çıkmamış olabilir 40-45 gün boyunca. Eminimki İstanbul’a ait minumum değerler 1907 de yada 1911 de ölçülmüş olmalı. . Şiddetle herkesin 1911 ocak ve şubat haritalarına bakmasını öneriyorum.

  35. sirocco dedi ki:

    Ne zamandır ekleyeceğim, unutuyorum. Çok güzel bir doğa olayı.

    ufo

    İlgili haber bu linkte.

  36. Bursali Deli dedi ki:

    HAARP ve İklim Kontrolü
    Arkadaşlar yorumlarımı katmadan önce, konu hakkında hiç bir bilgisi olmayanlar için ilginç birkaç link vermek istiyorum. Daha sonra hep beraber yorumlamak, konu üzerinde konuşmak istiyorum.
    İlk link İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın Açıklamaları;

    Diğer link ve aşağıdaki video HAARP projesince stimüle edilmiş olduğu iddia edilen bulutlarla ilgili;

    Ayrıca bu HAARP için manyetik alan etkisi ile yüzeye yakın depremlerin oluşturulabildiğine dair de birçok yazı var.
    “Google Görseller”de ve “Videolar”da, anahtar kelime olarak “HAARP” yazdığınızda birbirinden ilginç bulutlar çıkıyor.
    Şimdi link’ini bulamadığım bir kaynakta ise New York’u fena vuracak olan Katrina Kasırgası’nın, HAARP ile nasıl zayıflatıldığını gösteren ilginç uydu ve radar kayıtları mevcut.
    İlginizi çekebileceğini düşündüm.

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben böyle şeylere inanmama eğilimindeyim ama bu dünyada her şey olur 🙂 “Katrina kasırgasının zayıflatılması” demişsiniz ama Katrina ABD’yi zaten mahvetti. “Yönünün değiştirilmesi” mi demek istediniz?

      Depremler bin yıllardır oluyor, ve hep bilim adamlarının olmasını beklediği yerlerde oluyor, HAARP’ın tetiklemesine gerek yok ki. Bu da başka bir neden inanmamam için.

      • Bursali Deli dedi ki:

        “Irene” yazacağıma “Katrina” yazmışım, pardon. Aynı dönemde Washington’da olan depremin de bununla ilgili olduğunu iddia eden yazılar mevcut.
        History Channel’da yayınlanmış bir programın videosu var bu linkte. Beni rahatsız ediyor bu konular.

    • çihiro dedi ki:

      Bu dünya üzerinde oldukça sık görülen bir bulut türüdür. İşin içinde HAARP yoktur.
      Bir buluttan eğer -ister yağmur, ister kar ya da sulusepken, dolu, kar tanecikleri, buz tanecikleri olsun- yağış düşüyorsa, ama sadece bu yağış yere ulaşıyorsa o bulut “precipitatio” olarak tanımlanır.
      Eğer yağış yolda yeterince sıcak ve/veya kuru bir hava kütlesinden geçerse, yere ulaşamadan buharlaşabilir. Tahmin edilebileceği gibi bu daha çok yüksek bulutlarda görülür. Çünkü yağışın düşerken havada geçeceği mesafe çok fazladır.
      Yüksek bulutlar çoğu zaman, belli bir mesafe düştükten sonra buharlaşan buz kristalleri oluşturur. Düşen ve düşerken azalan bu kristallere virga denir.

      Bulutun altında ipliksi uzantılar gibi dururlar ve bazen buluta denizanası görünümü verirler. Virga daha alçak bulutların altında göründüğünde ise genelde buharlaşmakta olan yağmur damlalarından oluşur. Her iki durumda da, virganın dalgalı ya da eğik bir görünüm alması yağışın düşüş sırasında karşılaştığı değişen rüzgar akımlarından kaynaklanır.
      Sirrüs bulutları da virgaya çok benzer, çünkü onlar da buz kristallerinin düşey çizgilerinden başka bir şey değildir. Bu nedenle virganın sirrüs bulutlarından düştüğünü söylemek tekrar olacaktır, ama virgalar kümülonimbus, kümülüs, stratokümülüs, nimbostratüs, altokümülüs, altostratüs ve sirrokümülüs bulutlarının altında sıkça görülür.
      Gelelim sizin meseleye 🙂
      Virgalar bazen düşen buz kristallerinin çizgileri arasında oluşan bir delik içinde görülebilirler. Bu, buz kristallerinin oluşmaya başladığı bir bölgedeki süper soğumuş sıvı damlacıklar tabakasında açılan yuvarlak bir deliktir. Kristaller büyüdükçe virga şeklinde düşerek arkalarında büyük bir delik bırakırlar. Bu olgu aslında sandığınızdan daha sık görünür.”
      Bulut Gözlemcisinin RehberiGavin Pretor-Pinney
      Bu bulutun anlaşılması için virganın ne olduğunun bilinmesi gerekirdi 🙂

  37. White Fox dedi ki:

    Spekülasyon tartışmalarına bir yenisini de ben ekleyeyim 😀
    Ünlü Ermeni haber ajansı PanArmenian, Türk sismologların volkan patlamasından endişe duyduğunu iddia etmiş. Ben böyle bir iddiayı Türk medyasında duymadım. Bu da haberin kaynağı.
    Doğru değilse, niye Ermeniler durup dururken böyle yazmışlar o halde ?

    Her neyse. Benim bildiğim, bizim uzmanların bir çoğu depremi Kuzey Anadolu Fayı’na bağlayarak beklenen bir deprem olduğunu ileri sürdüler. Ben çeşitli fay haritalarını inceledim fakat depremin yoğun olduğu yerde küçük bir fay hattı bile yok. Bunu açıklayacak bir kaynak bulamadım.
    Depremler fay hattı üzerinde veya ona çok yakın yerde mi olur yoksa böylesi de olur mu ?

    Aşağıdaki haritada, beyaz çizgiler fay hatları. Mavi kalın çizgiyi ben çizdim, depremler de ağırlıklı olarak mavinin doğusunda oluyor.
    fay
    Bölgedeki Süphan Dağı da, Nemrut Dağı da birer stratovolkan. Eğer bir levha diğer levhanın altına girmesi sonucu basınç ortaya çıkarsa, teorik olarak Süphan’ın ya da Nemrut’un patlaması mümkün….
    Anlatmaya çalıştığım levha teorisi bu;
    levha

    Bence benim oraya oraya çizdiğim mavi hattın doğusundan itibaren incelemek yapmak lazım, ya Van’ın kuzeyindeki bölge, mavi çizgiden itibaren oranın altına giriyorsa?

    Bunun bilimsel incelemesi yapılırsa, patlamanın olup olmaması kesin tahmin edilebilir kanımca…

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu meselelere biz girmeyelim bence. Jeofizikçi bir arkadaşımdan burada açıklamasını isteyeceğim. Bu blog yeri değil ama, genel bir ilgi olduğu için rica edeyim.

    • Bursali Deli dedi ki:

      İncelenmesi gereken nokta yer kabuğunun ne kadar mesafe hareket ettiği ve bu yanardağların derinlikleridir. Bu yazıyı okuduktan sonra Nemrut ve Süphan Dağları’nın derinliklerini araştırdım ama tatmin edici birşey bulamadım.

    • Santiago dedi ki:

      Bir jeoloji mühendisi olarak aklımda kalan bazı bilgilerle kısaca müdahale etmek istiyorum 🙂

      Örnek verdiğin resim (patlayan volkan) bir dalma batma zonudur, Okyanus levhası anakaraya dalar.. Bunlara Pasifiğin Güney Amerika’nın altına dalmasıyla (And Dağları), ve Hindistan Levhasının Güney Asya’ya dalmasını (Himalayalar) örnek verebiliriz. Ayrıca en şiddetli depremler bu dalma batma zonlarında olur.
      dalmabatma

      Volkanlar ise hem dalma batma zonlarında hem de sıcak noktalarda (Hawaii Adaları, İzlanda) oluşur. Yanlış hatırlamıyorsam okyanus levhalarında litosfer kabuk daha ince olduğundan magma buralarda yeryüzüne daha kolay ulaşabilmektedir.
      volkan

      Bizim ülkemizde ise güneyden Arabistan Levhası, kuzeyden ise Avrasya Levhası’nın uyguladığı baskı sonucu güneyde Doğu Anadolu Dağları ve Toroslar, kuzeyde ise Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca Karadeniz Dağları oluşmuştur. Bu iki levhanın arasında kalan Anadolu Levhası ise her yıl bir kaç santim batıya doğru kaymaktadır.
      tr

      15 milyon yıl önce Arabistan Levhası’nın Anadolu Levhası’na çarpması sonucu Tetis Denizi kaybolmuş, yerine sıradağlar ve volkanlar oluşmuştur. Yani senin de belirttiğin gibi dün deprem olan zonda Arabistan Levhası’nın baskısı sonucu Anadolu Levhası biraz daha batıya kaymıştır, artçı depremlerle de levha yerini bulmaktadır. Ta ki fay hattı Arabistan Levhası’nın baskısını kaldıramayıp başka bir noktadan tekrar kırılana kadar.

      Ülkemizdeki volkanlar ise çok eski olduklarından dolayı artık sönmüş volkan olarak kabul edilmektedir. Haritada belirttiğin deprem aktivitesi ise levhaların kayması sırasında ortaya çıkan binlerce atom bombası gücündeki enerjiden dolayı çok normaldir.. Ülkemizdeki volkanların yeniden faaliyete geçmesi 200-250 yılı bulabiliyor, o da bir ya da ikisinde, ve zayıf olarak..

      Aklımda bunlar kalmış, yanlışlıklar varsa da affola 🙂

      • White Fox dedi ki:

        Ben sadece spekülasyon denemesi yapmıştım.
        Bilgiler için teşekkürler Santiago 🙂

        • devrim dedi ki:

          Santiago bilgisinin sadece meteoroloji ile sınırlı olmadığını bir kez daha bize göstermiş. Anlaşılır ve okunması zevkli bir çalışma olmuş. Bize düşen de kaynak göstermeksizin kullanmak 😀

          Teşekkürler Santiago.

  38. İzmit’te hafif yağmur atıştırması yaşandı. Bu küçük gelişmeyi söyleyeyim dedim. Sıcaklık cam termometremde 13 derece.

  39. Havadelisi dedi ki:

    Deprem bölgesini incelerken dikkatimi çekti. Göl üzerindeki siklona benzeyen desen nedir?

    1

    • farkil dedi ki:

      google’earth’den. bu hangi tarihte çekilmiş acaba?

      • Havadelisi dedi ki:

        Tam tarihini bilsek çok iyi olurdu. Acaba bilmenin bir yolu var mı?

        • farkil dedi ki:

          19 Haziran’da en son güncelleme.

          update

        • Zafer dedi ki:

          Sol altta yazıyor, 20 Mart 2004 olarak.

          • Havadelisi dedi ki:

            Neyin sol altında, resim yükler misiniz?

            • Zafer dedi ki:

              Google Earth’te yeteri kadar zoomladığınızda, izlediğiniz alana ait görüntünün ne zamana ait olduğu Google Earth içinde resmin sol atında yazıyor. Printscr’den görebilirsiniz;

              ge

              Daha geniş açıyla baktığınızda birden fazla görüntü için aralık veriyor. Örn, 2004-2009 gibi.

            • çihiro dedi ki:

              Panik yok, Van Gölü canavarı o 🙂
              Bir zamanlar Cemal Saydam Karadeniz’deki planktonlar ile ilgili bir yazı yazmıştı. O yazıda Karadeniz’in bir görüntüsünü paylaşmıştı. Benim de dikkatimi siklonik şekiller çekmişti. Büyük ihtimal akıntıdan dolayı ama akıntı niye öyle bilemiyorum.

              karadeniz

    • Soru bana hitaplı sanırım. Fotoğraf depremden sonra çekilmiş olsaydı, deprem sonrası yaşanmış olan tsunamilerin oluşturduğu bir etki olabilir diyecektim. Bu olsa olsa göl yüzeyinde, planktonların akıntılarla birlikte oluşturduğu bir şekil olmalı.

      Bu depremin Van Gölü çevresindeki uyuyan yanardağları uyandırabileceğini düşünüyorum. Bu uyuyan yanardağlar Nemrut ve Tendürek. İlerleyen zamanlarda uyanıp uyanmayacaklarını göreceğiz.

      • Havadelisi dedi ki:

        Tüm hava delilerine hitap ettim 🙂

        Nemrut en son 1597’de patlamış. Oralarda bu depremler hep oluyor (yani her yüzyılda), neden daha önceki depremler uyandırmamış da bu uyandıracak? Biraz spekülasyon yapıyorsunuz sanki 🙂

        • Burada 1692 püskürmesi de görülüyor. Ömrüm sona ermeden, ülkemde insanlara zarar vermeyecek bir volkanik faaliyet görmeyi hayal ediyorum. Belki 2012 bahanesiyle püskürmek isteyebilir 😛

          Geçenlerde Kanarya Adaları’ndan biri olan ve en son 1793 yılında faaliyete geçtiği sanılan Hierro volkanı harekete geçti. Püskürme okyanusta yavaş yavaş devam ediyor. Püskürmeye bağlı olarak, yakında adanın güneydoğusu açıklarında yeni bir adanın doğması bekleniyor.

          Bu sene içinde İtalya’ da Etna ve Stromboli’ nin faaliyetlerine yakından tanık olup, Vulcano Adası’ ndaki ve Solfatara volkanındaki dumanlı kraterlerde bulunup kükürtlü buharın büyüleyici kokusunu hissettikten sonra yanardağlara daha fazla hayranlık beslemeye başladım.

    • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

      Dip yapısı böyle demek ki. Çok ürkütücü

      • Havadelisi dedi ki:

        Akıntı yapısı mı yani? Anlayamadım.

        • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

          Hayır derinlik farkları ve derinlik izohipsleri.

          • Havadelisi dedi ki:

            Derinlik farklarını o ayrıntıda ve o renkte nasıl görüyoruz biraz açıklayabilir misin Ozan?

            • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

              Bu mantıkla okyanusta uydu fotoğraflarıyla Atlantis aranıyor … Artı orası bir göl ve bir volkan ağzı gibi düşünürsek derinleşmenin dairesel olması mümkün bence. Uydudan bu renk farkı neden görülmesin?

              • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

                Biraz daha incelediğimde yüzeysel gibi görünüyor. Akıntı gibi.

    • anemodulion dedi ki:

      Akıntıyla hareket eden göldeki organizmalardır herhalde diye düşünüyorum. İzmit Körfezi’nde de var böyle beyaz tabakalar.

      • Havadelisi dedi ki:

        Evet ama neden o siklonik şekli almışlar, onu merak ettim.

        • Zafer dedi ki:

          Sanki bir girdap varmış gibi gözüküyor. Göl altındaki bir delikten Van Gölü boşalıyor gibi.

        • Santiago dedi ki:

          Sis olabilir mi acaba? Muhtemelen sisin dağılmasına yakın bir rüzgar çıkmış böyle enterasan bir görüntü olmuş.

  40. Etnacığımız bu senenin 17. püskürmesini yapıyor. Güney Avrupa semalarına muhtemelen birkaç bin ton daha kül ve kükürt karışıyor. Bu kışı bir kaç mili derece daha soğuk geçirmemizi sağlayacağına inanıyorum :)))

  41. Kuzey Okyanusu ve Grönland’daki buzulların erimesinin soğuk suların miktarını arttırarak Gulf Stream akıntısını etkileyeceği ve Kuzey Avrupa’da daha sert kışlar yaşanacağı görüşüne katılıyor musunuz? Bir de buzulların erimesi sebebiyle okyanus suları artacağı için yer kabuğuna daha fazla baskı olacağı ve yanardağları tetikleyeceği görüşü var. Söylediğim iki şeyden yola çıkılarak küresel ısınmanın, küresel soğumayı beraberinde getireceği söylentisi var. Ben şahsen kürsel ısınmanın küresel soğumaya yol açacağını düşünüyorum.

  42. Meteorolojinin sitesindeki mevsimlik tahminler halen geçmiş zamanı gösteriyor. Ne zaman kıllarını kıpırdatıp sonbahar-kış dönemi mevsimlik tahminleri yapacaklar???

  43. mehmet ulu dedi ki:

    bugün uludağ (22 ekim)

    uludağ1
    uludağ2

    —- Fotoğrafları daha küçük boyutta yüklerseniz daha uygun olacak sanırım. Sayfada çok yer kaplıyor, açılması zaman alıyor. —- Editör

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok güzelmiş hocam. Sefanız olsun.

      Yalnız mümkünse bir dahaki sefere lütfen resimleri küçültün gerçekten, çok fena kota yiyorlar 🙂

      Bu başlıkta resimlerin nasıl küçültülebileceği birçok alternatif yolla anlatılıyor.

  44. Linkte sözü edilen “mini buz çağı yaşanacak” iddiası hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce iddianın doğruluk payı nedir?

    • Murat Duman dedi ki:

      “büyük lokma ye ama büyük laf etme” deyiminin meteoroloji kadar örtüştüğü başka bir bilim dalı yoktur herhalde.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok kötü hazırlanmış, kaynak gösterilmeyen, büyük olasılıkla asparagas bir haber. Ya da alıntılanan kaynaklarda ne demek istenildiği anlaşılamamış haberi hazırlayanlar tarafından. Böyle haberlere itibar etmeyin. “Önümüzdeki haftalarda hava sıcaklığı 30 derece düşecek” ne demek acaba?

      • Her sene böyle haberler çıkıyor. Her sene buz çağı olacak. Ben öncesinde Güneş’te leke görülmeyen, büyük bir yanardağ patlaması yaşanmayan kışların sert geçeceğine inanmam. Gene de bu sene için doğru sallıyorlardır inşallah diyip kendime umut veriyorum. Belki bir sene tutar 😀

        • Havadelisi dedi ki:

          Güneş lekelerindeki azalmalar zaten periyoduk olarak tekrarlanıyor, öyle yıldan yıla olan değişimleri etkilemez güneş lekeleri, eğer etkisi varsa daha uzun periyotları kapsayan, gecikmiş etkileri olduğu söyleniyor. Konuyu doğrudan ilişkilere indirgemek doğru değil.

          Ayrıca, sizi şu konuda da bilgilendirmiştim: Sert geçen bir kışın illa ki volkanik patlama, güneş aktivitesindeki azalma gibi sebepleri olması gerekmez.

          • Bilgilendirdiğiniz mesajınızı mesajım başka başlığa taşındığı için zamanında fark edemedim. Hava durumunu benden daha iyi bilen birisi olarak, bilgilendirici cevabınızı saygıyla karşılıyorum. Atmosferin kendi dinamiklerinin bazı soğuma süreçlerine yol açabileceği düşüncesi oldukça mantıklı.

            Bu biraz insan psikolojisine benziyor. Birisinin gülmesi için, illa birisinin o kişiyi güldürmesi gerekmez. O kişi açıklanamaz başka şeyler yüzünden gülüyor olabilir 🙂

            • Havadelisi dedi ki:

              Çok doğru 🙂

              Ayrıca, sadece atmosferin değil, okyanusların rolünü de unutmayın. Hatta uzun periyotlu değişkenliklerde okyanuslar çok daha büyük rol oynuyor.

    • çihiro dedi ki:

      “Çünkü Türkiye Avrupa’nın batısında.”
      Ehehe 😀
      “Isı -20 derecelere inmez.”
      Isı 😀
      “Yüksek alçak basınçlı olduğu için atmosferi doğrudan etkiliyor.”
      Hele bu cümleyi hiç anlamadım 😀

      • Havadelisi dedi ki:

        Çok kötü yahu hakkaten. Kitliyor insanı.

        • Basın bazen, sözü edilen kişiler tarafından söylenmemiş şeyleri o kişi söylüyormuş gibi yapabiliyor. O kişi, kendi adına ileri geri şeyler yazılmadığı için de sesini çıkarmayabiliyor. Yani meteorolojiden anladığını sanan bir muhabirin işi de olabilir. Ya da sözleri söyleyen kişinin söylediklerini alelacele bir şekilde not eden muhabirin, gene aynı şekilde, hızlıca haber yazmaya çalışması sonucunda, cümleleri birbirine karıştırması da olabilir.

  45. Selamlar.

    Bloğunuzu yeni keşfettim ve yeni bir takipçiniz oldum. Benim de çocukluktan gelen ve dedemden bulaşma meteoroloji merakım var.

    Ben sonbahar-kış döneminde http://ready.arl.noaa.gov/READYcmet.php linkinden 2 haftalık tahminleri takip ediyorum. Bu linki bu blogta ilk bakışta göremedim ve paylaşmak istedim. Ayrıca bu İtalyan sitesine de bakabilirsiniz. http://www.eurometeo.com/italian/city/id_tr/previsioni-meteo_Turchia

    Meslek hayatınızda başarılar dilerim.

    Görüşmek ümidiyle.

    • Havadelisi dedi ki:

      Hoş geldiniz. Siz Weather Underground sitesine İzmit’ten nefis kar fotoğrafları yükleyen “baymineral”siniz, sizi biliyorum 🙂

      Linkler için teşekkürler, ikisindeki verilere de blogda linki verilen başka siteler üzerinden ulaşılabildiği için onlara link vermedim.

  46. Commandouz dedi ki:

    Ya arkadaş ben bu Çatalca istasyonunun nemini %99’dan farklı bi değerde göremicek miyim. Amazonlarda bu kadar nem yoktur. Sonra her yağışta dmi son durumlarda bu istasyona kuvvetli rüzgar simgesi koyuyor. E 2-3 gün önce olduğu gibi İstanbul’da sıcaklık kar sınırlarına geldiğinde bu istasyon diğerlerine göre 10 derece birden düşük gösterince insan haliyle merak ediyor tabii burda kar mı yağıyor yağmur mu diye ama yok illa o rüzgar simgesi. Sonra o dağda o istasyonun ne işi var? Bana ne Büyükkuşkaya’dan (Diğer radarların da hepsi sahil şeridinde sayılır nüfusa ters orantılı olarak.) Bak Samandıra istasyonuna mis gibi. Hava kapalıyken en düşük sıcaklık diğer istasyonlarla aynı ama hava açtığında hemen fark ediliyor iç kesimde olduğu. Ben de rahatça kapıştırıyorum kendi en düşük sıcaklığımı (Beşyüzevler-biraz yüksek-140rakım ve biraz iç kesim.) Ama ben şimdi Çatalca’yla neyi kapıştırıcam bana biri bunu acil olarak anlatsın

    • Havadelisi dedi ki:

      Bir hava delisinin haklı isyanı 🙂

      Radar istasyonlarını işin içine karıştırmayalım, oralarda ne dönüyor bence pek belli değil…

    • emre dedi ki:

      Burası Çatalca’nın kuzeyinde 300 metreden yüksek rakımlı Büyükkuşkaya tepesine konuşlanmış otomatik radar istasyonudur.

      Radar istasyonunun burda konuşlanmasının sebebi tahminimce İstanbul’u önceden etkileyecek hava olaylarını tespit etmektir. Radarın da üzerinde konuşlandığı bölge İstanbul’u etkileyen hava olayları açısından önemli bir durak ve koridor görevi görmektedir. Özellikle kuzeyli hava olaylarında ve Balkanlar üzerinden Türkiye’yi ve İstanbul’u etkileyen hava sistemlerinde bu istasyon bizlere nerdeyse şehir merkezinden 24 saat önce gerekli verileri sağlayabilmektedir. Bölge Karadeniz’e yakınlığı ve yüksekliği sebebi ile zaten bol nemlidir. Öyle ki havanın bulutlu olduğu günlerde alçak bulutlar bir nevi sis gibi bölge üzerine çöker ve birkaç yüz metre ötesini görmemizi engeller. Ayrıca bölge topografik yapısı sebebi ile yüksek platolardan meydana gelmektedir, bu yüzden yaz ayları da dahil olmak üzere oldukça rüzgarlıdır. Nerdeyse dört mevsim kuzey rüzgarları tarafından dövülür. Ayrıca rüzgarı engelleyen şehirleşme de mevcut değildir. Bu rüzgarlar sürekli serinletici bir etkide bulunduğu için her mevsim İstanbul’a göre daha serindir, özellikle yaz aylarında sıcaklık maksimum 24-25 derece civarında seyreder, günlük sıcaklık farkları azdır. Bölge zaten yüksek nem oranı ve kuzeyli rüzgarlara açık olması sebebi ile büyük bir orman varlığı barındırır. Kuzeydeki tepeler ormanlarla kaplıdır. Burdan güneye doğru ilerledikçe yine buna yakın yükseklikte irili ufaklı birçok plato mevcuttur. Istrancalar’ın kolları olan bu tepeler güneye doğru gittikçe alçalmakta, ayrıca yaz kuraklığı artmakta ve buna bağlı olarak tepeler daha çıplak bir görünüm kazanmaktadır. Kuzeyde ormanlarla kaplı bölge güneye doğru yerini bozkır ve daha alçakları makilerden oluşan bir bitki örtüsüne bırakır. Ayrıca bu radar bölgenin yani Çatalca-Silivri-Büyükçekmece-Beylikdüzü ve Hadımköy’ün iklimi hakkında bize bilgiler vermektedir. Üç milyon dolara malolan bu radarın kurulma amacı İstanbul’u etkileyecek hava olaylarını önceden bildirmektir. Tabii burda aklımıza gelen soru 300 küsur metrelik bir tepe, deniz seviyesindeki bir şehrin iklimi hakkında nasıl bize bilgi verir olacaktır. Ancak amacın zaten önceden uyarı olduğunu belirttim. Örneğin Çatalca merkez 80 metrelik ortalama yükseltisi ile bu tepeden yaklaşık 2 derece daha sıcaktır. Çatalca’nın batısı, yani Silivri topraklarında yine Büyükkuşkaya tepesinin yüksekliğine yaklaşan ve sıcaklıkları bu tepeyi andıran bir çok tepe mevcuttur. Bölgenin doğusu ve güneydoğusunda yine iklimi buraya benzeyen, ancak yaz kuraklığı artmış çıplak birçok tepe mevcuttur. Hadımköy 170-180 metre rakımlı, sanayinin yoğun olduğu ve hızla gelişen bir bölgedir. Beylikdüzü 200 metreyi bulan rakımı ile bir geçiş ikliminin özelliklerini göstermektedir ve bu bölgede 250.000 kişilik bir nüfus barınmaktadır.
      Son olarak Büyükkuşkaya tepesi
      Büyükkuşkaya
      Radar
      Radar

      • ersin dedi ki:

        Yalnız ne kadar güzel yermiş, 3. köprü falan burayı da batırmaz umarım.

      • Commandouz dedi ki:

        Verdiğin bilgileri için çok teşekkürler.Bu radarın genelde erken tahmin yapmak için kullanıldığı aşikar.Ama 3 milyon dolar verilip bi radar sistemi kurulacaksa bu daha güzel bi yere yapılabilirdi.Bu resimleri nerden bulup yükledin bilmiyorum ama çok iyi olmuş.Bize bölge açısından bilgiler veriyor.

      • ALKIM dedi ki:

        Sayenizde gitmiş kadar olduk. Açıklamalar için çok teşekkürler.

  47. farkil dedi ki:

    eylül son yılların en kurak ayı idi. ekim en soğuk. kasım en yağışlı olursa şaşırmam. aralık ortaya karışık olsun. ocak, sibirya yükseği ile vurulsun. ama son dileğim şubat ve mart hayatta bir kez daha görmek istediğim 87 gibi olsun… burdaki hava delileri bunu yaşamadan deneyimleyemeden ufak tefek sistemlerle yaşayıp gitmesinler istiyorum 🙂

  48. bulut75 dedi ki:

    Saygıdeğer Ozan hocam; Mojib Latif’in, Leif Svalgaard gibi soru cevap yaptığı bir blog veya bu tarz bir link var mıdır ben çok aradım fakat bir türlü bulamadım. Eğer Mojib Latif’in bu şekilde bir soru-cevap veya, soru-cevap olmasa da, kendi kalabalık ekibiyle okyanuslarda yaptıkları araştırmalar, aldıkları veriler ve bunun sonucunda günlük, haftalık veya aylık açıklama yaptığı ve iklim meraklılarına bilgilendirme yaptığı bir link varsa ve bulabilirsen ve bana iletirsen çok mutlu olurum. Çünkü kendisi bu araştırmaların sonucunda sadece verileri aktarmakla kalmıyor, bu veriler doğrultusunda iklime dair öngörülerde de bulundu geçmişte. Mojib Latif her zaman Almanca açıklama yapıyor, Almanca çok iyi bilen amcaoğlu hep elimin altında hazır bekliyor. Bence bu Mojib Latif dehşet bir adam. Fakat ben Mohib latif’in bu tarz bir sitesini çok aradım ve bulamadım. Yoksa da sağlık olsun napalım 😦 Ama vaktin olur da araştırırsan sevinirim. Saygılar hocam…

    • Havadelisi dedi ki:

      Öyle bir site yok ne yazık ki, bildiğim kadarıyla. Bazı bilim insanları ‘halkla ilişkiler’e daha fazla önem veriyor, Svalgaard bunlardan biriyken, Latif değil sanırım. Yine de bulursan haber et, ben de yeniden bakacağım.

      • bulut75 dedi ki:

        Sağol Ozan hocam. Eğer ben bulursam haber edeceğim. Ama benim de böyle bir sitesi olduğundan pek ümidim yok.

  49. çihiro dedi ki:

    Çifteler yaz uykusundan uyandı 🙂

    1

Yorumlar kapatıldı.