İklimseverler İçin Çok Güzel Bir Site


Yazının sonuna ilginizi epey çekebilecek bir ekleme yaptım.

Bugün size hava ve iklimle ilgili yeni bir site tanıtacağım. Yukarıdaki haritayı ve benzerlerini bize birkaç tıklamayla sunan bir site bu. Siteye ayrı bir yazı ayırmamın nedeni, üyelik gerektirmesi ve her yerde olmayan kaliteli analizler içermesi. Üyelik ilk 1 ay için bedava. Bir ayda epey bir malzeme biriktirebilirsiniz, eğer çok beğenirseniz sonra para verip üye de olabilirsiniz. Hatta eğer pahalıysa aramızda para toplayıp hava delileri olarak toplu üye oluruz, daha sonra önemli bulduğum analizleri ben buradan paylaşırım.

Sitenin adresi: http://www.worldclimateservice.com

Ana sayfalarına girmeye bir kısıt yok. “Free Climate Tools” sekmesinden ulaşılan bağlantılar da herkese açık. Orada mesela deniz yüzey sıcaklıkları var, ve bunların geçen seneden farkı da görüntülenebiliyor. Üyelik gerektiren kısımda neler bulabileceğinizin ipuçlarını da veriyor aşağıdaki harita.

Deniz yüzey sıcaklıklarının geçen seneden farkı, soğuma mavi tonlarıyla gösterilmiş.

“Forecasts” sekmesinden, sizin göremeyeceğiniz, mevsimlik tahmin kısmına ulaşılabiliyor. Tahmin, Türk kar severleri için hiç iç açıcı değil… Tahminin güvenilirlik seviyesini “orta düzey” olarak vermişler.

Önümüzdeki Aralık-Ocak-Şubat ayları için WorldClimateService.com'un mevsimlik tahmini

Öte yandan ECMWF’in NAO tahminleri her güncellemede nötre yakın pozitif çıkmış kış için (aşağıda, yine bu siteden eski tahminlere de ulaşılabiliyor), bu durum, yukarıdaki haritalarla çelişiyor. Ayrıca, bu muhteremlerin Eylül ayında Ekim-Kasım-Aralık için yaptıkları tahmin de burada, henüz Kasım’ı tamamlamadık, Aralık da gelmedi ama şimdiye kadar olan periyot için pek başarılı olamadıklarını görebilirsiniz.

Yine, modellerden elde edilen NAO tahminleri (outlook’ları) da bu sitede gayet güzel gösterilmiş:

GFS NAO tahminleri

Başta tahminleri vererek ilginizi çekmeye çalıştım ama benim en çok hoşuma giden kısım “Climate Analysis Tools” sekmesinden ulaşılan bölüm.

Örneğin, kuvvetli La Nina görülen yıllarda (“strongly negative ENSO”) dünyada yüzde olarak nerelerde normalin üstünde sıcaklıklar ölçülmüş (bu bir veri analizi, tahmin değil!) görebiliyorsunuz.

Kuvvetli La Nina görülen yılların yüzde kaçında Aralık-Ocak-Şubat sıcaklıklarının normalin üzerinde olduğunu gösteren grafik. Türkiye çoğunlukla %35-45 aralığında.

Bu grafiği doğru okumalısınız: Kuvvetli La Nina görülen yıllarda Türkiye’de Aralık-Ocak-Şubat sıcaklıklarının normalin üzerinde çıkmasının tarihsel şansı %35-45 arasıymış. Yani normalden soğuk bir kış geçirme şansımız %55-65 arasında. Normalin 0.1 derece altının da 4.0 derece altının da “normalin altı” sayılacağını unutmayın. Sadece kabaca fikir ediniliyor yani…

Öte yandan, zayıf La Nina olduğunda Türkiye üzerinde sinyal yok, maç ortada:

Aynı sekmeden ulaşılan “Persistence Climatology” (Israr Klimatolojisi) kısmında da, “Soğuk/sıcak geçen X’ten sonra acep Y de soğuk geçer mi?” gibi hayati meselelere çözüm aranabiliyor. Mesela, sıcaklıkları normalin altında geçen Kasım’lardan sonra Ocak ayının Türkiye’de soğuk geçme olasılığı (çok az da soğuk geçse soğuk kabul ediliyor), tarihsel kayıtlara göre %55 ila 65 arasıymış. Alkım arkadaşımız, şurada, bununla ilgili bir yorum yapmıştı.

Bu siteden haberdar olmamı sağlayan HavaTurka’dan ArifTarif Bey’e de teşekkür ederim.

—- İLAVE —-

Yine aynı sitede… “Index analogs” diye bir bölüm var. Belli başlı iklim paternlerinin indeks değerlerinin bu yıla benzediği yılları bulup, bu yıl için kendi mevsimlik tahmininizi oluşturmanıza, daha doğrusu bu kışın hangi kışa benzeyebileceğine dair bir fikir edinmenize olanak sağlıyor.

Mesela… Bu kış boyunca La Nina bekleniyor, hatta kuvvetli de olması yüksek ihtimal. Yani ENSO negatif. ECMWF, NAO’nun nötre yakın ya da pozitif olmasını bekliyor. Aşağıda, bu beklentileri birleştirerek oluşturduğum haritalar var (haritalar otomatik çiziliyor, süper).

Kuvvetli La Nina’dan başlayalım. NAO’nun da nötre yakın olacağını varsayalım. İkisinin birlikte var olduğu sadece tek bir kış var (1948’den bu yana). O da 1975-76 kışı. Aşağıdaki haritada 1975 yazdığına bakmayın, Aralık-Ocak-Şubat gözönüne alındığı için öyle yazıyor (Aralık 1975’e ait).

Kuvvetli La Nina ve nötre yakın NAO'nun görüldüğü tek kış olan 1975-1976 kışında nerelerin normalden sıcak, nerelerin soğuk olduğunu gösteren harita. Tek bir sene olduğu için yüzdelerin bir anlamı yok.

Ve sıkı durun, aşağıdaki grafiği bütün Türkiye’den istasyonlar kullanarak yapmıştım. 1975/76 kışı, esaslı bir kışmış.

Durum özellikle Ankara gibi iç bölgelerde felaketmiş, Onur’un analizinden de anlaşılabildiği gibi: 1975/76 kışı, Ankara’da son 80 yılın en soğuk 3. kışı.

Yine kuvvetli La Nina, ama bu sefer genelde pozitif NAO ile kışı geçirdiğimizi varsayalım. O şekilde beş tane kış mevcut: 73/74, 88/89, 98/99, 99/00 ve 07/08 kışları. Yüzdeye vurulunca bu kışların ortalaması soğuk, özellikle batı bölgelerde.

Diyelim ki NAO gene kelek attı ve zart diye negatif faza geçmeye karar verdi. Bir de o duruma bakalım. Kuvvetli La Nina’ya negatif NAO’nun eşlik ettiği 4 kış var: 55/56, 70/71, 84/85 ve ne yazık ki 2010/11… Bunlardan sadece 1985 ortalamada soğuk. Diğerleri az ılık, 2011 ise çok sıcak… Hepsinin ortalaması ılık.

Yani yine NAO baskın çıkıyor, kuvvetli La Nina filan dinlemiyor.

Bir şey daha ekleyeyim, bu kış PDO‘nun da negatif fazda olması bekleniyor, ve 1976 kışında da durum aynıymış. PDO indeksi, Pasifik okyanusunun kuzeyinin su sıcaklığını gösteriyor. Ayrıca bir yıl önce 1975’te de La Nina görülmüş, geçen kış da görüldüğü gibi. Benzerlik epey fazla.

Reklamlar
Bu yazı Başka Yerlerin Havaları, Hava tahmin modelleri, Türkiye'nin Havası ve İklimi, İklim (genel) içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

43 Responses to İklimseverler İçin Çok Güzel Bir Site

  1. Hayatbu dedi ki:

    Herkese selamlar,
    Uzun zamandır yazamıyorum, çalışmalarım çok yoğuk bir şekilde devam ediyor. Ama yine de blogu takip etmeye çalışıyorum. Arkadaşlar zaten her şeyi güzel bir şekilde dikkate alıp gerekli soru-cevaplarla bilgi paylaşımında bulunuyor. Ama ben bir şeyi merak etmeme rağmen soran olmadığından sorma ihtiyacı hissettim. Bu mevsimsel tahmin aracını kullanırken son senelere yoğunlaşmışız. Ama benim merak ettiğim 1928, 1929 ve 1954 kışlarında La Niña, AO, NAO vb. verilerinin nasıl gerçekleştiği. Bu kadar ekstrem mevsimsel soğuğun hüküm sürdüğü bu dönemlerde şartlar neydi acaba? Böyle bir bilgiye ulaşmamız mümkün mü? Belki bize şiddetli kışların nasıl geldiği ile ilgili bir fikir verebilir?

    • Havadelisi dedi ki:

      Hoş geldin. Fazla zamanım yok…

      NAO: http://climexp.knmi.nl/data/inao_ijs_azo.dat
      ENSO: http://www.esrl.noaa.gov/psd/enso/mei.ext/

      En azından bir bak, iyi geceler.

      • hayatbu dedi ki:

        Teşekkürler. Baktım ama maalesef 1928-29 kışının bilgilerine uyan bir kış yok. Demek ki hakikaten ekstrem bir şeymiş. Şimdi bakarken aklıma geldi, Amerika için olan verilere baktım. Onlar daha eskileri de içeriyor. Sonuçta 1928-29 kışının bilgileri orada da verilmiş. Amerika da çok soğukmuş. Ama aynı bilgileri bizim taraf için girdiğimde öyle bir yılın yaşanmadığını söylüyor. Sağlık olsun…Bilgileri de vereyim bari, belki ilgilenen olur

        Nearly Neutral-ENSO
        Positive-PDO
        Negative-NAO
        Negative-AO
        Neutral-AMO

        1928-29 kışına en yakın kış ise 1981-82 kışıymış. NAO ve AO biraz pozitif ve nötre yakın değerlerde kalmış. Zaten kurak bir mevsim olmuş. Eğer negatife inseymiş 1929 şartları tekrarlanacakmış. İnceleyince Balkanlar ve İskandinavya’nın müthiş soğuk olduğu ve kışın mevsim normallerinden 3 derece civarında daha düşük geçtiği görülüyor.

  2. 31 Aralık 1976’da kutup yolcularını okuyordum ki bir baktım yeni yıla karlı giriyoruz. Bir anda ağaçlar, damlar ve bahçe kara gömülmüştü (İstanbul’da).

  3. çihiro dedi ki:

    Ben hala üye olamadım. Register bölümünü doldurdum. “Thank you” dedi kaldı öyle. E-Posta da gelmedi. Şimdi ne olacak 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Kullanıcı adı ve şifreni belirten bir mail daha gelecek, o da muhtemelen yarın gelir.. Gizli veri bunlar öyle pat diye üyelik gelmiyor 🙂

      • havaankara dedi ki:

        Ben de bugün akşam üzeri başvurdum. Eve geldiğimde şifre gelmişti. Şu anda da siteyi inceliyordum. Gayet başarılı bir site. Ama Türkiye için bu yıl ne demişse tersi olmuş. Aralık-Ocak-Şubat tahmininde de aynı performansı sergilemesini istiyorum 🙂

      • çihiro dedi ki:

        Evet, bugün geldi 🙂

  4. TahminMaltepe dedi ki:

    1975-1976 kışının 23 Kasım – 3 Mart aralığını inceledim. Soğuk sayılabilecek bir kış olmuş. İngiltere’nin batısı merkezli yüksekler etkili olmuş. 8 Şubat 76’da sağlam bir sistem almışız. Bence bu yıl bu kışa benzer bir kış olabilir. Yalnız 76’da kutup soğukları bu günlerden fazla gibi..

  5. ALKIM dedi ki:

    Ben de diyorum bazı yerel kaynaklarda sürekli rastladığımız bu haritalar nereden nasıl temin ediliyor. Sonunda kaynağını bulmuşuz sanırım. Hayat paylaşınca güzel (kaynağını belirtmek kaydıyla). Grafikler ve yorumlar için emeğine sağlık Ozan Hocam.

    75-76 kışını gidişat anlamında içinde bulunduğumuz dönemle kıyaslayacak olursak Ekim, Kasım ortalamaları birbirine hayli yakın çıkacak gibi.(Ekim 15 derece, Kasım 10 derece şu ana kadar) bu linkteki veriler Göztepe istasyonuna ait olduğundan AHL ile kıyaslandığında yarım derece civarı oynayabiliyor ve kışın genellikle Göztepe istasyonu daha soğuk. Oraya baktığımızda 1975 Ekim’i 14,9; Kasım’ı ise 10,1 derece ortalamayla geçmiş. Santiago’nun yeni bir Kasım çalışması hazırlığı içinde olduğunu bildiğimden daha fazla yorumla katkı sağlamak için o çalışmayı bekliyorum. İki çalışmayı birleştirince bakalım ortaya neler çıkacak.

    • Santiago dedi ki:

      Çalışma hazır, Ozan Hoca gözden geçirip bir iki gün içerisinde yayımlayacak. Bence güzel oldu.

    • arif dedi ki:

      Alkım, gizli saklı bir şey yok ki. Üyelikli site olmasa zaten havaturkada linkini verirdik. Weatherbell, netweather, stormvista gibi sitelere link vermeme sebebimiz de bu. Ozan kardeşimiz geçenlerde merak etti, mail attı cevabını da aldı. Gayet medeni bir şekilde yazısında da belirtti. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? İnan bana mail atmanız da şart değil bana ulaşmak o kadar zor değil sonuçta Arif Bey ben falanca siteden Alkım ya da Santiago ya da Çihiro vs. bu verilere hangi siteden bakıyoruz diye sorsaydınız size de söylerdim. Hayat paylaşınca güzel elbette. Bugüne kadar siteden paylaştığımız sayısız veri var. Herhalde bu konuda eleştirilecek en son kişi benim. Aman ha bu verileri kendime saklayayım sevdasında da değilim. Öyle olsam havaturka diye bir site olamazdı 🙂 Bazı arkadaşlarda sebebini bilmediğim bana karşı mesafeli durma alışkanlığı var sanırım. Ya da öyle olduğunu düşünüyorum. Umarım yanlış düşünüyorumdur. Aşmak lazım artık bazı şeyleri. Kolay gelsin. Merakla bekliyorum çalışmalarınızı…

      • Havadelisi dedi ki:

        Arif Bey, kişisel olarak, hemen hemen her şeyi paylaştığınızı görüyorum ve bunu takdir ediyorum. Zaten bana hemen cevap vermenizden de belliydi. Bu konuda tek tavsiyem şu olabilir, hiçbir şüpheye yer bırakmamak adına paylaştığınız veri ve grafiklerin kaynaklarını her zaman -sorulmadan- gösterin. Kısa da olsa “şu siteden” diye not düşün. Kötü niyetiniz olduğunu düşündüğümü sanmayın, sadece böyle yaparsanız, baştan hiçbir şüpheye yer bırakmamış olursunuz. Ayrıca “kaynak göstermek” Türkiye’de pek yaygın değil, öte yandan çok gerekli ve uygarca bir şey. Buna sizin gibi takip edilen insanların öncü olması, böyle bir kültürün oluşmasına katkı sağlayabilir. Tekrar teşekkürler.

      • ALKIM dedi ki:

        Öncelikle havaturka’daki paylaşımlarınız için teşekkürler. Buna kimsenin toz kondurması söz konusu olamaz. Mevzu şuradan kaynaklanıyor Arif. Bayram tatilinden bu yana blogunu takip ediyorum. Bununla birlikte kullanmış olduğun verilerin kaynağını belirtmemiş olman (bu kaynaklar ücret karşılığında temin ediliyor olsa bile) etik değil. İlla çıkıp da birilerinin sorması gerektiğini de düşünmüyorum. Bizler burada bilgi paylaşımında bulunurken mutlaka kaynağını belirtiyoruz. Yaptığımız yorumlarda bile kullanılan dataların linki yer alıyor. Blogundaki bir kaç yazıda bu blog da dahil olmak üzere daha önce ortaya atılmış bir fikri veya hipotezi kaynağını vermediğin verilerle süsleyip tamamen kendi çalışmanmış gibi sunduğunu gözlemledim. Bu konuda kötü niyetli olmayabilirsin ama içinde bir kurnazlık barındırdığını da düşünmüyor değilim. Bir şeyi vurgulamak isterim ki sitendeki sayısız kaynak, link, ziyaretçi defteri (herhangi bir denetim mekanizması bulunmasa da), veri mevcutken ve bunları paylaşmışken bahsettiğim konu sana karşı haksızlık gibi görünebilir ancak madem alınganlık göstermişsin ben de konuya açıklık getireyim istedim. Sana da kolay gelsin yeni çalışmalarında. Takip etmeye devam edeceğiz.

        • arif dedi ki:

          Asla bir alınganlık sözkonusu değil. Yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum. Yaptığım bir akademik tez hazırlamak olsaydı size hak verebilirdim ama hem kendimi böyle bir ortamda böyle bir şeye mecbur hissetmedim hem de takip ettiğim kadarıyla yabancı bloglarda da bu şekildeki yazıların herhangi bir yerinde “kaynağım budur” şeklinde ifadelere pek rastlamıyorum. Örnek vermek gerekirse geçen seneki Bastardi’nin blogunda rastladığımız şu linkteki haritaları hatırlarsanız hiçbir zaman işte bu tahminler JAMSTEC’e aittir şeklinde bir ifadesi olmamıştır. Burada esas olan bilgi paylaşımı olduğu için nihayetinde doğrudan olmasa da insanlar dolaylı yoldan veriye ulaşabildikleri için herhalde böyle bir şeye gerek görmemiştir. Site üyelikli olmasaydı blogumdaki GFS modelinin sağlamasıyla ilgili yazıda yaptığım gibi diyagramlara mesnet modellere nasıl ulaşıldığını gösterdiğim gibi en alta bir not düşerdim belki. Bunun dışında yine benzer şekilde DMİ’nin yayınladığı mevsimlik tahminler sanki kendi tahminleriymiş gibi sunulmaktadır ancak işin içinde olduğumuz için gayet iyi biliriz ki o tahminler ECMWF’nin System3 mevsimlik tahminleridir ve DMİ bu modelin üzerindeki yazıları bilinçli bir şekilde silmektedir. Böylece sanki kendi tahminiymiş gibi algılanması sağlanmaktadır. Hiçbirimiz onları bu konuda eleştirmiyoruz çünkü sonuç olarak bir şekilde amacımıza ulaşıyoruz. Ha orjinalinden bakmışız ha DMİ’nin internet sitesinden. Örnekleri çoğaltmam mümkündür. Bu nedenle de bu konuyu etik çizgisinde değerlendirmek bana göre yanlıştır. Kurnazlık falan da katiyen yok. Öyle olsa Ozan’a bu çalışmalar çok özeldir kendim hazırladım istersen sana resimlerini göndereyim gibi bahaneler üretir siteyi bir şekilde saklardım ki böylesine sığ bir düşünce içinde olmam düşünülemez. Kendisi de zaten üstteki yorumda hakkımı teslim etmiştir. Yalnız bundan sonraki paylaşımlarımda eleştirinizi dikkate alacağımı ve daha şık olacağını düşündüğüm için verilerin kaynağını da mutlaka belirteceğimi söylemeliyim. Teşekkür ederim…

          • hava ankara dedi ki:

            Arif Hocam, ben de çalışmalarınız için teşekkür ediyorum.
            Sadece ECMWF’nin tahminlerini DMİ’nin kaynak göstermeden yayınlaması ile ilgili örneğinizi kabul etmiyorum. Çünkü DMİ ECMWF’nin üyesi ve pek tabii ki kullanabilir. Tabii kaynak gösterse daha iyi olurdu.
            Tekrardan hem bu site, hem de diğer çalışmalarınızla ilgili olarak teşekkür ediyorum.

            • arif dedi ki:

              Ben kullanmasın demiyorum zaten. DMİ’yi kaynak göstermediği için eleştirmiyorsak ben de eleştirilmemeliydim böyle bir şey için. Haksız mıyım? Ancak dediğim gibi bundan sonra daha iyi olacağına ben de kanaat getirdiğim için kaynağımı mutlaka belirteceğim.

              • Havadelisi dedi ki:

                Bence bu konuda haksızsınız 🙂 Herhangi birini eleştirmek için benzer bir iş yapan başka birini/kurumu eleştirme ön şartı yoktur. Öte yandan, DMİ de bence kaynak göstermeli mevsimlik tahminlerde, eğer ECMWF’den alıyorsa. O konuda havaankara’ya değil size katılıyorum. Gelen figürü fotoşopta değiştirip DMİ yazmak hiç hoş değil bence de (eğer böyle oluyorsa tabii).

                Neyse, uzatmayalım. Tarzınızın kimi zaman yine bilimsellikten uzaklaştığını düşünsem de, ben artık sizi eleştirmiyorum zaten. Geçen seneki tartışmalardan sonra insanlar anlayacaklarını anlamışlardır. Niyetim bağcı dövmek değil üzüm yemek olduğu için de aynı şeyleri temcit pilavı gibi tekrarlamıyorum. Kaynak gösterme konusunda hemfikir olmamıza da sevindim. Selamlar, kolay gelsin.

                • arif dedi ki:

                  Teşekkür ederim yorumun için ve evet DMİ’nin mevsimlik tahminleri kesinlikle ECMWF’nin tahminleridir. Çok açık şekilde belli oluyor zaten.

      • Santiago dedi ki:

        Arif Bey, internet öyle bir ortam ki hiç bir şeyin sonu yok, sınırsız kaynak var. Siteler arası çekişmeyi bir kenara atıp ortak kaynak paylaşımına gidilirse eminim bu hepimiz için daha iyi olacaktır. İnanın hiç kimse yeni bir kaynağı çok kolay bulamıyor, çoğumuz farklı sektörlerde çalışan ve bu işle sadece amatör olarak ilgilenen kişileriz, dolayısıyla kaynak arayacak ne zamanımız, ne de çok fazla tecrübemiz var. Ancak şu konuda size hak veriyorum, mail atıp kaynağı sorsak söyleyeceğinize yüzde yüz eminim.

        Mesafeli durmadan bahsetmişsiniz, kendi adıma konuşayım, sitenizde ne zaman sizden ve takım arkadaşlarınızdan farklı bir görüş bildirsem, anında ters cevaplar aldım, hatta hakaret derecesinde olanlar da vardır(Siz hariç). Burada biz de zaman zaman eleştirinin dozunu kaçırmış olabiliriz, ama bu hiçbir zaman hakaret derecesine varmadı. Durum iyice kötüye gittiğinden bu şekilde davranma gereği hissettim. Bu sene değişir bu tavırlar umarım.

        • arif dedi ki:

          Her şey karşılıklı Santiago. En büyük dileğim kısır çekişmelerin, özellikle de alaycı ifadelerin sonlandırılması, ki bu son zamanlarda büyük oranda sağlanmış vaziyette. Biliyorsun ki hepimizin beklentisi aşağı yukarı aynı. Hava delileri ekstrem olayları kovalar. Diz boyu kar yağsın, seller aksın, fırtınalar kopsun, ortalık gökgürültüleriyle gümbür gümbür gümbürdesin, yıldırımlar, şimşekler geceyi gündüz gibi aydınlatsın, hatta yazın bile sıcak olacaksa sıcaklık öyle 35’lerde falan kalmasın, oldu olacak 40’ları aşsın, nem tavan yapsın…Kısacası hava olayları gündemi belirlesin diye bekler durur. Vaziyet iyiye giderken ortalıkta görünmeyip, sinirlerin gerildiği, morallerin bozulduğu bir dönemde malumun ilamı şeklinde yorumlarını görünce bazı arkadaşlar rahatsızlık duyduğum farklı tepkiler göstermiş olabilirler ama bazen ben bile senin hakkında bu kadar da tek taraflı bakılmaz ki olaya, karkolik midir yoksa ılıkçı provokatörlerden midir diye şüpheye düşmedim desem yalan değil 🙂 Kal sağlıcakla…

          • ALKIM dedi ki:

            Ekstrem hava olaylarını takip etmek ve beklentisi içinde olmakla bu tür olayların sürekli yaşanabileceğine dair her fırsatta bilimsellikten uzak tahminlerde bulunmak aynı şeyler olmasa gerek. Sıradışı hava olaylarının öngörülmediği dönemlerde sinirleri gerilen, moralleri bozulan kişiler olabilir elbette. Bununla birlikte sürekli temcit pilavı gibi aynı senaryo onların önüne sunulduğunda birilerinin çıkıp yersiz beklenti içine girilmemesini söylemesi ılıkçı provakatörlük olarak nitelendirilecekse bu blogu takip edenler arasında onlarcası bulunduğuna emin olabilirsiniz. Hem zaten Türkiye’de Akdeniz iklim kuşağında yaşıyor isek iklimle ilgili duyduğumuz ilk kelimelerden birisi değil midir “ılık”?. Hani şu “yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı” tabirinde geçen.

            • ersin dedi ki:

              Sanırım “ılıkçı provokatörlük” tabirini Arif Bey espri olsun diye söyledi. Bizim havadelilerinin sık kullandığı tabirlerden biridir, Hans gibi 🙂 Yanlış anlaşılmasın Arif Bey’in müritlerinden biri değilim, ama biraz fazla üstüne gittiğinizi hissettim sadece 🙂

            • arif dedi ki:

              Önyargılı yaklaşıyorsunuz yine. “Ilıkçı” tabiri aynen Ersin Bey’in ifade ettiği gibi sadece bir benzetmeden ibaret. Teşbihte hata olmaz 🙂 Beklentilerimizin dışında gelişen durumlar varsa elbette söylenecek buna bir itirazım yok. Benim itirazım sadece ters giden durumların bağıra bağıra söylenmesi lehimize gelişmelerde ise susulması yada ortadan kaybolunması. Objektif olmak gerekiyor. Doğruysa doğru yanlışsa yanlış ne varsa söylensin. Çekinilmesin. Eminim aynı durumda Ozan da benzer tepkiler verir. Çünkü bazı takipçilerimiz var ki işleri güçleri hatalarımızı kovalayıp ellerine fırsat geçtiği anda bunu ballandıra ballandıra anlatmak ve bir şekilde yüzümüze vurup sinir harbi yaşatmak. Arif kar yağacak dediği zaman “Hahaha! Bak işte Arif, kar yağmadı.” desinler; Ozan kar yağmaz dediği zaman da “Bak Ozan, işte bilemedin, sen bu işten anlamıyorsun” şeklinde yorumlar yapsınlar. Ilıkçı dediklerimiz işte onlar aslında. Akdeniz’le iklim kuşaklarıyla falan uzaktan yakından ilgisi yok. Merak etmeyin Santiago’nun gerçek bir havadelisi olduğu konusunda şüphem yok. Tahminlerim de büyük ölçüde bilimsel temellere dayanır. Ortama renk katmak heyecan getirmek adına yaptığımız bazı abartılı yorumlar bilimsellikten uzaklaşma şeklinde değerlendirilebilir ama olayı bir bütün halinde görürseniz siz de iyi niyetimizden şüphe etmezsiniz.

          • Santiago dedi ki:

            Aslına bakarsanız ben de sizin görüşlerinize katılmayan herkesi ılıkçı ilan ettiğinizi (ılıkçı ne demekse artık) ve direkt olarak fanatiklerinize havale ettiğinizi düşünmüyor değildim 🙂

            Görüşlerinize katılmayan, hatta sizi sevmeyenler olabilir, ancak ağır eleştiri ya da provokatörlük olarak değerlendirdiğiniz yorumları da yayınlamamanız gerektiğini düşünüyorum. Niyeti gerçekten provokatörlük yapmak olan kişiler de (eğer gerçekten böyle insanlar varsa) yorumları yayınlanmadıkça bu sevdalarından vazgeçeceklerdir elbet.

            Ben, (ve bir kaç kişi daha) sadece görüşlerinize katılmadığım noktaları belirttiğim için bu derece eleştirildiğimi düşünüyorum, saygı çerçevesini aşmadığı taktirde sizlerde beni eleştirebilirsiniz tabii ki. Ozan Hoca’nın söylediği gibi, önemli olan üzüm yemek.

  6. hasso dedi ki:

    Gerçekten güzel bir site… 1976 kışı hakkında da bir şey söyleyeyim; ablam 76 Şubat doğumlu ve babamın söylediğine göre o günler Marmara Bölgesi’nde hatırladığı en soğuk günlermiş.. 85 ve 87 ayarında sistemler gelmiş olmalı…

  7. Behlül dedi ki:

    Ozan Hoca, sen gerçek bir hava delisisin 😀 Hoca, çalışmalarını çok keyifle okuyorum, teşekkür ederim. Bu arada yeni bir kar hikayesi okumak istiyorum.

    • Havadelisi dedi ki:

      2000-2006 arasında yaşadığım karlı dönemlerin her birini öyküleştirmek istiyorum. Kar hep arka planda olacak, ama asıl konular hayattan şeyler olacak 🙂 Haydarpaşa yazımdaki gibi… Hatırlat bana 🙂

  8. Snowlover81 dedi ki:

    1975 – 1976 KIŞI (ARALIK – MART ARASI 850hPa SICAKLIKLARI VE YAĞIŞLAR)

    İSTANBUL İLİ ÖZELİNDE:

    – 21 Aralık 1975 (Eksi 9-10 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 22 Aralık 1975 (Eksi 13 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 6 Ocak 1976 (Eksi 10 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 17 Ocak 1976 (Eksi 10 üstümüzde ve Yoğun Kar)
    – 18 Ocak 1976 (Eksi 10 üstümüzde ve Yoğun Kar)
    – 19 Ocak 1976 (Eksi 10 üstümüzde ve Yoğun Kar)
    – 20 Ocak 1976 (Eksi 11-12 üstümüzde ve Yoğun Kar)
    – 8 Şubat 1976 (Eksi 18 üstümüzde ve Orta şiddette Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi )
    – 9 Şubat 1976 (Eksi 18 üstümüzde ve Orta şiddette Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 10 Şubat 1976 (Eksi 16 üstümüzde ve Orta ve/veya Orta Üstü Kar)
    – 11 Şubat 1976 (Eksi 10 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 24 Şubat 1976 (Eksi 9-10 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 25 Şubat 1976 (Eksi 15 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 26 Şubat 1976 (Eksi 9-10 üstümüzde ve YB Etkisindeyiz Hafif Kar ve/veya muhtemel Sea Effect etkisi)
    – 5 Mart 1976 (Eksi 10 üstümüzde ve Orta ve/veya Orta Üstü Kar)

    Umarım arkadaşlar beğenir çalışmamı 🙂

  9. Snowlover81 dedi ki:

    Üstad 10 numara site paylaşmışsın eline sağlık. Bu sırada belki arkadaşlar paylaşır ama ben de 1976 kışını Wetterzentrale arşivinden araştırıp soğukların indiği tarihleri burdan belirteceğim. Naçizane kısa bir araştırma yapacağım. En yakın zamanda paylaşırım.

    • ALKIM dedi ki:

      Ben dayanamayıp baktım. 6-7 sistem gelmiş. İçlerinde şu da var. Nasıl buldunuz?

      kojjkhkhk

      • Santiago dedi ki:

        Harika..

        8 Şubat 1976, Atatürk Havalimanı’nda günlük ortalama sıcaklık -3,5 derece olmuş. Adana ve Kıbrıs’a kar yağmış..

  10. tahmin-akdeniz dedi ki:

    Yorumlarını cidden çok beğeniyorum, çok güzel araştırmalar yapıyorsun,irdeliyorsun,arıyorsun 🙂 Ve bunları bilimsel gerçeklere uygun yapıyorsun 🙂 Umarım uzun süre bu hobini sürdürürsün 🙂

  11. bulut75 dedi ki:

    Hocam bizlere sunduğun bu site, iklimseverler için adeta bir mücevher kutusu. Çok teşekkürler. Ortak olarak bir abonelik falan olursa ben varım.

  12. çihiro dedi ki:

    Öncelikle çok teşekkürler. Acaba çok pahalı mı üyelik ? 🙂 İlavede yaptığın o çalışmaları (Negatif La Niña – Pozitif NAO yılları hangileridir, o yılların kışları nasıl geçmiştir vs.) ben de bir zamanlar kurşun kalemle yapıyordum. Dört bir yanım A4 kağıtları, grafikler, tablolarla dolmuş, filmlerde bir odaya kapanıp deliye dönen bilim adamları gibi olmuştum. Ee sonra ne oldu bu çalışmalar? Bir şey olmadı, sonuçsuz bir köşede duruyorlar. Bu da böyle bir anımdır 😀

    1975-76 meselesi beni umutlandırdı.

  13. havaankara dedi ki:

    Premium’da hamsi bolluğunun kış üzerine etkisi varsa üyeliğin yarısı benden 🙂

  14. Havadelisi dedi ki:

    Yazının sonuna önemli bir ekleme yaptım.

  15. Santiago dedi ki:

    Her ikinize de teşekkür ederim, çok faydalı bir site..

    Ben ayva rekoltesinin soğuk kışlarla olan karşılaştırmasını yapacağım 🙂

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s