İstanbul’da Gelmiş Geçmiş En Soğuk Ekim Günü


Salı sabahı evi havalandırmak için oturma odasının penceresini açtığımda afalladım. Hava soğuktu. Ama öyle Eylül sonunda ya da Ekim’de gelen ilk serinlikten sonra tişörtünün üstüne hırka, ya da gömleğinin üstüne mont giymek zorunda kalan adamın şımarıklığıyla söylenmiş bir şey olarak almayın bunu. Bildiğiniz kar soğuğu vardı. Pencereyi kapatıp kombiyi harladım. Sonra bir arkadaşım telefon etti, “donuyorum” dedi. Atkımı sarıp dışarı öyle çıktım. Hayatımda ilk kez Ekim ayında kendi rızamla atkı taktım sanırım.

Grafiği üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. İstanbul’un iki istasyonunda, Göztepe ve Sarıyer-Kireçburnu’nda son 80 yılın Ekim aylarında ölçülen en düşük maksimum sıcaklıkları gösteriyor. Bunu biraz açayım: Ekim ayı içerisinde her gün ölçülen günün en yüksek sıcaklıklarından, en düşük olanlarının yıllar içindeki seyrini görüyorsunuz. Mesela Göztepe’de Ekim ayında bugüne kadar kaydedilen en düşük günlük maksimum sıcaklık değeri 25 Ekim 1946’da ölçülen 8.2 derece… idi 18 Ekim 2011’e kadar. 18 Ekim, 7.3 derece ile Göztepe’de gün içinde ölçülen en yüksek sıcaklık bakımından son 81 yılın en soğuk Ekim günü olarak tarihe geçti.

Kireçburnu’nun kayıtları 1946’yı kapsamıyor ve iki gün önce ölçülen maksimumun belki teyit edilmesi gerekebilir, ama yine de orada kırılan rekor daha etkileyici görünüyor: 4.7 derece. Ve bu 4.7 derece, 25 Ekim 1991’de ölçülen 7.8 dereceden (önceki rekor) tam 3.1 derece daha düşük.

Peki ne oldu da böyle oldu? Kuzeyden inen soğuğun epey mevsimsiz olduğundan önceki başlıkta bahsedilmişti. Bir de bunun üzerine, üst seviyelerdeki soğuk çekirdeğin İstanbul’u merkez aldığı saatlerde rüzgar batı-kuzeybatıdan, yani karadan esti ve İstanbul’un etrafındaki halen ılık olan denizlerin havayı ısıtmasını engelledi. Ayrıca bulutlar gün boyu dağılmayarak güneşi de oyunun dışında bıraktı.

Yani… Gerekli şartlar oluşursa, çok sıcak olabileceği gibi çok soğuk da olabiliyor. Meteorolojik aşırılıklar, hatta daha uzun dönemleri kapsayan klimatolojik aşırılıklar; birbirinden bağımsız birçok etkenin bir araya gelmesiyle, öngörülemez biçimde, tesadüfen de ortaya çıkabiliyorlar. Dünya uzun süreli bir ısınma devresi içinde bulunuyor olabilir, ama bu, tam tersi aşırılıklar yaşamayacağız, hatta süreç, her ne olursa olsun bir süreliğine de olsa tersine dönemez anlamına gelmez. Bilmem anlatabildim mi 🙂

Reklamlar
Bu yazı Türkiye'nin Havası ve İklimi, İklim (genel) içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

30 Responses to İstanbul’da Gelmiş Geçmiş En Soğuk Ekim Günü

  1. Havadelisi dedi ki:

    Ben aslında sadece bir klimatolojik aşırılıktan ve bunun tesadüfen ortaya çıkışından bahsetmiştim ama bu gözlem de “tahminize” edilmekten kurtulamamış 🙂 Şaka bir yana, başka bir ilginçlik daha var grafikte, o da şu: Göztepe kaydının ilk 40 yılı ile son 42 yılı arasında ciddi bir “ortalama” farkı var. Göztepe’de Ekim ayında ölçülen en düşük maksimumların ortalama değeri ilk 40 yılda 14.4 derece iken son 42 yılda 12.5 derece olmuş (bu değerleri kesik çizgilerle gösterdim). Görünen o ki son 40 yılda gelen Ekim soğuklarında ciddi bir “sertleşme” eğilimi var. Diyelim ki bu bir tesadüf, ki olabilir. Ama eğer değilse çok ilginç, sebebini de bilmiyorum, araştırma konularımın arasına alacağım. Tabii sadece Göztepe’de böyle bir şeyin görülmesi bir şey ifade etmez, bu görüntü bölgemizde ve yakın çevremizde nereleri kapsıyor ona da bakmak lazım.

    1

    • Şenol SOLUM dedi ki:

      Merhaba,
      Kireçburnu ve Göztepe istasyonlarını aldığınız için verdiğiniz istatistikler doğru ama İstanbul’da 1911 Temmuz’undan beri iklim rasatı yapan Kandilli Meteoroloji Lab. unutmuşsunuz. Halbuki birkaç istatistiğinizde 1929 yılından daha da eskilere giden istatistikler eklemiştiniz. Sanırsam gözünüzden kaçtı, İstanbul için 1911 yılından beri en soğuk (maksimum değerler arasında ) ekim günü 1,8 derece ile 30 Ekim 1920’dir. Yine 4,7 dereceden daha soğuk günler de var; mesela 31 Ekim 1920: 4,1 derece
      Bu adreste veri aralıklarını görebilirsiniz. Yakın bir zamanda uzun yıllar istatistiklerimizi sitemiz üzerinden yayınlamayı düşünüyoruz.
      İyi Çalışmalar..

      • Havadelisi dedi ki:

        Şenol Bey,

        İlginiz için teşekkürler. Unuttuğum ya da gözümden kaçan bir şey yok: Kandilli’nin elimdeki verilerinin hepsi aylık olduğu için, günlük verilerin kullanıldığı bu analize Kandilli’yi katamadım sadece… Eğer verileri benimle paylaşma inceliğini gösterirseniz buradaki analizlerimiz elbette daha tam olacaktır. Size de iyi çalışmalar.

  2. Santiago dedi ki:

    Arkadaşlar aslında kışın soğuk ya da ılık geçmesi de çok göreceli bir kavram..

    Objektif baktığımızda 2004 kışında ortalama sıcaklıkları sıfırın altına çeken tam 4 sistem gelmiş.. Ama ocak-şubat ortalama sıcaklıkları normalden sadece 1C soğuk olmuş..

    2006 yılına baktığımızda adam akıllı bir sistem gelmiş İstanbul’a, ama sistem bir hafta sürdüğünden ocak ayı ortalaması 2C serin olmuş..

    2008 şubatta bir sistem gelmiş ama ortalama sıcaklıklar normallerde..

    2010 Ocak ayında ise İstanbul son yıllarda görmediği kadar soğuk bir sistem almış, gündüz değerleri bile -5C’leri bulmuş.. Ama sonuca bak, Ocak ayı ortalaması normallerin üzerinde..

    2011 Ocak – Şubat da normallerde ama sistem falan yok..

    2003 Şubat ayı.. Tam 4C soğuk geçmiş normallerden, ama olan biten her gün ıslak, zor tutan veya tutmayan bir kar, ve akıllarda kalan sadece 1 kez sağlam örtü..

    Lafın özü, kış genel olarak ılık geçse bile tatminkar bir sistem alabiliriz, soğuk geçince de kara boğulacağız anlamı çıkarılmamalı.. Şu da unutulmamalı, böylesine komplike olayları mevsimlik modellerin tahmin etmesi de imkansız tabii ki..

    Bize düşen modelleri takip edip çok sert bir polar sistem beklemek, ya da Sibirya Yükseğinin oluşmasını bekleyip sağlı sollu bir atakla üzerimize gelmesini umut etmek..

    Genel gidişata göre benim şahsi fikrim ise ya 2007 kışı gibi rezalet bir şey olacak, ya da 2004 kışına benzer bir yıl olacak.. Nedenlerini vakit bulduğumda örneklerle anlatmaya çalışacağım..

    • bulut75 dedi ki:

      Santiago dostum “soğuk geçince de kara boğulacağız anlamı çıkarılmamalı” demişsin bu cümlene katılmamak elde değil. Geçen sene özellikle Ocak ve Şubat aylarında işyeri ve evimde bulunan termometrelerimle yaptığım ölçümlerde bu iki ay boyunca 5 derecenin altı çok fazla görüldü. Özellikle gece 5 derecenin üztünü göremedik desem yeridir. Geceleri -4,-5’leri görüyordum fakat kuru soğuk oluyordu. Ama sonuçta Mart başında gelen cılız sistemden başka doğru dürüst sistem alamadık. Güneşin artık daha dik açıyla gelmeye başladığı mart değil de ocak veya şubat ayında gelseydi farklı olabilirdi. Fakat bence şöyle bir durum da var, muhakkak ki soğuk kış veya kışlar geçirdiğimizde kardan kafamızı kaldıramayacağız diye bir şey yok amma ve lakin soğuk kışlar geçirdiğimizde yani ortalamaların altında bir kış veya ortalamaların altında kışlar yaşadığımızda karlı, sağlam sistemler alma ihtimalimiz artıyor.

  3. adriana klima dedi ki:

    en son soğuk Ekim rekoru 1991 yılında kırılmış.. ve çok iyi hatırlıyorum ki o sene son derece ılık ve yağışlı bir kış yaşamış neredeyse hiç kar alamamıştık, yine aynısı olursa şaşırmayalım

    • Havadelisi dedi ki:

      1991/92 kışı Türkiye’nin batısında çok soğuk ve kurak, kuzeyinde karlıydı sevgili Adriana.

    • ALKIM dedi ki:

      Biz ne istatistik çalışmalar gördük, uzun yılların verilerini kapsayan Santiago imzalı. Sonuçta beklediğimiz gibi olmadı. ( Sana inanmıştık Santiago 🙂 )Tek bir ekim ayına bakarak kışla ilgili beklentiye girersem şaşarım kendime. Zaten geçtiğimiz sistemin en kötü mirası bu olacak bize. Erken beklentiye giriyor olmak olumlu ya da olumsuz yönde..Son 10 yılın sağlam sistemlerinin geldiği tarihlere 3 ay var desem abartmış olmam sanırım.

  4. ALKIM dedi ki:

    Her yıl mutlaka bir veya bir kaç ekstrem durum yaşayıp tarihe not düşe düşe ilerliyoruz. Az önce ekim ayında şu ana kadar gerçekleşen sıcaklıklara baktım. İlk 10 gün ortalamaların 1-2 derece üzeri, 10-15 arası ortalamalar civarı, 16-18 arası ortalamanın 7-8 derece altı geçmiş. Şu an tekrar normaller civarına döndük. 3-4 gün daha böyle devam edecek. Sonrasında şu anki verilerle ay sonuna kadar normallerin bir kaç (yer yer 3-4) derece altında gidecek gibi. Muhtemelen ortalamanın 1,5-2 derece altı bir sonuçla ekimi tamamlıyor olacağız.

    • Santiago dedi ki:

      Kabataslak baktım ben de, sadece ilk 20 günde Ekim ayı normallerini yakalamışız. Son GFS diyagramına göre de önümüzdeki günlerde sıcaklık biraz daha azalacak.. Muhtemelen mevsim normallerinden 1C civarında serin bitebilir bu Ekim ayı..

  5. hava ankara dedi ki:

    “İstanbul’da Gelmiş Geçmiş En Soğuk Ekim Günü”
    Hocam, sen de gazeteciler gibi sansasyonel bir başlık atmışsın, hayırdır 🙂

    • bulut75 dedi ki:

      Hava ankara dostum ortada bir gerçek varsa, bu da verilerle destekleniyor ve kanıtlanıyorsa neden sansasyonel olsun ki. Örneğin; şu gün güneş tam bir suskunluk dönemine girmiş olsa ve bunu istasyonlarında gözlemleyen gökbilimciler bunu deklare etseler sansasyonel bir şey mi yapmış olacaklar. Veya gulfstream akıntısında gerçekten uydu görüntülerinde elde edilen veriler sonucunda bilim çevreleri açıklama yapsa ve bu veriler gerçek ve kuvvetli veriler olsa, açıkça görülüyor olsa sansasyonel bir açıklama mı olacak. Kutuplardaki buzullarda artma olsa ve uydu görüntüleriyle bu kanıtlansa sansasyonel bir açıklama mı olacak. Veya tam tersi güneşte aktivite normal dışı artmış olsa, okyanus sıcaklıkları normal dışı artmış olsa, ve bağlayıcı diğer tüm veriler normal dışı bir sıcak iklimi öngörüyorsa bunu açıklamak sansasyonel değildir diye düşünüyorum sevgili saygıdeğer dostum. Ozan hocanın verdiği şema ve bu şemadaki veriler, bu konuda son derece tatmin edici veriler. Sansasyon kelimesi bence haksızlık olur. Ama zaten mesajında latife yapmışsın gibi bir hava var. Bence sen de sansasyon kelimesini kullanırken latife yaptın. Sevgili havaankara dostum saygılarımı sunuyorum.

      • havaankara dedi ki:

        Hocam, Ozan Hocanın bilimsel kişiliğine saygım sonsuzdur. Bilimselliğin ne olduğunu öğrendiğim birine saygısızlık yapamam. Bunun değişeceğini de zannetmiyorum. Umarım yanlış anlaşılmamışımdır. Sadece “gelmiş geçmiş” ibaresine latife olarak takıldım. Aslında takıldım dersem de yanlış anlaşılır. Ya, uzun lafın kısası bir espri yapayım dedim. Başarılı olamadımsa hatam affola 🙂 Saygılar.

        • bulut75 dedi ki:

          Ne demek havaankara dostum yanlış anlaşılmadın ve affola demeni gerektirecek bir şey de yok. Asıl benim yaklaşımımda bir yanlışlık varsa affola. Asıl benden sana saygılar.

    • Havadelisi dedi ki:

      “Gerçeği, sadece gerçeği…” 🙂

  6. Snowlover81 dedi ki:

    “Çok Soğuk Ekim, Çok Soğuk kış mı demek?” diye sormaktan kendimi alamıyorum Santiago 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Ben de alamıyorum ama Ekim ayının sıcaklık değerlerinin kışı etkileyeceğini pek sanmıyorum 🙂

    • 28 Ekim 2003 gecesi İzmit’ e karla karışık yağmur yağdı ve 1970 lerden beri ölçülen en düşük ekim ayı sıcaklığı ölçüldü. Kasım ve aralık ayları oldukça yavan geçti. Ocak ayının ortaları gibi hava durumu nefisleşti ve mart ayı da dahil olmak üzere çok güzel kar yağışları yaşadık. Bu ekim ayında çok daha erken bir tarihte soğuk hava oldu. 2003 Ekim’ inden beri yaşadığım en soğuk ekim ayı oldu. Bu kış mutlaka güzel havalar olacaktır. Ekimde soğuk olursa, kışın mutlaka güzel bir kar yağması lazım. Kış, geleceğini ekimden belli eder. İlerde pek fazla pastırma yazı yaşanmayacağını zannediyorum. Bu seneki volkanik aktivitelerin fazlalığını da göze alırsak arzu ettiğimiz gibi bir kışın yaşanacağını umut etmekteyim.

  7. anemodulion dedi ki:

    Aynı ekstrem performansı ilerleyen aylarda da görmek ümidiyle… 🙂

  8. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Siklonların en güneybatısı ile antisiklonların en güneydoğusu en soğuk noktalarıdır. Trakya ve ilerleyen saatlerde İstanbul bu en soğuk bölgede kaldılar. Bir çok etkenle beraber, en çok pay bu duruma bağlı bence. Bu yüzdendir ki sistemin en canlı olduğu anlarda Balkanlar bizim kadar bile soğuyamamıştı. Bunda güneşlenmenin, sistemin orda biraz ölmüş olmasının, yağış olmayışının, rüzgar hızının az oluşu gibi etkenler var ama biz siklonun yukarıda soğuğun en fazla aşağıya inebildiği, yanı aslında bir benzetmeyle evin terasa çıkan merdivenin altındaydık. Bununla birlikte özellikle rüzgarın karayel ve hatta batılı olması bu soğuğun denizlerden etkilenmemesinin de en önemli nedenlerinden biri Havadelisi’nin de bahsettiği gibi. Hava olaylarını daima futbola benzetmişimdir yada özel hayatımızdaki çabalarımıza. Bazen bir çok şeyin denk gelmesi çok ilginç şeyler yaratır ama bazende sadece bir durumun iyi olması hiçbir sonuç vermeyebilir. Mesela 17 Ekim sabahı Edirne ile hemen hemen aynı sıcaklıktaydı Çorlu fakat Edirne Çorlu’ya göre 30kg daha fazla yağış aldı. Böylece Edirne gibi Çorlu’da da yerde kar birikebilirdi. Bu eksik kalmış oldu Çorlu için. Veya Edirne 1C daha soğuk olsaydı belki maximum yıllık kar kalınlık rekoru kırılabilirdi. Çünkü edirneye yaklaşık 35 kg tutmayan lapa kar yağdı. Sistem biraz daha doğuda kalsaydı belki İstanbul’un her yerine ilk kar düşecekti. Hiç bir şey mukemmel olamıyor ama harika olabilir. Bence bu sistem harikaydı. Bu kiş bizi belkide mükemmel bir şeyler bekliyor olamazmı? 🙂

    • çihiro dedi ki:

      Ve şu an herkesin dilinde şu cümle var: “Ekim bu kadar soğuksa diğer aylar kim bilir nasıl soğuk olacak?”

  9. faseay dedi ki:

    Zaten dikkatimi çeken de bu sistemde poyraz rüzgarının görünmemesiydi, en azından Çayırova’da ben göremedim.

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s