Etiket arşivi: Tahmin

Çarşamba Hava Kuzeybatıda Tekrar Soğuyor


Telefon kaydı Pazartesi sabahına ait, tahmin ana hatlarıyla geçerli olmakla birlikte bahsettiğim soğuğun çekirdeği yönünü biraz daha batıya, Balkanlar’a çevirdiği için geçtiğimiz haftaki soğuktan daha etkili görünmüyor şu an… Yağışı da epey azaldı… Öteki güncellemeleri de bu başlığın yorumlarında yaparız.

Doğu Avrupa’ya oturan bir yüksek basınç, etrafındaki havayı saat yönünde çevirerek bizim soğuk tarafta kalmamıza yol açacak.

Gerisini de okuyayım->

Hafta Ortasından İtibaren…


Mevsimin şu ana kadarki en serin yağışlı hava dalgası geliyor. Marmara’da yağmur Salı ufak ufak başlar. Telefon bağlantısında biraz daha ayrıntıya giriyorum, başka şeylerden de bahsediyorum, dinleyin isterseniz…

Bu arada, önceki başlıktaki ‘düşük olasılığın’ gerçekleştiğine ve bu yağışlı dalganın ‘soğuk’ denebilecek bir dalgaya dönüştüğüne dikkatinizi çekerim. “Modeller soğuğu her zaman kırpar” kötümserliği her zaman da doğru çıkmıyor yani…
Gelecek hafta başına kadarki havayı ve telefonda bahsettiğim şeyleri bu başlık altında tartışalım. Bağımsız yorumlarınızı buraya tıklayarak, cevaplarınızı, cevap vermek istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine basarak yazabilirsiniz. Diğer konuları Atış Serbest‘te paylaşabilirsiniz. Teşekkürler.

Birtakım Sıcak Yağmurlar


İki gün ara ara, orada burada, sıcak yağmurlar yağacak. Hava soğumayacak.

Yukarıdaki şekli okumak vallahi de billahi de çok kolay. Havayla ilgilenen birisi olmanız şart değil. Eğer kalın kırmızı çizginin etrafındaki çizgiler, kalın kırmızı çizginin üzerinde gidiyorsa, hava normalden ılık olacak demek. Altına iniyorsa normalden serin/soğuk olacak demek. Eğer çizgiler karışmışsa, tahmin yapmak zor demek. Karışık yerlerde gri çizgiye bakın, o hepsinin ortalaması, en iyi fikri o verir.

En aşağıdan çıkan çizgiler ise yağışlar, mavi yuvarlak içine aldığım ilk küme bu sıra yağacak sıcak yağmurlar.

Gerisini de okuyayım->

Bayram’da ve Dönüşünde Hava


Kusura bakmayın, biraz meşguldüm, geç kaldım, arefe günü akşamı tahmin yapınca pek bir manası olmuyor tabii… Ama en azından dönüşte yolda olacaklar için faydalı olmaya çalışalım.

Özet ve Uyarı: Bayram tatilinde, Bayram’ın ilk günü hariç, hava çoğu yerde iyi, sona doğru batıda bozuyor. Dönüş yolunuz Marmara Denizi’nden ya da Çanakkale Boğazı’ndan geçecekse, lodosun veya yağmurun sizi yavaşlatabileceğini aklınızda bulundurun. Sıcaklıklar giderek artacak, son gün en batıda tekrar düşebilir.

1. gün, Perşembe: Öğleye kadar, Marmara’nın doğusunda (İstanbul dahil) yerel sağanaklar görülebilir. Sağanak denince kısa süreli, oraya yağan ama buraya yağmayan hayalet yağmuru anlayınız, sağanak illa ki şiddetli olacak diye bir kural yoktur. Bunlar da şiddetli olmayacak, ama ıslanmayacağınızı garanti edemiyorum.

Günün en kuvvetli yağmurları Doğu Anadolu’nun güneyi ile Güneydoğu Anadolu’ya yağacak. Akdeniz kıyılarında da yerel olarak kuvvetli yağışlar muhtemeldir, akşamleyin özellikle Mersin-Hatay arasında olmak üzere… Karadeniz’in iç kesimleri ve İç Anadolu’da da öğleden sonra yerel sağanaklar muhtemel gözüküyor.

Öte yandan, yağışlara rağmen deniz suyu sıcaklığı güneyde halen yüksek, yüzmek istiyorsanız o konuda sıkıntı yok yani.

Beni Bayram’ın gerisi de ilgilendiriyor->

Hafta Sonunun Yağmurları


Hava sıcaklığı bugün (Cuma) düne göre epey azaldı. Yarın sabah Kırım’dan gelip Karadeniz üzerinden Marmara Bölgesi’ne giriş yapacak olan bir yukarı seviye alçağı, daha da düşük sıcaklıklar ve yağış getiriyor.

Yağmur Cumartesi günü ve gecesi İstanbul’da, Pazar günü Marmara’nın güney ve batısında yer yer kuvvetli, hatta hayatı etkileyebilecek şiddette olabilir. Gerçi İstanbul gökyüzünden gelen şey ses bile olsa hemen etkilenen, biraz fazla hassas bir yer bana kalırsa 🙂

Gerisini de okuyayım->

Biraz Daha Yaz İsteyen?


Tamam rüzgar, yağmur, şimşek filan da güzel ama… Eninde sonunda nasılsa gelecek olan soğuk günleri, azacak olan sinüzitimi ve korkunç doğalgaz faturalarını aklıma getirince; şahsen “neden biraz daha yaz olmasın ki” diyorum… Sizi bilemem ama bendeniz, “yaş 35 yolun yarısı eder” demeye epey yakınım, sanırım bundan dolayı da soğuğa eskisi kadar tahammül edememeye başladım. 2012 yazına olan nefretim bile çabucak geçti. Büyüdükçe sıcakla aram düzeliyor. Moruklayınca bizim Güney’e yerleşen Alman ve İngilizleri de anlıyorum artık.

Buraya tıklarsanız bu bomba yazının gerisini de okuyabileceksiniz->

Havalar Hepten Serinliyor


İstanbul’da gece sıcaklıkları bir süredir çok iyi gidiyor, hatta ben pikeyi sabaha karşı hanımın üzerinden kendi üzerime doğru çekiyorum… Homurdanmalar baş gösteriyor ama olsun, 2012 yazının acı ve terli hatıralarının yanında lafı mı olur? Gündüzler de güzel, rüzgar sayesinde rahatsızlık asgari seviyede. Denize uzak yerlerde geceler zaten bir süredir soğuk.

Cuma gününden itibaren kuzey ve iç bölgelerde sıcaklıklar daha da azalacak, çoğu yerde mevsim normallerine, hatta belki biraz altına inecek. Böylece -özellikle akşama doğru- herkesin, üzerine ince de olsa bir şey alması icap edecek. Sonbaharın geldiği artık şüpheye yer bırakmayacak şekilde hissedilecek.

Bu havalar kolaylıkla, “klima altında uzun süre durma etkisi” yaratacağından, soğuk algınlıklarına karşı dikkatli olmanızda fayda var. Serinlemeye eşlik edecek yağışların kuvveti ise -şimdilik- üzerinde konuşmaya değecek kadar görünmüyor.

Havanın karakteri değişene, daha kuvvetli yağmurlar getiren bir ‘sistem’ ortaya çıkana kadar, güncel hava olaylarını bu başlık altında tartışalım. Bağımsız yorumlarınızı buraya tıklayarak, cevaplarınızı, cevap vermek istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine basarak yazabilirsiniz. Diğer konuları Atış Serbest‘te paylaşabilirsiniz. Teşekkürler.

Yoksa Eylül De Mi Sıcak Olacak?


**********************
Okumaya üşenenler için özet: Temmuz’un sonunda tarihsel eğilimlerden yola çıkarak yaptığımız Ağustos tahmini doğru çıktı. Havalar -ortalamada- sıcak oldu. Eylül için de aynı yöntemi uygularsak… İstanbul’da (ve Türkiye’nin batısında) Ağustos ayı normalden sıcak geçtiği için Eylül ayının da kendi normalinden sıcak geçme olasılığı, serin geçme olasılığından yüksektir diyebiliriz. Ayrıca -bundan bağımsız olarak- hava tahmin modelleri de Eylül ayının en azından ilk günlerinin normalden sıcak geçeceği konusunda hemfikir. Fakat tüm bunlar, Eylül’de de serin ve yağmurlu günler olmayacağı anlamına gelmiyor.
**********************

İstanbul’un verilerinden yola çıkarak konuşuyorum, ama sıcaklık bölgesel olarak tutarlı  bir değişken olduğu için, Türkiye’nin batısında oturuyorsanız söylediklerim sizin şehriniz için de az çok geçerlidir: Bu gece geride bırakacağımız Ağustos ayı, ara ara yaşanan serinliklere rağmen İstanbul’da normalden 1-2 derece daha sıcak oldu (tarihsel/istatistiki eğilimlere uygun olarak). Bunu ENKA’nın Balmumcu otomatik istasyonunun verilerinden yola çıkarak söylüyorum.

İstanbul’un Kartal istasyonunun uzun yıllar Ağustos ayı ortalama sıcaklığı (şu bağlantıya göre) 24.2 derece imiş, Balmumcu’nun uzun yıllar ortalamasının Kartal’ınkinden azcık daha düşük olacağını varsayarsak, Balmumcu’da normalden sapmanın 1-2 derece arasında olduğunu söyleyebiliriz (tabii ki kesin sayıları Eylül ayı içerisinde MGM söyleyecektir, Atatürk Havalimanı verileriyle haşır neşir olmayı seven editörümüz Santiago da belki bize yardımcı olabilir).

Gerisini de okuyayım->

Ağustos Nasıl Geçecek?


İyi haber: Bugünden (Cuma akşamı) itibaren sıcaklıklar, kademe kademe olmak üzere, rekor değerler civarından normallerin üzerine doğru, ülkenin kuzeybatısında ise normallere gerileyecek. Birçok yerde serinlik filan yine olmayacak, ama böyle bir yazda buna şükretmeyeni Allah taş yapar. Son üç hafta içerisinde, memleketin her yanında bir sürü sıcak rekoru tarihe gömüldü.

Kötü haber: Önümüzde koca bir yaz ayı daha var.

Mevsimlik tahminleri orada burada okumuştunuz, şu yazımda bazılarını paylaşmıştım. Ben de sizin için küçük bir istatistik çalışması yapıp, Temmuz’un nasıl geçtiğinin Ağustos ayının nasıl geçeceğiyle bir ilgisi olup olmadığına baktım (bu yaptığım çalışma, Cumulonimbus rumuzlu arkadaşımızın Ankara için yaptığı çalışmanın aynısı). Eğer ilgisi varsa, bu geçirdiğimiz süper sıcak Temmuz’dan yola çıkarak, Ağustos için söylenmeyen bir şeyler söyleyebiliriz.

“Özet geç” diyenler için hap bilgi ve sonuç: İstanbul’da, kendisinden önceki ayın ortalama sıcaklığına bakarak, ortalama sıcaklığını en yüksek isabetle tahmin edebileceğimiz ay, Ağustos. Temmuz aşırı sıcak geçtiği için, Ağustos’un yüksek bir olasılıkla normalden sıcak geçeceğini söylemek, istatistiki metotlarla yapılabilecek anlamlı ve geçerli bir tahmin. Ama unutmayın ki, istatistiki yöntemler her zaman sınırlı olanaklar sunar ve sürprizleri / kural dışılıkları açıklayamaz.

Yukarıdaki tabloda, İstanbul için uzun yıllar aylık ortalama sıcaklıklarının birbirleriyle olan istatistiki ilişkisi görülüyor (verileri şuradan aldım). Bir sürü anlamsız sayı var gibi görünse de, aslında öyle değil, anlam çıkarmak son derece basit. Tabloyu şöyle kullanacaksınız: En üst satırda yan yana yazılan aylardan bir tane seçin. Örneğin, kırmızıyla yazdığım Haziran’ı. Haziran sütunundaki alt alta sıralanmış değerlerden birini seçin. Mesela, kırmızıyla belirtilen 0.51’i. Şimdi bu 0.51’den sola doğru gidin, Temmuz’a geleceksiniz. Yani 0.51 değeri (korelasyon), İstanbul’da yaklaşık son 170 yıl içindeki Temmuz’ların, kendilerinden önce gelen Haziran’lara göre nasıl bir sıcaklık davranışı içinde oldukları konusunda fikir veriyor. Hangi fikri verdiğini de anlatayım.

Yazının gerisini buraya tıklayıp okumak istiyorum->

Yaz


Güneşi, ara sıra görüşüp kendisiyle vakit geçirmekten zevk aldığınız bir arkadaşınız gibi düşünün. Farz edin ki bu arkadaşınızın, bir gönül meselesi nedeniyle, hoş beş edip dertleşmeye eskisinden çok daha fazla ihtiyacı var ve şimdi sizi her Allah’ın günü arıyor… Tamam kırmayıp konuşuyorsunuz ama sürüyle de işiniz var; sonra her akşam buluşmak istiyor, oturdu mu kalkmak bilmiyor, sekiz çay / dört biradan aşağı içmiyor, “valla bırakmam, yenge komşudadır / seninki daha gelmemiştir / dur yea gidersin…” diye kafa ütülüyor… İşte güneşin o kalbi kırık arkadaş gibi musallat olduğu, kendi derdini düşünmekten size çektirdiği eziyeti unuttuğu, Haziran’da başlayıp doksan gün kadar süren zaman dilimine yaz diyoruz.

Bunlar dün ikindi vakti, İstanbul’un Gayrettepe’si civarında yürürken aklıma geldi. Oysa baharda ne güzeldi, güneş bulutların arkasından çıkıverirdi ve ben hiç gitsin istemezdim, yüzümü ona çevirir, “anlat” derdim, “özlemişim seni.” Sağ olsun, vakitlice de giderdi… Dün ise, adımlarımı kaldırıma park etmiş servis minibüslerinin dar gölgelerine denk getirmeye çalışırken, “muhabbette dahi ölçülü olmak gerekir” diye geçirdim içimden… Benim hatunun, “niye taksiye binmiyoruz?!” diye homurdanmasıyla da edebi alemden katı gerçeklere dönmüş oldum. Işınlar o saatte bile oldukça dik bir açıyla geliyorlardı. Hatun haklıydı.

Buraya tıklayayım ki yazının gerisini de okuyabileyim->