Yağmur Rekoru, Hortum, İsviçre DMİ’si, Memleketin Hali…


(Güncelleme: 2 fotoğraf eklendi. -24 Haziran, 11.30-)

Türkiye meteorolojik bakımdan olağanüstü bir ay geçiriyor. Mesela, son yağışlarla birlikte birçok istasyonda büyük olasılıkla Haziran ayı yağış rekoru kırılmış olacak (İstanbul-Göztepe’de ayın üçte biri geçmeden zaten kırılmıştı). İzmir’de Haziran ayında görülmesi çok nadir yağmurlar yağıyor. İstanbul’un Anadolu yakasında geçtiğimiz Pazar günü (20 Haziran) ufak bir hortum meydana geldi. Videosu ne yazık ki yok ama Deniz Bozkurt Yakacık’ta olay anına ilişkin tuttuğu notları bizimle paylaştı, kendisine teşekkür ederiz:

Saat: 17:15-17:45
Yarım saat öncesine kadar inanılmaz sıcak ve basık olan havanın bu durumu daha fazla kaldıramayacağı, havanın giderek kapanmaya başlamasıyla belli olmuştu. Ve bu kararma giderek daha korkutucu ama bir o kadar da heyecan verici bir hal alıyordu. Rüzgar o kadar şiddetliydi ki, gittikçe yoğunlaşan ve koyulaşan bulutlar, hızlandırılmış çekim varmış gibi müthiş bir hızla hareket ediyorlardı güneyden. Kümülonimbuslarla beraber mammatus bulutları ortalığı ele geçirmişti çok kısa bir sürede. Tepemdeki bulutlara dikkatli bakınca dönme hareketine başlamış olduklarını farkettim. Henüz yere ulaşan herhangi bir huni oluşumu yoktu ama her an bir hortum çıkabilirdi. Çok güçlü rüzgarlar ve şimşekler eşliğinde yaklaşan ve yeşilimsi siyah bir renge bürünmüş tabakayı görünce farkında olmadan irkildim. Bu esnada, yaklaşık 1 km ötede bulunan inşaat halindeki binadan kopan parçaların havada dönmeye başladıklarını farkettim.  Dönen parçaların istikameti tam bizim binanın olduğu taraf idi! Sonunda bunun olağandışı bir durum olduğunu farkeden insanlar binaların içine kaçışıyordu.  Balkonda zor duruyordum ve beni yerimden oynatan rüzgarın da etkisiyle  içeri girmek zorunda kaldım. Birkaç saniye içinde bizim binanın bulunduğu bölgede dolu başladı ve yerden savrulan parçacıklarla beraber göz gözü görmüyordu. Az evvel yaklaşmakta olduğunu gördüğüm bulutlar tam üzerimizdeydi ve durmadan şimşek çakıyordu. Dolu uzun sürmedi, iki-üç dakika sonra yerini yağmura bıraktı. Yoğun bulut kütlesi üzerimizden geçmişti ama rüzgar çok şiddetliydi hala. Tekrar balkona çıktım ve derin bir oh çekmişcesine rahatlayan hava, pencerelerdeki korku ve şaşkınlık dolu bakışlar eşliğinde dağılıyordu artık.

Saat 17.21’de kaydedilen radar görüntüsü de aşağıda. İstanbul radarı genelde renkleri sarı ve kırmızı tonlara doğru çok abartmıyor, yani gördüğünüz sarı renk çok kuvvetli bir gökgürültülü fırtınayı işaret ediyor.

Aşağıdaki fotoğraflar da Karcı Hakan‘dan geldi, kendisine de çok teşekkür ederiz (kaynak burası). Olayın hemen öncesinden:

Bütün bunları ben, Deniz, Hakan ve hepsinin ismini buraya yazamayacağım bir sürü hava delisi, takip edebildiğimiz ölçüde ve zamanımız da müsait olursa birçok platformda paylaşıyoruz, dile getiriyoruz. Peki asli görevi bu hadiseleri yakinen takip etmek olan DMİ ne yapıyor, ne yayınlıyor? Genelde bunun gibi şeyler.

Öte yandan, aşırı olaylar bir tek Türkiye’de meydana gelmiyor. Geçen haftanın sonuna doğru İsviçre’ye de çok yağmur yağdı. Zürih’te Haziran ayı ortalama yağışının dörtte üçü 1 günde düştü. Hafta sonunda da hava çok soğudu, 1500 metre rakımda bile (birçok Anadolu şehri bu yüksekliktedir) kar örtüsü oluştu. Bunları nereden öğreniyoruz? Belli ki memurdan çok hava delisi istihdam eden İsviçre DMİ’sinin, bu olayların olmasından hemen birkaç gün sonra yayınladığı değerlendirmeden! Değerlendirmenin içeriğiyle ilgili daha fazla fikir edinmek istiyorsanız, google çevirisini buradan okuyabilirsiniz. Göreceksiniz ki, olan olaylar çok yakından takip edilmiş. Yazı, kamera görüntüleriyle, haritalarla, grafiklerle destekleniyor. Mevsime uymuyor gibi görünen soğuğa geleneksel olarak “koyun soğuğu” dendiği anlatılıyor. Yani kurum çalışanları, aldıkları maaşı hak ettiklerini gösteriyorlar.

Şimdi diyeceksiniz ki, memleketin hali ortadayken, terörden kan gövdeyi götürüyorken dert ettiğin şeye bak… Size katılamayacağım. İnsanların sorumluluk sahibi olmasının, işlerini iyi yapmasının, tembellikten, işe yaramamaktan utanmasının, bir ülkede işlerin iyi gitmesiyle çok yakından alakalı olduğunu düşünüyorum. Güneydoğu / Kürt meselesinde sorumluluk almaktan kaçarak işi savsaklayan, on yıllardır süregelen problemleri yok sayan biziz. Emek vermeden, sadece günü kurtarmaya yönelik kısa vadeli çözümlerle kendimizi kandıran, şehit haberi gelmediği zaman etraf güllük gülistanlık sanan da biziz. Yöneticilerimiz de gökten zembille inmediğine, bizim içimizden çıktıklarına göre, suçlu biziz. İnsanın içine umutsuzluk çöküyor.

Reklamlar
Bu yazı Başka Yerlerin Havaları, Devlet Meteoroloji İşleri, Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

19 Responses to Yağmur Rekoru, Hortum, İsviçre DMİ’si, Memleketin Hali…

  1. fatih aydın dedi ki:

    selam arkadaşlar burada ilk kez yazıyorum son sel felaketinin olduğu çayırova da oturuyorum yaş 33 kendimi bildim bileli ve buraya yağan yağmurların hafızamda bıraktığı kadarıyla diyebilirim ki en azından son 30 sene içinde bu şekilde bir yağmur yağmamıştı bulutlar tuzla üzerinde yoğunlaşıp yağmaya başlıyor en etkili kısmını çayırovada bırakıp gebze’yi de etkiledikten sonra denize kayıp güneydoğuya ilerliyor aslında çayırovada daha öncede bu şekilde yağmur yağmıştı belki ama en uzunu 20dk sürmüştü ve öğleden sonra lokal yağışlarıydı bu ise 2 saat sürdü ve akşam ve pek lokal sayılmaz böyle yağışlı bir haziran ayını da ben hatırlamıyorum hala daha süreceğe benziyor özellikle 3-4 gün daha lokal yağışlara dikkat etmek gerekiyor sanırım ayrıca Ozan bey çok teşekkür ederim kendime göre bir paylaşım buldum güzel bir site

  2. mgustfront dedi ki:

    Desenize bir gökyüzü şenliği kaçırmışım.Bu yağışlarda İzmir’deydim ama bir hafta boyunca online olamadım.Yani takip etme olanağı bulamadım.İzmir’de aksine gündüz yağışsız ve gündüz 38-39 dereceleri bulan sıcaklar vardı.Benim bulunduğum ilçede -Kınık-neyseki nem oranı düşük olduğundan hava bunaltıcı değildi.Ozan Hint Okyanusu’nda oluşan PHET KASIRGASI hakkında ne düşünüyorsun gerçi kısa sürdü ama 5.category’e kadar çıktı.

  3. Cemal dedi ki:

    Ozan 2 gündür İstanbul’da güneşi göremedik.Haziran sonuna gelmemize rağmen bu coğrafya için çok ekstrem durumlar bunlar.25 Haziran öğleden sonra saatleri ve İstanbul’da 16-19 derece arasında sıcaklıklar hüküm sürüyor.Gerçekten ileride belkide bir Haziran ayı vardı ne kadar serin ve yağışlı geçmişti diye konuşacağımız günleri yaşıyoruz.

    • havadelisi dedi ki:

      yağış bakımından ekstrem evet, ama çok sıcak günler de oldu bu haziranda, o yüzden bütün ayın ortalama sıcaklığı normale yakın çıkabilir… bakalım ay bitince dmi rapor yayınlar oradan anlarız.

  4. karcı hakan dedi ki:

    aslında fotoğraflarda göründüğünden daha ürkütücüydü ama 2 megapixel kamera ile anca bu oldu 🙂

  5. mert dedi ki:

    son günlerde istanbulda bol bol şimşek ve yıldırım vardı ilginç bulutlar oluştu. sizin enka kameralarından paylaşımlarınız oluyordu. bunları kameralar kaydetmişmidir acaba. böyle bir şey varsa ilgi çekeceğini umuyorum.

    • havadelisi dedi ki:

      bu akşam yapacağım vaktim olunca.. en çok hangi gün ve saatlerde şimşek çaktı, söyler misiniz? akşama ya da yarın siteyi kontrol edin.

      • mert dedi ki:

        salı gecesi çok fazlaydı.

      • tengizman dedi ki:

        En cok simsek ve gokgurultusu bizim burasi icin soyluyorum(k.cekmece) sali gecesi oldu.Gece 11’den sabah 3’e kadar simsek ve gokgurultusu vardi.Hayatimda bunlarin bu kadar uzun surdugunu hatirlamiyorum.Simsekler,gokgurultuleri,2-3 dk da bir gokgurultusundne etkilenip calan araba alarmlari,sarhos sokakta gezen bir adamin dayanamayip su birikintisinin icine dusmesi,orada cirpinmasi,kan,vahset,gozyasi,ihtiras yani ne ararsan vardi o gece Ozanim:)

    • havadelisi dedi ki:

      ne yazık ki kamera görüntüleri şimşekleri kaydetmemiş. her dakikada bir fotoğraf çekiyor enka kamerası, sanırım denk gelmemiş. ayrıca bu kez görüntülerde zamansal boşluklar var (bazen oluyor). bu sefer film yok yani.

  6. çihiro dedi ki:

    deniz bozkurt’un yazısı bir roman gibi olmuş. oradaymış gibi hissettim kendimi. hortum filan bizim için müthiş bir hadise de zararlarından Allah korusun hepimizi :S ve son paragraf türkiye’nin özeti. bu yaz dmi yanılacak gibi. sonbahar havası var adeta. alçak seviye bulutları gördüm bu akşamüstü konya’da :S

  7. vkaynar dedi ki:

    Ozan bey yazınız çok güzel ellerinize sağlık ben de 20 haziran pazar günü Çınarcık’a gittim öğlen nemli ve aşırı bir sıcak hava vardı ve akşam saatlerine doğru yerini simsiyah bir gökyüzüne bıraktı… hayatımda öyle bir hava hadisesi yaşamamıştım sahilde yemek yediğimiz restoranın pencereleri aniden uçmaya başladı ve kaçışmaya başlayan insanlar çok büyük bir fırtınanın habercisi göz gözü görmüyordu sonra dolu yağışı yeryüzüne hareket eden bulut kümeleri şimşekler yıldırımlar hepsi oldu o gün o yağış radardan istanbula kaymıştı sanırsam böyle şiddetli hava hadisesi aşırı ısınmanın yarattığı basınçtan mı kaynaklanıyor bütüm sorum bu…

    • havadelisi dedi ki:

      her aşırı ısınmadan sonra böyle bir olay görülmez ama bu sefer diğer atmosferik şartlar da denk düşmüş anlaşılan.. açıkçası bu fırtınanın oluşum şartlarını çok incelemedim. görece yerel bir hadise sayılır…

  8. karcı hakan dedi ki:

    sanırım deniz adlı arkadaşın anlattığı fırtınayla en çok yüzleşen kişi benimdir. ben pendik aydos’ta oturuyorum fırtına başlamadan önce kapkara bulutlar marmara denizi semalarını kapladı, ancak bu kadar şiddetli bir rüzgar olacağını tahmin etmiyodum. bir anda radara bakma ihtiyacı hissettim ve üzerimizde sarı renkle boyanmış dev bir alan gördüm ve yalova üzerinde çakan şimşekler de çok kuvvetli bir gökgürültülü fırtınanın geleceğini adeta belirtiyordu. daha sonra tuzla aydınlı üzerinden bir toz bulutu yaklaştığını gördüm. ve sonrasındaki fırtına (sadece fırtına demek yetmiyor) o kadar güçlüydü ki abartmıyorum 120 130 km hıza erişti (bu da demek oluyor ki 1.kategori kasırga gücünde)… sonrasında balkonumuzdaki branda uçtu. ve şimşekler havada dans etmeye başladı nasıl bir kütle idiyse 2 saniyede bir şimşek çakıyodu hemen ardından da sağanak yağış başladı kısa sürdü ama verdiği zarar çok büyüktü pendik ve kartal sahilde gemiler alabora oldu ağaçlar kökünden söküldü kısaca hayatımda gördüğüm en garip hava olaylarından biriydi radar görüntüleri de havanın ciddiyetini anlatmaya yetiyor sanırım…

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s