Yazar arşivleri: Havadelisi (Sandsli / Norveç, 50m)

Balkan Sonbaharı


Geçen sene bu zamanlar, yaklaşan şiddetli yağışları büyük bir hevesle yazmışım. 8 yıl önce bugün, 7 Ekim 2004’de de İstanbul’u yine seller almış.

2004 ve 2011’deki kadar kuvvetli ve uzun süreli şeyler beklenmese bile, 2012’nin 7 Ekim’i de, çok şükür, yeni başlığı hak eden birtakım hava olaylarının arefesi oldu. Yarın (Pazartesi) Balkanlar’dan gelecek sonbaharla üşüyüp ıslanıyoruz. Zamanım olmadığı için ayrıntılı yorum yapamayacağım, eğer öteki hava delilerinin görüşlerini merak ediyorsanız başlık altına yapılacak yorumlara bakabilirsiniz.

Gerisini de okuyayım->

Ortadoğu Aradan Çekil, Balkanlar Gelsin


Havayla tıpkı bizim gibi kafayı bozmuş arkadaşlarımızdan Fatih Bey’in pek yerinde olarak tespit ettiği gibi, serin ve yağışlı havanın bize Ortadoğu’dan geldiğini Balkanlar, Sibirya, Orta Akdeniz filan duysalar herhalde epey bozulurlardı. Atmosferin üst seviyelerindeki yolları tercih ederek güneyimizden sokulan bir serin hava kütlesi, biraz yağmur yağdırdı.

Gerçi bu havanın ne serinliği serinlik, ne de yağışı yağış. Bugün (Salı) saat 15’te ölçülen sıcaklıklar aşağıda. Mesela Ankara’nın kendi mevsim normalinden hala 8-9 derece fazlası var. Antalya, dün sanki hiç yağmur yağmamış gibi yine 35 dereceye vurmuş. Sabah burada Maslak’ta düşen damlalar asfaltın rengini tam olarak değiştiremeden bitiverdiler. Sıkıldık artık.

Gerisini de okuyayım->

Yaza Devam


MGM/DMİ verilerine göre sıcaklık, Çarşamba saat 16 itibariyle mevsim normalinin Erzurum’da 4, Ankara’da 5, İstanbul’da 7, Adapazarı’nda 8, Edirne ve Balıkesir’de 9 derece üzerinde gerçekleşti. Durum yalnızca Şanlıurfa gibi birkaç güney ilinde ‘normal’.

Mevsimsiz sıcaklar yaklaşık bir hafta daha bizimle olacak. “Normal”e dönüş, gelecek haftanın sonunu dahi bulabilir gibi duruyor. Yani Eylül, Temmuz ve Ağustos’a benzeme eğilimini devam ettirerek, İstanbul ile ülkenin batı ve ortasındaki birçok yerde kendi normalinin üzerinde bir sıcaklık ortalamasıyla bitecek.

Üyelik Sistemine Geçiyoruz, Yorum ve Fotoğraf Ekleme Kolaylaşıyor


Özet: Blogu okumada herhangi bir kısıtlama olmayacak. Ama bundan böyle blogda yorum yapmak isteyen herkesin bir WordPress hesabının olması ve bu hesapla blogun takipçisi olması gerekecek. Fotoğraf paylaşmak istediğinizde de fotoğrafları kendi WordPress hesabınıza yükleyeceksiniz. Böylelikle paylaşılan fotoğrafların silinme/kaybolma riski tamamen ortadan kalkmış olacak. Ha bu arada, ücret mücret olmayacak ve gerçek isminizi kullanmanız gerekmeyecek. Her zamanki rumuzunuzla devam edebilirsiniz.
———————————–

WordPress üyesi ve blog takipçisi olmak, fotoğrafları kendi hesabınız üzerinden paylaşmak; bunları yapmadan yorum/fotoğraflar eklemekten çok daha kolay. Aşağıda anlattıklarımı sadece bir kereliğine yapmanız gerekiyor, o kadar. Anneye anlatır gibi anlatacağım, korkmayın…

A) Bir WordPress Hesabı Oluşturmak (halihazırda WordPress hesabınız varsa doğrudan bölüm B’ye geçebilirsiniz)

A1) http://tr.wordpress.com/ adresine gidin.

A2) Sağ üstteki “Giriş”e basın.

A3) Sağ alttaki “Kayıt Ol”a basın.

A4) Çıkan sayfada e-posta adresinizi ve diğer bilgileri girin (aşağıda örneği var). Eğer daha önce bir başkası tarafından alınmış bir blog adresi / kullanıcı adı yazarsanız sistem sizi uyaracaktır. Kullanıcı adınız ve yorum yapınca görünmesini istediğiniz rumuzunuz (ya da adınız) aynı olmak zorunda değil (nasıl değiştirileceğini aşağıda anlatacağım), o yüzden kullanıcı adının tam olarak istediğiniz ad olmamasına kafayı takmayın. Yalnız mutlaka geçerli ve size ait olan bir e-posta adresi girin, yoksa kaydınız tamamlanamaz.

1

Son olarak bu sayfanın en altındaki “Blog Oluştur”a tıklayın (oluşan blogu kullanmak zorunda değilsiniz, sadece kayıt oluyorsunuz).

A5) Bu aşamada, girmiş olduğunuz e-posta adresinize wordpress’ten bir posta gelecek. Bu postadaki “Activate Blog” linkine (eğer Türkçe geldiyse Türkçe’sine) tıklayın.

A6) Tebrikler! Kayıt oldunuz. Yeni bir sekme ya da pencerede WordPress kontrol paneli açılmış olmalı.

A7) Bloga yorum yaptığınızda görünmesini istediğiniz rumuzunuz veya adınız, kayıt olurken almış olduğunuz kullanıcı adınızla aynı değilse, yani örneğin “chihiro” kullanıcı adıyla kayıt oldunuzsa ama yorum yaptığınızda bunun “En Kral Çihiro” şeklinde görünmesini istiyorsanız… Aşağıdaki adresin “RUMUZUNUZ” kısmını kendi kullanıcı adınızla (küçük harflerle) değiştirerek tıklayın:

http:/RUMUZUNUZ.wordpress.com/wp-admin/users.php?page=grofiles-editor

(Bu adrese ayrıca, http://RUMUZUNUZ.wordpress.com/wp-admin/ adresindeki “RUMUZUNUZ” kısmını kendi kullanıcı adınızla (küçük harflerle) değiştirerek, çıkan sayfada sırasıyla sol sütundaki Kullanıcılar ve Profilim’e tıklayarak ulaşabilirsiniz).

Karşınıza şurası çıkacak:

“Display name publicly as” kısmını, yorum yaptığınızda adınızın ne olarak görünmesini istiyorsanız (mesela “En Kral Çihiro”) onunla değiştirin (blogda daha önce kullandığınız rumuzu tercih edin lütfen). Ayrıca, eğer “Çihiro (Konya, 1010 m)”, “Kral (Gaziantep, 800 m) , “Sirocco (Beylikdüzü/İST, 110 m)” gibi yerinizi belli eden şeyler yazarsanız süper olur. Sayılar rakımınızı (deniz seviyesinden yükseklik) belirtsin (GoogleEarth’ten bakabilirsiniz). Sayfanın sağ tarafındaki “Gravatar Değiştir” kısmından da, yorumunuzun yanında belirecek olan ikonu/fotoğrafı yükleyebilirsiniz. Daha sonra biraz üstteki “Update Profile”a tıklayın.

Bravo, işte bunu da hallettiniz.

——————————————————

B) WordPress Hesabınızla Blogun Takipçisi Olmak

B1) WordPress hesabınıza giriş yapmış (log in olmuş) olduğunuzdan emin olun. http://tr.wordpress.com/ adresine gidin. Eğer zaten giriş yapmış durumda iseniz aşağıdakine benzer bir görüntü çıkar:

Yok eğer aşağıdaki iki görüntüden biri çıkıyorsa kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazarak WordPress hesabınıza girin. “Beni hatırla”yı işaretleyerek giriş yaparsanız normalde sistem sizi dışarı atmaz.

B2) https://havadelisi.com/ adresine gidin. Sağ sütünun üst tarafındaki “Abone olayım” düğmesine basın (eğer bloga WordPress hesabınızla daha önce abone olduysanız, gösterdiğim yerde “You are following this blog” (bu blogu takip ediyorsunuz) yazar.)

Tebrikler, WordPress hesabınızla Hava Delisinin Not Defteri’nin üyesi oldunuz. Bundan sonra yukarıdakileri yapmanıza gerek olmadan kolayca yorum yapabilir ve resim yükleyebilirsiniz.

———————————————————————————–

C) Nasıl Yorum Yapacak ve Fotoğraflar Yükleyeceksiniz?

C0) (bu aşama genellikle gerekli değildir) WordPress hesabınıza giriş yapmış (log in olmuş) olduğunuzdan emin olun. Eğer emin değilseniz http://tr.wordpress.com/ adresine gidin. Giriş yapmış durumda iseniz aşağıdakine benzer bir görüntü çıkar:

Yok eğer aşağıdaki iki görüntüden biri çıkıyorsa kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazarak WordPress hesabınıza girin. “Beni hatırla”yı işaretleyerek giriş yaparsanız normalde sistem sizi dışarı atmaz.

C1) Diyelim ki havadelisi.com’da dolaşırken yorum yapmak istediniz. Her zaman yaptığınız gibi yorum kutusuna ulaşın (eğer birine cevap veriyorsanız, yorum kutusuna, cevabı yazmak istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine tıklayarak ulaşın!). Kutunun içine tıkladığınızda, kutunun altında “Rumuzunuz: WordPress hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz” diye bir bilgilendirme göreceksiniz.

Bu bilgilendirme, yorumu otomatikman WordPress rumuzunuz ve e-posta adresinizle yapacağınız anlamına gelir (e-posta adresinizi başkaları asla görmez, sadece yorumunuzu onaylayacak olan editörler görür!). Yani artık her yorum yaptığınızda kullanıcı adı ve e-posta adresi yazmanıza gerek olmayacak!

C2) Yorumunuzu kutuya yazın.

C3) Doğrudan aşağıdaki linki kullanarak kendi hesabınıza ait fotoğraflar yükleme sayfasına gidebilirsiniz.

http://RUMUZUNUZ.wordpress.com/wp-admin/media-new.php

Tabii ki “RUMUZUNUZ” kısmını kendi blogunuzun ismiyle (küçük harflerle) değiştireceksiniz. Fotoğraflar yükleme sayfasını tarayıcınızın sekmelerinden birinde sürekli açık tutarsanız işiniz kolaylaşır, ben öyle yapıyorum.

C4) Yükleyeceğiniz resmi masaüstünüzden kesikli çizgilerin içine sürükleyin (aşağıda). Birden fazla resmi de aynı anda sürükleyebilirsiniz. Fotoğraflarınız otomatik olarak yüklenecektir. Sürüklemeyi tercih etmezseniz, ortadaki “Dosyaları seç”e basıp yükleyeceğiniz dosyayı/dosyaları bilgisayarınızdan seçin.

C5) Bunu yaptıktan sonra, dosyanın adresine ulaşmak için önce “düzenle”ye tıklıyorsunuz.

2

Açılan sayfada, aşağıda belirttiğim yerin içine önce çift tıklayıp sonra da sağ tıklayıp “kopyala” derseniz resim linkini kopyalamış olursunuz:

3

Şimdi yorumunuza geri dönüp linki yorumun içine yapıştırabilirsiniz:

C6) Hesabınıza yüklediğiniz resimler, size ait “medya kütüphanesi”nde saklanır (bu arada kütüphanede sadece size ait 3 GB’lık yer var). Bu resimlerin linklerine ileriki bir zamanda ulaşmak isterseniz, WordPress kontrol panelinizin sol sütununda “Medya”nın altında biraz daha küçük harfle kendine yer bulmuş olan “Kütüphane”ye tıklayın. Sonra da, linkini tekrar kopyalamak istediğiniz resmin altında belirecek olan “Düzenle” düğmesine tıklayın. Resmin adresini göreceksiniz.

Özellikle blogun uzun süreli müdavimi olan hava delisi arkadaşlarımdan üyelik sistemini benimsemelerini rica ediyorum. Şimdiden hepinize çok teşekkür ederim. Yükleyecekleri resimleri güzelleştirmek ve resimlerden animasyon yapmak isteyen arkadaşlar, editörümüz Santiago’nun şu yazısına göz atabilirler.

Kısa Bir Kış Provası


Ülkenin kuzeybatısında yaşayanlara “bundan sonra hava ısınmaz” dedirtecek bir soğuk hava kütlesi, Cuma günü geliyor. İstanbul’un merkezi yerlerinde bile Cuma akşamüstü sıcaklık 15 derece civarına (belki de altına) düşecek.

Cumartesi de hava serin. Fakat sonra yavaş yavaş, aylardır alıştığımız havalar büyük olasılıkla geri dönecek (aşağıdaki grafiği nasıl okuyacağınızı buradan öğrenebilirsiniz).

Gerisini de okuyayım->

Eylül Sıcağı


Ağustos ve Temmuz’u taklit etmeyi marifet sayan Eylül ayı, kendi imkanları çerçevesinde sıcakçılık oynuyor. Saat 17 itibarıyla İstanbul 30 derece civarında, Güney Marmara ve Ege’de 33-34 derecelik yerler de var.

Oysa şu an Yunanistan’a kadar ulaşan ve oraları şimşeğe boğan serin hava kütlesi hızını kesmeden biraz daha ilerleyebilseydi, yaza özenen Eylül’ün iflahı (en azından Türkiye’nin batısında) kesiliverecekti. Küçük denebilecek ayrıntılar özellikle sonbahar gibi geçiş mevsimlerini yaza ya da kışa çevirebiliyor.

Gerisini de okuyayım->

Havalar Hepten Serinliyor


İstanbul’da gece sıcaklıkları bir süredir çok iyi gidiyor, hatta ben pikeyi sabaha karşı hanımın üzerinden kendi üzerime doğru çekiyorum… Homurdanmalar baş gösteriyor ama olsun, 2012 yazının acı ve terli hatıralarının yanında lafı mı olur? Gündüzler de güzel, rüzgar sayesinde rahatsızlık asgari seviyede. Denize uzak yerlerde geceler zaten bir süredir soğuk.

Cuma gününden itibaren kuzey ve iç bölgelerde sıcaklıklar daha da azalacak, çoğu yerde mevsim normallerine, hatta belki biraz altına inecek. Böylece -özellikle akşama doğru- herkesin, üzerine ince de olsa bir şey alması icap edecek. Sonbaharın geldiği artık şüpheye yer bırakmayacak şekilde hissedilecek.

Bu havalar kolaylıkla, “klima altında uzun süre durma etkisi” yaratacağından, soğuk algınlıklarına karşı dikkatli olmanızda fayda var. Serinlemeye eşlik edecek yağışların kuvveti ise -şimdilik- üzerinde konuşmaya değecek kadar görünmüyor.

Havanın karakteri değişene, daha kuvvetli yağmurlar getiren bir ‘sistem’ ortaya çıkana kadar, güncel hava olaylarını bu başlık altında tartışalım. Bağımsız yorumlarınızı buraya tıklayarak, cevaplarınızı, cevap vermek istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine basarak yazabilirsiniz. Diğer konuları Atış Serbest‘te paylaşabilirsiniz. Teşekkürler.

Yoksa Eylül De Mi Sıcak Olacak?


**********************
Okumaya üşenenler için özet: Temmuz’un sonunda tarihsel eğilimlerden yola çıkarak yaptığımız Ağustos tahmini doğru çıktı. Havalar -ortalamada- sıcak oldu. Eylül için de aynı yöntemi uygularsak… İstanbul’da (ve Türkiye’nin batısında) Ağustos ayı normalden sıcak geçtiği için Eylül ayının da kendi normalinden sıcak geçme olasılığı, serin geçme olasılığından yüksektir diyebiliriz. Ayrıca -bundan bağımsız olarak- hava tahmin modelleri de Eylül ayının en azından ilk günlerinin normalden sıcak geçeceği konusunda hemfikir. Fakat tüm bunlar, Eylül’de de serin ve yağmurlu günler olmayacağı anlamına gelmiyor.
**********************

İstanbul’un verilerinden yola çıkarak konuşuyorum, ama sıcaklık bölgesel olarak tutarlı  bir değişken olduğu için, Türkiye’nin batısında oturuyorsanız söylediklerim sizin şehriniz için de az çok geçerlidir: Bu gece geride bırakacağımız Ağustos ayı, ara ara yaşanan serinliklere rağmen İstanbul’da normalden 1-2 derece daha sıcak oldu (tarihsel/istatistiki eğilimlere uygun olarak). Bunu ENKA’nın Balmumcu otomatik istasyonunun verilerinden yola çıkarak söylüyorum.

İstanbul’un Kartal istasyonunun uzun yıllar Ağustos ayı ortalama sıcaklığı (şu bağlantıya göre) 24.2 derece imiş, Balmumcu’nun uzun yıllar ortalamasının Kartal’ınkinden azcık daha düşük olacağını varsayarsak, Balmumcu’da normalden sapmanın 1-2 derece arasında olduğunu söyleyebiliriz (tabii ki kesin sayıları Eylül ayı içerisinde MGM söyleyecektir, Atatürk Havalimanı verileriyle haşır neşir olmayı seven editörümüz Santiago da belki bize yardımcı olabilir).

Gerisini de okuyayım->

Bir Yaz Sonu ‘Karayelli’si


Klasik, yani belli bir yerde sık sık gözlenen meteorolojik olaylara isim verilmesi yararlı bir alışkanlıktır: Örneğin ABD’de Nor’easter, İsviçre’de Bise vardır; bu isimleri zikrettiğinizde meteorolojiye meraklı olmayan insanlar dahi, tahmin periyodu içerisinde karşılaşacakları hava olaylarını kolayca öngörürler, hatta sözü geçen klasik hadisenin yaşadıkları yeri nasıl etkilediğini az çok bildikleri için hava raporunun ayrıntılarını dinlemeye gerek duymazlar. Bizde de benzer isimler olsa fena mı olur? Kışın DEK DEK diye kafanızı şişirmemiz biraz da bu yüzdendi: DEK’i idrak eden İstanbullu, kar yağışının durmasına aldanmaz, 10 dakika sonra ara sokaklara arabayla girmeyi imkansız hale getirecek şiddetli bir tipinin başlayabileceğini bilir. İkide bir “yağacak mı?” diye güncelleme dilenmez. DEK devam ediyorsa, kar her an yine yağabilir, ve sonra yine kesilebilir demektir. Neyse.

Klasik bir ‘karayelli’nin ortaya çıkardığı yağış ve yer seviyesi rüzgar dağılımı… aynı zamanda WRF modelinin Salı sabahı için ürettiği çıktı.

Bulunduğumuz mevsimde kuzey-kuzeybatı rüzgarıyla gelen, içindeki nemin çoğunu Karadeniz üzerinden geçerken kazanan, sonra da Şile – Sinop arasındaki Batı Karadeniz kıyılarına bol yağış düşmesine yol açan serin hava kütleleri, yaşadığımız coğrafya için epey ‘klasik’tir (yukarıda). Yer seviyesindeki kuzeybatı rüzgarından ötürü, karayelli ismini (‘çiftetelli’ gibi okuyun) sonuna kadar hak ettiğini düşündüğüm bu hava tipi, Pazartesi akşamından itibaren yine bizimle birlikte olacak. Yaz sonunda ve sonbaharda gelen karayelliler, özellikle Akçakoca-İnebolu arasındaki kıyı şeridine, en fazla da Zonguldak çevresine çalışırlar: Bu bölgedeki en yağışlı mevsimin sonbahar olmasının en önemli müsebbibi, şüphesiz ki karayellidir.

Yaz sonu / sonbahar karayellilerinin en önemli özelliği, deniz etkisiyle yağış mekanizmasını kolaylıkla tetikleyebilmeleridir. Eğer hava delisi değil iseniz yazının bundan sonraki kısmını özellikle okuyunuz, çünkü bahsettiğim olguyu çok basit olarak anlatacağım.

Gerisini de okuyayım->

Hafta Sonu Sıcak, Fakat Kurtuluş Yakındır


Doğal vantilatörler Marmara Bölgesi’nde Pazartesi günü öğle saatlerinde, kuzey ve iç bölgelerin geri kalanında ise Pazartesi gecesi devreye giriyor.

Yukarıdaki grafiği lise bilgilerinizle ve şu yazıdan (Türkçe) faydalanarak okuyabilir, bilim insanlarının hava tahmin işinde ortaya çıkan belirsizlikleri nasıl ele aldıklarını öğrenebilirsiniz.