Etiket arşivi: Karayelli

Karadeniz Kıyıları’nın Sel Mevsimi Başlıyor


Aşağıda güneşten gelen ve dünyadan geri uzaya yollanan enerjinin hangi yolları izlediği gösteriliyor. Atmosferdeki havanın ve yeryüzündeki suların ısınması çoğunlukla, yere kadar ulaşan ve oradan geri yansıyan güneş ışınlarının marifetiyle oluyor. Bu yüzden alçak yerlerdeki sular ve hava -genelde- yükseklerden sıcaktır.

Işınım Dengesi

Güneş ışınlarının nerede ne kadar emildiğini, nereden ne kadar yansıdığını; ve dünyanın ışınım yoluyla soğuyarak ısıl dengesini nasıl koruduğunu gösteren şema.

Peki ne kadar sıcaktır? Örneğin, yazın sonundaki günlerden birinde İstanbul’da deniz suyu sıcaklığı 24 derece, denizden yaklaşık 1500 metre yüksekteki havanın sıcaklığı da 15 derece olsun. Aşağısı ile yukarısı arasındaki 24 – 15 = 9 derecelik bu fark makul bir farktır, atmosfer düşey (dikey) yönde dengeli/duraylıdır, havada yukarı doğru hareketler ya hiç olmayacak ya çok az olacaktır, gökyüzü de buna bağlı olarak az bulutlu veya açık olacaktır.

Yazının gerisini de göreyim->

Bir Yaz Sonu ‘Karayelli’si


Klasik, yani belli bir yerde sık sık gözlenen meteorolojik olaylara isim verilmesi yararlı bir alışkanlıktır: Örneğin ABD’de Nor’easter, İsviçre’de Bise vardır; bu isimleri zikrettiğinizde meteorolojiye meraklı olmayan insanlar dahi, tahmin periyodu içerisinde karşılaşacakları hava olaylarını kolayca öngörürler, hatta sözü geçen klasik hadisenin yaşadıkları yeri nasıl etkilediğini az çok bildikleri için hava raporunun ayrıntılarını dinlemeye gerek duymazlar. Bizde de benzer isimler olsa fena mı olur? Kışın DEK DEK diye kafanızı şişirmemiz biraz da bu yüzdendi: DEK’i idrak eden İstanbullu, kar yağışının durmasına aldanmaz, 10 dakika sonra ara sokaklara arabayla girmeyi imkansız hale getirecek şiddetli bir tipinin başlayabileceğini bilir. İkide bir “yağacak mı?” diye güncelleme dilenmez. DEK devam ediyorsa, kar her an yine yağabilir, ve sonra yine kesilebilir demektir. Neyse.

Klasik bir ‘karayelli’nin ortaya çıkardığı yağış ve yer seviyesi rüzgar dağılımı… aynı zamanda WRF modelinin Salı sabahı için ürettiği çıktı.

Bulunduğumuz mevsimde kuzey-kuzeybatı rüzgarıyla gelen, içindeki nemin çoğunu Karadeniz üzerinden geçerken kazanan, sonra da Şile – Sinop arasındaki Batı Karadeniz kıyılarına bol yağış düşmesine yol açan serin hava kütleleri, yaşadığımız coğrafya için epey ‘klasik’tir (yukarıda). Yer seviyesindeki kuzeybatı rüzgarından ötürü, karayelli ismini (‘çiftetelli’ gibi okuyun) sonuna kadar hak ettiğini düşündüğüm bu hava tipi, Pazartesi akşamından itibaren yine bizimle birlikte olacak. Yaz sonunda ve sonbaharda gelen karayelliler, özellikle Akçakoca-İnebolu arasındaki kıyı şeridine, en fazla da Zonguldak çevresine çalışırlar: Bu bölgedeki en yağışlı mevsimin sonbahar olmasının en önemli müsebbibi, şüphesiz ki karayellidir.

Yaz sonu / sonbahar karayellilerinin en önemli özelliği, deniz etkisiyle yağış mekanizmasını kolaylıkla tetikleyebilmeleridir. Eğer hava delisi değil iseniz yazının bundan sonraki kısmını özellikle okuyunuz, çünkü bahsettiğim olguyu çok basit olarak anlatacağım.

Gerisini de okuyayım->