Etiket arşivi: Avrupa

Atlantik’teki Şer Odakları (Yerli ve Milli Tahmin)


İzlanda’nın Atlantik Okyanusu’ndan kıtanın üzerine saldığı alçak basınçlar (haritada A ile gösterilenler); ömrümüzü yemeye, Avrupa’nın kış mevsimini çalmaya devam ediyor; bizim başımıza ekstradan bir de kuraklık belası sarıyor…

Ser

Öyle ki, Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) endeksinin normale yakın (sıfır civarında) seyrettiği günlerin toplamı son iki buçuk ayda 1 haftayı ancak buluyor (İzlanda Alçağı güçlendikçe endeks yükselir)… Geri kalan zamanda hep pozitifmiş: Yani alçak basınçlar sürekli İzlanda civarı ve Kuzey Avrupa havalisinde etkinlik göstererek tüm Akdeniz kuşağıyla beraber bizi de yüksek basınca (yağışsızlığa) mahkum etmiş, üstüne üstlük kıta içinde kendine yer bulmaya çalışan soğuk havayı da sürekli olarak kuzeye ve doğuya doğru süpürmüş…

Yazının devamı->

Bayram’da Hava


Güncelleme (Perşembe 14:00, 16 Ağustos): Bayram tatili boyunca kuzey ve batı bölgelerde görülecek serinliğin kuvveti biraz azalmış görünüyor. Yine de Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günleri İstanbul’la birlikte kuzey bölgelerde hava bunaltıcı olmayacak. Karadeniz kıyılarında (İstanbul’un Karadeniz kıyıları ve kuzey ilçeleri de dahil) kısa süreli ama şiddetli sağanaklar mümkündür. Doğu Karadeniz’de yağışların süresi de şiddeti de fazla olabilir. Güney ve iç kesimler özellikle gündüzleri, çok da berbat olmamak üzere yine sıcak olacak gibi görünüyor. Bugün Batı Avrupa turuna başlayan Afrika sıcakları ise Bayram’ın son gününden itibaren bize geliyor. Ziyaretin süresi henüz belli değil. 23 Ağustos Perşembe’ye kadar hoşça kalın. Herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlarım.

Henüz kesinleşmemiş tahminlere göre bayram tatili boyunca hava kuzey ve batı bölgelerde mevsime göre serin, hatta yer yer ve ara ara yaz yağmurlu, bir başka deyişle şahane olacak. Güney ve iç bölgeler yine sıcak olacak ama öyle berbat da olmayacak. Bayram’da sıcaklar Batı Avrupa’ya tatile gideceğe benziyor. Perşembe günü daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım.

Güneş’teki Garip Sükûnet: Üşüyenler, Isınanlar ve Bazı Soğuk Öngörüler


Bir
Ozan Mert Göktürk
& Deniz Bozkurt
ortak çalışmasıdır.

Şekil 1: Güneşteki leke sayısının 1 numaralı güneş döngüsünden itibaren günümüze kadarki seyri. Güneş döngüleri numaralanmış ve şeklin içinde gösterilmiştir. Tüm grafiklerde kullanılan güneş lekesi sayıları Brüksel Uluslararası Güneş Lekesi Sayısı veritabanından alınmıştır. (http://sidc.oma.be/sunspot-data/)

Havaküre (atmosfer), suküre (hidrosfer), buzküre (kriyosfer), taşküre (litosfer) ve yaşamküreden (biyosfer) oluşan iklim sisteminin hem yapımcısı hem de yönetmeni olan güneşin, bir sebeple, bir süreliğine de olsa dünyamızı doğru dürüst ısıtamadığını düşünün… Sonuç mu? 1815 Nisan’ında Endonezya’daki Tambora Volkanı’nın patlaması ile yaklaşık 45 km yüksekliğe kadar püsküren 200 milyon tonun üzerindeki sülfür dioksit, güneş ışınımının yer yüzeyine ulaşmasını engelleyerek, 1816 yılının başta Batı Avrupa olmak üzere birçok yerde kayıtlara yazı olmayan yıl olarak geçmesine ve Haziran ayında bile yoğun kar yağışlarının görülmesine neden olmuştu. Benzer şekilde, güneş aktivitesinin düşük olduğu, yani güneşin iş yavaşlatma eylemi yapıp dünyaya gönderdiği enerjiyi azalttığı 17. yüzyılın ikinci yarısı, Batı Avrupa’da Küçük Buz Çağı olarak bilinen dönemin en soğuk zamanı sayılıyor. O dönemde ressamlar, durup dururken, donmuş kanalları, nehirleri, gölleri ve üzerlerinde kayan insanları tasvir etmeye başlamışlar. Volkan patlamaları ve güneşin kendisindeki değişimler, dünyada yaşamın ilk izlerinin ortaya çıkışından günümüze dek iklimi kontrol eden en önemli doğal olaylar olarak biliniyor. Her ne kadar Sanayi Devrimi ile beraber dünyanın iklimini artık insanların değiştirdiği, kendi yapıp ettiklerimizin doğal değişkenliğe baskın çıktığı fikri ortaya atılmış ve buna birçok kanıt bulunmuş da olsa; güneş halen “durun bakalım” deyip, küresel ve bölgesel hava durumunu çeşitli zaman ölçeklerinde etkileyebilecek garip davranışlar sergileyebiliyor.

Bu son derece ilginç yazının gerisini de okumak istiyorum->

Küresel Isınma: Her Havaya Uygun (Hale Getirilebilen) Bir Teori


İngilizler’in meşhur Independent gazetesinde 10 yıl önce çıkan bir haberden: (Welbane‘e teşekkürler)

Kar, artık hayatımızdan çıkmaya başlıyor… Kızak, kardanadam, kartopu, sabah kalktığımızda karın tutmuş olduğunu görmenin heyecanı; bunların hepsi Britanya kültürünün hızla yok olmakta olan parçaları…

Bilim insanları bunu sera gazı kaynaklı küresel ısınmaya bağlıyor. East Anglia Üniversitesi’nin İklim Araştırma Birimi’nden (CRU) Dr. David Viner, kar yağışının birkaç yıl içinde “çok ender ve heyecanlı bir olaya” dönüşeceğini söyledi.

Gerisine de bakayım->