Kategori arşivi: Türkiye'nin Havası ve İklimi

Tat Vermeyecek Bir Yağmur


Bu gece İstanbul’da bol yağmur yağmasını bekleyen romantik hava delileri çok umutlanmasalar iyi olur. Soğuk cephe boyunca oluşan iki alçak basıncın ikisi de İstanbul’a yakın değil…

Onun için de yağışın büyük kısmı İstanbul’un uzağında oluşuyor.

Gerisine de bakayım->

Karadeniz Soğuyor


Aşağıdaki harita deniz suyu sıcaklıklarını normalden fark olarak gösteriyor. 13 Eylül itibariyle sıcaklıklar Karadeniz’in kuzeybatısında normale, hatta normalin çok az altına düşmüş.

Gerçi bizim kıyılar ve doğu kısımlar halen normalin üzerinde sıcak. Ama en azından soğumanın özellikle Karadeniz’de gayet hızlı gerçekleşebildiğini, yaz sonu ölçülen çok yüksek deniz suyu sıcaklıklarının şurada kaygılanıldığı gibi kışın yağacak karlara ekstradan mani olmasının zor olduğunu öğrenmiş olduk. Hatırlarsanız şimdi mavi gözüken yer de 30 dereceye yakındı, ama şu an 21-22 derece. Gerçek sıcaklıkları da aşağıdaki harita gösteriyor.

Gerisine de bakayım->

DMİ’den Yerinde Uyarı


Ben bu kadar yağış beklemiyordum ama bu sefer DMİ tutturdu, biz bilemedik. Kilyos 64, Sarıyer 54 kg yağış almış. Umarım bundan sonra da güzel tahminler yapıp bu başarılarının tesadüf olmadığını gösterirler. Gerçi İstanbul’un Anadolu yakasında ve oranın doğusunda daha çok yağacak demişlerdi ama… O kadar olur diyelim artık.

Son iki gündeki yağış miktarıyla ilgili Atış Serbest‘te başlayan tartışmaya lütfen bu konu başlığı altında devam edelim.

Gerisine de bakayım->

Ne Ağustosmuş Ama!


Güncelleme: 2010 Ağustos ayı, GHCN (Küresel Tarihsel Klimatoloji Ağı) verilerine göre, 27.7 derece ile ortalama sıcaklık bakımından İstanbul’da son 170 yılın en sıcak ayı olarak kayıtlara geçti. Daha önceki rekor 26.6 ile 2002 Temmuz’una ait. Bugünkü bina yoğunluğunun etkisini, GHCN’nin temel aldığı istasyonların 1930’dan önce Kandilli ve Beyoğlu’nda bulunmasını göz önüne alsak dahi, bu değer son derece ekstrem bir değer. Daha birçok merkezde de rekor kırılmış olabilir, fakat kontrol etmedim.

———————–

Aşağıdaki grafik Enka’nın İstinye sırtlarındaki istasyonundan:

Ağustos ayında ölçülen en düşük sıcaklık, Eylül’ün ilk günü ölçülen en yüksek sıcaklığın altına inememiş. Bu istasyon İstinye sırtlarında, Maslak’a yakın bir yerde, İstanbul’un devamlı kuzey rüzgarı alan, en serin yamaçlarından birinde kurulu.

Gerisine de bakayım->

Hoşgeldin Ya Şehr-i Sonbahar


Welbane soğuk cephenin girişini yakalamış:

Derhal kuvvetli yağışlar oldu, daha da olacaktır. Akçakoca’daki 56 mm sürpriz değil, 27 derecelik denizin marifeti. Öte yandan Eskişehir-Çifteler’deki değer büyük olasıklıkla yanlış.

Gerisine de bakayım->

Deniz Suyu Sıcaklıkları İçin Güzel Bir Kaynak


Şuradan ulaşılıyor. Sağ sütundaki Okyanus Suyu Sıcaklıkları bağlantısını da bununla değiştirdim. Bölgelere zoom yapma ve 1996’ya kadar olan arşive bakma imkanı da var.

Çıkan sayfada kare kare bölünmüş haritanın mesela sol üst köşesine tıklarsanız, Türkiye ve çevresindeki denizlerin yüzey sıcaklık anomalilerini (normalden farklar) görebiliyorsunuz.

Gerisine de bakayım->

Rize: Bir Gecede 168, iki günde 220 mm!


(Çok iyi yorumlar geliyor, bakmanızı tavsiye ederim)

Basra Alçağı’nın kabak tadı veren monotonluğu, ne yazık ki Rize’den gelen sel ve heyelan haberleriyle son buldu. Rize belediye başkanı, “Cumhuriyet tarihinin en büyük sel felaketlerinden biriyle karşı karşıyayız” demiş. (Acaba burada ve burada bahsedilenlerin etkisi nedir?)

Gerisine de bakayım->

Karadeniz Su Sıcaklıkları: Yeni Bir Kaynak


Linki burada: http://myocean.org.ua/val_sst.php

Bugünkü (11 Ağustos 2010) görüntü:

Bu sene, aşağıdaki gibi oluşumlar görmemiz gayet olası:

Eylül 2008’de görülen yukarıdaki siklon, İstanbul’da rüzgar hızı rekorunun kırılmasına yol açmıştı. Bilim Teknik dergisindeki makalemizde anlamıştık. Ayrıca şu forumda da aynı siklon incelenmiş, çok net uydu görüntüleri var.

———– Güncelleme’nin Sonu ————-

Bu haritadaki deniz suyu sıcaklık değerleri uydu görüntülerinin işlenmesiyle elde ediliyor ve oldukça güvenilir. Bizim Doğu Karadeniz kıyılarının biraz açığındaki 30+ derecelere dikkat!

Karadeniz’in su sıcaklığının neden önemli olduğunu şu yazımda anlatmıştım.

Yoksa Bu da Türkiş Muson Mu?


Efendim Muson (monsoon) lafı, mevsim sözcüğüyle aynı kökendendir, Arapça’dan gelir. Meteorolojide, mevsimlik olarak görülen bütün olayları tanımlamak için kullanılabilir, fakat zamanla anlam daralmasına uğramış, özellikle Asya’da görülen muson yağmurlarını ifade eder hale gelmiştir.

Kuzey yarımkürede yaz musonu, yazın karaların kendilerini çevreleyen denizlere göre çok fazla ısınması sonucu karalarda alçak basınç alanlarının oluşması ve rüzgarların genelde denizden karaya doğru esmesi olarak özetlenebilir. Kuzey Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar her yerde görülür.

Gerisine de bakayım->