Kategori arşivi: Türkiye'nin Havası ve İklimi

Lodos ve Sonbahar Sıcağı


Türkiye’nin büyük kısmında yağışsız günler devam ediyor. Perşembe günü -yine sadece- Orta ve Doğu Karadeniz’e şöyle bir uğrayıp geçecek yağmurdan sonra, ülkemiz cuma gününden itibaren bu sefer hem yağışsız hem de -güneyli rüzgarlarla birlikte- son derece ılık bir havanın etkisi altına girecek.

HHHH

Pazar günü ilk saatlerde Avrupa’da görülecek sıcaklıkların normalden farkının dağılımı (40 model çıktısının ortalaması).

Gelecek hafta başına kadar yağmur sadece Ege Kıyıları ve Trakya’da, o da genellikle azar azar ve uzun aralıklarla, lodosun ara ara taşıyacağı bulutlardan ötürü görülecek. Cuma gününün ve bilhassa hafta sonunun baskın hava olayı sert güneyli rüzgarlar ve birçok yerde mayıs tadı yakalayacak olan yüksek sıcaklıklar olacak. Hafta sonu güneyden fön tipi rüzgar alacak olan Marmara’nın doğu kesimleri (İzmit, Adapazarı) ve Karadeniz Kıyıları’nda sıcaklıkların -yerel olarak- 25 dereceyi aşması olasıdır.

Bizim tarafta bunlar olurken Avrupa’nın batısında mevsimin -öyle ahım şahım olmasa da- ilk soğuk hava dalgası yaşanıyor olacak.

Bu Hafta da Havada Yeni Bir Şey Yok


Türkiye’yi etkileyen basınç ‘örüntü’sünün (yani ‘patern’inin, bakın bunlar hep sağda solda atıp tutarken kullanabileceğiniz sözcükler); yeni haftada da kayda değer bir değişikliğe uğramayacağı anlaşılıyor. Akdeniz Havzası’nda yüksek basıncın hükümranlığı sürüyor.

Bu da demek oluyor ki ülkemizde havalar, son bir hafta on gündür nasıl idiyse önümüzdeki hafta da aşağı yukarı o tatta olacak. Karadeniz Bölgesi, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Doğu Anadolu’nun güneyi haricinde sözünü etmeye değecek bir yağış yok. Karadeniz’deki yağışlar geçen haftaki kadar etkili olmayacak, öte yandan kar örtüsü biraz daha aşağı (1200-1500 metre arasına) inecek; ülkenin güneydoğu ucunda ise pazartesi gecesi şiddetli yağmur, dağlarında yoğun kar görülecek.

İstanbul’da pazar günü gündüz biraz serinleyen hava pazartesi tekrar ısınacak, fakat salı günü kuzeyden yaklaşacak soğukla sıcaklık yine bir miktar düşecek… Bu şiddetli olmayan fakat hissedilir iniş çıkışlar hafta boyunca var gibi, dolayısıyla dikkatli olun, yanınızda giymek için rahat taşınan kalınca bir şey mutlaka bulundurun… Rüzgar genelde hafif olduğundan özellikle akşamları hava zaman zaman kirli olmaya devam edecek…

Önümüzdeki hafta sonundan itibaren Batı Avrupa’ya dalması muhtemel bir soğuk hava Akdeniz Havzası’ndaki yüksek basıncı dağıtır, yerine geçecek alçak basınçlar bizim tarafta lodoslu bir örüntünün ortaya çıkmasını sağlar diye umuyoruz… Bu kişiliksiz havalardan iyidir en azından…

Sen Neymişsin Patricia


Hurricane Patricia weather graphicBugün iyice zıvanadan çıkarak dünya üzerinde kaydedilen en şiddetli tropikal fırtına (tayfun, kasırga) olma ünvanını ele geçiren Patricia, kısa süre içinde Meksika’nın Büyük Okyanus sahillerinden karaya çıkacak. Patricia’nın sürekli olarak esen en yüksek rüzgar hızının (“maximum sustained winds”) saatte tam 325 km’ye çıktığı belirtiliyor… (Karşılaştırma için, saatte 60-70 km ile esen lodosun Marmara Denizi’nde ulaşımı durdurduğunu hatırlayabilirsiniz). Patricia’nın yol açtığı anlık rüzgar hamlelerinin (“wind gust”) ise, sıkı durun, saatte 410 km civarında olduğu belirtiliyor… Bu kadar korkunç rüzgar hızları, sadece, çok daha dar alanları etkileyen ve temas ettiği her türlü yapıyı yerle bir eden F4 veya F5 hortumlarda (“tornado”) meydana gelebiliyor… Patricia’nın da, karaya çıktığı yere yakın yerleşimleri dümdüz edeceği söyleniyor.

Patricia Tayfunu’nun bu hale gelmesinde Büyük Okyanus’taki aşırı yüksek deniz suyu sıcaklıklarının (El Nino) da payı var. Yüksek deniz suyu sıcaklıkları tropikal fırtınaların bir nevi yakıtıdır, atmosfere karışan ısı enerjisi tayfun tarafından hareket enerjisine (rüzgara) çevriliyor. Patricia’nın merkez basıncı 879 mb’a kadar düştü (Türkiye’yi etkileyen en babayiğit siklonların merkez basıncı 980 mb’a nadiren düşüyor).

Patricia ile ilgili ayrıntılı bilgi: http://www.wunderground.com/hurricane/eastern-pacific/2015/Hurricane-Patricia?text=public

Bir Sonbahar Klasiği


Önümüzdeki birkaç günü; en çok Ege ve Akdeniz kıyıları ile Marmara Bölgesi’ne yağmur yağdıracak tipik bir Orta Akdeniz üzerinden gelen serin ve yağışlı hava kütlesinin etkisi altında geçireceğiz (geçtiğimiz yılların ekim aylarında gelen bazı benzer yağışlı sistemlerin başlıkları: 2014, 2013, 2011)

ecmSöylemeye gerek yok aslında: Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında ve özellikle Perşembe gününden itibaren şiddetli yağış, su baskını, sel riski mevcut; artık bu mevsimde gelen benzer sistemlerin hepsinde olduğu gibi… Söke ve Datça civarında metrekareye birkaç saat içinde 44, 77 kg düşmüş bile, ki bugün daha Çarşamba, işin başındayız.

Yazının gerisini de göreyim->

Sel Sırası Marmara’da


Hava Delisinin Not Defteri‘nin Feysbuk üzerinden süren büyüme hamlesi blog sayfamızı ara ara boşlamamıza neden oluyor; bu yazıyla hem eski güzel günlere dönüşün bir adımını atmış olalım, hem de yaklaşan şiddetli yağmur dalgasının bazı teknik ayrıntılarını konuşalım…

GFS modeline göre önümüzdeki cuma akşamına kadar düşecek yağış miktarı (metrekareye kilogram cinsinden)... Ortadaki morluğa bakın, Marmara Bölgesi'ni hemen seçeceksiniz.

GFS (Pazar 12Z) modeline göre önümüzdeki cuma akşamına kadar düşecek yağış miktarı (metrekareye kilogram cinsinden)… Ortadaki morluğa bakın, Marmara Bölgesi’ni hemen seçeceksiniz.

Günümüzde, özellikle de denizlerin en sıcak halini aldığı (dolayısıyla atmosfere, yağmura dönüşebilecek su buharını gani gani saldığı) bu mevsimde; hemen her yağışlı sistemden önce “su baskını / sele dikkat” diye uyarı verildiğine dikkat etmişsinizdir. Bu ne yazık ki abartılı bir tahmin yaklaşımı değil. Abartılı olmamasının iki sebebi var. İlki, malum, bizim doğayla uyumlu yaşamayı beceremeyen, doğanın işleyişini anlamayı ısrarla reddeden bir millet olmamız… Bu konuda hep aynı şeyler söylendiği, kimse de tınmadığı için konuşmaya bile gerek yok ama yine de özet geçelim: Her yere ama her yere yol, beton zemin ve bina inşa ederek, yağan her çok yağmurun istisnasız olarak en azından su baskınına dönüşmesine yol açıyoruz: Çünkü suyun doğal yolunu izleyerek akıp gitmesini, toprağa ve daha büyük sulara kavuşmasını engelliyor; onu, üzerimize çıkmaya zorluyoruz.

Yazının gerisini de göreyim->

Eylül Ayı Sıcak Rekorları Kırıldı


6 Eylül 2015 Pazar günü (dün) eylül ayı sıcaklık rekorunu kıran bazı istasyonlar…

* Göztepe/İstanbul: 37,9 derece. Eski rekor 37,5 derece (1 Eylül 1938).
* Kartal/İstanbul: 38,3 derece. Eski rekor 36,6 derece (1 Eylül 2007; 1938’de kayıt yok)
* Milas/Muğla: 44,1 derece. Eski rekor 41,1 derece (1 Eylül 2007; 1938’de kayıt yok)
* Bodrum/Muğla: 41,1 derece. Eski rekor 40,0 derece (2 Eylül 1956; 1938’de kayıt var, rekor yok)
* Edirne: 39,9 derece. Eski rekor 37,8 derece (15 Eylül 1987; 1938’de kayıt var, rekor yok)

(Veriler: Meteoroloji Genel Müdürlüğü)

Gereği Düşünüldü: Sıcaklar Uzuyor


MEB’in yaz tatilini uzatmasının ardından bizler de Havadelisi ekibi olarak yaz sıcaklarını uzatmaya karar verdik. Her şeyi devletten beklemek olmaz. Biz de elimizi taşın altına koyduk. İlgili makamlarla yaptığımız istikşafi görüşmelerin ardından bir karara vardık. Sonuç olarak önümüzdeki bir hafta hatta 10 günlük süreçte Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu hariç bölgelerin neredeyse tamamında en yüksek sıcaklıklar 30 derece civarında dolanacak. Hatta madem tatil devam ediyor Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da(doğusu hariç) 35 derece civarı da olsun istedik. Sıcakların ucunu açık bıraktık ki 10 gün sonra halkın iradesine başvurup devam edip etmeyeceğine karar verebilelim. Halkın iradesini beğenmezsek 1 hafta sonra tekrar sorarız, aradaki boşluğu da geçici sıcaklarla doldururuveririz gider.

DİKKAT!!!: Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzeyindeki şiddetli yağış, buna bağlı sel, heyelan riski cumartesi gününe kadar devam ediyor. Bu bölge için alarm durumu ortadan kalkmış değil.

Not: Marmara ve Ege kıyılarındaki sıcaklara gündüz saatlerinde en azından önümüzdeki çarşambaya kadar kuzeyli yönlerden esecek kuvvetli rüzgarlar eşlik edeceğinden bunaltıcılık sınırlı olacaktır. Gece saatlerindeki nem seviyesi zaman zaman yükselse de Ağustos başındaki kadar rahatsız edici olmayacak. Yine de mevsimine göre geceler sıcak geçecek.

3 büyük şehirde önümüzdeki 5 günün hava durumu:

İstanbul: Parçalı, az bulutlu ve çoğunlukla güneşli. En yüksek sıcaklıklar 29-32 derece arasında olacak, karasal noktalarda biraz daha tırmanabilir. Gündüz saatlerinde poyraz kuvvetli. Gece sıcaklıkları kuzeyinde ve karasal yerlerde 20 derece, diğer kesimlerde 22-23 derecelerde.

Ankara: Parçalı, az bulutlu. En yüksek sıcaklıklar 28-30 derece aralığında. Geceleri serin. Sıcaklıklar 15 derecelere kadar düşecek.

İzmir: Sıcak da sıcak. En yüksek sıcaklıklar 30 derecenin altına düşmeyecek, 35 derece civarı mümkündür. Rüzgar var ancak etkisi oldukça sınırlı. Geceleri eskiye göre kısmen daha rahat geçecek. 22-24 derece aralığında.

Samsun’dan…


Samsun’un havasına dair ilk izlenimlerimle karşınızdayım.

Bugünlerde neredeyse İstanbul kadar sıcak, önce onu söyleyeyim. Özellikle sahildeki yoğun yerleşimli kesim; sıcaktan, nemden ve rüzgarın pek giremediği beton denizi yüzünden nefes alınamaz halde… Elim fotoğraf çekmeye bile gitmedi, o kadar kötü bir görüntü. Atakum Atakum dediler, yan yana üç tane ağaç bırakmamışlar Atakum’da, her yer apartman…

Yazının gerisini de göreyim->

Bayram Sonrası Havanın Vaziyeti


Bayram tatili güzeldi, fakat hayatın gerçekleri çoğu zaman acıdır değerli takipçiler… Bayram sonrası ilk haftada sıcaklar cennet vatanımıza iyice yerleşiyor ve bunaltıcılık özellikle güney ve iç bölgelerde hepten artıyor… Doğu Karadeniz’in dağlarıyla Doğu Anadolu’nun doğusu dışında yağmur filan hak getire… Özellikle perşembeden sonra uzun süre pişmemiz mümkündür… Her şeyin bir sonu vardır diyerek bekleyeceğiz.

***

İstanbul

Hafta boyunca devam edecek poyraz ve su sıcaklığı halen 22-23 derece olan Karadeniz’in üzerinden getireceği nispeten serin hava, İstanbul’daki sıcağı Türkiye’nin diğer yerlerine kıyasla bu hafta yine bir miktar daha tahammül edilebilir yapacak… Yağış yok, güneşli yaz havasına devam…

Uzun vadede ise durum pek iyi gözükmüyor: Türkiye’yle birlikte tüm Güney Avrupa’yı kıskaca alarak sıcak alanın içinde bırakan geniş ölçekli basınç örüntüsü (paterni) devam ediyor, bu bir. Önümüzdeki hafta sonundan itibaren poyraz muhtemelen hız kesecek, bu iki. Poyraz pek hız kesmese bile, Karadeniz’in serin suları güneşi ve üst seviye sıcağını hafta boyunca yiyerek mecburen -ve giderek daha fazla- ısınacak, bu da üç. Yani poyrazla şehre taşınan Karadeniz havasının sıcaklığı da giderek yükselecektir, böylece denizden geldiği için doğal olarak nemli olan bu havanın bunaltıcılığı da artacaktır.

Özetle, ‘sıcak kıskac’ın devam etmesi (özellikle ağustosa sarkması) halinde İstanbullular da acı talihlerinden kaçamayacaklardır. O zamana kadar güzel bir sürpriz olur, genel basınç örüntü mörüntü vaziyetleri değişir, bu işten de selametle çıkarız diye umalım… Sağlıcakla kalınız.

10 MADDEDE, YAKLAŞAN BUZUL ÇAĞI GERÇEĞİ


Değerli Takipçiler,

1) Bilimdeki son gelişmeleri bizdeki ana akım medyadan (Zürriyet, Nabertürk, Zabah vb.) öğrenemezsiniz.

2) Bu yüzden, birtakım haberler okuyup “aaa buzul çağı geliyormuş?!” diye heyecanlanmayın.

3) Bu “buzul çağı” haberleri her yıl belli dönemlerde piyasaya sürülür (hatırlayınız).

4) Amaç, sizin habere tıklamanız ve Zürriyet gastesinin reklamlardan para kazanmasıdır.

5) İşin bilimsel yanı ise şudur: Bazı bilim insanları (çoğu veya hepsi değil), önümüzdeki 5-20 yıl içerisinde, güneşten dünyaya ulaşan ısı enerjisinin -bundan yaklaşık 200-300 yıl önce olduğu gibi- azalacağını (ki bu epey olasıdır); bunun da dünyamızın ikliminde bir miktar soğumaya yol açacağını (bu da, daha az ihtimal olmakla birlikte, olasıdır) düşünmektedirler.

6) Fakat bu bir “haber” değildir. Çünkü bu konu bilimsel çevrelerde uzun süredir bilinen ve tartışılan bir konudur. Örneğin blogumuzda, bundan üç buçuk sene önce şu yazıyı yazdık.

7) Peki neden güneşten gelen enerji azalınca iklimin soğuması, 300 yıl önceye göre daha düşük bir olasılık? Çünkü şimdi insanlar da dünyayı -sera gazları ile- ısıtıyor. Bilim camiasının genelinde ŞU AN KABUL EDİLEN görüş; güneş enerjisinin azalmasıyla oluşacak soğumanın, insan kaynaklı küresel ısınmayı YENEMEYECEĞİ yönünde.

8) Yine de… Bazı bilim insanlarına göre… Güneşten gelen enerjinin azalmasıyla ortaya çıkacak soğuma; BAZI zaman dilimlerinde, BAZI yerlerde, BAZI mevsimlerde (özellikle kışın) insan kaynaklı küresel ısınmayı BİR SÜRELİĞİNE (bir veya birkaç on yıl) durdurabilir… Bu, olabilir… Okuduğunuz ‘haber’ de, bu görüşün abartılmış bir versiyonudur.

9) Bu konular TARTIŞMALIdır. Bilim insanlarının tartışmalı saydığı konuları çözdüğünü iddia edenleri asla dinlemeyin.

10) Zürriyet, Zabah, Nabertürk okumayın. Kitap filan okuyun. Hayırlı günler.