Yazar arşivleri: Havadelisi (Sandsli / Norveç, 50m)

Bahar Psikolojisi, Geride Bıraktığımız Kış, NAO falan filan


Nisan yaklaşıp da havalar geri dönülmez biçimde ısınmaya başlayınca, hava delileri bir süreliğine köşelerine çekilir, ses vermez olurlar. Kolay değildir: bütün kış kar beklenmiştir; her Allah’ın günü model çıktıları, mevsimlik tahminler, indeksler incelenmiştir. Karın geleceği günün arifesinde en dandik tahminleri yapan tahminciler bile bakalım bu ne diyor diye can kulağıyla dinlenmiş, geceleyin zar zor uyunmuş, kara çevirmesine daha çook zaman olduğu bilindiği halde on beş dakikada bir sokak lambasından yağan yağmur kontrol edilmiştir. Kar yağarken evin içinde o pencereden bu pencereye hızlı hızlı yürünmüş, tanelerin sıklaşmasıyla sevinilmiş, seyrelmesiyle kahrolunmuş, saatler böyle geçmiş, eşle sevgiliyle çolukla çocukla iletişimin kopma noktasına gelmesine zerre aldırış edilmemiştir. Lodoslu, sisli, ılık günlerde haberlerden Avrupa’daki Amerika’daki kar fırtınaları takip edilmiş, bitmek bilmeyen Akdeniz siklonlarına, Azor yüksek basıncının perişanları oynamasına küfürler edilmiştir. Bu Avrupa zaten futbolda da bizden iyidir, ayrıca bizi birliklerine de almamaktadırlar, bütün bunlar yetmiyormuş gibi şimdi Sibirya soğuklarını da parsellemişlerdir. Lanet olsundur.

Gerisine de bakayım->

Mart Şekerleri


——————————————————

Şekerler eridi galiba cidden.

Herkese iyi baharlar.

——————————————————

İki tane birden. Hiç de fena gözükmüyorlar.

Bekleyelim bakalım. Skiciyiz.biz’de bugün çıkan yazımı da okuyun isterseniz.

Selametle.

Fön Nerdesin Nerdesin, Kaldır Camın Perdesin!


Welbane ihbar etti, bugün fön Trabzon’da:

“Fön bugün de Doğu Karadeniz’de. Son 2 saatte Trabzon 11 derece ısınmış, nem % 35 düşmüş…”

Ben de bir bilgi ekleyeyim, saat 14’te Trabzon dün saat 14’ten tam 19 derece daha sıcaktı!

Gerisine de bakayım->

Hafta Sonunda Hava


“Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fenin haricinde yol gösterici aramak aymazlıktır, cehalettir, doğru yoldan sapmaktır.”

Kemal Atatürk

Hafta sonunda hava soğuyacakmış, kar olabilirmiş, dediler. Baktım: Sıradan bir Mart soğuması ve (İstanbul için) belki birkaç saatliğine havada görebileceğiniz, en uç durumda alçak yerlere 3-5 santimetrelik vıcık vıcık bir örtü yapacak lezzetsiz bir kardan başka bir şey göremedim. İlginç ya da önemli bir hava olayı yaşanmayacaksa, zamanım da çok olmadığı için hava tahmini yapmıyorum, ama bu gelen soğuma ve muhtemel kar yağışına enteresan bir ilgi var, ondan dolayı birkaç şey söylemek istedim.

Artık pek değişmeyecek olan model çıktılarını buyrun birlikte inceleyelim, sürprizlere yol açabilecek bir durumun olup olmadığına da bakalım, gözükenin çok üstünde bir kar yağışı gerçekten olabilir mi değerlendirelim, ikna olalım.

Gerisine de bakayım->

“Xynthia” ve Ecnebilere Ettikleri


(Bugünkü yazıyı kaleme alan konuk yazar Deniz Bozkurt, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü‘nde, Türkiye’nin iklim değişkenliğinde hava-deniz etkileşimlerinin rolü, küresel ısınma senaryolarının Türkiye için yerelleştirilmesi, gezici alçak basınçların takibi ve daha birçok konuda araştırma yapmaktadır.)

Hafta sonu “Xynthia” Atlantik fırtınasını takip edebilenleriniz görmüştür, Batı Avrupa’da bazı yerler deyim yerindeyse yerle bir oldu. Çoğunluğu Fransa’da olmak üzere en az 62 ölü, şiddetli yağış ve sel, iptal edilen uçak ve tren seferleri…Bu fırtınaya tropik fırtına olmamasına rağmen isim verenler Almanlar. Berlin Özgür Üniversitesi Meteoroloji Enstitüsü tarafından 1954ten beri Orta Avrupa’yi etkileyen her alçak veya yüksek basınç sistemi için isimlendirme yapılıyor. 2010 yılında alçak basınç merkezlerine kız, yüksek basınç merkezlerine ise erkek isimleri veriliyor. Bu nedenle bu fırtınaya tropik olmamasına rağmen bir kız ismi verilmiş. Ad verme sistemi her sene tersine dönüyor, yani 2011 için Orta Avrupa’yı etkileyen alçak basınçlar için erkek, yüksek basınçlar için kız isimleri kullanılacak. Mesela 2009 Ocak ayındaki oldukça güçlü bir alçak basınç merkezi için “Klaus” ismi kullanılmış.

“Xynthia” siklonu Cumartesi günü 980 milibarlık basınç değeriyle Portekiz ve Kuzey İspanya civarından karaya çıkmış:

Gerisine de bakayım->

Atlantik’in Direnişi


Skiciyiz.biz’de bugün çıkan yeni yazımda Mart soğuk ve karlı olacak gibi görünüyor dedim, fakat Atlas Okyanusu pislik çıkarıyor. Batı Avrupa üzerinde kuzey-güney doğrultusunda oluşacak bir yüksek basınç ayın 5’inden itibaren blocking‘e yol açarak uzun süre Türkiye’nin soğuk kalmasını sağlayacaktı, fakat fırsatçı bir atlantik siklonu o yüksek basıncın altını oymaya çalışıyor. 180 saat sonrasına ait GFS çıktısı bu savaşı açıkça gösteriyor:

Gerisine de bakayım->

Blogda Bazı Yenilikler


Sağ sütunda biraz aşağıya inerseniz, hava ve iklimle ilgili sık sık ziyaret ettiğim internet sitelerinin linklerini bulacaksınız.

O Joe Bastardi karaktersizine de selam söyleyin, geçen sonbahardan beri bu kış Avrupa’nın en soğuk yeri güneydoğusu olacak, Türkiye filan donacak diyordu. Tam tersi oldu, Batı Avrupa dondu. Hala da bildim diyor herif yahu, bu uzun vade tahmincileri beni öldürecek 🙂

Sıcak, Toz, Fön


Hep kardan bahsetmek delikanlı havadurumcuyu bozar arkadaşlar. Azcık sıcak olunca havayla ilgilenmeyi bırakıp karalar bağlayan da bizden değildir.

Ben bu satırları yazarken, yani 21 Şubat gece yarısında, Trabzon’da sıcaklık 24 santigrat dereceydi! Bu ne be, sanırsın Ege’de bir yaz gecesi!

Haritada görüyorsunuz, zaten de malumunuz, ne kadar sıcak Afrika havası varsa geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin üzerindeydi. Dün (20 Şubat) birçok yerde Şubat ayı sıcaklık rekorlarına yakın ya da eşit değerler ölçüldü. En yüksek sıcaklıklara bakalım:

Gerisine de bakayım->

Yeni Yazı


Bu blogu birazcık ihmal ettiğimin farkındayım, ama şunu söylemek durumundayım ki patronum her gün yazdığım günlerin intikamını şu anda beni işe boğarak alıyor. Doktora tezinde yardım edecekseniz daha sık yazarım tabii yine, o ayrı.

Skiciyiz.biz için yazdığım ve bugün çıkan son yazıyı buradan okuyabilirsiniz. Son gelen sistem hakkında bomba açıklamalar yaptım. İntro da koyacaktım ama yağacak karın nasıl olacağını tasvir edebilecek fotoğraf benim elimde yok. Üç metre mi desem beş metre mi… Üç vakte kadar belli olacak!

Neyse, aman aklınıza mukayyet olun.