Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Yazıklar olsun GFS sana ne desem az .

  2. Santiago dedi ki:

    İstanbul’da Aralık ayında maksimum sıcaklık sıfırın altına en son 22 Aralık 1967’de -2,2C ile düşmüş (Çok sağlam sistem, arşivlerden bakmanızı tavsiye ediyorum).

  3. bulut75 dedi ki:

    http://www.physorg.com/news198429352.html
    Bir de bu linke bakın güneş aktivitesindeki düşüşün üst atmosfere olan etkisi.

  4. bulut75 dedi ki:

    Hocam yüklediğim bu resme bakar mısın.

    • Havadelisi dedi ki:

      Baktım 🙂 Tamam işte 62 civarı bekleniyor, alt üst sınırları da vermişler.

    • Onur dedi ki:

      Güneş aktivitesi gelecek için nasıl tahmin ediliyor yahu? Bir süre daha azalması/artması falan beklenir anlarım da eğrisi falan nasıl çıkarılıyor?

      Not: Geçmiş değerler bir denkleme oturtulup o denklem gelecek için de çalıştırılıyor falan dersen şok olurum. Daha rastgele bir durum olması gerekmez mi diye sorarım

      • Havadelisi dedi ki:

        Güneş aktivitesinin bilinen 11 yıllık döngüsü var, diğer parametreler de göz önüne alınıyor ve tahmin ediliyor işte. Ha tutuyor mu, hayır 🙂

      • bulut75 dedi ki:

        Onur’cuğum şu linkte Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı ülkemizin astronomi alanındaki nadide bilimadamı Prof. Dr. Ethem Derman’ın yazısını okumanı tavsiye ederim. Az çok güneş aktivitesi tahmini hakkında fikir edinebilirsin.

  5. çihiro dedi ki:

    ECMWF ne demek istiyor 😀 Efsane için göz kırpmış resmen 😀
    1
    Belki de “çok duygusalsınız gerçekçi olun biraz” diyor 🙂 Son güncellemesi:
    2

  6. Santiago dedi ki:

    GFS son bir kaç çıktıda ısrarla 10 Aralık 12Z saati için İngiltere merkezli, 1035 mbar lık bir yüksek basınç tahmin ediyor, ancak diğer hiçbir model GFS ile hemfikir değil. Eğer GFS yanılıyorsa, bize sunduğu uzun vadeli müthiş soğuklara da şüpheyle yaklaşılmalı..

    ECMWF 12-13 Aralık civarında da bir sistem görmüyor zaten, modeller tepetaklak olabilir, kendinizi her olasılığa hazırlayın..

    • Havadelisi dedi ki:

      Hem ılıkçı, hem bozguncu… Yetiş Alkım 🙂

      • ALKIM dedi ki:

        1 saat önce baktığım ve GFS’le hemfikir olan GEM’in 12Z 180-240. saatler arası basınç yerleşimlerini koyacaktım ama 144+ uçmuş, yerinde değil. Öyle bile olsa Santiago’ya hak veriyorum. GFS değil 180+ 120-180 arası bile kelek atar, atmıştır ve muhtemelen yine atacaktır. Yalnız bu inadın da bir sebebi olsa gerek diye düşünmeden edemiyor insan. Sürekli soğuk senaryonun çoğunlukla kontrol çizgisine paralel bir şekilde çıkması çok da sık rastladığımız bir durum değil. Az önce NTV hava raporunda da 12 Aralık sonrasında soğukların gelme ihtimalinden bahsetti. Bir havaya soktu bizi bu GFS, çok da erken soktu. Şu haftayı bir geçirelim bakalım, cumaya kadar belli olur.

      • Santiago dedi ki:

        Soğukçular sarmış dört bir yanımı 🙂

    • ihsan dedi ki:

      Modeller her ne kadar ümit veriyorsa da, hem daha çok zaman olması ve hem de aralık ayının ortalarında özellikle Karadeniz sahilinde çok önemli kar yağışları ve soğukları beklememizin çok doğru olmayacağını düşünüyorum. Öğle modellerinin 1’e 1 gerçekleşmesi halinde dahi 2004 Ocak kışını görme şansımız yok bana sorarsanız. Ancak, Trakya, Batı ve Güney Marmara ile İç Ege, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ve İç Anadolu ile Göller Bölgesi’nde ve elbetteki Doğu Anadolu’da çok şiddetli kış şartlarını görebiliriz. Ancak, öğle modellerinin değişmesi de asla ama asla bu kışın sona erdiği anlamına gelmeyecektir. Özellikle kuzey bölgelerimizde asıl kış şartlarının ocak ayından itibaren kendini hissettirdiğini unutmamak ve aralık ayında gördüğümüz bu modellerin ocak ve şubat aylarında da sık sık görülmesini dilemeliyiz diye düşünüyorum.

    • White Fox dedi ki:

      Aşağıda GFS senaryolarının 15 mb’lık aralıklarla haritaya dökülmüş hali, tam da tabaktaki spagettiye benziyor. Bazılarına göre, Yunanistan civarında da bir alçak basınç var ama hemen hepsi Doğu Avrupa’da bir alçak basınç görmüş.

      1

    • welbane dedi ki:

      GFS’ye göre 11 Aralık itibariyle Londra’da en düşük basınç 1020 mb olacak gorunuyor, yani hiçbir senaryo alçak basınç öngörmüyor.

      1

      Sonuçta 6 gün sonrasından ve basınç gibi daha stabil olduğu bilinen bir şeyden bahsediyoruz.Bakalım bilmece ne zaman ve ne yönde çözülecek..

      • Ankaragücü dedi ki:

        Bravo. Gerçekten çok güzel bir noktadan yakalamışsınız. Tahmini görece daha kolay olan yüksek basınç gerçekten harika bir gösterge.. 1035 mb değerlerde olacak gibi bir tahminde bulunabiliriz diyagramlara göre.

      • Santiago dedi ki:

        GFS’in kafası karışmış bugün 🙂

    • Ankaragücü dedi ki:

      5 Aralık sabah (00.00) run’ı bu sefer en sıcak çıktılardan birisi oluvermiş. Oysa 2-3 gündür ısrarla en soğuk çıktı olarak göze çarpıyordu.. Köprünün altından çok sular akar daha.

    • hava ankara dedi ki:

      ECMWF 168 saat sonrası ortalaması:
      ecmwf
      GFS 168 sonrası ortalaması:
      gfs
      GFS ana çıktısı çark etti. Ama ortalaması hala bizim için fena değil. Ama içimden bir ses malesef ECMWF haklı çıkacak diyor. Ve o içimdeki sese ….

  7. şefik dedi ki:

    http://www.eokul-meb.com/2012-yaz-sicakliklari-kac-derece-olacak/

    BM, 2012’nin 1850 yılından beri en sıcak yıllardan biri olacağını açıklamış.

    • Havadelisi dedi ki:

      Alıştık sıcağa ve bu açıklamalara.

      • şefik dedi ki:

        Arkadaşım dün bir belgesel izlemiş, Dünya’nın hala buz çağını yaşadığını ve buz çağının sonuna geldiğimiz için havaların ısınmaya başladığını öğrenmiş. Doğru mudur ?

        • Havadelisi dedi ki:

          Dünya şu an 2 milyon yıldır devam eden bir buzul devrinin “buzularası” diye adlandırılan sıcak bir molasını yaşıyor, 11 bin 500 yıldır… Tekrar buzul devrine dönüşün şimdiden itibaren 50 bin yıl kadar süreceği düşünülüyor. Buzul devrinden kasıt, kara buzullarının Balkanlardan neredeyse Edirne’ye kadar uzandığı, deniz seviyesi çok düşük olduğu için İstanbul Boğazı’nın var olmadığı, Karadeniz’in göl olduğu, fantastik zamanlar…

          • bulut75 dedi ki:

            Ozan hocam “şimdiden itibaren” derken?

          • bulut75 dedi ki:

            Hocam şu linke bak. NASA açıklamış. Deniz seviyeleri düşüyor. Ayrı parantez Marmaris’te ve Tuna nehrinde su seviyeleri belirgin şekilde düşmüş.

            • Havadelisi dedi ki:

              Marmaris’tekinin sebebi yüksek basınç, Tuna’dakinin kuraklık. Küresel deniz seviyesinin bunlarla ilgisi yok.

              • bulut75 dedi ki:

                Hocam Marmaris ile Tuna nehrini açıklamışsın ama linki açıklamamışsın. Aşkolsun 🙂

                • Havadelisi dedi ki:

                  🙂 Linkte NASA’nın küresel deniz seviyesindeki yükselmenin 2010’da durduğunu (hatta deniz seviyesinin düştüğünü) kabul ettiğini ama bunun uzun dönemli eğilimi kıramayacağını söylediğinden bahsediyor.

  8. batuhan dedi ki:

    Ozan Bey derslerim çok ağır olduğundan siteye çok az girebiliyorum ama girdikçe söylediğiniz yerden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Sorum olursa buraya yazacağım , çok teşekkür ederim. İstanbul için konuşursak, bu kış bugüne kadar sistemler tam geliyor gibi gözükürken bazen 2 gün kala yok oldu, hatta bazen de yok olduktan sonra yeniden doğdu. Bu nasıl oluyor? İstanbul için 12 veya 15 Aralik icin bir hareketlenme var. Bu sistem de kaybolur mu ? Kaybolmazsa İstanbul’da nasıl günler yaşatır? Teşekkürler.

    • Havadelisi dedi ki:

      O günlerde tam ne olacağını şu an bilemeyiz Batuhan. Hepimiz takip ediyoruz. Kaybolmazsa kar yağar. Lütfen ayrıntı sorma şimdiden.

  9. gvm dedi ki:

    kimse de demiyor ki aga bu nedir… DMİ’nin Ardahan tahmini

  10. Murat Duman dedi ki:

    Bu sene neden mi efsane olacak ? Size gayet ayva yaprağı tadında bir totemden bahsetmek istiyorum. Malumunuz 2004ten bu yana doğru dürüst kar buz göremedik şu şehirde (İstanbul). Bendenize şirketim 2006 yılında kar lastiği olan bir araç tahsis etmişti, ben de son 5 senedir “yağsa da keyfini sürsem” diye boş umutlarla direksiyon sallamaktaydım. Bu umutsuz bekleyişe geçen sene mart başında isyan ederek lastikleri erkenden söktürdüm. Ne oldu ? Gayet soğuk bir ilkbahar geçirdik. Bu sene inat ettirdim, taktırmadım. Gökyüzünden lapa lapa değil çığ parçaları gibi yağacak, ben o arabayı bahçeden çıkartamayacağım 😀 Murphy yakın dostumdur, selam söyledi.

    Saygılar,

  11. Havadelisi dedi ki:

    Arkadaşlar ana sayfada iki yeni yazı var, biri bu haftanın tahmin/şimdigörü başlığı, diğeri de iklimbilimsel bir çalışma, takvimler doğruyu mu söylüyor beraber ona bakalım, yarım bir çalışma ama sizin katkılarınızla tamamlanacak.

    Ufukta görünen soğuklar için ise Atış Serbest’te heyecanlanmaya devam edelim lütfen, teşekkürler şimdiden.

  12. KRAL dedi ki:

    Hans bu sefer de duygularımızla oynarsan var ya.. 🙂 Hakkımı helal etmem sana 🙂 Yeter artık bu sefer olsun. Azor bu sözüm de sana. 🙂 Çekil aradan sevenleri ayırma 🙂

  13. Havadelisi dedi ki:

    Şu son GFS run’ı baştan sona değişmeden her güncellemede devam etse … sanırım kalp krizinden epey zaiyat veririz 🙂

    O İngiltere’deki yüksek ne öyle be… Baban da mı yüksek basınçtı beeee 😀

    Bu arada, soğuklar şimdi göründüğü gibi gelmese bile, şayet soğumaya meyledersek en azından Aralık ayını kurtarmış olacağız ki bu da 2011/2012’yi Santiago’nun analizindeki beş soğuklar‘ın (41/42, 48/49, 53/54, 86/87, 03/04) ligine sokacak. Mesudum!

    • havaankara dedi ki:

      Hocam, fazlasıyla coşturmuş son çıktılar sizi 🙂
      Tabii haklı olarak. Utanmasa -15, -20’yi İstanbul’un üzerine koyacak. Tabii 360’ta, “ne de olsa unuturlar bunlar” diye Hans’ın bol keseden sallama ihtimalini de bir kenarda sürekli olarak baktığım bir not olarak tutuyorum. Ve buradan Hans’a çağrıda bulunuyorum: Biz değil 360’ta, 480’de gösterseniz bu soğuğu, gelmezse yine kızarız size. Hayellerimizle oynamayın. Gelmeyecekse göstermeyin arkadaşım. Arada bir de kıyak geçin, son birkaç güne kadar göstermeyin soğuk ve yağışları da sürpriz yaşayalım 🙂

    • Selam Ozan Abi erkenden havaya girdim gerçekten 🙂 Bu senenin son 15 senenin en sert kışı olcağını bekliyordum. Ama son 40 yıla damga vuracak bir kış olabilir. Yani istanbul için efsane olan 1987 ve 1985 kışı tarih olabilir. Yerini 2012 kışına bırakabilir. Deniz suyu da tarih 4 Aralık olmasına rağmen 10 derece İstanbul’da. Sana zaten İstanbul’un yükseklerinde de olsa ilk örtünün müjdesini 18 Ekim’de atmıştım. Bir hava ve kar delisi olarak sanki bu sene kardan soğuktan bıkacağız gibime geliyor ne dersin ? 😀

      • Havadelisi dedi ki:

        Çok da gaza gelmemek lazım, ama doğalgaz faturamı ödeyeceksen neden olmasın 🙂

        • Valla böyle gelsin de ödeyeyim abi. Maaşı bu sene zaten doğalgaza vereceğiz. Ozan Abi sende ne ayak var bir geldin pir geldin 80 yılın rekor ekimini yaşattın 😀 Şansın çok iyi Ozan Üstad’ım. 😀

          • Havadelisi dedi ki:

            O başlangıçtı, asıl macera daha başlamadı 🙂 Bekleyin… Pek yakında seçkin modeller ve şimdigörü haritalarında…

        • Mamii dedi ki:

          Ben İstanbul’da battaniyemi omuzlarıma alıyorum, yoksa öğrencilik hayatı doğalgaz ödemeye müsait değil 🙂 Ayrıca merak ettim takipçi sayısında bir iki gün içinde artış var mı?

          • Havadelisi dedi ki:

            Evet bu saat itibariyle dünün toplam görüntülenme sayısına ulaşıldı. Bugün son 10 günün en yoğun günü olur.

  14. ALKIM dedi ki:

    Kimse hava delisiyim diye ortalıkta dolaşmasın. Gerçek hava delisi Cemal Saydam hocamız. Şaşkınlıkla okudum son yazısını ama olur mu olur. http://www.havadantozdan.com/
    GFS de çıldırmış durumda. Aşağıdakine benzer çıktılar(yer seviyesi sıcaklıkları) son 3-4 güncellemedir yer alıyor. Son çıktıda ise iyice abartmış. Bir hafta süreyle neredeyse pozitif sıcaklık görmeyeceğimiz bir senaryo çizmiş. Ne yazık ki ECMWF şu an için aynı fikirde değil.
    2
    3

    • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

      Cemal Hoca’mın dikkat çektiği “soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmeler” hakikaten önemli, her yıl onlarca kişiyi kaybediyoruz. Öğleyin ben de gerekli uyarıyı yazmıştım, ama yazsak da yazmasak da pek bir şey farketmiyor maalesef. Uyarı yazdığımız günün ertesinde ölüm haberlerini okumaya devam diyoruz…
      Bu arada blogda Bursa ve Kayseri gibi iller neden daha fazla etkileniyor, nasıl önlemler alınabilir, yeni tip bacalar, karbonmonoksit dedektörleri gibi teknolojik gelişmeler vs. üzerine güzel bir çalışma yapılabilir diye düşünüyorum.

    • gvm dedi ki:

      Allah’sız Hans geçen sene yaptıklarından sonra kendisini affettirmeye çalışıyor galiba 😀

      1

    • Santiago dedi ki:

      192 saat ve sonrası için yer sıcaklığı haritalarını kullanmamanı tavsiye ederim çünkü düşük çözünürlükle hazırlanıyor. Buhar olabilir o maviler 🙂

      • ALKIM dedi ki:

        850 hPa sıcaklıkları buhar olmaz, yer sıcaklıkları mı gider diyorsun Santiago. İtiraf et sen de ılıkçısın. 🙂

        • Santiago dedi ki:

          850 hPa’da da kırpmalar oluyor ama yer sıcaklıkları daha farklı, model denizin ılıtıcı etkisini +192’de seçemiyor.

          1

  15. çihiro dedi ki:

    192 saat sonrası için iki zıt senaryo. Gönlümüz Gfs’den yana. Ne dersin Santiago?
    GFS
    1
    ECMWF
    2

    • Havadelisi dedi ki:

      Yuh, İngiltere üzerindeki basınç durumu taban tabana zıt…

      • havaankara dedi ki:

        Kuzey Yarımküre:
        ECMWF 192 sonrası:
        1
        GFS 180 sonrası:
        2
        Aslında ikisi arasında çok fark yok gibi. Ben ikisini de inceledim, çok fazla fark göremedim. Geri kalan basınç yerleşimlerini bir de sizler inceleyin isterseniz.
        Fark, (çok önemli bir fark) yükseğin ECMWF’de daha batıda yer alması ve GFS’te yuvarlak içine aldığım yerde 2. bir alçağın oluşması. Bizi etkileyecek olan yükseğin yeri. İngiltere üzerinde yer alırsa unutulmaz günler görebiliriz. O yüksek inşallah biraz daha İngiltere üzerine gelir. Son birkaç modelde Hans’ın ana çıktıyı kararlı bir şekilde soğuk tutmasının bir sebebi illa ki vardır. Ama geçen seneki gibi bizlerle dalgasını geçme ihtimalini göz önünde bulundurup itidalli bir şekilde bekleyelim. Son 3 çıktıdaki diyagramları incelerken beklentilerimizi ana çıktıdan daha sıcakta tutalım ve 144’ten sonrası için yağış miktarı ile ilgili olarak beklentiye girmeyelim (aşırı değişkenlik gösterdiği için).

        • White Fox dedi ki:

          ECMWF modelinde yükseğin daha batıda yer alması, sistemleri ağır hareket ettirdiğine dair şuradaki iddiaya da bir örnek olabilir mi acaba ? (Bkz. Model Biases) Benim farkettiğim ECMWF modelindeki başka bir fark da göstermiş olduğun 192 saat sonrası için, Grönland’ın güneybatısındaki sistemi GFS’ye göre oldukça fazla derinleştirmiş. Acaba, ağır hareket ettirip olduğu bölgede geliştirdiği için olabilir mi ?

          • hava ankara dedi ki:

            Hocam, galiba ECMWF burada haklı çıkacak. 168’de İngiltere üzerinde hem GFS hem ECMWF alçağı koymuş. Şimdilik GFS ECMWF’nin dediğine gelmiş durumda. Değişmez mi? Değişebilir. Ama düşük bir ihtimal gibi geliyor bana. Ama inşallah değişir.

        • Ankaragücü dedi ki:

          Ana çıktı neye göre belirleniyor acaba? 40 tane farklı senaryo arasından neden ısrarla en soğuk olan çıktı 2-3 gündür servis ediliyor?

    • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

      ECMWF 13’ünden itibaren iyi yağış gösteriyor. Sadece şu haritadakiler gelse Aralık ayı yağış ortalamalarını yakalarız. Bizim Hans, Bünyamin Bey’in “Aralık kurak geçecek” açıklamasını duydu galiba, sürekli arttırıyor yağışları 🙂

      1

    • Santiago dedi ki:

      İki model de ortak bir sonuç bulana kadar ben şüpheyle yaklaşırım. Uzun vadenin sağlamasını GEM ile de yapabilirsin. Bu akşam biraz daha netleşir, 13-14 Aralık’a kadar GFS diyagramları kararlı, değişmez inşallah.

      • ALKIM dedi ki:

        GEM, GFS’i destekliyor. ECMWF inadını sürdürüyor ve çok ayıp ediyor.

  16. HavaDelisiTimur dedi ki:

    Ozan Hoca’m acaba İstanbul’un iç kesimlerinde kar yağarken kıyılarda yağmur olabilir mi rakım aynı ise? Yani denize 2 km olan yer 10 km’den daha mı sıcak olur?

    • Havadelisi dedi ki:

      Olabilir, eğer deniz havadan belirgin biçimde sıcaksa yükselti farkı olmadan da deniz etkisini gösterebilir. Aynı şehir ısı adası gibi. Kar yağarken etrafta sıcak bir şeyler yoksa o kar yere inene kadar erimez, hem de tutar, mantık basit 🙂

  17. ersin dedi ki:

    Modeller birkaç güncellemedir şaka gibi çıkıyor, yapma bunu bize Hans, duygularımızla oynama yine 🙂

    • Ankaragücü dedi ki:

      Gerek sabah, gerekse öğlen çıktılarının diyagram üzerinden bakıldığında en ekstrem çıktı olduğu görülebilir. Geçmişte diyagram ortalaması bile bizi hayal kırıklığına uğratmışken bu uç noktadaki çıktıya hiç güven olmaz.

  18. huseyin dedi ki:

    Marmara için, 13 Aralık ve sonrasında güzel şeyler görülmeye başladı yabancı tahmin sitelerinin haritalarında, meteorolojiyi meslek edinmiş profesyonel arkadaşlarımızın yorumu nedir bu konuda ?

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet soğumaya doğru bir gidiş var ama ayrıntılı yorum yapmak için henüz erken, heyecanla takip edeceğiz 🙂

      • nehrk dedi ki:

        Geçen sene ocak sonu – şubat başı gibi yaşadığımız hüsrandan sonra bu sisteme çok temkinli yaklaşmak lazım. Hatırlarsanız GFS sistemin 2 hafta öncesinden itibaren 850 hPa’da -15’li anormal değerler göstermeye başlamış ama sistemin 3-4 gün kala fos çıkmasıyla hüsrana uğramıştık.
        Ama heyecanlanmamak da elde değil, 13’ü ile 20’si arasını kapsayan dilim çok doğurgan gibi. 😀 Biraz sabır…

  19. faseay dedi ki:

    Ha gayret bir şeyler olacak galiba. Sistemcik belirmeye başladı ama daha çok çok çok erken ))

    1

  20. Semih dedi ki:

    Basit bir enverziyon örneği. Tuzla’da ise sıcaklık 3.2 derece. Haritaya Tuzla’yı da kendim ekledim.
    tuzla

  21. White Fox dedi ki:

    Şu haberde denizin çekilmesini atmosferik olaya dayandıran jeofizik yüksek mühendisi beyefendinin, şu açıklamasını oldukça garip buldum.

    Havaların mevsim normallerine göre daha sıcak geçmesinin atmosferde yüksek basınç oluşturduğunu kaydeden Hakan Beyaz, “Yüksek basınç nedeniyle ilçemizde her yıl yaşadığımız deniz çekilmeleri meydana geliyor” dedi.

    Belli ki deniz çekilmesini, hakkında bilgi sahibi olmadığı bir konuya dayandırıyor. Hem ben bizim kasım ayını soğuk geçirdiğimizi düşünüyordum.

    Yüksek basınç denizi çeker diye bir hipotez kurulsa, buna delil ne olabilir ? Tatminkâr bir açıklama bulamadım.

    • Fortesla dedi ki:

      Sanırım birleşik kap mantığı ile bunu söylüyorlar. Denizler bir şekilde birbirlerine bağlı oldukları için aslında dev bir birleşik kap gibi çalışıyorlar. Yb altındaki su ab altındaki su ile basınç dengesi oluşturmak için çekilir, su yüksekliği azalır. Tabii ki derin bölgelerde farkedilecek boyutta olmayabilir ancak sığ bölgelerde çekilme olarak karşımıza çıkıyor olabilir. Açıkçası benim yürüttüğüm tezim bu 😀 ne kadar doğru bilemiyorum.

      • White Fox dedi ki:

        Yok aslında benim takıldığım nokta, açıklamadaki yüksek basınçların sıcaktan oluşması mantığı ve açıklamanın nasıl sorusuna bile tam cevap içermemesine rağmen yüksek mühendis ünvanı da vurgulanarak haber olması 🙂

    • arif dedi ki:

      Bu açıklamada bir yanlış yok. Tatminkar açıklamayı ise şu adresten bulabilirsin.

      • Havadelisi dedi ki:

        Meteorolojik durumu uydurmuş…

      • White Fox dedi ki:

        Yani, açıklamadaki ılık hava yüksek basınç yaratıyor mantığında yanlışlık yok mudur? 😛

        • arif dedi ki:

          Ben daha çok denizin çekilmesiyle ilgili kısmına odaklandım. Yorumunda da ağırlık o yöne doğruydu diye düşünüyorum. Yüksek basınç denizi çeker diye bir hipotez kurulsa, buna delil ne olabilir şeklindeki cümlenden bu sonuca ulaştım. Yoksa hem havaların ılık gitmesi konusunda söyledikleri hem de ılık hava yüksek basınç yaratıyor ifadeleri yanlış elbette.

          • White Fox dedi ki:

            O kısım da eleştirinin devamıydı. Çünkü insanlar yüksek basınç nasıl denizi çeker diye merak edebilir, hele ki yüksek mühendislik ünvanı ile durumu aydınlatmaya çalışıp, açıklamaları ile habere konu olan birinin daha açıklayıcı ifadeler sunması gereklidir. Yoksa, tek başına yüksek basınç denizi çeker ifadesi haberdeki diğer hatalı ifadelerle birlikte, bu adamı sokaktaki sıradan insanlardan farksız bırakıyor. Bu arada kaynak için de teşekkür ederim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Meteoroloji/iklim konusunda bilgili olmadığı ve insanların da bilgiyi önemsemeyeceğini düşündüğü için (bir Türkiye klasiği), sallamakta bir beis görmemiş. “Havaların ılık gitmesi (bu zaten doğru değil) yüksek basınç yaratıyor“muş. Ilık havanın yüksek basınca doğrudan yol açtığını ilk kez duyuyorum… Mesleki titrinin arkasına şu “mühendis”i ekleyenlerden korkacaksın 🙂

      Yalnız, atmosfer basıncındaki değişimlerin deniz seviyesini etkilediği bir gerçek. Bütün çekilmeyi onla açıklayamayız belki, ama rolü var.

      http://www.bom.gov.au/oceanography/tides/met_effects.shtml

  22. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Avrupa’daki feci durum burada

    • welbane dedi ki:

      Almanya’da da nehrin rekor miktarda düşen seviyesi İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir bombanın bulunmasına vesile olmuş. Dünden itibaren Batı Avrupa yağış almaya başladı esasen, hafta başında Almanya’ya da iyi yağışlar ve soğuma gelecek.

    • Murat Duman dedi ki:

      (Haberdeki 1941’e ithafen) 1941 kışı Doğu Avrupa’da Alman ordularını perişan eden kış değil miydi ? İnanılmaz soğuk geçtiğini okumuştum, tanklar soğuktan çalışmamış ve Wehrmacht takılıp kalmış Ukrayna steplerinde. Demek ki soğuk ve kurak bir kışın tekrarı olabilir …

    • Sadece Avrupa’da değil geçtiğimiz yıllarda ülkemiz gibi bol yağışlara sahne olan Afganistan’da da 2-3 milyon kişinin kuraklığın getirdiği susuzluk ve açlığın pençesinde olduğu bildiriliyor.

  23. emre dedi ki:

    İstanbul-Beylikdüzü (194 m) Kasım ayı değerleri

    1

    • HavaDlisiTimur dedi ki:

      Elinize sağlık çok güzel olmuş…

    • Santiago dedi ki:

      Kasım ayında Atatürk Havalimanı’nda bile zaman zaman 1C-2C civarında minimum sıcaklıklar ölçülmüştü, normalde Beylikdüzü 2C daha soğuktur şehirden, enverziyondan olsa gerek..

      • emre dedi ki:

        Evet söylediğiniz gibi bölgede sonbahar ve ilkbahar aylarında enverziyon sık görülen bir hadisedir, şehrin değişik yerlerinde daha düşük sıcaklıklar ölçüldü bu ay içinde, ama tabii ortalamaya vurdugunuz zaman Beylikdüzü bu ay da diğer yerlerden 2 derece civarı daha düşük bir ortalama sıcaklığa sahipti.

  24. TahminMaltepe dedi ki:

    Ozan Hoca’m AO’nun bu keskin düşüşü bize etkisi nasıl olur? Teşekkür ederim.

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Modellerde ne gözüküyorsa öyle bir etkisi olur. AO/NAO her şeyden bağımsızmış gibi düşünmeyi bırakalım artık. AO çok pozitifken bizde kuraklık olur, ki oldu. Şimdi de düşüyor, yani yağış geliyor, ve evet modellere göre de geliyor 🙂

  25. Mehmet Torun dedi ki:

    Giresun’da 2009 Temmuz’unda 10 günde 405 kg yağış!

  26. Havadelisi dedi ki:

    Saat 11’de Balıkesir civarında gerçekleşen enverziyon iyice abartmış. Balıkesir sisli -2 iken, yakındaki (ve yüksekteki) radar istasyonu 12 derece imiş!

    1

    • İhsan dedi ki:

      Bir şey sormak istiyorum. Balıkesir’deki bu mevcut durumdan yb.’nin etkisini yavaş yavaş yitirdiğini, yerine bir ab.’nin yerleşmeye çalıştığını öngörebilir miyiz? İkincisi ise, böyle bir durumda görülebilecek hafif de olsa bir yağışın Balıkesir çukurunda buz yağmuruna dönüşüp dönüşemeyeceği? Sn. Havadelisi cevaplarsanız mutlu olurum.

      • Havadelisi dedi ki:

        Hayır İhsan Bey, enverziyon yüksek basınç varlığında oluşur. Nasıl AB yerleşmeye çalışıyor olsun, anlayamadım.

    • Santiago dedi ki:

      Tam hatırlamıyorum ama saat 10 gibi DMİ son durum haritaları Balıkesir’de -5C, Bursa’da +6C gösteriyordu. Ayrıntılı rapora baktım eksili bir değer göremedim. Yanlışlık olma olasılığı var mı acaba?

      • Havadelisi dedi ki:

        Minimum sıcaklıklarda -7.6 görünüyor Balıkesir.

      • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

        Balıkesir Meydan İstasyonu’nun yeri çok kötü, çevresinde hiçbir yerde sis olmasa bile meydanda kesin oluyor. Özellikle maksimum sıcaklık tahminlerinde çok zorluyor bizi.
        Saat 10’daki uydu görüntüsüne göre de o sıcaklıklar doğru.

        1

    • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

      Hocam geçen gün Balıkesir’den bi arkadaşla görüştüm, söylediğine göre 22 Ekimden beri tek damla yağış düşmemiş. Geçmiş verilere ulaşmanız zor olmuyorsa, Balıkesir’e de bakabilirmisiniz? bu kadar uzun süre yağış almadığı dönem olmuş mu ?

      • Havadelisi dedi ki:

        http://climexp.knmi.nl/data/pa17150.dat

        Benim elimdeki veriler daha tam ama linktekinden çok daha fazla bilgi de vermiyor. Kasım ayında sıfır yağış hiç görülmemiş Balıkesir’de. Ama çok kurak Kasım’lar var, görebileceğiniz gibi. Özellikle 1969 çok kurak görünüyor, Eylül-Ekim-Kasım yağış toplamı 7 mm…

        • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

          Çok teşekkürler hocam, sanırım o bölgedeki birçok ilde durum aynıdır ve kasım ayı “yağışsızlık rekoru” kırılmıştır.

  27. Santiago dedi ki:

    7 Aralık sistemi sınırlı alan modellerine girmiş durumda.. BOLAM sağlam bir yağış öngörmüş..

    1

    • Berat dedi ki:

      Özellikle İstanbul’un Anadolu yakasına gayet iyi bir yağış öngörmüş.

  28. hergunkaryagsın dedi ki:

    Üzülerek görüyorum ki aralık ayında gireceği öngörülen soğuk sistem her çalışmada bir sonraya öteleniyor. Biraz erken ama aralık ayından ümidimi kestim. Keşke modelleri az da olsa yorumlayamasaydım, o zaman her gün soğuk sistem beklentisi içinde olurdum.

    • Murat Demir dedi ki:

      O zaman içinde sakla, neden bizim ümitlerimizi yıkıyorsun? Ben yandım, sen de yan misali! 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Arkadaşlar bu tip meselelerde bir miktar Alman olmak gerekir, yoksa sinir sisteminizde geri dönülmez hasarlar oluşabilir… Sakin olun, ümitsizliğe kapılacak bir durum yok ortada. Polar ataklar ender de gelişse sonuç gelebilir, yeter ki oyun disiplininden kopmayın 🙂

    • anemodulion dedi ki:

      Bilmek sorumluluk ve acı verir 🙂 Cehaletin insanları mutlu etmesi bu yüzdendir. Bilmezseniz ruhunuz da duymaz, üzülmezsiniz de. Her gününüzü aynı tatta yaşar gidersiniz.

      • White Fox dedi ki:

        Bilmediğini söylemek de bilmektir ama 🙂

        • anemodulion dedi ki:

          Tabii ki. Bilmediğinin farkında olmak, doğrusunu öğrenmeyi istemek, her ne olursa olsun doğrudan yana olmak da bir erdemdir. Fakat insanlar genellikle yanlışlarını kabul etmektense örtbas etmeye çalışır.

          O yüzden: Ignorance is bliss* demişler 😀

          *Cehalet mutluluktur.

    • gvm dedi ki:

      Eee… Modellerde hala 9 Aralık sonrası bariz bir belirsizlik varken nasıl ümidinizi kesebiliyorsunuz ki? Eğer hala modellerde soğuma ihtimali gözüküyorsa bu soğuma ihtimali var demektir. Ayrıca aralık ayının bitmesine 25 gün var daha.

  29. Havadelisi dedi ki:

    Samandıra’da gece en düşük sıcaklık -2 derece olmuş. Karasallık, İstanbul’un bile “iç kesimleri”nden bahsetmemize imkan veriyor bu günlerde…

    1

    • İhsan dedi ki:

      Eğer dijital termometresi olan bir araçla böyle bir zamanın gecesinde örneğin Kadıköy’den yola çıkarak E5 güzergahı, Tem bağlantı yolu Ümraniye Kavşağı, Samandıra, Ömerli ve Şile istikametine bir yolculuk yaparsanız emin olun 8-10 dereceye varan sıcaklık farklarını görüp şaşıracaksınız. Çok kere şahit oldum. Bana göre YB altında açık bir kış gecesinde görebileceğiniz en düşük sıcaklığı muhtemelen Kömürlük köyü civarlarında ölçeceksiniz.

  30. Havadelisi dedi ki:

    5 günlük Konya tahminleri Çihiro tarafından tekrar yapılmaya başlanmıştır. Bu tahmin sayfasına, farenizi üst menüdeki Tahminler -> Hava Delilerinin Tahminleri‘ne getirdiğiniz zaman yanda belirecek olan Konya bağlantısından ulaşabilirsiniz.

  31. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Çorlu için şahsen yaşadığım en büyük 10 karlı sistemi tarih ve kar kalınlıklarıyla birlikte en büyükten başlayarak yazıyorum;

    1- 2006 23-24-25-26 Ocak 60-70 cm
    2- 1993 7 Mart 55 cm
    3- 1992 22-23 Şubat 45-50 cm
    4- 2003 7 Şubat 40 cm
    5- 2001 16-17-18 Aralık 40 cm
    6- 2004 23-24 Ocak 35 cm
    7- 2008 18-19 Şubat 30 cm
    8- 1998 8 Aralık 25 cm
    9- 1994 14 Şubat 20 cm
    10- 2011 9 Mart 15 cm

    • Blance dedi ki:

      2004 Eylül’ünde Ankara Üniversitesi’ni kazanıp, o yıla kadar yaşadığım İstanbul’dan geldiğim Ankara’da da 2011 Mart’ının 7’si ile 11’i arasında Çankaya, Dikmen, Oran gibi semtlerde gördüğüm kar kalınlığı da muhtemelen son 10 yılın zirvesiydi. Oran-İncek gibi yüksek yerlerde 55-60; Dikmen, Keklikpınarı gibi tepelerde 45-50cm’i kendim net olarak ölçtüm. DMİ’nin şehir merkezinde olan Keçiören-Kalaba’da ölçtüğü kalınlık ise 30cm civarındaydı diye hatırlıyorum…
      Herkes, dileyenler, kendi bölgelerinde gözlemlediği, ölçtüğü kar kalınlıklarını yazarsa güzel bilgiler edinebiliriz diye düşünüyorum. 🙂

  32. snowmoon dedi ki:

    Bir şey sormak istiyorum.

    Diyagramı incelediğimde gelmesi muhtemel (10 Aralık sonrası için) sistemde soğuk Anadolu’ya girdiğinde yağışın etkisini kaybetmeye başladığı görülüyor. Ne dersiniz?

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Ana çıktıya (yeşile) bakarak mı konuşuyorsunuz? Evet, zaten genelde öyle olur, Anadolu’da en fazla yağış cephe geçerken (soğuma başladığında) ve siklon merkezi yaklaştığında olur. Çok soğuk hava genelde kurudur.

      Bu diyagram henüz karman çorman, biraz bekleyelim.

      • snowmoon dedi ki:

        Bence de haklısınız. Yaklaşık 48 saat kala her şey toz oluyor 🙂

  33. Santiago dedi ki:

    Fazla yorum almasa da Doğan Haber Ajansı’na kaynak olmuş bir yazımız..

  34. Havadelisi dedi ki:

    Anıları tazeliyoruz: https://havadelisi.com/hava-tarihi/2002-4-9-ocak/

    Bu yorumun altına değil, linkin sizi ulaştırdığı yere yazın lütfen, teşekkürler.

  35. Berat dedi ki:

    Hocam ben bu 1 günlük değişimi çerçevelettiririm… 🙂

    1

  36. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Bir teklifim var. İsteyen arkadaşlar kim olduklarından, kısa özgeçmişlerinden bahsetsinler. Ben Santiago kimdir neler yapar, Çihiro kimdir, White Fox nerde okur, Vostok ne iş yapar bilmek isterim. Onlar da Ozan DENİZ ETKİSİ kimdir bilsinler. Ozan MERT senden istediğim bir sayfa oluşturabilir misin bunun için. Oraya isteyen kişisel bilgilerini yazar. Bu siteye sık gelen ve bol yazanlar için güzel olabileceğini düşünüyorum.

  37. Hayatbu dedi ki:

    Beklerim ki olumlu yorumlar gibi olumsuz yorumlar da yayımlansın. Daha önce de yapıldığı gibi sansür uygulayarak ne olacak merak ediyorum. Niye yapıcı eleştiri mahiyetindeki yorumuma sansür uyguluyorsunuz anlaşılır gibi değil doğrusu…

    Demeyin ki; alakasız bir yere yazdın. Atış Serbest’e yorum blog eleştirisi yapılmayacak da nereye yapılacak. Bu işte bir hata, bir yanlışlık olduğunu düşünmek istiyorum…

    • Havadelisi dedi ki:

      Daha önce de birçok kereler söylediğim gibi, bütün gün bilgisayar başında beklemiyorum. “Sansür” uygulandığını söylemen bence çok ayıp bir şey, ayrıca beni şahsen tanısan belki çok utanacağın da bir şey. Yorumunu gördüm, uzun uzun cevaplamaya değer gördüğümden de hemen onaylamadım, uzun cevaplar vermek istediğim yorumları bekletiyorum.

      Evet bu işte bir hata, bir yanlışlık var, o da sabırsızlığının kurbanı olup bizi sansürcülükle itham etmen. Yorumun aşağıda, onaylanmış ve cevaplanmış durumda.

      • Hayatbu dedi ki:

        Sınav dönemi uykusuzluk ve gerginlikle beklemeden yazmışım. Yorumumun yayımlanmamasını anlamlandıramadığımdan ötürü acele etmişim. Ben blogta senden başka moderatörlerin yorumları düzenlediğini biliyordum. Yoksa yoğunluğuna hak veriyorum ki alttaki yorumumda da söyledim bunları. Diğer yorumlar yayımlanırken benimkinin cevap için beklediğini bilmiyordum. Uzun cevaplamaya değer gördüğün mesajları beklettiğini de… Yeri geldiğinde özür dilemeyi bilmek lazım. Geri aldım lafımı, özür dilerim…

  38. Santiago dedi ki:

    Dört modelin 00Z çıktılarını inceledim (GFS, ECMWF, UKMO, GEM). Hepsi de 7 Aralık civarında beklenen yağışta ayrıntılar dışında hemfikir.

    Kuvvetli bir soğuma olmasa da batı kesimlere çok uzun bir zamandan sonra iyi bir yağış geliyor…

  39. Trakyalı dedi ki:

    Bilinen buzul erimesiyle ilgili küçük bir foto-haber.

  40. White Fox dedi ki:

    Ozan Hocam, 850 mb senaryoları için ana çalıştırmayı katmadan böyle bir şeyin kullanımı nasıl olur ?
    Hani bazen diyagramda yalnız kovboylar oluşuyor ya, onlara karşı mesela?

  41. Hayatbu dedi ki:

    kalın yazılar bana aittir – Havadelisi

    Ozan Deniz’in bir yorumuna katılıyorum. Bu blogun idaresini ben de kibirli buluyorum açıkçası. Bazı cevaplarda çok sert ve aşağılayıcı üslupları görebiliyorum. Açıkçası blog yöneticisinin bu işi iyi bilen birisi olduğu ve “academic title”ı da bulunduğundan “bilim kibiri” olarak adlandırabileceğimiz bir kibre sahip olduğu fikrine ben de katılırım. (Bu “kibir”le kastedilen şeyin tam olarak ne olduğunu öğrenmek isterim. Somut olarak. Mesela hangi cevap aşağılayıcı, bir örnek verir misin? “Bu şekilde yazma, bu, kurallara uygun değil” dediğimiz halde ısrar ediliyorsa tabii ki sert tavır takınacağım. Eğer bu kibirse, evet kibirliyim.) Ama iyi niyetinden şüphem yok, o başka.(teşekkür ederim) Böyle bir blogu oluşturabilmek ve devamını sağlamak günlük iş ve meşgaleler de göz önüne alındığında kolay bir şey değil. Yine de OMG (Ozan) blogun gelişimi hususunda insanların fikrini dinledi ve değerlendirdi. Diğer bloglardan farkı sağlamada biraz da sert üslubu faydalı oldu diyebilirim.(Evet bence de. Bir “forum terbiyesi” oturtabilmek önemliydi).

    Bir başka önemli noktaya daha değinmek istiyorum. Ozan doğal olarak kendini yönetici konumuna almış durumda blogda. Sorulan bazı sorulara kısa cevaplar dışında Havadelisi’nden beklediğim seviyede bir üreticilik göremiyorum.(Çoğu zaman yaptığım tek bir grafiğin arkasında ciddi derecede emek oluyor, bunu atlıyor olabilirsin. Ayrıca şu an bashetmek istemediğim başka işlere oldukça fazla zaman ayırdım son zamanlarda. Yakında öğreneceksiniz. Ve yine ayrıca, sorulan sorulara başkalarının cevap vermesini de teşvik etmeye çalışıyorum, açıkçası bu işime de geliyor.) Santiago’nun üretkenliğini zaten biliyorduk. Ama Mehmet Can Tanyeri benim bu blogda tanıma bahtiyarlığına eriştiğim en önemli isim diyebilirim. Whitefox’un kendi blogunda yayımladığı çalışmalar en başından beri Havadelisi’nin blogunda yer alması gerektiğini düşündüğüm türden çalışmalar.(Bence de öyle, birleştirme yoluna gidebiliriz). Bu blogda o kadar harika paylaşım ve çalışmalar olmasına rağmen derslik kısmı halen çok yetersiz bence.(Benim ilk zamanlardaki “ders”lerim genelde sorulan sorulara cevaplar niteliğindeydi, bu yüzden “sorular-cevaplar” diye bir bölüm yaptım, bunun güncellenmesi gerekiyor ama çok zahmetli bir iş bu, yardım lazım). Mehmet Can’ın Bilkent Hukuk öğrencisi olmasına rağmen (arkadaşlarımdan biliyorum nasıl bir yer olduğunu) hobisine bu derece sadık ve işini bu derece severek yapıyor olması bence çok takdir edilmesi gereken bir husus.(kesinlikle, kendisinin reklamını sık sık yapmaya çalışıyorum 🙂

    Aslında Mehmet Can’a bir teklifim olurdu ama ilgilenecek vakti (benim gibi) olmaz herhalde. Uzun zamandır kendi üniversitemde (Boğaziçi) amatör meteoroloji kulübü gibi bir kulüp kurma hevesim olsa da akademik olarak devam etme isteğim beni bundan alıkoyuyor şahsen. Kendisi böyle bir kulüp kurmak isterse Türkiye’nin bu alanda ilklerinden biri olacaktır diye düşünüyorum. İTÜ’deki kulübü saymazsak (zira oradaki mühendislik muhabbetleri burada da dile getirilmişti) belki de ilk kulübü olabilir. Kendisi gibi Türk amatör meteorolojisine ciddi hizmetleri bulunacak birçok kişi yetiştirebileceğini düşünüyorum.

    Son olarak,bu blog projesine destek vermemin en büyük sebebi amatör meteorolojiye ciddi katkıları bulunacağındandı. Bu yüzden bu alanda açılım yapabilecek ve çıtayı daha da yükseltecek her türlü çalışmayı da desteklemekten onur duyarım ve duyacağım. Ancak, akademik kariyer yapma amacı insanı gerçekten kilitliyor; yapacak bir şey bırakmıyor. Her ne kadar geçen seneki gibi aktif olarak katkı sağlamasam da takip etmeye devam ediyor ve bu konuda çalışma yapan herkese teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum.

    • Hayatbu dedi ki:

      Benim kibir diye bahsettiğim şey, bildiği halde tevazu gösterebilmenin tam tersidir. Çoğu üniversite hocasında ve akademisyende olan, bilme sürecinin doğal bir sonucu olan ama frenlenmesi de mümkün olabilen bir kibirden bahsediyorum. Yani bildiği için bilmeyenlerden kendini üstün görmek ve bunu bilmeyenlere çeşitli vesilelerle hatırlatmaktan söz ediyorum. Bunu blog yönetimini nasıl gördüğümü söylemek için Ozan Deniz’in yorumu üzerine yazdım. Bazen sinirlerinize hakim olamayıp ciddi manada sert yorumların dışında insanların bilmezliğine referans vermeniz bu konuda örnek gösterilebilir. Yani kendini bilmezin bir yerde sizi insafsızca eleştirirse, hakaret ederse; o hakaretin üzerine hakarete cevap verecekken, insanların cehaletinden bahsetmeniz bence yersiz olur. İlla ki somut örnek istediğinizden bir örnek veriyorum, yoksa gidip ben bu adamın ne eksiğini, gediğini bulurum (eksik derken yanlış anlaşılmasın. kaldı ki kibir bana göre eksiklik olsa da size göre yerinde de olabilir, ya da size göre kötü bana göre iyi de olabilir. nötr bir eleştiri bu.) gibi bir tavra girmem.

      Burada açık yazmayacağım. Şu tarih ve saatli yorumunuz bir örnektir bence:
      Mart 6, 2010, 12:07

      • Havadelisi dedi ki:

        Ben o yorumun linkini de vereyim: https://havadelisi.com/2010/03/05/hafta-sonu/comment-page-1/#comment-277

        Değerlendirmeyi isterlerse diğer okurlar yapsın. Yorumlarına katılamayacağım, vicdanım rahat.

        • sappokinowa dedi ki:

          Okudum. Şahsî kanaatim burada Ozan Bey’in abartılı gözükecek herhangi bir üslubunun olmadığı yönündedir, hatta tam tersine karşı tarafın üslubunu göz önüne alırsak gayet yerinde bir karşılık olmuş…

        • çihiro dedi ki:

          Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak.

      • Onur dedi ki:

        Aslında hiç yorum yapasım yoktu, hatta bu eleştiriyi görünce inandım fakat yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra bir şeyler yazmak zorunda hissettim.

        Diyalektiğin varlığından habersiz yapılan şeylerin saygı görmesi gerektiğine inanmıyorum. Pozitif bilimde ilerleme ve düşünme, diyalektik ile gerçekleşeceği için ampirik metodları düşünce özgürlüğü veya ifade özgürlüğü altında sunmak hem bilgi kirliliğine hem de yanlış yönlendirmeye sebep olur.
        Cahil insanın bilmediği şey hakkında bir fikri yoktur ve bu yüzden öğrenemez de. Tüm bunlara rağmen agresif bir şekilde leş kargacılığıyla suçlamalara falan giriyorsa, verilecek cevap en hafif haliyle “kibir” içermek zorunda. Çünkü bir şey bilmeyen birine bir şey anlatmak gerekiyor.

  42. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    Asıl hava delisi benim çünkü hala sirrüsleri , kuşları izliyorum. Asıl hava delisi benim çünkü hala haberlerde , ” Balkanlar üzerinden soğuk hava geliyor” cümlelerini duymak için can atıyorum. Asıl hava delisi benim çünkü kar seven arkadaşlarımla geçmişteki karlı günleri birbirimize anlatıp hayaller kuruyoruz. Asıl hava delisi benim çünkü ne olacağını veya ne olmayacağını bildiğim halde sabah heyecanla pencereye koşuyorum. Asıl hava delisi benim çünkü penceremdeki termometreme ve kolumdaki barometreli saatime bakıyorum defalarca. Nemi yapmıyorum? Mesela şu SKEW diagramlarına asla bakmıyorum, bir kez bile Lost dizisini izlememiş biri olduğum gibi. Geçen sene NAO-AO geyikleri yapılırken okumuyordum bile yazılanları. Ne mi yapmıyorum? Karlar kraliçeliği ile site operatörlüğü arasındaki ayrımı yapamayanları dikkate dahi almıyorum. Bu site açılırken en mutlu olanlardan biri olarak Hiddink felsefesinin ( Türklere öz duygusallığa hayır) benimsenmesinden memnun olamıyorum. Benim gibi düşünen birçok arkadaş olduğunuda düşünüyorum. Emeklere saygım var , okuyorum da hoşuma da gidiyor. Ama ben çocukluğumdan beri böyleyim ki ,Bilim Teknik de okurdum , hoşuma da giderdi ama sanırım ben hikayeleri daima daha çok sevdim….

    • Havadelisi dedi ki:

      “Kara Murat benim” gibi olmuş 🙂 Tercihlerine saygı duyarız. Tek yapman gereken blogun kurallarına uymak. Jupp Derwall de, Fatih Terim de gelse bu böyle, kusura bakma.

    • Karsavuran dedi ki:

      Her cümlesine gönülden katılıyorum, ne güzel anlatmışsın.

    • çihiro dedi ki:

      Senin gibi olmak isterdim ama ben yapamıyorum öyle. Daha önce de söylediğim gibi; internet öncesi daha güzeldi 🙂 Bir de Lost izlememiş olmakla gurur duymak niyedir ya? İzlememiş herkes yapıyor bunu 🙂

  43. anemodulion dedi ki:

    Kasım ayı bitti, rekorlar da yavaş yavaş geliyor her yerden. Almanya’da son 130 yılın en sıcak ve en kurak kasım ayı yaşanmış.

    • liman dedi ki:

      Sevgili Ozan, senden bir ricam olacak. Bu son 130 yılın kuraklığı Almanya için doğru mu? Bu olay aynı bu şekilde yaşandı mı, yaşandıysa o dönemler ülkemizde nasıl kış oldu bunu bulma ihtimalin var mı????

      • Havadelisi dedi ki:

        Doğrudur, yaşanmıştır. Bugün bakacağım eski yıllara.

      • Havadelisi dedi ki:

        Almanya’da Berlin’e tek damla yağış düşmemiş Kasım ayı boyunca. Aynı İzmir gibi.

        Berlin’in yağış verileri burada ve burada (iki ayrı istasyon, ikisinde de eksikler var ama birleştirince bir şeyler çıkıyor).

        Buna göre, Berlin’de böyle bir kasım daha önce hiç olmamış. Yağışı 10 mm’nin altında olan kasımlar var. Bunlar, 1889, 1898, 1902, 1920 ve 1931. İzmir’in verileri de burada. 1889’da veri yok, 1898’da yağış sıfır. 1902’de yağış var ama normalin az altında, 1920’de veri yok, 1931’de yağış normal. 1898 Kasım’ı geniş ölçekli yağış anormalliği bakımından bu seneye çok benziyor yani. Kış için bir şey söyletir mi, onu bilemem, spekülasyon olur.

        İstanbul’un sıcaklık verileri de burada.

  44. özgür dermen dedi ki:

    Selamlar,
    İskandinavya üzerinde oluşan alçak basınç sistemleri(derinliği) ve Sibirya’dan Azorlar’a kadar (uzun süreli) oluşan yüksek basınç sistemi sizce olağan mıdır?

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok olağan değil ki bir sürü klimatolojik anormalliğe yol açıyor. Öte yandan, var olabildiğine göre çok da olağanüstü değil.

  45. Havadelisi dedi ki:

    GFS’ye göre önümüzdeki 192 saatin yağış toplamı… Son derece iç karartıcı bir harita. Can-ı gönülden dilerim ki değişsin…

    1

    • Santiago dedi ki:

      Modeller geçen sene kaldığı yerden devam ediyor.. Yine mi Hans?

      • havaankara dedi ki:

        Hocam, baktı ki hit çok fazla yapar tabii 🙂

      • Ankaragücü dedi ki:

        Yalnızca 5 gün kalmış olmasına rağmen diyagramlar 7 Aralık sonrası tam anlamıyla hâlâ çorba.. İlginç olan; bir kısmı belirli bir yöne hala meyletmiş değil. Her yöne yelpaze gibi bir dağılım var..

    • ALKIM dedi ki:

      2-3 günlük çıktılar içinde en çıkıntısı bu olmuş. 18Z çıktısı çok farklı. Diyagramlara baktığımızda 7 Aralık itibariyle müthiş bir kararsızlık var. Pazar günü belli olur artık ama yukarıdakinin gerçekleşme ihtimalini zayıf görüyorum, görmek istiyorum.

      • Santiago dedi ki:

        Ilıkçı olduğundan mütevellit en çıkıntı çıktıyı kullanmış hocamız 🙂

        • ALKIM dedi ki:

          Ilıkçılığını ezelden biliyoruz ama kurakçıymış aynı zamanda. 🙂

  46. Havadelisi dedi ki:

    Rusların mevsimlik tahmini güncellenmiş. Ocak-Şubat-Mart…

    1

    Kaynak: http://wmc.meteoinfo.ru/season

  47. Havadelisi dedi ki:

    Habere göre, Kayseri’de 2011 Kasım ayı ortalama sıcaklığı 1.5 derece olmuş. Elimdeki verilere göre ise Kayseri son 22 yılın en soğuk Kasım ayını geçirmiş. 2011 Kasım’ı, 1975 ile birlikte Kayseri’de kaydedilen en soğuk 6. Kasım ayı olmuş. Bundan daha soğuk Kasım’ları grafikte gösterdim.

    1

    • Murat Demir dedi ki:

      Çok net bir grafik. Pekala; 1953, 1973, 1978, 1986 (Efsane) ve 1988. Bu grafiğe bakınca şöyle bir soru geliyor akıllara. Yani söz konusu olan Kasım ayının akabinde gelen Ocak ve Şubat ayları nasıl yaşandı? Tatmin edici mi ? Diğer verilere göre bir vasat yapılırsa bu kış nasıl bir hasat çıkar ortaya?

    • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

      1953 ve 1975 Kasım aylarında hemen hemen aynı sıcaklık oluşmuş ve arkasından sağlam kış gelmiş. Olur mu olur 🙂

  48. bulut75 dedi ki:

    Bir buluşma tertiplesek ne hoş olur. Dostluğumuz pekişsin di mi yani. Kısmetse o da olur bir gün. Maksat gönüller bir olsun. Konu dışı oldu ama affınıza sığınarak bunu yazma ihtiyacı hissettim. Ozan Hoca’mla görüşmeden önce olsaydı çok daha ilgi çekici bir hadise olurdu, geçenlerde çocukları aldım önce alışveriş yaptık. Ve daha sonra Beşiktaş’ta bulunan Kabalcı Kitabevi’ne gittik. Kızım Beyza’ya kar ve kış konulu bir kitap aldım 🙂 Ben de kitap reyonlarında gezerken bir de baktım ki tam karşı kitap reyonunda kitap deryasının içinde Ozan Hoca, yani Ozan Mert Göktürk. Ayaküstü 10-15 dakika hoş bir sohbet ve hoş bir tesadüf olmuştu. Efsane-Semih’le de geçen kış, boğaz hattında deniz suyunu ölçerken termometreyi suya batırmak için fazla sarkmışım, Semih tutmasaydı az daha denize düşüyordum 🙂 Bu güzel anıları paylaşmak istedim siz sevgili dostlarla.

    • Havadelisi dedi ki:

      🙂 Buluşma tertip edelim evet… İstanbul’daki ilk karlı günde olsun.

      • devrim dedi ki:

        ABD’de böyle bir oluşum var sanırım. Adları yanılmıyorsam “Yıldırım Avcıları”. Onlarınkine benzer bahar ve yaz aylarında yıldırımlar kovalasak olmaz mı?

        • Melik Ahmet TAŞTAN dedi ki:

          Amerika başta olmak üzere bir çok ülkede konvektif fırtına avcıları (storm chaser) var. Bunlar genellikle hortumları yakalamaya çalışıyor ama süper hücreli fırtına bulutuyla birlikte gelişen şimşek, yıldırım, dolu vs. ilgili de resim ve film çekiyorlar. Bu işi yapmak istiyorsanız, nasıl yapıldığına dair fikir edinebileceğiniz güzel bir site var burada.
          Askeriyeden elden düşme kelepir bir tank bulursak ben de katılırım size 🙂

        • anemodulion dedi ki:

          Muhtemelen polis çevirmesine takılırsınız yolun birkaç yerinde 😀 Yıldırımlar da elden kaçar. “Çekmesene karşşşiiim!” nidalarını duymanız da olası. Türkiye’de bir Türk vatandaşı olarak bile potansiyel tehdit olabilirsiniz.
          Geçen gün Sirkeci Garı’na gittik bir grup öğrenci olarak. Yaptığımız tek şey binanın oryantalist mimarisini yakından incelemekti. Ve bu gar hâlâ kullanılan, müze olmayan, halka açık bir yer. Ne var ki o sizi süzen tuhaf bakışlardan kaçmak mümkün olmuyor. İşimizi bitirmiş peronlardan garın çıkışına doğru yürürken bizi koca göbekli stereotipik bir memur bey çevirdi, ne yaptığımızı , kim olduğumuzu , orda niye bulunduğumuzu sordu, ki yeryüzünün en zararsız insan gruplarından biriydik 😀 Hocamızı gar müdürlüğüne aldılar, “zararsız” olduğumuza kanaat getirip 5 dk içinde bıraktılar.

  49. White Fox dedi ki:

    Kendi blogumda referandum var ve sonuçlarının da kritik önemi var. Görüşlerinizi bekliyorum. Sonuca göre, sınavlardan sonra adım atacağım. 🙂

  50. Havadelisi dedi ki:

    Uzak bir saatin çıktısı ama pek sık bir görülen bir şey değil… Kuzey Atlantik’te 935 milibarlık bir canavar!

    1

Yorumlar kapatıldı.