Kategori arşivi: Türkiye'nin Havası ve İklimi

Neden Neden ?


Kılıç rumuzlu bir hava delisi, CNNTürk forumunda, yaptığı nefis gözlemin açıklamasını aramış, önce okuyalım:

“Balıkesir ve Bursa’da yağışlar kuzeye çıkıyor çıkıyor, Marmara Denizi’ni gördü mü yönünü doğuya çeviriyor…. ve İstanbul Kocaeli Gebze gibi denizin kuzeyindeki yerler yağış alamıyor, peki soruyorum yazın yağan bu tarz yağmurlar neden denizi körfezi görünce zayıflıyor ya da buhar oluyor? Oysa Bursa’nın Balıkesir’in içleri gayet güzel yağmur alıyor, denizi olan yerlerde daha fazla yağmur yağması gerekmiyor mu, buna rağmen neden deniz kıyısında yağmur yağmazken Bursa’nın denizden uzak yerlerine yağıyor?”

Gerisine de bakayım->

DMİ Atakta, Ama Defansı Bomboş


Yeni devreye giren otomatik istasyonlarla birlikte ülkemizde çok ciddi bir gözlem ağı oluştu, aşağıdaki iki haritayı karşılaştırınca anlayacaksınız. İlki bu sene 20 Şubat’a, ikincisi ise düne ait.

Gerisine de bakayım->

Meltemin Kudreti


Dün akşamüstü saat dört civarı İstanbul Göztepe’de sıcaklık 25 dereceyken, Sarıyer 14 dereceymiş…

Koskoca Karadeniz’i ısıtmak zor olduğu için, yarımadanın üzerinde kolaylıkla ısınıp yükselen havanın boşalttığı yere serin deniz havası doluvermiş:

Gerisine de bakayım->

Asıl Büyük Tehlike: Katla Yanardağı


Bu haber ve şu haber ilginç.

Eyjafjallajökull Yanardağı patlamasına patladı, ama asıl mesele şuymuş ki, tarihte bu yanardağ her patladığında kısa süre sonra hemen yanındaki Katla Yanardağı da patlamış. Katla, öğrendiğimiz kadarıyla, hem çok daha büyük bir volkan, hem de kısmen buzulla kaplı:

(Katla’yı örten buzul, ismi Mýrdalsjökull)

Patlaması durumunda atmosfere salacağı kül ve gazın yanında, üzerindeki devasa buzulu eriterek saniyede 200 bin ila 400 bin metreküp buzul eriyiği suyu sel olarak Atlantik okyanusuna boşaltabilirmiş. Amazon, Mississippi, Nil ve Yangtze nehirlerinin toplam debisi saniyede 290 bin metreküp, imiş.

Forumun birinde birisi şöyle diyor: “Ben Avrupa’lı bir meteorolog / iklim bilimci olsam, bu muhtemel olayın Atlantik okyanusundaki sıcak su akıntısını etkileyip etkilemeyeceğini şimdiden araştırmaya başlardım.”

Mevsimlik Tahminlerle İlgili Bir Not


İlk önce, tarihi epey geçmiş de olsa şu habere bir bakalım. Haberde kısaca deniyor ki, bu kış İngiltere’de görülen uzun süreli ve şiddetli soğukları, ayrıca geçen üç yazın da yağmurlu geçeceğini tahmin etmekte çuvalladığı için MetOffice mevsimlik tahmin yapmayı bırakacak.

Bu haberi okuyarak edindiğimiz faydalı şüpheciliği muhafaza ederek, NOAA’nın mevsimlik tahminlerine bir göz atalım. Türkiye bu yazı normalden serin geçirecek gibi duruyor:

Gerisine de bakayım->

Bahar Psikolojisi, Geride Bıraktığımız Kış, NAO falan filan


Nisan yaklaşıp da havalar geri dönülmez biçimde ısınmaya başlayınca, hava delileri bir süreliğine köşelerine çekilir, ses vermez olurlar. Kolay değildir: bütün kış kar beklenmiştir; her Allah’ın günü model çıktıları, mevsimlik tahminler, indeksler incelenmiştir. Karın geleceği günün arifesinde en dandik tahminleri yapan tahminciler bile bakalım bu ne diyor diye can kulağıyla dinlenmiş, geceleyin zar zor uyunmuş, kara çevirmesine daha çook zaman olduğu bilindiği halde on beş dakikada bir sokak lambasından yağan yağmur kontrol edilmiştir. Kar yağarken evin içinde o pencereden bu pencereye hızlı hızlı yürünmüş, tanelerin sıklaşmasıyla sevinilmiş, seyrelmesiyle kahrolunmuş, saatler böyle geçmiş, eşle sevgiliyle çolukla çocukla iletişimin kopma noktasına gelmesine zerre aldırış edilmemiştir. Lodoslu, sisli, ılık günlerde haberlerden Avrupa’daki Amerika’daki kar fırtınaları takip edilmiş, bitmek bilmeyen Akdeniz siklonlarına, Azor yüksek basıncının perişanları oynamasına küfürler edilmiştir. Bu Avrupa zaten futbolda da bizden iyidir, ayrıca bizi birliklerine de almamaktadırlar, bütün bunlar yetmiyormuş gibi şimdi Sibirya soğuklarını da parsellemişlerdir. Lanet olsundur.

Gerisine de bakayım->