Etiket arşivi: Sıcak

Gidişat Filan


Önümüzdeki hafta Pazartesi ve Salı günü, daha çok Marmara’da olmak üzere memleketimizin kuzeybatısında biraz serinleme, belki az bir şey de yağış var o kadar, sonra Eylül başına kadar sıcaktan başka bir şey gözükmüyor falımızda… İnsanın pek yazası da gelmiyor haliyle… Neyse, gün olur devran döner diyelim, umut fakirin ekmeği.

Sıcacık Deniz Pek De Hoş Bir Şey Değildir


Bir Ozan Mert Göktürk – Erdem Erdoğan ortak yazısıdır.
——————–

Deniz suyu sıcaklıkları, Kuzey Ege ve Karadeniz’in özellikle batısında ‘normal’in üzerinde seyrediyor. Bu ‘anormallik’, 1981-2010 ortalamasına (normaline) göre bile (‘bile’ diyoruz, çünkü 2010 yazı tek başına deniz suyu sıcaklık ortalamalarını yukarı oynatan bir yazdı) +2 derece civarında. Sıcacık suda yüzmesi kimileri için hoş olabilir ama havalara etkisi bakımından nahoş bir durumla karşı karşıyayız… Anlatalım.

Örneğin İstanbulluları perişan eden nem (yani havadaki su buharı), Batı Karadeniz’in bu sıcak sularından buharlaşarak atmosfere karışıyor. Yani o sular ne kadar sıcaksa nemle de o kadar çetin bir mücadeleye girişeceksiniz demek oluyor. Fakat sıkıntı bununla sınırlı değil…

Yazının gerisini de göreyim->

Gerçek Yaz Başladı, Peki Nasıl Devam Edecek?


“Ne olur?” diyenlere cevabı yine editörümüz Erdem Erdoğan veriyor…
——————

İstanbul Atatürk Havalimanı Meteoroloji istasyonuna ait uzun yıllar ortalama sıcaklıklarını derleyerek elde ettiğimiz verilere göre, istatistiksel olarak yazın en sıcak bölümüne yarın itibariyle giriyoruz. (13 Temmuz – 23 Ağustos).

Bu bölümü de kendi içinde ikiye ayırırsak yazın en acımasız olduğu dönemin ise 20 Temmuz – 10 Ağustos arasındaki 20 gün olduğunu söyleyebiliriz.

OrtSıc1

Yazın başından bu yana sıcaklık dalgalanmaları oldu, bununla beraber son senelere göre gayet serin bir 40 gün geçirdik. Bol yağış da bu güzelliğin kaymağı oldu.

Peki bundan sonrası nasıl olacak? Önümüzdeki 15 gün için kısaca yorumlamaya çalışalım…

Yazının gerisini de göreyim->

Serin Yaz: Tamam mı Devam mı?


Editörümüz Erdem Erdoğan‘dan, yazın gidişatına dair analiz…
————

Geride bıraktığımız Haziran ayı, Doğu Avrupa’da son 10 senenin 2004’ten sonraki en serin haziranıydı.

Son yıllarda yazları bize zehir eden aşırı sıcaklar, bu Haziran’da bizim de yakamızdan düşmüş izlenimi verdi. Ülkemiz, Orta ve Doğu Karadeniz Kıyıları dışında normallerin altında sıcaklıklarla ve normalin çok üstünde yağışlarla ve aşırı hadiselerle geçen bir ayı geride bıraktı.

imageControl (1)

2014 Haziran’ının sıcaklıklarının normalden farkı. Maviler soğuk.

Temmuz ayı da Haziran’ın bıraktığı yerden devam ediyor. Cuma gününden itibaren Balkanlar üzerinden yeni bir serin hava dalgası geliyor. Bir hafta boyunca ülkenin kuzey ve batı kesimlerinde sıcaklıklar mevsim normallerinin birkaç derece altına inecek, poyraz sert esecek ve kuzey ve doğu bölgelere yağış gelecek.

Yazının gerisini de göreyim->

Bu Yaz Nasıl Geçecek? (Çok Gizli Bilgi)


Herkese merhaba. Biliyorsunuz ben kahvaltıyı Paris’te yapıp akşam yemeğini Bahamalar’da yiyen ve buna uygun olarak halktan kopuk elit hayat yaşayan monşer bi insanım; akrabalarımı bile tanımıyorum, onlara soğuk davranıyorum. Bu yakınlarımdan biri de NASA Genel Merkezi’nin çay ocağında çalışan dayıoğlum Himmet (aynı Kılıçdaroğlu gibi elit olduğum için Himmet’e bula bula bu işi bulabildim, oysa Himmet’in 20 yıllık hayvanat bahçesi tecrübesi var ve pekala NASA’ya genel müdür olabilirdi).

Gizli bilgiyi alayım->

Nedir Bu ‘El Niño’? Bize Bir Şey Yapar Mı?


İspanyolcada “erkek çocuğu” anlamına gelen (ve ‘El Ninyo’ diye telaffuz edilen) bu atmosfer-okyanus olayı, iklimi küresel ölçekte etkileyen en önemli doğal süreçlerden birisi.

el-nino1

Pasifik Okyanusu’ndaki akıntılar ve oralarda esen rüzgarların normaldeki vaziyeti. Doğudan batıya doğru esen alize rüzgarları (trade winds), güneşin ısıttığı yüzey sularını batıya doğru sürüklüyor. O suların boşalttığı yeri, okyanusun Güney Amerika tarafından taşınan su işgal ediyor. Denizin dibinden, ‘yükselme’ (upwelling) ile çıkan ve güneş görmediği için daha soğuk olan bu su, Peru Akıntısı (Peruvian current) ile batıya yayılıyor. Tropikal Pasifik’te sular gerçekten de batıya sürükleniyor, Avustralya tarafında deniz seviyesi daha yüksek.

Henüz tam olarak açıklanamayan sebep ya da sebeplerden ötürü, birkaç (2-7) yılda bir, Pasifik Okyanusu’nun tropikal bölgesinde (yukarıya bakın) doğudan batıya doğru esmesi gereken alize rüzgarları (trade winds) zayıflıyor. Tropikal güneşin ısıttığı, normalde bu rüzgarlarla batıya sürüklenen ve yerlerini dipten çıkan soğuk sulara bırakan sıcak yüzey suları; rüzgar kesilince hareket edemez oluyorlar, yerlerinde kalıyorlar. Yani aşağıdaki şemada ‘Trade Winds’i kaldırıyorsunuz ve mekanizma çökmüş oluyor. Her şey duruyor.

Gerisine de bakayım->

İstanbul’da Şubat Ayı Sıcak Rekoru Hakikaten Kırıldı Mı?


Haber: http://gundem.milliyet.com.tr/istanbul-da-sicaklik-rekoru-kirildi/gundem/detay/1835800/default.htm

rekor

Gerçek: 18.3 derece, Kartal istasyonunda 18 Şubat 2010 günü ölçülen sıcaklık. 27 Şubat 2004’te 22.1 derece var. Dün, yani 12 Şubat 2014’te Kartal’da 21.1 derecelik sıcaklık ölçüldü, rekor yine gelmedi. Hatta MGM, kendi kayıtlarını da yalanlarcasına, eskiden 14 Şubat’ların birinde Kartal’da 24 derecenin de ölçüldüğünü söylüyor, ama hangi yıl olduğu belli değil.

“2004 yine de çok yeni bir tarih, bu aşırı sıcaklar hep yakın tarihlerde mi, küresel ısınmadan mı?” diye soracak olursanız da, 27 Şubat 1958’de yine Kartal’da 21.9 derecenin ölçüldüğünü söyleyeyim.

Bütün İstanbul’u merak ediyorsanız… 20 Şubat 2010’da sıcaklık Sarıyer’de 23.2 derece, Şile’de tam 24.2 derece olmuş. Hatta 18 Şubat 1955’te (efsane soğuk 1954 kışından hemen sonra) Şile 25.6 dereceyi görmüş! Kışın lodoslu günlerde İstanbul’un kuzeyi, rüzgarı karadan aldığı için daha sıcak olur. Fakat son yıllarda şehrin güneyi, bina yoğunluğu nedeniyle bu farkı kapatıyor.

Önümüzdeki hafta yine gayet sıcak günler geçirebiliriz. Sıcak kışlar, yıldan yıla meydana gelen doğal meteorolojik değişkenliğin bir sonucu olarak da görülebilirler ve onları ortaya çıkaran tek sebebin ‘küresel ısınma’ olduğunu söylemek doğru değildir.

Biz Kış Beklerken Afrika’dan Drogba Geliyor


Analiz ve tahminler başdanışmanımız Erdem Erdoğan (Santiago) kışın gidişatını yorumluyor…
———————

son-durum

(Görsel için Drummer’a çok teşekkürler)

Bugün 13 Ocak 2014.

1 Aralık’ta yayınladığımız mevsimlik tahminimizde vurguladığımız gibi, ülke olarak ortalamada normalden soğuk ve kurak, sisli-puslu, çoğu zaman durağan hava şartlarıyla geçen sıkıcı bir kışın ilk yarısını neredeyse tamamladık.

Gerisine de bakayım->

Kurban Bayramı’nda Hava


* 9 günlük tatilin ilk yarısında… yani Bayram’ın ikinci günü olan 16 Ekim Çarşamba’ya kadar… ülkemizde hemen hiç yağış beklenmiyor… belki Orta ve Doğu Karadeniz Kıyıları’nda az bir şey yağabilir… ama sözünü etmeye değecek kadar değil… sıcaklıklar sonbahar normallerinde… doğu bölgelerde belki biraz altında olacak… denize uzak yerlerde geceler soğuk, yer yer sisli olabilir… deniz suyu sıcaklıkları… Ege ve Akdeniz’de halen 20 derece ve üzerinde… hava sıcaklıkları da denize girmeye müsait…

exDenizSuyuHaritasiCiz.aspx

* Tatilin ikinci yarısı havanın bozma ihtimali yüksek… özellikle batıda, ayrıca güney kıyılarda şiddetli yağmur riski… Tam olarak hangi gün bozar, nereye ne kadar yağar şu an için halen belirsiz… güncellemeler için burayı, feysbuk ve tıvitır hesaplarını takip edebilirsiniz…

Herkesin bayramını şimdiden kutluyor; mutlu ve sağlıklı nice bayramlar diliyorum.