Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Santiago dedi ki:

    Yarından itibaren Basra kökenli yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına giriyoruz. Ancak sıcaklıklar aşırı derecede yükselmeyecek, belki nem bir miktar bunaltabilir.

    Önümüzdeki hafta sonuna doğru ise Batı ve Orta Avrupa’ya bir yüksek basınç yerleşeceği kesinleşti gibi. Bu nedenle cuma gününden itibaren yeni bir serin hava dalgası göz kırpmaya başladı. Görünen yeni sistem şu anki tabloya göre bu haftaki sistemden daha sert olabilir.

    Şimdi biraz modelcilik yapalım..

    ECMWF 00Z yürütmesinin 168 saat sonraki tahmini,

    Bu da GFS 00Z yürütmesinin 168 saat sonraki tahmini;

    Arasında dağlar kadar fark var; ECMWF önümüzdeki cumartesi günü İstanbul’da 850 hPa sıcaklığını 7C civarında, GFS ise 18C civarında öngörmüş.

    Peki iki önemli model arasında bu kadar fark varken, neden ECMWF’ye güvenip sistem gelecek diyorum? Bunu da izah edelim.

    Bu animasyonda sırasıyla ECMWF, UKMO, GEM, NOGAPS ve GFS modellerinin 144 saat sonraki basınç yerleşimlerini göreceksiniz.

    GFS dışındaki tüm modeller nur topu gibi yüksek basıncımızın merkezini İngiltere – Almanya civarında konumlandırmış. Burada konumlanmış bir yüksek basınç merkezi, Doğu Avrupa’dan güney enlemlere soğuk akışı için bir koridor açmış. GFS ise aynı yüksek basıncı İngiltere’nin Batısından Doğu Avrupa’ya kadar uzattığı için kuzeyden bir soğuk hava akışı bu modelde görünmüyor.

    Toparlarsak, 4 tane model hem fikir olduğu için, GFS’in üzerine bir çarpı koyuyor, ve en üstte bahsettiğim sistemin gelme olasılığının neden yüksek olduğunu kanıtlıyoruz.

    Not: Ayrıca, bu bölgeye yerleşen yüksek basınçlar genellikle kolay kolay kaybolmadığından, sistemlerin peşi sıra gelme ihtimali de var.

    • White Fox dedi ki:

      Bu da spagetti

      1

      Hepsinin yükseklik ortalamasında Batı Karadeniz’de nur topu gibi bir trof var ama pozitif bükümlü:

      2

      ECMWF kuzey akıntısı de şahaneymiş hakkaten! 🙂 850’de 40 km saat rüzgarlar var..

      3

      Bu da GFS’nin diğer senaryoları, kalın olan hepsinin ortalaması (ana çalıştırma haritaya dahil değil)

      2

      Not bölümünde ayrıca bölgeye yerleşen yüksek basınçlar genellikle kolay kolay kaybolmadığından, sistemlerin peşi sıra gelme ihtimali de var diyorsun. Bu durum bir Omega Blok durumu.

      Aynı karayelli gibi bu dizilimin de belli başlı özellikleri var mesela eğer 500 mb’daki konturlar yeterince derinleşemezse yağışlar yalnızca kuzey kesimlerde sınırlı kalabiliyor böyle durumlarda, o yüzden ben pek sevmiyorum böyle sistemleri yılın büyük bölümü Ankara’da olan birisi olarak.

      • Havadelisi dedi ki:

        Bu da güzel, teşekkürler. Bence durum 1-2 güne netleşir.

      • Havadelisi dedi ki:

        Omega bloğuyla gelenlere de “omegalı” mı desek? 🙂

      • Santiago dedi ki:

        Öncelikle, sistemin detaylarını konuşmak için çok erken bence. Yüksek basınç hafif batıda kalırsa ve soğuma balkanlara inerse şahane bir sistem olabilir, alçak basınç Ege’den gelebilir. Ancak geçen sistem gibi biraz doğulu gelip Karadeniz’e inerse yağışın %80’i Batı Karadeniz’e kalır, diğer yerler ancak soğumadan faydalanır.

        Yüksek basıncın konumunun, yani sistemin geleceği yerin netleşmesi için 3-4 gün daha beklemek lazım.

        Tam olarak Omega Blok denilebilir mi bilmiyorum, ben orta vade olarak konuştum, 15-20 gün için. O yüksek basınç kolay kolay gelmiyor, gözlemlerime göre kaybolması da kolay olmuyor orta vadede. Yani bir Atlantik Siklonu dalsa bile yüksek basınç hakimiyeti yeniden kazanabiliyor.

    • Santiago dedi ki:

      06Z çalıştırmasında pertürbe edilmiş 17, 18, 19 ve 20. Senaryolar sistemi görmüş.. Bakalım ne olacak..

      • çihiro dedi ki:

        GFS 12 GMT çalıştırması olumsuz. Diğer modellerin hepsi GFS’ye uyacak şekilde değişirse hiç şaşırmam 🙂

        1

  2. Santiago dedi ki:

    Burada da NASA’nın 6 yıl önce yaptığı uzun vadeli güneş lekesi tahmini var. Tahminde 24. Döngüyü tutturamamış gibi görünseler de, yapılan bir tespit dikkat çekiyor; güneşte sirkülasyonu sağlayan çevrimin rekor düzeyde yavaşladığı, ve bu sayede 25. Döngünün çok düşük miktarda kalabileceği tahmin ediliyor.

    Aradan altı sene geçmiş, ancak görüyoruz ki güneş daha şimdiden, 24. Döngüden itibaren bilim adamlarını şaşırtıyor ve leke sayısı azalıyor. Eğer hakikaten güneşteki mekanizma yavaşladıysa – ki öyle görünüyor – 25. Döngünün tahminler doğrultusunda yüzyılın en düşük güneş çevrimi olması olası.

    http://science.nasa.gov/science-news/science-at-nasa/2006/10may_longrange/

  3. Santiago dedi ki:

    Metoffice’in güneş ile ilgili makalesi..

    http://www.metoffice.gov.uk/news/releases/archive/2012/solar-output-research

    Kısaca özetlersem, güneş aktivitesinin azalacağını kabul ediyorlar, ve aktivitenin büyük olasılıkla Dalton Minimumu seviyesine ineceğini söylüyorlar. Fakat yaptıkları araştırmada, aktivitedeki azalmanın küresel ısınmayı durduramayacağını tespit etmişler. Küresel sıcaklıklarda sadece 0.08 °C azalma olabileceği ortaya çıkmış.

    Ama atmosferin yapısı çok karışık, araştırmanın çok sağlıklı bir sonuç vereceğini düşünmüyorum.

    Bu konuyla ilgili farklı görüşleri de paylaşmak zorundayız. Durum hakikaten çok belirsiz.

    • bulut75 dedi ki:

      Dostum senin görüşün benim için değerli. Sen ne diyorsun. Güneş 2013 maksimumundan sonra uzun bir süre dalton minimumundaki gibi çok az aktivite üretirse sence atmosfere ve iklime etkisi olur mu?

      • Santiago dedi ki:

        Ben, her ne kadar bu konuda çeşitli görüşleri okuyup anlamaya çalışsam da, tüm kaynaklara hep tereddütlü yaklaştım. Oldukça spekülatif, ucu açık ve bilinmeyen bir konu. Günümüzde enerji ve su kaynaklarının giderek tükenmesi, petrol için çıkartılan savaşlar, konuyla ilgili birbirine tamamen zıt araştırmaları gördükten sonra; bazı kişilerin, kurumların, hatta devletlerin bu araştırmaları yapan kuruluşlara doğrudan etkileri olabileceğini düşünüyorum. O yüzden ancak bekleyip göreceğiz ne olacağını.

        Bana sorarsan, eğer yirmi beşinci döngü, şimdiden öngörüldüğü gibi çok düşük bir değerde kalırsa, iklime muhakkak bir etkisi olacaktır. Küresel ısınma göz ardı edilemeyecek bir durum artık, bunu kabullenmemiz gerekli. Şu olabilir, belki eski kışları periyodik olarak yeniden yaşayabiliriz, ancak mini buzul çağı filan hikaye. En azından biz göremeyiz 🙂

        • bulut75 dedi ki:

          Dostum mini buzul çağı zaten bu literatürde bildiğimiz buzul çağı kelimesine karşılık olarak kullanılmıyor. Küçük buzul çağı çok sembolik bir şekilde kullanılıyor. Yani buzul çağı gerçek buzul çağı. Buzulların dağların eteklerine kadar indiği her yerin buzlarla kaplandığı bir durum. Mini buzul çağı da iklimin soğuduğu özellikle kışların sert geçtiği iklim modeline yakıştırılıyor. Yani mini buzul çağı aslında buzul çağı değil. Yani kısacası senin de dediğin gibi buzul çağı falan olmayacak. Bir diğer konuya gelecek olursak, dostum bu konu bence spekülatif bir konu değil. Konuyu sağa sola çekemezler. Çünkü eldeki veriler belli. Aktivitenin günlük değerleri belli, aylık değerleri belli. Bak bir de çok hassas bir yere dikkatini çekmek istiyorum. Şemaya dikkatli bak. Seni heyecanlandıracak bir şeye dikkatini çekeceğim sıkı dur 🙂 23. çevrimde maksimum ne olmuş? 125… Evet buraya kadar tamam. 24, çevrim maksimumu gerçekleşti mi? Hayır… 24. çevrime kadar olan değerler, olmuş bitmiş gerçek değerler. 24. çevrim ve sonrasında artık tahmin devreye giriyor. 24, çevrimde maksimum kaç bekleniyor 60… Şemada kaç tahmin edilmiş 85. Belli ki eski bir tahmin. Haziran 2013’de 60-62 arası maksimum olduğunu düşün. 60-62 arası olursa döngü 24’ün seviyesi 1799’da başlayan dalton minimumunun biraz üstünde olacak. Doğru mu? Doğru… Sol skaladaki 50’yi az geçer. Heyeca bastı değil mi 🙂 Ayrıca eski kışları yaşarız derken 1970 ve 80’leri kastettin herhalde. Eğer ki güneş aktivitesindeki dalton ve maunder minimum tarzı aktivite değişiklikleri birçok bilimadamının dediği gibi iklime, üst atmosfere etkisi varsa 1970-1980’lerdeki gibi eski kışları mı yaşarız yoksa daha değişik şeyler mi yaşarız “SOLAR ACTİVİTY CYCLES 1749-2040” başlıklı şema bunu gayet iyi açıklıyor 🙂

        • bulut75 dedi ki:

          Ayrıca 2013 Haziran ayındaki maksimumun 60 olduğunu düşünerek şemaya bakarsan Abdussamatov’un neden 2014’e dikkat çektiğini daha iyi anlarsın.

  4. bulut75 dedi ki:

    Güneş döngüsü son durum (güneş lekesi açısından):

    1

    Maksimuma 9 aydan kısa bir süre kaldı. Gürdüğünüz son tırmanış 2013 Haziran ayında gerçekleşecek maksimuma doğru olan ivme. Ondan sonra minimuma doğru iniş başlayacak.

    1850′den 1950′ye kadar süregelen güneş döngülerinde leke durumları:

    2

    Şu andaki mevcut durum ile 1850-1950 arasını karşılaştırmanız güneş lekesinin şu andaki durumu hakkında bir fikir yürütmeniz açısından faydalı olacaktır. Zaten 2012 ile 1950′ye kadar olan dönemdeki fark aynı karede.

    Güneş döngüsü leke durumu ile ilgili farklı bir şema daha:

    3

    1998′den günümüze güneş manyetiğinin izlediği seyir ve şeması:

    4

    Ve son olarak Ağustos’ta güncellenen geçmiş güneş döngüsü önümüzdeki güneş döngüsü tahmin şeması:

    2

    Bu paylaştığım veriler son verilerdir. Her ay 1 kez güncellenen bu verileri ayda bir kez sizlerle paylaşmak üzere kendinize iyi bakın.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkürler bilgilerimizi güncellediğin için…

    • Santiago dedi ki:

      Teşekkürler..

      Yavaş başlayan bazı döngülerin maksimuma çok yakınken aniden tırmanışını fark etmiştim daha önce. Bu döngünün sonu onlara benzemez umarım.

      Eğer 24. döngü hakikaten NASA’nın tahminine yakın bir şekilde gerçekleşirse olacakları sabırsızlıkla bekliyor olacağım. Tabi olası sonuçları 2020-2025 yılında görebileceğiz. Artık kaçarı olmayacak, güneş lekesi sayısı teorisi ya gerçek ya fos çıkacak.

      • bulut75 dedi ki:

        Eyvallah Santiago dostum çok güzel bir yorum. Ancak 2013 Haziran’daki maksimum değeri açıklandığında anlayacağız tahminlerin doğruluğunu. Fakat olası sonuçlar için Habibullo Abdussamatov 2014’ten sonrasını işaret ederken birçok güneş uzmanı bilimadamları iklime ve üst atmosfere etkileri açısından 2015’ten sonrasının başlangıç olacağını tahmin ediyorlar.

      • Efsane-Semih dedi ki:

        2020-2025 için herhangi bir kanıt ya da atabileceğin bir link var mı? Benim okuduğum makalelerde özellikle 2014 kışından itibaren sert kışlar ve serin yazlar öngörüyorlar. Hatta güneş bilimcilerinin bazıları bu soğuma döngüsünün 2010 yılında başladığını söylüyor. Linkleri Bulut75 atabilir.

        • Havadelisi dedi ki:

          Asıl soğumanın 2020’lerden itibaren olacağı fikri, Döngü 25’in aşırı zayıf kalacağı tahmininden kaynaklanıyor. Linkte bahsedilen makalelere bakabilirsin:

          http://www.astronomynow.com/news/n1106/15solar/

          Ayrıca burada biz de bahsetmiştik: https://havadelisi.com/2012/01/03/gunesteki-garip-sukunet-usuyenler-isinanlar-ve-bazi-soguk-ongoruler/

          Bu konuda söylenen her şeyin (2014 soğuması 2020 soğuması vb.) HEPSİNİN dahi yanlış çıkabileceğini unutmayalım. Kimse hiçbir şeyi tam olarak kanıtlayamıyor çünkü. Bekleyip göreceğiz ömrümüz vefa ederse.

          • Efsane-Semih dedi ki:

            Evet. Çoğu güneş bilimci de aynısını söylüyor. Olacakları biz de bilmiyoruz diyorlar. Belki de hiçbir etki göstermeyecek. Hayırlısı neyse o olsun 🙂

          • bulut75 dedi ki:

            Ozan hocam maksimuma çok az kaldı. 8 ay daha sabredelim maksimum değeri açıklansın illaki güneş bilimciler bir açıklama yaparlar. Ama adını sen de biliyorsun ben bir astronomi profesörü hocayla görüşüyorum adını vermeyeyim. Kendisi de özellikle 2015’ten sonrası etkilerini çok merak ettiğini söylüyor. Maksimumun en fazla 64 ile tamamlanacağını söylüyor. Zaten Habibullo da soğumanın başlangıcını 2014 olarak belirtiyor. Bu tahmini tutar veya tutmaz. Ama senin yukarıda bir cümlen var “asıl soğumanın 2020’lerde” diye başlayan. Abdussamatov bu tarihi de zikrediyor zaten fakat başlangıcını 2014 olarak belirtiyor. Ben veya Semih “yok efendim bu tarihlerde soğuma başlayacak” demiyoruz yanlış anlama. Okuduklarımızı siz saygıdeğer hocalarımızla paylaşıyoruz. Her gün aktiviteyi (manyetik alan, leke, ışınım, parlama) takip ediyorum. Hocanın dediğine göre şu anda gerçekleşen bu değerlerin maksimuma 8 ay kala çok daha fazla olması gerektiğini söylerken bunun bağımsız, 25. döngünün çok zayıf olacağı konusunun ise ayrıca bağımsız bir konu olduğunu söylüyor. 2013 maksimumunun yarı seviyede olmasının etkilerinin olacağını, 25. döngü ile alakalı olan 2020 sonrasının ise ayrı ve daha etkili olacağını söylüyor. Ayrıca son olarak kendisi 25, döngünün ya uzun yıllar olmayacağını ya da çok zayıf olacağını söylüyor. Bu o hocanın kendi görüşü. Ama NASA da son zamanlarda bu görüşü iyice dillendirmeye başladı.

        • Santiago dedi ki:

          Eğer güneş lekesi sayısı hakikaten iklimi etkiliyorsa, 24. döngünün maksimumunda değil de, 24. döngü biter bitmez, güneş yeni bir suskunluğa girdiğinde bu soğuma hissedilir diye tahmin ediyorum.

          Çünkü 2009 yılında güneş sönüktü, herhangi bir soğuma göremedik. 2014 yılında ise döngü maksimumunda olacak. Bu tip olaylar kısa sürede etkisini göstermez, o yüzden bu döngünün tamamen bitmesini beklemek lazım diye düşünüyorum. O da 2020 yılına tekabül ediyor.

          • bulut75 dedi ki:

            Santiago dostum olaya çok harika yaklaşıyorsun teşekkür ediyorum. Fakat “2009 yılında güneş sönüktü, herhangi bir soğuma göremedik” cümlene katılmıyorum. Nedeni ise senin düşüncende saklı. Yani uzun süreli aktivite düşüklüğü ve bunun ısrarlı bir şekilde devam etmesi ancak üst atmosfere, iklime etki ediyor. Bunu sen de dile getirdin zaten. Habibullo da bu sebeple ve hesaplamalarıyla 2014’ü başlangıç kabul ediyor.

          • bulut75 dedi ki:

            Ayrıca Santiago dostum 2014’de döngü maksimumda olmayacak. Fakat maksimumdan yeni çıkacak. 2014’de minimuma geçiş süreci zaten 6 ay önce başlamış olacak. Maksimum’dan minimuma inmeye başlangıcı 2013 yazında olacak.

            • Santiago dedi ki:

              Haklısın ama bence bu kadar kısa sürede hiçbir şey fark etmez. Örneğin 2013 yazında ortalama leke sayısı 90 olacaksa, 2014 yılında da 70 olabilir. Sonuçta güneş hala aktif olacak. O yüzden 2014 bence çok erken bir tarih.

        • bulut75 dedi ki:

          Semih dostum 2014 yılında soğuma etkilerinin başlayacağını söyleyen Rusya, St. Petersburg Pulkovo Astronomical Gözlemevi’nde uzay araştırmalarının başkanı Prof. Dr. Habibullo Abdussamatov’un 2014 açıklamalarının olduğu link http://www.wnd.com/2010/05/155225/ Açıklamalarının olduğu video da var. Ama tabii ki bu fikir bu bilimadamının kendi görüşü. Güneş aktivitesinin öünmüzdeki döngüsü ile ilgili bilgisayarımda o kadar çok makale linki var ki hangisini paylaşacağımı şaşırdım. Bu link de http://wattsupwiththat.com/2009/12/26/satellite-measurements-prove-our-quiet-sun-is-cooling-the-upper-thermosphere/ NASA’nın, düşük güneş aktivitesinin üst atmsoferi soğuttuğunu belirten çalışması. Elimde onlarca link var. Çok fazla link atıp kafa şişirmek istemiyorum. Bir link daha
          http://www.schulphysik.de/klima/landscheidt/iceage.htm Tabii ki bunlar bu bilimadamlarının kişisel görüşleri.

    • çihiro dedi ki:

      Eline sağlık. Ben bu kışın da sert geçeceğine inanıyorum Güneş’in son haline bakarak 🙂

      Maksimuma 9 aydan kısa bir süre kaldığını söylemişsiniz. Tahminlere göre değil mi?

      • bulut75 dedi ki:

        Hayır çihiro dostum güneşin son haline bakarak bu kış sert geçecek diyemeyiz. Önümüzdeki kış için başka verilere bakmalısın.

  5. oguz dedi ki:

    Pazar günü mgm’ye göre Ankara 34 Bolu 34 Afyon Kütahya Bilecik 33 derece Eskişehir 26 derece niye bu kadar yakın şehirler arasında Eskişehir için böyle bir tahminde bulumuş olabilirler.

  6. faseay dedi ki:

    Ayın 1’inde Marmara’nın kuzeyinde yağış gösteriyor bakalım nasıl bir şey olacak.

    1

    • EsBeRaT dedi ki:

      Enverziyon dikkatinizi çekti mi ?

      • Havadelisi dedi ki:

        Evet o da var.

        • Commandouz dedi ki:

          İstanbul’un bazı bölgelerinde 2 gündür enverziyon hadisesi yaşanıyor.Dün gece de sıcaklık Bayrampaşa’da ancak 16.1 ‘e kadar düştü ve istasyonun rakımı 160 metre.

          1

          2

        • Eren Kismet dedi ki:

          Bir de şöyle birşey var: (İstasyonun bulunduğu yerde rakım 15 m)

          2
          3

          • Havadelisi dedi ki:

            İstanbul’un Çifteler’i diyebilir miyiz 🙂 Radyatif soğumaya çok uygun bir yer sanki Eren hocam.

            • Eren Kismet dedi ki:

              Aynen dediğin gibi, özellikle kışın neredeyse her açık gecede sıcaklık sıfırın altına düşüyor. Weatherlink yazılımından şöyle bir tablo göstereyim sizlere.

              1

              Şubat ayı en düşük sıcaklık ortalaması -2,3 derece. Mart ayında bile 17 gün don görülmüş. Ama aynı şekilde özellikle kışın güneşli günlerde en yüksek sıcaklık İstanbul’un kalanına göre bir nebze yüksek oluyor.

    • oguz dedi ki:

      Dün gece Çifteler gece 3’de 8 dereceydi Çerkeş 3 dereceydi, Çifteler’in bu kadar hızlı soğumasında radyatif soğumanın mı etkisi var.

    • Akureyri dedi ki:

      Çifteler’de sadece bahar aylarinda değil, kış aylarında da sürekli çevresine göre çok düşük sıcaklıklar ölçülüyor. Rakımı da bildigim kadarıyla 900 metre civarında, yüksek sayılmaz. Çifteler’in bu kadar soğuk olmasının nedeni nedir, bilen var mı?

      • oguz dedi ki:

        Eskişehir’in sadece Çifteler ilçesinde değil çoğu ilçelerinde kış ayları Eskişehir’e göre çok daha soğuk ve karlı geçiyor. Geçtiğimiz kış Eskişehir’de 40 cm kar varken ilçelerde 1 metreden fazla kar vardı. Bizim buraların Doğu Anadolu’dan farkı yok. İç Anadolu’nun meteoroloji istasyonu olmayan bir çok ilçesi de böyledir.

  7. Burak dedi ki:

    2

    İstanbul’un şimdiki hali 1977’de ki gibi olsaydı özellikle o Trakya’daki ormanlar hala olsaydı hava daha nemli fakat sıcaklık olarak daha mı serin olurdu?

    • Commandouz dedi ki:

      Buram buram photoshop kokan bi resim ve sosyal medyada oldukça rağbet görüyor.
      Tabii ki 77 ile şimdiki zaman kıyaslanamaz ancak bu resimde aşırı abartıya kaçılmış.

  8. Santiago dedi ki:

    Kış senaryoları nasıl olurdu? Çılgın siklonlar falan? Deniz suyu sıcaklığının artacağını da hesaba katmak lazım.

    • Havadelisi dedi ki:

      Offf süper. Bunun çalıştırmasını yapalım WRF ile ilerde 🙂

      Yağış 1.5 ila 2’ye katlanırdı sanırım. Kuzeybatıda birikmiş soğuk üzerine Kıbrıs üzerinden siklon da gelir miydi ki? 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Mesela 4 Mart 1987 Sistemi.. Önünde sıcak deniz olsa, 995 milibarlık alçak basınç muz gibi uzayıp zayıflamaz, daha da çıldırıp kuzeye tırmanırdı bence.

      Ayrıca sistem girerken yer seviyesinde siklonun doğusunda sıcaklıklar 0C-5C arasında, bunun 15C-20C olduğunu var sayarsak, fenalık geçirirdik be hocam 🙂 Siklonun batısında -10C doğusunda +20C, soğuk ve kuru Anadolu havası yerine ılık ve nemli Akdeniz.. Önünde dağ yok engel yok.. Of of..

      • çihiro dedi ki:

        O kadar şanslı olamayabilirsiniz. Sonuçta o kocaman denizin kıyısında şimdiki kış mevsiminden daha sıcak bir kış mevsimi yaşayacaktınız. Soğuk havanın İstanbul’da yağışı kara çevirecem diye canı çıkardı. Kaş yapacam derken göz çıkardın bence 🙂

        • ihsan dedi ki:

          El Nino’nun haritasına göre, bu durumda İstanbul’da kış aylarında sıcaklık bu günkünden bir kaç derece daha düşük olurdu. Akdeniz kaynaklı yağışlar çok daha etkili olur, kuzeyden sokulan soğuk hava neticesinden çok daha fazla kar yağışı görebilirdi. Ancak, DEK etkisi “Karadeniz ortadan kalktığı için” ortadan kalkar. Onun yerini, YB sonrası oluşan Akdeniz kaynaklı AB lerin ilk dalgalarında bile kar yağışı alabilirdi. Yazın ise rüzgar yönü gündüzleri Güneye döneceği için çok daha nemli bir hava İstanbulu yine esir alırdı.

    • White Fox dedi ki:

      Bence bu daha eğlenceli ! 🙂

      1

      Güneyimiz bomboş olsa, bizim bu hayali durumumuza kıyasen aynı enlemlerde bulunan Kore ve Japonya gibi heyecanlı tayfunlar bizi vurabilirdi.

      Hem ne Basra sıcağı ne Kuzey Afrika sıcağı bizi rahatsız ederdi!

      • Havadelisi dedi ki:

        Bir kasırgamız tayfunumuz eksikti 🙂 Haiti gibi olurduk Allah muhafaza.

      • faseay dedi ki:

        Amerika’daki düşünce kuruluşlarını geçtik. Bu senaryo çok iyi hem hava, hem siyasi olarak. Çünkü Ortadoğu diye bir yer kalmamış.

      • ihsan dedi ki:

        Kesinlikle bir muson ülkesi olurduk. Türkiyenin kurak bir bölgesi kalmazdı. Kışın en soğuk bölgesi eğer yükseklikler yine aynı kalacaksa, Batı Karadenizin iç kesimleri olarak değişirdi. K. Doğu anadolu yine çok soğuk olurdu ancak, bu durumda çok daha fazla kar yağışı alacağından ve açık geçen gece sayısı azalacağından -40 ları zor görürdü. Marmara bölgesinde değişen tek şey yaz yağışlarının fazlalığı olurdu. Akdeniz kıyıları ve kıyıya paralel dağların güney yamaçları Türkiyenin en fazla yağış alan bölgesi haline gelirdi. vs. vs.

    • Onur dedi ki:

      Ankara’ya deniz gelirdi 🙂

  9. Santiago dedi ki:

    Isaac Kasırgası Amerika’yı vuruyor. Radar görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Houma şehrinin güneydoğusunda otursam kafayı yerdim herhalde. Radarı inceleyince anlayacaksınız 🙂

  10. diji dedi ki:

    Arkadaşlar MGM nin sitesinde yer alan Aydeniz Metodu, Stadart Yağış İndeksi gibi yöntemlerle elde edilen kuraklık değerlerinin bölge bölge renkli haritalandırılması var acaba ben bunu nasıl yapabilirim tezime yapabilirsem göresel olarak eklemek istiyorum.Bu nasıl yapılıyor programı nedir bileniniz var mı? Sıcaklık renklendirmesi de nasıl yapılıyor iyi akşamlar.

  11. oguz dedi ki:

    Saat 18:00 Uludağ 6 derece. Önümüzdeki günlerde Doğu Anadolu`da sıcaklıklar eksilere düşebilir mi?

  12. selim saner dedi ki:

    Bu yaz yaşadığımız süper sıcak dalgalarının arasında, 12 Ağustos’ta kısa süreli de olsa gündüz saatlerinde 18’li dereceleri görmemiz ve bugün daha da uzun süreli gündüz gözü 18 dereceyi tatmamız, bizi bu kış için ümitlendirmeli mi ne dersiniz???

  13. grhc dedi ki:

    Mgm den Deniz Yolu tahmin sistemi çok güzel olmuş,5 günlük noktasal tahmin veriyor,Balık meraklıları için süper http://212.175.180.126/DENIZ/DTS/deniz.php

    • ALKIM dedi ki:

      Güzelmiş. Yalnız Çanakkale Boğazı’nın dar noktalarında noktasal tahmin yer almıyor maalesef. Teşekkürler.

  14. Erdek12 dedi ki:

    Sabaha karşı Balıkesir’in Erdek ilçesinde kuvvetli rüzgarla yağmur yağdı.

  15. çihiro dedi ki:

    Isaac, tropikal fırtınadan 1. dereceden bir kasırgaya yükselerek ABD’yi vurmaya başlayacak.

    1

  16. anemodulion dedi ki:

    Bizim gibi hava delileri MGM’ye çok güzel fotoğraflar gönderiyorlar. Zaman zaman albüme bakıyorum. Şuna bayıldım;
    http://www.mgm.gov.tr/site/ex_mgmGununFotografi.aspx?y=2012&a=08&g=12
    Bu sis değil , öyle değil mi?
    Çok şiddetli bir yağışa benziyor.

  17. Havadelisi dedi ki:

    WRF’deki %100 nem gösterimi (aşağıda yok), her ne kadar sınırlanmış alanları değil maksimum noktalarını gösteriyorsa da, doğru olmayabilir, ama nem de yüksek be 🙂

    1
    2

  18. faseay dedi ki:

    Arkadaşlar animasyon olduğu için bir türlü paylaşamadım. Sat24.com daki akşam üzeri Türkiye görüntüsünde Uludağ’ın doğusundaki oluşum orman yangını gibiydi bilgisi olan var mı?

  19. Selim dedi ki:

    Herkese Merhaba,
    Çok merak ettiğim birşey var: GFS modelleri günlerdir, pazaertesi gününden itibaren ciddi bir serinleme gösteriyor. Ancak DMİ biraz önce, ayın 21’inde yayınladığı uyarıyı tekrar gönderdi. Hava sıcaklıkları artacakmış. 5 günlük tahminlerinde de sadece 2-3 derecelik bir serinleme gözüküyor. DMİ’de neler oluyor???

  20. Uğurcan dedi ki:

    Uyuyamayan tek kişi ben değilim sanırım. Çok nemli hava %80’in üzerinde olsa gerek. 1 saat arayla iki kez duş aldım ama ne fayda. Çok bunaltıcı nefes almak güçleşiyor sanki. Bitsin artık bu çileeee. 😀

  21. Trakyalı dedi ki:

    Harika olmuş , tek eksiğin paratoner 🙂

  22. Commandouz dedi ki:

    Vileda sopası her eve lazım 😀

    1

    2

  23. anemodulion dedi ki:

    Dün gece yatağa girdiğimde hava gayet güzeldi.
    Ama sabah kafam sırılsıklam olmuş ve yastığıma yapışmış hâlde uyandım 😦
    Saat 6-8 arası inanılmaz bunaltıcı bir hava vardı.

    • Onur dedi ki:

      Istanbul eskiden de boyle miydi?

      • anemodulion dedi ki:

        Ben 7 senedir burdayım. Yeterince eski değilim 🙂 Bilemiyorum o yüzden.

        • ersin dedi ki:

          Ben doğduğumdan beri buradayım 30 sene oluyor neredeyse, Üsküdar’dayım, bundan daha berbat yazlar yaşadığımı hatırlıyorum, 2000’lerin başları mesela. Anemodulion bence senin evinde bir sıkıntı var 🙂 Üsküdar Beşiktaş aynıdır iklim olarak neredeyse ama ben birkaç gece hariç sıkıntısız uyudum bu yaz, klima da yok evde. Hatta bu aralar üzerime bir şeyler de örtebiliyorum. Sahile de baya yakın evim, rakımı da 20 falandır yani öyle tepeler falan değil.

          • anemodulion dedi ki:

            Valla ev kuzey ve doğu cepheli. Benim odam kuzeye bakıyor. Gayet güzel de rüzgâr alıyor normalde ama bugün sabaha karşı çıldıracaktım. Benim sokağın rakımı 25-30 metre civarında. Ev de 3. katta, işte yaklaşık 40 metredeyim 🙂

            • ersin dedi ki:

              Benim oda güney ve batı cepheli, bütün gün güneş odanın içinde, eğer evin civarı sadece diğer apartmanlarla çevriliyse sorun o olabilir, benim arka taraf ağaç dolu, camın önünde de koca bir ceviz ağacı var, acaba onlar mıdır diyorum etkisi.

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu gece daha da berbat olacak gibi görünüyor.

      1

      • White Fox dedi ki:

        Ben siz yatağınızda mışıl mışıl uyurken son günlerde hep uykusuz geceler geçiriyordum, az da siz çekin bu nemi! Böylesi daha adaletli ! Özellikle de Kadıköy-Beşiktaş çeksin! 😀

        Ozan, bu arada nemin %100 sunulması sence bir sorun değil mi ?

        • anemodulion dedi ki:

          Ya cidden niye böyle oldu? Senin oraların nemi bize doğru süpürüldü valla. Kaç gündür kuru bir sıcak vardı. Çok memnundum.

      • White Fox dedi ki:

        Benim bildiğim nem oranı 3 şekilde artar.
        1-Hava yükselirken adyabatik olarak soğumaya başlar, bu soğuma ile hava kütlesinin yoğunlaşma depresyonu da küçülür. Mesela bizim Sarıyer’de mekânım yüksek bir yerde olmasının dezavantajı tam da bu birinci sebeptir. Çünkü İstanbul’un Karadeniz sahilinden ziyade sahilin gerisindeki tepe sırtlarında nem oranı orografik faktörlerden dolayı daha nemlidir. Bu yüzden Kilyos’ta ya da Şile sahillerinde nem oranı atıyorum ki %78 ise 190-230 metrelik tepelerde kafadan en az %85’tir. Yani bu gece esas hapı yutanlar sırf bu yüzden bu tepelik yerlerde bulunanlardır. Bu yüzden annemlerle demin telefonda dalga geçtim. 🙂

        2-Sıcaklık düşüşü nem oranını artırır çünkü soğuk havanın su tutma kapasitesi sıcak havaya göre düşüktür. Bunun en iyi deneyini bir higrometreyi kapalı bir kapa koyup buzdolabında yarım saat bekleterek de yapabilirsiniz. İstanbul’da bu gece nem artışı doğrudan bu sebepten değildir tabi gece sıcaklık düşünün de bu artışta etkisi elbette var.

        3- Okyanus, deniz veya büyük bir gölden yani nem kaynağından adveksiyonla (yatay hava hareketi – ecnebiler buna moist advection diyor.) nem taşınabilir. Bence İstanbul’da nemim artışının esas sebebi tam da bu olabilir. 2. sebeple beraber… Tabi yine İstanbul’un kuzeyinde her 3 sebep beraber var.

  24. devrim dedi ki:

    hepimiz önümüze baktığımız için modellerin tutarlılık oranları hiç konuşulmuyor. bugün aklıma geldi iddia eki yayınlayıp 8 sütuna şu kadar tutturduk manşeti atan gazeteler gibi bizim gfs olsun diğer modeller olsun tutarlılık oranları inceleyen yok mu? mesela 10 gün evvel izmir e yağmur var dediydik bakın işte yağdı en sağlam tahmin bizde gibi 😀 çok mu saçma oldu?

  25. Havadelisi dedi ki:

    Düşük nem rekorları gelir mi? “%1” filan? 🙂

    1

    • Santiago dedi ki:

      Altınova Tarım İşletmesi 16:20 itibariyle %3 neme düştü. Bu kuru havaya ne göl dayanır ne baraj.

    • White Fox dedi ki:

      Asıl bahçesinde çimi olup da tatile çıkanın vay haline… 30-36 saat içinde sulan(a)mayan çimlerin büyük bölümü böyle havalarda yeşil yeşil kuruyup kalıyor. Sonrada bol sulamaya rağmen en az 2 hafta da düzelmiyor, çim örtüsü eski sağlığına kavuşamıyor. Biz böyle havalara çim kavuran sıcakları da deriz.

      Haziran’ın başında olursa ve hele ki mayısta az yağmur da düşmüşse İç Anadolu’da arpa, ve buğdayları daha başak veremeden yakar bırakır bu tip kuru sıcaklar…

  26. White Fox dedi ki:

    Bugün Sarıyer’den Beşiktaş’a (anemodulion bölgesi 😀 ) ordan Karaköy’e ordan da boğazdan karşıya geçerek Kadıköy’e gittim. Moda’nın ara sokaklarında 45-50 dakika kadar kayboldum. Her adım attığım yerde kedi vardı. Sonra kendimi Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadyumunun oralarda…Kurbağlıdere olduğununu düşündüğüm yerde buldum. Sonra sahile gittim orda dondurma yedikten sonra, tekrar uzun bir yürümeden sonra yeniden karşıya geçtim. Aslında aklımdan Ozan’la ve anemodulion ile buluşmak geçti ama Ozan’ın yurtdışından dönmediğini anemodulion’a da hiç ulaşamayacağımı düşünerek Karaköy’den baklava alıp İstinye’ye ordan da 3 dolmuş değiştirerek aşırı yorucu gezimi sonlandırarak Sarıyer sırtlarına çıkıp sağ salim eve geldim. Öyle böyle değil, aslında toplam da 55 km yol almışım ama bu gezim benim açımdan meteorolojik sıcaklık gözlemi de oldu. Bence bugün Kadıköy’de de Haliç çevresinde de meteorolojik koşullar Ankara’nın yaz sıcaklarına benziyordu. Gölge yerlerde gayette rahattıım. Doğru düzgün rüzgar yoktu ama nem de çok rahatsız etmiyordu. Taaa ki İstinye’den bindiğim dolmuştan Yeniköy’de indiğimde beni tekrar boğmaya başlamasını hissedene kadar… ondan sonra Tarabya’dan Kilyos dolmuşuna bindiğimde terlemekten tşörtüm üstüme yapıştı. Abartmıyorum havanın kokusu bile kuzey ve güney arasında oldukça farklı! Dışarıda şu anda yine arabaların üstü (olduğum yer Zekeriyaköy) çiğ olmaya başladı Buraya da bir istasyon kurulmalabilir. Belki Kilyos’tan buraya gelen hava kütlesi yamaçtan yükselirken nem oranı daha da artıyor olabileceğini düşünmeye başladım çünkü buranın rakımı 120 ila 212 arasında değişiyor. Bu arada Anadolu yakası bence daha güzel… 😛

    • Istanbul sous la neige dedi ki:

      Şu anki İstanbul sıcakları pek bunaltmıyor. En azından yaşadığım yerde (Kadıköy / Erenköy – Kozyatağı civarları) öyle. MGM’ye göre şu an saat 02.01 hava 28C ve nem sadece %32! Normalde en az %50 – %60 civarlarında olurdu. Gayet rahatım şu an. Gündüz dışarı çıktığımda da güneşte yakan ama gölgede etkisi geçen kuru, zararsız bir sıcak vardı. İstanbul için bu sene Temmuz ayı bir felaketti. Nemden nefes alınmıyordu. Gecenin 3’ünde hissedilen sıcaklık 38 derece olurmu ya! Ben Mersinliyim ve Türkiye’de nem denen illetin en korkunç etkilerinin görüldüğü yerlerden biri orasıdır. Şehir merkezi deniz kenarına kurulu ve sahilin uzunca bir kesiminde kıyıya paralel olarak dikilmiş 8-10 katlı binalar var. Bu binalar yüzünden azıcık iç taraflara denizden esen rüzgârın etki etmesi mümkün olmuyor. 36 derece sıcaklık ve %55 nemle bu şehirde klimasız yaşamaya çalışmak benim gibi sıcak havaları sevmeyen biri için hayatta kalmanın sınırlarını zorlamaktır bence. Ayrıca bana göre oranın geceleri gündüzünden daha felakettir. Nemin yüksek olduğu her yerde bu böyle. Şu sıralar çok şükür İstanbul’da nem normalden oldukça düşük seviyelerde seyrediyor.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet bizim buralar kedilidir 🙂

    • rainbowww dedi ki:

      Bence dondurmayı modada Ali Ustada yiycektin… :))

  27. kar aşığı orçun dedi ki:

    İstanbul Erenköy şu an nem %31

  28. Semih dedi ki:

    Uzun aradan sonra sıcaklık Tuzla’da tekrar 36 dereceyi vurdu.

  29. vostok dedi ki:

    GFS’nin son çalıştırmasında Ukrayna üzerinde şahane birşeyler gördüm 😀 😀
    Şenlik olacak gibi bizler için 🙂
    Sabah GFS güncellenmesinde 138. ve 144. saat dilimlerine baktığımızda Ukrayna merkezli olan alçak basınç en kuvvetli halini alıyor. Bana bu görüntü, Madagaskar,Güney Afrika çevresinde oluşan kasırgaları çağrışım yaptı. 😀 Vallahi çok ciddi şeyler olabilir böyle gerçekleşirse. İnşallah biraz daha güneye doğru yerleşirde bizde sebeplenir, hevesleniriz 😀 😀

  30. Drummer dedi ki:

    Ayın 28-29’u gibi serinleme olacak gibi ama bazı sitelerde yine de 30 ve civarı sıcaklık olacağı yazıyor (İstanbul’da). Yağış miktarı da az gibi bir durum var. Farklı yorumlarınız var mı?

  31. White Fox dedi ki:

    Saat 22:00’ye doğru geliyor ve ben Zekeriyaköy’deki “klimasız” evimizde şimdiden mahvoldum. Nem oranı evin içinde an itibariyle %68 ve oda sıcaklığı 27 derece oldu, dün cam açık olmasına rağmen bu saatlerde nem oranı %54’ü içerde kesinlikle geçmiyordu. Bakıyorum son durum haritalara Marmara taraflarında çok da anormal yüksek bir nem yok. Kadıköy falan sıradan gibi gözüküyor.

    Bu yerel bir durum mu ? Bir de rüzgar burada dün batıdan esiyordu şimdi nereden estiğini bilmiyorum, hatta nerdeyse esmiyor gibi…

  32. faseay dedi ki:

    Giresun Yağlıdere.Öğleden sonra yağan yağmurun ardından akşam hava açarken.
    gr
    gr2

  33. tolgamemet dedi ki:

    28’inde sonbahar geliyor gibi gözümüz aydin

    • ALKIM dedi ki:

      Ciddi bir serinleme olacak gibi ama yine de kalıcı görünmüyor en azından şimdilik.

      • ersin dedi ki:

        Hans yılın ilk oyununu yaptı, 2 gün önce şakır şakır yağmur gösterirken son güncellemede kuşa dönmüş durumda yağmur, hayırlı olsun açtık sezonu.

  34. Onur dedi ki:

    Mehmet, golun diger yakasinda, Chicago’da bu sabah olanlara bak. Muthis 🙂
    http://www.accuweather.com/en/weather-video/interesting-weather-in-chicago/1414610949001

  35. grhc dedi ki:

    Ruzgar ne zaman kesilecek acaba? Trily de
    baliga cikamiyoruz poyraz yuzunden,

  36. Semih dedi ki:

    Bugün arabayla giderken şansıma Tuzla’ya kurulan meteoroloji istasyonunu gördüm. Ama yerini beğendiğimi söyleyemem. Tuzla’da Gölboyu denilen yerde bataklık kenarında ve İSKİ bahçesinde. Rakım belki deniz seviyesinin bile altındadır. Tuzla bir yarımada ve 500 metre mesafede çok farklar olabiliyor. Merkezde daha güzel bir yere kurulabilirdi diye düşünüyorum. İstasyon işaretlediğim noktada.
    tz

  37. vostok dedi ki:

    Herkese merhabalar arkadaşlar 🙂
    Bu akşam artık yurda döndüm. Daha yeni girmek nasip oldu. Sizleri çok özlemişim. Buralar resmen kar kokuyor hala 😀 ki zaten yaklaştı karlı havalar şunun şurasıda 2-3 ay var 🙂 İnşallah hep beraber yine geceleri uykusuz kalıp o güzel günleri beklemek nasip olur herkese, bizlere.

    Bu arada Ramazan Bayramımız Mübarek olsun.

  38. anemodulion dedi ki:

    İç kesimlerde son birkaç gündür soğuk geceler yaşanıyor. Dün gece de onlardan biriydi. Haritada sıcaklığın 10 derece ve altına düştüğü yerleri işaretledim;
    au
    Ama o da ne !
    Bir Akdeniz kasabası olan Göcek’te zamansız bir serinlik var.
    En düşük sıcaklık 14 derece olarak ölçülmüş. Bu ancak ekim ayında ölçülebilecek bir değer.
    Belki de ölçüm hatası vardır. Bilemiyorum.

    • ersin dedi ki:

      4 gün önce akşam 8 civarı Göcek’teydim, ve parktaki termometrede sıcaklık 32 C olarak görünüyordu, gerçi termometre gölgede de olsa pek güvenmemek gerek, ama gayet sıcak bunaltıcı bir hava olduğunu söyleyebilirim, bence de ölçüm hatası olmalı, 14 C’ye inmesi çok çok zor.

    • İvii dedi ki:

      Dalaman’ın ismi ne zamandır Göcek oldu?

      • anemodulion dedi ki:

        Ben oranın Göcek olduğunu sanıyordum. Çünkü gördüğünüz üzere istasyonların nerde olduğu belli değil o haritada ve Göcek ile Dalaman çok yakın mesafede. Ama sizin bu hatayı düzeltirkenki alaycı ve suçlar tarzınız hiç hoş değil.
        “Dalaman’ın ismi ne zamandır Göcek oldu?”
        demek başka,
        “Haritada gösterdiğiniz yerin Dalaman olduğunu düşünüyorum/biliyorum. Acaba bir yanlışınız olmasın?”
        demek başkadır.
        Nezaketi kaybetmemenizi tavsiye ederim.

  39. faseay dedi ki:

    Kocaeli Çayırova’ya döndüm.Serinledi demişlerdi ama hala sıcak buralar.Giresun Yağlıdere merkezde (rakım 100) hava sıcak dedikleri şey bizim bugün serin dediğimiz havadan daha serin.Bunlarda paylaşamadığım bazı resimlerim.Yağlıdere Elmabelen köyü rakım 710.Açık havalı resimde görünen en son dağların önü sahil




  40. Onur dedi ki:

    Olursa videoya cekerim ben de boyle:

    Bir de bu haftasonu olacak soguk hava gollerde spout (turkcesi Fortum olsun lutfen 🙂 ) yaratir diyolla.

    Spout=Fortum

    • anemodulion dedi ki:

      Olağanüstü bir görüntü ! Çok etkileyici !
      Teşekkür ederiz.
      Plajda kalmaya devam eden o çift de tam bir gerizekalı bence 🙂 Atacaksın bunların üstüne yıldırımı, görecekler 😀

    • White Fox dedi ki:

      Kanki, videodakine “derecho” da deniyor.
      Çok feci rüzgar yaparlar, bunlardan bir tanesi bizim evin çatısının en az 30 kg’luk demir kapağını havalandırarak bahçenin kenarına uçurmuştu ve bir de acaip hızlı hareket ediyorlar. Bence gölde su hortumu (waterspout) yerine derecho görmen daha heyecanlı olur.

      • Candar dedi ki:

        2 Yıl evvel resime göre çok çok küçük ve yerel bir derecho hadisesine denk gelmiştim, White Fox un dediği gibi, yerel olarak çok kuvvetli rüzgara sebep oluyor, Sabit GPSi uçuracaktı :d Bir de çok ihtişamlı bir görüntüsü var, o an baya dua okumuştum 😀

    • EsBeRaT dedi ki:

      Süper bir görüntü… Gözümü kamaştırdı !
      Bu görüntülerin benzerini hafta sonu senden bekliyoruz Onur ağabey… 🙂
      Kal sağlıcakla…

  41. Trakyalı dedi ki:

    Ekşisözlük’te bizden bahsedilmiş 🙂

    hava durumu fetişi
    1.şu ana kadar sadece annemde ve bir arkadaşımda görmüş olmama rağmen birçok insanı kepçesine almış olduğuna inandığım bir hastalık türü. bu hastalığa yakalananlar (allah acil şifalar versin) hangi kanalda, hangi saatte yayınlandığı farketmez, her hava durumu bültenini izlerler. hava durumunu pembe dizi mi sanarlar bilmem ama, nedense hiç kaçırmazlar. yarım saat önce başka kanalda hatta belki de aynı kanalda aynı bülteni izlemiş olmaları onları durdurmaz.
    kumandayı ele geçirmemle birlikte, evde kanalların değişme hızı gözle görülür bir şekilde arttı. ama annem hemen bu duruma uyum sağladı. sadece 0.43 saniye görebildiği bir kanalda hava durumu yayınlanıp yayınlanmadığını hemen farkedebiliyor ve onu izlemek istiyor. arkadaşım ise biraz farklı. hava durumunu hem televizyondan hem internetten takip ediyor. adamın homepage’i http://turkish.wunderground.com/
    (bkz: bir arkadaş)

  42. faseay dedi ki:

    Giresun Yağlıdere yağış yine devam ediyor.Ağustos ayında 4 gün boyunca güneş görmediğim ilk yılım diyebilirim.Yarın dönüyorum heralde güneşi artık görürüm Aralıksız çisenti ve normal yağmur arası yağış hala devam ediyor.İlginç bir iklim hiç tahmin edemeyeceğiniz buluttan yağmur yağıyor.

  43. El NiNo dedi ki:

    Asıl yağışın olduğu günden önce geriye doğru 15-30 mm arağılığında bir sürü 6 saat diliminde yağış görünüyor. Toprak suya doyacağı için çok tehlikeli. Ayrıca zaten günlerdir ince bir yağış var toprak suya doymuş durumda. Bakalım ne olacak. İnşallah skiron abartmıyordur 😀

    sk

  44. faseay dedi ki:

    Giresun’da (Yağlıdere) 3 gündür yağmur var. Gündüz 18 derece sıcaklık sobayı yaktık ısınmaya çalışıyoruz.

  45. Commandouz dedi ki:

    Günün uydu görüntüsü:
    g

    • anemodulion dedi ki:

      Ufff! Şunun güzelliğine , yılan gibi kıvrılışına bakın! 🙂

    • White Fox dedi ki:

      O alçak basınç ilginç hareket ediyor, belki Omega Blok yüzünden olabilir… Çünkü bu şey haftasonu İstanbul’dan geçip oraya çıktı, şimdi de tekrar güneye inmeye başladı, bir iniyor bir çıkıyor sonra tekrar iniyor…. Haftasonu muhtemelen Karadeniz’i etkileyecek. Biraz daha güneye inerse batıda yineden yağış yapabilir. Ama orta ve doğu Karadeniz sahil şeridi etkileceği kesin gibi…

      Ayrıca yukarı seviyesideki trofları iki de bir Marmara’nın kuzeyine gelip duruyor. Bu da İstanbul’un kuzeyinde dünkü gibi yalnız kovboylar üretiyor.
      Bugün de bir trof var.

      1

      İç Ege’ye kadar uzanmış…

      • El NiNo dedi ki:

        Haftasonu Trabzon, Rize, Hopa çevrelerinde sel ihtimali var gibi görünüyor doğru mu?

  46. Trakyalı dedi ki:

    Nerden çıktın sen öyle 🙂

    1

  47. Onur dedi ki:

    Rekorları çeken bir bünyem var:

    1

    Cuma akşamı bu bölgedeki yerlerin çoğunda rekor soğuklara yaklaşılması, bazılarında rekor soğukların kaydedilmesi olası denmekte.
    Benim bura da cuma cumartesi geceleri 9 derece olacakmış.

  48. Kar avcısı dedi ki:

    İstanbul’da hava çok güzel. Tuzla’da 27.8 dereceyi aşamadı ve şu an 25.9 derece. Geçen günler bu saatte 33-34’ler görülüyordu.

  49. iklimancero dedi ki:

    Bartın’da kasırga başlığıyla haber yapmışlar,mübalağanın bu kadarına da pes doğrusu

Yorumlar kapatıldı.