İstanbul’un Sert Kışları


Bütün bir kışın günlük ortalama sıcaklıklarının ortalamasını alarak elde edebileceğiniz (şu yazıda yapmıştık) ‘kış ortalama sıcaklığı’, size o kışın karlı geçip geçmediği, karın yağmasına yetecek kadar soğuk olup olmadığı hakkında net bilgi vermeyebilir. Örneğin, İstanbul’da bütün bir kış günlük en yüksek sıcaklığın her gün 5,2 derece olduğunu varsayın: Bu durum o kışı çok soğuk bir kış yapar, ama en yüksek sıcaklığın 5,2 derece olduğu bir günde kar büyük ihtimalle yağmaz, yağsa da tutmaz, tutsa da ertesi gün sıcaklık tekrar 5,2 dereceye çıktığında hemen erir.

Ben de siz sayın hava delileri için aşağıdaki grafiği hazırladım. 1 hafta – 10 gün havalar durgun olacak, ben de biraz yoğun olacağım. Canınız sıkılınca oyalanırsınız diye düşündüm (tıklayıp büyütebilirsiniz).

soguklar_son

Grafiği biraz açıklayayım. Basitçe, günlük en yüksek sıcaklığı belli bir değerin altında kalan günler her bir kış içinde kaç defa yaşanmış, onu saydım.

Örneğin, grafiğin ilk yılındaki 1929’da, tam 8 gün, Göztepe’de sıcaklık 0 derecenin üzerini görememiş. 11 gün de 1 derecenin üzerine çıkamamış (ama bu 11 güne, 0 dereceyi göremeyen 8 gün de dahil). Grafiğin mantığı bu. Biraz bakın, hemen çözeceksiniz. Her bir kış, kendi yılının ocak, şubat, mart ve nisanını, önceki yılın da kasım ve aralığını içeriyor (veri olmadığı için sadece 1928’in Kasım ve Aralık’ı analize dahil değil, yani 1929’un soğuk günleri gösterilenden de fazla olabilir).

Gördüğüm ilginç şeyleri hemen yazayım, siz de kendinizinkileri yorumlara ekleyin:

* 2004’te gelen iki büyük (1 ve 2) ve bir ufak sağlam (7 Ocak) sistemin, bu yılı hakikaten de efsane yaptığı görülüyor. Öyle ki, 2004’te Göztepe’de sıcaklığın hep sıfır ve altında seyrettiği tam 5 gün var, ve sıkı durun, 1987’de bile bu şekilde sadece 4 gün var! Maksimum sıcaklığın sıfır ya da altında olduğu gün sayısı 5 ya da daha üzerinde olan kış bulmanız için 1954’e kadar gitmeniz gerekiyor. 1954’te Boğaz’a buzlar gelmişti

* 1942, bütün kategorilerde rekortmen. Sıcaklık Göztepe’de 10 gün sıfır, 14 gün bir, 27 gün üç, 44 gün beş derecenin üzerini görememiş… İnanılmaz. Meşhur 1929 ve 1954 de onu takip ediyorlar. 1929 sert soğuklar (1 derece ve altı) kategorisinde 1954’ten iyi.

* 1936 kışında, maksimum sıcaklık 5 derecenin altına sadece 1 kez düşmüş. 13 Şubat’ta Göztepe en yüksek 0.4 derece olmuş. Kar da yağmıştır büyük ihtimalle. Ama o kadar. Kıştan eser olmayan böyle seneler epey var: 1951, 1955 (buzların geldiği kışın hemen sonrası), 2001, 2007…

* Birçoğumuzun beğendiği 2012 kışı (grafiğin sonunda), epey verimsiz denebilecek 5 kışın ardından geldiği için sanırım bize ekstradan iyi görünmüş. Maksimum sıcaklığın 3 derece ve daha altında kaldığı günler bakımından 2005’ten bile kötü kendisi…

* 2006, son derece klas bir kış olarak göze çarpıyor: En yüksek sıcaklığın 1 derecenin altında kaldığı 4 gün var… 2004’ü saymazsak, böyle bir kış bulmak için 1992’ye gitmeniz gerekiyor.

* 1985, 3 derecenin altı günler kategorisinde 1987’nin hemen ardından son 50 yılın en iyisi… Sert soğuklar kategorisinde de 1987 ve 2004’ün ardından üçüncü…

* 3 derecenin altı kategorisinde son 20 yılın en iyisi şubat ayındaki performansıyla 2003, fakat 2003 de 1 derecenin altında bırakan sistemlerinin yokluğuyla üzmüş… Karın yağdığı ve alçaklarda hemen eridiği, herkesin beğenmeyeceği bir kışmış.

İstanbul dahil, Karadeniz kıyısındaki ve bölgesindeki birçok merkez için gündüz çok düşük sıcaklıklar genellikle kar yağışı da demek olduğundan (bildiniz: deniz etkisi), soğuk gün sayılarını karlı gün olarak da yorumlarsak ve karın etkisini/kalıcılığını da soğuğun derecesiyle ilişkilendirirsek hata payımız çok büyük olmaz. Göztepe’nin İstanbul’un en sıcak yerlerinden biri olduğunu da unutmayın.

*———— EK ————*

Yukarıdaki grafiklerin aynısını, İstanbul içindeki yeterince verisi bulunan diğer istasyonlar için de -istek üzerine- yaptım ve aşağıya alıyorum. Yorumlar size ait… Benim söyleyeceğim, mesela DEK‘in daha yoğun olduğu kuzey istasyonlarda 2012 ve 1985 gibi DEK hakimiyetinde geçen yıllarda ciddi fark ortaya çıkıyor…

Önce İstanbul’daki öteki istasyonlar:

soguklar_Florya(Yorumların içinde Alkım’ın çabasıyla başlayan ve benim de katkıda bulunduğum bir karşılaştırma, Atatürk Havalimanı için Wunderground’un kar ikonu koyduğu gün sayılarıyla Florya’nın maksimum sıcaklığının 5 derecenin altında kaldığı gün sayıları arasında ciddi bir benzerlik olduğunu gösterdi… Buna göre sırasıyla kar ikonlu / 5 derecenin altında kalan gün sayıları… 2003’te 34/35, 2004’te 19/19, 2005’te 16/10, 2006’da 23/23, 2012’de 25/21… )

***

soguklar_Kartal

***

soguklar_Kilyos

***

soguklar_Sariyer-Kirecburnu

Sarıyer’in verilerine göre, sertlik bakımından 2012 kışı tüm kategorilerde 2006′yla aynı, hatta çok az daha iyi… Bu da 2012′yi, bu istasyonda en sert sistemler bakımından (1 derece ve altı) son 25 yılın en iyi kışı yapıyor (1 numara 2004 tabii). AHL verilerine göre de 2012′deki kar ikonlu gün sayısı 25′le 2006′nınkinden 2 fazla…

2012 kışı Avrupa Yakası’nda Anadolu’ya göre gözle görülür ölçüde iyiymiş.

Batı ve kuzey kıyılarımızdaki öteki bazı istasyonların grafiklerinin linklerini de yazımızın sonuna kadar merakını kaybetmeden gelen hava delilerine hediye olarak vereyim. İzmir’de Çanakkale’de soğuk günler illa kar demek değildir biliyoruz, ama olsun: İzmir, Çanakkale, İzmit, Adapazarı, Zonguldak, İnebolu, Samsun, Rize.

Ek 2: İç kesimlerdeki bazı istasyonların grafikleri de şu yorumda.

Reklamlar
Bu yazı Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

59 Responses to İstanbul’un Sert Kışları

  1. Bu sistemin mübarek yerlerinden Boğazköyü saat 16.00 civarı yoğunlaşan kar yağışı altındayken terk edip Kozyatağı’na geldim. Buralarda da kar ilk gün iyi yağmış belli ancak çokca erimiş. Akşam yağan sulu kar ve yağmur erimeyi daha da arttırdı. Şimdi Boğazköy nasıldır merak ediyorum 😦

  2. Efsane olarak nitelediğimiz olayların daha fazlasının olması her kış mümkündür.Yani bu yıl İstanbul’un kıyılarına bile 80 cm kar düşebilir.Bu imkansız değildir. 🙂

  3. İstanbul bırakın Ankara’yı Rize’nin yanına gelemez. Gitsin kumda oynasın 🙂

    Şöyle bir şey düşünün 4 gün gece sıcaklıkları sıfır derecenin altında toplamda 310 kg yağış :))))

    Ozan hocam çok teşekkürler 🙂

    Şehir yarıştırma muhabbetine yine başlamazsak çok sevinirim! – Ozan

  4. Hep İstanbul, hep İstanbul, hep İstanbul’a hizmet, Keçiören’in grafiği yok mu? 🙂
    İstanbul’un kışları bizi yansıtmıyor.

  5. Nedense kulağım ağrıyor, bilgisayarın başına oturunca azaldı. Bu başlığı açınca geçti 🙂

    Buraya yakışan bir şeyler daha ekleyeyim.

    1985 Şubat’ının 14’ünde gelip o ayın sonuna kadar kalan sistem gerçekten de o kadar dehşet bir şey ki…

    Sistemin en dehşetli hali aşağıda gördüğünüz harita. 21 Şubat.

    1

    850 mb’daki -20 derece eşsıcaklık eğrisi Zonguldak’ı ve İnebolu’yu yutmuş gördüğünüz gibi. Ve gerçekten de, soğuğun ve karın asıl buralarda efsane olduğunu görüyoruz.

    21 Şubat günü ölçülen maksimum sıcaklıklar Zonguldak’ta -3.9 ; İnebolu’da -4.8 derece. 22 Şubat sabahı MGM tarafından ölçülen kar kalınlıkları da sırasıyla Zonguldak’ta 91, İnebolu’da… sıkı durun… tam 146 cm. İnebolu deniz seviyesinde bir yer.

    İnebolu’ya çok yakın, ama biraz yüksekte (167 metre) Bozkurt diye bir belde var. 22 Şubat’ta burada ölçülen kar kalınlığı da 143 cm. Ama orası azcık yüksek olduğu için erime olmamış sanırım, böylece sistemin devamında 1 Mart 1985’te ölçülen kar kalınlığı 198 cm’e yükselmiş.

    Bütün bunlar olurken, 21 Şubat 1985 günü hemen içerideki Kastamonu’daki kar kalınlığı 9 cm imiş. Ama en yüksek sıcaklık -8.5 derece olmuş. Feci kuru ve soğuk bir hava kütlesinin çok sığ DEK’ler ürettiği yorumunu yapıyorum…

    Zonguldak’ta 1985 kışında sıcaklık tam 11 gün sıfır derecenin üzerini görmemiş. Bu günlerin tamamı 15 – 28 Şubat arasında. Bu 14 günlük periyotta sadece 3 gün sıfır derecenin üzerine çıkılmış, bunların en yükseği 2.3 derece. Zonguldak ve İnebolu için 1985 kışının yanına dahi yaklaşabilen herhangi bir kış yok (efsane 1942 dahil, verisi olmayan 1929 hariç, ana yazının sonundaki linklerde verdiğim linklerden de görebilirsiniz).

    Buranın da takipçisi olan Cemal bey şu linkte bir 1985 İnebolu videosu paylaşmış. İnebolu’da 1985 kışının hala konuşulduğunu da yazıyor.

  6. dursun yılmaz dedi ki:

    Saygıdeğer dostlar. 55 yılından beri İstanbul’da olan babama hayatındaki en iyi kış hangisiydi diye sorduğumda en iyi kış 63 kışı sonrasında da 85 kışını söylemişti. Ben 85 kışında Eyüp’te oturuyordum termometreyle sıcaklıkları kontrol ederdim. İki sabah -11 gördüm. Trakya’ya yakın olan Ambarlı ve Beylikdüzü bölgesinde de -13′ler ölçülmüş olabilir yani Cumhuriyet gazetesinin o tarihli haberine inanıyorum. Geçen sene en düşük sıcaklık araştırması yaparken 63 kışındaki o -13,9 ‘u ben de gördüm. Doğrudur ayazda düşer o veriye inanıyorum. Fakat fremeteo arşivindeki sürekli tekrarlayan 1.1 ‘ler benim için inandırıcı değil. Gündüz sıcaklıklarında 8 defa 8 gün 1.1 c ölçülmüş. Gece sıcaklıklarındada 7 gece -1.1 var. Bence bu imkansız. Yani o istatistikteki gibi gece -1.1 lerin ve gündüz 1.1 ‘lerin bu kadar sık ve bu kadar tesadüf gelmesi mümkün olamaz bence

  7. Cenk (Şişli/İST, 100 m) dedi ki:

    1

    İstanbul’da ölçümleme tarihinin en düşük sıcaklığı (AHL’de) 17 Ocak 1963 günü -13,9 derece olarak ölçülmüş. Bu verinin doğru olduğunu düşünüyorum. Geçen sene, “bilinen tarihin en soğuk gecesi yaşandı” şeklinde uydurma haberler çıkmıştı. Buna istinaden Vali Güler, şöyle bir açıklama yapmıştı;
    “…Güler, basına yansıdığı gibi Ocak ayında İstanbul’da son 30 yılın en soğuk ayının yaşanmadığını belirterek, Çatalca’da deniz seviyesinden 250 metre yükseklikteki otomatik bir istasyon verisinin İstanbul’a genellenemeyeceğini kaydetti. İstanbul’da ocak ayında en düşük sıcaklığın, 1963 yılında Florya’da eksi 12,6 derece olarak ölçüldüğünü söyledi.”

    Belli ki, Florya’da -12,6 derece ölçülen gece AHL de -13,9 derece olmuş. O yıl neredeyse tüm Ocak ayı yagışlı geçerken o gece hava olayı yaşanmamış. Muhtemelen bu değerler açık hava soğumasıyla geçekleşti. Ocak ayının 11. günü soğuk hava dalgası etkili olmaya başlamış. Ayın 30’una kadar gündüz maksimumu 16 gün boyunca 4 derecenin üzerine çıkamamış. Minimum sıcaklıklar 16 günlük süreçte bir kez +1’e çıkmış. 15 gün boyunca sıfır derece ve altında olmuş.

    Bu verileri “freemeteo”dan aldım. 1945 yılı öncesine ait değerler yok. Üstelik 1945’ten sonraki bazı yıllar yok, ki aralarında çok soğuk kışlar yaşanmış. Yine de, İstanbul’un merkezinde, sıfır metreye yakın rakımda, -14 derecenin altında bir değer ölçülmesi zor. Bununla birlikte, Florya gibi istasyonlarda 1929 kışında ölçülen sıcaklıkları merak ediyorum.

    Göztepe ise efsanevi 1929 yılında ekstrem değerler görmemiş. “Havadelisi”nde paylaşılan arşivde,1929 yılından bu yana ölçülen en düşük sıcaklık -9.7 derece (14 Ocak 1954) olarak gözüküyor. Ne var ki, AHL ve Florya’da iki basamaklı eksili değerler ölçülen 17 Ocak 1963 günü atlanmış. Bir önceki ve bir sonraki gün olmasına rağmen o günün verileri yok. Göztepe en düşük değerini o gece görmüş olabilir. Eldeki verilere göre en düşük değerler şöyle olmuş;

    1942 1 2 -9.2
    1942 1 4 -9.3
    1942 1 5 -9.4
    1950 1 14 -9.3
    1954 1 14 -9.7
    1969 1 29 -9.6

    • Benim elimdeki MGM verilerinde Göztepe’nin 17 Ocak 1963 gece sıcaklığı var: -13.9 derece.

      AHL’nin olmayan verisini Göztepe’den tamamlamış olabilirler. Bilemiyorum.

      Emeğinize sağlık bu arada.

      • Göztepe o sıcaklığı yaşadığına göre Samandıra, Çavuşbaşı, Ömerli, Kemerburgaz n’olmuştur çok merak ediyorum.

      • Wikipedia İstanbul için en düşük sıcaklığı -16.1 derece olarak vermiş. Daha önce de başka kaynaklarda -16 derece olarak görmüştüm. Çatalca’da ölçülmüş olabileceğini düşünüyorum.

        “…Şu ana kadar en yüksek hava sıcaklığı; 12 Temmuz 2000’de 40.5 °C olarak kaydedilmiştir. En düşük hava sıcaklığı ise; 9 Şubat 1929’da -16.1 °C olarak kaydedilmiştir”

        Bendeki arşivde 9 Şubat 1929 tarihine ait Göztepe sıcaklık değeri yok. Florya istasyonundaki ölçümler hangi yıl başlamış?

      • 1929 verileri sadece burada var, orada da 8-9 Şubat eksik:

        http://climexp.knmi.nl/data/neca248.dat

      • Öte yandan bilgisayarımın bir köşesinde kalmış “ay içinde ölçülen en düşük sıcaklıklar” dosyasında (MGM kaynaklı) Göztepe Şubat 1929 değeri gerçekten de -16.1 derece…

        • Marmara Bölgesi’nde bugüne kadar ölçülen en düşük sıcaklık Bursa’da ve-25 derece olarak ölçülmüş. Bursa’da yaşayan bir arkadaşımla bunun Uludağ verisi olabileceği konusunda tartışmıştım. Belli ki Bursa merkezde ölçülmüş. Göztepe -16 olduysa İstanbul’da bir çok merkezde -20’ye yaklaşmış olabilir.

          Bu arada AHL’deki kayıtlar da 1930’larda mı başlıyor? Havalimanı 1900’lerin başında yapılmış.

          • 1970’ten öncesi için AHL kaydı yok benim elimde…

          • Bursa sıcaklığı diye Uludağ sıcaklığı verilmiş olamaz. Hem Uludağ’da o yıllarda istasyon olup olmadığını bilmiyoruz.

            Bursa’da -25 olması çok doğal. Çünkü Bursa kuzeyli rüzgar sert esmediğinde karasallık gösterebilecek bir yer. Zaten böyle minumumların görülmesi için yerde kar olması gökyüzünde bulut olmaması gerekir. Büyük ihtimal de çok sakin ve yerdede yerde de kar olan açık bir gecede görülmüştür. Keşişleme esmiş olması bile Bursa’yı bir İç Anadolu şehri yapar ve belli ki enverziyonda enverziyon da mevcut olmuş.

            • Bursa’da zaten kuzeyli rüzgarlar sert esemiyor. Burda yaşayan bir arkadaşım, şehirde İstanbul’da olduğu gibi poyraz fırtınalı yağmur veya kar fırtınası görülmediğini söyledi. Ben de güçlü sistemler geldiğinde takip ediyorum. En fazla orta kuvvette kuzeyli rüzgarlar oluşabiliyor. Bu durum kuzey kıyılarındaki Mudanya, Gemlik gibi merkezlerinde de öyle. Özellikle karayel estiğinde uzun bir deniz parkurundan geçip Bursa’ya ulaşıyor. Buna rağmen fırtınaya dönüşemiyor. Peki kuzeyli rüzgarlar yakınlardaki Bandırma’da canlı hatta fırtına şeklinde eserken Bursa ve kıyılarını neden kuvvetli vuramıyor?

          • Uludağ verileri 1969’da başlıyor.

          • Marmara Bölgesi’nde en düşük sıcaklık Lüleburgaz’da ölçülmüştür. Eski MGM verilerinde -27,5 derece olarak kayıtlıydı. Şu anda maalesef MGM o linki kaldırmış. Bilenler mutlaka rastlamışlardır.

  8. dursun yılmaz dedi ki:

    Yeni eklenen tablolarla birlikte çok güzel bir çalışma olmuş elinize sağlık.
    2004’de gelen 3 sağlam sistem bir de 21 Şubat günündeki 1 günlük sistem her istasyonda bıraktığı mor renklerle 2004’ün farkını ortaya koyuyor.
    2006 kışının da çok iyi geçtiği istatistiklerden belli oluyor ama unutuldu.
    1987 Mart kışının başlangıcında rüzgarın lodostan karayele çevirdiği ilk anlardaki o ani inanılmaz sıcaklık düşüşünün verdiği heyecanı, o rüzgarın hızı, uğultusu, o yere değmeden jet gibi uçuşan kar tanelerini izlemenin verdiği zevki, -6 C’ de fırtına da tipi ile bir günde 80 cm kar yağışının tadını yaşayan bilir. Bunları tabii ki tablolarda görebilmemiz mümkün değil.
    2004 sistemleri haricinde hiçbir sistemi de 87 kışının ilk 4 günündeki sistem ile kıyaslayamam. Sonrasında devam eden kar yağışları ılımanlaşmış hava ve eriyen karlar nedeniyle bana zevk vermedi.
    Son olarak söylemek isterim ki; 1985 Şubat’ında -11 C’leri gördüğüm 2 haftalık kış süreci bana göre hayatımdaki en iyi kıştır…

  9. Yeni okuyabildim, harika bir çalışma olmuş gerçekten.. Yorumlarla birlikte gelen ilaveler de gayet iyi.. Şimdi de ben ne çıkardım bu haritadan onu dile getireyim..

    Yazının içinde bulunan grafiğe havaankara_Ankara_1020 gayet güzel bir şekilde bir eğri eklemiş.. Bir endeks delisi olarak da bunu görünce hemen AMO endeksi (Atlantic Multidecadal Oscillation / Atlantik Onlarca Yıllık Salınımı) ile ilgili veriler canlandı kafamda.. Eve gelip bu endeksin geçmiş yıllarda aldığı değerleri kontrol edince ne çıktı dersiniz?

    1940 yılı civarında pik yapan AMO endeksi 1980 yılı civarında dip yapmış, daha sonra ise 2010 civarında yeniden pik yapmış..

    havaankara_Ankara_1020‘nin çizdiği eğriye göre ise AMO’nun pozitif fazına denk gelen kışlarda, yani Atlantik normalden sıcak olduğunda soğuk gün sayıları artarken, Atlantik normalden soğuk olduğunda soğuk gün sayıları azalmış. AMO endeksinin yeniden pozitif faza geçmesiyle, 80’li yıllarının sonu ve 90’lı yıllardaki durgunluk da 2000’li yıllarda bitmiş ve sağlam diye nitelendirebileceğimiz sistemlerde, dolayısıyla soğuk günlerde artışlar gözlenmiş.

    %100 bir örtüşme olmasa da benim dikkatimi çeken husus bu oldu. AMO’nun pozitif fazının ülkemizin doğusunda pozitif sıcaklık anomalisi ile (özellikle yazları) sağlam bir korelasyonu olduğunu daha önce tartışmıştık bir kaç kez.. Acaba, genele baktığımızda son yıllarda kışlar ılık geçse de, normalden sıcak bir Atlantik, ara ara çok sert soğukların Avrupa’yı ve ülkemizi ziyaret etmesine sebep oluyor olabilir mi?

    AO ve NAO endekslerini de baz almak lazım tabi ki, pozitif AMO fazının negatif AO ve NAO durumuna sebep olduğunu da biliyoruz.

    • İlk bakışta gayet benziyor vallahi. Biz bu işi tamamen çözeriz 5-10 yıl içinde 🙂

      Eline emeğine sağlık senin de.

      HavaAnkara’nın önerdiği gibi 5 ya da 10 yıllık hareketli ortalamalara bakmak lazım… Bakacağım.

  10. Sarıyer’in verilerine göre (yazının içinde var) 2012 kışı 2006’yla aynı, hatta çok az daha iyi… Bu da 2012’yi, bu istasyonda sert sistemler bakımından (1 derece ve altı) son 25 yılın en iyi kışı yapıyor (1 numara 2004 tabii).

    AHL verilerine göre de 2012’deki kar ikonlu gün sayısı 25’le 2006’nınkinden 2 fazla…

    2012’de Avrupa Yakası Anadolu’ya göre gözle görülür ölçüde iyiymiş.

  11. Rize için konuşmam gerekirse soğuk miktarıyla karlı gün arasında bir ilişki kurulması çok zor. Çünkü Rize’de en sert sistemde bile havanın açtığı gündüz kısacık zaman dilimlerinde sıcaklık 5 dereceyi gecebiliyor. Zaten Rize’de gündüz kar yağdığını pek hatırlamam. Hatırladığım böyle gün sayısı 3 yada 4 gündür. Kar gece yağar gece bile en sert sistemlerde sıcaklık en fazla -2 ila -3 dereceye kadar düşüyor.

    Şunu söyleyebilirim ki Rize’de gündüz 7-8 dereceleri gören sıcaklıkların önceki gecesinde ciddi kar yağışları olmuş olabilir.

    Bunda rüzgarlar büyük rol oynuyor rüzgarı ya ılıman denizden alıyoruz ya da Kaçkarlardan alıyoruz. Rüzgar Kaçkarlar’dan geldi mi fön etkisi yapıyor.

    • Öte yandan, Türkiye’de soğuğun derecesinin yağışın miktarıyla en fazla korelasyon gösterdiği yer Doğu Karadeniz.

      Yani sizin çok nadir görülen 0 ve 1 derecenin altı maksimum sıcaklık günlerinde kim bilir neler olmuştur…

  12. Bu güzel çalışmanız için çok teşekkürler. Dün yazdığım yorumu gönderememişim galiba. Kısaca tekrar etmek istiyorum. Kısaca tekrar etmek istiyorum.
    Öncelikle İhsan Bey’in “Tabloya şöyle uzaktan bakınca bile Göztepe de, kış sıcaklıklarının belli bir ivme ile hızla yükseldiği sonucunu görebiliyoruz sanıyorum.” yorumuna katılmadığımı söylemem gerek. Benim de grafiklere bakınca ilk olarak gözüme çarpan şöyle bir trend oldu. Benzer bir trend grafiklerin çoğunda var. Ben bu trendi hesap yoluyla değil sadece göz yoluyla çizdim 🙂

    1

    Onun için şöyle nacizane bir önerim olacak. Acaba en yüksek sıcaklığın 5 derecenin altında kaldığı gün sayılarının hareketli ortalama grafiği çıkarılabilir mi? Bu grafik çıkarılırken farklı sıcaklık aralıklarına farklı ağırlık verilebilir mi?

    Örneğin maksimum sıcaklığın 3-5 derece arasında olduğu gün sayıları 1 ile çarpılsa, 1-3 derece arası olduğu gün sayısı 1.2 ile; 0-1 derece arası olduğu gün sayısı 1.4 ve 0 derece altı 1.6 gibi. (Bu ağırlık tamamen uydurduğum bir ağırlık, değişebilir. Hatta hiç ağırlık verilmeyebilir ama önem açısından ağırlığın faydalı olacağını düşünüyorum.) Daha sonra son 5 yılın ağırlıklı ortalaması alınarak bir trend ortaya çıkarılabilir.

    İhsan Bey’in söylediğine katılmama nedenime gelince, benim gördüğüm trendin tepe ve dip noktaları var ve belki de 2007 dip noktasıdır. Belki de önümüzdeki yıllarda maksimum sıcaklığın 5 derecenin altında olduğu gün sayıları artacaktır. Belki de böyle bir trend yoktur. Ama hareketli ortalama belki bize daha iyi bir fikir verebilir.

    • Zamanım olunca buna da bakacağım, teşekkürler öneriniz için 🙂

    • Kendi çizdiğiniz ve size göre bir trend olan o iki dağ zirvesinin yükseltileri bile bundan sonra olacak olan tepenin yüksekliğinin daha alçak olacağını göstermiyor mu? Tıpkı vadi yükseltilerinin de daha alçak olacağını gösterdiği gibi…

      • Sadece 2 periyoda bakarak bir sonraki tepenin daha alçak olacağını söylemenin istatistiksel olarak mümkün olmadığını düşünüyorum. Aynı şekilde daha yüksek olacağı da söylenemez.
        Diğer taraftan, 80 yıl iklim döngüleri için çok kısa bir süre. Gerçekte çizdiğim gibi bir döngü var mı, yok mu bilemem. Belki de çizdiğim gibi bir trend hiç yoktur ve 80 yıla özgü bir şeydir sadece. Ama sürekli ısınmanın olmadığı da bir gerçek.

  13. Bu mükemmel çalışma için çok teşekkürler. Konuyla ilgili olduğunu düşündüğüm için daha önce paylaştığım çalışmamı tekrar aşağıda kopyalıyorum. Aşağıdaki grafikte İstanbul Göztepe’de 1929’dan beri ortalama sıcaklığın 0 derecenin altında olduğu günler var. Bu grafiği Şubat ayının sonlarından itibaren İstanbul’da sağlam sistem görme olasılığının çok azaldığını göstermek için hazırlamıştım.

    https://havadelisi.com/2013/03/18/gec-soguklar-ve-kar-imkansiz-mi-nadir-mi-sebebi-ne-geliyor-mu/

    Benim Havadelisi’ine bir sorum olacak. Linkini paylaştığınız KNMI arşivlerinde günlük veriler 2004 yılına kadar gidiyor. Grafiği 2012 yılına kadar oluşturabilmek için 2004’ten sonraki maksimum sıcaklıkları nereden buldunuz? Bu sorun benim de başımı ağrıtmıştı ve Wunderground sitesindeki ölçümleri ay ay text dosyası halinde indirmiştim. Kısacası KNMI’nın günceli var mıdır?

  14. Çalışma çok güzel olmuş hocam, emeğine sağlık…
    Herkes arşivlere girmişken ben de şöyle bir göz gezdireyim dedim. Daha önceden değinildi mi bilmiyorum, bir şey fark ettim. 1985’in 25 Şubat’ında AHL’deki günlük yağış miktarı 70.36 mm. En yüksek sıcaklık 4, en düşük sıcaklık -4 derece. Ortalama sıcaklık -2.5 derece olduğuna göre günün büyük bölümü sıfırın altında geçmiş ve en yüksek sıcaklık günün ilk saatlerinde kaydedilmiş. Efsanevi bir kar yağışı yaşanmış olabilir. Bu günlerle ilgili olarak Cumhuriyet Gazetesi arşivlerine baktım, kar kalınlığından bahsedilmemiş. Ama kurtların şehre inmesinden, kömür sıkıntısından, Ambarlı tüpgaz dolum tesislerinin sıcaklığın -13 dereceye düşmesi sebebiyle çalışamamasından, okulların sömestr tatiliyle birlikte 28 gündür açılamamasından, valinin gerekirse cumartesi – pazar günleri okulları açık tutup eğitim açığını kapatma fikrinden ve tabi maalesef yaşanan can kayıplarından bahsedilmiş. Kar, kış çok seviyorum, ama sanırım bu kadarı da fazla. 2004’teki gibi 2 değilse de 3-4 tane sistem beni paklar 🙂
    1

  15. Eline sağlık Ozan hocam. Ben de 2012′nin DEK yılı olduğunu düşündüğümüzde en yüksek sıcaklık değerlendirmesinin hele ki Göztepe gibi ısı adası etkisi ve son zamanlardaki yanlış ölçüm bildirimleri nedeniyle yanıltıcı olabileceğini düşünenlerden(d)im. Kıyas yapmak açısından aylık ortalama sıcaklıklara göz atmak istedim. Göztepe’ye ait veriler 2011 Temmuz sonrası için henüz girilmemiş. Dikkat çeken yılların ortalama sıcaklıklarına baktığımızda 2004 ortalamanın 1 derece bile altında olmadığı halde (örneğin bir 2003 Şubat kadar dikkat çekici düşük ortalama sıcaklığa sahip değil) bu grafikte çok dikkat çekici aynı hafızalarımızda kaldığı gibi. 2012′nin ise siklonik hareketlerin neredeyse hiç yaşanmadığı bir kış olduğunu düşündüğümüzde grafikte düşündüğümden sönük kalmış (mı?). (Yazının içine yeni eklediğim Sarıyer grafiğinde 2012’nin sönük kalmadığı görülüyor, DEK farkı… – Ozan)
    2012 kışını ortalama sıcaklık anlamında bu istasyon için değerlendirecek yeterli veri olmayınca wunderground’daki AHL verilerine baktım. 2011 Aralık 1, 2012 Ocak 10, Şubat 12, Mart 2 olmak üzere toplam 25 gün için kar ikonu var 2012’de. 2003 için ise 20′si Şubatta, 1′i 8 Nisan’da olmak üzere tam 34 günde kar gözlemlenmiş. Bu sayıları Florya’ya ait grafikteki (maksimum sıcaklığa bağlı) soğuk gün sayılarıyla kıyaslarsanız yüzde doksan örtüşüyor. 2003 için 35, 2012 için 21 gün grafikte yer almış. Hemen 2004′e baktım. Karlı gün sayısı 20, grafikteki gün sayısı 21. 2000 sonrasında az soğuk gün sayısıyla dikkat çeken 2001 kışına baktığımızda grafikteki gün sayısı 2 iken karlı gün sayısı 5 olarak gözlemlenmiş. Sebebi belli, ekstra 3 günden birisi Aralık’ta maksimum 6 derece ölçülmüş. 2’si ise Şubat’ta maksimum 8 derece ölçülmüş. Çok kötü geçen 2007 kışında dahi 4 Kasım 2006 (çoğumuz hatırlarız), 26-27 Aralık 2006 ve 3-4-5 Şubat 2007 (zerre hatırlamıyorum) olmak üzere toplamda 6 gün kar gözlemlenmiş. Bir kaç tane daha inceledim. Gayet uyumlu görünüyor veriler. Kısacası bu çalışmadan şöyle bir sonuç çıkarmak mümkün. İstanbul’da maksimum sıcaklık 5 derece ve altında seyrettiği günler kar yağma ihtimali yüzde 90’ın üzerinde. Bir başka deyişle İstanbul ile “kuru soğuk” aynı cümle içerisinde ancak bu ihtimalin bulunmadığını kanıtlamak için kullanılabilir. Ankara ve kuru soğuk ise rakıyla peynir gibidir. 🙂

    • Süper istatistikler, demek ki 5 derecelik maksimum sıcaklık karlı gün için (havada da olsa) aşağı yukarı doğru bir sınır değer.

      Yani,

      Camgöbeği -> havada da olsa karlı günler
      Açık mavi -> tutan ama yağış sürekli olmazsa çabuk eriyen karlı günler
      Koyu mavi -> tutan ve biriken karlı günler
      Mor -> tutan, biriken ve hiç erimeyen karlı, tüm gün donlu günler

      diyebiliriz 🙂

    • 2006’yı saydım, AHL’de 23 kar ikonu var, Florya’da 5 derecenin altında kalan gün sayısı 23… 🙂 Beklediğimden de iyi çıktı bu istatistik…

      2004’te de 19/19…

  16. Şimdi, internetten bulduğumuz geçmiş yılların verileri ile ilgili ciddi şüphelerim var. Çünkü o dönem uzun yıllar tuttuğum kayıtlar ile şu an internette gördüğüm veriler arasında ciddi farklar görüyorum. Mesela 1985 kışı, belki blogdaki pek çok katılımcı o yıllarda doğmamışlardı bile ama benim saat saat çok net hatırladığım bir dönem,(lise sondaydım ve kar sebebiyle 1 ayı bulan Şubat tatilinde üniversite sınavına yönelik hiçbir çalışma yapmamıştım). Ben o zamanlar her sabah TRT-1 radyosunda sabah 07.30 haberlerinde, hava durumu kısmında yayınlanan, o gecenin en düşük sıcaklığını ve 19.00 haberlerinin hava durumu kısmında da o gün kaydedilen en yüksek sıcaklığı dinler ve kendi yaptığım tablolara kaydederdim. Bazen radyodan bu bilgiye ulaşamaz isem o zamanlar için büyük yenilik olan AHL’nin otomatik cevap veren telefon numarasını arar aynı bilgileri teyp kaydından dinlerdim. Ayrıca balkonumuza yerleştirdiğim termometreden de sürekli gözlem yaparak duyduğum verilerin doğruluğunu kontrol etmeye çalışırdım. Çok çok büyük ihtimalle yayınlanan veriler AHLnindi.
    Şimdi size örnek olması açısından 85 yılı verilerini paylaşmak istiyorum:

    85 yılında:
    3-5 arası: 9 gün
    1-3 arası: 2 gün
    0-1 arası 3 gün
    0 ve altı 15 gün
    87 yılında ise
    3-5 arası: 22 gün
    1-3 arası: 6 gün
    0-1 arası 3 gün
    0 ve altı 13 gün

    Selim Bey ben grafikteki bir ayrıntıyı doğru açıklayamadığımdan sizi de yanıltmışım. Grafikteki açıklamayı düzelttim, ayrıca Florya’nın verilerini de yazıya ekledim. Grafikte 3-5 derece arası gözüken günler aslında 5 derece veya daha düşük maksimum sıcaklığı olan tüm günleri (0 derece altındakiler dahil) gösteriyor. Diğer sınırlar da aynı şekilde. Fakat tabii hala sizin verdiğiniz değerler, özellikle 0 derece ve altı maksimum sıcaklığı olan gün sayıları oldukça uçuk. Grafikleri oluşturduğum veriler resmi MGM verileri. Acaba siz yanlışlıkla minimumları da kullanmış olabilir misiniz bazen?- Ozan

    • Ozan Bey, kesinlikle minimumlar ile bir karıştırma yapmadım. Ancak dediğim gibi o tarihte yayınlanan bilgilerin tam hangi istasyona ait olduğunu bilmiyorum. ama kendi gözlemlerimde ki o tarihte Harbiye Pangaltı civarında oturuyordum, 1985 yılı şubat ayı tam 16 gün aktif olarak süren (aralıklarla kar yağışları) sonraki Mart ayı boyunca bile sıcaklıkları ciddi bir şekilde etkileyen mega bir sistemdi. 2004 sistemleri ise 2-3 günlük şiddetli vurkaçlar şeklinde geldi. Anladığım kadarıyla, sizin MGM’den aldığınız resmi veriler, Göztepe istasyonu ile ilgili. benim elimdeki kayıtlar ise büyük ihtimalle AHL’nin. O sistemin 3. veya 4. günü kar durunca Caddebostan’da oturan arkadaşlarımın yanına gitmiştim. Bizim yaka ile hakikaten çok farklıydı. Köprünün üstü dahil yollarda terk edilmiş ve kar yığınları içerisinde zor zar görülen arabalar var iken, Kadıköy yakasında kar örtüsü çok daha alçak ve suluydu. Hiç unutmam birkaç gün sonra sistemin DEK yağışlarının başladığı soğukların zirve yaptığı günlerde Etiler’de de göğüs hizama kadar kara gömüldüğüm yerler olmuştu. Son yıllarda şehir ısı adasının büyümesi, rüzgar hızlarının düşmesi ile belki farklar azaldı ama İstanbul öyle bir coğrafya ki çok kısa mesafelerde büyük farklar olabiliyor. Sizin de dediğiniz gibi, elimizdeki veriler Göztepe’nin ve orası da her dönem İstanbul’umuzun en sıcak yerlerinden olmuştur.

    • Size inanıyorum tabii ki, ne yazık ki hangi verilerin yanlış olduğunu bilme şansımız yok… Yalnız şu var, yazının içine Florya grafiğini de koydum, sizin elinizdeki verilerle Göztepe’yi değil Florya’yı karşılaştırsanız daha iyi olur… Çünkü sizdeki veriler AHL verileridir büyük ihtimalle…

  17. Kafam karıştı 😀 oluruna bırakıyorum.

  18. dursun yılmaz dedi ki:

    Çok güzel bir çalışma olmuş. Fakat ben 2004 kışında gündüz sıcaklıklarının düşük oluşunu güneşlenmeyle pek bağdaştıramadım. Çünkü kar yağışı bittikten sonraki gün günlük güneşlik olduğu halde hava sıcaklığı 0’ı geçemedi. Bence sebep rüzgar. 2004’de Ocak ve Şubat aylarında gelen 4 sistemde de kar yağışını siklonla aldık ama siklon yağışı bittikten sonra güneş açtığında hava ısınmadı. Çünkü rüzgar Balkanlar karasalından geliyordu. Aynen 2012 27 Ocak gününde de hava çoğunlukla güneşli olduğu halde sıcaklık gündüz en yüksek -1 ile -2 arasında salındı çünkü yine rüzgar balkanlar kökenliydi.2012’de birçok günde hava sıcaklığının yüksek kalışı deniz üzerinden gelen rüzgarın çok kuvvetli olmayışı nedeniyle denizin ılımanlaştırıcı etkisinin görülmesidir. Ozan bey 1942 Ocak ve Şubat aylarında tutulan kayıtlara nerden ulaşabiliriz. Aradığım gece ve gündüz en düşük ve en yüksek sıcaklıklar.Ahl geçmiş kayıtlarda 1942 boş.

  19. Alper Akcakaya dedi ki:

    Elinize sağlık iyi bir çalışma olmuş. Bir katkım olursa tabloya şu eklenebilirdi;
    sınıflandırma aralıklarında 0 derecenin altı var fakat 5 derecenin üstü yok bu da tabloda sütunlarda dengesizliğe yol açmış. 90 gün olan mevsim uzunluğu her yıl için net bir şekilde görülebilmeliydi değil mi?
    Kolay Gelsin….

    • Alper Bey yorumunuz için teşekkürler. Gün sayısını 90’a değil daha üstüne çıkarmam gerekir çünkü kasım, mart hatta nisan da analize dahil… Yani düşey ekseni 180’e uzatmam gerekir. O da mor ve mavi renklerin daha da ufak ve anlaşılmaz görünmesinden başka bir işe yaramayacaktır.

      Dengesiz görünmesi özellikle önemli, çünkü zaten yıllar arasındaki farkı vurgulamaya çalışıyoruz.

  20. Aşağıda Akureyri’nin yazısına katılıyorum. Önceki yıllarda siklonlu kar yağışları daha sık görülüyordu sanki.

  21. Bu harika çalışma için ellerinize sağlık hocam. Tabloya şöyle uzaktan bakınca bile Göztepe de, kış sıcaklıklarının belli bir ivme ile hızla yükseldiği sonucunu görebiliyoruz sanıyorum. Eğer, İstanbulun diğer belli başlı bazı istasyonlarında da aynı çalışmaya yapabilirsek, gerçekte İstanbul genelinde böyle bir durumun var olup olmadığı sonucuna varabiliriz diye düşünüyorum.

  22. DEK etkisindeki günlerde , zaman zaman güneş açtığı için , Göztepe’de sıcaklık 0’ın üzerine mutlaka çıkar, 2012 deki maksimum sıcaklıkların 0 ın altında olduğu gün sayısının az olmasının nedeni de budur bence. 2012 deki dekler Avrupa yakasında ozellikle Başaksehir civarinda sürekli yağış bıraktı, Anadolu yakası sahilinde yağış geceleri etkili oldu, gündüz saatlerinde ise bolca güneş görüldü. 2004 deki efsane sistemde ise siklonla birlikte kar yağışı aldığımız için sistem süresince güneş hemen hemen hiç görülmedi, gündüz maks. sıcaklıklarıda 0’ın altında kaldı.

    • Haklısınız, ama işte bu bile zaten karın yerde kalma süresini ve kalitesini etkileyen bir şey. 1 Şubat’ta Avrupa Yakası yıkılırken Moda’da bir ulaşım sıkıntısı yoktu…. Göztepe’de maksimum sıcaklığın 1-3 derece arasında olduğu günlerin çoğunu Avrupa Yakası için sert sistemli gün saymak da mümkün, grafiği bu gözle de okumakta fayda var.

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s