Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Snowlover81 dedi ki:

    Kış provası yapayım dedim 🙂 Şaka bir yana böyle bir hava raporunu çok özledim dostlar ya siz?

  2. Trakyalı dedi ki:

    Son GFS çıktılarına göre İstanbul’da yağış daha da kuvvetlenmiş görünüyor. 3 saatlik yağış diliminde uzun zaman sonra ilk kez pembe-mor renkli şiddetli yağış İstanbul’a çöreklenmiş.

  3. Karcı Hakan dedi ki:

    İstanbul’un özellikle batı semtlerinde yarın sabah başlayacak yağışlar öğle saatlerinde il geneline yayılacak. Ayrıca rüzgar da çok sert esecek.

    1

    Yarın öğle saatlerinde sistem en etkin haline gelmeye başlayacak. Kararsızlık durumu ise hiç fena değil. Öğle saatlerinde cephe hattı boyunca gök gürültüleri ve simşekler oluşabilir. K index ve Total Totals index gayet iyi görünüyor. Lifted ve Cape de konvektif kararsızlık durumu vermiş. Grafiğe bakacak olursak; çiğ noktası ile yer sıcaklığı arasındaki fark küçük görünüyor, yani yoğunlaşma depresyonu yok denecek kadar küçük. Bulut oluşumu konusunda sıkıntı olmayacağını modeller de görüyor zaten. Hiç bir seviye boyunca negatif engelleme alanı da görünmüyor (Parsel sıcaklığı neredeyse bütün seviyeler boyunca yer sıcaklığının üzerinde olduğu için). Ayrıca yarın akşam saatlerinde kütlelerde dönüş hareketi olabilir. 500 mb seviyesindeki rüzgarın (kütlelerin yönünü belirleyen rüzgar) yön değişimi de çok fazla.

    1

    Yağış yarın akşam saat 21’den sonra sea effect mekanizmasına bağlı olarak gerçekleşebilir. 700 hpa-yer seviyesi ve 850 hpa-yer seviyesi arasındaki rüzgar açı değişimi çok küçük görünüyor. Ayrıca rüzgar da troposferin alt kısımlarında 9-40 knot arasında esiyor. Deniz suyu sıcaklığı ile 850 hpa seviyesi arasındaki sıcaklık farkı da tam 13 derece. Fakat, 700 mb seviyesinin üstündeki seviyelerde enverziyon göremedim (yanlış mı yorumladım acaba Mehmet Can, Ozan Hocam?). İstanbul’un Kilyos, Sarıyer, Şile ve Pendik-Tuzla gibi kuzey ve doğuda bulunan semtlerinde metre kareye 50-70 kg arası yağış düşmesi de muhtemeldir diyorum ben. Mehmet Can,Ozan hocam; siz bu sistem hakkında ne düşünüyorsunuz ? Son olarak, can ve mal kaybının olmayacağı bir sistem diliyorum.

  4. White Fox dedi ki:

    Yarın akşam saatleri için İstanbul’da 500 mb rüzgâr dağılımı tam olarak yukarı seviye alçağı görünümünde olmasa da, fiziksel açıdan yarın akşam şahane görünüyor. (Değişim olmaz umarım)

    1

    Sadece Yalova tarafından gelen sıcak hava ile karadenizden gelen soğuk hava birbiriyle karşılaşmakla kalmıyor, ayrıca bu rüzgar dağılımı çevredeki havayıda, özellikle İstanbul’un doğusuna doğru itiyor, bu da dikey hareketi kuvvetlendiren en önemli nedeni oluşturuyor.

    1

    500 mb rüzgarı ayrıca, fırtına kütlelerinin hareket yönünü büyük oranda belirlediğini de hesaba katarsak, radardaki kütlelerin yarın büyük oranda İstanbul’un doğusunda yığılma yapacağını söylemek yanlış olmaz.

    Bu mevcut rüzgar dağılımına dayanarak İstanbul’da potansiyel olarak yağışların en kuvvetli ve en etkili görülebileceği yerler, benim fikrimce aşağıda oluşturduğum kırmızı alandır.

    1

  5. ÖMER GÜL (BEBERTO) dedi ki:

    Selam arkadaşlar dün yaptığım duruma geldi gfs de, dün takip ettiğim jma modeli bana yakın gelmişti gfs de bu konuma geldi bu gece yarın karadeniz kıyısına yakın istanbul özellikle kuzeyi, izmit, adapazarı yalova, düzce, bolu, zonguldak boyunca sıkıntı var skew-t diyagramında değişme olmuş bu gece gerçekten zor geçebilir.

    • ersin dedi ki:

      Son GFS güncellemesi… Kış aylarının tersine bu kez yağış gün geçtikçe erimek yerine çoğaldı modellerde, Skiron hala hafif bir yağış gösteriyor, bakalım yarın gene radar başındayız.

      1

  6. Karcı Hakan dedi ki:

    Sistem feci derecede güçlendi. Gfs özellikle Anadolu yakasında çok kötü durumlar oluşturabilecek bir yağışı öngörüyor. 2 gündür diğer modelleri (UKMO,NOGAPS,GEM vs.)de takip ediyorum, bu yağışı sadece JMA ve UKMO veriyordu. Gfs de bu sabah onların dediğine geldi. Öğleden sonra güncel kararsızlık verileri gelince, kararsızlık durumunu da inceleriz.

    • White Fox dedi ki:

      Bu arada UKMO’nun diğer adı UKMET, bu daha karizmatik. 🙂
      Benim yağış konusundaki en güvendiğim modelden biridir. Ankara tahminleri yaparken, GFS veya SKIRON yaz aylarında yağışlı alanları tam olarak yakalayamazken, 75 km çözünürlüğü olan UKMET’in orta vadede daha başarılı yakaladığını çok kere gözlemledim. Skew-t çıktısı zaman zaman kararsızlık tespitinde GFS’den daha başarılı oluyor.

      Dezavantajı günde 2 defa oluşturulması(00:00 ve 12:00 GMT), ilk 48 saat için 6’şar saatlik, ilk 48 saatten sonra da 12’şer saatlik çıktıların üretilmesi ve ECMWF gibi paralı olmasıdır.

      Ama koordinat girerek istediğiniz yerin Skew-t çıktılarına burdan ulaşabilirsiniz. http://vortex.plymouth.edu/grbsnd.html

      (Bu arada Türkiye’ye döndüm 🙂 )

    • excratarius dedi ki:

      Anadolu yakasında yağış fena görünüyor evet, Avrupa yakası sıyırıyor gibi

  7. Snowlover81 dedi ki:

    Sabah modelindeki yagış miktarını ben mi yanlıs görüyorum? 🙂

  8. ersin dedi ki:

    Buraya meteorolojiyle alakası olmayan bir şey yazdığım için kusura bakmayın ama yazmasam içimde kalırdı. Wetterzentrale siteye reklam almış, hem de Mercedes 🙂 Gfs modeli sayfasında yeni saat dilimine tıkladıkça çıkıyor haritanın üzerinde. Hans bu işi 2-3 yıldır 6 saatte bir güncellemelere bakan biz hava delilerinin sayesinde yapmadıysa ne olayım! 🙂 Bu arada son güncelleme de fena değil, hadi bakalım.

  9. faseay dedi ki:

    2 gün kala cuma günü modeli de coşmuş cümbüş var. Hans’ın başına taş düştü galiba ))

  10. çihiro dedi ki:

    Bir taştan şimdigörü yapmak 🙂
    http://9gag.com/gag/5268/

  11. yigit dedi ki:

    Ozan Hocam DMİ Çorlu için Perşembe günü En yüksek 20 En düşük 15 vermiş + Kuvvetli yağışı da vermiş siz ne diyorsunuz Çorlu için?

    • Havadelisi dedi ki:

      Yağış Çorlu’dan hızlı çekilirse Perşembe günü 20’nin üzerine çıkar sıcaklık…

      • Ozan Deniz dedi ki:

        Yağış Çorlu’dan Perşembe sabaha karşı geçer gider, ve Çorlu sabah saatlerinden itibaren soğuk cephenin coğrafya kitaplarındaki olan tanımındaki etkileri yaşar. Uzun görüş mesefesi, altı düz kümülüsler, serin bir sabah. Fakat güneşlenme ile birlikte sıcaklık 25 c’e kadar yükselecektir. Rüzgarın şiddeti aynı kalsaydı bulutluluk devam eder, güneşlenme olmaz ve sıcaklık 21 cıvarı kalabilirdi.

  12. Semih dedi ki:

    Denizin sıcaklığa etkisine hemen bir örnek vereyim. Saat 15.00’da Kartal 31.6 ve Göztepe 30.8 derece. Ama Tuzla 28.2 derece. Rüzgarın durduğu şu dakikalarda sıcaklık hızlı bir biçimde artmaya başladı. Saat 15.20 ve sıcaklık 31.1 derece.

  13. grhc dedi ki:

    Modellerde Cuma-Cumartesi Bursa’da yağış olmamasına rağmen DMİ gökgürültülü yağmur veriyor, neme lazım deyip garantiye mi alıyorlar kendilerini acaba?

  14. Ömer Gül dedi ki:

    Günaydın arkadaşlar, Ozan abi çarşamba gecesi ve perşembe günü batı bölgelerde sıkıntı yaratacak gelişmeler olabilir. Son görünümde durağan cephe oluşuyor. Vertikal haraket kuvvetli gözüküyor denizin de sıcak olması bence bayağı bir sıkıntı yaratacak gibi senin değerlendirmeni öğrenmek istiyorum. Şimdiden yorumun için teşekkür ederim.

  15. emre dedi ki:

    denizden 190 metre yükseklikte beylikdüzü’nde ağustos ayının başından beri ilk sekiz gün gerçekleşmiş olan sıcaklıklar:

    1)20/27
    2)20/26
    3)19/26
    4)19/27
    5)20/27
    6)19/26
    7)19/26
    8)19/26

    tabii bu sıcaklıklar şehir içindeki semtlere göre bir hayli farklı özellikle deniz seviyesinden yükseklik, kuzey rüzgarlarına açık olma ve deniz kıyısında olmaması sebebi ile istanbul’un içinde bir yayla havası estiriyor…

    Son 10 yıldaki kayda değer en ilginç agustos ayları (beylikdüzü’nde):

    31 Ağustos 2006’da ölçülen 12 derecelik sıcaklık, yine 5 Ağustos 2006’da 34 derece maksimum sıcaklık, 2009 yılında günlük minimum sıcaklıkların ayın tam 18 günü 20 derecenin üzerine çıkmamış olması…

  16. Semih dedi ki:

    Gece Tuzla’da gerçekleşen en düşük sıcaklık 19.8 derece. 34 gün sonra ilk defa 20 derecenin altına düştü.

  17. Havadelisi dedi ki:

    10 yaşımdan beri filan, yani 22 senedir DMİ’nin uyarılarında kullandığı cümleleri çok dikkatli dinlerim. İlk kez şöyle bir ifadeyle karşılaşıyorum:

    “Hafta ortasından sonra kuvvetli kuzeyli rüzgârla birlikte Karadeniz’den nem taşınması sonucu kuzey kesimlerde yağış geçişlerinin görüleceği tahmin ediliyor.”

    “Biz öğrettik” gibi bir ukalalığa girmeyeceğim (birçok konuda ve yazıda Karadeniz’in etkisini uzun uzun tartıştık), etkimiz olmuştur olmamıştır onu bilemem, ama DMİ’nin ilk kez Karadeniz’den Türkiye üzerine nem taşındığını açıkça yazmasını (eskiden hep “Karadeniz üzerinden” derdi) son derece önemli bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Uyarının tamamı burada:

    http://www.dmi.gov.tr/tahmin/uyari-goster.aspx?sN=11020285e

    • Snowlover81 dedi ki:

      Ben de ilk okudugumda cok şaşırdım ama afferim dogru yoldalar 🙂 sayemizde tabii ki…

  18. çihiro dedi ki:

    Eğer hava sıcaklığı ve bağıl nem oranını biliyorsanız, çiğ noktası sıcaklığını ve mutlak nemi şu tabloya göre hesaplayabilirsiniz.

  19. Semih dedi ki:

    Tam 33 gün sonra, gün içinde en yüksek sıcaklık 30 derecenin altına düştü. Bugün Tuzla’da gerçekleşen en yüksek sıcaklık 28,7 derece.

  20. yigit dedi ki:

    Kar dediğin böyle yağar Çorluda (08.03.2011)

  21. yigit dedi ki:

    Size geçen 8 Mart 2011 sisteminde Tekirdağ/Çorlu’dan bi resim paylaşayım

    Bu resim 8 Mart 2011 akşamında çekildi

    1

  22. ozan deniz dedi ki:

    Bu da Nazlı adını koyduğumuz 23-24-25-26 Ocak 2006 sistemi. Çorlu, Rakım 180 m. Denizden uzaklık 15 km.

    1

    2

    3

    4

  23. Semih dedi ki:

    2004 kışı: Yeni fotoğraflar buldum.

    Acıbadem:
    1

    Bostancı (wowturkey’den alıntıdır):
    2

    Caddebostan Sahil:
    3

    Maslak:
    4

    • Karcı Hakan dedi ki:

      Ben de bir arkadaşımdan Aydos resmi buldum. Şimdi Ozan hoca kızıp ”Burayı resim galerisine çevirdiniz be kardeşim!” diyebilir 🙂 Burası Kartal/Uğur mumcu mahallesi ile Samandıra arasındaymış (Yakacık veya Aydos diye de geçer).Fenerbahçe Can Bartu tesislerine yakınmış. Google earth’a göre,o bölgenin rakımı 200-220 metre civarında görünüyor.

      1

  24. fikret dedi ki:

    2004 kışından görüntüler buldum ben de bilgisayarımda.
    Resimlerde benim de olmam çok profesyonel olmamış ama kusura bakmayın.

    etiler – 2004

    1
    2

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkürler Fikret, bu 2004 Ocak’taki kar değil mi? Yoksa Şubat mı?

      • fikret dedi ki:

        Şubat’taki kar.
        Şişli Ayazağa Oyak sitesinde 2 gün otobüs çalışmamıştı ve elektrikler de yoktu.
        Sanki İç Anadolu’daymış gibi bir kardı.

        • lithium dedi ki:

          Bu resimler sanırım 15 Şubat 2004’te çekilmiş. 12-13 Şubat’taki o müthiş tipiden sonra 14 Şubat günü kar yağmamıştı ama hava hala gün boyu eksilerdeydi. 14 Şubat gecesi rüzgar lodosa dönmüş ve lodosla beraber 0 derecede kar yağışı başlamıştı. 15 Şubat günü sıcaklık 2-3 derecelere çıkmış ve yukarıdaki resimde görülebileceği üzere karlar biraz cıvıma eğilimine girmişti. Hatta oturduğum Maltepe sahilde yağışın karla karışık yağmur-yağmur şeklinde olduğunu hatırlıyorum.

          Resimler için çok teşekkürler. 2004’te Ocak’ta ve Şubat’ta gelen sistemler İstanbul’da çok nadir görülen cinstendi. 1987’den sonra 2004’ün de yeri bambaşkadır.

  25. Karcı Hakan dedi ki:

    2004 kışıyla ilgili yeni resimler buldum.

    Tuzla sahil (rakım 10 metre);

    1

    2

    3

    Pendik/Kurtköy(rakım 118 metre);

    4

    5

    • bulut75 dedi ki:

      Of of of of şu güzelliğe bak ya. Ben o sıralarda gayrettepe’de çalışıyordum. 7-8 kişi beraber, bir insan boyundan büyük kardan adam yapmıştık. Kardan adamın gövdesi için devasa kartopu yuvarlayıp 5 kişi taşıyıp diğer devasa kartopu gövdenin üzerine koymuştuk. Hakan dostum, küçük buzul çağı gelince her kış görcez bu manzaraları, hatta daha güzelini 🙂 Ama doğru ya sen istemiyordun küçük buzul çağını 🙂

      • Karcı Hakan dedi ki:

        🙂 Valla kardeşim, 2004’ü bırak, 2008 ve 2006 gibi daha alt kalite sistemler de keser beni. Şöyle sahillerde de 15-20 santimetre birikim yapacak ki tam olacak. İlginçtir ki sahillere kar yağmayınca, Aydos’a 20-25 cm yağsa da mutlu olamıyorum. Mesela geçen sene Mart’taki sistem. Aydos’ta 23 cm kar yağmışken, Pendik sahil’de 3-4 cm’den fazla kar yoktu.

        • bulut75 dedi ki:

          Bak aynı şey bende de var. İstanbul bütün hatlarıyla kar kalınlığına bürünecek. Ben Balmumcu’dayım. Burası senin orası kadar olmasa da yüksek. Burası 30 cm olmuş, Ortaköy sahil 2 cm olmuş. Neyleyim ben bunu… Öyle olacak ki, Modası, Ortaköyü, Zeytinburnusu, her yer buz tutacak, yerde kuru kar olacak “senin gönderdiğin resimlerdeki gibi”… Aydos 40 cm ise, balmumcu 35 cm ise, ortaköy gibi, moda gibi, fenerbahçe gibi, beşiktaş gibi, tarabya gibi, hatta eminönü gibi yerlerde de 25 cm olacak. Sen 2006-2008 demişsin de, beni 2004 bile kesmiyor 🙂 İnsan karda ancak, kardan açılan patikadan yürümeli, patikadan yürürken sağda solda diz hizasına kadar kar olmalı ki ben ona kar diyeyim. 1985 ve 1987 sistemlerinde kardan adamı bırak, kardan ev yapmıştık.

          • Snowlover81 dedi ki:

            Ne yalan söyliyim benim cok umudum yok 😦 sahilde 25 cm kar bana artık hayal geliyor. Onun için eskiden eksi 10-15 arası (850de) gelse yeterdi ama şimdi eksi 15-20 arası gelecek de ayrıca iyi bir alçak basınc olacak da falan filan. Umarım bu sene olur, en cok guvendiğim gecen kış beni cok buyuk hayal kırıklıgına ugrattı, bu yüzden bu kış cok temkinliyim. Ayrıca ingiliz tahmincilerin, ingilizlerin forumlarındaki yorumları okuyunca: yok ingiltere’de bu kışta sert kış bekleniyor, ocak’ta 3 hafta kadar kar kalabilir tarzı yorumları ve tahminleri okuyunca, ayrıca batıda soguk kar bizde ılık ruzgarlı mantıgı olunca tabii ki ben çook temkinliyim maalesef. Bakalım ekım gibi bi şeyler belli olur az kaldı. Sevgiler.

            • hava ankara dedi ki:

              Yalannn… Yalannn söylüyorlar…. 🙂
              Temkin kelimesini yanlış kullanmışsın abi. Temkinli olan İngiliz forumlarındaki 5 aylık tahminlerle moralini bozmaz. 🙂 Hem bu sene geçen seneye göre çok güzel gidiyor. İnşallah devamı da böyle olur. Dediğiniz gibi, ne kaldı şunun şurasında:)

        • Semih dedi ki:

          Off be ne kardı ama 😀 Ne günlerdi, apartman kapısının önüne tipi yüzünden 1 metre kar birikmişti. Bazı araçlar kardan görünmüyordu. Sahilde banklar görünmüyordu.

          • Trakyalı dedi ki:

            Daha ağustos ayından böyleysek, bunun ekimi var kasımı var, bekle bekle zaman geçmez kış için 🙂

    • Karcı Hakan dedi ki:

      Bir kaç resim daha buldum. Yükleyen kişi 2004 diye yüklemiş,ama tam tarih vermemiş. Yer Gaziosmanpaşa/Akşemsettin(rakım 120 metre);

      1
      2
      3

      Ayrıca ben,2004’teki kar kalınlıklarını da rapor etmiştim (Pendik içi) Pendik sahil’de 44 cm, Kurtköy’de (120 metre)66 cm, Aydos’ta (325 metre) 95 cm ölçmüştüm. Tabii çok büyük bir kar kütlesi olduğu için, 8-10 cm’lik sapmalar meydana gelmiş olabilir. 2004’ten sonraki en etkili sistem (Son 10 yılda gelen) 2008 sistemiydi. Aydos’ta 58 cm kar ve -13,5 derecelik sıcaklık ölçmüştüm (Sıcaklık ölçümü benzinlik’ten 😀 )Ne günlerdi ama…

      • Havadelisi dedi ki:

        İzmit sahil 55 cm’di, 13 Şubat 2004 akşam saatlerinde kendim ölçmüştüm. İzmit’in arkasındaki Aydos ayarındaki tepelerin 150 cm civarında olduğu söyleniyordu, Uludağ 4 metre filandı sanırım.

        • Karcı Hakan dedi ki:

          Evet hocam, ikinci sistem tam bir doğu ve güney Marmara sistemiydi (13 Şubat 2004). Ama ilk sistem Trakya ve İstanbul’u çok etkiledi yanlış hatırlamıyorsam.

        • Mamii dedi ki:

          Evet Bahçecik’ te 1 metreye yakındı. 2 gün elektrikler yoktu teller kopmuştu.

          Çökmesin diye temizliyorduk.

          1

          Evin önündeki yol ama gözükmüyor

          2

          Kusura bakmayın fotoğraf makinesi çok eskiydi görüntüler pek güzel değil.

        • Semih dedi ki:

          Tuzla sahilde de 55 cm kar vardı, bizzat ölçmüştüm.

          • Semih dedi ki:

            Karcı Hakan arkadaşımıza bir soru soracaktım. Google Earth’ten tüm Pendik’e baktım ama 300 metreden daha yüksek rakımlı bir yerleşim birimi yok. Acaba tam olarak Pendik Aydos’un neresindesiniz?

            • Karcı Hakan dedi ki:

              Google earth verileri 2009 yılına ait. Pendik’te 300 metreden yüksek yerleşim yeri olmadığından emin misiniz ? Ya da şöyle sorayım; Aydos’un bugünki halini gördünüz mü? Aydos’un çok geliştiğini ve bu civardaki bir çok arazinin konutlarla dolduğunu, ormanların kesilip rant alanlarına çevrildiğini belirteyim. Ayrıca belirttiğim 325 metrelik yer, ölçümü yaptığım düz arazinin rakımıdır. Yani bahçemin veya evimin rakımı değildir .Çok merak ediyorsanız söyleyeyim; Evimin tam olarak rakımı 280 metredir. Amacım da evimden 45 metre yüksek yerde ölçüm yapıp, kar kalınlığını şişirmek değil. Haa doğru ya,a radaki 45 metrelik mesafede 5-6 derece sıcaklık, 30-40 cm kar kalınlığı fark eder. Şişirmişim biraz. Özür diliyorum. En iyisi bir kar kalınlığından bir 40 santimetre kırpalım, Aydos’a 55 santimetre diyelim.

              • Semih dedi ki:

                Sorumu yanlış anlamışsınız herhalde. Eğer yanlış anlaşılacak bir duruma yol açtıysam özür dilerim. Sadece merak ettim, o yüzden sordum.

  26. Semih dedi ki:

    Havalar ne güzel serinledi yahu 🙂 Gündüz Kadıköy çarşı içi bile harika esiyordu. Şu anda Moda’da ki evimizdeyim. Her yer püfür püfür esiyor. Özlemişiz böyle havaları 🙂 Hep böyle olsa hiç fena olmaz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Aynen öyle. Yine de pencereleri kapatınca çok sıcak oluyor. Moda’dan bildirdim.

      • Semih dedi ki:

        Moda’nın bu özelliğini seviyorum işte 😀 Az önce ablamla konuştum. Tuzla merkezde yaprak kımıldamıyormuş 🙂 Acaba ailecek Moda’daki eve mi yerleşsek? 😀

        • Karcı Hakan dedi ki:

          Tuzla’yı ve Moda’yı bilmiyorum da, Aydos’ta hava mükemmel. Rüzgar yer yer sert esiyor ve kuzey-kuzeydoğu istikametinden bulutlar geliyor. Sıcaklık 24,9 derece.

          • Semih dedi ki:

            Evet rüzgar şu saatlerde oldukça sertleşti Moda’da ama güneşli bir hava hakim.

            • Behlül dedi ki:

              Arkadaşlar İzmit yıkılıyor müthiş güzel bir yağmur ve çok güzel bir serinleme var. Harika.!!! Yaz ortasında böyle serinlemelere bayılırım hem bunaltıcı sıcaklardan kurtulmuş olunur hem de sonbahar ve sonrası kışı anımsatır hep bana 🙂 bir de dmi kocaeli ve çevresi için uyarı vermiş!!!

        • Karcı Hakan dedi ki:

          Kışın da kanser olursun Moda’da. Kar yağacak mı tutacak mı soruları kafanı kemirir. Ozan hocam bilir 🙂

          • Havadelisi dedi ki:

            Bilmez miyim… İzmit merkez, Kartal sahil, Moda filan kar severin düşmanı semtlerdir…

            • Semih dedi ki:

              Tuzla’da da pek farklı şeyler olmuyor 🙂 Ama en azından ısı adası az ve bu yüzden kar açısından biraz daha şanslı. Mesela Tuzla sahilde 10 cm kar varsa Pendik sahilde 6-7 cm oluyor.

              • Karcı Hakan dedi ki:

                Ama Tuzla’nın da şehirleşme kurbanı olduğunu görüyorum.Son zamanlarda beton yapılar epey arttı.

  27. Karcı Hakan dedi ki:

    1

    İstanbul’da yarın gökgürültülü sağanak yağış görülebilir. Lifted ve Cape az da olsa konvektif potansiyel vermiş. Grafiği yorumlarsak; yoğunlaşma depresyonu (Çiğ noktası ile çevresel sıcaklık arasındaki fark, bir başka ifadeyle;kırmızı çizgi ile mavi çizgi arasındaki fark) küçük görünüyor. Ayrıca hiç bir seviyede negatif engelleme alanı yok (Parsel sıcaklığı çevresel sıcaklıktan yüksek olduğu için,bir başka ifadeyle;gri çizgi,kırmızı ile mavi çizgi arasında kalmadığı için). LCL çizgisinin üzerinde de negatif engelleme alanı olmadığı için, Konvektif engelleme indeksi (CIN) sıfır verilmiş. Bulut oluşumunda sıkıntı görmüyorum. Sade K index sıkıntılı görünüyor, ama o da tek başına etkisiz bir eleman. Ben diyorum ki;yarın İstanbul’un bazı ilçelerinde orta kuvvette oraj olasılığı var. Olmazsa da bu konudaki acemiliğime verin 🙂

  28. Snowlover81 dedi ki:

    Yine ilginç bir haber bu kez Rusya’dan. Ben ilk defa Rusya için hortum haberi görüyorum. Bu sene yine ekstremlerin senesi olacak belli oldu.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet Rusya’da hortum olunca tüm dünyada ekstremler artıyor (?!) 🙂

    • çihiro dedi ki:

      Bence Rusya’da hortum çok normal. Geniş düzlükler var. Dağlık alanlardaki hortum potansiyeli daha düşük sanırım öyle değil mi?

  29. Thunder dedi ki:

    1

    Yukarıda verdiğim resimdeki kırmızı ile çizilen yerdeki kahverengi olan yerlerde nem 0 olarak mı gözüküyor? Çünkü skalada 50 olarak gözüküyor.

    1

    İkinci resimde ise Dünya çapında kahverengi olan yer sadece birinci resimde gösterdiğim yerde var.Yani ne zaman baksam hep onları görüyorum.Size bir sorayım dedim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben anlayamadım soruyu. Skalada ne 50 olarak gözüküyor? Skala nerede?

    • Karcı Hakan dedi ki:

      O kahverengi renkli oluşumlar, nem değil de, toz bulutu bildiğim kadarıyla. Sanırım bunu sordunuz.

      • Thunder dedi ki:

        Toz bulutu olduğundan emin misiniz? Ankara’da daha 11 gün önce aynı şekilde uydu görüntülerinde gözüküyordu. Fakat hava açıktı.

        • Karcı Hakan dedi ki:

          Aklıma toz bulutundan başka bir şey gelmedi.

          1

          1

          Ayrıca dikkat ettiniz mi bu renkler sadece çöllere yakın bölgelerde var.

        • traurig dedi ki:

          bahsedilen skala sıcaklık skalası değil mi o renkten beyaza doğru 50’yi ifade ediyor

          50den -75e kadar

          • Semih dedi ki:

            Evet bahsedilen skala, sıcaklık skalası sanırım. Hatta başlıkta parantez içinde ”C” yazıyor.

            • Karcı Hakan dedi ki:

              Sıcaklıktan kasıt? Yer sıcaklığı mı ? O halde Trakya şu anda -35 derece civarında. Hee, ”bulut tepe sıcaklığı” diyorsanız bilemiyorum.

  30. Semih dedi ki:

    Tuzla’da Temmuz ayı içinde gerçekleşen en yüksek, en düşük ve ortalama sıcaklık grafiği. Ay içindeki ekstrem değerleri grafik üzerinde belirttim. (Grafiği kendi istasyonumdan aldığım verilerle oluşturdum).
    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkürler! Ortalama sıcaklığı nasıl hesapladın?

      • Semih dedi ki:

        Ortalamayı, bilgisayarımda verileri otomatik aktaracağım bir hava durumu yazılımı olmadığı için otomatik hesaplayamıyorum. Her saat başı da evde olamadığım için (mecburen) Max/Min yapıyorum.

  31. Karcı Hakan dedi ki:

    Wetterzentrale, renkli 500 hpa basınç ve 850 hpa sıcaklık haritalarını yayınlamış (1871’den itibaren) kısa bir süre içinde iki tane muazzam sistem buldum. Biri nam-ı diğer 1929 kışı, diğeri Fenerbahçe’nin kuruluş yılı olan 1907’deki sistem;

    1

    1

    Gördüğünüz gibi 1907’de, Azor yükseği ile Sibirya yükseği birleşmiş, omega blok oluşturmuş ve Atlantik çıkışlı subpolar siklonların, okyanusun ılıman havasını kıta Avrupa’sına taşıyıp soğuğu dağıtmasını engellemiş. Bu muazzam basınç dağılımında soğuk hava yerinde duramamış ve Akdeniz çanağına sefer düzenlemiş. Akdeniz de çıldırmış ve süper bir siklon oluşturmuş. Sonrası malumunuz.

    1

    1

    Efsane 1929 kışında ise Sibirya yükseği sazı eline almış ve Doğu Avrupa’yı soğuktan felç etmiş. -35’lik aşırı soğuk çekirdek (850 hpa’da) neredeyse 2 ay boyunca İskandinavya-Arkhangelsk arasında hiç güç kaybetmeden duruvermiş, uygun basınç yerleşimi anında ise dibimize yani Balkanlar’a kadar inivermiş (hoş, basınç yerleşimleri aynı 2 ay boyunca neredeyse her zaman uygunmuş 🙂 ) Soğuğun Sibirya kökenli olması yer yüzeyini feci derecede soğutmuş ve İstanbul’da -16,4 gibi rekor bir sıcaklığın ölçülmesini sağlamış (üstelik Göztepe’de ölçülmüş bu sıcaklık. Yüksekleri düşünemiyorum bile) Aynı tarihlerde Karadeniz sahili boyunca da tüm zamanların soğuk rekorları kırılmış (evimdeki Ansiklopedi’den aldığım bilgiler) Samsun -9,8 (9.2.1929), Trabzon -7,4 (9.2.1929)… Ayrıca 1929 kışı meteorolojik kayıtlar tutulduğundan bu yana en soğuk şubat ve mart ayını bünyesinde barındıran kıştır (İstanbul için)

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkürler, 1907 muhteşem yahu.

      • Karcı Hakan dedi ki:

        Evet hocam. Tam İstanbul’luk.

      • Behlül dedi ki:

        1907’deki ölçümlere ulaşmak mümkün olsa acaba 1929’dan daha soğuk sıcaklılar kayıt edilmiş olabilir mi? Çünkü görüntü bunu böyle olduğunu düşündürüyor bana.. 1907 bu yılı bu kadar seveceğim hiç aklıma gelmezdi 🙂

    • Flytek dedi ki:

      Ben bunlara nereden bakılacağını bulamadım. Link verirseniz memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.

    • Behlül dedi ki:

      Hakan verdiğin habere çoçuklar gibi sevindim 😀 Bu konuda Ozan hocayı çok rahatsız etmiştim demek Hans’la konuşmuş 🙂 onlar da haritaları yapmışlar. Şimdi 1929 kışı şehir efsanesi kitabının sağlamasını yapacağım…. yakın tarihimizin gördüğü en müthiş kış ama 1907 olayı daha deliymiş… Ozan hocam acaba 1907 gibi özel ve 1800 yılların sonlarını kapsayan istatistikleri Kandilli’de bulmak mümkün müdür merakım acaba 1929 benzeri bir başka yakın tarih kışı daha var mı?

      • Havadelisi dedi ki:

        Kandilli’de günlük sıcaklık ve yağış değerleri var sanırım ama ücret karşılığı veriyorlar bildiğim kadarıyla.

      • Karcı Hakan dedi ki:

        Benim düşünceme göre, 1907 kısa süreli bir sistem. 1929 ise çok uzun soluklu bir sistem gibi görünüyor. 1929’daki soğuk çekirdek neredeyse 2 ay boyunca Doğu Avrupa’da sabitlenmiş. 1929’da Doğu Avrupa’da yüzeyin nasıl feci şekilde soğuduğunu tahmin edemiyorum. Elimde o zamana ait veriler yok ama, Moskova, Minsk, Varşova gibi şehirlerde -45’ler kaydedilmiştir muhtemelen. Ozan hocam, sizce ”1929 kışında Doğu Avrupa’daki soğuk çekirdeğin çok uzun ömürlü olduğu için, Doğu Avrupa ve Balkanlar’da yüzeyi çok fazla soğuttuğu, bu sebeple 1929’daki sistemin soğuğunun (yüzeyde) çok daha etkili olduğu (1907’ye göre) ” yaklaşımı mantıklı mıdır ?

    • bulut75 dedi ki:

      Hakan’ım ellerine, emeğine sağlık. Bir daha böyle oluşumların, bu kadar güzel kışların oluşabilmesi ve İstanbul’u etkilemesi için illaki basınç yerleşimleri tam bizim lehimize olması mı gerekiyor, değerleri de iyi olmalı öyle mi, buna benzer birkaç şart daha oluşacak öyle mi… Yani kısacası amiyane tabirle özür dileyerek söylüyorum ama dıdısının dıdısı olması gerekiyor. Gerçi sizler ne dersiniz (Ozan hocam, hakan hocam, santiago hocam) bilmem ama bu güneş aktivitesine, gulfstream’e, volkanik faaliyetlere, okyanuslardaki soğumalara paralel, gerçekleşebilecek olan küçük buzul çağı gerçek olursa eğer, 1929 (9 Şubat) -1907 (21 Ocak)- 1911 (7 Şubat) vs. gibi sistemler birkaç senede bir görür müyüz, yani küçük buzul çağının yaşanacak olması böyle kışlar görmemizi kolay ve sık kılar mı, yoksa küçük buzul çağının gelmesiyle yukarıda saydığım efsane sistemlerin gelmesi arasında pek bir bağ kurulmaz mı, yani bir alakası olmaz mı?

      • Havadelisi dedi ki:

        Genel bir soğuma olursa sert sistemler görme olasılığı tabii ki artar. Ama 1987’nin, 2004’ün filan küçük buzul çağıyla ilgisi olmadığını düşünürsek, önemli olan yine basınç yerleşimleri diyebiliriz.

        • bulut75 dedi ki:

          Bu basınç yerleşimleri İstanbul’un yüzüne 1 asırda 10 kere gülüyor veya gülmüyor. 1907-1911-1929-1954-1985-1987-1992-2004-2006-2008. Yani 10 seneye 1 kuvvetli sistem. İşimiz basınç yerleşimlerine kaldıysa halimiz harap.

          • Havadelisi dedi ki:

            2000’lerde birden çok fazla kaliteli sistem vardı, Akdeniz çanağında denize sıfır bir şehir için fazla bile.

          • Karcı Hakan dedi ki:

            Bence, 2002-2003 ve 2005 yıllarında gelen sistemler de hiç fena değildi. Önümüzdeki kış olsa hayır demeyiz 🙂

      • Karcı Hakan dedi ki:

        Teşekkür ederim kardeşim, Ozan hoca kısaca bahsetmiş, ben de kendi fikirlerimi söyleyeyim. Öncelikle şöyle başlayayım; küresel sıcaklığın düşmesi, Türkiye’nin de soğuyacağı anlamına gelmez. Örneğin; Gulf stream biterse veya yavaşlarsa Kuzey ve Batı Avrupa’nın mutlak suretle soğuyacağı aşikar. Gulf stream hakkında şöyle bir tez de var;”Gulf stream’in durması soğukların güney enlemlerine inmesine sebep olup, Subpolar (kutup altı-İzlanda D.A.B) alçak basınçların daha güneyde oluşmasını sağlayacak ve bu alçak basınçlar da ılıman kökenli olduğu için, Güney Avrupa’yı (Biz de dahil, tüm Akdeniz havzası) daha yağışlı ve ılıman bir iklim bölgesine çevirecek” (Subpolar alçak basınç alanları, kutup rüzgarları ile ılıman batı rüzgarlarının karşılaştığı yerde oluşuyor. Gulf stream yavaşlarsa, kutup rüzgarları daha güneye iner ve alçak basınçlar daha güneyde doğar) Okyanuslardaki soğumalar tüm dünyayı soğutmaz bence. Bu olayın vuku bulduğu yer veya oraya yakın yerler etkilenir. Bu konuda şurada bir yorum yapmıştım. İçlerinde güneş aktivitesinin yerinin biraz daha fazla olduğunu söyleyebilirim (kendi fikrim). Çünkü güneş; yerkürenin ikliminin oluşmasındaki en önemli elemandır. Buzul çağı olursa, belirli bölgelerde ciddi soğuklar toplanabilir, ama bu soğukları bize indirecek olan da basınç merkezleridir. Ozan hoca’nın da dediği gibi ”1987 ve 2004”gibi kışlar El Nino (Küresel sıcaklıkların normallerin üzerinde olduğu yıllar) yıllarında gelmiştir. Ozan Hocam, katılmadığınız bir yer olursa, bu yeri söylerseniz mutlu olurum.

        • Havadelisi dedi ki:

          Katılmadığım bir yer yok, yalnızca şu var, Gulf Stream’de bir yavaşlama olduğu genel kabul görmüyor.

        • bulut75 dedi ki:

          Anlaşılmıştır. Her şey basınç yerleşimlerinde bitiyor. İstanbul’a mini buzul’dan falan fayda yok. İstanbul için mini buzul çağı falan hikaye 🙂

          • Havadelisi dedi ki:

            Fayda olabilir. 92 kışı çok soğuk ve kar sağanaklıydı, Pinatubo patlamasından ötürü küresel ortalama sıcaklık düşmüştü ve piyango Türkiye’ye vurmuştu. “Olasılık artıyor”dan kastım bu.

        • bulut75 dedi ki:

          Hakan hocam şu linki bir okumanı rica ediyorum. Mikdat Kadıoğlu hocanın, sorulara verdiği yanıtlar.

          • Havadelisi dedi ki:

            Bulut75 kardeşim ben de senin şu linki okumanı rica ediyorum. 🙂

          • Karcı Hakan dedi ki:

            ”Sıcak su akıntısı Atlantik Okyanusu’nu geçerken batıdan gelip doğuya giden hava sistemlerini ısıtır. İngiltere olsun, Türkiye olsun iklimimiz bu yüzden daha ılıman olur. Bu akıntı kesilirse veya daha kuzeye ulaşmadan geri dönerse, Kanada üzerinden gelecek olan buz gibi kutup havası bu akıntıdan dolayı ısınmadan, yumuşamadan üzerimize gelecek, bizim sıcaklığımız 4-5 derece düşecek. Yani bizim için bir buzul çağı başlayacak.” Bunu Miktad hoca söylemiş.Öyle olacağının bilimsel bir kanıtı yok. Benim üstte bahsettiğim teori de bilimadamlarına mantıklı geliyor, ama benim verdiğim teorinin de bilimsel bir dayanağı yok. Sadece senaryo. Ayrıca gulf stream’da belirli bir yavaşlama olmadığı belirtiliyor 🙂

            • bulut75 dedi ki:

              Hakaaanım hocam, tam da benim kastettiğim kısımla bana dönüş yapmışsın. Teşekkür ederim. Senin dediğin doğru olabilir. Zaten Mikdat hoca, 1000 yılın soğuklarının geleceği fikrine katılmadığını, buna paralel gulfstream’de yavaşlama olmadığını belirtiyor. Bundan bir birbuçuk sene evveldi. Daha, geçen sene ekim ayındaki 1000 yılın soğukları önermesi de yoktu. Geçmiş zaman olduğu için tam olarak hatırlamamakla birlikte ya national geographic veya discovery kanalıydı. Yabancı bir bilimadamı gulfstream akıntısında her zamankinden farklı bir durumun olduğunu söylüyor ve bu durumda olacakları harita üzerinde çizerek açıklıyordu. Avrupa kıtasının kuzeyinden başlayarak çizmeye başladı ve güneye kadar indi. Fakat bu sürecin yani güneye kadar yayılma sürecinin 4-5 seneyi bulacağını ve güneye genişlemesinin her sene aşama aşama olacağından bahsediyordu. Ve programın yapımcısı, sanırım ki bu bilimadamına kolaylık olsun diye bir animasyonla destek verdi. Yani Avrupa’nın kuzeyinden güneyine doğru mavi renk ile kuzeyden guneye genişleyen mavi renkli bir animasyon yayınladı ve işin asıl ilginci bu mavi renk bizim mamara ve karadeniz böglesini içine alıyordu. Bu bilimadamının dediği doğru olmayabilir tabii ki. Ama bu programı izledikten sonra gayriihtiyari gulfstream akıntısına olan ilgim arttı. Her gün, gulfstream akıntısının hızını gösteren bir linki takip ediyorum. Ama senin dediğin mantıklı. Basınç yerleşimleri ile ilgili demek istediğim şu ki: Basınç yerleşimlerine işimiz kalınca bekle de bekle 1987 gibi sistem gelsin. O yüzden ben İstanbul’u sıradışı bir durumun paklayacağını düşünüyorum. Yoksa işimiz basınç yerleşimlerine kalırsa 5 senede bir güzel bir sistem alırız. Hee bir de bu mini buzul çağı gerçek olursa ve bize etkisi tam aksi olursa, ben artık bu kar hastalığını tümden bırakıyorum 🙂

              • Karcı Hakan dedi ki:

                Buzul çağı riskli iş 🙂 En iyisi basınç yerleşimlerinin tutmasını beklemek. Zaten kar yağışını da sevme sebebimiz, nadir görülmesi, zor ulaşılabilir olması ve ona duyduğumuz hasret (İstanbul gibi kıyı şehirlerinde) değil midir ? Benim öyledir şahsen. Mesela Erzurum’da ve Sivas’ta oturan birisine sorsak ”gardan gıştan bıktık doprağım, hayatımız gar oldu gardaş” gibi ifadeler kullanır muhtemelen. Şahsen ben, buzul çağı olmasını istemem. Çünkü, böyle senaryolarda Avrupa’da ve Türkiye’de kaç insanın öleceği, tarıma nasıl darbe geleceği, hayvancılığın hayvanların nasıl telef olmasıyla biteceğini tahmin bile edemiyorum. Basınç yerleşimleri uygun olduğunda, pek ala 1929, 1954, 1985, 1987, 2004 gibi belleklerimize kazınan sistemlerin gelebildiğini biliyoruz. Hatta yakın tarihimizdeki 17-18 şubat 2008 sistemi de çok somut bir kanıt. Yani böyle muazzam sistemlerin gelmesi için ”mini buzul çağı” şartı yok. Hem de olası bir ”mini buzul çağı”ndan Türkiye’nin nasıl etkileneceğini bilemiyoruz maalesef (benim bahsettiğim teori mi gerçek olur,Türkiye’nin kuzey kesimleri buzlarla mı kaplanır) Son olarak, önümüzdeki kış mükemmel bir sistem görmeyi diliyorum.

  32. Thunder dedi ki:

    Merhaba, DMİ’nin verilerine göre Ankara’da Salı gününden itibaren gökgürültülü yağışlar görünüyor. Geçiş yağışı mı yoksa sonbaharın habercisi mi?

    • Havadelisi dedi ki:

      Kuzeyden serin bir hava sarkacak yağışlar onunla ilgili, ama sonbaharın habercisi diyemeyiz henüz, daha sıcaklar çok olur.

  33. bayat dedi ki:

    bir hususta bilgi almak için siz değerli hava delilerini rahatsız ediyorum.

    istediğim bir araziye otomatik meteoroloji istasyonu kurdurmak istesem (yıllık yağış, rüzgar, vb değerlerin ölçümü için) nasıl ve ne kadarlık bir maliyete kurdurabilirim ?

  34. çihiro dedi ki:

    Dün Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık 47.3 derece!

    1

    Türkiye’de bugüne kadar ölçülmüş en yüksek sıcaklık ise 48.8 derece!

  35. havadansudan dedi ki:

    benim anlamadığım bir şey var. poyraz istanbul’da denizden esen bir rüzgar. buna rağmen, kuvvetli estiği zaman nemi düşürüyor. denizden esen bir rüzgar nemi nasıl düşürebiliyor? artırması gerekmez mi?

    bir de bugünün en düşük sıcaklığı mardin’de 33.3 derece ölçülmüş! rekor olabilir mi?

    • Havadelisi dedi ki:

      Tam olarak ne zaman oldu dediğin şey İstanbul’da, incelesek? Her poyrazda nem yüksek olur diye bir kural yok tabii ki, başka şeylerle de ilgisi olabilir gözleminin…

      En düşük 33.3 ise Mardin için rekor değil… Daha önce Temmuz ayında 34.1, Ağustos’ta 35 derece ölçülmüş, ve evet bunlar gece en düşük sıcaklıklar…

      • havadansudan dedi ki:

        dediğim şey şu an olmakta ozan 🙂 rüzgar kuzeydoğudan sert esiyor ve nem %29.

        • Havadelisi dedi ki:

          Yerel koşullarla ilgisi olmalı, çünkü İstinye’de nem %70, Balmumcu’da %56, Şile’de %56, Kilyos’ta %61 şu an. Marmara Denizi’ne yakın olan Kartal’da %33, senin işaret ettiğin istasyon olan Atatürk Havalimanı’nda % 27… Benim haritalara server bulmak şart oldu, harita üzerinde görsek daha rahat anlardık. Karadeniz’in nemi bazı durumlarda bir şekilde güneydeki istasyonlara ulaşamıyor…

    • Santiago dedi ki:

      Bence yukarı seviyelerdeki hava şartlarıyla alakalı olabilir. Bu konvektif engelleme denilen şeyin etkisi falan.. Mehmet Can yorumlayabilir..

      Diğer bir düşüncem de, basınç merkezinin konumuna bağlı olarak Ukrayna’dan kopan sıcak ve kuru hava rüzgarın hızıyla fazla nem alamadan bize ulaşıyor olabilir. Zaten nem düşük olduğunda sıcaklık 33C-34C’lere çıkabiliyor..

    • Karcı Hakan dedi ki:

      Acaba tam poyraz değil de, gündoğusuna yakın esen rüzgardan olabilir mi? Benim bildiğim poyraz nemi arttırır.

  36. White Fox dedi ki:

    Sevgili havadelisi takipçileri, bu akşam İngiltere’ye yolculuğa çıkmam sebebiyle; 20 gün kadar skew-t log (p) diyagramları ile ilgili soru ve değerlendirmelere cevap verme imkânım pek yok. Aynı şekilde kendi blog sayfamda da yorum yazıldığı takdirde günlerce bekleyecek.
    Bilgilerinize sunulur.

    • Havadelisi dedi ki:

      İyi yolculuklar, güzel gez, İngiltere’nin havasını da öğren 🙂

    • Santiago dedi ki:

      İyi tatiller..

      Geçen kış Londra’ya bedava uçak bileti kazanan talihlilerden ilki ortaya çıktı 🙂 Diğer arkadaşımızın da NASA’dan alınan son gizli verilere göre Welbane olduğu iddia ediliyor 🙂

  37. lithium dedi ki:

    Bugün özellikle Güneydoğu sıcaklık rekorlarını zorluyor. An itibariyle Cizre 47,1 derece.

    Benim dikkat çekmek istediğim konu Antalya’daki sıcaklıklarla ilgili. DMİ’nin sayfasından güncel sıcaklıklara baktığımda aşağıdaki gibi bir durumla karşılaştım.

    1

    Demre ile Kaş arası sadece 40 km. İkisi de güneye bakıyor, ama Demre Kaş’a göre birazcık daha içerde. Aralarındaki 8 derecelik farkı deniz meltemiyle açıklamaya çalıştım. Rüzgar yönleri mantıklı, fakat hızları meltem etkisi yaratmak için bana çok düşük geldi. Zira Demre’nin hemen yanıbaşındaki Finike 41,3 derece fakat orada da rüzgar Kaş da olduğu gibi güneyden, yani denizden esiyor.

    Vallahi ben çıkamadım işin içinden. Ama çok ilginç bir durum olduğu aşikar. 40 km’de 8 derece farketmiş.

    • Havadelisi dedi ki:

      İnsana “olmaz” dedirtiyor biliyorum ama meltem işte böyle bir şey. Rüzgarın hızının deniz havasının nereye kadar içeri sokulabildiği üzerinde fazla etkisi olmayabilir. Ben bazen Yalıkavak’ta 15 dakika yürüme mesafesindeki iskelenin oraya indiğimde bile (tahminen) 2-3 derece serin bir havayla karşılaşıyorum. Sizin gösterdiğiniz durum da çok güzel bir örnek. Söylediğiniz gibi rüzgar yönü mantıklı, nem oranı da Kaş’taki havanın deniz havası olduğunu gösteriyor. Gözleminizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.

  38. devrim dedi ki:

    somali’deki kuraklığı bir de bizim gözümüzden irdeleyecek bir hocamızın bir yazısı olsa da okusak.

  39. Semih dedi ki:

    Bugün hava ne kadar güzel İstanbul’da. Kuru havaları özlemişiz be 🙂
    Tuzla’da sıcaklık 27.7 derece ve nem %39.

  40. White Fox dedi ki:

    An itibariyle dikkatimi çeken aşırılıklar;
    Nusaybin 46.3
    Ceylanpınar 45.6
    Viranşehir 45.0

    Bence Silopi, Cizre gibi ilçeler 46.3 dereceden de sıcaktır.

    • eyukan dedi ki:

      cizre nusaybin kızıltepe en yüksek sıcaklıklara sahip, zaten türkiye’de ölçülmüş en yüksek sıcaklık 48.8 ile mardin kızıltepe’ye aittir bugün saat 15.30 civarı 46 dereceydi yarın 47 dereceyi görebilir ama sıcaklık bu kadar yüksek olduğunda da nem çok düşük kalıyor % 5 gibi bu da az da olsa daha serin hissetmemizi sağlıyor…

      • çihiro dedi ki:

        Nem çok düşük olunca hissedilen sıcaklık da, sıcaklık ne kadar yüksek olursa olsun, düşüyor. Bunun sebebi ne acaba?

        • Havadelisi dedi ki:

          Hesaplama formülünden kaynaklanıyor. Mantıklı da. Sonuçta nem çok düşük olunca hava 40 derece de olsa terin rahatça buharlaşıyor ve bir ferahlama sağlıyor.

  41. çihiro dedi ki:

    Yeryüzünde mutlak nemin sıfır olduğu yerler var mıdır? Yani bu mümkün mü?

  42. Semih dedi ki:

    Adapazarı merkez yanıyor! Sıcaklık 36.7 derece ve nem %54! Karasu’da ise sıcaklık 30.8 ve nem %85! Bu demek oluyor ki Adapazarı’nda hissedilen sıcaklık 49 derece ve Karasu’da 43 derece!

    1

    Saat 17.00 itibariyle ise sıcaklık 37.6 derece ve nem %64 olmuş! Yani hissedilen sıcaklık 58 derece!! Eğer bir yanlışlık yoksa gerçekten çok yüksek bir değer!

    2

    • Havadelisi dedi ki:

      Geçen sene sanırım İzmir-Selçuk’ta hissedilen sıcaklık 51 dereceyi bulmuştu, ama Adapazarı kopmuş, tabii eğer bir yanlışlık yoksa… Öte yandan ben şüphelendim.

      • Semih dedi ki:

        Bana da biraz gariplik var gibi geldi. Çünkü saat 17.00’da sıcaklık yükselmiş ve onunla birlikte nem de %10 artmış.

        • ersin dedi ki:

          Dün Sakarya merkez en yüksek sıcaklık 44 C ölçülmüş, hissedilen de değil. Bunda da yanlışlık olabilir gibi geldi, saat 17’de 36 C olmuşsa 44 mantıksız göründü biraz.

    • BURAK dedi ki:

      Şu an bir iş için Adapazarı’ndayım gerçekten çok sıcak bir gün ne yapıp ettiysek serinleyemedik kaç litre ter akıttık bilemiyorum yani 🙂

  43. İsmini Vermek İstemeyen İzleyici dedi ki:

    Saat 16:05 itibariyle sizin yanda linklerini verdiğiniz otomatik istasyonlardan İstanbul-Acıbadem istasyonu 37.6 derece sıcaklık gösteriyor. Bu yıl henüz daha yükseğini görmemiştim şahsen. Çok sıcak ve rüzgarsız bir gün oluyor.

    … Az önce yazdığım yazıdan yaklaşık 7 dakika sonra Acıbadem istasyonu 16:12 itibariyle 38.2 derece sıcaklık ve %17 nem gösterdi.:)) Yorumumu beş dakika içinde revize ettirdi bana. Aynı anda Balmumcu İstasyonu 33.3 derece ve %36 nem oranına sahip. İstinye istasyonu ise 29.9 derece ve %65 neme sahip. Meltemin kudretine güzel bir örnek olsa gerek 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Meltem bile yetmemiş İstinye’yi kurtarmaya, 30 dereceye eşlik eden %65 nem de gayet kötü… Tabii Adapazarı’nın yanında (üstteki yorumlarda var) bu bir hiç kalıyor…

    • Semih dedi ki:

      Acıbadem istasyonundan güneşli günlerde (özellikle öğleden sonra) yanlış ölçümler geliyor. Sanırım o saatlerde güneş alıyor. Bu arada ekleyeyim Tuzla’da en yüksek sıcaklık 36.3 derece. Saat 18.00 itibariyle ise 34.8 derece.

  44. hava ankara dedi ki:

    Öncelikle yeni resim yükleme yerini beğendim çünkü kurumdan da yükleme yapabiliyorum 🙂

    1

    06Z çıktısı bana çok enteresan geldi. Uzun zamandır böyle birşey görmemiştim. 7. güne kadar 2 ana çıktı görünüyor. Ortalamalardan sapan hatalı galiba. Nasıl böyle birşey yapılmış olabilir acaba?

    Bu da İstanbul için olan (Santiago’dan)

    2

  45. Trakyalı dedi ki:

    Muratlı-Tekirdağ radarda kırmızı bölgenin hemen kıyısındaydı, yağış bazı yerlerde belli ki epey kuvvetli olmuş.

    1

  46. Semih dedi ki:

    Tuzla’da tam 25 gündür yağmur yağmıyor 😦 Yaz gelsin yaz gelsin diyorduk, şimdi güneşten ve sıcaktan bıktık 😦 Görünürde yağmur veya serinleme de yok.

  47. hava ankara dedi ki:

    Fırtınayla yağmur yağıyor ama güneş de var. Ankara’yı seviyorum 🙂

  48. faseay dedi ki:

    Hocam Marmara deniziyle Karadeniz arasında neden bu kadar fark var Marmara denizi üzerinde bulut ve yağış oluşamazken hatta deniz dışında tüm kara parçasında bulut oluşabilirken deniz üzerinde sınırı çizilmişçesine oluşamıyor. Hemen 50-60 km yukarısındaki Karadeniz de ise serbest bölgeye geçmişcesine hava rahatlıyor sanki deniz suyu sıcaklıklarında da 1-2 derecelik fark var

    • Havadelisi dedi ki:

      Aslında söylediğiniz her zaman için geçerli değil, kışın koşullar elverdiğinde Marmara denizi de yağışı arttırıcı bir unsur olabiliyor. Karadeniz bölgesindeki bulut oluşumunda dağların da etkisi var, Marmara Denizi çevresindeki yükseltiler de aynı şekilde davranıyor. Karadeniz ayrıca “sea effect” dediğimiz yağışların oluşması için daha uygun, çünkü rüzgarın üzerinde yol alabileceği çok daha uzun mesafeleri var…

  49. Behlül dedi ki:

    Ozan Hocam bilirim bu tür yorumları ve tahmincilik sorularını sevmezsin fakat mevsimsel tahminlerin yok olan medeniyetler tarihine bakıldığında insanoğlu için çok önemli olduğunu düşünenlerdenim. Mevsimlik tahmin sitelerini ilk öğrendiğimde en hoşuma giden noaa’dı grafikler çook renkli ve kışları çoğu zaman mavi gösteren benim hayaller kurmama sebep olan site ancak yıllar geçtikçe noaa’nın aslında yalan bir site olduğunu keşfettim tabii hayal kırıklıklarıyla. En acı ama en gerçekçi tahminleri yapan IRI’nin ise bu işte %80 gibi çook ciddi bir isabet oranı yakaldığını fark ettim şimdi IRI bizi ne zaman normallerde gösterse son 4 senedir böyle biz ılık az kar yağışlı bir kış geçiriyoruz acaba ben farkına varmadan bizim normallerimizmi değişti ki (siz kesinlikle yok böyle bir şey ispatı şu diyorsunuz) ırı’nın ilk verileri bizi yine hüsran dolu bir kış beklediği tahmini yapıyor yine normallerde ve bu adamların tahmin oranı %80 hani mevsim yaklaştıkça da noaa gibi zırt pırt değiştirmiyorlar…

    • sappokinowa dedi ki:

      Ozan hocaya sorulmuş soru, ben gene de birkaç kelam etmek isterim. Öncelikle IRI ‘nın % 70 lere varan bir doğruluk oranıyla tahminde bulunduğunu iddia eden İTÜ’dür, ki bilimsel bir makale, veri ile desteklenmediği sürece bence bu bilginin herhangi bir geçerliliği yoktur. Uzun dönem öngörüler Ozan bey’in daha evvel bu konuyla ilgili bir yazısın a belirttiği üzere bir nevi bilimadamı denemesi niteliğindedir, geçmiş senelerde yapılan tahminlerle o sene kış mevsimi içinde yaşadığımız çelişkiler bu ibarenin doğru olabileceğinini kanıtlarıdır. Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha geçen sene JAMSTEC, NOAA, IRI hatta BASTARDİ amcamız öngörüleri ülkemiz ve Doğu Akdeniz havzası için benzer nitelikler taşıyordu, keza ABD doğu kıyıları normallerden ılık bekleniyordu, peki ne oldu ? Cevabı hepimiz biliyoruz. Son senelerde özellikle negatif fazdaki AO sebebiyle batı avrupa dondu, biz ise kışın alevlendik kurumlara göre mevcut veriler bu durumun bu sene de devam edeceği yönünde, eğer gerçekten bu döngü bu sene de kırılmayacaksa evet, vay halimize ama bu kadar tecrübeden sonra herhangi bir kurumun (IRI dahil) gerçekten bu oranlar da isabetli tahminler yapabileceğini beklemek, düşünmek optimistlik gibi geliyor (yanlış anlamayın sözüm size değildir, geneledir ve bu skalaya ben de dahilim) Ozan bey de bi şeyler eklemek ister mi bilemem, benim intibam bu yöndedir, sağlıcakla diyorum…

      • Havadelisi dedi ki:

        Ben daha önce birçok kereler yukarıdaki tarzda sorulara cevap verdiğim için bu kez sustum, ama siz gayet güzel özetlemişsiniz, teşekkürler.

  50. vonalı dedi ki:

    DMİ şaşırmış olmalı. Eğer şaşırmadıysa, Ordu için kayıtlı tarihinin en feci günü geliyor. Salı günü 38 derece sıcaklık ve 80% min nem oranı tahmin etmişler. Bunu kendi tablolarından eşleştirdiğimizde hissedilen sıcaklık 73 dereceye tekabül ediyor.

Yorumlar kapatıldı.