Son Bin Yılın En… Üçkağıtçı Medyası


Bin yılın en soğuk kışı geliyor!

Ajanslara geçtiğimiz Ekim ayında düşen yukarıdaki ‘haber’, amaçlandığı üzere olağanüstü ilgi gördü. Avrupa’nın özellikle kuzeyinde Aralık ayı boyunca süren soğuklar bu ilgiyi diri tutuyor, haber sık sık anılıyor, anımsatılıyor.

Tahminin, ‘Polonyalı bilim insanları’ tarafından yapıldığı söylendi. Bu bilim insanlarının, Avrupa’yı kışın olması gerekenden daha ılık yaptığı bilinen Gulf Stream sıcak su akıntısının yavaşladığını keşfettikleri, ve bu olayın bu kış Avrupa’yı görülmemiş soğuklarla baş başa bırakabileceği belirtildi. İklimbilimciler ve meteorologlar konuyu tartıştılar, böyle bir olasılığın gerçekten var olup olmadığıyla ilgili açıklamalar yaptılar.

Bu ayın başında ise RealClimate sitesinde şu haber çıkmış, ben yeni gördüm. “Bin yılın soğukları” iddiasının kaynağı olarak gösterilen Polonyalı iklim araştırmacısı Mikhail Kovalevski’nin sözlerine kulak verelim:

Bir kısım medyadaki haberler gerçekten inanılmaz. Bir radyo kanalı için benle röportaj yapan bir gazeteci, Gulf Stream şayet durursa bunun teorik olarak hangi iklimsel etkilere yol açacağını sordu. Ben de, bu tamamen varsayımsal senaryonun Polonya’da çok daha soğuk kışlara yol açacağını söyledim. Birkaç gün sonra internette gördüğüm ise şuydu: Gazeteci, bağlamları dışına çıkardığı benim bazı ifadelerimle kendi sözlerini öyle güzel harmanlamıştı ki, ortaya tamamen farklı yeni bir anlam, kesinlikle absürd bir tez ortaya çıkmıştı. Benden yaptığı alıntılar doğruydu (ama ifade edildikleri bağlamın dışındaydı), onun için bir düzeltme de talep edemedim.

Hikayenin tamamını buradan okuyabilirsiniz. (RealClimate’ın WattsUpWithThat ile ilgili iftiralarına ise kanmayınız, o da çok iyi bir blogdur.)

Bu olaydan biz neler çıkardık? Medya, yerli ya da yabancı fark etmez, ses getireceğini düşündüğü her türlü abartmayı hiçbir beis görmeden ve toplumsal sorumluluk hissetmeden önümüze sürebiliyor. Haberin kaynağını ve güvenilirliğini iyice sorgulamadan değerli zamanımızı harcamamalıyız. Ve en azından bir yabancı dili okuduğumuzun tamamını anlayacak şekilde öğrenmeliyiz ki internet çağında dünyayı takip etmek için başkalarına muhtaç olmayalım.

Reklamlar
Bu yazı İklim (genel) içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

13 Responses to Son Bin Yılın En… Üçkağıtçı Medyası

  1. emre dedi ki:

    Merhaba,
    Bu haberin tiraj veya “başarılı gazetecilik” adına yapıldığı belgelenmiş. Fakat bu gibi haberlerin olması mesela küresel ısınmanın aslında olmadığı veya bu kışın hakkaten soğuk geçmediği anlamına gelmez tabi. Eğer gerçekten son bilmem kaç yılın en soğuk kışını yaşıyorsa dünya bunu istismar edecek çakma gazeteciler de olacaktır.

    Bugün NTV’de çıkan habere bakınız

    Haberde şöyle bir bilgi var: “Soğuk iklimiyle bilinen kuzey ülkelerinden İsveç, 1789’dan beri en soğuk yılını geçiriyor. Başkent Stockholm’de hava sıcaklıkları 24 Kasım’dan bu yana sıfırın üstüne çıkamadı, kayıtlara göre bu kadar soğuk yıl son olarak 1788-1789 kışında görülmüştü.”

    Bu gibi bilgiler gerçekse şayet, bunları nasıl yorumlamak gerekir?

    • Havadelisi dedi ki:

      Birçok şekilde yorumlanabilir. Güneş aktivitesinde azalmanın, okyanus döngülerindeki değişimlerin (ya da bunların çakışmasının), “küresel ısınma”nın kendisinin bile buna yol açmış olabileceği söyleniyor. Pat diye cevabı verilebilecek bir soru değil, iklim sisteminin bilinmeyeni çok fazla. Medya basit ve sansasyonel cevaplar aradığı için önerilen bazı açıklamaları aşırı derecede öne çıkarıyor.

  2. AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

    Bizim meşhur bir atasözümüz var. ”At binenin kılıç kuşananın”. Bu olay aslında yurdumuzda da birçok defa oluyor. Bence hava ile ilgili haberleri veren gazetecilerin de en azından bu platformu boş kaldıklarında okumalarını tavsiye ediyorum. Bazan pireyi deve yapıyorlar. Herhangi bir sistemin son kalıntıları Hopa veya Iğdır’dan Allahaısmarladık dediği gün, gazeteleri açın bir bakın atı alan Üsküdar’ı geçmiş bunlar daha kırmızı halıyı yeni seriyorlar. Peki neden, tabii ki elmayı yeyip henüz ağacını tanımadıkları için. Yani şunu söylemek istiyorum herkes işinin ehli olsa reyting ikinci planda kalır. Meteoroloji bülteni İstanbul kar yağışlı 14 derece deyince akşam bir bakmışsınız herkes 14 derecede kar yağar mı kafayı mı yemişler diyinceye kadar o sıcaklığın o günkü en yüksek sıcaklık olduğunu bilmek gibi bunu bilmiyorsan işin ehli değilsin demektir. Bana göre çok basit ama çok derin manalı………

  3. çihiro dedi ki:

    Akıllara Cemal hocaya atılan keleği getirmiştir.
    http://www.havadantozdan.com/1000-yilin-soguklari-hikayesi/

  4. mtngrnlr dedi ki:

    Evet Ozan sana katılıyorum. Hava olaylarının medyanın rating artırıcı çabalarıyla çarpıtılmasına çoğu kez rastlıyoruz. Geçen hafta bir televizyon kanalında dikkatimi çeken bir film vardı. Adı “Gökyüzünde Dehşet”ti. Filmin konusu; bir grup arkadaş uçakla sıradışı bir yolculuğa çıkıyorlar ve uçak bir süre sonra esrarengiz bir biçimde arızalanıyor ve kontrolden çıkıyor. Ama bir türlü nedense yakıtı bittiği halde düşmüyor. Uçak saatlerce etrafta şimşekler çaktığı halde ilerliyor. İçindekiler de yerden kilometrelerce yüksekte bu esrarengiz olaylarla mücadele ediyorlar. Benim dikkatimi çeken, olaylar gökyüzünde bir uçağın içinde geçiyor ve filmin başından sonuna kadar etrafta şimşekler çakıyor. Etrafta şimşekler çakıyorsa bu muhtemelen bir kümülonimbüs bulutudur fakat uçak hızla ve saatlerce ilerlemesine rağmen o kümülonimbüs bulutu bir türlü sona ermiyor. Benim bildiğim bu bulutlar uçağın 5-10 dk. içerisinde içinden geçip gidebileceği bulutlardır. Bana biraz mantık dışı geldi. Eminim bu filmi bir çok insan izlemiştir. Fakat bu küçük ayrıntıyı farkeden kaç kişi olmuştur acaba merak ediyorum.

    • Havadelisi dedi ki:

      Film zaten esrarengiz olayları anlatıyorsa o kadarcık abartmayı belki hoş görebiliriz 🙂 Bu arada, çok kuvvetli cepheler boyunca da kümülonimbüs bulutları olabilir ve bu cepheler çok büyük mesafeler boyunca uzanabilirler. Yani şimşekler mutlaka yerel ve tek bir buluttan kaynaklanmaz.

    • Santiago dedi ki:

      Film açısından konumuza en güzel örnek “Yarından Sonra” olabilir, aşırı saçmaydı, hatta bir uydu görüntüsü vardı, tüm dünyayı kasırgalar kaplamıştı 🙂

      • Havadelisi dedi ki:

        Aynı filmde, -50 derecelik hava kütlesi binada dolaşıyordu, kahramanlarımız kapıyı sıkıcı kapatarak bu soğuk havanın gazabından ve donarak ölmekten kurtuluyorlardı.

        • requiem dedi ki:

          yanlış hatırlamıyorsam -150 olacak o 🙂 bir de saniyede 10 derecelik sıcaklık düşüşü oluyordu 🙂

      • ERDOĞAN ASLAN dedi ki:

        güzel filmdi meteorolojinin bazen afet derecesinde olaylara gebe olduğunu açıklamaya çalışıyor hele helikopterin donma sahnesi beni çok etkilemişti

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s