Geçtiğimiz Yaz ve Önümüzdeki Kış…


Bir Erdem Erdoğan (Santiago) incelemesidir (ilk yazım tarihi: 26 Eylül 2013).
———————————-
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2013 yazına ait mevsimlik sıcaklık analizini yapmış ve geride bıraktığımız yaz için noktayı koymuş.
Aşağıdaki haritalardan da görüleceği üzere 2013 yazı, bizim de beklentilerimize paralel olarak, Türkiye’nin çoğu yerinde mevsim normallerinde geçti (1981-2010 yılları arasındaki ortalamalara göre).
k3-1-1Daha ayrıntılı bakarsak, bu yazı Karadeniz’e ve Akdeniz’e kıyısı olan bazı bölgeler normalin hafif üzerinde sıcaklıklarla geçirirken, İç Anadolu’nun doğusu ve Doğu Anadolu ise normalin hafif altında geçirdi. Bu durumu Türkiye seçim sonucu haritalarına benzerlik gösteren aşağıdaki haritada açıkça görebilirsiniz. Kıyı illeri ılıkçı parti alırken iç bölgeleri soğukçu parti almış 🙂

k3-1-2Denize kıyısı olan illerin diğer illere göre neden daha sıcak bir yaz geçirdiğini daha önce bir iki kez gündeme getirmiştim, yine aynısını söyleyeceğim: Bunun sebebi, yaz aylarında kıyı illerimizde rüzgarın genelde denizden karaya doğru esmesi ve ülkemizi çevreleyen denizlerin son yıllarda istisnasız olarak normalden bir kaç derece sıcak olması.
Akdeniz’in büyük bölümü ve Karadeniz’de su sıcaklıklarının normallerin üzerinde seyretmesi 26 Eylül 2013 itibariyle devam ediyordu, deniz suyu sıcaklıklarının normalden farkını aşağıdaki haritada görebilirsiniz.
euro_cdas1_anomNormalden sıcak denizlerin, havayı da normalden fazla sıcak hale getirme geleneği Eylül ayında da devam etti. Orta ve Doğu Avrupa ile birlikte ülkemizin bir çok noktası Eylül ayını normallerin altında sıcaklıklarla geçirirken, başta İstanbul olmak üzere hakim rüzgarı denizden karaya doğru olan ve Akdeniz ile Karadeniz’e kıyısı olan birçok merkezde sıcaklıklar mevsim normallerinde ve hafif üzerinde kaydediliyor. Aynı durumu, hakim rüzgarı poyraz olduğu için Ege Adaları, Yunanistan’ın ve İtalya’nın doğu kıyıları ile Libya’da da gözlemleyebiliyoruz.
ncep_cfsr_europe_t2m_anom
Sonuç olarak, 2013 yazı Türkiye’de mevsim normallerinde geçti ve ülke genelinde son 15 senedeki en serin üçüncü ya da dördüncü yaz olarak kaydedildi.
 
yazfark
2013 yazının geçmiş birkaç seneye göre çok sıcak olmamasını, uzun süredir görülmeyen bir şekilde tüm yaz boyunca hafif pozitif seyreden (Ortalama 0,35) NAO endeksine bağlayabiliriz. Bu endeksin pozitife meyilli olması, ülkemizde hem yazın hem de kışın serin geçmesine katkıda bulunur.
nao.sprd2
Sonbahara, biraz yukarıda da belirttiğim gibi serin bir başlangıç yaptık. Fakat Doğu Karadeniz bölgesi dışında kalan çoğu bölgemiz yağış olarak uzun zamandır normallerin altında seyretti. Peki Ekim’in geri kalanında ve Kasım ayı nasıl geçecek, biraz da bunu yorumlayalım.
Yukarıdaki NAO endeksi tablosuna baktığımızda, Eylül’ün ilk yarısına kadar çoğunlukla pozitif bir seyir izleyen endeksin, son bir haftadır sert bir şekilde negatife doğru meyletmiş durumda olduğunu görüyoruz. Bunu da, harareti bir türlü dinmek bilmeyen Kuzey Atlantik su sıcaklıklarına bağlayabiliriz. Aşağıdaki tabloda son 1 senelik durumu görebilirsiniz. Aşırı olmasa da, ciddi bir pozitif anomali göze çarpıyor.
na_sst_anom
İstatiksel olarak, Kuzey Atlantik’te deniz suyu sıcaklıklarının Ağustos ve Eylül aylarında tavan yaptığını biliyoruz. Bu sayede, Atlantik’in ateşinin hemen dinmeyeceğini, su sıcaklıklarının normalden ılık olmasının negatif NAO’yu tetiklediğini ve negatife meyleden NAO endeksinin de kısa bir süre içinde tekrar pozitif değerlere çıkmasının çok kolay olmadığını baz alırsak, önümüzdeki iki ay boyunca ülkemizde ciddi bir kurak dönem olmayacağını söyleyebiliriz. Negatif NAO = Bol yağış.
Kabaca önümüzdeki kışı da gözden geçirelim…
Henüz geride kalan 2013 hariç, son 15 senedeki en serin 5 yazı takip eden kışlara baktığımızda; Kuzey Avrupa’nın ağırlıklı olarak yüksek basınç merkezlerinin etkisi altında olduğunu ve sıcaklıkların kıta genelinde mevsim normallerinin altında kaydedildiğini görüyoruz. (2002-2003, 2004-2005, 2005-2006, 2009-2010, 2011-2012)
YsGnOBlzL6
Kasım ayında tüm verileri tekrar gözden geçerek bir kış tahmini yapacağız. Şu andaki verilerle bir ön değerlendirme yapmak gerekirse, yazın başında belirttiğimiz gibi atmosferik döngüde bir kırılma anı olduğunu (2011 Mart Ayı ile başlayan kırılmaya benzer), bu değişimle beraber bizi yaz boyunca genel olarak serin tarafta tutan basınç örüntülerinin halen devam ettiğini, ve büyük bir ihtimalle 2013-2014 kışının geçen seneye göre ülke genelinde daha soğuk ve karlı geçeceğini söyleyebiliriz. Yine de son noktayı Kasım ayında koyacağımızı yineler, hepinize gönlünüzce geçen bir sonbahar dileriz.
Kış
Güncelleme (06.10.2013)
Ekim ayının başlamasıyla beraber Balkanlar üzerinden gelen Sibirya kökenli nadide bir sistem, Ekim ayının ilk haftasının yurt genelinde (özellikle Batı Bölgeler) normallerin 4C-8C altında geçmesini sağladı. Bu sistemin ne kadar güçlü olduğunu Havadelisi’nin bu yorumundan anlayabilirsiniz.
ncep_cfsr_europe_t2m_anom
Çeşitli model çalıştırmaları, Ekim ayı ortalarına doğru Orta-Batı Avrupa civarına yerleşecek yeni bir yüksek basınç merkezinin ve dolayısıyla kıtaya inecek yeni bir soğuk hava dalgasının sinyalini veriyor. O sistem büyük bir ihtimalle Batı Avrupa’yı etkileyecek gibi görünse de, 2013 Ekim ayı, bizim de içinde bulunduğumuz Güneydoğu Avrupa’da büyük bir ihtimalle mevsim normallerinin altında kapanacak.
Rnaa1681
Bu ayda soğumadan ziyade, asıl dikkat çeken husus ise, aynı 2011 Kasım ayındaki gibi Orta ve Doğu Avrupa Merkezli bir yüksek basınç merkezinin kıtaya Ekim ayı boyunca hakim olma ihtimali. Ayın ilk 10-15 günü bu şekilde olacak, sonraki 15 günü ise şu anda net konuşamayız.
Fakat genellikle, yüksek basınçların bu şekilde tekrarlayarak aynı yerde ortaya çıkması, uzun vadede de basınç yerleşimlerinin bu şekilde olacağının bir göstergesi olabiliyor. Şu anki tabloda, yukarı atmosferde Batı ve Orta Avrupa’da ısrarla kuzeye tırmanmak isteyen güneyli akımlar göze çarpıyor, bu da oralarda yüksek basınç merkezi oluşumuna davetiye çıkarıyor.
Şimdi, son 15 senede Batı ve Orta Avrupa’da yüksek basınç hakimiyetinde geçen ve bizim soğuk tarafta kaldığımız Ekim aylarına bakalım..
Yukarıdaki dört benzer Ekim ayını takip eden Kasım aylarından üç tanesi mevsim normallerinin altında kalırken (2001, 2005, 2011), yine aynı üç soğuk Ekim’i ve Kasım’ı takip eden kış da mevsim normallerinin altında geçmiş (2001-2002, 2005-2006, 2011-2012).
Bu “soğuk ve yüksek basınç altında geçen Ekim” senaryosu da, yukarılarda belirttiğim yüksek basınç etkisi altında ve soğuk geçecek bir kış öngörüsünü şimdilik destekliyor.
Güncellemelere önümüzdeki haftalarda devam edeceğiz, bizi takip etmeye devam edin…

——————–
EK (Havadelisi)

İstanbul-Göztepe’de 4 Ekim Cuma günü ölçülen maksimum 11.8 derecelik sıcaklık, bu günü Ekim ayının ilk 6 günündeki gelmiş geçmiş en soğuk gün yaptı.

Ama bunu boş verin, asıl bomba şimdi sunacağım istatistik…

İstanbul-Göztepe’de, bu seneye kadarki ekim aylarının ilk 15 gününde, günlük maksimum sıcaklığın 12 derecenin altında kaldığı sadece 3 gün vardı.

Bunlardan en soğuğu 10.2 derece ile 15 Ekim 1941. Takip eden 1942 kışı, İstanbul’da son 100 yılın en soğuk 3. kışı (1932 ve Boğaz’a buzların geldiği 1954’ten sonra… Kaynak: https://havadelisi.com/2011/10/29/istanbulda-kis/)… Türkiye ortalaması baz alındığında da son 80 yılın en soğuk 7. kışı…

12 derecenin altında maksimum sıcaklığı olan 1-15 Ekim arası ikinci gün, 11.3 derece ile 12 Ekim 1948… Takip eden 1949 kışı, İstanbul’da son 100 yılın en soğuk 4. kışı. Sıkı durun, Türkiye ortalamalarına göre ise son 80 yılın en soğuk kışı. Daha soğuğu yok! Örneğin Ankara’nın 1949 kışı Aralık, Ocak, Şubat aylık ortalama sıcaklıkları şöyle: -2.3, -4.2, -4.6 derece… (http://climexp.knmi.nl/data/ta17130.dat)

12 derece barajının altındaki son gün ise, 11.4 derece ile 7 Ekim 1971. Takip eden 1972 kışı, İstanbul’da son 42 yılın en soğuk 4. kışı, Türkiye ortalamalarına göre ise son 80 yılın en soğuk 4. kışı.

1-15 Ekim arasında 12 derece barajının altında kalan dördüncü gün, 4 Ekim 2013 oldu. Bu ayrıca, 12 derece barajının altında kalan gelmiş geçmiş en erken gün…

Acaba bizi nasıl bir kış bekliyor? 🙂

Unutturmayın, bu Ekim’de gelen anormal soğuklarla ilgili analizi ilerletelim.

1
2

Reklamlar
Bu yazı Hava tahmin modelleri, Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

50 Responses to Geçtiğimiz Yaz ve Önümüzdeki Kış…

  1. Analize benim de bir katkım olsun dedim ama sonuçları beğenmedim.

    Konya’da son 40 yıl içinde, ilk 10 gününün maksimum sıcaklığı 10 derecenin altına düşmüş 2 ekim ayı var. Biri içinde bulunduğumuz ay, diğeri ise 2010 yılı Ekim ayı. 2010-2011 kışında Mart ayının ortasında yağan kar dışında pek bir numara yoktu hatırladığım kadarıyla. Yağış boldu.

    Yine Konya’da son 40 yıl içinde, ilk 10 gününün maksimum sıcaklığı 15 derecenin altına düşmüş 10 ekim ayı var. (Yukarıda bahsettiğim 2010 yılı Ekim ayı dahil.) Ben bunları tek tek yazmayacağım çünkü bu ekim aylarını takip eden kışların yarısı ılık, yarısı soğuk geçmiş. Ilık geçenler bol yağışlı, soğuk geçenler az yağışlı olmuş, gökten üç elma düşmüş, bu analizden hiç bir sonuç çıkmamış 🙂

  2. Bu kış nasıl geçer bilmem ama, kısmen yaşamaya başladığım (sırf kar manyaklığım yüzünden) Boğazköy, şehre çok yakın olup Çatalca Radar ile boy ölçüşen bir mevki olarak, bu sene kar hasretimi İstanbul’da giderecek ender yerlerden biri olarak gözüküyor. Bahçeşehir’in sadece 1 km kuzeyinde yer alan bu semt, rakım olarak yaklaşık Bahçeşehir’den 100 m alçak olmasına rağmen, şehir merkezinden 2, güney kıyılardan ise 3 derece kadar daha serin oluyor tespitlerime göre. Yani sınırda kalan ve daha çok şehrin Avrupa yakasını vuran sistemlerde kar seyri için, çok iyi bir adres Boğazköy herkese tavsiye ederim. Yoksa sokak lambalarının ışığının altından geçen yağmur damlaları arasında kar taneleri aramaya çok devam ederiz, bilhassa güney semtlerde

  3. Ben de istatistiklere katkıda bulunayım, geçen 2012 yılının ilk 8 gününe göre bu sene Ekim, AHL tam 10,0 derece, Çatalca radar 11,5 derece, İ.Ü deniz bilimleri 9,8 derece, Göztepe 9,8 derece, Kartal 10,6 derece, Kilyos 9,5 derece, Florya 9,9 derece, Sabiha Gökçen HL 10,5 derece, Sarıyer 10,0 derece, Şile 10,6 ve Enka Balmumcu 10,1 derece daha soğuk geçti.
    Esas daha önemlisi, elimizdeki mevcut 1929’dan bugüne kadarki kayıtlar içerisinde Göztepe istasyonunda bu sene kaydedilen en yüksek sıcaklıklar ortalaması olan 16,2 derece bir rekor. en yakın rakip 16,5 derece ile 1959 senesi. En düşük sıcaklık ortalamalarında ise 10,7 ile en soğuk 15. sene olmuş 2013 Ekim’inin ilk 8 günü. Günlük ortalama sıcaklıklara baktığımızda ise 13,4 ile 1959’dan sonraki en soğuk 2. yıl 2013 olurken peşleri sıra 1931 geliyor.

    • 1959’u takip eden 1960’ta Şubat başı 4 gün süren çılgın bir sistem var İstanbul’da (sıcaklık 3 gün kesintisiz sıfırın altında, 4 gün kesintisiz 0.5’in altında, 850 mb sıcaklığı 3 gün kesintisiz -15’in altında) . Ama başka da pek bir numara yok o kış.

      1931’i takip eden 1932 ise İstanbul’da son 80 yılın en soğuk 2. kışı (1954’ten sonra). Bakın bu “efsanelere benzeme” bakımından 4. örnek. Süper bir şey bulmuşsunuz.

      7 Şubat 1932’te 850 mb’da -15 derece İzmir’i geçmiş, Bodrum’a dayanmış 😀

  4. Ozan Hocam,

    Yazıda referans olarak kullandığınız Göztepe’de 12 derecelik maksimum sıcaklığı, ısı adası vs. benzeri nedenlerle bir kaç derece aşağıya çekmek daha doğru olmaz mı acaba? Tıpkı finanstaki gibi 1930’ların maksimum Göztepe sıcaklığıyla bugünün Göztepe maksimum sıcaklığı bir midir? Sanki 1930’lardaki 9,5-10 derecelik sıcaklık günümüzün 11,5-12 derecesine denk geliyor diye düşünüyorum ne dersiniz? Eğer öyleyse analizde bir gözden geçirme gerekir mi (Benim gibi soğukçular için pozitif anlamda 🙂 )?

  5. Öncelikle Erdem ve Ozan Hocam ellerinize sağlık. Ozan Hoca’nın son istatiksel değerlendirmesine cuma gece yarısı Taksim’de yakalandığımız 10 dakikalık sağlam sağanağın üstüne mola yerinde yediğimiz Trakya soğuğunun ardından otobüste ısınmaya çalışırken denk geldim. Bir çırpıda okudum ve pek keyiflendim tabii. Her ne kadar lehimize olan istatiksel çalışmaları gündeme getirip hedefi onikiden vuramamış olsak da 3’te 3’lük örnek barındıran bir analiz gözardı edilemez. Bugün orta ve uzun vadeyi incelediğimde geçen haftaki görününün tersine ortalamalar ve üstü bir eğilim görünce bu 3 yılın verilerini inceleyesim geldi. Bir de Bastardi’nin bizim coğrafya için ılık kış tahmini yapması teşvik etti bu incelemeye. Ekim’in ilk yarısındaki minimumdan sonra havalar nasıl gitmiş diye şöyle bir baktım bu 3 yıl için. AHL’nin verilerini incelerken zaman zaman Göztepe’ye göre 2 derece daha düşük sıcaklıklar ölçüldüğünü gözlemledim ve AHL ortalama sıcaklıklarını baz aldım. Özetle durumlar şu şekilde:
    1941-42 kışı: 15 Ekim’de ölçülen en düşük maksimumun ardından sıcaklıklar toparlamış. Ortalamada 20 dereceler görülmüş(27 Ekim 1941, 19.6 derece). Kasımın ilk haftası da göreceli olarak ılık geçtikten sonra ilk soğuma sinyali 8 Kasım’da verilmiş ve 14 Kasım’dan sonra Aralık’ın 9’una kadar ortalama sıcaklıklar 8 derecenin altında seyretmiş. Muhtemelen Kasım’ın son haftası ve Aralık’ın ilk haftası aralıklı kar yağışlarıyla geçmiş. Ortalama değerler dahi eksiye inebilmiş. Sonrasında dalgalanmalar ve esas bomba Aralık’ın son haftasında. 27 Aralık’dan 6 Ocak’a kadar tam 9 gün ortalama sıcaklıklar sıfırın altında kalmış ve muhtemelen yılbaşı gecesi lapa lapa kar yağmış. Kısa süren bir toparlanmanın ardından 21 Ocak gibi uzun süreli bir soğuk dalga daha gelmiş ve o da 2 haftadan uzun kalmış. Uzatmamayım, şubat da mart da tek bir ayındaki soğukları günümüzdeki bütün kışa yaysak efsane diyeceğimiz türden soğuklarla geçmiş. 22 Mart 1942’de ortalama sıcaklık -2.6 ölçülmüş.
    1948-49 kışı: Bu 3 kış içinde en ilginç olanı. 12 Ekim’deki en düşük maksimumun ardından neredeyse yaz geri gelmiş denebilir. 19 Ekim’de ortalama sıcaklık 20.7, 9 Kasım’da 18.6 derece. İlk ciddi soğuma 13 Kasım’da gelmiş. Hafif bir toparlanmanın ardından 25 Kasım’da kış rayına oturmuş ve ortalama sıcaklıklar eksiyi görmeye başlamış. Aralık’ın ilk yarısı kısmen sakin geçmiş ancak ikinci yarıda 1949’un ilk gününe kadar İstanbul epey soğuk günler geçirmiş. Ocak ve şubatta özellikle ocak ciddi anlamda soğuk. Martta da ortalamanın pozitif olamadığı günler var. 18 Nisan’da kar yağmış olması olasılığı yüksek.
    1971-72 kışı: 7 Ekim’deki en düşük maksimumun ardından sıcaklıklar toparlamış ve bahar değerlerini zaman zaman aşmış. 27 Ekim gibi ortalamalar tekrar tek hanelere inerek soğuklar yoklamış ve bir hafta üstünlüğünü hissettirmiş. Ardından yine ılık bir dönem ve dalgalanmalar derken 5 Aralık’da tek hanelere inen ortalama sıcaklıklar 13 Ocak itibariyle taban yapmaya başlamış ve Ocak’ın son bir kaç günü hariç bu soğuma devam etmiş. Şubatın ilk 10 günü de ekstrem soğuklarla geçmiş. 13 Mart’ta göze çarpan 0.7’lik ortalama var.

    Bu kadar veriden benim çıkardığım sonuç, şayet bu istatistik içinde bulunduğumuz kışı da destekleyecekse sıcaklıklardaki şu anki toparlanmalar gayet normal. Pastırma yazını yaşamamız da herhangi bir olumsuzluk göstergesi değil. Bununla birlikte ekim sonu-kasım ortası arasındaki dönemde yeni bir soğuk hava dalgası daha beklenebilir. Ardından belki yine dalgalanmalarla geçip Ocak’ın ilk yarısı içinde mutlaka güçlü bir sinyal almış olmalıyız. Kısacası bu kış soğuk geçecekse 40 gün içinde en azından bir soğuk dalgası daha geçirip kayda değer bir soğuma olmazsa 15 Ocak’a kadar sabırla beklememiz gerekecek. Kısacası bu değerli ve tamamen lehimize olan üç kışın ortaklığında 15 Ocak sonrası ve şubat var. Aralıkta soğuk trendi yakalayınca da tadından yenmiyor. Üçünde de martta kar var. Sabırla beklemeye devam yani.

  6. Mega sistem sonrası deniz suyu sıcaklıkları da normallerin altına inmiş görünüyor..

  7. Turkce klavye yok affola ama bunu yazmadan gecemeyecegim 🙂

    Yahu Santiago burada Agustos’ta 2 dereceleri gorduk bir sey demedik. Ekim’de sicaklik biraz dustu diye utanmasan Snowball Earth ilan edeceksin 🙂

    Onun disinda begendim, guzel inceleme. 😛

  8. Hami Koç dedi ki:

    seyahat yazısı diye geliyorum her seferinde başlığa aldanıp. meteoroloji yazısı halbuki .)

  9. Sıcaklıkların yavaştan mevsim normallerine dönmeye başladığı şu günlerde ihtiyacımız olan bir analizdi ellerine sağlık 😀

  10. mtngrnlr(Halkalı/İST,63m) dedi ki:

    “Sonuc olarak ,2013 yazi Turkiye’de mevsim normallerinde gecti ve ulke genelinde son 15 senedeki en serin ucuncu ya da dorduncu yaz olarak kaydedildi.” cumlesini aman Commandouz duymasin. Cunku ona gore sicakliklar gectigimiz yillara gore mevsim normallerinin uzerinde seyretti. 🙂

  11. Pattern = Örüntü mü oluyor Erdem dostum?

    Güzel bir bağlantı kurmuşsun, eline sağlık.

    Sevgiler…

  12. Eline sağlık güzel çalışma olmuş. Bir çoğumuzun beklediği ve dilediği soğuk karlı bir kış zaten, ama senin bu çalışmandan sonra umutlar daha da yeşerdi 🙂 Bir şey belirtmek istiyorum. Benim yaşadığım yörede, Yörükler alıç meyvesi bol olduğu zaman kış da çok olur der. Yıllardır gözlemlerime göre dedikleri tutuyor ve bu yıl da alıç meyvesi gayet çok. İnşallah bol karlı bir kış geliyor.

  13. Çok güzel ve bilgilendirici, ellerine sağlık Santi 😉

  14. Çok güzel bir yazı olmuş Santiago eline sağlık. Türkiye’de nüfus artışı en fazla kıyılarda yaşanıyor. Buna bağlı olarak bu bölgelerde meltem rüzgarının eskisine oranla kıyıdan içeri daha az etki edebildiğini düşünüyorum. Ayrıca ısı adası da özellikle gece sıcaklıklarının yükselmesinde çok etkili ki ortalama sıcaklıkların yüksek olmasındaki büyük pay yüksek gece sıcaklıklarına ait. Göztepe Temmuz ayı en düşük ortalama sıcaklığı 19.5C olarak hatırlıyorum fakat son yıllarda hep 22C’nin üstü oluyor.

    • Teşekkürler. Özellikle yaz ayları Kuzey Yarımkürede sürekli olarak sıcak geçmeye başladı. Bunda senin belirttiğin gibi betonlaşmanın da etkisi var. Küresel çapta baktığımızda ise serinlemek için kullandığımız klima cihazları ile kendi sonumuzu hazırladığımız da aşikar. Arabistan ve Güney Asya’da klimaların hiç durmadığını düşünür ve her sene klima kullanan insanların arttığını hesaba katarsak, sadece keyfimiz için kullanılan enerjiyi varın siz düşünün. IPCC de çıksın araştırma yapsın boşu boşuna.. Çin üretiyor dünya batıyor..

  15. Eleştiri olarak algılanmasın lütfen ancak bir noktayı belirtmek istiyorum. Yazı oldukça bilgilendirici ve keyifli olmuş bunun için Santiago’ya teşekkür ediyorum. Dikkatimi çeken bir ayrıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum.

    Yazıda negatif NAO sonrası ülkemizde önümüzdeki 2 ay boyunca kurak bir dönem yaşanmayacağı vurgusu varken diğer bir yerde yüksek basıncın orta vadede Orta Avrupa’dan ülkemizi etkisi altında bulunduracağından söz edilmiş.

    Bu iki durum farklı şeyler değil mi? Her ne kadar NAO negatif olsa da yüksek basınç varsa yağışta gelmez fikrimde yanılıyor muyum? Örnek şimdilerde İtalya Yunanistan arasında sıkışıp kalan sistem.

    • Yorumun için teşekkürler. Gayet iyi bir noktaya değinmişsin.

      Senin bahsettiğin hususun farkındayım ve yağış sıkıntısı olmayacak demek için oldukça tereddüt ettim ben de. Fakat uzun vadede yüksek basınçlar aynı yerde yapışıp kalmıyorlar, mevsim ilerledikçe illaki araya siklonlar ve ULL‘ler salınacaktır ve yağış gelecektir.

      Kaldı ki, Ekim ayının başlamasıyla beraber özellikle Batı Bölgelerimizde bir çok nokta ortalama yağışlarını yakaladı, bunu da dikkate aldım 🙂

    • mtngrnlr(Halkalı/İST,63m) dedi ki:

      🙂 🙂 🙂

  16. Bu yazı bir tahmin olarak algılanmamalı arkadaşlar, birkaç ipucundan elde edilen bir öngörü desek daha doğru olur.

    Yazının hikayesi de şu;

    MGM’nin yaz mevsimi için yaptığı analizi tam blogda paylaşacakken (hatta paylaştım sonra geri aldım bir kaç dakika içinde), en soğuk yazlar dikkatimi çekti, daha sonra ilerleye ilerleye bu hale geldi..

    Henüz netleşmemiş ve bizim için önem arz eden daha çok veri var. Kasım’da daha bilimsel ve sağlam bir analizle karşınıza çıkacağımızı düşünüyorum.

  17. Çok güzel, kapsamlı, yere sağlam basan bir analiz olmuş. Çok teşekkür ederiz. Yine de takılmadan yapamayacağım; Yaş olmuş kırk küsur. Bugüne kadar hava delisi olup da kış ılık geçecek diyen bir yorum duymadım, görmedim. (Obasar’ı ayrı tutarım) 🙂

  18. Eline yazına sağlık. Süper analiz, keyifle okudum.

  19. Bir santiago klasiği, sonbahar aylarıyla bir analizle gene karşımızda, bir yerlerden bir çıkarım yaparak bu kış için de efsane kolluyor. Büyüksün soğukları hisseden adam 🙂

  20. Paylaşımın için teşekkürler Santiago.

  21. Harika bir analiz, eline sağlık Santiago. Bizim açımızdan çok iyi bir kış tahmini. İyiden iyiye bu kış için ümidim artıyor 😀

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s