Sibirya Soğukları, Beyaz Örtü… Ve Beyaz Gürültü


Adana-Mersin arasındaki otoyoldan Toroslar, 5 Şubat 2012

Şu an bulunduğum odanın penceresini açtığımda, hatta biraz dikkat kesilince açmaya dahi gerek olmadan kesintisiz bir foşşş sesi işitiyorum. Ülkemizin bu köşesinin ücralığı ve dolayısıyla sessizliği (İçel’in Erdemli ve Limonlu beldeleri arasındaki kıyı şeridindeyim), işittiğim sesin buranın atmosferine kolayca hakim olmasına neden oluyor. Denizin beş on metre ilerde olduğunu bilmesem, binanın yanında bir şelalenin çağladığını düşünebilirdim, o derece. İniş çıkışlar seçilebilse de, dalgaların çıkardığı gürültülerin içiçe geçmiş halinin gayet tekdüze olduğu söylenebilir. Bugün birlikte çalışmaya başladığımız ülkemizin sayılı oşinograflarından Emin Özsoy hocam, denizin bu gürültüsüne beyaz gürültü (white noise) dendiğini söyledi. Benle birlikte siz de öğrenmiş oldunuz.

Demem o ki, ey siz memleketin kuzeyinde ve orta platosunda oturan hava delileri, sizin beyaz örtünüz varsa, benim de beyaz gürültüm var! Kulağınıza zavallı bir avuntu gibi gelebilir… Ama hem geçtiğimiz hafta İstanbul’da kara doymuş olmam, hem de Akdeniz’in insanı hemen sarıveren havası aklımı sizin oralarda bırakmıyor. Önümüzdeki günlerde ve haftalarda işlerim epey yoğun olacağından bloga sık sık katkıda bulunamayabilirim, ama siz devam edin lütfen. Yaklaşan soğuk ve yağışlı hava dalgasıyla ilgili yazıyı Santiago yazdı, bu paragraftan sonraki kısım ona ait. Çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca sağ olsun, benim yeni mekanımda görülebilecek olan şiddetli yağışlardan bahsetmeyi de ihmal etmemiş, kendisini hocam kaç kg yağar? acele cevap! diye sıkıştırmak büyük bir zevk olacak 🙂 Herkese iyi haftalar.
————————————————————————
Geçtiğimiz hafta başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde son yılların en ağır kış şartlarını yaşatan Sibirya Soğukları, üç dört günlük aradan sonra tekrar sahne alıyor.

Şu saatlerde merkezi Yunanistan üzerinde yer alan 990 milibarlık derin bir alçak basınç merkezi, Salı gününden itibaren Muğla-Antalya-Diyarbakır-Van rotasında bir yay çizerek Pazar gününe kadar ülkemizi etkileyecek.

GFS modelinin yer seviyesi basıncı (beyaz kalın çizgiler) animasyonu

Salı öğleden sonra Trakya’yı etkisi altına olacak olan poyraz, Çarşamba günü de Avrupa Yakasında daha etkili olmak üzere İstanbul il genelinde çok kuvvetli esecek…

Soğuma açısından geçtiğimiz sisteme göre daha zayıf görünse de, bu sisteme bir alçak basınç eşlik edeceğinden rüzgâr daha sert esecek, yağış daha bol olacaktır. DEK yağışları açısından da şartlar süper olmasa da uygun sayılabilir.

Sistemden en çok etkilenecek olan bölge ise gerek soğumaya yakın olması, gerek çok sert esecek poyraz, gerekse de yağış açısından bir sıkıntı görünmemesi sebebiyle Trakya olacaktır. Ayrıca Trakya DEK yağışlarından da fazlasıyla istifade edecektir. Doğu Anadolu Bölgesinde de yoğun kar yağışları görülecektir.

Soğuma kritik göründüğünden İstanbul açısından geçen sisteme göre tahmin yapmak biraz daha zor. Fakat ben riske girip kar yağışının Salı gecesi – Çarşamba sabaha karşı başlayacağını ve Çarşamba günü sıcaklığın +1C’yi geçmeyeceğini düşünüyorum. Özellikle Çarşamba öğleden sonra kuvvetli poyrazla birlikte yağışın tipiye dönüşmesi ve trafikte aksamalara yol açması da muhtemeldir. Yağış Cumartesi gününe doğru hafifleyecektir. Yine, Cumartesi gününe kadar maksimum sıcaklığın +2C’nin üzerine çıkma şansı bence oldukça düşüktür.

Sistem İzmir’e de kar yağışı bırakabilir. Bursa ve Ankara gibi şehirlerin de tatmin edici kar yağışları alması kuvvetli ihtimaldir. Akdeniz Bölgesi’nde ise aşırı yağışlar görülebilir.

Gerek basınç yerleşimi, gerek yer seviyesindeki soğuma bakımından bu sistemi 24-25 Ocak 2006 sistemine benzetebiliriz.

24-25-26 Ocak 2006 günlerinin yer seviyesindeki basınç dağılımı (kalın beyaz çizgiler) görüntüsü

Geçmişle mukayese yapmak isteyenler arşivlerden o sistemi de inceleyebilirler. 24-25 Ocak 2006 sistemi bu hafta gelecek olan sistemin biraz daha kuvvetlisidir. Ayrıca o sistemde 26 Ocak tarihinde alçak basıncın kuzeye çıkıp rüzgârları yıldıza çevirmesiyle İstanbul bir gecede 10cm-15cm civarı kar almıştır.

2006’da Trakya’nın durumunu ise siz sorun Ozan Deniz yanıtlasın 🙂

Bu başlığın altına 12 Şubat Pazar gününe kadar (o gün dahil) olacaklarla ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. Bağımsız yorumlarınızı buraya tıklayarak, cevaplarınızı, cevap vermek istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine basarak yazabilirsiniz. Diğer konuları ve daha ileri tarihleri Atış Serbest‘te paylaşabilirsiniz. Bu yazdıklarımızı okumadan ve sık sık tekrar ettiğimiz ricaları dikkate almadan yorum yapmanız halinde yorumunuzun yayımlanmayacağını peşinen kabul etmiş sayılacaksınız. Teşekkürler.

Reklamlar
Bu yazı Hava tahmin modelleri, Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

524 Responses to Sibirya Soğukları, Beyaz Örtü… Ve Beyaz Gürültü

  1. güntay bulak trabzonport dedi ki:

    SKIRON ve POSEIDON bize iyi kar vermiş. Yoksa ben mi okuyamadım modeli? Yardımcı olursanız sevinirim. Trabzon merkez, kıyılar için?

    Yağış bol ancak sıcaklık sıkıntılı. Kar yağsa bile cıvık olur büyük bir ihtimalle. – Santiago

  2. Mamii dedi ki:

    Saraybosna’daki (Bosna Hersek) arkadaşımdan gelen son resimler. Sokaklarda kar motorlarıyla geziyorlarmış. Tam bir afet olmuş, son hızla yağmaya da devam ediyormuş 🙂

    1

    2: http://ompldr.org/vY3JtdQ
    3: http://ompldr.org/vY3Jtdg
    4: http://ompldr.org/vY3Jtdw
    5: http://ompldr.org/vY3JteA
    6: http://ompldr.org/vY3JteQ
    7: http://ompldr.org/vY3Jteg

  3. toros7070 dedi ki:

    Ozan hocam sözden çok görüntüye önem verdiğinizi biliyorum. Son kar yağışlarından sonra ben ve kar delisi arkadaşlarım bugün Sarıveliler’den Alanya’ya doğru bir gezi yaptık. Manzara tek kelimeyle harika:

    Süper! – Ozan

    • Santiago dedi ki:

      Emeğinize sağlık. Hayran kaldım..

    • MAT dedi ki:

      Tam bir havadelisi paylaşımı olmuş. Yanlız o yol eğer çift yönlüyse çok hızlı (tehlikeli) araç kullandığınızı söylemeliyim…

      • erdoğan dedi ki:

        o yol çift yol değil hatta bazen tek araba bile zor geçer:)

      • toros7070 dedi ki:

        Arabayı kullanan bizim okul müdürümüz. Kendisi arabaya fazla acımaz. Virajları genelde el freni kullanarak döner. Bir sürü kar delisi aynı okulda toplanınca böyle gezilerimiz çok oluyor. Yol ise Alanya’ya gider ve Türkiye’nin en tehlikeli yoludur diyebilirim. “Kuşyuvası yolu” diye internette ve youtube da aratırsanız hak verirsiniz.

    • Murat Demir dedi ki:

      Virajları dönerken, kaza yapıcan diye yüreğim ağzıma geldi! Paylaşım için içtenlikle teşekkür ederim, ayrıca kendimi arabanda hissettim.

  4. ertugrull dedi ki:

    Giresun Espiye ilçesi bu sistemden yağış olarak fazlasıyla etkilendi.Kar yağışı perşembe akşamından cumartesi sabah saatlerine kadar etkili oldu.DEK geçişleri Karadeniz bölgesinde en çok Espiye – Tirebolu – Görele ilçelerinde etkili oldu.

  5. El NiNo dedi ki:

    1

    Çayeli’nde sabahtan beri etkisiz DEK geçişleri var. Sabah köydeydim havada bulut yoktu ancak kıyıda çok kapalıydı ve kar yağıyormuş duyduğum kadarıyla. Ben de 1 saat yaya yürüdüm sonrasında arabayla şehre indim durum kötü sistem bizi terkediyor 😦

    Bu kar kıyıda da 5-10 cm kar bıraktı abartısız söylüyorum bu kadar kıyıda 10 gündür yerde kar var ve az yağmasına rağmen.

  6. Havadelisi dedi ki:

    White Fox, iddia ettiğin Ankara DEK’i ile ilgili tüm yorumları senin blogdaki teknik başlığa taşımaya ne dersin? Çok daha derli toplu olur. Teşekkürler şimdiden.

    Tamam işe yarar mesajları orada topladım 😀

  7. El NiNo dedi ki:

    bi 70 cm daha 🙂 bu kış çok bereketli yer çayeli

    1

    2

    Cetvelin nerede ? 🙂 – Ozan

    • El NiNo dedi ki:

      üsteki fotoğrafın altında yan yatırılmış buz dolabı var ordan anlayın artık 🙂

      o değil de bizdeki kar erimese bitlis’le yarışırız. hem de rakımımız 1.500 değil 400 🙂

      • ertugrull dedi ki:

        El Nino Çayeli ve Espiye bu sistemden fazlasıyla etkilendi. Trabzon merkez’de 1 cm kar yokken Espiye’de ise 45 cm kar örtüsü var ve rakım sadece 10 mt. 🙂

        Yoroz’dan Trabzon’a sevgilerle… Bahtsız bir yerleşim yeri şu Tırabizon… – Ozan

  8. Onur dedi ki:

    http://webtv.hurriyet.com.tr/2/28105/19895293/1/o-anlari-balkondan-boyle-kaydettiler.aspx

    Bizim sevincimiz insanların kabusu olabiliyor malesef. FAKAT suçlu, yolları bir kere dahi tuzlamayan Belediye’dir.
    Kimse lastiklere laf etmesin, kış lastikleri buzda kayar. Yokuşlar tuzlanmadığı sürece kış lastikleri hatta bazen zincirler bile tutmayabiliyor. (Çivili lastik tutuyor ama o da tüm kış işkence)

    • ALKIM dedi ki:

      En korktuğum olaylardan biri. Yokuş aşağı kontrolsüz bir şekilde kaymak veya sana doğru arabanın kayması. Yapacak pek fazla bir şey yok diyeceğim ama bir kaç görüntüde ayağını frenden kaldırıp arabaya yön vermeyi aklına getirmeyen acemiler de yok değil. Bile bile lades. Bu tür durumlarda çok temkinli davranırım. Arabadan iner, buz var mı diye kontrol edip önce başka arabanın o yokuştan aşağı inip inemediğini kontrol ederim. Emin olamazsam hayatta hareket etmem.

  9. ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

    300m’lik Istranca tepelerini aşamayan DEK, Ankara’ya gider mi? Belki de OEK (orman etkisi kar) olabilir ya da KEK (kar etkisi kar). Bunu kimse düşünmüyor. Sadece denizden ciddi bir buharlaşma düşünüyorsunuz ama ormanın yaydığı nemi ya da zeminin tamamen kar olduğunu düşünürsek kardan oluşan buharlaşmadan niye olmasın ?

    Kara neminin yaz aylarında nekadar güçlü yağışlar bıraktığını düşünürsek aslında çok mantıksız değil. Benim düşüncem denizle alakası olmadığı ve potensiyel nemin rüzgarında hareketiyle yağışlar yarattığıdır.Zaten kar tanelerinden bu anlaşılabilir. Çok küçük tane yapısına sahip.

  10. White Fox dedi ki:

    Ankara için dün ortaya attığım iddiadan dolayı bu başlık altında tartışmalar çıktı. 🙂 Konu DEK tartışmasına dönüşüyor ve başlıktan sapıyoruz. Ben de bu nedenle kendi sayfamda bu konuyla ilgili özel yeni bir başlık açmayı gerek gördüm.

    Muhtemel Ankara DEK’i ile ilgili bütün tartışmaları,soruları hatta diğer DEK tartışmalarını bu başlık altında toplayalım derim.

    Hadi gelin argüman savaşlarına…

  11. Barış dedi ki:

    “Ankara effect” show devam 🙂 Ya da karasal sea efect 🙂 Hafif kar yağışı zaman zaman etkisini arttırarak devam ediyor. Dikmen İlker

    Şu an havadaki stratustan saçılan kar benzeri tanecikler, Ankara effect diye bir şey yok böyle şeyler türetirsek yanlışlar alır başını gider, ayrımın çok dikkatli yapılma gerekli- White Fox

  12. El NiNo dedi ki:

    Çayeli’nde elektrikler kesildi. 400 metredeyim kar kalınlığı 60-70 cm arası

  13. Gökhan dedi ki:

    Ankara eryamanda saat 1730 dan beri zaman zaman yoğun olmak üzere toz kar yağışı var yani arabaların üstünü üflediğinizde uçuşan yere direk yapışan her kar tanesinin yerde kaldığı bir görüntü.Dışarıda dolaşması çok güzel temiz soğuk kar kokan bir hava..White foxun dedikleri üzerinde araştırma yapmak lazım bence Ankarada DEK yağışı olma olasılığı ne kadardır diye düşünüyorum.Herkese iyi geceler…

    Ankara’nın kuzeyine kadar bugün Zonguldak’taki oluşumlar geldi ama DEK Bolu’nun güneyi için bir istisnadır, yani bu kadar mesafe yol alması istina bir durumdur.

    Şimdiden herkesi uyarayım burdan – Ankara’ya her kuzeyden gelip kar bırakan kütleye her sakallıya dede der gibi DEK denirse hakkımı helal etmem ona göre, DEK kavramı ile açıklama yaparken hele ki bunu atipik biçimde açıklamada genişletirken çok dikkatli analiz gerekli… White Fox

  14. ertugrull dedi ki:

    1
    Giresun Espiye ilçesi.Bu fotoğraf saat 21:10 çekilmiştir ve kar yağışı an itibariyle yoğun bir şekilde devam etmektedir.Ozan hocam bu sistem Espiye’ye yaradı son 9 yılın en etkili kar yağışı oluyor ve kar kalınlığı 38 cm oldu,rakım 10 mt.En son böyle bir kar yağışı 22.02.2003 tarihinde olmuştu, o zamanda 82 cm kar kalınlığı vardı ve aynı gün Erzurum’a 1.5 metre kar yağmıştı.

  15. vostok dedi ki:

    Herkese merhabalar.

    Sizlere dünkü mesajımda kardeşimin ve eniştemin, benim havadislerime uyup Karacaköy-Yalıköy taraflarına gittiklerini ve bol bol fotoğraf ile video çektiklerini söylemiştim. Bu belgeleri bana yolladılar dün akşam eve geldiklerinde. Bende tabii sizlerle paylaşmak için hemen yüklemeye geçtim belgeleri 🙂

    Onların bana telefonda aktardıklarını hatırlayabildiğim ve mail yoluyla anlattıkları özet kadarıyla anlatayım başlarından geçenleri;
    İstanbul Avcılar’dan Yalıköy-Karacaköy ÖHO(Özel Halk Otobüsü)’ne binmişler 9 ŞUBAT 2012 saat 12:00 civarlarında. 2, 2.5 saatte Karacaköy’e ulaşabilmişler. Çatalca Merkez’de 20 cm’i geçik kar örtüsü varmış. Otobüsün geçtiği köylerde 40-50 cm’e ulaşmış kar kalınlığı. Özellikle Çiftlikköy’den sonra kar kalınlığı baya artmış ve kırsal kesimlerde 70-80 cm kar kalınlığı, kar örtüsü varmış.

    Karacaköy’e giderlerken yoldaki hafif yavaşlamalar, aksamalar dışında bir yolda kalma problemleri olmamış. Otobüsleri Karacaköy Merkez’e ulaştıktan sonra Yalıköy’e doğru yolu çıkmış. Fakat Karacaköy-Yalıköy yolu kapanmış kardan. Otobüstede sadece bizimkiler varmış oranın yerlisi olmayan.İstanbul’a gideceklerini söylemişler daha önceden ve şöförün de “Yalıköy yolu kapalı bizde geri dönüyoruz” lafı ile korkup hemen inmişler Yalıköy-Karacaköy yolu arasında. Tam indikleri yerde de İstanbul’a dönüş için yola çıkan ve yaz lastikleri ile yolda kalan bir otobüs varmış kenarda(Gönderdikleri fotoğraflar arasında var, bunun da görüntüsü). Hemen bizimkiler birkaç fotoğraf çekmişler dışarıda ve otobüse sığınmışlar. Otobüsün içindeki şöför ve muavin ise “biz yolda kaldık, kar küreme,tuzlama araçlarını bekliyoruz tepeden yukarı çıkmak için” demişler. Sonra bir süre sonra gelmiş kar küreme araçları ve onların eskortluğu eşliğinde tepeyi tırmanmayı başarmışlar. Fakat tepeyi tırmandıktan sonra, çevrenin en yüksek rakımlı köylerinden olan(Neredeyse Çatalca Radarının bulunduğu rakımda) Dağyenice köyü yolunda tekrar yolda kalmışlar. İstanbul yönünden gelmekte olan Yalıköy-Karacaköy otobüsüne, Almancı bir abimiz çarpmış ve bu araçlara çarpmak istemeyen bir sürücüde kırmış direksiyonunu yolun kenarına karların üstüne. Kenardaki kar kalınlığı da dediklerine göre rahat bir 1 metre varmış. Kaldıkları kesimde bol bol video ve resim çekmişler ve ortalama 70-80 cm’i geçik kar varmış. Çok şiddetli bir tipi varmış(ki videolarda seslerini duyabilirsiniz sizlerde benim gibi).

    Kazanın başrolünde olan Almancı ise arabasını Jandarma gelene kadar yoldan çekmemeye kararlıymış bu nedenle de bizimkilerin İstanbul’a gitmekte olan otobüsleri yolda kalmış yaklaşık 2 saat. Jandarma gelmiş ve Almancıyı ikna ederek yolu açmayı başarmış fakat bu seferde yol kapalı olduğu ve trafik işlemediği için yoldaki kar kalınlığı ve buzlanma artınca bizimkilerin otobüsü ve arkasındaki konvoy hareket etmek için bir eskort araca gerek duymuş. Eskort araç gelmiş ve bizimkiler sonunda hareket etmeye başlamışlar. Sonra İstanbul’a aheste aheste gelmişler işte. Yolda çok şiddetli bir tipi ve köylerdede 1 metreye yakın kar varmış. Binkılıç yolu tamamen kapalıymış. Büyükçekmece gölünden sonra sanki İstanbul yaz mevsimini yaşıyor gibiymiş tabii o gün. 🙂
    Kuzeybatıda kar,kar,kıyamet, gölden sonrası ise sanki yaz mevsimini yaşıyor gibiymiş, hava güneşli ve hafif kar atıştırıyormuş ve 1-2 cm bile kar yokmuş.

    Evet anlatacaklarım bu kadar işte 🙂 Gerçekten bana anlattıkları bile sanki orada bu macerayı yaşamış gibi yaptı beni vallahi. Size de aynı duyguyu hissiyatı yaşatması dileğiyle yazdım 🙂
    Ben de onlarla birlikte gitmek isterdim, çok üzüldüm oraya gittiklerini, bensiz gittiklerini duyunca.
    Her sene oralara kar görmek için giderdim. Sizlere önerdiğim bu bölgede çok kar oluyor her sene tekrardan öneriyorum arkadaşlar 🙂 İmkanınız varsa gidin vallahi. 9 Şubat, öğlen saatlerinde 50 cm’i geçik bir kar varsa, kim bilir o saatlerden sonra şu ana kadar yine yoğun bir şekilde devam eden kar yağışı ne denli bir örtü oluşturmuştur oralarda.

    Her neyse bayağı bir konuştum galiba. Onların anlattıkları ile bende heyecanlandım birden ve gaza gelerek bütün hatırladıklarımı yazdım buraya 🙂 Rahatsız ettiysem veyahut yanlış bir yere yazmışsam özür dilerim.

    Not: Aşağıda attığım tüm resim ve video linkleri Çatalca-Yalıköy yolu üzerinde yer almakta olup, 9 Şubat 2012 tarihinde kardeşim Utku ile eniştem tarafından çekilmiştir. İlgi çekebileceğini düşündüğüm görüntüleri aşağıda paylaştım. İşte belgeler;

    Videolar;






    Fotoğraflar;
    http://ompldr.org/vY3E1dw
    http://ompldr.org/vY3E1dg
    http://ompldr.org/vY3E1eg
    http://ompldr.org/vY3E2MA
    http://ompldr.org/vY3E2MQ
    http://ompldr.org/vY3E2NA
    http://ompldr.org/vY3E2YQ
    http://ompldr.org/vY3E2Zw
    http://ompldr.org/vY3E2aQ
    http://ompldr.org/vY3E2aw
    http://ompldr.org/vY3E2bQ
    http://ompldr.org/vY3F0dw
    http://ompldr.org/vY3F1MA
    http://ompldr.org/vY3F1MQ
    http://ompldr.org/vY3F1Mw
    http://ompldr.org/vY3F1NQ
    http://ompldr.org/vY3F1OA
    http://ompldr.org/vY3F1ag
    http://ompldr.org/vY3F1bA
    http://ompldr.org/vY3F1bg
    http://ompldr.org/vY3F1cA
    http://ompldr.org/vY3F1cQ
    http://ompldr.org/vY3F1cg
    http://ompldr.org/vY3F2OA
    http://ompldr.org/vY3F2OQ

  16. ömer dedi ki:

    Ankara beni çok yanılttı hafif kar yağışı var zaman zaman etkisini arttırmakta Ankara radarlarında sistemin ardı arkası kesilmiyor sabah bembeyaz bir Ankara’yla tekrar uyanalım inşallah 😀

    • Onur dedi ki:

      Şimdiden yollar bembeyaz örtüldü. Hava soğuk olduğu için yağış çok hafif olsa da erimiyor. Yeni eklenen kar kalınğı ise 1 cm altındadır muhtemelen 🙂

  17. networkcan dedi ki:

    bu blogda yazan degerli arkadaşlar sayesinde çok şey ögrendim DEK’in ne oldugunu Ankarada bile görülebildigini şu dakikalarda devam eden karın dek etkisi oldugunu hayretler içinde izliyorum devam eden yagısa ve havanın kapalı olmasına ragmen mgm gece için ısrarla -12 C verdi ben karlı gecelerde sıcaklığın bu kadar düştügüne şahit olmadım ankara’da

  18. MAT dedi ki:

    Bu sistemin en bahtsız ili bence Trabzon’dur. Ordu, Rize ve Giresun kuvvetli kar yağışları alırken maalesef yine Yoroz burnundan dolayı hafif yağmur, kky ve kar aldı. Trabzon merkeze kuvvetli kar yağması için doğusuna alçak basınç oturması ve rüzgarın yıldız esmesi gerekiyor. Tabii sıcaklık şartları da uygun olacak…

    1

    Uy Trabizon uy Trabizon… – Ozan

  19. Havadelisi dedi ki:

    Bitlis videosu linkte. Durum çok kötü.

    http://www.haberler.com/bitlis-te-kar-kalinligi-2-5-metreyi-asti-630-koy-3349944-haberi/

    Yaşlılar bu kadar çok karı 20 yıl önce gördüklerini söylüyorlarmış, ki doğrudur sanırım, 1992’ye denk geliyor. 1992 kışı açık ara çığ şampiyonudur. Bu kadar çok karın belki tek iyi yanı, “eski karlar kalmadı” geyiklerine bir son verecek olmasıdır.

  20. El NiNo dedi ki:

    1

    bizim de dek’imiz var

    2

    Bir DEK sırasında saat 12.51

  21. ertugrull dedi ki:

    Giresun Espiye ilçesinde son durum: Kar yağışı yoğun bir şekilde devam ediyor.Kar kalınlığı 32 cm rakım 10 mt. Bu arada Trabzon merkezde kar yağışı yokmuş, Giresun merkezde ise kar yağışı öğle saatlerinde etkisini kaybetmiş.

  22. El NiNo dedi ki:

    bugün saat 14’te buraya Çayeli’nde rakım 400’de 20-25 cm yeni kar var dedim. sonrasında hava çoştu şu an 40 üzeridir ve inanılmaz bir yağış var sabaha kadar devam ederse benim için psikolojik sınır olan 1 metreyi geçer fotoğrafları yarın paylaşırım 🙂

    • genc akın dedi ki:

      Büyükköy kopuyor desene..Sahil kesimine göre çok şanslısınız.Sabahtan beri yağıyor ama sulu kar , şimdi biraz biraz birşeye benzemeye başladı..Dediğin gibi bu şekilde yağarsa 1 metreyi zorlarsınız…

  23. SpanK dedi ki:

    Bugün DEK’in zayıflamasının hatta kesilmesinin nedeni nedir?
    Modellere bakıyorum sistem hala aktif gözüküyor rüzgar da var sorun nerde 🙂

    Senin orada yağmayınca hemen “DEK zayıfladı” 🙂 Nerede zayıfladı aktif hala, aşağıda radar görüntüsü paylaşılmış – Ozan

  24. ALKIM dedi ki:

    DEK halen aktif ama Anadolu yakasına faydası yok.

    1

  25. dadash dedi ki:

    Erzurum şehir merkezi. Araçların üzerindeki kar 2-3 saate birikmiştir. Park yeri ise dozerle temizlendiği için küçük otomobilin yanında koca bir kar kütlesi vardır. Yoksa göründüğü kadar kar yok. Ama yeni yağan kar ağırlığı ile altta kalan eski karı biraz ezdiği için yağış miktarına göre kar yüksekliği biraz az kalıyor.

    1

  26. White Fox dedi ki:

    Bu gözlemi haftanın gözlemi olarak ilan ediyorum çünkü bir tabuyu yıkıyoruz, bir olaya şahitlik ediyoruz! Rakımı 1000-1256 metre arasında değişen Bilkent’te DEK var, ben kuzey yamaçtayım ! 🙂

    Deniz kaynaklı hava kütlesine sürtünme kuvveti de etkilenince Haymana, Bilkent gibi rakımın yükseldiği yerlerde kar sağanaklarına neden oluyor!

    Zonguldak üzerinden DEK kuzeyden Ankara’nın idari sınırları içine kadar girebiliyor! Radar ara mesefeleri iyi yakalamasa da bu animasyonda durum belli oluyor.
    1
    Sabahtan beri Bilkent’te kar sağanakları var, güneşle beraber kar görüyoruz. Şu sıralar daha kararlı bir hale de geldi, ama yukarı bakınca hala delik delik mavi atmosferi görmek de mümkün ve bulutlar yere çok yakın…
    Radarda Ankara çukurunda sürtünme pek olmadığı için kar yağışı pek yok. Son yarım saatte Bilkent’te yarım santim yeni kar oldu ama tam sağanak hafif karlı tabirine uygun bir yağış.
    2

    Ozan, Santiago bu işe ne diyorsunuz ? Benim de DEK’im var! 😀

    • Berat dedi ki:

      Ya!!! Ben de bu kar sağnağı nereden çıktı diye sorup duruyordum kendime… Demek ki DEK miş 🙂

    • Cumulonimbus dedi ki:

      Biraz da sabahki güneşlenmeyle yükselen nemden oluşuyor ya da güçleniyor olabilir mi (Karadeniz’den ulaşabilen kütlelere ek olarak) ? Bu arada gerçekten de yükseltilerin üzerinde bariz bir şekilde yağış artıyor. Ayaş Dağlarından ovaya inince yok olan yağışa dikkat. Artık yeni bir isim gerekir buna 🙂 Bugünkiyle ilgisi yok belki ama eskiden Şubat-Mart döneminde siklon geçtikten 1-2 gün sonra bu tarz sağnaklar daha çok olurdu (en son hatırladığım Mart 2004 ‘te olmuştu). Hatırladığım en etkilisi, öğleden sonra büyük kümülonimbüslerin yer-yer kar sağanağı bıraktığı bir günün akşamında (sanırım 1995 yarıyıl tatiliydi) son gösteri Yenimahalle’de 10 cm kar bırakmıştı ama Çankaya’da hiç yağmamıştı.

    • Onur dedi ki:

      Burada da kar var Mehmet… Rakım 990m.

    • anemodulion dedi ki:

      Bana biraz fantezi yaptın gibi geldi White Fox 🙂 Başka bir sebebi olmalı bunun. Mümkün değil… Olamaz. Hangi koridordan geçecek de Ankara’nın merkezine ulaşacak Karadeniz’in nemi?

      Gelir gelmesine ama şu anki yağışın kaynağını tam tespit etmek mümkün değil. Nem üst seviyelerden de taşınır. – Ozan

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu yağışta Karadeniz’den gelen nemin etkisi elbette vardır ama gelip geçen siklonların ve ULL’lerin (varsa) bırakıp gittiği nemin de buluta ve yağışa dönüşebileceğini unutmayalım derim. Bir de, yükseltiler hava kütlesini yukarı iterek doğrudan soğutup yağışa yol açabilir, sürtünmenin yanında ve (bazı durumlarda ona baskın çıkmak üzere) bu mekanizmayı da göz ardı etmeyelim.

    • MAT dedi ki:

      Güzel yakalamışsın Mehmet Can, senin GSE (Ghost Sea Effect) yağışlarına benziyor.Aslında bu tarz yağışları içeriye çok girdikten sonra ne kadar DEK yağışı olarak görebiliriz o tartışılır. Dağların üzerinden aşıp gelen nem hangi seviyede bulut oluşturdu acaba?
      Ankara radarı görüntüsünde kuzeyi ve güneybatısında 2 ayrı kütle oluşuyor ve ikisi de bant şeklinde değil. Güneybatıda oluşan zaten farklı karakterde hızından falan anlaşılıyor.
      Sonuç olarak özde değil sözde bir DEK yağışı diyebiliriz. Demesek de olur 🙂

    • Emre dedi ki:

      Batıkent “Ankara çukuru”nda yer almasına rağmen o da aralıklarla kar serpintisi aldı bugün, hatta şu anda da aldı. Tüm bunları DEK’e bağlamak benim aklıma yatmadı.

    • Cumulonimbus dedi ki:

      Bu seferki de ovada oluşuyor. Özellikle şehirin kuzeyinde kısa süreli ama etkili olabilir.

      1

    • Cumulonimbus dedi ki:

      “Cumulonimbus” ismini kullanmamın bir nedeni de geçmişte beni kendine hayran bırakan Cb kar sağanaklarıdır 🙂 Eski gözlem defterimi bulabilirsem, 90’ların ikinci yarısında özellikle bu tip yağışları kaydetmiştim. Hatırladığım kadarıyla bu yağışlar hep kuzey-batıdan geliyordu Ankara’ya. Bugün net bir Cb göremedim gökyüzünde bahsettiğimden farklı bir yağış olma ihtimali yüksek ama bence genel olarak incelemeye değer bir konu. Defteri bulunca paylaşacağım.

      • Emre dedi ki:

        Orada beliren kütlelerin tam altındayım ama birkaç taneden başka bir şey düştüğü yok!!

        Bir de, ortaokul yıllarında 96-98 gibi, ben de bir takvim üstünde her türlü yağışı, kendi kriterime göre belirdiğim 4 aşamada kaydederdim 🙂 özellikle Bahar yağmurlarını da kar yağışları gibi gözlemlerdim. Ve hatta bunu benim gibi bu şehirde yapan biri daha var mıdır acaba, olsa tanışsak da beraber neler neler yaparız diye (sanki ne yapacaksak) 🙂 o yaşta düşündüğüm çok olmuştu 🙂

        Neyse internet çıktı da birbirimizden haberimiz oldu 🙂

        • Cumulonimbus dedi ki:

          Takvim duruyorsa karşılaştırmak ilginç olabilir 🙂

          • Emre dedi ki:

            Ne yazık ki kümülo, ben birkaç yıl özellikle kış ve bahar aylarında tuttum. Sonra ne olduğunu bile hatırlamıyorum. Batıkent’ten gözlemlerdim ve evet, Ayaş taraflarından gelen kara bulutlar o aylarda ve hatta yaz aylarında güzel yağışlar bırakırdı.

    • Santiago dedi ki:

      Geçen sene mi, ondan önceki sene mi tam hatırlamıyorum; Bolu tarafından yağmur kütleleri geliyordu Ankara’ya, burada bir arkadaş gözlemleyip paylaşmıştı.

      Net bir fikir üretemiyorum ancak Ankara’nın hemen kuzeyinde gizli bir alçak basınç merkezi var gibi. Belki bunun etkisi vardır.

      1

    • White Fox dedi ki:

      Koridordan geçmesine gerek yok ki, çünkü İstanbul’daki tepe enverziyonu 2722 metre, Samsun’daki tepe enverziyonu 2040 metrede bulunuyor aynı saatte Ankara’daki de 2543 metre de bulunuyor. Denizden gelişebilecek bir DEK mekanizması bu yüksekliğe kadar büyüyebilir. Batı Karadeniz dağlarını geçerken, alt seviye de nem kaybolsa bile üstteki nem varlığını adveksiyon sırasında koruması teorik olarak mümkün. Batı Karadeniz’de dağların rakımı en fazla kaçtır? Bildiğim kadarıyla 3.000 metre falan yok. Bu yükseklikten geçen bir kütleyi engelleyecek kadar değil. Zaten Zonguldak radarında kıyıdaki DEK’in Ankara’nın kuzeyine uzadığı net belli oluyor da…

      Ankara radarında, aslında iki farklı biçimde hareket eden kütle var. Bunlardan birisi(özellikle kuzeyde olanı) yıldız-karayel bileşeninde hareket ederken, güneydeki daha batı-doğu yönlü gidiyor. Ankara balon verileri ölçümün yapıldığı konum itibariyle kuzeye daha uygun…

      2
      1490 metreden sonra nemlilik giderek artmış, 752 mb’a kadar da rüzgar o nemli seviyede karayel birleşeninde, bu durum denizden hava kütlesinin Ankara’ya taşınabileceğini destekler kanıt niteliğinde… 500 mb ise inanılmaz kuru, orda bulut oluşumu olamaz, üst seviyelerde bir nem taşınımı yok. Ya da faal bir ULL yok. Sığlık var ama Batı Karadeniz dağlarını aşabilecek bir sığlık…

      Tabi orografik konveksiyonda buna yağışa neden olabilir ama nemli havanın deniz kaynaklı olduğu kesin.

    • ALKIM dedi ki:

      Buna DEK diyorsanız DEK tanımını tekrar yapıp DEK olmayan konveksiyonel yağış, deniz etkisiyle artan yağış, sürtünme etkisiyle oluşan konveksiyonel yağış gibi kavramların üzerine bir sünger çekmek gerekir. Ayrıca geçmiş sistemlerde İstanbul’da denize uzak kesimlerde oluşan ama DEK olmadığı söylenmiş yağışları da tekrar gözden geçirmek gerekir. Ha herkes kendi DEK tanımını yapacaksa ve duruma göre değişkenlik gösterecekse “Deniz tarafından gelen nemle oluşan bütün yağışlar DEK’tir” şeklinde yuvarlak bir tanımla bağlayalım işi. Kafa yormaya da gerek kalmaz. O zaman da Karadeniz kıyısındaki kısa süredeki anormal yağışları açıklamak için başka bir tarif gerekir.

      • White Fox dedi ki:

        Ben tanım yapmam ama “yuvarlak” ifadelerden uzak kendi sınıflandırmamı açıklayabilirim.

        A – Çekişli DEK’ler
        1- Termodinamik yukarı çekişli DEK’ler (Örnekleri: Sonbahar DEK’leri ağırlıklı olarak böyle) A-1
        2- Dinamik yukarı çekişli DEK’ler [Örnekleri 16 Ocak 2012, 31 Ocak 2012 ] A-2
        3- Hibrit DEK’ler (1. ve 2.’nin karışımı + Yukarı seviye elementleri – ULL vs) (9 Eylül 2009 aslında yapısı itibariyle bir hibrit deniz etkisiydi) A-3

        B- Çekişsiz(Cüce) DEK’ler (Kışın en sık görülen tiptir.)
        1- Orografik Etkilerle ortaya çıkan DEK’ler [Ghost Sea-Effect – Nispi nemim düşük olduğu durumlarda görülür! ) B-1
        2- Kısa mesafeli DEK’ler [Çatalca’nın batısına geçene kadar tükenen tip DEK’ler – Sığlık sorunu!) B-2

        B-1, B-2 ve A-1’in Ankara’ya ya da Çankırı’ya kadar sürüklenmesi zor.

        • Havadelisi dedi ki:

          Dinamik yukarı çekişte atmosferik şartlar başlıca rolü oynuyor ama, bildiğin gibi. Bu da DEK tanımını belki biraz fazla genişlettiğimizi bize hatırlatıyor. Neyse, kesin sınıflamalar yapmak mümkün değil zaten, birçok mekanizma ülkemizdeki yağışlarda aynı anda rol oynuyor. Genel olarak denizin etkilerinin işin içine karıştığı yağış tiplerini çok güzel tasnif etmişsin bence, ama yine de DEK tanımını orijinalinden çok saptırmama ve olayı genel olarak kıyı bölgeler, kıyıya bakan yamaçlar ve denizin etkisine doğrudan açık yerlerle sınırlı tutma taraftarıyım. Gerçi burada bile tam objektif olunamaz. Bursa’da DEK görüldüğü apaçık, Ankara’da da Bursa’dan çok daha az görüldüğü açık, fakat Ankara’da DEK yoktur da diyebilir miyiz… Bilemiyorum… Son analizde, bu deskriptif (tanıma dayalı) yaklaşımlar coğrafyacı yaklaşımıdır, prosesleri sınıflayarak daha iyi anlamayı amaçlar ve çok yararlıdır; öte yandan daha kantitatif bir bilim dalı olan meteorolojinin içinde olanların böyle şeyleri çok sevmediğini de biliyorum.

          • Santiago dedi ki:

            Amerikalıların “lake effect” dediği, Kanada’dan gelen çok soğuk ve kuru havanın büyük göller üzerinde oluşturduğu sığ oluşumlar bence.

            Aşağıdaki radar görüntüsü 31 Ocak akşamına aittir.
            1

            Çok net bir şekilde iki farklı oluşum gözleniyor. Bana göre gerçek DEK yağışı yuvarlak içine aldığım kütledir. Aralıksız esen karayelin Balkanlardan taşıdığı kuru ve soğuk havanın deniz üzerinde nem kazanması ve karaya çıkar çıkmaz yağış olarak düşmesidir. Bulutları o kadar alçak oluyor ki sanki sis gibi, normal şartlarda çisenti bile bırakamayacak tipte yani. Ve kara üzerinde fazla ilerleyemiyor, önünde fazla yükselti olmasa bile İstanbul’un güney ilçelerine bile zor inebiliyor.

            Ama aynı görüntüde poyrazdan gelen kütleler salt DEK olarak adlandırılmamalı bence, çünkü o yağış hem ULL hem de yer seviyesinde ortaya çıkan alçak basıncın katkılarıyla güçlenmiş bir sea enhanced sayılabilir.

            1 Şubat 2012 Sinoptik görünüm
            2

            İstanbul’da dün ve bugün görülen yağışlar ne üst seviyelerde ne de yer seviyesinde bir tetikleyici faktör olmadığından dolayı salt DEK sayılabilir.

          • White Fox dedi ki:

            Valla Ozan Hocam ben bildiğin gibi 71 farklı örnek incelemesi yaparak DEK’e klasik (orjinal) göl etkisi yağışlarının standart özellikleri ile bakmamayı öğrendim.

            Deniz etkisini, göl etkisine göre geniş tutmamız şart çünkü bu tip yağışlar meteoroloji doktrininde ezici çoğunlukla göller üzerinden incelenmiş durumda ve bence göl ile denizin potansiyeli birbiri ile eş değer tutulmamalı… DEK tanımını orjinal göl etkisine göre kıyılarla ve denizin etkisine doğrudan açık olacak yerlerde sınırlı tutarsak DEK yapabileceği hakiki potansiyeline göre çok daralır.

            İnternette daha evvel yaptığım araştırmalarda ABD’deki Salt Lake City’deki göl etkisi kar yağışları ile Bufalo’daki kar yağışlarının oluşum kriterleri bakımından, hele ki şimşek aktivasyonu yönünden farklı özellikler gösterebildiğini okumuştum.

            Bizim boyut olarak Amerikan gölleri ile kıyaslanamayacak Karadenizimiz var. Göller arasında bile detayda farklılıklar oluşabilirken deniz ve gölün etkisini orjinallik olarak aynı temel koşullarda tutmakla deniz faktörü ile gelişebilecek meteorolojik her duruma cevap veremeyiz.

            Bence DEK’ler için genel-soyut bir alt sınıflandırma yapmak şarttır, en azından Karadeniz’e somut olarak…. Göl etkisi yağışları daha çok B grubuna uygun, başlıca özellikleri sığ olmaları… Eğer Santiago’nun dediği gibi durumu sığlık bakımından aynen göllerdeki gibi değerlendirirsek, Çatalca’da 16 Ocak 2012’de 5 km yüksekliğe erişen muazzam kar kümülonimbusunun oluşumunun cevabı da olmaz. 16 Ocak 2012’ye tekrar baktım o gün ne ULL var ne de başka bir yardımcı mekanizma…saf bir DEK ama sığlıktan pek uzak… Esasında bizim durumu klasik göl etkisinden başkalaştıran da Karadeniz DEKlerinin sığlıktan sıyrılabilme kapasitesi, klasik göl etkisinden çok net ayırt edilebilen bir fark bu…. bu yüzden çok mesafe yol alabilir.

            Bu yüzden ben DEK ile lake-effect’i farklı görüyorum. Şu makaleyi de yazan benim, şimdiki aklımla böyle bir makaleyi yeniden yazacak olsaydım deniz ile gölü eşdeğer tutuyormuş gibi yazmazdım. 🙂

            Ben 31 Ocak’taki Anadolu yakasında veya İstanbul boğazında ULL etkisi olduğunu düşünmüyorum çünkü 31 Ocak 2012 akşamı İstanbul ve çevresi ULL’nin baroklinik sınırları dışındaydı veya ULL olsaydı bile ULL alanı yukarı seviyede dinamik kararsızlık alanına sahip olacağı için mekanizmayı çekişli hale getirirdi dolayısyla enhanced-sea-effect (sea-enhanced değil) denebilirdi, 9 Eylül 2009’da olduğu gibi… Yani yine tam anlamıyla bir DEK olurdu ama bulut üst sınırlarını çekişli olarak arttırmış bir DEK olurdu. Santiago’dan bu noktada ciddi boyutta farklı düşünüyorum yani alt seviyelerde başka faktörler varsa (siklon gibi, cephe gibi vs) sea-enhanched derim, üst seviyelerde ULL gibi dinamik konveksiyon yapan ama yerde ne sıcaklık ne de rüzgar bakımından etkili olmayan durumlar varsa enhanced-sea-effect diyorum. Bu görüş itibariyle dinamik çekişli(A-2) ve hibrit DEK’ler(A-3) bütün DEK’ler enhanched-sea-effect niteliğindedir. (enhanched-sea-effect’te benim uydurmam)

            Benim yukarıda yaptığım ayrım ile durum hem kapsamlı hale geldi, hem de DEK anlayışı tipe daha anlaşılır hale geldi.

            Amerikalılar, süper hücreleri bile ikiye ayırıyor (LP Supercell, HPSupercell) veya oraj fırtınalarını bir çok ayrı alt gruba ayırıyorlar.(Derocho, Bow-Echo vs gibi). Biz de ise alayı için oraj tabiri, gökgürütülü sağanak tabiri var. Niçin göl etkisinin evrimleşerek en son boyutu haline gelen ve potansiyel olarak çok daha güçlü DEK’leri gruplara ayırmıyoruz 🙂

            Ozan Hoca sen bu göl etkisini Türk literatürüne sokan birisi olarak DEK’in, klasik/orjinal göl etkisine oranla çok daha fazla potansiyeli olduğu konusundaki yaklaşımıma katılıyor musun ?

            Deniz etkisine farklı yaklaşarak, onu alt kümeleri ile inceyerek durumu daha açıklağa kavuşturabiliriz. İstanbul’da deniz etkisi var deneceğine A-2 kategorisinde DEK var veya B-1 kategorisinde DEK var demek çok daha bilgilendirici hale gelir. Santiagonun verdiği radar görüntüsünde B-2 ve A-2 bir arada hatta doğuda B-1’den de örnekler var. 🙂

    • Cumulonimbus dedi ki:

      Şu an İç Anadolu’nun kuzeyi ve Batı Karadeniz’in iç kesimlerinden Sinop’a uzanan bulutlanma DEK’lerden daha yüksek ve daha batıdan hareket ediyorlar. Yağış bırakan bulutlar bunlar mı bilmiyorum çünkü şu an Ankara’da radarda görünmeyen hafif-orta kuvvette “hayalet” kar yağışı var.

      1

    • White Fox dedi ki:

      Bu arada bu tartışmalı duruma bir şey daha ekleyeyim. 🙂 Bu eklediğim durum Ankara’daki kütlenin DEK olduğunu destekler nitelikte teknik bir tespitim…
      İstanbul’daki tepe enverziyonunun 2722 metre, Samsun’daki tepe enverziyonun 2040 metrede bulunuyor, Ankara’daki de 2543 metre de bulunduğunu söylemiştim. Yukarıda Ankara radarında kuzeyden gelen kütle Bolu sınırı civarında ortaya çıkıp güneye iniyor gibi gözüküyor.
      Aşağıdaki benim elimdeki rastgele 50 kmlik bir yatay eksendeki radar kesit görüntüsü:

      Burada gölge alanlar radarın görmediği alanlar var, daha doğrusu bunlar radarın tarayamadığı alanlar….görüntünün aşağısında 50 kmlik yatay alan ve yan tarafta bulutun deniz seviyesinden yükseliği var.
      Benim burada anlatmak istediğim ise şu: radarın yatayda gördüğü alan dünya yuvarlak olduğu için yaklaşık olarak her 50 km’de 200 metre aşağıyı görememeye başlıyor.
      Bu çıkarttığım sonucu 1907 metrelik Elmadağ’da kurulu radara göre kıyasen uyguladım.

      O halde benim bu tespitime göre Ankara radarının Bolu sınırında tahmini olarak 2307 metrenin altındaki bulutları görememesi, Bolu içlerinde ise 2500 metrenin altını hiç görmemesi gerekiyor. Eskişehir için de benzer….

      Kuzeyden gelen kütlenin radarda görülmeye başlamadığı yer bakımından da balon ölçüm sonuçlarındaki tepe enverziyonu bire bir uyumlu duruyor.
      O kütle Bolu sınırında ortaya çıkmıyor, sadece radar görmediği için orda oluşuyormuş gibi görünüyor. Zonguldak radarında çok belirgin bir güneye iniş var. Bu bakımdan güneye inen şey Zonguldak’da DEK olarak adlandırılan oluşumdan bağımsız değil. Bu fantezi değil, ap açık DEK’in uzantısı….

      Şu radar biraz daha alçakta olsaydı hem Eskişehir’i daha iyi yakalardı hem de Bolu’yu… Dikkatinizi çekmiştir, kış boyu radarda Konya bomboş kaldı. Bu bütün Ankaralılara da bilgi olsun, radarda görünmüyor ama kar yağıyor deniyor sık sık, çünkü 2000 metrenin altındaki bulutları bu Ankara radarı pek iyi göremez!
      Ne zaman güçlü bir kümülonimbus olursa ancak o zaman bu radar Niğde’de de Kayseri de bir şeyler görüyor.

      • MAT dedi ki:

        Bravo profosyonel radarcı gibi yorumlamışsın. Dediğin gibi Ankara radarı 2000 metrenin altındaki bulutları yakalayamıyor. Tabi yanlış anlayanlar olabilir bu deniz seviyesinden itibaren 2000m. Bolu’yu ne Ankara nede Zonguldak radarı doğru düzgün görüyor. Yeni alınması düşünülen Kocaeli radarının daha iyi görebileceği söyleniyor ama açıkcası dağlardan dolayı yine sorun olur diye düşünüyorum.
        Ankara radarı biraz aşağı kurulsa dediğin gibi Eskişehir’i daha iyi görürdü ama özellikle doğusunu dağların uygulayacağı blokajdan dolayı hiç göremeyebilirdi. Hatay radarı gibi sadece batısını görürdü.
        DEK konusuna gelince; ben Karadeniz üzerinden bir nem taşındığı konusunda sana katılıyorum ama zaten hafif olan ve bant şeklinde gelmeyen bir yağışı DEK kategorisi içine alma konusunda tereddütlerim var. Ha dersen ki bu zaten GSE versiyonu eyvallah…
        Bir önceki yorumda dediğim gibi sözde değil özde Dek olmalı:) Gerektiğinde Marmara’da oluşup İzmir il sınırlarına kadar uzanabilmeli.
        1

        • White Fox dedi ki:

          Peki Çanakkale’nin sınırları içindeki kütleye ne denebilir ? O da bant şeklinde değil. 😛

          Bence belirgin bir bant şeklinde vurması veya hafif/şiddetli olması DEK olup olmaması veya o kategoriye koymak için tam bir kriter değil.
          Bizimki denize çok çok uzak olduğu için çok normal olarak hafif bir kar yağışı yaptı ama doğum yeri Zonguldak… Ankara DEK’ine sahip çık!

  27. ertugrull dedi ki:

    Giresun Espiye ilçesinde son durum: Kar yağışı yoğun bir şekilde devam ediyor. Kar kalınlığı an itibariyle 28 cm, rakım 10 mt. Ozan hocam bu sistem geçen haftaki sistemden yağış olarak daha etkili oldu Espiye’de. Akşama resimleri paylaşacağım.

  28. İvii dedi ki:

    Marmara Üniversitesi Göztepe yerleşkesinde bu sabah 08.00’de çektiğim fotoğraf. İnsanların hiç basmadığı yerlerde maalesef sadece 5 cm civarı bir kar vardı. Onlar da çok geçmeden büyük oranda eridi. Tam bir hayal kırıklığı..

    1

    Böyle belgeli yorumlara ve abartısız aktarımlara hayran oluyorum. Cetvelli olanların ise önünde saygıyla eğiliyorum. Teşekkür ederim. İhtiyacımız olan budur. Günde 46 kere yorum yapıp “off kar çok arttı, öff şimdi durdu” yazmaktan, ama tek bir foto paylaşmamaktan bin kere iyidir. – Ozan

  29. Blance dedi ki:

    Bu güzel mevsimde Şubat ayını ortalamaya hazırlanırken, Ankara Elmadağ Kayak Merkezi’ne çıkmadan olmazdı ve ben de iki arkadaşımla beraber işlerin azalmasını fırsat bilip, hazır kar da sağlamken bir dağa çıkalım dedik (dün).. Ama ne görelim, son 5-6 yıldır düzgün kar alamayan Elmadağ, 1.5 metreleri zorlar hale gelmiş. Dağdaki tek adam gibi tesis olan üniversitenin konaklama evi (Ank. Üni) nispeten kalabalıktı. Ve ben de arkadaşımdan telefonuma aktarabildiğim resimleri kar elileriyle paylaşayım dedim.. 🙂
    Elmadağ gerçekten iyi şu sıralar, özellikle her yer mis gibi et, sucuk kokarken 🙂 Yakınlardakilere duyurulur…

    1

    http://ompldr.org/vY3Frcg
    http://ompldr.org/vY3Frcw

  30. Havadelisi dedi ki:

    Sağ sütunda üstte, “parmak”la gösterilen, “son 100 yorum – tarih sıralı” linki var. Yorumları oradan takip ederseniz hiçbir yorumu kaçırmaz, Atış Serbest’e de ayrıca bakmak zorunda kalmazsınız. O sayfada her yoruma ayrı link var, cevap vermek istemeniz halinde tıklayarak o yoruma gidip hemen yorumun altındaki cevapla düğmesine ulaşabilirsiniz.

  31. okito dedi ki:

    Dudullu sadece bir gecede 20 cm’ye yakın kar almış dün gece

    1

    Sabah yolları açmak için MODOKO sokaklarını dolaşan iş makineleri.

    2

    • ALKIM dedi ki:

      Eyvallah Okito. Beni fotoğraf çekip yükleme zahmetinden kurtardın. Cetvel arıyordum ölçüm için, gerek kalmadı artık. Zaten erime de hafiften başladı.

  32. Havadelisi dedi ki:

    Bu başlıkla ve bugünlerde yaşanan olaylarla ilgisi olmayan yorumları siliyorum, temizlik devam ediyor, bilginize.

  33. El NiNo dedi ki:

    Rize’deyim bu sistem de beni tatmin etmedi yine 20-25 cm yağdı ancak bir gecede 1-1.5 metre kar yağsa iyi olacak 😀

  34. Havadelisi dedi ki:

    Bu başlığın altına 12 Şubat Pazar gününe kadar (o gün dahil) olacaklarla ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. Bağımsız yorumlarınızı buraya tıklayarak, cevaplarınızı, cevap vermek istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine basarak yazabilirsiniz. Diğer konuları ve daha ileri tarihleri Atış Serbest‘te paylaşabilirsiniz. Bu yazdıklarımızı okumadan ve sık sık tekrar ettiğimiz ricaları dikkate almadan yorum yapmanız halinde yorumunuzun yayımlanmayacağını peşinen kabul etmiş sayılacaksınız. Teşekkürler.

  35. Mamii dedi ki:

    Horoz sesleri eşliğinde kar manzarası Kocaeli – Bahçecik

    2: http://youtu.be/FKLDFt1vJc0
    3: http://ompldr.org/vY3FrMg

    1

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s