Etiket arşivi: ölüm

Tam Deprem Havası


Büyük İzmit Depremi’nden sonraki hemen her yaz İstanbul’da çok sıcak ve nemli günler olmuştur ama hiçbirinde deprem olmamıştır.

Anadolu’da 20. yüzyılda gerçekleşen en büyük deprem olan (büyüklük 7,9) ve 27 Aralık 1939’da sabaha karşı gerçekleşen Erzincan Depremi esnasında hava sıcaklığı sıfırın altında 15 derece civarında idi.

Olur da bu sıralar İstanbul’da deprem filan olursa bu, hava sıcak olduğu için değil, dış güçler bizi kıskandıkları ve HAARP vb ile faylarımızı dürttükleri için hiç değil; Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın İstanbul’un güneyinden geçen kısmının kırılma zamanı geldiği için olacak. Konunun uzmanları bunu 20+ yıldır söylüyor. 99′ İzmit Depremi’nden sonra sıra İstanbul’dadır. Kuzey Anadolu Fayı’nda depremler 20. yüzyılda doğudan batıya doğru hareket etmişlerdir.

Jeolojik zaman ölçeğinde bir yılı bir saniye gibi düşünebilirsiniz. Dolayısıyla depremin şimdi değil de mesela 5 veya 10 yıl sonra gerçekleşmesi bilim insanlarını haksız çıkarmayacak. Aslında yine “neredeyse şimdi” deprem olmuş olacak. Yarın da, 10 yıl sonra da jeolojide “şimdi”dir.

Depremi sıcak hava tetiklemez, sizi de deprem öldürmeyecek. Eğer ölürseniz, oturduğunuz bina depreme dayanıklı olmadığı için öleceksiniz.

Sevimsiz konularla canınızı sıktığımız için özür dileriz ama bunları deprem olmadan konuşmak daha iyi. İnşallah mümkün mertebe gecikir. Ama eninde sonunda olacak.

Gün Kömürden Daha Kara


Dün, tüm yurttaşlarımız gibi bizim de yüreğimize tarifi imkansız bir ateş düşmüştür.
Soma’da madende yaşanan patlama sonucunda kaybettiğimiz yüzlerce kardeşimizin acısını derinden paylaşıyoruz.

Kendilerine Allah’tan rahmet, geride bıraktıkları, başta eşleri, çocukları, anneleri, babaları olmak üzere tüm akrabaları ve dostlarına Allah’tan sabır ve dayanma gücü vermesini diliyor, ayrıca olayın faillerinin peşini asla bırakmamalarını, bu süreçte onlara çok büyük görev düştüğünü belirtmek istiyoruz.

Adaletin işçiler, ezilenler, haksızlığa uğrayanlar için hiçbir zaman tecelli etmediği ve her zaman güçlüden, iktidar sahiplerinden, sermaye sahiplerinden yana olduğu ülkemizde, yine de, bütün inancımız ve umudumuzla bu facianın sorumlusu olan kişi(ler) ve kuruluşların gerektiği şekilde bir an evvel ortaya çıkarılıp adalet önünde hesap vermesini ve en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.

Bu eşsiz facia “Ölüm madencinin kaderi” veya “Ölüm Allah’ın takdiri” ifadeleriyle geçiştirilemeyecek bir ihmaller silsilesinin sonucudur.

Ne yazık ki, basiretsiz, bilgiden yoksun, insan hayatını hiçe sayan ve daha çok kâr etmek adına işçilerinin haklarını gasp eden kişiler ve kurumlar, kendi kusurlarını örtmek için Allah’ın adını kullanmayı, onun o güzel adını o kirli ağızlarına alma cüretini göstermeyi ülkemizde bir alışkanlık hâline getirmişlerdir. Fakat bilmeliler ki onlar aslında sadece kendilerini kandırıyorlar.

Ülkemizin günün birinde hak, adalet, hukuk ve insan haklarıyla eş anlamlı, insan hayatına önem veren gerçek bir demokrasi olacağı günleri göreceğini, her şeye rağmen, ümit ediyoruz.

Kardeşlerimizin ruhları şâd olsun.

Blog takipçileri ve kamuoyuna saygılarımızla,

(Havadelisi.com Yönetim Kurulu adına)
Editör Emre Güler