Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. karcı hakan dedi ki:

    Arkadaşlar,kasım sonu aralık başı sistemini takip ederken jet akımlarından yararlanın.Çünkü jet akımları sıcak ve soğuğun kesiştiği yerde eser.Yani doğu-batı doğrutusunda esen bir Jet akımının kuzeyinde ki alan soğuk,güneyinde ki alan sıcaktır. Bu yüzden jet akımları önemli bir parametredir.

    1

    Bu harita Meteociel’in NCEP arşivinden alınmıştır. Aynı günün 850 hpa haritası Jet akımları’nın önemini gayet iyi anlatıyor. Meteociel arşivinden buna benzer manzaralar bulabilirsiniz. İyi çalışmalar…

  2. welbane dedi ki:

    18 run’ı Avusturya-İsviçre için -20’leri gosteriyor; ne kadar gerçekçi göreceğiz ama kıskançlıktan çatlamadık değil 🙂 Aralık ayında Cenevre’nin gördüğü en düşük sıcaklık -11, Zurich’in -12 olmuş.. Bize ise ne düştüğünü söyleyip de ağzımı bozmayayım gece gece…

    • Havadelisi dedi ki:

      O soğuk gösterildiği gibi inerse Alp vadilerinde o değerler mümkündür ama şehirlerde imkansız… 2 metre sıcaklığına baktıysan eğer, o düşük sıcaklıklar genelde Alp vadilerinin sıcaklığını yansıtır. Ağzını bozma hocam, negatif NAO son demlerini yaşıyor, La Nina onu sağ komaz 🙂

      • karcı hakan dedi ki:

        İsviçre’de sıcaklık bayağı düşecek, ama çok yoğun bir yağış yok gibi gözüküyor. Ama yine de konum gereği çok şanslısınız hocam 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Burada Alpler’in kuzeyindeki şehir merkezlerinde zaten o kadar fazla kar yağmıyor. En yakın nem kaynağı Cenova körfezi, ama arada Alpler olduğu için yağışın çoğu engelleniyor. 2008 Aralık’ta Bern’de birkaç gün içinde 38 cm biriken kar tüm zamanların Aralık rekoru (şansa bak bi geldik rekor oldu :)… Ocak rekoru da 45 cm filan galiba. Benim oturduğum yerin (Bern’in yüksekçe bir mahallesi) rakımı 550 metre.

          800-1000 metre üzerinde ise durum tabii çok farklı. “İsviçre çok karlı bir yerdir” lafı oralar için geçerli. Orada kışın gelen hemen her sistem kar yağdırdığı için 1-2 metre normal oluyor. İsviçre tanıtımlarında kartpostallarında gördüğünüz aşırı karlı yerlerin rakımı en az 1000 metre.

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu arada bir soğuk dalgası da Kuzey Amerika’da var…

  3. cümülonimbüs dedi ki:

    Sistemde bugün de değişme yok. 25 Kasım’dan sonra gelicek sistemin ardından kutuplar çıldırıyor. Sırasıyla 2m, 850 milibar ve 500 milibar haritalarında 60. enlem ve yukarısı birden bire aşırı soğuyor. Sibirya coşuyor. Bu demek oluyor ki bir süre sonra bir salınım daha gerçekleşme ihtimali var. Ancak bu salınım nereye doğru olur bunu basınç yerleşimleri belirleyecek ve şimdiden öngörülmesi mümkün değil. Denge teoremine göre sıranın bize gelmesini umuyorum. Bir de sistem hala teğet geçecek diyorum. Hafiften sürttürüp geçer 🙂 ABD’de ayrı bir sistem görülecek kutuplar ikiye bölünüyor benzetmesi yapmıştım. Bir taraf ABD’ye patlarken diğeri Avrupa ve Sibirya’ya patlayacak.

  4. met.uz.snowcem dedi ki:

    cuma günü modeller değişecek şenlik başlıyor merak etmeyin fazla kalmadı geliyor cuma gününden itibaren uykusuz geceler başlıyor modelkolik olacak herkes

    • Havadelisi dedi ki:

      Neden, modelleri sizin halaoğlu mu yazıyor?

      • met.uz.snowcem dedi ki:

        hayır modelleri halaoglu hazırlamıyor uzun yıllardır edindiğim tecrübeler ve beklediğim birtakım gelişmelerden dolayı bunu söylüyorum tekrar ediyorum cuma gününden itibaren modeller biz kar hastaları için müjdeler vermeye başlayacak

        • Havadelisi dedi ki:

          Uzun yıllar (kaç yıl?) boyunca edindiğiniz tecrübeler Cuma günü modellerin ne yönde değişeceğini size söylüyor ha? NASA’nın NOAA’nın bundan haberi olsa sizi kesin işe alırdı. Başvurmayı düşünün bence.

          • met.uz.snowcem dedi ki:

            sayın havadelisi ben kimseyle dalga geçmiyorum sadece görüşümü söylüyorum yarın haklı ya da haksız olduğum ortaya çıkar bir hava delisi ve kar hastası olarak size saygı duyuyor ve seviyorum

        • Ankaragücü dedi ki:

          Şimdi bu şey gibi olmuş, nasıl desem.. Tecrübelerim bana aralık, ocak ve şubat aylarının, temmuz, ağustos’a kıyasla soğuk olacağını hissettiriyor. 🙂
          Sükut-u hayale uğramayın ama Aralık başı İstanbul taraflarına kar olası değil. Modeller sizi gaza getirmesin.. Tabii ki kasıma göre soğuma olacak. Ancak ihtiyacımız olan bir – iki tane kademeli düşüş.

          • Havadelisi dedi ki:

            Neden olası değil? 4 Kasım 2006’da kar yağdı, Maslak’ta tuttu. Aralık başında neden imkansız olsun?
            İnadım devam edecek 🙂 Yağar diyenlerin de yağmaz diyenlerin de herhangi bir dayanağı yok.

            • Ankaragücü dedi ki:

              Benim de inadım inat.. 🙂
              Bekleyip görelim.. 29 Ekim demiştim.. Kararlı ve sıcak pastırma yazı (Kasım boyunca) öngörüsü de tuttu tutacak.. 12 ve 27 aralık diyorum.. İstatistikler “bazen” doğruyu da söyler.. 🙂

            • cümülonimbüs dedi ki:

              Benim dayanağım var açıkçası. Basınç yerleşimleri, bölgemizin ve etrafımızdaki ilgili coğrafyanın halen sıcak olması, sistem ülkemize direk hareket etmediğinden enerji ve momentumunu kaybetmesi, diyagramlar ve modeller. Saat 12.35te kar yağacak gibi pinpoint tahminler beklenilmesin ancak bu sistemin ülkemize maksimum yapacakları ( oldukça anlaşılır sebeplerden Doğu Anadolu 1400m üstü hariç) Trakyada yerel kar/kky yağışı olacaktır.O yüzden Bolu dağına kar yağınca aha yağdı demeyin.Bu tahminin geçerliliği kasım sonuna kadar Aralığı içermiyor. Aralık tahminleri su katılmamış müneccimlik.

            • yavuzsb dedi ki:

              Evet hatırlıyorum. Zannedersem o gün auto show vardı. Biz Ataşehir’den yola çıktık Asya yakasında kar yoktu ama FSM köprüsünü geçince yol kenarları hep beyazdı. Biz de şaşırmıştık 🙂

          • EFSANE-SEMİH dedi ki:

            Geçen seneyi unutma Ankaragücü.26 Ocak sistemınden sonra 1-2 şubat sistemini beklemiyordun.Modeller gaza getirmıyor.İstanbul kky alıcak.

    • çihiro dedi ki:

      Bugün cumartesi. Gece gayet güzel uyudum 🙂

  5. Timur dedi ki:

    Merhaba Ozan,
    Özellikle COLA model çıktıları dikkatimi çekti.

    Demek istediğim şey 25 Kasımdan sonra Rusya’nın batısında bir soğuk dalgası oluşuyor.
    Ne düşünüyorsun?

    • Havadelisi dedi ki:

      Oradaki haritalar da GFS’den üretiliyor Timur. Evet bir soğuma gözüküyor, takip etmek gerekiyor. Türkiye’yi ne kadar etkiler (ya da etkiler mi) halen epey belirsiz.

  6. karcı hakan dedi ki:

    Evet sonunda kışın ayak seslerini duymaya başladık. Peki Batı ve Orta Avrupa’yı vuracak sistem nasıl oluşuyor? NAO aşırı negatife doğru yol alıyor. Nao’nun aşırı negatif olması demek Azor Adaları’nda basınç artışı, İzlanda ve çevresinde basınç azalışı demek (hayır! Deniz seviyesinde bunun tam olarak tersi demek. – Havadelisi). Negatif NAO’da subpolar (İzlanda) alçağı Akdeniz çanağına iner. Azor yükseği ise fazla güçlenemeyerek daha kuzeye çıkar (daha kuzeye çıkmaz, İzlanda civarında başka bir yüksek basınç oluşur. Azor yükseği Azor civarındaki yükseğin adıdır, başka yerde oluşan yükseklere Azor denmez. – Havadelisi). Akdeniz çanağına inen İzlanda dinamik alçak basınç sistemleri Akdeniz ülkelerinde nispeten ılıman ve yağışlı koşullara sebep olur.

    AO da önümüzdeki günlerde aşırı negatife inecek. Bunun sonucunda Kuzey Buz Denizi’nde basınç artışı, 45 derece kuzey enlemlerinde basınç azalışı meydana gelecek (bu söylediğin deniz seviyesi için değil, yukarı seviyeler için geçerlidir.- Havadelisi). Yani polar (kutupsal) alçak basınç alanları Avrupa’ya inecek ve Avrupa’yı soğutacak. Resimde görüldüğü gibi polar jet kuzeyden Avrupa’ya inerken Balkanlar üzerinde yılan gibi kıvrılarak üzerimize güneybatı yönünden esecek. Bunun sonucunda Batı ve Orta Avrupa kuzey yönlü jet akımları ile soğurken,Biz ise güneybatı yönlü jet akımları ile mT orta akdeniz (ılıman ve yağışlı havalar) sistemleri alacağız. Bu durumları GFS model haritaları ile açıklamak gerekirse haritada görüldüğü gibi Azor yükseği, Grönland üzerindeki yüksekle birleşerek güneyin ılıman havasın Grönland’ın güneyine kadar taşıyor (ben anlayamadım bu mekanizmayı – Havadelisi). Bu 850 hpa sıcaklık haritasında daha güzel belli oluyor. Bu yüksek İngiltere’nin batısındaki okyanus alanını ısıtarak soğuğun Atlantiğe kaçmasını engellerken (??? – Havadelisi), doğuda Rusya üzerindeki bir başka yüksek de Kafkaslar ve Türkiye’nin ısınmasını sağlayıp soğuğun buralara kaçmasını engelliyor. Sonuçta iki yüksek arasında kalan bölge polar jetler tarafından kontrol edilen bir kutupsal alçakla soğuyor. Ama daha sonra Rusya üzerindeki yüksek doğuya çekiliyor ve Soğuma biraz daha doğuya ilerleyerek Balkanları etkiliyor. Bizi etkileyip etkileyemeyeği ise hala meçhul. Ancak Avrupa üzerinden ilerleyerek Balkanlar ve bizim üzerimizde etkili olacak bir subpolar alçağın arkasındaki soğuk cephe ile bizim de soğuktan etkilenme ihtimalimiz yüksek diye düşünüyorum. Tekrar söylüyorum yanlışım varsa düzeltin 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzel bir anlatım sayılır 🙂

      • karcı hakan dedi ki:

        (ben anlayamadım bu mekanizmayı – Havadelisi). Hocam orada jet akımları mekanizmasını anlatmışım. Son cümle olan “Azor yükseği, Grönland üzerindeki yüksekle birleşerek güneyin ılıman havasını Grönland’ın güneyine kadar taşıyor” cümlesinin amacı Nao, Ao ve Jet akımlarının bu durumları sonucu oluşan Gfs haritasını açıklamaktı. Yani son cümle jet akımları mekanizması anlatımından bağımsızdır. Eğer jet akımları anlatımında bir yanlışım varsa bilemiyorum, ama yanlış olduğunu düşünmüyorum. (siz daha iyi bilirsiniz Ozan hocam 🙂 Şu Ao’nun ve Nao’nun deniz seviyesi,üst seviye işini anlamadım.

        “Bizi ilgilendiren daha çok üst seviyeler değil midir? Bu yüksek İngiltere’nin batısındaki okyanus alanını ısıtarak soğuğun Atlantiğe kaçmasını engellerken (??? – Havadelisi)”… Burada demek istediğim ise İzlanda üzerinde oluşan yüksek İzlanda ve civarını ısıtarak Batı Avrupa’yı soğutan polar alçağın getirdiği soğuğun Atlantik üzerine akmasını engelliyor. Yani soğuğun daha geniş bir alana yayılmasını engelliyor. Umarım anlatabilmişimdir. Ayrıca hocam Şu Nao ve Ao’nun alt seviye,üst seviye işine kafam takıldı. O konuda bilgilendirirseniz memnun olurum. Güzel bir anlatım SAYILIR demişsiniz 🙂 Teşekkür ederim. 🙂

    • EFSANE-SEMİH dedi ki:

      Karcı Hakan arkadaşımızın bahsettiği, Havadelisi’nin de anlayamadığım dediği mekanizma aslında tam olarak Karcı Hakan’ın bahsettiği gibi değil. Modellerde görülen Y.b, Azor Y.b’nin Grönland’taki Y.b ile birleşme olayı değil Grönland’dan sarkan Y.b’nin Avrupa’nın batısına hakim olmasıdır. Kış boyunca 1-2 sefer görülür ki ben Aralık ayında görüldüğünü pek hatırlamıyorum. Genelde Ocak sonu ve Şubat ayında görülür.

      • Ankaragücü dedi ki:

        Grönland’ın çevresi denizle çevrili olduğundan, Sibirya benzeri soğuk yüksek basınç Sibirya kadar etkili olmuyor ve o kadar genişleyemiyor genelde. Bu yıl Grönland erken soğuduğundan oluşan statik yüksek basınç güneye sarkma sinyallerini erken veriyor. Aslında yılda bir – iki kezden fazla oluyor bu ama genellikle Azor ile birleştiğinden bu derece dikkat çekmiyor. Bu sefer modeller Balkanlara yaklaşacağını söylüyor.. Azor ile birleşmezse bize beklenen etkisi fazla olmayacak, soğuğu taşıyamadan Atlantik’ten gelen bir AB onun güneyinden geçerek bizi ılıtabilecektir.

      • karcı hakan dedi ki:

        Semih kardeşim, evet o yüksek Azor değil ama İzlanda üzerinde oluşan bir başka yüksek. Yani kuzeyde Gronland üzerindeki bir başka yüksekle birleşiyor ve güneyin ılıman havasını kuzeye taşıyor.A nkaragücü’nün de dediği gibi Gronland yükseği, Sibirya yükseği kadar etkin bir yüksek değil. Ama taa Gronland’ın güneyine kadar gelen ısınma ılıman kökenli bir yükseğin Gronland üzerindeki yüksek ile birleşmesinden meydana geliyor, diye düşünüyorum. Çünkü Gronland üzerindeki yüksek ılıman kökenli bir yüksek değil. Ama haritada bu yükseğin genişlediği bölge ısındıkça ısınıyor. Yani işin içinde sadece Grönland çıkışlı bir yükseğin olmadığını düşünüyorum. (düşüncem ılıman kökenli bir yükseğin,Gronland üzerindeki yüksekle birleştiğidir.) Bilmiyorum,Ozan ne der bu duruma…

  7. Santiago dedi ki:

    Kasımın son haftası yağışlar göründü. Soğuk hava Orta Avrupa’da ağır hareket ederse, batı bölgelerimiz lodostan günlerce kuvvetli yağmur alabilir.

  8. Tarık dedi ki:

    Herkesin bayramı kutlu olsun. Dün akşam Bağlarbaşı’ndaki sağanak yağmur ve şimşek şovu hemen radardan takip edeyim dedim ama bişey göremedim radarda. Radar sorunlu mu yoksa? Bilgisi olan var mı?

  9. cümülonimbüs dedi ki:

    Önümüzdeki günler ilginç olaylara gebe. Bu sistemi uzun süreden beri takip ediyorum çok tutarlı ve kuvvetli bir sistem. Bütün Rusya(Avrupa haritasındaki 🙂 ) günlerce sürecek çok sert kış koşullarına girecek. İskandinavya Orta ve Doğu Avrupa Balkanlarda bundan nasibini alacak.Sistem cetvelle çizilmiş gibi Türkiyeye teğet( Kırklareline bağlı Dereköy,Demirköy,Kıyıköy, Armağan köyü istisna olabilir 🙂 ) geçecek. Bunun nedeni olarak bulunduğumuz bölgenin çok sıcak olması soğuk dalgasının gelirken enerji ve momentumunu kaybetmesini gösteriyorum. 20 derece olan yerlerin birden 0 dereceye düşmesini beklememek lazım. Ocak Şubat döneminde gelse o soğuk bize inerdi. Bu sistem garip 60 derece enlemlerinin üstünde( Sırasıyla Grönland ve İskandinavyada) zincirleme yüksek basınçlar oluşup kutuplardaki tüm soğuğu saat yönünde boca ediyorlar. 850 hPa haritasında sanki kutuplar ikiye bölünmüş gibi. Diyagramlar bu durumu destekler nitelikte Rusyada rastgele birkaç yere baktığımda tüm diyagramlar ciddi soğuma gösteriyor. Biraz erken ama Moskova için tahminim en düşük sıcaklık -20 ve altını görür. Hava Delileri takip ediyor musunuz oluşumu?

    • Havadelisi dedi ki:

      Baktım şimdi biraz. Kış bu kuvvetli soğuma ile resmen başlamış olacak. Ben de arka bahçemdeki ilk kar yağışına şahit olurum herhalde 🙂 Yalnız sistemin Türkiye’ye ne kadar yaklaşacağını şimdiden bilmemiz mümkün değil bence.

      Soğuma şu anda geçen seneki senaryonun devamı gibi gözüküyor. Arktik Salınım (AO) indeksi tahmindeki çatallanmalara rağmen çok düşük değerlere iniyor.

      1

      Bu da bildiğimiz gibi polar vortex‘in zayıflayarak Arktik bölgedeki soğuğu yerinde tutamaması anlamına geliyor. 850 mb’da kutbun ikiye bölünmüş gibi gözükmesi gözleminiz de bununla örtüşüyor.

      • welbane dedi ki:

        AO ile birlikte NAO da negatif faza geçerek 2 kıştır alıştığımız çift dip görünümüne kavuşacaklar. Epey moral bozucu bir başlangıç olacak, hala değişen bir şey yok. Tek tesellimiz Bastardi’nin rahat olun bu sene kara gömüleceksiniz modeller değişecektir falan dediği yazıları..

        • Havadelisi dedi ki:

          Evet, ve bütün bunlar önümüzdeki yaklaşık 10 gün boyunca Türkiye’de sıcaklıkların yine mevsim normalllerinin üzerinde seyretmesine neden olacak… Santiago Kasım ayı ortalamasını İstanbul’da 14 derece bekliyordu ama şu anki görüntüyle 15 derece bile olabilir….

          • Santiago dedi ki:

            Kuvvetli soğuma gelmezse 15,2 olacak gibi görünüyor.

            • cümülonimbüs dedi ki:

              NAO ekside ama okyanustan kuvvetli siklonlar görünmüyor. İzlanda bölgesinde basınç çok yüksek. Azor civarında nispeten düşük bence eksi NAO’nun nedeni bu durum.

              • Havadelisi dedi ki:

                Negatif NAO’nun tek nedeni odur, çünkü zaten tanımı odur.

                • cümülonimbüs dedi ki:

                  Evet ancak yaygın olarak negatif NAO’da okyanustan gelen siklonların Akdeniz çukuruna indiği gözleniyor ancak bu sefer okyanustan kuvvetli siklon girişi yok Akdenizde. Siklonlar soğuk kutup havası nedeniyle tepkisel gelişen türde olacaklar. Daha önce de belirtmiştiniz her eksi NAO olduğunda bu şekilde olması gerekmez diye. İşte kanıtı.

      • havaankara dedi ki:

        Ben açıkçası hala 13 Kasım’da yaptığım fakat burada yayınlanmayan (15 günden fazla süreli tahmin yayınlanmadığı için) tahminimin arkasındayım. Sıcaklığın 20 derecelerden bir anda kar sıcaklıklarına düşmesi çok zor. Ama zaten bir anda olmayacak soğuma. 25’inden itibaren zaten soğuma sürecine başlamış olacağız. Ve ben daha önce yaptığım tahmin gibi hala ilk gelen dalgadan sonra daha kuvvetli dalgaların, en azından Trakya, Marmara, Orta ve Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun kuzeybatısını, etkileyeceğini düşünüyorum. Tahminim yayınlanmasa da olur. Ama ben ayın 25’i geldiğinde yine aynı şeyleri söyleyeceğime inanıyorum.

        • Havadelisi dedi ki:

          “Tahminin arkasında durmak” diye bir deyim Türkiye’den başka yerde var mı bimiyorum. Kişisel olarak benim beklentim “tahminlerin arkasında durulmasından” çok, yeni veriler geldikçe tahmini bilimsel yöntem kullanarak revize etmektir. Bugüne kadar ben dünyada bunu gördüm, bunu yapanın da başarılı meteorolog / tahminci sayıldığını müşahade ettim. Sizden de bunu beklerim.

          25’inden itibaren ne kadar soğuma olacağı halen çok belirsiz. İlk gelen dalgadan sonra daha kuvvetli dalgaların geleceği düşüncesi ise hiçbir bilimsel kanıta dayanmayan bir temenniden ibaret. Sizi destekleyen iki model çıktısı varsa, desteklemeyen de en az iki tane var. Bu yaptığınıza bilim camiasında “cherry picking” (işine geleni görme / seçme) deniyor. Ben de onun için sizin gibi “tahmincileri” ciddiye almıyorum, yaptığınızın müneccimlik olduğunu söylüyorum, siz inat ettikçe de her fırsatta söyleyeceğim.

    • tengizman dedi ki:

      Ay sonundaki olusumdan Marmara bolgesinin nasibini alacagini dusunuyorum.En azindan gece saatlerinde de olsa kar yagacaktir.

      • Havadelisi dedi ki:

        Benim temennim de o yönde.

        • Biraz ” wait and see ” mantığımızı, uzun vadeli tahminler için sabırla kullanmak gerek. Öyle şeyler duyuyorum ki, 850 hPa -9’da düştü diye bayram edenler, veya buna çok determinist biçimde imkansız diyenler çıkıyor, birbiri ile cherry picking mantığında tartışıyorlar. Biraz bekleyip görme mantığı ile beraber Thickness 1000-850 hPa haritalarını da gözardı etmemek lazım.

    • Mami dedi ki:

      O en sağdaki resim ne öyle 🙂 1.5 metre kar gördüm ama o kadar da olmaz ki :S

    • Ankaragücü dedi ki:

      Ben işte, ben ben ben.. ))) Ben de çok severim o şekilde izlemeyi ve İtalya’da yaşasam o topluluğa üye olurdum. İyi bayramlar havadelisi ailesi.

  10. Timur dedi ki:

    Hava durumu delisi olarak hepinizin kurban bayramını kutluyorum.

  11. Santiago dedi ki:

    Pek tutarlı bulmuyorum bunların tahminlerini ama, geçen sene şubat dışında sağlam tutmuş gibi görünüyor. Hadi hayırlısı, aralıkta çok üzülücez gibi görünüyor.

    Bu vesileyle herkese iyi bayramlar.

    • Ersin dedi ki:

      Ocak ayına kadar gol bekleyen yok zaten, bu hocayla gitmez takım, baksana ceza sahasında ( Trakya’dan sonrası ) çoğalamıyorlar, idman yok, sabah akşam düz koşu. Bu arada Santiago, verdiğin NOAA tahminleri iyice asabımı bozdu bayram sabahı 🙂

    • sappokinowa dedi ki:

      Santiago karşılaştırma için teşekkürler; yalnız özellikle geçen seneden olan gözlemlerim noaa’nın duruma göre bukalemun gibi renk değiştirdiğidir, geçen yıl ocak ayında baktığımız, şubat için yapılmış olan o müthiş soğuk öngörüsü duvara toslamış, akabinde bu verileri baz alan güzide akademisyenlerimizi de aynı akıbete uğratmıştır. Bunun yanında geçen sene avrupa için öngörülmüş olan sıcaklık değerleri haritada gösterilenden sanırım çok daha düşük gerçekleşmişti, kuzey Avrupa 1981- 82 senesinden beri en sert kış mevsimini geçen sene yaşamıştı, uzatmıyım sonuç olarak kişisel gözlemlerim noaa’nın gerçekten biraz yanar döner olduğu, bu sebepten pek dikkate alamıyorum… ne kadar inanırsınız bilmiyorum ama gerçekten duygusal davranmıyorum, yoksa davranıyor muyum:)

      • Havadelisi dedi ki:

        Daha önce de yazdığım gibi, “skill mask” haritalarına yansımadığı sürece, Wang efendi kendi tahminlerinin ciddiye alınmaması gerektiğini zaten kendisi itiraf etmiş oluyor. Bir modelin herhangi bir yönde çıktı üretmesi o çıktıların ciddiye alınması gerektiğini göstermez…

        • Santiago dedi ki:

          Pekin İklim Merkezi kasım sonu Avrupa’da, aralık 2. Haftadan itibaren Balkanlar ve Trakya’da ciddi soğuma gösteriyor. Geçen güncellemede yaklaşmışlardı, bence Aralık’ta sürprizler olabilir

      • Santiago dedi ki:

        Katılıyorum sana, nabza göre şerbet yapıyorlar. Ama geçen seneki kasım tahminlerinde aralık-ocak aylarını aşağı yukarı kestirmişler.

    • arif dedi ki:

      Bastardi de sinirlenmiş bu tahminlere. Hiç beğenmemiş, üzerine çizik atmış.

  12. Santiago dedi ki:

    NAO fazları ve etkileri ile ilgili bir animasyon sanırsam.

  13. Hava Durumu Meraklılarına Önemli Duyuru !
    Koordinatörlüğünü yaptığım, Weatheronline Türkiye’ye (www.havaturkiye.com) İstanbul’a Ataşehir 123 m, Çatalca 381 m, Büyükada 27 m, Beykoz 19 m, Şile 20m, Pendik 99 m, Eyüp 38 m, Sarıyer 58 m, Bakırköy 27 m, Ümraniye 120 m,Gürpınar 4 m (Avcılar) ve Rumelifeneri 17 m ……………..Ankara’ya; Çubuk 950 m, Keçiören 891 m
    Elmadağ 1130 m, Beypazarı 682 m , Polatlı 900 m ,Etimesgut 829 m ,Güdül 723 m, Kızılcahaham 1033 m, Kazan 886 m, Şereflikoçhisar 975 m, Kalecik 780 m, Haymana 1225 m ve Mamak 1000 m………..İzmir’e Bornova 27 m, Gaziemir 120 m yeni tahmin merkezleri Weatheronline sitesinine tarafımca eklenmiştir. Gelecek hafta, zaman bulursam; Kadıköy, Hadımköy, Bala, Dikili ve Seferihisar’ı da ekleyeceğim… Yalnız belirteyim, yeni eklediğimiz merkezler henüz aramalara optimize edilmedi yan taraftaki listeden bulabilirsiniz. http://www.havaturkiye.com/Tuerkiye/Catalca.htm

    Hayırlı Uğurlu Olsun Dileği İle

  14. Semih dedi ki:

    Saat 18.10 civarı Tuzla’da 1 dakikalık çok kuvvetli bir sağanak geçişi oldu. 1 dakika içinde aniden başlayıp, aniden durdu. İstasyonum 1 dakikada 0.4 mm yağış düştüğünü gösteriyor. Bu yağışı herkesin görmesi lazımdı 🙂

  15. Santiago dedi ki:

    İstanbul Avrupa yakası güneyde Marmara Denizi’nden mammatus bulutları geliyor. Fotoğraf koyma şansım şu an için maalesef yok. İstanbul radarı görmüyor ama Balıkesir ve Zonguldak radarları beni doğrular gibi, hafif bir yağış görünüyor.

  16. met.uz.snowcem dedi ki:

    herkese iyi bayramlar, sayın havadelisi böyle bir bölüm açtığınız için teşekkür ederim ben havaturkadan cem uzun yıllardır meteoroloji ile ilgilenen genel müdürlükte 3 sene staj yapmış ankara’da yaşayan bir kar hastasıyım yaşım 34, Mehmet Yayvan hocanın yanında çalıştım kendisinden çok şeyler öğrendim artık burada sizlerle havayla ilgili herşeyi paylaşmaya çalışacağım sayın havadelisi sizle iletişime geçmeyi çok isterim çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  17. Meteoroloji uzmanı Jeff Habby diye bir Amerikalı adam, 850hpa üzerinden yapılan sıcaklık tahminlerinin bazı limitlerinden bahsetmiş. Mesela, bulutlu veya öğleden sonra yağışlı olan günlerde, 850hpa da gözüken sıcaklık durumundan yola çıkarak tahmin yapmanın hatalı olabileceğini (- dayanağı aşağı seviyede olabilecek karışımlar), eğer rüzgar tahmin edilenden hafif olursa, 850 hpa’da tahmin edilenden daha yüksek olabileceğini falan yazmış….

    Bana buradaki iddiaları mantıklı gibi geldi.

    Bu arada Jeff Habby’nin sitesi hava tahminciliğinin eğitimi ile ilgili, şahsen ben bu adamın essaylarini okuya okuya geliştirdim kendimi. Dil bilen arkadaşlara da kuvvetle öneririm.

    Burası ana sayfası. Her konuda yüzlerce essayi var.

    Havadelisi, sen ne düşünüyorsun bu konuda ? (Article kısa bişey zaten)

  18. Mami dedi ki:

    Herkes bilimsel konuşuyor ben de biraz eski kafadan konuşayım :=) Dedemden genelde kış tahmini alırdım ve hemen hemen hepsi doğru çıkardı 🙂 bu sene sormadım ama eski bilgilerime bakarak bir şeyler söyleyeceğim.. Kavak ağaçlarının yapraklarının üstten kurumaya başladığını ve ayvaların bol verdiği sene kışın sert geçeceğini söylemişti dedem bakıyorum da bu sene tam da öyle oluyor:) haydi hayırlısı diyorum .. 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Hayırlısı bakalım 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Bu mübarek ayva da her sene bol veriyor ama pratikte kış gelmiyor 🙂

      • Mami dedi ki:

        Sana öyle geliyor 🙂 ben köyde yaşıyorum geçen sene hiç yok gibiydi 🙂 bu sene çok şükür iyi 🙂

    • met.uz.snowcem dedi ki:

      mami isimli arkadaşımızın yazdıkları belki çoğu insana ters ya da saçma veya şöyle diyelim bilimden uzak gelebilir doğrudur bilimde bu gibi şeylere yer yoktur ancak şunu da belirtmek isterim ki bizden çok önceleri dünyaya gelmiş yıllarca bazı şeyleri görerek bir takım tecrübeler elde etmiş atalarımızı dedelerimizi ninelerimizi dinlemekte fayda var diyorum unutmayalım ki eskiler hiçbir şeyi boş yere söylememiştir benim de şahit olduğum birçok olay vardır en son hatırladığım 1999 sonbaharında ayva önceki yıllara göre çok ama çok boldu ve merakla kışı bekledim nitekim 2000 özellikle ocak şubat dönemi peşpeşe gelen sistemlerle etkili kar yağışlarının olduğu ve sıcaklığın normallerin altında seyrettiği bir kış olarak benim hafızama kazınmıştır ve aynı şey bu sene de mevcuttur bekleyip görelim şunu unutmayın sevgili kar hastası dostlar bizim şahit olduğumuz kış sayısıyla yaşlı büyüklerimizin ve eskiden yaşamış rahmetli olmuş asırlık insanların şahit olduğu kış sayısı mukayese bile edilemez bu yüzden bilimsel olmasa da onların sözlerine inanışlarına ve tecrübelerine saygı göstermeliyiz.

      • Havadelisi dedi ki:

        Yıllara göre ayva rekoltesi verisini kış sıcaklıklarıyla karşılaştırmayı neden denemiyorsunuz? Bu arada, cevap olarak yazdığınız yorumları yazarken, ilgili yorumun altındaki “Cevapla” düğmesini kullanın lütfen.

        • Mami dedi ki:

          Evet birisi bunu araştırsa çok iyi olur. 🙂 Biraz araştırdım da bu sene bir çok çiftçi ayvanın bol olduğunu kışın sert geçeceğini söylemiş 🙂

      • Santiago dedi ki:

        Alıntıdır:

        Manisa’nın Demirci ilçesi, bağlarında ve arazilerinde incir ve ayva ağaçlarının bol olmasıyla tanınıyor. Uzun ömürlü ve susuz ziraata uygun olması sebebiyle tercih edilen bu meyvelerin ağaçlarının kuruyan dallarının da kışlık yakacak olarak değerlendirildiğini söyleyen 90 yaşındaki çiftçi Osman Argun, deneyimlerini şu şekilde aktardı:

        “Gençliğimizde yokluk yıllarında arazilerimize mutlaka incir ve ayva ağacı dikerdik. İncirin meyvesini kurutup, ayvayı da uzun kış gecelerinde tüketirdik. Büyüklerimiz ‘Eğer incir ve ayva ikisi birden çok olursa kış sert ve uzun olur. İncir olmaz ayva olursa bu, kurak ama sert kışın habercisidir’ derdi. Bu yıl fazla olması nedeniyle inciri kurutmaya yetişemedik. Ayva ağaçlarındaki ürünler de bolluktan dalları kırıyor. Bu da kışın sert geçeceğinin işaretidir. Eğer ayvayı pazarlama şansımız olmazsa mahsul bağlarda kalacak.”

      • Santiago dedi ki:

        Aşırı sıcakları takiben yoğun yağışın ardından da ayva bol meyve veriyor olabilir. Sıcak yazın sonu da sert kış olabilir. Araştırmak lazım.

  19. karcı hakan dedi ki:

    AO, 45 derece kuzey enlemleri ile Kuzey buz denizi arasındaki basınç farkını ölçer. Bu indisin pozitif değerleri Kuzey buz denizi’nde normale göre düşük, 45 derece kuzey enlemlerinde ise normalden yüksek basınç anlamına geliyor. Negatif Ao ise kuzey buz denizi’nde normalden yüksek basınç, 45 derece kuzey enlemlerinde ise normalden düşük basınç anlamına geliyor. Şekil 1.

    AO’nun pozitif ve negatif fazlarının ne gibi olaylara gebe olduğunu haritalarla destekli yorumlarla yazmak gerekirse; aşırı negatif Ao’ya geçtiğimiz kış şubat ayından örnek vermek istiyorum. 2010 şubatında Ao ortalaması -4,226 olarak gerçekleşmiş. Bu son 50 senedeki en aşırı negatif Ao durumu. Linki şurada. Şubat ayında gerçekleşen aşırı negatif AO sonucunda Polar (kutupsal) alçak basınç alanları güçlenmiş, Avrupa’nın Batı ve Orta kısımlarına salınım yapmış ve Avrupa’yı dondurmuş, biz ise Avrupa’yı donduran polar alçaklar yüzünden zayıf kalan ve Kıta Avrupasına genişleyemeyen Azor sebebiyle rahat yol bulan tropik kökenli alçak basınçların etkisinde kalarak oldukça ılık ve yağışlı bir şubat geçirmiştik. Bu harita polar alçakların Avrupa’yı nasıl kaplayıp soğuttuğunu ve bizim de nasıl ılıman Alçak basınç depresyonlarının etkisinde kaldığımızı çok açık gösteriyor. Ao’nun hafif negatif ve hafif pozitif durumları bizim işimize en çok yarayan durumlardır. AO’nun bu durumlarında polar(kutupsal)alçak basınçlar Batı ve Orta Avrupa’nın göbeğine değil Rusya’nın batısına salınım yapar(Yüksek basınç engeliyle Batı ve Orta Avrupa’ya inemez)ve soğukları Balkanlar,Ukrayna ve Türkiye’ye pompalarken, Ao’nun bu durumlarında Avrupa’ya yüksek basınç yerleşmesi Polar alçağın sağladığı soğuğun Batı ve Orta Avrupa’ya kaçmasını engeller yani soğuğun başka yerler ile paylaşılmayıp, kalitesi bozulmadan Balkanlar üzerine akmasını sağlar.

    Bu resimde görüldüğü gibi İskandinavya’nın kuzeyi ile Cezayir arasında konumlanan oldukça güçlü yüksek basınç polar havanın Batı ve Orta Avrupa’ya inmesini engellemiş ve yol bulamayan 1005 mb gücündeki çok kaliteli polar alçak basınç alanı Batı Rusya’yın orta kesimleri ile Ukrayna’nın kuzeyi arasına salınım yapmış ve oradan da Balkanlar ile Anadolu üzerine soğuk pompalayıp 2008 sistemini oluşturmuş. Tabii bu olayları sağlayan durum Ao’nun Sistemden önce 0,1 ile 0,8 arasındaki değerleri olmuştur. Mesela çok soğuk geçen 1954 senesi’nde Ocak ve şubat ayı ortalama Ao değeri -0,1 imiş. Benim hayatımda gördüğüm en soğuk Şubatlardan biri olan 2003 şubatı’nda ortalama Ao değeri 0,1 imiş. Yine çok soğuk geçen kışlardan 2006’da Ocak ve şubat ayları ortalama Ao değeri -0,1 imiş. Gelelim Aşırı pozitif Ao’ya;Ao’nun aşırı pozitif olması demek kuzey buz denizinde çok güçlü kutupsal alçaklar,Kıta Avrupası üzerinde de çok güçlü yüksek basınç hakimiyeti demektir. Bunun en güzel örneği yakın tarihimizden 2006-2007 kışı olur. 2007 ocak ayında gerçekeleşen Ao değeri +2 olmuş. Bu haritada da görüldüğü gibi Avrupa’nın kuzeyi dışında her yer çok çok güçlü bir Azor hakimiyetinde, bu sebeple kutupsal alçaklar İskandinavya üzerinde sıkışıp kalmışlar. Avrupa’nın orta ve güney kısımları ve yurdumuz çok ılıman ve kurak şartlar geçirmiş. Ve 2006-2007 son 10 yıldaki en ılıman ve kurak kış olmuş. Yanlışım varsa afedersiniz….

  20. çihiro dedi ki:

    Bir yerde demiştin. NAO iki merkezdeki basınç ölçümlerine göre şekillenir, diye. Azor çok güçlü de olsa ölçüm yapılan merkezde bulunmadığından – gözükebilir indis. Bu durumda NAO’nun + ya da – göstermesi tek başına bir anlam ifade etmiyor sanırım. Böyle mi anlamalıyım?

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet aynen öyle.

    • karcı hakan dedi ki:

      Evet, mesela NAO pozitif olduğunda illa ki Azor Avrupa’ya yerleşecek diye bir kaide yok. Azor Atlantik’te de güçlenebilir. Ama AO kıta Avrupası ile Kuzey buz denizi arasında ki basınç farkını ölçtüğü için Azor’un Kıta Avrupasında hakim olup olmadığını iyi anlayabiliriz. Senin de dediğin gibi NAO tek başına bir anlam ifade etmiyor ama AO ile birlikte kullanılırsa daha fazla anlam ifade edebilir. Bunu haritalarla desteklemek gerekirse; Örneğin şu haritadaki tarihlerde 10-12 gün önce hem NAO pozitif hem de AO biraz negatif durumda. NAO pozitif olmuş ama AO’nun negatif olması polar bölgeyi azdırıyor ve Azor’un Atlantik dışına çıkmasına sebep oluyor. Şu haritadaki tarihten 10-12 gün önce Hem NAO hem de AO +0,4 ile +0,7 arasında (ufak ufak araştırdım La nina senelerinde her iki indisin de 0 ile 0,8 değerleri arasında güzel sistem gelmiş.) Bu Azor’un güzel konum almasını sağlamış. Bu günlük NAO arşivi bu da günlük AO arşivi. Şimdi ortaya bir şey atacağım 🙂 Bence NAO ile Azor’un gücünü AO ile ise genişleme alanını bulabiliriz. Düşündükçe mantıklı geliyor. Buna arşivlerden bakıp bir somut veri bulmaya çalışacağım. Saygılarımla 🙂

  21. karcı hakan dedi ki:

    Bence,Ao indisinin yurdumuz üzerindeki etkileri Nao indisine göre daha belirgin.Mesela Nao indisi,Subtropikal bölge ile Subpolar bölge arasındaki basınç farkını ölçer.Bu bölgeler ülkemize oldukça uzaktır(Yani etkileri Ao’ya göre daha uzun vadede ve daha da dolaylı olarak görülür).Ao,kıta avrupası ile kuzey buz denizi arasındaki basınç farkını ölçer.Pozitif Ao’da(şu günlerde görülen durum) Kuzey buz denizi üzerinde basınç artışı meydana gelirken kıta Avrupası üzerinde basınç azalışı meydana gelir.Negatif Ao’da da tam tersidir.Yani demek istediğim Azor veya başka bir yükseğin Kıta avrupası’nda hakim olup olmadığını Ao’dan daha iyi anlarız.Tabii bu iki indis birbirini etkiler ama tahmin yapılırken sadece Nao değil Ao’da kullanılmalı diye düşünüyorum.

    • welbane dedi ki:

      Bildiğim kadarıyla AO kuzey buz denizi ile kıta Avrupası arasındaki farkı ölçmüyor; daha doğrusu sadece onu ölçmüyor. Arktik bölgedeki farklı istasyonlardan alınan basınç ortalamasıyla 45 kuzey paraleli üzerinde bulunan istasyonların -Avrupa, Kanada, Rusya ya da Pasifik- ortalamasının farkını yansıtıyor. Dolayısıyla etki alanı NAO’ya göre daha küresel. Bizim iklimimiz açısındansa NAO verilerinin daha anlamlı olduğunu düşünüyorum.

      • karcı hakan dedi ki:

        Evet,welbane doğru biliyorsun. Benim bahsettiğim şey AO’nun Avrupa ve bizim için tanımı. Mesela Kuzey buz denizi ile Amerika arasındaki basınç farkı da Ao’yu verir, kıta Avrupası ile kuzey buz denizi arasındaki basınç farkı da Ao’yu verir. Ancak Amerika’da yaşamıyoruz. Yani Amerika’da olanlar bizi ilgilendirmediği için Kıta Avrupası diyorum. Çünkü bu indisin etkisi Amerika’ya farklı Avrupa’ya farklıdır. Amerika’da yaşamadığım için Amerika için olan etkilerini pek araştırmadım ama Avrupa için olan etkileri en üstteki yorumumdaki gibidir. Bence sadece Nao ile yapılacak tahmin başarı sağlamaz, mesela Nao arktik bölgedeki basıncı ölçmüyor. Azor adaları ile İzlanda arasındaki basınç farkını ölçüyor. Bizi etkileyen basınç sistemleri de Azor ve İzlanda’dan ibaret değil. Bunun Sibirya’sı var, Polar alçağı var oOoOo 🙂 Ao ise daha geniş bölgede ölçümü yapılan bir pattern yani Ao, en az Nao kadar etkili bir eleman olmuş oluyor. Bence Nao üzerinden tahmin yaparken Ao’yu göz ardı etme.diyeceklerim bunlardır. Saygılarımla 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Hakan ben şunu anlamıyorum: Senin baktığın AO indisi nasıl hesaplanıyor? Tek bir bölgeden hesaplanmıyorsa ona bakmak zaten saçma olmuyor mu? Bir de bütün bu anlattıklarınla ilgili biraz referans versen bence çok daha ikna edici olur. Bu şekilde havada kalıyor. Mesela AO nasıl hesaplanıyor, hangi basınç farkını göz önüne alıyor? Link verebilirsen tartışma daha sağlıklı bir hal alır.

          • karcı hakan dedi ki:

            Ozan bazı linkler vereceğim umarım anlatmak istediklerimi bu linkler anlatır. Burada AO’nun tanımı var. Şurada haritalarla gösterilmiş. İngilizcem pek yok ama anladığım kadarıyla AO indisi değerlerinin gerçekleştireceği olaylar anlatılıyor. Şurada da AO’nun etkilerinden bahsediliyor.

            ”Tek bir bölgeden hesaplanmıyorsa ona bakmak zaten saçma olmuyor mu?” demişsin. Tam olarak hangi istasyonlardan bakılıyor bulamadım. Ama farklı istasyonlardan gelen veriler birleştirilerek oluşturuluyor olabilir. Bilmiyorum sen ne düşünüyorsun.

        • welbane dedi ki:

          AO’nun atlantiğin iki yakası için farklı değerleri olduğu doğru fakat tanım benim bildiğim kadarıyla değişmiyor; kutup bölgesiyle orta enlemler arasındaki basınç farkı. Dolayısıyla pozitif evrede kutup bölgesinde normalden düşük, orta enlemlerdeyse normalden yüksek basınç oluyor ve soğuk hava kutup bölgesinden aşağıya fazla inemiyor.
          Negatif evredeyse kutup bölgesinde normalden daha yüksek, orta enlemlerde de normalden daha düşük basınç oluyor ve soğuk hava orta enlemlere akabiliyor, görece ılık hava da kutuplara erişebiliyor. Geçen aralık ayı basınç dağılımı bunu çok net gösteriyor mesela.

          Mesele şu ki negatif AO’da soğuk havanın tam olarak nereye akacağı başka değişkenlere bağlı.

          • Havadelisi dedi ki:

            Araştırma yap canımı ye hocam, yanlış da yapsan sorun yok 🙂

          • karcı hakan dedi ki:

            Evet! Genel tanımı zaten 45 derece enlemleri ile 90 derece enlemleri arasında ki basınç farkıdır. Ama farklı bölgelerde ölçümleri yapıldığı ayrıca etkileri de her yerde aynı olduğu için; kuzey buz denizi ile Kıta avrupası arasında ki basınç farkı demek de yanlış olmaz sanırım. Ancak her indis değerindeki etkiler aynı değil bunu araştırıp yazacağım.

  22. Santiago dedi ki:

    GFS yoksa bizi sevmiyor mu?? 🙂

    Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki 15 günlük GFS diyagramları.

    1

    Batı Avrupa (Londra ve Madrid) hayli stabil görünüyor. Önümüzdeki 15 gün pek bir sürpriz yok onlara. İşler Orta Avrupa’da 25’inde, Doğu Avrupa’da 23’ünde çorbaya dönüyor. İskandinavya Allaha emanet zaten.

    Ayrıca GFS’teki genç arkadaşlar yapacaklarını yapmışlar yine. GFS ana modeli Batı ve Orta ve Kuzey Avrupa’da en soğuk yerden gitmiş. Doğu Avrupa ise yükseklerde her zamanki gibi. Manzara bizim için yine iç açıcı değil.

    • havaankara dedi ki:

      GFS’in hangi modeli acaba? Şu an sanki çok iç açıcı gibi.

      Ankara için 29’unda 500 mb da -30 gösteriyor.

    • welbane dedi ki:

      GFS’nin bizim için çizdiği modeller ender gelişen Osasuna atakları gibi 🙂 40 yılda bir soğuk görünüyor, onda da ya atak yarım kalıyor, ya da ağlarla buluşan top gol olarak değer kazanmıyor…

      • Havadelisi dedi ki:

        Ender gelişen polarspor atakları…

        • cümülonimbüs dedi ki:

          Daha önce de ay sonunda Rusyayı şiddetli soğukların(-20 derece ve altı) vuracağından bahsetmiştim. Soğuk havanın Türkiye’yi teğet geçmesini veya karla karışık yağmur şeklinde yağışların görülmesini bekliyorum.Ancak Ukrayna’dan Balkanlara kadar olan bölüm kar yağışlarıyla tanışabilir. Ben ender ama organize gelişen bir polarspor atağı görüyorum.

          • Santiago dedi ki:

            Polar gümbür gümbür Kuzey ve Doğu Avrupa’ya geliyor, yılın ilk ciddi atağı yolda. Bize uğrar mı? Bi zahmet uğrasın artık kıyısından köşesinden.

            • cümülonimbüs dedi ki:

              Bir ekleme daha yapayım. ABD ve Rusyada görülecek soğuk hava dalgalarının global hava sıcaklığını aşağı çekecek ölçüde olmasını bekliyorum.

  23. havadansudan dedi ki:

    enverziyon mu var?

  24. welbane dedi ki:

    Eyjafjallajokull gibi havalı bi ismi olmadıgından herhalde; Endonezya’daki Merapi’nin patlamaları henüz pek gundem oluşturmadı hava delileri arasında. Halbuki küllerin 15 km’ye kadar çıktığı “gelen haberler arasında“. Bazı hava delileri Merapi’nin 2011 Ocak ve Şubat’ında etkilerinin görülebileceğine dair spekülasyonlara başlamış bile

  25. Santiago dedi ki:

    Kar dediğin böyle yağmalı bence…

  26. havadansudan dedi ki:

    akdeniz kıyılarında sis neden çok ender rastlanan bir olaydır?

  27. yavuzsb dedi ki:

    1
    Ozan hocam, ben google earth olan radara bakarak bunu gördüm. yer abd göller yöresi 🙂 bu sizce lake effect midir?

    • Havadelisi dedi ki:

      Hayır değil bence. Göl üzerinde herhangi bir oluşum yok ve kütleler gölden geliyor gibi durmuyor.

    • Santiago dedi ki:

      Bence kesinlikle değil. Lake effect göllerin doğu veya güney kıyılarında ince bantlar şeklinde oluyor. Bu bir cephe yağışı. Lake effect olduğunda civarlara kar yağmıyor Amerika’da.

      1

      Ozan hocam, bunlarda lake effect snow squall denen bir tabir de var, geldi mi böyle geliyor. Her şeyleri enteresan adamların 🙂

  28. welbane dedi ki:

    Malum bu yıl orta-kuvvetli la nina bekleniyor. La nina ABD’nin kuzeybatı kıyılarına etkisi daha soğuk ve yağışlı kışlar şeklinde oluyor

    1

    Bu bölge kışın ilk ciddi soğuk ve yağışlı sistemini muhtemelen önümüzdeki haftanın ilk yarısında alacak. Seattle diagramı soğukla yağış çakışırsa güzel kar olacagını gösteriyor.

    2

    İzleyelim bakalım..

  29. Santiago dedi ki:

    Yorumsuz 🙂 (Havaturka ziyaretçi defterinden alıntıdır)

    seagull – 12 Kasım 2010 Cuma 15:11:19
    Selamlar. Radar’da İstanbul’un avrupa yakasına kapıdağ yarımadası üzerinden yağmur bulutlarının iki ileri bir geri gelmeye çalışmasını seyrettim. Bundan önceki sistemlerin kararlı ve coşkulu gelişi bunda yok. Sanki korkarak gelmeye çalışıyor. Bugün avrupa yakasında birkaç mm.yağış olacak gibi görünüyor.

  30. mehmet torun dedi ki:

    Manyetik alan etkinliği hızla artan güneşte ayda bir patlamalar oluyor. Patlamaların ardından yayılan radyasyon, dünyanın uydu bağlantılarını olumsuz etkiliyor.

    En son patlamanın 6 Kasım’da gerçekleştiğini belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Astrofizik Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, etkilerinin dünyaya ulaşmaya başladığını söyledi. Demircan, “Bundan özellikle kuzey enlemleri etkileniyor. Doğrudan dünyanın atmosferini bozuyor. Dolayısıyla atmosferdeki bu dinamik olaylardan, meteorolojik olaylar da etkileniyor.” dedi.

  31. Yağmurcu dedi ki:

    kuşadasında bir yer sallanıyor bir gök sallanıyor dün gece 4,9 ile sarsıldık şu anda ise güçlü şimşek ve bass oranı bir hayli yüksek gökgürültüleriyle sarsılıyoruz yani bol aksiyonlu ve yüksek adrenalinli anlar yaşamaya devam ediyoruz her gökgürültüsünü deprem zannediyoruz yani paranoya başladı, tipik deprem psikolojisi …ancak yağmur çok şiddetli değil, şiddetli olsun olmasın tadını çıkaramıyorum zaten çünkü aklım havada değil yerde maalesef…şu bulutlarla deprem tahmini yapan adamın sitesine mi girsek ne 😉

    • Havadelisi dedi ki:

      Geçmiş olsun. Depremden kaçış yok bizim memlekette, onun için korkmayın nasılsa her an olabilir 🙂 Umarım oturduğunuz yer sağlamdır, korkunuz yakında azalır da yağmurun tadını çıkarmaya devam edersiniz..

      • Yağmurcu dedi ki:

        teşekkür ederim, evet doğru depremden kaçış yok alışacağız depremle yaşamaya, oturduğum yerin zemini kaya ama evin durumunu bilemeyeceğim pek iyi olduğunu sanmıyorum malum burası kuşadası bol bol deniz kumu var burada 🙂 ha bu arada sabah 11 gibi başlayan yağmur soluksuz yağıyor, çaktırmadan 25-30 kg. yağdı galiba daha da yağacak gibi, bu kağıt üstünde zayıf görünümlü ege denizi yapımı sistem iyi iş yaptı ne dersiniz?

  32. İngilizce’de “mizzle” diye bir kelime var, bu tam Türkçe’de neyi karşılar ? İngilizce-ingilizce sözlüklerde tariflere göre, hafif yağmur ile sis arasında kalan(daha doğrusu doygun bir sis[stratus] bulutundan kaynaklanan ) bir yağış biçimi gibi anlatılmış. Birde ince tanelerine rağmen çok kısa süre de ıslatabileceğinden bahsediliyor. “Drizzle” (Çisenti) kelimesinden farklı bir kullanımı var. Bunu nasıl çevirmek lazım ki Türkçeye ? Ahmak Islatan Yağmur desek olur mu ?

    • Havadelisi dedi ki:

      İngilizce’sinin mizzle olduğunu ilk kez duydum, teşekkürler. Bizde en çok Karadeniz kıyılarında oluyor sanırım, en azından İstanbul’da oluyor, özellikle kuzey semtlerde. Çok ıslatabiliyor evet, yağış ince ama çok sık. Türkçe’sine ne denmeli? Ahmakıslatan denebilir bence… başka düşüncesi olan?

      • Ben de tam orayı Türkçe’ye çeviriyordum şu an, şimdilik Weather Türkiye Sayfasına başlık olarak “Mizzle” kelimesini “Ahmak Islatan Yağmur” olarak girdim. Burdaki önerilere göre değiştireceğim. Şu anda tek çevirdiğim yer Aksesuar Bulutlar olarak çevirdiğim kısım o bölümde sağ taraftaki başlıklar biraz değişik oldu ama zamanla düzenleyeceğim onları, çevirdikçe çevrilen yerlere Türk Bayrağı koyuyorum…
        Hadi bakalım, mizzle kelimesini nasıl çevirebiliriz. Görüşlerinizi bekliyorum. Ona göre, Türkiye sayfasına en uygun çeviriyi gireceğim. Bekliyorum önerilerinizi…

        • Havadelisi dedi ki:

          Eminim yerel lehçelerde çok güzel sözcükler vardır. Ben fön’e ne dendiğini sormuştum Karadenizli’lere ama bir cevap gelmemişti.

  33. havadansudan dedi ki:

    son gfs modellerine baktınız mı? pastırma’nın sonu yok 😦 offff. memleket kurudu valla.

    • Havadelisi dedi ki:

      İyidir iyidir 🙂 Her şey aşırı gitmeye devam etsin, içimden bi his… neyse, müneccim demesinler 🙂

      • havadansudan dedi ki:

        benim memlekette kuraklık var ama 😦 doğru düzgün bir yağmur yağmadı adana çevresine, oysa ki yağmura en çok ihtiyaç duyulan zamanlar bugünler.görünüşe göre de ayın sonuna kadar düşse düşse en fazla 7-8 mm yağış düşecek 😦

        • Havadelisi dedi ki:

          Özür dilerim, haklısın. Duymuştum aslında. Birçok yerde yağış rekorları kırılmışken orada çok az yağması da başka bir gariplik.

  34. hayatbu dedi ki:

    Havadelisi,

    Bayram tahminini bekliyoruz. Buyrunuz er meydanına…

  35. ALKIM dedi ki:

    DMİ’nin cuma günü için İzmir ve Balıkesir’in bazı ilçeleri için verdiği kuvvetli yağış uyarısını pek anlayamadım. Yağış toplamı 10 kg’ı geçen istasyon olursa bahsi geçen bölgede çok şaşıracağım.

  36. Santiago dedi ki:

    Dünyada yağış miktarının aylara göre nasıl değiştiğini gösteren bir animasyon burada.

  37. welbane dedi ki:

    İngiltere’den gelen veri hatalı olduğu için sayılmaz; gün itibariyle Avrupa’nın en sıcak 10 noktası da Türkiye’den..

    1

    Veri kaynağı burası.

    • Santiago dedi ki:

      Hepsi bizim lehimize, kış sıcak geçecek diye üzülmeyin.

      Ozan, ufak bir kilit taşı buldum kışla ilgili 🙂 Vaktim olunca paylaşıcam, tüm zamanımı felsefeye harcadım bugün, işler birikti 🙂

    • carcass dedi ki:

      güzel milas’ım ne zaman göreceğim seni negatif değerlerde, kar yağışı alırken… ömrüm buna yetecek mi? 😦 hep sıcaklık listelerinin zirvesinde mi olacaksın sen? 😦

  38. hayatbu dedi ki:

    Bol bol eleştiriyorsunuz ama bence arkadaşlar haklı. İşte ispatı:

    Hans Yine İş Başında… 🙂

    • welbane dedi ki:

      Beyler adam haklı ama 🙂 10 küsür gündür düz çizgi çizmekten helak oldu Hanscığım arada bir cozutmak onun da hakkı.

  39. havadansudan dedi ki:

    türkiye haritası şu saatlerde çok renkli.erzurum’da -4’ten trabzon’da +25 santigrad dereceye kadar geniş bir sıcaklık yelpazesi var..ama bana asıl ilginç gelen bu fönün bütün karadeniz kıyısı boyunca değil, her zaman belli noktalarda kendini göstermesi.oysa ki dağlar tüm karadeniz kıyısı boyunca uzanıyor ama trabzon lodosla kavrulurken civar kentlerde hava sakin ve sıcaklık daha düşük.karadeniz kıyılarında lodos kuvvetlice estiği zaman, çoğunlukla da sonbahar ve ilkbaharda, akdeniz kıyılarındaki en sıcak yerleşim yerleri olan alanya, mersin ve iskenderun’da ölçülen en düşük gece sıcaklıklarından bile yüksek olan “en düşük” sıcaklıklar ölçülüyor. kışın ortasında gece sıcaklığının +20 santigrad derece olduğunu adana’da bir kez bile göremezsiniz, ama trabzon’da mümkündür.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok güzel gözlemler. Bence Trabzon bir “fön vadisinin” ucunda kurulmuş olabilir. Alpler’de de durum aynı, belli noktalar yamaçtan inen rüzgarın tam olarak önünde kaldığı için çok ısınıyor. Sonuçta çok yerel bir hadise bu fön.

  40. Santiago dedi ki:

    İsveç Pajala’ya manyak kar yağıyor. Kamera da süper. Bi’ göz atın… Kar delisi tüm dünyada aradığını bulur 🙂

    1

    • havadansudan dedi ki:

      karı severim ama isveç-finlandiya sınırında yaşamak isteyecek kadar değil! 🙂 ben 45. kuzey paraleli ve 40. güney paraleli arasındaki kuşakta yaşayabilirim sadece 🙂 insanlar aylarca güneş görmüyor, hiç bana göre değil.en iyisi senede toplam 10-15 gün kar yağması.rutin haline gelen hava koşulları beni sıkıyor, mesela son 10 gündür olduğu gibi.

    • Onur dedi ki:

      santiago, oralari da takip etmen ve paylasman cok guzel.
      havadelileri olarak karla hasret gideriyoruz sayende

  41. welbane dedi ki:

    Kutup bölgesinde alçak basınç mı hakimdir? NASA öyle diyor şurada… Halbuki soğuk hava ağırlaşır ve yüksek basınca yol açar gibisinden genel tanımlar yok muydu?

  42. çihiro dedi ki:

    Uzun vadede (20-30-40 gün gibi) doğru tahmin yapılabilmesi için çok sayıda meteoroloji istasyonu mu gerekli? Ne gerekli? Uzun vadeli tahmin imkansız gibi bir şey mi?

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok iyi soru. Uzun vadede 3-5 günün isabetini yakalamak birçok bakımdan imkansız.

      1) Modellere “yedirilen” veriler, dediğin gibi, sayısı belli noktalar üzerinden geliyor. Dünya üzerinde ve atmosferin üst seviyelerindeki her 1 metreküplük hacmi bir nokta olarak düşünelim. O zaman ben diyeyim milyarlarca, sen de trilyonlarca noktadan veri gelmiyor. Bu noktalardaki veriler, enterpole ediliyor, yani mesela 100 km arayla iki istasyon olsun, bunların arasındaki bütün noktalar iki istasyonun verilerine göre tahmin ediliyor. Yani daha işin başında tahmin var. Yanlış tahmin edilen veriler, modelin içine yedirildikten itibaren yanlış sonuçların üretilmesine yol açıyor. Bu yanlışlar zamanla birikiyor, çünkü yanlış yanlışı doğuruyor.. O kadar çok yanlış birikiyor ki 10 günden sonra modelin ürettiğiyle gerçekten ortaya çıkacak durum arasında hiçbir alaka kalmayabiliyor.

      2) Model, sanal bir atmosfer-deniz sistemi. Ama bu sistemin tüm ayrıntıları modelde temsil edilemiyor. Mesela belli bir basınç dağılımının ne tür geniş ölçekli hava hareketlerine yol açacağı tam olarak biliniyor ve modelde temsil ediliyor, ama bir dağ silsilesinin bütün ayrıntıları modele bilgi olarak girilemiyor, çünkü o kadar bilgisayar gücü kimsede yok. Bu da yanlış sonuçların üretilmesine yol açıyor: Örneğin, GFS’de fön olayını hiç görür müsün? Hiçbir zaman 2 metre sıcaklıklarına yansımaz, çünkü yerel bir hadisedir, topoğrafyadaki tüm ayrıntılar modelde yer bulamadığı için bu böyledir. Bu ayrıntıların göz ardı edilmesi, zaman içinde yine küçücük hataların büyüyüp modelin bambaşka bir tarafa gitmesine yol açıyor.

      3) Atmosferin her şeyini bilmiyoruz. Mesela, hangi bulut çeşidinin, güneş ışınlarını yansıtma-emme meselesi başta olmak üzere nasıl etkilere yol açtığı hala muamma. Ayrıca Edward Lorenz diyor ki, belki hiçbir zaman havayı uzun vadede tahmin edemeyebiliriz. Çünkü doğada rastlantı vardır, diyor (bunlar biraz felsefenin de konusu tabii). Bazı fiziksel problemlerin birden fazla doğru çözümü olduğu söyleniyor, kaostan bahsediliyor.

      Bence önümüzdeki yıllarda bilgisayar gücünün devasa boyutları ulaşması ve meteorolojik gözlemlerin çok daha ayrıntılı ve coğrafi olarak sık biçimde yapılabilecek olmasıyla 7-8 günlük hava tahmini isabet oranlarının bugünkü 3-5 günlük için olan düzeye gelmesi beklenebilir. Ya da beklenemez 🙂

      Bu yazımı beğendiyseniz modellerle ilgili şu yazımı da okuyun derim.

      • hayatbu dedi ki:

        Lokal ölçekte (mesela İstanbul için veya İstanbul’un merkezî kısımları için) yapılabilecek modellerde Ozan’ın bahsettiği topografik veriler gibi lokal veriler daha net ve doğru olarak girilebileceğinden çok daha tutarlı sonuçlar ortaya koyulabilir diye düşünüyorum. Sonuçta dünyadaki diğer istasyonlardan gelecek verilere göre modeller şekilleneceğinden illa ki hatalar olacaktır ama kısa vade için çok daha tutarlı sonuçlar elde edilebilir böylelikle…

        Mesela, gfs çoğu zaman sea-effect’i göremeyebiliyor. “İstanbul Modeli”nde böyle bir problem olmayabilir. Sonuçta yıllardır İstanbul’un gözlem ve tahminlerini yapan havabilimciler bu bölgenin ne şekilde tepkiler verebildiğini bildiğinden buna uygun bir modelleme yapabilir.

        Ayrıca örnek vermek gerekirse; DMİ’nin yaptığı tahmin lokal ölçekte çok ciddi farklılıklar yüzünden heba oluyor çoğu zaman. Mesela beylikdüzünde 40cm kar varken haramiderede (arada 2-3 km var) 5-10cm civarı kar olabiliyor (gözlerimle gördüm)… Bu verilerin (topografik) modellemelerde yer alması çok önemli

        Bence böyle…”İstanbul Modeli”nin yapılmasını açıkçası çok isterdim. Ayrıca böyle çok küçük bir alanda lokal modellemeler varsa bilen söylesin lütfen.

        • Havadelisi dedi ki:

          Çok güzel noktalara temas etmişsin. İstanbul modeli benim de hayalim. Bunlara yüksek çözünürlüklü, mezo-ölçek modeller deniyor. Yunan dostlarımız mesela SKIRON’u yapmışlar, sea effect’te de aslanlar gibi çalışan…

          • hayatbu dedi ki:

            Yine de geniş bence SKIRON…İstanbul’a has olsun bizim olsun:) 10-15 milyon insan yaşıyor İstanbul’da. Dile kolay, Yunanlıların bütün nüfusundan fazla…

            Bu arada sea-effect için son tahminlerde SKIRON’u baz aldığımızı dediğin gibi unutmamak gerek…

        • ALKIM dedi ki:

          “Ayrıca Edward Lorenz diyor ki, belki hiçbir zaman havayı uzun vadede tahmin edemeyebiliriz.”
          Ben de böyle düşünüyorum.

      • hayatbu dedi ki:

        Bence meteorolojik verilerin tamamen bilinmediği ve bilinememesi doğru bir yargı. Kaostan çok o fiziki probleme etki eden faktörlerin tamamı bilinemediğinden ve o etkenler hesaplama dışı bırakıldığından birden çok çözüm varmış gibi görünüyor. Sonsuz veriyi insan olarak ele almak çok mümkün görünmüyor maalesef. O yüzden hep kabuller ve genellemeler üzerinden gitmek zorunda kalıyoruz zaten…

        • Havadelisi dedi ki:

          Faktörlerin tamamı bilinmiyor şu an, bu doğru, ama kaos da var, deniyor… Konunun uzmanı değilim, ama kaos fizikte ve özellikle meteorolojide çok önemli bir teori. Birden çok çözümün olabileceği söyleniyor. Doğrudur yanlıştır orasını bilemem. Ucu açık, dediğim gibi biraz da felsefi bir problem. Belki de sen haklısındır… Belki de bu konuda kimin haklı olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.

          • Santiago dedi ki:

            Bence kaosun etkisi var hava olaylarında. Dünyanın bir ucunda yanardağ patlıyor ve bundan dünyanın öbür ucundaki bir ülke etkilenebiliyor. Bu kaosa bir örnek midir tam emin değilim gerçi 🙂

            • Havadelisi dedi ki:

              Değil sanırım 🙂 Yanardağdan çıkanlar üst atmosfere karışınca bütün iklim etkilenebiliyor, bu beklenen bir şey, çünkü küresel ortalama sıcaklık ve dolayısıyla basınç dağılımları değişiyor. Bir fizikçimiz olsa da benden daha güzel anlatsa şu kaosu..

      • çihiro dedi ki:

        Olasılıksız kitabı bu konuyu çok güzel açıklar. Tek bir ihtimal vardır. Atmosferin her zerresini tanıyor, nasıl davranacağını biliyor olsaydık binlerce yıl sonrasının hava tahminini yapıyor olurduk. Gerçi tahmin olmaktan çıkardı artık. Neyse, fantastik şeyler bunlar 🙂

        Şimdi modeller hazırlanırken istasyonlardaki veriler kullanılıyor ya, çıkan sonuçlar da (yağış miktarı gibi) o istasyonlara ait sonuçlar oluyor değil mi? Yani 1 nolu istasyona düşen yağış ile sistemin ilerlediği 2 nolu istasyona düşen yağışın farkının ortalaması, o iki istasyonun tam ortasındaki noktaya düşecek yağış olur değil mi? (ya da ona benzer bir şey.ne demeye çalıştığımı anladın sen işte 🙂 ) “mesela 100 km arayla iki istasyon olsun, bunların arasındaki bütün noktalar iki istasyonun verilerine göre tahmin ediliyor.” Bu durumda Almanya için yapılan tahminin doğru çıkma olasılığı Somali için yapılan tahminin doğru çıkma olasılığından fazla olur değil mi? Ayrıca uzun vadeli tahminde de Almanya için yapılan tahminin tutarlılığı fazla olur değil mi? Çok soru sordum değil mi? 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Ben de Rastlantı ve Kaos‘u önereyim. O da gayet ilginç.

          Model istasyonlar üzerinden gitmiyor aslında, ben basitleştirerek söylemiştim. Sanal atmosferde “grid” noktaları var, her birini küp şeklinde birer hacim olarak düşün. Model, fizik denklemlerini her bir küp için çözüyor. İlk başta gelen ölçüm verileri küplere bilgi olarak aktarılıyor.

          Ama evet, Almanya’dan başlangıçta daha sık veri geldiği için coğrafi olarak, oranın havası da daha iyi tahmin ediliyor. Yüksek alansal çözünürlüklü modeller daha küçük küpler kullanıyor.

          • hayatbu dedi ki:

            Rastlantı ya da kaos olsaydı takdir edersiniz ki bu kadar düzenli bir hayat süremezdik. Yağmur damlacıklarının bile yere mermi gibi inmemesini sağlayan kanunlarla donatılmış bir dünya için kaos yada rastlantı yanlış bir önerme değil mi?

            Kaostan düzen çıkmaz, düzen çıkmadığından da bilim diye bir şey olmazdı. Bence böyle…

          • faseay dedi ki:

            Hava olaylarını uzun vadede tahmin etmek bence çok zor.Buna etki eden yeryüzünde ve gökyüzünde milyonlarca etki vardır diye düşünüyorum .Bu etkiler kısa vadeyi etkilemez belki ama uzun vadede sonucu bulunması çok zor bir denkleme dönüşür. Aynı anda milyonlarca etkiyi hesaplayabilecek süperbilgisayarlar yapmak lazım. Tabii bunu da yine insanoğlu yapacak. Konuyu elektrikçi olduğum için daha önce okuduğum bir meseleyle açayım. Belki duymuşsunuzdur fuzzy logic türkçesi bulanık mantık yapay zeka da buna bağlı bir konu bilemiyorum belki de meteorolojide kullanılan bir yöntemdir ya da ileride kullanılacaktır. Çok güzel bir konu ben okudum ama ne yalan söyleyeyim tam kavrayamadım. Linki burada.

    • Santiago dedi ki:

      Mantık basit aslında, Ozan’ın dediği gibi, adam tahmin üstünden tahmin yürütüyor. Mucize keşifler olmadığı taktirde yakın gelecekte de 10 günden fazlasının net olarak tahmin edilemeyeceğini düşünüyorum.

    • arif dedi ki:

      Güçlü ve geniş alanda etkili bir yüksek basınç hakimiyeti, ya da bir şekilde durağan koşullar (mesela yazın Basra alçak basıncının oluşturduğu koşullar) yoksa bugünkü teknolojiyle 10 günden sonrasını yüksek isabet yüzdesiyle tahmin etmek gerçekten zor oluyor. Ancak bu şimdi böyledir diye kestirip atmamak da lazım. Ya da bu alanda yapılan çalışmaları hafife almamalı en azından. Kanaatim odur ki bu düşünceyle hareket edenler ilerde daha yüksek isabet oranlı tahminler yapmamıza imkan sağlayacak yöntemler geliştirebileceklerdir.

    • bursalı deli dedi ki:

      Bana göre kayıtlar tutulmaya devam edildikçe (gözlem noktalarının sayısından bahsetmiyorum) tutulan kayıtların kalitesi yükseldikçe ve kaliteli arşivler geliştikçe, geçmişle karşılaştırmalı olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları ayrıntılı bilgiler verecek. Ne demiş atalarımız; tarih tekerrürden ibarettir.

      • Havadelisi dedi ki:

        Önemli bir nokta, yalnız şu var: Mesela GFS, büyük ölçüde “fiziksel” bir model, yani geçmişte benzer durumlarda ne olduğunu dikkate almıyor. Sadece, modelin belli yönlere yapay olarak “meylettiği” daha önceki deneyimlerden biliniyorsa, bu durum giderilmeye çalışılıyor. Geçmişte havada ne olduğunu istatistiksel modeller dikkate alıyor, ama onlar da hava tahminlerinde pek kullanılmıyor. Yani söylediğiniz şeyin büyük bir etkisi olmayacaktır.

  43. cümülonimbüs dedi ki:

    Kademeli olarak bayramda ve sonrasında sıcaklık önce mevsim normallerine sonrada altına inecek ay sonunda karla karışık yağmur yapabilecek potansiyelde sistem gelebilir.

  44. Santiago dedi ki:

    Moskova yeni bir rekor kırdı. Son 83 yılın en sıcak 10 Kasım’ı

    • Havadelisi dedi ki:

      O güne ait rekor olduğu için çok büyük bir şey değil, ama ilginç. Büyük olasılıkla dün ve bugün bizde de birçok kentte o tarihe ait rekorlar kırılmıştır.

      • havadansudan dedi ki:

        bizim üzerimizdeki “pastırma yazı hava akımı” rusya’ya dek uzanıyor. ukrayna, kasım ayında 17-18 santigrad dereceleri gördü! COLA’nın önümüzdeki 7 günlük sıcaklık anomalisi haritası da ağustos ayındaki haritalardan pek farklı değil.

        1

        acaba bu normalin üzerindeki sıcaklıkların bir sebebi de rusya’nın yazın aşırı ısınması sonucunda hala yeteri kadar soğuyamamış olması olabilir mi?

        • Havadelisi dedi ki:

          Ekim ayında bize Rusya üzerinden gelen gayet soğuk havayı hatırlarsak, sebebin bu olmadığını anlıyoruz. Karalar çok çabuk ısınıp soğurlar.

        • Santiago dedi ki:

          Sıcak hava bizi, Ukrayna’yı ve Rusya’yı koridor yaptı bu ayda. Ben böyle tuhaf bir sene daha hatırlamıyorum.

          • Havadelisi dedi ki:

            Ben de hatırlamıyorum.. devam etsin tuhaflıklar istiyorum 🙂 🙂

            • Santiago dedi ki:

              ağustos sıcak, eylül normal, ekim soğuk, kasım sıcak, aralık normal, ocak soğuk…

              totem teorisine göre şubatta deniz sezonu açılır 🙂

        • welbane dedi ki:

          Havadansudan hocam bu sitenin linkini verebilir misin

          • havadansudan dedi ki:

            welbane, link (COLA) bu sayfada sağ tarafta var. COLA’ya bas, açılır.

    • cümülonimbüs dedi ki:

      Çok sevinmesinler ay sonuna doğru -20leri görürler.

  45. Havadelisi dedi ki:

    Fön Trabzon’da gece boyunca 1 dakika bile ara vermemiş. En düşük sıcaklık 24 derece!

    1

    Fönle ilgili bilgilendirici yazılarımız burada, burada ve burada.

    Dün ölçülen en yüksek sıcaklıklarda da Karadeniz kıyılarının ve güneyinde yükselti olan yerlerin çevrelerine göre daha fazla ısındığını görüyoruz.

    2

    Ama tabii sıcağın geldiği yere en yakın olan güney şehirleri de pek geri kalmamış.

    3

    Yukarıdaki resmi hazırlayan ivii‘ye teşekkürler.

    • liman dedi ki:

      trabzonda gündüz yaprak oynamıyor fönden eser yok , akşam derseniz akşamda yok , AMA , 250 rakımda akşam saat 6 gibi esmeye başlamasıyla beraber sabaha kadar devam ediyor sahillerde hiç birşey yok ve son 1 haftadır aynen böyle , 250 rakımdan sonrası kılima gibi üflüyor , denize sıfır noktası 250 ve üzerine göre daha serin….not: bunu bizzat görerek takipteyim her akşam yüksek rakıma çıkarak bu olaya şahit oluyorum …

      • Havadelisi dedi ki:

        Nefis gözlem, çok teşekkürler. Sadece bir gece Trabzon merkezde de sıcaklık 24’ün altına düşmemiş, yukarıdaki haritada var.

  46. GFS’ye göre, Akdenizin doğusunda, cumartesi gecesi oluşması beklenen kütle takip edilmeye layık, şartlar muhteşem.. kararsızlık durumu ekstrem boyutlarda….hayatında unutamayacağı bir elektrik fırtınası görmek isteyen gemi ile gidip, cumartesi gecesi orda olmalı 🙂
    1

  47. Santiago dedi ki:

    GFS’deki genç mühendisler makaraya başladı yine, çok seviyolar önce sevindirip sonra bozmayı. Fena da olmuyo hani, içimizdeki gizli efsaneler ortaya çıkıyo böyle anlarda 🙂

    1

    • Bu kararsızlık durumunu epeydir takip ediyorum. 1 haftadır, o bölge modellerde bu şekilde bir duruş sergiliyor. Zaten alçak basınç da, Mısır’ın kıyılarının ordan istikamet buldu kendine.
      1

    • welbane dedi ki:

      Hans yine çekmiş kafayı yardırmış modeli. GFS akıllı olsun duygularımızla oynamasın 🙂 Bu arada bu yıl gelecek ilk soğuk ve yağışlı sisteme Hans adını verelim bari, kaç yıllık hukukumuz var şurda.

    • grhc dedi ki:

      şu anda o model yok değiştirmişler

    • Ankaragücü dedi ki:

      Dostum zaten o modeli iyice incelersek, o soğuğu indirecek bir mekanizma olmadığını rahatça anlayabiliriz. Azor güneyde ve zayıf, hemen kuzeyinde İzlanda çok güçlü ve soğuk inen alana güneyli rüzgar pompalıyor, Sibirya doğuda olduğundan batı ucu soğuk inişi görünen alana güneyli rüzgarları taşıyor, vesaire… Bence bu ağzımıza bir parmak bal çalmak için yapılan bir kıyak. )) Bastardi’nin selam göndermesi gibi sayıca hızla çoğalan Türk hava manyaklarına saygı duruşu… )) Unforgiven filminin merdiven sahnelerinde Potemkin Zırhlısı’nın yönetmeni Eisenstein’a saygı duruşunda bulunulması gibi.. ))

      • Havadelisi dedi ki:

        Eğer model çıktısında soğuk iniyorsa, o soğuğu indirecek bir mekanizma da atmosferin resimde görünen halinde mevcut demektir. Modelde “yanlış” bir şey olmaz, başlangıç koşulları 6 saatte bir azcık değiştiği ama bu değişim uzaktaki zamanları çok etkilediği için iki çıktı arasındaki fark uzak zamanlar için çok fazla olabilir, hepsi bu.. “Bu model olmaz, gerçekleşmez, yanlış, değişir, düzelir, mantık hatası var” laflarının hepsi, modelin içinde bizim sahip olduğumuz bilgilerin bir kısmının bulunmadığı varsayımına dayanmaktadır, ve bu yanlış bir varsayımdır. Anlattığınız mekanizmaların hepsi bütün ayrıntılarıyla modelin içinde vardır. Eğer öbür türlü olsaydı modeller hep “dediğimize gelirdi”. Ama öyle olmadığını, bazı zamanlar modelin umduğumuz istikamette çıktılar üretmeye başladığını, bazense “çok mantıksız” bulduğumuz çıktıların gösterilene yakın biçimde gerçekleştiğini görüyoruz.

        • Ankaragücü dedi ki:

          Baştan aşağı yanılıyorsunuz. Genele değil de Santiago’nun yukarıdaki linkte verdiği 25-26 kasım GFS çıktısına odaklanırsanız tamamen mantıksız olduğunu görürsünüz.

          Soğuk havayı ne taşır? Dönüş hareketleri ve – veya çekirdekleri ile alçak ve yüksek basınç alanları. Yukarıdaki çıktıdaki basınç konumları aynen gerçekleşirse o koridordan soğuk iner mi? İnmez… 25 – 26 Kasımda soğuk inebilir mi? İnebilir. O zaman basınç yerleşimleri farklı noktalarda olacaktır. Sayısız data girişi ile çok sayıda “matematiksel” çıktı alınıyor ve grafiğe dökülüyor. Uzak tarihlerde bazen sapma ciddi oluyor ve tamamen temelsiz grafikler gördüğümüz oluyor. (Yağış miktarları, soğuma, basınç konumları gibi)..

          • Havadelisi dedi ki:

            Yanıldığımı düşünmüyorum. Yukarıda açıklamasını yaptım. Tekrar edeyim: Sizin “böyle olması gerekir” diye iddia ettiğiniz atmosfer hareketlerinin hepsi, modelin bilgisayar kodları içinde sizin ve benim bilgilerimizin de ötesinde mevcuttur. Çünkü bunlar insanlığın bugüne kadar biriktirdiği ortak bilgilerdir. Onun için, bilmem kaç gün sonra, eğer haritadaki gibi bir basınç dağılımı gerçekleşirse, gösterilen soğuk da güney enlemlere inecektir. “Soğuk havayı ne taşır?” sorusunun cevabını bir tek siz bilmiyorsunuz, dünyada bir sürü bilim adamı hem sizden hem benden daha iyi biliyor ve o bilgiler o modelde mevcuttur.

        • arif dedi ki:

          Ozan, “bu model değişir, mantıklı değil” kalıbını bazen ben de kullanıyorum. Yalnız bu tamamen ensemble sistemine dayanarak söylediğim birşey. Öyle olmasını istiyorum diye değil yani. 21 modelden 1 tanesi (ana gfs çıktısı) diğer modellere göre büyük bir sapma göstermişse veya buna benzer durumlarda söylüyorum bunu. Bunun dışında yazdıklarına katılıyorum.

          • Havadelisi dedi ki:

            Onda hemfikiriz zaten, ensemble’da ana çıktıyı “outlier” gördüğünüz için olasılığın düşük olduğunu kastediyorsunuz “mantıksız” diyerek. Benim kastettiğim, çıktının kendi içinde mantıksız olduğunun, görünen basınç dağılımının görünen sıcaklık dağılımına yol açmayacağının söylenmesi; ya da beğenilmeyen çıktı görülünce “mümkün değil o soğuk o tarafa kayamaz” denmesi.

    • sirocco dedi ki:

      Gece yarısı daha renkli bir gfs diyagramı vardı.

      1

  48. Havadelisi dedi ki:

    Sol alttaki Older Comments düğmesinden bir önceki sayfaya ulaşabilirsiniz.

  49. hayatbu dedi ki:

    Normalde vaktim yoktu ama şunu özellikle vermek istedim.

    Bakınız, özellikle kar çığırtkanlığı yapanlara sesleniyorum. Tabii bir de tüm kar delilerine,

    O çok bilindik efsane Mart 1987 fırtınasını oluşturan en temel noktaya değinmek istiyorum.

    1

    Burada kırmızıyla göstermeye çalıştığım üzere; kuzeyimizde öyle bir YB ve AB dizilimi oluşmuş ki bir ucu kutuplara kadar uzanıyor. Ve soğuk çekirdek bu şekilde Ukrayna’ya kadar merkezinde -26C (850mb) olmak üzere iniyor. Eğer bu verdiğim tablo 2-3 gün daha devam etseymiş yani YB yatay düzlemde genişleyip de “Kutup Hava Koridoru”nu kapatmasaymış Allah bilir boğazın donduğunu görebilirmişiz ( boğaz değil de haliç vs. boğazdan da buzlar geçerdi ki ne buzlar)

    Şimdi işte bu tabloyu görmeden kimse Mart 87 geliyor falan demesin. Geçen sene de ciddi soğuk geldi derseniz; (evet, geçen seneki soğuk 87 Martının soğuğuna benziyor) şimdi de 500 mb haritalarına bakalım. İşte YB-ABler ne kadar yakın, nasıl bir fırtına, sea-effect, cephe vs oluşacak seviyede açıkça görünüyor. Hem de dikkatinizi çekiyorum AB Akdeniz tarafından geldiğinden ciddi nemle geliyor:

    2

    Yani kısaca; böyle birşey görmeden kim derse ki 87 geliyor yalandır inanmayınız efendim…

Yorumlar kapatıldı.