Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. havadansudan dedi ki:

    “istanbul lodosa teslim oldu” haberlerini yarın tv’de görebiliriz sanırım.ortalık uçuyor 🙂

  2. hayatbu dedi ki:

    Çok bomba bir öngörüde bulunayım ben de…

    Kış için genelde mevsim ortalamalarının çok üzerinde sıcaklar görüldüğünde ardından hemen hemen o kadar altında sıcaklar gelir. Ha, aksi de olabilir ama la ninalı bir yılda olduğumuzu unutmayalım. Yani ben geçen seneki gibi sıcak bir kış beklemiyorum (mevsimlik tahminler de aynı şekilde bir beklenti içerisinde) Yani şu anki sıcakların acısı kışın başlangıcından itibaren çıkacak diye bir beklenti içerisindeyim.

    Not: Spesifik tahmin yapamadığım için üzgünüm 🙂 Ama illa gerekirse Aralık ortasından itibaren kışa gireceğimizi ifade etmek isterim…

    • çihiro dedi ki:

      Bakınız 2009-2010 kışı 🙂 Sıcak başladı, sıcak devam etti, sıcak bitti. Hala sıcak 🙂

  3. Ahmet dedi ki:

    Ozan bey, kutup bölgesindeki soğuk şapkanın genişlemesi daha çok neye bağlıdır?

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Soğuğun şiddetine, oradaki buz örtüsünün genişliğine, bir sürü şeye.. Siz tabii oradan süzülüp bize iner mi diye soruyorsunuz 🙂 Uygun basınç dağılımları olduğunda iner. Mesela bazen aşağı enlemlerden kuvvetli bir siklon oraya doğru çıkıp soğuğun çekirdeğini parçalıyor, bir kısmını aşağı enlemlere itiyor…

      • Santiago dedi ki:

        Ozan, eğer Grönland diye bir yer olmasaydı dünyanın iklimi şu an çok farklı olurdu herhalde. Sen ne düşünüyorsun?

    • çihiro dedi ki:

      Şu sıralar Grönland çok soğuk olmasına rağmen kışın Sibirya dünyanın en soğuk yeri olup çıkıyor. Yazın ısınan Asya kıtasının soğuması için bir süre beklemesi gerekiyor sanırım.

      • Santiago dedi ki:

        Grönland hep soğuk, çok dağlık bir bölge, ve hep buzla kaplı.

        Ayrıca Asya’da soğuk inmeye başlamış. Nasıl oluyorsa soğuk genelde Pasifik Okyanusuna doğru iniyor bu bölgede. Ancak Kuzey Amerika’ya baktığımızda soğuk çekirdek genelikle kıta içine iniyor. Mantıken de ana karaya doğru genişlemesi akla daha yatkın geliyor. Var bir hikmeti elbet.

        1

        • çihiro dedi ki:

          Batı Rusya’nın Avrupa’nın ılıman havasına daha yakın olmasından dolayı olabilir. Çin’e doğru neden ilerlemiyor onu ben de anlamadım 🙂

  4. excratarius dedi ki:

    Daha önce sordum modellerin şekillenmesi dediniz, bayramda hava nasıl olacak 🙂 Artık modeller şekil kazanmışlardır.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet modeller düzeliyor ve dediğime geliyor. İlk iki gün 180 saatin altına indi. Bayramda hava iyi olacak gibi gözüküyor şu an. Tahmin 2 gün sonra, ayrıntılı tahmin 4 gün sonra 🙂

  5. Santiago dedi ki:

    Havadelisi kızıcan bana ama paylaşmadan geçemiyorum böyle şeyleri 🙂

    Sea effect’in İspanyol versiyonu 🙂

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Süper gözüküyor. Yalnız bunu sea-effect olarak tanımlamak doğru olmayabilir. Tamam denizle etkileşim ekstradan kütleler yaratıyor ama ana etkinlik siklonun çevresindeki yağış bantlarından kaynaklanıyor bence. İkisini ayırmak zor.

    • hayatbu dedi ki:

      O olsa olsa Fransız versiyonu olur Santiago. Batılı rüzgarlar Fransız kıyılarını dövüyor…

      • Havadelisi dedi ki:

        Evet ama açıklardaki bantlar İspanya’ya doğru.

        • hayatbu dedi ki:

          Kırmızı yuvarlak içine alınmış bölgeyi görünce Santiago o kısmı kastediyor zannettim. Siklon merkezine yakın yerden bahsettim ben de… Doğrudur bayağı geniş alanda ‘ocean-effect’ söz konusu… (bkz.yaptım oldu)

          • Havadelisi dedi ki:

            Doğrudur. Ocean-effect, sea-effect, bay-effect bile var. Burada anlatıyor.

            • hayatbu dedi ki:

              Bu konuda ABD’nin kuzeydoğu kıyıları çok kısmetli…Harita üzerinde gösterecek vaktim yok fakat kısaca anlatırsam; YB’li sistem kuzey taraftan girdiği anda sıcak yemeden ciddi soğuk yiyor bu bölgeler. Rüzgar da okyanus tarafından geldiğinden “ocean-effect snow” un alasını yiyor buralar.

              • Santiago dedi ki:

                Onların meşhur noreaster’ları falan var, bambaşka bir yer orası 🙂 cepheler yeri geldiğinde bütün kıtayı kaplıyabiliyor. Yanlışsam düzeltin lütfen.

  6. Santiago dedi ki:

    Kar manyaklarına bir link;
    Şu an Avrupa’da kar nerede yağıyor?

    Helsinki beyazlara bürünmüş bile:

  7. Santiago dedi ki:

    İstanbul Kasım Ayı Ortalama Sıcaklığı: 11.3C

    Bugüne Kadar Alınan Değerler:
    YYYYMMDD OBS Min Max Mean
    20101101 OBS 7.8 18.7 13.2
    20101102 OBS 9.8 17.1 13.5
    20101103 OBS 7.9 17.4 12.6
    20101104 OBS 11.5 14.5 13.0
    20101105 OBS 11.5 14.3 12.9
    20101106 OBS 11.1 15.2 13.1
    20101107 OBS 10.8 17.5 14.1
    20101108 OBS 12.0 21.1 16.5

    Önümüzdeki 1 haftalık süreçte de sıcaklığın mevsim normallerinin hayli üstünde seyredeceğini biliyoruz, eğer Kasım ayının ikinci yarısında ciddi bir soğuma gelmezse Ağustos’tan sonra ikinci kez ortalama sıcaklık rekoru kırılabilir.

    Biraz da totem katarsak, 1912’den bu yana, kasım ayı ortalamasının 14C ve üzerinde olduğu senelerde, takip eden ocak ve şubat ayları %85 oranında mevsim normallerinin altında geçmiş.

    Ancak bana göre en geç kasımın son haftası hava soğur, böyle kalmaz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzel analiz. Kısmet 🙂

    • ALKIM dedi ki:

      Ben 1 Kasım’da böyle bir kehanette bulunmuştum zaten. Benzer şekilde yağışın da mevsim normalleri altında kalacağını iddia ettim. Hatta o yorumda bulunurken içimden gelen sese kulak verseydim mevsim normallerinin 1-3 derece üstü, yağış miktarının da ortalamanın yarısını geçemeyeceğini buyuracaktım. “Müneccimlik Mevzusu” başlığı altında yer almamak için kendimi frenledim. 🙂 Ah Arif Abi ah! Seni seviyoruz.

      • Santiago dedi ki:

        keşke girseydin bu riske hocam, Efsane-Alkım’dın şimdi 🙂 gerçi kasımın bitmesine çok var, kestane olma riski de var bunun 🙂

        • arif dedi ki:

          Mevsim normali üstünü yağışsız dönemleri bilmekle efsane olunmaz. Çocuk oyuncağı onlar. Tam isabetli kar tahmini yapması şart 🙂

          • ALKIM dedi ki:

            Arif Abi’ye kesinlikle katılıyorum. Kaç tane defans oyuncusu dünya kupasının yıldızı olmuş? Star olmak istiyorsan gol atacaksın. Hem de rövaşatayla. Ters kademeye girmekle star olunmaz, maçı kurtarsan bile. 🙂 Tahminimin yağış kısmının kestane olma olasılığı da az değil. 20’sinden sonra iki sistem gelir her yeri sel alır götürür ama sıcaklık konusunda ısrarlıyım. Havanın kar değerlerine filan inmesi lazım 20’sinden sonra. Ben NAO’ya, AO’ya, Pekin İklim merkezi’nin öngörülerine, diğer mevsimsel tahminlere, GFS’teki 21 senaryonun son 12 model çıktısındaki ortalamalarına, geçmiş yıllarda aynı tarihlerde benzer koşulların yaşandığı günlerin ortalama trendlerine, okyanus suyu sıcaklıklarına, Karadeniz’in sıcaklığındaki değişimlere baktım ve buna göre tahmin yürüttüm. Nasılım Arif Abi? Benden bi şeyler olur mu? Ozan beni şu üstteki linkin Tahminler sayfasının Kadıköy tahmincisi yapsın mı mesela? Ben sordum, olmaz dedi. Havaturkada Efsane Semih’le kapışamazsın, biraz daha çalışman lazım dedi. Sen ne dersin?

            • arif dedi ki:

              Süpersin daha ne olsun. En kral tahminci sensin işte. Hatta bayram tatili boyunca havanın nasıl olacağını çoktan biliyorsundur. Bence şu halinle mükemmel bir efsane adayısın. Semih’i tez zamanda sollarsın eminim:D

    • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

      Ortalama sıcaklık rekoru kırılır mı bilmiyorum ama max sıcaklık rekorları veya rekora yakın değerler gelmeye başladı. Bkz;

      resim uçmuş

      Bazı yörelerimizde yazdan kalma günler, lodoslu, bol tozlu, fönlü havalar hakim. Hava kalitesi berbat. Ne zaman gelicek şu poyrazmatiğimiz 🙂

      • havadansudan dedi ki:

        doğu akdeniz için pek sıradışı sıcaklıklar değil bunlar. konumu itibariyle mevsimden bağımsız olarak yılın herhangi bir zamanında tuhaf sıcaklıkların ölçülebildiği bir coğrafya 🙂 ocak ayında 20-22 , şubat ayında 25-26, mart ayında 33-34 santigrad derecelerin birkaç senede bir görüldüğü yerler.ama kasım ayında 35 santigrad derece ölçülürse , işte o zaman sıradışı bir durum var demektir.
        önümüzdeki günlerde 30 santigrad dereceleri görecek gibi Adana ve çevresi.bayramda orda olacağım, güneş yağı mı götürsem ne yapsam? 🙂

      • arif dedi ki:

        Akçakoca’nın 31 derecesi enteresan. hem de bu saatte ?

        • Havadelisi dedi ki:

          Bugünkü maksimumlar gösteriliyor. Kasım’da 31 olmuş mudur daha önce ben de merak ettim. Ama Akçakoca’nın verisi yok. Gece gündüz sıcak oralar şu ara.

      • ALKIM dedi ki:

        ivii süper gözlem. Rekorsuz ayımız olmayacak mı bizim! Ben bu derece olduğunu ummuyordum açıkçası. Kocaeli Merkez, 2004’teki Kasım ayı max. sıcaklık rekorunu egale etmiş görünüyor. Cengiz Topel’deki 28,3 de muhtemelen o istasyonun rekorudur. DMİ’nin tahminine göre yarın Çanakkale’de de rekor ihtimali var. Ayrıca doğu akdeniz için sıradışı olmayabilir ancak Marmara ve Karadeniz için ekstrem veya ekstreme yakın değerler.

  8. faseay dedi ki:

    Bundan haberiniz var mıydı deliler? Akşam iş yerinde arkadaşlar (bu arada aslen Giresunlu’yum) Kazıkbeli yaylasına kar yağdığını lüks jiplerin yolda kaldığını söyledi bende dalga mı geçiyosunuz siz bir gözüm uyduda benim dedim. Ancak Akdeniz ve İç Anadolu yu takip eden bir sistem geçmişti bir iki gün önce fakat Dmi böyle bir uyarıda bulundu mu ben hatırlamıyorum haber mi eski linki burada.

    • Havadelisi dedi ki:

      Haber 4 Kasım’a ait. Olay Ekim sonu olmuş olabilir, o zaman kar vardı.

      • faseay dedi ki:

        Haber tv’den 2 gün önce verilmiş. 4 Kasım haberinde sorun yok sorun tv’de çünkü o zaman yağış falan yoktu yani anlayacağınız 1 haftalık olay tazeymiş gibi verilmiş tv’den ah şu medya…

  9. EFSANE-SEMİH dedi ki:

    Bugün aklıma gelmişken sorayım. Labrador ya da Gulfstream ile Azor yüksek basıncı arasında bir bağlantı var mı?

    • Havadelisi dedi ki:

      Azor yüksek basıncı temelde atmosferik bir hadise, o enlemde yüksek basınç olması gerekiyor. Ama Gulf Stream’den dolayı deniz suyu sıcaklığında oynamalar olursa tabii ki etkilenecektir. Mesela deniz suyu sıcaklığı düşerse alçak basınç etkinliği her zaman azalır. Bu da Azor’un genişlemesine sebep olabilir. Öte yandan deniz suyu sıcaklığını Gulf Stream’deki değişimlere bağlamak çok tartışmalı… Gulf Stream öyle pat diye duracak, ya da bir kış mevsiminden öbürüne sıcaklığı değişecek bir şey değil.

  10. Havadelisi dedi ki:

    Habere gel.

    “Kasım ayı uzun yıllar ortalaması 10,3 derece olan Bursa’nın hava sıcaklığı bu hafta 26 dereceye kadar ulaşacak. Sıcaklık mevsim normallerinin 2,5 katından fazla bir değere ulaşmış olacak.”

    Peki, diyelim ki bir şehir var ve o şehrin Ocak ayı sıcaklık ortalaması +1,0 derece. Eğer önümüzdeki Ocak ayında o şehirde sıcaklık normalin 4,5 katına ulaşırsa, +4,5 dereceye ulaşmış oluyor.

    Dur bak daha da ilginci var. Ankara’da Ocak ayı sıcaklık ortalaması 0 derece. Bunun 3 katı da, 5 katı da, 100 katı da 0 derece.

    • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

      Henüz günlük ortalama sıcaklığın gündüz yaşanan max sıcaklık değeri olduğunu zanneden eğtimli(!) insanlar varken sizin verdiğiniz örnekteki haber, yazın 60-70 dereceler, 1000 yılın en soğuk kışı, deniz çok sıcak deprem olucak, küresel ısınma var bi daha hiç yağmur yağmıycak tarzı haberler az bile. Lise zamanındeyken 2, dershanede de 1, toplam 3 coğrafya hocası tanıdım. Üçü de günlük ortalama sıcaklığın ne anlama geldiğini bilmiyorlardı. Üstelik ben böyle olmadığını söylemeye çalışınca 2 yıl ders olarak klimatoloji eğitimi aldıklarını ifade eden bu şahıslardan azar bile yedim 🙂 Önce klimatoloji eğitimlilerimizi halledelim de sonra medya da biraz düzene girer.

      • Havadelisi dedi ki:

        Ortaokulda bir coğrafya yazılısında Erzurum-Kars bölümünün iklimiyle ilgili bir soru vardı. “En yağışlı mevsim yazdır” yazmıştım. Öğretmen, böyle saçmalık mı olur diye bütün sorudan bana sıfır puan vermişti. Sonra itiraz etmiştim de düzeltmişti galiba, kitapta yazıyordu neyse ki.

        • çihiro dedi ki:

          O halde “normallerin bilmem kaç katı üzerinde olacak” demek yerine “normallerin bilmem kaç derece üzerinde olacak” dememiz gerekiyor değil mi?

          • Havadelisi dedi ki:

            Evet. Baktığın istasyonda tarihsel olarak o ayın sıcaklıklarında nasıl bir değişkenlik var, az mı çok mu, bu da önemli.

  11. çihiro dedi ki:

    Cemal hocanın sayfasında da var. 6 Kasım 2010 Marmara Denizi’nde sis.

    1

  12. havadansudan dedi ki:

    dün yurtta ölçülmüş en yüksek sıcaklık…

    resim uçmuş

  13. Santiago dedi ki:

    Slovenya’da tufan…

    1

  14. Santiago dedi ki:

    Geçen yıl Bastardi sayesinde keşfettiğimiz bir şey: Pekin İklim Merkezi

    Müthiş bir site yapmış adamlar. İncelemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

    Çinlilerin dün itibariyle güncellenen aylık tahminlerini aşağıdaki resimlerde bulabilirsiniz. Güvenilirliklerini bekleyip görelim. Kasım ortasından itibaren yağışlar görünüyor, ve kasım sonu aralık başı gibi sıcaklıklar mevsim normallerine dönüyor. GFS diyagramları da bunu doğrular nitelikte. Uzun vadeli tahminciler uçuşlarını bu çerçevede yapabilirler. Herkese iyi haftalar.

    1

    2

  15. Emre dedi ki:

    Bu mükemmel videoyu sizinle paylaşmadan edemedim sayın hava delileri.

    • havadansudan dedi ki:

      nerde çekilmiş acaba? kusursuz bir fırtınaya benziyor 🙂 en sevdiğim cinsten. ne şimşek çakmıştır, ne gök gürlemiştir orda !

      • ersin dedi ki:

        Galiba Finlandiya, bu yaz. Kısa süreli bir oraj yaşanmıştı belli bir bölgede, haberlere falan da çıkmıştı. Ama videonun gerçekçiliği konusunda şüphelerim var 🙂

        • havadansudan dedi ki:

          teşekkürler.
          neden gerçek olmasın ? 🙂

          • ersin dedi ki:

            Çok hızlı hareket ediyor gibi geldi bana.

            • Emre dedi ki:

              Ben bunun gerçek olduğunu düşünüyorum. Nitekim 94 veya 95 Haziran ayında (Mayıs da olabilir) meşhur Ankara yağmurlarından biri, bu kadar olmasa da yine de oldukça karanlık ve hızlı çökmüştü şehrin üstüne. İkincisi, bunun bir film vs. olmadığı belli. Bu gibi bir olayı bu kadar gerçekçi yapmak basit ve ucuz bir iş değil.

  16. çihiro dedi ki:

    Wetter3’de “500 hPa Bodendruck, ReTop” adı ile anılan bu haritada renklerin neyi ifade ettiğini anlayamadım. Sıcaklık ile doğru orantılı renkler ama sağda renklere verilen 600-500 gibi rakamlar kafamı karıştırdı. Birde siyah çizgileri anlamadım. Siyah çizgiler 500 milibardaki basınç dağılımını gösteren izobarlar mı? Mesela 552 yazıyor birinde. 552 mb mı demek o?

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Renkler, 500 hektopaskal (hPa, ya da milibar, mb) basınç değerinin yerden yüksekliğini veriyor, buna “jeopotansiyel yükseklik” denir. Teknik bir konu. Birimi “dekametre”dir (dam=gpdm), yani 10 metre. 500 hPa değeri bu haritada 600 dam ile 480 dam arasındaymış, yani 6000 metre ve 4800 metre arasında. Dikkat edersen havanın daha soğuk olduğu yerlerde aynı basınç değeri (500 hPa) daha alçak seviyelerde. Çünkü soğuk hava yoğundur, yere yakın seviyelere çöküyor.

      Beyaz çizgiler deniz seviyesi basıncı. (Almanca boden=yer, druck=basınç).

      Siyah çizgiler 500-1000 hPa kalınlık değerleri, “göreli topoğrafya” demiş Alman arkadaşlar. Yine dikkat et, değerler soğuk havanın olduğu yerlerde daha az, çünkü 500 hPa seviyesi daha düşük irtifada, bu da 500-1000 hPa seviyeleri arasındaki kalınlığı azaltıyor.

      Anlattıklarımı bir kağıda çizersen daha iyi anlayabilirsin.

  17. Havadelisi dedi ki:

    Şu an İsviçre-Bern’de en güzelinden kasvetli bir gökyüzü, orta şiddette bir yağmur ve 7.5 derece sıcaklık var.

  18. Ozan Deniz dedi ki:

    Arkadaşlar duygusal sebeplerden dolayı , hava deliliğine kendi içimden dışa vurmadan devam ettim. Burada bir çok arkadaşımızın engin bilgisi , merakı ve yorumları olsa da Ozan Mert arkadaşımızın yokluğumu çok derin bir şekilde hisettiğini biliyorum. Neyse buhranlı günlerimi, beni asla terk etmeyen ama bazı yıllar üzen ama mutlaka da mutlu eden kar’a ve kar aşkına muhteşem dönüşümle , geride bırakıyorum. Ozan arkadaşımın bu güzel sitesini sürekli takip edenler beni 2010 kışında 2010 ilkbahari için ve 2010 yaz başı için yaptığım kırkikindi yağmurları tahminimden ve Agustos ayı içindeki görülen durumların Muson şartlarına benzetilmesine yaptığım muhalif yaklaşımdan dolayı hatırlayabilirler. Her ne kadar hiç bir yazımla katılmamış da olsam uzun süredir siteyi sürekli takip ettiğimi ve hemen hemen herkesi buradan tanıyıp haklarında az çok bilgi sahibi olduğumu söyleyebilirim. Dönüşüm siz de farkedeceksiniz ki renk katacaktır buraya. Şu an Ozan arkadaşımızın gülümsediğini görür gibiyim. Bu bir başlangıç yazısı , katılım yazılarım çok yakında başlayacak. Herkese bol hava deliliği dilerim.

  19. Semih dedi ki:

    Bir enverziyon daha..

    1

    Çatalca Radar Tepesi 17 derece. Bakırköy, Eminönü ve Göztepe 13 derece. Her geçen saat fark açılıyor.

  20. Mami dedi ki:

    Kocaeli’de gece kış değerleri yaşanıyor ne hikmetse, yandaki istanbul Yalova’da 12 burada 0 merkezde 1-2 derece. Benim pek şahit olmadığım bir olay, soğuklar geldiğinde de bu değerler olursa iyi kar yağar…

    • Havadelisi dedi ki:

      İzmit merkezden veri gelmiyor. Son durum haritalarında gözüken değer Cengiz Topel hava üssüne ait.

      Bahçecik’teki 0 dereceyi sen mi ölçtün? Şu an özel bir durum var, aşağıdaki yorumlara bakarsan göreceksin, enverziyon deniyor. Bu durum yağışlı havalarda ortaya çıkmaz.

      • Mami dedi ki:

        Evet ben ölçtüm, arkadaşlarım cengiz topelden 0’a yakın değerler geldiğini söyledi zaten dmi de 3-4 göstermiş merkezi. Mesela cumartesi gecesi 3 sonraki iki gün 4.

  21. faseay dedi ki:

    kahretsin bugün Çayırova’dan Adapazarı’na yola çıkmıştım geri dönüşte Kartepe’yi görünce yılın ilk karına dokunayım dedim sağolsun benzincinin gazabına uğradım arabam dinozor heykelinin önünde kaldı aldığım kirli benzinle bayağı uğraştım neyse nasip değilmiş

    • Havadelisi dedi ki:

      Şerefsiz benzinci. Dinozor heykeli nerede?

      • faseay dedi ki:

        Dinozor heykeli şu an aklıma gelmiyor ama dağın girişine yakın bir mesire alanının kapısında çok hoş bir heykel tahtadan gibi geldi bana 🙂

  22. excratarius dedi ki:

    Arkadaşlar bayramda havalar nasıl olacak öngörüsü olan var mı acaba…

    • Havadelisi dedi ki:

      Daha 10 gün var, bir şey söylemek çok zor… Ama planlama bakımından şimdiden bilmek önemli tabii anlıyorum. Bu kadar yağışsız giden ve bir süre daha gidecek bir periyodun ardından yağışların tekrar gelmesini ve havanın serinlemesini bekleyebiliriz… Yani yağışlı ve şimdikinden serin olma ihtimali, şimdiki gibi olma ihtimalinden daha yüksektir diyebiliriz, istatistiksel olarak (%51’e %49). Fakat şu an ancak bu kadar söyleyebiliriz. 3-4 gün içinde GFS modeli daha fazla fikir vermeye başlar, o zaman bakalım.

      • EFSANE-SEMİH dedi ki:

        Katılıyorum. Parçalı bulutlu ve hafif yağmur ihtimali daha yüksek gibi. Bugünkü gibi havalar olmayacağı kesin. Ancak bayramın tadını da kaçıracak bir yağış henüz gözükmedi.

        • Santiago dedi ki:

          Semih, bayramda KKY sipariş verdin Havaturka’da, bakalım gelecek mi 🙂

    • Ankaragücü dedi ki:

      Ben istatistikler yalan söylemez diyorum.. Pastırma yazı aralık 2. haftaya kadar etkili olacaktır. Ara sıra kıyı Ege ve Marmara’nın batısında yağış olabilir. Ama ciddi bir soğuma beklemiyorum. Yatay seyir izleyen Azor’un hep uzun soluklu olduğunu da ayrıca hatırlatmak isterim.
      Ara sıra GFS modellerinin 300 küsur saat sonrasında görünüp kaybolan sistemleri de ciddiye almıyorum.

  23. havadansudan dedi ki:

    bazen düşünüyorum da keşke suriye ve ırak’ın yerinde kara değil de basra körfezi’ne kadar uzanan deniz olsaydı, bir zamanlar var olmuş “tethys” denizi gibi.o zaman yazları bu kadar ısınmazdık.ortadoğu da dünya’nın en sıcak bölgesi olmazdı. o zaman iklimimiz çok daha hareketli olurdu…ya aslında arap yarımadası hiç olmasa tam süper olurdu 🙂 tropik hava hadiselerini çok yakınımızda gözlemleyebilirdik!

    • Havadelisi dedi ki:

      İşte paleoiklimci bir hava delisi 🙂 Karalar şimdiki yerlerinde de olsa, 7000 sene önce neler olduğu aslında halen muamma..

      • çihiro dedi ki:

        Bir ara konusu geçmişti. Çoğu hava delisi küçükken haritalar çizip üzerinde hava olayları ile oynamıştır. Ben bir A4 kağıdına rastgele bir dünya haritası çizerdim. Karaların, denizlerin, dağların dağılışını kafama göre hazırlardım. Sonra da en zevkli kısmına, iklimine, gelirdim. O çizdiğim haritada, iklim nasıl şekillenirdi, diye beyin fırtınası yapardım 🙂 Bu da ona benzer birşey. Bir de hava delilerinin tropik iklime ayrı bir ilgisi var ki sormayın 🙂

  24. Santiago dedi ki:

    2009-2010 Kışı;

    Son yılların en şiddetli polar havası iniş yapmıştı, ancak bizi ıska geçip Batı Avrupa’ya gitti. Bize çökseydi Akdeniz-Ege-Karadeniz kombinasyonuyla tarihi şeyler olurdu büyük ihtimalle. Hollanda’da Belçika’da bile nehirler donmuş, Hamburg limanı buz tutmuş. Talihsizliğe bak.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Winter_of_2009-10_in_Europe

  25. Havadelisi dedi ki:

    Enverziyona gel… Uludağ Bursa’dan, Çatalca radarının tepesi İstanbul’dan, Elmadağ Ankara’dan sıcak…

    1

    Bu İsviçre’de de oluyor. Yaklaşık 700-800 metre seviyesinde bir stratus tabakası oluşuyor. “Yüksek sis” diyorlar. O tabakanın altı buzdolabı gibi oluyor. Üzerinde güneş parlıyor, kışın hava güzelken dağlar düz yerlerden daha sıcak oluyor.

    • Santiago dedi ki:

      Çok ilginç, yeni bir şey daha öğrendim.

    • Ankaragücü dedi ki:

      Açılın enverziyon uzmanı geldi. 🙂 Bir Ankara’lı olarak çok yaşadığım bir olaydır. Sanırım Ankara’nın etrafı dağlarla çevrili çukur yapısı bunu tetiklemektedir. Civar illerde 5-10 derece sıcaklıklar görünürken Ankara merkezde enverziyon nedeniyle gündüz -2, -3 dereceyi aşmayan sıcaklıklar çok sık görülür. Hatta gözle fark edilmesi çok zor enverziyon kökenli son derece ince kar serpintisi sık yaşanır.

  26. Havadelisi dedi ki:

    İstanbul kaybolmuş…

    1

  27. havadansudan dedi ki:

    umarım bizim meteoroloji müdürlüğümüz de bir gün ilçe ilçe ayrıntılı uyarıları gösterebilen, özenli haritalar yayınlayabilir.”istanbul’un kuzey ilçeleri, marmara’nın batısı, trabzon’un doğu ilçeleri” gibi ucu açık ve vatandaşa (özellikle de biz havadelilerine) hiç yardımı olmayan belirsiz ifadeler kullanmaktan vazgeçerler.zahmet olur gerçi onlara ama … 🙂

    şu haritanın güzelliğine bakın;

    resim uçmuş

    aynı nitelikte, detaylı, özenli ve muntazam haritalar ispanyol, alman ve fransız meteoroloji kuruluşlarında da var.bizde hiç olmadı 😦

  28. havadansudan dedi ki:

    çok sıkıldım bu durgun havalardan 😦 1 hafta süren durgun ve güzel havaları seviyorum ama 1 haftadan fazla sürünce sıkılıyorum 😦 üstelik durgun havalarda soluduğumuz havanın kalitesi de düşük oluyor.resmen egzos, kömür, vs. ne kadar pis duman varsa soluyoruz.ne zaman bitecek bu bekleyiş?

    • Havadelisi dedi ki:

      Lodoslu sıcaklar gelecek gibi 5-6 gün içinde…

      • welbane dedi ki:

        Lodos modostansa bu guzel havalarla devam edelim derim; ıslanmak yok, üşümek yok, terlemek yok dış mekan aktiviteleri için ideal günler..

  29. Havadelisi dedi ki:

    96 saat sonra… 955 milibar!

    1

  30. devrim dedi ki:

    ozan hocam;

    öğrendiğimiz kadarıyla yüksek basınç bulutlanmayı engeller ve dolayısıyla yağış oluşmaz. bir haftadır ülke yüksek basınçta iken hafifte olsa yağışların olduğu dmi tarafından rapor edilmiş. bu mümkün müdür? yani yağış olur mu? seferihisar 0.2 yağış almış iyi de ben bulutlanmaya falan rastlamadım hiç.

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Marmara’da ve iç bölgelerde sisin varlığından dolayı çok hafif yağışlar gerçekleşebilir (hani bazen yukarı doğru yağıyormuş gibi görünen)…
      Ege’de de benzer bir durum olabilir sis olan yerlerde. Başka bir fikri olan?

      • Santiago dedi ki:

        Katılıyorum Ozan’a. Sabah arabamıza binip silecekleri çalıştırdığımızda hiç de azımsanmayacak miktarda su görüyoruz.

  31. Enverziyonu açık biçimde gösteren deliller aşağıdaki resimde…

    Elmadağ’da 10°C, Bala’da 7°C sıcaklık varken, Ankara’nın içinde sıcaklık yer yer 0°C derecenin de altında. Aynı şekilde, daha yüksekte Keskin ilçesi (5°C), Kırıkkale’den (1°C) daha sıcak… Benzer durum daha yüksekte bulunan Kaman ilçesi (3°C) ile Kırşehir (1°C) ve Mucur (1°C) arasında da var.

    1

  32. İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

    Merhabalar Sayın HavaDelisi size bir sorum vardı.İstanbul’da birkaç gündür yoğun sis etkili. Burada sisin yer seviyesinde oluşan bir bulut türü olduğunu öğrenmiştik. Bulutlu gecelerde ışıma ile ısı kaybı minumum seviyede oluyor genelde. Fakat sis bulutumuz varken geceleri çok soğuk, ayazlı oluyor ve gündüzleri öğlen vakti sis dağılana kadar hava bir hayli soğuk oluyor. Sis dağılınca aniden hava ısınıyor. Sorum şu; sis ışıma ile ısı kaybını engeller mi? (bana yeterince engellemiyor gibi geliyor.). Eğer engellemiyor ise gündüz-öğlen arası dönemde hala sis etkiliyken neden hava yeterince ısınamıyor? Ya da ben yine herşeyi yanlış mı gözlemledim? 🙂 Teşekkürler…

    • Havadelisi dedi ki:

      Gözlemler doğru. Sisin oluşması için yer seviyesinin gece çok soğuması gerekiyor. Bunun için de havanın çoğunlukla açık olması lazım. Hava açık -> yer soğuyor -> yer seviyesindeki hava, içindeki su buharını artık tutamıyor -> buhar sise dönüşüyor -> yerden ısı kaybı yavaşlıyor. Bu noktadan sonra sıcaklık çok fazla düşmez, yani evet sis ışımayla ısı kaybını azaltır, ama sis oluşana kadar sıcaklık zaten epey düşmüş oluyor.

      İstanbul özelinde konuşursak, sisin oluşması için gece soğumasının çok da fazla olması gerekmiyor, çünkü havada çok nem var. O kadar nem hava biraz soğuynca bile hemen sise dönüşüyor. Sonbaharla kışın ilk bölümünde neden kışın sonuna nazaran daha fazla sis oluştuğunu da sen söyle 🙂 İpucunu verdim.

      Sabah sis dağılana kadar hava pek ısınamıyor, çünkü sis güneş ışınlarını engelliyor.

      • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

        Ayrıntılı cevabınız için çok teşekkür ederim.

        Sorduğunuz Sonbahar ve kışın ilk bölümünde sisin neden daha fazla oluştuğunun cevabını bilmiyorum ama yine de bir fikrim var. Kışın ilk bölümünde sisin daha fazla olmasının gündüz süresinin daha kısa olması ile belki bir alakası olabilir:) Sonbaharda sisin fazla görülmesi de neredeyse her sonbaharın sonuna doğru (genelde Kasım başı) yüksek basınç ve durgun havalar etkisinde geçirmemiz sebebiyle olabilir. Biraz sallama bir cevap oldu kusura bakmayın 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Tamamen aynı basınç koşulları ve gece gündüz süresi olduğunu varsayalım. Havada daha fazla nem bulunmasına ve sisin daha fazla olmasına ne yol açar? Buharlaşma nereden oluyor?… Evet bildiniz. Denizden. Deniz daha sıcaksa havada daha fazla nem olur. Sonbaharda ve kışın ilk bölümünde deniz daha sıcaktır.

          • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

            Bilemedim. Aklıma gelmedi deniz suyu sıcaklığı:) Teşekkürler yeni bir şey daha öğrendim.

  33. hayatbu dedi ki:

    Mail adresime ulaşamadığımdan, bloga kayıtlı mail adresimi değiştirmek istiyorum ne yapmalıyım?

    • Havadelisi dedi ki:

      Kayıt mı olmuştun? Cache’i temizleyip tekrar kayıt olabilirsin başka bir mail adresiyle. Ama emin değilim. Deneyip sonucu bildir.

  34. EFSANE-SEMİH dedi ki:

    Fahri Meteorolog (Alper) nickli arkadaş bana bu linki attı. Linkte tropikal iklim kuşağında yer alan Tayland’da (tam hatırlamıyorum ülke belki de farklıdır) sıcaklıklar 15 derece altına inmiş diyordu. Eğer öyleyse La Nina’nın ayak seslerini duymaya başladık diyebiliriz.

  35. karsever81 dedi ki:

    Ozan dostum Bastardi’nin yeni videosu yayınlandı. Pek de hosuma gıtmeyen haritalar var, mart’a kadar hep normal ustu sıcaklık gordum avrupa genelı ıcın. Ancak martta mavi renk giriyor gozukuyor. Senden ricam videoyu yorumlar mısın? Sagol dostum.

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu videoda genel olarak önümüzdeki aylarda küresel ortalama sıcaklıkta beklediği düşüşten ve bunun sebeplerinden bahsediyor. Model haritasındaki ayrıntılara takılmamak lazım, onlar çok değişir, önemli olan küresel sıcaklıkların düşecek olması. Bu düşüşten nereler en çok etkilenir, bence bu bir muamma, basınç dağılımlarına bakar… Rusya’da Ocak ayında görülen o büyük soğuk havuz pekala güneye de sarkabilir. Bekleyip göreceğiz.

      • EFSANE-SEMİH dedi ki:

        Resimler bana pek kötü gelmedi. Özellikle kuzeybatı kesimler için kış dönemi fena değil.

      • Santiago dedi ki:

        Hocam bu modelleri yazdan beri takip ediyoruz, sürekli değişiyor, Bastardi de bunları alıp 2 haftada bir ısıtıp ısıtıp bir şeyler sunuyor. Dediğin gibi önemli nokta küresel sıcaklığın düşme eğilimi göstermesi. Geçen yaz için tarihin en sıcak yazı diye ibareler okumuştuk, temmuzda bile sağanakları görünce dalga geçer olduk, ancak sen bahsetmiştin, o dönemde Alpler yağış almıyordu, yani anormalliği biz farkedemiyorduk. Sonra ağustosta tarihin en sıcak yazını yaşadıktan sonra aklımız başımıza geldi. Bu kış genel öngörü soğuma ise bir yerler kesinlikle iyi soğuk ve kar alacaktır. Geçen sene Batı ve Kuzeybatı Avrupa çok kar yağışı aldı, Polonya ve Rusya civarları dondu. Gidişata göre geçen şubat tam bizim beklediğimiz olaylar olması gerekirken turşu olduk. Kasım-aralık-mart aylarını kaale almıyorum zaten. 87 Mart 50 senede bir olur. Kalıyor ocak-şubat, bu kış 1 sağlam sistem 1 Karadeniz effect olsun yeter bence. Karadeniz effect bizi 1 hafta götürür zaten 🙂 Dehşet bir soğuma olması zor, olsa da bunu şimdiden kestirmek mucize.

  36. EFSANE-SEMİH dedi ki:

    NAO uzun süredir nötre yakın ama AO da nötr ve pozitif olduğu için sistem gelmiyor. Rastlantı olamaz. Yeri gelmişken söyleyeyim dedim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Ne zaman gelmiyor? Bir tarih aralığı verirsen bu tezini test etme imkanı bulabiliriz.

      • EFSANE-SEMİH dedi ki:

        17 Kasım’a kadar gelmiyor. (1-2 gün oynama olabilir). 7 Kasım’da -1’e inme ihtimali var. Buna dayanarak 18-20 Kasım arası İstanbul’a karla karışık yağmur ya da kar gelme ihtimali var dedim. NAO ise +1,-1 aralığının dışına çıkmayacak büyük bir sürpriz olmazsa. Tarihi bunlara dayanarak çıkardım. Bekleyip görelim bakalım.

  37. faseay dedi ki:

    vay be mekke’ye aralıksız 3 saat yağmur yağmış 3 hacı da selde ölmüş fotoğrafları görmedim ama dmi’den takip edebildiğim kadarıyla koca ülkede sadece mekke’ye yağmış ilginç o bölgede yıllık yağış durumu ne acaba kışa yaklaştıkça orada da bizim yaz lokalleri mi oluyor?

    • Havadelisi dedi ki:

      Hayır, bir nevi Akdeniz iklimi var orada da, kışa yaklaştıkça kuzeyden sistemler sokulmaya başlıyor. Yağış lokal olmuş olabilir… ama mekanizma söylediğim şekilde.

      • carcass dedi ki:

        sanmıyorum öyle olduğunu çünkü Mekke Arap yarımadasının güneybatısına doğru kalıyor öyle olsa kuzeyde kalan yerlerden de mutlaka aynı haberler gelirdi… zaten bir yılda düşen yağış ne kadar ki, maksimum 50-100 mm’dir. Onlar da lokal, ani sağanaklar şeklinde.

        • Havadelisi dedi ki:

          Lokal, ani sağanaklar olabilir, ama mekanizması bizdeki yaz yağışları gibi değil, bunu söylemek istemiştim.

        • havadansudan dedi ki:

          sonbahar ve kış mevsiminde kuzey afrika ve akdeniz’den gelen cephe sistemlerinin artıkları kızıldeniz’e kadar sarkabiliyormuş bazen. kızıl deniz çok sıcak, gelen hava akımları serin ve suudi arabistan’ın batı kıyıları orografik yağışa da çok müsait. sonuçta düşen yağış şiddetli oluyor. hem aynı anda bütün kızıldeniz kıyısını etkilemek zorunda değil bu yağışlar. nasıl ki bizde de yağışlı sistemler karadeniz bölgesinin ya da akdeniz bölgesinin tamamını aynı anda ve aynı şiddette etkilemiyorsa, orda da durum aynı.

          resim uçmuş

  38. welbane dedi ki:

    Şu adreste Kuzey yarımküredeki karla kaplı alanı; haftalık ya da aylık olarak, kuzey Amerika ve Avrasya olarak ayırarak, içinde bulunduğumuz haftadan 1967’ye kadar görebilmekteyiz. Kasım ayında Sibirya’nın ne kadarının karla kaplı olmasının kışın nasıl geçeceği ile ilgisi vardır deniyor Ozan hocam, sen ne dersin?

    Avrupa ve Asya’daki mevcut karla kaplı alanı ise malum şuradan günlük olarak takip edebiliyoruz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet, şu yorumda da bahsedilmişti. Bu konuda bir çalışma yapmak lazım. Nedir şu an karla kaplı alanın durumu geçmiş yılların ortalamasına göre, baktın mı?

      • welbane dedi ki:

        Evet baktım. Yılın 44. haftası itibarıyla Sibirya’da 13.68 milyon km2’lik alan karla kaplı. Geçtiğimiz 10 yılın ortalaması ise 15.47. Fakat tabii ki 1 hafta içinde inanılmaz oynamalar olabiliyor. Ayrıca karla kaplı alanla geçirdiğimiz kışların doğrudan bir alakasını kuramadım. Kasım sonunda tekrar bi bakalım.

      • welbane dedi ki:

        Burada kısmen yapılmışı var. Anlayabildiğim kadarıyla Avrasya/Sibirya’da sonbaharda ortalamanın üstünde kar olmasıyla, takip eden kıştaki NAO arasında bir ilişki varmış. Yani erken kar bizim için iyi değil.

  39. sappokinowa dedi ki:

    herkese iyi akşamlar, havaturka’da her ne kadar görece karşıt fikirler öne sürmüş olsam da, aslında modelist pek de kimsenin dillendirmek istemediği bir olasılığa dikkat çekti, her ne kadar bastardi öngörüsü tam tersini söylese de açıkçası sinoptik görünüm bazı noktalarıyla bana da geçen seneyi anımsatmakta, özellikle balkanlar ve orta avrupa’nın belirli kısımlarına sıkışması olası bir soğuk çekirdeği tehlikesi azımsanmıyacak derecede yüksek olabilir, soğuk çekirdek bize de yakın gibi gözükse de ülkemize etkisi maalesef sınırlı olmakta (geçen sene gibi, sınırlı trakya etkilenmesi) ve ozan, sizin daha evvel bahsettiğiniz persistence yani ısrar durumu olma hadisesi, zaten bu olursa konuşucak fazla bir şey de kalmıyacaktır, iyi geceler…

    • Havadelisi dedi ki:

      geçen seneki el nino’nun bu sene la nina’ya dönmesiyle negatif NAO ısrarının kırılacağını ümit ediyorum. herhangi bir bilimsel dayanağı yok aslında bunun… sadece, büyük ölçek etkileri olan bir paternin tam tersine dönmesinin geçen seneki koşulların tekrarlanmasına engel olacağını, bir şeyleri değiştireceğini sanıyorum.. bakalım.

      • sappokinowa dedi ki:

        Öncelikle cevap için teşekkürler , belki sizin de söylediğiniz gibi bahsettiğiniz olgunun bilimsel bir dayanağı yok , yalnız akla yatkın olduğunu belirtmek gerekir sonuçta etkileri global olan , olucak olan bir hadiseden bahsediyorsunuz bunun da dolaylı yoldan da olsa bu ısrarı kırma potansiyeli mevcut. En azından bu sene rekor kırmıyacağını tahmin ettiğimiz nurtopu gibi ao muz var 🙂 ,hoş nao ve ao indislerinin coğrafyamıza etkisi sanırım hala tam olarak açıklığa kavuşmuş değil ama çok diplerde gezen bir ao ,diğer uygun şartların da oluşmasıyla avrupayı polar manyağı yapabiliyor geçen seneki gibi , bakalım…, umarım la nina etkisi en azından bazı dengeleri değiştirir…

        • cümülonimbüs dedi ki:

          Tekerlekler yerinde durduğu sürece bir önceki kışta yaşadığımız durumlar tekrarlanmayacaktır. Bu sene tekerlekler yerli yerinde üzülmeyin.

    • welbane dedi ki:

      Görebildiğim kadarıyla önümüzdeki kışla ilgili tüm tahminler, pozitif nao ve güçlü la nina beklentilerine dayanıyor. Hava deliliği de çeşit çeşit; ben mesela kar kadar, insanın yuzunu kesen, su saatlerini patlatan soğuklara da bayılırım. Ankara’da hatırladığım en uzun süreli soğuklar 2000 ve 2008 Ocak aylarında gerçekleşmişti. Her iki tarihte de hem pozitif nao, hem de güçlü la nina görülmüştü. Dolayısıyla sırf kasım başı görünüm benziyor diye büyük resmi gözden kaçırarak ılık ve yağışlı kış taşlarını kuyuya atmanın hiçbir anlamı yok diye düşünüyorum.

  40. Santiago dedi ki:

    Bu da hava doktoru:

    http://www.islandnet.com/~see/weather/doctor.htm

    Güzel bir site, hava olayları ile ilgili almanak bile var, kısaca baktım, bir kaç kez Türkiye’ye de rastladım.

    • Havadelisi dedi ki:

      Teşekkürler, çok iyi gözüküyor.

      Batıyla aramızda doğayı gözleme geleneği bakımından olağanüstü büyük bir fark var. Gavurlar ısrarla gözleyip kayda geçirmeye, anlamaya çalışmışlar. Bu da zaten bilim denen şeyin temelidir. Bizde ise gökbilim çalışmalarından hep “müneccimliğe” hizmet etmesi beklenmiş . Takiyüddin‘i bilirsiniz (Türkçe Vikipedi’de çok az bilgi olduğu için İngilizce’sinin linkini verdim). Adamcağız güzel güzel gözlemlerini yapacakken, II. Selim bunu saray müneccimbaşılığına getiriyor. Sonra da yanlış kehanetlerde bulundu diye rasathanesi yerle bir ediliyor.

      http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=10297474

      Yani bizde modellerden 10-15 gün sonrasının “tahmin” edilmeye çalışılması ve o kadar yapmayın etmeyin denmesine rağmen ciddi ciddi bu işe kafa patlatılıp internette sayfalarca yazı yazılması sürpriz değil. Müneccimlik 500 yıllık gelenek ve gayet prestijli bir iş, adamı Saray’a filan sokuyor. Öte yandan senin daha bugün paylaştığın, Türkiye’deki meteoroloji istasyonlarının sayısının azalmasıyla ilgili haber var aşağıda… Gözlem kimsenin umurunda olmadığı için, önemsenmeyecektir.

      • Santiago dedi ki:

        Çok güzel yorumlamışsın iyi bir örnekle. Maalesef bilim, Osmanlı ve diğer İslam ülkelerinde hep ikinci üçüncü sırada kalmış, bunun da en büyük sebebi şeyh şıh padişah vb. söz sahibi kimselerin ileri görüşlü olmamasıdır. Çok da derine inmek istemiyorum polemik yaratmamak için. Biz hala her kurumu kendi siyasi irademizle doldurmaya çalışırken gavurlar uçmuş gitmiş durumda. Bir bakıyorum Accuweather, bir bakıyorum DMİ. Yazıda herşey belli oluyor zaten, eminim DMİ’de hava olaylarından bihaber olan yüzlerce kişi çalışmakta. Hatta bütün gün hiçbir şey yapmamakta. Bu sadece DMİ için değil tüm devlet kurumları için geçerli olan bir şey. Yıllardır, belki asırlardır. Bak hepsi bilimadamı buradakilerin, pırlanta gibiler, sen hala oralarda araştırma yap 🙂

        Mehmet Çağlar’dan müjdemiz de geldi 🙂
        http://www.meteor.gov.tr/FILES/imgTemp/meteorolojik-degerlendirme-02112010.pdf

      • hayatbu dedi ki:

        Ozan Hocam ve Santiago Arkadaşım,

        Maalesef bu (Osmanlı ve İslam Ülkelerinde gözlemlemenin olmayıp Batı’da olması) görüşünüze katılamayacağım. Çok güzel verileri bizimle paylaşan Santiago arkadaşımız da bence bu konuda ciddi bir yanılsama içerisinde. Bence bu konuda ekşisözlük’ten (çok güzel bir kaynak ama inanılmaz ideolojik refleksler var) alıntı yapmak yerine bilim dünyasında (özellikle İslam Bilim Tarihi alanında) sayılı insanlar arasında yer alan büyük bilim adamı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in hazırlanmasında çok büyük katkıları olan “İstanbul İslam, Bilim ve Teknoloji Müzesi”ni ziyaret etmek yeterli olacaktır.

        Dünya tarihi hep döngüler içerisinde cereyan etmiştir. Bir dönem bir takım ülkeler, başka bir dönem başka gruplar üstün olmuşlardır. Üstünlük elbette bilim,teknik,ekonomi,eğitim vb. alanlarda yapılan çalışmalarla el değiştirir. Avrupa 1800lerden itibaren dünya sahnesinde yer almaya başlamışken (Roma aslında saf Avrupalı değildir, merkez Roma olmasına rağmen dünyanın birçok bölgesine yayılmış olan Romalılar Avrupalı kabilelere barbar diyorlardı) sadece Avrupa ilerlemiş de biz hep geride kalmışız gibi bir anlayışı kabullenmek mümkün değildir.

        Son olarak; müneccimlik günümüzde genel olarak kahinlik manasında kullanıldığından bu konuda bir yanlış anlama var herhalde. Osmanlı’daki saray müneccimleri astronomi ve takvim hesaplama konusunda özellikle görevlendirilmişlerdir. Yoksa yaptıkları şey gayptan haber bildirmek değildir. Müneccimlik burada özel bir terim olarak kullanılmıştır. http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCneccimba%C5%9F%C4%B1

        Ayrıca Takiyüddin’in rasathanesi basit şeyler sonucu değil; ciddi siyasi çekişmeler sonucu din referans gösterilerek yıktırılmıştır. Yoksa padişahın bize anlatıldığı gibi keyfine göre ülke yönettiği bir devletin 600 yıl en zorlu şartlarda ayakta kalması mümkün değildir. Osmanlı’da astronomi konusunda en muteber kaynaklardan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çalışmalarından ufak bir kısmın linkini de veriyorum. http://www.akat.org/ast_tarihinden/osmanli_astronomisi/

        Kimseye muhalefet olsun diye değil; bu konuya not olarak düşmek istedim. Umarım yanlış anlaşılmam…

        • Havadelisi dedi ki:

          Yanlış anlaşılmazsın hayatbu, iyi niyetinden şüphemiz yok. Ama argümanlarının bu tartışmaya uygun olup olmadığından emin değilim, bence konu dışına çıkmışsın. Şöyle ki, dünya tarihinde döngülerin olduğunun farkındayım, ama bir süredir İslam dünyasının pozitif bilim ve teknoloji üretme bakımından batının epey gerisinde olduğu da bir gerçek. Yani senin bahsettiğin döngünün bize göre şanssız bir safhasındayız, kabullenelim ya da kabullenmeyelim, bu böyle. Verdiğim örnek (gözlem yapma ve veri toplama konusundaki gerilik) de bunla ilgiliydi… Meteoroloji istasyonlarının kapanıyor olması, insanların gözlemden çok kehanet tarzı tahminlerle ilgileniyor oluşu… buna kanıttır. “Biz hep geri kalmışız anlayışını kabullenmek mümkün değildir” demek de onun için pek uygun olmamış. Ben sadece belli bir zaman dilimini kapsayan bir gerçekliği dile getirdim, hep geriymiş İslam dünyası demedim.

          Müneccimliğe gelince… Kehanetleri de kapsadığı senin verdiğin linkte de yazıyor. Ekşi sözlükteki yazı da aynısını söyleyen İngilizce Wikipedia’yı kopyalamış. Siyasi çekişmeler sonucu da olsa, Takiyüddin’in rasathanesinin yıkılması başlı başına utanç vesilesidir. İslam uygarlığına ya da Osmanlı’ya topyekün bir eleştiri yokken, sadece olumsuz olayların doğurduğu olumsuz sonuçların günümüze yansımaları tartışılırken, senin çıkıp da “Ama Osmanlı’da da şunlar şunlar harikaydı” demen, daha bir ideolojik refleks göründü bana 🙂 Neyse, saygı ve iyi niyet çerçevesi içinde her türlü tartışma yararlıdır, sorun yok.

        • Santiago dedi ki:

          Hayatbu arkadaşım, ben Osmanlı ve İslam Dünyasında hiç cevher çıkmamıştır, ya da dünya bilim tarihinde hiç yeri yoktur demedim. Avrupa 400-500 yıl önce rönesans ve reform hareketlerini yapmadan, İslam dünyasından çok gerideydi zaten, bunu hepimiz biliyoruz. Ama şu anda bizden ileri olmaları bilek gücüyle değil teknoloji ve bilimledir. Kaldı ki Türkiye’de hala yerli bir otomobil üretilememekte ve hala ülkemizdeki en önemli gündem maddesi “türban/başörtüsü”dür. Objektif yaklaşıp bazı şeyleri sorgulayıp üstüne gitmezsek çağın gerisinde kalmaya devam ederiz. Söylemek istediklerim aslında bunlar.

          • hayatbu dedi ki:

            Maalesef korktuğum başıma geldi ve yanlış anlaşıldım. Sizin meteoroloji üzerine yaptığınız bilimsel analizleri çok beğeniyor ve alanınızla ilgili bilmediğimden ötürü konuşmaktan özellikle kaçınıyorum. Takdir edersiniz ki; sosyoloji alanında eğitim gördüğümden ve toplumu tarihi “pattern”ler üzerinden incelediğimizden ötürü bu konularda bilgimin olması çok normal.

            Benim eleştirdiğim şeyin maalesef İslam’a karşı olduğunu algıladığım ifadeler olduğunu zannetmişsiniz. Halbuki ben “Eurocentrism”i eleştiriyor ve Avrupa’nın tek başına her şeyi yaptığı ve mükemmel olduğu iddiasına karşı çıkıyorum. Astronomi ve meteorolojik hadiseler kadim Mısır Medeniyeti’nden beri geliştirilen bilimlerdir. Avrupa Çin, Hind ve İslam medeniyetlerinden aldığı tonlarca bilimsel veri üzerine bir noktaya geldi. Bütün bunları bir kenara bırakıp da 1800lerden itibaren müthiş bir sömürüyle kan üzerine kurulan bir Avrupa’yı göklere çıkarırken tarihi inkar etmeye karşıyım ben. Bilimsel meselelerdeki geldikleri noktayı beğenebiliriz, bunları ifade etmek tabii ki doğru. Ama tutup da “Eurocentrist” bir bakış açısıyla yazılmış tarih üzerinden, hele hele son 300 yıl üzerinden bir yargı vermeye kalkışırsak yanlış yapmış oluruz. Yanlışlarımızı dile getirirken kendimize sövmeye gerek yok. Her bilimin bir ahkamı olduğu gibi Sosyal Bilimlerin de kendi ahkamı var. Bu konularda ekşisözlük’ü bilimsel kaynak olarak almaktansa, bilimsel çalışmaları ele alırsak daha isabetli olur kanaatindeyim. İslam’ın kahinlik yapmayı yasakladığını bilmeden bu konuda birşeyler söylemek, insana yanlış yaptırır.

            Sosyoloji, benim alanım olduğundan iki çift laf etmek istedim. Sanırım sosyal bilimlerin alanında yazmaktansa meteorolojinin alanında gezinmeye devam etmek diğer arkadaşlara saygının gereği olacaktır. Atış serbest de olsa karseverler olarak meteorolojide kalmak iyidir.

            İlgilenenlere konuyla ilgili iki kaynak:

            Smallwood, Stehpanie E. 2007. Saltwater Slavery: A Middle Passage from Africa to American Diaspora. Cambridge: Harvard University Press. Pp: 33-100. (Avrupa’nın sömürgeleşmeyle nasıl güçlenip palazlandığını anlatan bir kaynak)

            Lappe, F. M. and J. Collins (1977) “Why Can’t People Feed Themselves?” From Food First:
            Beyond the Myth of Scarcity. Pp. 99-111 Institute for Food and Development.
            (Bu da Afrikalıların Avrupa’nın sömürgeci anlayışından dolayı halen kıtlık içerisinde yaşadığını anlatan bir kaynak)

            • Havadelisi dedi ki:

              Herkesin her konuda konuşmaya hakkı vardır, kaçınmana gerek yok. Ben de meteoroloji / iklimbilimi tartışırken mantık hatası yaparsam, saptırmalarda bulunursam bunu yüzüme vurabilirsin. İnsanların çalıştıkları konularda daha bilgili olmaları tartışma esnasında mantık hatası yapmayacakları, konuyu saptırmayacakları anlamına gelmez.

              Neden yapıyorsun bilmiyorum, ama daha önce de söylediğim gibi sen bu tartışmanın konusunu saptırıyorsun. Benim iyi bildiğim bir şey, Avrupa’nın doğa gözlemi ve veri toplama alanında, yani bilimsel yöntemin temel unsurları gözönüne alındığında, 500 senedir İslam dünyasının çok ilerisinde olduğu ve bunun sonuçlarının bugün açıkça görüldüğü. İlk yorumum tamamen bununla ilgiliydi. Santiago’nun da dediği gibi, diğer zamanlardan, Avrupa medeniyetinin mükemmelliğinden ya da Avrupa’nın daha önceki uygarlıkların bilgi birikimini kullanıp kullanmadığından hiç söz açılmadı, bunları durup dururken sen ortaya attın. Sanki burada Avrupa medeniyeti topyekün göklere çıkarılmış, emperyalist ve kan dökücü yanları göz ardı edilmiş gibi konuşmak bir sosyolog olarak sana yakışmıyor. Kendimize sövmüyoruz, özeleştiri yapıyoruz, günümüzde ortaya çıkan farkın sebeplerini sorguluyoruz. Ben şahsen üç yılı aşkın süredir Avrupa’da yaşayan bir Türk olarak Avrupa kültür ve medeniyetinin iğrenç yanlarının da gayet farkındayım.

              İslam’ın müneccimliği yasaklamış olmasının da konuyla ilgisi yok. Müneccimliğe merak, İslam’a rağmen devam etmiş ve kök salmış da olabilir bizim toplumumuzda. Ki zaten öyle, çoğunluğu Müslüman olan Türk toplumunda fal baktırmaya olan ilgi had safhada. Neyse, uzatmayacağım. DMİ’nin meteoroloji istasyonlarını kapatmasının ve gözlem sistemlerine gereken özeni göstermemesinin sosyo-tarihsel temellerini tartışmaya açsaydın çok daha yararlı olurdun bence, bir sosyolog olarak. Söylemediğimiz ve kastetmediğimiz şeylerle bizi itham edersen tabii ki yanlış anlaşılırsın, başka duyarlılıkların sebebiyle böyle konuştuğunu düşündürürsün. Yine de tartışma için teşekkürler.

              • hayatbu dedi ki:

                Pardon ama, 1980’den sonra DMİ’nin gözlem istasyonlarını kapatmasını Takiyüddin’in rasathanesine bağlarsan; cevabım ancak bu kadar bağlantılı olabilir. İslam üzerinden eleştiri getirmenden ötürü İslam’da müneccimliğin yasak olduğunu ifade etmem de bir başka mesele… Israrla söylüyorum; 1950lerden sonra ancak bir araya gelip birbirlerini yemeyi bırakmış bir Avrupa’yı 500 yıldır bilim cenneti olarak gösterme tamamen “eurocentrist” bir yanılsama. Sosyoloji’de Avrupa’nın nasıl bu hale geldiğini inceliyoruz ve bilimsel makalelerde söylenenler bunlar. İster beğenelim, ister beğenmeyelim; sosyolojik metodolojiyi bilmeden sosyolojik tartışma yapmak mümkün değil. O yüzden de burada bu konuda tartışmamız yersiz. Konuyu saptırmıyorum ama insanların bilmedikleri konularda dayanaksız, mesnetsiz konuşmalarına da açıkçası hoşgörü gösteremiyorum. Ha, doğru; burası Atış Serbest’ti sahi:)

                • Havadelisi dedi ki:

                  Söylediğim şeyleri tekrarlamayacağım. Bu bağlantıları kurmak için sosyolog olmak gerekmiyor, havayla ilgili konuşmak için meteorolog olmak gerekmediği gibi. Ama bu kadar konu dışına çıkıp, ilgisiz şeyler anlatıp, sonra da sosyolojik metottan bahsetmek, sanırım sosyal bilimlere özgü bir şey. Yöntem farkı olabilir, ben anlayamıyorum.

                  • hayatbu dedi ki:

                    Gereksiz yere bu kadar yer kaplamak doğru değil…Bu konuyu detaylıca konuşmak için bilimsel çerçevede tartışmaya her zaman varım. Ama başka da birşey yazmayacağım bu konuda buraya. Eleştirilerimi sansürlemeden yayınladığın için teşekkürler.

            • sertahn dedi ki:

              islam ile bilimsel çerçeve tartışması üzücü. din nere? bilim nere?

  41. Santiago dedi ki:

    İlginç bir yazı, 23 Ocak 2004’te ne durumdaymışız. Paratonersiz radar kurulmuş Çatalca Kuştepe’ye, ne olmuş dersiniz? Ayrıca DMİ’deki siyasi yapılanma vb. ilginç şeylerdende bahsedilmiş. Göz atmanızda fayda var.

    http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-9879-26-once-kustepe-dustu-sonra-istanbul.html

    • ersin dedi ki:

      Makaleyi okudum, ama DMİ’nin o yıllarda şimdikinden çok daha isabetli tahminler yaptığını hatırlıyorum, ki o zamanlar bu işler için sadece DMİ ve BBC’ye bakıyordum, özellikle 2004 ocak ve şubat aylarındaki kar yağışları için. Ocak ayı için verdikleri tam fırtına uyarısı ve şubat ayındaki yoğun kar yağışı için 3 gün önceden verdikleri uyarı tam isabetti. (Geçen yılki 22-25 ocak fiyaskosunu hepimiz hatırlıyoruzdur. )

      • Santiago dedi ki:

        Şubatta çok başarılıydılar, gerçi yoğun kar akşam saatlerinde başlamıştı, zincirsiz yola çıkmak da yasak olunca bi sıkıntı olmamıştı 🙂 Ocak’ta uyarılar yetersizdi, herkes normal çıkış saatini bekledi, ve tam fırtına öğleden sonra başlamıştı.

        • ALKIM dedi ki:

          Benim hava deliliğimin tavana vurduğu dönemdir ocak ayındaki ilk kar fırtınası. İlkinde köprüden geçerken halatın koptuğuna şahit olmuştum. İkincisinde de durumu bilmeme rağmen işimin uzaması nedeniyle gecikip akşam vakti bir şekilde Beşiktaş’tan Üsküdar’a motorla geçip Üsküdar iskelesinde in cin top oynadığını gördüğümde donarak ölecez sanırım diye içimden geçirmiş ve her nasılsa 15 dakika sonra gelen bir minibüse doluşup canımızı kurtarmıştık. O minibüs Üsküdar’dan Kozyatağı’na yolda kalmadan nasıl gitti aklım almaz hala. İkinci sistemde DMİ’nin uyarısıyla okulların 2 gün önceden tatil edilmesi o yılların en klas hareketiydi. Tabii ilk sistemdeki uyarıların çok fazla önemsenmemesi de bunda etkiliydi.

    • ALKIM dedi ki:

      Çok şey yazacaktım ama vazgeçtim. Kısasıyla yetineyim. “Kaptanlar Yunan meteorolojisine güveniyor.” cümlesi ne kadar acı bir gerçektir. Sadece uzun yol veya gemi kaptanları değil Çanakkale’de teknesiyle balık avlamaya çıkan alaylı kaptanlar bile Skiron ve Poseidon’dan haberdar. Zaten 5 yıl önce onlardan birinden duymuştum Yunan meteoroloji sitelerinin adreslerini. Makalenin kalan kısmını da soluksuz okudum. Son altı yıldaki olumlu gelişmeleri görmezden gelemeyiz ama “Bu mudur?” derseniz daha çok ama çok çalışılması lazım ama hangi planlamayla?

  42. welbane dedi ki:

    Önümüzdeki hafta Fransa ve İspanya’nın Atlantik kıyıları ile Britanya’nın batısına esaslı bir fırtına geliyor gibi.

    Fakat 1035 mb’lik azor ve 975 mb’lik izlanda karşısında NAO’nun önümüzdeki günlerde şundan çok daha pozitif olması gerekmez miydi?

    • Havadelisi dedi ki:

      Dikkat edersen gösterdiğin haritada İzlanda’dan 1010 izobarı geçiyor. NAO’yu düşünürken böyle yanılgılara düşmemek lazım, çünkü sabit iki noktadaki değerlerden hesaplanan bir indis NAO. Demek ki o 975 yolu üzerinde çok güçlü değil, tam İzlanda’dan da geçmiyor. Zaten GFS’nin ilerleyen günlerdeki evrimine bakılınca görülüyor.

      Yalnız fırtına cidden esaslı olacak gibi, tabii GFS yanılmazsa.

  43. Onur dedi ki:

    Internette bir yorum okudum : `kendinizi kandirmayin bu kis sert gececek diye. bu mevsimde kar yagmasa da sicakliklar 10 dereceleri asmazdi eskiden`

    oturdum wunderground icin ankara’yi inceledim, kasimdaki sicakliklar icin bir pattern cikarmak cok guc.
    genel olarak sicakliklar ilk 15 gun 13-17 derece arasinda olmus(istisnalar bolca) sonrasinda da guclu dalgalanmalar var.

    bu arada ozan, derslik kismina turkce alternatifler gibi bir kisim yapalim terimlerin turkcelerini yazalim, hatta bazilarini turkcelestirelim derim…

    • Havadelisi dedi ki:

      Önerilerini hemen yazıp yollayabilirsin, o şekilde başlarız.

      Kasım gayet sıcak ya da serin geçebilir, takip eden kış hakkında herhangi bir fikir vermez bu. Hepimizin batıl inançları var (Kasım’da kar yağarsa sonra yağmaz gibi) ama bunların palavra olduğunu biraz aklı olan herkes biliyor aslında.

      Öteki sitelerde bir sürü yorumcu bayramda kar yağdırmaya başladı bile. Hiç de sıkılmıyorlar boş laftan.

  44. Santiago dedi ki:

    Kopma sırası İtalya, Balear Adaları ve Cezayir’de.

    İtalya’da bu kadar şimşek görülmesinin sebebi ne olabilir Ozan? Haftalardır kopuyo adamlar.

    1

  45. devrim dedi ki:

    şöyle bir şey hazırladım hocam. ilk resimde görüldüğü gibi ispanyada ve kuzey kafkasyada iki yüksek basınç merkezi var.
    1

    normal şartlarda italya üzerindeki alçağın bize doğru gelmesi beklenirdi ancak ispanya dakine dikkat buyrun koridor açmaya çalışıyor.
    1

    burada da koridor açılmış görünüyor, zamanla yükseğin alçağı nasıl yendiğini görüyoruz.
    3

    alçak artık yok.
    4

    • Havadelisi dedi ki:

      Demek ki alçak basıncın gücünü koruyup doğuya ilerlemesi için şartlar uygun değildi. Mesela deniz suyu sıcaklıklarının bugünlerde Batı ve Orta Akdeniz’de normalden epey düşük olması, alçak basıncın deniz üzerinde zayıflamasına yol açmış olabilir. Ama illa bundandır demiyorum. Sadece bizim taraftaki yüksek basıncın varlığı bile oradaki alçağı durdurmaya yetebilir.

      1

  46. hayatbu dedi ki:

    İstanbul için çoğumuzun gözünden kaçan önemli veriler:

    İlk olarak Baraj Doluluk Oranı Son 15 Gün Verisi. Yağışlar sonucu 1 günde barajlarımızın yüzde 10 civarı dolduğuna inanabiliyor musunuz?

    1

    İkinci olarak ise yağışların durumu. Bu sene (ilk 9 ayda) çok bereketli olan geçen seneyi bile yağış noktasında ucu ucuna bile olsa geçmiş durumdayız…

    2

    Son olarak, şimdiye kadar yağışlarla barajlara gelen su geçen senenin neredeyse 1/3’ü kadar halen. Geçen sene ne kadar ciddi yağışlar almışız son 3 ayda. Bunun bir ispatı…

    3

    Şu an itibariyle %74,58’lik doluluk oranıyla barajlarımız çok iyi bir seviyede (Maşaallah). Bakalım ilerleyen günlerde neler olacak.

    Not: Ekim ayı girdileri bu istatistiklere dahil olmadığından ortalamalar çok daha fazla yükselecektir.

    • Santiago dedi ki:

      Artık toprak suya doyduğu için barajları besleyen dereler de dolu akacak, ufak yağışlarda bile yükselme trendi olacaktır artık. Bu seneyi de kurtardık yani 🙂

  47. hayatbu dedi ki:

    Önümüzde bayağı uzun 15Clerde gidecek bir periyot var gibi…GFS’te hiçbir hareket yok…Çok durağan bir hava durumu ve dinlenilecek zamanlar…İşe güce bakmalı biraz…

    • Havadelisi dedi ki:

      Kesinlikle…

    • tengizman dedi ki:

      Ben de kar kureme araclarinin bakimini yapayim bu pastirma araliginda 🙂

    • ALKIM dedi ki:

      Hatta ben bir kahinlik edip şöyle bir iddiada bulunayım. Kasım ayı İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde sıcaklık olarak normaller ve üzeri, yağış olarak da normallerin altında geçecek. Özellikle boğazlarda bol sis de cabası. Dayanaklarım var ama atış serbest nasılsa. 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Bence normallerde bir kasım başlangıcı ülkemiz için, hatırlarım, sert geçen kışlarda kasım ayının yarısı (ilk veya ikinci) genellikle böyle durağan olur. Hatta ilerleyen günlerde gece-gündüz sıcaklık farkları daha da artınca yoğun sis de görülebilir.

      Kasım ayının en hareketli olduğu bölgeler Batı ve Orta Akdeniz’dir (İspanya-Cezayir-Tunus-İtalya-Hırvatistan civarları). Şu anki durumdan da belli oluyor zaten.

      1

      • Havadelisi dedi ki:

        Şahane bir gözlem. Bunu bilmiyordum. Bizim Ege-Akdeniz kentlerinde Aralık ayı Kasım’dan daha yağışlıdır. Batı Akdeniz’de böyle olmaması çok ilginç. Düşünmek lazım.

  48. Would dedi ki:

    İsveç’te bulunmam ve hava olaylarına merakım nedeniyle buradaki hava olaylarına vakit buldukça bakmaya çalışıyorum. Ama amatörlükten öteye geçemeyen bir kişi olarak bazı şeyler bana yeni gözüküyor ve kafa karıştırıcı olabiliyor. Ayrıca yıllardır Türkiye’nin havasına ve Türkiye’yi etkileyen hava olaylarına aşina olduğum için, buradaki hava olayları biraz farklı geliyor. Eğer bilgin varsa genel olarak buraları etkileyen sistemleri ve hava olaylarını açıklayabilir misin?

    • Havadelisi dedi ki:

      Uzun bir açıklama yapacak zamanım yok ama eğer örnekler üzerinden giderseniz (şöyle olunca böyle oluyor gibi), bilgim elverdiğince yardımcı olmaya çalışırım.

      • Would dedi ki:

        Mesela şu sıralar rüzgar bir kuzeye dönüyor bir güneye. 2 gün rüzgar kuzeye dönüyor ve sıcaklıklar sıfır altında ya da max 1 derece iken , 2 gün sonra rüzgar güneye dönüyor ve sıcaklıklar sıfırın üstüne çıkıyor. Bu sürekli değişim neden olabilir acaba. Buna mevsisel bir kararsızlık diyebilir miyiz?

        • Havadelisi dedi ki:

          İsveç hem kuzey ve doğusundaki aşırı soğuk yerlerin hem de batısındaki çok uzak olmayan Atlantik Okyanusu’nun ılımanlaştırıcı etkisine açık. Onun için de okyanus kökenli siklon geçişleri esnasında rüzgarın batı ve güneye dönüp havayı ısıtması normaldir. Batılı ve güneyli akış durunca kuzey ve doğunun soğuğu baskın çıkacağı için de hava soğur. Bunlar oralarda bildiğim kadarıyla kışın da olan şeyler, ben mevsimsel kararsızlık demezdim.

          • Would dedi ki:

            Aklıma gelmişken sorayım 🙂 bazen basınç 990mb hatta daha da altına düşüyor ama hava açık günlük güneşlik oluyor ya da parçalı bulutlu ve yağış yok. Bu neden kaynaklanıyor olabilir. Bu arada bazı konularda çok az bilgim olduğundan saçma şeyler soruyor olabilirim 🙂

  49. Havadelisi dedi ki:

    Hemen aşağıda solda bulunan Older Comments düğmesinden bir önceki sayfaya ulaşabilirsiniz.

  50. devrim dedi ki:

    azor yüksek basıncı nasıl oluyor’da akdeniz çukurunda bir alçak basınç varken üstünden dolaşarak onun önüne geçip engel olabiliyor ozan hocam? geçen yıl ki gibi bütün akdeniz’i etkilese bir derece anlayacam da sanki önünde boş koridor bulmuş gibi koşarak önüne geçip sırıtıyor gibi geldi bana 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Soruyu anlayamadım 🙂 Alçak basınç varken tabii ki üzerinden dolaşamaz…

    • devrim dedi ki:

      italya üzerinde bulunan alçak basıncın normal şartlarda üzerimizde bulunan yükseği itekleyerek bize doğru sokulması arkasındaki ispanya üzerinde oluşan azorun sonra gelmesi gerekmez miydi? ancak ispanya üzerindeki fransa üzerinden bir koridor oluşturarak balkanlar’ı da geçerek bize doğru geliyor. daha yavaş görünen alçak basınç ise akdeniz’de sıkışıp kalıyor. halbuki sizin bir derste söylediğiniz üzere yüksek basınç daha hantal olmalıydı. yanılıyor muyum?

      • Havadelisi dedi ki:

        Sorunuzu bir haritayla zenginleştirseydiniz daha iyi olurdu ama anladım. Şematik düşünmemek gerekiyor. Bize batıdan sokulan, ya da batımızda oluşan her yüksek basınç Azor değildir. Etrafımızdaki dinamik şartlar da Azor’la bağlantılı gibi gözüken yüksek basınç merkezlerinin oluşmasına sebep olabilir. Umarım doğru anlamışımdır.

Yorumlar kapatıldı.