Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. grhc dedi ki:

    Merhaba Herkese
    Süper bir sayfa yapmışsınız tebrikler, ben de uzun zamandır hava olaylarını takip ediyorum kendimce, acaba 12’sinde gelecek sistem için yorumlarınızı alabilir miyim, teşekkürler..

    • Havadelisi dedi ki:

      Merhaba, teşekkürler. Sanırım resim yüklemek istediniz, bir sorun olmuş. Kutucuğun içindeki kodun tamamını kopyalamanız gerekiyor.

      12’sinde gelecek sistem sıcak cepheyle bağlantılı olacak ve Ege’nin nemini taşıyacak gibi görünüyor. Bu yüzden en çok kıyı Ege’de, güneydoğu Marmara’da ve Trakya’da etkili olmasını beklemeliyiz. İstanbul’da kuvvetli yağışlara yol açabilecek olsa da, aşırı bir durum beklemiyorum.

  2. Ankaragücü dedi ki:

    Merhaba “kar”daşlarım.. )) Bu blog üzerinde ilk mesajım. Bol karlı ve yeterince soğuk bir kış dileklerimle lütfen sevgi ve saygılarımı kabul edin.

    Kış aylarına olmasa da sonbahara güzel bir başlangıç yaptık. Böyle başlayınca her zaman böyle gitmiyor ama sanırım erken gelen soğuklar hepimizi bir parça daha motive etti önümüzdeki kış sezonuna.. Biraz ayakları yere basan her tahminci gibi ben de bin yılın soğukları reyting odaklı haberlerini ciddiye almıyorum… Aynı küresel ısınma teorisinden uzak durduğum gibi.. Neyse… Yakın tarihlere odaklanırsak eğer, göreceğiz ki Azor – İzlanda kombinasyonu kısa ve orta vadede Balkanlar – Karadeniz yoluyla bize arka arkaya bindirmeler yapacak. İstanbul taraflarına fazla yaramasa da, bu sistemlerin iç – kuzey batı bölgelere ekim sonu ve kasım başında erken kar yağışları getirebileceğini düşünüyorum. Sibirya’nın nazlı, yavaş hareketine kıyasla bu kombinasyon nedense benim gözüme hep daha hoş görünmüştür. Yeterince kuzeye sarkan güçlü bir Azor son 2-3 yılı telafi edebilecektir.

    • Havadelisi dedi ki:

      Hoş geldiniz Ankaragücü. Ekim sonu Kasım başı nereden ne tür hava kütlelerinin geleceğini, hangi verilere dayanarak tahmin ediyorsunuz? Size Kasım başında erken karların düşeceğini düşündüren etkenler nelerdir? Ekim sonu Kasım başı dönemi için henüz modeller çıktı bile vermiyor… İyi dileklerinize tüm kar severler adına katılıyorum.

      • Ankaragücü dedi ki:

        (ab = alçak basınç, yb = yüksek basınç)
        GFS Modelleri şu anda sizin de belirttiğiniz gibi Ekim 24 tarihine kadar bize bir fikir verebiliyor. Elbette 10 günlük nispeten güvenilir periyodun dışına taşarak. Ancak Azor’un zaman zaman kuzeye çekilse de istikrar ile yerini koruması, Sibirya’nın aktif görülmemesi sürekli kutup soğukları için bizim üzerimize bir koridor açık bırakmakta. Azor’un klasik konumu zaten yine klasik İzlanda ab sinin Balkanlar yolu ile inmesini sağlarken, daha kuzeye hareketlenmesi İskandinavya üzerinden etkili sistemleri indirebilecektir. Ayrıca aktif görünmeyen Sibirya’nın boşalttığı yoldan devamlı aşağı sarkmaya çalışan Archengelsk orjinli ab sistemlerine dikkatinizi çekmek isterim. Sizin bir yazınızda bahsettiğiniz ve Karadeniz’den hızla inen sistemler için bulunmaz fırsatlar sunacak potansiyele işaret ediyorlar. Kısacası şu anda ufukta güneye inerek ülkemizi içine alacak bir yb gözlenmediğinden ay sonu ve kasım başı için iyimser olabiliyorum. Ama sonuçta bu yalnızca bir öngörü. Kasım ayı başı önemli.. Tecrübe ile sabittir ki ilk hafta gelebilecek sistemler muhtemel “pastırma yazı” şansını veya şanssızlığını bir anda rafa kaldırabilecektir. Malum kasım ayı başından aralık 10 – 12 sine kadar olan döneme hava şartları ılıman ve yağışsız gerçekleştiğinde pastırma yazı diyoruz.. Bu dönemin nasıl geçtiği veya geçeceğinin beklenen kışın nasıl olacağına etkisi ise tamamen ayrı bir tartışma konusu.

        • Havadelisi dedi ki:

          Açıklamalarınız için teşekkürler. Yanlış anlamamanız için, istihza ile değil net söyleyeceğim. Söyledikleriniz “öngörü” (tahmin) değil, yalnızca birer “temenni”. Çünkü modellerden ya da herhangi başka bir veriden, şu anki genel görüntünün Ekim sonu – Kasım başında ne yöne evrileceği konusunda herhangi bir fikir edinemiyoruz, meteoroloji biliminin ulaştığı nokta şu an bize böyle bir şans vermiyor. Bir temenninin tahmin olabilmesi için belli bir “yöntem”inin olması gerekir. Mesela, Azor bence bu mevsimde, şu şu tarihsel veriye göre, uzun süre yerinde sabit kalıyor, onun için 20 gün sonra da benzer görüntü olacak, derseniz, bu bir tahmin olabilir. Kötü bir tahmindir, ama en azından bir yöntemi vardır. Ya da 15 gün sonrası için, herhangi bir modele bakıp da bir şey söyleyebilirsiniz, bu da kötü bir tahmin olur, ama tahmindir. Şu anki görüntü 20 gün sonrası için herhangi bir potansiyele işaret etmiyor, çünkü şu anki görüntünün 20 gün sonra tepetaklak olmayacağını hiçbir şekilde bilemeyiz. Temenniniz gerçekleşse dahi, iyi bir “tahmin” yapmış olmayacaksınız. Öte yandan, 5 gün sonrası için GFS’yi kullanıp kendi yorumlarınızı da katarak tahmin yapıp çuvallasanız bile size saygı duyarım, çünkü en azından yönteminiz bellidir.

          Bu meselelere kafayı çok taktığım ve konuyu uzattığım için sizden özür dilerim. Ama bizdeki “tahmin” anlayışının, söylediğim yöne doğru bir değişim geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Yorumlarınızı her zaman beklerim. Selam ve saygılar.

          • Ankaragücü dedi ki:

            Kavram kargaşası olmaması açısından “temenni” olgusuna bir açıklık getirmek isterim.. Eğer “bol karlı bir kış yaşayalım” dersem işte bu temenni olur. Mevcut basınç yerleşimlerini yorumladıktan sonra, “muhtemelen kısa vadeli süreçte şöyle olacaktır” dediğim yukarıdaki yazım ise iyi veya kötü bir tahmindir.. 13 Günlük gfs modellerine göre tahminde bulunmak için bu sayfa yeterince amatör değil.. Başta siz gördüğüm kadarıyla katılımcılar oldukça deneyimli, gördüğünü anlayabilen, anladığını doğru yorumlayan kişilerden oluşuyor. Ee peki gfs modelleri zaten bizim yerimize tahmin yapmıyor mu? Mevcut meteoroloji bilimi sınırlarında, basınç, ısı, yağış, rüzgar gibi pek çok faktörü olabilecek en doğru hesaplamalar ile “armut piş, ağzıma düş” şeklinde zaten bize sunuyor. Bize bunun üzerine ülkemizin ve şehirlerimizin konumsal değişkenliklerini hesaba katarak minör yorumlar eklemek düşüyor.

        • Havadelisi dedi ki:

          Konuyu biraz saptırdınız. Sizin yukarıdaki “yorumlarınız” en az 20 gün sonrası içindi. Ben de onun üzerine yorum yaptım. Kaldı ki GFS’nin bizim yerimize tahmin yaptığı doğru değildir, asla “armut piş ağzıma düş” şeyler sunmaz. 2 gün sonrasının GFS’sini yorumlayamayan “tahminciler” var, zaten bir tek GFS de yok model olarak. Asıl maharet değişmeyecek modeli yorumlayıp, yerel etkileri hesaba katmaktır. Bunu kısa vadede yapmaya tahmin denir, 15-20 gün sonrası için değil. İnsanların çoğunun kısa vadeye ilgi göstermemeleri garip. Oysa asıl tahmincilik odur, dünyanın her yerinde olduğu gibi. Havayı gerçekten bilip bilmediğiniz oradan anlaşılır.

          Gayet yararlı bir tartışma oluyor, teşekkür ederim.

          • Ankaragücü dedi ki:

            Kısa vadeli tahminlerde modellerin verdiği değerlerin yöresel coğrafi farklılıklara uyarlanması konusunu zaten yukarıda yazmıştım. Ek olarak yazdığınız yorumla bana ne mesaj vermek istediğinizi anlamasam da, aslında bu noktada aynı şekilde düşündüğümüzü söyleyebilirim. Deneyimli, deneyimsiz, alaylı, mektepli herkes bir şekilde tahmin yapmakta ve yapmaya devam edecek. Bunları kendi yetimiz ve bakış açımızla ciddiye almak veya almamak kendi tercihimiz. Ancak işin bilimsel temeli ne yazık ki meteoroloji söz konusu olduğunda ucu açık ve subjektif noktalara kayabilmekte. Neden mi? Kendimize ait uydularımız var mı? Benim yok.. Bize binlerce data yollayan yine kendimize ait yüzlerce meteoroloji istasyonumuz var mı? Elbette yok. Bu noktada siz veya ben veya bir başkası zaten bu işi yapan kurumların verdikleri datalar ve bunları yorumlayarak modeller çizen süper bilgisayarların çıktısına mahkumuz. Bu noktadan sonra modelleri yorumlamak dışında başka bir seçenek de yok elimizde. Hal böyle olunca belki en doğrusu kısa vadeli modellerin dışında asla tahminde bulunmamak veya yorum yapmamak olmalı. Öyle bir sınırlama getirelim mi kendimize? Bana göre gerek yok ancak eğer tahmini yapan kişinin yetisi odak noktamız olmasın. Ciddiye alınacak tarafı yoksa cevap verilmez olur biter. Yok cevap yazılacaksa içeriğe dönük olsa? Ben ilk mesajımda olası Azor konumundan, alçak basınç merkezlerinin kuzeyden bize ulaşabileceği muhtemel koridorlardan bahsetmiştim. Buna beklediğim cevap ise alternatif basınç yerleşimleri olabileceği, şu, şu şu nedenlerle benim öngörümün gerçekleşmeyeceği olabilirdi.

        • Havadelisi dedi ki:

          Zaten ben de bunun bilinemeyeceğini söyleyerek, alternatif senaryoların hepsinin mümkün olduğunu da söylemiş oldum. Neyse, teşekkür ederim.

          • welbane dedi ki:

            Tartışmaya müdahil oldugum için kusura bakmayın ama bir noktayı daha iyi anlamak istiyorum: “Geçen iki kış ılık ve yağmurlu geçtiği için bu kışın da öyle geçme ihtimali yüksek” ile “sonbahar başından beri varolan basınç paternlerinin devam etmesi ve bize kuzeyli soğuk hava akımlarını taşıma ihtimali yüksek” yargıları arasında metodolojik olarak ciddi bir fark göremedim ben?

        • Havadelisi dedi ki:

          Sanırım şu açıklamaya gönderme yaptın welbane. Hoca diyor ki: Yıllık ısrar (persistence) vardır. “Zaman dizilerindeki değişimlere bakmak ve klimatolojik olarak bunun devamını ön görmek gerekirse, özellikle kış mevsiminde de daha çok pozitif ısrar olduğu için, yılın soğuk mevsiminde yağışlı dönemlerin yağışlı yılları, kurak dönemlerin de kurak yılları izleme eğilimi vardır. Bu yılın koşullarına baktığımızda da, sanki son iki yıldaki gibi klimatolojik olarak (bu bir sayısal öngörü değil) bu yıl nemli, ılıman bir kış yaşayabiliriz. Son iki yılın ve uzun süreli kış mevsimindeki değişimlere bakarak bunu söyleyebiliriz.” Konuyla ilgili güncel bir makale şurada. Yine ısrar olacak, tahmin tutacak diye bir kural yok, zaten ısrar bir yerde kırılıyor ki daha farklı dönemlere geçiliyor. Ama bu tahminin bir temeli var.

          Sonbahardan kışa geçişte, basınç paternlerinde ısrar olduğunu ise ben hiç duymadım.

  3. Muhammed Uysal dedi ki:

    bu havaları ne kadar da cok ozlemişiz… su an konyada sanki kar havası var ruzgar kuvvetli ve soguklar da nihayet ulastı konya’ya bu havayı kısın gorsem kar yagar derdim. cok guzel gercekten. Bu olayın ekim’de olması da ayrı bi taraf son yıllarda aralıkta bile goremiyorduk 😀

  4. Havadelisi dedi ki:

    Cemal Saydam hocaya atılan keleği şuradan okuyun.
    İyi ki internet var da insanlara doğrudan ulaşabiliyoruz. Yoksa yandık. Hükümetimiz ve şanlı mahkemelerimiz blogları da yasaklamaya başlamazsa her daim birlikteyiz.

  5. ALKIM dedi ki:

    Daha önce paylaşıldığından emin değilim. Ben de 3 ay kadar önce Cemal Hoca’nın sitesinden öğrenmiştim bu pek faydalı hizmeti. Yunan işi. http://forecast.uoa.gr/gmap/ sitesinde varsayılan olarak Atina üzerinde yer alan turuncu renkli balonu sürükle bırak yöntemiyle istediğiniz lokasyonun üzerine götürerek orası hakkında detaylı verilere erişebiliyorsunuz. Karasal yerler için hava sıcaklığı, yağmur miktarı, kar miktarı, rüzgar hızı ve yönü, bağıl nem, basınç gibi tahminlere ek olarak balonu deniz üzerindeki bir alana taşıyıp dalga yüksekliğine kadar ayrıntılı tahminlerden faydalanabiliyorsunuz. Bizim DMİ doğru dürüst harita bile çizemeye dursun adamların yaptığı işe bakın.

    • Havadelisi dedi ki:

      Harika yapmışlar. Fakat İstanbul’un batısındakı Karadeniz kıyı şeridine götürdüm balonu, önümüzdeki günler için çok az yağış gösterdi. Yanlış izlenim de verebilir, dikkat etmek lazım.

      • ALKIM dedi ki:

        Skiron’u baz alıyorlar. Skiron’un bugünkü güncellemesinde 8-9 Ekim’deki yağışın merkezi Gebze-Yalova çizgisi ve civarı olarak tahmin edilmiş. Oralarda 36 saatlik süreçte 200+ kg yağış öngörülüyor. Önümüzdeki 3 gün boyunca bir kaç nokta hariç Karadeniz sahili boyunca ciddi bir yağış göstermiyor Skiron ve bu durum yansımış direkt olarak. Aslında yapılan iş IPS meteostar’ın şu linkinde örneği görülebilecek “GFS model çıktılarının sayısal dökümünün” Skiron için yapılmış görsel bir versiyonu.

  6. Vatan dedi ki:

    Havadelisi tekrar merhaba. Dün yazdığım yazı yayınlanmamış. Acaba yanlış birşey mi söyledim diye kızıyorum kendime. Eğer yanlış birşey söylediysem özür dilerim. Neyse Ankara hakkında ne düşünüyorsunuz bu sene ciddi kar yağışları alabilecek miyiz? Cevaplarsanız sevinirim…

    • Havadelisi dedi ki:

      Mesajınızı yanlışlıkla silmişim, kusura bakmayın. Sorduğunuz ayrıntı düzeyinde bir şey söyleyebilmek mümkün değil. Mevsimlik tahminlerde ben de dahil herkes Batılı araştırma kurumlarının model çıktılarından faydalanıyor, onlar da hata payı çok yüksek olan genel fikirler vermekten başka bir işe yaramıyor. Lütfen Atış Serbest’te daha önce yapılmış tartışmaları, şu yorumu ve cevabını, ayrıca şu yazımı da okuyun. Bol karlı bir kış dilerim.

      • Vatan dedi ki:

        Çok teşekkür ederim cevabın için. Yorumları okudum. Anlaşılan aceleci davranmamakta yarar var. Kolay gelsin.

  7. karsever81 dedi ki:

    Bu UK’lı kıs haberlerıne cok sinir olmaya basladım, sımdıde ünlü telgraph ın haberı ortaya cıktı, forumlarda Ingılızler yıne cosmus durumda. Offf. Güya gecen kıs gıbı cok soguk ve karlı bır kıs onları beklıyormus. Lınk burada ozan ustad.

  8. havadansudan dedi ki:

    ben bir itirafta bulunmak istiyorum 🙂
    ben çocukken meteorolog olmak isterdim. coğrafya, haritalar, hava durumu , gökyüzü hep ilgimi çekerdi. bir süre (yaklaşık 4-5 sene boyunca) kendi kendime haritalar çizerdim… olmayan yerlerin haritalarını 🙂 ve o haritanın üzerinde hava durumunu gösterirdim. alçak basınçlar, cepheler, güneş , yağmur sembolleri 🙂 ben hakikaten deliydim… tahminimce 50’den çok harita çizmişimdir… ama hepsini çizdikten ve harita üzerine hava durumunu işledikten sonra işim bitince yırtıp atardım… utanırdım çünkü. yaptığım şey normal gelmezdi. ben hakikaten deli miydim neydim 🙂

    sonra bilgisayarım olunca, bu sefer bilgisayarda çizmeye başladım haritaları.yine aynı şeyleri bu sefer bilgisayarda yaptım. sonra ordakileri de sildim. zamanla hayatımdaki boş vakitler azalınca bu alışkanlığı kendiliğinden bıraktım.

    • Havadelisi dedi ki:

      Benzer şeyleri ben de yaptım. Birçok hava delisi de yapmıştır. Burada deliye hürmet var, merak etmeyin 🙂

      Tek üzüldüğüm, bu kadar adamın içinde sadece benim bu işe bir meslek olarak yönelmiş olmam. Türkiye, insanların sevdikleri işe yönlendirilememeleri nedeniyle çok büyük zaman ve kaynak kaybediyor, hala. Oğuz Atay, Tutunamayanlar’da şöyle der: Kaç yıl sonra başlayacağını henüz bilim adamlarımızın kesinlikle tespit edemediği Tunç devri halkımız için bir iş devri olacaktır. Herkes istediği mesleği seçecektir. Ressam olmak isteyenler reklamcı, yazar olmak isteyenler hukukçu, hukukçu olmak isteyenler tezgahtar, adam olmak isteyenler uşak ve dilediği gibi yaşamak isteyenler rezil olmayacaklardır.

      • çihiro dedi ki:

        Ben 8. sınıfta “Ankara Meteoroloji Lisesi” ne gideceğim dediğim zaman hocalarım: “şehir dışını yazmayın”, ailem: “yapamazsın oralarda” gibi saçma sapan şeylerle kandırdılar beni. O yaşta hayallerin peşinden gitmenin ne demek olduğunu biliyor olsaydım bugün Ozan hocamın öğrencisi olurdum 🙂 Hiçbir şey için geç değil. Bir gün yanında belireceğim üstad 🙂 “havadansudan” yazdıklarının altına imzamı atarım kardeşim 🙂

  9. engin dedi ki:

    bu nasıl bi olay ya genelde tam tersi yönlü olmuyor muydu bunlar :/

    • Havadelisi dedi ki:

      İncelemedim ama, görünen o ki siklonu o yöne hareket ettirecek bir basınç yerleşimi var ve bu yerleşim alize rüzgarlarının üstesinden gelebilen ters yönde bir rüzgar yaratıyor. Nadiren de olsa oluyor böyle şeyler.

  10. hayatbu dedi ki:

    Polonyalı bilimadamlarının 1000 yılın soğukları meselesi çok ciddiyetsiz görünüyor. Bin yılın soğukları olursa haliçten tutun boğaza kadar her türlü suyun çok uzun süre donması vs falan gerekir. Gulf stream yavaşlamış bilmem neymiş diyorlar. Koskoca akıntı yavaşlasa hiç mi etkisi olmaz da illa kışı bekleyecek? Avrupa’da milyonlar ölür öyle bir durumda…Ama hani son 50 yılın bilmem ne falan deseler neyse…Ya da 100 yıl içinde kutup çağı vs daha inandırıcı olurdu. Aslında bu durum bana geçen sene eksi 8lere düşen sıcaklıklar esnasında gazetelerde gördüğümüz Rus meteorolojisi uyardı -25 geliyor muhabbetlerini aklıma getirdi. Ama internetten aratınca dünya kadar haber buldum bu Polonyalı bilimadamlarıyla alakalı…Çok tartışılmamıştı bence tartışabiliriz…

    • hayatbu dedi ki:

      “Forecasters say this winter could be the coldest Europe has seen in the last 1,000 years. The change is reportedly connected with the speed of the Gulf Stream, which has shrunk in half in just the last couple of years. Polish scientists say that it means the stream will not be able to compensate for the cold from the Arctic winds. According to them, when the stream is completely stopped, a new Ice Age will begin in Europe. ”

      Haberden alıntı yapınca aslında Polonyalı bilimadamlarının Gulf Stream hızı yarıya indi; tamamen akıntının durması mümkün; böylece akıntı durursa yeni buzul çağı başlar gibi bir saptamaları olduğunu anlıyoruz. Bizim basınımız sanki hop bu sene gelecek gibi bir hava vererek verdi bu haberi. Aslında sanki adamlar gitgide iklimin soğuklaşacağını en sonunda akıntı durunca da buzul çağına geçiş olacağını ifade etmişler. Ben mi yanlış anlamışım? Bana mantıklı geldi bu haliyle?

    • Havadelisi dedi ki:

      İlk yorumunda söylediklerinde haklısın bence. İkinci yorumun: “Bu kış” (this winter) deniyor haberde açıkça. Bence bu tartışmada sorun şu: Medya ve insanlar her zaman en sansasyonel olan bilimsel hipoteze atlayıp onu doğru sayma eğilimine giriyorlar (“küresel ısınma” da onun için pek sorgulanmamıştı). Öte yandan şu linkte, Rus bilim insanlarının da Gulf Stream’deki zayıflamayı gördükleri, ama bunun Polonyalı bilim insanlarının iddia ettiği gibi fazla bir soğumaya yol açmayacağını, bu kışın Rusya’da normal geçeceğini söyledikleri anlatılıyor. Ama bu karşıt görüş, haberin çektiği reytingi azaltacağı için özellikle Türkiye’de kasten es geçiliyor ve öne çıkarılmıyor. İnsanlar da bu doğal fenomenle ve olası sonuçlarıyla ilgili tek hipotez Polonyalılar’ınkiymiş gibi günlerce bunun üzerine kafa patlatıyorlar. Şu durumda en azından bir yabancı dili iyi bilmenin, farklı haber kaynaklarına ulaşabilmenin ve karşıt görüşleri tartabilmenin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Benim bu konularda çok yorum yapmak istemememin sebebi yukarıda yazdıklarım. İnsanların dikkati sansasyonel haberlerle tek bir yere odaklanıyor ve çoğu kişi bu ortaya atılan iddiaların aslında bilim camiasında her ay ortaya atılan hipotezlerden sadece bir tanesi olduğunu fark edemiyor. Hipotezin kendisiyle ilgili: Daha önce, meteorolojik kayıtların tutulduğu dönemde Gulf Stream hiç bu kadar zayıflamış mı? Eğer evetse (ben bilmiyorum evet mi hayır mı, bilen varsa söylesin), buz çağının gelmesi gerekirdi. Gelmedi, demek ki hipotez yanlış. Eğer iklim bilimi tarihinde ilk kez böyle bir şey gözleniyorsa, ortaya çıkacak sonuçları bilemeyeceğimiz için, bekleyip göreceğiz. Dediğim gibi, sıradan bir hipotez işte…

      • hayatbu dedi ki:

        ‘this winter’ ifadesi forecasters için kullanılmış haberde. fakat bu adamlar kimlerdir neredeler ne yapıyorlar nasıl böyle bir çıkarımda bulunmuşlar falan orası muğlak…tam sansasyonel bir haber arayışı. Aslında bence olayın aslı Polonyalı bilimadamlarının akıntı meselesi ile ilgili yorumları. Fakat dediğin gibi haberde bu şekilde geçiyor. Bu kış deniyor. Yine dediğin gibi sıradan bir hipotez olmaktan öteye geçemeyecek bir yorum.

        Bu arada; bu yıl el nino-la nina verileri veya diğer küresel veriler neyi gösteriyor kısa bir yorum yapabilir misin ozan?

        • Havadelisi dedi ki:

          La Nina nedeniyle küresel sıcaklıklarda azalma bekleniyor, bize doğrudan etkisi olur mu bilemeyiz. Şu yoruma da bir bak.

          • ALKIM dedi ki:

            Biz ne kadar hava delisiysek muhabirler de o derece haber delisi ama bir çoğunun bilimsel veya etik olmak gibi bir derdi yok. Adam 20 sayfalık makale, ropörtaj veya değerlendirmeden bir cümleyi alıyor, al sana haber diye onu sunuyor. Kaynak olarak da o tek cümleyi gösterebiliyor. Sen de bakıp “Evet ya gerçekten böyle demiş, bundan bu anlam çıkar” diyebiliyorsun. Forecasters say… diye başlayan bir cümle ama onun arkasından gelenleri sorgulama gereği duymuyor haberi yapan arkadaş. Bunlar hangi forecasterlar diye düşünmüyor bile ve hatta o cümleyi kendisi ekliyor. Alıntı yapanlar da haberi yapanlar olmadığı için sorumluluk almayıp araştırma gereği duymuyorlar. Bir kısmı ise medyatik meteorologlar Mikdat Kadıoğlu’yla Orhan Şen’e gidip yorumlatıyorlar. O yorumların da içinden işlerine yarayan kısımlarını alıp, bazen de buna gerek bile kalmadan yayınlıyorlar. Ben burada yorum yazarken bile cümlelerimi üç-beş defa okuyup gözden geçiriyorum anlatım bozukluğu, imla hatası, kaynağı olmayan bilgi vb. bir şey var mı diye ama haberi yapan Ozan Bey’in de dediği gibi rating peşinde olduğundan umrunda değil. Okunsun yeter.

            • Havadelisi dedi ki:

              Söylediklerinize katılıyorum ve yorumlarınıza gösterdiğiniz özenden dolayı da size çok teşekkür ediyorum. Aynı duyarlılığı herkesten beklediğimi de belirteyim. Bu blogda çok nitelikli bir hava yakaladık, böyle sürsün isterim.

  11. Folkan dedi ki:

    Ozan hocam merhaba,

    Sitenizi oldukca uzun zamandir sessiz sedasiz takip eden bir hava delisi olarak musaade ederseniz benim de ufak bir sualim olacak. DMI nin 6 ekim gecesi Ankara icin ongordugu en dusuk sicaklik 10 derece olarak belirtilmis. Ancak 1-2 saat mesafedeki cevre illerde (cankiri, eskisehir gibi) bu sicaklik 5 derece olarak aciklanmis.

    Oldukca yakin mesafelerdeki bu iller arasindaki 5 derecelik gece sicaklik farkinin sebebi ne olabilir?

    Cevabiniz icin simdiden tesekkurler 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Bilemiyorum neden böyle bir tahmin yapıyorlar gerçekten… yani Ankara’da daha fazla şehir ısı adası etkisi vardır, bunu hesaba katmışlardır diyeceğim ama… dün ölçülen minimumlara bakın öyle büyük bir farkın olmadığını göreceksiniz özellikle Ankara-Eskişehir arasında. Çankırı daha soğuk oluyor ama… İstasyonun şehirde nerde olduğu bile önemli, özellikle kara ikliminde ısı kaybını çok etkiliyor bu. Sonuç olarak tahmin DMİ’nin, onlara mail atıp ne iş diye sorabilirsiniz 🙂

      • akureyri dedi ki:

        Bildiğim kadarıyla, Ankara’daki Meteoroloji Bölge Müdürlüğü Keçiören’de, ve de DMİ Ankara tahminlerinde hep bu istasyonu baz alıyor. DMİ nin yayınladığı en düşük sıcaklık listelerini takip edersiniz, Ankara için en yüksek sıcaklıklar çoğunlukla Keçiören istasyonunda ölçülüyor, Esenboğa da en soğuk yer oluyor, aradaki fark ayaz olan gecelerde 4-5 derece hatta daha fazla bile olabiliyor. Ankara’da oturmadığım için çok iyi bilmiyorum ama, seyahatlerimde gözlemlediğim kadarıyla Esenboğa nın rakımı 1050 m civari ve de şehirden uzak, ısı adası etkisi yok, ayrıca kuzey rüzgarlarına açık, Keçiören ise daha çukurda ( tahminen 850 m) ve şehir etkisi çok fazla. İç Anadolu da muhtemelen en yüksek gece sıcaklıklarının ölçüldüğü yer Kırıkkale, sonra Ankara merkez geliyor. Fakat yine de Eskişehir 5, Ankara 10 derece tahmini mantıksız olmuş, size orada katılıyorum.

  12. havadansudan dedi ki:

    havadelisi,
    benim sormak istediğim bir şey var.batı ve kuzeybatıdan sokulan sistemler, serin-soğuk havalar neden iç anadolu’nun batı-orta ya da doğusuna kadar gelir ve orda durur? neden doğuya ilerlemez?
    son günlerde iç kesimlerde ölçülen düşük sıcaklıklar da bunu kanıtlıyor. bu çoğu zaman böyle oluyor, yaz veya kış fark etmiyor. ben adana’dayken çıldırırdım bu yüzden 🙂
    çünkü bol yağışlı kuvvetli sistemler tüm nemini batı akdeniz’e boşaltırdı. bize de çisenti ve lodos kalırdı. adana ve civarını en şiddetli olarak etkileyen yağışlar genelde kıbrıs üzerinden ya da iç anadolu üzerinden ilerleyen sistemler sayesinde olurdu.

    • Havadelisi dedi ki:

      Kısaca, benzinleri bitiyor o yüzden yolda kalıyorlar 🙂 Nem ve soğuk o kadar uzun mesafe kat edemez, yolda yağış olarak düşüp biter, ve ısınır, sırasıyla. Gözleminiz doğru, Kıbrıs’tan gelen sistemler Adana’yı vurur, çünkü yolda kan kaybetmiyorlar.

  13. kuntays dedi ki:

    Bu siteyi çok beğendik (ben ve sitemde çalısanlar) ve bu siteyi kardeş site olarak eklemek istiyoruz

  14. karcı hakan dedi ki:

    Mikdat hoca, iyice saçmalamış. Şu linkte, en alttaki bölümü okuyun. Sıcaklıkları genellikle doğru tahmin eden Kolombiya Üniversitesi’nin İklim Tahmin Merkezi verilerine göre Ekim 2010’dan Mart 2011’e kadar baktığımda, merkezin uluslararası tahminine göre Avusturya, Almanya, Fransa, Hollanda, Polonya, İsviçre’de mevsim normallerinin biraz altında sıcaklıklar seyrederken, İngiltere’deki sıcaklık bu tabloda mevsim normallerinin üzerinde görülüyor. Yine Türkiye için de sıcaklıklar normalin üzerinde seyredecek. Bu nedenle habere biraz şüpheli bakıyorum demiş. Ozan, vallahi ben şu an türkiye’nin üzerinde normaller üzeri anlamına gelen ”kırmızı” rengini göremiyorum (IRI’de). Sen görüyor musun? Sen de görmüyorsan bu hoca nereye bakıyor? Ya da IRI’nın önümüzdeki ay için vereceği tahmin bu hocaya erken mi geldi? Ayrıca Mikdat hoca, geçenlerde normaller civarı bir kış olası dememiş miydi? Ey Mikdat hoca, sık sık tahmin değiştirmek de neyin nesi size soruyorum. Benim kızdığım Mikdat hocanın normaller üzeri demesi değil, sık sık tahmin değiştirmesi. Eğer bu yazım da ona haksızlık yapmışsam da özür dilerim.

  15. BEHLÜL dedi ki:

    Sayın Orhan ŞEN hocamın açıklamalarını okudum ya hocam bizim gibi kar sevdalısı ya da amatör site ve blogların sıkı takipçisi geçen yıl şubat ayı için yaptığı sert kış tahmininde bizim gibi çuvallamıştı (Ozan Bey müstesna) bakıyorum yine sert kış tahmini yapmış. Ben bazen hocalarımızın basına açıklama yaparken bunları takip edenlerin olabileceğini düşünüp bu kadar ciddiyetsiz ya da yeteri kadar konu hakkında araştırma ve bilgi sahibi olmadan bu açıklamaları yapmasına şaşırıyorum… evet böyle bir kış beklentisi var ama yazıyı okuyunca şu izlenimi ediniyorum hani öğrencilik yıllarımızda prof’lara kapıda bir şey sorarız da oda bizi baştan savmak için öylesine cevap verir ya onun gibi geldi…

  16. Havadelisi dedi ki:

    Ekim’in başı için biraz fazla soğuk değil mi, yoksa ben mi İç Anadolu’yu unuttum? Çankırı-Çerkeş eksi 3 dereceydi bu sabah!

    soğuk

    • çihiro dedi ki:

      Genelde Ekim ayının ortalarında sobalar kurulur Konya’da. Örneğin; 2005 yılında 13 Ekim’de kurmuşuz. Bu da ciddi anlamda üşüdüğümüzü gösterir. Kaldı ki Konya İç Anadolu’nun en soğuk yeri değil. Yani normal normal 🙂 Sıradışı olan, daha 5 gün önce kısakollu giysilerle dolaşıyorduk. Birden (-) leri görmek şaşırtıyor bizi.

    • Akureyri dedi ki:

      Evet gerçekten düşük sıcaklıklar fakat bence asıl dikkat çekici olan bu düşük sıcaklıkları hattta daha düsüklerini Doğu Anadolu -Erzurum,Kars civar bölgesinde görüyor olmamız lazımdı fakat, takip ettiğim kadarıyla bu bölgede 6 Ekim itibariyle daha 0 ın altı sıcaklık ölçülmedi. Halbuki her sene Eylül ayıyla birlikte Erzurum ve Kars ta, 0 ın altı sıcaklıkları görmeye başlardık.

  17. ıslatılmış işaret parmağıyla rüzgar yönü belirleyen adam dedi ki:

    Merhabalar;

    Ben de falanca tarihten bu tarafa havayı manyaklar gibi takip ediyorum edebiyatı yapıp lafı uzatmayacağım. Zira bu sitenin bünyesi altında olmak herşeyi açık ve net özetliyor aslında. Bu siteyi hazırlayıp, bilgi ve birikimiyle bi nevi amme hizmeti yapan Havadelisine şükranlarımı bir borç bilirim. Ufak da olsa bizlerde birşeyler katabilirsek ne mutlu…

    Saygılarımla…

  18. Havadelisi dedi ki:

    DMİ-effect! 🙂

    dmi-effect

  19. Santiago dedi ki:
  20. engin dedi ki:

    İlk önce hava delisine tesekkur edıp baslamak istiyorum boyle bır sıteyle hava severlerı bır araya toplayıp yararlı bılgıler paylastıgı için, ben de uzun sureden beri daha doğrusu kendimi bildim bileli havaya meraklıyımdır hatta ufaklıktan beri millet nelerle ugrasıyor ben camda kar beklıyorum dıye kendımı garıpserdım sımdı buyuduk hala bu meraktan kendımı alamıyorum boyle bır sıtenın olması da ınsanın ıcıne su serpıyor tabıı kı =) 20 yasındayım tekirdağda yasıyordum bu sene üni. dolayısıyla kütahyaya geldım tabıkı buranın havasıyla ugrasıyorum sımdıde burdakılere bı sorum olucak kutahyaya 70 km uzaklıktakı eskısehırın yagıs degerlerı ozellıkle aralık ocak kutahyanın ancak yarısına ulasabılıyor acaba bunun nedenı ne olabilir ben de bunu arastırıyorum ıkısı de kara ıklımı ve ortada bır denız gol etkısı de yok gercekten cok garıp =) neyse siz de yorumlarınızı belirtirsiniz artık. Gerçekten güzel çalışma umarım büyüyerek devam eder. İyi günler

    • Havadelisi dedi ki:

      Rica ederim Engin her zaman bekleriz. Bence Eskişehir dağların arkasında ve İç Anadolu’da olduğu için, nemli hava oraya gelmeden yağışının çoğunu bırakmış oluyor. Kütahya’yı bilmiyorum ama Ankara-İstanbul tren seyahatlerimin çoğunda Bozüyük’le Eskişehir arasında Bozüyük lehine büyük bir kar kalınlığı farkı görürdüm. Kütahya da Bozüyük’e benziyor olabilir, hem rakımı da 970, Eskişehir’inki 788. Şanslısın.

      • engin dedi ki:

        Cevap yazdığınız için teşekkür ederim. Evet Eskişehir biraz daha dağların arasında kalıyor şimdilik daha şanslı görünüyoruz kar sever olarak bakalım neler görücez 🙂 bi de son gördüğüm haber de baya bi heyecan uyandırdı bu kış hakkında

  21. Emre dedi ki:

    Ankara’da uzun zamandır kar açısından oldukça kısır kışlar yaşanıyor. Meteorolojiden çok ama çok az anlarım. O da hakim rüzgar yönü, cephe sistemlerinin geldiği yer itibariyle ne yapabileceği falan gibi basit şeyler. İlgim özellikle kar için hat safhada. Kasım olsun radarlarım açılır benim. Uzun yıllardır Ankara’dayım. 90’lı yıllar boyunca çok karlı, normal karlı kışlar yaşandı. Sanıyorum en karlı kış ise ya 92-93 ya da 99-2000 kışıydı. Her iki kış da miktar, sıklık ve yerde kalma açısından lider gibi. Fakat özellikle 2005’den beri hiç görmediğim şeyler oluyor. Kar yağıyorsa ayak bileklerine dahi ulaşmıyor. Fakat kuru bir soğuk. Ankara’da balkanlardan gelip karla karışık yağmurla başlayıp sonra kara çeviren yağışlar baya alışıldık. 2005’den beri bu hemen hemen hiç olmadı. Olduysa çok güdük kaldı.

    Bunun nedeni Akdeniz’den gelen sistemlerin çok az olması, geliyorsa da beklenenden ılık gelmesi olabilir mi uzun zamandır. Olan kar yağışı ise kuzey dağlarını pek aşamayıp kuru soğukla beraber 2-3 cm olarak düşüyor gibi.

    Bilmem ne düşünürsünüz.

    • Havadelisi dedi ki:

      1987-1993 arasında Kırıkkale’de, 1997-2003 arasında ise Ankara’da yaşadım. 92-93 ve 99-2000 kışları oralarda birer efsanedir. Özellikle 2000 yılında 1 Ocak’ta başlayan kar yağışları neredeyse Mart sonuna kadar devam etmişti, bu periyotta ODTÜ’nün bölümleri arasındaki ana yürüyüş yolundan karın sadece bir kez kalktığını ve birkaç gün sonra tekrar buzla birlikte geri döndüğünü hatırlarım (o kışa ait tuttuğum günlüğü ve hava arşivimi kaybettim, kahroluyorum). Ayrıca 2000 Aralık (bayram), 2001 Aralık ve 2002 Ocak’ının başındaki sistemler de harikaydı. Bunların hemen hepsinin ortak noktası, şu yorumumda da belirttiğim gibi var olan soğuğun üzerine gelen Akdeniz sistemi olmalarıdır. Yanlışım varsa öteki hava delileri düzeltsin, ama 2005’ten sonra bu tip sistemlerin sayısında gerçekten de azalma oldu. Yani gözleminizde haklısınız. 2004, 2006, 2008’de gelen büyük sistemlerin hepsi Balkanlar ve Karadeniz üzerinden geldi. Bir tek sanırım 2006 Ankara’da iyiydi.

      • welbane dedi ki:

        25 Ocak 2006 sistemi Ankara’daki son iyi kardı, Kızılay’da dahi 20-25 cm kar vardı. Ondan sonrası gerçekten hayalkırıklıgı, 15-16 şubat 2008 ve 24-25 aralık 2008 şehir merkezinde 2-3 cm yukseklerde ise 15 cm civarı bir örtü oluştu fakat tatmin edici olmaktan uzaktı. 90’ların ve 2000’lerin başlarındaki kışlar (bilhassa 99-00 ve 01-02) gerçekten birer efsane, bu yıl inşallah onlardan birini görebiliriz. Daha geriye gittiğimizde buz gibi geçen 29 ekimleri, diz boyu karlı 10 kasımları yaşı 40’ı geçen Ankaralılar anlatıp dururlar.

      • Emre dedi ki:

        Teşekkür ederim. Bu yıl havalar aniden soğudu ve de çok kararlı görünüyor. Fakat çıkan haberlerin aksine, aniden soğuyan sonbaharların, kış başlangıçlarının ardının geldiğini görmedim hiç. Genelde bu yorumlar yapılır hep, bu kış gümbür gümbür geçecek derler fakat genelde hüsran olur.

        • ALKIM dedi ki:

          Ben geçtiğimiz ocak ayı ortalarında şubat ayı için yapılan orta vade sayılabilecek sıcaklık ve yağış tahminlerinin fos çıktığını görünce orta vade ve üzeri tahminlere güvenmez oldum (Şubat ayının mevsim normallerinin altında, yağış olarak ortalamalar civarı ve üstünde geçeceği iddia edilmişti. Sıcaklıklar ortalamaların üstünde kaldı ve bütün şubat kar açısından heba oldu hatırlarsanız, uyduruk 2 Şubat sistemini saymazsak). Bu yılki mevsimsel tahminlerin bir çoğu da (bu sayfada yer alan karsever81 ve yine Ozan Bey’in ECMWF kaynaklı bir diğer yazısında) ocak, şubat aylarını mevsim normallerinin altında ve yağış olarak da normaller civarı gösteriyor. Aynı tahminlerde ise yurdumuzun Ekim ayında sıcaklık olarak ortalamanın 0,5 ile 1 derece üzerinde olacağına yer verilmiş. Şu anki gidişata göre ekim ayının ortalamalar altında kalmasına ben kesin gözüyle bakıyorum. Kaç derece altında kalacağını ay sonunda görürüz. 1-2 derece bile düşük olması beni şaşırtmaz açıkçası. Buradan hareketle aceleci davranarak ve yanılma payıyla birlikte mevsimsel tahminlerin daha ilk aydan çuvalladığını iddia ediyorum. Dolayısıyla aralık, ocak ve şubat tahminleri benim için hiç bir anlam ifade etmiyor. Bir de hiç aklımdan çıkmayan İstanbul’daki 4 Kasım 2006’daki erken kar yağışı ve ardından gelen (bir daha nasip olmasın) kurak ve ılık 2007 kışını düşününce tek umudum ayva demek geliyor içimden. Genel geçerliği olmayan ve belki de istisna olması muhtemel bir kaç veriye dayanarak çıkarttığım sonuçlardan dolayı kafam karışık açıkçası. Sizinkini de karıştırmayı becerebildiysem ne mutlu bana. 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Alkım Bey’e katılıyorum. Kasım 2006 sistemi hepimizi o kışla ilgili büyük umutlara garketmiş, fakat daha sonra psikolojik olarak çökmemize yol açmıştı. Ben de zaten mevsimlik tahminleri pek alıp satmam. Kendim de gündeme getirsem çok ciddiye almam. Yine de umudumuz La-Nina 🙂

  22. Muhammed Uysal dedi ki:

    hocam gecen yıl kuzeyden gelen soguklar veya balkanlardan gelen soguklar tam ulkemize girecekken orda kalıyordu ulkemizin guneyi de cok sıcak oluyordu acaba bundan dolayı mı giremiyordu akdeniz guclu oldugu icin mi? eger oyleyse nasıl oluyor da akdeniz calısırken konya daha cok kar alıyor ogle modeli de aynı gecen yılın goruntusu gibi 200 saatten sora tam kuzeyimizde bi soguk var ama giremiyor. peki neden giremiyor? acaba bu kıs da mı boyle olcak ?

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu işler biraz da şanstır. Kuzeyden soğuk sarktığında Türkiye çevresindeki ve hatta Batı Avrupa’daki, Atlantik’teki dinamik şartlar (basınç yerleşimleri) soğuğun ne kadar güneye ineceğini belirliyor. Evet Akdeniz siklonlarının soğukların önünü kestiği olmuştu. Modelde 200 saat sonra gözüken soğuğun nasıl davrandığı, bu kış olacaklarla ilgili hiçbir fikir vermez, endişelenmeyin. Konya gibi İç Anadolu şehirleri en çok karı genelde, var olan soğuğun üzerine gelen Akdeniz sistemlerinden alıyor, Ankara ve Kırıkkale tecrübemden bildiğim kadarıyla böyle. O durumda karın yağmura dönme şansı olmuyor iç kesimlerde ve gelen nem kar olarak düşüyor. 2000 senesi buna çok iyi örnektir.

      Belki bu konuda Konya temsilcimiz Çihiro da birkaç laf eder.

    • Çihiro dedi ki:

      Teşekkürler hocam. Ayrıntıya inelim biraz 🙂

      Balkanlar’dan gelen sistemlerin soğuk cepheleri, Akdeniz’den gelen sistemlerin ise sıcak cepheleri daha çok etkiler Konya’yı (cephelerle ilgili ayrıntılı resim). Soğuk cephede önce lodos yönlü rüzgarlarla hava ısınır. Sonra rüzgar karayele döner ve kuvvetli yağışla birlikte hava hızla soğur. Ancak yağış dar bir şeritte etkili olduğu için hava kar atacak derecede soğuyamadan yağış etkisini kaybeder. Konya’da karayel yönlü rüzgarlarda nem taşımadığından, yani “deniz etkisiyle kar” olamayacağından kuru soğuk dediğimiz soğukla başbaşa kalırız.

      Sıcak cephe önünde ise havayı çok ısıtacak lodos benzeri rüzgarlar yoktur. Öndeki soğuk havanın üzerine tırmanan sıcak hava ile yağış oluşur. Yağış daha uzun süre ve daha geniş bir alanda etkili olur. Büyük kısmıda cephenin ön tarafına yani havanın soğuk olduğu tarafa düşer. Cephe ilerledikçe hava yavaş yavaş ısınır.

      Konya’da yaşıyorsan eğer şu sözü çok duymuşsundur: “Kar yağsa bu kadar soğuk olmaz, hava yumuşar…” İşte kar yağdığı için değil sıcak cephe nedeniyle hava yumuşar. Konya’da özellikle Ocak sonu, Şubat başı çok harika kar yağar (Türkiye genelinde olduğu gibi). Çünkü geride kalan aylar boyunca yer fazlaca soğumuştur. Artık gelen yağış kar olarak düşer.

      Geçen sene ise Ocak sonu etkili olan şu soğuktan sonra gelen yağış bile kar olarak düşmedi Konya’ya. Çünkü geride kalan aylar boyunca hep aşağıdaki rotayı izleyen sistemler Anadolu’da yerin soğumasına fırsat vermedi.

      rota

      Sistemler Akdeniz kökenliydi ve yer çok soğuk olmadığından Konya kar yerine uzun soluklu, bol yağmurlar aldı. Benim fikrim 🙂

  23. ALKIM dedi ki:

    elma değil ayva

    Mevsimsel tahminlerle uyumlu bir haber de benden hediye olsun tüm hava delilerine. Bilimselliği tartışılır ama en azından desteksiz atış değil, tecrübelere dayanıyor.

    • Okan Dağıstan dedi ki:

      Aslında bilimselliğini tartışabilmek için iki olay arasındaki ilişkinin varlığını ya da yokluğunu ortaya koyabilmemiz lazım. Keza ayva meterolojik olarak bir göstergedir İç Anadolu kültüründe tıpkı türküde geçtiği gibi “Ayva çiçek açtı yaz mı gelecek?”. Kendi gözlemlerimle de ayvanın bol ve tortusunun kalın olduğu dönemlerde gerçekten de kışın sert geçtiğini söyleyebilirim. Diğer yörelerde ve kültürlerde de farklı göstergelerden bahsedebiliriz. Örneğin Türkmen Yörüklerin doğayı okuma ve anlama yöntemleri inanılmaz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Okan Bey’in dediği gibi iki olay arasında bir bağlantı bulabilirsek bu konu bilimsel zeminde tartışılabilir. Eğer böyle bir şey gerçekten varsa, demek ki Ayva’yı bol yapan meteorolojik bir etken var, ve bu etken de birkaç ay sonraki meteorolojik şartlara zemin hazırlıyor. Bütün veri setleri didik didik edilip bu bağlantı araştırılabilir. İlerde mastır ya da doktora tezi konusu olarak çalıştığım üniversitede bu konuyu teklif edeceğim.

      • arif dedi ki:

        Ayvanın bu sene bol olması bana göre gelişme döneminde görülen bol yağışlardır. Hatırlarsanız Ankara çevresinde ilkbahar ve yaz döneminde düşen yağış miktarı bu sene ortalamaların bir hayli üzerindeydi. Sadece ayvada değil aşırı sıcaklardan etkilenmeyen pekçok ürünün rekoltesinde artış beklenebilir bu sene. Narenciyede mesela. Nedense bu tarz kocakarı yöntemlerini modern meteorolojiyle harmanlamayı çok uygun görmüyorum. Üniversitede tez yazmak için de çok daha önemli ve değerli konular olabileceğini düşünüyorum. Bir meyvenin bol ya da kıt olması yakın geçmişte yaşanan hava şartlarıyla ilgili gösterge olabilir ancak ilerisiyle ilgili bir fikir verebileceğine inanmıyorum. Aynı düşüncem palamut gibi şeyler için de geçerli.

        • Havadelisi dedi ki:

          Kısmen katılıyorum, şu an bu yöntemlerin kocakarı yöntemi olduğu doğrudur, ama unutmayalım ki bir sürü bilimsel buluş da zamanında hiç bilimsel olmayan verilerin üzerine bilimsel yöntemlerle gidilmesi sonucu yapılmıştır. O yüzden ben incelemeye değer olduğunu düşünüyorum. Eğer gelişme döneminde meydana gelen yağışlarla bir sonraki kış sıcaklıkları arasında anlamlı bir bağlantı bulabilirsek ayva yöntemi bilimsel zemine oturmuş olur. İlla ki böyle bir bağlantı vardır demiyorum, ama olabilir, iklim sisteminde bilinmeyenler çok fazla…

  24. Havadelisi dedi ki:

    Eskişehir-Çifteler’de bu sabah ölçülen eksi 0.8 derece kışın hiç de uzakta olmadığını müjdeliyor 🙂

    en düşük 4 ekim sabahı

  25. ALKIM dedi ki:

    30 Eylül’de haberini vermiştim. 1 haftadır da takipteyim. Görünen o ki sonbaharın geniş bir bölgeyi etkileme potansiyeline sahip ilk ciddi sistemi çarşamba akşamı kuzeybatıdan giriş yapıyor. Kıyı Ege hariç bütün bölgelerde hatırı sayılır yağış bırakacak gibi. Erciyes yılın ilk karını aldı. Diğer yüksek dağlarımız da bu sistemle birlikte alacaktır diye düşünüyorum. Klasik anonsumuz da “Yurdumuz Balkanlar üzerinden gelen…” şeklinde olacak sanırım. Sistemde her şey mevcut. Bol yağmur, fırtına ve mevsimine göre oldukça soğuk bir hava. Bakalım etkileri neler olacak!

    • Havadelisi dedi ki:

      Katılıyorum, gümbür gümbür geliyor. Özellikle Cuma-Cumartesi periyodunda İstanbul’da çok yoğun yağışlar olabilir…

    • ALKIM dedi ki:

      Değişeceği muhakkak ama öğle modellerinde beliren şu olası senaryoyu görmeyeli uzun zaman olmuş.

      senaryo

  26. BURAK dedi ki:

    Arkadaşlar son durum haritasında uludağ’a ne oldu? Sıcaklık değerleri gözükmüyor da..

  27. çihiro dedi ki:

    Hatay’ın Eylül ayı yağış ortalaması komşu kentlere göre çok çok fazla.

    Hatay: 41,4 Adana: 14,2 Kilis: 5,3 Osmaniye: 26,6 Gaziantep: 7,2 Kahramanmaraş: 7,1

    Son modellerde de ilerleyen günler için Doğu Akdeniz, Hatay çevresinde dar bir alanda etkili yağış var. Araştırmaya değer. Herkese kolay gelsin 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Süper gözlem 🙂 Evet bakmak lazım. Notlarımız arasına alıyoruz.

      • havadansudan dedi ki:

        bir adanalı olarak ben de dahil olmak istiyorum bu tartışmaya 🙂
        evet iskenderun ve hatay civarı yaz sonlarında çok şiddetli yağışlar alabiliyor. ancak bu yağışlar adana ve mersin’e hafif olarak düşüyor ya da hiç düşmüyor. eğer adana ilçelerinin yaz mevsimindeki yağış dağılımına bakarsanız dmi sitesinden, göreceksiniz ki adana’nın doğusunda kalan ceyhan, kozan ilçeleri ile osmaniye, iskenderun ve hatay’da yaz yağış ortalaması adana ve mersin’i rahatça solluyor. bu dar bölgede adeta bir tür mikroklima hakim gibi geliyor bana. her yaz olmasa da bu şiddetli yağışlar bazen adana’ya da uğrardı temmuz ve ağustos aylarında. muson ikliminde görülen şartlar yaşanırdı. adana’da yaz boyu hakim olan bulutlu, puslu ve aşırı nemli havanın üstüne bir de kuvvetli gökgürültülü sağanak eklenirdi. o sağanakları gözlemlemek çok keyifliydi. dmi hafif olacağını söylerdi ama 10-15 kg civarında yağış düşerdi. bazen daha da fazla.

        • Havadelisi dedi ki:

          Nefis bilgiler. Türkiş muson olabilir diyorsunuz yani siz de. Teşekkürler.

          • havadansudan dedi ki:

            aynen öyle havadelisi 🙂
            doğu akdeniz çok kendine has bir bölge.yaz mevsiminde türkiye’de hakim rüzgar yönü poyrazdır, ama orda lodostur. kış mevsiminde ise tükiye’de bol bol lodos eser, orda ise poyraz 🙂

    • arif dedi ki:

      Sadece eylülde değil diğer aylarda da öyledir. Çevre illere göre daha fazla yağış alır. Tamamen Amanos Dağlarından kaynaklanan bir durum bu. Çihiro gibi detaycı hava delilerini çok seviyorum, eski günlerimi hatırlatıyorlar bana.

      • havadansudan dedi ki:

        diğer ayları dışarda bırakıp sadece yaz ayları hakkında konuşuyorum. ceyhan, kozan, karataş ve yumurtalık ilçelerinin ardında dağlar uzanmıyor, amanoslar orda yok ama iskenderun’a düşen hemen her yağış oraları da etkiliyor. amanoslar sadece eteklerindeki yerleşim yerlerinde yağışı artırıyor.

    • serdar dedi ki:

      google’dan konuyla ilgili bir araştırma buldum ilginizi çekebilir.

      http://www.agnos-online.de/cumhuriyet_teknik.htm

    • çihiro dedi ki:

      Gözümden kaçan bir şey daha. Türkiye rekoru Hatay’ın!
      En Çok Yağış : 09.05.2001 432.1 kg/m2
      Burada Hatay’ın genel iklim özellikleri var. İlginç olan, kente en fazla yağışın Eylül ayında düşüyor olması. (En aşağıdaki grafiklerde görülüyor.) serdar’ın paylaştığı bağlantı da çok güzel.

  28. çihiro dedi ki:

    2 ekim

    Buradaki sürpriz Konya. Dmi parçalı bulutlu olacak demişti 2 Ekim için. Modellerde yağış gözüküyordu ama bu kadar fazla değil. 10 kg! Sea effect de yok sorumlu kim 🙂 Gerçi ben Konya’da sea effect olabileceğini düşünmüyor değilim.

    1

    Konya’da özellikle kışın en fazla yağış bu ok yönünde gelişen bulutlardan geliyor. Kışın bunun örneklerini koyacağım. Mutlaka olacak. Akdeniz’in neminin torosları aşaraktan buralara ulaştığını iddia ediyorum! 🙂 olabilir mi hocam?

    • Havadelisi dedi ki:

      Olabilir. Üst seviyedeki rüzgarlar da nemi taşıyor sanırım. Çok incelediğim bir şey değil, bu görev senin, Konya’nın iklimini çözeceksin bu kış 🙂

      • çihiro dedi ki:

        başüstüne 🙂 bunun gibi araştırılmayı bekleyen çok şey var Konya’da. Çözeceğim hepsini! 🙂

        • devrim dedi ki:

          5 yılını kayseri de geçiren biri olarak dikkatimi çeken bir nokta da; kayseri’de lodos un gözü yaşlı olmuyor. ilk yıl aha lodos esiyor hava yağacak diye öylece beklediğim günler olurdu. deli gibi eser ama hava yağmazdı. kayserililer bana boşuna bekleme “adanayı sel alır kayseriyi yel” atasözünü hatırlatırlardı. sonraları anladım neden yağmadığını, erciyes dağı bütün cüssesi ile kayserinin güney batısında idi. erciyes’ten kayseriye doğru esen lodos yükselmiyor aksine alçalıyordu.

  29. devrim dedi ki:

    meteoroloji 07 ekim de muhtemel yağışın bütün batıyı etkileyeceği hususunda ısrarlı beklentisini iki gündür sürdürüyor.

    ancak 3 gündür pek çok kaynaktan takip ettiğim gfs modelleri bunun böyle olmayacağını en fazla marmaranın tamamından sonra yönünü kuzeye çevirip kırım yönünde hareket beklendiğini belirtmekteler.
    hava tahmin ve analiz daire başkanlığı mı haklı çıkacak diğerleri mi?

  30. karsever81 dedi ki:

    Ozan ustadım Joe Bastardinin yenı yazısı yayınlandı. Onemlı olabılır gerci daha official olarak yayınlamadım diyor ama , onun ıcın sanırım 20 ekımı beklıcez ama bu yazıda muhtemelen bir fikir verebilir. Yorumlarsan sevınırım.
    http://www.accuweather.com/ukie/bastardi-europe-blog.asp?partner=accuweather

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu adamın İngilizce’si beni çok yoruyor… Gevezelik etmiş, bu kış Avrupa’da soğuk olacak diyor ama en soğuk nerede olacak onu sonra açıklayacakmış.. At bi beşlik bakayım falına diyor yani 🙂 15 Ekim’i bekleyelim.

  31. forever sistemci dedi ki:

    selam sevgili kar manyağı dostum deli arkadaş nasılsın senle aramızda yaş farkı fazla yok sadece 8 o eski kışları bilemeyenler kaybettikleri şeyin ne olduğunu tabiki anlayamazlardı biz bbc weather sayesinde az çok bilgi sahibi oluyorduk TRT hava durumunda ise son 36 saat önceki uydu görüntüleriyle avunuyorduk. şimdi teknoloji gelişti ama kar azaldı keşke teknoloji gelişmeseydi de kar azalmasaydı ben buna çoktan razı olurdum kim olmazdı ki neyse gelelim bu seneki koridora kanımca artık koridor kendini belli etti bu sene sık sık balkanlar ve karadenizden gelecek soğuk ve kar yağışlı sistem yolda haberini olağan olarak duyacağımızdan şüphem yok önce balkanlar sonra karadenize çeken sistemler bizde önce karayel sonra poyraza dönmesiyle boğazlar ve istanbula iyi kar getirirdi ama sadece karadeniz sistemleri ist boğaz ve doğusu ile izmitten öteki tarafı beslerdi yanılmıyorsam sistem hemen marmara doğusu diye anons edilirdi ya ne üzülürdüm yahu derdim keşke marmara doğusunda yaşasaydım. hep bir özenti içinde olurdum bu sene kanımca marmara kuzey ve doğusu izmit adapazarı ve tüm kaardenizle iç anadolu kuzeyi hayli bol kar yağışı alcak elbetteki doğu anadolu kuzey ve doğusuda buna dahil iç kesimler ve güneyin durumu ise bana göre kuzeyden gelip anadoluya yerleşecek stabil soğuk havanın arasıra güneyde oluşabilecek siklonlarla çarpışması sonucu kar alacağını düşünüyorum ama bu demek değil ki direk kuzeyden kar ve soğuk gelmeyecek sistem çok derine inerse elbette ki bu da olacak bol soğuk az ama öz karlı bir kış geçirmesi dileğimle iyi çalışmalar

  32. çihiro dedi ki:

    http://en.allmetsat.com/images/lightning-turkey.php

    Şimşek haritası. Anlık. Nasıl tespit ediyorlar merak ediyorum.

    • Havadelisi dedi ki:

      Of of harika, sağolasın. Sağ sütuna koyuyorum. Üzümünü ye bağını sorma 🙂 Ben de bilmiyorum, bilen varsa anlatsın.

      • cümülonimbüs dedi ki:

        Hemen anlatalım efendim. Uydudan tespit ediliyor. Bu iş için kullanılan iki sensör var. Optical Transient Dedector (ODT) ve Lightning Imaging sensor (LIS). Peki nasıl çalışıyor bu arkadaşlar onu da anlatalım.

        Bu optik sensörler aslında yüksek hızlı kameralar. Bulutların tepesindeki bizim gözle göremeyeceğimiz değişimleri izliyorlar. Yakın infrared bölgesinde olan 777µm bandında dar bir dalgaboyunu analiz edip gündüz bile şimşek parlamalarını tespit edebiliyor bu arkadaşlar.

        Hava delilerine hayırlı olsun dileklerimizle 🙂

  33. çihiro dedi ki:

    GFS modellerinin bulunduğu bir arşiv sitesi biliyor musunuz hocam? Ben sadece şu iki bağlantıyı biliyorum:
    http://www.wetter3.de/Archiv/
    http://www.wetterzentrale.de/topkarten/fsavneur.html
    Wetter3’ün arşivi 2004 yılına kadar. Wetterzentrale’in daha eski ama yağış haritaları yok. Sıcaklık var. Bildiğiniz bir arşiv varsa söylerseniz sevinirim 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben de bir tek bunları biliyorum ne yazık ki…

    • arif dedi ki:

      Şu linkteki 700 hpa RH % – HGT yazan haritadan sistemlerin bıraktığı yağış miktarı hakkında da az çok bilgi sahibi olabilirsin.

      • çihiro dedi ki:

        teşekkürler.çocukluğumdan aklımda kalan fırtınalı günlere dair somut veriler bulmaya çalışıyorum.tüm çabam bu 😀

  34. Havadelisi dedi ki:

    Dün geceki yağmurdan sonra bu sabah… oturduğum apartmanın arka bahçesi. İsviçre’de sonbahar…

    1 ekim

  35. karsever81 dedi ki:

    İyi diye bildigim ve her sene takıp ettıgım bir İtalyan tahmın sıtesının, cografyamızı da icine alan kış tahmınını bu linkte gorebilirsiniz. Ozan ustadım da yorumlarsa cok sevınırım. Saygılar. Bu arada link açıldığında direk tahmin sayfası açılmıyor, o yuzden kısa bilgi vereyim, yukarıda menüde home’un yanında weather var üstüne gelince zaten tekrar sekmeler açılıyor, ordan seasonal’a tıklayınca 2 aylık periyotlar halinde tahmin haritaları var ilk grup sıcaklık ikincisi ise yağış, bilginize.

    • Havadelisi dedi ki:

      Bakacağım karsever. Küçük bir hatırlatma: Yorumlarında her şeyi BÖYLE büyük harfle yazmazsan sevinirim. Vurguladığın kısmı “burası önemli” diye belirt, ben oraları italik yaparım. Teşekkürler.

    • Havadelisi dedi ki:

      ECMWF’in verilerini tekrar çizdirmişler. Yorumlayacak çok bir şey yok. Soğuk ve ortalamaya yakın yağışlı, şahane bir kış görünüyor özellikle kuzeybatı Türkiye için. Umarım tutar 🙂

      ocak-subat-mart

      Bu arada İtalyanca, Freddo = Soğuk, Caldo = Sıcak.

      • karsever81 dedi ki:

        Tamam ustad bır daha dikkat ederim buyuk harf olayına. Evet guzel bir kış tahmını umarım tutar.

  36. bulut75 dedi ki:

    Üstadım yaz aylarında havalar son derece doğal olarak, sıcak oluyor. Güneş altında durduğumuz zaman tabiri caizse yakıyor. Ama gölgede durduğumuz zaman da yanıyoruz (güneş altındaki kadar olmasa da) fakat ilkbaharda ve özellikle de sonbaharda dikkatimi çeken bir husus var. Örneğin sonbahar aylarında bazı günler sıcak oluyor hatta güneş altında durunca yakıyor ve rahatsız edici oluyor fakat gölgeye geçtiğimizde ise bayağı bayağı üşüyoruz. Gölge sınırının bir adım ötesi yakıcı, bir adım gerisi üşütücü. Aydınlatırsan sevinirim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çünkü sonbahar yaz kadar sıcak değil 🙂 Kendin cevabını vermişsin. Seni üşütecek belli bir sıcaklık var, sonbaharda gölgede o sıcaklığa iniyor hava, ama yazın inemiyor. Doğru anladıysam soruyu, cevabı bu kadar.

  37. ALKIM dedi ki:

    Bugünden itibaren İstanbul’da muhtemel pastırma yazı günleri hariç kısa kollu devri kapanmıştır. Gündüz sıcaklıkları 15-20 derece aralığına iniyor. Görünen o ki önümüzdeki perşembeden itibaren de şemsiyesiz dışarı çıkmak pek mümkün olmayacak uzunca bir süre. E zamanıdır artık.

  38. enes ayışığı dedi ki:

    bu kış istanbul’da nasıl bir hava bekliyorsunuz? yoğun kar yağışı var mı? teşekkürler

  39. arif dedi ki:

    Ozan, modellere bakınca sanki ay sonundaki sistemde Karadeniz’in batısında bir yerlerde şu yazında bahsettiğin hadisenin benzeri yaşanacak gibi. Piyango nereye vurur bize mi yoksa daha kuzeyde bir yerlere mi bilinmez. Bekleyip göreceğiz. Senin fikrin nedir bu sistemle ilgili?…

    • Havadelisi dedi ki:

      Haklısınız gayet olasıdır, ama dediğiniz gibi piyango kime vurur bilinmez.. böyle sistemlerde cephe boyunca denizin de tetiklemesiyle ikincil siklonlar oluşuyor… gene böyle bir siklon oluşup 2008 Eylül’ündeki gibi çok kuvvetlenebilir ya da bu sene Temmuz’da olduğu gibi zayıf da kalabilir. Bir sürü etkene bağlı olduğu için şimdiden kesin bir şey söylemek zor. Öte yandan deniz suyu sıcaklığına bakınca normalin çok üzerinde olmadığını görüyorum.. Benim tahminim, bu sistem kuvvetli olacak, ama aşırı hadiselere (Eylül 2008 kasırgasına ya da Eylül 2009 seline) yol açmayacak.

  40. Havacı dedi ki:

    Merhaba, nao’nun – lerde olmamasına rağmen modellemede oluşan alcak basıncın cok güclü olmasını neye bağlıyorsun ?

    • Havadelisi dedi ki:

      NAO ülkemizi etkileyen iklim paternlerinden sadece bir tanesidir, ayrıca bu etki her zaman ve her bölge için ortaya çıkmaz. NAO’yu kış aylarında daha fazla dikkate alıyoruz.

  41. Havadelisi dedi ki:

    İsviçre’de kar yer yer 1500 metreye kadar indi. O seviye üzerinde şahane görüntüler var, şuradaki kamera görüntülerinden takip edebilirsiniz.

    • bulut75 dedi ki:

      üstad öncelikle resimlere hayran kaldım, cennet gibi yerler. Ayrıca senin kış ile ilgili öngörünü merak ediyorum. Bizde de böyle güzel kar yağışları olacak mı? İstanbul için soruyorum daha çok. Kolay gelsin.

      • Havadelisi dedi ki:

        Bu kış geçen kıştan daha çok kar yağacaktır, kar için bir engel yoktur, orta enlemlerde çareler tükenmez… diyerek probleme Demirelvari bir yaklaşım getirmek isterim 🙂 Bu blogun birçok yerinde bu kış neler beklenmesi gerektiğini, ne tür sinyaller olduğunu tartıştık… Bunlardan daha fazlasını söyleyemem şu aşamada.

    • Semih dedi ki:

      Şu anki görüntülere göre kar 1450 metreye inmiş 😀

    • BEHLÜL dedi ki:

      Link için teşekkürler fotolarsa mükemmel Ozan Mert bey…kış öngörünüzle ilgili söyledikleriniz kış için referans olup aleyhinizde delil olarak kullanılacaktır konuşmama hakkınız var ama biz bu hakkın gasp edilmesi taraftarıyız kış ile ilgi tüm bildiklerinizi bilmek istiyor sizi saygıyla selamlıyoruz…

  42. Fortesla dedi ki:

    Bütün havadelilerine tekrar merhabalar. Haftasonunu Ankaraya gelerek değerlendireyim dedim. İletileri okudum bayağı güzel muhabbetler olmuş. İnsanımızın havaya olan ilgisinin bu kadar güzel ve boş olmadığını görünce çok seviniyorum. Neyse benim yabancı forumlardan cıkardığım sonuç batı avrupaya kışın erken ve çetin geleceği kışın diğer yarısında izlandanın ipleri ele alacağı yönünde. Bence yağışlar yine de normallerin üstünde gerçekleşecektir(Türkiye için). Ancak tahterevalli kanunu gereği kışa ılık bir başlangıç yapacağız gibi. “Wishful thinking” den çok enso, nao ve mevcut atlantik okyanus durumlarına benzer analog yıllardan boyle bır cıkarım yapıyorlar. Gulf-stream bayağı yavaşlamış galiba biraz da ondan soğuk ingiliz kışı hayal ediyorlar.Neyse umarım bol karlı güzel bir kış olur coğrafyamız için, eskişehirde kar nasıl yağıyormus gorelim bakalım. Herkese saygılar,sevgiler.

  43. havadansudan dedi ki:

    havaturka’nın yeni dizaynı güzel olmuş, gördünüz mü deliler? 🙂

  44. Semih dedi ki:

    Bugün(Cumartesi) Sabiha Gökçen Havaalanı’nda en yüksek sıcaklık 29.0 derece olmuş. Ama Tuzla’da bugün en yüksek 25.7 ölçtüm. Bu kadar sıcaklık farkı nasıl olabiliyor? Aynı şekilde arkadaşımda Pendik Burnunda 26.2 derece ölçtüğünü söylüyor.

  45. havadansudan dedi ki:

    havadelisi, tsi 23:15’ten itibaren italya’nın orta kuzey kesimlerinde adriyatik kıyısına paralel dağ sıralarının deniz tarafında dağ sırası boyunca güneye doğru büyük bulutlar oluştu, muhtemelen gökgürültülü sağanak bulutları.benim anlamadığım şey; bu bulutların kara içlerine doğru oluşması gerekmez mi? burda tam tersine bulutlar dağların denize bakan kısmında oluşup yine deniz yönüne doğru hareket ediyor.a nlamıyorum ben 😦 bunun açıklaması nedir? mesela bizde dün iç anadolu’da görülen yağışlar toros dağlarının karaya bakan kısmında oluşup yine karaya doğru ilerledi. sebep birinin cephesel diğerinin ise konvektif yağış olması mı?

  46. cümülonimbüs dedi ki:

    Meteorolojide Klasik Yöntemler

    Kış başlamak üzeredir. Kızılderili topluluğu şefin etrafına toplanmış, kışın sert mi yoksa yumuşak mı geçeceğini öğrenmek isterler. Geleneksel yeteneklerini dedelerinden bu yana çoktan kaybetmiş bulunan şef, işi sağlama almak için kışın sert geçeceğini ve mümkün olduğunca fazla odun toplamalarını söyler kabilesine.

    Akıllı bir adam olan şef birkaç gün sonra yakınlardaki meteoroloji istasyonuna telefon eder: ‘Bu kış soğuk mu geçecek sizce?’ Meteorolog cevap verir: ‘Evet, oldukça sert geçeceğe benziyor.’ Bu cevabı alan şef derhal kabilesine döner ve kışın çok sert geçeceğini, daha çok odun parçası toplamaları gerektiğini söyler. Bir süre sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar ve sorar: ‘Kış hala soğuk mu geçeceğe benziyor ?’.. ‘Evet’ der karşıdaki: ‘Oldukça soğuk geçeceğe benziyor.’ Şef kabilesine döner ve sadece odunları değil bulabildikleri her çalı çırpıyı toplamalarını ister.

    Birkaç gün sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar: ‘Kışın sert geçeceğinden gerçekten emin misiniz?’. Adam: ‘Kesinlikle. Bugüne dek yaşanan en sert kışlardan birini yaşayacağız gibi görünüyor.’ ‘Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ?’ diye sorar şef. Meteorolog yanıtlar: ‘Kızılderililer çılgınlar gibi odun topluyor…

    Soru:
    Son gerçek (mini falan değil) buzul çağında görülen sıcaklık değerleri biliniyor mu? Örneğin yazın ve kışın kutuplar, ekvator, Anadolu kaç dereceyi görmüş?

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok güzel hikaye 🙂

      En soğuk ay ortalamaları şimdiye göre 7-10 derece düşükmüş İtalya’nın ortasında. Bizde de benzer olduğu tahmin ediliyor. Kutup bölgelerinde şimdiye nazaran sıcaklık farkı en fazla, tropiklerde ise en az (3 derece civarında).

      • havadansudan dedi ki:

        bildiğim kadarıyla anadolu daha soğuk ve daha kurak bir iklime sahipmiş.o zaman deniz seviyesi günümüzden 100 m daha düşükmüş.dolayısıyla bugünkü büyük iç denizlerin çoğu o zaman birer göl, bugün su altında olan pek çok düzlük de o zamanlar deniz seviyesinin üzerindeki ovalarmış.peki acaba buzul çağında anadolu’nun güneyinde “akdeniz gölü” kıyısında kışları kar yağıyor muydu sizce?

      • Havadelisi dedi ki:

        Tabii ki yağıyordu, dağ buzulları çok daha büyüktü, bunun için kar yağışı gerekir. Kıyılarda da kesinlikle yağıyordu, belki de mesela Antalya çok karlı bir yerdi…

  47. karsever81 dedi ki:

    Havadelisi dostum, Joe bastardi yanlıs anlamadıysam blogunda veda konusması yapmıs. Ve son bir guzellık olarak Avrupa kış tahmını yapmıs. Guzel haberler var. Link burada. Yorumlarsan sevınırım. Tesekkurler sımdıden.

    http://www.accuweather.com/video/605456718001/future-shock-brutal-winters.asp

    Bu da ilginç video gibi, yorumlarsan sevinirim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Yok veda etmemiş, sadece diyor ki Avrupa için de araştırma ve tahmin yapmak feci zaman alan bir şey onun için çok seyrek yapabiliyorum, kusura bakmayın. Yazının bizi ilgilendiren kısmı bu kışın İngiltere’ye nazaran orta ve doğu Avrupa’da daha soğuk geçeceğini söylediği yerler… Geri kalan kısımda ve videoda ise okyanus döngülerinin (PDO, ENSO) küresel sıcaklıklar üzerinde çok etkili olduğunu anlatıyor, Amerika’daki soğuk kışların bu döngülerin soğuk fazlarına denk geldiğini söylüyor ve iki döngünün de soğuk faza geçmesiyle özellikle 2013’ten itibaren 1970’lerde olduğu gibi çok soğuk kışlar olacak diyor. Ayrıca güneşten gelen enerjinin son yıllarda biraz da olsa azalmasının da soğumayı güçlendireceğini söylüyor. Anlattıkları çok mantıklı şeyler ve bazı diğer iklim bilimciler tarafından da bu görüşler paylaşılıyor. Bizle ilgili bir şey yok videoda ama küresel sıcaklıklar düşünce illa bizde de soğuk kışlar olacaktır.

      • Okan Dağıstan dedi ki:

        Dikkat edilmesi gereken bir şey daha söylüyor:

        “Bir-iki şey daha, bu kış Avrupa’nın büyük bir bölümünde yağışlar normallerin biraz altında kalacak!”

        Kuru soğuk olacak gibi gözüküyor yine de umutluyum ben bu sene bir kar delisi olarak.

      • karsever81 dedi ki:

        Acıklamalar ıcın cok sagol ustadım. Umarım dedıgı gıbı olur, bu kıs Batı avrupa ıcın ortalama ustu sıcaklık. dogu avrupa ıcınse ortalama altı. Bekleyıp gorcez. Bu sırada ekım gıbı veya kasım, senın gıbı ustadın da kış tahmınını gormek ısterız burada. Saygılar.

        • çihiro dedi ki:

          enso ne tuhaf. ya dipte geziyor ya da zirvede. orta yolu bulamamış vay arkadaş! 🙂

      • bulut75 dedi ki:

        ozancım son günlerde gelen haberler oldukça güzel. Özellikle de karsever81 arkadaşımızın sorusuna verdiğin joe bastardi öngörüsü ile ilgili yanıtın açıkçası beni ve diğer kar severleri mutlu etti. İki döngünün de soğuk faza geçmesiyle 2013 ten sonra soğuk kışlar yaşayabileceğimiz öngörüsü süper : ) haydi inşallah, hayırlısı…

      • BEHLÜL dedi ki:

        bizim için soğuk kışlar daha çok 80li yıllardaydı çocukluk yıllarım keşke o döngü gerçekleşse müthişti….

      • karsever81 dedi ki:

        Ozan ustadım UK forumlarında gezerken degısık yazılara rastladım, ama en dıkkatımı ceken nokta gecen kışla aynı olcak dıyen sahıslar, Bastardi aksıne… En ılgınc olanı da lınk olarak yolluyorum eger vaktın olup da o arkadasın tezini okuyup yorumlarsan cok cok memnun olurum . Sımdıden tşkler.

        http://globalcoolingnewiceageuk.blogspot.com/

        • karsever81 dedi ki:

          http://ukweather.wordpress.com/2010/09/12/201011-winter-weather-forecast/

          Bu da bir dıger ornek anladıgım kadarı ile ocak ortasına kadar karlı ve soguk bır UK, daha sonra daha ılık ve YB hakımıyetındekı UK.

        • Havadelisi dedi ki:

          Sevgili karsever, gönderdiğin blogları yazan arkadaşlar da birer karsever ve sanırım biraz iyimserler İngiltere için… Soğuğun hep aynı yere yığılacağını varsayıyorlar.. Küresel olarak daha soğukça bir dönem başlıyor olabilir ama bunun illa ki İngiltere’yi vuracağını söylemeleri çok fazla kanıta dayanmıyor.
          “Wishful thinking” yapıyorlar biraz, bizim kar delilerinin yaptıkları gibi.

          • karsever81 dedi ki:

            Ozan ustadım sanırım evet fazla ıyımser tahmın olmus. Bız de arada (sen haric) duygusal tahmın yapıyoruz. Daha İngiltere 3 yıl oncesıne kadar adam gibi kar almazdı. Sımdı kalkmıs butun kış karlı dıyorlar. Kış gelsın tam ustlerınde 1050lik bir YB gunlerce kalınca o zaman nasıl kar olcakmıs goruruz 😉

          • cümülonimbüs dedi ki:

            Grönland civarında blocking bekliyor arkadaşlar , ama çok beklerler. Belki bir defa oluşur koca kış.

  48. Havacı dedi ki:

    Merhaba Ozan kardeşim AO hakkında bilgi verebilir misin ?

    • Havadelisi dedi ki:

      Merhaba, AO ve NAO birbirine büyük ölçüde bağlı şeyler, hangisinin Kuzey Atlantik’teki iklim değişkenliğini daha iyi açıkladığı tartışmalı olsa da sadece NAO’ya bakmak yeterli fikir verir çoğu zaman.

      Şunu, şunu, ve şunu okumanızı tavsiye ederim.

  49. Havadelisi dedi ki:

    Ciddiye almıyorum pek ama güzel gözüküyor, doğruya doğru 🙂

    NOAA tahmin

    • welbane dedi ki:

      tarih yaklaştıkça ocak şubat da kızarır üstadım, endişeye mahal yok 🙂

      • Havadelisi dedi ki:

        Bir kere de sevindirsin garipleri yahu! 🙂

        • BEHLÜL dedi ki:

          Ozan Bey sizi elem ve esefle kınıyorum..biz kar görmeyen masumların beyaz duygularıyla alay ediyorsunuz, bilimsellikten uzak bu temenninizden dolayı sizi protesto ediyorum.. 🙂 bir gün yurda döndüğünüzde hatırlatırım bu yorumunuzu… :))

    • cümülonimbüs dedi ki:

      Bence çelişkili bir tahmin bu ne yahu aralık ve ocak bütün avrupa normallerin altında nerdeyse. İngiltere, Fransa , Portekiz ve İspanyayı ben sarı renk beklerdim.

      Bu arada bir öngörü ekleyeyim. 800-1000m civarı yükseltisi bulunun iç bölgeler (örnek Ankara) için ilk kar yağışının (havada göreceğiz belki öğlene kalmadan hemen eriyen çok cılız örtü) kasım ayında 20si sonrasında gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biraz ders çalıştım böyle bir öngörü çıktı ortaya. İki ay sonra bakalım ne kadar tutacak bu öngörü.

      Kasım aylarını inceledim geriye doğru. Siz de inceleyin 🙂

  50. Havadelisi dedi ki:

    Hemen alttaki Older Comments düğmesinden önceki sayfaya ulaşabilirsiniz.

Yorumlar kapatıldı.