Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Behlül dedi ki:

    Ozan Hocam, wetterzentrale’nin gsf çıktıları ile myforecast hava tahminleri paralellik gösteriyor çoğu zaman. Yalnız son güncelleme ve geçmişteki bir kaç güncellemede farklılıklar var sonuçta ikisi de aynı gfs modellerini kullanmıyorlar mı?

    • Havadelisi dedi ki:

      Myforecast GFS’nin her güncellemesinde tahminlerini güncellemiyor olabilir, ya da daha geç güncelliyor olabilir, bilemiyorum.

    • Santiago dedi ki:

      Burayı tavsiye edebilirim. 192 saat öncesini baz aldığında çok tutarlı. Çıktılar GFS’e göre ancak çözünürlüğü yüksek ve yanılma payı çok az. Sisteme bir iki gün kala Skiron’u da takip edebilirsin.

      • Havadelisi dedi ki:

        Çözünürlük aynı (model çözünürlüğü), zoom yapılıyor meteogroup haritalarında o yüzden daha fazla ayrıntı görülüyor. Ben de oradan bakıyorum çoğu zaman.

    • havaankara dedi ki:

      My forecast Customweather’dan alıyor. GFS’e göre güncellenir ama wxweb.meteostar.com gibi GFS’in çıktısını direk kullanmaz ve oynamalar yapar. 03.30, 09.30, 15.30 ve 21.30 (civarı) olmak üzere 4 defa güncellenir. Bazı yerlerde bazı arkadaşlar GFS runları kötü geldikten sonra my forecast’a bakıyorlar. My forecast güzel gözüküyor. Bunun sebebi, my forecast’in 9 saat önceki çıktıların tahmini olması. Yani 15.30 da yayınlanan my forecast tahmini 00Z çıktısından, yani TS ile sabah 7’de tamamlanan GFS’ten faydalanarak yapılmıştır. 06Z çıktısı yani çok beğenilmeyen çıktı 21.30 da (civarında) görülecektir.

      • BehLüL dedi ki:

        Santi arkadaşım teşekkürler ben de çoğu zaman meteogroup’tan takip ediyorum. Havaankara ama bazen bire bir örtüşüyor wzentrale gsf çıktılarıyla beni şaşırtan da bu bazen örtüşüp bazen örtüşmemesi…

        • havaankara dedi ki:

          Zaten çakışması lazım. Çünkü GFS’ten alıyor customweather. Yani myforecast ve timeanddate.com (onlar da customdan alıyor). Ama dediğim gibi, 15.30 da yenilenen myforecast aslında 00Z çıktısından yani sabah modellerinden faydalanıyor. Yani GFS’i geç takip ediyor. Demek istediğim, bugün 21.30 civarında yenilenecek myforecast tahminleri öğle modelinin çıktıları olacak. Yani myforecastın tahminlerini hemen önceki GFS çıktıları ile değil de bir önceki ile karşılaştırırsan çakıştığını göreceksin. GFS’in son çıktılarını ise ankara ve istanbul linklerinden görebilirsiniz. GFS’in tamamlanmasından sonra otomatik olarak yenileniyor.

  2. grhc dedi ki:

    DMİ 25 Ocak Salı için Bursa Hafif Karlı 4 derece,Uludağ İçin Karla Karışık Yağmur
    -4 Derece .Olurmu ?

    • Havadelisi dedi ki:

      Olasıdır, ama yağış çok az gözüküyor. Uludağ için kar Bursa için kky diyeceklermiş karışıklık olmuş.

  3. havaankara dedi ki:

    Şöyle denmiş: “Soğuğun gelmesindeki gecikmenin nedeni Akdeniz’deki alçak basınç alanı. Ömrünü tüketene kadar geçen süre aynı zamanda bizim adımıza sistemin ötelenme süresi. Adeta bir kalkan vazifesi görüyor ve soğukların rahatça güneye inmesine engel oluyor.” Bu ifadeler ne kadar doğru?

    • Havadelisi dedi ki:

      İngiltere civarındaki yüksek çok fazla batıda kaldığı için soğuk ilk önce güneybatı Avrupa’ya kıvrıldı. Soğuk o tarafa kıvrıldığı için de, soğuğun ön tarafında bahsedilen alçak basınç oluştu. Yani alçak basınç soğuğun ilk hareketini belirlemiyor, soğuğun ilk hareketinden dolayı alçak orada oluşuyor. Ama alçak orada oluştuğu için de kuzeyde hala var olan soğuğun ikinci kez güney enlemlere inişi gecikiyor, doğrudur.

  4. Karsavuran dedi ki:

    10-15 gün sonrası için yağış geliyor denmesi ne kadar yanlışsa, ”gelmiyor” denmesi de o kadar yanlış bence, sonuçta her ikisinin de adı tahmin değil mi?

  5. White Fox dedi ki:

    Ankara’da geçmiş yıllarda yapılan bir “ısı adası” incelemesi.

    • Wind Chill dedi ki:

      Paylaşım için teşekkürler. İyi bir akademik makale olmuş. Geçmiş yıllarda Ankara merkezde daha fazla istasyon varmış. Bu makalede belirtilmeyen istasyonlardan biri de Dikmen istasyonudur (1070m’de kurulmuştur). Fakat bu istasyonların büyük bir bölümü 1990’ların başında kapatılmıştır.

    • Santiago dedi ki:

      Demek ki kuvvetli rüzgar ısı adası falan tanımıyormuş. Paylaşım için teşekkürler.

  6. Ahmet Durak dedi ki:

    Herkese merhaba; ben şu 20 ocak ve sonrası için verilen kar uyarıları ve Cemal Hoca’nın ocakta kar beklemeyin derken U dönüşüyle yaptığı 9,9 artistik puan verdiğim haberlerden yola çıkarak şu soruyu sormak istiyorum. Bu uzun vadeli tahmin işi tamamen kahinlik midir? Değil midir? Eğer kahinlik gibiyse nereye kadar kahinliktir? Eğer atıyorum 2 haftadan sonra kahinlikse bu Nasa’nın genel kış beklentileri veya uzman kurumların mevsimsel veya aylık beklentilerine ne kadar itibar etmeliyiz. Yağışın her türlüsünden büyük zevk alan biri olarak ve kar, fırtına, şiddetli yağış haberlerinden büyük heyecan duyan biri olarak sizlere sormak istedim. Sonuçta insan duymak istediğini duyunca hoşuna gidiyor. Ama şu da var mesela uzun vadeli yüksek basınç etkisinde kalacağımız tahminleri genel olarak tutuyor da sadece yağışlı dönemlerle ilgili tahminlerde mi bu durum değişiyor. Bu konuda coğrafi konumumuzun etkisini de gözardı edemeyiz diye de ekleyeyim. Çok uzattım.

    • Havadelisi dedi ki:

      Mevsimlik tahminlerle, tarih verilerek yapılan uzun vadeli “tahminler” arasında çok önemli bir fark var. Mevsimlik tahminlerde eğilimler bildirilir. Mesela denir ki, atıyorum, önümüzdeki bahar ayları normallerinin şu kadar altında soğuk ve bu kadar üstünde yağışlı olacak. Ya da… Normalin üzerinde geçme olasılığı şu kadardır… Çünkü mevsimlik tahminlerde fiziksel, istatistiksel modellerin ve dünyada önümüzdeki zamanlar için ağırlığı olan iklim olaylarının olası etkileri göz önüne alınır. Örneğin: La Nina olayı.. Neyse, zaten onların da tutmadığı çoktur, hatta tuttuğu azdır diyelim. Kahinlik olarak değerlendirilebilecek, tarih verilen uzun vadeli tahminlerde ise, dikkat edin, ortak bir nokta vardır: Tahmini yapanlar bilimsel verilerden yola çıktıklarını savunurlar, ama tahminlerinin tam tersinin olabileceğini de gösteren bilimsel veriler de pekala mevcuttur. Yani işlerine gelmeyen verileri yok sayarlar – bunun bilimsel yöntemde asla yeri yoktur. Örnek: Birisi GFS’de 12 gün sonrası için aşırı soğuk görür, “geliyor” der. Bir çıktı sonra GFS ılık hava gösterir, bu sefer fikrini değiştirir. Ben hayret ediyorum. Aslında GFS’nin ve tüm bilimsel verilerin 10 günden sonrası için mesajı %90 bellidir: Tahmin yapmayın, çünkü atmosfer her tarafa gidebilir, ne olacağı henüz belli değil. Buna rağmen, “gizli verilerle / yetenekle / tecrübeyle” uzun vadeyi herkesten daha iyi görebildiğini iddia edenlerin ise ben iyi niyetlerinden şüphe ediyorum. Bu kişilere itibar edilmemesini istirham ediyorum.

      Uzun vadeli tahminlere karşı olan tavrını (tahminlerini değil) en fazla takdir ettiğim kişi Bünyamin Sürmeli. Kendisini daha önce az bildiği konularda atıp tuttuğu için eleştirmiştim, ama bu konuda tebrik ediyorum. Baskılara rağmen, 7-8 gün ve sonrası için ancak “olasılıklardan” bahsediyor, “takip edelim, haber vereceğim” diyor. Kendisine kızılması, kendisinin bu işi bilen biri olduğunu, takipçilerinin ise öğrenecek çok şeylerinin olduğunu gösteriyor bence.

      Yüksek basınç meselesine gelince. Yüksek basınçlar, alçak basınçlardan çok daha az enerjik olurlar. Yerlerinde uzun süre dururlar. Modeller de bunları daha rahat görür ve tahmin eder. Model dediğiniz şey enerjiyi sevmez, çünkü enerji, sağa sola yalpalama, daha fazla hata payı demektir. Bu yüzden de alçak basınçların fazla olduğu durumlarda güvenilir tahmin menzili düşer.

  7. Behlül dedi ki:

    Tamam bunun gerçekleşmeyeceğini biliyorum ama yine de ağlamak istiyorum. İşte ilk kez yalancıktan da olsa -15 girmiş gerçek olamayacak kadar güzel, olmayacak da zaten…santi dostum serzenişimiz duyulmuş bir yerlerden 🙂 ilahi bir cevap mı?

  8. Santiago dedi ki:

    Hans’ın son bombası! Eşek şakası olmuş bu artık 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Ahahah, çok içiyorsun Hans. Almanya’da kanunlar çok eksik, bu Hans daha 24 yaşında yoktur.

      • Santiago dedi ki:

        Hans’ın sağlığını düşünmüyorlar, vay terbiyesizler 🙂

    • havaankara dedi ki:

      Hocam, o arada müthiş bir kırılma var. İlgimi çekti.
      1

      • Santiago dedi ki:

        Kırılmalar 23 ocakta başlamış aslında, işaretlediğin bölgede ise ana model çığrından çıkmış. Yarın sabaha neler çıkacak bakalım.

  9. Santiago dedi ki:

    19 Ocak – 31 Ocak arası, Avrupa için “850mb ortalama sıcaklık anomalisi”. Görüldüğü gibi bu soğuk hava dalgası ağırlıkla Orta ve Güneybatı Avrupa’ya akıyor, kırıntılar da Balkanlar ve Türkiye’nin batısına kalıyor (Kuzey Avrupa için herşey mevsim normallerinde). Tarih ilerledikçe durum değişebilir ancak çok fazla ümidim yok.

    1

    • eRCaN dedi ki:

      Bunun yayınlanmış olması bana göre yanlış.

      • Havadelisi dedi ki:

        Ne bakımdan?

      • eRCaN dedi ki:

        Sitede 1 haftayı geçen tahmin yapmak ya da buna benzer şeyleri konuşmak… Yayınlanmayan yorumların ardından bunu yayınlamak… Diğer siteleri bu konuda fazlasıyla eleştirmek.. üzülerek bu noktada şaşırdım bayağı ,soru işaretleri belirdi kafamda.

        • Havadelisi dedi ki:

          O zaman soru işaretlerini kaldıralım. Yukarıdaki çıktı, GFS’nin ensemble (21 senaryo) ortalaması. Tek bir çıktıdan çok daha önemlidir, bu bir. Senaryo ortalamasında soğuk 144 saate kadar batı Avrupa’ya gidiyor, böylece önümüzdeki günlerdeki genel eğilimi anlıyoruz, bu iki. (İlk iki madde: kısa vadeye yönelik son derece pratik ve ayağı yere basan bilgiler var haritada). Sonrası Santiago’nun da belirttiği gibi değişime açık, ama şimdilik büyük umutlar vaat etmiyor. Diğer siteleri böyle bir harita için mi eleştiriyorum Ercan? Senin yorumun da beni şaşırttı.

          • eRCaN dedi ki:

            21 olsun 100 olsun sonuçta 1 haftayı gecen bir görüntü yok mu ortada? Var.. 2 gün sonra bu görüntü değişmeyecek mi? Değişecek.. E o zaman her gün bu görüntüleri paylaşalım biz de.. Bilgi kirliliği de olsun laf kalabalığı da. Yukarıda tarih aralığı da verilmiş. Cümlenin sonunda ümidim yok diyerek duygusallık katılmış. Araya 1-2 teknik bilgi girdiği içinde yayınlanabilir hale gelmiş böylece.

            • Havadelisi dedi ki:

              1 haftanın altında bilgi var mı Ercan? Var. O zaman mesele yok. Yorumun ve haritanın bilgilendirici olduğuna karar verdim, yayımladım. Sen de beni ikna et, seninki de yayımlansın. Santiago babamın oğlu değil, ben de makine değilim, zaman zaman subjektif olabilirim. Kötü niyetli olduğumu düşünüyorsan buyur düşün. Yok eğer yapıcı olmak istiyorsan “şöyle şöyle yapalım, kesin kurallar getirelim” de, değerlendirelim.

              • eRCaN dedi ki:

                Uzatmıyorum niyetim kötü değildi.

                • Havadelisi dedi ki:

                  Biliyorum ama benimki de kötü değil, kural getirelim dersen önerilere açığım, kuralların biraz muğlak olduğunun farkındayım. (bu konuyla ilgili yorum / öneri yapacaksan Atış Serbest’e yeni yorum olarak yap lütfen.)

      • Santiago dedi ki:

        Tepkini ben de anlamadım. Sonuçta bu çıktı da modelleri ve diyagramları hazırlayan GFS tarafından üretiliyor, kendi tahminlerim değil. Senin dediklerine göre o zaman hiç bir model ve diyagramı baz almamak lazım. Tarih ilerledikçe tabii ki tutma şansı azalır, benim ümidim yok demem de ocak ayı içerisinde mevsim normallerinin 8-10 derece altına inmesi açısındandı. Burada onca mevsimlik tahmini paylaştıktan sonra, gelip sadece buna itiraz etmen biraz garip geldi.

  10. grhc dedi ki:

    Sn Sürmeli’nin yorumu twitter’da;
    Maalesef kar yok. Belki ayin 26-27’sinden sonra bir soguk dalga olabilir ama kar seviyesinde mi? Pek degil gibi…

    • Havadelisi dedi ki:

      Pek önemsediğim bir tahminci değil.

      • grhc dedi ki:

        Bana göre çok yuvarlak yorumlar yapıyor, radyoda dinliyorum aynı, yani ne şiş yansın ne kebap misali. Tamam havada kesin diye bir şey yoktur ama bu biraz fazla gibi. Yukardaki yorumda olduğu gibi.

      • Anıl dedi ki:
        • ALKIM dedi ki:

          Ozan Hocam geçenlerde Bastardi’yi bitirmişti. Ben de kendi uzmanlık alanıyla ilgili bilgi ve birikimine saygımın sonsuz olduğunu belirterek hava tahminiyle ilgili olarak Cemal Saydam’ı kaale almayacağımı tüm Hava Delisi platformuna bildirmeyi uygun gördüm haddimi aşarak ve geç de olsa. Buna sebep son yazısındaki tahmin değil. Peki ne? Önceki yazısından alıntıdır:

          “Kar ne mi olacak? Şubat ortasından sonra asıl kar depolanması başlayacak, kay yağması başka iş depolanması başka iş. Yağmasa da ben yağdırırım merak etmeyin. Güncel tabiri ile. Yağ dersem, yağar. Yüksek yerlerde günlük güneşlik bir gün olurken alçak basenlerdeki sis, “terslenme” (Inversion) dediğimiz olaya neden olabilecek ve bu da kirin pisin ve de sisin her geçen gün daha da yoğun şekilde birikimine neden olacak. Bu durumun maalesef şimdilik neredeyse Ocak sonuna kadar da devam etmesi beklenmekte. Yani ben öyle etkili kardı yağıştı falan beklemiyorum.”

          Sonuç olarak Cemal Hocam çevreyle ilgili yaz, tozla ilgili yaz hatta siyasetle ilgili yaz. Hepsini okurum, tartışırız, e-mailleşiriz ama n’olur artık hava tahmininde bulunma ya da en azından uzun vade tahmin yapma. Geçtiğimiz yıldan bu yana tutarsız olmaya başladın çünkü.

  11. Cemal dedi ki:

    Son aylarda işlerimin yoğunluğundan dolayı sadece yazılan yorumları okuyabiliyorum. Bu arada tahmin işinin de suyunu çıkardık. Herkesin kar için verdiği tarihler bir bir çökerken ne yazık ki uzun vadeli tahmin işinin zorluğu konusunda bir fikir birliği oluşacağına herkes birbirini tebrik ediyor. Bu iş ben bildim’e dönüştüğü için kimse yanılgısını kabul etmek istemiyor ne yazık ki.

    • Havadelisi dedi ki:

      Yorumu başka yere yapacaktınız galiba 🙂 Şaka bir yana, bu uzun vade için “tarih verme” işinin anlamsızlığını (“zorluğunu” değil) idrak edenlerin çoğalmasını diliyorum. Bilinemeyecek şeyleri “gizli verilerle / yetenekle / tecrübeyle bilebildiğini” iddia edenlere prim verilmemesini arzuluyorum. Biz burada aklın ve bilimin yolundan gidiyoruz, kar tarihi bilimsel veriler ışığında belli olduktan sonra ayrıntıları tartışıyoruz. Her zaman bekleriz. İşleriniz kolay gelsin.

      • Cemal dedi ki:

        Yorumu burda yapmamın sebebi, gereksiz tartışmalarla ve gözü dönmüş müritlerle uğraşacak zamanımın olmamasıdır. Nasıl olsa aynı kişiler burayı da takip ediyorlar biliyoruz. Böylece hem mesaj iletiyoruz hem de kısır çekişmelerin içine girmiyoruz.

        • Penkhy dedi ki:

          Burada bana da bir taş gelmiş gibi hissettim ama ben o yorumumda zaten bu tartışmanın sistem gelip geçtikten sonra yapılması gerektiğini belirtmiştim gözlerden kaçmadıysa..Bu arada buraya pek yazmasam da sizleri ilgiyle takip ediyorum ve sayenizde pek çok şey de öğrendim..Yalnız bir şikayetimi de yazmadan geçemiyeceğim..Bu blogun dizaynı bana çok karmaşık geliyor..En son yorumu nerde ne zaman okuyacağınız muamma..Bulmaca gibi; açılan başlıklara ve tarihlere bakarak bulmaya çalışıyorum son yorumları…Kimin en son nereye cevap yazdığı belli değil.Bu konuda yapılacak bir şey yoksa, ya da bende bir problem varsa ne yapalım böyle de olsa çekicez..Çünkü buradaki yazılanları okumadan bilgisayarımı kapatamıyorum..Bu vesileyle hepinize merhaba demiş olayım…

          • Havadelisi dedi ki:

            Hoş geldiniz. Ana sayfada sağ sütunda, “Son Yorumlar”ın altında bir işaret var. Ona tıkladığınızda tüm blogda yapılan son 50 yorumu tarih sırasıyla görebilirsiniz. Linki de burada.

            • Anıl dedi ki:

              Gene harikasın 🙂 Bu çok iyi oldu. Zaman bulamayıp bloğa bakamadığımızda çok işe yarayacak. Teşekkürler

  12. emre dedi ki:

    Merhabalar sayın hava delisi sitesi sakinleri…uzun zamandır sitenizi ilgi ile takip ediyorum… istanbul’un en batısı sayılabilecek bir yerde beylikdüzü’nde oturmaktayım.. Bildiğiniz gibi bu bölge deniz seviyesinden 140-200 metre arasında değişen değerlerde yüksek..Kış ayları istanbul’un merkezinden bariz biçimde daha soğuk geçiyor..Her sene bol miktarda karlar alıyor yağan karlar bazı yıllar 10 gün yerden kalkmıyor. Benim öğrenmek istediğim şey internette istanbul’un batısının iklim özellikleri ve bu konuda herhangi bir bilgilendirici kaynak olup olmadığı..Bilindiği üzere bölgeye en yakın meteoroloji istasyonları 25 km uzaklıkta 3-4 metre rakımdaki florya meteoroloji istasyonu ve yine hemen 15-20 km uzaklıktaki 300 küsür metreye konumlanmış çatalca radarı.. .ne yazık ki bu iki istasyon da bahsettiğim beylikdüzü-hadımköy-b.çekmece-çatalca(merkez) ve silivri hakkında emsal teşkil edebilecek bir bilgi vermiyor. Bu yüzden tam 10 yıldır kendi gözlemleri kendim yapıp datalarını tutmaktayım.. Acaba bölgenin iklim özellikleri hakkında internette veya başka bir kaynakta bilgi -tartışma- harita var mı? Bölgenin iklimini etkileyen faktörler sadece yükselti ve çoğunlukla düzlük alanların olması mı?Bölgenin iklimini istanbuldan ayıran faktörler nelerdir?bilgilendirirseniz gerçekten çok mutlu olucam…tekrar teşekürler..

    • Havadelisi dedi ki:

      Hoş geldiniz. Ne yazık ki tam olarak bulunduğunuz yere ait iklim verisi yok, varsa da ben bilmiyorum. Bu yüzden kayıt tutmanız harika olmuş. Veri olmadığı için formal bir karşılaştırma yapamıyoruz. Benim bildiğim başka bir bilgi kaynağı da yok.

      Sizin de söylediğiniz gibi, bulunduğunuz yerin İstanbul’un merkezinden daha soğuk olmasında hem yükseltinin payı var hem de karasallığın. Yükseltiyi anlatmama gerek yok, 100 metrelik fark bile özellikle sınırdaki değerlerde yağan karların birikme miktarında büyük farklar yaratabiliyor. Karasallığın etkisini ise hem denizden mesafe olarak uzaklaşmayla, hem de kuzeydeki deniz alanının daralmasıyla açıklayabiliriz. İstanbul’dan batıya doğru gidildikçe, kuzey ve kuzeybatıdan gelen soğuk hava kütlelerinin herhangi bir su kütlesi ile karşılaşma şansları da azalıyor – yani ısınmıyorlar. Batıya doğru gidildikçe ayrıca kuzeyde Karadeniz’in alanı daralıyor. Onun için Çorlu’ya gelindiğinde karasallık iyice artmış oluyor. Son olarak, belki bir de sizin oralardaki şehir ısı adasının İstanbul’un tamamen binalarla kaplı yerlerine nazaran daha az olmasını bekleyebiliriz. Yoğun şehirleşmeden azıcık uzaklaşıldığında bile biriken kar miktarının dramatik şekilde arttığını gözlemlemişimdir ben hep.

    • sirocco dedi ki:

      Beylikdüzü’nde yaşayan (en azından yılın 8 ayı) başka biri olarak benim hipotezim de; Havadelisi’ninkine ek olarak:

      Çevresinde daha yüksek bir dağlık kütle yok, her yönden rüzgara açık. Kuzeyinde yerleşim az, Hadımköy var ama orada yerleşim az, seyrek olarak yayılmış sanayi tesisleri var. Kuzeybatısında Büyükçekmece gölü çevresi su toplama havzası olduğu için yapılaşma orada da az. Beylikdüzü’nün kendi yapısına gelirsek, evler sokak şeklinde değil, siteleşme daha yaygın, bu nedenle yeşil alanlar da fazla. İstanbul’un merkezindeki bir semtteki ısı adası etkisi burada çok cılız kalıyor. Ama en önemli etken yükseklik, Haramidere’de yağmur yağarken, Beylikdüzü’nde kar yağabiliyor, arasında izdüşüm olarak mesafe belki 1km dir.

      • nehrk dedi ki:

        Yukseklik cok onemli bir etken degil . Ozan Bey ve sizin saydiginiz etkenlerin arasindan en etkili olani Karadeniz’in Istanbul’un batisina gidildikce alaninin daralmasi sanirim. Cunku bulundugum yer Hadimkoy’de, 20-30 m rakimda ve genelde Hadimkoy’un yuksekleriyle kiyaslandiginda kar ortusunde gozle gorulur bir fark olmuyor. Hatta puslu ve enverziyon gorulen gunlerde buralar oraya gore soguk bile olabiliyor. Bulundugumuz bolge karayele cok acik ve Trakya’nin kuru havasi daha kolay ulasabiliyor. O yuzden ozellikle kis aylarinda yagis merkeze gore daha az, cephe sistemlerinde yagis burayi erken terkediyor. Onun disinda karli sistemlerde sea effectleri de kaciririz , gecen yil oldugu gibi. 25 Ocak gunu Istanbul’ da her yerde sea effect yagarken burada gokyuzunde bulut yoktu. Bu olayin biraz da ilk etkenle ilgili oldugu soylenebilir.

        • emre dedi ki:

          Beylikdüzü’nde iklime rakım farkının etki ettiği bir gerçek bunun en güzel örneği Beylikdüzü ve Haramidere’deki hava koşulları hakkında verilen örnek sanırım. Hadımköy’de ise bu duruma daha kuzeyde kalma, deniz etkisinden yeterince faydalanamama gibi etkenler de katılıyor. Dolayısıyla sanırım rakım farkı ikinci plana düşüyor .Bölge özellikle kuzey yönlü rüzgarlar aldığında rakımı 100 metre ve üzeri olan yerler daha soğuk oluyor, buna karşılık durgun ve enverziyon görülen günlerde çukur ve daha alçakta kalan yerler daha soğuk oluyor. Özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında enverziyon bu bölgede sık görülen bir olay. Örneğin enverziyon hadisesinin yaşandığı bir ilkbahar günü 180 rakımlı beylikdüzünde sıcaklık gün içinde güneşlenmeye bağlı olarak 17-18 derece iken sadece 30-40 rakımlı Haramidere’de pus ve 11-12 derecelik bir sıcaklık görülebilmektedir. Ayrıca şunu da ekleyelim lodos hadisesi İstanbul’un yüksek ve daha içerde kalan bölgelerinde deniz kenarlarına göre sıcaklık olarak daha etkili olmaktadır. Aynı örnek Çorlu-Tekirdağ ikilisinde de mevcuttur. Lodos Tekirdağ’a Ergene havzası üzerinden girdiği için Çorlu sıcaklık olarak lodostan daha fazla etkilenmektedir. Aynı örnek Beylikdüzü-Hadımköy-B.Çekmece bölgesinde de barizdir.

  13. Santiago dedi ki:

    Bugünkü NAO’yu çok beğendim. Akşam evlenme teklif edeceğim 🙂

    Şaka bir yana, AO ve NAO endeksindeki oynamalar devam ediyor, dün AO -2’ye inerken bugün -3’e inmiş. Ama pozitife doğru çıkışı son bir kaç güncelleme de daimi olarak görülüyor, umarım çok fazla değişmez. NAO ise bomba gibi! O da büyük değişime uğrayabilir, ama bugünkü gibi zig-zag yaparsa şubat başı süper olur. Tekrar söylüyorum, her iki endeks de metamorfoza uğrayacaktır, bu bir tahmin değil sadece endekslerin bu şekilde seyretmesini temennidir.

    1

  14. havaankara dedi ki:

    Biliyorum daha çok var. Biliyorum daha çoook değişir. Biliyorum belki de hiç gelmez. Ama ben o ihtimali sevdim….

    NOT: Bunu tahmin olarak yayınlanması için göndermiyorum. Zaten 9-12 günlük periyotta kar göstermiş ki ihtimal şu anda çok düşük. (Bütün senaryoların toplam ihtimali içinde). Onun için daha çoook değişir ve belki de gelmez. Sadece güzel ihtimallerin de olduğunu görelim. İçimiz ferahlasın 🙂

    • rainbowww64 dedi ki:

      Beni unuttun sanmıştım bir de baktım ki işte yağıyor
      Anladım ki çok yanılmışım kar yağıyormuş oysa !
      Onun sesi ta kendisi
      Geri gelmiş demek
      Kış budur diyor
      Kar bu olsa gerek
      Karanlıkta sokak lambasında
      Uçusuyor uçuşuyor
      Hayırdır insallah
      Heyyy !
      Neler oluyor hayatta bir de şu rüyam gercek olsa
      Sabah olup uyanınca her yer bembeyaz olsaaaaa
      :)))))))

      Paylaşmak istedim sevgiler….

  15. Santiago dedi ki:

    İstanbul, Barselona, Lizbon, Marsilya ve Roma’nın diyagramları. Yazıklar olsun.

    1

    • grhc dedi ki:

      Kime bu sitem ?
      Peki buradaki durum nedir sizce?
      1

      • Santiago dedi ki:

        Yeni dünya düzeni ve Amerika’ya 🙂

      • Santiago dedi ki:

        GFS isyanımı duymuş durumu toparlamış öğlene 🙂 Akşama bozulursa şaşırmam. Müsait olunca daha farklı bir paylaşımla isyanımı izah etmeye çalışacağım.

    • Behlül dedi ki:

      Üzgünüm santi ama maalesef durum bu Barselona 100 yılda görmediği kadar kar yağışını 3 senede gördü ha keza Marsilya da öyle. Ay sonu görünen sistemde de (geçen yıl izmit’te yeteri kadar kar bırakmamıştı sadece soğuk yapmıştı) kar yapmayıp sadece soğuyla yetinmek zorunda kalabiliriz… (nereden biliyorsun, daha 10 gün var en az?! – Havadelisi) ilginç olan şu ki 4 yıldır GFS takip ederim şu -10 çizgisi en kötü yıllarda bile bazen -20 olarak bize giriş yapıyordu ama son iki yıl hariç… hiç -10’lu model runları görmedim hep trakya veya istanbul avrupa yakasından geri çekiliyor ne iş anlamadım…

      • Havadelisi dedi ki:

        Hiçbir iş yok, gayet normal şeyler. Marmara bölgesinin normalleri bellidir.

      • Santiago dedi ki:

        -10’u görsen bile bence çok sevinmeye gerek yok. Geçen seneki şubat sistemi gibi tatsız bir yağış olur.

    • havadansudan dedi ki:

      santiago , ben hâlâ umutluyum ocak ayının son günlerinden…bizim günlerimiz de gelecek, merak etme 😉

      • Santiago dedi ki:

        Camdan sokak lambasına bakacaksın değil mi? Anlıyorum seni 😀 Sistemler hep eridi bitti günler yaklaştıkça, bir kere de güçlensin bari de ocağı iyi kapatalım.

    • havaankara dedi ki:

      Abi, kime bu sitem gerçekten? 🙂 20-21 indeki salınımın Güneybatı Avrupa’ya doğru olma ihtimali daha yüksekti ve o ihtimal şu an daha da yükselmiş durumda. Diyagramların 7 gününden sonrası içinse (192 saatten sonrası 🙂 ) daha az güvenilir biliyorsun bunu. Diyagramlar onun için daha çok değişebilir. Birkaç günden sonrası için ne sevinelim ne de üzülelim. Şu an Ankara çok güzel. Hava güneşli. Hacettepe 5.8, ODTÜ 6.8 derece. Yani 1-2 gün önceki Ankara en yüksek tahmininden 3-4 derece daha yüksek. Demek istediğim, o kadar üzülme diyagramlar için. Gerçi üzülmeyelim diye diye kışı bitirdik ama neyse yine de üzülmeyelim. İnşallah kalan zamanlarda güzel karlar alırız da boşuna üzülmüşüz deriz:)

      • Santiago dedi ki:

        Kaderimize 🙂 Negatif NAO döngüsünün kırıldığını umuyorum, bu gerçekleşirse Şubat ayında güzel bir soğuk hava dalgası alma şansımızın çok yüksek olduğunu tahmin ediyorum. Akşam akşam cümle de kuramadım 🙂

      • Semih dedi ki:

        2008 ve ondan önceki kışlar unutulur mu? Her sene düzenli mutlaka en az 2 kere 15 cm üzeri kar yağardı İstanbul’da. Bir de hava yeterince soğuk ve yağışlı olduğunda, Tuzla, sea effect’inin tadından yenmiyordu 🙂

  16. ayrıntı dedi ki:

    23 Ocak pazar günü batıdan başlayacak yağışlarla, ülkemizde Ocak ayının ilk ciddi yağışlı sistemi gelmiş olacak (GFS modeli kararını değiştirmezse). Yagmur ve sağanak şeklinde öngörülen sistem, 25 Ocak salı günü soğuk havanın ülkemizin kuzeybatısına çöküşüyle, Marmara ve Batı Karadeniz’in iç kesimlerinde kar yağışına dönüşeceği öngörülüyor. Modelin yer kartında X şeklindeki ikonlar kar yağışını gösteriyor. (Cepheler tarafımdan atılmış olup, mavi eğri; soğuk cepheyi, kırmızı eğri ise sıcak cepheyi temsil etmektedir) . Umarım güzel kar yağışları çıkar, ama benim kişisel öngörüm, Balkanlar üzerindeki 1020 ve 1024 mb’lık yüksek basıncın bu sistemin yağışlarının fazla olmasının önünde bir engel oluşturacağı yönünde. Tabii ki yağış olacak, ama fazla kar miktarı bırakması zor gibi. Modelin 192 saat sonraki tahmini olduğu için, çok parametrenin değişebileceğini de düşünmek lazım. Ama dikey kesit grafiğinde de 25 ocak itibariyle Sıfır derece İstanbul’da yer seviyesine doğru çöküyor.

    • Havadelisi dedi ki:

      Merhaba, 7-8 gün sonrası için dikey kesit ve yer kartındaki ayrıntıları tartışmanın pek bir anlamı olmadığını GFS’nin her güncellemesinde bu iki çıktının da çok değişmesinden anlayabilirsiniz. Bu ayrıntı düzeyinde yorum yapabilmemiz için en azından 3-4 gün kalsın soğuk ve kara. Teşekkürler.

  17. Havadelisi dedi ki:

    Arkadaşlar, bugün birbirinin yorumundan habersiz olarak yeni radarlarla ilgili birçok (ama aynı) yorum yapılmış, gereksiz yer kaplamasın diye sildim, yanlış anlamayın. İyi akşamlar.

  18. mehmet dedi ki:

    ozan, verilen linkleri tıkladığımızda yeni sayfada açılsa daha iyi olmaz mı? selamlar…

    • Havadelisi dedi ki:

      Haklısınız, yalnız linkleri düzenlemekle uğraşmak daha da zor oluyor o zaman.. yorumu yapanın halletmesi lazım ama html bilmek gerekiyor filan o da zor iş.. yine de bir yolunu düşüneyim. Tabii şunu da söyleyeyim, “kontrol”e basılı tutarak tıklayınca her şey yeni sayfada açılır.. 🙂

  19. hava35 dedi ki:

    arkadaşlar daha dün açılan izmir ve muğla radarlarının görüntüleri burada yayınlanmaya başlamıştır camia için hayırlısı olsun… izmir için 9 ay bekledik test süreci falan uzattılar bayağı ama muğla radarı cumartesi açıldı ve bugun yayında….ege denizi full kapsama alanında…. maks. , vil , rüzgar gibi seçenekler var radarda yeni koymuşlar tam olarak neye yarıyor burdan bilen arkadaşlar bizi aydınlatırsa seviniriz….

    • karcı hakan dedi ki:

      Her bir radar türünün altında açıklamaları yazıyor. Özellikle ”MAKS” seçeneği çok güzel. İnşallah ikide bir bozulmaz.

    • sirocco dedi ki:

      Sonunda diyoruz, sevindirici bir haber

      • sirocco dedi ki:

        Merak ediyorum, bu maks görüntüleri yayınlamalarında, dmi’nin sitesine kodlar girip, ulaşmaya çalışmamın etkisi var mı? Çok uğraşmıştım ulaşmak için, loglarda görünmüştür muhtemelen.

        • Havadelisi dedi ki:

          Hacker mısınız? İyi iş çıkarmışsınız 🙂

          • sirocco dedi ki:

            Hacker demeyelim, yanlış anlaşılırız sonra 😀 İstanbul’daki selle ilgili bir .pdf vardı bu blogda, orada maks radar görüntülerini görmüştüm, resim adları da belli oluyordu dosyada. Sonra bir şekilde görüntüleri elde edebilir miyim diye uğraşmıştım uzun süre, tabii yasal sınırlar içerisinde 🙂 Bu tarz şeyler, site loglarında görünüyor, belki dikkat çekmiş olabilir.

  20. Santiago dedi ki:

    Pekin İklim Merkezi, Aylık Tahminleri 16.01.2011 Güncellemesi. Yine yeni yeniden sıcak göstermişler. Sene başından beri takip ediyorum, ilk iki haftayı genelde ıskalamıyorlar. 12 Aralık sistemini de görmüşlerdi. %100 olmasa bile güvenilir bence.

    1

    • grhc dedi ki:

      Bu sene işte böyle sıcak, doğalgaz için tasarruflu bir kış olacak

  21. Santiago dedi ki:

    Doğu Akdeniz’de neler oluyor 🙂

    1

    2

    • Havadelisi dedi ki:

      Ooo yee. Bak bakalım Muğla radarında gözüküyor mu? 🙂 Muğla radarı yahu, rüyada gibiyim.

      Ben baktım, taa uzaklarda gözüküyor, of of çok heyecanlı.

      • çihiro dedi ki:

        Beni de heyecanlandırdı Muğla radarı. Kısa sürede çok yüksek miktarlarda yağış alan bir bölge. Önümüzdeki kış süper olacak 🙂

      • nehrk dedi ki:

        Antalya Radarı’nın bu durumda yaratabileceği heyecanı düşünemiyorum !

        • Havadelisi dedi ki:

          Muğla Antalya’yı da görüyor… tabii bakalım ne kadar görecek, önünde koskoca Bey Dağları var radarın…

          • Ankaragücü dedi ki:

            Haklısınız göremez.. Muğla / Marmaris radarı 1.000 metre rakıma kuruldu. Aradaki Batı Toroslar 3.070 metreye kadar yükselti oluşturuyor.

            • havaankara dedi ki:

              Radarın teknolojisine bağlı. Tabii 3000 metre de çok yüksek ama radar sadece fiziksel olarak görüş alanında olan şeyleri görmez. Mesela deniz radarları için ufuk çizgizi 20-30 km iken etki alanları 300 nm yani 500 km den daha fazla olan deniz radarları vardır. Bir de radarın hangi açılarla yani hangi yükseklik arasına baktığı da önemli.

              Karışıklık ve yanlış anlaşılma olmasın ama. Karadaki radarlar için durum tam olarak böyle değil. Yani dağ arkasını görmek tam olarak olmaz. Denizde yansımadan kırılmadan faydalanılarak yazılan algoritmalar sayesinde menzil uzar ama karadaki engellerde bu tam olarak böyle olamaz. Dediğim gibi, yine de baktığı açı önemli.

    • havadansudan dedi ki:

      Mısır geneli herhalde tarihindeki en ıslak kışlarından birini yaşıyor. Mısır haritasını hiç bu kışki sıklıkta mavi görmemiştim. Nerdeyse her hafta ülkenin bir yerlerine yağış düşüyor. İlginç.

  22. AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

    Resim 1, Resim 2.

    İki resim arasında sadece bir gün var. Tüm Anadolu karlar altında. Haşa bu kar yoktan mı var oldu. Hocam ayrıca bu wetter3.de modelinde her zaman son beş altı günün, çizgi karakteri mi diyeyim renk tonu mu diyeyim farklı gözüküyor belli bir açıklaması var mı?

    • Havadelisi dedi ki:

      24 saat içinde soğuk kuzeyden yağış da güneyden alçak basınçla (“T”) geliyor. 5-6 gün olayını anlamadım, resim yüklemeniz lazım.

    • havaankara dedi ki:

      GFS 2 bölümden oluşuyor. İlk kısım daha yüksek çözünürlükle çalıştırılan 180 saatlik kısım. Geri kalan ise daha düşük çözünürlükle çalıştırılan kısım. Yani ilk kısım daha güvenilir. Renklerdeki ton farkı ondan olsa gerek.

      • karcı hakan dedi ki:

        İlk 192 saat değil mi hocam ? Bildiğim kadarıyla geçtiğimiz yaz çözünürlüğü arttırıldı Gfs’nin…

        • Havadelisi dedi ki:

          Evet, hem çözünürlük arttı, hem de yüksek çözünürlükle çıktı üretilen kısım 192 saate çıkarıldı.

  23. çihiro dedi ki:

    NAO’nun aylık ortalama değerleri. 2010 yılına dikkat. Her ayın ortalaması negatif. Tüm yıllara baktım. Böyle bir durum 2010 yılı dışında yok. (Yanlış bakmadıysam. Siz de kontrol edebilirsiniz.) Sadece 1968 yılı buna benziyor. Kısaca NAO rekor kırmış 2010’da.

  24. gvm dedi ki:

    Ozan hocam, Çinliler bile inandı galiba bu sefer soğuğun geleceğine 🙂

  25. ALKIM dedi ki:

    Bugün 16 Ocak 2011 ve aşağıdaki tablodan görebileceğiniz üzere NAO -1,+1 aralığında.

    1

    AO’nun da hızlı bir şekilde negatiften pozitime doğru tırmanıp çok büyük ihtimalle yarın nötre ulaşacağını görüyoruz. Bugün bir soğuma var 3-4 derecelik ancak kar yağışı için yeterli değil. Önümüzdeki bir kaç gün içinde çok büyük bir sürpriz olmazsa İstanbul’da kar yağışı göremeyeceğiz. Dikkatimi çekti. Belirtmek istedim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Teşekkürler. Alkım hocam, GIMP diye çok hafif bir program var, böyle resimleri orasından burasından kolaylıkla kırpabilir, üzerlerine bir şeyler yazıp çizebilirsin istersen.

  26. *sessizlik dedi ki:

    sanki bu hava koşulları en az 1 hafta daha sürecek gibi gözüküyor çünkü doğru düzgün yağış yok. yıllardır benim gözlemlediğim kışın artık bu vakitlerinde denizlerde soğumasını tamamlamaya yaklaştığı zamanlarda güneyli akımlarla kuvvetli yağmur gelir ve bunun ardından hava karayel le başlayan süreç içerisinde güzel soğuk yapar ve gücü yeterse kar inebilir illa tutacak demiyorum ama bu uzun zamandır gerçekleşmedi. ben sabırla böyle bir sistem beklemekteyim açıkçası direk bir soğuk yerine önce ılık bir hava ondan sonra altın vuruşu beklemekteyim 🙂 tabii ki bu yorumlarım benim izmir’de gözlemlediğim bir durumdur. veriler ne diyor orası ayrı..

    • grhc dedi ki:

      daha çooook bekleyeceğiz bu gidişle 😦

    • huso dedi ki:

      Hocam selam 🙂 ben de izmir’de yaşıyordum ama iş için 8 sene önce istanbul’a taşındım, kar konusunda birkaç sene öncesine kadar gayet mutluydum son bi iki senedir adam gibi kış olmuyor maalesef 😦 gerçi iyi yönünden bakmak lazım ısınma problemi ortadan kalkıyor maddi açıdan belki de böylesi daha iyidir 🙂 izmir’de pek bişi beklememek lazım ben çok bekledim oranın iklimi yetersiz kar için 🙂

      • *sessizlik dedi ki:

        benimki de böyle bir sevda işte izmir’e kar yağması… neden olmasın.. yoksa uludağ’a gidip kar ihtiyacımı giderebilirim 🙂

  27. ALKIM dedi ki:

    2010 Aralık ayı sıcaklık analizine http://dmi.gov.tr/veridegerlendirme/sicaklik-analizi.aspx linkinden ulaşabilirsiniz. Aşağıdaki değerler sırasıyla o istasyonun uzun yıllar max.-Aralık 2010 max. ve ikisi arasındaki farkını içeriyor. Bir çoğunuzun bildiği üzere rekorlar kırıldı ama bu derece büyük farklarla kırılan rekorlar bana çok ilginç geldi. Liste çok uzun. Ben 5 tanesini aldım örnek vermek amacıyla.
    BİNGÖL 15.2 22.8 7.6
    AKCAKOCA 24.4 30.8 6.4
    CİZRE 22.6 28.7 6.1
    ADIYAMAN 20.8 26.5 5.7
    İSTANBUL-SARIYER 21.5 25.8 4.3

    • Havadelisi dedi ki:

      Bingöl rekoru 7.6 derece geliştirmiş… Hakikaten aşırı. Doping yapmış gibi.

    • bozlakgençlik40 dedi ki:

      İstanbul’da 11 adet istasyon mevcut olmasına rağmen sadece Sarıyer’in rekorunu azımsanmıyacak bir şekilde tam 4.3 C artırması beni bu kayıtların doğru tutulduğu konusunda bir hayli şüphelendirdi.

  28. bulut75 dedi ki:

    Ozan bu linkteki okyanus suyu sıcaklığı normal midir? Örneğin Fransa’nın kuzey kıyılarına kadar inen soğuk su normal midir. Yoksa bu sınır geçmiş yıllarda daha güneyde miydi?

    • Havadelisi dedi ki:

      Sıcaklıklara bakman bir şey ifade etmez bulut75, sıcaklığın normalden farkına bakmalısın. Ona da şu yazımdan ulaşacaksın. “Full Global”ı seç en son tarihten. Bu çıkacak. Üzerine tıklayıp büyüt.

      1

      Gördüğün gibi İngiltere civarı normalden epey soğuk, ama bu da normal hava çok soğuktu Aralık boyunca. Başka bir anormallik yok Atlantik’te.

  29. Murat DEMİR dedi ki:

    Değerli paylaşımcılar;

    Son yıllarda (17 Ağustos 1999’dan sonra) alanında uzman olan, olduğunu iddia eden ya da bu işi hiç bilmeyen kişiler belki paranoya düşüncelerini, belki gerçekten belli bir kaynağa dayalı fikirlerini çeşitli yayın araçları ile kamuoyuna sundular. 17 Ağustos depreminden sonra kamuoyuna bu konuda demeç veren bir çok isim duydum. Bu demeç veren kişilerin eğitimi sıfatı ne olursa olsun hiçbir zaman itibar etmedim.. Örnek olarak ; İstanbul 2 yıl içinde deprem beklemektedir, önümüzdeki yıllarda İstanbul için olası bir deprem söz konusudur. İstanbul’da 1 yıl içinde en az 6.5 şiddetinde deprem bekleniyor… v.b gibi söylemler 70 milyona aktarılmıştır. Sonuç olarak, deprem uzmanlarının o zamanki yaptıkları konuşmalar, bugün yerini bulmadı. ‘Tutarlı’ değildiler.

    Bu olaylardan çıkardığım mantık şudur; 1 yıl içinde deprem olacak dediğim zaman olmalıdır. 1 yıl içinde olacak dediğim halde olmamışsa kesinlikle bu konu hakkında kamu oyunda konuşma hakkına sahip değilimdir. Bu mantık çerçevesinde hiçbir güç beni, kim olursa olsun deprem ile ilgili söylemlere inandıramaz. Olay çok basit, çeşitli kaynaklar bir bölgenin deprem bölgesi olduğunu verebilir. Deprem bölgesi olması, o bölgede deprem olacak anlamına gelmez. Söylenebilecek en güzel söz ‘her an olabilir’ ve ‘olmayabilir de’. Yine bu sözler, deprem bölgesi olmayan yerler için de geçerlidir. Nitekim inanıyorum ki, sizler de ben gibi, eğitimi, sıfatı ne olursa olsun bu kişilere inanmıyorsunuz.

    Hava olayı da aynı verdiğim örneğe benzemektedir. Sanırım hepimizin de savunduğu bu ‘tutarlılık’ tır. Kamu oyuna hitap ettiğimiz düşünülürse yorum yaparken paylaşımda bulunurken dikkat, dikkat, dikkat … Saygılarımla.

    • Havadelisi dedi ki:

      Söylediğiniz hususa bu blogu açtığımdan beri azami ölçüde dikkat ediyorum, hatta o kadar dikkat ediyorum ki zaman zaman tepkiler de alıyorum.

      Bu kadar dikkat etmemin sebebi de, müneccimlerle, bilgisiz insanları kendilerine inandırmaya çalışanlarla mücadeleyi görev saymamdır. Bazıları bunu “seviyeyi düşürmek” olarak görüyor olabilirler, kendi fikirleridir. Ama ben etliye sütlüye karışmayan, tatlı su bilim insanı olamam, kişiliğim müsait değil. Kızdığım, müdahale etme gereği duyduğum, sorumluluk alanıma giren olaylar var. Bu yüzden, şüpheniz olmasın. Hatırlatmanız ve uyarınız için teşekkür ederim, iyi günler.

  30. lwhitefox dedi ki:

    Şu anda karşı karşıya kalmış olduğum durumu paint kullanarak çizimini yaptım.

    1

    Gece Bilkent’te sis vardı, sabah saatlerinde yer seviyesinde kayboldu ama yukarıda etkisini sürdürüyor Bu şekilde durduğu için, hava aşağıdan bakınca kapalı gözüküyor. Şahsen ben bu durumu sağlıklı biçimde tahmin edemiyorum.

    Bu konuda fikri olan var mı? Bugün Ankara tahminimde havayı parçalı bulutlu gösterdim, aslında öyle ama “bu enverziyonun üstü parçalı bulutlu”. Tahmini değiştirip kapalı da göstermek istemiyorum. Çünkü, enverziyonun üstündeki hava durumu kapalı değil.

    Aşağıdaki de uydu görüntüsü. Bu yeryüzüne değmeyen stratus bulutları, özellikle İç Anadolu’nun batısında hafif saydam biçimde gözüküyor.
    2

    Evet, bu yukarı enverziyonu bilebilmenin ölçütleri var mı?

    (NOT: Bundan sonra tam adımı kullanmayacağım, bu kullanıcı adımın “Mehmet Can Tanyeri” olduğu bilinsin)

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben puslu ya da kapalı gösterirdim, çünkü pratikte öyle… Tahmini zor bir hadise, açıkçası neyi kullanarak bunun oluşacağını bilebilirsin, bilemiyorum. Sis de aslında şimdi izlediğin stratus bulutu zaten, bazen seviyesi yükseliyor böyle. Almanlar “hochnebel” (yüksek sis) derler.

    • lwhitefox dedi ki:

      Ozan Hocam, peki sounding haritaları işe yarayabilir mi ?

      Burada 850 hPa’da çiy noktası ile gerçek sıcaklık arasındaki fark azalmış. Durumu açıklayabilir.

  31. Santiago dedi ki:

    Bu sonbahardan itibaren takip ettiğim Havaturka sitesinde (son iki günü rezalet derecesinde olmak üzere) yaklaşık iki haftadır yoğun polemik ve eleştirilerin baş hedeflerinden birisiyim. Suçum ise site sahibine ve yazarlardan birisine tahminlerinin arkasında durmaları gerektiğini ifade etmem ve 09.01.2011 pazar günü bizi haksız çıkarttığı iddia edilen AO diyagramlarının belgelerle beraber aslında onları haksız çıkardığını göstermemdir. Bunun dışında 20 Ocak’ta bekledikleri sistemle ilgili herhangi bir olumsuz eleştirim olmamıştır, itirazım verilerdeki tüm değişimleri kendi lehlerine çevirip sürekli zeytinyağı gibi üste çıkmalarınadır. Ortada fol ve yumurta yokken servis edilen hayali sistemler için söylenen “ertelendi”, “öne kaydı” gibi terimler de cabası. Peki biz bunları söyledikten sonra ne oluyor? Kısaca özetleyeyim; 3-4 modelde bir soğuk hava dalgaları Türkiye’yi istila ediyor, ve tüm kinlerini üstümüze kusuyorlar. Havaankara arkadaşımızın şu yorumunda belirttiği gibi ılıkçı da oluyoruz, provokatör de oluyoruz, dansöz de oluyoruz. Modellerin bize “kapak olmasını” (onların tabiridir) söylemiyorum bile. Buradan benim çıkardığım sonuç; Havaturka ailesinin huzurunu kaçırıyoruz, insanlara ekmek vermeyip ekmeği kazanmasını öğretiyoruz, kafalarda soru işaretleri oluşturuyoruz. Bundan dolayı ortaya bir tahmin atıp onu 5-6 gün ileri-geri oynatmaları da zorlaşıyor, pervasızca hakaret ediyorlar. Bu tip şeylere belki onlar alışık olabilirler ancak ben yıpranıyorum ve benim yüzümden başta Havadelisi arkadaşımız olmak üzere tüm blog hedef gösteriliyor. Bu yüzden hepinizden özür diliyor, Havaturka’yı da mutlu olmayı başarabildikleri monarşik yönetimiyle başbaşa bırakıp sitelerinde yorum yapmayı kesiyorum. Allah sistemlerini bekleyenlere sabır versin. (Bu konuyla ilgili son yorumumdur)

    • welbane dedi ki:

      “Ne efsunkar imişsin ey didar-ı kar!” Kardan kıştan sistemden nefret etme noktasına geldim artık. Ne karmış be şu kar, bir kişiliği varsa kimbilir neresiyle nasıl gülüyordur bize. Onun aşkına saatler ayrılarak hazırlanan tablolar, arşivlerde geçirilen uzun süreler, gfs-diagram-endeks güncellemelerini kovalayarak geçen günler ve muhtemelen bunların hiçbirini yapmayanların hoop koynuna düşüveren bize de dirseğini gösteren sistemler. Yalan dünya işte n’olacak, her yerde oldugu gibi burda da adalet yok. Bu geceki umuda yolculuğun adı 24 Ocak, bakalım ne kadar sürecek? Bu arada Santiago hocam hiç boşuna sıkma canını. Aslında şefleri de kendisini körü körüne destekleyenlerle mantığını terketmeyi reddedenler arasındaki farkın gayet farkında. Biraz da o yuzden bu hırçınlık..

  32. ayrıntı dedi ki:

    Dmi’nin yaptığı kar merkezleri tahmininden biri (Palandöken) ile kar tahmini ile uğraşan bir sitenin (http://www.snow-forecast.com) yaptığı tahmini takdirlerinize sunuyorum. Ticari olan site GFS verileri üzerinden (Türkiye genelinde 18 merkez için -Davraz, Erciyes, Ilgaz, Kartalkaya, Kartepe, Palandöken, Saklıkent, Sarıkamış, Uludağ, Ağrı Dağı, Bitlis Sapgör, Bozdağ, Elmadağ, Karboğazı, Keltepe, Heliski-Ayder, Heliski-Ikizdere ve Zigana), aşağıdaki örnekte Palandökende 2100, 2600 ve 3100 m. yüksekliklerde 6 parametre için ve günü 3’e bölerek tahmin yapıyor (sıcaklık, hava durumu, rüzgar, kar yüksekliği-cm, hissedilen sıcaklık, donma seviyesi). DMİ ise 9 merkez için (Davraz, Erciyes, Ilgaz, Kartalkaya, Kartepe, Palandöken, Saklıkent, Sarıkamış ve Uludağ ) sıcaklık ve hava durumu (2 parametre) ile 5 gün tahmin yapıyor.

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Merhaba, lütfen sürekli aynı rumuzu kullanın, böylece kim olduğunuzu anlayabilelim. Teşekkürler.

      DMİ’den artık pek bir şey beklemediğim için ayrıntısız ve isabetsiz tahminlerini garipsemiyorum. Fakat şunu söyleyeyim, İsviçre’de buranın DMİ’sinin yaptığı kayak merkezi tahminleri de oldukça ayrıntısız. Snow forecast ise GFS çıktılarından otomatik tahmin yaptığı için bunları süsleyip ayrıntılayıp sunmaları çok daha kolay. İnsan emeği ve yorumu pek yok o tahminlerde, cafcaflı görünen ama makina işi, oldukça “ham” tahminler.

  33. ALKIM dedi ki:

    Ozan Mert Göktürk’e hitap ederken kullanacağınız şekli belirlemekte elbet serbestsiniz ancak kişisel olarak rica edeceğim, lütfen üstadım yerine hocam deyin, abi deyin veya direkt Ozan deyin. En güzeli hocam bence, sonuçta akademik kariyer yapmakta olan birisi kendisi. Lütfen üstad filan demeyin, vallahi sinirim bozuluyor bu kelimeyi görünce.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok güzel öneri, teşekkür ederim 🙂 Ozan diyebilir herkes, benim için sorun yok. ODTÜ’de herkes birbirine hocam derdi, o sözü o yüzden de severim, ama öyle bir beklentim yok. Üstadlık ise başkalarına kalabilir.

    • AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

      Alkım kardeş yazını okuduğumda ilk önce hiç hoşuma gitmedi. Ancak merak edip lügat manasını araştırdığımda kendime de bir özeleştiride bulunmak zorunda kaldım. Bu ifadenin aslında bir işin ehli manasına gelen usta kelimesinden geldiği fakat zamanla anlam ve ses kaybına uğrayarak zaman zaman bilerek veya bilmeyerek alaycı bir edayla söylenebilen bir kafa bulma terimi olduğunu tespit ettim. Ancak elbette ki ameller niyetlere göredir. Bir diğer manası ise kişinin yaptığı işler üst düzey bir tad bırakıyorsa demektir. Ben elbetteki bu ifadeyi son tanıma göre kullandım. Fakat bu ifadenin başka başka manalara gelmesi de canımı sıktığından bence bu hatırlatman oldukça yerinde oldu. Ozan hocamız da böyle istediğine göre mesele kapanmıştır.

    • havaankara dedi ki:

      Tamam Üstad. 🙂 🙂 Şaka şaka. Bir ODTÜ’lü olarak Hocam demeyi daha çok severim. Ancak şunu da belirtmemde fayda var. Kamuda Üstad kelimesi çok yaygındır. Özellikle Maliye’de, BDDK’da müfettişliklerin çoğunda yeni girenler eskilere Üstad diye hitap ederler.

  34. havaankara dedi ki:

    1

    Üstad, güneybatı Avrupa’ya sarkma hala aynı şekilde 18Z’de 21.01.2011:12Z için. Ama biraz farklı basınçlardaki yerleşim farkından dolayı. Bize doğru gelmiş biraz. Sürpriz olabilir. – (uzatmayalım konuyu bence artık – Havadelisi)

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet… ama çoğu run batıya kaydırıyordu, çok ümitlenmemek lazım. Takibe devam.

    • havaankara dedi ki:

      Haklısın Üstad. Ben de bazen alamıyorum kendimi. Biraz da uyku vaktim gelip geçti. Ondan dolayı. Yarın çok daha sakin olurum. İyi geceler.

    • havaankara dedi ki:

      Resim1 , Resim2.

      00Z ve 06Z run’ı da kararlı olarak aynı yöne sarkma göstermekte. Bakalım bize doğru kayabilecek mi? Alçak basınç biraz daha bize doğru gelse fena olmaz.

  35. havaankara dedi ki:

    Bu insanlar bizi hep yanlış anlayacak. Artık eminim bundan. Ne yazdığımızı ne savunduğumuzu okumadan, bilmeden ılıkçı diyorlar ya. Bilmiyorlar kar görmek uğruna bir haftasonumda burdan 800 km yol gidip köye dağın başına çıktığımı. Sonra çıkıp modellere göre değişiyor bunlar diyorlar. Asıl her model çıktığında diğer model çıkana kadar değerlendirmesini yapanlar onlar değil mi? Tamam, illa birşeyler diyecekseniz ılıkçı demeyin bari. Uzun vadeli tahmin yapmayı bilecek kapasiteleri yok onların, “nowcast” yapabilirler ancak deyin. Ne bileyim, onlar enverziyoncu, nemci deyin. Onların kapasitesi 1-2 günü tahmin edecek kadar deyin. Ama ılıkçı demeyin. Tamam, yeri gelir ılık havayı da severiz ama karı daha çok severiz biz ya. Siz karı sevdiğiniz için değil, birilerinin tahminleri doğru çıksın diye istiyorsunuz galiba. Yahu bir bakın kar istiyor muyuz istemiyor muyuz? Okumuyorsunuz kardeşim. O kadar basit. Yahu Üstad söyle. Biz mi kendimizi anlatamıyoruz, bunlar mı anlamak istemiyor?

    • Havadelisi dedi ki:

      Gerçeklerle değil, hayallerle mutlu oluyorlar. Hayallerini yıkmaya çalışanları da sevmiyorlar işte. Yapacak bir şey yok.

      • serkan dedi ki:

        umut fakirin ekmeği hocam elden ne gelir kar severlerin tek arzusu güzel kar yağışları bu sene bu güzelliği yaşarız umarım. hepinize iyi çalışmalar

  36. *sessizlik dedi ki:

    sayın forum yazarları bilgi paylaşanları,

    size ciddi bir tavsiyede bulunmak istiyorum. havaturka’daki sataşmalara bence hiiiiç cevap vermenize gerek yok hatta yorum yapacaksanız da o kişiler yokmuş gibi davranın. arkadaşlar sizden prim yapmaya çalışıyor ve yaşları da biraz küçük sanırım çünkü tartışma uslubunu bilmiyorlar.
    onlar tabii ki 15 günlük hatta yıllık öngörüde bulunmakta serbestler bırakın istediklerini alsınlar (umut) ama siz bilimsel verilerin sizce olgunlaşmasını bekleyerek ciddi yorumlar yapmaya devam edin ki saygınlığınız hep daim olsun.. bence çizginizden sapmayın popülizm yapmaya gerek yok bilen neyin ne olduğunu biliyo zaten.. günlerdir inanın tüm yorumları yazılanları okuyorum tek kelime yazmadım ama şimdi kaotik bi ortama sürüklenmenizi istemediğim için iyi niyetli olarak bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim akıl vermek haddime değil yanlış anlaşılmak istemem buradaki herkes aklı başında ve benden daha zeki insanlar. her neyse ben sabırla sizden gelecek güzel haberleri(kar :)) bekliyorum. saygılarımla.

  37. AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

    Bu hava tahminleri artık fal bakmaya benzedi. Niyet tutup fal bakacağımıza herhalde neyse hayatımız çıksın o falımız diyeceğiz galiba. Başka bir deyişle olacağı değil olanı değerlendirerek başka başka bilimsel sonuçlara ulaşacağız. Zaten bu sayfayı o yüzden seviyorum. DMİ’nin neden en fazla 5 günlük tahmin yaptığını şimdi daha iyi anlıyorum. Hani hep deniyor ya Batı Avrupa’da yüksek basınç varsa kuzeydeki soğuk sistem Balkanlara doğru iner. Uzun vadeli modellerde bu durum aynen var ama üstadım bu sizin çizdiğiniz yılanın gözünü kör etmişler yolunu şaşırmış. Ben hep derim imkanlarını kendin yaratacaksın. Mesala şu an Samsun Çarşamba’da işyerindeyim ve dışarıda sıcaklık 5 derece civarında. Ve de kimsenin umursamadığı bu sıradan sistem sayesinde ben yarın kartopu yapmayı deneyeceğim. Nasıl mı? Ben biraz da tecrübeme bakıyorum. Bu kuzeyden gelen sistemler ne kadar zayıf olsa bile bir şekilde sıcaklığı düşürüyor. Evet belki bulunduğum yerde kar yağmayacak ama yarın Belediye Evleri istikametinden yeni kurulan ve inşaatı devam eden 480 rakımlı Başarı Üniversitesine gideceğim. Arabamla 9 dakikada çıkıyorum. Orada her zaman içtiğim şifalı bir su var. O suyu içerken bir taraftan da kar yağışını izleyeceğim. Ayrıca o üniversitede okuyacak bir kar sevdalısı varsa çok şanslı. Zira bu bölgede gözlemlediğim hava olaylarında döngü hiç bozulmuyor. Üstadım burada size de birşey sormak istiyorum. Eğer 500 rakıma kadar dağlara sis çökerse genel olarak gece ile gündüz arasında fazla bir sıcaklık farkı olmuyor. Mesala Çarşamba ilçesi denize sıfır olmasına rağmen açık havalarda Samsun’a nazaran 6-7 derece daha soğuk oluyor. Ancak tepelere eğer sis çöktü ise sıcaklıklar aynı. Güneybatı rüzgarını gören kısımlarda ise en yüksek sıcaklıklar yaşanıyor. Fakat kar yağışına gelince Samsun’da 10 cm varsa Çarşamba’da inanın en az 40 cm oluyor genellikle. Ancak Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Gelencik ve Tuapse arasında 50 km mesafe olmasına rağmen hava nasıl olursa olsun bazan 15 dereceye yaklaşan sıcaklık farkları oluşuyor. Kafkas Dağları ile alakalı olduğunu sanıyorum. Bunu sadece sizlerle paylaşmak istedim. Şu an dışarıda bulutlar en az 2000 m. de ve sıcaklık düşüşü de devam ediyor. Benimki amatörce bir tecrübe. Bulut yüksekliğinin sıcaklığa etkisini bilimselleştirirseniz sevinirim. Selamlar.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çarşamba denize sıfır demişsiniz ama epey içerde gözüküyor?

      1

      Epey dedim, çünkü bu kadarcık içeride olması bile hava açıkken karasallığın oluşması için yeterlidir. Tepelere sis çökünce Karadeniz hakimiyeti geri gelmiş demektir ki bu da zaten Samsun’la Çarşamba arasında böyle durumlarda sıcaklık farkı olmamasını açıklar.

      480 rakımda iyi eğlenceler dilerim 🙂 Benim yaşadığım yerde de şehrin içinde 850 metre rakımlı bir tepe var (şehir 550’de), kar yağınca oraya gidiyorum. Çok fark ediyor 🙂

      • AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

        Denize sıfır derken aslında rakımın sıfır olduğunu kastetmiştim. Böylelikle bu hatamı da düzelteyim.

    • havaankara dedi ki:

      Nem demek sıcaklık farkının az olması demektir. Zaten Karadeniz bölgesinde genel olarak gece gündüz ve yaz kış sıcaklık farkının az olmasının nedeni nemdir. Nem ısıyı tutar ve çabuk bırakmaz. Sıcaklığı dengeler yani. Sis demek de nem demektir(sıcaklık düşükse nem miktarı azdır ama). Çöken sis açık havada daha fazla olan ısı kaybını engeller. Bu önemli bir faktördür diye düşünüyorum. Kar yağışındaki farkın Samsun Merkez ile Çarşamba’nın denize göre konumundan ve çeverindeki yükseltilerden kaynaklandığını düşünüyorum. En azından ilk aklıma gelen bu. Eğer düşündüğüm doğru ise Bafra ve Alaçam’ın da kar yağışı olduğu zamanlarda iyi kar alıyor alması lazım. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

      • AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

        Bafra ile Çarşamba İlçesinin hem denize hemde dağlara olan konumu aynı olduğundan iklim de tıpatıp aynı.

  38. Havadelisi dedi ki:

    İtiraf edeyim, ben de eğer şu işlerden anlamayan bir Türk kar severi olsam, her türlü komplo teorisini, Hans faktörünü filan ciddiye almaya başlardım. Bu nedir yahu? Kıtada adam gibi soğuk yok, ama 850 mb’daki -5 çizgisi gene kıvrıla kıvrıla İspanya’ya kadar iniyor! Yuh artık. GFS 162. saat:

    1

    • mertist dedi ki:

      aman üstadım alıştık biz modeller iyi çıkınca şaşırıyoruz zaten. benden de bir yuh gelsin bari. peki bu işlerden anlayan biri olarak neye bağlıyorsunuz bunu. şöyle bir şey doğru olabilir mi? kuzey yarımkürede belli bir miktar soğuk var ve o soğuk ağırlıklı olarak bir tarafa akıyor yani aynı enlemdeki birçok yerde aynı derece de şiddetli soğuk yaşanabilir mi?

      • Havadelisi dedi ki:

        Doğru yorum yapmışsın, paternlerin (özellikle AO-NAO) negatif ısrarı yüzünden hep bir tarafa akıyor. Gerçi yine düzelme var, mesela İngiltere’ye akmayacak da önümüdeki günlerde güneye inecek olan soğuklar, Avrupa’yı sanki biraz daha ortalayacak gibi… Ama kesin bir şey bunun için bile söylenemez. Son söylediğin ise nadiren oluşur.

      • eRCaN dedi ki:

        İşin garibi ,geçen yıl olsun önceki yıllar olsun Gfs üzerimize 200’den sonraki saatlerinde güçlü soğukları iterdi ve 850 hpa’da -15’leri hatta -20’leri görürdük her ne kadar tutmasa bile. Ama bu sene tesadüf müdür bilmiyorum, sadece aralık ayında bunu bir miktar yaptı ki o da yanlış hatırlamıyorsam 13 gün kadar önce -12’leri soktu gerçi gerçekleşmedi o ayrı. Bu sene ocak ortasında olmamıza rağmen model bize öyle bir görünüm hiç vermedi. Garip gerçekten.

    • Santiago dedi ki:

      Benim görüşümü sorarsan; bu sene soğuklar Güney Avrupa’ya pek uğramadı. Türkiye, İtalya (kuzeyi hariç) ve İspanya’da tek tük sistem dışında pek bir şey olmadı. O yılan bence döner dolaşır yine inmez güneye 🙂 Negatif NAO rezil bir olaymış, umarım tekrar yaşamayız.. Bir de şu sorum var, İskandinavya’nın kuzeyinde bir kara parçası olsa soğuk hava dalgaları Avrupa kıtasını daha çok etkilemez miydi? Böyle olunca biz de aynı enlemdeki New York kadar, hatta en az New York kadar kar yağışı alırdık..

      • Havadelisi dedi ki:

        Ben yılanın güney değil de, batı aşkına vurgu yapmıştım aslında 🙂 Ama haklısın.

        Tabii ki, eğer İskandinavya’nın çevresinde (belki daha çok batısında) kara parçası olsa işler değişirdi. İngiltere için de aynı şey geçerli. Kışın ne kadar kara parçası o kadar soğuk…

    • havaankara dedi ki:

      1

      Abi, 12Z modelinde de aynı çıktı var. Gün içinde 0Z ve 06Z 21 Ocak 12Z için tahminini yüklemiştim. 12Z modelinde 21 Ocak için yine çok benzer bir durum var. Maalesef bize dönemiyor bir türlü. Acaba son anda bir sürpriz yapar mı? Bekleyip göreceğiz.

      • carcass dedi ki:

        Önceden gözüküp sonradan caymasındansa, önce gözükmeyip sonradan bize gelmesi kesinlikle çok daha yerinde olur 🙂 tabii olursa…

    • Ankaragücü dedi ki:

      Ozan bey ilginç olan şu. Son bir haftadır ağırlıklı olarak GFS ana çıktısı sürekli en sıcak senaryolardan birisine sahip. Diyagram ortalamalarına daha yakın olması gerekmez mi? (hayır gerekmez, bu yazıyı okuyun – Havadelisi) Ayrıca son güncellemede 3 gün sonrası için bile en sıcak – en soğuk senaryo Ankara diagramı için 850 hpa da 13 dereceye varıyor.
      Öte yandan Ao ve Nao mevcut konumları ve ağırlıklı tahminleri ile gfs çıktılarının zıtlığı hakkında siz ne düşünüyorsunuz merak ediyorum. (NAO ve AO’nun bizim coğrafyamız için her şey demek olmadığının en iyi örneği işte – Havadelisi)

      • havaankara dedi ki:

        Ekonometri’de “Time Series Forecasting” diye bir bölüm vardır. Öğrencileri çok uğraştırır. Hatta bazen sabahlara kadar ödev yaptırtır :). Bu modellerde ortalama esastır ve geçmişteki veriler geleceği tahmin etmek için kullanılır. Göründüğü kadar basit değildir. AR, MA, ARIMA, ARMA… uzar gider. Hepsi matematiksel modellerdir aslında.

        Emin değilim ama GFS’te bir şekilde bundan faydalanıldığını düşünüyorum. Belki de ana çıktıdan farklı olarak diğer çıktıların çözünürlüğünün düşük olmasından dolayı “Time Series Forecasting”girdisinden fazla etkilenmeleri olabilir mi acaba?

        • Havadelisi dedi ki:

          Bildiğim kadarıyla sadece fizik denklemlerinden yararlanılıyor GFS’de. Time Series’e girmiyorlar.

          • havaankara dedi ki:

            Kullandıkları verilere baktım. Ben de göremedim ama bir şekilde faydalandıklarını düşünüyorum. Ama emin değilim tabi ki. Şimdilik kullanmadıklarını varsayıyorum o zaman. 🙂

  39. doğu dedi ki:

    Ozan bey; bu tropikal fırtınalar veya demin de ufak bir araştırma şansına ulaştığım hurricane (kasırga) denilen devasa çaplı fırtınalardan, ülkemizin etkilenmişliği veya etkilenmemiş ise etkilenme olasılığı var mıdır ? Yaz veya kış olması fark eder mi? Böyle bir ihtimal ancak küresel bir iklim değişikliğiyle mi olabilir ? Çok merak ettiğim bir konu da bu;cevaplarsanız çok sevinirim.Teşekkür ederim..

    • Havadelisi dedi ki:

      Tropikal fırtınalar ve bunların daha büyüğü olan kasırgalar tropik bölgelerde deniz üzerinde oluşurlar ve denizden beslenirler. Deniz üzerinden kuzeye doğru yol bulurlarsa kuzeydeki yerleri de etkilerler (mesele ABD). Bizim tropik denizlerle su yolumuz olmadığından iklim değişimi de olsa Türkiye bunlardan etkilenmez. Bu ancak Afrika kıtasını kaldırırsanız olabilir.

      Tropik oluşumlara “benzer” oluşumlar ise Karadeniz’de ve Akdeniz’de meydana gelmektedir ama bunların mekanizmaları farklıdır.

      • dogu dedi ki:

        Çok teşekkürler..:) Bu arada sitenizden çok memnunum. Çünkü burada her şey amacına uygun sapmadan yapılıyor ve oldukça öğretici. Çok yazmayan ama takipçi bir kar ve meteoroloji hastası olarak, ben de ayrıca bu konuda teşekkür etmek istedim. İyi ki varsınız 🙂

        Peki; Akdeniz veya Karadeniz’de oluşmuş ve efsaneleşmiş bir kasırga var mı, bilginiz var mı bu konuda? Bunun gerçekleşme olasılığı var mıdır?

  40. Santiago dedi ki:

    “Yorumsuz Yorum Vol.2”

    Bu yorumlara istinaden paylaşılmıştır:
    Yorum 1, Yorum 2

    Bestekar: AO
    Şarkı Adı: İndim Dereye Taş Bulamadım 🙂

    1

  41. karsever81 dedi ki:

    “Actually my fear is that further south where winter never got a foothold, its a case of delayed, not denied and from Spain to Turkey, winters worst has yet to occur. But I am not sure about that.” (Bastardi’den alıntı)

    Daha gecenlerde bu adam bızım de ulkemızı belırterek, kışın en soguk tarafı olcak demıyor muydu? Sımdı ne oldu kararsız hale geldı işte. O zaman Ozan ustad gıbı son 3-4 gune kadar kesın tahmın yapmayacaksın veya dıyeceksın ki, beklenti bu yonde ancak hava bu degısebılır, bunu da bilin diye acıklama getıreceksın. Bu kadar basit. Sevgiler…

  42. havaankara dedi ki:

    Arkadaşlar. Bu arada maalesef Ankara radarı en az bir ay kadar daha bekleyecekmiş. Bir ay da en iyi olasılıkla 😦

  43. havaankara dedi ki:

    AO ve NAO ya bakılırsa 20-22’si arası bir sarkma beklenebilir. Ama bu sarkmanın ne şekilde olacağı basınç merkezlerinin yerleşimine bağlı. Benim son birkaç modelde dikkatimi çeken şey sarkmanın Fransa, İtalya, kısacası Güneybatı Avrupa yönüne beklenmesi.
    1
    2
    3

    Yoksa uzun vadeli bir tahmin mi yapmış oldum????

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet kıtanın tekrar soğuyacağı kesinleşmeye başladı. Bakalım ne taraf daha fazla etkilenecek.

      • grhc dedi ki:

        Piyango yine Avrupa’ya çıkar, biz de bakarız 😦

      • eRCaN dedi ki:

        Yukarıdaki resimde, kuzeyi (dünyanın çatısı) gösteren çıktı aslında birçok şeyi açıklıyor olabilir mi? Soğuğun güçlü tarafı Amerika taraflarında.Birkaç hafta önce de Uzakdoğu taraflarındaydı. Uzun zamandır takip ediyorum. Kuzeyimiz yani Kuzey Asya tarafları (Rusya,sibirya) bu bölgelerde aşırı soğuk gözükmüyor. Azor yb’ı istediğimiz konumu alsa bile bize ciddi soğukları itebilecek kadar güçlü soğuklar yok. İşin ehli değilim. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ayrıca dünyanın çatısının sıcaklık arşivi var mıdır? Geçmiş yıllarla bu yılların kıyaslamasını yapmak istiyorum.

        • Havadelisi dedi ki:

          Haklısın. Güçlü soğuk şu an gözükmüyor ama bu mevsimde oluşması da uzun sürmez. Arktik bölgenin sıcaklık arşivi burada.

          • eRCaN dedi ki:

            Teşekkür ederim ama ben daha çok gfs tarzı, soğukların ne yönde kaldığını ne yönde oluştuğunu gösteren bir arşiv istemiştim. Havadelisi bildiğin varsa paylaşırsan sevinirim.

            • Havadelisi dedi ki:

              Harita şeklinde bilmiyorum ne yazık ki.

            • karcı hakan dedi ki:

              Ben şöyle bir şey buldum. Bu adreste 2004-2011 yılları arasındaki arşiv var. Senin istediğin yer olan kuzey yarımkürenin çatı bölgelerinin arşivi. Buradan istediğin tarihe bakıp, açılan yerdeki 850 yazısına basman yeterli olacaktır. Umarım istediğin arşivdir.

              • eRCaN dedi ki:

                Karcı Hakan çok teşekkür ederim, istediğime yakın bir arşiv bu. Hızlıca göz attım ve dediğimi destekler nitelikte. 2004 sisteminden önceki bir kaç tarihe baktım.Dediğim gibi bu seneye göre kuzeyimiz bayağı soğukmuş. En azından soğuk çekirdekler İskandinavya ve Rusya’nın kuzey batısına kadar oluşmuş..

                • karcı hakan dedi ki:

                  Daha eski tarihleri görebilseydik çok daha güzel olurdu. Ama güzel buldum. Geçmişteki Ao değerleri ve o gün gerçekleşen basınç dağılımları arasındaki ilişkiyi daha iyi anlayabiliriz bu arşivle.

  44. havaankara dedi ki:

    1
    Daha önce bu konu burda yine işlenmişti ama bir daha gündeme getirmek istedim. Gerçi verilen değerler gün içindeki en yüksek değerler ama yine de bana sis oluşması imkansız gibi gözüküyor. Hele 32 km/saat sert rüzgar olarak tabir ediliyor ki, sis varsa da dağılır. Sadece yüksek basınç var diye sis olur demek doğru değil bence.

    • Havadelisi dedi ki:

      Sis düşük sıcaklıkta da oluşabilir, ama soğuk hava daha az nem tutabildiği için olasılık düşüyor, bu doğru. Rüzgar hızı konusunda ise tamamen haklısın. Ciddiye alamıyorum artık DMİ’yi, bakmıyorum bile.

      • havaankara dedi ki:

        Kendimi DMİ’nin üzerine çok gidiyormuşum gibi hissediyorum ama ne yapayım. Benim ülkemin kurumu. Tek istediğim daha etkin çalışması. İnşallah o günleri de görürüz.

      • Yalnız şu da var, düşük sıcaklıkta hava çok daha kolay neme doyabiliyor. Aslında odaklanmamız gereken tek önemli nokta, yoğunlaşma noktası ile gerçek sıcaklık arasındaki farkının (dew-point depression) mümkün olduğunca az olması.

        Bu resim, dün kaldığım yurdun penceresinden çektiğim görüntü.

        1

        Resimde tepelerde sisin daha yoğun olduğu görülüyor, yükseklerde bu fark belli ki sıcaklığın daha düşük oluşu nedeniyle daha da azalmış.

        • Havadelisi dedi ki:

          Bravo, benim gözardı ettiğim bir noktaya çok güzel değinmişsin.

        • havaankara dedi ki:

          Evet. Bağıl nem de önemli. Taşıma kapasitesi azalıyor ama havadaki nem sabitse sıcaklık düşüşü ile bağıl nem artıyor. Sisle rüzgar ilişkisi ile ilgili olarak da, bugün Hacettepe’de maksimum rüzgar hızı 6km/saat olmuş. Yani sis için çok uygunmuş hava. Ama bugün rüzgar hızı 20 km/saate çıksa bu sis kalır mıydı acaba?

  45. Havadelisi dedi ki:

    Bern’de şu an saat 23.47 ve hava sıcaklığı +10.2 derece. Bern’in uzun yıllar Ocak ayı ortalama sıcaklığından 11 derece kadar yüksek. Kasım sonundan yılbaşına kadar soğuktan kırıldı buralar, yılbaşından bu yana ise akşamları dışarı çıkınca çiseleyen yağmur altında bir Akdeniz şehrinde yürüyormuş hissine kapılıyorum.

    • Behlül dedi ki:

      Hocam; buralar ekimden beri hep normallerinin üstünde 🙂 Oralar sıcak buralar sıcak bu soğuklar nerede? Kuzey yarımkürede artık aralık,ocak,şubat ayları sıcak aylar ilan edildide bizim mi haberimiz yok… 🙂

    • ALKIM dedi ki:

      Biz de mevsim normallerinin 2-3 derece üzerindeyiz bu ara takip ettiğin üzere. Ocak başında da biraz altında günler geçirdik. Ocak mevsim normallerinde kapanacak gibi yakın zamandaki soğumayla birlikte. Umarım ocağın son haftası şöyle güzel bir soğuk gelir de yerde kar görürüz.

      • grhc dedi ki:

        İnşAllah demekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Bekleyip göreceğiz bakalım ne olacak. Yoksa halimiz kötü, dağlarda bu kadar az kar olursa yazın susuz bile kalabiliriz.

      • Behlül dedi ki:

        Evet Alkım farkındayım hatta bunu itiraf etmiştim bir yorumumda.. Sezon başında mevsimlik tahminler yayınlandığında sıcaklıkların normaller ve altı, ama yağışın da normaller altı olduğu tahmininden sonra Ozan Bey’e şu soruyu sormuştum soğuk gelir yağışı yakalayamazsak ya da yağış gelir soğuğu yakalayamazsak ne olur hayal kırıklığı olur mu diye…. kendileri de kısaca olabilir demişti…

  46. Santiago dedi ki:

    70 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’nın ve 700 bin nüfuslu belki de adını sanını ilk defa duyduğunuz Güney Amerika ülkesi Guyana’nın radarları..

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Yazıklar olsun..

    • grhc dedi ki:

      biz de 21.yuzyilda saniyoruz kendimizi bu memlekette

    • welbane dedi ki:

      Aslında radarlar internette bozuk gorundugunde bile merkezde ve bolge istasyonlarında çalışıyormuş, yani ilgili kişiler gorebiliyorlar. Neden internette yok diye sordugunda dunyanın en garip sorusunu sormussun gibi bir yuz ifadesiyle karsılasman gayet olası. Ne desek az…

      • Candar dedi ki:

        Bunu bence Devlet Meteoroloji İşleri’nin gönderebileceğimiz en üst makamına göndermeliyiz…

        • carcass dedi ki:

          Değişen ne olacak ki?? Adam çayını yudumlayıp gazetesini okumaya devam edecektir…

    • BEHLÜL dedi ki:

      Bu ucube radarı ne yapmalı ?

  47. çihiro dedi ki:

    Aradım taradım ENSO’nun arşivini bulamadım. Günlük NAO-AO arşivi var ya şurada, işte bunun gibi istiyorum. Bulamadım 😦 Yardım eden olursa çok makbule geçer 🙂

    Düşündüm de aylık da olabilir. Her türlü ENSO arşivini istiyorum 😀

  48. havaankara dedi ki:

    Cevabını az çok tahmin ettiğim bir soru soracağım. Bizler, neden bu kadar uzun vadeli tahmin yapmak istiyoruz? (Artık ben elimden geldiği kadar yapmamaya çalışıyorum). Bizi bu kadar ileri tarihler için tahmin yapmaya iten sebepler neler? Uzun vadeli tahmin yapmak için ayırdığımız vaktin yarısını neden kısa vadeli tahminler için ayırmıyoruz. GFS dahil herkesin 10-15 saat öncesinden kar veya yağış göstediği bir zaman diliminde neden yağış almadığımızı niçin sorgulamıyoruz? Ülkemizin doğusundan bir türlü gitmeyen yüksek basıncın nedenini açıklarken niçin tek bir cümle ile yetiniyoruz veya neden konuşmuyoruz? Bir gün önceden DMİ ve GFS Anlara’yı 5-6 derece gösterirken neden 3 dereceyi geçemiyor veya GFS ve DMİ neden 5-6 derece gösteriyorlar, bunları neden konuşmuyoruz? Kısa vadeli tahmin yapabilmek daha önemli ve elzem değil mi?

    NOT: Bu sorularım genele sorulmuş sorulardır. Bu platformda zaten uzun vadeli tahmin yapılmıyor.

    • Havadelisi dedi ki:

      Bence bu, uzun vadeli tahmincilerin çoğunun hava olaylarına ilgisinin karla sınırlı olmasından kaynaklanıyor. Ayrıca bence kısa vade için daha nitelikli, elle tutulur ve detaylı bilgi sahibi olmak gerekiyor. Uzun vade için belirsizlik ve muğlaklık diz boyu olduğundan, bir şeyleri çok iyi öğrenmek gerekmiyor, kavramları yarım yamalak bilip sekiz yüz tane yorum yapmak mümkün olabiliyor. Bu sözlerimin kanıtını şunda bulabilirsiniz: Uzun vadeli tahmincilerin çoğu, önümüzdeki 3-5 günü büyük bir isabetle tahmin edebildiklerini iddia ederler ve bunun onları “sıktığını” söylerler. Buna karşılık önümüzdeki 2 günü ayrıntısıyla tahmin etmeye çalıştıklarında yarıdan çoğu çuvallayacaktır.

    • Santiago dedi ki:

      İnsanoğlu varoluşundan beri hep bilinmeyeni merak edip peşine düşmüştür.. Belki 50 yıl sonra 1 ay sonrasını tahmin etmek mümkün olabilecek, şimdinin mevsimlik tahminleri de belki 2 senelik tahminlere çıkabilecek. İnsanoğlu var oldukça bu devam edecek.. Ve o zamanda da, en uzun vadeli tahmini yapanlar daha çok rağbet görecektir, buna da eminim.. Tabii Havadelisi’nin bahsettiği “kar manyaklığı” kışın uzun vadecilerin daha çok hortlamasına yol açıyor..

      • ALKIM dedi ki:

        Meteoroloji biliminde farklı yöntemler geliştirilmediği sürece ben en azından Türkiye’de uzun vadede durumun pek fazla değişeceğini sanmıyorum. Şu anki gelişimin sebebi daha fazla istasyon, daha fazla veri ve bu veriler girilerek simule edilen olasılıklar anlayabildiğim kadarıyla. Yani yüksek çözünürlüklü dediğimiz model çıktıları bunları baz alıyor. Şu makalede yazdığına göre ülkemizde yeni meteoroloji istasyonları açılması şöyle dursun sayıları düşmeye devam ediyor. Son 6-7 yılda da durumun pek değişmediğini DMİ’nin sayfasındaki verilerden anlayabiliyoruz. Dolayısıyla bu bilimin Türkiye’de gelişmesini sağlayacak birinci derecede önemli yatırımlar yapılmıyor ama soracak olsanız süper bilgisayarlar var hem de bir sürü ve yeni alınan. Peki bu süper bilgisayarlar hangi süper verileri işleyecek? Yine soracak olsanız bir sürü yeni radar var hizmete alınan. (Ben sordum gerçi web siteleri üzerinden bir kaç defa, yasal hakkım olmasına rağmen cevap verme zahmetinde bulunmadılar). Az önce baktım başkentin radarı halen hizmet dışı. İnsaf be birader, senin başkentin orası. Jeopolitik olarak en stratejik bir kaç noktandan biri ama havayı koklayacak en önemli mekanizman çalışmıyor. E havayı koklayan adam da İstanbul’da yaşadığına göre anlık uyarıları kim yapacak. 🙂 Şimdi 31 Aralık 2010’da en güncel görüntüsü olan bu sayfada bir çoğunuzun bildiği üzere bir kaç gün sonra “Bakım çalışması devam ettiğinden güncel görüntü bulunmamaktadır” uyarısını göreceksiniz. Böylelikle ne kadar süredir devam ettiği bilinmeyen ve ne zaman sonlanacağı hakkında hiçbir ipucu vermeyen bir süreç başlamış olacak. Daha doğrusu zaten başlamış olan süreç muhtemelen tesadüfen “Bu radar neden çalışmıyor arkadaşlar? Bari şu son görüntüyü kaldırın da oraya açıklama koyun” diyen ve aslında radarın neden onarılamadığını merak etmekten ziyade iki haftadır devam eden bu beceriksizliği, bakım çalışması bahanesiyle örtmeye çalışan bir müdürün uyarısıyla boyut değiştirecek. Sonra bir gün o bakım(aslında onarım) çalışması bitecek ve radar belirsiz bir süre çalışacak, sonra yine bozulacak, yine çalışacak vesaire vesaire. Az önce linkini verdiğim makaleyi okursanız (ki daha önce de bu sayfalarda başka arkadaşlar tarafından da verilmişti) ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız. Kısacası meteoroloji biliminde yeni bir çığır açılır da veri gerektirmeyen veya az veri gerektiren tahmin yöntemleri geliştirilirse Türkiye’de de belki bilinmeyeni en fazla olan bu bilim gelişir, bir ay sonrası da tahmin edilebilir. Aksi takdirde yerimizde sayar, kendi yurdumuzun tahminlerini de komşu ülkelerin yüksek çözünürlüklü model çıktılarından takip etmeye devam ederiz diye düşünmekteyim.

        • Havadelisi dedi ki:

          DMİ’de yıllardır herhangi bir gelişme yok Alkım tahmin bakımından. Hatta kötüye gidiş var, izliyoruz, görüyoruz. DMİ sürekli otomatik istasyon (AVOS) alıyor o kadar (ihaleyle, anlarsın ya). AVOS ağının üçte biri çalışmıyor ya da verisi gösterilmiyor (doğudakiler kayıp). AVOS verileri modellere zaten yedilirilmiyor (yani veri asimilasyonu yok, normalde bu verilerin başlangıç koşullarında ve doğrulamada (validasyon) kullanılması gerekir, ama buna dair bir çalışma da yok), böylelikle tahmin bakımından hiçbir işe yaramıyorlar. Kendimiz teknoloji üretemediğimiz için onun bunun eskilerini kullanıyoruz, MM5’ı yani. MM5, tamamen dış kaynaklı başlangıç koşullarıyla çalıştırılıyor, onun için de pek bir işe yaramıyor. SKIRON’a bak bir de MM5’e bak.

          Bunları konuşacak kimseyi de bulamazsın ayrıca DMİ’de. Şuradan pay biç, böyle bir blog var, ve DMİ’den bir kişi bile tek bir yorum yazmadı daha, blog açılalı bir yıl oldu. Gelip eleştirsinler, küfür etsinler bana, “nereden biliyorsun arkadaşım” desinler. O da yok. Çünkü ilgilenen yok. Yok yok yok.

          • rainmann dedi ki:

            böyle bir blog olduğunu bilen var mıdır ki DMİ’de…bilim adamı kafası yerini memur kafasına bırakırsa başkent radarı daha uzuuun bir süre 31 aralık 2010’da kalır…o radar ki bizlerin ödediği vergiler ile alınmış…ama görün bakın temmuz ayında misler gibi çalışır….nerden nereye….hatırlıyorum da bundan 10 yıl önce DMİ HAVA TAHMİN MERKEZİNE direkt telefon açar-o gece nöbette kim varsa sohbet ederdik hava ile ilgili…ve sağolsun o dönemin abileri gece-gündüz ne zaman telefon edersem edeyim ankaranın önümüzdeki 1 haftalık tahminini detaylı anlatırlardı her Allah’ın günü….ve inanın bana tutarlılık oranı çok yüksekti…

          • Wind Chill dedi ki:

            DMİ, maalesef Türkiye’de devlet klasiği olan genel bürokratik mantıkla işliyor. Örneğin bazen televizyon kanallarından DMİ’ye hava durumu ile ilgili bağlantı oluyor, ordaki görevli adeta bürokratik bir şablonla soruları yanıtlıyor. Arada bir ııı… mııı… sesleri geliyor. Demek istediğim, adam ezberlediği raporu aynen aktarıyor. Ekstra soru sorulduğu zaman iki kelimeyi bir araya getirip konuşamıyor.

    • mertist dedi ki:

      belki de yakın gelecekte çok önemli bir hava olmamasından kaynaklanıyor olabilir. birçok insan daha ilginç şeyler bekliyor fırtına kar şimşek. hareketlilik insanları heyecanlandırıyor. yazın hava ile ilgili pek konuşulmaz dikkat edersiniz çünkü hep aynıdır sıcak ve sıcak.

      • Havadelisi dedi ki:

        Biz yazın da burdaydık, çok ilginç bir yazdı birçok yönden.

        • mertist dedi ki:

          evet bu yaz çok ilginç geçti ama ben genel olarak konuştum. genelde fazla aksiyon olmuyor sıcak hava dalgası ve yb.

  49. grhc dedi ki:

    Ocak da hüsranla bitecek bu gidişle. Geçen sene bu zamanlar Uludağ’da 1,5 mt kar vardı. Şimdi 50 cm, oğlum sorup duruyor kaç cm kar var baba diye, Şubat tatilinde hüsrana uğramasa bari.

    • havaankara dedi ki:

      Abi inşallah öyle olmaz. Şimdiden zaten Ocak’ın sonu için konuşmak doğru değil. modeller sürekli değişiyor. Diyagramlarda ortalamalar değişiyor. AO, NAO değişiyor. Dün akşam çok güzeldi modeller, bugün çok kötü. Yarın belki dünden daha güzel olur. Belki de olmaz. Ama ümitsizlik iyi değil. Yağmazsa da ne yapalım. Dünyanın sonu değil.

      • grhc dedi ki:

        Haklısın ama ben kendim için üzülmeyi bıraktım, oğlan için üzülüyorum hayalleri var, kayağın zevki de az karda bir şeye benzemez.

        • eRCaN dedi ki:

          Bu sene aralıkta Uludağ’a gideceğim diye kasımdan niyetlendim. Üç yıldır iş güç vs. nedenlerden dolayı gidememiştim. Bu sefer de adamakıllı kar olmadığından hala gidemedim. Sanırım şubatta gideceğim ama bu miktarda olursa kar kalınlığı gitmem. Dağlarda durum içler acısı yani.

          • grhc dedi ki:

            hadi kayak yapmayi gectik uludag bursa icin yeralti sularinin kaynagi kar olmazsa yeralti sulari da kalmaz

  50. Havadelisi dedi ki:

    Önceki yorum sayfasına sol alttaki Older Comments düğmesiyle ulaşabilirsiniz.

Yorumlar kapatıldı.