Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Wind Chill dedi ki:

    İç Anadolu’da dikkat çeken bir husus da, Yozgat ve Sivas arasında yağış ve sıcaklık farkı bu iki il merkezi hemen hemen aynı yüksekliğe sahip. Birincisi 1300 m, ikincisi ise 1285 m. Ama Yozgat Sivas kadar soğuk olmuyor. Örneğin Yozgat’ın Ocak ayı sıcaklık ortalaması -1.9 C iken, Sivas’ın ise -3.4 C. Burada topografyanın etkisi de olabilir. Örneğin Yozgat bir plato (Bozok Platosu) üzerinde, Sivas ise ovalık bir alanda kurulmuştur (Enverziyona açık). Fakat Yozgat kent merkezine de baktığımızda kentin bir çanak içersinde yer aldığını görürüz. Yağış bakımından da Yozgat: 525 mm (yıllık, Sivas ise 410 mm. Sıcaklık farkı örneğin şu anda daha dikkat çekici saat: 11.00 itibariyle yozgat 4 derece iken Sivas -8 C. Sayın Havadelisi ve diğer arkadaşlar, sizin yorumunuz nedir.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok güzel bilgiler vermişsiniz. Üzerinde düşünmek lazım. Diğer arkadaşların da yorumu olur belki.

    • çihiro dedi ki:

      Ben de anlam veremedim. Türkiye’de, birbirine yakın iki nokta arasındaki sıcaklık, yağış farkları benim hep ilgimi çekmiştir ama doğru düzgün bir açıklama getiremiyorum ben. İlgimi çekmekle kalıyor 🙂

    • havaankara dedi ki:

      1

      Nem farkı var. Bu da Sivası daha karasal yapıyor. Sıcaklık farkı fazla oluyor. Daha çabuk ısınıp daha çabuk soğuyor. Kışın ısınamamasının sebebi enverziyon olabilir. Ayrıca daha doğuda olmasından dolayı kışın soğuğa daha yakın olma da bir farklılık meydana getiriyor olabilir.

      Uç noktalar Sivas’tan. Yani Sivas’ın kışın da olsa en sıcağı Yozgat’tan daha sıcak, yazın da en soğuğu Yozgat’tan daha soğuk. (tek istisna Temmuz ayında yaşanan en düşük sıcaklık Yozgat’ta).

      Ortalamalarda ise Aralık, Ocak, Şubat hariç Sivas ortalaması Yozgat’tan daha yüksek. Ayrıca en yüksek yağış ve kar yağışına bakılırsa Yozgat daha önde. Yani ben karasallık farkı, nem farkı diyorum.

      • Havadelisi dedi ki:

        Olabilir. Ama ikisi de coğrafya olarak birbirine benzeyen yerler aslında, neden nem farkı var acaba. Dağların uzanışıyla, kuzeyden ve güneyden gelen nemin bu iki şehre farklı şekillerde ulaşmasıyla ilgili olabilir mi acaba… GoogleEarth’den incelemek lazım.

        • Ankaragücü dedi ki:

          Doğrudur Ozan Bey. Neden tamamen karasallık. Karasallığa yol açan ilk neden sizin de belirttiğiniz gibi güney ve kuzeyden nemin Sivas’a daha güç ulaşması. Sivas’ın kuzeyinde ve güneyinde yer alan sıra dağlar Yozgat’a göre daha sık.
          İkinci neden ise İç Anadolu bölgesini nem yönünden besleyen ve denize dik açı oluşturan Ege dağları arasından süzülen Ege – Akdeniz orjinli nemin daha doğuda olan Sivas’a kadar ulaşamaması veya daha az ulaşması. Bu iki il arasında yer alan Akdağlar Sivas’ın nem açısından batı yönünü kapatır. Oysa bu dağlar ile karşılaştırıldığında Yozgat’ın batısında Anadolu platosu için kayda değer yükselti yoktur.

    • havaankara dedi ki:

      Bugünleri soruyorsan da, doğuya yerleşmiş bir yüksek basınç ve soğuk hava var. Türkiye’nin doğu ve iç kesimleri, belli bir yere kadar, uzun zamandır bu soğuk havanın etkisinde. Yozgat tam kıyıda. Bazen dışında kalıyor.

      1

  2. sinan dedi ki:

    Karla kaplı alanlar ve gece minimum sıcaklıklarına etkisi. Benim tahminim karla kaplı alanlar, minimum sıcaklıkları ortalama olarak 7 ila 10 derece civarında daha da düşürüyor.

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Off!!! Uydu verilerini ArcGIS’te sıcaklık değerlerinin üzerine mi geçirdiniz? Harika. Tanışabilir miyiz? 🙂 Bir de, verilerin kaynağını bize de söyleyin. Çok teşekkürler.

    • havadansudan dedi ki:

      havadelisi’nin istediği şeyi ben de isteyecektim 🙂 tam da dün yakındığım eksikliğin cevabı niteliğinde oldu bana! teşekkürler.

  3. karcım dedi ki:

    merhaba arkadaşlar. benim de çocukluğum akşamları 2-3 kez pencereden pencereye koşarak geçiyor. son 2 yıldır da internet sitelerinden tahminlere bakarak geçiriyorum. artık GFS , AO , NAO vb. şeylerden anlamaya başladım ve büyüyünce meteoroloji mühendisi olmak istiyorum 😀 bir sorum olacak , bu ayın sonunda gelecek sistem ne kadar sürecek ve kıyı egede yağış bırakabilcek cinsten mi

    • Havadelisi dedi ki:

      Karcım kardeşim. Heyecanın çok güzel. Ama lütfen burada 7 günden sonrası için ayrıntı isteyen sorular sorma. Bugünkü teknolojiyle o kadar uzak zamanı bilmemiz mümkün değil. O günler yaklaşınca inceleriz. İyi akşamlar.

  4. mehmet torun dedi ki:

    Dün gece Giresun’da en düşük sıcaklık dmi’ye göre 4,8 derece ölçülmüş. Sabah aracı çalıştırırken termometre -2 dereceyi gösteriyordu ve sokakta su birikintileri donmuştu!

    • Havadelisi dedi ki:

      Merkezde mi oturuyorsunuz?

      • S.W.A.T. dedi ki:

        Sayfanın başındaki açıklamaları okumadığınız ve yorumları doğru yere yapmadığınız sürece mesajlarınız yayımlanmayacak. – Havadelisi

      • mehmet torun dedi ki:

        Giresun şehir merkezinde oturuyorum. Meteoroloji istasyonu ile ev arasındaki mesafe yaklaşık 100 metre’dir.

        • Havadelisi dedi ki:

          Çok garip. Gidip sorsanız harika olur.

          • mehmet dedi ki:

            ben de az önce giresun’daydım ve titredim resmen soğuktan. mehmet torun ne işle meşgulsün giresun’da, ben bulancak’ta öğretmenim. bundan önce 4 yıl aksu anadolu’daydım.

    • liman dedi ki:

      evet kardeşim aynen haklısın dün gece wetter’de 4..5 derece gösterdi ama gel gör ki sabah 200 rakımda her yer donmuştu sadece 200 rakım…. 4..5 derece sahiller olsa, sanırım 200 rakımda bu kadar fark olmaz hadi diyelim 2 derece fark var peki geriye kalan 2 derecede bu olay gerçekleşir mi ?? tabii ki hayır

  5. Onur dedi ki:

    http://news.blogs.cnn.com/2011/01/11/snow-present-in-49-of-the-50-u-s-states/
    Ozan biliyorum Bastardi’yi adam yerine koymuyorsun artık, ama adam bu duruma geçenlerde dikkat çekmişti. Uzun yıllardır Amerika’da doğu ve batı arasinda yer değiştiriyor soğuk/sıcak cepheler. Dolayısıyla bir taraf nispeten sıcakken diğer taraf soğuk oluyor. Fakat bu sefer mid north(kuzeyin merkezinde) cok güçlü bir soğuk çekirdek var. Florida haric her eyalette kar var.

    Gordugun uzere kafayi bozdum. Umarım seneye bunları okuyup mutlu olurum =)

    • Havadelisi dedi ki:

      Belli belli 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Florida’da oturanların günahı neymiş 🙂 Bizde en azından tüm yurt sıcak, 50’de 1 olmak daha kötü koyar insana 🙂

    • havadansudan dedi ki:

      ülkemizde de görmek istediğimiz manzara 🙂 bizde neden böyle güzel haritalar yok? 😦 her şeyimiz dandik. kar kalınlıklarımız topografik harita üzerine yazıyla yazılıyor, yüksek dağlarımızdaki kar ölçülmüyor, şehir merkezlerindeki kar da ya ölçülür ya ölçülmez, ordaki sorumlunun keyfine kalmış 🙂

  6. northwest dedi ki:

    DMİ, hava sıcaklığının yurt genelinde mevsim normallerinde seyretmeye devam edeceğini belirtiyor ve İstanbul için en yüksek 13, Çanakkale içinse 15 derece sıcaklık öngörüyor. Acaba mevsim normalleri mi değişti, yoksa bölgelere göre detaya girme zahmetinde mi bulunulmuyor?

    • Havadelisi dedi ki:

      Kendi web sayfalarına göre, İstanbul’da Ocak ayı ortalama en yüksek sıcaklığı (yani Ocak ayında gün içinde ölçülen en yüksek sıcaklıkların uzun yıllar ortalaması) 9.0 derece. Çanakkale içinse bu değer 9.6 derece. Mevsim normalleri değil, DMİ çalışanları köklü bir değişiklik geçiriyor olmalı.

  7. ozan deniz dedi ki:

    Eğik yazılmış yerler bana aittir – Havadelisi

    Bir süredir sitede yoğun bir AO ve NAO tartışmasının sürdüğünü görmekteyim. Olay çok teknik boyuya geldiği kadar çok da kısırlaşmış durumda. Neden peki?
    1. Bir çok arkadaşın GFS model çıktıları ile bu NAO ve AO değerlerinin arasındaki paralelliği görmediklerini ya da görmezlikten geldiklerini görüyorum.(Havadelisi bunun böyle olduğunu sürekli söylüyor aslında) (bu konuda haklılık payın var – Havadelisi)
    2. AO ya da NAO ile uğraşmak aslında tüm matematiği doğal sayılardan ibaret olduğunu farzetmek gibi. Çünkü zaten bir GFS modeli NAO ve AO gibi buna benzer birçok parametreyi dikkate aldığı gibi haritalı çıktılarda bizlerin gözleri önüne görsel harika bir durum ortaya koyuyor. Bende şöyle bir sistem geliştiriyorum. Polonya’da bir noktayı merkez olarak belirliyorum. Buna da PO (Poland oscillation) diyorum. Buradaki basınç değerini sürekli ölçüp grafikliyorum ve her 5 mb’a 1 değer veriyorum. Bugün 1020 mb’ı sıfır kabul ediyorum ve 1040 çıkıyorsa ozaman şunu diyeceğim. OO +4 e çıkarken Türkiye’ye soğuk hava dalgası geliyor diyeceğim ya da PO -3 se lodoslu günler var yakınlarda diyeceğim. Ben bunu GFS’nin basınç haritalarından bakarak yapacağım. İşte NAO ve AO’ya bakmak da böyle birşey aslında. 15 gündür boğucu bir AO ve NAO tartışması var ve benim kadar ilgili birini dahi boğduysa bu işlere yenı başlamış arkadaşlar ne durumdadır tahmin etmek istemiyorum. (Sıkıcılık ve aşırı teknikleşme konusunda sana kısmen hak vermekle birlikte, bu yorumlarında senin daha önce AO ve NAO ile çok ilgilenmemiş oluşunun payı olduğunu düşünüyorum. AO ve NAO, yine teknik olacak ama, kuzey yarımküredeki basınç değişkenliğinin önemli bir kısmını oluşturan paternler, bu yüzden de AO ve NAO’nun gösterdiği sayılar senin PO’dan çok daha fazla anlam ifade ediyor. Ama yine kısmen haklısın, PO da önemli. Başka bir deyişle, AO ve NAO’da temsil edilmeyen de önemli miktarda basınç değişkenliği var ve AO ve NAO’ya odaklanıldığı zaman bunlar gözardı edilmiş oluyor.)
    3. Burası kar sevdalısı bir site. Görüyorum ki bundan ciddi anlamda bir uzaklaşma var. Birkaç tartışma açmaya kalktım. Hepimizin yaşadığı güzel kar fırtınaları, ya da izlediği güzel karlı filmler. Aslında kar sevdası, hava delisi olmak budur. (Buna kesinlikle katılmıyorum, buradaki herkes karı çok sevse de, amaç sürekli karı ne kadar sevdiğimizi haykırmak değil.)
    4. ”Kar yağmayacak” gibi yorumlar ya da müneccimlik adı alan hayali kar fırtınası senaryolarının yayımlanmadığını biliyoruz. Haklı bir durum şöyle var. Tabii ki 100 kişinin her run’a bakıp gene kar var ya da gene kar yok demesi saçma olur ve bunların tabii ki bilimsel temelden çok uzaksa kısıtlanması gerekir ve kirlilik yaratır ama bunun AO ve NAO tartışmasının yarattığı kirlilikten de daha fazla olacağını düşünmüyorum. Ben model çıktılarına bakıyorum ve 180 saat sonra 30 cm kar yapabilecek bir sistem görüyorsam ve mutluluğumu paylaşmak istiyorsam bunu yapabilmeliyim ya da 360 saat hiçbir şey yoksa üzüntümü burda paylaşamıyorsam gene model çıktısı olan 2-3 excel tablosuyla mutlu olamam. Tabii ki çok emek verilmiş ve aydınlatıcı tablolar ve grafikler var ve Santiago’nun emeğine ciddi saygım var ama olay NAO ve AO olunca eleştiri yapmadan geçemedim.
    5. Bu eleştirilerime ‘burası böyle sen de öylesini yaparsın’ ya da beğenmiyorsan siteye gelmezsin gibi bir karşı eleştiriyede saygı duyarım.

    Yorumların için teşekkür ederiz. Dikkate alınacaktır. Güzel bir Türkçe kullandığın ve yazım kurallarına dikkat ettiğin için de ayrıca teşekkür ederim, hep böyle yapmanı rica ediyorum 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Hak verdiğim noktalar var ama sana katılmadığım noktalar da var.. Haklısın, çok uzun ve görsellik içermeyen AO-NAO teorileri seni baydığı gibi diğer birçok okur tarafından da takip edilmiyordur.. İtiraf ediyorum, bazen ben bile sıkılıyorum ve konsantrasyonumu kaybediyorum bunları okurken.. Ama şunu unutmamak lazım, bu tezler, teoriler ve çalışmaların hepsi kar manyaklığındandır. AO ve NAO’yu kara kaşı kara gözü için değil; olsa olsa “kara kışı” için takip ediyoruzdur 🙂 Sözlerimi Ariftarif’in hafızalara yer etmiş cümleleriyle bitiriyorum… “Modellere fazla takılma, modeller değişir” 🙂

    • Ankaragücü dedi ki:

      Detaylarını çok iyi bilmesem de farklı verileri ve farklı coğrafyaları esas alan değişik modeller zaten var. Eski Yugoslavya’da geliştirilen NMM ve bir diğer matematiksel model ETA…
      Sanırım Ozan Bey farklarını daha iyi bilir.

      • Havadelisi dedi ki:

        Farklı verileri dikkate alan değil de, coğrafi ayrıntıları daha fazla bünyesinde barındıran, yüksek alansal çözünürlüklü, sınırlı alan modelleri diyelim.

  8. welbane dedi ki:

    h t t p : / / w w w. k a c h a r f l i. c o m/indi-ao-cikti-nao-bir-hipotez.php

    bu arkadaş kendini aşmış..

    • Havadelisi dedi ki:

      Sağolasın, WordPress’e şikayet edeceğim. Başka şeyler de çalmış. Böyle bloglar var, adam WordPress top posts’a girip oradakileri aynen kopyalıyor. Trafik almaya çalışıyor. Sitede reklamlar da var. Eşkıyalık işte.

    • carcass dedi ki:

      Yok artık ya adam ordan burdan toplamış resmen AO-NAO ile ilgili yazı kalkmış sanırım ama “Alıntı Nasıl Yapılır” orada duruyor. Daha birbirleriyle alakasız şeyler de mevcut ve dikkat ettim 1 günde 3-5 konu açmış ve yazı yazmış sözde!!! Zavallılık…

      • Havadelisi dedi ki:

        Durum anlaşıldı. Bunlara “spam blog” deniyor. Otomatik sanırım. Yapacak çok fazla bir şey yok. Çok uğraşmak lazım. Yardım etmek isteyen olursa söylesin.

        • carcass dedi ki:

          Valla şikayet mail’i göndermek dışında elimizden bir şey gelirse tabii seve seve yaparız fakat bu konuda başka neler yapılabileceği hakkında en ufak bilgim yok maalesef, hacker filan mı tutsak napsak hiç elimden o tür şeyler de gelmez 🙂

  9. cmtem dedi ki:

    Merhabalar,
    Uzun yıllardır var olan kar-kış merakımı, 4 yıldır meteorolojik bilgileri ile zenginleştirmeye çalışan Ankara’lı bir hekim olarak sitenizi ilgi ile izlemekteyim. Artık kar ve kar beklemek kadar, meteorolojide kullanılan istatistiksel yöntemler – matematiksel modellemeler de ilgimi çeker hale geldi.İlerleyen günlerde, muhtemelen önemli bir kısmı naif olmak üzere, sorularımı iletmeye çalışacağım. Siteniz ve kar meraklılarına katkılarınız için teşekkürler.

  10. hava35 dedi ki:

    Mayıs ayında yapımı tamamlanan İzmir radarının ürünlerini şu zamana kadar internette göremiyorduk ancak dmi yakın zaman tahminlerinde izmir radarına göre yaklaşan hava kütlesi gibi haberleride görmeyenimiz yoktur… şu zamana kadar Balıkesir radarından faydalanıyorduk ama ne faydalanmak alçak irtifa bulutlarından gelen yağışlar için hiç görüntü alamıyorduk… şakır şakır yağarken radarın tertemiz göstermesine de şahit oldum… bu sebeple dmi radar birimiyle görüştüm bugun, İzmir radar ürünlerinin en geç bu ay içinde sitede yayınlanacağının belirttiler. İzmir radarının, Ege bölgesine gelen kütleleri görmemizi sağlayarak yakın zaman tahmininde Ege bölgesi için çok büyük bir hizmette bulunacağı aşikar. Öğrendiğime göre farklı bir platformda görülecekmiş İzmir radarı balıkesir radarına göre daha geniş bir kapsama alanını görüyormuş Yunanistan kıyılarına kadar net veriler alınabilecekmiş… ve sonrasında Muğla , Antalya ve Samsun radarlarının da sırayla aynı standartta devreye girmesi bekleniyormuş şimdiden hayırlı olsun… umarım diğer radarlar için çok beklemeyiz…

  11. Havadelisi dedi ki:

    1

    Bir de bu var. Yani sanki birileri ay sonunda ne olacağını gerçekten biliyor, ama başkalarına anlatmıyor, gizli bilgiler var gibi bir inanç… Bazen bu bilgiler wikileaks gibi sızıyor. Alman profesör, maden mühendisi arkadaş, bilmem nerede doktora yapan NAO’yu araştıran bilmem kim… Ay sonunda -eğer- soğuk gelirse bunun 20-30 senelik rekorları kırıp kırmayacağının şimdiden asla bilinemeyeceğine adam ısrarla inanmak istemiyor. Bütün bilgi kaynaklarını zorluyor, tanıdıklara sordurtuyor, proflarla temasa geçiyor… Bir şekilde öğrenecek! Çok tuhaf gerçekten.

    • arif dedi ki:

      Mevcut teknolojik imkanlarla sistemin bizi etkilemesine birkaç gün kala bunun 20-30 senelik rekorları kırıp kırmayacağının asla bilinemeyeceği tartışmasız bir gerçek. Kim olursa olsun farketmez. Ordinaryus prof. bile olsa bu değişmez. Kimle irtibata geçersen geç aynıdır. Bizim de sitede introlar koyarak yaptığımız şey soğuk hava dalgasının bize gelme ihtimalini yüksek gördüğümüz tarihler için milleti havaya sokmak o kadar. Duygu sömürüsü yapmak yada kuru sıkı sallamak değil. Bazen yapmak istediğimiz yanlış yorumlanıyor. Çoğunluğun beklentisi kar. Biz de kar olasılığının yüksek olduğu dönemleri günler öncesinden açıklayıp insanların merakını gidermiş oluyoruz. Sistem bazen geliyor bazen gelmiyor. Bunu doğru zamanda yapmak da önemli bir olay ancak yağış miktarı ve süresi gibi detaylar için son günlere kadar beklemek gerekiyor. Sonuç olarak 20 ocak itibariyle uzun süreli olması muhtemel ve tatminkar ölçüde kar yağışı bırakabilecek sistemlerin bizi etkileyeceğini söyleyebiliyoruz ama bundan ötesi bizi bilimsel gerçeklerden uzaklaştırıyor. Tahminden çok temenni halini alıyor. Özetin özeti uzun vadeli tahminler için endeksleri diyagramları takip ediyoruz ve bunlar bizi kabataslak ve çoğu zaman da doğru yönlendiriyor modeller de sistemin bizi etkilemesine birkaç gün kalıncaya kadar bu görevi devralıyor ama sonuç olarak atmosfer öylesine karmaşık ki, bir yer geliyor her türlü bilimsel veri geçerliliğini yitiriyor ve yine iş olacağına varıyor. Şapkadan tavşan çıkarmaya gerek yok. Teknolojinin geldiği son nokta en azından şimdilik daha fazlasına imkan tanımıyor.

    • Santiago dedi ki:

      NOAA’da çalışan bir arkadaşımla görüştüm, AO ve NAO bugün daha kararlı bir hal alacak dedi, şubat ayında tarihi soğuklar geliyormuş, arkadaşım isminin açıklanmasını istemiyor, gizli bilgiler verdi!!! 🙂 🙂

    • Dolucan dedi ki:

      AO ve NAO açıklama yapmış.

      Şubat ayından itibaren değerlerinde hiç bir değişme olmayacakmış. Kendilerini spora yazdırmışlar, formlarını koruyacaklarmış. AO özel olarak yaptığı açıklamada; “Üstümüzden prim yapmaya çalışanlar ayaklarını denk alsınlar. Bu şekilde devam ederlerse Ege’ye yerleşip organik meyve yetiştiririz.” dedi.

  12. AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

    Kar yağışına özlem duyan birçok kişi artık ya görüntüsü hiç de net olmayan online şehir kameralarından veya görüntüsü net olsa bile birtakım video sitelerinden nostaljik kar manzaralarına bakarak kendilerini avutur duruma geldiler. Bir süre önce açmış olduğunuz tahmin köşesine ek olarak benim size hem nicelik hem içerik hem de görsel olarak sitenin dinamik görüntüsünü anlam olarak da zenginleştirecek bir önerim var. Bu platformda Türkiye’nin dört bir köşesinden hatta yurtdışından okuyucu kitlesi var. Dolayısıyla ben diyorum ki Türkiye’nin veya Dünya’nın hangi çoğrafyasından olursa olsun bulundukları yerin, hangi mevsim olursa olsun o anki hava durumunu online olarak veya saat vererek (kar kalınlığı, rüzgarın yönünü, sıcaklık vs.) ayrıca imkanlar dahilinde o anki fotoğrafı veya kamera görüntüsünü siteye yolladıktan sonra oluşturulacak bir standart ve bu standardı belirleyecek kurallar dahilinde bu verileri online olarak işleyecek bir program oluşturmaya ne dersiniz? Bence bir düşünün derim ……

    • Havadelisi dedi ki:

      Teşekkürler. Benim kafamda da benzer şeyler var… Ama lütfen Haziran’da hatırlatın. Şu doktorayı bitirmeme izin verin 🙂

  13. mehmet dedi ki:

    Havadelisi, Türkçenin yazım kuralları hakkındaki titizliğin bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak hoşuma gidiyor. (Benden daha hassassın kesinlikle). Yalnız, bugün dikkat ettiğim bir durum var. Dikkat edersen, yukarıda ”Türkçe’nin” değil ”Türkçenin” yazdım. Çünkü, yapım eki almış özel isimlere getirilen çekim ekleri, kesme işaretiyle ayrılmaz ve kelimeye bitişik yazılır. Hani intro muhabbetinde ”Türkçe’sine dikkat edilmediği sürece…” cümlesi vardı ya, o dikkatimi çekmişti. Haddimi aşmamışımdır umarım. Selamlar…

    • Havadelisi dedi ki:

      Hocam, çok teşekkür ederim, asıl ben düzelteyim derken pot kırmışım. Okulda da zaten bir bu kuralı karıştırırdım 🙂 Dikkat edeceğim. Selamlar.

      • mehmet dedi ki:

        Yok canım ne pot kırması. Ben bile çok sonraları öğrendim bu kuralı ve aslında çok saçma bir kural bence.

        • Havadelisi dedi ki:

          Bence de saçma 🙂 Geçenlerde de hayatbu uyarmıştı yayınlamak değil yayımlamak doğrudur diye, ama o m harfine de hiç ısınamamışımdır 🙂 Gene de doğrusu neyse onu yapmak daha iyidir.

        • Ankaragücü dedi ki:

          Yok saçma değil. Hem zengin hem de uygulaması kolay (pratik) bir dilimiz var. Üstüne, üstlük yalnızca ve yalnızca Türk halklarının kendisine ait olan bir dil.. Avrupa dillerinin Latince ortak kökenli olduğunu ve pek çok etnik farklı kökenden gelen Avrupa ulusunun kullandığı düşünüldüğünde özellikle.. Kendine has, başka dillerde pek bulunmayan çoğul ek, dişil, erkek ayrımı içermeyen, özgün bir dil. Üstelik ne kadar eski ve köklü olduğu pek bilinmez. 1.700 yaşındaki Orkun anıtları, Kazakistan’da bulunan ve Türk tarihinin en önemli arkeolojik buluşlarından olan “Altın Adam” buluntusunda rastlanılan 2.500 yaşındaki parşömen.. Bu yazıt dilinin, yazılı hale gelmesi için bir 1.000 yıl daha geriye gidin… Uygarlık ölçütümüz olan dilimiz ve dolayısı ile kültürümüz ne kadar derin değil mi?

          • Havadelisi dedi ki:

            Ankaragücü, bilgiler için teşekkürler. Yalnız sanırım tek bir kuralın saçmalığından bahsediliyor burada. Çok rica ediyorum, konu dışına çıkmayalım. Türkçe’yi benim de ne kadar çok sevdiğim sanırım belli oluyordur, bir kuralını saçma bulduk diye böyle bir dersi hak ettiğimizi sanmıyorum 🙂

            • Ankaragücü dedi ki:

              Rica ederim. Tamamen genele yönelik konuşmuştum. Kendi adıma, ben de sık, sık İngilizce ve Farsça kökenli yer etmiş kelimeleri kullanıyorum ve yine çok dikkat etsem ve emin olamadığımda önce sözlüğe baksam da, bağlaç ve ayrımlarda zorlanıyorum. Bazen de aşırı takıntı yapıp panik ile “dahi” eki içermeyen ve kelimenin uzantısı olan ekleri yanlışlıkla ayırıyorum. )))
              Her şey bir yana, sizin gerek yazım dilimize, gerekse bilimsel anlayışa gösterdiğiniz yaklaşım takdire şayan (Pardon. Övgüye değer 🙂 ).. Teşekkürler.

    • Aycan dedi ki:

      çok ilginç; özel isimlerin yapım ekinden sonra gelen çekim ekleri ismin kökünden ve yapım ekinden kesme işareti ile ayrılır diye biliyordum ben..bu kural sonradan mı getirildi acaba yoksa eskiden beri böyle miydi?

      • Havadelisi dedi ki:

        Burada tartışması var. Konu epey karışık 🙂 Ama Mehmet hocamın söylediği doğru sanırım. “Türkçenin”, öte yandan “Türkiye’nin” yazılmalıymış… Bu kadarı beni aşıyor…

  14. Santiago dedi ki:

    Efsane 2004 kışının Ortalama Sıcaklık – AO – NAO üçlemesi… Sıcaklıkları sıfırın altına çeken 4 sistem gelmişti, müthiş!!

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Muazzam güzel bir grafik. Dört büyükler -istisnasız- NAO -1 / +1 aralığındayken gelmiş. Ama NAO da o aralıktan 5-6 gün filan ayrılmış gösterdiğin periyot içinde.

      İlginç olan, dört büyüklerin sadece birinde AO negatiften yukarı tırmanıyor.

      Otur, 100 🙂

    • karsever81 dedi ki:

      Santiago 10 numara grafik (arastırma) olmus. Ama kotu olan kısım gel şimdi bu verileri görup de 2004ü bekleme 🙂 AO NAO bu goruntuye paralel gıdıyor umarım 2004 olmasa da ona yakın guzel 2 sıstem olur da bız de hevesımızı alırız 😉

    • EFSANE-SEMİH dedi ki:

      Eline sağlık güzel olmuş. Açık ve net olan bir şey var ki AO -2′nin altına indi mi sistem yurdu terkediyor ya da diğer bir deyişle ısınma oluyor. Hayatbu’nun tezini de çürütüyor. Kuvvetli negatif olduğunda ısınıyoruz. Her zaman dediğim gibi NAO -1 +1 AO 0 -2 arası en babası 🙂 (Semih, bir dahaki sefere cevabı vermek istediğin kişinin altındaki cevapla düğmesi, lütfen.. teşekkürler – Havadelisi)

      • ALKIM dedi ki:

        Bu açıklık ve netliği tek bir kışa ait tablolardan mı çıkardınız?

      • Havadelisi dedi ki:

        Tek bir kışa bakıp “tezi çürüdü” demekle, pek ciddiye alınacak bir laf etmiş olmadın Semih. “Tezini desteklemiyor” demelisin. Gözlemin güzel, ama bilimde bu kadar kolay genellemeye gidilmez.

        • EFSANE-SEMİH dedi ki:

          Doğrudur ancak bir tek bu tabloya göre demiyoruz zaten. Arşivi hepimiz didik didik ettik. İstisnalar kaideyi bozmuyor. Hayatbu’nun da eline sağlık emek vermiş.

          • Havadelisi dedi ki:

            İlginç, çünkü hayatbu da arşive epey baktığını söylüyor. Yuvarlak konuşuyorsun Semih. “İstisnalar kaideyi bozmaz”, sayısal (kantitatif) bilimlerde söylenemez. Kaç tane istisna var, yüzde kaça tekabül ediyor onu söyleyeceksin. Bir “kaide” var mı, ondan sonra karar veririz.

            • EFSANE-SEMİH dedi ki:

              Sen hala ‘kaide’ olduğundan şüpheliysen tekrardan başa dönmek lazım. Ya da tekrardan Havadelisi’nin AO ve NAO yazısını bi oku bakalım 🙂

    • liman dedi ki:

      harika olmuş gerçekten süper

    • Ankaragücü dedi ki:

      Bu linki açamayan bir tek ben mi varım? 😦

      • Havadelisi dedi ki:

        yukle.tc’yi kullanmamak gerekiyor sanırım, gerekli düzenlemeler yapılacak. Kusura bakmayın.

        • Santiago dedi ki:

          Padişahım kapatmış olabilir.. Hızlıresim.com da bozuk galiba.. Türkiye’nin dünyadaki gururu Fizy.com da ilk darbeyi bizden yedi.. Artık bekleyeceğiz, Lübnan-İtalyan ortak girişimi “ttnetresim.com.tr” açılsın ordan yükleriz! Anlayana…

  15. ALKIM dedi ki:

    Şu ana kadar öne sürülen AO ve NAO’yla ilgili tezlerin doğruluk payı varsa bu akşam ve gece modellerinin geçici bir sevinç ve umut yaratması muhtemeldir bugünkü AO ve NAO güncellemelerinden dolayı.

  16. halit dedi ki:

    sayın hava delisi ; yapmış olduğun bilimsel açıklamaları ve bilgileri ayakta alkışlıyorum.tek kelime ile harika paylaşımlar. öncelikle bunu belirtmek istedim.

    yalnız takıldığım nokta bu kadar bilgi birikimine rağmen uzun soluklu hava durumu hakkında yorum yapmaman. yani 20 sistemi ile ilgili hiç bir bilgi yansıtmadın. senin 20 ocak ve sonrası için yorumların nelerdir? teşekkürler

    • Havadelisi dedi ki:

      Övgüleriniz için teşekkür ederim. Bu işlerde bilgi sahibi oldukça, özellikle 10 günden sonrası için yapılan tahminlerde ne kadar çok belirsizlik olduğunu gördüm. O yüzden de uzun vade için konuşmayı çok anlamlı bulmuyorum.

      En son görüntü, 20 Ocak civarında Avrupa kıtasında soğukların tekrar etkili olmaya başlayacağı ihtimalini güçlendirmiş. Malum şu aralar her yer ısındı. Ancak soğuklar bizi mi vurur, Batı Avrupa’yı mu vurur, yoksa her yeri mi vurur (bir an heyecan yaptınız değil mi? :)) bence belli değil. Birkaç gün içinde daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz. Modelleri takip edin. İyi akşamlar.

  17. huso dedi ki:

    Arkadaşlar youtube’a girin lake effect yazın çok harika kar yağışı görüntüleri çıkıyor tam ekran yapıp ışıkları kapatın izleyin :))) kardan ümidimi kesince öyle bir yol buldum :))) gerçeği gibi olmasa da hiç yoktan iyidir 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Sonbaharda motivasyonumu artırmak için kullanıyordum bu yöntemi, hatta web kameralarından Avrupa’daki kar fırtınalarına bakıyordum, işte bize de gelecek bunlar diye. Rocky Balboa gibi kışı bekliyordum anlayacağın. 2-3 haftadır izlemiyorum, depresif etki yaratıyor artık. İyisi mi kar bir an önce gelsin yoksa Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatıcam bu gidişle 🙂

      • Behlül dedi ki:

        Santiago dostum yoksa sen de IHS’ye mi yakalandın 🙂 vah vah !!! geçmiş olsun bende reçetesi var 🙂

  18. hayatbu dedi ki:

    Son bir güncelleme yapma ihtiyacı hissettim:

    AO-NAO durumu son birkaç günde çok fazla değişti. Son durumda, ilk vuruş yani 15 Ocak çok zayıf da görünüyor. Sebepleri tartışılabilir, ama “tez”de de belirttiğim gibi; Azor’un Orta Avrupa’ya genişlemesi sözkonusu olmadığından 2-3 günlük diziliş bize soğuk getirmiyor görünüyor… Bunda endekslerin değişmesinin de payı büyük. Çünkü daha önceki durumlarda kesintisiz 1 hafta-10 gün kadar korunmasını bekledğimiz pozisyon bozularak AO’nun 16’sı gibi hızla nötre çıkma durumu belirdi.

    Bu durumda HavaTurka’dan Arif Bey’in de tezi tahminlerde tutarlılık göstermiyor. Bunun nedenini daha önce söylemiştik. Azor’un Orta Avrupa merkezli genişleyememesi. NAO’nun ölçümleri Azor ve İzlanda’da yapılmakta olduğundan; Avrupa’daki ve bizdeki basınç dağılımıyla ilgili kesin bir sonuç ortaya çıkmıyor. Biz nötr NAO’da (hatta biraz pozitif NAO) her ne kadar Orta Avrupa merkezli YBler beklerken; Azor Akdeniz Havzası’na oturup kalıyor. Hem yağış yok, hem de soğuk…

    Şimdi burası önemli; AO-NAO verilerinde (şu anki verilerle) bir dalgalanma bekleniyor. Önce bir çıkış, sonra iniş. Bu dalgalanmalar ,sebepleri göz önüne aldığımızda, basınç dağılımlarının da etkilenmesiyle sonuçlanaktır (Eğer veriler bu şekilde gerçekleşirse). Dolayısıyla o günkü dağılımların değişimiyle sistemin bize geliş yolu açılabilir.

    Tüm bunlar ışığında: NAO nötr kaldığından, AO’nun zirve yaptığı 16 Ocak’tan sonra tekrar dip yapması söz konusu olursa bu süreç içerisinde (inişin diplerine doğru ve nötre çıkış sürecinde) “altın formül”e göre bir sistem gelmesi söz konusu olabilir. Takiplerimizi bu şekilde yaparsak daha başarılı sonuç alabiliriz diye düşünüyorum.

    İtirazlarınız, sorularınız vs. olabilir. Hepsini izah etmeye çalışacağım. Yalnız şuan çok yoğun olduğumdan, cevaplarda gecikmeler olabilir. Herkese iyi geceler…

  19. Santiago dedi ki:

    Yorumsuz yorum…

    1

    • ALKIM dedi ki:

      Santiago sen AO tahminlerinde ikinci periyottaki kararsızlığı vurgulamışsın ancak 16′sı için bile bugünkü güncellemede -2 ile -0,5 civarı bi dağılım var ki bu bir önceki tahmine göre daha dar bir aralık olsa da belirsizliğin devam ettiği anlamına geliyor. Bir de önemli hipotezlerden birinin NAO -1/+1 aralığında iken AO’nun pozitife doğru hızlı yükselişinin bize yarayacağı üzerineyken o belirsizlik 16-17’sinde bile sürprize neden olabilir. Ondan sonrası zaten tam bir muamma.

      • Santiago dedi ki:

        Haklısın, dünkü tatsız polemikler için orayı işaretledim, ama dediğin gibi 14 ocaktan itibaren başlıyor kararsızlık.. Bende NAO’nun AO ile uyumunu merakla bekliyorum. Dikkatimi çeken diğer bir nokta da, aldığımız etkili sistemlerde AO inse bile NAO hep çıkış yapmış, genelde de -0,5’ten 0’a çıkmış. NAO endeksine dikkat et, tam 16 ocakta 0’a inip tekrar hafif yükseliyor gibi, önümüzdeki günlerde bomba bir sistem oluşmasın? Bekleyip görelim 🙂

    • havaankara dedi ki:

      16 Ocak’ta hızlı bir yükseliş var. Bakalım ne olacak.

    • karcı hakan dedi ki:

      Ao’nun 16 ocaktaki yükselişi de ilginç. O tarihlerde Nao da nötre yakın pozitifte olacak gibi. Neden sürpriz olmasın 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Yorum yok 🙂

    • welbane dedi ki:

      N’olmuş ki, ana hatlarıyla aynı işte 🙂

  20. Santiago dedi ki:

    Hocam, çok detaylı olmamasına karşın faydalı bir kaynak bence.. AkdenizKaradeniz mevcut su sıcaklıkları ve anomalileri…

  21. grhc dedi ki:

    Ntvmsnbc’den soğuk hava İle ilgili bir haber

    • Santiago dedi ki:

      Aralık sonunda da Gökhan Abur Bey 10 Ocak’tan sonra kuvvetli soğuklar geliyor demişti.. Ben şahsen bu haberi dikkate almıyorum..

      • grhc dedi ki:

        santiago bir tane daha haber size…

          • Santiago dedi ki:

            Dilek Hanım popüler olmaya çalışıyor galiba, ve bu tip haberlerle de bunu başarıyor gibi. Baksanıza herkesin ağzına sakız oldu şimdiden.

            • eRCaN dedi ki:

              Popüler olma amaçlı kasti yapılan bir tahmin olduğunu düşünmüyorum. Bana kalırsa Dilek Hanım duygusal biri ve akademik olarak kendisine bir kaç yıla göre daha fazla güven gelmiş olabilir. Yani ego meselesi. Çok kişinin ağzına sakız olabilir ama tahmini tutmazsa eğer kar delileri hariç çok kişi tarafından dikkate alınmayacağını bilemeyecek kadar da amatör olduğunu sanmıyorum. Ayrıca tahmin kabataslak yapılan bir tahmin. Fazla detaylara inmemiş.

              • okito dedi ki:

                Arkadaşlar iki haber birkaç küçük farklılık dışında birbirinin aynısı gibi görünebilir. Ancak (söyleyeceklerim yanlış anlaşılmayacaksa ve başıma bir şey gelmeyecekse) şöyle bir durum var; Anadolu Ajansı kaynaklı haberlerde çoğu internet sitesi ve TV haberleri benzeri duruma düşüyor. Anadolu Ajansı metinleri öylesine tekdüze ve bağlı gider ki aradan tek bir cümleyi dahi çıkarsanız anlam bozulmaz. Dediğim gibi bir iki ufak değişikliğin olduğu benzer haberleri çokça görebilir ya da izleyebilirsiniz. Bu haber bir Anadolu Ajansı metnidir böyledir demiyorum ancak şayet öyle ise iki haber arasındaki siyam ikizliği durumunun açıklaması budur. Akla şöyle bir soru gelebilir; “Eğer AA metni ise hiç işlenmeden direk vermek mi daha iyi yan bilgilerle desteklemek mi?” İşte ona da siz cevap verin.

      • sappokinowa dedi ki:

        Geçtiğimiz 11 aralık sisteminde de Dilek Çalışkan gayet tatsız bir tahmin yapmıştı, keza Gökhan Abur’u da biliyoruz, Sürmeli’den sonra maalesef Abur da medya yoğurdunun için de talihsiz, gereksiz açıklamalar yapmıştır (hoş Bünyamin Sürmeli gibi zırt- pırt tahmin değiştirmemiştir ayrı konu), bu sebepten Santiago ile aynı fikirdeyim, gene çok erken, maksatsız açıklamalardan bir tanesi, kanımca dikkate almaya değmez…

        • Havadelisi dedi ki:

          Birkaç uyarım var, dikkate alırsanız sevinirim. Mesajları düzenlemem zor oluyor yoksa. Lütfen

          1) Noktalama işaretlerini hemen kelime bitiminde koyalım, sonra bir boşluk koyalım. Yani “demişti, sonra” gibi… “demişti , sonra”, “demişti,sonra”, “demişti ,sonra” gibi değil…

          2) Ya hiç büyük harf kullanmayalım (ekşi sözlük tarzı), ya da kullanacaksak özel isimleri büyük harfle başlatalım. Her halükarda özel isimleri tırnakla eklerinden ayıralım. Mesela : “… bundan önce de Dilek Çalışkan’ı eleştirmiştik…”

          Teşekkür ederim.

          • eRCaN dedi ki:

            Lisedeyken dilbilgisinde sınıfta en iyi olan sayılı kişilerin içindeydim. Ben bile kendime şaşıyorum. Ne kadar çok bozulmuş dilbilgim 🙂 Burda sana zorluk olmasın diye daha dikkatli yazıyorum 🙂 ama yine de ufak yanlışlıklar oluyor. Ayrıca enter sorunu devam ediyor. Bu konudaki sabrın için teşekkür ederim 🙂 Dilbilgisinden notum kaç hocam? 😛

  22. Mami dedi ki:

    Bu anlattıklarınızdan bir şey anlamadım 🙂 sonuç olarak iyi şeyler olabilir mi? Benim gibi anlamayanlar için merak edilen bir soru 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Biraz fazla teknik şeyler kusura bakma. İnsanlar hangi durumlarda bize en çok karın geleceğini merak edip tarihi verilere bakıyorlar ve tezlerini öne sürüyorlar. Sonra da verilerin bugünkü seyrine bakıp önümüzdeki zamanlarda neler olacağını tartışıyorlar. Özeti bu. Her şey olabilir, ümidini yitirme 🙂

      • Mami dedi ki:

        Teşekkür ederim. Her zaman tartışılan konular tabii. İnşaAllah herkesin istediği gibi olur, dua edelim 🙂

  23. karcı hakan dedi ki:

    Bence 15-16 Ocak’ta Azor’un batı ve orta Avrupa’ya hakim olamamasının sebebi fazla yükselemeyen Ao’dur. Görüldüğü gibi Ao bahsedilen tarihlerde en fazla -2’ye çıkabilecek. Nao’nun da nötre yakın olması sonucu Azorlar çevresinde basınç artarken, İzlanda çevresinde basınç düşüyor. Ao da fazla negatif olunca bu subpolar alçak basınç alanı daha güneyde oluşuyor. Resimde de görüldüğü gibi; İzlanda üzerindeki siklon, yüksek basıncı doğuya itiyor ve polar koridorun daha doğuda açılmasını sağlıyor. Yani sistem balkanlardan değil, Kırım üzerinden iniyor. Yüksek basınç yeterince batıya genişleyemediği için üst seviyelerdeki soğuma kaliteli olamıyor (850 hpa’da -10). Aslında 850 hpa’da -7, -8 gibi yeterli değerler giriyor ama Karadeniz hala sıcak olduğundan yer seviyesindeki sıcaklık düşüşü yetersiz kalıyor. Ama bu soğuma Karadeniz’deki deniz suyu sıcaklıklarının düşmesi açısından gayet yararlı olacaktır. Yani Poyraz her estiğinde Doğu Karadeniz’deki nispeten ılıman havayı İstanbul ve çevresine taşıyamayacaktır. Bir de dikkat ettiğim bir şey var. Nao’nun nötre yakın olup, Ao’nun -2 ve daha altı olduğu pozisyonlarda blocking gerçekleşiyor. Örneğin bugün Nao -0,7 seviyesinde ,Ao -2,9 civarında. Dikkat edin bugünkü sinoptik görünümde Azor’un Rusya üzerindeki yüksek basınçla birleştiği ve çok geniş alanlar kapladığı görülüyor. 19 ocağa kadar da böyle oluyor. Ama 19 ocakta Ao birden yükselişe geçiyor, bu iki yüksek basıncın arasına bir alçak basınç giriyor ve blocking bozuluyor (Gfs’i incelerseniz bana hak vereceksiniz) Ve blocking’in bozulması sonucu soğuk hava Doğu Karadeniz’i terk ediyor. Örneğin buna benzer bir örnek olan 1985 şubatı ao ve nao verilerine buradan ve buradan bakabilirsiniz. (Liste uzun olduğu için böyle yaptım- kusura bakma – Havadelisi)

    Görüldüğü gibi NAO genelde nötr civarında gelişirken, AO 15 gün boyunca -1’in üstüne çıkamamış ve o efsane ay oluşmuştu. Tabii bunu kanıtlamak için bir kaç sistemi değerlendirmek gerekir. Önümüzdeki günlerde yapmaya çalışacağım. Biraz uzun bir yazı oldu. Ozan hocam affola.

    • hayatbu dedi ki:

      Bu ihtimal üzerinde ben de düşündüm fakat 1985 sistemi beni bunu düşünmekten alıkoydu. Bu tabloda görüldüğü üzere, gayet negatif AO değerlerinde dahi sistem bize güzel güzel gelmiş. İşte o günün basınç durumu.

      Yani YB yine Orta Avrupa’da ve gayet güzel… Yani bu şekilde de açıklayamıyoruz maalesef…

      • @ karcı hakan, üst seviyelerdeki soğumanının kaliteli olmayışı, yüksek basıncın batıya genişleyemediğinden ötürü, yukardaki polar akımdan çok zayıf etkilendiğinden (izobarlar çok mesafeli) hatta finlandiya’nın kuzeyindeki dizilişten anlaşıldığı kadarıyla, polar akımın engellere uğradığından sadece Doğu Avrupa’daki bölgesel soğukları taşıdığından olabilir mi ?

        @hayatbu, buresimleri bir daha ki sefer şu siteye http://imageshack.us/ yükleyebilir misin ? Resimler açılmıyor bizim okuldaki hiçbir bilgisayarda…DNS ile de çözülmüyor…
        Bu bahsettiğin basınç dağılımını merak da ettim doğrusu…

        • karcı hakan dedi ki:

          Mehmet Can Tanyeri,
          Benim bahsettiğim şey de bu zaten. Sonuçta polar vortex soğuğunu yeterince sarkıtamıyor. Soğuk hava engele uğruyor. Doğu Avrupa’da stabil halde bulunan cP (karasal polar) hava kütlesi bizi etkisi altına alıyor. Yani senin de dediğin gibi bu soğumayı sadece polar vortex’e bağlamak yanlış olur. Ama polar vortex’in rolü olduğunu düşünüyorum. Çünkü Doğu Avrupa’daki bölgesel soğumayı da Polar vortex oluşturuyor. Örneğin bugünün 850 hpa haritasına bakarsak Doğu Avrupa ve Finlandiya civarında yeterli bir soğuma yok. Bugünün 500 hpa haritası.
          850 hpa haritası. Görüldüğü gibi ortada polar vortex yok ve Doğu Avrupa gayet ılık. Bir de 16 Ocak’ın 500 hpa ve 850 hpa haritasına baktığımızda Finlandiya’nın doğusu, Rusya’nın kuzeybatısı civarına bir polar vortex yerleştiği ve Doğu Avrupa’nın nasıl soğumaya başladığı görülüyor. Uzun lafın kısası demek istediğim şey, senin o bahsettiğin bölgesel soğumayı sağlayan şey de polar vortex. Ama senin de dediğin gibi polar akımlar bizi çok fazla etkileyemiyor ,Rusya üzerinde bölgesel soğuma bize iniyor. Eğer Ao biraz daha nötr olsaydı, yüksek basınç İngiltere hattında genişleyebilecekti (İzlanda civarındaki subpolar alçak yüksek basıncı doğuya itmeyecekti). Ve polar vortex soğuğu kırılmadan indirebilmek için yeterli bir koridor bulabilecekti. Yanlış bir cümle (teknik açıdan) kurduysam affedersiniz.

        • hayatbu dedi ki:

          Reanaliz haritalarından 17 Şubat 1985’e bakabilirsiniz… Bundan sonra dikkat ederim, teşekkürler…

      • karcı hakan dedi ki:

        Hayatbu,
        Aslında bunun analizini yapabilmek için, Nao ve Ao’nun yurdumuz üzerindeki etkilerinin kaç gün içinde gerçekleştiğini bilmemiz lazım. Benim asıl anlatmak istediğim şey şu, bu tabloda da görüldüğü gibi AO aşırı negatife inmeden önce nötre doğru çıkış yapmış. Acaba sistemin oluşumu orada mı başlamış. Wetterzentrale arşivlerinden de görüldüğü üzere bizi etkileyen soğuk çekirdeğin oluşumu Şubat başında başlamış. Yani AO nötre yaklaştığı anda soğuk çekirdek oluşamaya başlıyor. Ve hemen ardından -3’e doğru iniyor ve Polar vortex’in oluşturduğu soğuk hava güneye taşınıyor. AO uzun bir süre -1’in üzerine çıkamıyor ve blocking oluşuyor. Ayrıca 1985’in en sert soğuk havasına bir bakalım; Bu müthiş soğuk çekirdek Ao’nun -3’e inmesi ile birlikte bize yaklaşmış ve bir kısmı giriş yapmıştı (850 hpa’da -12 gibi bir soğuk hava,12-18 şubat tarihleri arasında) o günler de çok soğuk ve karlı geçmişti. Ama ilginç bir ayrıntı var. Soğuk havanın en şiddetli giriş yaptığı tarihten önce (20 şubat) 17 şubatta Ao -1,174 iken 18 şubatta -0,094, 19 şubatta 0.177, 20 şubatta ise 0.207 olarak gerçekleşmiş. Yani asıl soğuk çekirdek giriş yapmadan önce pozitife yükselmiş ve sonunda da bu gelmiş. Freemeteo arşivlerine göre 18’inde soğuk hava ve kar etkisini arttırmış, kar kalınlığı 20 şubatta 28,2 cm’e çıkmış, 20 şubat günü en yüksek sıcaklık -4 derece olurken, en düşük sıcaklık da -8,6 olmuş. Ao bir süre daha nötre yakın pozitif seyretmiş ve sistem mart başına kadar etkili olmuştu. Sonra Ao +1’in üzerine çıkmıştı ve sistem etkisini kaybetmişti. Hayatbu hocam, senin aşırı negatif Ao, pozitif Nao tezine katılmakla beraber, en kuvvetli sistemlerin Ao’nun nötre yakın değerlerde geldiğini düşünmekteyim. 1985’i 1985 yapan Şubatın son on iki gününde belirleyici faktör nötr Ao olmuş. Belki de altın kural, Nao nötr civarındayken Ao’nun önce kuvvetli negatife düşüp, ardından da nötre çıkması olabilir. Tabii bunu sadece 1985 efsanesi ile açıklamak yanlış olur. Birden fazla örnek olmalı…

        • hayatbu dedi ki:

          Uzun uzadıya bir cevap veremeyeceğim ama o sistemlerde soğuğun uzun süre bizde kalması kuzeyde oluşan blockingle alakalı. Ben şimdiye kadar çok bakamadım, hangi şartlarda oluşuyor blocking diye…Yani AO’nun nötre çıkmasıyla direk bağlamamak lazım…

        • karcı hakan dedi ki:

          Ben gayet detaylı baktım. Evet, zaten sistemin süresinin blocking le bağlantılı olduğunu ben de söyledim. Blocking’in Ao’nun nötre çıkmasıyla değil,Tam tersi negatife inmesi ile oluştuğunu düşünüyorum.(yanlış okumuşsunuz galiba)Tabii,Nao’da nötre yakınsa(Ao,aşırı negatif iken)Blocking gerçekleşiyor diye bir tezim var.İlk yorumumda da ”Nao’nun nötre yakın olup, Ao’nun -2 ve daha altı olduğu pozisyonlarda blocking gerçekleşiyor.” diye de bir ifade kullanmışım zaten.Ama,hem Ao hem de Nao nötr iken de gerçekleşebilir(bunu çok detaylı incelemedim)Ayrıca 1987′ye de baktım;
          1987 3 3 -2.375
          1987 3 4 -1.854
          1987 3 5 -0.900
          1987 3 6 -0.573
          1987 3 7 -1.595
          1987 3 8 -2.657
          1987 3 9 -3.507
          1987 3 10 -3.301 gördüğün gibi 3-4 martta Ao Kuvvetli negatif seyir izlerken,birden yükselmiş ve efsane sistem gelmişti.Sonrasında Ao Aşırı negatife inmişti ve Blocking gerçekleşmişti.Tabii, Nao da eş zamanlı olarak nötr gerçekleşmişti.Ayrıca detaylıca bir çok sistemi inceledim.Kuvvetli sistemler,Ao’nun Kuvvetli negatiften nötre doğru yükseldiği gün ya da bir gün sonra gelmiş(bir çoğu böyle)Yani Ao’nun yurdumuzda etkisi aynı gün ya da 1-2 gün içinde gerçekleşiyor demek doğru olur mu acaba ?Tabii istisnalarda var.Örneğin 3 ocak 2010 sistemi.Bu sistem Hem Ao,Hem de Nao -2,5 civarındayken gelmiş.Ama,bu sistem Polar bölgeden gelen bir soğuk değil.Yani Subpolar alçak basınç alanının o tarihlerde Avrupa’da etkili olan soğuk havayı arkasından bize taşıması ile gerçekleşmiş bir soğuma.Azor ve Polar vortex ile alakası yok yani.

  24. hayatbu dedi ki:

    Son tartışmalar nedeniyle şu çağrıyı yapma gereği duydum en sonunda:

    Kimse kimsenin “herkesin bilmediği gizli kaynaklar”ı olduğu konusunda ikna olmak zorunda değil. Önceki çalışmalarda arkadaşlar AO-NAO tahminlerinin 1 hafta içinde ne kadar ciddi seviyelerde değiştiğini kanıtlarla ispat ettiler. Eğer böyle bir “gizli kaynak” varsa ve bu gizli kaynak birileri tarafından sırf “benden başkası benim kadar iyi ve uzun süreli tahmin yapamasın” düşüncesiyle paylaşılmıyorsa… veya buna benzer düşüncelerle birilerinden bilgi kaçırılıyorsa; o kişi tüm hava delilerine hainlik yapıyor demektir.

    Evet arkadaşlar, ben böyle gizli bilgileri olduğunu iddia eden ve bunları kendisine saklayanlar olduğuna inanmak istemiyor ve onları hain olarak nitelendirmekten kaçınıyorum; ama eğer böyle birileri varsa biliniz ki onlar hainlerdir…Uyanın arkadaşlar, herkes herkesle verisini paylaşsın. Paylaşmayan kimseye inanmak zorunda da değilsiniz…

    • gvm dedi ki:

      Daha en güvenilir modellerden biri olan GFS bile 5-6 gün sonrası için kesin tahmin yürütemiyorken “gizli bilgilerim var benim” diyerek 15-20 gün sonrasına tahmin yapana ben afedersiniz ama şarlatan derim.

  25. hayatbu dedi ki:

    1-Santiago’nun da dediği gibi zaman içerisinde AO-NAO tahminleri değişti ve şu anki görüntüde 17’si yerine 15’inde sistem giriş yapıyor gibi görünüyor (Tezime göre). Ben tezimin takibini elbette yapıyorum ve inanmadığım bir şeyi ortaya atmak gibi saçma bir şeyi de yapmış değilim. Kısaca öngörü olarak yaptığımız sistemin geleceğine olan inancım halen devam ediyor. Bu yüzden de GFS modellerinin değişmesini beklemekteyim. Şu anda sistem Karadeniz’e giriyormuş gibi görünüyor, elbette olabilir; ama benim beklentim bizi de etkileyecek daha kapsamlı ve kuvvetli bir sistem.

    2- AO-NAO güncellemelerinde AO’nun nötre çıkışı 22-23 Ocak’a ertelendiğinden; Arif Bey ve HavaTurka ekibi kendi tezlerine göre sistem tahminlerini bu tarihler olarak revize etmeleri gerekir. Yani tezlerine göre öyle olması lazım.

    3- Eğer benim “altın formül” tezim doğruysa; en az 1 hafta kadar uzun süreli bir soğuğun gelmesi söz konusu olabilir. Bekleyip görmek lazım…

    • Havadelisi dedi ki:

      Daha önce de söylediğim gibi, indeks tahminleri GFS çıktılarından üretildiği için bu ikisi birbirine uygun olmak zorunda, yani aslında şu anda da uygun. “Değişmesini bekliyorum”dan kastın soğuğun şiddetinin artması mı? Bence şu noktaya geliyoruz: Altın formül gerçekleşse ve bize soğuğun inmesi için en iyi basınç yerleşimini yaratsa bile, soğuğun şiddeti az olabilir ve sistem sıradan kalabilir.

      • hayatbu dedi ki:

        Zaten sistem gelişi var ortada. Ama bize inmiyor, Karadeniz ve Anadolu’ya indiği görülüyor. Yalnız iki beklentimiz gerçekleşmiyor gibi görünüyor şu an:

        1-YB’nin kuzeybatımızda ve kuzeyimizde (Balkanlarda) yer alması
        2-Akdeniz’den gelen siklonlara açık olmamız.

        Şu an 15’i için YB’nin aldığı konum gereği ikisi de gerçekleşmiyor görüntüsü var. Dolayısıyla hem soğuk zayıf, hem de yağış yetersiz. Nitekim, daha önce basınç dağılımları vb. hesaba katılması gereken diğer etkenler de var diyerek dile getirmiştim.

        GFS’in değişmesini beklediğim noktalarsa şundan ibaret;

        1-Zor görünüyor ama, blokajın daha batıda olması. Yani Balkanlar-Sibirya arasında bir blokajın gerçekleşmesi
        2-Sistemin İstanbul’u da kapsayacak şekilde yer alması
        3-YB’nin Orta Avrupa’da konumlanıp Türkiye’yi kapsamaması ve Akdeniz’den siklon gelişinin önünün açılması
        4-Orta Avrupa’ya kadar sokulan derin AB’nin biraz daha bizden uzakta yerleşmesi

        Bu ve bunun gibi sistemin bizi daha çok etkilemesini doğuracak sonuçlardan bahsediyorum.
        Mesela biz NAO pozitifken Azor’un güçlenip Avrupa’ya yerleşmesini beklerken Azor modellerde Kuzey Afrika-Akdeniz üzerine yerleşmiş görünüyor. Veya Doğu Avrupa’ya kadar etkili bir AB görünüyor. İşte bu iki nokta beni düşündürüyor. Ozan sen bu konuda bir açıklama yapıp da bunun nasıl olduğunu izah edebilirsen çok sevinirim doğrusu…Çünkü modellerdeki görüntü pek beklediğim bir görüntü değil. Ayrıca genel kanı olan NAO’nun pozitifleşmesiyle Orta Avrupa’ya Azor iyice genişler olayına da pek uymuyor. AO’dan dolayı oluyor desek, AO çok aşırı negatif değil, -2 ile -3 arası görünüyor. Uygun bir aralık. Bu şekilde çok fazla sistem var ama bu dizilime pek rastlamadım araştırmalarımda…

        • Havadelisi dedi ki:

          İndeks yöntemlerinin eksikleri zaten tam da senin söylediğin noktalarda ortaya çıkıyor. Mesela NAO’yu ele alalım. NAO, diyelim ki tam olarak nötrken, bu demek oluyor ki Azor Adaları civarında ortalama değerde bir yüksek, İzlanda’da da ortalama değerde bir alçak var. NAO, sadece bu iki noktadan hesaplanan bir şey. Yani indeks, bize Azor merkezli yükseğin ne tarafa doğru ne kadar genişleyeceği gibi şeyleri söylemiyor aslında.

          Saydığın dört şartın sağlanması için indeksler -belki- gerek şart, ama yeter şart değil… Başka bir ifadeyle AO ve NAO’nun hesaplandığı coğrafyalarda ne olup bittiği, sadece belli oranda belirleyici… Bunun içindir ki model çıktıları ve diğer faktörler gözardı edilemez.

          Bir de demişsin ki sistem bize inmiyor, Anadolu’ya iniyor 🙂 Zaten bu kadar ince ayrıntıyı indeksten çıkarmak bence mümkün değil…

    • arif dedi ki:

      Hayatbu yanlışım varsa düzeltirsin lütfen. Tezin AO’nun negatifte seyrederken bulunduğu noktadan daha düşük bir seviyeye inmesi durumunda bile şayet NAO nötre yakın bir konumdaysa bize soğuk gelebileceğini söylüyordu. Santiago’nun gün içinde gönderdiği resimde de 2 ocak ve 9 ocağa ait 2 tane AO tahmini var. Buradan görüleceği üzere 2 ocak’taki tahminlerde 16-17 ocak gibi beklenen kuvvetli negatife düşüşün bugün itibariyle ortadan kaktığı dolayısıyla tezine dayanak olabilecek herhangi bir oluşum da ortalıkta görünmediğinden tezinin en azından ocak ortası sistemi için kadük olduğu anlaşılıyor. Yani 15 ocakta AO’da bulunduğu noktadan daha aşağıya doğru bir hareket görülmüyor. 15 ocakta sistem gelmiş bile olsa endekste yine az da olsa bir yukarı çıkış hareketi olduğundan bizim altın formülün yine devreye girdiği sonucu ortaya çıkıyor. Bir de tabii zaman içinde test etmiş olduk ki bu çıkış ne kadar nötre yakın bir seviyeye doğru olursa soğuma da o denli güçlü oluyor. Yılsonundaki ve 5 ocak sisteminde soğumanın yetersiz kalması bu çıkışın yetersiz kalmasından denilebilir. Asıl nötre doğru çıkışın ise 20-22 ocak gibi olacağı da en azından şimdilik kararlı bir şekilde görülmekte. Yani bizim 20 ocakta beklediğimiz sistem ayın 21 ya da 22’sinde de gelebilir. Bu çok önemli değil. Senin 17-18 gibi beklediğin sistem de 13 ya da 14’ünde bile gelse benim açımdan sorun değil. 2-3 günlük sapmalara takılmak yersiz. Burada benim önem verdiğim nokta tezini destekleyecek bir tablo ortaya çıkıyor mu ona bakmak lazım. Hayır Arif Bey tam aksine benim tezimi doğrulayan şartlar işte tam burada oluşuyor diyorsan da bunu grafikler üzerinden gösterirsen birbirimizi daha iyi anlayabiliriz en önemlisi başkaları da daha kolay kavrayabilir bu konuyu.

      • hayatbu dedi ki:

        Baştan birkaç yanlış var:

        1-Benim tezimin AO-NAO verilerinin inip çıkmasıyla bir alakası yok. Benim tezimde vurgulanan; AO’nun -2 ve daha negatif, NAO’nun ise 0,5 ila -0,5 arasında olması. Ondan başka insin çıksın hiç önemli değil. O yüzden sizin çıkış formülünüzde de bahsettiğim şartlarda sistem geldiğini defalarca ifade ettim.

        2-AO-NAO’nun değişebileceğini defalarca ifade ettik, öyle de oldu. Yalnız ilginçtir, AO’daki çıkış 20’de görünürken 22lere; NAO’daki nötre yaklaşım ise 2-3 gün erkene geldi… Bunu ilk defa verileri takip eden Santiago gözlemleyip ifade etti. Şu an itibariyle diyagramlarda da sistem zaten görülmekte…

        3-Tezimde ifade ettiğim üzere bütün bunlar bir sistemin (belki “soğuğun” demek daha doğru – Havadelisi) inişiyle ilgili. Ama bundan başka; basınç dağılımları, o mevsimin sıcaklık şartları, o anda yaşanan ayın özellikleri vb. birçok verinin de önemli olduğunu ifade etmiştim yazımda…Şu an gördüğümüz kadarıyla İstanbul’a değil de Karadeniz ve Anadolu’ya sistemin indiği görülüyor. Ben bunların da değişebileceğini ve en doğrusunun beklemek gerektiği olduğunu düşünüyorum.

        4-Şu anki verilere göre 15’inde giriş yapması beklenen sistem sizin çıkış olarak beklediğiniz süreyi de içine alarak 24-25’ine kadar sürebilecek gibi görünüyor (Ben tahmin için değil, deney için bunları söylüyorum). Ve sizin de öngördüğünüz tarihleri içine alacak şekilde sistemin oluşmasını bekliyorum. Eğer sistemin ilk vuruşu (15 Ocak) bizim üzerimize değil de doğumuza inerse, ikinci vuruş (AO’nun ani çıkışı sebebiyle oluşacak basınç değişimi bizim kuzeyimizi de etkileyeceğinden dağılım değişecektir muhtemelen) dediğiniz gibi 20 Ocak civarı bizi de kapsayacak şekilde gelebilir. Ama bu sistemin devamı şeklinde de olabilir daha çok zaman var.

        Son olarak tekrar etmek ihtiyacı hissediyorum; Sizin tezinizin en makul açıklaması şu:

        AO negatifken, soğuk 60lı enlemlere indikten sonra, hızla nötre çıkarken basınç dağılımları da hızla değişiyor ve soğuk kuzey enlemlere kaçma fırsatı bulamadan bize de geliyor. Bunu zaten Ozan ifade etmişti. Bu şekilde olaylar geliştiğinde bu tarz bir sistemin gelişiyle ilgili bir sıkıntı yok. Ama genelde NAO ile AO birlikte hareket etmeleriyle ilgili olduğunu düşünüyorum ben bunun. Bu yüzden NAO nötrken AO negatifse aynı etkiyi oluşturacağını düşünüyorum. Tezim de bundan ibaret…

        Sanırım izah edebildim….Teşekkürler

        • Havadelisi dedi ki:

          Bence gayet güzel izah etmişsin.

          • eRCaN dedi ki:

            Gece modellerine göre 15’indeki sistem de puff oluyor. Ee şimdi boşa mı konuştuk-konuşuyoruz 🙂
            Modeller 5,6 günün tahminini bile allak bullak ediyor 🙂 Kabak tadı vermedi değil

      • welbane dedi ki:

        Hayatbu da gerekli cevabı verecektir zaten herhalde ama burada apaçık bir maddi hata ya da çarpıtma var. Kendisinin tezi altın formulun AO -2 ya da daha düşükken NAO’nın +/- 0.5 aralığında olması oldugunu ve en iyi sistemlerin bu dizilimle inebilecegi yonundeydi. Dolayısıyla 15 Ocaktan itibaren tam da onun dedigi şekle girecek endeksler, tezi de sınama imkanı bulacagız boylece.

        Sizse negatiften nötre “hızlı” bir AO çıkışı ongoruyordunuz ve gerçekten de boyle gelen epey sistem var fakat NAO’yu gozardı etmiştiniz. Aralarında benim de bulundugum bazılarımız, yaklaşık 7 -8 gündür NAO’daki kuvvetli pozitife çıkış eğilimine dikkat çekerek sadece AO’nun çıkışını beklemenin yetersiz olacagını, üstelik AO’nun uzun vadede ne kadar güvenilmez oldugunun ortaya çıktıgını ve 10-15 ocak aralıgında da bir sistem gelebilecegini soyledik.

        Gelinen noktada anlaşılıyor ki siz de 15 ocağı kabullenmeye başlamışsınız, fakat şimdi de şaşırtıcı biçimde bunun da aslında sizin tezinizi destekledigini soyluyorsunuz. Halbuki 12, 13, 15 tarihlerini telaffuz ederek size kafa tutanlardan, tahminlerinizin tutma yabilecegini/dıgını soyleyenlerin cüretinden bahsettiğiniz yazınızda 20 ocağa kadar kuş uçmayacağından çok emin gorunuyordunuz. Bunları hatırlatanlar size karşı takıntılı, anlamamakta ısrarlı, pusuya yatıp sizin yanılmanızı bekleyenler oluyor. Maalesef siz de her Türk büyüğü gibi sizinle alakası olmayan bir sürü şeyi ve bu arada aslında birer reanalysis örneği olarak gorulebilecek bu hatırlatmaları kişisel ve düşmanca algılıyorsunuz. Napalım canınız sagolsun.

        • hayatbu dedi ki:

          welbane,

          Çok güzel bir açıklama yapmışsın da, yeterince polemik var zaten; siz-biz diye ayırmasak daha güzel olur sanki…

          Bir de “Türk büyüğü” olayını falan hiç sokmasak yorumlarımıza rica etsem. Ozan da bilir bu konudaki hassassiyetimi 🙂 Az tartışmadık müneccimlik konusunda 🙂 Türk büyüğü olmakla ilgisi yok ki bunun, her millette olabilir…

  26. carcass dedi ki:

    Birazcık da canlı yayın yapalım 🙂 Eskişehir’de kar başladı ve tahmin ettiğimden de iyi bir yağış var şu anda DMİ kısa süreli diyor ama şu anda her şey gayet güzel

    • Havadelisi dedi ki:

      Ne güzel. Az beklenti olunca yağan karın keyfi hiçbir şeyde yoktur.

      • carcass dedi ki:

        Aynen öyle Ozan Hocam, ben öğrendim artık yüksek beklentilere girmemeyi. Sonuç, sıcak çikolatam elimde finaller öncesi kar sefası 🙂

  27. mehmet torun dedi ki:

    Her doğa olayı gibi sis hadisesi dikkatimi çok çekmiştir. Bulunduğum yörede kış hariç her mevsimde yağmur yağarken bir çok küçük akarsulardan sis oluşup yükselmektedir. Bu olayın açılımı hakkında bilgi verir misiniz?

    • Havadelisi dedi ki:

      Çünkü kış haricinde akarsular havadan daha soğuk. Akarsuyun üzerinden geçen nemli ve görece ılık hava, akarsu tarafından soğutuluyor, soğumayla karşılaşan nem yoğuşuyor, sise dönüşüyor.

  28. Havadelisi dedi ki:

    Dünyanın en iyi tahmincisi Bastardi hazretleri buyurdu:

    “By the first week of Feb, a positive arctic oscillation develops …. ”

    Şubat’ın ilk haftası itibariyle pozitif AO gelişecekmiş… Nerden biliyorsun arkadaşım?

    Bastardi benim için bitmiştir… Haberiniz olsun.

    • karcı hakan dedi ki:

      Şimdi ilk hafta şans eseri pozitife çıksa, alacağın eleştiriler de çok ağır olacaktır. Ama insanlar senin ne demek istediğini anlasa, eleştiri yapmaz, tebrik ederlerdi. Adam resmen okkalı müneccimlik yapmış. Yani şimdiden “By the first week of Feb, a positive arctic oscillation develops …. ” demek abesle iştigaldir. En doğrusunu sen yapıyorsun hocam. Daha Ocak’ın sonunu göremeden Şubat’ı tahmin etmek saçmalıktan öteye geçmez. Bazen böyle adamların profesör olduğu aklıma gelince, ”Ben neden olmayayım” diyorum.

      • Havadelisi dedi ki:

        “Başımdan geçeni bir bir anlattım
        Ne yanlış söyledim ne yalan kattım
        Veysel der alana mücevher sattım
        Alan alır almayana aç olur”

      • Santiago dedi ki:

        Profesör olabiliriz ama “üstad” olamayız hocam, işte fark burada 🙂

        • EFSANE-SEMİH dedi ki:

          Ariftarif 20 Ocakta nötr olacağını nereden biliyordu sence?

          • Havadelisi dedi ki:

            Lütfen polemiğe çevirmeyelim Semih, teşekkür ederim. Doğrudan bir laf yokken alınma olmasın. Rica ediyorum. Santiago, uzatmayalım, teşekkür ederim.

          • Santiago dedi ki:

            Havadelisi sana hak veriyorum ama lütfen izin ver son sözümü söyleyeyim… Sevgili Semih, 20 Ocak’ta nötr olacağını sen nerden biliyorsun? Pazarlık mı yaptınız atmosferle? Hani 20 Ocak’a kadar sistem gelmeyecekti?? Realist olun biraz, daha düne kadar 20 Ocak için AO endeksi geziniyordu, bugün tam 20’de nötre çıkmış herkes demeç vermeye başlamış.. Ekteki tabloyu iyi inceleyin, tam 1 hafta önce ve bugünün AO tahminleri.. AO geçen hafta 16 Ocak için kararlı olarak -6’ya gitmiş, ama tam 1 hafta sonra ne çıkmış tabloda? -2’ye doğru tırmanış.. Bugünkü AO endeksinde 20 Ocak için öngörülen nötr tam tersi de olabilir miymiş?? Bunun garantisi var mıymış? YOK! Nötr de olabilir, -3 de olabilir, -6 da olabilir.. Artık kehanet ve müneccimlik devri kapandı. Kim ortaya doneleriyle beraber bir şey sunar, işte o kişi haklıdır. Böyle devam ederseniz daha da çuvallayacaksınız bunu bil..

            1

            Bir düzeltme de yapayım.. AO’nun nötre ulaştığı tarih Semih’in iddia ettiği gibi 20 Ocak değil 23-24 Ocak civarlarındadır.. Bu tarihleri tespit etmek çok basittir.. Bir cetvel alın ve kimse görmeden ekrana koyun (görürlerse deliliğiniz deşifre olur), her 1mm yaklaşık 1 güne tekabül etmektedir. Bulduğunuz sonuca da 1 gün ilave ederseniz sistemin geliş tarihini bulabilirsiniz.. Yani “üstad”ın 20 Ocakta gelecek dediği sistem, AO’da herhangi bir sapma olmasa bile 25 Ocak civarına denk geliyor.. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyesim geliyor.. Havadelisi, blogunda polemiğe girdiğim için özür dilerim, konu hakkında başka bir yorumum olmayacaktır..

            • eRCaN dedi ki:

              Santiago teşekkür ederiz tablo için. Yıllardır şunu bilir şunu söylerim, “Tahminin Tahmini Olmaz”. Değişime en az açık olan tahmini (büyük sapmalar göstermeyecek tahmini) paylaşmak en doğrusudur. AO-NAO meselesinde de yukarıda gözüktüğü gibi 2’sinde sağ gösterip bugün sol vurmuş. Tahminin tahminini yapmak
              bana göre laf olsun torba dolsundan başka bir şey değildir.

      • sappokinowa dedi ki:

        Bastardi’nin keskin bir dönüş yapmaya hazırlandığı zaten bir önceki yazısından belli olmuştu, ama gene de adam perşembe ne demiş sonra da cumartesi ne söylemiş? bu patternler 2 günde mi değişti? değişti ise neden perşembe günkü yazısında bunun hala bir ara olduğunu ve soğuğun kıtanın geri kalanına (doğu ve güneydoğu avrupa ) çok daha kuvvetli şekilde döneceğini söyledi. Daha evvel de söylemiştim Bastardi çok fazla ilgi görmenin gazına geldi ve tahmin skalasını çok genişletti, gerçekten de blogu uk. ıreland için, gene de nerden bakarsak bakalım hafızalarda çok tatsız izler bırakan, gayet başarısız bir tahmin oldu, sanırım bu kendisini takip eden kalabalığın bir hayli azalmasına yol açacaktır ki bastardi için de bu durum ‘tın’ dır herhalde. Şunu da unutmayalım bu adam bi evvelki tahmininde nasıl keskin bir şekilde yanılmışssa, pekala aynısı olabilir, yalnız ne ilginçtir ki bu sene ki hava hareketleri birçok kişi ve kuruluşu haksız çıkardı (en azından şu ana kadar ) jamstec, sonradan noaa, il meteo sinoptik görünümleri, netweather , gökhan abur, orhan şen hatta bunun içine ırı’yi de katabiliriz, ne oldu da bu kadar keskin yanılgılara düşüyor bilimadamları? ne oluyor da patternler bu kadar tersine işliyebiliyor, 14 aydan beri neredeyse sürekli negatifte olan ao ve nao, keza polar vortex’in zayıflaması vs bir şekilde mevcut süper bilgisayarlar, eldeki verileri kullandılar, ortaya da böyle bir sonuç çıktı çünkü burada ozan hocan’ın paylaştığı bir linkte bir bilgi vardı, örnek vermek gerekir de atmosferden veri data toplayan 2 nokta arasındaki 100 km. mesafede (ki her santim’de , metreküpte bir atmosfer bilgisi saklı) yani her damlacıkta bir veri mevcut ve bunlar çok önemli veriler, ama bilgisayarların datalarında bu mevcut bilgiler barınmıyor haliyle makina bu açığı sanırım ilk hatanın üzerine mevcut hatalar ekleyerek kapamaya çalışıyor ve ortaya da zaten baştan beri büyük oranda hatalı çıkmış ve böyle devam etmiş bir veri çıkıyor, ki aynı mantık gsf için de geçerli, ozan bey geçmiş yazıların da bundan da bahsetmişti. Bundan sonra mevsimlik tahminlere mümkün mertebe objektif değerlendirmeyi iyice öğrenmemiz gerekiyor, iyi geceler…

    • arif dedi ki:

      Havadelisi sen nerden biliyorsun bilinmediğini? 20 ocak gibi AO’da hızla nötre çıkış olacak dediğimizde yılbaşı falandı. şubatta pozitif AO olacağını da aynı şekilde görebiliyoruz. Uzun vadedir değişim olabilir o ayrı. Sonuçta bunlar tahmindir güvenilirliği bir yere kadardır bunu anladım da AO’daki muhtemel eğilimleri 2 haftadan sonrası için gösteren kaynak olmadığını mı düşünüyorsun gerçekten?

      • Havadelisi dedi ki:

        Tartışmak istemiyorum Arif Bey. Çok işim var, mevzu uzayacak. Benim bütün görüşlerimi dikkate almak zorunda değilsiniz, ben de Bastardi’nin ya da sizin yöntemlerinizi beğenip onaylamak zorunda değilim. İyi akşamlar.

        • eRCaN dedi ki:

          Burası ayrıca tartışma paylaşma için açılan bir site değil mi?

          • Havadelisi dedi ki:

            Ercan, öyle ama bu konuları daha önce uzun uzun tartıştık, herkes birbirinin ne söyleyeceğini bile biliyor. Atış Serbest arşivini inceleyebilir, Müneccimlik yazısını ve altındaki tartışmaları okuyabilirsin.

        • onurel dedi ki:

          Merhaba; kimseyi şahsen tanımam, kimsenin tarafında değilim.. Her iki siteyi de “daha fazla ne öğrenebilirim” diye devamlı takip ediyorum. Ancak şunu belirtmem lazım, buradaki cevabınız bana yanlış geldi. Belki cevaplarınızı yargılayacak konumda değilim ama içimden geleni söylüyorum. Bilimsel bakış açısıyla değerlendirmelerinizi ve dolayısıyla şüpheciliğinizi takdir ediyorum. Ancak burada AO’nun daha uzun süre önce trendini öngörebileceğimiz bir yöntem veya kaynaktan söz ediliyor. Şüphecilik tamam ama burada kestirip atmış gibisiniz. Ki benim şahsi düşüncem gerçekten de Arif Bey’in bir şekilde trendi bizden önce görebiliyor olduğu. Bu yazıyı yayınlansın diye yazmadım, okumanız yeterli, isterseniz yayınlayabilirsiniz de.. Teşekkürler, çalışmalarınız da başarılar..

          • Havadelisi dedi ki:

            Onur Bey, “kestirip atmak” lafı burada garip kaçmış. Çünkü bu bölümün daha önceki sayfalarında AO’nun çok önceden tahminiyle ilgili yöntemi, bu yöntemlere zemin hazırlayan veri kaynaklarını ayrıntılı biçimde inceledik. Ortaya konan metodun temelde eksik bulduğum yanlarını ve dolayısıyla beni neden ikna etmediğini uzun uzun birkaç defa anlattım. Eğer görmediyseniz önceki sayfalara bakmanızı rica ederim. Eğer gördüyseniz ve halen şu yorumu yapıyorsanız size teessüf etmek durumundayım. Burada bir kestirip atma değil, aynı şeyleri tekrar edip insanların kafasını ütülemek istememe var. Ayrıca zamanım da kısıtlı.

            Şunu da samimi biçimde söyleyeyim, bu işlerle bu düzeyde (akademik olarak) ilgilenen insanlar arasında bu tür fikirleri benim kadar ciddiye alan, onlarla samimi biçimde ilgilenen insanlar çok az. Sırf kendi tutkumdan ve yeni fikirlerin beni heyecanlandırmasından dolayı zamanımın önemli kısmını bu işlere harcıyorum, insanların fikirlerini dinleyip zaman zaman katkıda bulunuyorum, gerekirse eleştiriyorum (eleştiri de çok önemli bir katkıdır zaten, bu da pek anlaşılmıyor). Sonuçta kimse beni dikkate almak zorunda da değil, ama ben de insanların fikrini birçok insan bu fikirlere inanıyor ve güveniyor diye kabul etmek zorunda değilim. Son söz: Bu yöntemler bu kadar güvenilirse ve bazı insanların bazı şeyleri “bir şekilde bizden daha iyi görmesi, kimsenin bilmediği veri kaynaklarına sahip olması” gibi bir durum söz konusuysa, neden ben ısrarla ikna edilmeye çalışılıyorum? Sonuçta ben kimim ki, elinde özel veri kaynakları ve görme yetenekleri bulunmayan sıradan bir bilim insanı ve ölümlüyüm 🙂 Sayfalarca yazı yazdım bu blogda, yazılanları okuyanlar ne demek istediğimi anlar diye düşünüyorum. İyi akşamlar.

            • onurel dedi ki:

              AO’daki değişimlerin bize yansıması konusunda gerçekten de yeterince tartışıldı. Ancak benim dikkat çekmek istediğim, birileri (Bastardi, Arif Bey, mevsimlik tahmin yapan kuruluşlar vs.) gerçekten de bizim bilmediğimiz bir kaynaktan AO verilerini daha uzun süreler için alabiliyor olabilirler mi? (Burada bu verilerin hata payını veya %100 doğru çıksa bile bize yansıması ne oluru sorgulamıyorum) İşte Bastardi böyle bir veriyi kullanıp tahmin yaptıysa “benim için bitmiştir” demek doğru olmaz diye düşünüyorum.
              Buradan Arif Bey’e soralım, var mıdır Arif Bey AO’nun uzun vadeli tahmini için kullandığınız bir kaynak? Teşekkürler, saygılarımla..

  29. havadansudan dedi ki:

    geçen yıl , eylül ayında sanırım, pek çok otomatik ölçüm istasyonu devreye girmişti. ne oldu onlar merak etmekteyim. zaman zaman haritada kaybolup geri geliyorlardı. son 1 buçuk aydır ise tamamen gittiler 🙂 ne yapar bu insanlar, neyin peşindedir anlamıyorum. sene olmuş 2011 ama sadece kent merkezleri ve civarında ölçüm yapılıyor.
    ben adana özelinde konuşursam, mesela pozantı ilçesinin ve akçatekir beldesinin
    ( adeta bir mikroklimaya sahip tekir yaylası) , karataş’ın , feke’nin, kozan’ın verileri birbirinden çok farklıdır ve incelenmesi , takip edilmesi gerekir. hiç mi merak etmez bu insanlar, hiç mi heyecan duymazlar? birbirine 3-5 km mesafede bin tane istasyon kurmaya bayılıyorlar ama.

    • Havadelisi dedi ki:

      Heyecan mı, o ne ki? “İstasyon aldık” diye reklam yapılıyor ve maaşlar yatıyorsa mesele yok.

      • havadansudan dedi ki:

        dün bütün gün kar ölçümlerini girmediler, belki de ölçmediler. bugünün ölçümleri ise girilmiş. apık sapık ayrıntısız tahminler, ucu açık ifadeler, dandik çizimler de cabası.
        bir de merak ettiğim bir şey var, mesela erciyes’te otellerin olduğu bölgenin rakımı 2000 metrenin üzerinde ama kayseri kent merkeziyle sıcaklık farkı sadece 1-2 derece. bu mümkün müdür? dmi acaba hislerine dayanarak mı tahmin yapıyor kayak merkezleri için?

  30. nehrk dedi ki:

    Radardaki bu oluşum sea effect midir? O bölgede rüzgar da rüzgar da kuzey ve kuzeydoğudan esiyormuş. Yağış hattının çok geniş olması beni tereddüte düşürdü.

    2

    • Havadelisi dedi ki:

      Hayır, GFS yağış çıktısına bakarsanız yağışın Bulgaristan’dan kopup rüzgarla sürüklenerek ve zayıflayarak geldiğini görüyorsunuz. Zaten 850 mb sıcaklığı da yüksek sayılır.

  31. havaankara dedi ki:

    “Şu anda DMi’nin 5 gün üst üste yoğun kar göstermesini değil, GFS’in 15. gününde Marmara’dan -20′yi yurdumuza sokmasını istiyorum 🙂 ” Herkesin çok duygusal takıldığı 4 Ocak gününde böyle bir şey yazmıştım. (ben de duygusaldım). Olur mu olmaz mı şimdiden kehanet yapmayalım ama 06Z’ çıktısını çok sevdim ben. Olmasa da ben olma ihtimalini sevdim 🙂
    1

  32. mehmet dedi ki:

    arkadaşlar, modeller ısrarla 15 ocak’ta Karadeniz üzerinden bir sistem gösteriyor, ne dersiniz?

    • Havadelisi dedi ki:

      Daha var ona biraz, ama zayıflamazsa Karadeniz’e bakan biraz yüksek yamaçlarda (200+ metre) güzel kar olur. Ayrıntıları çok değişir ama daha.

      • mehmet dedi ki:

        teşekkürler hava delisi. dün kara doydum bir süreliğine, giresun kümbet yaylasına doğru gittim ama yaylaya ulaşamadık arabamız karda kaydığı için…

  33. AVNİ KÜÇÜKAY dedi ki:

    Vakit ayırabildiğim ve de anlayabildiğim kadarıyla büyük bir ilgi ve beğeni ile yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum. Ben olaya biraz daha klasik açıdan bakmaya çalışacağım. Tabiri caiz ise hani diyoruz ya birçoğumuz ben dahil kar manyağıyız diye. Kafamdan geçen ilk soruyu size sormak istiyorum. Makine mühendisliğini bitirmiş biri olarak sizi iklim alanında lisans yapmaya zorlayan unsurun ne kadarının kar sevdalığı olduğunu merak ediyorum. Veya bugün meteoroloji alanında orta ve yüksek tahsil yapanların ne kadarında kar sevdalığı var. Eğer çoğunda var diyorsak o zaman sıcak kuşakta yer alan ülkelerde meteoroloji alanında çalışanları bu mesleğe iten şey ne? Bu elbette ki biraz da sosyolojik bir konu. Mesela ülkemizde birçok kişi popülizm veya başka sebeplerden çocukluktan beri ilgi duydukları ve hayal ettikleri mesleklerde olamadıklarından mevcut işlerini de severek yapamıyorlar. Bu da başka başka sıkıntılara yol açıyor. Bilgisayarımda iklim ile ilgili yazıları okurken işyerinde birçok arkadaşlar bana takılıyorlar ya kardeşim işin gücün kalmamış nelerle uğraşıyorsun diye. Ama öte yandan org çalan kişi çalgıcı, piyano çalan kişi ise sanatçı diye algılanıyor. Sebebi ise org notasız da bir şekilde çalınıyor ancak piyano çalmak için ise kesinlikle eğitim almak şart. İşte siz org çalan bizlere piyano çalmayı öğretiyorsunuz. Son söz: Bir insan çok bilgili olabilir ama o bilgi paylaşıldığı sürece bir değeri vardır kişiye duyulan saygının da ölçütü budur. Bu açıdan benim gözümde işte siz busunuz. Selamlar..

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzel sözleriniz için teşekkürler. Kendime hava delisi dememden, hava olaylarıyla çocukluktan beri manyaklık derecesinde ilgilendiğimi anlamış olmalısınız. Ayrıca tabii ki ben de iflah olmaz bir kar hastasıyım. Türkiye’deki hemen herkes gibi yanlış yönlendirildim ve mühendislik okudum. Neyse ki üniversitedeyken bilinçlendim ve sevdiğim işi yaparsam çok daha başarılı ve mutlu olacağımı anladım. Ciddiyetle bu işlerin üstüne eğilip yüksek lisans ve doktorayla devam ettim. Bakalım bundan sonra neler olacak. Şunu söyleyebilirim ki ilgi, tutku, heyecan tabii ki önemlidir; ama bilgi ve ciddiyet çok daha önemlidir. Burayı okuyan daha genç arkadaşlar varsa, onlara araştırmalarını, çok iyi derecede yabancı dil öğrenmelerini, hiçbir şeyde kolaya kaçmaya çalışmamalarını tavsiye ederim.

      Ayrıca şunu söyleyebilirim ki ben öğretmekten de ayrı bir haz alan birisiyim. Benim yazıp çizdiklerimden birilerinin bir şeyler öğrendiğini görmek çoğu zaman mutlu olmama yetiyor. Tek istediğim hakkımın yenmemesi, kaynak gösterilmek gibi şeyler.. Bunun bazen olmaması çok canımı sıkıyor.

  34. hayatbu dedi ki:

    Ne diyeyim bilemedim, güldüm sadece…Yorumsuz vereyim bari…

    http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=228041

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu haber geçen senenin haberi. Hala ilginç, o ayrı 🙂

      • hayatbu dedi ki:

        Geçen seneyle aynı olması ilginç bayağı. Geçen sene de sanırım 20’sinde sistem gelmemişti, sonrasında soğuklar olmuştu ayrı. Ama DMİ’nin dediği gibi olağanüstü şeyler olmamıştı… Tarih tekerrür eder mi dersin? Son verilere göre tez tutarsa 10 günlük soğuk gelmesi lazım 🙂

      • Ankaragücü dedi ki:

        Ozan Bey 20 ocak sistemini(!) bir siz kabullenemediniz hala.. ))
        İntronuz bile yok.. Siz bakmayın ao endeksinin gfs modellerine göre çizildiğine. Ao alemin kralıdır. Onun dediği olur(muş)..
        Bu arada intronuzun bile olmaması sizi hiç rahatsız etmiyor mu? 🙂

      • ALKIM dedi ki:

        İşin en garip tarafı da bu zaten. Az önce bir forumda bu haber yeni bir habermiş gibi tekrar ele alınmaya başlamış. Tabii işin garip olmayan tarafı kar yağışları için o forumda geçtiğimiz yıl verilen 20 Ocak tarihinin yine verilmiş olması. 2011’e gözlerimiz aşina olmadığından olsa gerek “Geçen yıl da böyle demişti DMİ” şeklinde yorumlar yapılıyor ama haberin kaynağındaki tarihin zaten geçen senenin tarihi olduğu gözden kaçırılıyor. 🙂

  35. Santiago dedi ki:

    İklim Bilimci Cliff Harris ve Meteorolog Randy Mann ve çalışmalarını http://www.longrangeweather.com ‘da bulabilirsiniz. Ekteki tabloda milattan önce 2500 yılından 2040’a kadar olan küresel sıcaklıkları görebilirsiniz. İngilizce bilenler için sayfanın linki burada. Bu bilgileri ve tabloyu nasıl derlediklerini anlatıyorlar. Tablo bana enteresan geldi, belki olaya duygusallık katmış olabilirler ancak 2019’a doğru küresel sıcaklıkların keskin bir düşüşe gireceği görülüyor. Bundan önceki son düşüş Pinatubo Yanardağı’nın patlamasıyla 1991’de görülmüştü.. Biliyorsunuz yanardağ patlamaları güneş radyasyonunu azaltarak küresel sıcaklıkları inanılmaz şekilde düşürebiliyor. Burada da 50’şer sene arayla milattan önce 600’e kadar dünyadaki sıcaklıkları burada görebilirsiniz. Tekrar söylüyorum, ne kadar doğru bilemem, bana enteresan geldi paylaşıyorum.

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      İlginç, bu siteyi bilmiyordum, çok teşekkürler. Eski iklim benim doktora konum olduğu için bir iki laf edeyim 🙂 Küresel ısınmanın politik olarak çok güçlü bir hipotez olmasından ötürü, bu tür alternatif görüşler çok dikkate alınmıyor, yani “mainstream” klimatologların pek azı bu tür fikirlere önem veriyor. Güneş etkinliğindeki değişimlerin iklime etkisinin fiziksel kanıtları çok olmamakla birlikte, eski iklimdeki değişikliklerin güneş etkinliğiyle olan korelasyonundan bir şeyler çıkıyor. Volkanik etkiler konusunda ise tartışma yok. Bu adamlar da bunları kullanarak birtakım döngüler olduğunu ve bu döngüler nedeniyle önümüzdeki on yıllarda soğumanın kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar. Umarım ömrümüz vefa eder de hangi hipotez doğru görürüz. Bence küresel soğuma da gayet olasıdır.

  36. M. S. Özeren dedi ki:

    Bugün İstanbul’da oldukça soğuk, güneşli ve rüzgarsız geçti. Advektif etkilerle kuzeyden gelen bir yumuşama yok ve fakat tabii kar da yok… Bazen sırf kar görmek için günübirlik Avrupa’ya gitmeyi (gayet ciddi olarak) düşünüyorum.

    • mehmet dedi ki:

      merhabalar, dediğinizi bugün ben yaptım ve eğer kar bana gelmezse ben kara giderim dedim. iki arkadaşımı daha yoldan çıkararak, giresun-dereli üzerinden kümbet yaylası yoluna saptık. tepelerde gördüğümüz karın içine girdik birkaç dakika sonra. arabamız gidebilseydi yaylaya da çıkacaktık ama araç kaymaya başlayınca geri döndük. evet,kar sezonunu açmış olduk böylece…

  37. Semih dedi ki:

    Bu sabah İstanbul’un neredeyse her yerinde güzel bir enverziyon gerçekleşti. Saat 9.00 da Gebze’de sıcaklık 7 dereceydi. Aynı saatte Tuzla’da kendi istasyonumdan ölçtüğüm sıcaklık ise 0.8 dereceydi. Aynı şekilde o saatte Kartal 1.5, Sabiha Gökçen 5 dereceydi.

    Şunu da ekleyeyim. Gece, Tuzla’da en düşük sıcaklık, -0.2 derece oldu. Bilginize 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Süper gözlem.

      • nehrk dedi ki:

        Hadimkoyde durum benzerdi. Gece saat 12 gibi 180 m civari rakimlarda sicaklik 3.5 derece iken yaklasik 20m rakimli bulundugum bolgede 0 dereceydi. Puslu gunlerde bu durum genelde tekrar ediyor ve gozlemlerim dogrultusunda pusun oldugu yer daha soguk oluyor.

  38. ersin dedi ki:

    Uzun zamandır dikkatimi çeken bir gözlemimi paylaşıyorum. Bu Bartın nasıl bir şehirdir arkadaş, dün gece şehir merkezi -5.2 derece olmuş ki daha önce de bu şekilde düşük sıcaklıklarını görmüştüm DMİ tablosunda. Merak ettim baktım rakımı sadece 25 metre, oraları iyi bilen bir arkadaş bilgilendirirse şehrin konumuyla ilgili daha iyi olabilir. Herhalde Karadeniz sahil şeridinin en soğuk ili. (Amasra mesela tam deniz kenarında 2.3 C olmuş dün gece )

    • Havadelisi dedi ki:

      Dün gece neredeyse bütün Türkiye çok soğuktu. İstanbul-Samandıra -3, İzmir’in bile bazı istasyonları -2 olmuş. Sadece Bartın’da değil, oraya yakın diğer istasyonlarda da çok düşük sıcaklıklar var. Denizden bir esintinin olmadığı gecelerde denizin ılımanlaştırıcı etkisi denize en yakın yerlerle sınırlı kalır. Yükseltinin çok olmasına gerek yok. DMİ’nin tablolarıyla birlikte benim hazırladığım haritaları da takip ederseniz daha iyi fikir edinebilirsiniz.

      2

      • eRCaN dedi ki:

        Dün gece Batı Karadeniz ve İç Anadolunun kuzeyi 1030 mb’lık Sibirya yükseğinin etkisi altına girdi. Ve ondan dolayı
        düşük sıcaklıklar gerçekleşti. Memleketim olan Kastamonu merkezde -8.4 ilçesi olan Devrekani’de -14 derecelere
        varan soğuklar yaşandı. Haritada gözüktüğü gibi dün gece Türkiye’mizin en soğuk bölgesiydi. Devrekani’deki evimde olmak vardı 🙂

      • themuslim dedi ki:

        yalnız Bartın’ın durumu bence gerçekten ilginç. yanıbaşındaki Zonguldak ocak uzun yıllar ortalaması 6.2 şubat 5.9 derece. Bartın’da ise ocak 4.1 şubat 4.5 derece minimum sıcaklık ise 23.02.1985’te -18.6 derece olmuş. sahilden sadece bir kaç kilometre uzaktaki bir şehrin karasal karakter göstermesi ilginç geldi. bu arada en soğuk ayın ocak olması da yine karasal etki izlenimi uyandırdı bende. bildiğim kadarıyla karadeniz sahilleri dışında şubat ayının en soğuk ay olması türkiye’de mevcut değil.

  39. Santiago dedi ki:

    Yeni güncellenen AO ve NAO endekslerine göre, aşağıdaki resimde belirttiğim gibi 2 sistem/sistemcik gelmesi gerekli.. Sistemlerin gücünü belirleyen kriteri bilemiyoruz ancak diyagramlara göre sistemcik olmaları kuvvetli ihtimal.. Süre kısaldı, AO ve NAO’nun özellikle birinci sistemi ıskalamayacağını düşünüyorum.. Hayatbu’nun şu yorumda beklediği 17-18 ocak sistemi de gelmeye aday. Ancak arkadaşımızın yorumunda belirttiği gibi bu sistemin AO inişteyken gelecek olmasına katılmıyorum, tesadüf olabilir. Aksine AO’nun kısa aralıklarla dalgalanma yapacağı ve ilk çıkışta 13-14 ocak sistemciğinin, ikinci çıkışta da 17-18 ocak sisteminin geleceğini tahmin ediyorum. Arif Bey’in Havaturka’da belirttiği gibi, Ocak 20’den sonra bir tarihte AO kuvvetli çıkışla nötre doğru gidecek gibi görünüyor. O tarihi henüz göremiyoruz, ancak son 2-3 gündür endekslerde kararlı olarak görülebiliyor bu çıkış. NAO da bir güzellik yaparsa Ocak son haftasında bu yılın ilk kuvvetli sistemini alabiliriz.

    3

    • Mami dedi ki:

      Hocam sen de olmasan moralimizi kim düzeltecek 🙂

    • welbane dedi ki:

      20 Ocaktan once zinhar sistem gelebilemez, AO efendinize itaat edin diyenlere inat NAO’nun uygun konumu almasıyla 15 Ocak gibi Kırım kokenli bir sistem alabilecek gibi gorunuyoruz. Etkisi ve süresi henuz belli degil fakat bu yılın ilk sistemi olmaya aday. Bir aksilik olmazsa sistemi Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde teftiş edecegim, bakalım neler olacak..

      • Santiago dedi ki:

        AO’nun da modellerle beraber dansözlük yaptığını kabul etmiyorlar bir türlü.. Ayrıca onlar uzun vadeci, tahminleri minimum 20 gün sonrasına ait oluyor, o yüzden de görememiş olabilirler 🙂

  40. Havadelisi dedi ki:

    “… İç Anadolu’nun güney ve doğusu…”

    1

  41. huso dedi ki:

    Arkadaşlar accuweather güvenilir bir site mi? 15 günlük hava durumuna baktım İstanbul’da kar görünmüyor ve sizler kadar da meteorolojiden anlamıyorum, 15 gün boyunca İstanbu’da kar olmayacağı kesin midir yoksa bu sitede yanılabilir mi ne dersiniz?

  42. havaankara dedi ki:

    GFS her ne kadar müthiş bir bilgi yükü ile run edilse bile “7 günden sonra bize güvenmeyin” diyor. Aslında 7 gün bile fazla. Hatta diyagramlar ne kadar kararlı olursa olsun bu kararlılık bir sonraki runda değişebiliyor. Dünkü 06Z çıktısında 15 Ocak’a kadar (Ankara için) kararlı bir diyagram varken bugünkü 06Z diyagramında bu kararlılık 12 Ocak’ta bozuluyor. (Yoksa Santiago üstadın 13-14 ocak tezi gerçekleşecek mi, veya bir salınım olacak ama bize etkileyemeyecek mi). Kararlılıktaki bozulmaları akşam göndereceğim. Demek istediğim, gerçekten uzun vadeli tahminde bulunmak çok tehlikeli. Diyagramlar ne kadar kararlı olursa olsun, bu kararlılık bir sonraki run’da değişmeyecek demek imkansız.
    Bu arada, önceki bir kaç run’da (çoook uzakta da olsa) sistem veya sistemcik gözüktü. Ama diyagramlarda ilginç bir şekilde sistem en soğuk 1-2 çıktıdan biriydi (Akşam onları da göndereceğim) (yine de hans’a teşekkür edelim).
    ((Ben de tekrar Hans’ı aradım. Akşam 12Z çıktısı için. Tamam dedi. Akşam modellerinde bizi heyecanlandıracak biraz. Ben onun yalancısıyım. ))

    • welbane dedi ki:

      Türkiye’nin kışı 15 Ocak’tan sonra başlar, sistem gelebilir ama net değil hafta sonu belli olur, 1987’de de boyle geçmişti hatta 4 mart’ta denize girilmişti ertesi gunu 50 cm kar vardı yine olabilir.

      Klişe timi sundu.

  43. Santiago dedi ki:

    Hocam İstanbul’un kuzeyinde birtakım depresif faaliyetler gerçekleşmiş olabilir mi? 🙂

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben pek benzetemedim siklonik harekete. Bütün kütle doğudan batıya gidiyor gibi. Sanki çok az bir kıvrılma var ama …

  44. karsever81 dedi ki:

    “Bu kış benim için bitmiştir” tarzı yorumları bundan böyle yayımlamıyorum. Bilginize. – Havadelisi

  45. çihiro dedi ki:

    Dünkü hava bülteninde Bünyamin Sürmeli bazı şehirler saydı ve 7 Ocak Cuma günü “ağır kar yağışı” beklendiğini söyledi bu şehirlerde. İçlerinde Konya da vardı. Konya (Merkez) için böyle bir yağış söz konusu değil. Yağış ağır olmadığı gibi tamamı da kar şeklinde düşmeyecek. Ayrıntılar şurada:
    https://havadelisi.wordpress.com/2010/12/25/konya-icin-5-gunluk-hava-tahmini/
    Konya’nın güneydoğu ilçeleri ve Karaman’da yağış daha yoğun.

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkür ederiz. Bu arada, bir şeyi düzeltmek isterim. Türkçe’de “ağır yağış” diye bir ifade yoktur. “Yoğun” ya da “kuvvetli” yağış denir. “Ağır yağış” deyimi, Weather Underground sitesinin ilk zamanlarında, sitedeki İngilizce ifadelerin Türkçe’ye otomatik olarak çevrilmesiyle ortaya çıkmıştır. “Heavy snow” için “ağır kar” yazıyorlardı. E-posta gönderip, Türkçe’de böyle bir ifadenin olmadığını, bunu değiştirmeleri gerektiğini söyledim. Dikkate almadılar, ve bu yanlış kullanım yayıldı. Biz mümkün mertebe “yoğun kar yağışı” ve “yoğun / şiddetli / kuvvetli yağmur” diyelim… Doğrusu ve güzeli budur.

      • eRCaN dedi ki:

        Yanılmıyorsam meteorolojide (bizde) ‘yoğun kar yağışı’ ifadesi ile ‘sağanak yağış’ ifadesi eşit. Yani yoğun ibaresi uzun süreli olmayan birkaç dakika ya da bir iki saat şeklinde (gün içinde molalarla) durup durup etkili olan anlamını taşıyor. ”Etkili kar yağışı” ifadesi ise uzun süreli olan, sağanak şeklinde olmayan bir yağışı ifade ediyor. Bunlardan öte ”Kuvvetli kar yağışlı”, ”etkili” ibaresinden de yüksek bir anlam taşıyor sanırım.. Aslında bu ifadeler karıştırılıyor. Ben de yanılıyor olabilirim. Ama sanırım bu ifadelerde ayrım söz konusu.

        • Havadelisi dedi ki:

          Yok, öyle değil. Yoğun kar, etkili kar, kuvvetli kar, hep aynı anlamlarda kullanılıyor. Sağanakla ilgisi yok. Hatta sağanak şeklindeki aralıklı kar yağışlarında DMİ, öteden beri “aralıklı kar yağışlı” der. Bunda bir karışıklık yok. Bu arada sağanak, aralıklı demek. Yağış çok hafif de olabilir, kuvvetli de olabilir, ama sağanaksa aralıklı olmak zorundadır. “Dün geceden beri aralıksız devam eden sağanak sonucu su baskınları oldu” ifadesi yanlıştır. Medya bu ifadeyi çok kullanır, ama DMİ kullanmaz. “Dün geceden beri aralıksız devam eden kuvvetli yağmur” denmelidir.

          • nehrk dedi ki:

            Simdi buna da neden taktin diyebilirsiniz ama ben Istanbul icin anlik hava durumlarinda hicbir sitede icinde ‘saganak’ ibaresinin gecmedigi bir yagis gormedim. Ornegin dmi hep istanbul icin saganak hafif yagmurlu der veya wunderground agir saganak kar der vs. Yagisin surekli oldugu zamanlarda da durum hep boyle oluyor. Nedenini de hep merak etmisimdir..

            • Havadelisi dedi ki:

              DMİ her zaman sağanak demiyor. Eskiden “etkili ve sürekli” denirdi. Şimdi sürekli demiyorlar, neden bilmiyorum. Wunderground’daki İstanbul saatlik verileri Atatürk Havalimanı’ndan geliyor. Havacılıkta bu işler daha fazla ciddiye alınır. Orada “heavy snow showers” (yani doğru çeviriyle “kuvvetli ya da yoğun kar sağanakları”) demesinin sebebi, METAR standartlarına göre bu ayrıntı düzeyinin bildirilmesinin zorunlu olması olabilir. İstanbul’da kışın bazen sea effect kar olayları esnasında, sağanaklar arasındaki zaman neredeyse sıfıra iner, ama mekanizma olarak bu bir sağanak aktivitesidir. Bence bunun pilotlar tarafından anlaşılması gerektiği için birçok zaman “heavy snow showers” deniyor. Öte yandan eğer hep böyle deniyorsa, o zaman yanlış kullanılılıyor, haklısınız. 22 Ocak 2004‘e baktım, hep “showers / sağanaklar” demişler… Ama o günkü yağış siklon yağışıydı ve sürekliydi.

            • Santiago dedi ki:

              Ben nadiren de olsa DMİ’de “yağmurlu” olarak gördüm. Ama senin de dediğin gibi %90 “hafif sağanak” tabirini kullanıyorlar. Karda da, yağmurda da, yer bile yarılsa hafif sağanak..

          • eRCaN dedi ki:

            DMİ yağışların şiddetine göre (düşeceği miktara göre) etkili, kuvvetli, aşırı diye ayrım yapıyor. (“etkili” diye bir kategori yok aşağıda, onu genel anlamda günlük yaşama etkisi olacak bütün olaylar için kullanıyorlar sanırım – Havadelisi). Bunu hepimiz biliyoruz. Örneğin; il bazında vs. uyarı verdiğinde mm’larına göre ayırıp Hafif Yağış 1- 5 mm, Orta Kuvvette Yağış 6- 20 mm, Kuvvetli Yağış 21- 50 mm, Çok Kuvvetli Yağış 51- 75 mm, Şiddetli Yağış 76-100 mm, Aşırı Yağış 100 mm ve üzeri yağış (bu bilgiler Dmi kaynaklıdır) olarak açıklama yapıp ona göre uyarının şiddetini belirliyorlar. Kar yağışında da böyle bir ayrım yaptıklarını biliyorum. Bundan dolayı etkili, kuvvetli ve yoğun ibareleri bu konuda ayrılıyordur diye biliyorum.. Hafif Kar 1- 5 cm, Kuvvetli Kar 5- 20 cm, Yoğun Kar 20 cm ve üzeri (bu bilgiler Dmi kaynaklıdır). Ama Havadelisi’nin bilgilendirdiği gibi yoğun kar ifadesini yanlış biliyormuşum. Teşekkür ediyorum bu konuda.

            • Havadelisi dedi ki:

              Ben de teşekkür ederim, kar şiddetinde yaptıkları ayrımdan haberim yoktu.

            • çihiro dedi ki:

              Dmi “sağanak yağmurlu” simgesini iç bölgeler için bahar ve yaz aylarında kullanır. Ben hiç bir zaman Dmi’nin kış mevsiminde iç bölgelerdeki bir merkez için “sağanak yağmurlu” simgesini kullandığını hatırlamıyorum. Kullanmışsa bile bu çok çok nadirdir. Kıyı bölgeler için ise (Karadeniz kıyıları hariç) hiç bir zaman “yağmurlu” simgesini kullandığını görmedim. Hep “sağanak yağmurlu” simgesini kullanıyorlar. nehrk’in gözlemini doğru buluyorum.

  46. havadansudan dedi ki:

    uludağ herhalde gelmiş geçmiş en kötü kışını geçiriyor olmalı. sadece 57 cm kar var. 1 hafta daha kar almayacağı gibi, hava sıcaklığı artacağından var olan kar da eriyebilir. diğer dağlarda da durum parlak değil ama en azından 70-80 cm kar var erciyes, kartepe ve kartalkaya’da. dmi’nin tahminine göre yarın kayseri civarları yoğun kar yağışı alacakmış. 1 metreyi bulur herhalde erciyes’te kar. gfs gördüğümüzden geri koymasın bizi 🙂 daha beteri de olabilirdi bizde bu şans varken.

    • Havadelisi dedi ki:

      Verilere baktım. Uludağ’da (1971-2005 arası) 6 Ocak itibariyle kar kalınlığı ortalaması 1 metre civarında. Bu yıllar arasındaki 10 yılda (tüm yılların yaklaşık %30’u), 6 Ocak itibariyle kar kalınlığı 2011’den daha düşük. 6 Ocak 2001’de Uludağ’da kar kalınlığı 18 cm imiş. Kısacası şu ana kadar kötü bir yıl, ama ekstrem bir yıl değil 2011.

      • havadansudan dedi ki:

        tam bir bilim insanı hassasiyeti 🙂 beterin beteri de varmış demek.
        ama cümlende bir tuhaflık var gibi ; “Bu yıllar arasındaki 10 yılda (tüm yılların yaklaşık %30′u), 6 Ocak itibariyle kar kalınlığı 2011′den daha düşük.”

        • Havadelisi dedi ki:

          Yani, 1971-2005 periyodundaki 35 yılın 10’unda, 6 Ocak’taki kar kalınlığı 6 Ocak 2011’den düşük. Şimdi oldu sanırım.

          • themuslim dedi ki:

            peki Türkiye’deki 1971’den önceki iklimsel verileri nereden bulacağız. Veya siz bi kolaylık yapıp blogunuza koysanız burdan zahmetsizce baksak 🙂

            • Havadelisi dedi ki:

              Bunu yapmam yasal sorunlar yaratacağından mümkün değil, kusura bakmayın. Veriler DMİ’ye ait.

              • serdarg dedi ki:

                Aslında dmi’nin üye olduğu WMO’nun sitesinde ortalama veriler 1929-2000’e göre verilmiş. Link burada.
                Bizim vergilerimizle ayakta duran bir kurum (yıllık bütçesi yaklaşık 64 milyon TL) Yurtdışında paylaştığı veriyi neden bizle paylaşmaz anlamak mümkün değil. Vergilerimizi KNMI’ye mi aktarsak 🙂

            • hayatbu dedi ki:

              Aslında bunu bulmanız gayet kolay 🙂 Ama ancak istasyon istasyon ulaşabilirsiniz. Alın size link … Buradan KNMI İklim Kaşifi’ne bakıp, nasıl kullanacağınızı öğrenebilirsiniz. Gerisi sizin yeteneğinize kalmış…

    • Behlül dedi ki:

      Bu olay ilginç çünkü Kartepe’de DMİ kaynaklı 80cm Green park otel verileri kaynaklı 120cm kar kalınlığı var. Geçen ekim ayı 13-14 de Bursa Beypazarı hattında müthiş yağış vardı. Şu an Uludağ’ın az yağış alması enteresan. Bir de şu var Kocaeli merkez kar kalınlığı:74cm (25 şubat 1983) tarihli kayıt diğer çevre illerin Marmara’daki iller içinde merkezde ölçülmüş en yüksek değer. Acaba Kocaeli bazen neden bu kadar coşar sebepleri neler çünkü diğer illere göre coğrafi konum ve iklim açısından en şanssız ildir..

  47. havaankara dedi ki:

    Yahu DMİ kaç gündür Ankara’yı kar yağışlı gösteriyor ama bir türlü kar yok. Sabah yine KKY göstermişti gün içini, sonra öğlen yağmur göstermiş günlük tahmininde. 5 günlük tahminde de yarını yine hafif kar demiş. Herhalde dua yerine geçsin diye yapıyorlar 🙂

    • Bu aralar tutturma oranı merkez için oldukça başarısız. Özellikle salı günü gösterilen yoğun kar yağışı uyarısı, skandalla sonuçlandı. Bugün, sabah saatlerinde benim bulunduğum yerde(1076m Bilkent) hafif kar atıştırdı, sonra öğleden sonra hafif kky oldu ama Ankara Bölge hep hafif yağmur almış galiba… Bence yarın yağış olasılığı bile çok net değil, kaldı ki şu şartlarda, yarın gün içinde görülse bile Ankara’nın içi bu hafif yağışta ısı adasından dolayı YİNE hafif yağmur alabilir. Şartlar son bir kaç günle aynı değişen birşey yok gibi.

      • havaankara dedi ki:

        Yarın yağış alma ihtimali çok düşük. Gün içinde zaten Ankara merkeze, Balgat, neredeyse hiç yağmur yağmadı. Çok çok ince atıştırdı bir defa, o kadar.

      • 07.01.2011
        Sabah 10:20 durum değerlendirmesi
        Ankara Bölge 3.4°C pus
        Odtü 2.3°C hafif kar sağnağı
        Beytepe 0.9°C hafif kar sağnağı (Bilkent civarları ayrıca parçalı sisli)
        Şu durumda bile Ankara bölge 3.4 derecede, yağış durumunda hafif kky veya yağmur ihtimali var. Daha öğleye bile gelmedik.

        Bu da delil olsun… DMİ gene yanıldı.

        • havaankara dedi ki:

          Günlük tahminde de öğleden sonrayı hafif kar gösteriyor. Şu ana kadar pek bir şey yok. Akşama kadar da bir şey olur mu bilmem ama, şu anda merkezde sıcaklık 4.4, ODTÜ 3.6 ve Hacettepe 2.1 🙂 DMİ tahminleri bu hafta içi resmen bozguna uğradı. Öğleden sonra tutsa bile bu gerçek değişmez. (Ki, öğleden önce yağış öngörmüyordu)

        • welbane dedi ki:

          Sanırım artık meteoroloji işlerinin yanılmasının değil tutturmasının haber değeri var.

          • ALKIM dedi ki:

            🙂 Welbane. Şimdi olası ve gümbür gümbür gelen bir sistemde herkesin gördüğünü onlar da görüp meteoroloik uyarılarını yayınladıktan sonraki gün en az bir gazetenin herhangi bir sayfasında şu başlığı görmemiz çok olası: “Meteoroloji yine yanılmadı.”

  48. mertist dedi ki:

    kar hastalığını biraz da sosyolojik yöneden inceleyelim. biz neden kar hastasıyız? aslında kar yağışı bulunduğumuz coğrafyada çok sık rastlanan bir olay olmadığı için kar hastası olmayan insanların da bir hayli dikkatini çekiyor. çevremdeki bir çok insan kar yağsa iyi olacak diyor. uzun zamandır kar göremedik gibilerinden konuşuyor. yani kar normal insanların bile hoşuna gidiyor. bunun sebebi karın renginden dolayı insan beyninde algılanan beyaz temiz güzel olgusu olabilir yani karın birçok insana göz zevki vermesidir. tabii bizim gibi kar hastalarında da ( 😀 ) ayrı bir manyaklığa dönüşmüş olmasıdır belki de bu işlerin peşinden koşmamızdan da kaynaklanıyordur.

    • havaankara dedi ki:

      Tamamen öznel bir bakış açısı ile yazıyorum…
      Bu işlerin peşinden koşmamızdan belki kaynaklanıyordur. Belki diyorum çünkü ben daha çocukken çok severdim. Ve sevdiğim için takip etmeye başladım.
      Torosların güneye bakan bir köyünde doğdum ve büyüdüm. Köyün ortalama rakımı 1300-1400. Nem fazladır ve çok ciddi kar yağışları alır. Yani kar çok kar görmemden kaynaklanmıyor kar sevgim.
      Belki kar yağışları daha ekim, kasımda başlayan yerlerde yaşasaydık bir bıkma olurdu. Ona da belki diyorum çünkü nerede olursa olsun kar yağarken izlemeyi sevmeyen veya bundan nefret eden çok fazla insan olabileceğini düşünmüyorum.
      Benim tahminin, insanın doğasıyla ilgili bir şey. Beyaz sevgisi. Sadece beyaz da değil. Karın o yağması, süzülerek bazen de fırtınayla yağması… Belki de kar insana özündeki masumiyeti, çocukluğu hatırlatıyordur.

    • Behlül dedi ki:

      Bence bu konuda kar sevdalısı sosyolog ve psikolog arkadaşlar varsa onlar belki ciddi bir çalışma yapabilirler. Bu konuyu ben de çok merak ediyorum acaba bizim bu sevdamızın sebepleri neler ortak psikolojik noktalarımız ya da sosyolojik yapı ve paylaşımlarımız neler… hadi akademik kariyerli arkadaşlar şimdi sizin zamanınız… kolay gelsin…

      • bulut75 dedi ki:

        Behlül kardeşim ben Hakkari’de çalışırken kendisi de o anda Hakkari’de bulunan bir psikolog arkadaşım vardı. Kendisi bu konuyu bana detaylı açıkladı. Tabii ki ben bundan tatmin olmayarak İstanbul’da bulunan iki psikolog arkadaşla muhabbet arasında telefondan konuştum. İstanbul’a gelince yüzyüze hasret giderirken de konuştum. Bilirsin doktorlar bir sorun olsa açık açık söylerler, hiç çekinmezler. Hepsinin kar yağışını çok seven insanlar hakkındaki ortak teşhisleri şu: Bu tarz insanlar doğa olaylarını çok sempatik bulurlar; bu işin en başı. Ayrıca beyaz olan kar’a olan tutku, kar seven o insanın ruh derinliğindeki temizliğinden ileri geliyor. Bu da beyazla alakalı. Ayrıca çok ilginç bir noktayı bir doktor arkadaş paylaştı benimle, o da şu: Kar yağışını çok seven bir insan “yaratıcıya inanma hususunda çekinceleri de olsa”, çok da inansa aslında psikolojik merkezinde, temelde yaratıcıya olan bir yakınlık duygusu varmış. Ve sonuçta kar yağışını çok seven insanlar diğer insanlardan farklı bir psikolojik platformda daha güzel bir ruh yapısına sahiplermiş.

      • eRCaN dedi ki:

        Zor olan her şeye hep aşırı sevgi,ilgi duyulur … Aşkta da böledir 🙂 ”En güzel aşk zor olanmış” 🙂 Aramızda doğulu var mı?

  49. havadansudan dedi ki:

    havadelisi, gfs haritasına göre 17’sinden sonra senin oralar coşacak yine 🙂 biz de avcunu yalayan tarafta olacağız her zamanki gibi.

  50. Havadelisi dedi ki:

    Bir önceki yorum sayfasına sol alttaki Older Comments düğmesiyle ulaşabilirsiniz.

Yorumlar kapatıldı.