Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. ALKIM dedi ki:

    “İstanbul’da kar görmek istiyorum” diyenler için günün fırsatı. 🙂

  2. Santiago dedi ki:

    04.01.2011 Salı sabahından 05.01.2011 Çarşamba sabahına kadar olan GFS modeli 850 hPa Sıcaklık ve Rüzgar çıktıları..

    1

    Bu da TSİ 04.01.2011 06:30 – 05.01.2011 01:30 saatleri arasındaki radar görüntüleri..

    2

    Sabah tipik bir sea effect gibi başlayan yağış, akşama doğru garip bir hal almış. Modellerde zamanla, rüzgarın yıldızdan poyraz-gündoğusuna dönmesini de görebiliyoruz, acaba rüzgarın gündoğusuna yakın poyraz esmesi Tekirdağ taraflarına Marmara effect yapmış olabilir mi? Yoksa bu işe cephe de karışmış mı? Topu Havadelisi’ne atıyorum 🙂

  3. Ozan Deniz dedi ki:

    Trakya’daki yağışın cephesel olduğu, kar yağışının sabaha karşı yağmura dönmesiyle netleşmiş oldu.

    • Santiago dedi ki:

      Havanın yeterince soğuk olmamasından kaynaklanıyor olmasın? Alakayı tam anlayamadım..

      • Ozan Deniz dedi ki:

        Sabaha karşı diyorum 🙂 Genelde normal şartlar altında 0 c olan sıcaklık sabah 5 gibi neden 2 ye çıksın.

  4. faseay dedi ki:

    Maşaallah bu ne çeşitlilik havada üç çeşit bulut var hatta dışarı bakınca en alttaki hareketli bulutları sayarsam 4 çeşit.

    1

  5. Behlül dedi ki:

    Şunu anlayamıyorum istanbul’un kışı 15 ocak – 15 mart bu nasıl bir söylem ya da şöyle sorayım Londra’nın kışı 1 aralık 1 mart mıdır adamlar sözde avrupa’nın en ılık iklimine sahip 4 yıldır Kasım sonu başlayan kış mart ortalarında bitiyor… kimse kendini kandırmasın önümüzde 20 ocak’a kadar bir şey olmadığına göre sonrasında taplam 1 ay vaktimiz var. eee sonra bir sistem geldi sert kış geçirdik mi diyeceğiz o da gelirse. sürekli birileri avrupanın g.d kıştan soğuk ve kardan yıkılacak deyip duruyor sezon başından beri bir şey olduğu yok. Bu arada Ercan Taner dün akşam ntvsporda kışların artık ılık geçtiği ve eskisi kadar kar yağmadığını bu yüzden ligin devre arası tatilinin kısa tutulmasının iyi olacağın, yazların da sıcak geçtiğini ve ligin geç başlamasını daha makul olacağını söyledi… Blogun pesimisti de ben olayım bari 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Behlül arkadaşım Ercan Taner’e neden sormuyorsun o zaman 15 Ocak – 15 Mart meselesini? Adam olayı çözmüş nasıl olsa.

      • Behlül dedi ki:

        Ozan Bey, Ercan Taner’den bahsetmem şu sebeptendi, kar yağışları ve ılık geçen kışlar sadece biz kar hastalarının değil diğer insanların da dikkatini çekiyor. Onlar belki neden ve niçinlerini araştırmıyor belki de nedenleri ya da az kar yağması onları ilgilendirmiyor ama onlar da kendi ihtiyaçları doğrultusunda iklim değişikliğinin (ılık geçen kışların desek daha mı doğru olur) yorumlanması gerektiğini söylüyor.

        • Havadelisi dedi ki:

          Hadi onları anladım, bilmiyorlar. Ama size hep söylüyorum Behlül Bey: Üst üste 5 tane sıcak kış da olabilir, 10 tane de, sonra tekrar işler tersine dönebilir. AO genelde çok negatif gidiyor, soğuk bazı yerlere yığılıyor, bu kadar basit. ABD’nin doğusu soğuk, Grönland sıcak, Avrupa’nın batısı soğuk, Akdeniz’in doğusu sıcak… Her şey yerli yerinde. Bakalım ne zaman değişecek. Havayı ve iklimi neler hissettiğimize göre yorumlamayı bırakalım derim…

          • Behlül dedi ki:

            Evet Ozan Bey duygusallığı ve yağmayan karın verdiği moral bozukluğunu bir kenara bırakıp gerçekçi olursak Kartepe green park otel sanırım faaliyete geçtiğinden beri en bereketli kar sezonunu yaşıyor diyebiliriz yağış getiren tüm sistemler iyi kar yağışları bırakıyor. Aslını söylemek gerekirse bu sene, ılık geçen 4 kıştan sonra benim de unuttuğum mevsim normalleri gerçekleşiyor gibi… Size kolay gelsin kağıtlar yazmakla bitmez efem 🙂

      • Santiago dedi ki:

        Behlül’ü de kaybettik 🙂 Tıp literatürüne “IHS – Ilık Hava Sendromu” diye kayıt ettirelim bari 🙂

        • Behlül dedi ki:

          İlahi Santiago beni çok güldürdün 🙂 Allah da seni güldürsün dostum. IHS’nin reçetesi şöyle; 3-4 gün devamlı blizzard (tipi değil bu başka bir şey), yerde biriken yarım-bir metre kar ve 45 gün sıfırın altında devam eden sıcaklıklar. nasıl reçete ama ? 🙂

          • Santiago dedi ki:

            Hocam reçete iyi de bu ilaçlar Türkiye’de bulunmuyor, İsveç’te bir klinik bu reçeteyi bire bir sağlar sana, ama pahalıya patlar. Gerek yok, ben sana bir psikolog önereyim, yerli hem de, para istemiyor, muayenehaneye de gitmene gerek yok, internetten yapıyor seansları. Kapatıyorsun gözlerini o anlatıyor sen dinliyorsun, ne sorarsan cevaplıyor çok alçak gönüllü birisi. Seans bittikten sonra gözlerini bir açıyorsun, hemen sistemi kovalamaya başlıyorsun, etrafa bol bol pozitif enerji saçıyorsun, eşe dosta kar geliyor, 1929 geliyor, 1987 geliyor diyorsun.. -40C’lik bulutlar, 100km poyraz fırtınası, gümbür gümbür sistemler, 50cm kar, gökgürültülü kar, hepsi var.. IHS’li arkadaşlar bu yöntemle sağlıklarına kavuşuyor, Amerika’da denendi ve onaylandı bu yöntem.. Kim mi bu psikolog? Adı lazım değil, baş harfi Arif 🙂 Havaturka ziyaretçi defteri ve sohbette günde onlarca IHS’li hastayı bu yöntemle tedavi ediyor 🙂 Bir tüyo, hocama ne dersen de ama sakın “fos çıktı” deme, çok kızıyor bu terime 🙂 (Arif Bey’in affına sığınarak yazıyorum, sadece bir şaka 🙂 )

            • çihiro dedi ki:

              Arif beyin fos çıkmayan bir tahmini yok ki. 6 Aralık öncesi sohbetinde açık bir şekilde “İstanbul’a kar yağacak” dedi. 850 mb’a 0 derece giriyor, -5 filan yok ortada. Gerekçeleri ile yağmaz dedim kendisine ama bana sadece güldü. 11 Aralık öncesi de aynı şeyleri söyledi. Yine tutmadı. Geçen seneyi bilen bilir zaten. Sohbete girdim bu olanlardan sonra. Arif bey yoktu, oradakilere bunları anlattım. Beni banladılar. Benim anlamadığım bu kadar “FOS”a rağmen neden hala rağbet ediliyor ona? (Sen de mi Santiago 🙂 ) Gerçekten bir psikolog olabileceği konusunda şüphelerim var.

              • Behlül dedi ki:

                Güzel bir öneri ama şimdi GFS modelleri diyagramlar endeksler hiç umut verici veri sunmaz ve kışın geri kalan kısmının böyle geçeçeğini ön görürken acaba benim gibi ileri derece IHS biri tedavi olabilir mi ? 🙂

    • ALKIM dedi ki:

      Bazen cevap yazmayayım diyorum ama dayanamadığım da oluyor. İstanbul’un kışının 15 Ocak-15 Mart arası olması söylem değil, gözlemlerle ve verilerle elde edilen bilimsel bir gerçek. Bu gerçek de İstanbul için her yıl kış koşullarının bu tarih aralığı haricinde yaşanacağı/yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Tıpkı Avrupa’nın veya dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi. Bazılarımızın gerçekten dengesinin bozulduğunu görmeye başladım kar yağmadıkça. Soğuk ve kardan yana ekstremite yaşamadıkça da kurtulamayacağız sanırım. Neyse umarım yağar ve kendimize geliriz.

  6. hayatbu dedi ki:

    Arif Bey’in tezinin temelini oluşturan AO’nun negatiften nötre hareketinin (Havadelisi’nin katkılarıyla hızlı demiştik) sistem getirmesi meselesinin istisnalarından bir örnek sunmak istiyorum. Şimdi ben “altın formül” diye adlandırdığım AO-NAO diziliminde; AO’nun -2 veya daha negatif, NAO’nun ise +0,5 -0,5 aralığında olduğunda sistemin gelebileceğini savunuyorum. Arif Bey’in tezindeki durumun sistem getirmesini ise NAO’nun genelde AO ile beraber hareket ettiğinden ve “altın formül”ün bu aşamada oluştuğundan kaynaklandığını düşünüyorum. Ayrıca ben AO nötrden negatife düşüp de NAO nötre yakın durursa da sistem geleceğini düşünüyorum. Önemli olan “altın formül” ün 2-3 günlüğüne de olsa korunması. Son olarak istisnaların kuzeydeki soğuk, mevsim özellikleri, güneybatımızdaki siklonlar vb. sebeplerle oluşabileceğini savunuyorum. Şimdilik giriş bitti. Örneğe geçelim:

    Vereceğim örnek hepinizin bildiği efsane 1985 kışından… Bu kış 3 defa AO’dan nötre çıkış hareketi olmuş. (Ocak-Mart aralığında) Bir tanesi oldukça kuvvetli bir çıkış (yaklaşık 4 puan kadar) Bunlardan sadece ilkinde NAO bir müddetliğine uygun değerlere gelince sistem üzerimize inebilmiş, diğer ikisinde (ilginçtir 4 puanlık çıkışta da inmiyor, hem de 3-4 günlük bir çıkış bu; demek ki mesele AO’nun çıkması değil) ise inmemiş…….Ve ilginçtir şubat ayında gelen efsane sistem ise çıkışla değil inişle gelmiş. Uzun süreli olması ise muhtemelen YB’nin tam tepemize gelmesiyle açıklanabilir (NAO bayağı pozitife çıkıyor sonradan)…Şimdi gösterelim:

    İlk çıkış: 12 Ocak 1985
    Aşağıda 12 Ocak 1985’e kadar gerçekleşen AO-NAO değerlerini görüyorsunuz.

    1

    Bu çıkışta NAO’nun uygun değerlere son iki-üç günde gelmesiyle sistem tepemize inmekle sonuçlanmış. İlginçtir, NAO uygun değere çıkana kadar Orta Avrupa’ya kadar inse de bize inememiş.

    2

    İkinci çıkış: 24 Ocak 1985
    Aşağıda 24 Ocak 1985’e kadar gerçekleşen AO-NAO değerlerini görüyorsunuz:

    3

    İlginçtir ki; o kadar kısa sürede ciddi bir yükseliş ve o kadar ciddi negatif bir AO’ya karşın sistem gelememiş. Bir de bakıyoruz ki NAO uygun değerlerde değil. Azor yoksa Orta Avrupa’da sistem de yok demektir…

    4

    Üçüncü çıkış: 31 Ocak 1985

    Biraz ufak bir çıkış olmakla beraber (2 puan) yine de hızlı bir çıkış diyebiliriz. Nötre çok yakınlaşan AO da istediğimizi vermiyor; halbuki Arif Bey’in dediği gibi AO önceki haftalarda -6’lara kadar düşmüş ve gayet de hazır görünüyordu. Şimdi değerlere bakalım:

    5

    Evet, burada da NAO’nun negatiflere düştüğünü ve böylece uygun değerlerin yine oluşmadığını; dolayısıyla da sistemin inmediği görülüyor.

    9

    Halbuki AO nötre çıkmıştı kısa sürede. Ayrıca burada önemli olan şeylerden biri; AO ile NAO’nun bağımsız hareket ettiğini görebilmemiz…

    Son olarak ise bir iniş sistemi: 17 Şubat 1985 (Nam-ı diğer ‘efsane 85 kışı’)

    Bu sefer her ne kadar bir iniş de görsek AO-NAO değerleri tam istediğimiz düzene geliyor. AO -4lere kadar gerilerken, NAO nötre yapışıp kalıyo düşmüyor. İşte bu noktada efsane geliyor… İşte değerler:

    6

    Şimdi burada iki kısım var:

    1- Sistemin ilk kısmı-11 Şubat 1985: NAO uygun değerlerde değil, ama AO uzun süreli güçlü negatif ve soğuk hava NAO’nun çok eksilerde de olmamasının getirisiyle Orta Avrupa’ya hareketleniyor. Bizim hala çok sıcak olmamıza dikkat!

    7

    2- Sistemin ikinci kısmı-17 Şubat 1985: NAO’nun uygun değerlere çekilmesiyle Azor Orta Avrupa’dan biraz daha sokulunca soğuğu bize doğru itiyor ve efsane sistem başlıyor.

    8

    Burada önemli noktalar var:

    1-AO çok negatif gitmiş ve kuzeyler çok soğumuş
    2-Alttan oyacak siklonlar 17 Şubattan itibaren yok
    3-NAO daha sonraları iyice pozitifleşiyor, kuzeyimizde güzel bir YB koridoru oluşuyor ve soğuk çok uzun bir süre bizde kalıyor.

    Not: Bence sistemin bize inmesi “altın formül” ile bağlantılı ama sonrasında sürenin uzun olması ve soğuğun bizde kalması blokaj ve YB dağılımıyla ilgili…

    Evet sanırım özetleyebildim durumu. Şimdi siz karar verin, bu sistem nasıl geliyor? 🙂

    • arif dedi ki:

      Çalışmanın devamını bekliyorum. Yalnız uygun NAO değerinden kastımız nedir? 12 ocak 85’te nao değeri uygunsa (-0,2) 24 ocak 85’te neden değil (-0,3)? Yanlış mı yorumladım? Ayrıca tüm bu örneklerde AO ve NAO çoğu zaman olduğu gibi birbirine paralel hareket ediyor. Ayrıca yine negatifen nötre doğru hareket göze çarpıyor. Bir de tabii 3-4 tane örnek yeterli değil. 40-50 tane örnek olması gerekir ki aralarında anlamlı bir ilişki kurabilelim.

      • hayatbu dedi ki:

        Çalışma bu değil aslında; o uzun bir süreçte gerçekleşecek bir çalışma. Bu bile 2 saatimi aldı. O çalışmada gerçekleşmiş tüm sistemleri incelemek için uğraşıyorum. Sabrınızı rica edeceğim…Şimdi gelelim sorduklarınıza:
        1-Uygun NAO değeri nötre yakın değerler. Ben alanı daraltmak için +0,5 -0,5 aralığını kastediyorum. Bunu da çalışmalarımda belirttim. Çünkü Azor Orta Avrupa’da olmalı, Balkanlara genişlemeli ama daha fazla genişlerse bizi de etki altına aldığından kuru ayaz çekmiş oluruz. Ama +1 -1 aralığında da sistem gelir mi diye sorarsanız incelemek lazım. O günkü basınç dağılımları önemli

        2-Farkettiyseniz başka faktörlerin de olduğunu ve sistemleri sadece AO-NAO ile ilişkilendirmenin yanlışlığından bahsetmişim. 12 Ocak’ta soğuk önce iniyor Avrupa’ya ama soğuk kesildikten sonra Azor ilerliyor ve soğuk bize de gelmiş oluyor; 24 Ocak’ta ise AO aşırı negatif ve soğuk İskandinavya’ya iniyor fakat Azor’dan eser yok ortada, orada kalıyor. 12 Ocak’ta da 24 Ocak’ta da NAO çok az bir zaman için çıkıyor uygun değere. Şimdi Azor’un yayılması ve Sibirya çok önemli; bir de tabii ki Akdenizdeki siklonlar…Bunlar da işte diğer faktörler kısmıyla ilgili, üzerinde çalışıyorum…

        3-AO ile NAO genelde beraber hareket ediyor, bunu kabul ediyoruz ama ufak çapta zıt hareketler söz konusu olabiliyor. Yada aynı ölçüde çıkış-iniş yapmıyorlar. Genelde sistem bu aralıklarda oluşuyor. 85 Şubat’ı ve Ocak’ta bunlar göze çarpıyor zaten.

        4- Negatiften nötre çıkışla gerçekleşmiş diyorsunuz da; asıl sistem inişle geliyor, bunu göz ardı etmemek lazım…

        • arif dedi ki:

          Yorumunuzu ana sayfadaki yazının altına aldım. – Havadelisi

    • EFSANE-SEMİH dedi ki:

      Eline sağlık güzel olmuş. Yalnız dikkatimi çeken hani demişsin ya ‘Nao uygun değerlerde değil’ uygun dediğin değerlerde arşivde pek çok sistem gelmiş. Yani Nao -0,9 ikende +0,9 ikende Y.b yeterli güce ve konuma ulaşmış. O yüzden -1,+1 aralığı bize en uygun olanı. -0,5 iken 1040’lık Y.b de oluşmuş +0,5 iken de.Ao’da da genelde 0 -2 bandında sistem alıyoruz. Mesela 5 Şubat’ta -2 lerde iken 6 Şubat’ta -3 lerin altına inmiş ve sistem hemen üzerimizden gitmiş. 15 Şubat’ta giren sistemde Ao yine -2 lere ve altına inmiş. Dediğin gibi -3 lerde de sistem girmiş olabilir ama ya örnek sayısı çok azdır ya da kısa süreli ve etkisiz sistemlerdir diye düşünüyorum. Aksini görene kadar da düşünmeye devam edeceğim. Sevgilerimle..

      • hayatbu dedi ki:

        Şimdi bu sistemin iki ayrı unsuru var:

        1-AO’nun -2’nin altında olması; yani kutuplardaki soğukları daha güney enlemlere indirecek mekanizma

        2-NAO’nun nötre yakın; yani Azor’un Orta Avrupa’ya yerleşmesini sağlayacak mekanizma

        Bu iki mekanizma ile sistem bize iniyor. Şimdi Azor’un yanında Sibirya’nın da olması aslında sistemin kuvveti ve uzunluğu açısından çok önemli. Eğer Sibirya da güçlü olup Azorla birleşme hareketi oluşursa; blokaj meydana geliyor. Ve böylelikle soğuk güneyde yani bizde hapis kalmış oluyor. Burada Azor’un Balkanlara kadar yayılıp oturması önemli, böyle olmazsa güneybatımızdan gelen siklonlarla soğuk kaçmış oluyor. Kısaca ifade ettim sanırım.

        Çok uzun bir süreçte meydana gelen çok karışık bir yapıyı inceliyoruz. Herkesin anlaması için bu şekilde anlaşılır bir çalışma yapmaya çalıştım. Tersi durumları iddia ediyorsanız bu şekilde bir çalışmayla ortayaa koyarsanız hem daha ikna edici hem de daha yapıcı olmuş olur. Bir şeyin ucunu yakaladık, takip edersek güzel sonuçlara ulaşabiliriz diye düşünüyorum. Muhabbetle…

        • welbane dedi ki:

          7 gun sonra tezi sınayabilecegiz. Bakalım sınıfı geçebilecek mi? Biz Azor teziyle ugrasaduralım millet ne tezler yazıyo be 🙂

          • carcass dedi ki:

            Aynen ya 😀 biz bu yolla kafayı bozduk onlar da başka 😀 hatta yazmakla kalmıyolar filme bile alıyorlar 😀

    • Santiago dedi ki:

      İnerken de gelmiş, çıkarken de gelmiş, -2’de de gelmiş, +1’de de gelmiş, falan filan.. Kendimce bir genelleme yaparsam, iyi sistemler NAO -1/+1 arasındayken gelmiş. AO daha komplike bir endeks, tüm kuzey yarımküreyi baz alıyor, NAO ise sadece Kuzey Atlantik’i, yani daha bölgesel bir endeks, bence bizim için daha önemli olabilir. Ayrıca dikkatinizi çekerim, ekstrem sistemlerde -15C /-20C’lerde soğuk hava kuzeyden akıp Balkanlar’a kadar ulaşabiliyor. Bu sene bırakın Türkiye’yi Balkanlar’ı, negatif NAO’dan dolayı Baltık Denizi’ni bile geçemedi böylesine kuvvetli bir polar dalga(yanılıyorsam düzeltin lütfen). Arif Bey’in aşağıda belirttiği gibi 40-50 senelik bir istatistik çıkarmak lazım ki elle tutulur bir sonuca varabilelim. Artık modelleri de diyagramları da bıraktım, NAO’nun nötre doğru yükselmesini bekliyorum sadece, sistem gelsin de ister AO inerken gelsin ister çıkarken 🙂

  7. excratarius dedi ki:

    Bütün gün İstanbul’da yağan yağmur radarda hep tek bant üzerinde kalıp arada genişledi bu bir sea effect miydi? Radar görüntülerini koymayı bilsem koyacaktım ama Santiago onu halleder diye düşünüyorum 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Emin olamadım, çünkü yağış Trakya’nın önemli bir kısmına da yayılmış durumda, radar animasyonunda da klasik sea effect hareketleri yapmıyor.

    • Santiago dedi ki:

      Bugün sabahtan itibaren 13 saatlik görüntü aldım radardan. Kaydın son 1-2 saatinde resimleri hızlı oynatınca ben de bir tuhaflık sezdim, yarın paylaşırım artık çünkü görüntüler şirkette kaldı. Ama ne olursa olsun ben sea effect diyorum, hatta yarın sabaha kadar hafifçe yağabilir. Yarın iyi bir analiz yaparız.

      • Havadelisi dedi ki:

        Sea effect de var ama soğuk hava yavaş hareket ettiğinden Trakya üzerinde cephe yağışı gibi bir yağış alanı da oluştu bana kalırsa.

    • çihiro dedi ki:

      Batı Karadeniz’de çok güzel bulut bantları var ama yağış bırakıyorlar mı, İstanbul’a kadar uzanıyorlar mı onu bilemeyeceğim. İstanbul’a pek ulaşmıyor gibi sanki.
      1

      • excratarius dedi ki:

        Şimdi bu resimde, bilmediğimden soruyorum, İstanbul’un üzerinde de bulutlar var ama siz Batı Karadeniz’deki bulut bantları diyorsunuz bu ayrımı nasıl yapıyorsunuz, yani bulutun ne bulutu olduğu ayrımını?

        • Havadelisi dedi ki:

          Batı Karadeniz’de, deniz üzerinde, denizin kuzeyinden güneyine doğru yol yol bulutlar var, işte onlar rüzgarın deniz üzerinden geçerken nem kaldırması sonucu oluşan bulutlar, sea effect hadisesi odur diye düşünüyoruz, ama ne bu hadisenin oralarda yağış yapıp yapmadığı, ne de bizim kıyılardaki yağışın o hadiseyle ilişkisi bu uydu görüntüsünden pek anlaşılamıyor. Sea effect var olsa bile şu an diğer yağış yapan mekanizmalarla karışmış olarak görülüyor bana kalırsa, onun için kesin bir şey söylemek mümkün değil.

          • sirocco dedi ki:

            Radardaki görüntü ile bakılırsa, yağışın sea effect ile alakası yok gibi.(Gerçi radara göre bulunduğum yerde saatlerdir yağış var, ama dışarıya baktığımda bir şey göremiyorum)

            • havaankara dedi ki:

              Radar eğer bozuk değilse olmayan yağışı göstermez. Çok yerel bir şey olmalı radarda gözüküp de yağmayan yağış.

  8. Ozan Deniz dedi ki:

    Çorlu’da orta şiddette kar yağışı 🙂

  9. Ozan Deniz dedi ki:

    Ümitsizlik ve mutsuzluk. Bugünkü durumum bu. Birkaç haklı eleştiri aldım. Evet İstanbul için 30 cm’di tahminim. Fakat orda bahsettiğim şuydu eğer 72 saat sonra Hazar’ın kuzeyindeki basınç değerleri 1050 civarına çıkarsa 15 gün içinde Doğu Avrupa’da ağır kış şartları oluşur. Bu teorim de hala geçerlidir. Ama GFS 72 saat sonrası için yanıldı yani Hazar’ın Kuzeyinde oyle bir durum oluşmadı ve yüksek Basınç 1040 lara bile çok dar bir alanda ve yatay bir şekilde ulaştı. Ben 180 sonrasının tahminini GFS nin 72 saat sonrası için yanılmayacağını düşündüğüm için yaptım. Şimdi de bakacak olursak 240 sonrası Atlantik’te siklon haraketi bitiyor ve Mart aylarındaki sinoptik haritalara benzer bir durum oluşuyor. Yanı soğuğun kutuptan inmesi için çok geniş bir alan. Bu olursa evet 15 Ocak’tan başlayarak Subat sonuna dek harika şeyler olabilir. Arkadaşlar isyanım zaten burda başlıyor. GFS 180 sonrasında yanılırsa diye. Şu an aslında cidden çok güzel 180 sonrası ama değişebilir ve ben artık yıkılmaktan yoruldum. Şöyle diyeyim internete girebilen telefonumla baktıklarım dahil son 5 yılda kaçırdığım run sayısı 2 ya da 3 tür. Yemin ederim ki bu yüzden sevdiklerimle bile tartışmışımdır. Aslında bize lazım olan şu. 2004 sistemlerinin, 2006 ve 2008 180 öncesi run çıktıları. Çünkü benim görmek istediğim 2004 23 Ocak sisteminde yada 2004 14 Şubat sisteminden önceki runlarda yapılmış hatalar, GFS’nin bu sistemleri ne zaman gördüğü. Hepsiyle ilgili hatırladıklarım var ama bunu görebilmek farklı.

    • Havadelisi dedi ki:

      Boşuna buraya Hava Delisinin Not Defteri demiyoruz. Ah Ozan’cım ah, GFS çıktılarından ötürü sevdiklerinle neden kavga ediyorsun 🙂 Neyse. Senle birçok özel konuşmamızda 180 saat sonrası GFS çıktılarının pek bir hükmü olmadığını, 180’de bir şey gözükse bile bunun 72’deki duruma bağlı olduğunu, bunun için de hiçbir zaman çok büyük beklentiye girmemek gerektiğini söyledik durduk. Sen hatta kendin benden önce söyledin bunları. Durum böyleyken neden kendini harap ediyorsun, altından kalkamayacağın müthiş iddialara giriyorsun, anlamak zor. Neyse arkadaşım. Aklına ve duygularına mukayyet ol, bırak ne olacaksa olsun. Ben şahsen artık, bakın bunda samimiyim, hep en kötü ihtimali düşünüyorum karla ilgili. Sonuçta iyi bir şeyler çıkarsa çok seviniyorum, ve bu yöntem psikolojik olarak gerçekten işe yarıyor. Ama her GFS çıktısında Ocak 2004 filan aranınca sonrasında hayal kırıklığı ve dengesiz yaklaşımlar kaçınılmaz oluyor.

      Diyeceksiniz ki senin tuzun kuru, iki senedir Avrupa’da kara doydun. Ama işte öyle değil aslında. Beklentim çok değil, olay bu. İsviçre’de 4. kışım, oturduğum yer olan Bern’de en fazla kar kalınlığı son 4 yılda Aralık 2008’de oldu: 38 cm. Bu sene de 35 cm oldu. Bu sene toplam 55 cm kar yağmış, ve bu miktar geçen sene yağan toplam miktardan fazlaymış. Öte yandan 2007-2008 kışında sadece Kasım’da ve Mart’ta birer kere kar yağdı. İstanbul’a bakalım. Şubat 2008’de 30-40 cm bir kar oldu, yükseklerde çok daha fazla oldu. Geçen yıl süper bir sea effect olayı oldu (25 Ocak 2010). 2000’li yıllar boyunca harika karlar yağdı. Bu kış Aralık’ta İzmir’e bile kar yağdıran şahane bir soğuk geldi…Liste uzatılabilir. Gelgelelim, mesela Behlül’ün aşağıdaki bir yorumuna bakacak olursanız, diyor ki İzmit merkeze adam gibi kar 10-15 senede bir geliyormuş. İnsaf et Behlül. Senin dediğin şey ekstrem durumlar için geçerli. Ekstrem durumlar tabii ki 10-15 yılda bir görülecek. Bu, işin tanımı gereğidir. Şubat 2004’te İzmit merkezde, sahilde diz boyu kar vardı. İnanılmazdı. Bu olay deniz kıyısında oturan kaç Avrupalı’ya nasip olmuştur?

      Akdeniz kuşağında, çok değişken, her türlü sürprize açık, nefis bir iklimi var Türkiye’nin. Kıymetini bilelim, doyumsuzluk yapmayalım derim.

    • welbane dedi ki:

      12-13 gun onceden gorunen sistemlerin tecrubeli hocaları bile ne hale sokabildigine guzel bir ornek şu yazı ve sonraki gunlerde yazılanlar. Prensip olarak, harika bir sistem gozukse bile % 10’undan fazlasını ummamak gerek. 1 metre kar gösteriyorsa 10 cm, -15 giriyorsa -1, -2 beklenmeli. Bu umutsuzlugun bir sebebi de diagramların rezil otesi hali. Agustos’ta bile daha fazla deviasyon vardı.

    • Ozan Deniz dedi ki:

      Ben 180 sonrasına bakmamıştım zaten Ozan. 72 saat’e bakmıştım. Hatta demiştim ki runlar vermese bile 72’deki durum oluşursa 15 gün içinde İstanbul’da 30 cm kar olacak. GFS 72 saat sonrasını tutturamadı orda. Tahminler burda şaştı.

      Kara olan doygunlukla kar hasreti çok farklı şeylerdir Ozan. Bu duyguları İstanbul’a döndüğünde hatırlayacaksın:)

  10. havaankara dedi ki:

    Bugün herkes çok duygusal. Ben de öyleyim aslında. Ben de artık karı değil, kar yağma ihtimalini seviyorum :). Şu anda DMi’nin 5 gün üst üste yoğun kar göstermesini değil, GFS’in 15. gününde Marmara’dan -20’yi yurdumuza sokmasını istiyorum :). Şakayı bir yana bırakırsak, herkes bundan sonrası için güzel, bor karlı 1-2 ay istiyor ve bekliyor. Kasım sıcak geçti, kış güzel olur dedik. Aralık da ılık geçti. Gerçi 11 Aralık sistemi Ankara için fena değildi. Ama yine de herkeste “şöyle güzel bir sistem gelse de kara doysak” düşüncesi var. Ancak modellerde bu gözükmeyince herkesin morali bozuluyor. Önümüzde hala Ocak, Şubat ve Mart (Kışın bitme tarihi 21 Mart’tır 🙂 ) olmasına rağmen, Bastardinin müjdelerine rağmen 🙂 16. günde bile soğuma ihtimali görülmeyince insanın geniş geniş isyan edesi geliyor 🙂 . Bence bunun en önemli sebeplerinden birisi de büyük bir beklenti içinde olmamız. Ağustos ve Kasım normallerin çok üstünde geçti. İstatistiklerle birlikte soğuk kış üzerinde çok duruldu. Böyle olunca da herkes büyük beklentiler içine girdi. “Kış şimdi gelecek, az kaldı, şimdi….” beklentileri oldu. (tabii ki tek sebebi bu değildir. ).
    Gerçekler ise farklı. AO bile bu kadar değişkenken moralleri bozmak niye. Ekstrem sistemler alırız demiyorum. Ama almayız da demiyorum. Sadece her şey olacağına varır diyorum. Boşu boşuna GFS’e kızmaya da gerek yok. Sonuçta sistem gelirse onu da GFS getirmeyecek. GFS 10-15 gün sonrasına sistem öngörmüyorsa sistem olmayacak demek de doğru değil. 20 Ocak’a kadar AO pozitife tırmanmayacak diye gösteriliyorsa bu tahmin 3-4 gün sonra değişmeyecek de değil. O zaman biraz sakin olalım ve moralleri bozmadan bekleyelim.

    Neyse, moraller biraz düzelsin diye az önce Hans’ı aradım. Dedim, şöyle bize güzel bir sistem çak. Şu ana kadar geçen ılık Kasım ve Aralık’ı unutturacak görüntüsü versin. Dedi, “12Z’yi run edeceğiz birazdan. Yetiştirebilirsek ne ala. Ama yetişmezse 18Z de güzel bir sistem göndeririz sizin oralara doğru”. 🙂

    • karcı hakan dedi ki:

      Ocağı da kaybettik safsataları yine dillerde… Yahu kardeşim, adama sorarlar kış sadece Ocağın ilk on beş gününden mi ibaret? Ya da Ocak 15 günden mi ibaret? Ocağın ilk 20 günü karsız geçip, son 10 günü buz gibi ve bol karlı geçse ne diyecek bu arkadaşlar!(felaket tellalları) Diyelim ki ocağı karsız kapattık ve felaket tellalları yine ortaya çıktı. Şubat ayı 1985 kışı gibi olursa ne olacak, ne yapacak felaket tellalları? Kış kötü geçti diyebilecekler mi ? Ya da ”Ocak kötü geçti, Şubat 1929 gibi olsa ne yazar, bu kış berbat geçti” mi diyecekler. Yani anlayamıyorum milletimizi. Daha kış başlayalı 15 gün anca olmuş ama, bizim milletimizin çok değerli kar sever elemanları kışı bitirmişler bile. Adama ”dur be kardeşim bismillah”derler. Daha ne oldu ki kış başlayalı. Ben Ocağın son 15 gününün ve Şubatın çok güzel geçeceğini umuyorum ama,”vay efendim tropikal iklime kaydık, yok efendim kış mış olmaz’ ya da,”1929 kışı geliyor, İstanbul kara gömülecek, uf!!müthiş sistem yolda” gibi laflar ederek duygularıma yenik düşmüyorum, ve benim gibi duygularına yenik düşmeyen Ozan, Santiago, Çihiro gibi arkadaşları saygıyla selamlıyorum (ismini unuttuklarım ya da hatırlamadıklarım kusura bakmasın). Havaankara arkadaşımızın bu yorumu da çok güzeldi. Havaankara arkadaşımızın”biraz sakin olalım ve moralleri bozmadan bekleyelim.” cümlesinin altına da imzamı atarım.

  11. havaankara dedi ki:

    Ankara ve Londra diyagramları: Ankara 1, Ankara 2, Londra.

    Ankara diyagramı kesin öyle olacak demek değil ama çok kararlı. 00Z diyagramı da bu kadar olmasa da çok kararlıydı. Sadece çizdiğim yerler değil neredeyse tamamında ortalamadan sapma pek yok. İlgimi çeken diğer bir konu, önümüzdeki ilk günler için ana çıktının genelde en sıcak çıktılardan biri olması. (Diğerlerine göre 🙂 ). Dünkü 06Z diyagramı da benzer şekilde. İlk günler için tahminler ana çıktıya yaklaşır tamam ama neden ana çıktı en sıcaklarından biri oluyor? Yoksa genelde olmuyor mu? Bu konuyu da biraz takip edeceğim.
    Londra diyagramını da koydum. Londra için tahmin yapmak çok kolay olmalı! 🙂

    • Ankaragücü dedi ki:

      Ankara diagramları benim de dikkatimi çekti ama siz daha çabuk davranıp yazmışsınız. 🙂
      Gerçekten uzun zamandır bu kadar kararlı bir diagram görmemiştim. Sanki yaz dönemi sakin hava şartları gibi..
      Ama bu diagramların kısa süre içinde 13-15 arası için farklı sapmalar göstereceğini sanıyorum.

  12. havaankara dedi ki:

    Onur arkadaşımız çok doğru söylemiş. DMİ’nin öğle tahminleri çok ilginç. Doğru çıkarsa ellerinden öperim. 🙂 Ama akşam hemen değiştirirlerse de hiç şaşırmam. Öğle tahminlerini ve akşam tahminlerini kaydedip kıyaslayacağım. Bir de önümüzdeki günler sıcaklıklarını kaydedeceğim. Bakalım nasıl olacak?

    1
    Bir de verdiğim linkle ilgili olarak: Çankaya genelde merkezden daha soğuk olur. Zaten DMİ de öyle vermiş. Ama merkeze kar, Çankaya’ya KKY gösterilmiş. Bir de bu duruma bakacağım. Sonuç ne olacak acaba?

    • Ankaragücü dedi ki:

      Çankaya’nın daha yüksek görülmesinin nedeni büyük ihtimalle güncellemede pek özen gösterilmemesi.. Muhtemelen..

      • havaankara dedi ki:

        Açıkçası ben de öyle düşünüyorum. Mesela, Bolu 7-(-2) kar göstermiş ama Kırıkkale 2-0 KKY. Hadi Bolu’ya kar gece yağıyor diyelim. Kırıkkale maksimum 2 derece. Rüzgar da gün içinde kuzey yönlü olacak. KKY olmaz bu şartlarda. Ya kar olur DMİ’nin sıcaklık ve rüzgar tahminleri gerçekleşirse. Ya da sıcaklık tahmini tutmaz DMİ’nin KKY olursa. Kısacası, öğle tahminlerine DMi sanki pek özen göstermemiş. Veya MM5 ne dediyse o demişler.

    • havaankara dedi ki:

      DMİ saat 11.00 için Ankara’yı 4.5 derece göstermekte. ODTÜ 3.9, Hacettepe 2.6 derece. DMİ’nin maksimum tahmini ise 3 derece idi gün içinde. Bakalım ilerleyen saatlerde maksimum kaç dereceye çıkacak.
      Bu arada rüzgar kuzey yönlü. Hava ısınmaya da devam ediyor.

    • welbane dedi ki:

      İlk günden şaştı, tutması da mumkun değildi zaten. Ankara şu an 5 derece, öğleden sonra 7’yi bile görebilir. Kendilerini tebrik ediyorum; her gün içi güncellemesinde kar diyip gerçekleşmemesine rağmen azimle bu ısrarlarını sürdürmeleri gerçekten takdire şayan.

  13. Onur dedi ki:

    mm5 soguma vermis meteoroloji de basmis sogugu onumuzdeki gunlere

    • Havadelisi dedi ki:

      Belge sunalım…

    • welbane dedi ki:

      Çok enteresan. Son zamanlarda insanı hayattan sogutacak denli haklı çıkan GFS böyle bir soguma ongormuyor, maalesef ben boyle bir soguma ihtmalini çok düşük görüyorum. GFS modelleri onumuzdeki 10 gun için bir Fransız sanat filmi kadar sıkıcı ve monoton. Kuzeydoğu Anadolu’nun gunduz ısınıp gece donması dışında yaprak kımıldamayacak gibi gorunuyor. Ocagı da hızla ogutuyoruz ya, hadi hayırlısı…

  14. Ankaragücü dedi ki:

    Marmaris, 3 ve 4 ocak günleri yağış periyodunu (her ne kadar 2 gün görünse de toplamda 24 saat içinde: 2 Ocak 22.00 – 3 Ocak 22.00 saatleri arası) 237 kg yağış alarak kapattı. Ne diyelim, Allah bereket versin. 😉

    1

    2

  15. Behlül dedi ki:

    Değerli arkadaşlardan şöyle yorumlar duyuyorum DMİ ya da başka bir hava durumu haberi veren kaynak ”kocaeli’ne kar verdi anlamıyorum istanbul kar almadan nasıl buralar kar alır” tarzı serzenişler var. Arkadaşlar bu söylemlere inanmayınız Kocaeli (merkez) Antalya İzmirden sonraki en ılıman iklime sahip yerdir istanbul’a kar yağmadan kocaeli’nin ciddi kar alması imkansızdır eğer kocaeli’nde ciddi kar yağışları ile ilgi haber çıktığında blogdaki kocaeli’li arkadaşlardan teyit almadan inanmayınız. Eğer buralara gerçekten ciddi kar yağdıysa istanbul yıkılıyordur. Bir de kocaeli’nde yeni yerleşim yerleri ve koü kampüsü deniz seviyesinden çok yüksektedir buralara her halukarda yağar önemli olan kıyılara yağmasıdır kıyılarda ciddi sistemler 10-15 senede bir uğrar Ozan Bey bu durumu en iyi bilenlerdendir…

    • Havadelisi dedi ki:

      Kısmen haklısın, ama: 1) Kıyılarında ciddi sistem 10-15 yılda bir olur demişsin, daha Şubat 2008’de 20-40 cm arası yağış aldı merkez. 2) Bazı karayelli sistemlerde İstanbul’da doğru dürüst kar yokken İzmit’te güzel kar olabiliyor. Mesela 2006-2007 kışında oldu bir kere.

      Bugün duygusal yorumlar gırla gidiyor, eh normaldir, kar olmayınca…

  16. Ozan Deniz dedi ki:

    Bana katılacak olan var mı bilmiyorum ama şu birkaç yıldır GFS’de (Tabii ki diğer modeller de benzer ama GFS en çok baktığımız ve ayrıntısı olan) şunu farkettim. Müthiş bir soğuk hava dalgası veriyorsa artık sevinemiyorum çünkü 6 saat sonra herşeyi tepe taklak yapabiliyor. Fakat sıcak hava dalgası veriyorsa ya da çok kötü günler maşallah hiç şaşmıyor. Bizim için ne kadar da zor oldu bir soğuk inişi. GFS belki de bizim gibi hava delilerine hizmet ettiğinden ve hava delileri tarafından kurulup, çalıştırıldığından misyonu gereği herkese zaman zaman mavi boncuk dağıtma gereksinimi duyuyor olabilir. Bilimsel bir gerçek değil ama bu sene beni çok normal düşündürtmüyor. Bir arkadaş yılbaşında GFS yanlış çıktı verecek çünkü Hans’lar eğleniyor olacak geyiğini yapınca aslında 18 run’ının en güzel run olduğu geyiği de aklıma gelmedi değil. Bugün çok olumsuzum ve de çok gerçekçiyim

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok olumsuzsun ve çok duygusalsın 🙂 Aşırı sıcak tahminlerini de makul bir düzeye çekiyor GFS.

      • Behlül dedi ki:

        Ozan Deniz’e katılıyorum, hatta bu konuda daha önce buna benzer bir yorumum olmuştu. GFS runlarında ciddi soğuk oldu mu bize ulaşamadan kayıp oluyor sıcak run oldu mu değişmeden ya da dahada ısınarak bize geliyor soğuk çıkan runlarsa dönüp dolaşıp kuvvetlenip batı avrupa’yı vuruyor bunun ne kadarı duygusallık ne kadarı bilimsel bilemiyorum şu an belgem olmadığı için ispat da edemiyorum ama Ozan Deniz’in belgesi varsa bilemem…

  17. Ozan Deniz dedi ki:

    Arkadaşlar bu sene lanetli sene. Hepimiz iyi niyetimiz ve kar sevdamızla olmayan bir şeyi yaratmaya çalışıyoruz. Bir çok arkadaşımız NAO ve AO lerı ortaya koyarak, aylara bakarak ve mesela bende basınç dağılımına bakarak olmayacak olan birşey için ümitleniyoruz. Bence kabullenelim. Bu sene kutbi günler, yoğun tipiler olmayacak. Kutup hakkını kullandı ve olayı bitirdi. Hayatbu’ nun çalışması ne güzeldi ama GFS’ nin o anki çıktısına göre bir tahmindi. Ben de GFS’nin 72 saat sonrasını değiştirmesiyle yanıldım. Hepimiz bu seneden ümidimizi keselim. Kar bekleyenlerimiz Kartepe, Uludağ vb.. gibi kayak merkezlerinde kar özlemlerini gidersin. Çünkü hiçbir şey değişmeyecek GFS’nin 240 sonrasında görünecek olan soğuk dalga hep 240 sonrasında kalacak. Gerçekçi olmakta fayda var. Doğru dürüst kalıcı bir yüksek oluşamadığı gibi soğuk ya hep kıytırik ve çok hızlı. Hepimize geçmiş olsun…

    • Havadelisi dedi ki:

      Yine duygusal bir yorum yapmışsın Ozan 🙂 Çok karlı bir Şubat ayı da olabilir, hiçbir şey de yağmayabilir, bunu şu an bilemeyiz. Daha geçenlerde “İstanbul’da 30 cm’lik sistem olacak 15 gün içinde” diyordun, şimdi de “hiçbir şey olmayacak” diyorsun. Ayrıca hayatbu’nun test ettiği şeyin GFS çıktılarıyla ilgisi yok.

    • ALKIM dedi ki:

      Ozan Deniz şaşırttın beni. Siz böyle yaptıkça inandırıcılığınızı kaybediyorsunuz. Bu yıl hiç kar yağmayabilir, ciddi sistem gelmeyebilir. Buna kışın başında da ifade ettiğim gibi ben de çok şaşırırım ve ciddi anlamda bunun sorgulanmasına katkıda bulunurum ancak “Bu kış heveslenmeyin” veya “20 Ocak’tan sonra kara gömüleceğiz” tarzında yorumları anlamlı ve kayda değer bulmuyorum. İstanbul’da kış şartlarının 15 Ocak ile 15 Mart arasında yaşandığını hepimiz biliyoruz sanırım. Bu kadar paniklemeye gerek yok. Ben bir kaç sistem göreceğimizi düşünüyorum ama dayanağım yok.

      • welbane dedi ki:

        Bu da beni şaşırtıyor; İstanbul’un koşullarını tüm Türkiye’ye genellemek. Sadece İstanbul değil ki tüm bölgemizde 24 aydır istikrarlı bir şekilde mevsim üstü sıcaklıklar var, bilhassa da kış sıcaklıkları ve kar örtüsü bakımından. Ayrıca şubat sonundan itibaren bahar koşullarına girmemiz de gayet olası. Bu da bize 1 ay kadar bir kış bırakıyor.

        • Behlül dedi ki:

          welbane size katılıyorum şubat sonu yada mart başı buralarda havalar ısınmış oluyor istediğimiz sistemler için bir ay kadar vaktimiz var. görücez bakalım neler olacak. ayrıca Türkiye geneli için de bu ılık havalardan bahsedilebilir üniversite kış oyunlarının yapılacağı ve Türkiye’nin kar ve kış başkenti Erzurum’da kar duasına çıkılacak kadar vahim durum…

    • çihiro dedi ki:

      Bu sene geçen seneden daha iyi. Siz Marmaralılar kar görmediniz diye bu seneyi neden lanetliyorsunuz? Geçen kış zerre kar almadı Konya. Bu sene 13 cm kar aldık. Geçen sene lodosla birlikte kırılan en yüksek sıcaklık rekorları bu sene yok. Kanımca hava delisinden çok kar delisisiniz. Bir hava delisi sıcak veya soğuk her türlü ekstrem olaya bayılır. Ben şahsen 2 yıldır kar yağmamasından hiç rahatsız değilim 🙂

  18. Santiago dedi ki:

    Bu sabah İstanbul’da oluşan sea effect.. İlk saatlerde geniş alana yayılmış ve zayıf olan yağış, daha sonra iki-üç tane dar, ancak daha güçlü bant haline geliyor..

    1

  19. grhc dedi ki:

    Yine ve yeniden kara kış haberi.

    • Behlül dedi ki:

      Bastardi’nin Avrupa’nın doğusunda şiddetli kış olacak dediği bu olsa gerek adam tam isabet tutturdu o zaman :))

  20. Havadelisi dedi ki:

    Ana GFS çıktısının diğer senaryolara nazaran kısa vadede çok daha güvenilir olduğuna güzel bir örnek… 1 Ocak saat 12 çalıştırmasında diyagramın durumu (Karcı Hakan’a teşekkürler):

    1

    2 Ocak saat 00 çalıştırmasındaki vaziyet ise aşağıda, yeşil kalın çizgi yine en sıcak senaryoyu vermiş (hayatbu’ya teşekkürler).

    2

    3 Ocak saat 18 çalıştırmasında, bütün senaryolar yeşil kalın çizginin “dediğine gelmiş”:

    3

    Ana GFS çıktısı, modelin tüm imkanlarının kullanıldığı (en yüksek alansal çözünürlük, en doğru başlangıç koşulları) tek çıktı. Her zaman onun dediği olacak diye bir kural yok, ama kısa vadede en çok ona güveniniz. Nedenlerini şu yorumda kısmen anlatmıştım, daha kapsamlı bir yazıda ayrıntılı olarak da anlatacağım.

    • Santiago dedi ki:

      İşte bunu öğrenmemiz güzel oldu. Ben şahsen GFS ana modelin diğerlerine ayak uydurmasını beklerdim hep.. O zaman; GFS ana modeli genelde en geberik yerden gidiyor, az bir oynamayla modeller soğumayı artırıyor, demek ki verilerin geldiği istasyonlara çomak sokup oynama yapmak lazım, şimdi bir ısı bombası sipariş veriyorum internetten 🙂

    • Ankara için de durum pek farklı değil. Burada da en geberik senaryoyu ana GFS çıktısı izlemiş durumda… Bu 6 saat içindeki güncellemede bile, önümüzdeki 12 saat içerisindeki duruma ilişkin, ana çıktı ile diğer senaryolar arasında sıcaklık farkı artmış. (Nerdeyse 1 derece fark olmuş.)
      1

  21. Ozan Deniz dedi ki:

    Çorlu’da yoğun kar yağışı 🙂

  22. welbane dedi ki:

    Orta Akdeniz’den soğuk hava dalgası gelmiş, memlekette bir bayram havası.. Ya derin meteorolojik bilgi ve donanımınız olması şart degil ama mantık da mı yok hiç be sizde.

    • Havadelisi dedi ki:

      Hem Orta Akdeniz’den geliyor, hem de öteki bölgeleri pas geçerek Doğu Anadolu’ya gidiyor 🙂

      Dostum welbane, bu bloga başlamadan epey zaman önce, “ilerde bir yerlere yazarım” diye kendi kendime notlar almaya başlamıştım. Notların bir tanesinde şöyle demişim: Doğu Anadolu’da kışın uzun süre devam eden soğuklar için “Sibirya’dan gelen soğuklar” deniyor. Bu yanlıştır. O soğuklar yerel şartlar sebebiyle (yükselti, karasallık, kar örtüsü) kendi kendine oluşuyor. Bizim memlekette böyledir zaten, birazcık yanlış olan bir şeyi düzeltmek için niyetlenmeyegör, vaziyetin tahmin ettiğinden de kötü olduğunu fark edersin.

      • TERRA dedi ki:

        Biraz önce Mesut Yar’ın programında Erzurum’da yağan kardan “Batı Akdeniz’den gelen soğuk hava dalgası…” şeklinde bahsediyorlardı. Batı Akdeniz tabirini de ilk kez duydum..

  23. havaankara dedi ki:

    Bana ilginç geldi. DMİ saat 21.00 için 3.9 derece göstermiş. 21.25 itibariyle Hacettepe 4.4, ODTÜ 5.7 derece gösteriyor. Acaba sebebi ne olabilir? ODTÜ Fizik rakım 920, hacettepe 1050 ve DMİ 890 metre. Bu nasıl açıklanabilir acaba?

    • Havadelisi dedi ki:

      Farklar çok az, yerel etkiler, bina etkileri, bir sürü sebebi olabilir.

      • havaankara dedi ki:

        Sıcaklıklar rakımla ters orantılı olur (Eşit şartlarda). Bu 3 istasyonda da genelde böyle olurdu. Ama bu durum daha önce yine dikkatimi çekmişti. Gündüz de her şey normaldi. Ama yağmur yağmaya başladıktan sonra tam tersi değerler gözüküyor. (Hacettepe-ODTÜ arasında olmuyor, ikisi ve DMİ istasyonu ters oluyor).

    • havaankara dedi ki:

      🙂 DMİ istasyonunda rüzgar kuzeyden 6km/sa ile esiyormuş. Hacettepe’de son 10 dakika ortalaması 9.7 derece ve rüzgar güneyden esiyor.

  24. hayatbu dedi ki:

    Evet arkadaşlar bugün 3 Ocak ve takip etmeye başladığımız “17-18 Ocak Muhtemel Sistem Oluşumu” (Ozan’ın müneccim lafını yemeyelim diye kullandığımız ifadeye bakın 🙂 ) artık modellerde görünmeye başladı. Bundan sonra muhtemelen kararlı bir şekilde sistemin bundan sonraki modellerde de geliştiğini görmemiz mümkün…

    İşte alttaki model çıktısında soğuk havanın aynen “altın formül” hareketinde beklediğimiz şekilde güneye sarktığını görmek mümkün.

    2

    Yalnız soğuğun İtalya’ya ineceği görünüyor. İlerleyen zamanlarda model çıktılarını takip edersek soğuğun merkezinin Balkanlar’a ve bize doğru kaydığını, bizim de soğuktan nasibimizi almamız mümkün görünüyor.

    Daha da önemli bir şey var. Yine tezimde de belirttiğim gibi blokajın oluşması söz konusu. Hem de az-buz değil merkezinde 1050’lik bir YB. Bu blokajın önemi, soğuğu bizim üzerimizde hapsetmesi ve kuvvetli olduğundan daha istikrarlı olması. Sibirya’nın aktif olduğunu görüyoruz. Bundan sonra Azor’un kalkıp Orta Avrupa’ya geldiği her sistemde blokaj görmemiz mümkün.

    Blokajın bir diğer güzel yanı ise Akdeniz’den siklon dalışlarının Anadolu’ya olmasının mümkün olması. Eğer Balkanlarda YB hakim olursa (bizim üzerimizde olmadan) bu tarz siklonların olduğu sistemlerde iyi kar alıyoruz genelde.

    3

    1-Soğuğun şiddeti ne olur?
    Uzun zamandır Avrupa soğuk olduğundan ve AO’nun uzun süre negatif kalmasından ve kalmaya devam etmesi de beklendiğinden soğuğun şiddetinin gayet iyi olması mümkün.
    2-Etki alanı ve aralığı ne olur?
    Etki alanı Balkanlar ve Marmara merkezli olabilir. Doğu bölgelere doğru da genişleyen bir sistem olması muhtemel. Doğu’da yükselti fazla olduğundan orada kar yağması daha kolay. Yağış muhtemelen doğuda çok daha etkili kar şeklinde görülebilir. Periyot olarak etki süresi uzun sürebilir bu sistemin. Blokajla soğuğun üzerimizde hapsolması güzel bir sistem olabileceğini gösteriyor. Hem sonrasında neler olur o da önemli.

    3- Tam geliş tarihi ne olur?
    Benim öngörüm 17-18 Ocak tarihleri (İstanbul için). Farklı düşünenler olabilir, tamamen öngörü…

    Şimdi son olarak önemli birşey söylemek lazım. 15 gün önceden böyle bir öngörü yapmayı tahmin olarak algılamayın lütfen. Sistemin gelişimini anlamak ve takibini yapabilmek adına böyle ihtimaller üzerine konuşuyorum. Durum çok değişir daha…Yalnız bence bu oluşum, takip edilmeye değer ilk oluşum…

    • mertist dedi ki:

      hayatbu iyi güzel de linkde verdiğin durumda soğuk batımızda kalıyo oluşumun bizim üzerimizde olması lazım. 2. resimde görüldüğü gibi azor sibirya birleştikten sonra soğuğun bize gelmesinin pek bir anlamı kalmıyor. çünkü enerjisini zaten balkanlara boşaltıyor. bu oluşumun direk bizim üzerimizde olması gerekiyor. tabii daha uzun zaman var ama inşallah dediğin gibi olur da kara doyarız 😀

      • hayatbu dedi ki:

        Modelleri sadece sistemin nasıl oluşacağını beklediğimi göstermek ve AO-NAO da GFS’e göre hazırlanıyor neden modellerde yok diyenlere bir fikir olsun diye oraya koydum. O modellerin binbir takla atacağını hepimiz biliyoruz. 15 günlük sürede her gün 4 güncellemeyle 60 ayrı modelimiz olacak daha… O yüzden bekleyelim ve sistemin nasıl oluşacağını görelim. Tecrübelerime göre bu sistem bu şekilde oluşursa Balkanlara iner diye düşünüyorum…

    • eRCaN dedi ki:

      Ola ki o günlerde 3-5 derecelere düşürecek bi sistem gelirse başarılı saymam bu tezini bilesin 🙂
      Ekstrem sistemler için yaptığın bir çalışma olduğu için şu an ona odaklıyız ve takip ediyoruz seni bakalım
      neler olacak.

      • hayatbu dedi ki:

        1- Tezin başarılı olması için üzerimize 850hpa haritasında -8 ve daha düşük (yani kar seviyesi ‘sıfır’ın altı) olmasını bekleyebiliriz. Öyle olursa başarılı sayarım.
        2- Ekstrem sistemler için olan bir çalışma değil bu. Ama ekstremler bu şekilde geliyor diyoruz. İkisi farklı şeyler.

        Ben de takip ediyorum. Araştırmamda çok istisnaların da olduğunu görüyorum ve istisnaları anlamlandırmaya çalışıyorum. O yüzden biraz uzun sürecek, sonra yayımlanır sanırım.

        • eRCaN dedi ki:

          AO 17-21 ocak arası herhangi bir gün negatiften nötre yükselmeye başlarsa bu tez çürümez mi peki?

          Ekstrem sistemler için olan bir çalışma değil bu. Ama “ekstremler bu şekilde geliyor diyoruz “demişsin. O zaman doğal olarak bu tezden ekstrem sistem beklentisi içine giriyoruz hayatbu. Çok da meraklıyızdır biliyorsun bu tarz şeylere kardelileri olarak 🙂 Yaklaşık 1 hafta sonra modellerde olumlu olumsuz kendini belli etmeye başlar bu tez. Bakalım.

          • hayatbu dedi ki:

            1-AO negatiften nötre yükselirse de tez çürümez. Benim söylediğim Arif Bey’in söylediğini içine almakla birlikte; asıl sistemlerin AO’nun -2’nin altında kalmasından oluştuğu üzerinde duruyorum. Aslında nötre yükselmede şöyle bir durum var. AO ile NAO genelde birlikte hareket ettiklerinden; AO nötre hızlı çıkış yaparken Azor’un Orta Avrupa’ya girip soğuk daha kaçmadan bize indirmesi tezi var ortada. Ben de AO ile NAO’nun birbirinden bağımsız hareket ettiği (bu sistem beklentisinde olduğu gibi) durumlarda da bu olabilir diyorum. Çünkü soğuk kuzeyden inmiş oluyor ve Azor da Orta Avrupa’ya giriyor. Bunun da istisnaları var; o da sanırım YB’nin iyice sokulamaması veya güneybatımızda ABlerin bulunmasıyla gerçekleşiyor ama üzerinde çalışmaya devam ediyorum.

            2- Benim ekstremler böyle geliyor (gelmiş olması lazım aslında) dememin sebebi 1985 ile 1987 sistemlerinin bu şekilde oluşması. Ama her zaman böyle olmayabiliyor. Ben de onu çözmeye çalışıyorum. Yani yukarıda bahsettiğim diğer faktörleri çözmek gerekiyor. Bence en büyük sıkıntı da NAO’nun nötre yakın olduğu her zaman illa bize soğuk getirecek sistem dizilişinin olmaması. Çalışmaya devam edeceğim inşallah bir şey çıkarsa paylaşırım…

    • çihiro dedi ki:

      İki gün sonrasının belirsiz olduğu bu günlerde bu kadar uzun vadeli bir ‘öngörü’ tutarsa ‘şans’tan başka bir şey demem.

      • hayatbu dedi ki:

        Yorumları iyi okumakta fayda var. Benim yaptığım Ariftarif’in yaptığından çok farklı. Ben tahmin yapmıyorum, yaptığım da ‘tutsun’ amaçlı bir öngörü değil. Dolayısıyla ‘şans’la ilgili bir derdim yok.

        Burada yaptığım, öne sürdüğüm ve daha öncesinde birçok kişilerin farklı şekillerde öne sürdüğü bir ‘tez’i 15 günlük süreç içerisinde doğrulamaya çalışmak; yani bir deney yapıyorum. Dolayısıyla lütfen bunu ‘tutturdun’ ‘tutturamadın’ gibi bir saçmalığa sokmadan, ‘tez’e herkes bilgisi ölçüsünde elinden gelen katkıyı yapmaya çalışsın. Ben bir tez sundum, arkasını da sonuna kadar desteklemek için çaba gösteriyorum. Aynı özveriyi ve çabayı başka arkadaşlardan da beklemek hakkım diye düşünüyorum.

        • çihiro dedi ki:

          Anladım. Sadece deney. Desteklemek konusunda ise Van gölü hakkındaki soruna benzer her türlü konuyu tartışmaya hazırım. Açıkçası o türden tartışmalar beni daha çok sarıyor 🙂 Deneyin konusunda da elimden gelen desteği vereceğim ama çok fazla bir şey çıkacağını sanmıyorum bu konudan. Soğuk sistem tamamen belirseydi ve o zaman yapsaydın bu deneyi daha güzel olurdu. Çünkü çok ileri bir tarih ve çok kararsız modeller. Bir de hareketsiz günler geçirdiğimizden gerginim biraz 🙂 Sert giriyorum oyunculara 🙂 Anlatabilmişimdir umarım.

    • onurel dedi ki:

      Hayatbu, 850 hpa haritasındaki çiziminden, doğuda görünen yüksek basınç soğuk havayı aşağı enlemlere gelmesini sağlıyor/kolaylaştırıyor gibi anlıyorum. Bildiğim kadarıyla saatin tersi yönü olmalı, yanılıyor muyum? Teşekkürler, iyi akşamlar..

      • hayatbu dedi ki:

        Orada Azor ile Sibirya’nın kapanma (ya da “birleşme” – Havadelisi) hareketini gösteriyorum. Yani blokajın oluşumu. Sibirya’da da Orta Avrupa’da da güçlü YBler oluşunca kapanma hareketi oluşuyor. Soğuğu indiren ise arada oluşmuş Ukrayna civarındaki AB…

        Böyle gösterdim çünkü önemli olan soğuğun inmesinden sonra blokajın oluşması. Çünkü blokaj soğuğun uzun süre bizde kalmasına vesile oluyor…

    • havadansudan dedi ki:

      son 2 aydır saçımı başımı yolmaktan saç kalmadı kafamda 🙂 bu haritada görünen de bizi şaşırtmayıp son 2 senedir olduğu gibi, anadolu’nun batı ve kuzey kıyılarına teğet geçen/geçecek olan bir 850 hPa’daki 0 derece gibi duruyor. isyanlardayım artık. bastard joe hala bir şeyler iddia etsin dursun…yok işte, olmuyor ! gelmiyor lanet olası kutup soğukları !

      • hayatbu dedi ki:

        Beklemek lazım, henüz çok erken. Ama tezimize konu olan AO-NAO dağılışı bugün de aynı değerlerini korudu. Yani tezimize göre sistemde bir bozulma yok.

  25. mertist dedi ki:

    modeller üzerinde inceleme yapmayı seviyorum sizin kadar bilimsel açıklamalar yapamasam da az çok kendimce bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. resimde görülen sinoptik görüntüde bize kar gelme ihtimali yok mu? dairelerle çizdiğim yb’lardan sibirya yb’ı türkiye üzerindeki ab’nin doğuya kaymasını engelliyor sanki yanılıyor muyum? bir de azor yükseği kuzey güney doğrultusunda çizdiğim sınıra gelirse bizim işimize gelir. daha neler görcez bakalım. bol karlı günler.

  26. carcass dedi ki:

    Güney Ege yıkılmış dün akşamdan beridir. DMİ’ye göre Marmaris yine tavan yapmış 121 kg yağışla!! Seviyorum şu Marmaris’i ya 🙂

    • Ankaragücü dedi ki:

      Merhaba dostlar. Hepinizin tekrar tekrar yeni yılını kutlar, sağlıklı, mutlu, başarılı nice yıllar dilerim.
      Dün akşam İstanbul tatilimi tamamlayıp Marmaris’e döndüm. Akşam hafif olarak başlayan yağış gece 02-03 sıralarında adeta kafamıza düşen yıldırımlar eşliğinde şölene dönüştü ve halen devam ediyor. Özellikle sabah gün ağırırken bu yıl neredeyse hiç göremediğimiz tipik Marmaris afeti kendisini hissettirdi. Akşamdan beri yağış hafif karayel ile devam etmekte.

      • Ankaragücü dedi ki:

        Saat 16.00 itibariyle Marmaris’te yağış pek çok il için etkili sayılabilecek ancak Marmaris için orta düzeyde devam ediyor. Muhtemelen kısa süre içinde etkisini tekrar arttıracak.
        Dün akşam saatlerinden bu yana toplam yağış 200 kg yi geçti. Uydu görüntüleri yağışın devamını öngörüyor ve DMİ yeni bir uyarı yayınladı.
        Şu anda tüm dere yatakları ve su tahliye kanalları dolu olduğundan bir kaç saat içinde taşkınlar yaşanabilir.

        • Santiago dedi ki:

          Ülkemizde su baskınları en çok Güney Ege, Akdeniz ve Doğu Karadeniz’de etkili oluyor. Ama gelin görün ki bu bölgelerin hiçbirinde radar yok. Bu da olayın başka bir boyutu..

          • Ankaragücü dedi ki:

            Başkentin radarını bir türlü çalıştıramayan kurumdan ne beklersiniz?

            • carcass dedi ki:

              Milli piyango bana çıksaydı valla radar bağışlayacaktım DMİ’ye bi tane kursun Denizli’nin dağlarına epey önemli yerleri görür ordan İzmir-Muğla-Antalya vb. ama çıkmadı işte 🙂

          • liman dedi ki:

            santiago şu an dmi doğu karadeniz’e radar koyacak çalışmalar devam ediyor, radar akçaabat’ın yoroz burnuna koyuluyor artık ne demek istediğimi havadelisi anlamıştır daha önce ona orayla ilgili bilgiler vermiştim, tam istenilen yere radar takılacak bu da harika olacak.

        • Ankaragücü dedi ki:

          Marmaris’te 17 saattir aralıksız devam eden yağış m2 de 200 kg yi geçmiş durumdadır.

  27. Santiago dedi ki:

    Tüm blogun yeni yılını kutlar, bol sistem ve nowcastingli, diz boyu karlı, nötre yakın NAO ve AO’lu, az polemikli ve bol keşifli bir yıl dilerim 🙂 Tüm delileri böylesine güzel bir ortamda bir araya getiren Havadelisi’ne de yeniden teşekkürlerimi sunarım.

    SKIRON ürkütüyor, 6 saatte 150kg!! Eğer tahminleri gerçekleşirse Muğla civarlarından su baskınları haberleri gelir akşama…

    1

  28. farkil dedi ki:

    merhaba hava delileri. 2 senedir sizleri takip ediyorum. bilimsel terimlerden anlamıyorum ama yine de zevkle okuyorum. ben de 87 kışını 18 yaşlarında yaşamış idim.o yüzden yaşayamayan arkadaşlara üzülüyorum 🙂 sanırım istanbul’da yaşayıp da böyle bir olaya ancak hayatımız boyunca bir kere şahit olunur gibi. büyük ikaramiyenin çıkması kadar zor olasılık anladığım kadarıyla. havanız soguk karınız bol olsun.

    • Ozan Deniz dedi ki:

      Farkil …O günlerden bahsedin lütfen üşenmeden..başlangıcından sonuna kadar..

      • kar tutkulusu dedi ki:

        1987 Mart karı en az iki sistemli idi. Sondan bir evvelki takribi 10 mart civarı Aksaray’da açık olan hava 15 dakika içinde Zeytinburnu batı ve Bakırköy tren istasyonunu kara gömdü. Eğer saatlerce devam etseydi kar kalınlığı rekoru kırılacaktı. Bu “Bakırköy blizzard’ı” olarak adlandirilmali, 15-20 dakika içinde kar kalınlığı 25-40 cm arasina yükselmiş olup yollar rüzgarla tünel halini alir oldu. Alpin yağiş gibi, aynisi değil benzeri 2004 kişinda da oldu. Ama 1976 kişi nedense gözden uzak tutuluyor. Anlayamiyorum.

  29. cerkez dedi ki:

    sizlere gecen hafta çanakkale’den 10-15km mesafede bulunan atikhisar barajında gordugum lake effect olusumunu anlatmak istiyorum hava sıcaklıgı -2 derece cıvarı ve suyun yüzeyi su buharı kaplamıs ve su yüzeyinin 50 metre yuksekliginde bulutlar olusmustu gercekten süper bi olaydı fotoraf makinamın yanımda olmamasına çok üzuldüm sizlere bu olayı göstermek isterdim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Biz de üzüldük 😦 Fotoğraf makinasız çıkmayın bir dahaki sefere.

    • ALKIM dedi ki:

      Göletler üzerinde lake effect oluşumu söz konusu olabilir mi? Benim öğrendiğim lake effect tanımına uygun bir oluşum değil bu. Farklı bir şey olmalı.

      • Havadelisi dedi ki:

        Fiziksel mekanizma aynı, ama tabii alan çok dar olduğu için yoğunlaşma ve bulut oluşumu yağış oluşturacak boyuta erişemiyordur. Fotoğraf görsek tabii daha iyi olurdu.

  30. çihiro dedi ki:

    Sayın hava delileri, Inkscape gibi eski atari oyunlarından bile kolay bir programdan çekinerek tahmin işine sıcak bakmadığınızı duydum 🙂 Özellikle blogun müdavimlerine sesleniyorum. Kaliteli tahminleriniz ile Tahminler sayfasını renklendirmenizi bekliyorum 🙂

  31. hayatbu dedi ki:

    Bastardi’nin öngörüsünün yansımaları (veya sebepleri de diyebiliriz) görünmeye başladı. Aşağıdaki tablo AO-NAO değerlerinin diyagramları.

    1

    Bu diyagramlardaki öngörüler gerçekleşir ve AO -2 veya daha negatifteyken NAO -1’den aşağıya düşmezse İstanbul’da 17-18 Ocak tarihlerinden itibaren süper bir sistem görülebilir. Peki 15 gün önceden böyle bir öngörüde bulunup da kendimi neden riske atıyorum:

    1-“Altın Formül” tezinin ilk denemesi olarak bu sistem görülebilir. Henüz çok erken olmakla ve de bu tablonun biraz değişmesi kuvvetle muhtemel olmakla birlikte takip ettiğim son 4-5 gündür diyagramların bu yöne biraz daha fazla kaydığı da bir gerçek. NAO’da tahmin daha kuvvetli gibi; fakat AO’da dağılım sözkonusu. Ama AO’daki diğer ihtimallerin de -2’nin altında kalması çok ama çok güzel…

    2-Bildiğiniz gibi Ariftarif’in “sıfır”a çıkma tezini daha önce konuşmuştuk. Kısaca hızla “sıfır”a çıkan AO’nun soğuk sistemler getireceğinden bahsedilmişti. Ama burada iddia ettiğim tez sadece çıkmayı değil “sıfır”dan aşağıya inmeyi de sistem oluşturan bir faktör olarak tanımlıyor. Şu yorumumda belirttiğim gibi; 1987 sistemi AO’nun negatife inerken NAO’nun “sıfır”a çıkmasıyla gerçekleşmişti. Yani “sıfır”dan iniş de soğuk sistem getirebilir.

    Son olarak AO-NAO değerleri için tahminlerin 15 günde çok sapma gösterebileceğini ve kesin tahminler yapmanın mümkün olmadığını belirtmek istiyorum. Yine de hava delilerine arada ümit vermek lazım. Bu sadece bir öngörü 😉

    • Havadelisi dedi ki:

      Yöntem tartışmalı da olsa, bilimsel bir temele oturduğu için bu çok uzun vadeli tahmini yayınlıyorum. Hayatbu, eğer önümüzdeki günlerde indeks tahminlerinde oluşacak kararlılığın bugüne göre hangi seviyede olacağını takip edebilirsen çok iyi olur. 15 gün sonrası için, özellikle NAO’da uzun vade için kararlı denebilecek bir çizgi var bugün itibariyle. Bu kadarı nadirdir. Bakalım…

      • hayatbu dedi ki:

        Bilimsel temele oturtmaya çalışıyoruz biz de böyle şeyleri yayınlaman için 🙂

        Aslında mesele AO-NAO değerleri değil. AO-NAO’nun basınç dağılımlarının bir yansıması olduğu gerçeği var. Biz bu kadar karışık dağılımları ele almak yerine bu sistemi anlamak için “kısa, öz, basit ve anlaşılır” bir yöntem olarak sadece 2 değere bakıyoruz. Hani uzuuuun raporların kısa özetleri olur ya aynen onun gibi. Maksat herkes meseleyi rahatlıkla anlasın ve tabii ki biz de çok daha kolay tahmin yapabilelim…

        • Havadelisi dedi ki:

          Anlıyorum ama unutmamak lazım ki bu indekslerin, özellikle NAO’nun kapsama alanı sınırlı. Birçok bağımsız etken de var bir hafta sonra havanın nasıl olacağını belirleyen. Öte yandan bilimsel yönteme, özellikle test edilebilirliğe bağlılığın takdire şayan. 🙂

    • eRCaN dedi ki:

      Kafam karıştı 🙂 Ao’nun negatiften nötre çıkışında sistem geliyor tamam bunu anladık. Ve defalarca testten geçirdik bunu. Hatta bunun ustası Arif hoca test etti onayladı ve bizlerle paylaştı. Ancak negatife inmesinde de sistem geliyor denince işler iyice Arap saçına dönmedi mi 🙂 O zaman her iki durumda da sistem gelecekse sistem manyağı olurduk 🙂

      • Havadelisi dedi ki:

        Bu hayatbu’nun hipotezi. Ekstrem sistemler için 🙂 Göreceğiz bakalım.

        • eRCaN dedi ki:

          1 tane örnekle sunmuş hipotezini. Daha kapsamlı araştırarak geçmiş yıllarda buna benzer durumlar oluşmuşsa onları da paylaşmalı. Şu durumda kusura bakmasın bunun inandırıcılığı bana göre sıfır ama takip edelim hayatbu’yu. Tabii bekleyip göreceğiz bakalım haklı çıkacak mı. Umarım çıkar..

          • hayatbu dedi ki:

            Sanırım linkini verdiğim yoruma bakmadın… 1954 kışı, 1985 şubat sistemi, 1987 sistemi, 2004 sistemi… Bunların hepsi bu şekilde oluşan sistemler. Ariftarif’in örneklerini verdiği sistemler de bunlara dahil. Mesele çıkış-iniş değil…Mesele AO-NAO’nun “altın formül”de verdiğim değerlerde olması. Yorumları daha dikkatli okursan daha isabetli yorumlarda bulunabilirsin…

      • hayatbu dedi ki:

        Yok yok karışmadı olay 🙂 Bak şimdi şu yorumumda bunu güzelce anlattım.

        Şu değerler de Şubat 1985 sistemine ait.
        Bu tabloda da göründüğü gibi çıkış olmamış iniş olmuş 🙂 Ve 1985 sıcaklıkları ölçülen en düşük değerler olarak DMİ kayıtlarına girmiş (son 35-40 yıl) En büyük kanıtım ve iddiamın dayanağı da bu sistem zaten…

        Ne kadar kararlı (yatay hareket eden) AO-NAO değerleri; o kadar uzun ve şiddetli soğuklar…

      • arif dedi ki:

        Negatife inerken de sistem gelmesi için öncesinde mutlaka yine bir negatiften pozitife çıkış olmalı. Bu dönemde gelen soğuk şayet 87’deki gibi kuvvetliyse ardından gelen Akdeniz çıkışlı sistemlerde sıcaklık kar değerlerinin üzerine çıkamadığı için yağışlar yine kar şeklinde görülebilir. Yani endeksin uzun süre negatiflerde salınıp bir yerlerde -2 lerden -5 lere inmesi bize soğuk getirmiyor. Çünkü bize soğuğu indirebilecek basınç yerleşimleri oluşamıyor. Ancak 87’deki ao değerlerine bir göz atarsak
        1987 3 1 -0.956
        1987 3 2 -1.658
        1987 3 3 -2.375
        1987 3 4 -1.854
        1987 3 5 -0.900
        1987 3 6 -0.573
        1987 3 7 -1.595
        1987 3 8 -2.657
        1987 3 9 -3.507
        1987 3 10 -3.301
        1987 3 11 -2.229
        1987 3 12 -1.103
        1987 3 13 -0.654
        şeklinde bir dağılım var. Yani 6 martta endeks nötr seviyelerine geldikten sonra bize doğru inen soğuk çok kuvvetli olduğu için 9-10 mart gibi endeks -3’lere inmesine rağmen yeterince ısınma olmadan yani sıcaklık kar değerlerine inemeden yağış gelmiş soğuğu yakalamış ve bu yağış doğal olarak kar şeklinde düşmüş. Sanırım kafa karışıklığını gidermiş oldum.

        • eRCaN dedi ki:

          Kendi adıma daha iyi anladım diyebilirim. Hazır aklıma gelmişken sorayım. Sanırım hayatbu nötre çıkışını gözden kaçırmış.. Yanılıyor olabilirim. Hayatbu’nun hipotezini takipteyim.. Peki AO’nun negatiften nötre yükselişi uzun olursa soğuğun uzun süreceği anlamına gelir mi? Mesela 19ocak -4 , 20 ocak -3.7 21 ocak -3.3 …. ve 30 ocak -1…. Sorumu cevaplayabilirseniz sevinirim..

          • arif dedi ki:

            Hayır, bence bir ilgisi yok ama nötr seviyelerine çıktıktan sonra uzun süre yakın değerlerde seyretmesi soğuk havanın daha uzun ömürlü olmasına neden olabilir. Aşırılıklar bize pek yaramıyor çünkü. Kuvvetli pozitife tırmanış yüksek basınç hakimiyetini dolayısıyla sisli ve kurak günleri getirebilir hızla negatife düşüş de batıdan kıta içine hızla ilerleyecek siklonların mevcut soğuğu çabuk şekilde kırmasına yol açabilir. Bu nedenle ne kadar nötre yakın hareket ederse bizim için o kadar iyi.

            • eRCaN dedi ki:

              Şimdi sıra AO’yu takip etmekte. Bakalım ne zaman nötre doğru ilk adımını atacak.. Teşekkür ederiz Arif hocam ve Havadelisi. Tabii başlığın sahibi Hayatbu’ya da 🙂

        • hayatbu dedi ki:

          İstisnaları var hepsinin…Bir çalışma hazırlamaya başladım, o yayımlanınca daha net göreceğiz durumu. Ama şu kadarını söyleyeyim; öncesinde negatif AO olmayıp, ‘sıfır’dan negatife geçince gerçekleşen sistemler var. Veya öncesinde negatif AO olup da ‘sıfır’a yükseldiğinde sistem gelmediği (hatta çok sıcak olduğu) de vâki. İşin içinde başka faktörler var.

          • arif dedi ki:

            Hayatbu yapacağın çalışmayı merakla bekliyorum. Katkı sağlayacağına inanıyorum. Unutulmamalı ki istisnalar kaideyi bozmaz 🙂 Daha önce kış aylarında kuvvetli negatiften nötre doğru yükselişlerin hangi tarihlerde olduğunu buraya göndermiştim. Havadelisi de excel formatında yayınlamıştı. O çalışma işini kolaylaştırabilir. Ayrıca o zaman da ifade ettiğim gibi farklı şekillerde de bize soğuk hava gelebiliyor, mesela kuvvetli pozitiften nötre inişlerde. Ancak bu farklı şekiller için bir genelleme yapacak orana ulaşamıyoruz. Kuvvetli negatiften nötre çıkışlar bize yaklaşık olarak %80 oranında soğuk hava getirirken diğer oluşumlarda bu oran %50’ler civarında bile değil. Onun için de tez olarak sunulacak durumda değil. Her kuvvetli negatiften nötre çıkış soğuk getirir de demedim ancak bu oran epey yüksek.

      • hayatbu dedi ki:

        Şunu açmam gerekiyor sanırım… AO her indiğinde, ya da indiğinde demiyoruz ‘tez’de… Diyoruz ki; eğer NAO 0,5 ila -0,5 arasında ise ve AO da -2’den daha negatif bir değer aldıysa ve bu durum bir müddet korunabiliyorsa (müddet hakkında bir şey yok en fazla 3 gün diyelim) sistem kuzeyimizden bize sokulabiliyor.

        Ama istisnalar oluyor:
        1-Azor nereye kadar girebildi, bu önemli
        2-Güneybatımızda siklon var mı yok mu, bize ne kadar yakın, bu önemli
        3-Kuzeyimiz ne kadar soğuk ( kasım-aralık sıcaklık ortalaması veya AO’nun ne kadar negatifte kaldığı şeklinde ölçülebilir), bu önemli

        Şimdi bütün bunlar önemli; ama bir genel kabulle AO-NAO’nun bu şekli sistemi üzerimize indirir diyoruz. İstisnaların da neler olduğunu anlamak için kayıtların tutulduğu 1950’den beri bütün seneleri tek tek araştırarak oluşumları inceliyorum.

        Sistem manyağı olma meselesinde şunu göz önüne alalım; 1950-60 aralığındaki 10 senelik sürede bu şekilde AO-NAO dizilimi sadece 13 defa olmuş. Hiç olmayan seneler de var. Yani buna göre düşünün. O yüzden iyi incelemek lazım diye düşünüyorum.

    • karcı hakan dedi ki:

      Hocam, Nao’nun etkisi daha uzun vadede hissediliyor bildiğim kadarıyla (Esas ölçüm yapıldığı yerler bize uzak) O yüzden 17-18 Ocak değil de, biraz daha ileri bir tarih olan 21-22 ocak olursa şaşırmam (tam olarak değil tabii, aşağı yukarı). Tabii bunlar kesinlik bildirmeyen, çok uzun vadeli tahminler. Umarım hayatbu arkadaşımızın hipotezi gerçek olur. Önümüzdeki bir-iki gün içinde ekstrem ya da güçlü sistemler öncesi Nao-Ao verilerinin ne durumda olduğu ile ilgili bir analizi paylaşmaya çalışacağım. Bakalım neler çıkacak.

  32. Mustafa Önbaş dedi ki:

    dostum öncelikle ben de bir hava delisi olarak bu siteyi gördüğümde gerçekten çok mutlu oldum… bebekliğimden beri havaya bakarak hayatını sürdürmeye çalışan bir canlı konumundayım evimde nem ölçerler barometreler. hava istasyonları eksik olmaz… kime anlatsam deli misin işin gücün yok mu gibi cevaplar söz konusu olduğu için sevdamı içimde yaşamaya karar kılmıştım ta ki bugüne kadar… 🙂 🙂 yok yağmur nezaman düşer ne zaman kara döner… bilimsel ve gözlemsel olarak araştırır takip ederim… kabul ederseniz sitenizin izmir bayisi olabilirim 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Tam yerine geldiniz, burada herkes sizin gibi 🙂 İzmir tahmincisi de olmak isterseniz haber edin.

      • simirden dedi ki:

        memnuniyetle… zaten tahmin yapacak alt yapım da mevcut… programı rahatlıkla kullanabileceğimden de eminim… yazılım işiyle uğraştım uzun bir süre… arşivimde 2004 ile 2006 yılları arasında izmir için ayrıntılı bir arşivimde var kendim tutmuş olduğum… onu bulabilirsem ekleyebilirim… bu arada bu gece izmir biraz aydınlık ve ıslak olacak gibi gelen sisteme bakılırsa..

        • Havadelisi dedi ki:

          Evet iyi gözüküyor bu gece İzmir. Tahmin için bağlantıya geçeceğim, çok teşekkürler. Mustafa bey, sürekli aynı rumuzu kullanırsanız iyi olur. Bu, ya da daha önce yaptığınız gibi, tam adınız. Teşekkürler.

  33. mertist dedi ki:

    huso arkadaşımızın yorumu üzerine 85 ve 87 kışlarından önceki Aralık aylarına baktım kaydadeğer bir soğuk yok hatta işin ilginç yanı 85 yılında Ocak ayında da istediğimiz cinsten bir soğuk hava yok. 87 yılı ocak ayında sadece 1 gün 850 hpa da -10 girebilmilmiş onun dışında yine kayda değer soğuk yok. 85 Şubatı’nda ise neredeyse -20 istanbul’un üzerinde yani aralık ayının nasıl geçtiği değil ocak 15’ten sonranın nasıl geçtiği önemli. mevsim kışsa umut vardır. çok güçlü bi sistemin gelmeyeceğini kim garanti edebilir ki. ümitsizliğe gerek yok bekleyip görecez. (Lütfen “Cevapla” düğmesini kullanmayı öğreniniz. Teşekkürler.)

  34. hayatbu dedi ki:

    Bastardi’nin son incileri:

    “…that the rest of the winter over the northwest is much more back and forth, while the target area for the totality of the cold winter is further southeast. While the worst relative to averages is over in the northwest, from Italy to the Balkans its not, the rest of the winter will be colder than what has occurred already, with pushes into southeast Europe (Turkey) in a back and forth manner. But one can see, and I am sure when we total it all up, we will see, why I had areas further southeast as getting the worst of the winter…”

    Burada kısaca; şimdiye kadar Kuzeybatı Avrupa’nın bayağı soğuk yaşadığını; bundan sonra ise sistemlerin yine aralıklarla geleceğini söylüyor. Fakat soğuğun asıl merkezi ise Balkanlar yani Güneydoğu Avrupa olacakmış. Burada Türkiye’nin de bu sistemlerden etkileneceğini söylemiş olması ise ayrıca dikkat çekici. Yani Bastardi bu süreçten itibaren döngünün bizim lehimize dönmesini bekliyor.

    “…As I said, 2011 will be a much colder year than 2010, perhaps as low as near normal! The coming decade in my forecast will COOL .1 to .2 C from last decade, with an additional drop the following decade…”

    Buradaysa kısaca; 2000-2010 sürecinin en sıcak süreç olmasına karşın gelecek 10 yılın 0.1-0.2C daha düşük sıcaklıkla geçmesini ve normallere yaklaşmasını; sonraki 10 yılın (2020-2030) ise daha da serin geçmesini beklediğini söylüyor…

    Bastardi çok iddialı; ama bakalım kader neyi gösterir…

    • sappokinowa dedi ki:

      Bence de çok iddialı, muhakkak ki bir ya da birden fazla sebebi var, hala bu kadar diretiyo olması karizmayı çizdirmeyelim, delikanlılığı bozmayalım tavrı mı bu önemli, ama sanıyorum tanınan bir meteorolog olarak değişen patternleri görürse bunu haber vermekten ve tahminini revize etmekten geri durmaz gibime geliyor.. vardır bi bildiği deyip beklemeye devam ediyoruz…

  35. hayatbu dedi ki:

    Nino zımbırtısı 🙂 geçen sene +1,5’lardayken bu sene -1,5 larda… Geçen sene aşırı sıcaktı; bu sene de aynısı olur mu? Aynısı olacaksa bu zımbırtının ne önemi var? Bir de bu böyle önümüzdeki kış da eksi’de olacak gibi; bakalım neler olur artık…

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      ENSO’nun bizim coğrafyamıza etkileri aslında büyük ölçüde belirsiz. Çıkarımlarımızı, ENSO’nun küresel sıcaklıklara olan etkisine dayanarak, dolaylı olarak yapıyoruz.

  36. huso dedi ki:

    Arkadaşlar bir sorum olacak, meteorolojik sistemlerden pek anlamam, istanbul’da yaşıyorum accuweather sitesine baktım İstanbul için 15 gün içerisinde bir kar yağışı görünmüyor halen daha. Kışın ortasında ben genelde şunu gördüm eğer Aralık ayında 1-2 kez az da olsa örtü bırakan kar olursa Ocak ve Şubat’ta şiddetli kar yağışları görünüyor, ve buna dayanarak bu sene kar olayından ümidimi kestim teknik olarak daha bilgili arkadaşlar ne düşünüyorsunuz bu konuda?

    • Havadelisi dedi ki:

      Hiç kar örtüsünün olmadığı bütün Aralık aylarını çıkartıp, gerçekten Ocak ve Şubat’ların yüzde kaçında şiddetli kar olmuş ya da olmamış bakmak lazım. Bence ise, fark etmez, yine kar olabilir.

  37. karcı hakan dedi ki:

    3-6 ocak sistemininde çerez olma ihtimali yüksek. Ama son diyagramlar bana umut verdi.

    1

    Görüldüğü gibi, iyi çıktığı düşünülen son Gfs bile diyagramlar a göre en kötü çıktı. Son Gfs, hem soğuğu geç sokmuş hem de yağışı çok az vermiş. Diyagramlardaki senaryoların hepsi (Ana GFS (yeşil çizgi) ve bir senaryo hariç) 850 hpa’da -8,-9 konusunda fikir birliğine varmış. Ama 2m tempature’de görüldüğü gibi yer seviyesindeki sıcaklık düşüşü sıkıntılı. Kıyılarda örtü yapma ihtimali neredeyse yok (değişim olmazsa). Ama yüksek kesimlerde çoğunlukla kky ve zaman zaman kar da görülebilir. Sürprize açık bir sistem. Haydi hayırlısı…

    • Havadelisi dedi ki:

      Zaman daraldıkça ana GFS’nin (yeşil çizgi) güvenilirliği ötekilerin önüne geçer. Çünkü o üzerinde yapay oynamalar yapılmamış olan model. Sinir bozucu ama böyle.

      • welbane dedi ki:

        Maalesef doğru, bu senenin butun sistemlerinde goruldu bu durum. Peki neden bu yapay oynamalar sonucu çıkan her model ana çıktıdan daha soğuk senaryolar veriyor? Cevabı bir şeyi değiştirmeyecek ama yine de merak işte.

        • Havadelisi dedi ki:

          Çok iyi bir soru. Senaryoların yarısı pozitif, yarısı negatif yönde pertürbe ediliyor (Türkçesi: dürtülüyor). Buna bağlı olarak dağılımın dengeli olmasını beklerdik. Ama öyle değil. İlginç. Şunu söyleyeyim: yapay oynamalarla çalıştırılan modellerin hepsi, ana modelden düşük alansal çözünürlüğe sahip. Yani ana modeldeki kareler x km alansal çözünürlüğe sahipse, senaryolar 2x. Bu da ana modeli senaryolara göre kısa vadede çok daha gerçekçi kılıyor.

      • hayatbu dedi ki:

        1

        Biraz fazla saptı sanki? Ne dersin? Gittikçe dramatikleşiyor durum…

        • Havadelisi dedi ki:

          Benim bugüne kadar gördüğüm, 3-5 gün için ana GFS runı kraldır. Göreceğiz. Bunu belgelemen iyi oldu.

  38. mertist dedi ki:

    3 yıl Sakarya’da kaldım oranın sıcaklığı ile İstanbul arasında bazen çok büyük fark olabiliyor ve nedense Sakarya’nın iklimi daha yumuşak cephe geçişlerinde bu durumun cephe önünde kalmasından kaynaklandığını düşünüyorum ama normal zamanlarda niçin böyle?

  39. hayatbu dedi ki:

    Ozan Hocam,

    Burada benim kafamı karıştıran bir şey var. Arif Bey AO’nun daha geniş bir coğrafyadaki verilerden elde edildiğini falan iddia ediyordu. O yüzden uzun vadede tahmin daha tutarlı olur diyordu. Nedir bu işin aslı?

    • Havadelisi dedi ki:

      http://www.cpc.noaa.gov/products/precip/CWlink/daily_ao_index/loading.html

      Buradaki haritada gösterilen bütün boyalı alanlardaki basınç dağılımı AO’nun hesaplanmasında kullanılıyor. Ama en çok, koyu boyanmış (koyu mavi ve koyu sarı-turuncu) yerlerdeki basınç değerlerinin ağırlığı var, onlar da dikkat edersen İzlanda ve Azor adalarına çok yakın (AO’nun NAO ile neden çok korele olduğu sorusunun cevabı).

      Özellikle koyu renkle gösterilen bölgelerdeki basınç dağılımı uzun vadede görece daha kararlı bir seyir izlediği için (buralar zaten “semi-permanent” (yarı kalıcı) basınç alanı sayılıyor) Arif Bey kısmen haklıdır. Ama “görece” diyorum, buna dikkat. AO tahminindeki belirsizlikler ensemble tahmin diyagramlarında apaçık görülüyor.

  40. hayatbu dedi ki:

    Şu yorum dizisinin devamıdır.

    Öncelikle şu linki vereyim… Buradan NAO-AO-AAO-PNA’nın günlük kayıtlarının tümüne ulaşabilirsiniz.

    Şimdii, biz buna ‘altın formül’ demiş olalım… Ariftarif’in iddia ettiği nötre hızlı çıkış olayının daha net halini yazalım. Bunu da daha evvel ondan duymuştum ve birçok havadelisi bunu kullanmaya çalışırdı. Ama 10 gün sonra etkiler vs gibi yanlış kullanımlar vardı. Aslı öyle değil. AO-NAO o günkü dağılımlar olduğundan, yine GFS üzerinden yapılan bu dağılımlar 1-2 gün içerisinde sistemin cuk diye bizim üzerimize oturmasıyla neticeleniyor…

    Olay (tez) şundan ibaret… AO’nun -2 ve daha negatif olup da NAO’nun 0,5 ila -0,5 arasında yer aldığı bir dizilim bize çok yüksek bir ihtimalle ekstrem sistemler getirmektedir. AO’nun negatifliğine ve o mevsimdeki diğer şartlara göre de soğuk havanın şiddeti artmaktadır.

    1

    Yukarıdaki AO-NAO değerleri Şubat 1985 efsane sisteminin değerleri. NAO’nun en fazla -1’e kadar düştüğünü gördüğümüz bu sistemde AO’nun en düşük -4’e yaklaştığını görüyoruz. Yukarıda verdiğim linkten günlük değerlere bakarsanız buradaki net günlük ölçümleri görebilirsiniz… Bu örneği 1954’e, 1987’ye vs. uygulayabilirsiniz…

    Ama şunu belirtmek lazım. Bu mekanizma her zaman böyle işlemiyor… Mesela 4 Ocak 2002 sistemi ters bir örnek. AO-NAO değerleri nötre yakınmış o zaman. Yine de temel bir mantıkla; AO-NAO değerleri tahmin için bir ölçü olabilir. Fakat ne zaman işler ne zaman işlemezi anlamak için; 1987’de olup da 2002’de olmayan neydi buna bakmak lazım…

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkür ederiz. Kısa bir inceleme yapmış ve ben de benzer bir sonuca ulaşmıştım. Üzerinde çalışıp indekslerin benzer bir şekil aldığı her duruma bakmak gerekir. Üzerinde düşününce mantıklı bir sonuç. AO’nun çok düşük değer alması kutup havasının güney enlemlere inmesi, NAO’nun ona uymayarak çok negatif değer almaması ise basınç dağılımının inen soğuğu Türkiye’ye doğru yönlendirmesi demek. Bu durum ne yazık ki gayet nadiren gerçekleşiyor.

      10-15 gün sonrayı tahmin etmek bakımından ise ne yazık ki bu gözlem de bir katkı sağlamıyor. Senin de dediğin gibi, kısa vadede daha çok şey açıklıyor indeksler. Uzun vadede kararlı bir sinyal varsa da, bu zaten GFS çıktılarında da görünüyor.

      • hayatbu dedi ki:

        Önemli bir ek yapmış olayım:

        Arif Bey’in negatiften hızla pozitife çıkması tezi bence şundan kaynaklanıyor. (bu arada, bunu düzeltmem gerekiyor, “hızlı çıkış” katkısını ben yapmıştım, şu yorumda görebilirsin. Söylemediği bir şeyi atfetmiş olmayalım Arif Bey’e – Havadelisi) NAO da genellikle AO ile birlikte hareket ettiğinden; AO hızla “sıfır”a çıkarken NAO daha önceden “sıfır”a yaklaşıyor ve o 2-3 günlük süreçte inecek olan soğuk inmiş oluyor… Bence sebep bu…

        Ama asıl formül (altın formül) daha önce de dediğim gibi: NAO’nun “sıfır” noktasına yakın olup da AO’nun -2 civarı veya daha negatif olduğu durumdur… Önceki yorumlarda gösterdiğim gibi; bunun oluştuğu durumlar var. Özellikle gözlemlerimden edindiğim izlenimlere göre NAO ile AO arasında yaklaşık 2 puanlık bir fark oluşabiliyor. Bu da NAO -0,5 iken AO’nun -2,5’larda olabilmesini sağlıyor…

        Yani asıl formül bu şekilde oluyor. Ama çok çok nadir bir durum bu. Sonucunda da çok ekstrem şartlar oluşabiliyor. Belirtmek istedim…

    • çihiro dedi ki:

      “10 gün sonra etkiler” lafından esinlendim. “AO ve NAO belirttiğin değerleri gördüğü anda ‘Kar geliyor!’ diyemeyiz çünkü bir süre o değerleri korumalıdır.” diyebilir miyiz? Yani bir kararlılık göstermeli mi?

      • Havadelisi dedi ki:

        Bence tabii ki göstermeli. Mesela NAO’daki yukarıda gösterilen kararlılık bozulursa, indeks tahmini tutmazsa ama gene kar fırtınası gelirse demek ki kar fırtınasının sebebi NAO değil, başka şeyler.

      • hayatbu dedi ki:

        Benim hayalim; uzun süreli olarak AO-NAO diziliminin “altın formül” pozisyonunu koruması ki; bu gerçekleşmiş daha önce. Yukarıdaki dizilim grafiği Şubat 1985 sistemine ait. Birkaç gün paralel gidiş olup dizilimin korunduğunu görüyoruz. Bu da çok ekstrem bir soğuk indirmiş zaten…

        Bence de uzun süreli olması için yatay hareket de şart. Ama mesela 1987 sisteminde bir-iki defa AO negatife inip çıkmış. NAO’nun “sıfır”a yakın olması bence şart…

  41. nehrk dedi ki:

    Öncelikle herkese mutlu ve huzurlu yıllar dilerim.
    Bir sorum olacaktı. Dün ölçülen en düşük sıcaklık değerlerine baktım haritalarda. İstanbul-İzmit civarlarında değerler genelde 0-(-2) aralaığında. Cengiz Topel İstasyonunda dün gece -7 ölçülmüş ve orada hep benzer düşük gece sıcaklıkları ölçülüyor. Rakımı da pek fazla olmamasına rağmen bu neyle açıklanabilir?

    • Havadelisi dedi ki:

      Açıklamak çok da kolay değil, orada bir şekilde karasallık ve Samanlı dağlarına yakın olmanın etkisi ağır basıyor. Ama neden bu kadar çok fark var, ilginç. Çünkü çok daha karasal ve yüksek rakımda bulunan Bolu bile -6’ye düşebilmiş.

      1

    • hayatbu dedi ki:

      Orası Kartepe olmasın? Cengiz Topel olduğuna emin misiniz?

  42. havaankara dedi ki:

    Herkese mutlu, huzurlu ve bol karlı bir yıl diliyorum.

  43. hayatbu dedi ki:

    Bir başka sorum:

    Oldukça negatif AO ve nötre yakın NAO olursa; şöyle bir projeksiyon yapsak bizde havalar nasıl olur? İhtimaller üzerinden anlatsanız?

    • Havadelisi dedi ki:

      Bunun gerçekleşmesi kolay değil, AO ve NAO genelde birlikte hareket ediyor. Okuduğum bir iki makalede, söylediğin durumun ortaya çıkabildiği yazıyordu. Öyle olduğu zaman kutup soğuklarının güney enlemlere inmesini, ve basınç dağılımı bize yaradığından (nötr NAO) bu soğukların bize doğru gelmesini bekleyebiliriz. KNMI’nin sitesinden günlük AO ve NAO’ya bakarak bunun böyle olup olmadığını kontrol edebilirsin.

      • hayatbu dedi ki:

        Zaten ben de böyle bildiğim için sordum da bir yanlışlık olmasın dedim. Çünkü takip ediyorum da birkaç gündür böyle bir hareket görünüyor…

        1

        Ardından sanırım blokaj da gelebilir böyle durumlarda… Uzak bir gelecek ama diyagramların birbiriyle uyumu insana ümit veriyor…

        Madem link verdin biraz daha detaylandırayım yorumu…Bu da 1987 Mart’ındaki ekstrem sistemle ilgili…

        2

        AO eksilere inip çıkarken NAO sıfıra yaklaşmış ve oralarda tutunmayı başarmış.

        Yani çözüm şu: NAO sıfıra yakın dururken AO -2’nin altında olması gerekiyor ekstrem sistemler için. Bir sonraki yorumumla bunu tam olarak izah etmeyi ve örneklendirmeyi düşünüyorum…

        • Havadelisi dedi ki:

          Çok iyi bir yaklaşım. Öbür yorumunu bunlardan bağımsız yap (bunlara link vereceğim)… Daha rahat okunması için. İndeks tahminindeki “spread” (dağılma), zayıf bir nokta yalnız, 10 günden sonrası için tüm tahminlerdeki gibi.

  44. hayatbu dedi ki:

    Eveeet artık yeni sayfaya geçtiğimize göre ayrı ayrı yorumlarla… Sorularım gelebilir:

    Bitlis’in yağış ortamalarına baktım:

    1

    Şubat’ta aldığı yağış miktarı Antalya, Mersin ve Adana gibi Akdeniz şehirleri de dahil Türkiye’deki tüm merkezlerden yüksek… Karasal iklim hakim denen yere Kasım-Nisan’a periyodunda (kar alabileceği aylar) ortalama 1000mm civarı yağış düşüyor!!! İnanabiliyor musunuz kışı yaşadığı 6 ayda 1000mm? Burada şehir merkezinde kışın metrelerce kar görmek gayet normal… Gidip yerleşmek lazım hemen 🙂

    Peki nedir bu iklim yapısının sebebi? Aklıma hemen Van Gölü geldi… Van’ın yağış miktarları Bitlis’in 1/3’ü bazen 1/4’ü kadar gerçekleşiyor! Ama yağışın güçlü olduğu periyot benzerlik gösteriyor. Peki nedir bu kadar yağışı kışın almasının sebebi bu güzide ilimizin?

    2

    İşte ortalama yıllık yağış haritasında da görüldüğü üzere Bingöl de Bitlis gibi müthiş yağış alıyor. Onun da aldığı yağışın yoğunlukları Bitlis’inki gibi. Buralarda kışın aramaya gerek olmayan tek şey kardır herhalde…Ben Bitlis’in fazla yağış almasını Van Gölü’ne bağlı sea-effect yağışlarına bağlıyorum. Ama peki Bingöl neden çok yağış alıyor? Yorum yapabilecek, sebebini bilen var mı?

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu konuda daha ayrıntılı çalışmalar yapılmalı bana kalırsa. Doğu Anadolu’daki dağların uzanışı, özellikle Doğu Akdeniz siklonlarının getirdiği nemin oradaki dağlar tarafından yükseltilmesi de etkili olabilir. Bunları hep aklımızda tutalım, orta-uzun vadede daha ayrıntılı bakalım.

      • çihiro dedi ki:

        Katılıyorum. Güneydoğu Toroslar’ın yüksekliği o bölgede 2500 metreye kadar çıkıyor. Göl etkisi konusunda biraz daha şüpheliyim. Neden sadece Bitlis’e çalışıyor Van gölü?

        • Havadelisi dedi ki:

          En yakın il orası olduğu için. Ama ben de şüpheliyim, iyice incelemek gerekir.

          • karcı hakan dedi ki:

            Benim dikkat ettiğim bir şey var. Doğu Akdeniz’den Anadolu’ya çıkan siklonlar Güneydoğu Anadolu bölgesinden geçerken güçleniyor (basınç tandans değeri anlamında değil de, yağış anlamında). Acaba bunun sebebi, Arabistan yarımadası üzerinden taşınan çöl tozları olabilir mi diye düşünüyorum. Malum, Cemal hoca da bundan sık bahseder.

            • Havadelisi dedi ki:

              Olabilir. Öte yandan, nemle dolu hava kütleleri, karayla ve yükseltiyle karşılaştıkları zaman zaten nemlerini daha etkin biçimde boşaltırlar. İncelenecek çok şey var çok…

        • hayatbu dedi ki:

          Rüzgarın Van Gölü üzerinde kat ettiği yol bakımından (100km.’nin üzerinde) en şanslı yer Bitlis-Tatvan tarafı… Dikkat ederseniz kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda Van Gölü daha uzuncadır… Hem de poyraz yönü olması ekseriyetle soğukla birlikte yağış anlamına gelir…

          Bir de Van Gölü’nün dünyanın en büyük sodalı gölü olması gerçeği var… Acaba sodalı göllerin iklime etkisi nasıl oluyor? 🙂

          Aslında ben Bitlis’in çevresine göre biraz daha fazla almasını gölün etkisine bağlıyorum. Yoksa işaretlediğim bölgedeki genel yağışı değil. Mesela Bingöl de çok alıyor acaba neden sorusunu sorarken Bitlis’in Bingöl’den fazla yağış almasını da göz önünde bulundurmuş oluyorum…

          Son olarak, dağları ben de inceledim ama Torosların arkasına düşüyor bu merkezler…Rakımları 1500-1600 civarı. Toroslar’da çok daha yüksek dağları aşıyor yağış… İncelenmeye değer bir yer… Hayatımın hiç olmazsa bir kısmında kışı orada geçiresim var… O derece ilgimi çekiyor yani…

          • çihiro dedi ki:

            1

            Sanırım 2500-2600 diyecektin. Yağış, Torosların uzanışı ile paralellik gösteriyor. Aşağıda kırmızı ile işaretlediğim yer Bitlis.

            1

            2

            İşaretlediğin 6 ayın yağış miktarları birbirine çok yakın. En fazla yağış ise Şubat ayına ait. Yani gölün çok soğuduğu, göl etkisiyle yağışa neden olacak bir sıcaklığa sahip olmadığı bir aya ait. Eğer göl etkisi varsa bu Kasım-Aralık aylarındadır. (Göl donmadıkça her ayda göl etkisi olur, ama Kasım-Aralık’ta daha fazla olmalı, doğru – Havadelisi) Bir de Bitlis’in hakim rüzgar yönlerini bilmek lazım. Ben, o 1000 mm’lik yağışta göl etkisinin payının çok az olduğunu düşünüyorum.

            • Havadelisi dedi ki:

              Katılıyorum. 10 üzerinden 9.8 🙂

            • hayatbu dedi ki:

              2500-2600 Bitlis’ten önceki dağların yükseklikleri. Bitlis o dağların arka tarafında kalıyor. Ayrıca DMİ’nin yıllık yağış verisi senin gösterdiğin haritayla uyumlu değil Çihiro…DMİ asıl yağışı Bitlis’in merkezine vermiş. Etrafı daha az yağış almış.

              İşte ben bu yağış merkezi olma olayını anlamaya çalışıyorum. Bir de yüksek dağların arkasında kalıyor Bitlis. 2500lük tepeleri geçtikten sonra 1500lük bir yere bu kadar yağış bırakması garip değil mi?

              • Havadelisi dedi ki:

                Çihiro’nun gösterdiği ilk haritada Bitlis’e doğru güneybatıdan uzanan vadiye bak hayatbu (Baykan’dan başlıyor). Güneyden gelen nem o vadiye “kanalize” oluyor olabilir (vadide bir de akarsu var). İsviçre’de de oluyor bu, ve felaket kar kalınlıkları ölçülüyor.

              • çihiro dedi ki:

                Dmi merkezlerde ölçülen değerleri baz almış sadece. Bana öyle geldi. Şanlıurfa ve Yozgat’ın etrafındaki dairelere bak. Yağış sadece bu kentlerin üzerinde mi azalıp artıyor? Bitlis ile 2500 metrelik dağların güneybatı yamaçları arasında yaklaşık 40 km’lik bir mesafe var. Yamaç yağışlarında bu mesafe çok mu bilmiyorum ama Ozan abimin işaret ettiği vadiyi de hesaba katarsak çok da garip değil. Konya’nın güneybatı ilçeleri Torosların ardında kalmasına rağmen çok iyi yağış alır. Hatta Konya merkezden 25-30 km güneybatıya doğru gittiğiniz de ormanlarla karşılaşabilirsiniz. Biz pikniğe gidiyoruz oralara 🙂 Google Earth’den bakarak, ölçerek görebilirsin.

          • Wind Chill dedi ki:

            Bu tartışmaya ben de katılmak istiyorum. Eğer bu konuda Van Gölü’nün etkisi olsaydı, Van merkez Bitlis’ten daha fazla yağış alması gerekirdi. Oysa Bitlis’in yağış miktarı 1000 mm’yi geçerken Van’ın yıllık ortalama yağış 390 mm civarındadır. Burdaki etki Bitlis’in topografyasının daha engebeli-dağlık olmasından kaynaklanıyor (Orografik etki) Van Gölü’nün etkisi sadece kıyılarla sınırlı dar bir alanda iklimi yumuşatıcı özellik taşıması.

            • Havadelisi dedi ki:

              Katkınız için teşekkürler. Hemen kesin sonuçlara varmak doğru değil. Öte yandan çihiro ve havadansudan’ın hipotezleri benim kafama yattı.

              Şunu bilmeliyiz ki göl/deniz etkisiyle yağış gibi yerel hadiseler, radar ve uydu görüntüleri olmadan, incelenen bölge için yüksek alansal çözünürlüklü sınırlı alan modelleri (SKIRON gibi) çalıştırılmadan doğru dürüst anlaşılamıyor. Önümüzdeki yılları, özellikle Doğu Anadolu radarını bekleyelim derim.

    • havadansudan dedi ki:

      bana göre bunun sebebi van gölü değil. çünkü van gölü zaten 1600 metre civarlarında bir göl, bitlis ise 1545 metre yükseklikte kurulu. kuzeyindeki dağların doğu-batı doğrultusu sebebiyle yerel bir hadise karakterinde olan “lake effect” karın duldasında kalacağını düşünüyorum. fakat güneyinde uzanan dağlar ve vadiler kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda olduğu için, suriye kıyılarında karaya çıkan yağışlar güneybatı rüzgarıyla 300-600 metre yükseklikte hiçbir engelle karşılaşmadan birkaç yüz kilometre yol kat ettikten sonra toroslar tarafından yükselmeye zorlanıyor ve 1545 metrede, bir vadi tabanında olan bitlis’e yükselme esnasında kazandığı bütün nemini boşaltıyor.

      • Havadelisi dedi ki:

        Nefis bir hipotez.

        • havadansudan dedi ki:

          😉 bu arada “300-600 metre yükseklik”ten kastımın suriye ve güneydoğu anadolu bölgesinin deniz seviyesinden yüksekliği olduğunu belirteyim, yanlış anlaşılmasın.

  45. *sessizlik dedi ki:

    valla yılın bu son gününde bi mucize olsa da izmir’e kar düşşe diye düşlüyorum ama nerdeeee 🙂 her neyse forumun ciddi takipçilerinden biri oldum meteorolojik olayların tam bir amatör delisi benim aslında.. çünkü sizler burda bilimsel verilerle konuşabiliyosunuz, kusura bakmayın ancak bi makina mühendisi olarak burda bilimsel verilerden uzak konuşmak istemiyorum sizleri takip ediyorum..
    ancak güzel bi sistem gelirse umarım ülkemize size nowcasting şeklinde katkıda bulunabilirim.
    Herkese mutlu sağlıklı ve bol kazançlı (her yönden 🙂 ) yıllar diliyorum..

  46. havaankara dedi ki:

    “I want to point out that the rest of the winter, and I think you are starting to see this now, is much more back and forth than what we have had. This is for the UK and Ireland. The farther southeast one goes, the more cold wins out over any mild air.” Bastardi says…

    • Havadelisi dedi ki:

      Eski bir espriyi hatırlatayım o zaman: “Diyosun…” 🙂

      Bir de, böyle şeyleri lütfen kabaca da olsa çevirip yazın, herkes İngilizce’yi anlayabilmek zorunda değil.

      Diyor ki Bastardi, bu sene İngiltere ve İrlanda için artık kış “gidip gelecekmiş”… Ne kadar güneydoğuya gidilirse de, soğuk o kadar sıcağın üzerinde üstünlük elde edecekmiş… (“diyosun”, diyorum yine.)

      • Behlül dedi ki:

        Bastardi sezon başından beri soğuk güneydoğuya yüklenecek avrupanın güneydoğusu soğuktan kırılacak deyip duruyor ama bir şey olduğu yok, o öyle konuştukca ingiltere ve irlanda coşuyor soğuk ve kar rekorları kırıyor. hadi bakalım bu sefer ne olacak görecez…

  47. havaankara dedi ki:

    Hocam, Sibirya’da 1055 ve 1060 gözükmekte. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    • Havadelisi dedi ki:

      Geçenlerde 1050 görünüyordu, epey kıyamet kopmuştu hatırlarsanız. Şimdi de yüksek bir değer alacak gibi. Ama tam olarak konumu, şekli, etrafında ne kadar soğuk olduğu, güneyindeki ve batısındaki basınç dağılımı da önemli. Modeller haber verir bir şeyler olacaksa.

  48. Mami dedi ki:

    Dün gece Bahçecik’in (Kocaeli) tepelerine kar yağdı, biraz daha inseydi bu sistemde kar yağışı görebilecektim ama olmadı.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet ben de anneme sordum, İzmit’ten görünüyormuş, ama Bahçecik’e kadar inememiş, teyit etti 🙂

      • Behlül dedi ki:

        Evet görüntü müthişti güzel kar yağmış Samanlı dağlarına, bugün ilk kez son 4 senedir gündüz güneş varken ağzımdan çıkan nefesim buhar oluyordu ve ölçülen en yüksek sıcaklık 6,2c ölçülmüş yani mevsim normalleri. kaynak: dmi.

  49. hayatbu dedi ki:

    Bir sistem görünüyor 4-6 Ocak arasında; diyagramlar da gittikçe daha soğuk gösteriyorlar ama artık yemezler 🙂 Hep böyle -7 -8leri gösterip sonra çıkıyor yukarı yine:)

  50. Havadelisi dedi ki:

    Sol altta bulunan Older Comments düğmesine tıklayarak bir önceki sayfaya ulaşabilirsiniz.

Yorumlar kapatıldı.