Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. hayatbu dedi ki:

    Çok önemli bir soru sormak istiyorum: Yahu arkadaş, 1 günde 5 metre kar nasıl düşer ya??? O nasıl bir yağıştır hangi şartlarda oluşmuştur? Bilen veya çözebilen varsa anlatsın da ben anlayayım…

    http://www.haberler.com/caglar-turkiye-2011-de-buzul-cagina-girmiyor-2448632-haberi/

    Not: Haberin alt kısımlarında bizzat DMİ Genel Müdürü söylüyor bu hadiseyi… Karın yağdığı yer ise sürpriz olsun 🙂 Ama sağlam kar delileri o merkezin kar konusunda rekor merkezi olduğunu bilir…

    • Havadelisi dedi ki:

      O gecenin sonunda kar kalınlığı 5 metreye ulaşmış olabilir. Bir gecede 5 metre bence imkansız. Gece için en fazla 10 saat diyelim. Saatte yarım metre demek.

      • hayatbu dedi ki:

        1 günde diyor. Yani 24 saat; öyle düzeltirsek? Mümkün mü böyle bir şey? Saatte ortalama 20 cm. civarı bir şey düşüyor?

    • welbane dedi ki:

      Bir gecede degil ama halihazırda da 6 metre kar altında olan yerler var.

      Bu Mehmet Çağlar’ın açıklamalarından da hiçbir şey anlamadım. Ya muhabir karıştırmış ya da mudur bey muhabirleri karşısında bulunca coşmuş. Ankara 7.08.2010 tarihinde eni yakalamış. Bu tarihte 40 derecelik bir sıcaklık oluşmuş. Minimumda eksi 11 derece ile yine bu yıl eni oluşmuş. Dikkat ederseniz hem en yüksek sıcaklık Ankara’da bu yıl oluşmuş hem de en düşük sıcaklık oluşmuş. Aslında 2010 en’ler yıllı diyebiliyoruz.” Ne demek şimdi bu, yüksek sıcaklık rekoru tamam da -11 soguk rekoru degil ki, her yıl mutlaka bir gece en soguk olacak, her yıl rekor kırılıyor o zaman. En’i degil Zaytung’un meşhur haberini yakalamışsınız haberiniz yok.

      “Türkiye ve Avrupa için anormal bir durum beklemediklerini aktaran Çağlar, “Ama bu, kar yağmayacak, soğuk olmayacak demek değil. Aslında bunlar olması gerekiyor. 1930’larda 5 metre kar yağmış.” ifadesini kullandı.” Bilimsellige gel hacı.

  2. Behlül dedi ki:

    Blogu takip eden etmeyen hava olaylarını seven ama özellikle kar sever tüm hava delilerinin ve tüm insanlığın yeni yılını kutlar, sağlık ,esenlik ve bol karli (olmayacak duaya amin denmez ama………….) bir yıl dilerim………Mutlu yıllar……………….

  3. eRCaN dedi ki:

    Gece modellerinin son sayfalarındaki dehşet soğuğu görenler şimdi başlar tahmin patlatmaya tarih vermeye 🙂 söze ”Merhaba arkadaşlar işlerimin yoğunluğundan dolayı bir süredir yazamıyordum” diye başlar “beklediğim sistem kendini göstermeye başladı” gibilerinden laflar ederler 🙂 Nedense modeller gerçek dışı güzelleştiği zaman işleri bitiveriyor 🙂 Sistemin tarihi yaklaşınca da hiçbiri ortalıkta görünmez 🙂 Hep aynı teraneler ya 🙂 Bu tür mesajları burdada görmemek dileğiyle 🙂

  4. rainbowww64 dedi ki:

    Sevgili hava delileri yeni yılın sizlere saglık mutluluk huzur ve bol para getirmesi dilegiyle.. tabii ki yeni yılda bol karlı günler de diliyorum. sevgiler…

  5. Anıl dedi ki:

    Selam,

    Türkiye üzerinde bulunan mevcut sistem çok yavaş mı hareket ediyor ? Yoksa bana mı öyle geldi?

    • Havadelisi dedi ki:

      ‘Yavaş’tan kastınız nedir? Neyin yavaş meydana geldiğini düşündünüz? Şekille ya da model çıktısıyla desteklerseniz daha açıklayıcı olur.

    • faseay dedi ki:

      Size öyle gelmiyor inatçı bir sistem gibi yapışmış kalmış. Sadece kuru soğuk yapıyor

  6. onurel dedi ki:

    Merhaba, benim bir sorum olacak, sistemlerin oluşumunda da hep söyleniyor “oluşan tepkisel alçak basınçlar”diye. Soğuk havanın gelmesi nasıl bir mekanizmayla alçak basınç oluşturuyor. Aklıma gelen bir fikir, gelen soğuk havanın alçaltıcı hareketiyle yere doğru çökmesi ve çevredeki havanın bu boşluğu doldurmak için yükselmesi. Gözümde böyle bir şey canlanıyor ama mesela niçin zaman zaman Ege’de oluşuyor bazen de Anadolu’da? Kendimce cevabım bunu açıklamıyor. Bir ele atarsanız sevinirim.. Teşekkürler..

    • Havadelisi dedi ki:

      Alçak basınçlar her zaman, atmosferin dikey sıcaklık dengesinin bozulduğu yerlerde oluşur. Bu da en çok, kışın üzerine gelen havadan genelde daha sıcak olan deniz sayesinde olur. Eğer alt seviyelerdeki sıcak hava olması gerekenden çok sıcaksa (mesela deniz sayesinde), bu sıcak hava yükselecektir. Bu da yükselme hareketinin oluştuğu yerde alçak basınç oluşturur. Soğuk ve sıcak hava kütlelerinin karşılaştığı yerler olna cephelerde de aynı durum ortaya çıkar.

  7. havaankara dedi ki:

    Ankara radarı çalışmıyor galiba yine. Güncelleniyor sürekli ama bugünkü yağışlar hiç gözükmedi. Bilgi edinmeden radarlarla alakalı bazı şeyler talep edeceğim. Nerelerden tedarik ediliyor, ortalama ne kadar sürede bir bozuluyor, bozulduğunda ne kadar süre içinde tamir ediliyor, tamirler garanti kapsamında mı, Türkiye’de üretebilecek firma yok mu (var) vb. gibi sorular soracağım. Bilmek istediğiniz başka şey varsa radarlarla alakalı veya bu soruların cevabını biliyorsanız cevap verirseniz sevinirim. Türkiye’den tedarik etmek biraz pahalı olabilir ama daha sonra bakım için çok daha maliyet etkin olur. Aynı zamanda bozulduklarında “response” çabuk olur.

    • Havadelisi dedi ki:

      Bunları sorarsanız ve cevap alabilirseniz çok makbule geçer.

    • welbane dedi ki:

      Geçenlerde tesadufen karşılaştıgım İstanbul şubeden üst düzey bir yetkiliye aynı soruları sordum. Ne İzmir radarının devrede olmadıgından haberdardı, ne de Ankaranınki’nin bozuk oldugundan.. “Bizim dairedeki süper bilgisayarlarda hepsi canavar gibi çalışıyor, internette bozuk mu, hımm” türünden bir cevap aldım.

  8. mertist dedi ki:

    valla açıkçası son çıkan buzul çağı hikayesine inanmıyorum bunlar ne söylerse tersi çıkıyor ikincisi az önce haberleri izledim şöyle diyordu: “buzul çağının mart ortalarına kadar sürmesi bekleniyor” böyle bir ifade olabilir mi? çağ ve ay yan yana…

  9. Ozan Deniz dedi ki:

    Şimdiye kadar sinemada gösterilen tüm KARlı filmler. Filmler hakkında bilgi ve fragmanlar var fakat filmlerin kendileri yok. Bu filmleri de başka sitelerden bulup izleyebiliriz.

  10. ALKIM dedi ki:

    Gökhan Abur, iki hafta önce söylediğinin aksine bu kıştan umudunu kesti herhalde. Hava tahminini bırakmış, şov dünyasına geri dönmüş. Az önce Frank Sinatra’dan “Fly me to the Moon” söylüyordu NTV’de. Met Office’in son tahminini görünce benim de “Fly me to the United Kingdom” söyleyesim geldi.

  11. çihiro dedi ki:

    Sessiz sedasız 191.2 kg! Gfs’de hiçbir şey gözükmüyor. Değer yanlış mı bilmem ama dün gece Finike’de bir şeyler olduğu kesin. O çevreden birisi neler olduğunu yazarsa çok makbule geçer 😉

  12. grhc dedi ki:

    İngiltere’yi mini buz çağı bekliyor

    Bu habere yorumlarınızı bekliyoruz ustalardan 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Bu da bir tahmin işte…

      • karcı hakan dedi ki:

        Vallahi bu tahminler tutarsa yandığımızın resmidir. Şu negatif Ao ve Nao döngüsü kırılamadı bir türlü .La Nina senelerinde genelde yüksek basınç hakimiyetinde geçiren Avrupa polar vortex manyağı oldu. Eğer bu kış boyu devam ederse Gulf stream akıntısının yavaş yavaş azaldığı konusunda ciddi ciddi düşüneceğim. Bu arada NOAA Ocak ayı için Türkiye’yi normallerin çok üzerinde diye tahmin ediyordu bugüne kadar. Bugün Marmara bölgesini normaller civarına çekmiş. Sanırım uzun vadeli CFS modeli Ocağın geri kalanı için bir şeyler görmüş. Şubat için umudum ise halen devam ediyor.

      • Behlül dedi ki:

        Dostlar göçtüm, son umutlarım da Thames nehrinin buz tutmaya aday sularına gömüldü. Korkularım gerçek oldu 😦 Bu sene bize yine bol lodos ve yağmurlu günler düştü…. indir kepenkleri Ozan hoca kış gelmeden bitti… 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Beklediğim haber çıktı sonunda. Yazdan beri kışın İngiltere’de ılık geçeceği söyleniyordu. Şimdi böyle bir haber çıkmış, umarım ters köşe olurlar yine..

    • hayatbu dedi ki:

      İnanamıyorum ya… Haberin orjinaline baktım; her yer soğuk!!! Bizde cidden bir anormallik var sanırım 🙂

      • sappokinowa dedi ki:

        Her ne kadar bizim coğrafyamız dolaylı hatta direk Avrupa Balkanlar yollu sistemlerden etkilense de ve buraların radikal şekillde soğuma olasılığı Kadıoğlu’nun dediği gibi bizde de sıcaklık anomalilerine neden olabilse bile, bu haber gerçekten bence güneydoğu Avrupa için hiç de iyi bir sinyal taşımıyor. Özellikle soğuk senaryosu ( mini buzul çağı ) batı, orta Avrupa, İskandinavya ekseninde sınırlı kalırsa bu sefer Orhan Şen babanın dediği gibi tropik iklime dönebiliriz.. tabii ki kinaye yapıyorum bu işin onun dediği kadar kolay olmadığını biliyoruz 🙂 ama aşırı negatif ao ve nao bu ısrarlı fazını devam ettirirse ve buralarda yaşadığımız sıcaklık anomalileri radikal bir şekilde diğer mikro olasılıklardan ayrı olarak bizi direk etkiliyorsa, o zaman gerçekten ağlamak için bir sebebimiz var demektir, sadece türkiye yanmaz bu durumda balkanlar’ın büyük bölümü, yunanistan gene Hazar’a kıyısı olan ülkeler vs. ama sadece batı avrupa değil de orta avrupa (sadece bir siklona ve getirdiği soğuğa bağlı olur ise kanımca bize yaramaz siklonların azlığı y.b alanlarının fazla olması işimize daha çok yarar gibi) ve balkanları içine alabilecek ve en önemlisi buraların kendi soğuk havasını kendi üretebilir hale gelebilirse (gelen kar yağışlı bir sistemin ardından karasal alanlar da kışın özellikle yerde kar örtüsü varsa ışımanın fazla olması durgun sisli ve en önemlisi de dış etkenlere kapalı soğuk bir çekirdek, yani soğuk karakterli y.b ‘nin aynı alanla da stabil kabilmesi ve kendini geri besliyebilmesi) işte belki o zaman bu damlaların arasıra güneye akdenize hareketlenmesiyle oluşabilecek tepki siklonları bizim işimize yarayabilir, tabii ki soğuma illa ki Akdeniz balkanlar yollu gelmek zorunda değil, Karadeniz’i unutmamak lazım, ama mevcut görünüm ve son 2- 3 yılın bize yaşattığı deneyimler, biz kar hastalarının kabusu olabilecek bir senaryoyu ortaya dökmekte.. .eğer soğuk havanın rotası son 3 senede olduğu gibi devam ederse eskiden Atlantik’e kıyısı olan ve buralardan bol nem ve ılınma alan ülkeler gibi oluruz, mesela İngiltere.. ve haliyle karı, en azından bizi tatmin edicek şekilde karı unuturuz…

    • hayatbu dedi ki:

      Ozan Hoca, sil bence bu mesajı. Hani sansür yapıyordun ya… İnfiale yol açtı bak mesaj 🙂 Ya da ümit verici bir iki kelam et yoksa millet kalpten gidecek…Benim bir sorum olacak gelecek günlerle ilgili ama araştırma eşliğinde sormak istiyorum. Bu sayfa çok doldu; sen sayfa değiştirirsen gitmesin arada zavallı yorumum diye yeni bir sayfa açmanı bekliyorum…

      • Havadelisi dedi ki:

        Sayfa otomatik değişiyor, birkaç mesaj kaldı sanırım… Ümit vereyim: Kara gömüleceksiniz!!! 🙂 Şaka bir yana, uzun vadeli tahminlerin çok ciddiye alınmasının başka bir kötü tarafı da işte bu umutsuzluklar…

  13. havaankara dedi ki:

    Şu an Ankara’da çok hafif yağmur başladı. Rüzgar kuzeyden hafif (4-5) km/s hızla esiyor. Sıcaklık yavaş da olsa düşüyor. Rüzgar biraz daha hızlanır ve sıcaklıklar biraz daha düşerse öğleden sonra yükseklerde kar yağışı başlayabilir. Ama malesef çok fazla bir yağış olmayacak gibi.

    • welbane dedi ki:

      Valla kusura bakmayın de bu sistemin -ne sistem ama!- ne yağışından ne de soğuğundan bi halt çıkmaz. DMİ 3 derece tahmin ettiği sıcaklığı 6 olarak revize etti, yağışı da şehirde yağmur, yükseklerde kky ve kar olarak veriyor şimdi. Hayır zaten dün hangi akla hizmet yoğun karlı göterdiler onu da anlamadım ya. Şimdi onumuzde bir umut 4-6 Ocak arası olabilecek bi şeyler var ki pek esaslı da görünmüyor. Ondan sonra bahar havalarına devam…

      • Onur dedi ki:

        bulundugum yerde sicaklik 1 derece fakat yagmur var. fakat diyorum cunku ruzgar da kuzeyden esiyor.

        Ankara’da bu sicaklik ve ruzgar kombinasyonunda genelde kar alirdik

      • havaankara dedi ki:

        Öveçler rakım 1055. Şu anda güzel kar yağıyor. Sıcaklık 1.2 derece. Gece boyu devam eder diye düşünüyorum. Ama çok fazla birikeceğini zannetmiyorum. Hele merkezde belki hiç birikme olmaz.

  14. mehmet dedi ki:

    buraya kadar hepsini okudum ve istifade ettim. bir elimde çiğ köfte-marul, diğer elimde ayran -şimdi gazoz- gözüm laptopta, müthiş keyifti doğrusu… bu arada, nihayet giresun-bulancak’ta yağmur yağdı bugün…

  15. Murat DEMİR dedi ki:

    Şimdi yoldan geldim Kastamonu Cide arası..İlçe merkezinde (deniz seviyesi ) 5 C ve yağmur var..Söz konusu yağış rakım 700 lerde başlıyor ve rakım 900 lerde 2 cm örtü var..İlerleyen zamanlarda ne olur bilmiyorum..

  16. carcass dedi ki:

    valla onu bunu bilmem Eskişehir’de saat 18:45 sularında lapa lapa kar yağışı başladı daha doğrusu yağmur kara döndü sonra tekrar yağmura döndü şu anda da hafif sulu kar devam etmekte. DMİ de İç Ege, İç Anadolu’nun batısı için kuvvetli yağış uyarısı vermiş umarım gece sıcaklığının gerekli seviyelere düşüşüyle direkt kar yağışını alırız… Darısı diğer güzide bölgelerimize.

  17. mertist dedi ki:

    Birkaç sorum olacak birincisi son yıllarda (3 yıldır) bizim etkili kar yağışı alamamızın sebeplerinden birisi güney enlemlere inen izlanda ab yanılıyor muyum… (İzlanda demeyelim de, daha kuzeyde olabilecek siklon aktivitesi Akdeniz havzasında oluyor diyelim – Havadelisi). Her sene bu döngü biraz daha kırılarak şartlar bizim lehimize doğru ilerliyor bu sene gelen 11-12 aralık sistemi mesela. Azor’un Avrupa üzerinde zaman zaman söz sahibi olabileceğini gösteriyor. Bir de Ozan Deniz arkadaşımızın yazısını okudum bize soğukların inebilmesi için illa Azor ve Sibirya’nın ortak hareket etmeleri mi lazım ben mi yanlış anladım? (Bize adam gibi soğuğun inebilmesi için evet her bir şartın sağlanması gerekiyor ne yazık ki – Havadelisi)

    • Ozan Deniz dedi ki:

      Sibirya Yükseği’nin ya da Azor Yükseği’nin en azından bir tanesi güçlü olabilmeli. Fakat Almanya’da her türlü durumda ( Basınç artışında, basınç düşüşünde, sıcaklık değişiminde, rüzgarin yön değiştirmesiyle ) kar yağışları görülürken, İstanbul’da kar olabilmesi için birçok durumun denk gelmesi lazım. Zaten bu yüzden kar özlemi duyuyoruz. Bu şartlar;
      1. Genellikle, soğuk mevsimde olmak ( Aralık sonu ,Ocak ve deniz suyu daha soğuk olduğundan ağırlıklı olarak Şubat ve Mart başı)
      2. 850 hpa seviyesinde min -6, -7 C ve garanti olması bakımından -8 C den daha düşük değerler.
      3. Genelikle siklon geçtikten sonra sea effect yağışları için rüzgarın Kuzeyabatı-Kuzey ve ağırlıklı olarak Kuzey-Kuzeydoğu aralığından esmesi .
      4. Gelen sistemin 2.soğuk sistem olmuş olması. 1. geçen sistemin zemini soğutmuş olması.
      5. Sonbahar aylarının mümkün olduğunca soğuk geçmiş olması ve deniz suyu sıcaklığının olabilecek en düşük değerde olması ( 4 ocak 2002-Soğuk geçen Kasım ve Aralık)
      6. Genellikle Romanya, Polonya ,Almanya, Avusturya civarlarında bir yüksek basınç sisteminin olması ve bu yükseğe ait izobarların mümkün olduğunca İstanbul üzerinde sıklaşması.
      7. Karadeniz’de veya Orta Anadolu’da bir siklon bulunması ve Orta Avrupa’daki yüksek ile birleşmesi
      8. Ege’den yeni bir siklonun gelmemesi (Bu durum sıcaklıkta artış yaratmaktadır.)
      8. Ayın 23′ü Civarları olması 🙂

  18. karcı hakan dedi ki:

    Son AO verileri yine berbat. Ocağın birkaç gününü geçirdikten sonra aşırı negatife doğru hareketlenme başlayacak gibi. Bu da polar alçak basıncın yine güneye salınacağını gösteriyor. Ama o da ne!! Ao indisinin aksine Nao indisi pozitife yükseliyor. Bu da Atlantik siklonlarının Kuzey Avrupa’ya yönelmesi demek. Nao indisinin pozitife yönelmesinin diğer bir yanı da Azor yüksek basıncının güçlenip, Avrupa içlerine sokulması demektir. Ancak Nao indisinin son yükselişinin Azor’un iyice güçlenip kıta Avrupası’na tamamen egemen olacak kadar keskin olmadığı açık. O yüzden Azor yine Atlantik üzerinde kalacak ya da İngiltere’nin doğusuna pek geçemeyecek gibi (önümüzdeki günlerde radikal değişimler olmazsa). Yani, soğuk havanın merkezi İngiltere ve Fransa’dan çok Polonya, Romanya arası olabilir. Çünkü İngiltere civarlarında bir Azor hakimiyeti olabilir. İngiltere civarlarında güçlenmeye çalışan Azor antisiklonunun altı Atlantik’in çıkardığı pislik siklonlarla oyulursa, fıtık olmayın 🙂 Biz de Atlantik siklonunun peşine taktığı saçma sapan soğuk havalardan etkilenebiliriz. Ya da geçen marttaki gibi Bulgaristan-Edirne hattı kara gömülürken izleyebiliriz.

  19. Fortesla dedi ki:

    Eskişehir’de lapa lapa kar var, ancak sıcaklık nedeniyle cacıksal bir görsel zevkten öteye gidemeyecek. Neyse sakin havalardan sonra ilaç gibi geldi bu 😀

    • Fortesla dedi ki:

      Cacıksal dediğim için inat yapan hava şu an beni cacık etmeye başladı 😀 Gerçekten rüzgarsız ama halis mulis lapa lapa kar yağışı var çatılar beyazladı. Bayağı yoğun yağıyor.

    • Burada karlakarışık ince buz yağışı var. (ice pellets diyeceğim ama kar da var) Yağarken çalılarda, arabalarda çıtırtı sesleri çıkıyor. [Ankara/Bilkent saat 12:00 30.12.2010)

  20. Havadelisi dedi ki:

    İstanbul’un kuzeyinde halihazırda gaaayet zayıf öte yandan şık bir “sea effect” söz konusu, fakat sıcaklık kar için rezalet derecede yüksek…

    1

    • Santiago dedi ki:

      Sadece İstanbul’da oluşması çok enteresan. Bant boğazdan geliyor, sürtünmeyle beraber şiddetini artırıyor galiba. 18.30 itibariyle daha ilginç bir hal almış, Avrupa Yakasının kuzeyinde yağış hafiflikten çıkmış. -1C, -2C’de ne dehşet bir kar yağdırırdı şu görüntüdekiler..

      1

  21. Ozan Deniz dedi ki:

    Hayatbu’nun şu yorumuna cevap ve tabii ki bütün hava delilerine, (cevabın epey ötesine geçtiğin için ayrı yorum haline geldi – Havadelisi)
    Genelde Sibirya Yükseğinin güçleneceği Kasım ayında belli olur. Daha o aylarda sık sık Karadeniz üzerinden sarkış yaparlar ve Doğu Karadenizde bol yağış, Doğu Anadolu’da da soğuk günler ve özellikle soğuk geceler gerçekleşir. (burada Sibirya’nın Kasım’dan itibaren hep güçlü olacağı ön kabulü var. Herhangi bir veriyle desteklenmiyor – Havadelisi) Azor ve Sibirya yüksekleri birbirinden bağımsız hareket ederler aslında. Genelde Azor çok batıda kaldığında Sibirya Yükseği uzanır , Sibirya çok doğuda kaldığında ise Azor batıdan yaklaşır. Bir nevi basınç dengelenmesi olabilir. Sibirya yükseği Hazar’ın kuzeyinde iken bize faydası pek olmaz fakat önümüzdeki 15 gün için ipuçları verir. Hatta 1 ay için. Fakat değerinin 1050’lerde olması gerekir. 1050 mb’lık bir yüksek basınç mutlaka çevresine genişleyecek ve özelikle karalar boyunca olacaktır bu genişleme. Ve orda sıkılmadan bekleyen 1050 mb lık yüksek basınç, siklona doymuş olan Avrupa’ya eninde sonunda dalacaktır. İşte o dalışla birlikte bizim için güzel günler başlar. Ben buna Sibirya’nın yumurtlaması diyorum. Sibirya’nın özellikle Romanya, Almanya, Polonya , Danimarka’ya, hatta İskandivya’ya yumurtlaması demek, 1 ay sonra bu forumda kar delisi sayısında (doygunluktan) azalma demektir. Yüksek basınçların sağında (bu hatayı bazen ben de yapıyorum hep haritalara baktığım için, ama “doğusunda” demek daha doğru – Havadelisi), ve de buna da bağlı sag alt köşelerinde siklonlar oluşur. Bu yüzdendir ki Azor çok batıda kaldığından oluşan siklonlar genelde bizim güneyimizde ve güneybatımızda kalır. Aslında Azor zaman zaman ilerler ve Orta Avrupa’ya yanı Sibirya’nın yumurtlayacağı yere gelir. Ama o kadar yavaş gelmiştir ki soğuk mevsimde bile barındırdığı soğuğu kaybeder ve genelde bu yavaşlık içinde Okyanus’tan gelen çok daha hızlı Atlantik siklonları bu yüksek basınç sistemine yetişir ya üstüne çıkar ya da şeklini bozar. Öncelikle şunu söylemek isterim
    1. Asla batıdan gelen bir Azor Yükseği ilk etapta hayalimizdeki kar fırtınasını yapmaz
    2. Hazarın kuzeyinde bir 1050 de 0-1 haftalık süreçte kar fırtınaları yapmaz zaten uzanamaz (çok nadir bir kaç örnek var.)
    3. Büyük kar fırtınalarına baktığımızda hep bu yüksek basınç sistemlerinin ikincil güçlenmelerinde bunu görüyoruz. Yani Azor gelir biraz yüklenir bozulur, Avrupa’ya yerleşir veya aynı şekilde Sibirya yerleşir. Avrupa’daki haraket azalmıs, Ukrayna, Balkanlar kendiliğinden ve durağanlıktan soğumaya başlamıştır. Batı Avrupa biraz ısınmış Atlantik siklonları Avrupa içine pek sokulamamaya başlamıştır. İşte artık şartlar uygundur. Bundan sonra 2. durum oluşur.

    1. Bu yüksek basınç sistemi orada birden güçlenmeye başlar. Öyle güçlenir ki 1040 ların üzerine çıktığı an heyecan başlar.
    2. İskandinavya siklonlarının bize göre sol kısımları yükseğin sağına geçtikleri an güney enlemlere ciddi sarkışlar yapmaya başlar. İşte özellikle bu durumda -20 c 850 hpa’da inişler görülür Balkanlar’a. Hele ki yüksek de güçlenirse 2004, 2006, 2001, 1992, 1985, 1956, 1963, 1954, 1942, 1929 yıllarındaki durumlar gerçekleşir. Beklentim bu yöndeydi geçen hafta ama GFS’nin 48 saat sonraki haritaları bile tutmadı ki. Yani Sibirya güçlenmedi hatta çok kuzey enlemlerde incecik kaldı ve değeri de 1040’lardaydı. Ben 1050’den sonraki değerler için öngörümü yaptım… (dedim sana çok iddialı olma diye – Havadelisi)
    3. Arzulanan şey ise Azor Sibirya birleşmesinin bundan sonra gerçekleşmesi. Çünkü bu blokaj var olanı bloklar. Sıcakken olursa bizim üstümüzde sıcak kitlenir , 1987 Mart’ındaki gibi kitlenmenin bu soğuk damlanın inişinden sonra olması önemli ve gereklidir.. Çünkü şunu unutmayalım. Siklonsuz yüksek olmaz. Ve eğer çok güçlü bir Azor ve çok güçlü bır Sibirya olacaksa bunların bir yerlerinde çok güçlü siklonlar olacaktır hele ki ikisi de güçlüyse bu siklon bu iki yükseğin arasında oluşacaktır yani Orta Avrupa’da. Bu da kabus demektir ve en az 10 gün orda döner durur. En mantıklısı önce soğuğun inmesi ve sonra bloklamanın oluşup buzdolabı haline gelmemiz olacaktır. Bu sene bu olacak mı evet olacak. Biraz sabır edelim. Yavaş yavaş yumurtlamalar başlıyor Orta Avrupa’ya.

    • ersin dedi ki:

      ”Büyük kar fırtınalarına baktığımızda hep bu yüksek basınç sistemlerinin ikincil güçlenmelerinde bunu görüyoruz. Yani Azor gelir biraz yüklenir bozulur, Avrupa’ya yerleşir veya aynı şekilde Sibirya yerleşir.”

      Şimdi bu yorum için bir sorum olacak, hem Havadelisi’ne hem Ozan Deniz’e… Bu teorinin doğru olduğunu kabul edersek 11 aralık sistemini Azor’un ilk yüklenmesi olarak düşünebilir miyiz? Gerçi Avrupa içlerine çok uzanmamıştı ama ülkemiz üzerinde oluşan ve İzmir’e dahi kar bırakan alçak basınç söz ettiğiniz yüksek basınçların doğusunda oluşan siklonlardan mıydı?

      • Havadelisi dedi ki:

        Buna Ozan Deniz cevap versin.

      • Ozan Deniz dedi ki:

        Benim anlatmak istediğim Ersin’in bahsettiği (10 Aralık sistemi) değildi. Genelde benim bahsettiğim durumda iki sistem arasında en fazla 3-4 gün olur ve rüzgar çok kısa bir süre de lodosa dönebilir ya da hafif kuzeyli rüzgar eser veya durgun kararlı hava şartları egemen olur.. Geçmişte radyoda ya da tv’de duyduğumuz ”Soğuk ve yağışlı hava yurdumuzu terkedecek (psikolojik çöküntü) ancak yurdumuz yarın geç saatlerden itibaren……… (koşuş, ve çığlık durumları)..” cümlesi anlatmak istediğim duruma bir örnektir. Yani 1020’lere gerilemiş olan yüksek basınç sistemi yeniden ve hızlıca 1045’e tırmanmakta ya da doğusundaki bir siklonla beraber kuzeydeki bir soğuk havuzu üzerimize indirmek üzeredir. (4 Ocak 2002, 16 Aralık 2001 vb..). Bu daima daha etkilidir çünkü hem bölgemiz bir önceki sistemden dolayı soğumuştur hem de gelecek olan daha da güçlüdür..

        Herkese bol kar ve kar fırtınaları diliyorum. Giderken bir muhabet açmadan edemeyeceğim. İzlediğimiz ve unutamadığımız karlı 3 film.:)) Benim 1. kutup expresi (Animasyon) 2. Aysarının zilleri 3. Katırcılar. Bir de zor ölüm serisinin birinde müthiş bir kar fırtınası vardi film boyunca. .. Herkese saygılar.

    • kar tutkulusu dedi ki:

      1976 kışı hakkında kimse niye bir yorum yapmıyor?

      • Havadelisi dedi ki:

        Yaşımız tutmadığından olabilir.

      • EFSANE-SEMİH dedi ki:

        Ben mevsimsel tahminimde kış mevsimini 75-76 kışına benzettim. O sene de çok sistem gelmiş. Bu sene de bol sistem gelecek ne kadar etkili olacak zaman gösterecek.

  22. hayatbu dedi ki:

    Amatör tahminciliğin önemli kalelerinden biri olan bir forum da gereksiz tartışmalarla iyice çığırından çıkmış görünüyor. Görünce çok üzüldüm. Bu yüzden Ozan’ın bazı mesajlara yer vermemesi ve buradaki çizgiyi düşürmemesi yönündeki çabalarını haklı buluyor ve tebrik ediyorum… Paylaşımda bulunarak böyle bir ortamın oluşmasında emeği geçen herkese teşekkürler…

    • Havadelisi dedi ki:

      Gereksiz polemik yaratabileceği için bazı cümlelerini makasladım, anlayışına güveniyorum hayatbu. Blogla ilgili genel politikalarımı desteklediğin için de sana çok teşekkür ediyorum.

      • hayatbu dedi ki:

        Ah şu anlayışlılığım ahhh 🙂 Makasladım diyorsun da yemiş bitirmişsin yorumu yahu 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Bu makaslama işi de aslında senin desteklediğin politikaların bir sonucu. Yani yapmam gerekiyordu özür dilerim 🙂 (imza: nazik diktatör Havadelisi)

  23. TERRA dedi ki:

    Değerli arkadaşlar, belki sizin kadar olmasam da sınıflandırmaya sokulacak olursam ben de arızalı bir hava sevdalısıyımdır. Elimde bu konuyla ilgili somut veriler olmasa da yaklaşık 30 senelik gözlemlerimden sonra en azından yaşadığım yerle ilgili (Samsun) bir sonuca vardım. 2000’li yıllara kadar soğuk bir sistem geldiğinde ve kar yağışı gerçekleştikten sonra muhakkak halk tabiriyle hava ayaza çekerdi ve gündüz sıcaklıklar artsa bile gece ayazı 3-4 gün daha sürerdi en azından.. Fakat özellikle bu dikkatimi çekiyor, son dönemlerde kar kesildikten sonra gece sıcaklıkları eksili değerlere inmediği gibi bir de dahada ilginci etkili kar yağışı biter bitmez hemen yağışın yağmur olarak devam ettiğini gözlemliyorum.. Hatta en son hatırladığım 2008 aralık sonunda 29 u gece başlayıp 31 i gecesine kadar hemen hemen aralıksız devam eden ve yerde yaklaşık 50-60 cm örtü yapan kar yağışından sonraki gün hemen yağmur yağmasıydı..Şimdi size sorum şu olacak; Sizce bu tabiatın bir döngüsü içinde olabilen ve son yıllarda sık gercekleşen olağan bir durum mudur? Yoksa gercekten doğanın kendisine yapılanlara karşılık küçük bir tepki şekli midir??

    • Havadelisi dedi ki:

      Son derece olağan bir durumdur. Bu sene ya da seneye yine eskisi gibi olmaya başlayabilir. Hatırlayın, 2007 yılında kuraklık olup barajlar kuruduğunda yine benzer yorumlar yapılmıştı. Şimdi bütün barajlar doldu, en azından Türkiye’nin batısında.

  24. grhc dedi ki:

    Bizi sıcaklar felç ediyor, adamları kar 🙂

    • hayatbu dedi ki:

      Bırakınız Kasım-Aralık onların; Ocak-Şubat-Mart bizim olsun…Şunu unutmamalı bence…Daha kış mevsimine gireli (zemheri olarak da adlandırılan kısım) birkaç gün oldu…Patern her an tersine dönebilir…Daha en az 2 ay kış var önümüzde. Rahat olmak lazım sanki…

      Bir de özellikle şunu unutmamalı…Adamlar okyanusun kenarındalar. O kadar da olsun artık…

  25. Onur dedi ki:

    ozan, deniz buzu seviyesi son 8 yilin en dusuk profilini cizmeye basladi su siralarda. basit bir beyin firtinasiyla avrupa’daki soguklarla alakasini kurmayi deneyecegim:

    1- ilk olasilik : soguk hava kita avrupasi’na o kadar cok kaydi ki kuzey yeterince buz tutamadi. bu olasiligin dogru olmasi durumunda gelecek aylarla ilgili bir sonuc cikaramiyorum. cunku deniz buzu seviyesi genel olarak bir dusus trendinde olmasina ragmen sicak ve soguk kislar yasadigimiz olmus gecmiste.

    2- meshur teori: buz seviyesi kuresel isinmadan dolayi dusuyor, buz sulari gulf streamin etkisini azaltiyor (bbc su anda boyle bir sey olmadigi ile ilgili bir arastirma haberi vardi) kaldi ki buz seviyesi senenin basindan beri azalarak gitmiyor. dolayisiyla 2. teori zaten curumus durumda.

    benim aklima gelenler bu kadar. cok dusuk bir seviyeye geldigi icin dikkat cekmek istedim.

    • Havadelisi dedi ki:

      Arktik bölgenin normalden sıcak oluşu “küresel ısınma”yla açıklanabilir mi burası tartışmalı, yine de ilk açıklaman zaten olayı özetliyor. AO’nun uzun süre negatif seyretmesi, polar vortex’in zayıflaması ve kutup çevresindeki soğuk havayı orada tutamaması demek. Bu soğuk güney enlemlere kaçıyor ve Avrupa soğuyor. İkincisi ise BBC’nin dediği gibi bir spekülasyondan ibaret.

      Arktik bölgenin son bir yıldaki sıcaklık grafiği aşağıda. Yeşil çizgi normali gösteriyor.

      1

  26. havadansudan dedi ki:

    libya çöllerindeki yağışlar doğuya doğru ilerleyerek yarın mısır’a, daha sonra da suudi arabistan’a epey yağmur bırakacak gibi. önümüzdeki günlerde mısır ve suudi arabistan’dan sel haberlerinin gelmesi olası. muhtemelen orta ve yukarı mısır uzun yıllardır almadığı kadar çok yağış alacak (bazı yerlerde 6 saatte 30-40 mm) . peki, bu yağış bir cephe yağışı mıdır? nasıl olup da çöllerin üzerinde ilerleyebiliyor? mısır haritası skiron’da hiç bu kadar yeşil olmamıştı 🙂 bilmiyorum, belki de yorgo çok abartıyor durumu.

    • Havadelisi dedi ki:

      Siklon ve cephe evet. Akdeniz’den oradaki cephe ve siklonların içine feci buharlaşma olur. Yağmuru bitene kadar sistem ilerler.

      • havadansudan dedi ki:

        8000 yıl önceki cephe rotaları yarın ve sonraki gün görülecek yağışlar gibi mısır’ın tam üzerinden geçiyor olabilir mi? o zamanlar mısır’ın anadolu’ya benzer bir iklimi vardır herhalde diye düşünüyorum. kıyılarında gerçek bir akdeniz iklimi, iç kesimlerinde de güneydoğu anadolu’dakinin benzeri bir iklimin olduğunu tahayyül ediyorum ben. tabii benimki son derece sezgisel bir hipotez. hiçbir bilimsel dayanağı yok. bizim bu kadar ılık bir aralık ayı geçirmemize, onca kentte en kurak aralık ayı olmasına rağmen bizden daha güneydekilerin uzun zamandır görmedikleri bir yağışa şahit olacak olmaları ilginç.

        • Havadelisi dedi ki:

          8000 yıl önce iklim şartları farklıydı ama o zamanlarda yaz aylarında da yağışların fazla olduğuna dair göstergeler var. Kış yağışları da fazlaymış, ama bu da yazın aşırı ısınan denizin kışın olan buharlaşmayı arttırmasından kaynaklanıyormuş. Cephe ve siklonların o zamanlar nasıl bir rota izlediğine dair ise elde bir kanıt yok.

    • Santiago dedi ki:

      Bu yağışlar çöldeki Araplara “Ya Allah” çektirir… Orajlara baksana..

      Renkli Uydu

      Infrared Uydu

  27. hayatbu dedi ki:

    Ümit aşılayacak bir yorum daha yapayım… Havadelileri için 1953-54 kışını inceledim reanaliz haritalarından… Özlediğimiz tablo sanırım şu (1 Ocak 1954’e ait):

    1

    Kısaca açıklamaya çalıştım model üzerinde… YB çok uzun süreli blokaj kuruyor… İncelemelerimde öyle bir tabloyla karşılaştım ki; üç ay boyunca çok kısa aralıklarla bu blokaj yerini korumayı başarmış…O kısa aralıklarda sıcaklığın biraz yükselmesine karşın her seferinde daha şiddetli soğuklar yine hücum etmiş…

    Bu açıdan Ozan Deniz’in tezine katılıyorum. Ukrayna ve kuzeyine 1050 mb gibi sağlam YB’ler oturduğunda; sonrasında Sibirya’yla kontağı kurup blokaj oluşturduğunda bizim için bayram oluyor… Tabii o pattern nasıl oluşur, Sibirya’nın aktif olması neye bağlı onu da Ozan Hocam açıklasın??? (o paternin nasıl ve neden oluştuğu, hangi koşullarda uzun süre aynı kaldığı bilinse, zaten hava tahminleri birkaç aylık yapılabilirdi – Havadelisi)

    Bir de şu tabloda şu mesele dikkatimi çekiyor. AB’lerin hareketleriyle ilgili olarak; AB soğuk olan tarafa (ve tabii diğer şartlar da önemli-basınç dağılımı vs.) doğru hareket eder prensibine göre (yanlışsam düzeltin Ozan’ın öyle anlattığını hatırlıyorum); Akdeniz’deki nemli siklonlar Türkiye üzerine hareket ediyorlar. Bu da çok güzel kar yağışlarına zemin hazırlıyor… (doğrusun. AB’ler sıcak ve soğuğun kesiştiği yerlerde ilerliyor. – Havadelisi)

    Evet şimdi üç soru:
    1-Sibirya nasıl aktif olur? Hangi şartlar gerekir… (Yapabileceğimiz bir şey varsa yapalım yani 🙂 (elden bir şey gelmiyor. Aktif olsa da soğuk İngiltere’ye doğru kaçabiliyor. Atlantik’teki şartlar da önemli. – Havadelisi)
    2-Avrupa’nın çok soğuması (tam da Ukrayna vs. bahsedilen yerler) termik olarak YB’lerin oluşması ve oraya oturmasında etkili olur mu? (olabilir, ama Avrupa Atlantik siklonlarının ani saldırısıyla birdenbire ısınabiliyor da. – Havadelisi)
    3-Önümüzdeki dönem için diğer şartlar ele alındığında bu senaryo hakkında ne düşünmeli? (Global şartlar düşünüldüğünde (La Nina, zayıf güneş etkinliği, negatif PDO), Sibirya’nın önümüzdeki zamanlarda kuvvetlenmesi, Avrupa’daki YB’lerle desteklenmesi senaryosu hiç de uzak değil. Ama Azor’un biraz toparlanması, polar vortex’in kendine gelmesi gerekiyor (NAO ve AO’nun biraz pozitife yönelmesi yani). Yoksa kaymağı gene Avrupa yer. – Havadelisi)

    • Santiago dedi ki:

      Polar vortex’in rotasını belirleyen etkenler nedir hocam?

      • Havadelisi dedi ki:

        Polar vortex genelde hareket etmiyor. Güney ve kuzey kutuplarında üst seviyelerde bulunuyor. Bazen ikiye ayrılabiliyor, o zaman da işte zayıflamış oluyor ve dönerek etrafında tuttuğu soğuk havayı elinden kaçırıyor.

        • karcı hakan dedi ki:

          Polar Vortex etrafındaki soğuk hava üst seviye rüzgarları (jet stream) ile güneye taşınıyor sanırım. Yanlış mıyım hocam ?

        • ALKIM dedi ki:

          Yakında hava şartlarına müdahale etmeyi sağlayabilecek bir mekanizma kurmayı planlıyormuşsunuz gibi bir hisse kapıldım. Büyük değişimleri bile sebep sonuç ilişkisi içinde değerlendirmeye çalışıyorsunuz. Çok takdir ediyor ve izliyorum sizleri bazı kısımlardan hiç bir şey anlamasam da. 🙂

  28. hayatbu dedi ki:

    Madem duygusal kısımları “sansürleme” kararı aldı Ozan Bey, biz de görüşlerimizi bilimsel çerçevede ele alalım. (sadece duygusal tepkiden oluşan yorumları kapsıyor sansür.. normal bir yorumun içinde duygusal kısım varsa tabii ki silmiyorum – Havadelisi)

    Evet mevzu şu: Bir yorumuma “merak etmeyin az kaldı” vs. gibisinden bir şey yazmıştım ama yayımlanmadı (orada kasıt yok, yanlışlıkla olmuş, şimdi bakacağım – Havadelisi). Duygusal bir şey değildi aslında o; o yüzden biraz daha açayım da Ozan Bey yayımlasın bari… (Evet Ozan, kar duygusallığı konusunda sansüre karşıyım; ama kararını destekliyorum ve sebebini gayet güzel anlıyorum. Diğer sitelerle aramızdaki fark da bu 🙂 )

    Öncelikle şu faydalı linki bir daha vereyim ki; Ozan hiç sansür yapamasın 🙂 Buradan İstanbul ‘un taa 1839’dan günümüze aylık kayıtlarını bulabilirsiniz. Bu da ayrıca Ozan’ın ilgili yazısı.

    Ozan tehlikesini atlattığımıza göre asıl meseleye gelelim: Geçen sene aşırı sıcaklardan sonra ‘dengeleme hipotezi’ne göre aynı şekilde aşırı soğukların devreye girmesinin söz konusu olduğundan bahsetmiş ve öngörümüzde nispeten haklı çıkmıştık. İstanbul’da 1 hafta kadar -4’lerin üzerine çıkamayan sıcaklıklar (1 hafta -4 ne zaman gitti yahu? – Havadelisi) tek tesellimiz olmuştu. Şimdi sıkı durun, verilere geçiyoruz:

    2009 Kasım-Aralık ortalama sıcaklıkları: 12.6/10.7
    2010 Kasım-Aralık ortalama sıcaklıkları: 16.4/11+

    Aradaki bariz fark görünmekte…Aynı hipoteze dayanırsak en azından 1 kere dahi olsa aşırı soğuk havanın üstümüze çullanabileceğini ümitle bekleyebiliriz.

    Bir başka veriye geçiyorum. Bu daha bomba sıkı durun:

    2003’ten beri (yanlış saymadıysam) 3 ay dışında ortalamanın 1 C altında geçen ay yok!!! Onlar da 2006 ve 2008 ocak ayları ile 2005’in Ekim ayları.

    Eğer 1 C diye baz almayıp da ortalamadan 0.5C düşük geçti dersek; 2008’in Ocak ayından beri bir tek 2010 Haziran ayı -0,6C olmuş o kadar…Yani sıcak devre bu Ocak’la birlikte 3. senesini bitiriyor…Yanlış duymadınız; 3 senedir tüm aylar sıcak geçiyor ve bazı aylar oldukça ekstrem şekilde sıcak…

    Böyle bir dönem 1950 Martından-1953 Aralık ayına kadar sürmüş; 3,5 sene süren bu pattern öyle bir tersine dönmüş ki; 1953-54 kışında Aralık-Ocak-Şubat sıcaklık ortalaması 2,4-2,5 C civarında kalmış…Boğaza buzların gelmesi hadisesi herkesçe bilinir…İşte o dönem, bu dönem…

    Avrupa’da daha önce kaydedilmemiş derecede soğuk kış şartları bizde de sıcak varsa; ümidinizi kesmeyin bekleyin derim ben… Daha önceki kayıtlarda da gördüğümüz üzere iklim mini-ölçekte de döngüsel gidiyor…Sadece sıcağın tadını çıkarın ve bekleyin; döngü tersine döndüğünde eğlence sırası (kar delileri için) inşallah bizde olacak 😉

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkürler. Tarihin tekerrür etmesini bekleyelim bakalım. Eğer ederse, 3 senelik sıcaktan sonra gelen aşırı soğuğun altında yatan fiziksel sebebi feci merak etmeye başlayacağım.

      Bu arada o kısmı, daha önce yapılan ama sansüre kurban giden bir yoruma cevap olduğu için silmişim. Yorumun cevap olmayan kısmı duruyor.

      • hayatbu dedi ki:

        Açıklama için teşekkürler. Bu konudaki hassasiyetini daha önceki olaylardan da biliyorum. Biraz takılayım dedim sadece 🙂

    • welbane dedi ki:

      Şu dengeleme teoremine taktım ben. Tamam mantıken boyle birşey olması gerek belki ama genel olarak kabul görmüş bir tez midir bu? Bir de frekansı nedir? Yani 10 günlük, 1 aylık, 3 aylık, 3 yıllık, 10 yıllık görece sıcak dönemlerden hangisini yaşadıgımız ve hangisinin dengelecegini bilebiliyor muyuz? Bana biraz şehir efsanesi gibi geliyor bu.

      • Havadelisi dedi ki:

        Evet aslında, sadece mantıken doğru. Ya da şöyle diyelim: Eğer bir yerin belli bir ikliminin olduğunu kabul edersek (yani belli sıcaklık – yağış ortalamaları), o zaman bir aşırılık başgösterdiğinde, o yerin iklimi aynen devam edecekse bu aşırılık dengelenmek zorundadır. Ama dediğin gibi, bu iklim kaç yıl üzerinde tanımlıdır? 30 yıl deniyor. Bu mantıkla, 15 manyak gibi sıcak kıştan sonra, 15 kere Boğaz’a buzların gelmesi gerekir 🙂 Dengelenme mantığında, iklimin değişmeyeceği ön kabulü var.

        Bir de şu var: 30 ay üst üste sıcaklıklar o ayların ortalamasının üzerinde gittiyse, neden bunun dengelenmesi 3 ay içinde aşırı soğuklarla olsun? 30 aya yayılan az soğuk ama kararlı bir dönem de görülebilir..

        • hayatbu dedi ki:

          Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta bu… Her ayın içinde de ufak ufak bu tarz dengelemeler olabiliyor, 3 aylık da, senelik de, 10 senelik de vs. vs.

          Şimdi bu dengeleme meselesi her zaman geçerli olmayabilir. Ama mini ölçekte de olsa koskoca bir mevsim içerisinde devreye girdiği çok tecrübe edilen bir olay. Çünkü zaten 60-70 gün +3C ortalamanın üzerinde gitmiş bir süreçten sonra gelen 3-4 günlük soğuk hava dalgası ortalamayı biraz olsun yerine yerleştirebiliyor… Ya da aşırı sıcak dalgası bir anda soğuk giden bir ayın sıcaklıklarını dengeye oturtabiliyor… Yani 3-4 gün de olsa böyle bir değişikliğin koskoca bir mevsimde gerçekleşmesini beklemek çok da hayal değil.

          Bu noktada tam aksini düşünmenizi istiyorum: Avrupa da donuyor şimdi. Durmadan kilit olarak soğukların orada asılı kalması hava olaylarının döngüselliğine aykırı. İlla ki o kadar soğuk yapması sayısız etkene etki edip başka bir paterni doğuracak.

          Yani kısaca; bir paternde oluşan şartlar diğer paterni doğuruyor; dolayısıyla otomatik bir döngü ve dengeleme mekanizması sağlanıyor desek; çok mu akıldışı bir şey söylemiş oluyoruz?

          • Havadelisi dedi ki:

            Akıl dışı bir şey söylemiş olmayız ama, “iklim” dediğimiz şey onu tanımladığımız zaman aralığına bağlı olduğu için, dengelenme her zaman beklediğimiz gibi çalışmaz demek istiyorum. Bekleyelim görelim…

        • Santiago dedi ki:

          Gerçi adı üstünde, ortalama sıcaklık, bazı aylar elbet üstünde olur, bazı aylar altında. Ancak ortalamaları yakalarken nasıl bir çizgi izlemiş iklim onu da araştırmak lazım (çok sıcak-çok soğuk / az sıcak-az soğuk). Bence hayatbu arkadaşımızın belirttiği gibi çok sıcak-çok soğuk senaryosu doğru olabilir. Mini iklim döngüsü falan filan. Hepimizin ortak deliliği 29′, 54′, 85′, 87′,04′ yıllarındaki gibi ekstrem olayların tekrar yaşanmasını istememiz, herhalde hayatımızda en az 1 kez, belki 2 kez daha görebiliriz böyle kışları. Ama deliyiz işte, çıkmadık candan umut kesilmez misali her kış kovalıyoruz bir şeyler 🙂

    • Santiago dedi ki:

      Güzel çalışma olmuş emeğine sağlık, söyleyeceğim ve paylaşacağım çok şey var bu konuyla ilgili ama şu sıralar yoğunum. Şimdilik şunu söyleyeyim, bu lanetli 2 senenin sırrı NAO endeksinde gizli. İstikrarla devam eden kuvvetli negatif NAO, Kuzey Avrupa’yı son yılların en soğuk dönemine, bizi ise ılık ve yağışlı bir havaya esir etmiş durumda…

      1

      Bu da Avrupa’daki ekstrem kışın NAO endeksi ile bağıntısını açıklayan İngilizce bir makale. Sıcak Kasım-Soğuk Kış teorimizdeki 1962-1963 kışı da kuvvetli negatif NAO’da gerçekleşmiş. O sene NAO kuvvetli negatiften ani çıkışa geçmiş ve 63′ Ocak ayı mevsim normallerinin 2,5C altında olmuş. Efsane 1941-1942 kışı da linkteki yazıda geçiyor, haydi NAO haydi NAO haydiiiii, yüksel artık tam zamanı şimdiiiii :))

      • Havadelisi dedi ki:

        Bu da ilginç. Araştırılacak çok şey var…

        • sappokinowa dedi ki:

          Santiagonun linkini verdiği makaleden bizim için önemli bir bölümü paylaşmak isterim: “The implication is that there is more potential for extremes,” said the Met Office’s Grahame. If the negative phase continues then it is likely to mean Atlantic storms track south across southern European countries with a resulting increase in rainfall, he explained.” Yani böyle devam ederse negatif NAO, Atlantik siklonlarının rotasını güney Avrupa’ya yöneltmeye devam edebilir, bu da bu coğrafyalar da yağmurların artmasına neden olabilir, ki zaten son yaşadığımız bol yağışlı sayılabilecek kışların da en azından negatif NAO ile ilgisi olan kısmı bi noktaya kadar açıklanabiliyor..

          • hayatbu dedi ki:

            Ama bu sefer mekanizma tam olarak böyle işlemiyor sanki. Özellikle Doğu Karadeniz gibi bol yağış alan bölgelerin kurak kalmasını da açıklamak gerek?

            • Havadelisi dedi ki:

              Karadeniz kıyıları NAO ile çok bağlantı göstermiyor. Hatta doğusuna doğru gidildikçe pozitif NAO ile daha fazla yağış oluştuğu görülüyor.

            • Santiago dedi ki:

              Fırat Nehri’nin debisini, NAO’nun %50 civarında etkilediği görülmüş. Negatif NAO debiyi artırmış.

              • hayatbu dedi ki:

                Doğu Anadolu’da geçen sene olduğu gibi kar yağışı çok çok az görüldüğünden kuraklık oluşuyor. Kar toprağı örtmeyince toprak üşüyor ve verim azalıyor. Veya ağaçlar erken meyveye durduğundan, sonrasında gelen hafif bir soğuk çiçekleri mahvediyor. Veya dağlarda ciddi kar olmadığından özellikle yazın su kaynaklarında çok ciddi kıtlıklar görünüyor. Doğu’da çok kar olmazsa genelde kuraklık oluşuyor… Negatif NAO belki görünüşte debi arttırıyor ama kuraklığa engel değil…

  29. goal dedi ki:

    ozan bey yarın ve perşembe günü istanbul’da sea effect görme olasılığımız nedir? şayet olursa yağış kar şeklinde mi olur?

    • Havadelisi dedi ki:

      Hafif, belki orta şiddette sea effect sağanakları olacaktır. Yağışın biraz arttığı anlarda sulu kar, yükseklerde kar görebilirsiniz (yoksa çok mu iyimserim? :). Yağış çok geberik olacağı için havada da fazla bir aksiyon beklemeyin. Yerde herhangi bir şey beklemeyin.

  30. Fortesla dedi ki:

    Uzun bir aradan sonra herkese tekrardan merhabalar. 11 Aralık sisteminden sonra birlikte işler bayağı bir yoğunlaştı, beyin fırtınasına pek katılamadım. Şahsen 12 aralık gecesi yaşadığım tipi beni doyurdu diyebilirim. Gerçi beklentiler daha fazla idi ancak şu sıralar o günleri arar gibi herkes. İşin açığı her zaman model takip edip analiz yapacak fırsatım olmuyor. Bilgili ve bilinçli arkadaşların yorumlarından olabildiğince gelişmeleri takip ediyorum. Anladığım kadarıyla Galatasaray taraftarının dediği gibi; “Şu hıyarlardan cacık olur, bu model çıktılarından bi … olmaz” durumu var :D. Umarım lehimize gelişmeler olur ancak önce bize bilimsel bir neden lazım. Yoksa boşa umarız. Bir de Ozan hocam şöyle özellikle kış ayları için ay başları ayın genel görünümü ve olası paternler diye bir bölüm açılsa, orada uzun vadeli tahminlerin öngörüleri o ay için neler söylüyor? Dominant ve olası paternler nelerdir gibi bir tartışma bölümümüz olsa. Güzel bir paylaşım olacağını düşünüyorum. Uygun olursa tabii ki. Herkese bol selamlar.

    • Havadelisi dedi ki:

      Selam Fortesla. Atış Serbest’te devam edeceğiz. Güzel öneri ama ben doktorayı bitirene kadar blogla ilgili büyük projeler rafta. Başkası yaparsa yayımlarım o ayrı.

      • Fortesla dedi ki:

        Profesyonel analizcimiz santiago’ya gönderme yapıldı sanırsam 😀 şaka maka büyük bir hizmette bulunmuş olur.

  31. mertist dedi ki:

    derin alçak basınçlar hızlı mı hareket eder ve de enerjisini şiddetli ve çabuk bir şekilde boşaltıyor sanki, ne dersiniz yanlış mı düşünüyorum?

    • Havadelisi dedi ki:

      Hayır hareket yön ve hızları genellikle etraflarındaki basınç dağılımıyla ilgilidir. Derin alçak basınçlar da yavaş gidebilir.

  32. Havadelisi dedi ki:

    Sevgili hava delileri. Bazen hepimiz duygusal davranıp, sadece “Offf ya harika” ya da “Yeter artık be yeter gelsin artık” gibi sözcüklerden oluşan, herhangi bir bilgi vermeyen ya da tartışma içermeyen yorumlar yazabiliyoruz. Fakat bu yorumlar fazlalaştığında blogun kalitesinin ve okunabilirliğinin azaldığını siz de takdir edersiniz. Bu yüzden, sözünü ettiğim yorumları bundan sonra yayımlamayacağım, önceden yapılanlardan tespit edebildiklerimi de sileceğim. Kendiminkiler de dahil. Anlayışınız için teşekkür ederim.

    Yapılan yoruma bir katkı ya da cevap içeren yorumlarımızın içinde tabii ki duygusal tepkilerimizi de gösterebiliriz, bunda herhangi bir sakınca yok. İyi akşamlar.

  33. Ozan Deniz dedi ki:

    2004, 22-23 Ocak Kar Fırtınası (Gene Havadelisi’nin doğum günü)

    2004 iyi başlamıştı aslında. Genelde soğuk ve donlu giden günler vardı. 8 ocak civarları bir sistem gelmiş, Trakya’ da zemini bembeyaz yapmıştı. O dönemler İTÜ’de yüksek lisans yapıyordum ve haftanın 3 günü İstanbul Çorlu yolculuğu yapıyordum ve aradaki farkları gözlemliyordum. Çok ilginç karlı zemine girince sıcaklık 2-3 c daha düşüyordu (albedo). İstanbul’da (Maslak) zaman zaman kar sağnakları gözlemleniyordu. O dönemde Havadelisi’ni tanımıyordum. Fakat Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevliliği yapan Prof. Dr Mete Tayanç (İTÜ Meteoroloji Mezunu) ile müthiş bir iletişimimiz vardı. 15 Ocağa doğru soğuğun yerini lodoslu, kirli, nadiren sağanak yağmurlu günlere bıraktığı bir gün modellere bakarken birden uyuşuk halim yerini inanılmaz enerjik bir durum aldı. Yok artık dedirten bir durum vardı ortada. 180’li saatlerde İskandinavya’dan bir yüksek basınç sistemi, Romanya’daki bir siklon içinde -25 havuzu olan bir soğuk damlayı güney enlemlere taşıyordu. Almanya’da oluşan bir yüksek ise bunu Akdeniz’e. Buraya kadar herşey normaldi. Anormal olan şuydu. Güney Akdeniz’de zayıf gibi bir duran siklon yukarı çıkmaya başlıyor ve Ege’ye girdiğinde değeri 970 mb’a düşüyordu. Yok canım olamaz bu dedim. Mete hocamla irtibata geçip yaklaşık 1.5 saat telefonda tartıştık. Biraz daha bekleyelim Ozan, bu pek normal bir durum değil dedi. Her run aynıydı. Ne soğuğun yeri değişiyor ne soğuğun gücü ne de basınç değerleri. Ben gene başladım yaygaraya kıyamet kopacak diye. 21 Ocak 2004 Çarşamba günü çok güzel bir yağmur vardı. Lodos poyraza dönüyordu. Cıvıl cıvıldım yine. Sürekli Mete hocamla konuşuyordum. O zamanlar radar yoktu. Sıcaklık sabah 4 c idi. Çarşıya inmiştim. Bir araba gördüm üzerinde acaip kar vardı. Adamın yanına gittim. Malkara’nın, Keşan’ın inanılmaz olduğunu söyleyince bir türlü kafam almamıştı (Şimdi anlıyorum sistem Ege’den bindiriyordu ve o bölge soğuktu). Bütün gün yağmur yağdı. Model sabahtan itibaren İstanbul’a sokuyordu soğuğu ve kar yağışını. Ve İstanbul GFS diagramında Perşembe gecesi için. Rüzgarın hızı 55 m/sn (150 km/sa’in üzerinde) di. Aklım durmuştu. Gece oldu yağış durdu. Kuzeyden gelen ve hızlıca geçen stratocümülüsleri izliıyordum. Bir an seyrek ama yumruğum kadar kar başladı. Rüzgar sakindi. Sıcaklık 0 c civarıydı ve yerlerde boncuk boncuk kar noktalari oluştu ve kar kesildi. O an Malkara’dan gelen bir telefonla şoktaydım. Malkara’da kar kalınlığının 30 cm olduğunu ve yumruk kadar lapa lapa kar yağdığını söylüyordu. Keşke radar olsaydı da görseydik o sahneyi:) Sabah kalktığımda tek tük kar atıştırıyordu. Sıcaklık -1’di ve model artık çıldırmıştı. İtü’deki danışman hocamı aradım. O gün derslerim vardı. Durum çok vahim öğleden sonra istanbul felç olacak dedim. Hoca kızdı ve Ozan böyle bahane görmedim sen bu okulu bitiremeyeceksın diye azar yedim. Gidemezdim ama o şartlarda. Telefonu kapattım ve baktığımda ise Çorlu’da afet başlamıştı. Yaklaşık 1 saat içinde de İstanbul’un Avrupa yakasından haberler gelmeye başladı. İstanbul felç oluyordu. E-5 te sıkıntılar başlamıştı ama kimse daha olacakları bilmiyordu. Çünkü siklon halen yaklaşıyor, basınç düşmeye devam ediyordu. Ve o kötü haberle bütün kar sevincim gitti. İstanbul’da çocuklar servislerinden inmiş ve kaybolmuşlardı. Kar mutluluk değil felaket getirmişti. Çorlu inanılmazdı. Hiçbir yer gözükmüyor ve rüzgar giderek çıldırıyordu. Gök gürlüyordu. Bir o cama bir öbür cama koşuyordum. İnsanlar kaçışıyordu ve herkes evine gıtmeye calışıyordu. Fabrikalar çalışanları salmıştı. İstanbul perişandı. Hayat durmuştu. Tv’ye bakarken de elektrikler gitti 🙂 O ara telefonlar susmuyordu evde. E-5 Tamamen kapanmıştı. O an hocam geldi aklıma..gitseydim, dönemeyecektim. Fırtınadan dolayı boğazın halatları kopmuş ve inanılmaz şeyler yaşanmıştı İstanbul’da. Kar kalınlıkları Malkara’da 70 cm (Çarşamba’dan dolayı). Çorlu 38 cm. İstanbul’u siz yazın ama tahminen 30-40cm.. O gece keşfe çıkmıştım. Bir hastanenin aciline sığınıp kendime gelmiştim biraz dinlenip doktorların şaşkın bakışları arasında yeniden çıktım dışarı.. Elektrikler kesikti tüm gece. İzmir’den 976 mb’la geçmişti siklon, Karadeniz’de ise 970 mb’a kadar düşmüştü. O günü hiç unutamıyorum.

  34. Ozan Deniz dedi ki:

    En büyük korkum şu… Avrupa soğuktu, ama biz etkilenmedik, sıcak kaldık. Şimdi dengeleme adına Avrupa ısınacak İzlanda siklonları ile biz bunda da sıcak kalacağız… bu cidden haksızlık değil mi:(

  35. ahmet dedi ki:

    son sıcaklık verilerine göre,İstanbul’un Avrupa yakası soğuma trendine girmiş,sıcaklıklar 3 ile 0 derece arasında sizce gece bir sürpriz olabilir mi ?

    • Havadelisi dedi ki:

      Verdiğiniz bilgi doğru değil. Şu anda bile (saat 20) İstanbul’da sıcaklıklar 4 ile 6 derece arasında.

    • Ozan Deniz dedi ki:

      Çatalca tepesini sayma. 400 m civari bir rakım var orda. Havadelisi haklı. İstanbul’da kar denize yakın ve rakımı düşük yerlerde çok zor.

  36. Santiago dedi ki:

    08.00-18.00 arası 10 saatlik radar görüntülerini hediye eder, evime giderim 🙂

    1

    • excratarius dedi ki:

      Şimdi bu radarda benim kütlelerden anladığım yağmur yağıyor fakat kar yağışını beklerken aynı kütle ve hava sıcaklığının etkisi mi beklenir, reflectivity yukarıya doğru çıkarsa yani renkler değişirse yağışın şiddeti mi artar, şimdiden cevaba teşekkürler

  37. faseay dedi ki:

    Yer Newyork Longisland, rakım 30 metre, 26 Aralık benim kuzenin evi. Aynı paraleldeyiz ama (((

    Resim 1. Resim 2.

  38. Behlül dedi ki:

    Bu mudur yani olay, benim ısrar ettiğim konuyu açıklamak bu kadar basit midir. Geçen üç soğuk kıştır yer kürenin kuzey denizleri soğuk güneyde kalanlar aşırı sıcak; sıcak ve soğuk suların birleştiği o sınır noktası olan alanda siklon oluşumları var ve bize soğuk indirmesi beklenen azorun altını oyup yukardan aşağıya inmesi gerekek soğukları geri mi ittiyorlar yani… dikkat buyurun!!!! (kaynak: Jeofizik Araştırmaları Dergisi/REUTERS)

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Doğruluk payı da olabilecek, ama pek tabii “insan kaynaklı küresel ısınma”yı her koşulda haklı çıkarmayı amaçlayanlar tarafından da “pişirilmiş” olabilecek bir hipotez. Bu şekilde değerlendirilmelidir. Ben inanmıyorum. Adama sorarlar, son 10 yılın hepsinde küresel ısınma vardı, neden sadece 3’ünde böyle oldu?

      Bu yazıda anlattığım hipotez, senin yukarıda gösterdiğin.

    • Nasıl, yoğun olan hava kütlesi (soğuk), az yoğun hava kütlesi(sıcak) tarafından itilecek ki?
      Bunu yoğunluk bakımından anlayamadım. Bence bu hipotez, tatlı su kaynağı buzullar eriyeceği için, neticede okyanusta tuzluluk dengesi sağlanabileceğinden, tuzun yoğun olduğu aşağı enlemlerden tuzun az olduğu yukarı enlemlere doğru oluşan akıntılarını olumsuz etkileyecek. Bu yüzden Avrupa soğuyor şeklinde dile getirilseydi. Akla daha yatkın olurdu.

      3 numara “normal havayı” itiyor demiş. Neye göre normal bu durum ?
      Okyanus 10 derece ısınsa da, 1 derece ısınsa da Kutup her zaman aşağı enlemlere göre soğuk kalacaktır. Bu olsa olsa basınç dağılışları ile alakalı olabilir.

      • Havadelisi dedi ki:

        İyi anlatılamamış. Deniz buzunun azalması, üzerindeki atmosferin ısınmasına, bu da polar vortex‘in yapısının bozulmasına ve zayıflamasına yol açıyor (diyorlar). Polar vortex zayıflayınca soğuk havayı kutup çevresinde tutamıyor (bu da AO’nun negatif olması demek), ve soğuk güney enlemlere kaçıyor. Bunu da oku.

  39. welbane dedi ki:

    Fırtınası, şimşeği, gökgürültüsüyle 4/4’lük bir nor’easter, 26-27 Aralık, New York City.. Videonun açıklamasını da okumanızı öneririm, çok faideli.

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben böyle sevmiyorum, çok rüzgar var 🙂 İnsan karın yağışını seyredemiyor dışardayken 🙂

      • Onur dedi ki:

        bense tam tersine boyle seviyorum. metropolde hayati felc edecek.
        o kadar guclu yagacak ki kuremeye kalksan bile kureyemeyeceksin.

      • Santiago dedi ki:

        Sea effect sağanağı gibi tanımam 🙂 Burada ne kadar kar yağdığı da belli olmuyor..

        • Havadelisi dedi ki:

          Tamamen katılıyorum 🙂 Yarım saatlik aşırı yoğun hafif rüzgarlı sea effect sağanağını herhangi bir şeye değişmem.

        • havadansudan dedi ki:

          bence de öyle santiago. bizim istanbul’daki “poyrazster” karını new york’un nor’easter karına değişmem 🙂 böyle iri iri taneler düşecek yavaş yavaş.

    • akureyri dedi ki:

      Kar dediğin böyle olur. Kar siparişi versem böyle verirdim. Caddelerde bile kar savruluyor, arabaların lastikleri iz bile yapmıyor. New York’ta olmak vardı.

    • Ankaragücü dedi ki:

      Allahım sana geliyorum. 🙂
      Ne güzel bir görüntüdür bu. NY gibi bir “hiperpol” de bunu yaşamak… Offf… Offf…. Vermeyin kardeşim böyle link… İnsanın içi cız ediyor, kıskançlıktan deliriyor…. 🙂
      Eğer bu yağan kar ise, bizde yağan nedir???

      • ALKIM dedi ki:

        2004’teki her iki sistem de böyle etkiliydi İstanbul’da. Belki de daha fazla. Hatta 2008’deki Şubat sistemi de benzer görüntüler oluşturmuştu. E tabii birinin üstünden neredeyse 7 yıl, diğerinin üstünden 3 yıl geçmiş. Hatırlamak zor oluyor.

    • hayatbu dedi ki:

      Bilmeyenler için not: Biz bunu 22 Ocak 2004 sisteminde görmüştük…

      • welbane dedi ki:

        Doğru, ama malesef dokumantasyon alışkanlığımız olmadığı için daha dün sayılması gereken 5-6 yıl öncesinin bile goruntulerine ulaşmak mumkun olmuyor. Gazetelerin internet sitelerine goruntu konmaya başlanması daha yeni, TV’lerde vardır belki ama onlara da ulaşmak ne mümkün. O gecenin Mahmutbey gişelerinin hali gerçekten de bundan farksızdı. Ama ara ki bulasın o görüntüleri… Hani olur da sağlam bir sistem alırsak lütfen dokumante edelim bundan sonra, gelecek nesiller için 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Çok haklısın. Sonra burda hep Nowcasting yapılıyor, az tahmin yapılıyor diye bir araba laf işitiyoruz. Belgeleme yapmazsan hiçbir şey yapamazsın.

      • eRCaN dedi ki:

        Ve yaklaşık 3 hafta sonra, 13 şubat 2004’te de aynı yıl içinde ikincisini görmüştük.

        13 şubat 2004 kar fırtınasının, sistemin öncesindeki lodostan,haberlerdeki uyarılardan, sistemin ilk atmaya başlayan kar tanelerinden, sistemin fırtına boyutuna ulaşma aşamasından (fırtınanın ilk hamlesinden), çatılara karın tutmaya başlamasından, ilk kar topunu oynamasından, tozu dumana katışından,
        eriyişine kadar kamera çekimi yapmıştım. Yaklaşık 2 saatlik bir çekim bandı bulunmaktadır arşivimde. Ancak gelgelelim onu cd’ye atamadığımdan mini kasette hazine gibi saklıyorum 🙂 O kadar büyük deliliktir ki sistemin gelmesine 1 gün kala kamerayı sırf o sistemi çekebilmek için satın almıştım 🙂 Ayrıca o sistem benim için yıllarca beklediğim büyük bir doğum günü hediyesi olmuştu =)

  40. grhc dedi ki:

    200 Yılın en soğuk kışı’nın resimleri… Herhalde bizde en sıcak kışını yaşıyoruz ne yazıkki…

  41. hayatbu dedi ki:

    Son diyagram güncellemelerinde 19 senaryonun ittifakıyla İstanbul merkezde 1-2cm kadar kar görülebileceği ihtimali kuvvetlenmiş görünüyor. Yağışın olmaması İstanbul’un ziyade kar almasının önündeki engel gibi görünmekte…

    Üstte de görüldüğü üzere; 29 Aralık öğleden sonra-31 Aralık öğleye kadar sıcaklıkların özellikle yüksek kesimlerde kar yapabilecek seviyelere inmesi mümkün görülüyor. Yalnız kıyı kesimlerde muhtemelen yine KKY gibi tatsız görüntülerin oluşması söz konusu. Yağış zaten çok çok az miktarda görünüyor…Yani bu yılın son ‘tatsız’ sistemi de önümüzdeki günlerde bizleri bekliyor gibi…

  42. Bu da benim Ankara tahminim olsun…

    Bir süre aranızdan daha doğrusu bu meteoroloji ile ilgilenmeyi zorunlu olarak bırakıyorum, çünkü bir taraftan da finallerim başlıyor. Herkese kolay gelsin…

    thmn ankara

  43. excratarius dedi ki:

    DMI’de işi çözdü ya ben başka bir şey demiyorum, akşam 18.00 güncellemesinde İstanbul aralıklarla sağanak yağışlı yazıyordu ve boyadıkları haritasında da kuvvetli yağış görünmüyordu, ben de radardan takip ettiğim kadarı ile yağış aynen dünkü rotada ilerliyordu, fakat ne olduysa yağış yukarı doğru yöneldi ve İstanbul’a doğru harekete geçti, bir de baktım ki DMI uyarı geçmiş kuvvetli sağanak ile alakalı, buraya kadar her şey normal görünüyor fakat biraz önce yeniden DMI sitesine baktığımda hem harita değişmiş kuvvetli yağışın içerisine İstanbul’u da sokmuşlar hem de yazı değişmiş bu akşam saatlerinde kuvvetli diye. Bazı arkadaşlar güncellemeyi normal olarak düşünürlerse diye bir dip not: DMI zaten akşam güncellemesini yapmıştı bu güncellemenin güncellemesi biz söylemiştik gibi

    • eRCaN dedi ki:

      Havada kesinlik yoktur, sürekli eleştirilen Devlet Meteoroloji İşleri farkında ama çok kişi farkına varamadı hala. Ah ah 15 günlük tahmin yapanlar ah çıkmaza sürükledi herkesi.

      • eRCaN dedi ki:

        Ayrıca aklıma gelmişken söz Dmi’den açılmışken şunu söylemek istiyorum. Şundan yüzde yüz eminim ki
        Dmi tahminlerinde yağmur ikonları yerine (yanlış tahminde bile olsa), kar ikonları koysa adım gibi eminim ki dmi sevilir, sempati toplar hatta ve hatta başarılı tahmin sitesi olarak ilan edilirdi. (burda hiçbir siteye ya da şahsa göndermem yoktur). Şundan da eminim ki sevilmediği halde başarısız bulunduğu halde bireylerin büyük çoğunluğu dmi’nin sitesine girip tahminlerine bakamadan edemiyor. Bu apaçık belli. (Yok efendim dmi uyan artık,yok efendim dmi yağmur demiş yok efendim kar demiş vs vs…)Bunun adına ne denir siz söyleyin artık.. Belki de vicdanlarında, düşüncelerinde dmi’ye tamamen olmasa da hala çok büyük oranda güveniyorlar. Bana gelirse diğer siteler olsun havaturka olsun burası olsun Dmi olsun hepsine giriyorum takip ediyorum doğru olanları alıyorum, inanmadıklarımı okumıyorum bu kadar basit. Hiçbirine de taş atmıyorum çünkü herkesi seviyorum 😛 çok hümanistçe oldu

        • Havadelisi dedi ki:

          Bence bu yorum çok doğru olmuş. Özellikle kar sevenlerin bir kısmı bütün ülkenin kar manyağı olduğunu düşündüğü için DMİ kar göstermeyince herkesin DMİ’ye tavır almasını bekliyor zannedersem.

      • çihiro dedi ki:

        Birkaç saatlik tahminden bahsediyoruz eRCaN. Ayrıca son günlerde tamamen farkına vardım ki Dmi’nin savunulacak hiçbir yanı yok.

        • excratarius dedi ki:

          Ercan DMI çalışanı galiba ama olsun DMI bugün çok başarılı oldu yağmur yağmaya başladıktan sonra uyarı yaptı her zamandan farklı olarak bugün 10 dk geçince yaptı

          • eRCaN dedi ki:

            Ne dmi’yi savundum ne başka bir siteyi, ne taş attım ne de beğenmiyorum dedim cümlelerimde.
            Yazılanları daha dikkatli okumak lazım önyargısız. Eğer beğenmiyorsam sürekli taş atıyorsam
            asla girmem. Beğenmeyenler sadece DMİ değil hangi siteyi beğenmiyorsa oranın adresini sık
            kullanılanlardan çıkarsın. Demek istediğim budur. Ama yok hala girip tahminlerine bakılıyorsa bu ne perhiz
            bu ne lahana turşusu.

            • Havadelisi dedi ki:

              Herkesin, siz de dahil, uygarlık sınırları içerisinde herkese ve her kuruma eleştiri yapma hakkı vardır diye düşünüyorum.

              • eRCaN dedi ki:

                Evet çok katılıyorum buna. Ama kendi içimizde başka kurumlar adına yapılan eleştirilerin
                pek faydalı olabileceğini düşünmüyorum. Örneğin yukarıda verdiğiniz uyarıyı sizden
                önce ben eleştiri olarak burda paylaşsaydım çok yerinde olurdu.. Neyse bu konu baya bir
                uzar, fazla işgal etmemek lazım sayfayı 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      DMİ’yi savunmuyorum ama prensip olarak son anda da olsa tahmini değiştirmek yanlış tahmin yapmaktan iyidir. Tabii olay başladıktan sonra tahmini değiştirmek biraz gülünç olmuş.

  44. Ozan Deniz dedi ki:

    İngilizler çıldırmış olmalı. Model ne yapıyor ediyor, dönüyor dolaşıyor bize kar fırtınaları verirken gene dönekliğini yapıyor ve gene İngiltere’ye çalışıyor. Olmaz böyle bir şey. Kusacağım geldi runlara bakarken

    • Behlül dedi ki:

      Değerli arkadaşım sana katılıyorum. Modelde ne gözükürse gözüksün basınç yerleşimleri ideal de olsun, AO ve NAO nun posizyonu ne olursa olsun kar fırtına tipi ve aşırı soğuklar dönüp dolaşıp aynı bölgelere çörekleniyor hem de uzun süreli kalıyor oralarda, bize ise bir ”ceeee” yapıp geri kaçıyor, şaka gibi, anlam veremiyorum.. Biliyorum blogtaki herkese gına geldi ama bence bu konu gerçekten cidden ilgilenilmesi gereken ekstrem bir durum, sayın Ozan Mert hoca kabul etmesede ekstrem bir durum bu… 🙂

  45. Ozan Deniz dedi ki:

    Arkadaşlar hepinizi anlıyorum. Şu an 2004’ün 15 ocak ya da 8 şubatında olmak, 2006’nın 18 ocağında olmak veya 2008’in 13 şubatında olmayı ne çok isterdik di mi:) Hepimizde nasıl bir heyacan olurdu . Modeller hiç şaşmadan müthiş bir kar fırıtınası veriyor ve 30 cm karı göreceğimizden emin olmak nasıl bir keyif verirdi. Öyle bir sistemin öncesindeki lodos yağmurunun, her geçen bulutun hatta açan güneşin bile tadı bambaşka. O günlerde dışarıya çıkmak, arkadaş sohbetleri, gece yatarken kar fırıtınasının hayellerini kurmak, sabah heyecanla uyanmak ve yeni model sonuçlarını büyük merakla dualar eşliğinde incelemek dünyadaki en güzel hislerden biri değil mi? Bazen arkası sıcak olacak olan bir kar yağışını izlemektense müthiş bir kar fırtınasını beklemek ne kadar inanılmaz bir haz değil mi. Ben arkadaşlardan 2004’teki kar fırtınası öncesindeki duygularını paylaşmalarını istiyorum. Bunu çok özledik ve ben 10 Ocak olmadan bunun olacağını ısrarla söylüyorum. Bu olmadan henüz gözükmeden ümitsizliğimiz had safhada iken hepimiz bu hislerimizi paylaşalım

    2006 23 ocak Nazlı Kar Fırtınası:

    Arabada giderken radyoda bir haber duydum: 1000km çaplı büyük bir soğuk hava kütlesi önümüzdeki hafta Türkiye’yi etkileyecek diyordu. Gerçekten de 180 saat sonrası müthiş bir soğuk damla Hazarın kuzeyinde oluşmus ve ekranın sag üstünde mosmor renklerle aşağıları inıyordu. O zamanlar amatör bir hava delisi olan Ozan Mert’e abi duydun mu ve gördün mü diye mesaj attım. Ozan da heyacanlı ve evet gördüm Ozan diyerek heyacanımı katlatmıştı. O zamanlar İtü’deydik ikimiz de. Her 6 saatte msn başında yeni Run’ı bekler bir önceki runla farkları konuşurduk. Ama cidden inanılmazdı çıktılar değişmiyor ve efsane şekilde 850 hpa -25 ler İstanbul’a giriyordu. Bir akşam Atlantikten gelen bir siklonun bütün runı bozduğunu görünce inanın ikimiz de ağladık. Tam bir hayal kırıklığıydı. Yıkılmıştık. Soğuk bize gelmiyordu. Ozan dedim soğuk bekler ve o siklonun arkasından yeniden iner. O zamanlar müneccimliği de seven Hava delisi arkadaşımla (bak bak bak 🙂 – Havadelisi) ümitlerle bir 6 saat sonrasını beklemeye başladık. Sürekli mesajlaşıyor ve saat 5 buçukta msn başına geliyorduk. Ve evet hatalı run yerini müthiş haritalara bırakmıştı. Bu arada DMİ 1000km çapındaki soğuk hava dalgasının asparagas olduğunu, bu sistemin bizi etkilemeyeceğini ve sıcaklıkların mevsim normalleri civarında olacağını söylüyor ve bende müthiş bir şaşkınlık yaratmıştı. Büyük gün 23 Ocak yani Hava Delisinin doğum günüydü. 23 Ocak Pazartesiydi .

    Tarih: 20 Ocak 2006 Cuma: Artık hayat başka güzeldi. Ozan Mert mutlu ben mutlu. Hayat güzel yapılan her şey güzeldi. Gene bilgisayar başındaydık. Yağıştaki azalma moralimizi bozmuştu. Bir gün önce koyu maviler Marmara’da açık mavi olmuş ve ümitsizlik oluşmuştu. Ama soğuk inanılmazdı. Herkese ihbar verilmiş. Büyüklerin inançsiz bakışlarına rağmen biz oraya buraya söylemeye devam ediyorduk.
    Tarih 21 Ocak 2006 Cumartesi: Göğsüm dolu doluydu. Artık herşey netleşmiş. İzobarlardan trakya ve İstanbul gözükmüyordu. 3 İzobar Trakya içinden geçiyordu. İlk kez bunu görüyordum. Dmi’den hala ses yoktu. Ben yerimde duramıyordum. Geziyor eğleniyordum. Ozan Mert’le sürekli mesajlaşıyorduk. Şaşkındık çünkü rüya gerçekleşiyordu. 180 saat öncesinde -25 ler olduğundan 850 hpa’da ama biraz daha mantıklı hale geldiğinden 2 gün kala adını Nazlı koymuştuk. Sistemin adı Nazlı’ydı.

    Tarih 22 Ocak 2006 Pazar.

    Daha güzel bir pazar olabilirmi. Ozan Mert’ten gelen bir mesajla uyandım. Ozan Sivastapol -27, Köstence -23. Gözlerim doldu o an. Geliyordu.

    Hafif bir yağmur başlamıştı. Ne güzel bir yağmurdu o. Hemen kalkıp nete girdim. Gerçekten de Rusya inanılmazdı. Tamamen mor renkli rakamlar Balkanları ve Rusyayı kaplamıştı. Artık Dmi de ihbarını veriyordu. Etkili ve sürekli kar :). Öğleden sonra Varna -22 burgaz -8 c. Edirne, Çorlu 6 civarında sıcaklıklar kaydedilmıştı. Ve Burgaz’dan gelen -17 ile Ozan ve ben rüyanın başlangıcına tanık oluyorduk. O gece hayatımın en güzel ve heyacanlı ve uykusuz geçen gecesiydi.

    Saat 9’da Bankada işim vardı. Çıktığımda her yer bembeyaz olmuştu. Saat 12’de ise sıcaklık -6 ya düşmüştü. Artık İstanbulda da kar başlamıştı. Yağış bandı denilen olay İğneada, Kıyıköy, Vize ,Saray;Çerkezköy, Çorlu hattına yerleşmişti. Muthiş bir rüzgar , tipi ve soğuk(-9) la beraber o günü kapadık.

    24 Ocak 2006 salı: Uykusuz geçen bir gecenin ardından aşağıdan yaklaşan siklon ile sıcaklık -4 e kadar çıktı. Yağış tüm Marmarayı kaplamıştı ve kar irileşmişti. Yerde 30 cm kar vardı. Artık kar benim için çok sıradanlaşmıştı. Çünkü asla durmuyordu. Gece gündüz hep yağıyordu. Komşu teyzeler yeter yağmasın derken kıs kıs gülüyordum. Elimde sıcak çikolatam tv’yi izlerken camın çerçevesinindeki ufak bir delikten içeriye giren minik kar zerrecikleri keyfimi katlıyordu. Bu an hiç bitmemeliydi.

    25 Ocak 2006 Çarşamba: Run’a bakmıyordum çünkü sistem cuma gıdıyordu. Artık zevkini çıkarıyordum. Çorlu’da kar 50 cm yi bulmuştu. İstanbuldan da Malkaradan da çok vardı kar çünkü bahsettiğim bant hiç bozulmamıştı.. Artık inananlar pes etmiş bende de bir yorgunluk başlamıştı. Artık dışarıya pek bakmıyordum. Doymuştm sanırrım. Sıcaklık sorunu yok, yağış sorunu yok:)

    26 Ocak perşembe: Bütün gece uyumuştum. Sabah uyandığımda yağan kar normal gelmişti. Yaklaşık 65 cm kar vardı. Ozan İstanbul’u anlatıyor ben Çorlu’yu anlatıyordum. Kar inanılmaz şiddetlenerek saat 5 gibi yerini yıldızlara bıraktığında termometre -12 yi gösteriyordu. Rüya bitmişti. Nazlı terketmişti. Gerçekten doymuştum ama bir daha böyle bir sey olacak mıydı emin değildim ve de olmadı zaten. Modeller havayı ısıtmasına rağmen 10 gün ülke asla ısınmadı. Eskişehir inanılmaz şeyler yaratırken( -27 /-21 gibi) Ankara da asla ısınmadı.

    10 gün sonra:Nazlıyı özlemiştim. Nazlıdan iyisi olmayacağı için yaz gelsin istiyordum. Ozan’ın ve benim biricik sevgilimiz Nazlı’ya atfedilmiştir bu yazı 😀

    Foto 1

    Foto 2

    • santiagonowcast dedi ki:

      İşte hava deliliği budur 🙂 Süper.. Bende birkaç resimle eşlik edeyim sana.. İkitelli-Başakşehir’den manzaralar..

      Foto 1
      Foto 2
      Foto 3
      Foto 4

      • sappokinowa dedi ki:

        Blogun pesimisti olmak istemem ama bu sene bu ya da buna yakın bir sistem görme olasılığımız, sinoptik görünümler, basınç yerleşimleri destekliyor gözükse bile pek yokmuş gibi geliyor, aslında olması gerekir kuzeyimizde bu kadar soğuk bir hava, y.b olası konumları güzel, ama gelgelelim o soğuk orda çakılı ya da gittiği yer farklı oluyor, bilemiyorum bu o kadar kuvvetli bir ısrar ki tüm dünyada ekstrem anomaliler yaşanmasına sebep oluyor, sanıyorum kötümserliğim bu ısrarın çok kuvvetli olmasından kaynaklanıyor, her ne olursa olsun kış başlangıcında motivasyonumun bu kadar aşağıya ineceğini düşünmemiştim, çünkü mevsimsel tahminler ne kadar büyük bir farkla yanlış çıkabilirlerdi ki ? Beni biraz daha kötümser yapan diğer konu da abd doğu kıyıları hadisesi, global olarak bu ısrarın kuvvetli bir ayağı saydığım ve ılık olması beklenen doğu kıyılarını da böyle görünce , geçen seneden beri hiçbir şeyin değişmediğini duyumsuyorum… başka bir şeyden bahsettiğim için üzgünüm, şunu söyliyim bana artık 5 cm. de yeter artar bile 🙂

    • welbane dedi ki:

      Sistem gelmeyince mecburen anılara sığınıyoruz 🙂 Aslında İstanbulluların 22 Ocak 2004’e sığınmalarını beklerdim, 2006 tam bir İç Anadolu güzelliğiydi zira. O zamanlar modellerden endekslerden falan habersiz oldugum guzel günlerdi, dolayısıyla sistem oncesi mutluluklar, hayal kırıklıkları ya da gözyaşlarım olmadı. Hava durumunu, :56’larda başlayan bünyamin sürmeli bültenlerinden, Dilek Çalışkan’dan ve de DMİ sitesinden takip ediyordum sadece. Pazar gecesi itibariyle sistemin geleceği kesindi artık. 23 Ocak Pazartesi sabahına soğuk hava ve kky ile başlamıştı Ankara. Herşey mükemmel giderken İstanbul yolunda gördügüm kaza sistemin bütün tadını aldı götürdü. Katil halk otobüslerinden biri kayganlaşan yolda Dışişleri Bakanlığı personelini taşıyan bir servisi biçmiş, onlarca kişinin cesedi ve yaralı bedeni yola dağılmıştı. Malesef bizim kaderimiz bu; sistemlerin güzelliği ya böyle trafik kazalarıyla ya da sokakta donan ilkokul çocuklarıyla zehir oluyor. Her neyse, Pazartesi gece saatlerinden itibaren kar yoğunluğunu arttırdı, Salı bütün gün yağmaya devam etti. 25 Ocak çarşamba günü, mezuniyetle aramda kalan son engeli de aşmamı sağlayacak finalim vardı fakat pencereden bakmaktan ders çalışamıyordum. En nihayet Çarşamba sabah final için çıktığımda Eryaman gibi kar açısından bahtsız bir muhitte bile 30 cm. kar vardı. Cebeci’ye kadar da hiç asfalt, beton vs. görmeden gittim. Yollarda sadece belediye otobusleri ve onların zincirli tekerlerinden çıkan tıkırtılar vardı ve o ses bile beni mest ediyordu. Sınav esnasında bile karın devam edip etmediğini kontrol ediyordum, devam ettiğini gördükçe daha şevkle yazıyordum cevapları 🙂 Sınav bitti, omzumdan kalkan yükün verdiği rahatlıkla kızılay’a kadar yürüdüm, bozulmamış +30 cm kar örtüsü ve her adımda gelen o muhteşem sese eşlik eden kuzey rüzgarlarının o tarifsiz taze kokusu.. Hava da artık – 10’lardaydı, herşey neredeyse gerçek olamayacak kadar kusursuzdu. Ankara’da gördüğüm son kusursuz sistemdi o…

    • çihiro dedi ki:

      14 Ocak 2006 akşamı Kanal 7’de birisi konuşuyordu ve şöyle demişti: “100 yılda bir görülebilecek soğuklar olacak.” O konuşan kimdi hatırlamıyorum ama ağzım açık dinlemiştim. Belki biraz abartmış olabilir ama ben internetten, modellerden habersiz mecburen bu insanlara inanıyordum o zamanlar. Daha 10 gün olmasına rağmen bu kadar kesin konuşmasına da hayret etmiştim. Neyse efendim sistem geldi. Türkiye kara gömüldü. Yarıyıl tatili 1 hafta uzatıldı. Hiççç unutmam Atv haberde muhabir İstanbul sokaklarında atv ile geziyordu ve fonda Pamela’nın İstanbul şarkısı çalıyordu. O şarkıyı her dinlediğimde 2006 gelir aklıma 🙂 Konya’ya da 4 gün kar yağdı. Bu da o günlerde tuttuğum notlardan bir bölüm. 22 Ocak 2006 Pazar günü başlamış kar Konya’da. Ben 13 cm diye ölçmüşüm ama kesinlikle 13 cm değildi 🙂

    • ALKIM dedi ki:

      “O zamanlar müneccimliği de seven Hava delisi arkadaşımla ümitlerle bir 6 saat sonrasını beklemeye başladık.” Benim için en sansasyonel bilgi bu oldu tüm yazıdan. 🙂

    • karcı hakan dedi ki:

      Vallahi, hislerime tercüman olmuşsun Ozan Deniz. 2006 unutamadığım kışlardan biriydi. Son on yılın en soğuk Ocak ayı bu kışta yaşanmış. Ayrıca soğuk olmasının yanı sıra yağışlı da geçen nadir kışlardan biri bu kış… Senin bahsettiğin o enfes sistem olan ”Nazlı” da bizim buralara (Aydos) 50-60 cm civarında kar bırakmıştı. Alçak semtlerde 15-20 cm civarı kar vardı .Benim de her gelen güçlü sistem öncesi yüreğim pır pır ederdi. Sistemler öncesi modellerden, sistem sırasında camdan gözümü alamazdım. Yani ele avuca sığmaz idim, eşek kadar (babamın deyimi) herif olmama rağmen çocuklar gibi şen olurdum 🙂 Bu heyecanı en son 2008 Şubat sisteminde hissetmiştim. 2004 sistemini de şöyle özetleyeyim; 21 ocağı-22 ocağa bağlayan gecenin ilk saatlerinde müthiş bir yağmur yağdı, Saat 3-4 gibi kalktığımda kar yağdığını ve yerlerin beyazlamaya başladığını gördüm ve rüzgar çok sert değildi, lapa lapa diye tabir edilen cinsten kafam kadar kar yağıyordu resmen çok sevinmiştim, hatta bir daha nasıl uyuyabileceğimi düşünüyordum. Ama uyudum (nasıl bir uykum varsa artık) Sabah kalktığımda yollar bile bembeyazdı. Rüzgar sertti ve kar taneleri bulgur tanesi büyüklüğünde düşüyordu. Öğleye kadar aynı tempoda devam etti. Öğleden sonra ise yavaş yavaş artmaya başlamıştı ve kar tanelerinin daha hızlı yere düşmesi ile birlikte benimde kalp atışlarım hızlanmıştı. Akşama doğru olan oldu ve deyim yerindeyse kıyamet koptu. Fırtına hızını kasırga şiddetine çıkarmıştı ve kar azmıştı. Kendi kendime ”Oha!!bu da tropikal kar fırtınası oluyor sanırım”dedim (ilginç değil mi tropikal kar fırtınası 🙂 ) akşam ve gece boyunca o olağanüstü kar fırtınası devam etmişti. Sabah kalktığımda her yer karla kaplıydı bütün arabalar kara gömülmüştü. Kendi ölçümlerime göre 96 cm kar vardı. Kısacası unutulmazdı…

      • sappokinowa dedi ki:

        96 cm ? istanbul’da mı ? istanbul’sa biraz fazla geldi 🙂 ortalama 30 – 50 arası yağdığını söyleyebiliriz belki ama 96 zor gibi… 2004 için konuşuyorum…

        • karcı hakan dedi ki:

          Ben 320 metre rakımlı bir yerde oturuyorum. 🙂

        • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

          Bana 96 cm abartı gelmedi. Ölçmedim ama Çamlıca’da o tarihte dizkapağı seviyesinin de üstünde kar vardı ki bu yarım metreye çok rahat ulaştığının göstergesidir. Ayrıca o tarihlerde İstanbul’un Silivri, Çatalca gibi yerlerinin köylerinden yayına bağlanan ana haber bültenlerinde kar yağışından arabaların kaybolma noktasına geldiğini izlemiştik. Bence abartı falan değil. Sevgilerimle

          • Ozan Deniz dedi ki:

            Resimlere bak:) arabalar gözükmüyor. Çorlu 2006 daki yağış bandının ucundaydı. gerisini sen düşün.

          • sappokinowa dedi ki:

            Hmm… 320 rakım ha , o zaman doğrudur hocam . çok önemli bi ayrıntı 🙂

    • ufuk çizgisi dedi ki:

      arkadaşlar 2006 26 ocak gecesi yalova’daydım yaşım itibarı ile 83 yılından beri bütün kış sistemleri aklımdadır, 85 yılından sonraki en kuvettli yağışı bu tarihte almıştır, nemli havasından dolayı fazla kar örtüsü olmayan yalova’da deniz kıyısında dahi 30 cm kar kalınlığı oluşmuştu. 2004 sistemlerinde dahi doğru düzgün kar olmayan yalova’da büyük şaşkınlık yaratmıştı..

    • carcass dedi ki:

      Ne güzel ya herkesin bir anısı var 2006 kışı ile ilgili. Ben ise Milas’ta hala dağlara bakıyordum kar var mı diye o sistemde dağlara bile doğrudüzgün kar yağmamıştı ve her zamanki gibi hayal kırıklığına uğramıştım. Muğla il geneli içinde tanıklık ettiğim en güzel kar yağışı 2004 Ocak ayında olmuştu hani şu Bodrum’a kar bırakan sistemden bahsediyorum. Neyse ki üniversite hayatım Eskişehir’de devam etmekte.2006 Ocak sistemiyle gelen Eskişehir soğuk rekorunu 1 yıl farkla kaçırmış olsam da arada bir gelen soğuklar bile beni mutlu ediyor 🙂

  46. bencehayatbu dedi ki:

    Uzun yıllar ortalamasından +5C yüksek geçen bir Kasım ayından sonra; Aralık ayı biterken yine uzun yıllar ortalamasından +3,5C civarı sıcak bir ay geçirmiş durumdayız. Muhtemelen de +3,5C civarı bir sapmayla bu ayı bitireceğiz… Hemen aklıma Santiago’nun yaptığı istatistiksel araştırma geldi. Ve bir göz atayım dedim…

    Aynı zamanda Havadelisi’nin 1851, 1872 ve 1878 yıllarına işaret etmesini de göz önünde bulundurdum. Sonuç şu: İstanbul böyle bir kış başlangıcı yaşamamış. Şu tecrübe ettiğimiz Kasım-Aralık sıcaklıkları daha önce (ölçüldüğü dönemlerde) hiç yaşanmamış. Ben Polonyalılara atfedilen haberi değiştiriyorum ve diyorum ki: “1000 yılın en sıcak Kasım-Aralık Periyodu”; beni yalanlayabilecek bir veri de yok doğrusu 🙂

    Geçen seneki ekstrem sıcaklıkları da gözönünde bulundurursak havada cidden anormal birşeyler olduğunu rahatlıkla iddia edebiliriz.

    Ve şöyle bir öngörüde bulunuyorum (isterseniz mevsimsel diyebilirsiniz siz):

    Bu kış İstanbul’da çok ekstrem birşey yaşayacağımızı düşünüyorum. Yani ister Ocak olsun ister Şubat olsun isterse Mart olsun…Aksi takdirde iklim dengeleri altüst olacaktır. Çünkü biz ne kadar sıcak kalırsak Avrupa o kadar donuyor…Avustralya’da bile kar yağdığı haberleri (yüksek kesimlerde de olsa) geliyor. En kötü ihtimalle kalan aylarda ortalama üstü sıcaklık görmeyeceğimizi düşünüyorum. Bu da soğuk bir kış demek…

    Son olarak şöyle bir istatistikle kapatayım:

    1851-52 Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart sıcaklıkları: 15.7/5.4/6.2/5.4/5.2
    1872-73 Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart sıcaklıkları: 15.3/10.9/8.9/7.8/9.7
    1878-79 Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart sıcaklıkları: 15.2/10.6/6.2/10.5/8.6
    1923-24 Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart sıcaklıkları: 16.0/9.3/2.9/4.7/6.8
    1966-67 Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart sıcaklıkları: 15.3/8.6/4.6/3.0/6.7
    2010-11 Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart sıcaklıkları: 16.4/+11/?/?/?

    Son bir not: Bütün değerler İstanbul için. Doğuda daha ekstremleri olabilir. Bir de en soğuk kışlar sıcak başlangıçların akabinde gelişmemiş, bunu da not etmiş olayım. Tamamen soğuk kışlar da mümkün. Ve ENSO değerlerini falan alamadım. Zaman darlığından ötürü…

    • bencehayatbu dedi ki:

      Bir bilgi daha vereyim… Bu yıl, Ağustos ayı gibi aylarda +4C normalden sıcak ölçümler olduğu gibi; bütün aylara bakıldığında Temmuz ve Ekim aylarında uzun yıllar ortalamalarından -0,4C gibi farklar sayılmazsa hep çok sıcak geçmiş… Ve tam bakamadım ama büyük ihtimalle ölçülen en sıcak yıl 2010 yılı olarak görünüyor…Hep soğuk rekorlarını, kar rekorlarını görmek isteriz ama bakın çok şanslıyız ki sıcaklık rekorlarını da görüyoruz 🙂

    • santiagonowcast dedi ki:

      Dünya Meteoroloji Örgütüne göre, kayıtların tutulmaya başlamasından itibaren 2010 yılı en sıcak 3 yıl içerisinde yer alıyor. 2009 yılı da ilk 7’ye girmişti. 2001-2010 yılları arasındaki 10 yıl ise en sıcak periyod olmuştur. Bu verilere göre küresel ısınma inkar edilemez. Ancak Havadelisi’nin de belirttiği gibi bu ısınmanın ne kadarı insan kaynaklıdır orası meçhul.

      krslll

    • grhc dedi ki:

      Benim umutlarım iyice tükenmeye başladı soğuk kış mı sıcak kış mı olacak hep beraber göreceğiz..

    • ALKIM dedi ki:

      Emeğin için teşekkürler. 2010 ekstremlik konusunda haddini aştı. Bir kez daha kanıtlamış oldun. Uzun vadeciler bu öngörünü (bu kış ekstrem olaylar olabileceği) dikkate alırlarsa haftada bir sistem üreteceklerdir. Zaten üretmekteydiler. 29-30 Aralık’taki kuvvetle muhtemel hayal kırıklığı da yılbaşını bulmadan 7-8 Ocak, 11-12 Ocak gibi yeni tarihler verilerek unutturulacaktır.

      • sappokinowa dedi ki:

        Güzel bir çalışma olmuş, en son bildiğim kadarıyla meşhur 1954 kışından evvelki 3 kış normallerinden ılık geçmiş, bi sonraki sene ise bombayı patlatmış, şu anki görüntüden net bi sonuç çıkarabilmek mümkün değil (hoş ne zaman mümkün ki :)), maalesef bu birazcık temenni oluyo ki ben de paylaşıyorum, ama gidişat biz ne kadar uzun süreli ısınırsak ısınalım, denge teoremi denilen hadise devreye girmiyor, ya da giremiyor, kısa süreli görece soğuklardan sonra kaldığımız yerden devam ediyoruz, gerçekten ilginç bi durum dünyanın bazı kesimleri sektirmeden aynı doğrultuda, aynı kuvvetlerde soğuk havalar görüyor, biz ve bize benzer bazı ülkelerde sürekli sıcak tarafta, bu döngünün kırılabileceğini düşündüren yegane verimiz La Nina dolaylı etkisi belki, ama mevsimlik tahminlerin hali de ortada; Batı Avrupa ve Abd doğu kıyılarının hali pek beklenildiği gibi değil şu ana kadar, hoş kışın hala başlangıcındayız. Son güncellemelerdeki sinoptik görünümler sanki daha bi lehimize gözüküyor kuzeyde yanlış görmediysem Sibirya aktifliği ufak ufak göze çarpıyor, Azor’un da görece batı da konumlanmaya çalıştığı görülüyor ki, bu iki oluk arasından bi polar sistem görme olasılığımız doğabilir, keza çok var ama bu soğuk çekirdeğin güney enlemlere inmesi sanırım Doğu Akdeniz de muhtemel tepki a.b alanına yol açabilir, sinoptik görünüm de dikkatimi çekti paylaşmak istedim…

    • welbane dedi ki:

      İsveç meteorolojik kayıtların tutuldugu 1789 yılından beridir en soğuk kışını yaşamaktaymış. Britanya’nın durumu zaten malum.. Bu saatten sonra Britanya ve İskandinvya’nın beklendiği gibi mevsim normallerinin üzerinde kış geçirmesi için 20 derecelerde falan gitmesi gerek ki imkansıza yakın bir durum. Benzer şekilde ABD’nin batı kıyılarında mevsim normallerinin üstünde, doğu kıyılarında da altında sıcaklıklar var. La-nina/el-nino farketmiyor demek ki, döngü kırılamıyor. Yine bağlantılı olarak kuzey Kanada ve Grönland’da 15-20 derecelik pozitif anomaliler var. Dikkatimi çeken bir diğer husus da Karadeniz ve Hazar çevresinde görülen aşırı sıcaklar, buralar da mevsim normallerine bir türlü inemiyor. Kısacası geçen seneki yapı aynen devam ediyor şu ana kadar.

      • Behlül dedi ki:

        Şu modellerde gözüküp de bize gelemeyen -10 lar var ya acaba diyorum Karadeniz ve Hazar su sıcaklıkları yüksek olduğu için mi bize gelemiyor? Ozan Mert Bey’e bu kadar büyük bir su kütlesinin sıcak olması bizi etkiler mi diye sorduğumda evet etkileyebilir demişti. Hazar su sıcaklığını bilmiyorum ama son 4 yıldır Hazar’ın batısında oluşan kuvvetli bir y.b alanı var (acaba sibirya yükseği oraya mı sıkışıyor ya da başka bir y.b alanı mı?) doğu bölgelerimizin ve yurdumuzun yeteri kadar soğumasını engelliyor olabilir bu arada kuzeyimizde oluşan siklonların etki siklonları oluşup soğuğun bize gelmesini engelliyor olabileceğini düşünüyorum….son 4 yıllık oluşumların ciddi bir şekilde incelenmesi gerektiği konusunda ısrarcıyım…şu an mevsimlik tahmin yapan bütün kaynaklar çökmüştür istisnai olan ve bulunduğumuz bölge için ısrala sıcak tahmin yapan fransız meteoroloji sitesi hariç ”le meteo”…..

        • Havadelisi dedi ki:

          Behlül mevsimlik tahminler bütün mevsimi kapsıyor. Ocak Şubat var daha. Beklemek lazım. Pat diye dönmeyeceği ne malum.

      • Behlül dedi ki:

        ABD ve RUSYA’nın 200 yılın en soğuk kışı haberleri de burada. Acaba bizim son 200 yıllık en sıcak sonbahar ve kış başlangıcımız mı?

  47. santiagonowcast dedi ki:

    Bursa-Yalova-Kocaeli hattında iyi bir yağış olacak. İki gündür iki ayrı bant istifini bozmadan aynı bölgelere yağış bırakıyor. Bunun bilimsel açıklaması nedir?

    frrfr

    rfrfr

    • çihiro dedi ki:

      Biz bu tür sistemlere “park etmiş sistem” diyoruz 🙂 Soğuk cephenin sağında kalmış Marmara bol bol yağmur alıyor. Açıklaması bu 🙂

  48. ALKIM dedi ki:

    Skiron da güncellemiş tahminini ve hem yağışı hem soğumayı azaltmış. Şu dakikadan sonra İstanbul’da 29-30 Ocak’ta kayda değer bir soğuma ve yağış olacağını sanmıyorum. Yenisine sağlık.

  49. grhc dedi ki:

    New York kardan kırılıyor, süper resimler insanın içi gidiyor.

    • akureyri dedi ki:

      Gerçekten de New York’ta olmak vardı, sabah 8’den beri kameralardan takip ediyorum, bizim 2004 benzeri hatta daha iyisi bir kar yağdı. Weather.com undün New York tahmininde Blizzard yazıyordu. İlk defa şahit oldum bu kelimenin kullanıldığına fakat tahmin de doğru çıktı gerçekten New York’ta blizzard oldu. Sıcaklık da süper -6 C. Zaten kar yağdımı, 0 C ın altında sıcaklıklar yağacak. Biz de İstanbul’da 4 C’de yağan yağmurda sokak lambalarında kar tanesi bulmaya çalışmaktan şaşı olacağız. Darısı başımıza diyeceğim ama açıkcası bu seneden de pek ümidim kalmadı.

      • Behlül dedi ki:

        N.Y. ta olan blizzard denilen olay türkiye ya da avrupa’da da olmuyor burdakilere snowstorm deniyor galiba bu blizzard çok başka bir şey çok güçlü soğuk şiddetli tipi ve uzun süreli ciddi birikim yapan bi şey kısacası başka bir şey yani…Ozan bey kabul etmese de bence son 4 senenin kışı özel olarak incelenmesi gereken bir konu çünkü ezber bozan şeyler yaşanıyor..benim en taktığım konu şu -10 çizgisinin bir türlü sınırdan içeri girememesi 2007’den beri model takip ederim yalancıktan da olsa 2007 yılında bile bazı runlarda -15 hatta -20 girişleri gözükmüştü modellerde tamam olmadı ama ”ben sistemin modellerde gözükme ihtimalini bile çok sevmiştim….”

        • sappokinowa dedi ki:

          Geçtiğimiz son 3 yılın incelenebileceği önermesine katılıyorum, İstanbul’da daha evvel de özellikle 90’lı yılların ortasında ılık kışlar gördük, ama geçmiş gözlemlerim beni yanıltmıyorsa bu kadar üstüste birbirini takip eden kışlar da bu kadar uzun dönemli ılman günler ve sıcaklık rekorları ben de hatırlamıyorum 2008 şubat sistemi haricinde son 4 senede istanbul hemen her yerde aynı etkiyi bırakan adamakıllı bir sistem almadı, 2006 – 2007 ‘ den bahsetmiyorum bile. Sanırım şunu kabul etmek lazım 2000’lerin başından 2006 senesine kadar süren soğuk periyodun ardından, çok bariz bir şekilde pattern tam tersine döndü, en alasından ılık periyoddayız, lodosuyla sıcaklık rekorlarıyla, umarım geçen seneki 23 ocak sistemini arar duruma gelmeyiz…

          • Ozan Deniz dedi ki:

            Çok haklısın 2008’in 18 Şubat’ında ballıydık yoksa nerdeyse o bile gelmeyebilirdi 😦

          • Ozan Deniz dedi ki:

            90’lı yıllar ılık olmasına rağmen zaman zaman ilginç kışlar oldu. İlginç örnekler vericem.

            1. 1992 kışı en soğuk kışlardan biri. Hemen her gün sea effect kar yağıyordu. İzmir’de ocak yağışı 0 kg.. Rusya üzerinden müthiş bir yüksek basınç sarkışı vardı. Çorlu Vize arası 23 şubat 1992 40 cm civarı kar…

            2. 1993 mart 7. Tekirdağ resmi kar kalınlığı. O zamanlar radyoda 13 bülteninde söylemişti ki ben de yaşamıştım o geceyı. 5 saate 55 cm 🙂 Gece dışarı baktığımda gökyüzünden bir pembelik akıyordu sadece bunu görmüştüm

            3. 1994. 14-18 şubat arası 20 cm lik bir kar yağmıştı çorluya ama kötü bir kıştı.
            4. 1995. Edirne – Kırklareli kar yükseklik rekorları bu seneye ait.
            5. 1996. Kasım ve Aralıkta kuvvetli sistemler gelmişti. Aralığın son haftası 5 gün ince tipi olduğunu hatırlıyorum. Ocak ve Şubat da fena değildi. (Trakya için)
            6. 1997. Ocak ve Şubat bayağı sert geçmiş. Mart ve Nisan’da bol miktarda kar yağmıştır. Özellikle Nisan Çorlu’da 6 gün karlı olup, 14 Nisan sabahı 10 cm kar ve -1c’lik sıcaklık vuku bulmuştur. (biraz eski dili kullanayım)
            7. 1998. 1997 10 Aralıkta 25 cm lik 2 – 3 gün süren kar olmuş fakat ocak ve şubat gerçekten kötüdür.
            8. 1999. Hatırlamak bile istemiyorum.
            9. 2000. Ankaralıların çıldırdığı bir ocak. Ve sinoptik haritalar inanılmaz. İngiltere’deki 1050 ankaraya Soğuk indiriyordu. (başkent Ankara’yı küçük harfle başlatıp, soğuk kelimesini büyük harfle başlatan gerçek soğuk delisi Ozan 🙂 – Havadelisi)

        • Ozan Deniz dedi ki:

          -10 gerçekten gelmiyor. Geçen sene bile -10 nerdeyse 1 gün hariç hiç girmedi. Fakat zeminde oldukça soğuk vardı ve Ocak sonu- Şubat başı zemindeki soğuk sayesinde ayakta kaldık 🙂 Ben de şunu farkettim son 4 yıldır yüksek Basınç sistemleri bize Karadeniz üzerinden uzanmıyor. Genelde İsvicre’ye doğru yöneliyor. Tabii ki yüksek basınç izobarları bize doğru soğuğu indrmez ise -10 da girmez , -5 de. Bu arada ben adaşımın yerine cevap vermiş oldum.

  50. Havadelisi dedi ki:

    Bir önceki sayfaya ulaşmak için sol alttaki Older Comments düğmesine tıklayın.

Yorumlar kapatıldı.