Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Fatih (Beyşehir/Konya,1177m) dedi ki:

    1

  2. ECMWF 240 saat sonra ideal bir yerleşim yapmış. İskandinavya’ya çıkan bir yüksek basınç ile Rusya’da bir alçak basıncın işbirliği ile güney enlemlere soğuk akışı.

    Sistem gelir mi gelmez mi bilmem ama – birebir gerçekleşmesi zor ihtimal – kışın gerçekleşse güzel bir sistem indirir bu mekanizma.

    GFS 06Z bazı pertürbelerinde de bu oluşum görünüyor. Ama biz ne modeller gördük 144 saatte fırıldak gibi dönen. Yine de takipteyiz.

  3. Şu an Marmara ve Ege üzerindeki sirrus bulutlarını (yanlışsam düzeltin) yağış sonrasında arta kalan çöp bulutları olarak biliyordum.Fakat iki gündür takip ediyorum bunlar Mısır ve Doğu Akdeniz’de yağmadan oluştu ve yoğunlaşarak üzerimize geldi. Bu olaya nadiren rastlıyorum ben ilginç.

  4. HAVADELİLERİNE DUYURULUR

    Bir süredir gerçekleştirmek istediğim adını “Mediterranean Pattern” isimini verdiğim kafamda temel hatlarıyla kurduğum bir projem var.

    Yöntemi yüzeysel olarak anlatayım.
    Projenin en ağır ve zor kısmını birinci aşaması oluşturuyor. Belli üç merkez arasında günlere göre ayrı ayrı 500 mb yükseklik değerlerinin hektometre olarak listeleyip, bunların ortalamalarını hesaplamak oluyor. Kapsamı son 20 yıllık sonbahar ve kış ayları olacak. Yaz ve bahar ayları ile ilgilenmeyeceğiz.

    İkinci aşamada çıkarttığımız ortalama değer sonucunu sıfıra denkleyip, elde ettiğimiz sonuca göre pozitif ve negatif patternleri tutarlılık ve ilişkilendirme bakımından somut veriler kullanarak (arşivlerden) değerlendirip, yorumlamak olacak.

    Eğer başarılı sonuçlara ulaşırsak hazır bizim Ozan Mert Göktürk de WRF modelinin başındayken kendisinden rica edip projeyi sonra belki daha da geliştirip bu indeksin model çıktılarını da üreterek denemeler yapabiliriz.

    Bunu tek başıma yapmam mümkün değil,bu yüzden projenin yapımına yardımcı olmak isteyen gönüllü havadelilerinin m_tanyeri@ug.bilkent.edu.tr adresine mail atarak bana adlarını yazdırmaları istiyorum.

    Acele etmeden ağırdan alarak sağlam adımlarla yapacağız.

  5. dmi twitter da dün takipçilerine el nino “kasırga” sının eylül ve ekim aylarında hafifte olsa kuzey yarım kürede kendisini göstereceğini bildirmiş.

    bu “kasırga” bizi vuru mu hocam? 😀

    1

  6. Seri eksi oy yeme korkusuyla yazacaklarımı da yazamaz oldum 🙂 Morali bozuluyor insanın.

  7. Mevsimsel foto yarismasi duzenlesek. Her ay blog takipcilerinin cektikleri fotograflar oylanip arka plan olsa?
    Tabi bazi kurallar cercevesinde falan olsa… Manzara ve cozunurluk limiti gibi…

  8. İspanya son 24 saatlik toplam yağış
    Jerez de la Frontera 88 kg yağış almış!

    3

    Ve durum oldukça vahim… Yarın geceye kadar düşmesi beklenen yağışlar geniş bir bölgede 100 kilogramında üstünde! Eğer ordaki alçak basınç biraz daha güneybatıda oluşsaydı. 2005’teki Vince kasırgası gibi bir sistem doğabilirdi ama yine de şu haliyle bile etkileyici! Andalucia, Extramadura ve Castilla bitik halde!

    1

    İspanya Radarı —> http://www.aemet.es/en/eltiempo/observacion/radar
    Portekiz Radar —> http://www.meteo.pt/pt/otempo/radar/

  9. SpanK dedi ki:

    İstanbul radarında yağış gözüküyor bu doğrumu yoksa radar bozuk?

  10. Diyagram tarihsel eğilimlere uygun değil… İlginç.

    2

  11. Command-ouz (Bayrampaşa/İST, 151 mt.) dedi ki:

    Arkadaşlar bi anlamda hocamın vesile olduğu bloğumu tamamladım. Bloğumda ilk yazımda olduğu gibi ilginç bilgiler ve yazılar paylaşmayı amaçlıyorum. Serbest Alan bölümünde de sık sık şimdigörü yapmayı hedefliyorum. Sizin de bloğumu destekleminizi ve yer imlerine eklemenizi rica ediyorum 🙂 Umarım beğenirsiniz.
    Teşekkürler.

  12. kemal sakarya dedi ki:

    deneme

  13. Bugünlerde Ankara’da güçlü enverziyon oluşmaya başladı.

    Malum bütün soğuk hava Ankara çukuruna akıyor. Bilkent’te geceler sıcak, bu aralar yine cam açık yatabiliyoruz.

    1

    Geceleri merkezle Bilkent arasında yaklaşık 4 derecelik sıcaklık farkı oluşmaya başladı. 🙂

    • Önceki Skew-T görüntüleri bu kadar ayrıntılı ve net değildi. Bu yeni versiyon mu?

    • Bunun adı “emagram”, skew-t log p değil.
      Skewt’den farkı sıcaklık çizgilerinin dimdik yukarı doğru çizilmesi, böyle olunca hangi seviyede sıcaklığın yukarı çıktıkça arttığı ya da sabit kaldığı daha kolay anlaşılıyor. Yani kararsızlık tespitinde skew-t daha kullanışlı, enverziyon tespitinde emagram
      Emagram

      Skew-t Log (P)

      Bir de yakınlaştırma yaptığım için netleşti.

  14. Bu da dünkü cephe analizim.

    1

    • Geçen bana sıcak adveksiyonlu soğuk cephe ne diye soruyordun.
      İşte şu Almanya’ya çizdiğin soğuk cephe, tam da sorduğun soğuk cephe şekli olmuş. 🙂

      • 😀 Peki ne işe yarıyor? Diğer soğuk cephelerden farkı ne? Bence en önemli sorular bunlar.
        Sanırım sizin durduğunuz yerin Bilkent ile fazla alakası yok. 1206 m… 😀

      • 1206 doğru Mehmet Göktuğ, bu White Fox bildiğin dağdaymış 🙂

      • Keşke ODTÜ yurtlarından da bir bildiren olsa. Zamanında kaldığım 8.yurdun rakımı 940’mış, şimdi baktım. Sen cidden çok yüksektesin White Fox, “Ankara çukuru” diye aşağılaman normal 🙂

        • Soğukseverlikten saf değiştirmem de biraz bundan dolayı 🙂

          Bilkent esasen büyük oranda bir tepenin(aslında bu tepe Beytepe) kuzeye bakan yamacı gibi ve 3 ana bölge var. Bilkent-1, Bilkent-2 ve Bilkent-3
          Bunlardan Bilkent-1’in rakımı 920-960 metre arasında değişir. Bilkent-2 950-1100 arasında değişkenlik gösterir, tampon bir bölgedir. Bilkent-3 ise üst sınırın bulunduğu bölgeyi oluşturur ve alt sınır olarak yaklaşık 1050 civarlarından başlar. Benim merkezim Bilkent-3 sınırları içinde ve zirve yürüme mesafesinde 🙂 Ama Bilkent 1 ve 2 bisiklet mesafesinde…
          Bilkent 3, kışın her yağış olduğunda mutlaka yoğun yamaç sisinin etkisi altında da kalır ve Ankara’ya çukuruna yağmur yağdığında büyük olasılıkla Bilkent-3’te kar yağışını bırakın yerde çoktan kar tutmuş olur ve don yediği uzunca süre yerde kalır. Nisana kadar yerde fosilleşir (en azından son 2 kış böyle) kar yoğun yağdığı zamanlar Bilkent-3’ün şehir merkezi ile bağlantısının bazen uzunca süre koptuğu için biz öğrencilerin hareket edemeyince yiyecek bulamayıp 12 ila 18 saat aç kaldığı da görülmüştür. (Bkz 8 Mart 2011 ( http://skewtakademisi.files.wordpress.com/2012/09/11.jpg ] veya 29 Şubat 2012)

          • Geçen sene bol bol bu tarz haberleri edindik senden White Fox hocam, bu sene de bekliyoruz. Özellikle o meşhur manzaralı odandan çektiğin kar ve sis fotoğraflarını 🙂 Hey gidi günler hey 😀
            Dipnot: Umarım bu sene rahat edersin White Fox, hep kendimizi düşündüğümüzden senin çektiklerini görmüyoruz tabi. Eğer şimdiden kuru erzak stoğuna başlarsanız, tüm kış boyunca rahat edersin diye düşünüyorum 😀 😀 😀

          • White Fox, bulunduğun yerin rakımı Doğu Anadolu illeriyle yarışıyor, hatta bir çoğundan daha yüksek. Bende Ankara’da askerlik ve daha sonrasında iş sebebiyle bir çok sefer bulundum, Bilkent’in o kadar yüksek olduğunu farketmemiştim. Sanırım yanıltıcı olan, Bilkent’in ana kampüsüyle senin bulunduğun yer arasında 250 metre kadar fark olması.

        • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

          Çankaya, Dikmen, Oran gibi semtlere göre alçakta kalıyor White Fox aslında..

          • Evet Oran’ın bazı yerleri daha yüksek gözüküyor Google’da ama White Fox genelinden daha yüksek…

            • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

              Doğru.. Bilkent benim aklımda daha alçak kalmıştı oysa… Botanik Park, Atakule, hatta ve hatta Çankaya Köşkü, Oyak sitesi gibi yerlerden daha yüksekteymiş..

            • Haa bir de benim burda şehirleşme pek yok. O yüzden Oran’ın bazı yerlerinin daha yüksek olmasının önemi kalmıyor.

            • Antibiyotik(Ankaragücü)Didim/Aydın 5m dedi ki:

              Burada nasıl bir hiyerarşi geçerli olacak? Kıdem mi yoksa rakım mı? Rakımı esas alırsak White Fox blog sahibine 1.178 mt fark atıyor. (Evet üşenmedim hesapladım) 🙂

          • Size de “Ankaragücü (Didim/Aydın, 5m)” gibi bir şey iyi gider Ankaragücü abi 🙂 A7′de anlatıyorum nasıl yapılacağını.

          • Dikmen’de de 910 metrelik yerler var, 1200 metrelik yerler de nerde bulunduğuna göre değişir. Bizim Dikmen’de kiracının kaldığı evin rakımı tam 966 metre, Oran’ın da bir çok yeri 1070-1150 metre arasında… noktasal merkez daha önemli

            Ayrıca Bilkent Çankaya ilçesinin en batı semti, biz de Çankaya’yız 😛
            İfade bozukluğunu düzeltelim.

            • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

              Sizin her tarafınız Çankaya olsa ne olur. Azıcık zorlasak Eskişehir sınırına gireceksiniz. 🙂

      • Sıcak adveksiyonlu soğuk cephe, en adi soğuk cephe çeşididir, genellikle yağışlar hafiftir, kapasitesini zorlarsa orta kuvvette de yapabilir. Bu tip bir soğuk cephe geçtikten sonra da hava sıcaklığı çok yavaş düşer.

        Nadiren gökgürültülü sağanak yapabilir o kadar uyduruktur ki bazan sadece alçak bulutlara neden olup hiç yağış bile yapmayabilir.

        • Sağolun hocam. 1206 metre güzel rakım. 😀 Siz 1206 metre ben 825 metre… 😦 Aslında Elvankent’in de iyi yanları var. Sıcaklıklar yeterli olduğu zamanlarda genellikle burası Ankara merkeze göre daha iyi kar yağışı alır. 🙂 Fakat istisnalar var. Mesela 29 Şubat’ta merkez Elvankent’e göre fazla kar yağışı almıştı. 😦 Ama geçen sene ki sistemlerin %90’ı Elvankent için daha karlıydı. O zamanlar hep daha fazla örtü aldık. Bu durumun çok uç örnekleri de var. 😀 17 Şubat’ta GFS modeli son çıktıda ANK merkez için 6, Elvankent için 5 mm yağış vermişti. Fakat mükemmel bir kar yağışı oldu sabah kalktığımda 17 cm kar örtüsü vardı. Ankara merkezde ise 1/3 ‘ü kadar. 😀 Ve bu durum her zaman Optimum AVM’den sonra değişir. Optimum AVM sınır gibidir.

  15. Yorumunuzun yanında belirecek olan ikonu/fotoğrafı, görünen isminizi değiştirdiğiniz sayfadan değiştirebilirsiniz.

    http://RUMUZUNUZ.wordpress.com/wp-admin/users.php?page=grofiles-editor

    RUMUZUNUZ yazan yere WordPress kullanıcı adınızı (küçük harflerle) yazıp linke tıklayın, o sayfaya doğrudan gidin.

    “Change your gravatar” ya da “gravatarınızı değiştirin” yazması lazım.

  16. Yaz sıcakları devam ediyor. MGM verilerine göre sıcaklık, saat 16 itibariyle mevsim normalinin Erzurum’da 4, Ankara’da 5, İstanbul’da 7, Adapazarı’nda 8, Edirne ve Balıkesir’de 9 derece üzerinde. Şanlıurfa’da ise durum normal 🙂


    1

    Mersin’de hissedilen 40 derece.

    2

    Düne göre de artış var, yalnız İstanbul’un kuzeyine Karadeniz etkisi girmiş.

    3

    • Command-ouz (Bayrampaşa/İST, 151 mt.) dedi ki:

      İstanbul’un iç kesimleri yanıyor.Bugün 32.0 dereceyi gördüm.

  17. italya’nın kuzeyine ve isviçre’ye kış geliyor herhalde. mavi çizgiyi görünce bir titreme geldi bu sıcakta bana.

    2

  18. Aylar önce yanlışlıkla yorumları e-posta ile haber ver demiştim.Bin tane Havadelisi yorumu olmuş.Silerken WordPress’ten gelen iletiyi de silmişim.Bunu nasıl engelleyeceğim bilen varmı?

  19. Şimdilik çok yüzeysel bir inceleme yaptım…
    Kuzeydoğu Atlantik’te ne zaman tropikal siklonlar ve/veya tropikal depresyonlar İberya’yı vurursa kış mevsimleri Türkiye’de yaptığım küçük bir istatistik çalışmasına genellikle sıcaklık bakımından mevsim normallerinin altında geçiyor. Geçmişten 17 örnek inceledim, bunlardan 2’sinde kış sıcaklıkları normal geçmiş, diğer 6’sında soğuk, 9’unda çok soğuk… normalden sıcak geçen Ocak ya da Şubat’a henüz rastlamadım…19. yüzyıla ait kasırga kayıtlarını da inceleyebilirsem bu incelemeyi genişeleteceğim. Yalnız NAO endeksinin negatif ya da pozitif gitmesi ile çok bir korelasyonu yok gibi bunun…

    • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

      Araştıma konusu olarak çok ilginç. Teşekkür ederiz. Peki bu kış dönemini ilgilendiren bir nokta var mı? Çünkü bildim kadarıyla malum kasırga İber yarımadasını pas geçip İngiltere üzerine yöneldi değil mi?

      • Henüz belli değil. Nadina türünün tek örneği bölgede, güneyden kuzeye, kuzzeyden güneye, batıdan doğuya, doğudan batıya akla ne rota gelirse hepsini yaptı. 🙂 Bu yüzden 11 Eylül’den beri faal, sıcak suları terk etmiyor.

        Eğer Azor’un doğusuna geçerse o da araştırmanın bir unsuru haline gelir. Ama gerçekten çok belirsiz bir vaka… belki orda ölür, belki İspanya’nın kuzeyinden geçer, belki de Britanya’ya gider

    • Çok enteresan bir veri, ben de bir bakacağım… Sağolasın

    • Atlantik su sıcaklıkları ile ilgili olabilir belki.

    • İnceleme alanı aşağıdaki biraz daha genişlettim.

      Çünkü İberya’ya çıkan fırtınalar çok az sayıda kalıyor, en iyi bu kırmızı alanın içine dahil olan tropikal fırtına ve/veya kasırgaların etkin olduğu yıllara bakalım. Örnek sayısı daha fazla oluyor. Fakat baz alanacak örneklerin doğu-batı eksenin gitmesine dikkat etmek lazım, Britanya’ya çıkanlar yani bu kırmızı alanda kuzeybatıkuzey yönünde gidenler bu incelemeye dahil değil. Sadece Kanarya adaları çevresind ekuzeybatı kuzey yönünde gidenleri dahil olabilir.
      Buna göre (kısmi) uyumsuz bir yıl buldum. O da 1998’deki fırtınalar, ender olarak tam 3 tane o kırmızı alana kasırga girmiş, 2’si deniz de erimiş, 1’i Portekiz’i tropikal depresyon olarak vurabilmiş. 1999 kışında ise Ocak sıcak Şubat normal civarında Aralık ise 2-3 derece normalin altında… Ama mesela 1954 kışı öncesi 1953’teki fırtınalar halen hipotez için uyumlu, ya da 2004 kışı 2003’tekiler ile uyumlu…

      Bir de büyük çoğunlukla NAO kış boyu (aşırı olmamak kaydıyla) negatif pozitif arasında iniş çıkış yapıyor. Uzun süre sabit negatif ya da sabit pozitif kalmıyor gibi bu fırtınalar o kırmızı bölgede oluştuğu zaman… (tabi hepsi yüzeysel inceleme sonuçlarım, çürütülebilir)

      Benim uzun inceleme yapacak pek vaktim yok, olsa zaten başlık açardım. Ama bu araştırmayı devralıp genişletmek isteyenler için mutfak malzemelerini bırakıp gidiyorum, keki devralan gönüllü yapsın.

      Kasırga arşivleri burada http://www.wunderground.com/hurricane/at1953.asp

      Kaydedilen Edirne ortalamaları: http://climexp.knmi.nl/data/ta17050.dat
      Kaydedilen İstanbul ortalamaları: http://climexp.knmi.nl/data/ta17062.dat
      Kaydedilen Ankara ortalamaları: http://climexp.knmi.nl/data/ta17130.dat

      NAO aylık arşiv: http://climexp.knmi.nl/data/inao.dat
      NAO günlük arşiv: http://climexp.knmi.nl/data/icpc_nao_daily.dat

      • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

        Bana bunun nedeni sanki Sibirya gibi geldi. Belirttiğiniz bölgede derin alçak basınçlarnı ve kasırga tarzında oluşumların olduğu dönemler sıkça Sibirya’nın genişleme dönemine denk düşüyor. Kuzeyimizden Avrupa’nın batısına kadar genişleyen Sibirya bize soğuk hava pompalarken İber yarım adasında Sibirya soğuk havası Atlantikten gelen alçak basınç alanlarını bloke ediyor. Kuvvetli ısı farkı bu alçak basınç alanlarını daha da derinleştiriyor. Benzer bloke 3 noktada (İber ve Azor, İskandinavya, Doğu Akdeniz) oluşuyor. Zaten Azor yükseği kuvvetli olmadan, bu alanda tam aksine derin alçak basınç alanları varken bizim soğuk hava etkisinde kalmamızın tek yolu Sibirya değil mi? Benim teorim bu yönde. Artık üstadlar daha iyi analiz ederler.

  20. faseay dedi ki:

    Bir deneme de ben yapayım bakayım olmuş mu?

  21. MC, kendi meyda kütüphaneni kullan. ompldr’ı kullanmayalım artık. – Ozan

    1

    “Hafif sisli” ne demek ? Ya sislidir ya değildir. Parçalı sis dense ya da yer yer sis dense yine anlarım ama hafif sisli ve puslu denince nasıl birşeyden bahsettiğini anlamadım.

    İTÜ Meteoroloji “Mühendisliği” bölümü kamuoyuna sunduğu bilgilerle ve değerli profesörlerinin verdiği demeçlerle tam gaz müneccimlik profili sergilemeye devam ediyor.

    Şu sarı ile gösterdiğim cümle bence komik, her kış birbirine zaten benzer, hemen hemen her kış zaten aralıklarla kar yağışlarının olduğu dönemler olmuyor mu? Sonbaharın bitine kadar hep böyle ılıman gideceğini nerden biliyorlar ?

  22. SpanK dedi ki:

    Ozan hocam sizin kış tahmininiz nedir? Canım çok sıkılıyor şu havalar yüzünden hiç hareketlilik yok havada 😦

    Ozan hocam elinde veri varmı*Böyle sıcak ve kurak geçen eylül ayından sonra genelde nasıl olmuş havalar varsa arşivin koyarmısın ? Kış hakkında tahminin varmı ozan hocam

  23. Bildiğin yaz günü olmuş bugün…

    1

    • Doğu Anadolu’da da gündüzler çok sıcak seyrediyor. Ama yanılmıyorsam uzun bir aradan sonra ilk kez bu sabah sıcaklık 0’ın altına düştü Erzurum’da.

      Ekleme: Weatheronline arşivinden kontrol ettim. 1 Haziran’dan sonra ilk kez bugün sıfırın altı görülmüş.

  24. SpanK dedi ki:

    Ozan abi ve diğer sevgili hocalarım sizlere sorum var.
    Benim gözlemlerime göre kendimce gözlemliyorum havaları bir ay soğuk serin geçiyorsa diğer ay sıcak geçiyor yada bana öyle geliyor.Şimdi eylül bu kadar sıcak ve kurak geçti ekim ayı veya kış ayında soğuk havalar görebilirmiyiz eski yıllardaki gböyle bir mantık doğrumu ?

    • Evet sana öyle geliyor. Eğer bizi ikna etmek istiyorsan verileri inceleyip bir ayın normalden ılık ötekinin serin geçtiğini gösterebilmelisin.

      • SpanK dedi ki:

        Anladım ozan hocam zaten sizlere sordum verileri bilmiyorum sadece kendimce havalara dikkat ettim yazın hep bir ay serin geçiyorsa diğer ay sıcak geçiyordu ama sanırım bu hurafe:)

  25. sefik1999 dedi ki:

    arkadaşlar ben meteoroloji ve klimatoloji konulu bir kitap istiyorum yardımcı olabilir misiniz…

  26. mcfalsi dedi ki:

    merhabalar ben uzun süreden beri bu blogu takip ediyorum yeni üyelik sisteminiz basit kullanıcılar için biraz meşakkatli olacağa benziyor bizler için sorun değil 🙂

  27. Bulut çeşitleriyle ilgili ayrıntılı bilgi içeren, fotoğraflarla anlatan (alt gruplar dahil) bir kaynak önerebilecek olan var mı? MGM hariç.

  28. Anlaşıldı, bu aralar Ozan’ın vakti bol… 🙂 blogla 2hafta öncesine göre bu aralar yoğun ilgilenmeye başladı.

  29. Command-ouz (Bayrampaşalı) dedi ki:

    Beğenmediysen çıkıp açık açık söyle.Niye milletin bütün yorumlarına eksi basıyosun.

    Bırak takılsın 🙂 – Ozan

  30. Deniz buzu gaza bastı..

  31. Öncelikle üyelik sisteminin hayırlı olmasını diliyorum, yeni sistemi ben beğendim şahsen. Ozan Hocam’a ve sitenin diğer değerli takipçilerine bir önerimi beyan etmek istiyorum. Uzun mesajım için şimdiden özür dilerim.
    Amerika’da bir hava tahmini yarışması mevcut. Bu yarışmayı Oklahoma Üniversitesi düzenliyor ve A.B.D. ve Kanada’daki okulların meteoroloji bölümlerinde okuyan kişiler dahil olabiliyor. Yaklaşık bir yıldır Penn State Üniversitesi’ndeki Hava Tahmini Sertifika Programı’na (http://www.worldcampus.psu.edu/degrees-and-certificates/weather-forecasting-certificate/overview) devam ediyorum ve bu dönem aldığım 4. ve son ders kapsamında bu yarışmaya ben de dahil oldum. Yarışmanın formatı kabaca şu şekilde: Her yarışma dönemi için A.B.D.’den 5 tane şehir seçiliyor ve iki haftalık periyotlar halinde bu şehirlerin birer günlük tahmini yapılıyor. Örneğin ben bugün içinde bir ara Pensacola, Florida şehrinin 26 Eylül 06Z’dan 27 Eylül 06Z’ya kadar olan süreç için maksimum-minimum sıcaklık, toplam yağış miktarı ve ölçülmüş en hızlı rüzgar (ani rüzgar değil, 2 dakikalık ortalamalar baz alınıyor) tahminlerimi gireceğim. Daha sonra yanılma paylarına göre puanım şekillenecek. Bu sene rekor bir katılımla 1720 kişi dahil olmuş bu yarışmaya. Ben adamların ne kadar profesyonel bir olaya imza attıklarını yarışmanın detaylarını inceleyince farkettim. Siz de http://wxchallenge.com/index.php adresinden incleyebilirsiniz. Benim önerimi sanırım tahmin ediyorsunuzdur. Bu kadar profesyonel olmasa da (belki de olabilir, neden olmasın) buna benzer bir yarışma biz de kendi ülkemiz için düzenleyemez miyiz? Daha önce bir iki başka hava durumu sitesi böyle bir şeye kalkışmıştı yanlış hatırlamıyorsam, fakat benim dediğim daha detaylı, güzel planlanmış ve belki de belli bir katılım ücreti gerektiren bir yarışma (Wx Challenge için 3 dolar para alıyorlar, ama okul karşıladı onu da zaten). Sayısı 1000’lerle ifade edilmese de eminim katılmak isteyen bir sürü hava delisi çıkacaktır.

    Bu siteyi bir inceleyin, eminim sizler de keşke biz de böyle birşey yapabilsek diyeceksiniz benim gibi. Saatlik gözlemler geldikçe puanlar ve sıralamalar otomatik olarak güncelleniyor mesela. Bu arada benim kullanıcı adım ekiame, “Results” kısmından benim durumumu ve sıralamamı takip edebilirsiniz 🙂 White Fox ve diğer usta tahminciler bu yarışmaya girse üst sıraları zorlarlardı, fakat benim daha öğrenecek çok şeyim var ve yarışmada gerçekten çok sağlam rakiplerle yarışıyorum (öğretim görevlileri ve master öğrencileri de var).

    Evet, değerli fikirlerinizi bekliyorum, ne dersiniz Türkiye için böyle bir yarışma düzenlenebilir mi?

    • İTÜ Meteoroloji bölümü sanırım yapıyordu bir ara Eren hocam…

      Biz de yapabiliriz ama hevesli insanların organize etmesi lazım.

    • çihiro (Konya) dedi ki:

      Düzenlenebilir ama katılımcı sayısı yarışma düzenlemeye değecek kadar fazla olacak mı? Önce katılımcı sayısını belirlemek gerekir bence. Ondan sonra yarışmanın hazırlığına başlanmalı. Düzenlenmesine elimden geldiğince yardımcı olurum. Pazar günlerinden başka fazla vaktimiz olmadığı için işsiz güçsüz bir arkadaşın önder olması lazım 🙂

  32. Command-ouz (Bayrampaşalı) dedi ki:

    Hocam oylama seçeneği mi getirildi ben mi yanlış görüyorum?

  33. Bugün büyük yastayız. (Biz kırşehirliler) Neşat Ertaş’ımızı kaybettik. Kendisi Türkiye’nin en büyük halk ozanıydı. Tabi ki Kırşehir için bambaşka bir anlamı daha vardı. Nasıl Amasya’nın elması, Konya’nın etli ekmeği meşhursa Kırşehir’in de oyun havaları, türküleri meşhurdu. Nitekim Türkiye’deki bozlak kültürüne ait ürünlerin en az %90’lik bölümü tek başına Kırşehir’e aittir. Bunun arka planında geçmişte Osmanlı’nın Kırşehir dolaylarına yerleşen Cerit, Avşar gibi Türkmen gruplarına uyguladığı baskıcı iskan politikaları ve daha sonradan şehrin vergi düzenin bozulmasınından dolayı şehrin Celali isyanlarının Orta Anadolu’daki merkezi olmasının etkisi de (esasen türküler buna tepki olarak çıkmış) var, daha da geçmişte Cacabey, Ahi Evran Hacı Bektaş gibi ileri gelenlerin bıraktığı bir kültür haznesi var.

    Çekiç Ali, Ozan Şemsi Yastıman,Hacı Taşan, Muharrem Ertaş ve oğlu Neşat Ertaş bu kültürün son temsilcicileriydi. Bu adamlar beni aslen kırşehirli olmama rağmen kırşehirli yapan ve Kırşehir’i memleket gibi benimseten insanlardı.

    • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

      Zahide kurbanım ne olacak halim
      Gene bir laf duydum kırıldı belim
      Gelenden gidene haber sorayım
      Zahide bu hafta oluyor gelin

      Hezeli dedeli gönül hezeli
      Çiçekdağı da döktü m’ola gazeli
      Dolaştım alemi gurbet gezeli
      Bulamadım Zahidem’den güzeli

      Gurbet ellerinde esirim esir
      Zahide kurbanım hep bende kısır
      Eğer anan seni bana verirse
      Nemize yetmiyor bu ev kadar hasır

    • Uğurcan dedi ki:

      Başımız sağ olsun.

    • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

      Ekşi sözlükte çok hoşuma giden bir yorumu izninizle paylaşmak isterim;
      “meydana gelmek, vücuda gelmek. büyüyüp kat ve kamet sahibi olmak. yetişmek, ileri gelmek.” demekmiş neşet. ben merak ederim insanların adlarının anlamlarını.kırşehir’in sarı topraklarında meydana gelmiş,sazı ile vücut bulmuş,tezenesinin dokunduğu teller ile büyümüş,yetişmiş,her name ile yürümüş,her söz ile büyümüş,bir ozandır.

      çok okumak,çok yaşamak,çok biriktirmek bir sanatçı için gerekli midir bilmem. ama çok anlamanın ve çok anlatabilmenin bir lütuf olduğunu düşünürüm hep.mesela aşık veysel gözleriyle göremeden, gören gözlere neler anlatmıştır.merakım şurada başlıyor;bu kadar yüreğe dokunabilmek için kaç kitap okumalı,kaç hayat yaşamalı,kaç yola çıkılmalı,kaç acıdan geçilmeli,kaç sevdaya düşülmeli,evveli ahiri mi bilmeli?

      tenine hayatın kara kederi çökmüş,sazının tellerine hayat düşmüş abdal hoşluk bıraktın ya ardında … hoşçakal.

  34. Command-ouz (Bayrampaşalı) dedi ki:

    İstanbul’da 1975-2010 yılları arasında ki değişimin “kaynaklı” belgesi.

    2

    2

    http://earthobservatory.nasa.gov/IOTD/view.php?id=77042

  35. BlackSea_28 dedi ki:

    Giresun Espiye de an itibariyle sağanak yağmur etkili oluyor. Uzun zamandır böyle bir yağmura hasret kalmışız .Gerçi dün gün boyu sağanak yağmur vardı ama şimdiki gibi etkili değildi. Ekim ayının ikinci haftasına kadar böyle bir yağmur göremeyiz herhalde.

    2

  36. White Fox dedi ki:

    Nadine tropikal siklonu, bir post tropikal siklon olarak Britanya’ya yöneldi, bütün masum umutlarım suya düştü. 😦 Güya post-tropikal siklon olarak İberya’dan geçip Akdeniz geçip tekrar tropikal siklona dönüşüp Yunanistan üzerinden bize gelecekti. 😦

    Acaba tarihte böyleleri olmuş mudur Ozan ?

    • Havadelisi dedi ki:

      Bir siklon bir kez ekstratropikal olduktan sonra tekrar tropikal olmaz diye biliyorum.

    • White Fox dedi ki:

      Geçmişte 8 Ekim 2005’teki Vince kasırgasının extratropikal siklondan geliştiği biliniyor.
      ( http://www.nhc.noaa.gov/pdf/TCR-AL242005_Vince.pdf – İberya’yı vurmuş. )

      Kuzeye çıkınca zayıfladıklarını ve bir daha post tropikal siklonların bir daha tropikal siklonlara dönüşmeyeceğini biliyordum, benim sorumda Vince gibi doğu batı eksininde yatay giderse ve çok fazla landfall(karaya çıkmadan) yapmadan mesela Cebelitarık’tan hızlıca geçerse Akdeniz’de böyle birşey olabilir mi diyeydi. Çünkü Akdeniz’deki tropikal siklon yapısındaki oluşumlar kendine özgü yapıya sahip, Atlantik’teki gibi değil de 16 derecelik su sıcaklığı bile yeterli olabiliyormuş.

      • White Fox dedi ki:

        Bir de 1984’teki Klaus kasırgasının, 2001’deki tropikal fırtına Allison ve yine 2001’deki Lee tropikal fırtınasının extratropikal siklonlardan evrimleştiği yazıyor.

        • Hadi ya? Nadiren de olsa oluyormuş yani. Akdeniz’de olanını bilmiyorum ben, ama bununla ilgili çalışmalar vardı sanki, yani kasırga kalıntılarının tekrar organize olup güçlü siklonlar şeklinde Akdeniz havzasını etkilediklerini okumuştum.

    • çihiro (Konya) dedi ki:

      Bu Nadine Wetter.3’ün Avrupa haritasına 16 Eylül günü giriş yaptı ve hala orada aylığı çıkmamış memur gibi geziniyor. GFS’ye göre 2 Ekim’de dahi orada gezinmeye devam edecek. Çok enterasan.

      1

      • Farkındayım, 11 Eylül’den beri faal…. geçen hafta güya 25’inde Portekiz’e çıkacaktı ama hala nerede karaya çıkacağı belirsiz… Ama post-tropikal siklona dönüşeceği yakındır.

  37. faseay dedi ki:

    Sıyrılmış kaçmış ve Türkiye’ye yönelmiş yakalayın şunu:) 9 Ekim modeli. İki hafta sıcak havadan sonra bir kar yağsa nasıl olur acaba.Nerdeee…

    2

  38. çihiro dedi ki:

    White Fox 🙂

    1

    Ruhen hastayım kısmına alınma, ben demiyorum karikatür öyle 🙂

    • White Fox dedi ki:

      Evet soğuk havayı pek sevmediğim doğru çünkü her kış -10’lar uğraşan da benim burada. 🙂 Ne halı saha maçı yapabiliyorsunuz, ne açık havada doğru düzgün birşey planlayabiliyorsunuz. Gençliğimizi dolu dolu yaşayamıyoruz soğuklar yüzünden… Sevmeme gerekçelerim bunlar yani…gayet haklı gerekçeler olduğunu düşünüyorum.
      Bir kar yağdı mı eriyip de gitmiyor, 1 hafta sonra inanılmaz sıkılıyorum kardan… çim örtüsünü, toprağı görmeyi özlüyorum.

      2012 kışı benim için çok sancılıydı. 5 aydır wing chun kursuna gidiyordum, güzel güzel bu sporun tekniklerini öğreniyorduk, hocamız kayıp düşerek kolunu kırınca kurs da yarıda iptal oldu ve wing chun öğrenmek uğrana gösterdiğim bütün azmim boşa gitti, biliyorum ama yarım yamalak 😦 Hergün hukuk fakültesine gideceğim diye merdivenlerde kaymamak için cambazllık yapmam, amfide profesörlerin bu havalar ne zaman düzelcek sorularına doğru cevaplar vermeye çalışmak vs beni çok sıkmıştı. Zaten Ankara’da bir öğrenci açısından yapacak çok birşey de yok. Ankaralılar AVM’lerden başka da birşey bilmezler, trafikte İstanbul şöförleri ile karşılaştırınca çok ağır çekim araç kullanırlar, kar da yağdı mı AVM’den başka bir seçenek de kalmıyor bir öğrenci için çünkü paintball gibi eğlencelerde yapamıyorsun ve kar ve soğukla trafikteki Ankaralının uyuz şöförlük özelliği en az 20 kat artıyor. (İnanır mısın öyle zamanlar oluyor ki Çetin Emeç Bulvarı’nda kırmızıdan yeşil yanar, bu Ankaralılar arabayı kaldırana kadar tekrardan kırmızı olur ışıklar! Kar yağınca daha da berbatları… )

      2012 kışının benim açımdan tek olumlu getirisi, Bilkent Üniversitesinin meşhur akşam 18:00 kar topu savaşları sırasında yüzüme kar topu atan ve şu an kız arkadaşım olan Seda ile tanışmamdı, başka da hiçbir olumlu bir etkisi olmadı. Eğer o gün yerde kar olmasaydı Seda da olmayacaktı. İstisna durumlar bunlar… kışı sevmem için hala gerekçe değil. 🙂

      • Uğurcan dedi ki:

        Tanışma hikayenize bayıldım doğrusu. 🙂 Bize de böylesi nasip olur inşallah. 😀

      • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

        Şimdi Ankara ile ilgili nelere cevap vereyim bilemiyorum. 🙂 Bir Ankara – Kırşehir kan davası başlatmak istemiyorum. 🙂 Ama cevap vermeden de edemeyeceğim. Yaşadığınız yerin değerini bilin. Türkiye ortalamasının üzerinde uygar insanların yaşadığı bir kent Ankara. Yine Türkiye standartlarına göre düzgün, kurallara uyarak araç kullanan insanların çoğunlukta olduğu bir şehirde yaşıyorsunuz ki yorumlarınıza hiç katılmıyorum. Üniversite eğitimi için olabileceğiniz en iyi yerdesiniz.

        • Ankaragücü (Marmaris)’i tercih ederiz bu arada rumuzunuz olarak 🙂 A7 bendinde anlattığım gibi değiştirebilirsiniz.

          • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

            Marmaris’i terk-i diyar eyledim. Didim’deyim artık. 🙂

          • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

            Geçen hafta İstanbul’daydım… Toplantılarım hep Kadıköy, Çiftehavuzlar, Moda taraflarında geçti. Zaten annem Kadıköy’lüdür ve kız kardeşim orada oturur. Moda tam yaşanacak yer. Nişantaşı falan hikaye oraya kıyasla. Doğru dürüst kar yağmaz o ayrı.. 🙂

        • Şöför olmak başka uygar olmak başka konumuz bu değil! Hem uygarlık görecelidir ve bence Ankara için yereldir de(Yenimahalle ve Çankaya’yı geri kalan diğer birçok ilçedeki Ankaralıların sosyoekonomik yaşamını ve siyasi felsefesi bir tutamayız)… şerit bilmeyen şöförlere ben düzgün araç kullanıyor prensip olarak demem, ki çoğu böyle Ankaralının. Hem sen neden üstüne alınıyorsun ? 😛 Ben de Ankaralıyım,hem de Ankara doğumluyum. Babamın işi dolayısyla Kırşehir’de büyüdüğüm için orayı memleketim gibi görüyorum, Uğur Mumcu gibi….

          Şimdki aklım olaydı, Bilkent Üniversitesini yazmazdım tercihlerime… Kardeşim Koç üniversitesinde okuyor ben burada kıskançlık krizi geçiriyorum. Puanım yettiği halde oraya gitmemem hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Adamın fakültesinin yanında olimpik yüzme havuzu var, derse yaz okulunda pikinili kızlar derse geliyor. Üstelik deniz etkisi yağışlarının da merkezindeler…. İstanbul’da Moda’ya falan yağmur yağarken adamlar en az 10 cm kar almış oluyor.

          • Eh, gidip doğal ormanın, şehrin ciğerlerinin ortasına kampüs kurarsan doğal güzelliği de olur, kar yağışı da.

          • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

            Ben alınırım kardeşim. 🙂 Zaten Yahya Kemal’e de gıcık olurum. Neymiş efendim, Ankara’nın en çok İstanbul’a dönmesini severmiş. 🙂 Sanki zorla davet ettik.. Zaten babası da kötü şairdi, kendisi de. 🙂 Ankara’nın sosyal yaşamı elbette memur, asker ve öğrenci kenti olduğundan pek parlak sayılmaz.DTCF 88 mezunuyum ki o yılları hiç sormayın. 😦 Tüm sosyal hayat bilardo, pastane, Kuğulu park… 🙂 Bundan ibaretti… Ankaragücü taraftarının bolca bulunduğu Yenidoğan, Çin Çin gibi semtlere giderseniz kültürel ve sosyal yaşamın ne kadar ileri(!) olduğunu görür hayrete düşersiniz. 🙂 Şaka, şaka.. Yanınızda SWAT ekibi veya en azından Ankaragücü kaşkolu olmadan yolunuzu kaybetseniz bile o taraflara gitmeyin. 😉

          • anemodulion dedi ki:

            Bu berbat yapılaşma çılgınlığı hız kesmeden devam ederse, 3. köprü açıldıktan sonra, 10-15 yıl içerisinde oralar da şehrin göbeği olabilir. Sonra orda da ısı adası filan olursa görürsün 🙂

          • Antibiyotik (Ankaragücü) dedi ki:

            Ankara, Kırşehir derken Anadolu bozkırlarının, Ülkemizin çok değerli bir ozanını kaybettik. Kültür mirasımızın bir parçasıda onunla göç edip gitti. Bilmiyorum Neşet Ertaş’ın yeri doldurulabilir mi… Sanmıyorum. Anadolu insanı, özellikle İç Anadolu insanı üzerinde çok büyük bir etkisi, yeri vardı. Kırşehir’in, Anadolu’nun, Ülkemizin başı sağolsun. Nur içinde yatsın.

      • Seyyah dedi ki:

        Bende Kayseri’de okudum üniyi,gayet iyi anlıyorum seni.Kar çok hoş birşey ancak arkasından gelen ve ardı kesilmeyen o ayazlar insanı ev hayatına alıştırıyor.İç Anadolu Doğusu’nun meşhur diyebilirim rahatlıkla,2008 deki kışını yaşayıp,3 ay aralıksız yerde beyazı görüp,3 ay beyazdan gözleri bozulan ben kardan bıkmayı anlayabiliyorum:)Ve iklim şartlarının sosyal hayatı etkilediğini gözardı edemeyiz.Kayseride kışın sokaktaki insanlar akşam 17 dedinmi kaybolurlar.Bu bahsettiğimiz şehirin nüfusu 800bin.Ancak yapacak bişi yok,dışarısı ayaz..Bu memlekette yazın balkon kültürü denen olgu bile oluşamamış havanın serinliğinden dolayı,biz bi başımıza otururduk balkonlarda..Ancak şunu unutmamak gerekirki üni. hayatı insanın bir daha eline geçmeyecek bir zaman ve iyi değerlendirmezsen ileride her zaman arayacağın en rahat zamanlar.Ortamdan ve mekandan sıyrılıp en kral şekilde yaşamak lazım öğrenciliği:)Bende akdeniz iklimine verdim sonra kendimi artık karasal iklimlerden bunalıp,Çanakkale ye yerleştim ve mis gibi bi yaşam,tabi burdaki ögrenciye sorsan:-abi burası ufacık tefecik ya,hayatmı bu der.Kaldıki haftaiçi bile mekanlar gece 2-3 e kadar hareketli,ögrenci için herşey var;ama bilmezki genç işte beterin beterini görmemiş:)Bizde keşke buralarda öğrenci olsaydık diye düşünürken neyse bereket Kayseri gibi bir yerde çok güzel öğrencilik yaşadık:)

        • anemodulion dedi ki:

          Kayseri’nin sorunu iklimsel olmaktan öte bence 🙂 Başka başka şeyler var. Sadece Kayseri değil tabii ki, Anadolu’nun içerdeki şehirlerinde bir sorun var sosyal hayat, imkânlar, vs. konusunda. Dünya’da 800.000-1.000.000 nüfuslu olup, gerçekten çok soğuk büyükşehirlerde sanmıyorum ki hava soğuk olunca hayat dursun.

      • Mehmet Can’in su dediklerinin altina imzami atarim. Tatli su sogukculari sizi!

      • Cumulonimbus(Ankara) dedi ki:

        Şu “ağır çekim” e benim de söyleyeceklerim var 🙂 Keşke herkes ağır çekim kullansa, yola çoçuk çıkabilir, hayvan çıkabilir diye düşünebilse biraz. Keşke bilse ki, kimyasal reaksiyonlarda hızı belirleyenin yavaş basamak olması gibi, ileride tıkanacak trafikte de ne kadar hızlı gidilse gidilsin trafikte harcanan toplam sürenin pek değişmeyeceğini. İleride kırmızı yandığını göre göre gazı köklemenin gereksiz olduğunu, gece araba kullanırken kendisinin olduğu yerde başka bir arabanın da olabileceğini akıl edecek düzeyde zeka sahibi olsa da ara sokak geçişlerinde biraz yavaşlayarak, bakarak geçse. Yer neresi olursa olsun…

        • Siz normal araç kullananı tarif ediyorsunuz. Ağır çekim bambaşka bir şey.
          Otobanda giderken yolun sol şeridinde adam 50 ile gidiyorsa ve orayı işgal ediyorsa ben çıldırırım. Sağdan gitsin kardeşim!

  39. Drummer dedi ki:

    Yandaki İstanbul GFS Diyagramının akşam vakti bana yaptığı çağrışım 🙂 http://i.imgur.com/67Way.png

  40. Commandouz dedi ki:

    İstanbul’da şu an her zaman ki gibi (böyle havalarda) sıcaklık terselmesi var.

    2

    Kova deresi, Çavuşbaşı, Ispartakule ve Akşemsettin gibi vadide kalan istasyonlarda sıcaklık 11-14 derecelerde. Ancak 220 rakımlı Tüyap ve benim bulunduğum 155 rakımlı Bayrampaşa’da sıcaklık 18 derece. Artı benim bulunduğum yerde her açık ve durgun hava sonucu enverziyon oluşuyor ve çevreye göre hava daha ılık oluyor. Etrafta herhangi bi sanayi yerleşkesi olmaması merakımı daha da arttırıyor.

    • emre dedi ki:

      evet beylikdüzü her zaman sıcaklık terselmesine maruz kalan bir bölge,bahar ayları terselmenin maksimum gördüldüğü zamanlar
      ufak bir düzeltme yapalım tkm nin s virajları olarak gösterdiği yerler beylikdüzünden büyükçekmeceye iniş yolu üzerinde dolayısıyla tepe bölgesinin sıcaklığını vermiyor,tahmin ediyorum ki sensörlerden bir tanesi 180 metrede bir diğeride 130-140 metrede,ayrca beylikdüzünde rakım pik noktasına kaya ramada hotel bölgesinde ulaşıyor ve rakım 202 metre,kuzeyli rüzgarlar etkisini kaybettiği anda bölgede hemen hemen her zaman terselme gerçekleşiyor söylediğiniz gibi
      örneğin sistemin istanbulu etkilediği 21 eylül günü istanbul minimum 14-15 dereceleri görürken ,aynı anda beylikdüzünde yükseltinin etkisi ile sıcaklık 11-12 dereceyi,akşam saatlerinde kuzeyli hava akımı etkisi kaybedip,rüzgarda güney ve doğu istikametine dönünce 21 ini 22 sine baglayan gece en düşük 13 gece sıcaklığı ölçüldü,oysaki aynı gece deniz seviyesindeki florya istasyonunda 11 derece ölçüldü,Dün gecede güneyli hava akımları devam etti 200 metre rakımlı beylikdüzünde en düşük gece sıcaklığı 14 derece olurken floryada 13 derecelik sıcaklık ölçüldü
      tespitiniz için teşekürler

      • Commandouz dedi ki:

        Verdiğiniz bilgiler için size de çok teşekkürler Emre bey.Aynı şekilde 21 gecesi en düşük sıcaklığı burda da 13 derece ölçüldü ve dün gecede 15 derece ölçüldü.Oturduğum yerde de Özellikle bahar mevsimlerinde her açık ve durgun havada enverziyon gözlemleniyor.Bu olayın görüldüğü günlerde yazarsanız sevinirim.

  41. Trakyalı dedi ki:

    Arkadaşlar hiç mevsimsel istatistik yapıyor musunuz, ay ortalamaları yaptığımız gibi? Yaz sıcaklık ortalaması, yağış miktarı vs. gibi? Bir de yapıyorsanız bunların tarih aralıklarını ekinoks ve gündönümü tarihlerine göre mi belirliyorsunuz?

    • Havadelisi dedi ki:

      Meteorolojik “mevsim”ler, aylara göre belirlenir. Ekinokslar dikkate alınmıyor. Yani mesela kış, 1 Aralık-28 Şubat arasıdır.

  42. Onur dedi ki:

    Gerçekten soğuk bir yerde yaşayan birinin kışı sevip sevmeyeceğini sorgulamaya başladım. Tamam kar falan güzel ama 6 ay soğuk çekilmez olabilir mi diye düşünmeye başladım. Kışın içeri kapandığımız ve 2-3 ay sürdüğü için bizlere çekilir geliyor ama 5-6 ay içeri kapanamaz insan…

    • White Fox dedi ki:

      Aha da Onur’un jeton düşmeye başladı ! Onur benim tarafıma geçtiğin için hoşgeldin diyorum. 🙂

    • tengizman dedi ki:

      10 sene Kazakistan’da yasadim. Her sene en az -25 leri cok rahat goruyordum. Sizin gibi cok beklemiyordum. Ekim sonu gibi ilk dusen kar yerde kaliyordu. Ama yine o sogukta, kar firtinalarinda Afrikalilar gibi kari sogugu ilk kez gormuscesine heyecanlaniyordum. Ve Istanbul’un karayelle once kky’a sonra kar’a donen yagislari kadar zevk vermiyordu soguk ve kar firtinalari 🙂

      • Ben de 2 yıl evvel şubatta teyzemle 1 hafta gitmiştim. Çok iyi hatırlıyorum, sabahın dokuzunda -28 derecelik sıcaklık vardı. Geceleri -40’lara varan düşük sıcaklıklar… Burda giydiğimiz botlar, paltolar zerre işe yaramıyor.

        Bir de Kazakların çılgınlığı da şurada:
        Nüfusun büyük bir bölümü eskiden beri tarıma daha elverişli güneyde yığılmış durumda, zaten sıcaklıklar orada “yaşamak” için daha uygun. Hatta şu an başkentleri olan Astana sonradan başkent olmuştur, sırf nüfusu biraz da kuzeye kaydırmak için, eski başkent Almaata yaşamak için daha hoş bir yerdir halbuki…

        Bol bol milli içkileri fermente kısrak sütü olan ve %10 alkol oranına sahip kımızdı. İlk başta kusmuk içiyormuşum gibi iğrenç hislere kapılmıştım, kokusu falan çok acaip birşey alışması güç oldu ama günde 4-5 şişe içiyordum o soğuk ülkede… He bir de “beşparmak” diye yemekleri var, %100 at etinden yapılır, biraz ekşi bir tadı var ama hoştu. Bakıyorum bizim millete vay efendim at eti sattılar, içeri atın tepkisi veriyorlar. Ya gayette hoş bir et ya! Asıl garipsenek şey işkembe yemektir bence…

        Her neyse ben Kazakistan’da döndüğümde Ankara’daki -2 derecelik hava bana çok sıcak gelmişti.

  43. bulut75 dedi ki:

    Sevgili arkadaşlar aşağıdaki linkte verdiğim videoyu sizlerle paylaşmamın asıl sebebi yağmış olan kar değil. Paylaşmamın asıl sebebi arabayı süren kişinin sürüş yeteneğine hayran kaldım. Çok iyi araba kullandığım konusunda iddialıyımdır ama arabayı süren bu arkadaş hakikaten o buzlu zeminde muazzam araba kullanıyor. Ben istanbul’da araba ile bu tarz zeminde sayısız kez araba kullandım ve en büyük zevklerimdendir ama bu arkadaş gibi direksiyonu sağa sola kırmak gibi bir riske girmedim. Direksiyonu sağa sola kırıyor ve o buzlu zeminde abandone olmadan muazzam bir şekilde toparlayarak seri bir şekilde sürüş yapıyor. O zeminde bunu yapmak çok zordur. Baştan sona izlemenizi tavsiye ederim.

  44. Trakyalı dedi ki:

    Çeşitli sitelerde forumlarda dün gece İstanbul’da duyulan “garip” seslerden bahsediliyor. Duyan, şahit olan var mı aranızda böyle bir şeye? Gerçekten var ise kuzey ışıklarıyla ve güneşteki patlamalarla alaka kurmaya çalışanlar da var ama, aşağıdaki sayfadan baktığım üzere bizi etkileyen bir durum da yok gibi…
    http://www.swpc.noaa.gov/pmap/pmapN.html

    • Havadelisi dedi ki:

      Ben gece epey bir dinledim gökyüzünü ama İstanbul’daki alıştığımız uçak ve şehir uğultusundan başka bir şey duyamadım.

      Konuyla ilgili bilgim yok, güvenilir bilimsel kaynaklar teyit etmeden güneş aktivitesine bağlamak doğru olmaz (eğer garip sesler varsa cidden).

    • Murat Duman dedi ki:

      Ekşi sözlük gece tayfasının makara konusu bu, ana haberlere çıktı. Helal olsun çocuklara

    • Drummer dedi ki:

      Birisi balkondan kaydetmiş o sesi. http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/87276/21-eylul-2012-istanbulda-duyulan-enteresan-ses Bir kaç farklı kişinin farklı kayıtlarına baktım ve ses hep aynı. Sadece İstanbul’da değil Antalya, Diyarbakır, Bursa, İzmir gibi bir çok şehirde hatta dünyanın bir çok ülkesinde de farklı zamanlarda duyulan ses. Bu videodan izleyebilirsiniz. http://www.youtube.com/watch?v=GEWTrYB-ERA&feature=related

      • Havadelisi dedi ki:

        Videonun altındaki yorumda -bence- haklı olarak diyor ki “videonun sahte olduğu belli, böyle bir ses duyulacak ve bu kadar kalabalık bir şehirde sadece bu adam duyacak öyle mi?”….

        • Drummer dedi ki:

          http://www.youtube.com/watch?v=zstJj1pcC-I&feature=related Tamam da şu videonun 8.30. dakikasında insanlar hayretle etrafa bakıyor mesela…Demek ki herkes duymuş.

        • faseay dedi ki:

          Önümüzdeki 6 gün gece vardiyasında çalışacağım duyarsam haber veririm.Ama bu gece bir ara dalmışım patronun sesiyle uyandım.Belkide bu ses bana patronun sesi etkisi yapmıştır. Korkuyla uyandım ama patron falan yok.Zaten tek başınayım tırstım şimdi:) Ulan şimdi patron da Havadelisi olmasın.Neyse rumuzla isim yazıyoruz nede olsa:)

          • Uğurcan dedi ki:

            Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünden kaynaklanan bir ses olabilme ihtimali nedir acaba ?

          • Drummer dedi ki:

            Filmlerde böyle abuk subuk şeyler genelde gece çalışanların, ofiste tek başına olanların falan başına gelir. Bence kamerayı, mikrofonu hazırda beklet ama neyse yine de korkutmiyim içini ferah tut 😀

            • faseay dedi ki:

              Geceleri bakım onarım ofisinde sabaha kadar uydu radar görüntülerini takip ediyorum.Bu gece bu haberide duyunca halüsinasyon görmeye başlarım artık:) Ses olayı bence büyükşehirlerde gayet normaldir.Bu videoları izleyince 80 li yıllardaki sakallı bebek hikayesi geldi aklıma.Böyle iletişimde yoktu Mahallede tek konuşulan konu buydu.Acayip inanılmıştı.Ortalık bu muhabbetle kaynıyor kıyamete gün sayılıyordu.Ama malı götüren Tan gazetesi olmuş tirajı patlamıştı.Pisikolojim altüst olmuştu nede olsa çocuğuz daha 11 yaşındaydım.Böyle şeyler ara sıra çıkar inanmayın derim ben

          • Havadelisi dedi ki:

            Uğurcan diyorsun ki dünya daha önce kendi ekseni etrafında dönmüyordu, yeni başladı? 🙂

      • Mert dedi ki:

        Ben korkmaya başladım 😀 Bu linkte de bu olay bahsedilmiş. http://gizemcozucu.wordpress.com/2012/03/14/gokyuzunden-gelen-tuhaf-sesler-nakur-un-sesleri/

        • anemodulion dedi ki:

          Dünya’nın neresinde çıkmış olursa olsun efsane efsanedir. O yüzden böyle şeylere itibar etmemek gerek. Yaşayıp göreceğiz.

    • SpanK dedi ki:

      Bu yaz bakü’deydim babamla kalıyordum 2 ay önce sanıyorum geceydi saat kaçtı bilmiyorum babam beni uyandırdı dedi gel dışarı sesi dinle bende yarı uykulu ne sesi dedim o internetteki ses dedi bende bu tür şeylere inanmadığım için yataktan kalkmadım bile dedim başka şeyins esidir uyumaya devam ettim babam sabahta uyanınca konuştu dedi garip sesler duydum hiç duymamıştım dedi.

      Arkadaşlar ben gene inanmıyorum kendim duymadığım sürecede inanmam ama babam ne duymuş orasını bilmem.

      • Drummer dedi ki:

        ahaaha :)) Ozan hocam pek bilimsel bir yaklaşım olmamış 😀

      • Uğurcan dedi ki:

        Hocam son sözü söylemiş. 😀

      • SpanK dedi ki:

        😀

      • carcass dedi ki:

        Sinyor Terim’e aynı mimiklerle katılıyorum 🙂

      • White Fox dedi ki:

        Hazar denen su birikintisinden çıkmıştır o belki sesler 😀 😀 😀
        5 defa Bakü’ye gitmiş birisi olarak o su birikintisinden hep korkmuşumdur, çok ürpertici bir su. Dibinden değişik değişik köpükler çıkıyor, bazıları kocaman köpükler… İlk başta deniz kaynıyor sandım. Bir tuhaf dalgalanıyor. Sabah saatlerinde rengi beyazımsı, öğleyin sarımsı, akşaüstü kapkara bir deniz oluyor, sabit bir rengi yok, dibi de görünmüyor. O su üstünde cidden korku filmi çevrilir.

  45. Drummer dedi ki:

    Sanırım 1980 ya da 1981 yılında, (henüz tv’de renkli yayın yoktu) İstanbul Küçükyalı’da yağmurlu ve bol şimşekli bir günde camdan gökyüzüne bakarken bir süre sonra havada beliren ve sanki asılı gibi duran, çakan şimşeklerden bağımsız, yukarıdayken sanki 30-40 cm çapında görünen ateş topunu (alevli bir şey değil) asla unutmadım. Sonra çok büyük bir gürültüyle ortadan kayboldu. O görüntü hala dün gibi aklımda. Yıllar sonra tesadüfen “Yıldırım Topu”nun varlığından haberim oldu. Tam bir bilimsel açıklaması yokmuş ama yazılanlar tam da benim gördüğüm şeyi anlatıyor. Hepinizin o görüntüyü görmesini isterdim gerçekten…

    • White Fox dedi ki:

      Benim Ankara’da da 2 gün önce gördüğümün yuvarlak telleri çok sıkışık bir kafes gibi şekli vardı. Feci gürledi.

      • Drummer dedi ki:

        Sanki ip yumağı gibi enteresan bir görüntüsü vardı. Belki de aynı şeyden bahsediyoruz.

  46. leonardo dedi ki:

    Teşekkürler IRI karamsarlığı dağıt şöyle biraz aferin sana…

  47. SpanK dedi ki:

    http://tvarsivi.com/player.php?y=20&z=2012-09-20%2019:14:00

    Linkte orhan şen’in kış tahmini var.
    Özetle bu kış sert geçicek diyor.
    inşallah amin 🙂

  48. serdar k. dedi ki:

    biraz nostalji yapalım, 6 yıl önce bu vakitlerde izmirde özlediğimiz şimşek fırtınalarından biri yaşanmıştı, link çalışmıyor olabilir, bilgisayarımın ayarları bozuk.. kopyalayıp yapıştırırsanız çalışacaktır 🙂 29.9.2006 gecesi izmire 145 kg yağış düşmüştü, bu aynı zamanda izmir için yağış rekoru 🙂
    18.10.2006 da marmaris ve muğla da buna benzer bi şimşek fırtınası görmüş ve birkaç saatte 100 kg civarında yağış almıştı o zamanlar muğladaydım ve birçok evde su baskını yaşanmıştı….

    hey gidi günler heyy..

    http://www.haberler.com/mugla-mugla-da-siddetli-yagis-haberi/

    • sirocco dedi ki:

      O akşam İzmir’e inen uçaklardan birindeydim, çok eğlenceli, hoplamalı zıplamalı bi yolculuk olmuştu.

      • faseay dedi ki:

        Yoğun şimşek aktivitelerinde aynı yoğunlukta gürültü çıkmıyor. Bilmiyorum dikkatinizi çektimi? Normalde o kadar şimşeğe yer yerinden oynaması lazım.Belkide farklı fazlardaki ses dalgaları birbirini emiyor böylece ses daha az çıkıyor olabilir.Fizikçi bir arkadaş buna daha iyi bir cevap verebilir.

      • serdar k. dedi ki:

        😀 ah o uçakta ben de olsaydım…. 😀

Yorumlar kapatıldı.