Atış Serbest


DİKKAT! Atış Serbest sayfamızın adresi değişmiştir, artık sayfamız şuradadır.


 

Reklamlar

28.845 Responses to Atış Serbest

  1. Cumulonimbus dedi ki:

    Dünya şimdikine göre ters yönde dönüyor olsaydı, ülkemiz sınırları içinde, sizce neler farklı olurdu (başta iklimsel, antropolojik, beşeri, biyocoğrafik vs.) ?

    Kısa bir cevabı yok bu sorunuzun… Ama güzel bir soru 🙂 Öncelikle, orta enlemlerdeki batı rüzgarlarının yerini doğu rüzgarları alırdı, yağmur getiren rüzgarımız lodos değil keşişleme olurdu, kıtaların batı değil doğu kıyıları ılık olacağı için Londra’da yaşanmazdı… vb. – Ozan

    • Cumulonimbus dedi ki:

      Teşekkürler, evet kitap dolusu şey yazılabilir tabi 🙂 herkes belki kısa kısa bir şeyler yazar ilginç fikirler çıkar diye bu soruyu paylaşmak istedim. Zaman zaman düşünürüm doğadaki bazı şeyler şu andakinden farklı olsaydı ne olurdu diye, bu soru da onlardan biri.

      Şimdi hatırladım: Yüksek lisans yaparken ‘dış süreçler’ diye bir ders almıştım, meşhur Celal Şengör’den. Hoca, final sınavını şu şekilde yapıyordu: Herkes diğerlerine sormak üzere 2 adet soru hazırlıyordu ve notlar hazırlanan soruların kalitesine göre veriliyordu. Benim sorular aşağıda (en yüksek notu almıştım galiba 🙂 – Ozan

      “1) Varsayalım ki, dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü batıdan doğuya doğru değil de doğudan batıya doğru yapıyor olsun. Bu durumda oluşacak genel atmosfer sirkülasyonunu şekil çizerek ana hatlarıyla anlatınız ve yeni durumda ortaya çıkacak kurak topoğrafyaların nerelerde bulunacağını kabaca gösteriniz. Genel atmosfer sirkülasyonunun yeni biçimine yol açacak birincil etken sizce nedir?

      2) Yine varsayalım ki, en son bilimsel bulgular, Milankoviç döngülerinden biri olan dünyanın ekseninin eğikliğindeki salınımın şu şekilde cereyan ettiğini gösteriyor: eksenin eğiklik açısı 22-24 dereceler arasında değil, 0 ve 30 dereceler arasında salınıyor! Bu durumda “varv”ların stratigrafisinden elde edilecek bilgiler ne derece güvenilir olacaktır? Tartışınız.”

    • El NiNo dedi ki:

      Çok ilginç bir konuya değincem. Bence Akdeniz ve Güney Ege hariç önemli bir yağış olmazdı yurtta. Şöyle bir şey düşündüm dünya doğudan batıya dönseydi batı rüzgarları güneydoğumuzdan kuzeybatımıza esmez miydi. O zaman Akdeniz’de oluşacak bir siklon Toroslar’ı aşamayacağı için kuzeye de çıkamazdı. Hatta şu an Ege’den yukarı çıkıp Karadeniz’e açılan koridor da çalışamazdı. Böyle düşünüyorum. Bir de Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu kuraklıktan kırılırdı. Aynı sebepten ötürü.

    • çihiro dedi ki:

      İşte bu tam Superman’e göre bir iş! Yarın haritalarımla geliyorum 🙂

    • okito dedi ki:

      Denizcilik tarihi ve sömürgecilik açısından:
      Ticaret rüzgarları (alizeler), kuzeyde, kuzeybatı-güneydoğu yönünde; ekvatorun güneyinde ise güneybatıdan-kuzeydoğu yönüne eserdi.
      Tarihin akışı ve coğrafi keşifler de bambaşka bir sıra izleyebilirdi.

    • Onur dedi ki:

      Böyle bir durumda olabilecekleri düz mantıkla yazmak ne kadar doğru olur bilmem.Çünkü o durumda yeni bir denge yakalanır ve bugün gördüklerimizden alakasız şeyler oluşabilir.
      Ama düz mantık kullanıp şu andaki halini tam tersine çevirirsek(tahminlerim):

      1-İspanya, Portekiz, Fransa ve Fas sonbahara geçişte bol bol Kasırga yerlerdi 🙂
      2-Turkiye daha kurak ve soğuk olurdu(Geçen WhiteFox’la Akdeniz’in büyük şans olduğundan konuşuyorduk hatta)
      3-Avrupa da aynı şekilde çok daha soğuk ve kurak olurdu.
      4-İskandinavya’da yaşam çok sınırlı kalırdı.
      5-“Eskiden New York’ta denize girermiş insanlar, şimdi o kadar kirli ki yaşam yok” derlerdi 🙂

    • çihiro dedi ki:

      kl
      Yaz mevsimi: Türkiye normal Dünya’da yaz mevsiminde Azor yüksek basıncı ve Basra Alçak basıncının etkisiyle kuzeyli rüzgarlara maruz kalıyordu. Sıcak yaz aylarında özellikle Batı bölgelerin nefes almasını sağlayan şey poyrazdı. Ancak ters Dünya’da Azor ve Basra’nın rüzgarları güneybatıdan esecek. Bu da Sahra’nın tüm sıcağını ve tozunu üzerimize getirecek. Yaz mevsimi bugünkünden çok daha sıcak ve kurak geçerdi. En önemlisi de rüzgar güneyli yönlerden estiği için Akdeniz’in nemi özellikle kıyı bölgelerimizde hayatı çekilmez kılardı. Düşünün 40 derece sıcaklık ve yüzde 70-80’lere varan nem! Turizm biterdi 🙂 Kimse Bodrum’a Antalya’ya tatile gelmezdi. Ters Dünya’da yaz mevsiminin tek avantajı 30-40 yılda bir ülkemizi bir kasırga ya da tropikal fırtına vurabilir.

      Kasırgalar artık Meksika körfezi, Karayipler taraflarında oluşup Afrika kıtasının kuzeybatısını, Avrupa’nın güneybatısını vururdu (Aşağıda Onur da söyledi.) Kasırgalar zayıflayıp tropikal fırtına olarak Avrupa’nın içlerine kadar ilerleyebilirdi. Böyle bir durumda Cebelitarık boğazını aşıp Akdeniz’de enerjisini koruyan bir kasırga da Türkiye’yi vurabilir. Çok zayıf bir ihtimal ama olabilir yani 🙂

      Yaz mevsimi için ikinci bir ihtimal daha var. Musonların zayıf olması. Doğu Asya kıyılarında rüzgarlar kuzeyli olacağı için bu bölgelerde hava soğuk ve daha az yağışlı olurdu. Bu da Musonların Türkiye üzerinde oluşturduğu baskın havanın kırılmasına ve ülkemizin nemli, yağışlı, bol orajlı yazlar geçirmesine neden olurdu. Türkiş Muson gerçek olurdu! Konya’da palmiye ağaçları olurdu. Konya ovası yemyeşil olurdu. Ah ah! Tabi yağışlar güçlü olursa.

      nm
      Kış mevsimi: Çok kafa karıştırıcı. Ne olacağını kestirmek çok güç. Resime bakıp (Benim koyduğum kırmızı oklar ters Dünya’da rüzgarların yönlerini gösteriyor.) yorumu size bırakıyorum. Çıkardığım tek sonuç bloking olmaması için çok dua ederdik 🙂 Çünkü bloking olursa Sahra’nın sıcak kollarında bulurduk kendimizi

      Şimdi bu durumda Sibirya soğuğunu bize daha rahat boca edebilir. Tüm Avrupa daha soğuk olur. Akdeniz’de çok fazla siklon oluşur ancak Doğu rüzgarları nedeniyle Türkiye’ye pek uğramazlardı. İstanbul DEK yağışlarından başını kaldıramazdı. Kuzey Afrika kıyıları daha yağışlı olurdu. Karadeniz kıyıları dışında Türkiye genel olarak kurak olurdu. Soğuk olurdu. Ben böyle yorumladım haritayı.

      Sizce? 😀

      • anemodulion dedi ki:

        Bir şey soracağım. Tamam , batı rüzgarları yerini doğu rüzgarlarına bırakırdı.
        Fakat yüksek basınç merkezlerinin etrafında dönen rüzgarlar neden saat yönünün tersine esmeye başlasın ki? Anlamadım.
        O halde güney yarıkürede de saat yönünde esmeye başlamaları lazım bu Ters Dünya’da.

        • çihiro dedi ki:

          Koriyolis kuvveti ile ilgili. Diyor ki: “…dönen yer kürenin yüzeyi üzerinde hareket eden hava, kuzey yarım kürede hareket yönünün sağına, güney yarım kürede soluna saptırır.” Dünya’nın ters dönmesi bu hareketi tamamen tersine çevirecek ve yüksek basınçların, alçak basınçların etrafındaki rüzgarların dönme hareketi tam tersi şeklinde olacak. Zaten batı rüzgarlarını doğu rüzgarları yapan şeyde bu. Evet, dediğin gibi güney yarıkürede saat yönünde esmeye başlarlar.
          http://tr.wikipedia.org/wiki/Coriolis_kuvveti

      • Cumulonimbus dedi ki:

        İşte budur! 😀 Peki, basınç alanları şimdikiyle benzer mi olurdu ? Yine Sibirya YB olur muydu ?

        • çihiro dedi ki:

          Elbette. Karalar, denizler yer değiştirmiyor. Dolayısıyla yine aynı miktarda ısınıp aynı miktarda soğuyorlar. Hiç bir değişim olmaz. Yalnıza rüzgarların yönleri değişir, o da tüm iklimi değiştirir.

      • anemodulion dedi ki:

        Bilmiyorum bence Konya’da palmiyelerin olması çok fantastik 🙂 Zor … İç Anadolu’nun soğuk olma sebebi yüksek olması çünkü. Yükselti değişmeyecek ki rüzgarlar değişse de.
        Ön kabullerimiz: Hakim rüzgar yönü doğu. Alçak basınçlar artık saat yönünde, yüksek basınçlar ise saat yönünün tersinde rüzgarlara yol açıyor, okyanus akıntılarının da yönü değişiyor!
        Sayısız sonuçları olurdu bu Ters Dünya’nın…
        Benim naçizane düşüncelerim ise şöyle 🙂
        1-Bence termik Basra Alçak Basıncı artık Basra Körfezi’nde oluşmazdı. Kızıldeniz civarında oluşurdu. Bu alçak basınçtan Anadolu üzerine esen rüzgarlar Akdeniz’den nem kazanıp güney kıyılarımıza bol miktarda sıcak yağmur bırakırdı. Güneydoğu Anadolu ise daha nemli ve eskisine göre az da olsa daha serin yazlar geçirirdi. Ege kıyıları ise nemli ve yağışlı yazlar geçirmeye başlardı.
        2-Sahra’dan esen sıcak ve kuru rüzgarlar eskisi gibi bize değil, İspanya ve Portekiz’e yığardı sıcak havayı. Böylelikle Portekiz’in yazın ortasında bile Atlantik’in etkisiyle 25-30 derecede seyreden, aynı enlemlerde yer alan Türkiye’den çok daha düşük gündüz sıcaklıkları olmazdı.
        3-Sibirya Yüksek Basıncı batıya kayar, merkezi Ural Dağları civarında oluşurdu. Bu da ülkemizde Karadeniz üzerinden gelen bitmek tükenmek bilmeyen DEK’lere yol açardı. Avrasya soğuktan kırılırdı. Orta ve Doğu Avrupa sık sık soğuk baskınlarına uğrar, Baltık denizi tamamen donar, bölge, bugünkünden çok daha soğuk ve kurak olurdu. Sibirya Yüksek Basıncı’nın batıya kayması ve Pasifik’ten esen nemli doğu rüzgarları sebebiyle çok daha ılık kışlar yaşanırdı Doğu ve Kuzeydoğu ve Orta Asya’da.
        4-Hint Okyanusu’ndaki muson yağmurları Arabistan’ın ortasına dek uzanırdı , Pakistan ve İran’ın güney kıyıları da bundan nasibini alırdı. Hindistan alt-kıtası için ise pek büyük bir değişiklik olmazdı, bu kez de güneydoğudan esen muson rüzgarları yüzünden yağış almaya devam ederdi.
        5-İzlanda Alçak Basıncı artık Grönland ve Kuzey Amerika’ya çalışırdı. Grönland ve Kanada (Orta ve Doğu Kanada) çok daha ılık olurdu. Grönland ve Kanada’nın (Orta ve Doğu Kanada’nın) nüfusu artardı buzları çözüleceği ve yaşanabilir yerlere dönüşecekleri için. İskandinavya ise tenha bir buzlar diyarına dönüşürdü.

        • çihiro dedi ki:

          1. maddeye katılmıyorum. Yaz aylarında güney kıyılarımızda yamaç yağışlarının olması çok zor. Basra alçak basıncının baskın hareketleri buna engel oluyor zaten normal Dünya’da. Yaz mevsiminde zaman zaman güney yönlü rüzgarlar da esiyor ama bunlar güney kıyılarda hiç yağışa neden olmuyor. 3. 4. ve 5. maddelerde hemfikiriz. 2. madde tartışılır.

          • anemodulion dedi ki:

            Doğu Akdeniz’de rüzgar yaz boyunca güneybatıdan esmekte ve yaz boyunca kıyılarda olmasa bile Toroslar’ın yamaçlarında öğledensonraları zaman zaman gökgürültülü fırtınalar patlak verir. Hatta bunlar nadiren de olsa Adana, Osmaniye üzerinden geçerler rüzgarın kısa bir süre için kuzeye dönmesi sonucunda. Kimi zaman hafif kimi zaman ise kuvvetli sağanaklara yol açarlar yaz ortasında. Bazı seneler Adana’da “bir günde” 20-30 kg yağış düştüğü olmuştur temmuz ya da ağustos ayında, ki Adana’nın temmuz ayı ortalama yağışı 13 kg’dır normalde .

  2. Onur dedi ki:

    Buradan MGM’ye sesleniyorum : Şu Ankara radarının garanti kapsamı geçmeden, iadesini yapalım derim 🙂
    Yine bozuldu gitti alet…

  3. Paradigm Shift dedi ki:

    Kallavi dolar + KDV’ye şöyle fotoğrafta görünen araçtan alsam. Fırtına, yağmur nerede ben orada dağ tepe gezsem. Yollarda lezzet durakları yapsam (bol bol köfte olur, kuyu kebabı olur ne bileyim). 🙂 Bütün derdim bu olsa… http://i.imgur.com/b67nj.jpg

    Link’te muhteşem fırtına, bulut vs fotoğrafları bulabilirsiniz.
    http://bigstormpicture.blogspot.com/2011_03_01_archive.html

    • El NiNo dedi ki:

      discovery channel fırtına takipçileri. üniversiteye gitmeden önce hep izlerdim üniversiteden sonra discovery maceram bitti 😦

      o arabayı film çekmek için yapmış adam. diğer adamda doppler radarı var ama 😀

      • Paradigm Shift dedi ki:

        Tam hayalimdeki iş. Ama burada para etmez. Arabayla fırtına kovalıyorum desen kız bile vermezler 😀

    • Cumulonimbus dedi ki:

      Mayıs-Haziran’da fırsat bulabilirsem ciddi ciddi Tuz Gölü civarlarına gidip fotoğraflar çekmeyi düşünüyorum. Tabi linktekilerin yanında bizimkiler belki anca “fırtınacık” olur.

    • çihiro dedi ki:

      Benim bisiklet bin basar buna 😀

  4. Spencer dedi ki:

    Şubat sonu- Mart başı gibi cümbüş var inşallah 🙂

    GFS 00Z Ankara:

    GFS 00Z İstanbul

    Sanıyorum Ozan beyin bahsettiği Sibirya yükseği geliyor. Ozan bey ben koyacağım ismi belirledim diyordu, ama ben de teklifimi yapayım: “Cümbüş” 😛

    İsmi çok özel bir sistem olacak, yeter ki gelsin 🙂 – Santiago

  5. Rahmetli Başkan Kennedy dedi ki:

    Santiago abi lütfen söyle bizim buraya kar ne zaman gelecek. Kaç knot yağar, DEK filan olurmu abi. Mynet 3 gün boyunca yoğun kar vermiş, yahoo da karlakarışık demiş.. Abi geçen sistemde yerde 5, arabada 15 ölçtüm… Bizim yukarı mahallede 25 cm olmuş diyorlar.
    Abi vereceğin bilgiler için şimdiden teşekkürler… KRALSIN…

  6. Paradigm Shift dedi ki:

    Merhaba, şu anda adını hatırlayamadığım bir kaynaktan (ansiklopedi gibi bir şeydi) okuduğum, fakat dün gibi hatırladığım, “Endonezya’nın Java adası’nda yılın 260 günü Boran meydana gelir” bilgisi sizce doğru olabilir mi? Yani yılın neredeyse 3/2 sini bu şekilde geçiren bir yer olabilir mi? Eğer öyleyse, benim gibi şimşek ve gökgürültüsü fanatiği için gayet yaşanılası bir yer olsa gerek 🙂

    • anemodulion dedi ki:

      Java çok büyük bir ada. Yılda 900 mm’den 4000 mm’ye kadar yağış alan yerleri var. Ama deniz seviyesinde hava yıl boyu çok sıcak olduğu için ben tercih etmezdim orda yaşamayı. Java’da 1000 metrenin üzerindeki bir yerde yaşamak güzel olabilirdi.

    • Havadelisi dedi ki:

      Tropikal gökgürültülü sağanaklara “boran” demişler. Doğrudur. Ama anemo’nun dediği gibi, adamı çürütür orası.

      • Paradigm Shift dedi ki:

        Hmm… 260’ı İlk gördüğümde baskı hatası gibi düşünmüştüm 🙂

    • El NiNo dedi ki:

      güney amerikada bir bölge var yılın neredeyse tamamında günde 8-9 saat süren şimşek fırtınaları oluyor. dünyada ozon oluşturan tek yerdi sanırım.

    • çihiro dedi ki:

      Benim kafadansın 🙂 Ben de şimşek, yıldırım, gök gürültüsü hastasıyım 🙂

      • Paradigm Shift dedi ki:

        Şimşek nerede ben orada. 🙂 Yıldırım nerede ben orada desem, biraz sakat bir durum olacak 😀 Bahar gelirse eğer, (Bünyamin bey bir yazısında artık ara mevsimlerin pek yaşanmadığını yazmıştı) bahar yağmurları ile beraber inşallah bol miktarda şimşek görme şansını buluruz. Bu arada; izlediğim bir belgeselde, açık havada deney amaçlı suni yıldırım düşürüyorlardı ve ağır çekimde, aslında yıldırım düşmediğini, tam tersi topraktan havaya doğru bir yol çizdiğini göstermişlerdi. Ama o kadar hızlı oluyor ki, göz bunu algılayamıyor.

        • çihiro dedi ki:

          Evet ben de okumuştum yerden buluta doğru olduğunu. Şimşekli havalarda bisikletimi çekerim altıma (Amerika’da jiplerle yapıyorlar bu işi 🙂 ) şimşeklerin en güzel göründüğü düz bir alan bulurum kendime. Sonra değme keyfime 😀

          • Paradigm Shift dedi ki:

            Yukarıda link paylaştım. Beraber gidelim, sen kullanırsın 🙂

        • dagdelisi dedi ki:

          Aslında ilk önce buluttan aşağıya doğru negatif parçacıklar inmeye başlıyor. Yer yüzeyine yaklaştıkça pozitif yükleri çekmeye başlıyor. Böylece yerden yukarıya doğru + yükler yükseliyor (saçlar diken diken olmaya başlıyor yani). Yer yüzüne yakın biryerde bu ikisi sonunda birleşiyor. En sonunda çok kuvvetli akım aşağıdan yukarı çıkıyor. Bizim gördüğümüz yıldırım bu yukarı çıkan. Ama esas olarak önce zayıf aşağı doğru hareket, sonra kuvvetli ve parlak yukarı doğru akım.

  7. mrkdmr dedi ki:

    Bu gerçekten resmi bir hesap mıdır? Bana hiç öyle gelmedi de…

    https://twitter.com/#!/MeteorolojiGnlM

    • Havadelisi dedi ki:

      Olabilir, teyit almak lazım.

      • mrkdmr dedi ki:

        Günde iki kez güncellenen tahminlerin ve meteorolojik uyarıların bu tarz sosyal ağlardan MGM’nin resmi hesapları aracılığıyla paylaşılması güzel bir atılım olur. Facebook ve Twitter’ın ülkemizdeki popülerliği malum. Hem böylece bilgi kirliliğinin de önüne bir nebze de olsa geçilebilinir.

  8. Havadelisi dedi ki:

    ECMWF akşam yürütmesinde 240. saate pek güzel bir Sibirya yükseği koymuş.

    Başka destekleyen model yok şu sıra, ama olur da öyle bir şey gelirse adı hazır. Sonra söylerim 🙂

  9. Trakyalı dedi ki:

    Arkadaşlar WRF modelinin güvenilirliği nasıldır? Skiron’un DEK yağışlarında kuvvetli olduğu gibi onun da kuvvetli olduğu alanlar var mıdır?

    Senin gördüğünü ben de gördüm ama diğer modellerle arasında büyük fark var şu an 🙂 Yarın sabah da aynı görüntü olursa güvenebilirsin. Yağış ve sıcaklıkta iyidir. DEK yağışlarında SKIRON kadar iyi değil. O modeli ben sisteme 24 saat kala kullanmayı tercih ediyorum. – Santiago

    • Trakyalı dedi ki:

      Bu kadar kısa süre kala modellerin fikir birliğine varamaması ne kadar ilginç ya. Senin fikrin nedir Santiago? Şu anda tahmin yap deseler, hangi modele güvenirsin veya ne söyleyebilirsin yarın akşam ve cuma gündüz için?

      Bu sistemi başından beri en iyi ECMWF analiz etti. Şu an tahmin yapmak zor, sınırlı alan modelleri basınç yerleşimi konusunda kararsızlar. Gerçi şu var, tüm modeller Bursa-Düzce arası için hem fikir. Sistemin en şanslı bölgesi orası olacak. – Santiago

      • çihiro dedi ki:

        Eskişehir-Konya-Ankara hattı ise tahmini en zor bölge şu anda. Bu bölge için modeller hala fikir birliğine varabilmiş değil. GFS çok az, ECMWF bol yağış öngörüyor. ECMWF’in çizgisini GFS’ye kaydırmaması için çok dua ettim. Son çalıştırmada olumlu yönde. GFS beni korkutuyor hala.

        • El NiNo dedi ki:

          ankaranın kuzeyi ve batısı ankaraya göre yüksek olduğu için ankara siklonun batısında kaldı mı rüzgalar kuzeyli ve batılı yönlerden esiyor. ama çukurda kaldığı için yağış oluşamıyor. siklon batıda kaldı mı güneyli esiyor güneyi kuzey ve batısına göre daha az yükseltiye sahip daha fazla yağış alıyor böyle bir mantık kurabilir miyiz ?

          • welbane dedi ki:

            Bilakis batısı merkeze göre daha alçak…

            • El NiNo dedi ki:

              Ankaranın batısını söylemiyorum Eskişehir, Bolu gibi çevre illerinin yani iç anadolunun kenarlarını söylüyorum.

  10. çihiro dedi ki:

    Bir kaç gündür takip ettiğim kadarıyla MGM’nin MM5 meteogramları 12 saatte bir güncellenmeye başlamış sanırım. Önceden 24 saatte bir güncelleniyordu.
    http://www.mgm.gov.tr/tahmin/mm5-meteogram.aspx

    Süper, özellikle DEK yağışlarında takip edilmeli – Santiago

  11. Onur dedi ki:

    Bitlis’te sokak lambası’nda ayakkabı bağlamak:

    http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=53885&rid=2&p=4

    Yok artık 🙂 – Santiago

    • excratarius (bahçeşehir) dedi ki:

      Aynı haberin linkini vermek için girdim ama birileri benden önce davranmış :), sahiden de çok ilginç görüntüler var Bitlis’te

    • MAT dedi ki:

      Bitlis Belediye başkanıda havadelisi olmasın 🙂 Eğer blogu takip ediyorsa yazılarınıda bekleriz.
      “Başkan Alaydın, dedelerinin ve babalarının eski kışları anlatmak için kara gömülen telefon direklerini kendilerine örnek gösterdiğini belirterek, “Efsane geri döndü. Hep büyüklerimiz bizlere anlatırdı. Bitlis’te Rahva bölgesinde telefon ve elektrik direklerinde ayakkabılarını bağladıklarını söylerlerdi. Evet biz de şu anda Bitlis’te TOKİ bölgesinde bir elektrik direğinin yanındayız. Ve şu anda ’Efsane geri döndü’ diyerek ayakkabımızı bağlıyoruz” dedi.”

    • çihiro dedi ki:

      Son iki memur atamasında Bitlis’i yazmıştım ilk sıralara ama çıkmadı. Artık Bitlis’i birinci tercihim olarak yazacağım 😀

  12. çihiro dedi ki:

    ENKA boğaz manzarasının altına sıcaklık, basınç, yağış, nem ve rüzgar değerlerini de koymuş. Şahane olmuş.

    • Onur dedi ki:

      Bizden haberleri var bence 🙂 Çok güzel olmuş gerçekten, kendilerine teşekkürlerimizi iletiyoruz…

  13. Onur dedi ki:

    GFS 00Z ana çalıştırması alternatifler arasında en soğuklardan biri olsa da çalıştırma ortalaması da mevsim normallerinin altında kalmayı başarmış.

    E kafamı kaldırıp dışarı bakıyorum kar var.Bahar bir süre daha bekleyebilir 🙂

  14. Cumulonimbus dedi ki:

    Uzun süredir soğuk ve güneşli günlerde kafamı kurcalayan bir konu var. Meteoroloji istasyonlarındaki sıcaklık ölçümleriyle ilgili. Saat 15’te DMİ’ye göre Ankara merkez 4 derece ve bu değer gölgede yerden iki metre yükseklikteki sıcaklık olmalı. Gerçekten de güneş gören yerlerde karlar ve buzler eriyor. Ancak güneş görmeyen yerlerde bugün hiç erime olmadı. Hatta gölgedeki soğuk ve kuru kar, toz şeklindeki yapısını koruyor. Bunu yer sıcaklığının düşük olmasına bağlayabiliriz. Buraya kadar tamam. Ancak arabalardan sarkan yeni oluşmuş buz sarkıtları, arabalar üzerinde kalan karların önce güneşle erimesi sonra gün içinde donması kafamı kurcalıyor. Ha öyle çok kuvvetli bir buzlanma değil ama daha önce de gördüm. Bunun nedeni, yer sıcaklığının iletimi, düşük nem veya ışımayla ısı kaybına neden olabilecek açık gökyüzü olabilir mi ? Bu arada ölçümlerin güneşten etkilenebilme ihtimalini aklıma bile getirmek istemiyorum 🙂

    1

    • MAT dedi ki:

      Hocam öncelikle sıcaklıklar 2 m yükseklikte kapalı siper içinde ölçülüyor, güneşle teması kesinlikle yok. Arabalardan eriyen buzların donma sebebide yer yüzeyinin (beton vs.) sıcaklığının 0 derece nin altında olmasından kaynaklanıyor sanırım. Gölge yerlerde beton üzerine termometre koyarsanız sıcaklığın hava sıcaklığından ne kadar düşük olduğunu görürsünüz. Yazın ise tam tersi bir durum yaşanır. Bu nedenle havalanlarında pist sıcaklığı ölçümleri de yapılır. Normal hava sıcaklığı 30 dereceyken pist sıcaklığı 40-50 derecenin üzerine çıkabilir.

      • Cumulonimbus dedi ki:

        Teşekkürler, sanırım ısınan hava her zaman etraftaki nesnelerin ya da yüzeylerin de ısınması anlamına gelmiyor. İlginç olan bir şey de, güneş etkisiyle ısınmada yukarıda bahsettiğim durum sık sık oluşurken, hava sıcaklığının aynı olduğu ama yaklaşan yağış nedeniyle olan ısınmada erimenin daha çok olması.

  15. Paradigm Shift dedi ki:

    Herkese merhaba,
    Yıllarca reklam ajanslarında çalışmış ve “emekliliğine çeyrek kalmış” bir grafikerim. 🙂 Küçük yaşlardan beri kafamın takık olduğu “hava” konusunda bir sürü site, şahıs vs. takip etmeme rağmen, bu zamana kadar nasıl olup ta sizlerden haberim olmadığı konusunda kendimi sert bir dille eleştirmekle beraber, “Hava Delisinin Not Defteri” ile beni tesadüfen tanıştıran “Ekşi Sözlük”e teşekkür ederim. Dedim ya; not defterinizin sayfalarını karıştırmaya yeni başladım. Ve doğrusu, bu konuda meraklı bir çok insanı fazlasıyla doyuracak bir birikimle karşılaştım. Başarılarınızın devamını diler, kendi adıma çok fazla bir tahmin ya da yorum yapamayacak olsam da yine de büyük bir keyifle sizleri takip edeceğimi belirtmek isterim.

    Hoş geldiniz, her zaman bekleriz – Ozan

    • Paradigm Shift dedi ki:

      Teşekkürler. Öğrenmek istediğim bir şey var. GFS, ECMWF ve benzeri programlar hangi parametrelerle çalışırlar? Belli saat aralıklarında, belli bölgelerde yapılan meteorolojik ölçümlerin (rüzgar hızı, yönü, basınç, balon vs.) tümü girildikten sonra programın ne yönde senaryolar üreteceği mi beklenir? Yoksa bu işin tamamen farklı bir şekli mi var? Daha isabetli ve tutarlı sonuçlar almak için devamlı güncellenirler mi? Hiç bilmediğim için soruyorum. Bilgi alabileceğim bir kaynak var mı? Belki arşivinizde bir yerde bunlar yazıyordur, ben görememişimdir…

      Söylediğiniz gibi oluyor. Başlangıç verileri (meteorolojik ölçümleri) giriyoruz, sonra model akışkan dinamiği, termodinamik, kütlenin korunumu gibi prensipleri kullanarak belli bir zaman sonrasının çıktılarını hesaplıyor. Ölçümler güncellendikçe modeller de tekrar çalıştırılırlar ve tahminler güncellenir. İngiliceniz iyiyse şu makaleyi tavsiye ederim: http://en.wikipedia.org/wiki/Numerical_weather_prediction – Ozan

  16. Havadelisi dedi ki:

    Hepimiz kar kış seviyoruz ama… Şöyle de bir durum var:

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25321666/

    Soğuk kışların ve böyle çılgın Sibiryaların sıklaşması, dışa bağımlı bir ülke olan Türkiye’yi perişan edebilir.

  17. vostok dedi ki:

    Merhaba herkese.

    Boş kaldım birşeyler yazma ihtiyacı duydum hemen 😀
    Diyagram görüntülerini incelerken Grönland’ın başkenti olan Nuuk şehrinin Diyagramına şaştımda kaldım. Mevsim normallerinin çok üstünde sıcaklıklar bekleniyor 850 hpa seviyesinde. Bugün(13 Şubat 2012) için 850 hpa seviyesinde +2 ila +3 dereceler görülecek;
    http://ompldr.org/vY3NyeQ

    Şu an Nuuk şehrinde sıcaklık 3 derece ve günün en yüksek sıcaklığı olarak 6 derece tahmin etmiş Wunderground;
    http://ompldr.org/vY3NzYw

    Wunderground’un Nuuk için bulundurduğu arşivlerin en son yılı olan 1996’ya kadar ki en yüksek maksimum sıcaklık demek bu. En son 2008’de Nuuk şehri 1 dereceyi görmüş. Fakat bugün(13 Şubat 2012)sıcaklık 3 dereceyi bulmuş durumda.

    http://ompldr.org/vY3NzZw

    Bu da bilmeyenlere, merak edenlere Nuuk şehrinin nerede olduğunun gösterimi;
    http://ompldr.org/vY3NzaA

    Bu sene global anlamda birçok rekor kırıldı veyahut kırılmaya çok yaklaşıldı. Gerçekten bu sene atmosfer ve yardımcı elemanları muhteşem çalışıyor 😀 😀 Unutulmaz bir yıl oluyor gerçekten 😀

  18. A. Cem İlhan dedi ki:

    Doğanın sesi.. bu da başka bir beyaz gürültü

    Harika, çok teşekkürler – Ozan

  19. El NiNo dedi ki:

    1

    26 ocak 2010

    8 mm yağış diyor ama o sistemde kara gömülmüştük. Aynısı olabilir mi

  20. El NiNo dedi ki:

    modellerin geçmişine hangi siteden bakıyorduk ?

  21. El NiNo dedi ki:

    Bu kış eskiden yaşanan bütün efsane sistemlerirnin sistemlerin örneklerini gördük sanki. önümüzdeki sistemde sistem de bozulmadan gelirse 2004 üde ‘ü de görcez.

    Dün köyden yaya yürüdüm 1 saat. sonrasında otobüse bindim. arabada konuşuyorlardı 1985 kışını 2-3 metre kar yağmışmış. günlerce yollar kapalı kalmış.

  22. Mamii dedi ki:

    Saraybosna’daki arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla, geçenlerde 3 gün aralıksız yağan kar nedeniyle neredeyse şehirde hiç araç çalışmamış, bunun sonucunda hava temizlenmiş ve dünyada havası en temiz 2. şehir olmuş. Şu andaki durumu bilmiyorum 🙂

  23. Havadelisi dedi ki:

    Bugün öğleden sonra benim mekan, Limonlu / Mersin… Filmin en sonunda gözüken evlerden birinde oturuyorum şu sıra… Sıcaklık saat itibariyle 15 derece.

    • White Fox dedi ki:

      Ne güzeeeeeel!!!
      Ben tşörtle gezerdim bu havada 🙂

    • MAT dedi ki:

      Bu mevsimde hem çalışıp hem de kafa dinlenebilecek güzel bir kasabaymış. Kumu ve denizi de mükemmel görünüyor. Temmuz Ağustos çok sıcak olur ama Mayıs, Haziran ve Eylül_Ekim döneminde tatile de gidilebilir…

    • Havaİzmir dedi ki:

      Siz mi çektiniz videoyu? Özlemişim gök gürültüsü sesini 😀

      Evet ben çektim ama gökgürültüsü değil, dalgaların sesi o – Ozan

  24. Santiago dedi ki:

    Bahçemizdeki erik ağacı çiçek açmıştır. Meraklılarına duyurulur 🙂

    Yer: Florya, İstanbul

    • sefik dedi ki:

      kuşadası’nda da çok sayıda ağaç tam 1 aydır çiçeklerle dolu. 2 şubat’ta biraz yükseklerde kar yağdığında hem kar hem de ağaçta çiçekler vardı.çok güzel bir görüntüydü.

    • murat dedi ki:

      hocam trabzon’da da açtı kar gelecekmi önümüzdeki sistemde ona göre tedbir alalım

    • Cumulonimbus dedi ki:

      İlginç, hava sıcaklıklarının bir süre nisbeten yüksek seyretmesi sonucunda ya da daha düşük sıcaklıkta ama gündüzlerin yeterince uzadığı dönemde olması beklenir. Takip ettiğim kadarıyla, öyle bir bahar havası olmadı İstanbul’da değil mi ? Civarda çiçeklenen başka ağaç görebildiniz mi ?

      • Santiago dedi ki:

        Başka ağaç göremedim ama papatyalar da açmış. Gün ışığına göre hareket ediyorlar galiba.

        • Cumulonimbus dedi ki:

          Özellikle bazı kültüre alınmış papatya türleri erken açabiliyor, kar ya da soğuk onları pek etkilemiyor. Bazı kültür formundaki meyve ağaçları, bulunduğu coğrafyaya tam uygun değilse sinyalleri yanlış okuyor 🙂 Bu erik de sabırsızlanmış bence, sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilir 🙂

    • çihiro dedi ki:

      20 Şubat 2010: Konya’da çiçek açmış kayısı ağaçları gördüm. 20 Şubat 2012: Cuma günkü tipinin ardından 30 cm kar var yerde 😀

  25. mehmet ulu dedi ki:

    Arkadaşlar bir şeyi merak ettim: Skiron’daki snowfall haritalarında Bursa civarında çok güzel yağış gösteriyor. Acaba bu yağışlar,şehir merkezini mi baz alıyordur yoksa Uludağ’ı mı?

    SKIRON yüksek çözünürlüklü olduğundan Uludağ’ı ayrıca görür, yani ikisi ayrıdır. Bursa üzerindeyse Bursa, Uludağ üzerindeyse Uludağ hocam. – Ozan

    • mehmet ulu dedi ki:

      Teşekkürler, ılık havanın keyfini çıkarın.

      Ilıkçı ne de olsa 🙂 – Santiago

  26. çihiro dedi ki:

    Ar-Ge çalışmaları sırasında buldum. Veri/İklim arşivleri bölümüne koyalım; Wunderground’un hava alanı istasyonları arşivi.
    Sağ tarafta “History Location” bölümü var. Oraya istediğiniz hava alanının kodunu girebilirsiniz. Hava alanı kodları: Dünya ve Türkiye.

  27. Havadelisi dedi ki:

    Profesör var, İstanbul’da 20 yılda bir DEK olduğunu söyleyen…

    http://gundem.milliyet.com.tr/-eksi-20-de-olsa-bogaz-donmaz-/gundem/gundemdetay/01.02.2012/1496354/default.htm

    Bir de aşağıdaki yazıda anlatılan profesör var…

    http://foliasyon.blogspot.com/2010/11/cografya-hocamz-srr-erinc.html

    Siz karar verin…

    • El NiNo dedi ki:

      Sırrı Erinç’in kitaplarından ders görüyorum ben de.

    • White Fox dedi ki:

      O profesörün kafasında nasıl bir DEK tanımı olduğunu gerçekten çok merak ettim doğrusu.
      Karşılıklı yüz yüze bu konuyu konuşmak isterdim kendileri ile… Ben burada elimizdeki bir ton örnekten dolayı dünden beri DEK’i etkilerinden ve niteliğinden ötürü kategorilere bile ayırırken, hatta DEK’e özel tahmin indeksi bile icat ederken bu hocamız nasıl olur da bunu sadece sibirya ile daraltır ?

    • MAT dedi ki:

      20 yılda bir gelir denilen DEK, 10 günde 2 kez geldi, 3.süde yolda… Allah’tan çok sık yaşadığımız bir olay dememiş, 20 yıl DEK göremezdik 🙂

  28. Havadelisi dedi ki:

    Yazı: http://www.milliyet.com.tr/-sakin-degil-dengesiz-bir-bahar-geliyor-/cumartesi/haberdetay/11.02.2012/1500811/default.htm

    Altındaki yorum:

    1

    Şimdi de dizide oynamak istiyor!… Ne ülke be. Dallas mübarek.

    • serdarg dedi ki:

      Dizi değil ama belgeseli var. Küresel ısınmayı yerinde görmek için Alaska’ya gitmiş ve gittiği ilk günün akşamı yolunu kaybetmişti…

    • MAT dedi ki:

      Ben dizilerde oynayabileceğini düşünüyorum. Özellikle “berber” rolünü hakkını vererek oynar…

      • nidogeyç dedi ki:

        Evet biraz tıraşçı ama çoğu modelden daha tutarlı, ben özellikle mevsimsel tahminlerde kendilerini takip ediyorum. 🙂

  29. Cumulonimbus dedi ki:

    Bunlar da 21 Şubat 2004, Çayyolu-İncek arasında yaptığım bir araziden. Bölgede gün boyu sağanak kar geçişleri olmuştu ama en etkilisi, gün batımından hemen önce, Tuluntaş – İncek köyleri arasında gerçekleşmişti. Son üç fotoğrafta Elmadağ görünüyor, ikinci fotoğrafta ise açılmayı bekleyen bir çiğdem. Fotoğraflar gif formatında ve akış zaman sıralı.

    1

  30. tengizman dedi ki:

    Son 15 gunde genel olarak Gebze ve Tuzla ile ilgili sikayetler okudum. Isim geregi son 3 aydir o bolgeye sikca gidiyorum, en son Cuma gunu gittim. Gebze ve Tuzla civarinda birkac saat gezdikten sonra geri dondugumde sanki ormanlik alandaymisim gibi aldigim nefesi hissediyordum. O bolgedeki agir sanayi oranin havasini bence fazla kirletiyor. Bu hava kirliligi kar yagisini olumsuz etkileyebilir mi? Bunu merak ediyorum.

    • Havadelisi dedi ki:

      Kirleticiler aynı zamanda havayı ısıtıyorsa evet, ama kar yağışına doğrudan etkisi var mı onu bilmiyorum, araştırmak lazım.

    • Berk dedi ki:

      Hava sıcaklığı kar yağışı için sınırdaysa yani 0-1 derece arası ise etkileyebileceğini düşünüyorum. Fakat daha soğuk havalarda (-2,-3,-5 gibi) etkilemez.

      • Hkn_snowist dedi ki:

        Aynı sanayi kirliliği İkitelli çevresinde de var ama oralarda durum oldukça normal, hatta yanıbaşındaki Başakşehir her zaman en fazla kar alan yerlerden biridir..

        • tengizman dedi ki:

          Oradaki sanayi kirliligi bir baska. Kozmetik fabrikalari, boya fabrikalari, organize deri sanayi vs vs. Havaya ve insan hayatina ne kadar zarar veren olusum varsa o bolgelerde konuslanmis. Dilovasi’na 1 km kala beyaz dumanlari gorebiliyorsunuz.

    • Cumulonimbus dedi ki:

      Şehirler üzerinde hava kirliliği nedeniyle yağışların artabileceği söylenir. Sıcaklık uygunsa, kirletici partiküller yağış çekirdeği olup yağışı arttırabilir de, tabii bu bir şehir efsanesi değilse.

      Doğru hatırladınız, şehir efsanesi değil. http://www.reuters.com/article/2012/01/15/us-aerosols-idUSTRE80E0JM20120115 – Ozan

    • Semih dedi ki:

      Gerçekten haklısınız. Hele ki Dilovası…

      Tuzla’da ise Aydınlı ve Orhanlı civarlarında oldukça fazla. Merkez civarlarında yok. Ama ben farkettiğim kadarıyla o taraflarda kar yağışı etkilemiyor. Orhanlı tarafları, civarlarındaki en fazla kar yağışını alır çoğu zaman.

  31. ertugrull dedi ki:

    White Fox hocam bir önceki yorumumda bahsettiğim durumu tekrar açıklayayım. Giresun’un Espiye,Tirebolu ve Görele ilçeleri DEK geçişlerinde diğer çevre il ve ilçelere göre her zaman daha fazla yağış alır. Bu duruma Sis Dağı’nın (rakım 2.180 mt.) ve Yağlıdere, Gelevera, Harşıt derelerinin etkisi var mı? Kırmızı ok işaretleri karayel rüzgarını, mavi boyalı yerler dere yataklarını, mor daire içerisindeki alan Sis Dağı, yeşil daire içerisindeki alanlar ise kıyı şeridindeki dağlar ( ortalama yükseltiler 400-850 mt.).

    1

    • Havadelisi dedi ki:

      Güzel tasvir. Kıyının tam çizdiğiniz rüzgar yönüne dik uzanması, yükseltisi çevreye göre az olan dere yataklarının da tam o rüzgarın hizasında olması, gelen nemli kütlelerin dere yataklarının olduğu vadilere doğru kanalize olmasına (channelling), böylece vadilerin duvar bölgelerinde ve giriş çıkışlarında yoğun yağışların meydana gelmesine sebep oluyor olabilir. Aynı şeyin İstanbul Boğazı boyunca uzanan DEK bantları için de geçerli olabileceğini düşünüyorum (bakınız) ama emin değilim. Bunların tespiti için, sınırlı alan modelleriyle çok çok yüksek çözünürlükte hassasiyet analizleri yapmak gerekir (yani mesela dere yataklı bir yürütme yapıp, sonra da dere yatağını topoğrafyadan kaldırarak bir yürütme yapmak gibi). Şu WRF’yi iyice öğreneyim, yaparız ilerde.

      Diğer arkadaşların görüşlerini de merak ediyorum. Jeolog Santiago ne der acaba? Bir de, “vadi çekişli DEK” olası mıdır? 🙂 (ciddiyim ha)

      • ertugrull dedi ki:

        Hocam bir de Espiye’nin batısında yer alan Gülburnu’nda (Zefre) dağların doğu cephesinin denize dik uzanması da ayrıca etki yapabilir mi? Özellikle yaz mevsiminde DEK geçişlerinde ani şiddetli yağışlar oluyor.

        Tabii olabilir, ama tam anlayamadım. Bunu da resimli paylaşırsanız, ayrı bir yorum olarak … Google Earth’de bakış açısını eğebilirsiniz benim yaptığım gibi, ayarlardan yükseltileri daha da abartılı gösterebilirsiniz. – Ozan

        • ertugrull dedi ki:

          1

          Ozan hocam turkuaz renkli oklar nemli havanın dağ yamacında yükselişini gösteriyor, koyu mavi boyalı alanlar ise DEK geçişlerinde en çok yağış alan bölge.

        • mehmet ulu dedi ki:

          Ben aslında Gülburnu ile Trabzon’daki Yoroz Burnu’nu benzetirim.Ama Gülburnu’ndan sonra kıyı çizgisi karayele uygun şekilde devam ediyor;Yoroz’dan sonra ise poyraza uygun şekilde devam ediyor.Bu durum da belki Trabzon’un makus talihinde etkili oluyordur…Gerçi şimdi bir daha baktım da Yoroz çok daha büyükmüş…

          yr

          • ertugrull dedi ki:

            Gülburnu Yoroz burnuna göre hem alan hem de yükselti olarak daha küçük ve Espiye’nin 30 km doğusunda sahil kesiminin en yüksek dağı Sis Dağı bulunuyor. Trabzon’da ise hem Yoroz burnu he mde ardında böyle bir yükselti bulunmaması etken olabilir.

      • okito dedi ki:

        Hocam bence dere yatağı ve vadilerin, hakim rüzgar yönüne dik uzanması ve vadilerin konik yapısı, kesinlikle konvektif hareketi artıran unsurlar. Boğaz göndermeniz bu açıdan olumlu bir örnek. Çok hafif karayel bileşenli yıldız estiğinde, boğaza giriş yapan bantların, boğazın her iki yakasına 10-15 km yayılacak şekilde genişlediğini gördük.
        Bir de konu hakkında, eklemek istediğim bir başka soru daha var; vadiye giriş yapan bantlar tekrar yükseliyor ve sürtünmeyle konvektif yapısı artıyor. Orada bu mekanizma ile oluşan türbülans ve yükselen havanın bıraktığı boşluk, takip eden bantların da buraya doğru hareketlenmesine neden olabilir mi? (Rüzgardan bağımsız olarak soruyorum)

        Bilemiyorum bunu, akışkan dinamiğinden çok iyi anlayan bir meteorolog cevaplayabilir ancak. Araştırmak lazım. – Ozan

    • Havadelisi dedi ki:

      Yani şu (tıklayıp büyütün):

      1

    • White Fox dedi ki:

      Ben yeni farkettim bu soruyu söyleyebileceğim şeyleri Ozan Hoca söylemiş.

      Fakat ben dağlar ve vadiler bakımından burası ile diğer Karadeniz kıyıları açısından belirgin bir fark göremedim. Bu yüzden biraz daha farklı bir yaklaşım ileri süreyim. 🙂
      1
      Değirmenağzı Gülburnu DEK’i hareket ettiren rüzgarları makas gibi kesip doğudaki Espiye ilçesinde kütleleri yoğunlaştırıyor da olabilir. Değermenağzı Gülburnu’nda 600 metrelik bir tepe bile var.

      Diğer iki ilçede ise yükselti sahilin hemen gerisinde birden başlıyor gibi gözüküyor.

      Bir de sinoptik yerleşim Rize’nin doğusunda veya Trabzon’da DEK yapmaya müsait koşullar yaratmayabiliyor. Hep aynı yerlerde diziliş olmasından kaynaklı olarak bu ilçeler diğer yerlerden daha fazla DEK alıyor olabilir. Bir de Samsun karayelden DEK almaya pek de uygun değil…

      • ertugrull dedi ki:

        Espiye ilçe merkezi rakım olarak Tirebolu ve Görele ilçelerinden daha alçak hatta diğer sahil yerleşimlerinden de alçak. Bu son yağışlarda Espiye ve Tirebolu ilçeleri Karadeniz’deki diğer yerleşim yerlerinden daha fazla kar yağışı aldı. Espiye’de kar kalınlığı 45 cm, Tirebolu’da 50 cm. Düşünün iç kesimlere bile bu kadar kar yağmadı. Hatta Görele ilçesi normal şartlarda daha fazla kar yağışı alır ama son yağışlarda 20 cm kar yağdı oraya. Yaz mevsiminde ise DEY geçişleri bu üç ilçede çok etkili oluyor.

  32. Havadelisi dedi ki:

    Ana sayfada yeni başlık açılmıştır.

  33. faseay dedi ki:

    Arşivlerden baktım 4 Mart- 19Mart arası tam 15 gün İstanbul kar manyağı olmuş. Gelen vurmuş giden vurmuş felek yerden yere vurmuş Dek’i vurmuş siklonu vurmuş ortalık adeta savaş alanına dönmüş. Bütün sistemler at koşturmuş. Bu nasıl bir şey abi ya. Ama dikkatimi çeken şey 850hpa da -10 ila 0 derece arasında hiç boşluk yok anlıyacağınız sistem istanbul’u cin gibi çarpmış

    1

    2

    Olabilecek en kusursuz senaryolardan biri işte… İnanılmaz. – Ozan

    • hergunkaryagsın dedi ki:

      yağışın arşivine nereden bakıyorsunuz acaba

      • faseay dedi ki:

        http://www.wetter3.de Ben buradan giriyorum. Anasayfada Standardkarten (GFS)’ye açılan sayfada da Archiv’e tıklayın çıkan kısma tarihi yazınca bulursunuz.

        • Cumulonimbus dedi ki:

          Arşivdekiler ölçülen gerçek değerler mi yoksa modellerin bir zamanlar göstermiş olduğu değerler mi ?

          Basınç yerleşimi ve diğer verilere göre hazırlanmış yapay sonuçlardır bence – Santiago

          • Cumulonimbus dedi ki:

            2m sıcaklık ve yağış (belki diğerleri de) 2 Ocak 1979’dan geriye gitmiyor. Ayrıca yakın tarihte bile yağış haritaları gerçekleşenden farklı gibi, ama tam emin olamadım doğrusu.

  34. hergunkaryagsın dedi ki:

    SKIRON ayın 15 ve 16 sında orta ve doğu karadenizi kıyılar dahil resmen kara gömmüş. ama bunu modellerde ben pek göremedim. acaba böyle bir şey olabilir mi? Bir de ayın 18 i gibi kuzeydoğuya geçecek bir alçak var. bu alçak samsun’a kar getirebilir mi? gfs yağışı da çok iyi vermiş. Bloğun üstadları lütfen cevap verin.

  35. White Fox dedi ki:

    İşte ben burayı kıskanırım, arkadaş! Hem şiddetli kar var hem gök gürültülü ! 😀
    2
    3

  36. ertugrull dedi ki:

    White Fox hocam size bir sorum olacak. Giresun’un Espiye, Tirebolu ve Görele ilçeleri DEK geçişlerinde her zaman bol yağış alır. Bu duruma Sis dağı ve Harşıt, Gelevera, Yağlıdere derelerinin bir etkisi var mı ?

    Harita üzerinde çizerek göstermelisiniz. Bize bir sürü iş bırakmışsınız. – Ozan

  37. TERRA dedi ki:

    Arkadaşlar Orta Karadeniz’in payına şu anki görünüme göre ne düşer? Yorumlayacak arkadaşlara şimdiden teşekkürler….

    Heyecanlanacak bir şey yok gibi kıyıları için (şu anki görüntüye göre) – Ozan

  38. Cumulonimbus dedi ki:

    Ankara’daki DEK tartışmaları sürüp giderken Mart 2004’ten fotoğraflar paylaşayım.
    6 Mart 2004 Cumartesi günü Hacettepe Merkez Kampüs’teydim. O günü iyi hatırlıyorum ve çektiğim fotoğraflar o günki kümülonimbüs kaynaklı kar sağnaklarının belgeseli gibi olmuş. DEK midir ? Cephe midir ? Yoksa nedir ? Değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum … 🙂

    Sabah havada tek tük bulut vardı, öğleden sonra aralıklarla kısa süreli kuvvetli kar sağanakları olmuş ama gündüz kar tutmamıştı. Yağış akşam üzeri son bir şov yapıp iki santim civarında örtü bırakmıştı. Geceye doğru hafif bir kar sağanağı daha oldu. Saatleri takip ediniz. Fotoğraflar zaten zaman sıralı. Son üç fotoğraf Çankaya’dan:

    1

    1: http://omploader.org/vY3JiYg
    2: http://omploader.org/vY3JiYw
    3: http://omploader.org/vY3JiZA
    4: http://omploader.org/vY3JiZQ
    5: http://omploader.org/vY3JiZg
    6: http://omploader.org/vY3JiZw
    7: http://omploader.org/vY3Jicw
    8: http://omploader.org/vY3JidA
    9: http://omploader.org/vY3JidQ

    Harikulade, çok teşekkürler. – Ozan

    • White Fox dedi ki:

      Bunlar termodinamik konveksiyona bağlı olarak gelişen kümülüs kongestuslar, bu tip kar yağışları İç Anadolu’da özellikle Mart ayında çok sık görülüyor – şubat ve nisan’da da olabilir. Bazen uygun şartlarda dikey olarak gelişerek kümülonimbus incus veya kümülonimbus kalvusa dönüşebiliyor.

      Yıllar önce bir Mart ayında grup arkadaşla Kırşehir’de Anadolu lisesindeyken öğleden sonraki dersleri asıp internet kafede oyun oynamaya kaçıyorduk. Biz yolda giderken, şehir merkezinin üstüne kapkara bir kümülonimbus oturdu. Biz fena yağmur geliyor diye, hızlı yürümeye başlamıştık, o sırada karşıdaki tepeler kaybolmaya başladı. Bir kaç dakika sonra kuvvetli rüzgarla öyle bir şiddetli bir graupel yağışı başladı ki, biz kitap ve çantalarla sert tanelerin acıtmasından korunmaya çalıştık. Sadece 5 dakikada su birikintileri de dahil zemin de en az 10 santim graupel tabakası oluşmuştu. Kırşehir-Kayseri karayolu ulaşıma kapandı. Bir kaç kez de boğuk gök gürültüsü duymuştuk. Tabii ben kardan sert doludan yumuşak o yağışın graupel olduğunu bu blogda öğrendim. 😀

      • Seyyah dedi ki:

        İç Anadolu Bölgesi’ni zaten iklim olarak Yozgat-Kırşehir Mucur hattından ayırmak lazım. Bence çoğu doğu iline göre bile sert bir iklim yaşamaktadır oraları. Çook hatırlarım -10 lardan Kayseri’den yola çıkıp ki bu akşam saatleri, geceyarıları Ankara aşti’de 0 dereceleri gördüğüm. 5 sene geçirdiğim Kayseri bana hakiki step ikliminin ne olduğunu göstermiştir ve mükemmel kışlar yaşatmıştır bir batılı olarak (bu blogtaki efsanelere İç Anadolu doğu bölgeleri 2008 efsanesini eklemek lazım aslında. Bilfiil 3 ay yerden kar kalkmamıştı Kayseri’de. Ve o kadar çok ekstrem gördü mki o bölgede artık doydum mu dersiniz vs. kar yağışları beni kesmez oldu 🙂

        Bu 8-10 derece düşecek muhabbetleri vardır ya 24 saat içinde;bilmiyorum süre-değişim olarak uç noktamız nedir ama ben anlık olarak direk yaşadığım:45 dk.da 13 dereceden 2 dereceye inip ;bu süreçte hiç yağmur almadan direkt kar yağışını gördüm ve o ara oda dumanaltı olmasın diye cam açıktı evin içine kar yağmaya başlayınca yok artık dedim. Meteor.gov.tr Kayseri şubesi afallamış o anlar; sitede anlık değişimler:10dk.da bir 7 derece 5 derece..İlk ve bi daha hiç sitede görmediğim değişiklikler hey gidi günler heyyy:)…..

        • efex84 dedi ki:

          Hocam 2008 efsanesinden bu yana Kayseri’de kış göremez olduk maalesef. Bu yıl tüm Türkiye kara gömülürken, Kayseri merkezde 10 cm’den fazla kar yağmadı. Gelecek sistemlerden de pek umut yok artık İstanbul’u bile kıskanır olduk yahu…..

  39. Santiago dedi ki:

    Hangisini tercih edersiniz?

    A) GFS 06Z Ana Çalıştırması 180. Saat – 6 saatte yaklaşık 30 santim, gelişmiş DEK yağışı

    B) GFS 06Z Kontrol Çalıştırması 144. Saat – 70-80 km/saate varan hamleleriyle kar fırtınası

    Benim tercihim B şıkkıdır..

    • İkisi birden gelirse anca doyurur beni 🙂

    • TERRA dedi ki:

      Önce B olsun ardından cila niyetine A iyi gider..

    • White Fox dedi ki:

      Ben A seçeneğini tercih ediyorum çünkü son güncellemede GFS Cuma günü için sadece -40lar İstanbul üzerine sokmamış ayrıca ULL merkezi de tam İstanbul’un üzerine koymuş.
      A-2 kategorisinde dinamik çekişli DEKler potansiyel olarak şimşek aktivasyonlu çok kuvvetli yağışlar üretebilir ama daha erken tabi…A-3 de olabilir daha erken termodinamik faktörler hiç net değil.

      Aşağıdaki kategoriyi de herkese er ya da geç benimseteceğim! 😀

      Karakterlerine Göre White Fox DEK Kategorileri

      A – (Şimşek Potansiyelli] Çekişli DEK’ler (Enhanced-Sea-Effects)

      1- Termodinamik yukarı çekişli DEK’ler A-1
      2- Dinamik yukarı çekişli DEK’ler A-2
      3- Karma[Hibrit] yukarı çekişli DEK’ler A-3

      B- Çekişsiz(Sığlık Cücesi) DEK’ler (Standard Lake/Sea Effects)

      1- Orografik etkilerle karada ortaya çıkan denizde varlığını çaktırmayan DEK’ler [Ghost Sea-Effect ) B-1
      2- Kısa mesafeli DEK’ler B-2

      • okito dedi ki:

        Peki içinde bu kadar terminoloji barındıran kategorileri nasıl benimsetmeyi düşünüyorsun?

    • okito dedi ki:

      Siklonun arkasında sağlam bir soğuk olduğu zaman buzlanması, rüzgarla beraber güzel oluyor. DEK’te soğuk kaynağının çok sağlam olması lazım. Yağışın hafiflediği ya da kesildiği zamanlar ısınma kaçınılmaz oluyor.
      Bunlara ek olarak 2006’da o kar fırtınasına dair aklımda kalan resimler, siklona yakın durmama sebep oluyor.
      Cevap sikloncuyum 🙂

    • sappokinowa dedi ki:

      Bi şeyler olucak galiba :), bazı kuruluşlar sinyalleri çakmaya başlamış, bizi ilgilendiren kısım daha çok videonun sonunda, buyrun…

      http://www.accuweather.com/en/weather-video/another-rare-snow-for-rome/91358901001

      Yani accuweather’dan bir meteorolog orayı beyaza boyamış diye mi “kuruluşlar sinyali çakmış” oluyor? Yapmayın. Biz ne görüyorsak adamlar da aynısını görüyor işte. – Ozan

      • sappokinowa dedi ki:

        Herkezin görmesi tercihimdir…bi şey de yapmış olduğumu düşünmüyorum, sonuç da paylaştığım link, bazı şeylerin benim kafam da sağlamasını yapmıştır, kesinliği yoktur, ama hepimizin bildiği gibi ihtimaller dahilindedir..Ayrıca ”sinyali çakmak ” deyimi rahatsızlık verici bir anlam içermiyor, tabi ki özellikle buraya çakmıyor, onun söylemesiyle de olacak değil. Ama koca kış ayın da ilk defa kısmetse yakalama potansiyeli bulduğumuz şu sinoptik görünümün çıktısını, dökümünü izin verirseniz gönül rahatlığıyla bir paylaşalım, bun da olumsuz bi durum göremedim, haliyle sizin gibi düşünmüyorum..

        Paylaştınız zaten bir şey demedim 🙂 İsim yapmış kuruluşların sunduğu ayrıntılara gerektiğinden fazla önem atfedilmemesi gerektiğini kastettim, yanlış anlamayın- Ozan

    • Havadelisi dedi ki:

      A… Önden çekişli 2000 cc Sibiryalı DEK!

  40. Santiago dedi ki:

    GFS 06Z yürütmesinin önümüzdeki cumartesi günü için 14:00-20:00 saatleri arasındaki toplam yağış öngörüsü.

    Türkçesi, İstanbul’da 6 saatte yaklaşık 30 santim kar yağışı.

    • ozan DENİZ ETKİSİ dedi ki:

      GFS 180 saat için bunu istikrarlı bir şekilde yürütebilecek mi. Tahminimce çok büyük değişiklikler olacaktır bu kadar saat varken.

      • Santiago dedi ki:

        Tabi ki değişir, sistem tarihi yaklaştıkça o düzgün izobarlar kıvrılabilir, yoğun konvektif aktiviteden dolayı Batı Karadeniz’de kapalı bir alçak basınç merkezi oluşabilir. Bir sürü olumsuz faktör çıkabilir karşımıza. Sistemin potansiyelini görmemiz açısından paylaştım bunu.

        Ama bu şekilde gelmeyi başarabilirse SKIRON 30mm-40mm yağış verir 6 saat için. Bakmayın 30 cm kar yağar dediğime, minimize edilmiş hali o 🙂

    • Hakan Güven(Karcı Hakan) dedi ki:

      Modeller şu anda rüzgar yönünü Karayel olarak gösteriyor,bu durumda Anadolu yakası ve Batı Karadeniz arasında kalan yerlerde müthiş kar yağışları gerçekleşebilir.Keza iç ve doğu bölgeler de aynı akıbette.Bu arada 500 hpa’da giren -41’ler de çok ilgi çekici.

      Anadolu Yakasının daha çok yağış alacağı artık garanti gibi (belki 2 kat daha fazla), ama Avrupa Yakası 16-17 Ocak gibi kötü kalmaz bu sefer. Karayel daha dik olacak gibi. – Santiago

      • Burak S(Tuzla) dedi ki:

        Son iki sistemdir Tuzla-Pendik-Gebze fiyaskoydu ilk sistemse herkes 40-50 santimlerden söz ederken biz 15 cm de kaldık geçtiğimiz günlerde kentin neredeyse tamamında örtü oluşurken biz havada bile zor gördük.Anlaşılan bu sefer sıra yine bizde ilk gelen sistemlerde olduğu gibi 😀

      • Mert dedi ki:

        Tek korkum DEK yağışlarının Avrupa Yakası’nın güney kıyı kesimleri için teğet geçmesi. Santiago hocam demiş 16-17’si gibi olmaz diye ama işte bir kez can yaktı mı hep acaba diye sordurtuyor insanı 😀 Umarım DEK için radar başında çıldırmayız hocam.

    • El NiNo dedi ki:

      Rize?

      İstanbul’un Fındıkzade ve Tuzla semtleri ile Rize için sistem fos çıkmıştır – Santiago

  41. Onur dedi ki:

    Evet Ankara’lılar salı günü şehrimiz yeni bir savaşa doğru sürükleniyor. Sizce direnebilecek miyiz?

    • arda yılmaz dedi ki:

      Bu sene direnişlerin çoğundan zaferle ayrıldık. Bu sefer de öyle olur bence 😀

      • Onur dedi ki:

        Modeller direnmeniz zor diyor 🙂 Bakıyorum Ankara’lılar da Cuma gününe odaklanmışlar.

        Hiç yoktan minimum kayıpla sonlandırmamız lazım ki Cuma günü rekora koşabilelim 🙂

  42. Santiago dedi ki:

    31 Ocak – 1 Şubat’ta yağan DEK İstanbul barajlarına çok yaramış. 7-8 Şubattaki ısınma ve ılık yağmurlar karları eritip barajları aniden yükseltmiş.

    9-10 Şubat sistemi de özellikle Istırancalar, Terkoz ve Ömerli havzalarına süper kar bıraktığından önümüzdeki günlerde bunların da erimesiyle beraber toplam doluluk oranının çok daha artacağını söyleyebiliriz. Hatta Mart ayı başında doluluk oranları full bile çekebilir.

    1

    İzmir barajları ise %50 civarlarında, Ankara’da %35. Ama Ankara’nın baraj havzalarında halen erimemiş halde bulunan tonlarca karı da unutmamak lazım.

    • burak dedi ki:

      Ankara’nın barajlarının biraz daha büyük olduğunu da unutmayalım.

      • snowmoon dedi ki:

        aslında ankara tüm barajları 35 değil çoğu daha fazla ama çamlıdere barajı çok büyük ve az kısmı dolu ortalamayı da o düşürüyor sanırım 🙂

  43. Onur dedi ki:

    ENKA Balmumcu kamerasındaki çözünürlük arttı mı, bana mı öyle geliyor?

    Arttı, çok güzel oldu – Ozan

    • Akureyri dedi ki:

      Evet, goruntu artik HD kalitesinde. Kamera goruntusunun oldugu URL de HDcam yaziyor. Enka’da da sanirim bizim gibi bir hava delisi var. Istinye, Balmumcu, Gebze ..butun binalarina weather station koymus. Fakat Balmumcu’nun yeri konum itibariyla bambaska. Enka balmumcu’daki bir diger yenilik de onumuzdeki 48saat icin hava durumu tahmini yapiyor. Yagis bekleniyor, ruzgar kuzeye donecek, sicaklik dusecek gibi. Yagis tahminini basinc degisimine gore yapiyordur fakat sicaklik ve ruzgar yonunu nasil tahmin ediyor onu anlamadim.

  44. faseay dedi ki:

    Bu resimlerdeki buzullaşma hakkında yorumu olan varmı? Nasıl oluşmuş acaba bu soğukta özellikle arabanın üzerindeki

    • Santiago dedi ki:

      Kuvvetli rüzgar dalgaların kıyıdaki kayalara çarpmasıyla oluşan su zerreciklerini sokağa püskürtmüş galiba.

      • MAT dedi ki:

        Ben de öyle düşünüyorum, dalgaların getirdiği suların donmasıyla oluşmuş. Bizim Karadeniz kıyılarında geçen sistemde eğer yer sıcaklığı çok düşseydi aynı görüntüler oluşurdu…

  45. Santiago dedi ki:

    500 hPa haritasında soğuk havanın akışını ve neden Orta Akdeniz’de alçak basınç oluştuğunu aşağıda görebilirsiniz.

    Eğer yüksek basınç doğru konumlanmış olsa ve o soğuk akışı Şubat başından beri Rusya’dan Batı Akdeniz’e doğru değilde Güney Ege ya da Doğu Akdeniz’e doğru olsaydı ciddi söylüyorum son elli yılın en sert kışı olabilirdi. Bir çok şehir minimum sıcaklık ve kar kalınlığı rekorunu kırabilirdi.

    1

    • faseay dedi ki:

      Kar kalınlığı rekoru derken Tuzla,Çayırova,Gebze boşluğunu lütfen hesaba katmayalım.Buranın bağımsız fedaratif bir cumhuriyet olduğunu unutmayın lütfen.Sizin kar yağışlarınız bizi hiç ilgilendirmiyor.son sistem bunu açıkça belli etti))

    • EFSANE-SEMİH dedi ki:

      İtalya civarında oluşan 2 tane alçak basınç belki de 1929’u kaçırmamıza sebep oldu. 26 Ocak’tan beri aralıklarla aldığımız kar yağışları bana göre devede kulaktır. Eğer o alçak basınçlar oluşmasaydı İstanbul’da şu ilçede bilmem kaç metre kar oldu yorumlarıyla site yıkılacaktı. Sibirya yüksek basıncı daha iyi konumlansa ya da Azor İtalya’ya doğru hamle yapabilseydi, zamanında soğuklar Avrupa’ya kaçmayacak üzerimize çullanacaktı. Kısmet değilmiş. Ol aki istediğimiz soğuklar bizi etkilemiş olsaydı sadece İstanbul’dan onlarca ölüm haberi gelebilirdi. Soğuklardan tüm Türkiye’de rekor sayıda ölüm haberi duyardık gibime geliyor. Herşeyde bir hayır vardır diyelim. Sanırım Ozan Deniz’in Haliç’in donma hayalide gerçek olucaktı. Ya da Tuna’dan buz kütleleri akın yapıcaktı:)

      • Santiago dedi ki:

        Ekonomiye de zararı çok büyük olurdu.

      • MAT dedi ki:

        İstanbul’da onlarca ölüm haberi iyimser bir yaklaşım olur bence. O şekilde bir kar yağışına elektrik şebekesi dayanamazdı. Uzun süreli elektrik kesintisi, dolayısıyla çalışmayan kombiler, ısıtıcılar başta bebek ve yaşlılar olmak üzere insan yaşamına çok büyük zarar verirdi. Maalesef bizde Avrupa devletlerinde olduğu gibi afet yönetimi yok müthiş bir plansızlık mevcut.
        Ben kendi adıma kar seven biri olarak hiç bir zaman afet boyutunda kar yağışı istemiyorum. 1-2 metre kar yağsın haliç donsun vs. istekler, 7 şiddetinde deprem olsun istanbul yıkılsın demek gibi.

  46. Santiago dedi ki:

    Fark eden oldu mu bilmiyorum ama bu sene ikinci defa modeller fena bir kelek amak üzere.

    Sabah tüm modeller 17 Şubat tarihinde Balkanlara bir soğuk indiriyor, Doğu Marmara’dan da güzel bir siklon çıkarıyordu. GFS öğle modeli farklı bir sinyal vermişti, yanlış olabilir diye düşünmüştüm ama neredeyse tüm modeller akşam güncellemelerinde soğuk akışını Romanya’dan Batı Karadeniz’e doğru vermiş.

    Kendisi zaten bir alçak basınçla beraber gelecek olan bu polar sistem Ege’ye inse siklon şahlanacaktı, ama şu haliyle gelecek olursa çok zayıf kalacak.

    Şu haliyle basınç yerleşimi olarak en kötü senaryo GFS’te, daha sonra ECMWF’de. 850 hPa’daki soğuma zaten -10C’yi bile göremeyecek muhtemelen, bari adam akıllı bir siklon görsek. Bıktım artık DEK yağışlarından..

    • Onur dedi ki:

      Bu haliyle soğuma da yetersiz kalabilir. Çok can sıkıcı çok 😦

    • Fortesla dedi ki:

      Bir de şimdi bak Santiago :D. Resmen Ankara için ikinci bir mart 2011 geliyor. Bu siklon bizi daha çok kanser eder bir kaybolur bir geri döner 😀

      • Santiago dedi ki:

        Az çok belli oldu sistem. Ama Ankara için Mart 2011 demek için çok erken, çünkü sistemin ömrü şimdilik daha kısa gibi.

        • sappokinowa dedi ki:

          Zaten kırk yılda bir siklonumuz oluşuyor, o da tabii haliyle gider doğu akdeniz’de güçlenir, şu haliyle özellikle doğu anadolu güneyi, iç anadolu güneyi başta olmak üzere iç bölgelerin çoğu kara gömülür gibi…biz İstanbullullar ise şöyle verimli bir sene de işimizin sadece DEK yağışlarına kalmasının dayanılmaz ağırlığı için de muhtemelen sezonu kapatacağız ( değişim olmaz ise )

  47. Emre dedi ki:

    Bu arada, hava olaylarına ilgi duyanlar arasında haritalara ve deprem meselesine de ilgi duyanlar var mı acaba?

    • Santiago dedi ki:

      Ben varım. Jeoloji mühendisiyim aynı zamanda.

    • mehmet ulu dedi ki:

      Kesinlikle ilgi duyuyorum…

      • mehmet ulu dedi ki:

        Nasıl olduysa edebiyat öğretmeni olmuşum. Bu sene sınava girip İstanbul Üniversitesi açık öğretim coğrafya yazacaktım ama hanım ‘git manyak mısın bu yaştan sonra ne coğrafyası’ yollu uyarınca vazgeçtim. Harita, atlas incelemeyi, TRT teletekstten sayfa 196’ya bakmayı severim. Bir aralar koeri.boun.edu.tr’ye sıkça girerdim. Hepimiz aynıyız herhalde 🙂

  48. Seyyah dedi ki:

    Bu aralar o kadar kara daldım ki normalde takip ettiğim bazı olaylardan uzak kalmışım. Karı takip etmekten totaldeki yağışların toplamına bakmayı veya şurasıda sağlam yağmur almış;burası feci yağış görmüş vs. kopmuşum onu anladım.

    DMİ’nin aylık yağış raporunu görünce biz karı takipten feci yağışları unutmuşuz :)Ocak ayı ülke geneli normaline göre yüzde 73 fazla olmuş.Şöyle gözucuyla baktımda bunların içinde rekorlar olabilir gibime geldi.Mersin:600mm,Alanya-Antakya:500mm zirvedekiler ve bunun yanında 200-300mm civarı birçok bölge var. Tabii bunların içinden Bitlis’i de es geçmeyelim:200mm. Mübarek sanki Ege ve Akdeniz sahillerinde bir şehir:)

    Tabii bu yağışların ve şubatta şimdiye kadar gelen zamandaki yağışları da hesaba katarsak; şu an ülkemiz dağlarında birçok katı halde vaktini bekleyen göller bulunmakta. Bu sene bayağı bi taze, kalitesi yüksek su içeceğiz anlaşılan 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Teşekkürler. Bir de “La Nina var kuraklıktan geberebiliriz”ciler vardı onlara ne oldu sahi?

      • MAT dedi ki:

        Hocam onlar kuraklık açıklaması yaptığı gün bu kışın sert geçeceği belli olmuştu zaten 🙂 Allah vergisi bir kabiliyetleri var, ne derlerse tersten tutuyor:)

  49. BAHADIR dedi ki:

    Modeller gene Trakya için berbat bir çıktı veriyor. 1 hafta daha karın ağrısı çekicem anlaşılan. Tekirdağ namı diğer “kar yağmaz” bu sistemden de hüsranla çıkacak gibi, 10 kg yağmura bile razıyım onu bile unuttum.

Yorumlar kapatıldı.