Atış Serbest


Atış Serbest'i RSS ile de takip edebilirsiniz

Blogda yazılan yazılarla doğrudan ilgisi bulunmayan her türlü görüş, açıklama, tahmin, öneri, soru ve eleştirinizi; benle ve diğer okurlarla tartışmak istediğiniz hava/iklim olaylarını bu sayfaya yorum olarak ekleyebilirsiniz. Buraya tıklayarak yorum yazma kutusuna ulaşabilirsiniz. Birisine cevap yazmak istiyorsanız, lütfen cevabı vermek istediğiniz kişinin yorumunun altındaki “Cevapla” düğmesine tıklayın. Cevabın cevabına tıklayarak devam ederseniz yorumlar sağ tarafa doğru yığılma yapıyor ve okunmaları güç hale geliyor. Eski sayfalara yukarıdaki ana menüde Atış Serbest’in altında beliren Arşiv‘den ulaşabileceğiniz gibi, bu sayfada en altta bulunan yorumun sol altındaki Older Comments (eski yorumlar) düğmesini de kullanabilirsiniz. Geçerli ve sık kontrol ettiğiniz bir e-posta adresi vermeniz, şayet daha sonra iletişim kurmamız gerekirse işimizi kolaylaştıracaktır. Teşekkürler.

(Meşhur İngiliz ‘weatherman’ Michael Fish, kariyerinin doruğundayken).

Atış Serbest” üzerine 19.646 düşünce

  1. SpanK (Queens/New York City, 18m) - (Fındıkzade/İST, 21m)

    Uber eats yaparken girdiğim apartmandan Manhattan manzarası. Her akşam normal bisikletle Uber yapıyorum. Hem spor oluyor, hem para kazanıyorum. Sipariş beklerken parkta oturuyorum, bazen sokakta insanlara bakıyorum.

    Mc donalts’da oturuyorum bazen. Burada kimse sizi kovmuyor neden oturuyorsun diye. Her türden insan geliyor içeri. Komik değişik tipler oluyor. Çalışanlarda tanıyor artık, sohbet ediyoruz selamlaşıyorum. Eğlenceli geçiyor Uber yapmak. 😀

    Mayıs sonu North Carolina’ya taşınıyorum akrabamın evine. Orayı beğenmezsem Sonbaharda inşallah tekrar New York’a döneceğim. Buralara baya alıştım.

    Cevapla
      1. delicetinoldimu - Mamak/Ankara (900 m)

        Köylerde yağmur duasına çıkıyormuş millet hocam. Toprak kurudu kaldı. Bari kışın bol kar alsaydık. Cık. O da yok. Ancak seyrettik. Ankara, Eskişehir’in doğusu, Konya’nın kuzeyi, Kırşehir, Kırıkkale, Aksaray çevreleri ve Çankırı’nın yağışı az bölgeleri sanayi bölgesi yapılıp Marmara’daki sanayi buralara kaydırılmalı. Engebenin az ve toprağın çomçorak olduğu, suyu kıt bu kesimlerde her tarafa örümcek ağı gibi demiryolu döşenmeli. En iyi kara ulaşımı ve ağır sanayi ürünlerinin taşımacılığı demiryolu ile yapılır.
        İç Anadolu’nun, daha doğrusu Türkiye’nin bu saçma sapan iklimine ve su yoksunluğuna karşı sıkı bir politika izlenmeli hatta deniz suyu arıtımı ve iç kesimlere aktarımı düşünülmeli. Tabi ipine takan olursa. 🤦‍♂️😡

        Cevapla
      1. delicetinoldimu - Mamak/Ankara (900 m)

        Ankara, Eskişehir ve Çankırı yöresi bu yıl yağış açısından ciddi sıkıntı yaşıyor. Kışın kardan, baharda da yağmurdan çoğu zaman mahrum kaldı. Şimdi de aşırı soğuk yahut aşırı sıcak arasında salınan hava durumuyla tarımsal üretim daha da zorlaşıyor. Sanayinin, bereketli kıyılardan ivedi şekilde kurak bölümlere taşınması ve ciddi bir demiryolu yatırımı hepimiz için daha iyi olacak. Tabi, bunu yapacak biri(leri) var mı, bilemiyorum.

        Cevapla
  2. SpanK (Queens/New York City, 18m) - (Fındıkzade/İST, 21m)

    Merhaba arkadaşlar. Amerika’da iş bulana kadar akşamları iş çıkışı saatlerinde yürüyerek Uber eats yapmaya başladım. Telegram green kart grubundan iki tane abiyle arkadaş oldum. Aynı şehirdeyiz diye ve grupta çok aktif olduğum için benimle tanışmak istemişlerdi. Bu şekilde tanıştık o gün bugündür arkadaş olduk. İyi ki varlar teşekkür ederim kendilerine, çok yardımları dokundu manevi olarak.

    Burada canım çok sıkılıyor tekim diye. Türkiye’de ailem vardı diye pek arkadaş çevrem yoktu, hiç ihtiyac duymuyordum ama burada konuşacak arkadaş arıyorum hep. Benim gibi asosyal birisi bile böyleyse normal insanlar nasıldır kim bilir. 😀

    Akşamları onların yanına gidiyorum gerçekten düzgün ve eğlenceli insanlar. Benden yaşça büyükler ama onlar beni ben de onları sevdim. Aramızda metroyla 2 durak mesafe var.

    Ben çok çekingen ve utangaç olduğum için ve ingilizcem kötü olduğu için cesaret edip mağazalara girip iş soramıyorum. Bana yardım ediyorlar, zorla her iş ilanı olan yere sokup başvuru yaptırıyorlar. Biraz açılıyorum bu sayede.

    yürüyerek uber eat yapıyorlardı, başta saçma geldi bana bunu yapmak. Akşam 5 den sonra iş çıkışı saatinden geceye kadar iyi iş oluyor. İlk başlarda günde 1-2 tane yapıyordum. Bu abiler her akşam ortalama 70 dolar yapıyorlarmış. Bazen 100’ü geçiyorlar. Bunu öğrenince ben de heveslendim. Bir de cepten yemek çok moralimi bozuyordu.

    Bugün ilk defa 3 saat çalıştım. Akşam 7’den 10’a kadar. 7 delivery yaptım yürüyerek. Yürüyerek yapınca yakın mesafeler veriyor. Çok uzak mesafe verirse kabul etmiyorum ya da parası yüksekse kabul ediyorum.

    3 saatte 75 dolar kazandım. Yapa yapa adresleri öğreniyorum daha kolay oluyor bir süre sonra. Bir de başımda patron yok, özgürüm. 3 saatte 75 dolar iyi para burası için bence. Bir işe girersem benim gibi vasıfsiz dil bilmeyen birine New York’ta saatlik 15-16 dolar veriyorlar genelde.

    Tabii bu iş değil, bunu ek iş olarak yapmak mantıklı. Ya da bisiklet veya motor alıp tam zamanlı yapmak lazı ama ben yapmak istemem.

    Tam zamanlı bir iş bulana kadar yapacağım. Masraflarımı gideriyor ve üstüne para kalıyor. Cepten yememiş oluyorum. Kira ve mutfak masraflarımı gidermek için günde ortalama 40 dolar yetiyor bana. 40 dolar yapmak birkaç saatlik iş. Bazen güzel bahşiş ve promosyonlar oluyor.

    Hem spor oluyor, artık ağırlık çalıştıktan sonra kardio yapmıyorum. Kardio yerine uber eats yapıyorum. 😀 Hem sosyalleşiyorum. Hem de yemek dağıtırken kapılardaki iş ilanlarına bakıyorum.

    Kendi semtimde yapmıyorum. Burada restoran kafe az olduğu için iş daha az oluyor. En güzel iş Manhattan’da oluyor. Bazen her sipariş başına +6 dolar veriyor uber. O kadar yoğun oluyor ama orada hiç yapmadım. Bir gün gidip deneyeceğim. Bu bahsettiğim abilerin olduğu semtte yapıyorum. Hem sohbet ediyoruz hem para kazanıyoruz. Sıkılınca ve ya yorulunca evlerine gidip oturuyoruz, çay içiyoruz.

    Yolumu bulana kadar böyle çalışmaya devam edeceğim. Umuyorum ki sonsuza kadar böyle devam etmeyecek.

    Bir de bugün burada fırtına vardı. Konvektif yağış vardı şansıma akşam çalışmaya başladığım zamana denk geldi. Bir ara baştan sona ıslandım ama pes etmedim. Gece’nin sonunda para kazandığım için mutluyum. Yarın markete gidince cepten yemediğim için keyifle alışveriş yapacağım.

    Aniden fırtına çıkıyordu ve yağmur bastırıyordu. Böyle havada iş daha fazla oluyor çünkü insanlar dışarı çıkmıyor eve sipariş veriyorlar.

    İşsiz kaldığımdan beri cepten yiyordum diye gerçekten moralim bozuluyordu. İş bulana kadar her akşam yapmayı düşünüyorum. Tüm gün boşum, yemeğimi ve sporumu yapıyorum. İstediğim kadar uyuyorum. Akşam 3-4 saat çalışıp masraflarımı rahat çıkartırım ve ekstra para bile kalır.

    Bazen inşaata gidiyorum. Sahibi Türk olan inşaat şirketi var Manhattan 56 st 5 ave’de. Trump tower ve tüm pahalı markalar burada. Dediğine göre Manhattanın en pahalı yeri burasıymış.

    İnşaattan anlamadığım için bana kamyondan mal indirme işi verdi. Kamyondan mal indirme dediğime bakmayın. Mobilya parçalarını kamyondan veriyorlar ben de kaldırıma indiriyorum. Eşyalar ağır değil ve tek değilim ucundan tutuyorlar.

    Geçen 3 saat çalıştım ama 3 saatin toplasan 1 saati çalışmışımdır 100 dolar verdi. Normalde 1 saatlik işti ama asansörde sıra vardı diye çok bekledik. Bazen iş olunca çağırıyor böyle. Bazen dediğim şimdiye kadar iki kere gittim. Adama sormaya utanıyorum çünkü pek bana ihtiyacı yok ama sağ olsun kırmadı.

    Bugün yine sordum var mı iş diye. Dedi yok ama bir kaynakçı var istersen tanıştırayım onunla çalış. Olur dedim çalışırım. Bakalım devamı gelecek mi, haber bekleyeceğim.

    Manhattan’da amelelik yapacağım hiç aklıma gelmezdi. Buraları hep filmlerde görürdüm, şimdi o sokalarda çalışıyorum, garip bir duygu. 🙂 Hiç gocunmuyorum alın teriyle çalışıp yolumu bulmaya çalışıyorum. Tek olmak, dilini bilmediğim bir ülkede sıfırdan hayata başlamak zor ama pes etmeyeceğim. Bir gün inşallah daha iyi yerlere gelirim. Çok yükseklerde gözüm yok. Sabit bir gelirim, ailem ve bir evim olsa bu hayatta bana yeter.

    Burada alım gücü gerçekten çok yüksek. New york gibi Amerika’nın en pahalı şehrinde bile asgari ücretle ayda 1000, hatta 1500 dolar rahat köşeye atabilirim. Ama ben bekarım ona göre böyle söyledim. 850 odaya veriyorum, geriye bir tek market gideri kalıyor şimdilik. Gıda bence gelire oranla çok ucuz. Türkiye’de durumum ortanın üstünde olmasına rağmen alamadığım şeyleri burada her gün alıp tüketiyorum.

    Belki vizyonsuz diyeceksiniz aklıma geldiği için bu örnekleri veriyorum. Spor yaptığım için sabahları her zaman yulaf ve yumurta yiyorum. Türkiye’de yaşadığım süre boyunca bir kere bile badem sütü alıp içmedim, pahalı diye. 1 litre süte o kadar para vermeye kıyamıyordum onun yerine yulafı suyla pişiriyordum.

    Buraya geldiğim günden beri her sabah yulafı badem sütüyle ve içine yaban mersini katarak yapıyorum. ( bazen başka meyveler ) Türkiye’de bunlar bile lükstü bana. Bu sadece tek bir örnek.

    Spor salonuna ayda 15 dolar veriyorum. Sınırsız gidiyorum, 24 saat açık. Yıllık versem 10 dolara düşüyor. 😀 Bedavadan biraz pahalı.

    10 dolarlık tavuk göğüsü alıyorum 2 gün gidiyor mesala. Yuvarlak rakam verdim ama 3 aşağı 5 yukarı böyle. Costco gibi yerlerden toplu alsam daha uyguna gelir ama ben marketten günlük alıyorum.

    Mango 1 dolar, Her gün yiyorum bazen. Muz 50-60 cent yarım kilosu ve gerçek muz. Yerli muz ile arasında cidden çok fark var arkadaşlar. Bütün ananas 3 dolar filan.

    Yani özetle asgari ücret bile alsanız çok rahat istediğinizi alıp yiyebiliyorsunuz. New York pahalı bir yer olmasına rağmen böyle. Burada asgari ücreti anca benim gibi yeni gelenler ve hiçbir şey bilmeyenler aldığını düşünürsek insanların alım gücü çok iyi.

    Amerika’daki hayatıma alışmaya başladım. Artık daha az ağlıyorum ama işsiz olunca sabah uyanınca boşluk hissediyorum. Tek başına odanın içinde içimi bazen sıkıntı basıyor o yüzden evde fazla vakit geçirmemeye çalışıyorum. Sabit tam zamanlı bir iş bulursam her şey daha iyi olacak. Yine de en kötü yürüyerek Uber eats yapıp masraflarımı karşılarım yine aç kalmıyorsun burada.

    Uzun bir yazı oldu, okur musunuz bilmiyorum. 🙂

    Yazıyı biraz düzenledim. Onun yerine bunu yayınlarsanız daha iyi olur.

    Cevapla
  3. Oğuz Bezirci (@Ouz_Bezirci57)

    http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/3038/074526.pdf?sequence=1&isAllowed=y
    Afyon ve ilçelerinin iklim analizi. Çok geniş ve ayrıntılı ele alınmış. İncelemenizi tavsiye ederim. Eğer linki kopyalamayı beceremediysem paylaşmaya çalıştığım linki taratıp kopyalayıp arama çubuğuna yapıştırırsanız çıkıyor. 🙂 Ozan hocam İklimle alakalı araştırmalar yapıyor diye biliyorum. Belki dikkatini çeker. 😛

    Cevapla
  4. delicetinoldimu - Mamak/Ankara (900 m)

    Bahar Ankara’ya geldi. Polen alerjisi olanlar icin pek de iyi olmasa da doğa, tarım hatta yaşam için mükemmel bir haber. Artık yağmur ve “baymayan” sıcak dalga kovalama vakti.
    Gelecek kış, sağ salim, sağlıklı ve huzurlu kalabilirsek tabi, yine Ankara coğrafyasında delirmecelere başlarız kısmetse.

    Cevapla
  5. SpanK (Queens/New York City, 18m) - (Fındıkzade/İST, 21m)

    Merhaba arkadaşlar. NY, Buffalo’ya taşınmayı düşünüyorum. Hem benim hayalimdi bu taraflar, kışları soğuk ve karlı oluyor. Yıllarca live camera’dan yağan karı izlerdim hayal kurardım. Hem de bizim green kart grubundaki bir abiyle sohbet ettim, o da Buffalo’da yaşıyor aylardır.
    İklimi tam benlik bunu bir tarafa koyalım şimdilik. Her taraf yeşillik doğası güzel. NYC pis bir şehir. Manhattanın bazı meşhur yerleri güzel ama orada yaşamak için milyoner olman lazım. kenar yerleri o kadar güzel değil.
    Buffalo, Kanada ile sınır. Canım isterse Toronto’ya gidebilirim mesala.
    Bir de hayat daha ucuz. Benim NYC’de odaya verdiğim paraya orada ev kiralayabilirim. Market fiyatlarına baktım yarı yarıya daha ucuz.
    Ücretsiz dil kursu için başvurdum bana yakın bir okula. 8 ay sıra var dediler. Arkadaşım Buffalo’da, diyor kursta 5 kişiyiz. 🙂
    İş konusuna gelirsek. Neredeyse 10 gün olacak iş bulamıyorum. Türk marketinde iş buldu tanıdık birisi. Sadece yol 3 saat sürüyor gidiş dönüş. Gece vardiyası saatlik 15 dolar veriyor. Tam bir saçmalık. Hem gece işi hem de 15 dolar çok düşük. Gündüz işleri bile 15 den başlıyor zaten.
    Bugün inşaata gittim sabah 4 de kalktım. 6 da inşaatta olmak için. Kaldığım ev sahibinin tanıdığı diye adam çağırdı yoksa bir şey bilmediğim için gerek yokmuş bana orada. 😦
    O da saatine 15 veriyorum dedi. Çünkü inşaatlık bir iş bilmiyorum. Sabah yağmurda kamyon’dan mobilya indirmelerine yardım ettim. 1 saat sürdü o iş. 1 saat çalışıp geldim. İş denmez buna zaten.
    Bakıyorum dil bilmeden, Türklerin yanında bir iş bulup çalışsam verecekleri para bu. Burası için 15 dolar az. hem enflasyon var hem de NYC pahalı bir şehir. Hem de Türkler az verip çok çalıştırıyorlar. Mesai bile vermek istemiyorlar. Çoğu sigorta yapmak istemiyor.
    O yüzden diyorum Buffalo’ya taşınayım. İş bulamazsam bile en kötü ihtimal ama illa bulunur. Orada 15 alsam bana fazlasıyla yeter. Hem türk az, hem kursa giderim. Hem de giderlerim yarı yarıya daha az olur.
    Hemen karar vermeyeceğim, tanıdıklara soracağım. Bunu buraya yazıyorum hem dertleşmek için hem de belki aranızdan bana tavsiye veren olur diye.
    Öyle ya da böyle NYC’den taşınmak istiyorum. Burayı cidden beğenmedim. İstanbul gibi kalabalık ve karışık bir yer. Metrolar homeless ve deli kaynıyor. Her yeri böyle değil ama yerlerde çöp var. Bence burada yaşamaya değmez. Siz ne düşünüyorsunuz ? Buffalo’yu denemeli miyim?
    Bu da bugün inşaata giderken çektiğim fotoğraf. Bindiğim vagonda 4 tane homeless vardı. Tabii iyi para kazananlar var. Herkes benim gibi değil. Büyük şehir para açısından daha iyi ama zaten işsizim bir şey değişmeyecek. En azından masrafım azalır ve dil kursuna giderim. Daha yeşil ve karlı bir yerde yaşarım. Düşüncelerinizi merak ediyorum.
    https://orhancabarov.files.wordpress.com/2022/03/image0-3.jpeg
    https://orhancabarov.files.wordpress.com/2022/03/image1-3.jpeg

    Cevapla
    1. SpanK (Queens/New York City, 18m) - (Fındıkzade/İST, 21m)

      Buffalo’ya taşınma işini askıya aldım. Dün North Carolina’daki akrabamla Manhattan’da tanışıp sohbet ettik. İstersen yanıma taşın dedi. 3 katlı filmlerdeki gibi bir mahallede kendi evi var. Evli olmadığı için ev boş. Israrla sordum utanıyorum, ayıp olur mu gelirsem diye ama yok dedi istiyorsan gel.

      Ben de tamam dedim. New york ehliyetimi alıp yanına gideceğim. Ehliyet işim yarıda kalmasın diye alıp gideceğim. Online testi ve parasını verdim. Permit gelince onunla direksiyon sınavı randevusu alacağım. Geçersem ehliyetim olacak. Sonra North Carolina’ya taşınacağım. Kasaba gibi bir yerde, her yer orman ve yemyeşil.

      2-3 ay sonra da beraber Washington dc’ye taşınırız dedi. Washington dc’ye taşınma durumu varmış. Şimdilik Amerika maceram böyle devam ediyor.

      Açıkçası New york şehrinden taşınacağım diye seviniyorum. Daha küçük, sakin bir yerde yaşamak istiyorum. Merak ediyorum oradaki hayatı. Ömrüm hep şehirde geçti.

      Cevapla
  6. welbane (Şehitkamil/Gaziantep, 927 m. / Çayyolu/Ankara, 925 m.)

    Yaklaşık 1 aylık kar değerlerinde seyreden sıcaklıkların son evresine girerken Ankara ucundan kıyısından yakaladığı bir sistemle 1-2 cm’lik kar alabildi bu saat itibariyle, muhtemelen öğlene kadar izi kalmaz. Yine de 24 Mart’ta yerde kar görmek güzel şey. Ancak sistem rotalarının sürekli yanlış tarafında kalmamızdan ötürü bu 20-30 yılda bir görülecek paterni genellikle havada gördüğümüz kar yağışlarıyla kapatıyoruz.

    Bu arada Bitlis’in bugünkü 90+ mm’lik kar yağışı günlük rekor olabilir mi acaba? Akdeniz kar oldu yağdı kentin üzerine.

    Cevapla
    1. Oğuz Bezirci (@Ouz_Bezirci57)

      Bitlis Mart başından bu bu yana 700,9 mm. yağış aldı. Sene başından bu yana ise 1101 mm. almış. Zaten yıllık yağışı 1200-1250 mm. Yani daha 3 ay olmadan yıllık yağışını almış neredeyse. Günlük kar yağışı rekoru kırılmış mıdır bilmem ama Mart ayı yağış rekoru kırılmıştır. Bugün itibari ile mgm 227 cm. kar ölçmüş acaba Mart ayı kar kalınlığı rekoru gelmiş midir? 😀
      Geçtiğimiz sistemde ise yaklaşık 26-27 saatlik süreçte 100,4 mm. yağış aldı sadece bunun hepsi kardı. Ne şehir ama. 🙂
      Bu arada Afyon’da her gün kar yağıyor ama az az bazen hafif beyazlatıyor bazen havada uçuşmaktan öteye geçmiyor. Cumayı cumartesiyi bağlayan gece yağış biraz daha iyi belki örtü çekeriz.

      Cevapla
  7. muhtemel (Ankara, 870-1040 mt.)

    Küresel ısınma tartışmalarında bir grup bilim insanı, evet bir ısınma var ama bu esasen insan faaliyetleri nedeniyle olmuyor, esasen doğal bir süreçtir diyor. Sera gazlarının atmosferdeki yüz binde birlik (oran hatalı olabilir) artışının bu ısınmayı açıklayamayacağını söylüyorlar vb.
    Mesela şu hesap öyle bir fikri savunuyor https://twitter.com/peterdclack/status/1505310292569628672?s=21
    Sitede küresel sıcaklık verileri kullanılan Roy Spencer da öyle biri.
    Merak ettiğim şey, Dr.HavaDelisi hocamızın bu yaklaşımlara nasıl baktığı. Bu yorum olur, ayrı bir başlık olursa süper olur, bizi bilgilendirebilirse minnettar kalırım.
    Sevgi ve selamlar,

    Cevapla
    1. Sinan (Bahçelievler 60m/İTÜ Ayazağa 120m)

      Merhaba,

      İklim değişikliği dünyanın bir doğal döngüsüdür, iklim bilimciler bunları proxy verileri ile tespit etmiştir ve etmeye de devam ediyorlar. Fakat sanayi devrimi ile birlikte atmosfere verilen emisyonların sonucu olarak güneş tarafından gelen, dünya tarafından absorblanan kısa dalga boylu radyasyonun uzun dalga boylu radyasyon olarak yayımlanıp ve bu yayımlanan uzun dalga boylu radyasyonun sera gazları (CO2, H2O, CH4, N2O vb.) tarafından tutulması sonucu dünyanın küresel ortalama sıcaklığı artmaktadır.

      Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) AR5 raporunda birçok çalışmaya atıfta bulunarak küresel ısınmanın %90-%95 güvenilirlikle insan kaynaklı olduğu açıklanmaktadır. Geçtiğimiz dönem Yurdanur Hoca’dan İklim Değişikliği dersi almıştım ve orada durumu bir görselle açıklayan hoşuma giden bir görsel olmuştu 🙂

      Cevapla
  8. SpanK (Queens/New York City, 18m) - (Fındıkzade/İST, 21m)

    https://orhancabarov.files.wordpress.com/2022/03/dbaf65f8-ab74-4212-becf-591cc398c058.jpeg
    Tam çamaşırhaneye gitmek için evden çıkarken yağmur bastırdı. Burada pek hava durumunu takip etmiyorum. Nedense içimden gelmiyor.
    Geçen hafta işten ayrıldım, şimdi işsizim. Yaza kadar sabredip döneceğim. Yalnız olmak kadar berbat bir his yok bence. Türkiye’ye dönüp anneme sarılacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Hz. Yusuf dizisindeki Yusuf peygamber ile Yakup peygamberin kavuşması gibi olacak Allah nasip ederse.

    Cevapla
    1. ihsan (Suadiye 37mt. Ataşehir 47mt. Kömürlük 119mt.)

      Daha berbat olanı da 30 yaşından sonra yalnız kalmak sanıyorum. Eğer insan 17-18 yaşlarında ailesinden ayrılıp “Üniversite, iş vs. gibi herhangi bir nedenle” kendi ayakları üzerinde durmaya başlarsa bunun o kadar da zor olmadığını çok daha kolay öğreniyor. Bu nedenle en iyi Üniversite ailenizin yaşadığı şehrin dışındaki Üniversitedir diyerek 60 yaşın ukalalığında bir laf edeyim affınıza sığınarak.

      Cevapla
        1. ihsan (Suadiye 37mt. Ataşehir 47mt. Kömürlük 119mt.)

          Aile elbette güzeldir. Ancak unutulmaması gereken şey. Doğarken de, yaşarken de, ölürken de aslında yalnız olduğumuz gerçeğidir. Yaşadığımız sürece yanımızda her daim birileri elbette olacak ama asla sonsuza kadar değil. Emin ol hepsi sadece belli bir dönem seninle birlikte yaşayacak. Bu nedenle tek olmaya da alışmalı insan. Zira her insan hayatım dediği filmin başrol oyuncusudur ve bu film de o ölmeden bitmez.

          Cevapla
    2. serkansaglam1789/Kağıthane-Ist.40 mt

      Spank, geleceğin için kalmalısın. PES ETME, başka iş bul , oraya kadar gitmişsin, senin yerinde olmak isteyen şu an Türkiye de en az 5milyon genç var. Sen milyonda bir şansı yakalamışken , neden hemen pes ediyorsun? Evet Aile herşeydir buna katılıyorum. Ama bir yere kadar! Kimsesiz çocukları düşün, daha doğarken ailesiz , annesiz ,babasız olanları düşün. Hepimiz bir gün zaten bu hayatta olmayacağız. Bu hayatta 1 (bir ) ‘in yanına 0 ( sıfır ) koyabildiğin kadar ayakta olursun. Bak kardeşim yaşım 43 , yaklaşık 36 yaşına kadar İzmitteydim. Ne zaman İstanbul a geldim, kendi ayaklarımın üzerinde durmamı sağladım, Eşim ve 2 kız çocuklarına sahibim. Allah olmayanlara versin , ama kızlarımın geleceğini Türkiye şartlarında nasıl bir hayat bekliyor bunu bilemiyorum. Onlara yeterince imkan sağlayamayabiliyorum. Türkiye şartları bu malesef. Herkes şanslı doğmuyor. TL ‘miz hergele gün eriyor. Avrupa’daki gelen her vatandaş parasıyla burada istediği gibi yaşayabiliyor. Hayat bana bazı şeyleri öğretti, Bir insanın karşısına emin ol bana göre 3 fırsat çıkıyor. Hayat sana bir fırsat sunmuş. Belki 1, belki 2 ,belki de bu son fırsatın. Gençsin sağlıklı düşünemeyebilirsin. Her zaman ailen yanında olmayacak , öncelikle bunu bil. Ama geleceğini planlayabilirsin. Spank, her ne kadar seni ve buradaki herkesi tanımasamda ortak bir sevgimiz var, bu bile benim için anlamlı, ortak noktamız kar/kış/meteorolojik hadiseler olabilir. Bu bile burada paylaşımda bulunmamıza yetiyor. Seviliyorsunuz. Hayallerinin peşinden git güzel insan.Saygılarımla 🙏

      Cevapla
      1. SpanK (Queens/New York City, 18m) - (Fındıkzade/İST, 21m)

        Ne güzel bir yazı çok teşekkür ederim. İş bulsam her şey yoluna girecek Allahın izniyle. Eş dost kim varsa soruşturuyorum. Ehliyet almaya çalışıyorum. Ehliyetim olursa daha çok iş bulabilirim. Elimden geleni yapacağım. Her gün dua ediyorum Allah bir yol açsın iş bulayım diye. Allah sizlerinde yardımcısı olsun. Türkiye gerçekten kötü durumda. Ailem olmasaydı orada daha kötü olurdum bu da bir gerçek.

        Cevapla
  9. serkansaglam1789/Kağıthane-Ist.40 mt

    O değilde Kıyıköy, Saray, Safaalan, Çerkezköy, Çorlu , Marmara Ereğli, Silivri hattında sabahtan beri hiç bant bitmezmi. Bizim buraları boş geçerken, Karadeniz oraya verdikçe veriyor. O taraflarda olan varsa olayı izah edebilirim 😂 30 cm üzeri olmuştur sanırım

    Cevapla
    1. sis651(Kapaklı/Tekirdağ, 198m)

      İşler göründüğü gibi değil hocam. 🙂
      Dün sabah kar yağmaya başladı ve oldukça şiddetli idi. Bir saatte etraf beyazladı, okullar tatil edildi, öğrenciler evlerine gönderildi. Ve öğrenciler eve vardığında kar dindi… Güneş açtı. 🙂 Sonra ara ara şiddetli yağdı kesti yağdı kesti. Beş dakikalık yağışlar ama lapa lapa, büyük tanelerle…
      Bugün de sabah oldukça iyi bir yağış vardı. Öğlen yağış kesilmiş ve yollar tamamen açık idi. Hava 2 derece civarı olduğundan pek iyi tutmadı yağan kar. Öğleden sonra da yine şiddetli yağdı ve sonra dindi. Etraf güzel beyazladı yine. Tarlaya yürüyüşe çıktım. İlk başta -1 derece civarı iken bir saat sonra dönüşte -3 derece idi ve sert bir rüzgar karı savuruyordu yüzümüze…
      Hani bant sürekli vardı ama hava sıcak diye düzgün tutmadı kar. Şimdi hava soğuk ve iyi yağsa sabaha kadar güzel birikim olur ama şimdi de yağmıyor. Belli olmaz, belki yağar yine.
      http://www.f-blog.info/resimler/hava/20220319_1.jpg
      http://www.f-blog.info/resimler/hava/20220319_2.jpg
      http://www.f-blog.info/resimler/hava/20220319_3.jpg
      http://www.f-blog.info/resimler/hava/20220319_4.jpg

      Cevapla
  10. delicetinoldimu - Mamak/Ankara (900 m)

    Herkesin kandilini kutlarım.
    Bugün Ankara Meteoroloji 9. Bolge’yi arayıp bu sezon yaşadığımız durumun kafamdaki olası nedenlerini sıraladım. Sağ olsunlar vakit ayırdılar ve biraz tartışabildik. Bu lanet boşluğun tek bir nedeni yok ama en belirgin neden basınç alanlarının hareketi ve topoğrafyanın basınç alanı hareketinde neden olabildiği hız değişiklikleri. Kaba bir tabirle yağışlı kütleyi sürükleyen basınç alanı hareket ederken soğuk hava kütlesi daha yoğun ve ağır olduğundan kuzeyimizdeki dağlarda çok oyalanıyormuş. Örnek vermek gerekirse, 22 Ocak Sistemi’ndeki etmenlerden biri buymuş. Diğeri de hava atmanlarındaki basınç dağılımları ve rüzgar yön ve şiddetlerinin de etkisiyle basınç alanının Afyonkarahisar-Ankara-Kırşehir arasından geçerken, daha yavaş hareket etmesi ve kuzeydeki soğuğu bizim tarafımıza geç ulaştırmasıymış. Eğer o soğuk hava sabah ulaşmış olsaydı 20-25 cm kar kalınlığı en alçak semtlerde dahi gayet olasıymış.
    Önceki ve sonraki sistemlerde de basınç örüntüsünün, basınç alanlarının hareket güzergahları, yönleri ve hızları üzerindeki etkisiyle bizi pas geçmelerine neden olmuş. Yani atmosferin cilvesi(?!) gibi anladım bu durumu. Bolu tarafının bu kış o kadar yoğun kar alabilmesi de hem Karadeniz’den zayıf da olsa (Toroslar’daki gibi içeriye dalamayan) nem desteği hem de bir nevi Ankara’nın boşlukta kalmasına bağlıymış yani biz ne kadar boşlukta kaldıysak o taraflar o kadar yağış alabilmiş hem siklonik cephe yağışı hem de o bölgeye sıkışıp kalan DEK’lerin etkisiyle.
    Kuzeyde de tipki Akdeniz’deki gibi güçlü bir siklon oluşma ihtimali su sıcaklığından ziyade Orta-Ilıman kuşaklardaki hakim batı-güneybatı yönlü rüzgarlar, gezegen dönüş hareketinden kaynaklı rüzgar yönlerindeki sapmalar (Coriolis Etkisi, Makine Teorisi 1 🤦‍♂️) ve Karadeniz’in soğuk kara alanlarıyla çevrili bir iç deniz olmasından ötürü çok mümkün değilmiş. O kuzeyden inip güneydoğuya hareket edebilme durumu da hakim yukarı seviye rüzgarları (soğuğu taşıyan kuzey yönlü akımlar 500 mb seviyesinden aşağıda, yer seviyesine daha yakın olurmuş anladığım kadarıyla) nedeniyle neredeyse olanaksızmış. Kuzeyden giren yağış kütleleri de yer seviyesine yakın rüzgarlarla giriyor ancak siklonun basınç merkezi güneybatı-kuzeydoğu yönünde hareket ediyormuş. Hemen kuzeyimizdeki dağları hesaba katınca garibim Ankaralıların karsız ve buz gibi ayazla imtihanı da biraz olsun açığa çıkıyor, en azından bende biraz ampul yandı. Macera dolu Amerika…
    Kar yağış miktarı ve örtü kalınlığına gelince, Keçiören-Kalaba istasyonu, eteğinden itibaren (Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin olduğu ovadan itib.) 50-80 m yükseklikte ve güneybatı-güneye bakan, 890 m rakımlı bir tepede. Karla örtülü gün sayısını ve kar kalınlığinı guneslenme süresi, lodosa maruz kalma, toprak sıcaklığı ve hatta enverziyona kadar yerel etkiler de en az yağışlar kadar etkiliyormuş. Kendim bizzat 9 Mart 2011 sabahında Kurtuluş Uğurlu Sokak’ta (860-880 m) 24 cm kar ölçtüğümde orada 21 cm kar kalınlığı ölçülmüş. Yani bizim asıl kar kalınlık rekorumuz 33 cm, emsal rakımlar içerisinde yaklaşık 5 – 6 cm, ortalama karla örtülü gün sayımız da 1 – 2 gün oynayabilirmiş. 1100 – 1200 m’deki Dikmen sırtlarında şu kıytırık yılda bile 35 cm ölçüldüyse oralara değinmeye dahi gerek yok.
    Yanlış anladığım yerler varsa hocalarımızdan düzeltmelerini rica ederim. Teşekkürler.

    Cevapla
    1. isaaltin (Eyüp, Istanbul, 54m)

      Çok enteresan…

      Yıllardır Ankara’da yaşayan ablam, eniştem bu sene kardan ve soğuktan fenalık geldiğini söylüyorlar. Istanbul daha sistemleri alamamışken 1 veya 2 sistem almıştı Ankara diye hatırlıyorum.

      Ne tür bir sistem beklentisindesiniz üstad?

      Cevapla
      1. delicetinoldimu - Mamak/Ankara (900 m)

        Hocam muhtemelen onlar Dikmen, Oran, Keklikpınarı, İncek yahut Bağlum vb. yerlerden birinde yaşamaktalar. Evet oralar 19 Aralık 2021 Sistemi’nde dahi kar örtüsü alabilen 1100 m ve üstü rakımdaki yerler. Ama 1000 m ve altı için oldukça vasattı bu kış. Yerde en az 1 gün kalabilen sadece 2 örtülü sistem oldu bu yerlerde; 22 Ocak – 2 Şubat 2022, 2 – 3 Mart 2022. Toplam 12 gün karla örtülü kalmak (ortalamamız 22 gün) çok karlı bir kış geçirmek ise nazarınızda, orasını bilemeyeceğim hocam. Selamlar sevgiler. 😊

        Cevapla
      2. serkanunal32

        Etimesgut/baglicada bu sene sanirim 10 a yakin kez arabadan kar temizleyerek ise gitmek durumunda kaldim ama bunlardan sadece üçü ciddi birikimlerdi sanirim. Ama kuru soguga gercekten daha cok doyurdu bu kis. Artik yetsin. Akdenizden ılık ılık siklonlar bekliyoruz.

        Cevapla

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s