Müneccimlik Meselesi


Müsaade ederseniz, biraz derin bir mevzuyu tartışmaya açmak isterim. Fikrinizi merak ediyorum. Öncelikle aşağıdaki hava tahminlerini incelemenizi istirham edeceğim.

İlk tahmincimiz WowTurkey forumu meteoroloji sorumlusu ve HavaCity üyesi Orçun Bostancı bey.

Kendisi kırılması güç bir rekora imza atarak 17-19 gün sonrası için, tarih aralığı da vererek, kar yağışı “müjdeliyor”! Biliyorsunuz GFS modeli bile en fazla 15 gün sonrası için çıktı üretiyor.

Bununla da kalmıyor. 17 gün sonrası için, İstanbul’da, gece saatlerinde (ayrıntılardaki netliğe dikkat) kar yağacağını öngörüyor!

İkinci sırada HavaTurka’dan Efsane-Semih kardeşim var. O da 3 Kasım’da yayınladığı tahmininde 18-20 Kasım arası için İstanbul’da kar öngörmüş (arada 15-17 gün var). Belirsiz olan tek şey soğumanın şiddeti, bu, yağışın cinsini tayin edecek.

Son olarak yine HavaTurka’dan, Mistral rumuzlu arkadaşıma kulak verelim. Bu arkadaşımızın bir özelliği, meşhur Joe Bastardi’nin de mezunu olduğu PennState meteoroloji bölümünden mezun olması ve ayrıca zamanında NOAA’da da (Amerikan Milli Okyanus ve Atmosfer İdaresi) çalışmış olması. Hem bundan dolayı geliştirdiği kendine güveninden, hem de herhalde 31 Ekim’le 11 Kasım arasında sadece 12 gün olduğundan, soğuma ve yağış için kesin konuşmuş.

Bu insanların her biri gayet içtenlikle, büyük bir tutkuyla, hava olayları ve hava tahminiyle ilgileniyor; aynı ben ve burayı okuyan diğer hava delileri gibi. Bunu çeşitli forumlarda yazdıklarından anlayabilirsiniz. Birçok konuda gayet de bilgililer. Kimseyi kandırmak gibi bir niyetleri de yok. Burayı okuyorlarsa da lütfen bana kızıp gücenmesinler, enteresan olacağını umduğum bir tartışmanın zemini olması için, sadece örnek sunma açısından, yazılanlardan bir seçim yaptım.

Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir yöntemle bu kadar uzun süreli hava tahmini yapılamıyor (burada, burada, burada ve burada anlatmıştım, dilimde tüy bitmişti). Bilim henüz o noktada değil, dolayısıyla buna imkan veren bir teknoloji de yok. Bu tahminleri yapanlar da dediğim gibi kafası çalışan insanlar, yani aslında bunun pekala farkındalar. Dolayısıyla, bilimsel bir yönteme dayanmadıkları için, bunlar birer tahmin değil; doğal olarak çoğu zaman isabetli de olmuyorlar.

Diyeceksiniz ki, sana ne, bırak herkes dilediği gibi atsın tutsun, eğlensin. Orası öyle, bir lafım yok. Ben sadece samimi olarak şu soruların cevabını arıyorum: Neden böyle tahminler ısrarla yapılmaya devam ediliyor? Bu, bizim insanımıza garip bir zevk mi veriyor? Müneccimlik bizde bir gelenek midir? Sıkı Müslüman olsun ya da din işleriyle alakası olmasın, Türk vatandaşlarının pek çoğunun kahve falı bakanları pür dikkat dinlemeleri tesadüf müdür, bu gözlemlerimle bir bağlantısı var mıdır? Kehanete, kahin olmaya neden bu kadar meraklıyız?

Atış Serbest’te birkaç gün önce hayatbu rumuzlu bir hava delisi arkadaşımla aramızda bu müneccimlik meselesi yüzünden tartışma çıktı, şuradan okuyabilirsiniz (bence mutlaka okuyun). Kendisi sosyoloji öğrenimi görüyor, pek bilmediğim konularda atıp tuttuğumu düşündüğü için bana kızdı. Onu daha da kızdırmak için siz de görüşlerinizi yazabilirsiniz 🙂 İyi hafta sonları.

(sağlamcılar burada çoğunluktaymış)
Reklamlar
Bu yazı Hava tahmin modelleri içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

138 Responses to Müneccimlik Meselesi

  1. Cemal dedi ki:

    Öncelikle bu bloğun internet ortamında yapılan saçma sapan tahminlerden ve bu tahminler üzerinden yapılan kısır çekişmelerden çok uzak olduğunu belirteyim. Sırf bu yüzden her gün bütün yazılanları okurum. Bu blogda kendini çok iyi yetiştirmiş bir kaç arkadaşın yazılarını ilgiyle takip ediyorum. Belki kişiliğimden dolayı insanları eleştirirken kırmak da istemem. Bu konu açılırken isim verilerek yapılan eleştiriler bana biraz kırıcı gibi geldi. Wow Turkey’den tanıdığım Orçun Bostancı’nın da bu kervanın içinde olduğunu görünce biraz dengemi kaybettim. Çünkü bu sitede Orçun Bostancı genelde kısır çekişmelere girmeyen hatta çoğu kez ağır eleştirilere bile cevap vermeyen bilime önem veren öyle çok sık da tahmin yapmayan bir arkadaşımız. O son yaptığı tahmin bana da ilginç geldi. Çünkü günler sonrasını tahmin ediyordu. Bu konuda eleştiri yapılabilir tabii ki, ama isim verilmeseydi daha şık olurdu. Benim Ozan arkadaşımızı eleştiri şeklim de şık olmamıştır. Kırdıysam kusura bakmasın. Bu eleştirimi sırf Orçun arkadaşımızın gayretlerini gördüğüm için onu savunmak adına yapmışımdır. Yarın bir gün belki de Ozan arkadaşımıza yapılan kırıcı bir eleştirinin karşısında olurum. Gerçeklerle hayalleri birbirinden ayırt edebildildiği için.

    • Havadelisi dedi ki:

      Cemal bey ben eleştiriden kırılmam. Sizi de zaten daha önceki yorumlarınızdan biliyorum, iyi niyetinizden şüphem yok. Sorun yok.

      Bence asıl isim vermeden yapılan eleştiri şık olmuyor 🙂

  2. Orcun Bostanci dedi ki:

    Yasamin diyalektigi icerisinde ozelestiriyi kendime motto edinmis biri olarak gerektigi zamanlarda yapiyorum. Ben merkezci egoist bir yapim asla olmadi olmaz da. Humanist oldugum soylenir insani insan oldugu icin severim kimseyle de gereksiz seyler icin tartismaya girmem taa ki haksizlik sinirlarina dayanilana kadar.. Ozan Bey fikirlerini belirtmis diger arkadaslar da kendi goruslerini beyan etmisler ancak meseleyi egzistanyalist boyutlara tasiyip agir felsefik delhizlerde bocalamak ve alakasiz fanzinler uretip dallanip budaklandirmak dogru degildir. Velhasil kelam bahsi gecen sitede yaptigim tahminlerle ilgili periyodik olarak tahminlerin dayanaklarini son tahlilde herseferinde belirtiyorum. Uretilen tezlere karsilik anti tez cikarmak da elbette herkesin hakki yeterki saygi cercevesi icerisinde olsun. Saygilar hurmetler..

    • Havadelisi dedi ki:

      Kişiliğinizle ilgili bir şey söylenmemişti sanırım. Yine de bomba bir açıklama olmuş 🙂 Teşekkür ederiz.

    • Santiago dedi ki:

      Öncelikle yazına aşırı felsefi boyut katmanın son derece yapay ve trajikomik olduğunu düşünüyorum. (diyalektik, motto, ben merkezci, egoist, humanist, egzistanyalist*, delhiz*, fanzin, “son tahlilde herseferinde”). Bunların hepsini Freud bile kullanmazdı herhalde tek paragrafta.

      Ben anti tez çıkarmadım, çünkü ortada bir tez yok! Saygı çerçevesini aştığımı düşünmüyorum, şahsiyetine de bir sözüm olmadı zaten, çünkü seni tanımıyorum. Ancak böyle tartışırsan sevenlerinin gözünde puan kaybedersin. Tartışmayı okuyanlar objektif olarak yorumlayacaklardır.

      “meseleyi egzistanyalist boyutlara tasiyip agir felsefik delhizlerde bocalamak ve alakasiz fanzinler uretip dallanip budaklandirmak dogru degildir” bu cümleni de günün anlamlı sözü olarak saklayacağım.

      Neyse, konu dallanıp budaklanmasın, sen bilimsel ve istatistiksel tahminlerine dön, ben de biraz felsefe ve sosyoloji çalışayım. Bu sitede gerekli oluyor 😉

      egzistanyalist* —> egzistansiyalist (varoluşçu)
      delhiz* —> dehliz

    • hayatbu dedi ki:

      Hocam, iyi demişsin hoş demişsin de şöyle avamca anlatsan da biz de anlasak neye tepki gösterdin neye kızıyorsun yada kızmıyorsun? Ben açıkçası pek birşey anlayamadım dediklerinizden. Birkaç sorum olacak müsaadenizle:

      1-Size kim egoist dedi? Yada hümanist olmanın egoist olmayla bağlantısı tam olarak nedir?

      2-Egzistanyalizm ne demek? Alakasız fanzin ne demek? (alakalısı oluyor mu)

      Bir de Allah aşkına en azından şu üçüncü soruya bir cevap alabilsem:

      3-“Felsefik delhiz”lerde (sanırım dehliz de hızlı yazarken yanlışlık olmuş) kim nasıl ne için dolaşmış? Şu yazıda felsefik mesele gösterin bir daha yazmayayım bloga… (Kendi yazınızı örnek göstermeyin, tamam ona kabul sizinki biraz tepkisellik-felsefe ortaya karışık olmuş)

      Teşekkürler…

      • Orcun Bostanci dedi ki:

        Selamlar
        Oncelikle cep telefonundan nete girdigim icin yazim hatalari olabiliyor delhiz-dehliz meselesinde oldugu gibi her neyse olaya felsefik boyut katma merakim ise forumda bahsi gecen kahinlik, falcilar, islamiyet vs her tur ornekleme yapilarak anlatilan yorumlara ironik bir elestiri getirmek istedim. Yani bu kadar buyutulecek bir sey yok kendimizi bosuna yormaktayiz bilim adina aklmizin ve mantigimizin yettigince insanlara hizmet vermeye calisiyoruz forumlardan da arastirirsaniz basinc hareketleri ile ilgili merkezkac kuvvet hesaplamalarina yonelik yaptigim calismalar meteorolojik sozluk olusturma cabalarim ve 1987 kisi ile ilgili daha once nette bulunmayan dokuman ve fotograflari bir araya toplayarak paylasima acilmasini saglamak gibi daha bircok calismaya imza attik bunlarin insanlar tarafindan ilgiyle karsilandigini gorduk elbette olumsuz tepkiler de aldik ancak bilimsellikten hicbir zaman kopmadim. Allahin izniyle gibi laf kalabaligi yapmadim. Tek amacimiz bu isi zevkle yaparken insanlari bilgilendirmek. Zihinlere bir parca tohum sacabildiysek ne ala bizlere. Yazimdaki ironiyi anlamayip uzerine farkli yorum yapan arkadaslara da sukela hakkimi sakli tutarim 🙂 Herkese iyi aksamlar saygi ve hurmetle gorusmek uzere..

  3. Orcun Bostanci dedi ki:

    Selamlar

    4 yıldan bu yana CNN Türk ile baslayan uzun soluklu tahmin maratonumuzda bir cok dostumuzla ters dustugumuz konular oldu. Ilk zamanlarda ozellikle Arif Bey, Semih Bey, Ümit Bey ve ismini hatirlayamadigim bir cok arkadasimla hep birlikte bir cati altindaydik imkanlar da kisitliydi. Simdi herbirimiz bir tarafa dagildik ancak dostlugumuz devam etmekte gorusemesek de hepsinin yeri bende ayridir. Muneccimlik konusuna gelince: Ben tahminlerimi tamamen bilimsel yontemlere gore yapmanin yanisira uzun yillar istatistiklerini de degerlendirip şekillendirmekteyim ve asla kesin hukum koymamaktayim. Sayin hava delisinin nostradamusluk yakistirmasini da ( 🙂 ) uzerime almiyorum cunki bagnaz ve batil inanclari olmayan bir yapiya sahibim benim icin oncelikli kural bilimselliktir. Hatta bir cok kisiyle de bu konu icin tartismisimdir. Yorumlarimda hep belirtmisimdir bekleyip gorelim tarih yaklassin netlesir gibi ifadelere cok sik yer veririm muneccim olsam kesin konusur keser atarim. Bence Ozan bey de insanlar hakkinda kirici elestiri yapmadan once o kisiyle ilgili arastirma yapmalidir sonucta meteoroloji her ne kadar ciddi bir is ise beseri munasebetler daha fazla ciddiyet gerektirir di mi Ozan Bey? Konu bence daha fazla uzamasin seviyeli dostane bilimsel nice forumlarda karsilasip gorusmek uzere sevgiyle kalin.. Saygilar hurmetler..

    • Havadelisi dedi ki:

      Yorumunuz için teşekkürler. Eleştirip tartışmak medeni sınırlar içerisindeyse kırıcı olmak ya da beşeri münasebetleri ciddiye almamak demek değildir. Bir iş yapıyorsanız, yaptığınız iş üzerinden eleştirilmeyi de göze alacaksınız. Birisi 18 gün sonrası için tahmin yapıyorsa, bence profesör olsa da, ilkokul öğrencisi olsa da farketmez. Benim tavrım kişilere değil, yapılan işleredir. Bundan sonra da öyle olacak. Tahminlerinizde başarılar. Diğer konulardaki görüşlerinizi de istediğiniz zaman blogumda yazabilirsiniz.

      • hayatbu dedi ki:

        Uzatılan zeytin dalına biraz daha yumuşak davranış gerekmez mi? 🙂 Resmen kırıcı yahu, bana birisi Nostradamus falan dese müneccim dese kırılırdım doğrusu. Mesela bak Türkiye’nin Avusturya elçisine çok ciddi tepki var neden? Adam, devletlerini eleştiriyor ırkçılık mırkçılık vs. diye. Haklı olabilir ama ifade üslubu falan olayı etkiliyor.

        Çok kırıcısın Ozan, kabul et…

        • Havadelisi dedi ki:

          Değilim. Sen de bana neler dedin, biraz sosyal bilim alanına girince kahve ağzıyla konuşuyorsun dedin, bir şey dedim mi ? 🙂 Yazıda örneğini verdiğim tarzdaki tahminleri halen müneccimlik olarak görüyorum, bu yapılan işin adının konmasıdır. Yapan kişiyle çok iyi arkadaş bile olabilirim, kendisini çok sevebilirim, ama bu tarz eleştiriden geri durmamak gerekiyor bana kalırsa.

          • hayatbu dedi ki:

            🙂 Bir şeyi düzeltelim. Ben sana kahve ağzıyla konuşuyor demedim. İki seçenekten birini tercih et ki; ben de anlayayım ne demek istediğini dedim. Eğer:

            a seçeneğini seçseydin yaptığın yorumların kahvede memleket kurtaranlardan bir farkı olmaz dedim.

            b’yi seçersen de bilimsel metot kullanmadığından bilimselliği yok dedim; hata yaparsın dedim.

            Pabuç pahalı geldiğinden ikisini de seçmedin 🙂 Sen böyle tahmin yapanlara düpedüz Nostradamus demekle kalmadın; koskoca kapak resmini de konu başlığına ekledin. Daha ne diyeyim bilmem ki… 🙂

            • Havadelisi dedi ki:

              Bak bak bak gene bir sürü laf yiyoruz, pabuç pahalı filan 🙂 Neyse, tartışmanın önceki bölümlerinde cevap vermiştim.

              Bence eleştiri kaldırmada biraz daha müsamahalı olunabilir… Hakaret başka, eleştiri başka. Kimseye salak manyak demiyoruz ki, müneccimce bir tavır gösterdin, bunun dayanağı yoktur diyoruz. O kadar.

    • Santiago dedi ki:

      İstanbul’da, kasım ayında, bırakın orta şiddeti, hafif kar yağışı bile çok nadir görülen bir olaydır. Bence yaptığın tahminin (17 gün sonrasına orta şiddette kar) gerek bilimsel, gerekse istatistiksel olarak hiçbir dayanağı ve tutarlılığı yoktur. Sana güvenen okuyucuların elbet vardır ama beni ikna edemezsin. Ayrıca Ozan bu başlığı açtığından beri uzun vadeli kar tahminleri (uçuşları) kesildi. Bence objektif olarak bir öz-eleştiri yap.

  4. hayatbu dedi ki:

    Ozan, açtığın bu konu sanırım birilerini rahatsız etmiş 🙂

    Buradaki linke bakarsan wowturkey’de hakkında “Mustafa Denizli tarzı bayram tahmincisi” gibi bir yakıştırma olduğunu görebilirsin 🙂

    Madem konu bu şekilde “Atış Serbest”e döndü. Bir yorum alalım lutfedersen 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Hay hay hemen yorum yapayım 🙂 Sakat ve cezalı tahminciler belimizi büktüğü için bayram tahminlerindeki isabet oranımız %51’e kadar düştü..

      Cemal bey buraya da yorum yapıyordu.. genelde de güzel şeyler yazar. Doğrudan eleştirse de olurdu, sansürleyeceğimi filan mı düşündü acaba 🙂

      • hayatbu dedi ki:

        Yalnız birşey dikkatimi çekti sayın Mustafa pardon Ozan Hocam:)

        Forumun verdiğim linkteki başlığını kilitlemişler. Kilitlerken de “harareti düşürmek” için demişler. Acaba çok mesaj geliyor manasında mı kullanmışlar bunu (baktım dün için sadece 2 mesaj var) yoksa orada hararetli tartışmalar mı sözkonusu oldu?

        wowturkeydeki bir tahmine müneccimlik diyip blogun girişine kocaman konu açmak herhalde sırf benimle ilgili değil başkalarıyla ilgili de polemik oluşturmuş Ozan Hocam:)

        Bayram tahminlerinizi en geç 2 gün içinde bekliyoruz. Bari 5 günlük tahmin olsun yapsan…

        • Havadelisi dedi ki:

          Aman yok yahu kim takar bizi 🙂 Polemik filan kendi kendimize çalıp oynuyoruz işte.

          Hatırlat da bayram tahminini yapayım Perşembe günü. 🙂

      • Santiago dedi ki:

        Objektif bakıyorum, %100 Ozan’a hak veriyorum. Cemal Bey neden rahatsızlık duydu acaba.

        Falcılar ve asparagasçılar sitene gelmeye korkuyor dikkat edersen, ya da sen yorumlarını almıyorsun buraya 🙂 Bilim daha önde, ne güzel. Şöyle sağlam bir sistem gelsin sen o zaman gör burayı, hit rekoru kırarsın 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Pek gelmiyorlar, direk sildiğim yorum sayısı öyle çok fazla değil. Gerçekten çok saçma sapan yorumları siliyorum, mesela birisi bugün sormuş: “20-22 Kasım sistemi Marmara ve Batı Karadeniz’e iyi kar bırakacak, acaba güney Ege’nin yükseklerinde de görülür mü?” (Bunu okuyorsan: Böyle yorumları yayınlamıyorum kardeşim, haberin olsun. Bin tane laf konuştuk müneccimlikle ilgili, okumadın mı?)

          Bir de sıkıcı bir site bu tabii. İspanya’daki sea effect’ten kime ne 🙂 Sen 18 gün sonra Bilbao dağlarına kar yağar mı onu söyleyemedikten sonra… (Bilbao dağları neymiş be, amma attım 🙂

          • Santiago dedi ki:

            Ne kadar gereksiz “kar geliyor” başlıkları. Hangimiz kasım ayında yağan sağlam ve heyecan verici bir kar görmüştür İstanbul’da?

            Ayrıca sitene yorum yazmayıp haberleri taşıyanlar da var 🙂 Pekin İklim Merkezi tıklama rekoru aldı bir yerlerden. Cemal Bey de meteorolojinin vahimliğini (aktüel haber) paylaşmış wow’da. Burayı izleyen çok aslında, paldır küldür yorum yapamıyorlar sadece 🙂

            • hayatbu dedi ki:

              Laissez-faire…

              Hep bilimsellik olursa da olmaz. Burası böyle olsun orası da öyle; zenginlik işte…Atsınlar tutsunlar tuttursunlar. Kime zararı var…Oraya bakanlar nasıl atıldığını buraya bakan da bilimsel doğrusunu görür…

  5. okanDagistan dedi ki:

    “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler”. İlgili arkadaşların risk iştahı yüksek anlaşılan. İlla ki bunun getirisi olacağı gibi götürüsü de olacaktır. Eğer yapılan 10 tahminden 8’i tutmuyor, yanından bile geçmiyorsa, o tahminleri takip etmenin anlamı var mı? Bence buradan yola çıkmak daha önemli. Yani sorun aslında arz eden taraf da değil, talep eden tarafta. O nedenle müneccim arkadaşların kehanetleri onları bağlar, sorumlulukları olduğunu düşünmüyorum. Ancak, ne zaman ki iş resmileşir, kurumsallaşır, orada risk iştahından bahsedemezsiniz. Yaptığınız tahminin güven aralığı dar olmak zorunda, ha bu aralığı genişletmek için çaba göstermelisiniz o ayrı konu.

    Son olarak diyorum ki “Bir tahmin yap efsane ol, bin tahmin yap doğru ol!” 🙂

  6. Mami dedi ki:

    Bu kadar tartışmanın üstüne bayramda hava nasıl olacak tahminleriniz nedir 😀 Müneccimleri özlemle bekliyoruz 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Bayramın 3. günü saat 15.00 – 15.20 arası Bahçecik’te kısa bir sağanak olacak. GFS 700 milibar dikey hareket çıktısı bunu açıkça gösteriyor.

      • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

        Aslında verdiğiniz ironik cevap şu yukarıdaki örneklerdeki bilgisiz insanları özetlemeye yetmiş sayın Havadelisi. Teşekkürler 🙂

  7. Santiago dedi ki:

    Flaş!! Son dakika gelişmesi!! Efsane semih yeni kehanetiyle beraber orçun bostancı’ya ait rekoru tarihe gömdü. Kendisi 3 ay 2 gün sonrasına kar fırtınası tahmini yaptı. Ayrıca sürenin uzun olduğunu belirterek durumun değişebileceğine dair açık bir kapı bırakmayı da ihmal etmedi. Semih bu tahminle büyük ihtimalle avrupa ve dünya rekorlarını da tarihe gömmüştür 🙂

    “efsane-semih 08 kasım 2010 pazartesi 12:11:45
    blizzard videosu. Istanbul’da 10-15 şubat arasi blizzard bekliyorum. Süre uzun değişebilir :)”

    • İsmini vermek istemeyen izleyici dedi ki:

      Keşke kendisinden saat kaçta yağacağını da öğrenebilseydin Santiago. Evden ona göre hazırlıklı çıkarım 10-15 Şubatta 🙂

      • EFSANE-SEMİH dedi ki:

        Değişime açık olmakla beraber gece 11 sularında başlamasını bekliyorum…..

        • Santiago dedi ki:

          İşte bu!! 🙂

        • ALKIM dedi ki:

          -Daha çok var abi değişir o modeller.
          -Yok yok NAO negatife yakın, AO da ideal konumunda. Etkisini 10 gün sonra görürüz. Jet akım var zaten. Deniz suyu sıcaklığını görüyor musun. Yağar bu kar, kaçmaz.
          -Evet evet haklısın. Wunderground’ın modelleri gördün mü be. Hey yavrum benim. Geliyo be geliyo.
          -Afet geliyo, 87 geliyo.
          -Koyalım introyu.
          -Abi kasımdayız daha, abes kaçmaz mı?
          -Kaçmaz olm. 1000 yılın soğukları muhabbeti arasında kaynar gideriz. Geçen sene Ocak’ta hatırlasana DMİ bizim yüzümüzden açıklama yapmak zorunda kalmıştı. Cemal Hoca da patlattıydı bombayı. Bizim de belli bi kamuoyumuz var artık.
          -Haklısın abi. Hazırlıyorum hemen.

          • cümülonimbüs dedi ki:

            Bence konu dağılmamalı geyik diye bir bölüm açarak oradan devam edebiliriz mesela.

          • arif dedi ki:

            -Vay be ulan adam bilecek galiba
            -Yok abi eğer gelirse artık pes ocak’ta nasıl da vermişti dmi’ye ağzının payını
            -Helal olsun adama arkadaş
            -Abi en büyük sensin büyüksün abi seninleyiz hep sana inanıyoruz artık.
            -Ya ben bu sistemi şubatın başında demiştim gelicek diye abartmayın bu adamı bu kadar
            -Dur bi de bu geceki runa bakalım
            -Ulan soğumaya bak nasıl giriyo
            -Dur bi de yarın bakalım
            -Girdi oğlum yine girdi
            -Abi nasıl değişti bu modeller ya
            -Bu modeller hep değişir fal gibi bunlar
            -Rüya bu modeller
            -Yarın da çıkarsa artık tamam
            -Ah bak gelmiyor gördün mü
            -Hay ben böyle şansın be
            -Allah kahretsin ya gelmiyo
            -Bak nasıl da kandırdı milleti kar geliyo diye
            -İşleri güçleri reyting oğlum bu adamların
            -Biz de inandık bak reklam yaptılar duygularımızla oynadılar.
            -Tu Allah cezasını versin bunların
            -Saldıralım şunlara dur.
            -Yazıklar olsun 3 cm kar için ortalığı böyle ayağa kaldıranlara…….

            • Santiago dedi ki:

              Erken yorum yapan riske girer, bildiğin zaman kralsındır, efsanesindir, ama eğer bilemezsen sana güvenenlerin inancını sarsmış olursun bir kere, 1 sene geçse bile aradan unutulmaz.. DMİ’nin böyle bir riski alma şansı yok, Bünyamin Bey’in de yok, Cemal Hoca’nında yok. Çünkü onların mesleği o, çünkü tüm Türkiye onların ağzından çıkacak bir kaç kelimeye göre iş, tatil ve seyahat programlarını yapıyor. Belki siz onlardan daha başarılı bir tahmincisiniz, çünkü siz bu işe yürek vermişsiniz, çünkü siz kar sevdalısınız, ama kendinizi gereksiz yere riske atarak hayranlarınızı hayal kırıklığına uğratma şansınız daha fazla. Bir kaç gündür sitenizi detaylı inceliyorum, çok rağbet görüyor, başarılarınızın devamını dilerim. Ayrıca yere diğer yorumcu arkadaşlarınızdan daha sağlam basıyorsunuz, geçen sene mart’ta nasıl bir hayal kırıklığı yarattınız bilmiyorum ancak bir çok kişi burda bunu belirtiyor. Bence kendinizi aşırı riske atmayın, daha iyi yerlere geleceğinizi düşünüyorum.

              • arif dedi ki:

                Teşekkür ederim yorumunuz için. O sistemde yanlış bir analiz yaptım. Bunu kabul ediyorum. Tahmin ettiğim gibi gitmedi bazı şeyler. Kendime göre risk almaya değer bulduğum sistemlerde risk alıyorum bunu tekrardan hatırlatmak isterim. Asla ılık geçeceğini bildiğim bir dönem için kar gelecek demem buna emin olun. Bana güvenenlerin sayısı o kadar çoğaldı ki hatalarımda yaşanılan hayal kırıklıkları da aynı oranda fazla oluyor. Sınavlarda 4 yanlış 1 doğruyu götürü mahalle arası maçlarda 3 korner 1 penaltıdır ama kar tahminlerinde yapılan 1 yanlış 10 doğruyu götürdüğü gibi doğrularınız 1 korner değerindeyken yanlışlarınız 3 gol eder. Böyle olmamalı mutlaka ama Ozan kardeşimin dediği gibi duygusal bir toplumuz biz. Herşeyimiz ona göre. Hiç düşünmezler ki bir insan zirve yapmış itibarını neden durduk yere iki paralık etsin? Hep sormuşlardır bana Gökhan Abur yada Bünyamin Sürmeli’nin yerinde olsan yine aynısını yapar mısın diye. Mümkün değil yapamam. Çok dolandırırım lafı, bodoslama dalamam. İnternet ortamında kesinlikle daha rahatız. Bu nedenle daha uzun süreli dolayısıyla riskli tahminler yapabiliyoruz. Belki herhangi bir soğuk ve karlı hava dalgasının günler öncesinden duyurulmasına da gerek yok. 3-4 gün önceden ilan etmek yeterli olabilir. DMİ ve Bünyamin gibi tahminciler bu düşüncede olabilirler. Biz kar sevgimiz nedeniyle günler öncesinden ortalığı ayağa kaldırma ihtiyacı hissediyoruz tıpkı bizim gibi düşünenleri sevindirelim maksadıyla ve bunu yaparken asla bir art niyetimiz yok belki ama ocak sisteminde elde ettiğimiz başarıyla kazandığımız itibarın mart sistemiyle bir anda dibe vurduğunu görmek de kötü bir tecrübe oldu. Kimbilir belki de çok sevdiğim kar yağışları bir gün gelecek, tüm doğrularımı alıp götürecek. Ben de atın ölümü arpadan olsun deyip geçeceğim ve bu film bitecek.

  8. hayatbu dedi ki:

    Sen topu topu 3 tane örnek verdin. Gerisinden çıkaracakların da çocukların kar beklentisi ve de cabası. Benim verdiğim örnekler gibi şeyler seninkiler. Yani bir kişi çıkıp atıyorsa diyorsa ki “20 gün sonra kar geliyor” e napalım yani bütün kar delileri mi atıyor oluyor? Verdiğim linklerde de böyle saçma sapan şeyler var. Kimisi güzel bir tatil-kayak geçirmek istiyor, kimisi belki başka derdi var falan filan. Metoffice 30 günlük outlook yayınlayınca problem yok, ya da ticari bir site uçunca problem yok; efsane-semih atınca var?

    Ben sana çok daha bomba bir örnek vereyim de ona karşı da bir argüman bul. Bence Türk halkı sağlamcı. Gayet bilimsel bir metotla açıklıyorum. Bu da ispatı:

    Hipotez: “Türk halkı meteoroloji konusunda kısa vadeli bilimsel tahminlere rağbet ediyor.”

    Operationalization yaparsak: “Bilimsel ve tutarlı tahmin yapan sitelerin ziyaretçi sayısı ‘müneccimlik’ yapan internet sitelerinin ziyaretçi sayısından daha çoksa toplumun geneli daha bilimsel ve tutarlı tahmiciliğe ilgi gösteriyor demektir.”

    Değişkenler (kabaca veriyorum): internet sitelerinin günlük ziyaretçi sayısı, internet sitelerinin kesin tahmin aralığı, sitelerin tahminlerinde dayandıkları bilimsel veriler/atmasyon çeşitleri, vs vs vs

    Böyle bir araştırma yapmak için sayfalarca döküman ve haftalarca uğraş lazım. Sadece kısa bir örnekle bitiriyorum ki neyin ne olduğu bu araştırmada anlaşılsın.

    Araştırma İçin Belirlenen Alan: Türkçe yayın yapan Türkiye kaynaklı hava durumu tahmin siteleri/blogları/forumları vs.

    Not: Aslında burada bunu alan olarak daraltarak tahmin tahmin ele almak lazım. Ama burada çok yuvarlak olarak bunu yapmak zorundayız. Zaman-yer vb. sebeplerden…

    Bilimsel tahmin yapanlar: DMİ
    Atmasyoncu “müneccimler”: Diğer müneccim siteler

    DMİ’nin Günlük Ziyaretçi Sayısı: bu adreste de yer aldığı gibi DMİ kaynaklarına göre ortalama 3 milyonu aşmış durumda

    Diğer Siteler: Buyursunlar, birleşsinler verilerini versinler bakalım değil 3 milyonu 30 bini bulacak mı? Belki 3 bin bile etmez…

    Sonuç: Hipotez doğrulandı. Türk halkı meteoroloji tahmininde “müneccimlik”e değil bilimselliğe itimat ediyor. O yüzden bu konuda bilgileri DMİ’den ve benzeri bilimsel tahmin yapanlardan alıyor…

    Teşekkürler Türkiye 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Teşekkürler hayatbu 🙂 Sanırım bu kadar tartışma herkese yeterince fayda sağlayacaktır… Ben daha fazla bir şey yazmayacağım. Kaygılarımın ve söylemek istediklerimin birçok kişi tarafından (sen de dahil) anlaşıldığını sanıyorum.

      • hayatbu dedi ki:

        Ben teşekkür ederim… Havalar durağan olunca başka yapacak bir şey kalmadığından ya el etek çekip kişisel işlerle ilgilenmek gerek ya da böyle tartışmalarla vakit geçirmek. Kar gelsin de gerisi mühim değil…

    • tayfun dedi ki:

      Öncelikle gayet mantıklı ve medeni bir tartışma yürüttüğünüz için bu forumda yazan herkesi tebrik ediyorum. Bu başlık altında yazılan cevapların hepsini olmasa da büyük çoğunluğunu okudum. hayatbu arkadaşımız güzel bir bilimsel tez ileri sürmüş ancak bence atladığı bir nokta var, o da “bilinirlik”. Türk halkının neden daha çok DMİ’yi tercih ettiğinin altında yatan gerçek bence tamamen bilinirliğiyle alakalı. İnsanların aklına ilk gelen adres orası olduğu için o kadar kişi tarafından ziyaret ediliyor. Bir çok insan başka sitelerin olduğundan bile haberdar değil. Ve son olarak tamamen subjektif olarak havadelisi’ne katılıyorum; bence de Türk halkı müneccimliğe meyillidir.

  9. çihiro dedi ki:

    Santiago arkadaşım şu yorumunda “Maalesef bilim, Osmanlı ve diğer İslam ülkelerinde hep ikinci üçüncü sırada kalmış, bunun da en büyük sebebi şeyh şıh padişah vb. söz sahibi kimselerin ileri görüşlü olmamasıdır.” diyerek hayatbu arkadaşımı şu yorumu yapmaya itmiştir. Çok basit olacak ama gerçek şu ki Osmanlı padişahları ileri görüşlü olmasalardı bu kadar başarıyı kazanamazlardı.

    Ozan abimin Takiyüddin olayı ile “Bizde ise gökbilim çalışmalarından hep “müneccimliğe” hizmet etmesi beklenmiş .” diyerek bir genelleme yapması yanlış. Osmanlı II. Selim’den ve yıkılan bir rasathaneden ibaret değil.

    Hayatbu arkadaşımın “Takiyüddin’in rasathanesi basit şeyler sonucu değil; ciddi siyasi çekişmeler sonucu din referans gösterilerek yıktırılmıştır. ” diyerek rasathanenin yıktırılmasını doğruymuş gibi göstermesi yanlış. Gerçi “Takiyüddin olayı”nın ciddi bir şekilde araştırılması lazım. Vikipedi her zaman doğruyu söylemez. “Tarihin Arka Odası” programında Murat Bardakçı’ya soralım. (Ya da sormayalım. Blog meteorolojiden sapmasın iyice 🙂 )

    Son olarak, zamanında Osmanlı ne kadar ileri olursa olsun şu anda Batı’nın çok daha ileride olduğu gerçeği değişmez. Uzun vadeli tahmin konusunda ise Arif’e geçen seneki fiyaskodan dolayı ısınamadım. Ancak şu yorumu gayet tatmin edici. Şu yorumu okuduktan sonra düşündüm de uzun vadeli tahmin yapan arkadaşları eleştirmek gerekiyor ise 30 günlük tahmin yapmadıkları için eleştirmek lazım 🙂 Batı’dan gerçekten hep gerideyiz. Biz 15 günlük tahmini tartışırken onlar 30 günlük tahmin yapıyor 🙂 Sanırım Ozan abi 15 günlük tahmini bu yüzden eleştiriyor 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Tartışmaya yaptığın katkılar için çok teşekkürler. Ben çok konuştuğum için yine cevap verip kendimi tekrarlamak istemiyorum, belki başka arkadaşlar başka şeyler yazarlar.

      Ama son bir şey ekleyeyim aklıma gelmişken. Benim gözlemlediğim kadarıyla, “müneccimlik” olarak kabul edilebilecek tahminlerin önemli bir özelliği var. O da şu: Tahminin ısrarla bilimsel yönteme dayandırıldığı söyleniyor, ama incelediğiniz zaman tahminin içinde var olan bilimsel bilginin o tahmini yapma amacıyla kullanılamayacağını görüyorsunuz. Yani mesela adam 16 gün sonra kar yağacak diyor, evet 16 gün sonra kar yağabileceğini söyleyen bilimsel veriler var, ama kar yağmayabileceğini de söyleyen o kadar çok veri var ki (GFS ensemble diyagramları mesela), tutup da tek bir göstergenin üzerinden giderek kar yağacak demenin herhangi bir bilimsel anlamı kalmıyor. İşte bilim dışına çıkmak, müneccimlik etmek budur, tek bir göstergeye dünya kadar anlam yükleyip, diğer göstergeleri yok saymak… Yukarıda demişsin ki batıda 30 günlük tahmin yapılıyor. O tahminlere dikkat et, hep olasılıktan ve eğilimlerden bahsedilir, olasılıkların da gayet düşük olduğu belirtilir. Kimse de zaten o kadar ciddiye almaz, “sağol üstadım, ağzından bal damlıyor, kara gömüleceğiz desene” filan demez.

    • Santiago dedi ki:

      Osmanlı’da tabii ki ileri görüşlü, ve zeki ve başarılı padişahlar vardı. Öyle olmasaydı zamanında süper güç olamazdık. Ancak ilerleyen zamanlarda bu değişti. Şeyhülislamların aldığı kararlarla Osmanlı’nın bazı ülkelere savaş açtığı, hatta padişahları bile tahtından indirdiği söyleniyor. Ayrıca matbaanın gelişi de dini sebeplerle gecikmiştir. Hepimiz geçmişimizle gurur duymalıyız, ancak bazı olayları da objektif değerlendirmek lazım.

  10. mert dedi ki:

    bana göre orçun bostancı tutturur 🙂

  11. Fortesla dedi ki:

    Hocam bosuna ugrasma bu tür “ya tutarsa” tahminler hep oldu olacaktır. Açıkçası Semih’in böyle bir tahmin yapması beni hiç şaşırtmadı ne zamana kadar dayanabilir diye merak ediyordum. Geçen sene herkesin ertesi günün modelini bile inkar edecek hallere nasıl geldiğini birlikte gördük. Hatırlarsın. Ben de aslında uzun vadeli tahminin değerinin daha cok olduguna inanıyorum. Çünkü çok daha fazla bilgi,beyin fırtınası ve deneyim gerektiriyor. Ancak uzun vadede yagış ve sıcaklık detayları vermek sallamaktan başka birsey değil (utanmasalar enlem boylam kordinat verecekler). Bunu onlara söylediğin zamanda anlamazlar, anlamak istemezler. Ilıkçı olursun, konuyu geçiştirmeye yönelik anlamsız cevaplar falan alırsın. Bunlar bu kış da devam edecek seneye de. Burda methiyeler düzülse bile.

    • Havadelisi dedi ki:

      Uzun vadeli tahminin daha fazla bilgi ve deneyim gerektirdiği konusunda şüpheliyim. Burada İsviçre’de meteoroloji eğitimi almış insanların yorumlar yaptığı bir forum var. Muhabbetin büyük çoğunluğu kısa vade (tahminde 1-5 gün + şimdigörü) üzerine dönüyor. Bu blogda da bir şimdigörü başlığı açıldığında gelen yorumlardaki bilgi ve sorgulama düzeyi gayet yüksek. Blogun hiçbir kısmını okumadığı belli olan insanların bir ay sonrasıyla ilgili Atış Serbest’te sorduğu soruları ise yayınlamadan siliyorum (bu sorularda kullanılan Türkçe de genelde daha bozuk oluyor). Bu tabii ki iki tane örnek, başka bir sürü örnek vermem gerekir (hatta hayatbu‘nun tatmin olabilmesi için hiçbir met. eğitimli hava delisinin hiçbir zaman uzun vade tartışmadığını kanıtlamalıyım :). Benim düşüncem, süre uzadıkça elle tutulur veriler azaldığı için atma şansının arttığı yönünde. Bunu tabii ki herkes için genellemiyorum ve samimi olarak uzun vadeyle ilgilenip bilgisini ve zekasını kullananları tenzih ediyorum ama gözlemlediğim bu. Neyse, ben uzun vadeyi kısa vade kadar çekici bulmuyorum diye kimseye bulaşmak istemem, sonra lafı ağzıma tıkıyorlar 🙂

      • arif dedi ki:

        Tahmini yapılan yer de çok önemli tabii ki. Örneğin, Britanya, İskandinavya tarafları için uzun vadeli tahmin yapmak bazı dönemlerde çok zorlaşıyor. Geçenlerde yanılmıyorsam would nickiyle İsveç’ten yazan bir arkadaş vardı. Kısa sürede hava koşullarının nasıl değiştiğinden bahsediyordu. İzlanda’nın deli danalar gibi döndüğü basıncın düştükçe düştüğü peşi sıra yeni sistemler türettiği dönemlerden bahsediyorum. Yüksek basınç hakimiyeti ise işimizi kolaylaştırıyor tabii ki. Bizim bulunduğumuz coğrafyada ise 1-5 günlük tahminlerle yetinmeyi yeterli bulmuyorum. Bu biraz da tarz meselesi tabii ki. İsviçreliler işi fazlasıyla sağlama alıyorlar demek ki. Uzun vade tartışmalarını ortadan kaldırmak için öncelikle GFS, ECMWF gibi modellerin yayınının acilen durdurması lazım. Bu saatten sonra böyle birşey yapacaklarını da açıkçası hiç sanmıyorum. Diyeceğim o ki meteoroloji eğitimli hava delilerinin hiçbir zaman uzun vade tartışmadığını kanıtlaman o modeller orada durdukça çok ama çok zor hatta neredeyse imkansız 🙂

        • Havadelisi dedi ki:

          Siz yapmayın bari Arif bey 🙂 Bir şey kanıtlamaya çalışmıyorum bu konuda, sadece gözlemlediğim genel eğilimden bahsettim. Yorumunuz için teşekkürler.

          • cümülonimbüs dedi ki:

            Bir örnek vermem gerekirse, yazın üzerimize Basra alçak basıncı kabak gibi oturduğunda yapılan 20 günlük tahminler tuttu sanırım. Demek ki uzun vadeli tahminlerin yapılabilitesi var.

            • Havadelisi dedi ki:

              Çok durağan koşullar olduğunda tabii ki tahmin yapılabilecek vade de uzuyor.

              • cümülonimbüs dedi ki:

                Benim tahmin yaparken kullandığın metod ve veriler şunlardır.

                1) Modeller: GFS modelleri 180 saate kadar tutarlı 120 saate kadar ise oldukça tutarlı bilgiler veriyor.

                2) Diyagramlar: Diyagramlar GFS ve GFS’nin başlangıç koşullarıyla biraz oynanmış hallerini grafik şeklinde veriyor. Buradaki püf nokta başlangıç koşullarıyla oynanmasının 15 gün sonraki hava durumunu nasıl etkileyebileceğini görmemiz. Eğer başlangıç koşullarındaki oynamalar 10-15 gün sonrasında gerçekleşmesi öngörülen durumu pek de etkilemiyorsa ortada oldukça stabil bir oluşum var demektir. Yani GFS’i sağa sola esnetip yakın sonuçları alıyorsan önümüzdeki günlerde gerçekleşecek hava olayı ufak tefek sapmalara oldukça dayanıklıdır. Bu durum uzun vadeli tahmin yüzdeni arttırıcı etki yapar.

                3) NAO, AO : GFS’in gösterdiği Azor Y.B güçlenmesi gerçekçi mi? GFSin gösterdiği Kutup bölgelerinden sarkan soğuk hava dalgasının gerçekleşmesi mümkün mü? NAO ve AO’ya bakarak bu konularda ip ucu yakalamak mümkün.

                4) Jet Akımları: 180 saatlik jet akımları oldukça tutarlı veriler sunuyor. Kuzeyden tepemize şiddetli bir akımı sokuluyorsa GFSte eş zamanlı soğuma gösteriyorsa bu soğumanın gerçekleşme ihtimali artar.

                • Havadelisi dedi ki:

                  Özellikle diyagramlar kısmını çok güzel anlatmışsınız.

                  NAO, AO ve jet akımlarının modelleri doğrulamak için nasıl kullanılabileceğini ben pek anlayamıyorum. Çünkü, daha önce de anlattığım gibi, birkaç gün sonraki indeksler de modellerden hesaplanıyor. Jet akımları da atmosferin birer parçası, onlar da zaten modellerde var, bağımsız değişken değiller. Kastettiğiniz şeyi anlayamadıysam söyleyin.

        • cümülonimbüs dedi ki:

          Üst atmosferin tahmini ve üst atmosferdeki koşullar genelde daha stabil oluyor. Diagramlarla benzer mantık. Evet bağımsız bir değişken değiller ama örneğin modeldeki 10xlik oynama örneğin jet akımına 1x yansıyor diye tahmin ediyorum.
          Şöyle izah edeyim, 1 GFS ve 20 hafif oynanmış GFS var bu nedenle toplam 21 model çıktısı ve dolayısıyla 21 jet akımı tahmini olması gerekir. Bu 21 model çıktısı söz gelimi 500 hPAda birbirinden oldukça farklılık gösterirken jet akımı çıktıları farklılık olmasına rağmen aynı seviyede farklılık göstermeyecektir diye düşünüyorum.

          Bunun dışında jet akımlarının yönü ve kuvveti gelen sistemin rotasını ve şiddetini etkileyebiliyor.Ayrıca jet akımlarındaki sapmalar bu yaz Rusya’da gördüğümüz üzere belli bir bölgenin iklimini uzun dönemli şekilde etkileyebiliyorlar.
          NAO,AO biraz daha çetrefilli.Bir kere gerçekleşen NAO’ya ve trende bakıyorum. Dün için model ne öngörüyordu? Bugün ne gerçekleşti sapma hangi yönde? Örneğin NAO dört gün önce -1.2den toparlanma eğiliminde olsun iki gün sonrasının NAOsu -0.2 tahmin edilirken +0.1 gerçekleşmişse Azor Y.Bının öngörülenden daha fazla arttığını tahmin edebiliriz. AO için de benzer mantık. Aslında amaç hep aynı 21 çıktının neye yakınsayacağını bulmak. Gözlemlerden kış aylarında genellikle NAO’daki değisimlerin ülkemizi 10-12 günde etkilediği görünüyor. Yazın ise NAO’nun ülkemiz üzerinde pek bir etkisi yok. Tek başına yeterli bir veri değil ancak diğerleriyle birleşince tahminin yüzdesini arttıran bir etken diye düşünüyorum.

  12. hayatbu dedi ki:

    Kalın harflerle yazılmış kısımlar bana aittir – Havadelisi

    Meteoroloji konusundaki bilgilerine, çalışmalarına ve bu kadar uğraş vererek böyle bir blog hazırlamana saygı duyuyorum. Fakat bu konuda düşünceni netleştirmen için şu iki ihtimalden birini seçmeni rica edeceğim ki ben de anlayayım tam olarak düşünceni:

    1- “Ben “Atış Serbest” bölümünde kendi düşüncemi ifade ettim. Öznel (hatta taraflı) olabilir, ama ben böyle düşünüyorum. Bu kanıya da şimdiye kadar gördüklerim okuduklarım vs. neticesinde vardım.” Bunu ifade ettiğinde diyebileceğim birşey yok. Kendi düşünceni söylüyorsun. Takdir edersin ki kahvede memleketi kurtaranların söylediklerinden de bir farkı yok bunların.

    2- “Ben objektif bir yargıda bulunuyorum. Evet, bizde “müneccimlik geleneği” çok yaygın. Gözlemledim ve bunu buldum. Bu bulgum da gayet bilimsel verilere dayanıyor.” İşte bunu dersen hata etmiş olursun. Yani bunu bilimsel olarak ispat etmek için yukarıdaki verdiğim yorumlardaki sosyal istatistik metotlarını-kafamdan uydurduğum şeyler değil, sosyal bilimlerde bilimsel gerçekler bu şekilde elde ediliyor- uygulaman ve geniş çaplı bir çalışma yapman gerekiyor. Bilimselliğin abartmayla falan olmadığını sen de biliyorsun.

    Öncelikle: Sınırlarını senin belirlediğin iki argümandan birisini seçmek zorunda değilim. Bu tip tartışmalarda öznellik elbette bir miktar vardır, o yüzden bu kesin ayrımı yapamazsın. Ayrıca seni ya da başkalarını yüzde yüz ikna etmek uğruna iddiamı tam olarak ispatlamak durumunda da değilim. Ben geçerli olduğunu düşündüğüm birçok örnek vererek tezime bir temel oluşturdum ve bir tartışma açtım. Senin buna karşı örnekler göstererek itiraz etme hakkın tabii ki var, ama birkaç karşı örnek bulunca tezimi çürütmüş olmazsın. Bu şuna benziyor: biz meteorolojik gözlem ve arşivleme konusunda 500 yıldır Batı’dan geriyiz, değil mi? Ama 150 senedir Türkiye’de iyi kötü epey bir gözlem de yapılmış. Bu 150 seneye bakıp, “geri değiliz o zaman” diyebilir miyiz? Hayır diyemeyiz. Genellememiz halen geçerlidir.

    Ben açık ve net düşüncemi ifade ettim. İdeolojik bir refleks göstermiyorum; kaldı ki göstersem niye çekineyim? Yani ben müslümanım böyle diyemezsin yada ben Türk’üm böyle diyemezsin demekten mi çekineceğim? Sadece bildiğim doğruları aldığım eğitim doğrultusunda izah etmeye çalışıyorum. Ona bakarsan bence sen yanlı yorumlar yapıyorsun. Benim orada Çinden, Mısırdan, Hind’den bahsetmeme rağmen sadece İslam’ı örnek göstermiş gibi iddia etmenin bir sonraki adımının ismimi “radikal islamcı”ya çıkarman olmasından tedirgin olmayıp ne yapayım? (Asla seni ya da başkasını aşırılıkla itham etmem. İyi niyetimi ve yapıcı tavrımı uzun süredir belli ettiğimi sanıyorum bu blogda yazdıklarımla. İdeolojik refleks durumu hepimizde zaman zaman olabilir. Senin bu konuda biraz fazla duyarlılık göstermenden ötürü öyle dedim, daha fazlasını söylemedim. Ayrıca ideolojik refleks pek tabii senin şu tavrın gibi de olur, özellikle iyi eğitimli insanlar arasında bu şekilde oluyor, tutup da “ben Türk’üm böyle diyemezsin” demek senin için avam kaçardı doğrusu).

    Yani Arif’in örneğini veriyorum yok çürütemedi diyorsun. Kar tatili bekleyen üç-beş çocuğun 15 gün sonra kar var mı okullar tatil mi endişelerini tüm hava delilerine maledip de batıdaki meteoroloji ilgililerinin christmastaki kar meraklarını es geçmene sadece şaşıyorum… (Memleketin en çok okunan hava durumu forumlarından birinin meteoroloji sorumlusu Orçun Bostancı’nın 18 gün sonrası için yaptığı “tahmin”, “üç-beş çocuğun 15 gün sonra kar var mı umuduna” eşdeğer mi?)

    Ben de başka bir iddia atayım ortaya (sen şimdi konuyla bağımsız deyip yine kızarsın…) Bizim Türk milleti kadar olumsuz birşey görünce “Abi, işte bunu yapsa yapsa Türk yapar” diyerek kendi milletine yüklenen başka millet yoktur. Buyrun buradan yakın…Bu son önermeme katılmayan lütfen açıkça ifade etsin… (İşte dilinin altındaki baklayı çıkardın 🙂 Başından beri benim tezlerimde bu şekilde bir duygu durumunun da rol oynadığını sandığını düşünüyorum. Bu tartışmayı da çok yakından tanıyorum, ilk kez duyduğumu sanma. Mevzu derin. Bir defa ben yurt dışında, her milletten insanla epey etkileşim kurduğum bir 3.5 yıl geçirdim. Sana söyleyeyim, evet biz Türkler diğer milletlere göre kendimizi çok daha fazla yerin dibine sokuyoruz, ama bu tek yönlü bir olgu değil… Yani bir nevi çift kutuplu kişilik bozukluğu yaşıyoruz, bazen kendimizi ölçüsüzce övüp yapıcı olanlar da dahil hiçbir eleştiriyi kabul etmiyoruz, bazen de öznefret düzeyinde kendimizi aşağılıyoruz. İkisi de yanlış, bizim çok duygusal bir millet olmamızdan kaynaklanıyor bu bana kalırsa. Neyse işte. Ben olabildiğim kadar nesnel olmaya çalışıyorum, burada yaşayıp gördüklerim, bizim halihazırda bilimsel olarak geride olmamız bana çok koydu ve bazen cümlelerime fazladan abartma olarak yansıyor olabilir. Ama inan ki niyetim iyidir, düzeltmeye yöneliktir, aşağılamaya değil. Sen de öbür kutupta yer alıp yangına körükle gitme 🙂

    ————

    Gecenin bu vaktinde neyi savunduğumu biraz daha anlatabilmek için çok ufak bir araştırma yaptım. Araştırmam sadece ingilizce sitelerle sınırlı kalmak durumda maalesef… İşte birkaç örnek… Bir sürü var ama bıkıp sıkıldığımdan daha fazla alamadım. Hem tahmin siteleri hem de blog, forum vb. sitelerde tartışılan konulardan alıntı yaptım. Bakalım bunlara ne buyurulur?

    http://www.metoffice.gov.uk/weather/uk/uk_forecast_alltext.html (DMİ 5 günden ötesine bakmazken İngilizler 30 günlük süreye bakıyor)

    Bu bir outlook. Yani, şartları çok zorlayarak, önümüzdeki 1 ay için planları olanlara olasılıkları ve eğilimleri sunuyor. Müneccimlik değil ve benim yazıda verdiğim örneklere çok uzak. Kaldı ki MetOffice neredeyse hiç tutmadığı için mevsimlik tahminlerini bile yayından kaldırmak durumunda kaldı. Açıklamaya dikkat: “Şu anki bilimsel düzey, 5 günün ötesinde hava tahmini yapmaya izin vermiyor.”

    http://www.easternuswx.com/bb/index.php?/topic/240367-when-should-we-look-for-legit-snow-threats-for-dc-nyc-corridor/

    Bu linke giremedim.

    http://www.theweatheroutlook.com/twoforecasts/30%20day%20UK%20weather%20forecast.aspx

    Bu da bir outlook. Şu altı gün için normallerin üzerinde ya da altında sıcaklıklar… Yağış… filan. Olasılıklar…

    http://www.dryday.com/turkey/istanbul/beyo%c4%9flu-30-day-weather-forecast/ (bu site uçmuş, istanbulun semt semt uzun vade risk yüzdeleri var)

    Evet, çünkü ticari amaçlı.

    http://www.tripadvisor.in/ShowTopic-g304552-i10145-k3801968-Himachal_snow_holidays_in_dec_2010-Shimla_Himachal_Pradesh.html

    Kar görmek istiyorlarmış, cevap verenler de diyor ki o mevsimde orada kar yağar. Daha çok iklime gönderme yapılmış. Müneccimlik olsaydı, “24-26 arası gidin, o tarihlerde kar yağacak benim tahminime göre” denirdi.

    http://forums.accuweather.com/index.php?showtopic=23058&pid=1077418&st=0&#entry1077418

    Mevsimlik tahmin muhabbeti. Türkler yapınca da karşı çıkmıyorum 🙂

    http://uk.answers.yahoo.com/question/index?qid=20101105103821AAqeDML

    Olasılıklardan bahsediliyor. İklim muhabbeti. Aynı İstanbul’a Aralık’ta tutan karın yağmadığının söylenmesi gibi, ki bu istastistiksel olarak doğrudur.

    http://www.cafemom.com/answers/496868/When_do_you_think_our_first_snow_will_come_this_year

    Ben bir anket yaptım hani, ona benziyor… “5 hafta sonra yağacak tahminlerime” göre diyen yok.

    http://www.minecraftforum.net/viewtopic.php?f=1016&t=58092

    Giremedim buna da.

    http://www.tripadvisor.com.au/ShowTopic-g298564-i2712-k3840317-Can_i_find_snow_in_Kyoto_in_late_november_or_early_december-Kyoto_Kyoto_Prefecture_Kinki.html

    İklim muhabbeti…

    http://www.beenasked.com/q/htk7S2tz/Will-it-snow-this-Christmas%3A-December-2010-2011.html

    Soruya cevap bile verilmemiş. Bizim müneccimler görmemiş anlaşılan 🙂

    http://ask.metafilter.com/100535/Where-Does-it-Snow-in-Europe-at-Christmas

    Ah hayatbu ah önüne gelen linki koymuşsun 🙂 Noel zamanı Avrupa’da nerede genelde çok kar olduğunun tartışması…
    http://answers.yahoo.com/question/index?qid=20101022010746AAqFXIt

    Yine bir olasılık tartışması…

    http://wiki.answers.com/Q/Will_it_snow_december_2010

    Ciddiye alınıp cevap verilmeyen bir soru daha…

    • hayatbu dedi ki:

      Bilimsel araştırmanın öyle yapılmayacağını ikimiz de biliyoruz. Bilimsel çalışmanın ne şekilde yapılması gerektiğini (sosyal bilimler metodolojisinde) daha önce de ifade ettim. Buradaki “araştırma” kelimesi 5 dakikalık internet gezintisi sonucu bulunan örnekler anlamında kullanıldı. Taş atmak için böyle bir argümanı kullanmanı doğru bulmuyorum. (peki özür dilerim, ama verdiğin örnekler bence müneccimlik bağlamında geçerli değil)

      Ayrıca şunu da belirteyim. Sen bir sayısal bilimcisin. Lisansta da (yanlış hatırlamıyorsam) mühendislik okuduğundan dolayı; sosyal bilimler alanında yapılabilecek araştırmalara farklı açıdan yaklaşmanı normal karşılıyorum. Tekrarlıyorum; arada metodoloji farklılıklarından tut da bilimsel ekollerdeki farklılıklara kadar bir ton farklılıklar varken tutup da senin benimle aynı noktada buluşmanı beklemiyorum. Ben bu tartışmayı çoktan bitirmiştim ama başlı başına bir konu açmayı tercih eden sensin. Öyleyse sonuna kadar düşüncemi savunmamı da hoş göreceğini umuyorum. (Zaten herkes tartışmaya katılsın istediğim için açtım, çok yararlı ve ilginç bulduğumdan. Tabii ki görüşlerini sonuna kadar savun. Bu arada ben zamanının ÖSS’sinde sözel puanda Türkiye derecesi yapmıştım 🙂 Ama evet mühendislik okudum. Öte yandan üniversitede felsefe derslerine devam ettim, edebiyatla ilgilendim. Yanlış anlaşılmasın, bunları hava atmak için değil senin alanına da meraklı olduğumu ve yazıp çizdiklerinin benim için değerli olduğunu belirtmek için söylüyorum.)

      Son olarak, fikirlerin çatışmasından ve akılların birbirlerine zıt düşünceler içerisinde olmasından gerçekler ortaya çıkar düşüncesine yürekten katıldığımı ifade etmek istiyorum. O yüzden bu tartışmanın (eğer ideolojize edilmezse) faydalı olacağını umuyorum. (kesinlikle katılıyorum)

      Bu tartışmaları bir yana bırakırsak; Arif Bey’in de faydasının olacağını düşündüğü ortak çalışmalar yapma noktasında adımlar atmanızın iyi olacağını bir kere daha vurgulamak istiyorum.

      • hayatbu dedi ki:

        Daha ılımlı mesajlar bunlar…Bir noktaya varıyoruz gibi:) Tekrar etmek istiyorum; kimseye kastım yok. Senin de olduğunu sanmıyorum. Medeni ölçülerde tartışıyoruz burada. Olsun tartışma da o kadar…

    • hayatbu dedi ki:

      Duygusal bir millet olduğumuz görüşüne katılıyorum. Aşırı uçlarda geziyoruz. Bunun da birkaç sebebi var bence:

      1-Çok militarize edilmiş bir toplumuz. İlkokuldayken askeri düzen tören yürüyüşlerinden tutun, her sabah söylediğimiz marş ve antlara kadar sürekli bir propagandaya tâbi tutuluyoruz. bkz. “Türk’ün Türkten başka dostu yok”

      2-İmparatorluk sonrası ufacık ve itibarsız bir ülke haline gelen birçok ülkede bu tip problemler var. Savaş sonrası Almanyası buna bir örnek. Hitler’in yıkımını getiren sebeplerden biri bu. Ruslar uzun süre bu psikolojiden çıkamadılar. Yavaş yavaş doğal kaynakların zenginliğiyle silkindikten sonra biraz dengeleniyorlar. Böyle örnekler verilebilir…

      3- Bu aynı zamanda rejim politikasıdır da. Her ülke kendi vatandaşlarını hizada tutmak için iç-dış tehditler belirler; psikolojik harekatlarla zaman zaman toplumun sinirlerini yoklar. Yaşananlar paranoya haline geldiğinden bizde bazı şeyler aşırıya kaçıyor.

      Kendimi de bunlardan ayrı tutmuyorum. Sonuçta bu toplumun bir bireyiyim. Ama sen daha iyi bilirsin; yurtdışından Türkiye çok daha farklı ve daha objektif görünüyor. Yaptığım gezilerde bunu görmüş ve yaşamıştım. Biz kendimizi herşeyin merkezinde olarak görüyoruz ama yurtdışında çoğu yerde Türkiye’yi Afrika’da zannedenler de hiç bilmeyenler de var. Yeni yeni bazı şeyler birazcık değişmeye başladı o kadar…

      Blogu meteorolojiden başka her tür konuyu içeren bir hale getirdiğim için özür dilerim. Bu son yorumdu. (Çok aşırı tahrik edici bir şey 🙂 ) olmazsa daha fazla sosyal konular üzerine yazıp da gündemi farklı şeylerle meşgul etmeyeceğim. Tekrar teşekkürler…

  13. liman dedi ki:

    Sakın sana kötü diyenlere aldırma. Bana da gerizekâlı diyenler olmuştu ama ben, atomu parçalayıp ellerine verdim.
    Albert Einstein

  14. arif dedi ki:

    Blogda böyle bir konu başlığının açılmasını çok faydalı buluyorum. Öncelikle yapılan yorumlar içinde katılmadığım noktaları yazmak istiyorum. Gerek mevsimlik tahminlerin gerekse 1 haftanın üzerinde yapılan ayrıntılı hava tahminlerinin -şayet bilimsel verilere dayanıyorsa- müneccimlik, falcılık vs. şeklinde nitelendirilmesini doğru bulmuyorum. Yazıda bahsi geçen Efsane Semih yada Orçun Bostancı’nın 15-20 günlük tahminleri yaparken nasıl bir yol izlediğini bilmediğim için olumlu ya da olumsuz bir fikir beyan etmeyeceğim.

    Benim uzun vadeli tahminlerde kullandığım yöntem aslında gayet basit. Sadece bir tek veriye bağlı kalmıyorum birçok parametre var ancak temel olarak sağ tarafta linki bulunan ve son gfs falı olarak blogda yer bulan diyagramlardan faydalanıyorum. Bir başka deyişle ensemble sistemi. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Orada modellerin ortalamasını almıyorum. 21 tane farklı senaryoda ağırlıklı eğilim nereye doğru ona bakıyorum. Çoğunluk neyi işaret ediyor bu önemli. Ekim sonlarında hatırlarsanız bugünler için ağırlıklı beklenti yaklaşık 12 kasıma kadar normalin üzerinde sıcaklıklar ve kurak bir dönem idi. Sonuç olarak bu tahminin gerçekleşmekte olduğunu görüyoruz. 21 modelin 10 tanesi 1 haftadan sonrası için 850 hpa’da +5, 10 tanesi de -5’e doğru yönelmişse o günlere ait tahminde bulunmaktan kaçınıyorum ama 21 modelin 15 tanesi 10 günden sonrası için -5’in altına inmişse tamam diyorum millet hazırlanın kar geliyor! Deneyin gerçekten 10 güne kadar olan tahminlerde siz de başarılı sonuçlar elde edeceksiniz.

    Yabancı forumlarda bu tarz uzun vadeli tahminlerden kaçınıldığı da doğru değil. Eylül ayından christmas gecesi kar yağıp yağmayacağının tahminleri hem de çok ciddi forumlarda yapılmaya başlanıyor. Bu adreste 30 günlük beklentiler veriliyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Son tahlilde değil 10-15 gün ertesi günün tahmininde bile yanılma payı vardır. Bu nedenle 3 günden ötesine hiç bulaşmayalım biz işi sağlama alalım mantığının yerine nasıl daha fazlasını yapabiliriz diye uğraşmak bana göre daha makbuldür. Öyle olmasaydı bugün geldiğimiz noktada sayısal modeller 3-5 günden sonrasına ait beklentileri gösteremezdi. Vizyonlar geniş olmalı ki daha iyiye ulaşılabilsin. Tabii bunu yaparken bilimsellikten ödün vermemek şart.

    Mevsimlik tahminler için de bana göre IRI, Netweather ve Bastardi’nin kullandığı yine 27 üyeli ensemble sistemi bence gayet başarılı sonuçlar veriyor. Geçen mart ayı başında beklediğimiz sistemle ilgili siteye koyduğumuz intronun reklam ve reyting amaçlı olduğunu düşünenleri anlamakta da güçlük çekiyorum. Amacı gerçekten öyle olan bir site o introları her zaman koyabilir. Tahmin siteleri için en büyük reklam ve reyting unsuru isabetli tahminlerdir. O tarihler için yoğun kar olabileceğini yüksek ihtimal olarak gördük ve bunu bir introyla duyurduk. Evet belki şu kadar cm kar yağacak demek yanlıştı ve bilimsellikten uzaktı ama 20 cm kar yağsa bile bizi mahcup etmezdi. Trakya’ya kadar gelen sistem bizi teğet geçti o günlerde run by run sistemi takip edenler sistemin bizi etkilemesine 2 gün kala bu tahminin tutmayacağını gördüklerinde bu sefer adeta yağmayan karın acısını bizden çıkararak linç etmeye çalıştı. Bu kişiler içinde bizi ocak sisteminde göklere çıkaranlar da vardı. Bir de sistem modellerde göründüğünde ne olacak canım biz Arif’ten çok önce bu sistemi taaa şubatın başında söyledik diyenler de bir anda söylediklerini unutup eleştiri cephesine geçtiler ki akılalmaz birşey. Kısacası havaya göre saz taktiği uygulandı. Kar yağınca oh ne güzel yağmayınca Arif’e hücum! Son derece duygusal yaklaşımlar. Akıl ve mantık bir tarafa izan ve vicdandan mahrum yorumlardı. Çok yazık. Ozan kardeşim ayrıca bu konuyla alakalı zaman içinde havaturka hakkında bu şekilde yapılan yorumları haksızlık olarak değerlendirmene de sevindiğimi bilmeni isterim. Doğru bir tespitte bulunmuşsun çok teşekkür ederim. Benzer bir yanlışı yaz döneminde 160 kg. yağış bekleyen DMİ’nin yaptığını da hatırlatayım.
    Polonyalı bilim adamları 1000 yılın soğuğu geliyor dediğinde bizi eleştirenlerden nedense bu haberle ilgili hiç eleştiri görmedim. Bir hayal etsenize eylül ayında havaturkada 1000 yılın en soğuk kışı geliyor diye bir intro koysaydık nasıl eleştiri bombardımanına tutulacağımızı. Aman Allah’ım düşünmek bile istemiyorum. Bastardi, NOAA, DMİ vs. söylediği zaman kıymetli olur da Arif söyleyince başka türlü olur. Her neyse konunun dışına fazla çıkmayalım.

    Şunun altını kalın çizgilerle çizerek birkez daha söylüyorum ben hiçbir zaman geleceğine inanmadığım bir sistemi sırf insanların duygularıyla oynayayım geliyoooorrrr diyerek ortalığı coşturayım mantığı gütmedim. İnandığımı sonuna kadar savundum. Hatta o sistemin ardından beklenen bir başka sistemle ilgili ciddi bir soğuma olmaz heyecanlanmayın dediğimde bu kez bana totem yapıyor diyenler oldu halbuki hiç ilgisi yoktu. İnanmadığım bir sistemdi o.

    Sonuç olarak bugüne kadar özellikle kış mevsiminde çeşitli yöntemlerle çok sayıda uzun vadeli tahmin yaptım şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki ortalamaların çok üzerinde bir başarı yüzdesine sahip olduğumu düşünüyorum. Bu oran bana göre %75 civarındadır. Kendimi eleştirebileceğim tek nokta kar miktarlarını verirken karkolikliğimden olsa gerek kantarın topuzunu kaçırıyorum. Kendime hakim olamıyorum. 10 cm kar yağacaksa bile 50 cm olabilir diyorum. Beni tanıyanlar bu zaafımı zaten biliyor ve ona göre pozisyon alıyorlar. Siz de öyle yapın. Bilin ki Arif kar geliyor derse gelir ama nasıl gelir 🙂 Az mı olur çok mu olur orasını Allah bilir.

    Çok başınızı ağrıttım biliyorum. Tüm havadelilerine selam eder bol karlı bir kış geçirmemizi dilerim…

    • Havadelisi dedi ki:

      Teşekkürler yorumunuz için. Bilimsel temeli olan, yöntemi belli olan sizin yukarıda anlattığınız türden tahminleri, hata payları da belirtildiği vakit tabii ki müneccimlik olarak görmüyorum. Mevsimlik tahminleri de öyle. Yazıda verdiğim örnekler anlattığınız tekniklere nazaran gayet uçuk.

      “Son tahlilde ertesi gün için bile yanılma payı vardır” diyorsunuz ama takdir edersiniz ki bu, 10-15 gün için olan yanılma payıyla karşılaştırılamaz bile. Tabii ki tahminleri üç günle sınırlı tutmayalım, ama 17 gün sonrası için sanki 3-5 günlük tahmin yapılıyormuşçasına konuşulursa bence bunun da eleştirilmesi ve ciddiye alınmamasının her fırsatta söylenmesi gerekir.

      • arif dedi ki:

        Beni eskiden beri takip edenler çok iyi bilirler ki bu konuyla ilgili defalarca ve sayfalarca yazdığım yorumlar vardır. Saçma bir nick alıp 7 kasım akşamı yaptığım son tahminlere göre 30 kasımda inanılmaz bir kar fırtınası geliyor görülememiş birşey olacak şeklinde forumlara yazı yazanlar yüzünden bana gelip abi böyle birşey var doğru olabilir mi diye sorduklarında cinlerim tepeme çıkıp “yahu kardeşim modellerde bile 15 günün ötesi yok 10 günden sonrası için modellere fazla güven olmaz bu adam neye göre bunu söylemiş salamasyon atmasyondur inanmayın. Tutsa bile tesadüften başka birşey değildir şeklinde cevaplar yazmaktan yorulduğumu bilirim. Sapla samanın birbirine karıştırılmaması gerekir elbette. İş olsun yada sırf heyecan yaşatsın diye yada sezgilerle hurafelerle hiçbir bilimsel veriye dayanmayan hatta bu zamanda saatli maarif takvimlerine bakarak tahminler yapanları ben de çok eleştiriyorum. Bu noktada çok haklısın, aynı fikirdeyiz. Aradaki nüans önemli. Bir de mevsimlik tahminlerin yanlış yorumlanma hadisesi varki o da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu. Verdiğim örneker de uç örnekler olabilir o anda aklıma onlar geldi.

    • hayatbu dedi ki:

      Ben aslında sadece havaturkayı hedef alarak bu reklam işini söylememiştim. Genel bir değerlendirmemdi bu…Yani birçok sitenin bunu kullandığını düşünüyordum ama somut örnek olarak o an geçen seneki 87 geliyor olayı aklıma geldiğinden onu ifade ettim. Amacımız bu değil diyorsan değildir.

      Arif, senin tam bir havadelisi olduğunu ve samimi olduğunu kabul ediyorum. Ama bu noktada Ozan’ın sana göre bir avantajı senin ise dezavantajın var. O da şu: Ozan blogu tek başına düzenlediğinden bireysel olarak algılanıyor. Blogda yorum yapanların hiçbirinin yorumu Ozan’a maledilmiyor. Halbuki havaturka bir ekip olarak görülüyor. Bir kişinin yaptığı gruba malediliyor. Bu bence önemli bir dezavantaj.

      Arif, bence sen tahmin işine en üst seviyede heyecan katanlardan birisin. Ama “ariften çok arifciler”in geçen sene yaptığı olumsuz davranışlara şahit olduğumdan ötürü; havaturkaya mesafeli yaklaştım hep. Senin samimiyetinden şüphem yok ama sağda solda senin adına esip gürleyenler geçen sene antipati topluyorlardı. Sanırım çoğu ilkokul çocuğu yada kişisel problemleri olan kişiler…Tüm bunlardan sonra geçen sene “87vari sistemi” konusunda yanlış alarm verdiğini kabul ettiğinde ve bunu olgunlukla ifade ettiğinde samimiyetini anladım. Tahminlerinde başarılar dilerim…

      Ufak bir şey daha. Bence Ozan gibi Arif gibi bu işi iyi bilenler önemli sistemler öncesi (sadece ciddi kar sistemleri) sistemi daha sağlam bir şekilde ele alsanız da birlikte bir neticeye varsanız daha sağlam tahminler ortaya çıkar diye düşünüyorum. Bunun dışında da genel olarak ortak çalışmalar hayata geçirebilirseniz Türk Havadeliliği Tarihi’nde çığır açacak işler yapabilirsiniz. Bu konuda çok ciddi olarak düşünmenizi rica ediyorum…

      • arif dedi ki:

        Değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Gayet yapıcı, aklı başında ve dikkate alınması gereken bir yorum. Sizle benzer düşüncede olanlar hiç az değil onu da bilmenizi isterim. Sitemizdeki sohbet olayını bilinçli olarak geri plana atmamdaki sebeplerin başında bu eleştiriler geliyor. Sıra yavaş yavaş ziyaretçi defterindeki yazılara geliyor merak etmeyin. İfade özgürlüğü olsun diye her gelen yorum da yayınlanmayacak artık.

        “Arifciler” beni sevdikleri için olsa gerek kendilerine göre insafsızca eleştiride bulunanları kendi başlarına buyruk bir şekilde sindirmeye çalıştı. Kullandıkları yöntemler bazen hiç tasvip etmediğim yöntemlerdi söylediğiniz gibi bazıları tarafından bana karşı antipati duyulmasına yol açtı. Zaman içinde onlar da yapmak istediğimizi anladılar ve doğruyu buldular. Tabii bundan 3-4 sene önce şartlar çok farklıydı. Bugün geldiğimiz nokta ise bana göre çok iyi ve ilerisi için umut vaadediyor. Bugünkü şartlarda Arifciler-Ozancılar gibi kamplaşmaların olması da mümkün değil zaten.

        Tahmin olayında bir kişiye körü körüne de bağlanmamalı. En azından sağlama yapılabilmeli. Örneğin x tahminci 10 gün sonrasına kar geliyor dediği zaman y tahminci hayır o tarihte kar beklemiyorum diyorsa o anda insanın kafasında şüphe oluşabilmeli. Bu noktadan hareketle ciddi sistemler öncesi beraberce yapacağımız fikir alışverişleri çok faydalı olabilir ve pekçok havadelisini memnun edebilir. Ozan kardeşimiz böyle sistemler yaklaştığında blogunda başlıklar açıyor. Birkaç gün öncesinde misafir odasında toplanıp detaylı bir şekilde sistemleri inceleyip ortak bir noktada buluşup tabiri caizse şura kararı gibi 🙂 bir rapor halinde beklentilerimizi size sunabiliriz. Hem bilimsel hem de sağlam bir iş yapmış oluruz böylelikle.

  15. Havadelisi dedi ki:

    Karıncalardan deprem tahmin eden adamın sitesinden inciler…

    karınca

    • carcass dedi ki:

      hehehe 😀 daha neler var neler… dmi’nin kuvvetli yağış uyarısı yaptığı yerlerde hemen bi orta kuvvet deprem olma tahmini koymuyorlar mı işte orda kopuyorum ya az önce de yorumda bulunmuştum burda da değinmeden geçemeyeceğim. Epeydir takip ediyorum onları, şimdiye kadar muğla-aydın-antalya tarafları yıkılmalıydı onlara göre:D ne rakamlar havada uçuştu bi görseydiniz var ya 😀

  16. Mami dedi ki:

    Az önce bünyamin sürmelinin hava tahmininin altındaki yorumlara bakıyordum, hava tahmincisi isimli arkadaş şubat ayının tahminlerini vermiş :)) Utanmasa kış bitiş tarihini verecek .. !!!

  17. Santiago dedi ki:

    Ortalık barut doluymuş Ozan, fitili ateşlemen yetti 🙂 Ben de yangına körükle gittim galiba, ama hava tahmininde bulunan arkadaşlar için iyi bir eleştiri oldu. (olumlu ya da olumsuz)

    Efsane’yi de kızdırdık.. 18-20 Kasımda kar yağıyomuş bir de, tam makara oluruz o zaman 🙂

  18. ALKIM dedi ki:

    Aşağıdaki yazıyı da wowturkey’deki forumdan kopyaladım. Başlığa dikkat. Önce kendi tahminiymiş gibi yazmaya başlıyor. Ardından “öngörülmektedir” şeklinde ifadeler kullanmaya başlayıp kendinden geçiyor ve 6-7 hafta sonra yağacağını iddia ettiği karın ince bir örtü bırakıp kısa sürede eriyeceğini buyuruyor. Daha detaylı tahminler için kasımın ikinci haftasına randevu verip tahminlerinin basınç ve sıcaklık değerleri, deniz suyu sıcaklıkları ile istatistikler göz önünde bulundurularak gerçekleştirildiğine dair notunu düşmeyi de ihmal etmiyor.
    Biz hava delisiyiz diye dolaşmayın ortada. Delirmek böyle olur işte!

    Sal 26 Ekm 2010 11:15 MEVSİMSEL TAHMİN (ÖN TESPİT AŞAMALARI)

    Kar, Marmara ve Karadeniz kıyılarına Aralık’ın üçüncü haftasında gelebilir. Özellikle 20 Aralık’tan sonra gelme olasılığı çok yüksek olmakla birlikte Aralık’ın ilk yarısına kadar kıyı kesimlere kar yağma olasılığı zayıftır.
    Kasım ayında etkin bir soğuk hava dalgası gözükse de, bu sistemin iç ve yüksek kesimlere kky ve kar şeklinde yağış bırakması ön görülmektedir.
    12. ayın 3.- 4. haftası arasında kuvvetli soğuk hava dalgası Marmara-Batı ve Orta Karadeniz kıyılarıda dahil Kuzey ve iç kesimlere kky. ve kar şeklinde yağışlara neden olup ince bir örtü bırakabilir. Bu kar örtüsünde kısa sürede erime yaşanacaktır.
    Bu sene yağışlarda geçen seneye oranla biraz azalma beklenmekle birlikte, daha soğuk günler yaşamamız muhtemeldir.

    Daha kuvvetli soğuma, yoğun kar yağışları ve kalıcı kar örtüsünü Ocak ayının ilk haftasından sonra alma olasılığımız yüksektir. Mevsimsel tahminlerle ilgili tahminler yeni verilere göre değerlendirilip, daha yüksek tutarlılıklı beklentiler, Kasım ayının 2. haftasında aktarılacaktır.

    NOT::Bu tahminler, basınç ve sıcaklık değerleri, deniz suyu sıcaklıkları ile istatistikler göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmiştir.

    • Havadelisi dedi ki:

      İnanılmaz. Uç bir örnek gerçekten.

      Bir de karıncalarla deprem tahmin etmeye çalışan bir adam var. Çok şarlatan birisi, sitesine girilsin istemiyorum, onun için link vermeyeceğim. Son zamanlarda coşup uydu görüntülerini de kullanmaya başladı. Bulutları yuvarlaklar içine alıp yerden gaz çıkışıyla filan ilişkilendiriyor. Yerden gaz çıkmazsa bulut oluşmazmış.

      • carcass dedi ki:

        Aaa evet ya sahiden biliyorum onu bulutlara hatta yağışlara bakarak deprem tahminlerinde bulunuyorlar. Epeydir takip ediyorum fakat neye dayanarak işaretlediklerini bir türlü kapamadım, ya bende var bi noksanlık ya da adamlar aşmış 😀 Hatta o konuyu sizlere sormayı bile düşünmüştüm de sonradan hem sizler hem şahsım adına vakit kaybı olacağı için vazgeçtim. Ben zaten yeterince vakit kaybettim onları anlayacağım derken…

    • welbane dedi ki:

      Maalesef screenshot’ını almadıgım için kanıt gosteremeyecegim ama geçen sene kış kotu giderken ve modeller ilerisi için hiç umut vermezken forumların birinde birisi soyle bişey demişti: “zaten gfs’de içinde kar sevgisi olmayan genç meteorologlar çalışıyor.” hava deliliği ile borderline bozukluk arasındaki mesafe o kadar da çok değil 🙂

  19. MiStRaL dedi ki:

    aslinda butun hava tahmini yapanların tahminleri hepsi ayni yerden çikiyor veriler ayni yerden sadece herkesin tahmini farklı benim kanimca bunlara fazla takilmayin derim .. ben butun tahminlerin ortalamasini alirim.. o zaman daha saglikli olur tahminler..
    aslinda isim hava tahmini degil sadece elde ettigim veriler bu yonde tabii ki sapma olabilir.. 2 3 gunluk bazen kendimi kaptirabiliyorum atladigim seyler olabiliyor.. mesela yb alaninin uzun sure kalma olasiligi agir hareket etme olayi, bu konu uzerinde hesaplama yapamiyorum o yuzden yagis ve soguma hesaplamasinda da sapmalar olabiliyor…

    hepinizi saygi ile selamliyorum

  20. EFSANE-SEMİH dedi ki:

    Konu mükemmel tebrik ediyorum. Ancak konunun başlığı ile alakalı olmayan yorumlar da var, neyse. Havadelisi’nin geçen günkü 11 günlük tahmini burada.

    benim tahminim: 18-20 KASIM ARASI KKY YADA KAR OLMA IHTIMALI.

    Orçun arkadaşımızı bilmem o biraz daha kesin ya da katı bir tahmin yapmış ancak ben NAO ve AO’dan yola çıkarak bir ihtimalden bahsettim. Aynı senin gibi gerçekleşme ihtimali yüksek (%51-%49 diyorum yukarıda linkini verdiğim tahminde. Bu yüksek ihtimal mi demek? – havadelisi) ve bilimsel bir tahmin yaptım (ihtimal) (Sinoptik görüntüyü bile vermişsin – havadelisi). Bunların bize yansıma süresinden de bahsettim. Bugün itibariyle de diyagramlar benim tahminimi doğrulamaya başladı. Ancak gelir veya gelmez, atmosfer bu değişken bir yapıya sahip (evet gelir ya da gelmez – %50-%50 🙂 -havadelisi). Senin yaptığın tahmin de bir nevi soruyu cevaplama ya da ihtiyacı karşılamaya yönelik. Aynen benim de ya da uzun dönem tahmin yapanların da amacı bu. Kış tahminimi 30 ekim’de yapmışım kış koşullarının Kasım’ın ikinci yarısında başlayacağını söylemişim. Bu öngörümü de 28 ekim’de yapmışım: (gereksiz yer kapladığı ve başkalarından alıntı olduğu için bazı bölümleri sildim- havadelisi)

    Bu soruya ben de cvb veriyim dedim.Ao’ya da bakmalisin -1’in altina iniyorsa -2,5 i geçmeden ozaman sistem gelme ihtimali mevcuttur.Ancak şuan için böyle bir ihtimal yok.Gerçi ben 15 kasim’a kadar süre koydum sen bayram demişsin bayram 16’sı.. kismet..

    17 gün önceden yukarıdaki tahminimi yapmışım. Ve yine şu öngörümü yapmışım:

    efsane-semih 28 ekim 2010 perşembe 16:10:27
    son veriler: avrupa’nin büyük çogunlugunda kasim başindan itibaren y.B hakim olmaya başlayacak. Nao ve ao’ya göre de istanbul’da uzunca bir süre (şu an için 15 kasim) kky yada kar gözükmemektedir. Sistemler y.B yüzünden kutup bölgesinde tikanip kalacak olup 15 kasimdan sonra şartlar elverirse güneye akişlari daha kuvvetli olacaktir.

    Eğer modeldeki 10-15 gün sonraki soğuk havaya göre uzun vadeli tahmin yapıyosam bu yorumu niye yazayım? Ya da kar geliyor niye demedim?

    Efsane-semih 28 ekim 2010 perşembe 10:10:22
    herkese slm.Sel haberi gelen yerler var geçmiş olsun.En az 15 kasim’a kadar kar yok bilginize.Modellerdeki soğuk havayada aldanmayin.

    Efsane-semih 23 ekim 2010 cumartesi 11:10:52
    mistral karar ver sistem geliyor mu gelmiyo rmu? 🙂 benim beklentim hala geleceği yönünde. Yalniz bu sistemden sonra 20 kasimdan önce soğuma beklenmemeli.

    Yukarıdaki tahminimde 27 günü bulan öngörüm ve yine aynı tarihleri söylemişim. Karsever nickli arkadaşımıza kar için 20-30 kasım aralığını vermişim:

    efsane-semih 20 ekim 2010 çarşamba 10:10:22
    karsever 20 ekim 2010 çarşamba 01:10:17 herkese merhabalar.Ben efsane semihe bir soru soracağım genelde kendi tahminlerinde baz olarak kullandığın o esrarengiz modelin adı ne acaba? çünkü bakıyorum ve takip ediyorum yazılarını her söylediğin gerceklesiyor bir bir. Bunun sırrını bize özetleyerek açıklar mısın mümkünse. Bir de kasım ayı ortaları için ise pastırma yazı olacak söylentisi yayılmaya başladı bunlara ne diyeceksin cevabını bekliyorum. Iyi geceler. Cevap: Bu siteyi biraz kariştirmani tavsiye ederim. Wetterdeki ens bölümünden 500 hpa geopot-alle member kismindan ileriki günlerde oluşabilecek basinç yerleşimlerini görebilirsin. Bayaa bi fikir veriyor. Eğer bulamazsan yine tarif ederim. Pastirma yazi geçmiş senelerdeki gibi güçlü olmayacak bu belli oldu bence. Kasim başi sistem beklediğim için kasimin ilk haftasindan sonra sicakliklarin normallerin üstüne çikmasi muhtemel.Uzun vadede ao\’da nötr\’e yakin olduğu için sicakliklarin bi süre normaller ve üstü gitmesi doğal.Aslinda işin sirri da burda;k asim ortasi beklediğim gibi olursa diğer sistemin gelme tarihi (nao ve ao indeksi buna uygunsa) 20-30 kasim arasi olabilir. ülkemize gelen soğuk sistemlerin oluşmasi olgunlaşmasi ortalama 15 gün sürüyor. Biraz da tecrübe diyelim. Gunde 3 sefer modellere bakiyorum ve az çok tarihi kestirebiliyosun zamanla.Sevgilerimle.

    bunların hepsi tesadüf olamaz değil mi? (epey başarılı gözüküyor evet, ama olabilir. Geçen seneki birçok sistemde yanılmıştın. Hatta Mart sisteminden önce de böyle konuşmuştun, kavga etmiştik 🙂 – havadelisi). Model 15 günlük 7 gününü kaale alalım diyorsak 8.günkü tahminimiz tutmaz anlamına mı geliyor? Zaten bu teknolojide 7 güne varan tahminler %75 tutuyor ya da bende tutturuyorum. (2-3 günü bilemediğini biliyorum 🙂 -havadelisi) Ancak ben sistemi 5 yada 7 gün kala söylemem. Söyleyebildiğim en erken tarihte söylerim. Yaptığım uzun vadeli tahminlerimin süresi uzun olduğu için yanılma ihitmalim tabii ki yüksek 5 günlük tahmin yapmaktansa 15 günlük tahminde yanılmayı tercih ederim. (bu senin seçimindir tabii saygı duyuyorum- havadelisi) Sen şu an 10 günlük tahmin yapabiliyosun diyelim. Benim uğraşım da bu ’10 günden’sonrası ne olur? Bunu çözmek. Herkes gibi 5 günlük tahmin yapsam şu teknolojiyle yanılmam. ( 🙂 – havadelisi) En kötü eurometeo’ya bakar tahminimi yaparım. Amacım, demek istediğim ya da yapmak istediğim umarım anlaşılmıştır.

    • Havadelisi dedi ki:

      Uzun açıklama için çok teşekkürler. Yorumunun yayınlanmasındaki gecikmenin sebebi üzerinde çalışmış olmam.

    • EFSANE-SEMİH dedi ki:

      (%51-%49 diyorum yukarıda linkini verdiğim tahminde. Bu yüksek ihtimal mi demek? – havadelisi)

      Bunu demişsin. Benim yazımda da ben yüksek ihtimal demedim. Ayrıca 2 günlük yanıldığım “ispatlı” değil. İspat beklerim. Ve yine “epey başarılı gözüküyor evet, ama olabilir. Geçen seneki birçok sistemde yanılmıştın. Hatta Mart sisteminden önce de böyle konuşmuştun, kavga etmiştik” yorumundaki tahminimi günler öncesinden yapmıştım. Kar yağmama gibi olay olmadı. Ancak miktarda sorun oldu. Yine evet başarılı gözüküyor ama olabilir demişsin de resmen başarılı. Önemli olan başarılı olmam değil nasıl başardığım neleri kullandığım? Soru bu olmalı. Soru bu olursa tekrar cevap yazarım. Aslında editleyerek yazdığın yorumlara cevabım çok ama vaktim yok 🙂

      • Havadelisi dedi ki:

        “Yüksek ihtimal” demişsin. İstersen bir daha oku.

        Senin başarı kriterlerin biraz muğlak. Müthiş kar geliyor diye ortalığı ayağa kaldırıp havada taneler görünce ya da 1-2 santim yağınca “başarılıyım” dersen ciddiye alınmayı da beklememelisin. Havanın kış mevsiminde de zaman zaman periyodik olarak ısınıp soğudunu ve 10 günlük eğilimi tahmin etmenin çok zor olmadığını herkes biliyor. Ama sen öyle bir ayrıntı veriyorsun ki… Ayrıca insaf et, 1 günde bile yanıldığını bilen biliyor, ispatını bulmaya benim de zamanım yok, samimi olup “evet kısa vadede yanıldım birçok kez” diyebilirdin. Neyse ama, dediğin gibi önemli olan kullandığın yöntemlerin bilimsel olup olmadığı, soru bu, başarı çok önemli değil bence de. Dünyanın her yerinde kullanılan model ve indislere sen mucitlerinin bile yüklemediği uzun süreli anlamlar yüklüyorsan, bunun bilimselliği tabii ki şüphelidir. Öte yandan NAO ve AO günlük arşiv verilerini kullanarak uzun süreli tahminlerle NAO-AO arasında anlamlı bir ilişki elde edersen o zaman seni ilk ben tebrik ederim, bunu da söyleyeyim.

        • EFSANE-SEMİH dedi ki:

          18-20 Kasım dedim tebriği beklerim. Maksat tebrik değil. Belki de yeni bir formül buldum onu anlatırım 🙂

          • Havadelisi dedi ki:

            Hah işte bul o formülü canımı ye. Meşhur ederim seni 🙂

            • EFSANE-SEMİH dedi ki:

              O formülü ne ben anlatırım ne de siz anlarsınız. O formüle göre Aralık ayı müthiş gözüküyor. Bunu not edelim. Başarılı olursam açıklarım. Olmazsam bi daha da o formülü kullanmam.

  21. welbane dedi ki:

    Oncelikle sunu kabul edelim; bu işlerle uğraşan, bu işlere meraklı kesim toplumun sayıca çok çok az ve açıkçası arızalı bir bölümüne tekabul ediyor. Karlı ve soğuk bir kış, birçok insan için kötü bir haberdir. En kar severi bile kar yağarken azcık seyreder, sonra sıkılır. Bir de kar uğruna akla hayale gelmedik işler yapanlar var ki mevzubahis olanlar bunlar. Şimdi bu insanlardan pek de rasyonel davranmalarını; bilimsellik sınırları içinde kalmalarını bekleyemeyiz gibi geliyor.

    Bir diğer konu aşağıda Ozan da belirtmiş, kamplaşmadan, kutuplaşmadan bir şey tartışmayı pek becerememiz. Şimdilerde eski kayıtları sildiler, ama cnnturk’deki bunyamin surmeli sayfasına yazılan ve bir tımarhane günlüklerini andıran yorumlar bunun çok net örneğiydiler. Meteoroloji bilgisi de sınırlı olunca insanlar içgüdüsel olarak kendilerine bir şeyh buluyorlar ve rakip tahmincilerle adeta bir savaşın içine giriyorlar. “Bu sistemi bize 15 gun oncesinden haber verdiği için üstadımıza şükranlarımızı sunarız” türünden ifadeler hangi yabancı forumda vardır ki.. Bu da iddialaşmayı, ben bildim sen bilemedin rekabetini getiriyor, böyle bir ortamda bilimsellikten eser kalır mı?

  22. cümülonimbüs dedi ki:

    Ben Arif Bey’i uzunca bir süreden beri takip ediyorum ve uzun süreli tahminleri oldukça hatırı sayılır ve kabul edilebilir yüzdelerle yapıyor. Bence bunu da tartışalım, yaptığı bilimsel değil diyebilirsiniz, bu konuda haklıda olabilirsiniz ama ortada sonuçlar var ve bu sonuçlar başlı başına bir gözlem ve data. Bir meteorolog 5 uzun süreli tahmininin 4’ünde başarılı olsa buna rastlantı diyebiliriz ancak 100 uzun süreli tahmininin 68’inde başarılı oluyorsa buna rastlantı diyemeyiz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Evet tartışalım, eğer dediğiniz gibiyse ilginç. Ben pek uzun süredir takip etmiyorum, birçok kez yanıldığı da söyleniyor. Neyse, eğer çoğu zaman tutturuyorsa, zaten otomatikman birçok durumda uygulanabilecek bir yöntem ortaya çıkmış demektir. Bu yöntemini herkesle paylaşırsa ve yöntem test edilebilen bir yöntemse, o zaman bilimsel de olur. Benim gibi birisi de böyle bir şeyden ancak heyecan ve gurur duyabilir. Ama, yöntemin apaçık, anlaşılır ve test edilebilir olması gerekiyor, bilimsel olabilmesi için. Bunlar bilimin evrensel kuralları bildiğiniz gibi.

    • ALKIM dedi ki:

      “Bir meteorolog 5 uzun süreli tahmininin 4′ünde başarılı olsa buna rastlantı diyebiliriz ancak 100 uzun süreli tahmininin 68′inde başarılı oluyorsa buna rastlantı diyemeyiz.”
      Tahmin başarı oranı %80 ise rastlantı diyebiliriz %68 ise rastlantı diyemeyiz. Rakamlarda bir hata oldu sanırım. Ayrıca keşke yüzde 50’nin üzerinde bir başarı sözkonusu olsaydı da bunu takip edilmeye değer bulabilseydim. Benzer durum diğer hava tahmin sitelerindeki bir çok arkadaş için geçerli. Uzun vadeli tahminden (öngörü hariç) ısrarla kaçınan yarı profesyonel arkadaşları da ilgiyle takip ediyorum zaten.

      • Havadelisi dedi ki:

        Tahminle öngörü arasındaki fark nedir? Samimi olarak soruyorum, bilmediğim bir ayrım mı var? Benim bildiğim öngörü, tahminin Türkçe’leştirilmiş hali. Öyle değil mi?

        • ALKIM dedi ki:

          Samimiyetinden şüphem yok ama bu tartışma tahmin ettiğim üzere epey germiş ortamı ve dolayısıyla seni. Müneccimlik meselesini gündeme getirdiğine çok sevindim. Yalnız ben bu durumu rating’i düşük kaliteli yayın yapan tv kanalıyla, rating’i çok yüksek ama insana hiç bir katkısı olmayan, tamamen keyifli vakit geçirtmeye odaklı tv kanallarının durumuna benzetiyorum. Bilimsel metod ve verilere dayanan tahminler kısa süreli ve heyecansız, uzun süreli tahminler ise heyecan verici ve deli işi. Birincisinin üzerine konuşulacak çok fazla bir şey yok, öğrenecek tonla şey var ama ikincisiyle ilgili herkes her şeyi söyleyebilir, tartışabilir. Her neyse, kelime anlamına baktığımızda arada büyük bir fark yok. Öngörüyü mevsimsel tahmin anlamında kullandım. Detay barındırmayan, bazılarının geçmiş yıllardaki benzer hava olaylarını kıstas aldığı, bazılarının da okyanus yüzey sıcaklığı gibi değerlerden yola çıkarak yaptığı tahminler. Bunlara NAO, AO ve diğer çeşitli indisleri katanlar da var. Bilimselliği konusunda hiç bir fikrim yok. Becerebildiğim kadarıyla anlamaya, mantıklı yanlarını bulmaya çalışıyorum. Bu kış soğuk olabilir, bu kış soğuk ve yağışlı olabilir, bu kış ılık ve yağışlı olabilir gibi.

          • Havadelisi dedi ki:

            Gergin değilim. Takım tutar gibi saf almayı bir kenara bırakarak bunları uygarca tartışabilmeyi öğrenmeliyiz. Konuyu açmaktaki amacım bu.

            • ALKIM dedi ki:

              Şu ana kadar gerilmediysen de gerileceğine bahse girerim. Bu konu gerçekten deli veya delirmelerine az kalmış bir çok arkadaşı burada kendilerini ispat etmeye teşvik edecektir, etmiş bile. Takım tutulacağından, saf alınacağından da şüphen olmasın. Yayınlayamayacağın, editlemek zorunda kalacağın yorumların sayısı artacak. Sana kolaylıklar diliyorum. Zevkle takip edeceğim. 🙂

      • cümülonimbüs dedi ki:

        Hayır rastlantı olarak adlandırıp adlandırmamak tahmin sayısına da bağlıdır. Bir insan çok şanslı olduğu için 5 tahmininden 4ü tutabilir ancak tahmin sayısı arttıkça yüzde düşüp belli bir değere yakınsayacaktır. İstatistik bilimine aşinaysanız bunu bilmeniz gerekir.

        • Havadelisi dedi ki:

          Buna katılıyorum. Örnekleme sayısı da önemli yani. Alkım yanlış anlamış olabilir.

        • ALKIM dedi ki:

          E canım vurgulanmak istenen buysa 4/5, 80/100 veya 3/5, 60/100 vb. bir örnek verilsin ki daha rahat anlayabilelim. Matematik okuduğumdan hakarete uğramış hissettim kendimi bir anda. 🙂 Bir de üstte … Neyse bundan sonrasını yazarsam gereksiz polemik olur. En iyisi yazmayayım. Herkes istediği tahmincinin tahminlerini takip etmekte ve beğenmekte serbest nasılsa. İstemeyen de benim gibi takip etmeyi bırakır. Üstüne de fazla konuşmanın anlamı yok.

          • Havadelisi dedi ki:

            Yanlış anlama hocam, yorumda kast edileni kaçırmışsındır diye düşündüm. Tahsiline dil uzatmayız. Bu yazı polemik yazısı oldu artık, içinden gelen öteki şeyleri de yaz bence 🙂

  23. hayatbu dedi ki:

    Başlıkta kullanılan kapak resmi zaten güzel bir cevap olmuş soruya. Dünyaca ünlü kahin Nostradamus’un Fransız olması bu merakın sadece bize has olmadığının en güzel ispatı. Nostradamus’un Takiyüddin ile aynı dönemlerde yaşamış olması ise başka güzel bir rastlantı. Kadim medeniyetlerden beri insanın geleceğe dair merakları olduğu meselesine girmeye gerek bile görmüyorum. Bizdeki merak da bundan geliyor bence. İnsan geleceği hep merak etmiştir; etmeye de devam edecektir. Kendisini ilgilendirse de ilgilendirmese de; bilimsel olsa da olmasa da; doğru tahmin etse de edemese de…

    Yine bir not düşeyim. Bence burada çok güzel üç örnek yakalamışsın Ozan. Cuk diye oturmuş yani. Geçen sene de insanları hep beklentiye sokmuş büyük hayal kırıklıklarına sebebiyet vermişlerdi. “1987 Geliyor” tipi fragmanlı çalışmaları falan ise ayrı bir faciaydı. Ben bunu kısaca iki sebebe bağlıyorum:
    1-Merak duygusunu ve kardeliliğini tahrik ederek ciddi bir reyting çabası
    2-Kendilerince en ufak bir işaretle dahi gaza gelme (mesela GFS 15 gün kuzeyden bir sistemin yaklaşacağını gösteriyordur; 3 gün de kendi koyar 18 gün sonrasının tahminini yapar gibi…)

    Bu konuda sana katılıyorum. Ayaklarımız yere basarak tahmin yapma önemli bir mevzu. Bunu yaparsak sistemin doğasını anlayacağımızdan tahmin kabiliyetimiz de gelişecektir. Ama amatör ruhumla yine de zevkli oluyor 20 gün sonraya tahmin yapmak diyorum. Eee biz de insanız, bizim de meraklarımız var 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      Öne sürdüğün sebepler polemiğe yol açacak olsa da yayınlıyorum. Sanırım cevap hakkı doğuyor, cevap da gelecektir diye düşünüyorum. Ben HavaTurka’yı bir süre takip ettikten sonra uzun süreli kar tahminlerinin reyting amaçlı yapıldığı fikrinden soğudum, en azından oradaki paylaşımın samimiyetini göz önüne alınca bu fikri biraz acımasız bulduğumu söylemeliyim.

      Müneccimlik merakı tabii ki bize has değil haklısın, ama batıda en azından pozitif bilimin müneccimliğin yerini alabildiği alanlarda (mesela meteoroloji), müneccimlik epey bir azalmış durumda. Mesela Bastardi mastardi deniyor, uzun vadeli tahminleri iyi deniyor, fakat adam aslında çok ciddi biçimde de eleştiriliyor. 15 gün sonrası için yapılan tahminlerin ciddiye alınma oranında Türkiye çok ilerde.

      • hayatbu dedi ki:

        Polemik iyidir, reyting artar:)

        İşte yine bir karıştırma yapıyorsun burada. Diyorsun ki batıda pozitif bilimin müneccimliğin yerini aldığı vs. Tamam da bizim DMİ 2 saat önceye kadar bile uyarı vermiyor:) O kadar sağlamcılar yani. Karıştırdığın şey amatörlerin 15-20 gün sonranın tahmini vermesi ile bilimsel kurumların 15-20 gün sonraya tahmin yapması arasındaki fark. Hem Bastardi’den örnek veriyorsun hem de Arif’ten. Aradaki farkı sen de biliyorsun. Bastardi profesyonel bir uzman olarak tahmin yapıyor. Bizim meteorologlarımızdan, DMİ’den 15 günlük tahmin hiç duymadım.

        Yani toparlarsak, iki şeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bizim bilim adamlarımız da müneccimlik yapmıyor. Müneccim diye ana konuda verdiklerin amatörler. Aksini iddia edecek varsa DMİ’nin 15 gün sonraya yönelik tahmin yayımladığını buyursun göstersin.

        • Havadelisi dedi ki:

          “İşte yine” ha 🙂 Anlatamadım sanırım. Burada mesele kimin nasıl tahmin yaptığı değil, toplumun ve öteki amatörlerin tahminleri nasıl algıladığı ve onlara biçtiği değer. Evet DMİ sağlamcı, ama birisi çıkıp da DMİ bilemiyor, biz 15 gün sonrasını biliyoruz deyince insanlar yoğun ilgi gösteriyor Türkiye’de. Neredeyse DMİ’den hesap soruyorlar. Batıda bu yok. Genel olarak yerleşmiş bir algı var, insanlar 15 gün sonrasının havasının tahmin edilemeyeceğine ikna olmuşlar. Bu alandaki müneccimlikten medet umulmuyor. Yani evet, pozitif bilime ve onun sınırlarına bu konuda genel bir güven var. “Yerini almış”tan kastım bu.

          • hayatbu dedi ki:

            Yani o zaman sosyal istatistik metotlarından “operationalization- conceptualization” yaparsak meseleyi çözeceğiz gibi. Mesela “Türkler müneccimliğe rağbet ediyor” önermesini bu şekilde ele almak mümkün değildir. Çünkü havada kalıyor. “operat.-concep.” olayında biz bunu somutlaştırarak ele alıyoruz. Yani mesela diyoruz ki; “Türk havadelileri 15 gün ve sonrası tahminlere kısa vade tahminlerinden daha çok rağbet ediyor” Bu konudaki tezimizi ispat noktasında ise şöyle diyoruz: “Havadelilerinin forum ve bloglarında uzun vade tahminlerine gelen mesaj sayısı kısa vade tahminlerine gelenlerden daha çok”

            Yani formül halinde:
            -Türk Havadelileri Müneccimliğe Daha Çok İlgili
            -Forum/bloglara gelen mesaj sayısı (uzun/kısa vade) ve nominal level anketler

            Bak bu araştırma konusu olabilir. Hatta bununla ilgili anket de yapabilirsin.

            Hangisi ilginizi daha çok çekiyor?
            a) Kısa Vade Tahminleri
            b) Uzun Vade Tahminleri

            Al sana nominal level ölçülü anket. En temizi:)

            Yalnız şu halde dahi Türk olmayan havadelilerine de aynı şeyleri sormazsan yine sağlıklı bir değerlendirme olmaz.

            Tüm bunlardan dediğin tezi destekler nitelikte veriler çıkarsa dediklerini ben de kabul ederim. Ama istersen gel vazgeç bu işten; baksana bir sürü iş:)

            Uzun lafın kısası: Günlük hayatta bazen fazla bilim baş ağrıtır 🙂

            • Havadelisi dedi ki:

              Kusura bakmayın hayatbu bey, ama bilimsel metodunuzu tüm ayrıntılarıyla uygulayacak vaktim yok takdir edersiniz ki. Öte yandan ilginçtir, benim araştırma şeklim ana hatlarıyla sizin taslağınıza uymuş. “Türkler müneccimliğe rağbet ediyor” önermesinin temeli elbette ki “Türk havadelileri 15 gün ve sonrası tahminlere kısa vade tahminlerinden daha çok rağbet ediyor”dur, izin verin de o kadar tümevarım yapalım, tarihsel sebeplere bağlayalım.

              Zaten bir projem yok bu konuyla ilgili, ama insanların bu meselelerdeki tepkilerini (bazen reflekslerini 🙂 ) ve ne düşündüklerini merak ediyorum, öğrenmek hoşuma gidiyor.

              Bir de dikkat ederseniz, ben kendi alanımda konuşurken teorik olmaktan mümkün mertebe kaçınıyorum, sizden de aynısını beklerim.

            • Santiago dedi ki:

              İnsanoğlu gelecekle ilgili soruların cevabını aramıştır sürekli, bu yüzden uzun vade her zaman cezbedici olmuştur (tüm dünya için), ama tahminlerin de bir seviyesi, bilimsel bir yöntemi olması lazım, her şey bu kadar basite alınmamalı.

  24. beyazbulut dedi ki:

    17 Şubat 2008 sistemini Arif abi tam 15 gün önceden sistemin nereden nasıl geleceğini anlatarak tam olarak bilmişti. Buna müneccimlik diyemeyiz.

    Havadelisi, bizim gibi havadelileri için yapmış olduğun hizmetler için teşekkür ederim. Konu anlatımlı basınç haritalarını her zaman bekliyoruz.

    • Havadelisi dedi ki:

      Rica ederim beyazbulut, yorumun için teşekkürler.

      Müneccimlerin de haklı çıktığı olur 🙂 Arif bey gerçekten çok bilgili birisi, ama 10-20 günlük tahminleri onun da işe biraz heyecan katma amaçlı yaptığını düşünüyorum, kendisi de zaten bunu söylemişti.

      • beyazbulut dedi ki:

        Arif abi’ye müneccim demeyelim de uzun vadeli tahminlerde en önde gelen hava delilerinden biri diyebiliriz.
        Bu arada siteni her geçen gün yeni linklerde daha da güzel hale getirmişsin. Havaturka ve senin sitene uğramadan geçemiyorum.

        • Havadelisi dedi ki:

          Sağolasın. Arif bey böyle şeylerden alınmaz merak etme, zaten bizim aramız iyi, benim kötü niyetli olmadığımı bilir. Tartışmaktan zarar gelmez, yeter ki niyet güzel olsun, yapıcı olunsun.

          • arif dedi ki:

            Aynen öyle. Bu konunun açılmasına sevindim. Herkes söyleyeceğini söylesin. Hakkımda yapılacak olumlu yada olumsuz her türlü eleştiriye açığım. Şu anda önemli bazı işlerim olduğu için ancak akşam saatlerinde daha fazla şeyler yazabileceğim. Hem uzun vadeli tahminlerde kullandığım teknikleri hem de hangi eleştirileri haklı hangi eleştirileri haksız, insafsız ve maksatlı bulduğum konusunda düşüncelerimi tüm samimiyetimle sizlerle paylaşacağım.

  25. Santiago dedi ki:

    Çok güzel bir konuya değinmişsin.

    Gözlemlerime göre GFS modeli en fazla 7-8 gün sonrasına yaklaşık tahminler yapabiliyor. Bayrama girilen hafta sonu büyük ihtimalle yağış gelecek, bunu en acemi hava delisi bile çözebilir zaten.

    Tarih verip kar yağdıranlar ise bana göre forumlarda dört gözle kar yağışı bekleyen hava delilerinin ısrarlı sorularına dayanamayıp ortaya bir tahmin sunuyorlar. Tahmini yaparsın, ya tutar ya tutmaz, ama belli bir kullanıcı kitlesine hitap eden, yorumları sabırsızlıkla beklenen tahminci arkadaşlar, yukarıda örneği geçen şekilde yorum yaptıkları taktirde bana göre güvenilirliklerini kaybederler. 18-20 Kasım geçecek, 22-24 olacak, sonra aralık başı olacak, sonra ocak derken bir bakmışız kendimizi Şubat’ta bulmuşuz 🙂

    Eurocentrism* yapmak istemiyorum ama Avrupa ve tüm dünya uydularla ve süper bilgisayarlarla 1o gün sonrasını zor bela kestirdiklerine göre, bu iş bu kadar basit olmamalı. Kaldı ki ülkemizde yapılan yorumlar ecnebilerin modelleri ve öngörüleri üzerine kurulmuştur.

    Hava delisi olan herkesin gaza gelip atma tutma hakkı elbet vardır bir miktar, ama hava olaylarına 4-5 gün kala bu safhaya geçilmesi gerek bence.

    Elde olan veriler bellidir;

    1)Kuvvetli bir La Nina: “Büyük ihtimalle” Ocak-Şubat aylarından en az birisi mevsim normallerinin altında kalacaktır.
    2)Tüm kış Doğu Avrupa ve Rusya’da sıcaklıkların “büyük ihtimalle” mevsim normallerinin altında olacak olması. Bu da bize gereken kutup havasının tüm kış hazır kıta bekleyeceğini gösterir.

    Peki tüm bunlar, bu kış kara boğulacağız mı demektir? Bana göre hayır. Mevsim normallerinin altında geçip çok zayıf kar yağışı olan bir sürü kış bulabilirsiniz.

    Bekleyip göreceğiz. Ozan yağacak demedikten sonra kar yağmaz! Pardon, bi’ de Mehmet Çağlar 🙂 Bunlar tabii latife. Herkese iyi hafta sonları…

  26. TARKAN SOYHAN dedi ki:

    Merhaba,
    Geleceği her konuda öngörmek veya öngörmeye çalışmak insanoğlunun başlangıcından beri var bence. Sorun bence 15 gün veya daha fazlası için tahmin yapmakta değil, bu tahmini açıklarken kesinlik belirtmek. Hatta yüzdesel oran veren arkadaşlarımız bile var. Uzun vadeli tahmin isteği ve çabası her zaman olacaktır ve olmalıdır da. Yoksa GFS çıktıları neden 384 saat verilsin ki! Yarışma isteği sonucu ortaya çıkan ve ben bildim diyebilmenin keyfiyle yapılan heyecanlı yarışmalara benzetiyorum ben bunu… İddaalaşmak kanımızda var:) Ve kavga çıkmadığı sürece kabul edilebilir…

    Bu tahminlerle ilgili – ister yerli ister yabancı olsun – benim uyguladığım yöntem şöyle; Hepsini okuyorum. Bir karsever olarak işime gelenler içimi ısıtıyor ve beni mutlu ediyor. Ama iş programımı 3 günlük tahminden daha fazlası üzerine kurgulamıyorum:))

    İyi akşamlar

    • Havadelisi dedi ki:

      Çok teşekkürler, işte beklediğim cevaplar böyle şeyler, yani “neden bu tahminler ısrarla yapılıyor”un cevabı olacak şeyler… İddialaşma ve kutuplaşma gerçekten bizde hayatın her alanına sirayet etmiş sanırım. Bu bizim kültürel hayatımızı da gerilimli ama dinamik kılıyor. Katılıyorum.

  27. excratarius dedi ki:

    ver gazı alev alsın yapmışlar

  28. tengizman dedi ki:

    Guzel bir konu Sensei. Bu tahminleri verileri analiz edebilen cogu kisi yapabilir ama o kadar uzun sureyi goz onune alarak riske girmek istemez. Ama milletimiz o kadar sabirsiz ki hala sonbahar mevsiminde olmamiza ragmen neden kar yagmiyor diye agiz burun kiviriyor. Elbette ki bu durumlarda birkac kahraman cikacaktir. Verilen tarihlerde olasi kar veya sogukta el ustunde tutulacaklar, herkes onlarin agizlarina bakacak. Yukarida tahmin yapan kisiler hakkinda yorum yapmayacagim, az cok ne diyecegimizi bilirsin ama soyle diyeyim Efsane Semih neyse de Orcun Bostanci’nin bu kadar uzun surecte bu kadar kesine yakin yazmasina sasirdim. Cunku o forumun gecmis yillardaki sayfalarini da okudum ve bu kisiye ait uzun soluklu tahminler var ve cogunda da basarili hakkini vermek gerekirse. Bu yuzden her ne kadar bu surec falcilik da olsa yinede insani heyecanlandirmiyor degil. Sana da iyi hafta sonlari. Aralik ayinda kar tatili bile olacak, bunu da simdiden mujdeliyeyim tum ogrencilere 🙂

    • Havadelisi dedi ki:

      “Başarılıydı” diyorsun yani.. 🙂 Sorularıma “heyecanlı oluyor” diye cevap vermişsin, öyle anladım. Eh, önemli bir sebep bu tür tahminlerin devam etmesi için, haklısın.

      • Ankaragücü dedi ki:

        Ben başka bir noktaya takıldım. Bastardi İtalyan asıllı ABD vatandaşı… Adam mevsimlik sallıyor. Accuweather gibi bir yerde ve yüzlerce forumda yer buluyor. Burada bir kaç genç ve hevesli arkadaşımız max. gfs çıktılarının sonrasını hayal güçleri ile bir parça uzatıp kendilerince tahmin yapıp paylaşıyorlar. Bu noktada “Türk vatandaşı” olmalarının konuyla ilgisi nedir? Ne olabilir?
        Bir kaç gün önce de yine biz Türklerin kayıt tutma ve gözlem elsikliğinden bahsetmişsiniz. Ne kadar yanlış. Şu an için gerçek gibi görünse de 2.500 yıllık yazılı tarih, bir kaç yüz yıllık dominant uygarlık yanında son 150 yıl çok kısa bir dönem.. Bilmenizi isterim ki yalnızca Edirne vilayetinde Osmanlı Devleti dönemi yazılı arşiv kaydı, tüm Fransa İmparatorluk dönemi toplam kaydından yüzlerce kez fazladır. Şu anda Topkapı Müzesi depolarında “henüz okunmamış” yazılı arşiv 2 Milyon civarındadır. Sırf bu yüzden Ankara Ünv. DTCF Arkeoloji ve sanat tarihi bölümlerinde bile, bir alakası olmasa da Osmanlıca öğretilir. Bir yanlış bilgilendirme olmasın istedim. Teşekkür ederim. Not: Yaptığınız değerlendirmeyi Türk insanı genel karakteristiği olarak değil de, günümüz jenerasyonu genel davranış eğilimi olarak düzeltirsek tamamen katılırım.

        • Havadelisi dedi ki:

          Bahsetmediğim ve kastetmediğim şeylere takılmışsınız.

          1) Bastardi mevsimlik tahmin yapıyor, 15 gün sonra şurada kar yağacak demiyor. Derse eğer, onu da eleştiririz, ki yapıyoruz. Onun mevsimlik tahminlerinde bilimsel olmayan tarafların neden bilimsel olmadığını şu yorumumda belirtmiştim. İşinize gelmeyen yorumlarımı görmezden gelmeyin sevgili Ankaragücü.

          2) Evet, 15 gün sonrası için yukarıdaki ayrıntı düzeyinde hava tahmini yapmaya çalışmak benim gözlemlediğim kadarıyla bir Türk huyu. Neden bu kadar alınganlık gösterdiniz anlayamadım, ben de Türk’üm. Yurt dışında yaşıyorum, Almanca ve İngilizce forumları, ecnebi hava delilerini takip ediyorum. Bu tarz tahminler o forumlarda yok. Onun için de o forumlar daha heyecansız, ama daha bilimsel. İlla onlar gibi olunsun ya da biz neden böyle berbatız demiyorum, farkı ortaya koyup bunun nedenini sorguluyorum.

          3) Osmanlı arşivlerinin konuyla hiçbir ilgisi yok, dolayısıyla bir yanlış bilgilendirme de yok. Ben kendi mesleki alanımla ilgili konuşuyorum. Türkiye’deki ilk meteorolojik kayıtlar Türk olmayan insanlar tarafından 1800’lü yıllarda tutulmaya başlanmış (şu tartışmaya da bakın). Benim yüksek lisans tezimin bir kısmı Türkiye’deki meteorolojik kayıtlar üzerine. Çıkan sonuç, meteoroljik gözlem ve arşiv konusunda Batı’nın çok gerisinde olduğumuz. Bu konuda uluslararası yayın da yaptım. Osmanlı arşivlerinin bununla ne ilgisi var, sıcaklık ölçümleri mi var o arşivlerde?

          • hayatbu dedi ki:

            Çok basit bir örnek vereyim. Sosyoloji’nin kurucusu Auguste Comte olarak kabul edilir. Bu şekliyle batı patentli bir bilim dalıdır sosyoloji. Halbuki İbn-i Haldun 1300lerde yaşamış bir ilim adamı olarak başlı başına bir koca çınardır. Yaptığı iş düpedüz sosyolojidir. Ama sosyolojinin kurucusu Comte olarak kabul edilir.

            Yani; şu yanılgıya düşüyorsun: ‘modern’ kabul edilen bilim anlayışlarıyla düşündüğün zaman biz hiç gözlem yapmadık dersin. Ama önceki zamanlardaki bilim adamları dünya kadar çalışmalar yapmışlar, gözlemler yapmışlardır. Hepsini çöpe atmış olursun.

            Yani desen ki; biz son 150-200 yıllık süreçte meteorolojik gözlemler konusunda çok çok geriyiz. Bu doğru bir önermedir. Ama bir tek bizde 15 günlük tahmin merakı var, bu bir Türk Huyu dersen bu çok subjektif birşey olduğundan kabul görmesini de beklememelisin.

            • Havadelisi dedi ki:

              İlk iki paragrafında söylediklerine ters hiçbir şey söylemedim zaten, onun için o örnekleri neden verdiğini hala anlamıyorum. Konuyla tam alakalı örnek vermek yerine, insanların senin bildiğin şeyleri (mesela İbn-i Haldun) bilmediğini varsayarak konuşup ilgisiz yerlere sapman bence ikna ediciliğini hayli azaltıyor.

              Doğa gözlemi konusunda 500 yıldır geriyiz dedim en başından beri, ilk aletli meteorolojik gözlemler 1600’lü yıllarda yapıldığına göre söylediklerimde haklıyım, sen de son paragrafta bunu teslim etmişsin.

              15 günlük ayrıntılı tahminlerin bu kadar sıklıkla yapıldığı ve ciddiye alındığı bir batı ülkesi olmadığını gözlemlerle ortaya koydum birçok yorumumda. Bu da onun için öznel (subjektif) bir önerme değil. Yeterli derecede karşı gözlem sunarsan fikrimi değiştirmeye hazırım. Mevsimlik tahmin ise ayrı bir mevzu, onda ayrıntı düzeyi çok düşük.

              • hayatbu dedi ki:

                Ben İbn-i Haldun’u kimse biliyor ya da bilmiyor gibi bir noktadan örneklendirmedim. Bilse de normal, bilmese de. Sadece aklıma gelen somut bir örneği ifade etmeye çalıştım. Niye sosyoloji alanında örnek verdiğimde böyle bir düşünceye kapılıyorsun anlamadım doğrusu. Aksine, ben örneklendirme yöntemiyle çok da ilgili şeylerden bahsediyorum. Örneği insanlar anlar ya da anlamaz, ilgili bulur yada bulmaz orasını bilemem.

                Bence daha önemli nokta ise; Arif yorumunda yabancı sitelerde bu tarz “müneccimlik”lerin yapıldığından bahsetti. Şimdi eğer senin gözlemin subjektif değilse Arif’inki ne oluyor? Hele hele Arif delil de sunmuşkan senin bu gözlemini nereye koymak gerekir?

                Birisi dese ki; dünyada çınar ağacı yok. Onun tezini bir tek çınar ağacını gösteren kişi çürütmüş olur. Halbuki kendisi bütün dünyayı inceleyip çınar ağacının olmadığını göstermekle iddiasını ispatlar.

                Bu örnekte olduğu gibi; tek bir yabancı forum bile senin tezini çürütmeye yeter. O yüzden tezini savunman kanımca çok zor. Kaldı ki bence Arif tezini çürütmüş oldu. Yani merak ve “müneccimlik” ilgisi global bir kavram; “Türk Huyu” değil…

            • Havadelisi dedi ki:

              Hayatbu: Benim tezim çürümedi. Yukarıda yine sana cevap olarak söylemiştim, ama duymamış gibi yapıyorsun: Batıda da müneccimce tahminlerin yapılıyor olması (Arif Bey’in verdiği örnekler de dahil), bunun bizde çok daha fazla olduğu, birçok defa bilimsel yöntemle yapılan tahminlerin yerini aldığı (bkz: ana yazı) ve toplumca daha fazla ciddiye alındığı gerçeğini değiştirmez. Ayrıca laf söylerken abartma diye bir şey de vardır, “Türk huyu” demek onun için yanlış filan değildir, sadece bir durumu biraz abartı katarak ortaya koymaktır. Açık olan bir şey var ki, alakasız örnekler vermenin yanısıra, küçük noktaları (mesela Arif Bey’in Avrupa forumlarında gösterdiği müneccimlik örnekleri) lehine kullanıp demagoji yaparak haklı çıkmaya çalışmakta üstüne yok 🙂
              Bunun nedeni de bence, taa en başta bahsini açtığın ideolojik refleksten sende epey mevcut olması. Önce doğa gözleminde bir süredir Batı’dan geriyiz dedim diye konuyla alakasız İslam tarihi dersleri vermeye kalktın. Sonra “müneccimlik bizde köklü gelenek” lafıma ölçüsüzce tepki gösterdin. Zekana, bilgine ve fikirlerine saygı duyuyorum, ama bu “biased” argümanlar sana yakışmıyor. Üzerinde düşün derim.

          • Ankaragücü dedi ki:

            Ozan Bey konu o kadar çapraşık bir hal aldı ki. 🙂 Mevsimlik tahminleri son derece kurumsal olarak batılı meteoroloji siteleri yapmakta iken, 15 -20 gün sonrasını yorumlayan arkadaşlar neden müneccim olsun?
            Eğer günümüz teknolojisinin ileri tarihli tahminler için yetersiz olduğunu kabul ediyorsak, bu tahminlerin ağa babasını yapan ve desteksiz atanlar yine batılılar oluyorlar. Üstelik “halk” bazında forumlara bakarsak Accuweather forumlarında 15 – 20 gün sonrasını yorumlayan o kadar tahmin zorlaması var ki.. Hadi bizde daha fazla diyelim.. Ben bunu bizim insanımızın kalıplara sığmaması, sınırları zorlaması olarak kabul ederim. Üstelik bilimsel ilerleme zaten bu şekilde olur. Birileri önüne konan ile yetinmez, fazlasını araştırır ve zorlar, yanılır, bazen tesadüfler ile bir noktaya çıkar, onun teorisini inşa eder, bir gün kanıtlar.. İşte bilim!!

      • tengizman dedi ki:

        Yok yanlis anladin Sensei genelleme yapmadim, sen de biliyorsun az cok biz de tahmin yapabilme yetenegine sahibiz de Orcun Bostanci’yi basarili buldugum icin onun tahmininde heyecanlandim desem daha dogru olur o yuzden.Y oksa dedigim gibi millet sonbahar mevsiminde olmamiza ragmen yana yakila kar bekliyor. 1 hafta sonrasi icin 20 cm kar olacak desen, millet dese veriler gostermiyor bunu ama bu kisi benim ozel verilerim, yararlandigim baska gostergeler var dese o kisinin pesinden kosuyorlar. Bildigin Zubukzade oyunlari iste 🙂

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s