Bu sabah gök gürültüsü ve yağmurla başladık güne gerçekten çok iyi geldi epeydir özlemişiz.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Bir sorum olucak, 17 Subat Beylikduzu sistemi Ocagin sonunda veya ortasinda gelseydi deniz suyu sicakliklarindan dolayi ve gunesin acisi yuzunden hem daha fazla soguma hem de daha fazla kar kalinligi yapabilir miydi?
Şartlar bu ara lehimize ama hiç belli olmaz, Fransa ve İber Yarımadası civarını mesken tutmuş bir Azor var günlerdir; Alman düzlüklerinden bizim çorak Anadolu topraklarına kadarki koridorda habire üst atmosferden soğuk akıyor lakin Azor aynı performansı devam ettirir mi işte orası soru işareti.
Bu arada orajlar geç başladı ama sağlam başladı. Yağışların yaz kuraklığını şiddetli şekilde yaşayan bölgelere düşmesi beni daha da sevindiriyor açıkçası zaten bu bölgelerin çoğu kuru tarım yapıyor, ektikleri ürünlerin çoğunluğu bahardaki yağışa muhtaç e adamlar istediği zaman yağmura kavuşunca rekolte de yüksek oluyor haliyle.
Gayet mevsimsel, normal bir olay bu. Muson yağmurları öncesinde, güneşin gökyüzünde en dik konuma yaklaştığı bu günlerde Hindistan Altkıtası aşırı ısınır. Bu ısınma sayesinde Muson motorları çalışmaya başlar ve Hint Okyanusu’nun nemi Hindistan’a pompalanır. Zaten Hindistan’ın genelinde yılın en sıcak dönemi temmuz-ağustos değil, nisan-mayıstır. Muson yağmurları başlayınca sıcaklık düşer ve hava serinler.
Çok faydalı bilgi verdiniz teşekkür ederim. Sanırım bu sene bu dönem olması gerekenden daha sıcak? Ölü sayısı sürekli artıyormuş, haberlerden duyduğumu söylüyorum , 50 dereceyi görmüş sıcaklık, bu ölenlerin çoğuda son 1 hafta içinde olmuş.
27 Mayıs Çarşamba akşam saatleri ile 28 Mayıs Çarşamba öğleden sonra saat 13:00 arasında İstanbul’da miktarı henüz kesinleşmeyen ama yüksek ihtimalle çok yoğun olacak bir yağış bekliyorum. Yer seviyesinden 300 hPa’ya kadar çiy noktası ve sıcaklığın aynı olması yağışın çok yoğun olacağını gösteriyor. Precipitible Water 3 cm’i geçiyor. Yer seviyesi ile 500 hPa farkı 40 dereceyi buluyor. Donma seviyesi yağış anında 2300 metreye iniyor. İzmir’deki dolunun aynısı hatta fazlası bu koşullarda oluşabilir.
Havaaşkı(EREN) (Beypazarı/ANK - 682 m)
Beypazarı’nda sağanak ve dolu etkili oluyor. Evin önündeki yokuş resmen dereye döndü , Ankara’nın birçok yeride koptu bugün adeta.
Havaaşkı(EREN) (Beypazarı/ANK - 682 m)
Radara göre Beypazarı-Nallıhan hattı kopuyor Ankara’nın batısına bakın fena kütleler pörtledi birden , yaklaşık 1 haftadır hemen hemen her gün aksiyon var sezonu geç açtık ama güzel gidiyoruz. Geçen günki doluyu kaçırmıştım bu sefer yakaladım 5-6 dk sürdü sadece ama görüş mesafesi inanılmaz düştü kar yağar gibi oldu aynı 😀
Akşam saatlerinden şu saate kadar şimşek, yıldırım ve gök gürültüsü eksik olmadı. Yağmur açısından eksiğimiz oldu biraz, o da nazarlık. Aşağıdaki fotoğraf saat 19.30 civarı Tuzla merkezde çekildi. Kaynak: İnstagram
dogukocatepe
Kayışdağı 20:06 : Yıldırım düştü.
dogukocatepe
Şaka yapmıyorum yalan deyip geçmeyin. Çok lokal bir olay. Kayışdağı’n arkasına düştü. 850 hpa ile 500 hpa farkının 32 derece olması nedeniyle akşam artan nemle birlikte gök gürültülü sağanak bekliyordum, ama bu buluttan beklemiyordum. 🙂 Küçük bir kümülonimbüs veya downburst var. Biraz uzağımda şuan ama arada birkaç damla atıştırıyor..
10 günlüğüne mezuniyet ve tez sunumları için Yalovaya gidiyorum, çarşamba perşembe bol simsek görebilir miyim, birde su akdeniz sahilleri %70 ve ustu nem bizi mahvediyor.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Denizlerde Istanbul 14, Hopa 19 derece. Nasil oldu acaba?
Karadeniz’de saat yönünün tersinde tüm sahilleri yalayan bir akıntı var. Dolayısıyla Balkanlar ve Ukrayna kıyısındaki su Marmara ve Batı Karadeniz kıyılarına gelirken buraların suyu da Doğu Karadeniz’e doğru hareket ediyor
dogukocatepe
Komiklik olsun biraz. DFS 06Z diyagramı.
Havaaşkı(EREN) (Beypazarı/ANK - 682 m)
Bugün Eskişehir’e üniversite gezisi yaptık ve şehri gezdik. Gerçekten düzenli , sakin ve bir o kadarda hareketli güzel bir şehir üniversitede gelirim belki 😀 Her şey çok güzeldide bana koyan annemin orda hava nasıl sorusuna çok güzel , güneşli cevabını verdikten sonra Beypazarı nasıl sorusuna nispet yapar gibi buraya dolu yağdı cevabını almam oldu 😀
dogukocatepe
Gezi yılbaşında yapılsaydı hava nasıl sorusuna verilecek cevap “Efsane”, Ankara’da ise “çok sıkıcı” olurdu. İşte o zaman o cevap bir mutluluk verirdi. 🙂 Ne güzel günler yaşadık bu kış düşününce İstanbul kaç yıl Nisan dahil 7 karlı sistem almıştır ki? Ankara çok şanssızdı genel olarak. Maalesef bu bir gerçek. Ne doğru düzgün kırkikindi ne de 10 şubat hariç kar vardı Ankara’da.
Havaaşkı(EREN) (Beypazarı/ANK - 682 m)
Yılbaşında 10 cm kar vardı burda 😀 Beypazarı bu sene Ankara’nın en şanslı yeriydi belkide şahsen ben kara doydum.
4 Ocak 2016 gününe ait CFS uzun vade çıktısı. (20 Mayıs 2015 12Z Çıktısına Göre) Gün boyu 18 Şubat günü için gösterdiğinden fazla yağış göstermiş ayrıca bunun üstüne bir de DEK eklenecek. Yazın muhtemelen 40 dereceleri göreceğimizden o tarihlerde deniz 12-15 derece olabilir. Ama maalesef bu çıktıyı “Boş Umut” adlı klasöre kaydettim ve olmayacağını biliyorum. Bu kadar uzun vade tahmin değil atıştır. Ama yine de yazıyorum sonuçta “Atış Serbest” 🙂
İzmir için efsane sayılabilecek yağış sırasında radar görüntüsü
Oldukça ürkütücü geçen yağış anından manzara
Yağış sonrasında ara sokaklarda buza gömülen araçlar
Ve yağıştan 18 saat sonra hala erimemiş buz yığınları
Akşamdan beri gözlüyorum ve vardiyadayım. Sistem siklona dönüştü ve döndükçe kuru bulutsuz tarafı İstanbul ve Kocaeli üzerine denk geliyor. Dünya üzerinde başka böyle bir bölge var mı merak ediyorum. İtici bir bölge ve herşey etrafımızda oluşuyor 😀
Valla bıktım buradan, ne kışın düzgün kar yağıyor, nede yazın düzgün yağmur. Şimdi bana kızacaklar. 😦
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
17 Şubat İstanbul’un bazı yerleri için efsane olan sistem, 7 Ocak’da il genelinde -5 ve bazı yerlerde öğlen -7 lerin ölçülmesi ve 23 Nisana bağlıyan gece kar yağması çok mu kötü? Gel de kızma 😀
Aslında bu söylediklerim, Kırkikindi yağışları için geçerli. Modellere bile dikkat edersen Boğaz çevresi, yutan eleman gibi her şey kayboluyor. Yaz yağmurları için çok şanssız bir yerdeyiz. Yoksa dediklerinde haklısın.
Arkadaşlar bugün aslında çok fotoğraf çekip burada paylaşmayı düşünüyordum ama sabah sağ elimi çok fena bir şekilde yaraladım. Dışarıdayken kırmızımsı bir kütle üzerimden geçti birkaç fotoğraf anca çekebildim.
Yağış öncesi:
Yağış anı:
Öğlen İzmir tarafına bakış:
Tuzla’da arka arkaya 2 kere sağanak geçişi oldu. Kısa süreli fakat etkili oluyor. Güney taraf yine karardı, geliyor bir şeyler 🙂
dogukocatepe
Bugün gördüğüm en iyi olay kapkara olan hava, çok iri damlalarla yağan kısa süreli sağanaktı. (Kayışdağı / 17:00-18:00 ) Ama yerleri tamamen ıslatamayan böyle bir-iki sağanak beklentilerimin altında kaldı. Yine de CIN 500 iken bunların olabilmesi ve kırmızı kütlelerin oluşabilmesi güzel bir şey. Ayrıca CIN’ın her zaman çok yüksek etkisi olmadığını öğrenmiş oldum. (850hPa – 500hPa = 37C ! CAP bile dayanmaz böylesine 🙂 )
Ama şöyle bir gerçek var. Ertesi gün erken saatlerde 10 dk “lapa lapa” kar yağan ve gökyüzünü yeşile çeviren, Üsküdar’da yaşadığım 22 Nisan orajından sonra “7 mayıs” bile o kadar tat veremedi. 500 hPa’da -34 girmesi için herhalde daha çok bekleyeceğim. 23 Nisan’da yüksek seviyedeki soğuma, poyraz varken 850 hPa’daki -4’le kar yağmasına yetecek kadar fazlaydı.
dogukocatepe
Kalınlığı 10 km’yi geçen ve 10. kilometreye kadar pembe, kırmızı ve sarı tonlarda görünen potansiyel dolu yığını olan bu kütle her an bir süper hücreye dönüşebilir. Radara göre şu anda bile kendi içindeki hareket yönü doğrusal değil ve dikey yönde çarpraz olarak gelişmiş. Yani bulut yukarı doğru bükülmüş. Bu durum fırtınanın kısa sürede bozulmayacağının göstergesi. Orada olmak isterdim ama buna gerek kalmayacak. Günyeydoğudan sarılı turunculu tek hücreli kütleler İstanbul’a doğru geliyorlar. Şu anda bile Kümülonimbüs oluşumları görüyorum.
sonrası
[video src="https://igcdn-videos-g-16-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xfa1/t50.2886-16/11332736_1560112970911496_1119263960_n.mp4" /]
dogukocatepe
An itibariyle radar animasyonunun 13-14-15’inci resimlerinde dönme hareketinin başladığını fark ettiniz mi? Süper hücreye dönüyor gibi. Ayrıca çevresindeki birkaç tek hücreli fırtınayı da çevresinde hareket ettiriyormuş gibi görünüyor ama emin değilim. İstanbul’da ise hava karardı, her an şimşekler başlayabilir kırmızı kütle il sınırında.
Etrafımızda orajlar birer birer tütmeye başladı. Genelde kaynak bölgeleri dağlık alanlar. Örneğin radarda görüldüğü gibi İzmir Körfezi’nin üzerinde bulunan kütlenin kaynak kısmı hemen körfezin güneyindeki 1000 metrelik bir dağ
Çihiro’nun bu Hint musonu ve orajlarla ilgili tespiti doğru çıkacak gibi. Baksanıza yarın 20 Mayıs ve daha hiç doğru dürüst bir oraja şahit olmadık Ankara’da :(. Nisan ayı kış gibi geçti zaten. Mayıs’ta ise yaza geçtik. Kırkikindiler arada kaynadı resmen.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Bugun 19 Mayis genclik bayramini bisiklet surerek kutladik ve ulu onderimizi saygiyla andik. Ntv de roportaja ciktik ama kayitlara ulasamiyorum yardimci olucak var mi?
İlgimi çekti yazayım dedim. 21.05.2015 yani bu Perşembe günü GFS’ye göre “sikloncuk” oluşacak. Rüzgar yönüne en belirgin etkisi yer seviyesinde. 850 hPa’nın üstünde ise neredeyse hiçbir belirti kalmıyor. Tuhaf olan GFS’nin bu “sikloncuk”u göstermesine rağmen basınç farkı görünürde yok. Ama oluşacak. Yanlış düşünmüyorsam şu şekilde :
Çevresini kırmızı çizgiyle çizdiğim sıcaklıklar diğerlerinden farklı. Çevresindeki bölgeye göre daha fazla bir sıcaklık farkı oluşturan küçük bir bölge var İstanbul’un kuzeyinde. Bu fark konveksiyon oluşturarak GFS’nin basınç haritasında göstermediği bir alçak basınç oluşumuna neden olacak.
Şimdi eminim “Rüzgar hızına, yağışa etkisi olmayan bit kadar siklona niye kafayı taktın?” diye soruyorlardır. 🙂 İşte bu olayın en enteresan kısmı da bu zaten. Ben de bilmiyorum niye taktığımı. 🙂
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Yukarı seviye alçağı gibi geldi bana.
dogukocatepe
850 hPa’nın üstünde siklonla ilgili rüzgar açısından hiçbir belirti kalmıyor. 500 hPa’da ise farklı rüzgar yönleri bile yok o bölgede. Bir ULL olsaydı asıl etkisi yukarı seviyelerde olurdu diye düşünüyorum. Ayrıca güçlü ULL’lerde bile çoğu zaman yer seviyesindeki etkisi yok denecek kadar az olur.
Aklıma geldi. Daha Mayıs ayında deniz suyu 13-14 derecelerdeyken böyle lokal oluşumlar var. Denizlerin 28-29 dereceleri bulduğu Eylül ayında 850 hPa’da giren +10’lar acaba neler neler yapacak. 🙂
Havaaşkı(EREN) (Beypazarı/ANK - 682 m)
Batı tarafımdan çok güzel bi kütle şimşekler ve gökgürültüleri eşliğinde bana doğru gelmekte Nallıhan tarafları fena şu an havada mammatuslar cirit atıyor…
Durum ciddi görünüyor. Nem üst seviyelerde düşük olduğundan çok fazla bulut oluşmaz. Ama oluşan en ufak bulut bu koşullarda fırtınaya dönüşür.
çihiro (Karatay/KONYA, 1016 m)
İlginç bir gündü. Güne açık, puslu ve çok sıcak bir hava ile başladık. Sıcaklık öğlen 28 derecenin üzerini gördü. Öğleden sonra batımızda ve kuzeyimizde kümülonimbus bulutları belirmeye başladı. Saat 15:30 gibi ilk gök gürültüleri duyulmaya başladı. Ben bitti bitecek cacık olmaz bu havadan filan derken saat 18:30 oldu ve hala gök gürlüyordu 😀 Belki de yüzlerce şimşek çaktı. Radarda Konya’nın kuzeyinde ince uzun bir şekilde uzanan kütle yaklaşık 3 saat boyunca orada öylece takılı kaldı. Yağış çok azdı ancak şimşekler o kadar sıktı ki bazen bir kaç dakika boyunca gök gürültüsü hiç kesilmedi. Hiç beklemiyordum böylesini 🙂
çihiro (Karatay/KONYA, 1016 m)
Kütlenin altındaki mahallelerden bir kare:
Kaynak: Feysbuk
Bugün Manisa’da, zayıf bir siklon yaklaştığı için tüm gün orta kuvvetle ama arada bir hızı artan lodos var. Kafamı kurcalayan bir soru var; böyle kıytırık siklonlar bile lodos estirirken neden kışın Akdeniz üzerinden gelen çok daha güçlü siklonlar lodos estirmiyor. Şöyle bir mantığım var; kışın soğuk havadan dolayı ağırlaşan havanın yatay hareketi çok yavaş oluyor ama yazın sıcak hava hafiflediği için çok daha kolay hareket edebiliyor diye düşünüyorum. Bu konuda net bir bilgisi olan var mı?
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Dün gece sanırım kuvvetli bir radyoaktif soğuma gerçekleşti, gece 12.30 suları gibi bisikletlerimiz ile sağmalcılar viyadüğünü geçerken hava birden soğumaya başladı ve tir tir titredik 2 dakika sonra ise tekrar kendimize geldik. Yol boyunca bu durum gerçekleşti özellikle çukur alanlarda.
Haftaya sıkıntın geçer; yukarı seviyelere serin hava gelecek gibi. Spank, seni İzmir’de bir yaz kalmaya davet ediyorum, buluta hasret kalırsın bu mevsimde ortalama bir bulutun yaşam süresi 3 saati geçmez buralarda. 😀 Kıymetini bil İstanbul’un.
7 Mayıs 2015′ teki orajın İzmit geçişinde çektiğim 55 dakikalık videoyu hızlandırarak yayınlamayı sonunda başardım. Bu türden ilk çalışmam oldu. Hatalarım var. Kusura bakmayın. Kameranın açısı biraz daha sola dönük olmalıydı. Oraj, İstanbul’ a nazaran İzmit’ te daha soluk geçti. https://youtu.be/KxCoLLVSmqo
Çukurova’da olası bir süper hücre?
Ah, yurdun dört bir yanından fırtına takipçilerine ihtiyacımız var. Avrupa’da, ABD’de olduğu gibi ne efsane hadiseler oluyor ülkemizde de ama olay yerinden çoğunlukla hiçbir zaman görüntü elde edemediğimiz için kaçırıyoruz, belgeleyemiyoruz bu güzel olayları.
Elde edenler de paylaşmıyor ya da Face.’de kaybolup gidiyor.
Size böyle birşey lazım sanırım.
13 Mayıs 2015 Gece 03:00 suları.
Osmaniye Merkez-Fakıuşağı arası.
Bunun gibi onlarca yıldırım düştü ve sonrasında acayip bir yağış oldu. Öyle bir yağış ki, 3. kattaki mutfak lavabosundan su fışkırdı.
Ama düşen yıldırımlar benim için unutulmaz oldu.
Bonus (Aynı gece, ortam sakinledikten sonra);
Çekimler bana ait, dahası da var ama en iyileri bunlar.
UYARI
Önümüzdeki saatlerde Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun güneyinde süper hücreli fırtınalar oluşacak. İri dolu, kuvvetli yağış, kuvvetli rüzgar hamlesi ve alanın özellikle doğusunda hortum riski var. Dikkatli olunmalı!
Hakkari tarafları 1 haftadır metrekareye 300 kg yağışı geçti. Ben Muğla-Antalya civarına iyi yağıyor derken Doğu Anadolu’nun güneyi gözlerden ırak rekor kırıyor.
Antalyayı bilmem ama Taşeli platosu yani bizim memlekete yağmur ciddi, aynı zamanda da Kıbrısta da güzel yağmur var, kuzeyimizde Toros dağlarında da iyi gökgürlüyor.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Hafta sonu bisikletlerimiz ile Garipçe köyüne tur düzenledik, toplamda 140 km pedalledik. Tabii 3. köprü inşaat alanından geçerken o güzelim ormanın güzelliğini bozmuşlar, üzüldüm gerçekten ama bir şeylerin yapılabilmesi için bir takım şeylerden fedakarlık etmek gerekiyor.
Sinan, bence senin de evini yıkıp yol yapsınlar, azcık fedakarlıktan kaçınmamalısın, sonuçta yol köprü filan bunlar gerekli şeyler.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Bisiklete başlamamın başlıca nedenlerinden biri İstanbul trafiğidir, çözüm üretebiliyoruz ama halkımız arabadan inmediği sürece bu trafik hafifletilmiyeceği için bu çeşit inşaatlar, kesimler vs. lazım. Çevreciliği bir kenara bırakıp İstanbul’un geleceği düşünülebilir.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Elbet şuan ki hükümet olmasa bile sizin desteklediğiniz partiler de bunu er yada geç yapıcaktı gelebilirselerdi eğer 🙂 Hepinizi bisiklet sürmeye davet ediyorum.
Biz zaten sürüyoruz Sinan’cığım. Sen yanlış yerde kampanya yapıyorsun. Çevre bilincimiz var çok şükür. Ayrıca beton sevici hükümetimiz olmasaydı, başka bir hükümet olsaydı ülkemiz şu an ne olurdu, nerde ne yapardı asla bilemezsin, hiç kimse bilemez. İstanbul’un trafiğinin çözümü daha çok yol daha çok köprü daha çok tünel yapmaktan geçmiyor. Nüfusun azaltılması, araçların azaltılması gerek. Çünkü bu kadarcık yere bu kadar çok insan ve araç sığmıyor. Ama ne yapıyor çok akıllı hükümetimiz? Şehrin kuzeyindeki akciğerlerini, el değmemiş tek ormanları da şehirleşmeye açıyor, daha çok insanı, daha çok sanayiyi, daha çok aracı ve betonu İstanbul’a çekiyor. İnşaatçılar, siyasiler, holding sahipleri parasına para katıyor, olan bize ve en önemlisi bizden sonra gelecek nesillere oluyor. Çocuklarımıza yaşanacak bir ülke bırakmadı bu hükümet. Her yaptıkları falso. Hiç kimse çıkıp da tüm bu çevre katliamını savunmaya kalkmasın. Her şeyden vazgeçtim, akıldan mantıktan vazgeçtim, en azından birazcık Allah korkunuz varsa yapmayın bunu. Güneş balçıkla sıvanmaz. Beton dökerek, yol yaparak uygar olunmuyor. Öyle bir dünya yok, hiçbir zaman da olmadı. Bana asgari ücretten bahsetsinler, iş güvencesinden, ülkenin eğitim durumundan, hastanelerin durumundan, hayat pahalılığından, dolardan, işçilerin yaşam koşullarından bahsetsinler. Varsa tabii yüzleri.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Hocam ben de yurt dışını gezdim gördüm, şehirleşme planları bizimkilerinden farklı. Zamanında sanırım Demirel zamanında Karadenizden ve Anadolu’dan göç edilince gecekondulaşma başladı ve bunlara tapu verildi. Eğer ki İstanbul’a yapılıcak yatırımlar başka bölgelere yapılsaydı sanırım bunlar olmazdı. Tamam siz haklısınız hocam ben pes ediyorum ama maalesef çözüm için 3. köprü lazım.
Yani şu ilk cümleyi editleyeyim dedim(hani üstünü çizip dil bilgisi dersi veriyoruz ya bazen) ama sonra diğer yorumlarını da okudum. Yine dedim ki kendi kendime boş ver bu kez, umut yok.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Bağcılardan Mecidiyeköye trafiğin yoğun olduğu saatlerde 1.5 saatte gidebilirken bisiklet ile tam 33 dakikada alıyorum. Tekrar yineliyorum bisiklete gelin toplu ulaşım yada özel araçlarınızı kullanmayın sonuçta çevre önemli değil mi abiler ablalar? 🙂
Burayı takip edenlerin araba kullandığını ne biliyorsun ki Sinan? Sen bence ilk önce desteklediğin partideki abi ve ablalardan rica et de kıymetli popolarını milyar dolarlık araçlarından indirsinler. Öyle değil mi? Analarının karnından ard arda dizilip trafiği tıkayan ve çevreyi kirleten makam arabalarıyla çıkmadılar neticede. Uygar memleketlerde siyasiler halka karışır, toplu taşıma kullanır, halktan kaçmaz.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Hocam ben dediğiniz partiyi desteklemiyorum lakin gerek Bağcılar belediye başkanı Lokman Çağırıcıya, gerekse millet vekili adaylarını esnaf ziyaretleri sırasında dile getiriyorum bunları. Neden bisiklet sürmüyorsunuz sorusunu yönelttiğimde niye sürelim cevabını aldıktan sonra ben zaten daha da soğudum 🙂
Gördüğüm kadarıyla genç bir arkadaşımızsın Sinan o yüzden Türkiye ve dünya gerçeklerinden bihaber olmanı bir derece anlayabiliyorum ama bir arkadaşımızın da dediği gibi fedarkarlığı yapan biz değil, ağaçlar, kuşlar, durmadan boğaza girmek zorunda kalan yaban domuzları yaptı. Meteorolojiye, kara, soğuğa meraklı bir gencin bu zihniyette olması çok üzücü, gelecek için insanı umutsuzluğa itiyor. Bir de ablalarını bisiklete binmeye davet etmişsin, kadınlar Bağcılar’dan Mecidiyeköy’e bisikletle gelmeye kalksa uğrayacakları sözlü ve fiziksel taciz yüzünden bırak bisikleti bir daha sokağa çıkmak istemezler.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Hocam bir kadını bırakın, ben bile otoyolda tacize ve saldırılara uğruyorum o derece 🙂 Biber gazı taşıyorum. 1 hafta önce 2 tane maganda arabadan inip beni dövmeye kalkıştılar biber gazını sıkıp hızlıca kaçmıştım 🙂
Bisiklet yolu oldu da bizmi sürmedik? 🙂 Mecidiyeköy de , yürümeye yol yok, bisikletle kaza yaparız.
Geçen sene , bisiklet alacaktım çok beveslendim. Hatta abartıp 5-7 bin tl lik bisikletlerle kafamı bozmuştum, sonra lanet ettim sürecek yol yok diye. Benim oturduğum yerde kaldırım bile yok. Olanada ya sandalye ya araba koyuyorlar. 😦
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Hocam alırsanız yardımcı olabilirim her türlü konuda, gerek model konusunda gerekse ne tür bir bisiklet istediğinize göre. Bağcılar’dan Eminönüne 28 dakika da gittim ama sürat yaptım baya tempolu gitseydim sanırım 45 dakikaya yakın sürerdi.
Yazık valla. Sıradan insanlardan böyle bir şeyi duysam çok üzülmem ama senin gibi bir havadelisi, çevre konusunda ekstra hassasiyet ve bilince sahip olmalıydı. Çok ayıplıyorum seni. Ondan sonra çok ağlarsın İstanbul neden bu kadar karsız, neden bu kadar sıcak diye. Cevabın ne olduğunu da çok iyi bileceksin.
Sinan (Bağcılar 90m. Başakşehir 140m.)
Hocam dediğiniz nüfus azaltma planı biraz eskilere dayalı şimdi o nüfus dağılımını düzeltmek zor. Zamanında gecekondulaşmaya izin verip tapu veren hükümetler geçtiği için biraz zor maalesef. Benim şahsi görüşüm böyle ilerde nasıl bir görüşe sahip olabilirim bilemiyorum 🙂
Avrupalı, Asyalı param elimde kalsın diye ülkelerini raylarla örüyor. Biz şehirlere metro yerine otoban yapıyoruz, köy kadar şehirlere tren yerine havalimanı yapıyoruz
Bensiz hükümet kulisi olur mu ya 😀 Niye haber vermiyorsunuz kardeşim çok ayıp..:D Sinan kardeşim senin demek istediğini özünde çok iyi anladım.Evet zamanında (yaklaşık 50 yıldır) yapılan yanlış planlamalar ve her şeyi İstanbul’a yığma politikasının sonucu olarak yaşanan günümüz sorunlarını çözmek için atılan adımlar olmazsa olmaz halini aldı malesef.Ve bu sebepten dolayı bence de yapılmalı.Ancak bunun doğaya en az zarar verecek şekilde planlanması daha hoş olurdu sanki.Bazı yorumlarda çok sert olmuş burada faulu çalmak zorundayım.Bugün hiç bir İstanbul’ lunun senin evin yıkılsın yol geçsin demeye hakkı yok bu yolun yapılmasını elzem kılan sebeplerinden biri de senin İstanbul’da bulunman.Bugün domuzların kurdun kuşun yuvasını bu köprü aldı diyelim ama 50 yıl önce de o doğanın yerini senin oturduğun ev aldı.Hiç bir yorum içimizden birini incitecek şekilde olmamalı.O yüzden sitemizde ki ortak paydamız olan havadan fazla uzaklaşmayalım çünkü farklı renklere fazla tahammülümüz yok millet olarak bunu bir türlü beceremiyoruz.Bu sebeptendir ki son kez diyorum ki..DEK i kapımın önüne yığdırana oy çıkar kardeşim.Eyyorlamam bu kadar.:D
İki gündür Erdemlinin yaylalarında etkili olan dolu ve yağmurun ardından bu akşam iridaneli minik bir kütle geçti üzerimizden
dogukocatepe
İstanbul sabah saatlerinde yer yer parçalı çok sisli 🙂 En sevdiğim 4 meteorolojik hadiseden biridir sis. Kar, oraj, sis ve optik olaylar. Fotoğrafı bu sabah erken saatlerde Çatalca-Silivri yolu üzerinde çektim. Şuan Çanakkale-Geyikli’deyim, çok kuvvetli rüzgar var.
dogukocatepe
En sevdiğim şey olan karın mevsimi bitti. MGM kar kalınlığı olan dağ bırakmamış. Uludağ’da bile bir hafta içinde gündüz 8 derecenin altı yok. Fakat Doğu Karadeniz yaylaları hala metrelik kardan kapalı durumda diye biliyorum. GFS 850 hPa diyagramında görülen oraj dalgasından sonraki 5 derece altı senaryoların gerçekleşmesi durumunda dağların son bir kez 5-10 cm kar alma ihtimali nedir? 1500 metrenin üstü için söylüyorum. AntiKAR® Ltd. Şti. eksilemezse sevinirim. 🙂
Bu sabah gök gürültüsü ve yağmurla başladık güne gerçekten çok iyi geldi epeydir özlemişiz.

Bir sorum olucak, 17 Subat Beylikduzu sistemi Ocagin sonunda veya ortasinda gelseydi deniz suyu sicakliklarindan dolayi ve gunesin acisi yuzunden hem daha fazla soguma hem de daha fazla kar kalinligi yapabilir miydi?
Hocam Kartepe ne olur acil cevap 😀

Bu sene rahat oruc tutucaz gorunuse gore 🙂
Şartlar bu ara lehimize ama hiç belli olmaz, Fransa ve İber Yarımadası civarını mesken tutmuş bir Azor var günlerdir; Alman düzlüklerinden bizim çorak Anadolu topraklarına kadarki koridorda habire üst atmosferden soğuk akıyor lakin Azor aynı performansı devam ettirir mi işte orası soru işareti.
Bu arada orajlar geç başladı ama sağlam başladı. Yağışların yaz kuraklığını şiddetli şekilde yaşayan bölgelere düşmesi beni daha da sevindiriyor açıkçası zaten bu bölgelerin çoğu kuru tarım yapıyor, ektikleri ürünlerin çoğunluğu bahardaki yağışa muhtaç e adamlar istediği zaman yağmura kavuşunca rekolte de yüksek oluyor haliyle.
Hindistan da , ölü sayısı 1400’ü aşmış. Sıcaklıkdan dolayı.
http://m.hurriyet.com.tr/Galeri?n=1&cid=95679&rid=2#!p=1
fotoğraf Anamur’un Kaş Pazar yaylasında 28 mayısta çekilmiş.
kaynak: Hüseyin Demir https://m.facebook.com/photo.php?fbid=903106109732857&id=100001004291068&set=a.121253931251416.8153.100001004291068&source=48
Biraz nostalji yapalım.Ne gündü be, 17 ‘ sinde bandın içinde işyerinde mahsur kaldık, 18 inde bizim ilçede banta yakalandık. Ahanda bizim mahalle 🙂
Hindistan da 800 e yakın insan ölmüş, bu ayda normal mi? Neden öyle sıcak?
http://m.sabah.com.tr/dunya/2015/05/26/olu-sayisi-700u-gecti
Gayet mevsimsel, normal bir olay bu. Muson yağmurları öncesinde, güneşin gökyüzünde en dik konuma yaklaştığı bu günlerde Hindistan Altkıtası aşırı ısınır. Bu ısınma sayesinde Muson motorları çalışmaya başlar ve Hint Okyanusu’nun nemi Hindistan’a pompalanır. Zaten Hindistan’ın genelinde yılın en sıcak dönemi temmuz-ağustos değil, nisan-mayıstır. Muson yağmurları başlayınca sıcaklık düşer ve hava serinler.
Çok faydalı bilgi verdiniz teşekkür ederim. Sanırım bu sene bu dönem olması gerekenden daha sıcak? Ölü sayısı sürekli artıyormuş, haberlerden duyduğumu söylüyorum , 50 dereceyi görmüş sıcaklık, bu ölenlerin çoğuda son 1 hafta içinde olmuş.
El Nino’nun da etkisi olabilir.
27 Mayıs Çarşamba akşam saatleri ile 28 Mayıs Çarşamba öğleden sonra saat 13:00 arasında İstanbul’da miktarı henüz kesinleşmeyen ama yüksek ihtimalle çok yoğun olacak bir yağış bekliyorum. Yer seviyesinden 300 hPa’ya kadar çiy noktası ve sıcaklığın aynı olması yağışın çok yoğun olacağını gösteriyor. Precipitible Water 3 cm’i geçiyor. Yer seviyesi ile 500 hPa farkı 40 dereceyi buluyor. Donma seviyesi yağış anında 2300 metreye iniyor. İzmir’deki dolunun aynısı hatta fazlası bu koşullarda oluşabilir.
Beypazarı’nda sağanak ve dolu etkili oluyor. Evin önündeki yokuş resmen dereye döndü , Ankara’nın birçok yeride koptu bugün adeta.
Radara göre Beypazarı-Nallıhan hattı kopuyor Ankara’nın batısına bakın fena kütleler pörtledi birden , yaklaşık 1 haftadır hemen hemen her gün aksiyon var sezonu geç açtık ama güzel gidiyoruz. Geçen günki doluyu kaçırmıştım bu sefer yakaladım 5-6 dk sürdü sadece ama görüş mesafesi inanılmaz düştü kar yağar gibi oldu aynı 😀

Akşam saatlerinden şu saate kadar şimşek, yıldırım ve gök gürültüsü eksik olmadı. Yağmur açısından eksiğimiz oldu biraz, o da nazarlık. Aşağıdaki fotoğraf saat 19.30 civarı Tuzla merkezde çekildi. Kaynak: İnstagram

Kayışdağı 20:06 : Yıldırım düştü.
Şaka yapmıyorum yalan deyip geçmeyin. Çok lokal bir olay. Kayışdağı’n arkasına düştü. 850 hpa ile 500 hpa farkının 32 derece olması nedeniyle akşam artan nemle birlikte gök gürültülü sağanak bekliyordum, ama bu buluttan beklemiyordum. 🙂 Küçük bir kümülonimbüs veya downburst var. Biraz uzağımda şuan ama arada birkaç damla atıştırıyor..
10 günlüğüne mezuniyet ve tez sunumları için Yalovaya gidiyorum, çarşamba perşembe bol simsek görebilir miyim, birde su akdeniz sahilleri %70 ve ustu nem bizi mahvediyor.
Denizlerde Istanbul 14, Hopa 19 derece. Nasil oldu acaba?
Karadeniz’de saat yönünün tersinde tüm sahilleri yalayan bir akıntı var. Dolayısıyla Balkanlar ve Ukrayna kıyısındaki su Marmara ve Batı Karadeniz kıyılarına gelirken buraların suyu da Doğu Karadeniz’e doğru hareket ediyor
Komiklik olsun biraz. DFS 06Z diyagramı.
Bugün Eskişehir’e üniversite gezisi yaptık ve şehri gezdik. Gerçekten düzenli , sakin ve bir o kadarda hareketli güzel bir şehir üniversitede gelirim belki 😀 Her şey çok güzeldide bana koyan annemin orda hava nasıl sorusuna çok güzel , güneşli cevabını verdikten sonra Beypazarı nasıl sorusuna nispet yapar gibi buraya dolu yağdı cevabını almam oldu 😀
Gezi yılbaşında yapılsaydı hava nasıl sorusuna verilecek cevap “Efsane”, Ankara’da ise “çok sıkıcı” olurdu. İşte o zaman o cevap bir mutluluk verirdi. 🙂 Ne güzel günler yaşadık bu kış düşününce İstanbul kaç yıl Nisan dahil 7 karlı sistem almıştır ki? Ankara çok şanssızdı genel olarak. Maalesef bu bir gerçek. Ne doğru düzgün kırkikindi ne de 10 şubat hariç kar vardı Ankara’da.
Yılbaşında 10 cm kar vardı burda 😀 Beypazarı bu sene Ankara’nın en şanslı yeriydi belkide şahsen ben kara doydum.
Anadolu üzerinde oluşan fırtınalar

4 Ocak 2016 gününe ait CFS uzun vade çıktısı. (20 Mayıs 2015 12Z Çıktısına Göre) Gün boyu 18 Şubat günü için gösterdiğinden fazla yağış göstermiş ayrıca bunun üstüne bir de DEK eklenecek. Yazın muhtemelen 40 dereceleri göreceğimizden o tarihlerde deniz 12-15 derece olabilir. Ama maalesef bu çıktıyı “Boş Umut” adlı klasöre kaydettim ve olmayacağını biliyorum. Bu kadar uzun vade tahmin değil atıştır. Ama yine de yazıyorum sonuçta “Atış Serbest” 🙂
Eskişehir’in biraz doğusundaki kütle uzun bir süre olduğu yerde çakılı kaldı bugün.

Bu da o kütlenin görüntüsü.

10 dakikada 30+ kg yağış..
İzmir için efsane sayılabilecek yağış sırasında radar görüntüsü
Oldukça ürkütücü geçen yağış anından manzara
Yağış sonrasında ara sokaklarda buza gömülen araçlar
Ve yağıştan 18 saat sonra hala erimemiş buz yığınları
Resmen İzmir’e özel. Tam şehrin üstünden geçmiş.
Akşamdan beri gözlüyorum ve vardiyadayım. Sistem siklona dönüştü ve döndükçe kuru bulutsuz tarafı İstanbul ve Kocaeli üzerine denk geliyor. Dünya üzerinde başka böyle bir bölge var mı merak ediyorum. İtici bir bölge ve herşey etrafımızda oluşuyor 😀
Valla bıktım buradan, ne kışın düzgün kar yağıyor, nede yazın düzgün yağmur. Şimdi bana kızacaklar. 😦
17 Şubat İstanbul’un bazı yerleri için efsane olan sistem, 7 Ocak’da il genelinde -5 ve bazı yerlerde öğlen -7 lerin ölçülmesi ve 23 Nisana bağlıyan gece kar yağması çok mu kötü? Gel de kızma 😀
Aslında bu söylediklerim, Kırkikindi yağışları için geçerli. Modellere bile dikkat edersen Boğaz çevresi, yutan eleman gibi her şey kayboluyor. Yaz yağmurları için çok şanssız bir yerdeyiz. Yoksa dediklerinde haklısın.
Arkadaşlar bugün aslında çok fotoğraf çekip burada paylaşmayı düşünüyordum ama sabah sağ elimi çok fena bir şekilde yaraladım. Dışarıdayken kırmızımsı bir kütle üzerimden geçti birkaç fotoğraf anca çekebildim.



Yağış öncesi:
Yağış anı:
Öğlen İzmir tarafına bakış:
Tuzla’da arka arkaya 2 kere sağanak geçişi oldu. Kısa süreli fakat etkili oluyor. Güney taraf yine karardı, geliyor bir şeyler 🙂
Bugün gördüğüm en iyi olay kapkara olan hava, çok iri damlalarla yağan kısa süreli sağanaktı. (Kayışdağı / 17:00-18:00 ) Ama yerleri tamamen ıslatamayan böyle bir-iki sağanak beklentilerimin altında kaldı. Yine de CIN 500 iken bunların olabilmesi ve kırmızı kütlelerin oluşabilmesi güzel bir şey. Ayrıca CIN’ın her zaman çok yüksek etkisi olmadığını öğrenmiş oldum. (850hPa – 500hPa = 37C ! CAP bile dayanmaz böylesine 🙂 )
Ama şöyle bir gerçek var. Ertesi gün erken saatlerde 10 dk “lapa lapa” kar yağan ve gökyüzünü yeşile çeviren, Üsküdar’da yaşadığım 22 Nisan orajından sonra “7 mayıs” bile o kadar tat veremedi. 500 hPa’da -34 girmesi için herhalde daha çok bekleyeceğim. 23 Nisan’da yüksek seviyedeki soğuma, poyraz varken 850 hPa’daki -4’le kar yağmasına yetecek kadar fazlaydı.
Kalınlığı 10 km’yi geçen ve 10. kilometreye kadar pembe, kırmızı ve sarı tonlarda görünen potansiyel dolu yığını olan bu kütle her an bir süper hücreye dönüşebilir. Radara göre şu anda bile kendi içindeki hareket yönü doğrusal değil ve dikey yönde çarpraz olarak gelişmiş. Yani bulut yukarı doğru bükülmüş. Bu durum fırtınanın kısa sürede bozulmayacağının göstergesi. Orada olmak isterdim ama buna gerek kalmayacak. Günyeydoğudan sarılı turunculu tek hücreli kütleler İstanbul’a doğru geliyorlar. Şu anda bile Kümülonimbüs oluşumları görüyorum.
sonrası
[video src="https://igcdn-videos-g-16-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xfa1/t50.2886-16/11332736_1560112970911496_1119263960_n.mp4" /]
An itibariyle radar animasyonunun 13-14-15’inci resimlerinde dönme hareketinin başladığını fark ettiniz mi? Süper hücreye dönüyor gibi. Ayrıca çevresindeki birkaç tek hücreli fırtınayı da çevresinde hareket ettiriyormuş gibi görünüyor ama emin değilim. İstanbul’da ise hava karardı, her an şimşekler başlayabilir kırmızı kütle il sınırında.
Oralarda havalar nasıl?..

Etrafımızda orajlar birer birer tütmeye başladı. Genelde kaynak bölgeleri dağlık alanlar. Örneğin radarda görüldüğü gibi İzmir Körfezi’nin üzerinde bulunan kütlenin kaynak kısmı hemen körfezin güneyindeki 1000 metrelik bir dağ

Çihiro’nun bu Hint musonu ve orajlarla ilgili tespiti doğru çıkacak gibi. Baksanıza yarın 20 Mayıs ve daha hiç doğru dürüst bir oraja şahit olmadık Ankara’da :(. Nisan ayı kış gibi geçti zaten. Mayıs’ta ise yaza geçtik. Kırkikindiler arada kaynadı resmen.
Bugun 19 Mayis genclik bayramini bisiklet surerek kutladik ve ulu onderimizi saygiyla andik. Ntv de roportaja ciktik ama kayitlara ulasamiyorum yardimci olucak var mi?
Altında cehennem kurulu şehir Adana 38.4 derece olmuş :(. Bu bir Mayıs rekoru mu acaba dedim bir de ne göreyim Mayıs rekoru 40.6 derece imiş.
Türkiye gazetesi 6. Sayfadayiz..
İlgimi çekti yazayım dedim. 21.05.2015 yani bu Perşembe günü GFS’ye göre “sikloncuk” oluşacak. Rüzgar yönüne en belirgin etkisi yer seviyesinde. 850 hPa’nın üstünde ise neredeyse hiçbir belirti kalmıyor. Tuhaf olan GFS’nin bu “sikloncuk”u göstermesine rağmen basınç farkı görünürde yok. Ama oluşacak. Yanlış düşünmüyorsam şu şekilde :
Çevresini kırmızı çizgiyle çizdiğim sıcaklıklar diğerlerinden farklı. Çevresindeki bölgeye göre daha fazla bir sıcaklık farkı oluşturan küçük bir bölge var İstanbul’un kuzeyinde. Bu fark konveksiyon oluşturarak GFS’nin basınç haritasında göstermediği bir alçak basınç oluşumuna neden olacak.
Şimdi eminim “Rüzgar hızına, yağışa etkisi olmayan bit kadar siklona niye kafayı taktın?” diye soruyorlardır. 🙂 İşte bu olayın en enteresan kısmı da bu zaten. Ben de bilmiyorum niye taktığımı. 🙂
Yukarı seviye alçağı gibi geldi bana.
850 hPa’nın üstünde siklonla ilgili rüzgar açısından hiçbir belirti kalmıyor. 500 hPa’da ise farklı rüzgar yönleri bile yok o bölgede. Bir ULL olsaydı asıl etkisi yukarı seviyelerde olurdu diye düşünüyorum. Ayrıca güçlü ULL’lerde bile çoğu zaman yer seviyesindeki etkisi yok denecek kadar az olur.
Aklıma geldi. Daha Mayıs ayında deniz suyu 13-14 derecelerdeyken böyle lokal oluşumlar var. Denizlerin 28-29 dereceleri bulduğu Eylül ayında 850 hPa’da giren +10’lar acaba neler neler yapacak. 🙂
Batı tarafımdan çok güzel bi kütle şimşekler ve gökgürültüleri eşliğinde bana doğru gelmekte Nallıhan tarafları fena şu an havada mammatuslar cirit atıyor…

Hani bize yağmur yok mu? :((
Durum ciddi görünüyor. Nem üst seviyelerde düşük olduğundan çok fazla bulut oluşmaz. Ama oluşan en ufak bulut bu koşullarda fırtınaya dönüşür.
İlginç bir gündü. Güne açık, puslu ve çok sıcak bir hava ile başladık. Sıcaklık öğlen 28 derecenin üzerini gördü. Öğleden sonra batımızda ve kuzeyimizde kümülonimbus bulutları belirmeye başladı. Saat 15:30 gibi ilk gök gürültüleri duyulmaya başladı. Ben bitti bitecek cacık olmaz bu havadan filan derken saat 18:30 oldu ve hala gök gürlüyordu 😀 Belki de yüzlerce şimşek çaktı. Radarda Konya’nın kuzeyinde ince uzun bir şekilde uzanan kütle yaklaşık 3 saat boyunca orada öylece takılı kaldı. Yağış çok azdı ancak şimşekler o kadar sıktı ki bazen bir kaç dakika boyunca gök gürültüsü hiç kesilmedi. Hiç beklemiyordum böylesini 🙂

Kütlenin altındaki mahallelerden bir kare:

Kaynak: Feysbuk
Niye altına gitmedin kütlenin? Çok mu uzaktı sana?
Vasıtası olmayana uzak 😀
İstanbul da , havalar çok boğucu olmaya başladı, bugün araba termometresin de 32 dereceyi gördüm.
Sıcak birşey içemiyorum, hemen terlemeye başlıyorum. Umarım yaz yağmurları bu yaz bol olur, geçen yaz ne güzeldi.
Bugün Manisa’da, zayıf bir siklon yaklaştığı için tüm gün orta kuvvetle ama arada bir hızı artan lodos var. Kafamı kurcalayan bir soru var; böyle kıytırık siklonlar bile lodos estirirken neden kışın Akdeniz üzerinden gelen çok daha güçlü siklonlar lodos estirmiyor. Şöyle bir mantığım var; kışın soğuk havadan dolayı ağırlaşan havanın yatay hareketi çok yavaş oluyor ama yazın sıcak hava hafiflediği için çok daha kolay hareket edebiliyor diye düşünüyorum. Bu konuda net bir bilgisi olan var mı?
Dün gece sanırım kuvvetli bir radyoaktif soğuma gerçekleşti, gece 12.30 suları gibi bisikletlerimiz ile sağmalcılar viyadüğünü geçerken hava birden soğumaya başladı ve tir tir titredik 2 dakika sonra ise tekrar kendimize geldik. Yol boyunca bu durum gerçekleşti özellikle çukur alanlarda.
Radyoaktif değil, radyatif. “Işımayla soğuma” dersen hem Türkçe olur hem daha iyi anlaşılır. Işıma = Radyasyon
O da olacak bu gidişle, çok uzak değil. Soğumayla kurtarsak iyi…
İstanbul da, havalar çok sıkıcı ya. 😦
Haftaya sıkıntın geçer; yukarı seviyelere serin hava gelecek gibi. Spank, seni İzmir’de bir yaz kalmaya davet ediyorum, buluta hasret kalırsın bu mevsimde ortalama bir bulutun yaşam süresi 3 saati geçmez buralarda. 😀 Kıymetini bil İstanbul’un.
7 Mayıs 2015′ teki orajın İzmit geçişinde çektiğim 55 dakikalık videoyu hızlandırarak yayınlamayı sonunda başardım. Bu türden ilk çalışmam oldu. Hatalarım var. Kusura bakmayın. Kameranın açısı biraz daha sola dönük olmalıydı. Oraj, İstanbul’ a nazaran İzmit’ te daha soluk geçti. https://youtu.be/KxCoLLVSmqo
yine Kıbrıs, 3. gününde çok hoş yağmur almaya devam ediyor.
Mersin Toroslar
Çukurova’da olası bir süper hücre?

Ah, yurdun dört bir yanından fırtına takipçilerine ihtiyacımız var. Avrupa’da, ABD’de olduğu gibi ne efsane hadiseler oluyor ülkemizde de ama olay yerinden çoğunlukla hiçbir zaman görüntü elde edemediğimiz için kaçırıyoruz, belgeleyemiyoruz bu güzel olayları.
pek net görünmese de böyle çekebildim.
BWER yok, öyleyse süper hücre yok. 🙂
Elde edenler de paylaşmıyor ya da Face.’de kaybolup gidiyor.
Size böyle birşey lazım sanırım.
13 Mayıs 2015 Gece 03:00 suları.
Osmaniye Merkez-Fakıuşağı arası.
Bunun gibi onlarca yıldırım düştü ve sonrasında acayip bir yağış oldu. Öyle bir yağış ki, 3. kattaki mutfak lavabosundan su fışkırdı.
Ama düşen yıldırımlar benim için unutulmaz oldu.
Bonus (Aynı gece, ortam sakinledikten sonra);
Çekimler bana ait, dahası da var ama en iyileri bunlar.
Önce..
Sonra..
Bana bu sistemi hatırlatmayın 😦
2013 sistemi unutulmaz, sut, ekmek vs. kalmamisti 🙂
Toroslar yıkılıyor yine bize hüsran düştü.

UYARI
Önümüzdeki saatlerde Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun güneyinde süper hücreli fırtınalar oluşacak. İri dolu, kuvvetli yağış, kuvvetli rüzgar hamlesi ve alanın özellikle doğusunda hortum riski var. Dikkatli olunmalı!
Hakkari tarafları 1 haftadır metrekareye 300 kg yağışı geçti. Ben Muğla-Antalya civarına iyi yağıyor derken Doğu Anadolu’nun güneyi gözlerden ırak rekor kırıyor.
Accuweather bu yaz evlerinize ateşler salınacak demiş.
http://www.accuweather.com/en/weather-news/2015-europe-summer-forecast-uk-heat-storms/46618935
Güneye serinlik salmış Akü 🙂
Antalya’yı fena yağmur vuracak sanırım, radar görüntüleri şöyle. Kıbrıs da yağmurdan nasibini alıyor.
Antalyayı bilmem ama Taşeli platosu yani bizim memlekete yağmur ciddi, aynı zamanda da Kıbrısta da güzel yağmur var, kuzeyimizde Toros dağlarında da iyi gökgürlüyor.
Hafta sonu bisikletlerimiz ile Garipçe köyüne tur düzenledik, toplamda 140 km pedalledik. Tabii 3. köprü inşaat alanından geçerken o güzelim ormanın güzelliğini bozmuşlar, üzüldüm gerçekten ama bir şeylerin yapılabilmesi için bir takım şeylerden fedakarlık etmek gerekiyor.
Fedakarlık ederken telafisi uzun zaman alacak yada mümkün olmayacak tahtibat yapılıyor.
Fedakarlığı yapanlar yuvaları yok olan canlılar ve kesilen ağaçlar. Biz bozduğumuz doğanın, yaşatacağı yıkımla boğuşacağız.
Sinan, bence senin de evini yıkıp yol yapsınlar, azcık fedakarlıktan kaçınmamalısın, sonuçta yol köprü filan bunlar gerekli şeyler.
Bisiklete başlamamın başlıca nedenlerinden biri İstanbul trafiğidir, çözüm üretebiliyoruz ama halkımız arabadan inmediği sürece bu trafik hafifletilmiyeceği için bu çeşit inşaatlar, kesimler vs. lazım. Çevreciliği bir kenara bırakıp İstanbul’un geleceği düşünülebilir.
Elbet şuan ki hükümet olmasa bile sizin desteklediğiniz partiler de bunu er yada geç yapıcaktı gelebilirselerdi eğer 🙂 Hepinizi bisiklet sürmeye davet ediyorum.
Biz zaten sürüyoruz Sinan’cığım. Sen yanlış yerde kampanya yapıyorsun. Çevre bilincimiz var çok şükür. Ayrıca beton sevici hükümetimiz olmasaydı, başka bir hükümet olsaydı ülkemiz şu an ne olurdu, nerde ne yapardı asla bilemezsin, hiç kimse bilemez. İstanbul’un trafiğinin çözümü daha çok yol daha çok köprü daha çok tünel yapmaktan geçmiyor. Nüfusun azaltılması, araçların azaltılması gerek. Çünkü bu kadarcık yere bu kadar çok insan ve araç sığmıyor. Ama ne yapıyor çok akıllı hükümetimiz? Şehrin kuzeyindeki akciğerlerini, el değmemiş tek ormanları da şehirleşmeye açıyor, daha çok insanı, daha çok sanayiyi, daha çok aracı ve betonu İstanbul’a çekiyor. İnşaatçılar, siyasiler, holding sahipleri parasına para katıyor, olan bize ve en önemlisi bizden sonra gelecek nesillere oluyor. Çocuklarımıza yaşanacak bir ülke bırakmadı bu hükümet. Her yaptıkları falso. Hiç kimse çıkıp da tüm bu çevre katliamını savunmaya kalkmasın. Her şeyden vazgeçtim, akıldan mantıktan vazgeçtim, en azından birazcık Allah korkunuz varsa yapmayın bunu. Güneş balçıkla sıvanmaz. Beton dökerek, yol yaparak uygar olunmuyor. Öyle bir dünya yok, hiçbir zaman da olmadı. Bana asgari ücretten bahsetsinler, iş güvencesinden, ülkenin eğitim durumundan, hastanelerin durumundan, hayat pahalılığından, dolardan, işçilerin yaşam koşullarından bahsetsinler. Varsa tabii yüzleri.
Hocam ben de yurt dışını gezdim gördüm, şehirleşme planları bizimkilerinden farklı. Zamanında sanırım Demirel zamanında Karadenizden ve Anadolu’dan göç edilince gecekondulaşma başladı ve bunlara tapu verildi. Eğer ki İstanbul’a yapılıcak yatırımlar başka bölgelere yapılsaydı sanırım bunlar olmazdı. Tamam siz haklısınız hocam ben pes ediyorum ama maalesef çözüm için 3. köprü lazım.
Yani şu ilk cümleyi editleyeyim dedim(hani üstünü çizip dil bilgisi dersi veriyoruz ya bazen) ama sonra diğer yorumlarını da okudum. Yine dedim ki kendi kendime boş ver bu kez, umut yok.
Bağcılardan Mecidiyeköye trafiğin yoğun olduğu saatlerde 1.5 saatte gidebilirken bisiklet ile tam 33 dakikada alıyorum. Tekrar yineliyorum bisiklete gelin toplu ulaşım yada özel araçlarınızı kullanmayın sonuçta çevre önemli değil mi abiler ablalar? 🙂
Burayı takip edenlerin araba kullandığını ne biliyorsun ki Sinan? Sen bence ilk önce desteklediğin partideki abi ve ablalardan rica et de kıymetli popolarını milyar dolarlık araçlarından indirsinler. Öyle değil mi? Analarının karnından ard arda dizilip trafiği tıkayan ve çevreyi kirleten makam arabalarıyla çıkmadılar neticede. Uygar memleketlerde siyasiler halka karışır, toplu taşıma kullanır, halktan kaçmaz.
Hocam ben dediğiniz partiyi desteklemiyorum lakin gerek Bağcılar belediye başkanı Lokman Çağırıcıya, gerekse millet vekili adaylarını esnaf ziyaretleri sırasında dile getiriyorum bunları. Neden bisiklet sürmüyorsunuz sorusunu yönelttiğimde niye sürelim cevabını aldıktan sonra ben zaten daha da soğudum 🙂
Gördüğüm kadarıyla genç bir arkadaşımızsın Sinan o yüzden Türkiye ve dünya gerçeklerinden bihaber olmanı bir derece anlayabiliyorum ama bir arkadaşımızın da dediği gibi fedarkarlığı yapan biz değil, ağaçlar, kuşlar, durmadan boğaza girmek zorunda kalan yaban domuzları yaptı. Meteorolojiye, kara, soğuğa meraklı bir gencin bu zihniyette olması çok üzücü, gelecek için insanı umutsuzluğa itiyor. Bir de ablalarını bisiklete binmeye davet etmişsin, kadınlar Bağcılar’dan Mecidiyeköy’e bisikletle gelmeye kalksa uğrayacakları sözlü ve fiziksel taciz yüzünden bırak bisikleti bir daha sokağa çıkmak istemezler.
Hocam bir kadını bırakın, ben bile otoyolda tacize ve saldırılara uğruyorum o derece 🙂 Biber gazı taşıyorum. 1 hafta önce 2 tane maganda arabadan inip beni dövmeye kalkıştılar biber gazını sıkıp hızlıca kaçmıştım 🙂
Bisiklet yolu oldu da bizmi sürmedik? 🙂 Mecidiyeköy de , yürümeye yol yok, bisikletle kaza yaparız.
Geçen sene , bisiklet alacaktım çok beveslendim. Hatta abartıp 5-7 bin tl lik bisikletlerle kafamı bozmuştum, sonra lanet ettim sürecek yol yok diye. Benim oturduğum yerde kaldırım bile yok. Olanada ya sandalye ya araba koyuyorlar. 😦
Hocam alırsanız yardımcı olabilirim her türlü konuda, gerek model konusunda gerekse ne tür bir bisiklet istediğinize göre. Bağcılar’dan Eminönüne 28 dakika da gittim ama sürat yaptım baya tempolu gitseydim sanırım 45 dakikaya yakın sürerdi.
Yazık valla. Sıradan insanlardan böyle bir şeyi duysam çok üzülmem ama senin gibi bir havadelisi, çevre konusunda ekstra hassasiyet ve bilince sahip olmalıydı. Çok ayıplıyorum seni. Ondan sonra çok ağlarsın İstanbul neden bu kadar karsız, neden bu kadar sıcak diye. Cevabın ne olduğunu da çok iyi bileceksin.
Hocam dediğiniz nüfus azaltma planı biraz eskilere dayalı şimdi o nüfus dağılımını düzeltmek zor. Zamanında gecekondulaşmaya izin verip tapu veren hükümetler geçtiği için biraz zor maalesef. Benim şahsi görüşüm böyle ilerde nasıl bir görüşe sahip olabilirim bilemiyorum 🙂
Avrupalı, Asyalı param elimde kalsın diye ülkelerini raylarla örüyor. Biz şehirlere metro yerine otoban yapıyoruz, köy kadar şehirlere tren yerine havalimanı yapıyoruz
Bensiz hükümet kulisi olur mu ya 😀 Niye haber vermiyorsunuz kardeşim çok ayıp..:D Sinan kardeşim senin demek istediğini özünde çok iyi anladım.Evet zamanında (yaklaşık 50 yıldır) yapılan yanlış planlamalar ve her şeyi İstanbul’a yığma politikasının sonucu olarak yaşanan günümüz sorunlarını çözmek için atılan adımlar olmazsa olmaz halini aldı malesef.Ve bu sebepten dolayı bence de yapılmalı.Ancak bunun doğaya en az zarar verecek şekilde planlanması daha hoş olurdu sanki.Bazı yorumlarda çok sert olmuş burada faulu çalmak zorundayım.Bugün hiç bir İstanbul’ lunun senin evin yıkılsın yol geçsin demeye hakkı yok bu yolun yapılmasını elzem kılan sebeplerinden biri de senin İstanbul’da bulunman.Bugün domuzların kurdun kuşun yuvasını bu köprü aldı diyelim ama 50 yıl önce de o doğanın yerini senin oturduğun ev aldı.Hiç bir yorum içimizden birini incitecek şekilde olmamalı.O yüzden sitemizde ki ortak paydamız olan havadan fazla uzaklaşmayalım çünkü farklı renklere fazla tahammülümüz yok millet olarak bunu bir türlü beceremiyoruz.Bu sebeptendir ki son kez diyorum ki..DEK i kapımın önüne yığdırana oy çıkar kardeşim.Eyyorlamam bu kadar.:D
İki gündür Erdemlinin yaylalarında etkili olan dolu ve yağmurun ardından bu akşam iridaneli minik bir kütle geçti üzerimizden
İstanbul sabah saatlerinde yer yer parçalı çok sisli 🙂 En sevdiğim 4 meteorolojik hadiseden biridir sis. Kar, oraj, sis ve optik olaylar. Fotoğrafı bu sabah erken saatlerde Çatalca-Silivri yolu üzerinde çektim. Şuan Çanakkale-Geyikli’deyim, çok kuvvetli rüzgar var.
En sevdiğim şey olan karın mevsimi bitti. MGM kar kalınlığı olan dağ bırakmamış. Uludağ’da bile bir hafta içinde gündüz 8 derecenin altı yok. Fakat Doğu Karadeniz yaylaları hala metrelik kardan kapalı durumda diye biliyorum. GFS 850 hPa diyagramında görülen oraj dalgasından sonraki 5 derece altı senaryoların gerçekleşmesi durumunda dağların son bir kez 5-10 cm kar alma ihtimali nedir? 1500 metrenin üstü için söylüyorum. AntiKAR® Ltd. Şti. eksilemezse sevinirim. 🙂
Görüntü biraz ürkütse de çok beğendim Kaynak: Severe Weather Europe / Makedonya
