Hocam merhaba. Aklıma şu takıldı : An itibarıyla İğneada – Çatalca arası sahil bölgesi sıcaklıkları, Ergene Havzası kısmına göre epey düşük. Bu nasıl oluyor ?
Bakanlıklar yalanlasa da durum gerçekten ülke genelinde çok kritik, mesele sadece barajlar da değil. İç Anadolu’da da Türkiye’nin en güzel makarnalık buğdayları doğru düzgün çimlenmedi. Olması gerekenin 2.5 ay gerisinde çimlenme durumu var, bu şimdiden %10 ile %20 oranda ürün kaybı demek. ŞubattaŞubat da kurak geçerse %50’ye yakın kayıp olacak. Özellikle Konya ve Ankara arasında zaten kırk ikindi sağanakları çok istikrarsız, en yağışlı aylardan birisi olması gereken Aralık bomboş geçti. Kızılırmak’ın debisi geçen senenin yedide birine düşmüş.
Az evvel NTV’ye baktım Konya Karapınar’da bir çiftçi kamera kaşrısında toprağı bel ile kazı toprağın 10 cm altı kupkuru sadece yüzeyi ıslanmış o civada
MGM’nin anlık gözlem dışında bir işlevi bulunmadığına kesinlikle ikna oldum. Anlık gözlemlerde bile elimden geldiğince MGM dışındaki otomatik istasyonları takip ediyorum. Eğer çalışırsa radarlara sözüm yok. Belki tek fonksiyonel hizmetleri bu.
Kısa, orta ve uzun vadeli tahmin yetileri olmadığı hepimizce malum. Bir gün sonrasının tahminini bile sağlıklı yapamadıkları ortada. Ankara için bu kış toplasanız iki tane kar olasılığı bulunan sistem geldi, bunlardan birisini 24 saat dilimi içinde yanlış analiz ettiler. Üstelik biz bariz durumu kestirebilirken.
Neden bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum… Yahu şu 5 ve 7 günlük tahmin haritaları.. Kardeşim hep mi ECMWF sabah çıktısını kopyala – yapıştır yapacaksınız. Sürekli ECMWF’ye göre değişmek zorunda mı? Kendiniz bir şeyler katın. En azından Havadelisi.com’un yarısı kadar yorum, istatistik, değerlendirme yapın. Yüz milyonlarca lira bütçesi, binlerce çalışanı olan bir kurumu temsil ediyorsunuz. Amatör birkaç kişinin, günde birkaç saat ayırarak başardıklarına bakın ve öz eleştiri yapın.
An itibariyle gök gürültülü sağanak yağış etkili oluyor. Buralarda kış aylarında gök gürültüsü nadiren kar yağdığı zaman olur, yağmurlu havalarda ilk kez rastlıyorum. Böyle bir durum, genelde nisan-mayıs aylarında olur.
ŞuanŞu an sıcaklık 5,3 derece ve rüzgar saatte 64 km hızla esiyor hamlelerle daha da artıyor sıcaklıktasıcaklık da giderek düşüyor inşallah sıcaklık kar değerlerine kadar iner 🙂
Merhabalar tekrardan 🙂 Yine birşeylerbir şeyler paylaşmak istedim izninizle 🙂 Yine birkaç resim çekmişler bizimkiler, Bulgaristan’daki akrabalar 🙂 Yine kar yağmış ve kalınlıktakalınlık da bayağı artmış, resmen bir felaket olmuş yahu. Resimleri görünce ağlayacaktım, nasıl yağmış be arkadaş 😀 İlk gördüğümde acaba dedim resimler Bitlis’ten filan mı yollanmış diye 😀
Mevki yine dün gösterdiğim haritadaki yer. Romanya sınırına yakın, Silistre’ye yakın bir kasaba..
Bu ne soğuktur arkadaş. Özellikle Karadeniz’e yakın yerler, rüzgarın deniz üzerinden estiği yerlerde dahi alışılmışın dışında soğuk. Çatalca radar saat 11 itibariyle -5, Demirköy -4, denizin dibindeki Kıyıköy ile Kilyos bile -2 ve 1 derece:
Hava o bölgede güneşli ve bulutsuz olduğu için olabilir diyeceğim ama, güneşli olup da sıcaklığın yükselmediği, hemen 30 km doğusunda Havsa örneği de var.
3 Şubat’tan itibaren hem GFS hem ECMWF 850 hPa’Da -5/-6 derece sıcaklıklar öngörmüş. Eskişehir-Ankara ve Batı Karadeniz çevreleri çoşacak gibi gözüküyor. Peki atmosfer-yer seviyesi ilişkisi nasıl olacak? Marmara kıyılarında kar ihtimali var mı? Üstatlar cevaplarsa sevinirim…
Ozan Bey’e bir sorum olacak. METU-WRF modelinde dikkatimi ceken bir husus var. Hemen hemen her sistem icin Tuz Golu uzerinde hep cok yogun yagis gosteriyor. MGM’den sistem sonrasi baktigimda ise cogu zaman boyle bir yagisin gerceklesmedigini goruyorum. Bu konudaki yorum/degerlendirmelerinizi merak etmekteyim.
Orada şöyle bir sıkıntı var. Göllerin sıcaklığını model denizlerden enterpole ediyor. Yani Tuz Gölü’nü sıcaklığı güneydeki Akdeniz’inkine yakın modelde ne yazık ki. Bu yüzden de aşırı yağış üretiyor. Yanlış tabii. Düzeltme yolu var ama bir türlü ilgilenemedim. İlgilenmeye çalışacağım.
Son birkaç günde hangi mevsimi yaşadığımızı hatırladık.
Güney Marmara soğuktan neredeyse hiç etkilenmemiş. Yer seviyesindeki rüzgarın poyraza dönmesinden ötürü sanırım.
GFS 4 Şubat için İstanbul’un kuzeyinde Karadeniz üzerinde bir yukarı seviye alçağı (ULL) öngörmüş ve buna bağlı olarak İstanbul’a yağışı konduruvermiş. Daha değişime açık gibi ama, en azından beklenen soğukları kuru kuru geçirmeme ihtimalimizi arttırıyor:
Çok uzun bir süredir ne modellere bakıyorum ne de MGM tahminlerine. Hatta çalıştığım yerde ağaca astığım termometreye bile uzunca süredir bakmıyorum. Yer Kilyos. Biraz önce montuma kar taneleri vurunca şaşırdım. Yaklaşık 1 dakika boyunca zayıf kar yağışı oldu. Uzunca süredir modellere, MGM’ye falan bakmadığım için sürpriz oldu bana. Ağaca astığım termometreye bakıyorum -1 gösteriyor. Fakat bu zayıf kar yağışı 1 dakika gibi sürdükten sonra kesildi.
Az önce tam merkezden vuran deli kütle ve soğuma aynı anda çakıştı ve dakikalıktadakikalık da olsa yağmurun içinde lapa lapa kar gördüm 🙂 Yağış 1-2 saat sonra gelseydi saf kar bile yağacaktı! Artık Ocak bitmeden kar görmedim demem, Pazartesi buz, bu gece kar 🙂
Burak gördün mü yağışı? 😀 Sanki hayatımda hiç görmemiş gibi sevindim valla, beklemiyordum 😀
Ankara radarına bir baktım ki çok mutsuz oldum, ağlamak üzereyim.Buraya geldik doğru düzgün yağmur bile yokken anavatanım Ankara’da orajlar pörtlüyor! 😦 Niye ben burdayım ya şimdi cam kenarında MCS izlemek vardı, en sevdiğim doğa olayı… vallahi sinirden ve şansızlığımdan bunu kaçırdığımdan ağlamak üzereyim 😦
ECMWF, önümüzdeki hafta, 850 hPa’da, pazartesiden cumaya, İstanbul ve çevresine -5 izotermi yerleştirmiş. Son zamanlarda o kadar çok GFS’ye döndü ki, bu sefer de aynı şey olursa uzun vadede en başarılı model duruşunu kendi adıma artık sorgulayacağım.
Asiri soguk kar yagisini engelliyor aslinda. Sizin o taraf clipperlar ve GEK’le yolunu buluyor ama bize Meksika korfezinin calismasi lazim. O kapi da Subat basinda acilacak gibi gorunuyor, o yuzden siklonlari rotasi ve sag tarafi daha ilik olacak, haritadan da belli zaten. Ne kadar ilik olacagi yagis cinsini belirleyecek.
Ozan hocam ve Sayın Havadelileri; merak ediyorum da Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa’da yaşanan pozitif sıcaklık anomalilerinin, Amerika’ya ve Orta Asya’ya kaçan güçlü basınç sistemlerinden boşalan koltuğu fırsat bilen Drogbalarla (Güneyli Yüksek Basınç Sistemleri) bir ilgisi var mıdır? Teşekürler.
En sevdiğim ikinci kış senaryosu: kıta dışına itilmiş zayıf Azor, canavar İzlanda (birinci ne diye soracaksanız tabii ki Akdeniz boyunca uzanmış, pide Azor). Neyse, hele hele böyle arada zayıf bir soğuk sarkıyor da soğukçular kar yağacak diye ümitleniyorlar, sonra da hevesleri kursaklarında kalıyor ya, asıl ona bayılıyorum. Ayaklarımı kalorifere dayayıp soğukçuların yorumlarını okuyorum, sonra da bir sigara yakıp zevkle evimin önündeki ıslak asfaltı izliyorum 😀
-“Kadıköy’de yağmur yağıyor hala :(”
-“Beşiktaş’ta yağmurun arasında 1-2 kar tanesi gördüm holee… aaa yine yağmura çevirdi :(”
-“Maslak’ta sulu kar yağıyor ama tutmuyor :(”
-“Sarıyer’e yağmış, 1-2 cm kar varmış diyolar” (bu da soğukçuların teselli yalanı, hava 15 derece olsun “Sarıyer tepelerine kar yağmış” diyen biri yine çıkıyor)
-“Hocam bizim oraya daha yağmur bile yağmadı, ne zaman yağar? :(”
Rusya’dan Karadeniz’e doğru ren geyiği hapşırsa son soruyu soran biri yine çıkıyor zaten. Atom profesörü edasıyla bir kez de ben “Radarı takip edin ehehe” demek istiyorum, şimdiye kadar içimde ukte kaldı 😀
Neyse, velhasılı kelam, ılıkçılıktan aldığım tadı hiçbir şeyden almadım… Belki bilardo… Ama yok lan ılıkçılık daha güzel 😀
Ilıkçı kardeşim seni İstanbul kesmez güneye alalım daha ılık hatta şöyle Ağustos başında gel iyice ılık kışın üşümezsin.Keser döner sap döner bir gün soğuklar ülkeye döner soğuklar olmazsa elmayı armudu zor yeriz.
Merhabalar arkadaşlar 🙂 Uzunca bir süreden sonra tekrardan buraya yazma şansı buldum 🙂
Antalya’dan birkaç haftalık istirahat için İstanbul’a geldim, İstanbul bana yine sürprizini yaptı ve ufaktan da olsa kar yağışını görme sürprizini tattırdı 🙂 Hafif buruk bir mutluluk var içimde bu hafif kar yağışına tanık olmamdan dolayı ama olsun, kısmette varsa böyle bir kış yaşamak, yaşanır yani, kendimizi fazla üzmeye gerek yok, bizde önümüze bakarız yani 😀
Geçtiğimiz sistemde kar yağışı ve soğuk hava daha çok Balkanlar’da etkili oldu, özellikle Romanya ve Bulgaristan çevresinde. Benim Bulgaristan’da yaşayan birkaç akrabamdan bana gönderilen resimler var ve bunları ilk gördüğümde baya şok yaşadım, resmen felaket yağmış vallahi..
Sizlerle paylaşmak isterim bu resimleri, umarım beğenirsiniz;
Resimdeki küçük çocuklar da yeğenlerim 🙂 Kar kar diye çıldırıyorlar onlar da ben gibi 😀 Resimlerin çekildiği mevki; Silistre’ye yakın Dulovo şehri içerisinde yer alan bir kasabadan. Harita üzerinde şurada; http://vostokk.files.wordpress.com/2014/01/mapp.png
Valla bizimkiler hala şikayet ediyorlar, eskisi gibi kar yağmıyor diye 🙂 Ben de dedim halinize şükredin diye 😀
Şaka bir yana bizim o taraflardan gerçekten çok muhteşem kar ve soğuklar oluyor. Benim annemdeannem de Bulgaristan göçmeni , bendeben de Ozan Hoca gibi anneme veryansın ediyorum neden geldiniz buralara diye 😀 😀
Vardır bir sebebi 😀 Açıkçası söylemem gerekirse benim hem annem hem de babam Bulgaristan göçmenlerindendir. Annemler 1989’da Jivkov rejimi yüzünden Türkiye’ye geldiler.. Babam ise daha doğrusu babamın dedeleri Balkan harbinde ÇorluyaÇorlu’ya gelmişler , sonrasında ise Babam’ınbabamın babası yani dedem yarı trakyalıTrakyalı yarı macır olmuş 😀 Açıkçası itiraf etmeliyim çok şanslıyım.. Nedeni ise annemin süper neredeyse Türkçe’denTürkçeden sonra Bulgarca’yıBulgarcayı ana dili gibi konuşur. Üniversite kaydım dakaydımda işte bulgarca öğretimin deBulgarca öğretiminde , her konuda yardımcı oldu. Şimdi Bulgarcayı neredeyse akıcı konuşabiliyorum. Üniversite bitene kadar sanırım bulgarcam türkçedenBulgarcam Türkçeden sonra benimdebenim de ikinci ana dilim olur 😀 Nasılsa burdaki hayata da alıştım üstelik çifte vatandaşım.. Okul bitince Türkiye’ye dönermiyimdöner miyim pek sanmıyorum burdaki hayatı gördükten sonra… 😀
Benim de annemler Bulgaristan göçmeni. Savaşlar nedeniyle Filibe’den Trakya tarafına göçmüşler. Ardından İstanbul’a gelmişler ve iş falan kurduktan sonra Kadıköy/Moda’ya yerleşmişler 🙂 Anne tarafından macırlık var bende de 😀
Şefik (Güzelçamlı/Kuşadası 30m)
Benim hem anne hem baba tarafı Selanik göçmeni.Maacırım yani 😀
Benim iki taraf da Bulgar göçmeni. Babanneme neden geldiniz diye sorduğumda komünist rejimin baskısı yüzünden geldiklerini söylemişti. 1950li yılların başlarında geldiler diye hatırlıyorum. Anneannemin kimliğinde doğum yerinde düz Bulgaristan yazıyor; babaanneminkinde ise Ziştoğ yazıyor. Ziştovi olması lazım sanırım. Rahmetli dedem kışın geceleyin su döküp oluşan o buzda gündüz kaydıklarını söylerdi. Bir sefer de Tuna’da boğulma tehlikesi geçirdiğini anlatırdı.
Resimlerde kardan çok ne ilgimi çekti biliyor musunuz: Ruslar komünizmin hüküm sürdüğü 72 yıl boyunca, egemenlikleri altına aldıkları ülkeleri öyle bir etkilemişler ki, her yer aynı olmuş. Bu resimlerdeki evleri ilk gördüğümde, fotoğrafların Ukrayna’dan geldiğini zannettim. Sonra yazıyı okuyunca Bulgaristan olduğunu anladım. Aynı tip evler, aynı malzemeler, aynı hava, inanılır gibi değil ama hangi milletten olursa olsun aynı dili (Rusça) konuşan aşağı yukarı aynı mantalitede insanlar. Eski Sovyet Cumhuriyetlerin hangisine giderseniz gidin her şey aynı duruyor. Ama mesela Osmanlı’nın en uzun hüküm sürdüğü Bulgar topraklarından Sofya’yı da gördüm, ancak Osmanlı’dan kalan izler çok çok azdı. Belki de koca Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılıp gitme sebeplerinden biri de budur.
Osmanlı 1821’den başlayarak Balkan Savaşı’nın sonuna kadar kademe kademe terk etti Balkanlar’ı ama komünist Rusya’nın Doğu Avrupa’da yayılması 1945’ten sonra. Dönem farkı var. Rusya’nın izlerinin daha kalıcı olması normal bu yüzden. Çünkü daha yakın bir tarih.
Tüm Doğu Bloku ülkelerini, Türk Cumhuriyetleri de dahil gezme şansım oldu. Mimari çoğunlukla Stalin dönemi izlerini taşıyor. Çarlık döneminin şaşasını yaşayan Saint Petersburg dışında. Budapeşte, Bratislava ve Belgrad yine Tuna nehrinin incileri olarak hem Bolşevik hem Slav etkilerinden uzak kalabilmişler.
Yine Stalin döneminde yapılan Moskova’nın ünlü 7 kulesi ise farklı mimari özellikler taşıyor. Bildiğim kadarıyla bunlardan ikisi bugün otel, bir tanesi Moskova Devlet Üniversitesi, biri Dış İşleri Bakanlığı, bir tanesi de KGB Merkezi olarak kullanılıyor. Diğerlerini bilemiyorum kusura bakmayın. 🙂
Balkanlar dışında İmparatorluk topraklarındaki izler oldukça silinmiş. Bunu Osmanlı – Türk yönetiminin yüzlerce yıllık yerleşimine karşı bir kasıt değil de, Bolşevik Devriminin tek tip kültür hareketinin bir izi olarak düşünmek daha doğru olur bence. Çünkü bu dönem Slavların aslında Avrupa orjinli olan kültürlerine daha fazla olumsuz etki etmiş. Slavlar’ın Batı Avrupa halklarından daha fazla sanata ilgi duyduklarını düşünüyorum. Ama uzun yıllar süren otoriter dönem bilim, sanat ve estetik adına yaratıcılığın önüne set çekmiş. Bütün bir Saint Petersburg kenti aslında estetik yeteneklerinin kanıtı. Moskova’nın eşsiz Aziz Vasili Katedrali’ne kim hayran olmaz? Bilim ve sanat adına pek çok örnek verilebilir. Dünya’da atomun ilk bulunduğu yer Chelyabinsk. Yine ilk buhar motoru Ural Dağları’nın eteklerinde bulunmuş. Moskova’nın ünlü Tretyakov Resim Galerisi elbette bir Van Gogh müzesi değil ama olağanüstü. Moskova Metrosu, Hermitage Müzesi ise zaten eşi, benzeri olmayan yerler. Kendi kültür ve tarihimize dönersek.. Acaba kaç kişi Alma Ata’da sergilenen ve Türk tarihinin tartışmasız en önemli eseri Altın Adam’dan haberdar? Kaçımız tarihimize ışık tutacak 2.000.000 belgenin henüz okunmamış olarak Topkapı Müzesi’nde beklediğini biliyoruz?
Çelik gibi sinirleriniz var hocam inanamıyorum ! ( İsviçre günlerinizden yeterince stok var tabii sizde 🙂 ) Elimiz ayağımız titriyor, Sibirya palazlanmış ve yukarıdan bize nanik yapıyor. Git artık İzlanda !
Ozan hocam facebook sayfanızda paylaştığınız şey ile ilgili. Oraya yorum olarak atacaktım ancak atılmıyor.
Benim bildiğim sayısal modelleri meteoroloji mühendisleri üretiyor. Bizim çok bilgili meteoroloji mühendislerimiz modeli kimin üretip kendilerine vermesini bekliyor bilemiyorum.
Bazı arkadaşlar NAE nereye gitti diye soruyorlar bilmeyen kalmasın diye yazıyorum.
NAE artık tarih oldu, artık onun geliştirilmiş ileri generasyonu EURO4, NAE’nin yerini aldı.
Tıpkı NOGAPS’ın yerini NAVGEM’in alması gibi oldu.
Sistemde benden başka EURO4’ü dikkatle izleyen var mıydı ? Gördüğünüz eksikler, artılar neler ?
Şefik (Güzelçamlı/Kuşadası 30m)
Sizin önerinizle EURO4’ü takip etmeye başlamıştım ve bu sistemde de takip ettim.Başarılı buldum ve 48 saat içinde en ayrıntılı baktığım model,Özellikle yağış konusunda…Yağışın yeri ve şiddeti konusunda çok başarılı diye düşünüyorum.
Yağışın yerini tam yakalayamasa da karakteri ve şiddeti hakkında iyi iş çıkardı. Ayrıca bu sistemde sıcaklıkta en iyi işi çıkaran model de oydu.
Commandouz (Bayrampaşa-148 m)
Bu sistemde sıcaklık konusunda Pazar sabahı hariç en başarılı olan modeldi. Yağış konusunda mükemmele yakın bir iş çıkardı. Genelde baktığımda ise gündüz sıcaklıklarını 1-2 derece düşük verdiği bir kaç güne rastladım. Özellikle geçen hafta İstanbul’un güney sahilleri haricinde 16-17 dereceler ölçülürken bu model en fazla 13 derecelik sıcaklık gösteriyordu.
NOAA ölçümlerini bilmesem de wunderground ölçümlerine göre 26’sı itibariyle Ocak ayı en yüksek sıcaklık ortalamamız -5 en düşük sıcaklık ortalamamız -13 ve aylık sıcaklık ortalamamız -9 derece. Son 26 günde toplam yağış 50.28 mm.
Yanlış anlamayın da bulunduğunuz yer isimli bir semt yok. Beykent Beylikdüzün deBeylikdüzü’nde bir yer, bir kısmıdakısmı da Büyükçekmece’de olabilir, ayrıca Beylikdüzü/Beykent rakımı 195-200 metre civarında bir yer. 110 metre rakım ancak Büyükçekmece’ye inerken ortalarda bir yerlerde görebileceğiniz bir rakam…
Hocam merhaba. Aklıma şu takıldı : An itibarıyla İğneada – Çatalca arası sahil bölgesi sıcaklıkları, Ergene Havzası kısmına göre epey düşük. Bu nasıl oluyor ?
Karadeniz Kıyıları bulutlu, iç kesimler güneşliydi sanırım.
Bakanlıklar yalanlasa da durum gerçekten ülke genelinde çok kritik, mesele sadece barajlar da değil. İç Anadolu’da da Türkiye’nin en güzel makarnalık buğdayları doğru düzgün çimlenmedi. Olması gerekenin 2.5 ay gerisinde çimlenme durumu var, bu şimdiden %10 ile %20 oranda ürün kaybı demek.
ŞubattaŞubat da kurak geçerse %50’ye yakın kayıp olacak. Özellikle Konya ve Ankara arasında zaten kırk ikindi sağanakları çok istikrarsız, en yağışlı aylardan birisi olması gereken Aralık bomboş geçti. Kızılırmak’ın debisi geçen senenin yedide birine düşmüş.Az evvel NTV’ye baktım Konya Karapınar’da bir çiftçi kamera kaşrısında toprağı bel ile kazı toprağın 10 cm altı kupkuru sadece yüzeyi ıslanmış o civada
MGM’nin anlık gözlem dışında bir işlevi bulunmadığına kesinlikle ikna oldum. Anlık gözlemlerde bile elimden geldiğince MGM dışındaki otomatik istasyonları takip ediyorum. Eğer çalışırsa radarlara sözüm yok. Belki tek fonksiyonel hizmetleri bu.
Kısa, orta ve uzun vadeli tahmin yetileri olmadığı hepimizce malum. Bir gün sonrasının tahminini bile sağlıklı yapamadıkları ortada. Ankara için bu kış toplasanız iki tane kar olasılığı bulunan sistem geldi, bunlardan birisini 24 saat dilimi içinde yanlış analiz ettiler. Üstelik biz bariz durumu kestirebilirken.
Neden bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum… Yahu şu 5 ve 7 günlük tahmin haritaları.. Kardeşim hep mi ECMWF sabah çıktısını kopyala – yapıştır yapacaksınız. Sürekli ECMWF’ye göre değişmek zorunda mı? Kendiniz bir şeyler katın. En azından Havadelisi.com’un yarısı kadar yorum, istatistik, değerlendirme yapın. Yüz milyonlarca lira bütçesi, binlerce çalışanı olan bir kurumu temsil ediyorsunuz. Amatör birkaç kişinin, günde birkaç saat ayırarak başardıklarına bakın ve öz eleştiri yapın.
Trakya’da güneşlenmeyle birlikte sıcaklıklar yükselmeye başladı. Şu an Marmara’da en soğuk şehir İstanbul (AHL).
Daha ayrıntılı görünüm: https://havadelisi.files.wordpress.com/2014/01/sicaklik_cikti_1_guncel1.png
Kaynak: http://web.itu.edu.tr/climate/hava_yeni/index.php?sayfa=1_°isken=sicaklik&saat=guncel
An itibariyle gök gürültülü sağanak yağış etkili oluyor. Buralarda kış aylarında gök gürültüsü nadiren kar yağdığı zaman olur, yağmurlu havalarda ilk kez rastlıyorum. Böyle bir durum, genelde nisan-mayıs aylarında olur.
ŞuanŞu an sıcaklık 5,3 derece ve rüzgar saatte 64 km hızla esiyor hamlelerle daha da artıyorsıcaklıktasıcaklık da giderek düşüyor inşallah sıcaklık kar değerlerine kadar iner 🙂Merhabalar tekrardan 🙂 Yine
birşeylerbir şeyler paylaşmak istedim izninizle 🙂 Yine birkaç resim çekmişler bizimkiler, Bulgaristan’daki akrabalar 🙂 Yine kar yağmış vekalınlıktakalınlık da bayağı artmış, resmen bir felaket olmuş yahu. Resimleri görünce ağlayacaktım, nasıl yağmış be arkadaş 😀 İlk gördüğümde acaba dedim resimler Bitlis’ten filan mı yollanmış diye 😀Mevki yine dün gösterdiğim haritadaki yer. Romanya sınırına yakın, Silistre’ye yakın bir kasaba..
Nasıl beğenmem hep hayalini kurduğumuz durum. Bu yıl bu yağışlar bizde de olsa ilaç gibi gelirdi. Namık Kemal’in dediği gibi ‘Vatan yahut Silistre’
Birkaç müthiş fotoğraf daha 🙂 Umarım beğenirsiniz 🙂
Bu ne soğuktur arkadaş. Özellikle Karadeniz’e yakın yerler, rüzgarın deniz üzerinden estiği yerlerde dahi alışılmışın dışında soğuk. Çatalca radar saat 11 itibariyle -5, Demirköy -4, denizin dibindeki Kıyıköy ile Kilyos bile -2 ve 1 derece:
Edirne’de sıcaklık neden yüksek?
Hava o bölgede güneşli ve bulutsuz olduğu için olabilir diyeceğim ama, güneşli olup da sıcaklığın yükselmediği, hemen 30 km doğusunda Havsa örneği de var.

3 Şubat’tan itibaren hem GFS hem ECMWF 850 hPa’Da -5/-6 derece sıcaklıklar öngörmüş. Eskişehir-Ankara ve Batı Karadeniz çevreleri çoşacak gibi gözüküyor. Peki atmosfer-yer seviyesi ilişkisi nasıl olacak? Marmara kıyılarında kar ihtimali var mı? Üstatlar cevaplarsa sevinirim…
İstanbul’da ve Marmara’nın doğusunda da kar / sulu kar olur. Ara ara sağanaklar şeklinde. Klasik yani. Fazla etkili olmaz şu görüntüye göre.
Bakalım, belki güçlenir. Mevsim uygun, deniz soğuk, yer soğuğu da var.
Teşekkürler…
Allah bereket versin.
ikitelli’de stratus bulutlari kar taneleri savuruyor 🙂
Ozan Bey’e bir sorum olacak. METU-WRF modelinde dikkatimi ceken bir husus var. Hemen hemen her sistem icin Tuz Golu uzerinde hep cok yogun yagis gosteriyor. MGM’den sistem sonrasi baktigimda ise cogu zaman boyle bir yagisin gerceklesmedigini goruyorum. Bu konudaki yorum/degerlendirmelerinizi merak etmekteyim.
Orada şöyle bir sıkıntı var. Göllerin sıcaklığını model denizlerden enterpole ediyor. Yani Tuz Gölü’nü sıcaklığı güneydeki Akdeniz’inkine yakın modelde ne yazık ki. Bu yüzden de aşırı yağış üretiyor. Yanlış tabii. Düzeltme yolu var ama bir türlü ilgilenemedim. İlgilenmeye çalışacağım.
Tesekkur ederim.
Son birkaç günde hangi mevsimi yaşadığımızı hatırladık.

Güney Marmara soğuktan neredeyse hiç etkilenmemiş. Yer seviyesindeki rüzgarın poyraza dönmesinden ötürü sanırım.
GFS 4 Şubat için İstanbul’un kuzeyinde Karadeniz üzerinde bir yukarı seviye alçağı (ULL) öngörmüş ve buna bağlı olarak İstanbul’a yağışı konduruvermiş. Daha değişime açık gibi ama, en azından beklenen soğukları kuru kuru geçirmeme ihtimalimizi arttırıyor:
Çok uzun bir süredir ne modellere bakıyorum ne de MGM tahminlerine. Hatta çalıştığım yerde ağaca astığım termometreye bile uzunca süredir bakmıyorum. Yer Kilyos. Biraz önce montuma kar taneleri vurunca şaşırdım. Yaklaşık 1 dakika boyunca zayıf kar yağışı oldu. Uzunca süredir modellere, MGM’ye falan bakmadığım için sürpriz oldu bana. Ağaca astığım termometreye bakıyorum -1 gösteriyor. Fakat bu zayıf kar yağışı 1 dakika gibi sürdükten sonra kesildi.
Başakşehir’de çok minik kar atıyor 🙂
Bayrampaşa’da da aynı 🙂
Gerçekten yok artık dedirtecek türden bir haber. Linkte fotoğrafı da mevcut.
“ABD’nin güneyinde 150 köpekbalığı donup kıyıya vurdu.”
http://www.rockcitytimes.com/150-frozen-sharks-gulf-coast-winter-storm-hits-region/
Şaka şaka. Ciddiye almayın sakın. Bi nevi ABD zaytung sitesi. 🙂
Gebze’den gol haberi var..
Az önce tam merkezden vuran deli kütle ve soğuma aynı anda çakıştı ve
dakikalıktadakikalık da olsa yağmurun içinde lapa lapa kar gördüm 🙂 Yağış 1-2 saat sonra gelseydi saf kar bile yağacaktı! Artık Ocak bitmeden kar görmedim demem, Pazartesi buz, bu gece kar 🙂Burak gördün mü yağışı? 😀 Sanki hayatımda hiç görmemiş gibi sevindim valla, beklemiyordum 😀
Gebze’de saf olarak kar yağmış. Hatta forumda birisi araçların üzerinde hafif örtü bıraktığını bile söylüyor.
Nasıl kaçırdım ya? Eğer doğruysa birazdan servisle giderken görürüm. An itibarıyla sıcaklıkta 0°C olmuş burada, yağış olsa direk kar. 😦
Şimdi sen yazınca gördüm. Bu da kaçtı 😦
Süper Lig’in 1. hafta orta vade sonuçları da belli oldu…
Bu akşam kütleler bize çalışıyor. İri taneli yağışlar almaya devam edeceğe benziyoruz.
Trabzonlu ve Giresunlu arkadaşlara bir şey sormak istiyorum.
Trabzon’un bulunduğu burun ile Eynesil’in bulunduğum burunların ismini bilen var mı ?
Trabzon’da ki Yoroz Burnu,
Eynesil’de kiEynesil’deki Kale Burnu.Yoroz burnunun doğusunda bir burun daha var. Trabzon şehir merkezinin üzerinde olduğu..
Teşekkürler.
Alkışlar taze modelimiz Euro4’e gelsin:
Harika yakalamış gerçekten.
Kesin ip var 😀
Tuzla’da modellerin görmediği, Marmara üzerinde patlak veren etkili sağanak var. Çok iri taneli yağıyor 🙂
Adın batsın lodos! 14:05’te Yalova’ya geldim, saat 16:58 ve ben hala karşı tarafa geçemedim.
Şu kar yağışı da olmasaydı bu kış moralim sıfır olurdu.
Videoyu izleye izleye kendimi avutuyorum 🙂
Neydi be 😦
Çok güzel. Harika. Ellerinize sağlık.
Ateşler salınmadan önce… İyi kar yapmış be 🙂
Son çıktıda bi kar gördüm sanki?
Yanlış görmüşsün..
Gördüm gördüm bi kar gördüm 🙂
Ankara radarına bir baktım ki çok mutsuz oldum, ağlamak üzereyim.Buraya geldik doğru düzgün yağmur bile yokken anavatanım Ankara’da orajlar pörtlüyor! 😦 Niye ben burdayım ya şimdi cam kenarında MCS izlemek vardı, en sevdiğim doğa olayı… vallahi sinirden ve şansızlığımdan bunu kaçırdığımdan ağlamak üzereyim 😦


Çok kısa sürmüş ama 🙂
Şimşek görmedim ama bir ara dolu bile yağdı, bulutlar koşar hızda ilerlediği için kısa sürdü 🙂
Şu an Erdemli yağmura teslim.
http://wms.dmi.gov.tr/radar.aspx?radar=hty&urun=ppi&lat=39&lon=27
Ahmet Bey ekran görüntüsü alıp onu koyun yoksa değişecek linki paylaşmanın anlamı olmuyor. Bu seferlik ben yaptım sizin yerinize.
Hocam çok teşekkür ederim inşallah bir dahaki sefere öyle yaparım.
NASA son 60 yıldaki iklim değişikliğini 15 saniyelik bir video halinde yayınladı. Videonun hazırlanmasında bin meteoroloji istasyonundan toplanan veriler kullanılmış.
http://video.ntvmsnbc.com/15-saniyede-60-yillik-degisim.html
Video çok iyi de, pes yahu 15 saniyelik video için 19 saniye reklam koymuşlar son 3 saniyeden önce geçilmiyor! 1880-2010 :
ECMWF Şubat’ın 4’ü için sokmuş -10’u 😀 GFS de benzer şeyler söylüyor. Şimdi Ilıkçı Reyiz düşünsün. 😀
Bizi yağışsız gösterecek her türlü tahmini protesto edelim.
Havaların gidişinden ötürü kendimi Football Manager’a verdim. İzlanda’dan hıncımızı bu maçla almış olduk 90. dakikada gelen bu frikik golü ile. 😀
Yordu bu havalar beni içim daralıyor vallahi offf offf … Çekip gidesim var buralardan ne diyeyim offff ….
Anomali haritası için Santiago’ya teşekkürler 🙂
Kurunun yanında yaş da yandı…
ECMWF, önümüzdeki hafta, 850 hPa’da, pazartesiden cumaya, İstanbul ve çevresine -5 izotermi yerleştirmiş. Son zamanlarda o kadar çok GFS’ye döndü ki, bu sefer de aynı şey olursa uzun vadede en başarılı model duruşunu kendi adıma artık sorgulayacağım.
NAEFS 5-12 Şubat yüzde cinsinden tahmin:
Bencil Amerika, soğukları bile sömürüyor.
😦
Fethullah Hoca da Havadelisi galiba 😀 Adam bi’ duayla tüm soğuğu kendine çekti, bize izlemesi kaldı
Asiri soguk kar yagisini engelliyor aslinda. Sizin o taraf clipperlar ve GEK’le yolunu buluyor ama bize Meksika korfezinin calismasi lazim. O kapi da Subat basinda acilacak gibi gorunuyor, o yuzden siklonlari rotasi ve sag tarafi daha ilik olacak, haritadan da belli zaten. Ne kadar ilik olacagi yagis cinsini belirleyecek.
Kediler için kış çoktan bitmiş olmalı. Az ötede oynayın gençler 🙂
Ozan hocam ve Sayın Havadelileri; merak ediyorum da Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa’da yaşanan pozitif sıcaklık anomalilerinin, Amerika’ya ve Orta Asya’ya kaçan güçlü basınç sistemlerinden boşalan koltuğu fırsat bilen Drogbalarla (Güneyli Yüksek Basınç Sistemleri) bir ilgisi var mıdır? Teşekürler.
Bereket loading…
😀
En sevdiğim ikinci kış senaryosu: kıta dışına itilmiş zayıf Azor, canavar İzlanda (birinci ne diye soracaksanız tabii ki Akdeniz boyunca uzanmış, pide Azor). Neyse, hele hele böyle arada zayıf bir soğuk sarkıyor da soğukçular kar yağacak diye ümitleniyorlar, sonra da hevesleri kursaklarında kalıyor ya, asıl ona bayılıyorum. Ayaklarımı kalorifere dayayıp soğukçuların yorumlarını okuyorum, sonra da bir sigara yakıp zevkle evimin önündeki ıslak asfaltı izliyorum 😀
-“Kadıköy’de yağmur yağıyor hala :(”
-“Beşiktaş’ta yağmurun arasında 1-2 kar tanesi gördüm holee… aaa yine yağmura çevirdi :(”
-“Maslak’ta sulu kar yağıyor ama tutmuyor :(”
-“Sarıyer’e yağmış, 1-2 cm kar varmış diyolar” (bu da soğukçuların teselli yalanı, hava 15 derece olsun “Sarıyer tepelerine kar yağmış” diyen biri yine çıkıyor)
-“Hocam bizim oraya daha yağmur bile yağmadı, ne zaman yağar? :(”
Rusya’dan Karadeniz’e doğru ren geyiği hapşırsa son soruyu soran biri yine çıkıyor zaten. Atom profesörü edasıyla bir kez de ben “Radarı takip edin ehehe” demek istiyorum, şimdiye kadar içimde ukte kaldı 😀
Neyse, velhasılı kelam, ılıkçılıktan aldığım tadı hiçbir şeyden almadım… Belki bilardo… Ama yok lan ılıkçılık daha güzel 😀
Al sana güzel haberler. ichbin ichbin gül ılıkçı reyiz:
Son çıkan modelleri görünce, nutkunuz nasıl tutulacak acaba ılıkçı bey
Not: Foto düzenleme fikrini sayın başbakanımızdan aldım
Bu resimde gerçekten büyük yolsuzluk var.
Benimkinden daha güzel yapmışsın eline sağlık. 😀 Çok gerçekci olmuş.
Yalnız “ıslak asfalt” olmadı, sana kuru hatta güneşten erimiş asfalt yakışırdı reyiz 🙂
Ilıkçı kardeşim seni İstanbul kesmez güneye alalım daha ılık hatta şöyle Ağustos başında gel iyice ılık kışın üşümezsin.Keser döner sap döner bir gün soğuklar ülkeye döner soğuklar olmazsa elmayı armudu zor yeriz.
Merhabalar arkadaşlar 🙂 Uzunca bir süreden sonra tekrardan buraya yazma şansı buldum 🙂
Antalya’dan birkaç haftalık istirahat için İstanbul’a geldim, İstanbul bana yine sürprizini yaptı ve ufaktan da olsa kar yağışını görme sürprizini tattırdı 🙂 Hafif buruk bir mutluluk var içimde bu hafif kar yağışına tanık olmamdan dolayı ama olsun, kısmette varsa böyle bir kış yaşamak, yaşanır yani, kendimizi fazla üzmeye gerek yok, bizde önümüze bakarız yani 😀
Geçtiğimiz sistemde kar yağışı ve soğuk hava daha çok Balkanlar’da etkili oldu, özellikle Romanya ve Bulgaristan çevresinde. Benim Bulgaristan’da yaşayan birkaç akrabamdan bana gönderilen resimler var ve bunları ilk gördüğümde baya şok yaşadım, resmen felaket yağmış vallahi..
Sizlerle paylaşmak isterim bu resimleri, umarım beğenirsiniz;
Resimdeki küçük çocuklar da yeğenlerim 🙂 Kar kar diye çıldırıyorlar onlar da ben gibi 😀 Resimlerin çekildiği mevki; Silistre’ye yakın Dulovo şehri içerisinde yer alan bir kasabadan. Harita üzerinde şurada; http://vostokk.files.wordpress.com/2014/01/mapp.png
Rüya gibi.
Fotoğraflara ek olarak, yol açma çalışması. Çoğu köy yolu kapalıymış..
Vay canına.. Sofya’dan neredeyse 2 kat fazla yağmış kar.
Valla bizimkiler hala şikayet ediyorlar, eskisi gibi kar yağmıyor diye 🙂 Ben de dedim halinize şükredin diye 😀
Şaka bir yana bizim o taraflardan gerçekten çok muhteşem kar ve soğuklar oluyor. Benim
annemdeannem de Bulgaristan göçmeni ,bendeben de Ozan Hoca gibi anneme veryansın ediyorum neden geldiniz buralara diye 😀 😀Vardır bir sebebi 😀 Açıkçası söylemem gerekirse benim hem annem hem de babam Bulgaristan göçmenlerindendir. Annemler 1989’da Jivkov rejimi yüzünden Türkiye’ye geldiler.. Babam ise daha doğrusu babamın dedeleri Balkan harbinde
ÇorluyaÇorlu’ya gelmişler , sonrasında iseBabam’ınbabamın babası yani dedem yarıtrakyalıTrakyalı yarı macır olmuş 😀 Açıkçası itiraf etmeliyim çok şanslıyım.. Nedeni ise annemin süper neredeyseTürkçe’denTürkçeden sonraBulgarca’yıBulgarcayı ana dili gibi konuşur. Üniversitekaydım dakaydımda iştebulgarca öğretimin deBulgarca öğretiminde , her konuda yardımcı oldu. Şimdi Bulgarcayı neredeyse akıcı konuşabiliyorum. Üniversite bitene kadar sanırımbulgarcam türkçedenBulgarcam Türkçeden sonrabenimdebenim de ikinci ana dilim olur 😀 Nasılsa burdaki hayata da alıştım üstelik çifte vatandaşım.. Okul bitince Türkiye’yedönermiyimdöner miyim pek sanmıyorum burdaki hayatı gördükten sonra… 😀Çok güzel yağmış. Bu arada resimlerden yağışın fırtına ile yağdığı anlaşılıyor.
Benim anne tarafım Bulgaristan göçmeni. Neden geldilerse 😦
Benim anne tarafı da Bulgaristan göçmeni 🙂 Muhacırız biz, muhacır somunu yeriz, sütlü biber yeriz 😀 Belki akrabayızdır be abi 🙂
Benim de baba tarafım Bulgaristan göçmeni. Tutrakan’dan Balkan Savaşı nedeniyle Atatürk’ün emri ile Çorlu’ya yerleştirilmişler. Macırız yani 🙂
Vay vay vay herkes ‘Maacır’ çıktı 🙂
Mazisi imparatorluk olan bir ülkede normal belki de. Acı olan istediğimiz zaman atlayıp oralara gidemememiz. Keşke Vanuatu göçmeni olsaydım 😀
Ben de hem anne hem baba tarafından maacırım. 🙂
Benim de annemler Bulgaristan göçmeni. Savaşlar nedeniyle Filibe’den Trakya tarafına göçmüşler. Ardından İstanbul’a gelmişler ve iş falan kurduktan sonra Kadıköy/Moda’ya yerleşmişler 🙂 Anne tarafından macırlık var bende de 😀
Benim hem anne hem baba tarafı Selanik göçmeni.Maacırım yani 😀
Yuh sitenin yarısı muhacirmiş. Havadeliliğiyle alakası var mıdır araştırılsın, gerekirse sonuna kadar gidilsin.
Ahahaha, babamın oğlu da olsa muhacirlere acımayacağım…
Nasıl oluyor bilmiyorum ama 10 kişiye sorsan 9’u göçmen zaten memlekette. Bir başladı mı bitmez bu göçmen geyiği, ki bitmiyor görüldüğü üzere. 😀
Ben kaçayım en iyisi. 😀
Baba tarafı Serez (Kırım’dan Serez’e gelmişler), anne tarafı Ohri..
Baba tarafım da Kırım Tatar’ı. 90-100 önce Ankara’ya göçüp yerlisi olmuşlar seneler boyunca 🙂
Benim iki taraf da Bulgar göçmeni. Babanneme neden geldiniz diye sorduğumda komünist rejimin baskısı yüzünden geldiklerini söylemişti. 1950li yılların başlarında geldiler diye hatırlıyorum. Anneannemin kimliğinde doğum yerinde düz Bulgaristan yazıyor; babaanneminkinde ise Ziştoğ yazıyor. Ziştovi olması lazım sanırım. Rahmetli dedem kışın geceleyin su döküp oluşan o buzda gündüz kaydıklarını söylerdi. Bir sefer de Tuna’da boğulma tehlikesi geçirdiğini anlatırdı.
Resimlerde kardan çok ne ilgimi çekti biliyor musunuz: Ruslar komünizmin hüküm sürdüğü 72 yıl boyunca, egemenlikleri altına aldıkları ülkeleri öyle bir etkilemişler ki, her yer aynı olmuş. Bu resimlerdeki evleri ilk gördüğümde, fotoğrafların Ukrayna’dan geldiğini zannettim. Sonra yazıyı okuyunca Bulgaristan olduğunu anladım. Aynı tip evler, aynı malzemeler, aynı hava, inanılır gibi değil ama hangi milletten olursa olsun aynı dili (Rusça) konuşan aşağı yukarı aynı mantalitede insanlar. Eski Sovyet Cumhuriyetlerin hangisine giderseniz gidin her şey aynı duruyor. Ama mesela Osmanlı’nın en uzun hüküm sürdüğü Bulgar topraklarından Sofya’yı da gördüm, ancak Osmanlı’dan kalan izler çok çok azdı. Belki de koca Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılıp gitme sebeplerinden biri de budur.
Osmanlı 1821’den başlayarak Balkan Savaşı’nın sonuna kadar kademe kademe terk etti Balkanlar’ı ama komünist Rusya’nın Doğu Avrupa’da yayılması 1945’ten sonra. Dönem farkı var. Rusya’nın izlerinin daha kalıcı olması normal bu yüzden. Çünkü daha yakın bir tarih.
Tüm Doğu Bloku ülkelerini, Türk Cumhuriyetleri de dahil gezme şansım oldu. Mimari çoğunlukla Stalin dönemi izlerini taşıyor. Çarlık döneminin şaşasını yaşayan Saint Petersburg dışında. Budapeşte, Bratislava ve Belgrad yine Tuna nehrinin incileri olarak hem Bolşevik hem Slav etkilerinden uzak kalabilmişler.
Yine Stalin döneminde yapılan Moskova’nın ünlü 7 kulesi ise farklı mimari özellikler taşıyor. Bildiğim kadarıyla bunlardan ikisi bugün otel, bir tanesi Moskova Devlet Üniversitesi, biri Dış İşleri Bakanlığı, bir tanesi de KGB Merkezi olarak kullanılıyor. Diğerlerini bilemiyorum kusura bakmayın. 🙂
Balkanlar dışında İmparatorluk topraklarındaki izler oldukça silinmiş. Bunu Osmanlı – Türk yönetiminin yüzlerce yıllık yerleşimine karşı bir kasıt değil de, Bolşevik Devriminin tek tip kültür hareketinin bir izi olarak düşünmek daha doğru olur bence. Çünkü bu dönem Slavların aslında Avrupa orjinli olan kültürlerine daha fazla olumsuz etki etmiş. Slavlar’ın Batı Avrupa halklarından daha fazla sanata ilgi duyduklarını düşünüyorum. Ama uzun yıllar süren otoriter dönem bilim, sanat ve estetik adına yaratıcılığın önüne set çekmiş. Bütün bir Saint Petersburg kenti aslında estetik yeteneklerinin kanıtı. Moskova’nın eşsiz Aziz Vasili Katedrali’ne kim hayran olmaz? Bilim ve sanat adına pek çok örnek verilebilir. Dünya’da atomun ilk bulunduğu yer Chelyabinsk. Yine ilk buhar motoru Ural Dağları’nın eteklerinde bulunmuş. Moskova’nın ünlü Tretyakov Resim Galerisi elbette bir Van Gogh müzesi değil ama olağanüstü. Moskova Metrosu, Hermitage Müzesi ise zaten eşi, benzeri olmayan yerler. Kendi kültür ve tarihimize dönersek.. Acaba kaç kişi Alma Ata’da sergilenen ve Türk tarihinin tartışmasız en önemli eseri Altın Adam’dan haberdar? Kaçımız tarihimize ışık tutacak 2.000.000 belgenin henüz okunmamış olarak Topkapı Müzesi’nde beklediğini biliyoruz?
An-ti biiiziii Rusya’ya götür!!
Sadece kültür – sanat için değil mi? 🙂
Günaydın:
Seni de çok sevsek gider misin İzlanda ? İlişkimizi gözden geçirelim diyorum !
Ahahaha 😀 Çalıyorum….
Çelik gibi sinirleriniz var hocam inanamıyorum ! ( İsviçre günlerinizden yeterince stok var tabii sizde 🙂 ) Elimiz ayağımız titriyor, Sibirya palazlanmış ve yukarıdan bize nanik yapıyor. Git artık İzlanda !
Ozan hocam facebook sayfanızda paylaştığınız şey ile ilgili. Oraya yorum olarak atacaktım ancak atılmıyor.
Benim bildiğim sayısal modelleri meteoroloji mühendisleri üretiyor. Bizim çok bilgili meteoroloji mühendislerimiz modeli kimin üretip kendilerine vermesini bekliyor bilemiyorum.
Bazı arkadaşlar NAE nereye gitti diye soruyorlar bilmeyen kalmasın diye yazıyorum.
NAE artık tarih oldu, artık onun geliştirilmiş ileri generasyonu EURO4, NAE’nin yerini aldı.
Tıpkı NOGAPS’ın yerini NAVGEM’in alması gibi oldu.
Sistemde benden başka EURO4’ü dikkatle izleyen var mıydı ? Gördüğünüz eksikler, artılar neler ?
Sizin önerinizle EURO4’ü takip etmeye başlamıştım ve bu sistemde de takip ettim.Başarılı buldum ve 48 saat içinde en ayrıntılı baktığım model,Özellikle yağış konusunda…Yağışın yeri ve şiddeti konusunda çok başarılı diye düşünüyorum.
İyi buldum.
Yağışın yerini tam yakalayamasa da karakteri ve şiddeti hakkında iyi iş çıkardı. Ayrıca bu sistemde sıcaklıkta en iyi işi çıkaran model de oydu.
Bu sistemde sıcaklık konusunda Pazar sabahı hariç en başarılı olan modeldi. Yağış konusunda mükemmele yakın bir iş çıkardı. Genelde baktığımda ise gündüz sıcaklıklarını 1-2 derece düşük verdiği bir kaç güne rastladım. Özellikle geçen hafta İstanbul’un güney sahilleri haricinde 16-17 dereceler ölçülürken bu model en fazla 13 derecelik sıcaklık gösteriyordu.
Kar tahmini çok kötüydü..
Avcılar’da, Bahçeşehir’de kısmen çatılar tutmuş. Üzerinde kar olan arabalar var. Sabaha karşı AHL’de de kar yağışı gözüküyordu.
http://www.dmi.gov.tr/tahmin/mevsimlik-tahmin.aspx?a=1#sf
Felaketi gördüm 😦 geçmiş olsun seneye inşallah belki kar görürüz…
Bense 10 torba kalan kömür yeter mi yetmez mi endişesi ile yaşıyordum. Birilerine felaket görünen birilerine derin bir nefes aldırabiliyormuş.
Hiç belli olmaz o işler. Takılma. 2 gün sonrasını bile tahmin etmekten aciziz, değil 2 hafta, 2 ay sonrasını nerden bilecekler?
MGM yarını düzgün tahmin etsin de mevsimlik tahminleri eksik kalsın.
Efsane bir sistem gelir ondan sonra ılık ve sıcak olur, bu tahminden bu da çıkartılabilir.
Biz aynen devam.
NOAA ölçümlerini bilmesem de wunderground ölçümlerine göre 26’sı itibariyle Ocak ayı en yüksek sıcaklık ortalamamız -5 en düşük sıcaklık ortalamamız -13 ve aylık sıcaklık ortalamamız -9 derece. Son 26 günde toplam yağış 50.28 mm.
Tarih bunun hesabını soracaktır.
Edirne ve kar. Canlı canlı 🙂
http://www.trakyagumruk.gov.tr/kapikule_canli.aspx
Yanlış anlamayın da bulunduğunuz yer isimli bir semt yok. Beykent
Beylikdüzün deBeylikdüzü’nde bir yer, birkısmıdakısmı da Büyükçekmece’de olabilir, ayrıca Beylikdüzü/Beykent rakımı 195-200 metre civarında bir yer. 110 metre rakım ancak Büyükçekmece’ye inerken ortalarda bir yerlerde görebileceğiniz bir rakam…