İstanbul’un Yağmuru, Ankara’nın Dolusu


Hacı hacıyı Mekke’de, hoca hocayı tekkede, aşırı hadiseler hava delisini iki dakkada bulur, diye bir atasözümüz yoksa da, ben şimdi uyduruyorum. Geçtiğimiz hafta sonu iki günlüğüne İstanbul’a geldim. Kafa dinlemek istediğim zamanlarda modelleri çok ayrıntılı incelememeye çalışıyorum, bu sefer de öyle yaptım. Başlarım dedim havasından da, nasıl olacaksa olacak, ilgilenmiyorum, tatildeyim. Sadece göz ucuyla baktım: Pazar gecesi için epey bir yağmur gözüküyordu. Umursamadım.

Cumartesi hava güzeldi, Pazar bozdu. Dönüşü Pazartesi sabaha karşı Sabiha Gökçen havalimanından (Pendik) yapmak üzere gece 1’de Kozyatağı’ndan otobüse bindim. Yağmur hafifti, fakat ilerlediğimiz istikamette epey bir şimşek çakıyordu. Havalimanına yaklaşınca iş değişti, yağış delirdi. O korkunç yağmurda, beni alacak olan uçak sorunsuz bir iniş yaptı (ben düşer diyordum). Şansıma, tam biz kalkarken yağmur bir süreliğine dinmişti. Kalktık, biraz ilerleyince bir bulutun içine girdik, o yükseklikte yağmur kar karışımı bir şey yağıyordu, ama ben fotoğraf makinesini bulana kadar bulutun üstüne çıkmıştık.

(Balmumcu’dan Boğaziçi köprüsü, kamera doğuya dönük)

(Saate 3 ekleyeceksiniz. Zamandaki atlamalar DMİ kaynaklıdır.)

Neyse. İstanbul Göztepe’nin Haziran ayı ortalama yağış miktarı 25 mm. Bu değer Kandilli ve Kilyos’ta 32, Sarıyer’de 34 mm. Fakat İstanbul gayet yağmurlu Haziranlar da geçirmiş. Mesela 1943 Haziran’ında Göztepe’ye düşen 85 mm, istasyon rekoru, idi, bu seneye kadar. Sarıyer’e ait veriler 1948’de başlıyor, ve 1951 Haziran’ında bu istasyon 149 mm yağış ölçmüş; bu değer halen Sarıyer’in Haziran ayı rekoru. Kandilli’nin rekoru ise 1924 yılına ait: 161 mm.

Pazar sabahından bu sabaha kadarki yağış değerleri ise aşağıda:

Göztepe için hesabı yapalım: 35 + 62 + ?  = 96 + ? . DMİ Göztepe’nin dünkü yağış miktarını yayınlamadı, ama sadece iki günlük yağışla bile bu istasyon rekor kırdı. Ek: NTV’nin haberine göre Göztepe toplam 118 mm yağış almış 3 günde.

AKOM’un dün yayınladığı rapor da burada. İstinye’ye dün akşama kadar düşen 145 mm’yi ve ondan sonra muhtemelen yağmış olan en az 10 mm’yi toplarsak İstinye’nin de rekor kırdığını söyleyebiliriz. Tabii daha Haziran’ın bitmesine 20 gün var, eski rekor değerleri çok çok geride de kalabilir.

Türkiye genelinde son 4 günde meydana gelen yağışları aşağıdaki haritalardan inceleyebilirsiniz.

Ankara’daki Dolu

Ankara radarı mütemadiyen bozulduğu için olay anının radar görüntüleri elimde yok. Aşağıdaki üç fotoğrafı anı olarak yapıştıralım. Çekenin eline sağlık, kim olduğunu bilmesem de.

Bu kısa filmi de beğendim:

Görsellere dikkatimi çeken Çihiro ve Onur’a teşekkürler. Son olarak, bu aşırı olayları şu yorumuyla iki ay önceden tahmin eden, en kral hava delilerinden sevgili dostum Ozan Deniz’i, neye dayanarak böyle olacağını söylememiş olmasına rağmen tebrik ediyorum 🙂

Reklamlar
Bu yazı Türkiye'nin Havası ve İklimi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

27 Responses to İstanbul’un Yağmuru, Ankara’nın Dolusu

  1. ALKIM dedi ki:

    DMİ’nin verilerine göre İstanbul Samandıra’ya geçtiğimiz cumartesi günü 73,6 kg yağış düşmüş. Çevredeki istasyonlara ise 1 g yağış düşmemiş. Anlık verilerin altına “Bu değerler kalite kontrolünden geçmemiştir” şeklinde not düşüyorlar. Üzerinden 60 saat geçmiş bir hava olayı ile ilgili veriler gerçekleşenle alakası olmamasına rağmen orada bulunmaya devam ediyor. Büyütülecek bir şey yok gibi görünse de geçtiğimiz haftaki yağış verilerine bu 73,6 kg’ı eklediğimizde muhtemelen Samandıra uzun yıllar kırılamayacak bir Haziran ayı yağış rekoruna sahip olacak ve biz yıllar sonra “Vay be” deyip bu yanlış veriye inanacağız. 9 Haziran 2010 İstanbul Göztepe istasyonuna ait veri hala yok. Belli ki olmayacak da. Bu durumda da o istasyonun muhtemel bir Haziran ayı rekoru da ya rekor olarak kayıtlara geçmeyecek ya da gerçekleşenden düşük olarak geçecek. Tarihini ve net değeri hatırlayamadım ama geçtiğimiz günlerde Denizli’nin Güney ilçesi için gerçekleşen en yüksek sıcaklık değeri olarak 50 küsür derece verilmişti. Teknolojinin bu derece geliştiği bir dönemde bu hatalar yapılıyorsa ve engellenemiyorsa geçmiş yılların verileri hakkında ciddi kuşkularım oluşmaya başladı. İşin tahmin kısmını geçtim, bari istatistiğini düzgün tutalım diyeceğim ama sesimi kim duyacak ki. Gerçekten yazık!

    • havadelisi dedi ki:

      Sesinizi ne yazık ki kimse duymayacak. Ben de hep bağırıyorum, ama sesimi duyan olmuyor. Memur zihniyetiyle yapılan bilimden asla hayır gelmez. Ölçüm doğruymuş değilmiş, kim takar. Yine de bu yazdıklarınızı DMİ’ye de iletin derim, bir ihtimal cevap verebilirler. Yorumunuz için teşekkürler.

      • ALKIM dedi ki:

        16 Haziran 2010’da 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu gereğince DMİ’den bilgi talep ettim ( http://212.175.180.181/gformmail/iletisim.asp linkindeki formu kullanarak). Kanunen 15 gün içerisinde cevap verilmesi gerekiyor. e-mail ile cevap istedim, bugün itibariyle 20 gün olmuş ama cevap veren yok. İşleyişlerinde bir takip no, otomatik cevap vb. bir kontrol mekanizması da olmadığından talebim havada kaldı. Dilekçeyla talepte bulunmalıyım sanırım.

        • havadelisi dedi ki:

          Bu işin takipçisi olduğunuz için teşekkürler. İnternetten bilgi edinme de aynı yasaya tabi olmalı, ama dilekçe de denenebilir. Hiç sorgu sual olmadan at oynatmaya öyle alışmışlar ki, cevap vermesek de olur demişlerdir. Bence bir daha yazıp, kanun gereği cevap vermeleri gerektiğini, yoksa yasal yollara başvuracağınızı söyleyebilirsiniz 🙂

  2. mgustfront(mgerenler) dedi ki:

    Ben yağışların toplumumuza olan etkisine biraz değinmek istiyorum.Yağışlar İstanbul’un farklı merkezlerine farklı oranlarda etkili oldu.Ama gözlerden kaçan bir şeyler de oldu.Bu son yağmurlarda- ilk defa- İstanbul’da okullar tatil edildi.Okulların tatil edilme sebebi kar,tipi,fırtına v.s. değil, beklenen “kuvvetli yağış”tı.Bu olay bize eski zamanlara göre çok mesafeler katettiğimizi gösteriyor.Artık Meteoroloji Bilimcilerine kulak veriyor ve daha önemlisi oluşabilecek olan risklere karşı somut önlemler alabiliyoruz.Yani kulak ardı edip insanların hayatlarını hiçe saymıyoruz.Bu gibi somut adımların devamını yetkililerden bekliyoruz.Çok Güzel Hareketler bunlar.

  3. ersin dedi ki:

    Havadelisi, geçen mart ayında Türkiyeyi es geçen sistemdeki gibi, harika bir analiz yapmışsın, tebrikler. Sanırım bu sistemde İstanbul için tek eksik, yeterince şimşek- gökgürültüsü olmamasıydı…

  4. tengizman dedi ki:

    Yagis her zaman oldugu gibi Anadolu yakasi ve cevresine inmis.Kis mevsiminde cepheler balkanlardan sokulursa ki tum temennim o,anadolu yakasi seyretsin biraz da yagisi, amin.

    Ozan yine harika bir gorsel calisma ve anlatim, eline saglik.Umarim sen de baskalari gibi ben hazirladim,ben yazdim,cizdim en buyuk benim demezsin 🙂

  5. vkaynar dedi ki:

    evet gerçekten haziran ayında ilk defa bu kadar çok yağışı istanbulda gördük ilginç olan 2 gün istanbulda güneşi pek görememek oldu. anadolu platosunun aşırı ısınması kararsızlık denilen yağışları oluşturdu.ancak benim bir sorum olacak pazar günü istanbula yağış güneyden sokuldu ancak sonraki günler hep karadeniz üzerinden şiddetli yağmurlar oluştu bunda rüzgar yönlerinin etkisi var mıdır?

  6. Fortesla dedi ki:

    Pazar gunu ankarada dolu yagısına sebep olan bulut kutlesının oyle hareketlerı vardı kı hayretler ıcınde kaldım. Bır ara bazı bulut parcaları donerek yere dogru ınmeye yeltendı. Gercekten hortum olusacak sandım, kızılayın ortasında bıryerlerde. Boyle bırsey olsa felaket yasanırdı herhalde.Konvektif yagısların sehırler uzerınde olusan ısı adacıkları sayesınde guclenebıldıklerını okumustum bazı yerlerde. Sehır merkezıne yaklasan konvektıf kumeler genelde guclenıyorlar radardan baktıgım kadarıyla.Bence en mistik atmosferik olay orajlar.Benı buyuluyorlar.

    • havadelisi dedi ki:

      Biraz daha güçlense hortum olacakmış demek ki. Dönmeye başladı mı korkacaksın. Ağustos 2001’de İzmit’te görmüştüm ben de. Bulut dönüyordu ve etraf gece gibi karardı. Sonra 1 saatte 120 kg yağış düştü, sel kaldırım taşlarını sökmüştü.

  7. çihiro dedi ki:

    ben teşekkür ederim asıl.fotoğraflar güvenilir kaynaklardan bu arada şüpheniz olmasın.anca amerika gibi okyanusal iklime sahip ülkelerde bu tür büyük dolu yağışlarına rastlandığını sanıyordum.arabaların camlarını kırıp kaportalarını yamultan cinsten dolu.başkentte olması çok ilginç.ha birde hatırlarsak ankara-çubuk’ta bir hortum hadisesi olmuştu.sanırım başkent küçük amerika gibi oldu 😉

    • havadelisi dedi ki:

      evet abd’de okyanusun ve kıtanın birbirine çok zıt özelliklerde hava kütleleri yaratmasından ötürü dolu, hortum gibi hadiseler daha fazla. bizde de oluyor ama işte böyle nadir.

  8. Onur dedi ki:

    Ozan fotoğrafları koyman güzel olmuş.
    Ankara çayyolu şu anda yine aşırı şiddetli bir yağış alıyor. Keşke şu radarlar daha başarılı olsa

  9. akureyri dedi ki:

    Düşen yağmur miktarına ek olarak, bence bulutluluk açısından da rekor kırılmış olabilir. Pazartesi ve Salı gunu İstanbul’da hic gunes gorulmedi. Kışın dahi bu çok nadir olur, Haziran ayında ben hiç boyle bir sey hatırlamıyorum. Salı gunu olan yağışın çok olmasında Lake effect sebep olabilir mi? Bunu düşünmemin sebebi, bu sene Ocak ayindaki lake effect kar yağışında oldugu gibi, Salı günü yağış güneş doğmasıyla başladı ve akşam güneş batınca sona erdi. Etkilenen yerlerde aynı, Istanbul boğaz hattı ve , Anadolu yakasında da Maltepeye kadar olan kesim. Dediğim gibi Salı gunu hic gunes gorulmemesi, yagisin sureklli ve etkili olması bana lake effect olma olasiligini dusunduruyor. Istanbul da Haziran ayında yagmur yagdiginda, mutlaka ogle saatlerinde gunes acardi, hic boylesine rastlamadım. Yorumum pek bilimsel olmadı, ama 33 yıllık Istanbul gozlem ve tecrubelerimden çıkardıgım sonuc bu sekilde.

    • havadelisi dedi ki:

      Güzel yorumunuz için çok teşekkürler. Bulutlulukla ilgili gözleminize tamamen katılıyorum. Balmumcu videosunda da bu açıkça görülüyor. “Lake effect” meselesi ise daha karmaşık. Sea ya da lake effect, deniz suyu sıcaklığının hava sıcaklığından önemli ölçüde yüksek olduğu durumlarda meydana geliyor. Yani deniz üzerinde bir nevi kararsızlık oluşması lazım. Bahar mevsimi ve yaz başı buna çok uygun zamanlar değil, çünkü deniz henüz tam olarak ısınmış olmuyor. Aşağıdaki haritalarda Pazartesi ve Salı’nın deniz suyu sıcaklıkları var.
      deniz suyu 7 haziran
      deniz suyu 8 haziran
      Gördüğünüz gibi deniz suyu sıcaklığı hava sıcaklığıyla neredeyse aynıymış. Gerçi hava sıcaklığına değil 850 mb sıcaklığına bakmak daha yerinde olur karşılaştırma için, 850 mb sıcaklığının da yağış sırasında +10 derece civarında gerçekleştiğini düşünürsek, fark yaklaşık 7-8 derece. Doğru dürüst bir sea-lake effect yağışın oluşması için farkın 13 derece ve daha fazla olması gerektiği söylenir. Ayrıca, olayın başlangıcından itibaren deniz suyu sıcaklığı Kilyos’ta 1 derece artmış. Lake-sea effect hadiselerinde su sıcaklığı düşer, çünkü su kütlesinden enerji kaybı yaşanır. Yani ben bu olayda lake effect’in rolü olmuş olsa da bunun çok az olduğunu düşünüyorum. Yağışın güneşin doğuşuyla başlayıp batışıyla son bulması ise tesadüf, zaten her yerde de böyle olmadı. Lake effect hadisesi gece de olabilir. Sea-lake effectle ilgili ayrıntılı bilgileri buradan ve buradan okuyabilirsiniz.

  10. tugba dedi ki:

    ozan yine çok güzel yazmışsın..
    fotolar da çok ilgimi çekti 🙂 özellikle kağıt para esprisine bayıldım. çekenin eline sağlık.

  11. karcı hakan dedi ki:

    muhtemelen mT orta akdeniz siklonu ile kuzeybatılı polar jetin karşılaşması sonucu süper bir konvektif aktivite meydana geldi alt katmanlar mT üst katmanlar ise mP sisteminin etkisinde olunca kararsızlık had safhaya ulaştı ve şimşek ile dolu kaçınılmaz oldu. ayrıca yağmur öncesinde hava sıcaktı şimşekler başladığı anda üst seviyelerin soğuk havası alt katmanlara indi ve hissedilir serinleme oldu. ataşehirde belediye işçisinin ölmesi dışında oldukça bereketli bir sistemdi diyebiliriz.

  12. karcı hakan dedi ki:

    bu arada şu karla yağmur karışımı oluşan yağış da oldukça ilginç olmalı:)

    • havadelisi dedi ki:

      🙂 valla ben çok göremedim, koridorda oturuyordum, cam kenarında oturan adam kar kar diye gaza geldi, baktım tamamen yağmur olamayacak kadar beyaz ve büyük taneli bir şeydi, ama tam kar gibi de değildi.. dolu da değildi olsa içine girmezdik bulutun.. onun için karışım dedim 🙂 sulu kar 🙂

  13. karcı hakan dedi ki:

    güzel bir analiz ve gözlem yazısı olmuş tebrikler ozan (bu arada en çok pendik ve istinye’ye yağmış pendik de var yani 🙂 )

    • havadelisi dedi ki:

      Sağolasın Hakan, evet Pendik de çok yağış aldı, büyük olasılıkla o da rekor seviyededir ama oraya ait tarihsel veri olmadığı için elimde, yorum yapmadım.

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s