Anadolu’da Leopar Kayıtları


Hava ve iklime doğrudan ilgisi olmayan, doğa ve doğal yaşam ile ilgili yazılara da bu sayfada zaman zaman yer veriyoruz. Blogumuzun müdavimlerimden, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde okuyan Mehmet Göktuğ Öztürk‘ün yazısı…
————–

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinin Yoğunoluk Köyü’nde yaşayan meşhur avcı Çatal Ali, ömrü boyunca binlerce hayvan vurmuştur. Bu binlerce hayvanın içinde onbeş de leopar vardır. Bölgedeki leopar popülasyonunu bitiren insanların başında gelir. Ömrünün son yıllarında yatalak olan ve bu yılları acı içinde geçiren Çatal Ali, ölüm döşeğindeyken yanındakilere şöyle demiştir: “Canın bu kadar tatlı olduğunu bilseydim hiçbir hayvana tetik çekmezdim.”

Golestan National Park-Iran

Türkiye, orta enlem kuşağında yer alır. Deniz seviyesinden iki bin metre ve üzerine uzanan pek çok farklı yüksekliğe sahip dağları, platoları ve ovalarıyla farklı iklim koşulları isteyen binlerce canlı türüne ev sahipliği yapmaktadır. Vadiler ve çöküntü alanlarının yarattığı mikroklima etkisi, tür zenginliğini daha da arttırmaktadır. Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında doğal bir köprü olarak yer alan Türkiye, buzul çağlarında birçok canlı türü için önemli bir sığınak olmuştur. Biyoçeşitliliğin yüksek olmasının birçok sebebinden birisi de budur. Anadolu’da birçok büyük memeli türü de yaşamıştır. Bunlardan bazıları Asya aslanı-Panthera leo persica, Hazar kaplanı-Panthera tigris virgata, Asya çitası-Acinonyx jubatus venaticus, İran leoparı (Kafkas leoparı, Anadolu leoparı)-Panthera pardus saxicolor, kurt-Canis lupus, ayı-Ursus arctos, kızıl geyik-Cervus elaphus vb. türlerdir. Bunların bir kısmı günümüzde de ülkemizde bulunurken bir kısmı da maalesef yakın geçmişte yok olmuştur. Aslan (1940’lara kadar Amik Gölü çevresindeki sazlıklarda yaşadığı söylentileri var ama kabul edilen tarih 19. yüzyıl) ve çita 20. yüzyılı görememiştir.

Asya Çitası-Acinonyx jubatus venaticus

Asya Aslanı-Panthera leo persica

Kaplan ise en son 1970 (bazı kaynaklarda 1974) yılında Şırnak’ta vurulmuştur. Hazar kaplanının dünya çapında nesli tükendiği kabul edilse de Şırnak’ta en son vurulan ve Ali Üstay av müzesinde sergilenenen post bir yavruya aittir. Vuran avcıların söylediklerine göre bir de kardeşi vardır. Bu da annesi ve babası da olduğu anlamına gelir. Daha sonraki yıllarda alanda kaplan görüldüğü ve vurulduğuna dair sağlam ihbarlar var. Bazı ihbarlar yalnızca birkaç sene öncesi görüldüğüne dair ama alanda terör sorunu sebebiyle araştırma yapılamıyor. Alan, oldukça ıssız ve yaban hayatı açısından oldukça zengin bir bölge. Popülasyonun (eğer varsa) genetik çeşitliliğinin çok az olması sebebiyle yok olmadan gerekli önlemlerin alınması şart.

Hazar Kaplanı-Panthera tigris virgata

Hazar Kaplanı-Panthera tigris virgata

Leopar ise bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç. Ülkemizde hala yaşadıkları biliniyor. Hatta yakın zamanda ürediklerine dair birkaç kanıt mevcut. Ülkemizde hangi alt türe ait leoparların yaşadığı tartışılan bir konu. Eski kaynaklarda Anadolu Parsı-Panthera pardus tulliana ismi geçmektedir. Ama bu isimlendirme, o zamanlar moleküler biyoloji gelişmemiş olduğundan, morfolojik özelliklere bakılarak yapılmıştır. Daha sonradan yapılan moleküler çalışmalarda altı leopar alt türü İran leoparı-Panthera pardus saxicolor alt türü altında toplandı. Zaten büyük coğrafi engeller olmayan ve kolay bir şekilde leopar geçişi olabilecek alanlarda farklı alt türlerin olma ihtimali düşük. Erkek leoparlar eş bulmak için yılda yüzlerce kilometre yol gidebiliyor. İran’da bulunan bir leoparın ülkemize hatta Ege bölgesine kadar gelebilmesi mümkün. Yapılacak bilimsel çalışmalarla yalanlanmadıkça ülkemizdeki leopar alt türünün iran leoparı-Panthera pardus saxicolor olduğunu kabul etmeliyiz. Bu durum bence üzüntü verecek bir durum değil çünkü “İran leoparı” denmesinin sebebi alttürün, ilk olarak İran sınırları içerisinde keşfedilmesi ve yaygın olarak bu ismin kullanılması. İran leoparı dünyanın en büyük leopar alttürüdür. Günümüzde dünya genelinde 871-1290 arası yetişkin iran leoparı yaşadığı kabul ediliyor. Yalnızca İran’da 550-850 arası yetişkin leopar yaşıyor.

İran leoparı yayılış haritası
İran Leoparı-Panthera Pardus saxicolor

İran leoparı çeşitli habitatlarda bulunabiliyor. İğne yapraklı ve geniş yapraklı ormanlarda, çalılıklar ve maki ile örtülü sarp kayalık arazilerde, bitki örtüsü bakımından fakir, kuru, sarp dağlarda, büyük ve derin vadilerde yaşarlar. Deniz seviyesinden 3200 m yükseğe bile çıkabilmektedirler. Çok çevik hayvanlardır. Nocturnaldirler(gececil). Leoparların besin yelpazesi oldukça geniştir. Yaşadığı habitata ve bulunan hayvanlara göre değişir. Genel olarak Yaban koyunu-Ovis orientalis, yaban keçisi-Capra aegagrus, kızıl geyik-Cervus elaphus, alageyik-Dama dama, karaca-Capreolus capreolus, yaban domuzu-Sus scrofa, ceylan-Gazella sp. vb. Küçük memeliler, kuşlar hatta sürüngenlerle de beslenir. Köpek etini çok severler. Dünyanın en büyük popülasyonuna sahip olan İran’da leopar için 2 dağ sırası çok önemli. Birisi Hazar Gölüne paralel uzanan ve nemli yaprak döken ormanlara sahip Elbruz dağları. Bir diğeri ise daha kuru nitelikli, ülkemiz dağlarıyla bağlantılı, Zagros Dağları. Ülkemiz dışındaki ülkelerde özellikle de İran ve Rusya’da bu türün korunması ve çoğalması için oldukça başarılı çalışmalar yapılıyor. İran doğa korumada bölgedeki en iyi ülkelerden birisi. Örnek almamız gereken ülkelerden. Bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç, ülkemizdeki, bulabildiğim leopar kayıtlarını paylaşmak.

1856'dan günümüze kadar olan, ulaşabildiğim, leopar kayıtları

1856 yılından günümüze kadar kayda geçmiş leoparları haritada işaretledim. Toplamda 110 kayda ulaşabildim. Ulaştığım kayıtlarda en az 203 bireyden söz edebiliriz. Bu kayıtların çoğu öldürülmüş bireylerin kaydı. Az bir kısmı ise görülen veya yakalanan bireyler. Ayrıca 1936 yılında çıkan av dergisinde yazanlara göre Kastamonu Cide ve Daday, Giresun, Erzincan ve Erzurum’da 350 adetten fazla leopar yaşadığı yazıyor. Leoparların gececil hayvanlar olması, oldukça zor görülmesi ve söylenilen illerde leopar envanteri çıkartılırken hangi yöntemlerin kullanıldığının bilinmemesi sebebiyle, belirtilen illerde leoparların iyi bir popülasyona sahip olduklarını düşünmeme rağmen, 350 rakamının güvenilir olmadığını düşünüyorum. 1856-1930 yılları arasında 9, 1930-1975 yılları arasında 178, 1975 yılından sonra ise 16 leopar öldürülme-görülme-yakalanma kaydı var. Yani leopar kayıtlarının %4.43ü 1930’a kadar olan dönemden, %87.68‘i 1930-1975 arası olan dönemden, %7.88i ise 1975 sonrası dönemden. Bölgeler bazında leopar kayıtlarını incelersek en fazla leopar kay Ege Bölgesinden. Bölgede geçmişte oldukça iyi bir popülasyon varmış. Ama artan insan nüfusu, azalan otçul popülasyonu ve azalan ormanlar insanla leoparı karşı karşıya getirmiş. Ama işin aslına bakarsak leoparın neslinin tüketilmesinde leoparla insanın karşı karşıya gelmesinin payı oldukça az. Çünkü ülkenin en bakir alanlarındaki popülasyonlar bile yok edilmiş. Hem de devlet destekli. Ege’nin birçok köyünde insanlar postu için yaban hayvanlarını avlıyorlarmış. Ayı, sırtlan, çakal, tilki, leopar… Ne bulurlarsa. Birçok türün kökünü kazımışlar maalesef. Üstüne bir de kasıtlı orman yangınları eklenince hayvanların durumu daha da zorlaşmış. Söke’de 1980’lere kadar yaban hayvanı postları satılan dükkanlar varmış. İzmir, Aydın ve Muğla yöresinde binlerce yaban hayvanı avlayan Mantolu Hasan(Hasan Bele) leoparın Ege’de tükenmesinin en büyük sebeplerinden. Av ve Deniz dergisinin 1 Ocak 1952 23. sayısında T.Durak imzalı yazıda Mantolu Hasan’ın 30 yıl içinde bu yörede 15 pars avladığı kaydedilmiştir. Ama Hans Kummerloeve bu sayının 50 olduğundan bahseder! Ülkemiz doğasıyla ilgili birçok güzel çalışma yapan Kummerloeve’nin söylediği rakam bence av dergisinden daha güvenilirdir.

Mantolu Hasan

Bodrum Mazıköy, zamanında iyi bir leopar popülasyonuna sahipmiş. Yöre halkı geçimini mazı peliti ve leopar avcılığından sağlıyormuş. Yöredeki avcıların leopar avlama biçimleri diğer yörelerdeki insanlara göre oldukça farklıymış. Çoban kepeneğini üzerine geçirerek, kapüşonunu kafasına takan ve kepeneğin önünü ince tireyle diken pars avcısı elinde demir kamayla, parsın inine girermiş. Avcıyı gören pars sıçrayarak, pençesini kepeneğin üzerine geçirir, tırnaklarını bir an kurtaramazmış. O kısa anda avcı kepeneğin altına doğru sıyrılarak elindeki kamayı, parsın can alıcı yerine saplarmış. Can alıcı yerine vurabilirse pars ölürmüş, vuramazsa avcının karısı dul, çocukları yetim kalırmış. Pars avcıları genellikle erkek olmasına rağmen, ünlü avcılardan birisi de Mazılı Hacer’miş. Bölgeler bazında leopar kayıtları: Ege 111, Akdeniz 50, Doğu Anadolu 26, Karadeniz 9, İç Anadolu 4, Güneydoğu Anadolu 3. Marmara Bölgesinden geçmişte kayıtlar olmasına rağmen güvenilir ya da detaylı bir kayda ulaşamadığım için kayıtlara girmedim. Kummerloeve’ye göre İznik çevresinden ve Kaz Dağlarından leopar kayıtları var. Bölgelere göre yüzdelere bakarsak Ege %54.67, Akdeniz %24.63, Doğu Anadolu %12.80, Karadeniz %4.43, İç Anadolu %1.97, Güneydoğu Anadolu ise %1.47. Türkiye doğası ile ilgili önemli çalışmaları bulunan Alman zoolog Hans Kummerloeve’nin leoparla ilgili araştırmalarına göre 1930’lu yıllarda Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yaklaşık 200-350 adet leopar olduğu rapor edilmiş. Ancak benim düşüncem o yıllarda leopar popülasyonunun çok daha iyi olduğu yönünde. Çünkü benim ulaştığım kaynaklarda geçen kayıtlarda 203 bireyin kaydı var. Bu kayıtların çoğu Ege ve Doğu Akdeniz Bölgesinden. 1936 yılında çıkan av dergisine göre Kuzey Anadolu’da da iyi bir leopar popülasyonu olduğu anlaşılıyor. Ayrıca dönemin şartları dolayısıyla leoparların kaçta kaçının kayıtlara geçtiği de meçhul. Ege Bölgesinden daha iyi bir leopar habitatına sahip olan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çok az leopar kaydı var. Bu da vakaların çoğunun kayıtlara geçmediğinin göstergesi. Yapılması gereken çok şey var. Hala doğal ortamında leopar fotoğrafı çekilmedi ülkemizde. Umarım İran’ı, Rusya’yı, Azerbaycan’ı, Ermenistan’ı örnek alırız da ülkemizde durum daha da kötüye gitmez.

Mehmet Göktuğ ÖZTÜRK

KAYNAKLAR

1) Demirsoy A., 1996: Türkiye Omurgalıları; Memeliler. Çevre Bakanlığı

2) Turan N., 1984: Türkiye’nin Av ve Yaban Hayvanları, Memeliler

3) Aytekin Y. H., 2013: Son Pars. Efil Yayınevi, Ankara.

4) http://www.arkive.org/persian-leopard/panthera-pardus-saxicolor/

5) https://en.wikipedia.org/wiki/Persian_leopard

6) http://yabanhayat.org.tr/geriye-kac-leopar-kaldi/

7) https://portals.iucn.org/library/efiles/documents/2007-068.pdf

8) http://www.ergir.com/son_anadolu_panteri_yazi.htm

9) http://franslanting.photoshelter.com/image/I0000Tj9.8zEYpUc

10) http://www.arkive.org/lion/panthera-leo/

11) http://www.wildtiger.org/caspiantiger.html

12) https://en.wikipedia.org/wiki/Caspian_tiger

13) http://ekodosd.org/index.php/yaban-hayat

14) http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=79099

15) http://www.dogadernegi.org/turkiyenin-dogasi.aspx

16) http://images.nationalgeographic.com/wpf/media-content/photos/000/872/cache/87259_990x742-cb1419024142.jpg

17) http://www.earthtouchnews.com/conservation/endangered/in-iran-the-persian-leopards-last-stand

Reklamlar
Bu yazı Kategori dışı içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum yazın...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s