1992′nin Ocak ayı Türkiye iklim tarihinde çok önemli bir aydır. Pinatubo Yanardağı’nın patlamasıyla tetiklendiği düşünülen ve bir atmosfer anormalliği olarak görülen aşırı ve sürekli pozitif NAO sebebiyle, bu ay boyunca Türkiye’ye Orta Akdeniz üzerinden tek bir alçak basınç (siklon) dahi gelmedi. İzmir’e bir damla yağmur ya da bir kar tanesi düşmedi. Sürekli Karadeniz üzerinden gelen soğuklar, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde deniz etkisiyle kar yağışlarına yol açtı. Aynı soğuklar Akdeniz’in en doğu kısmında da alçak basınçların türemesine neden oldu, bu alçak basınçların bir tanesi Adana’ya bile tarihinin en önemli karlarından birini yağdırdı… (bu sayfayı zenginleştireceğiz)
Şubelerimiz
Havadan Haberler- Aydın Valiliği'nden Kuvvetli Sağanak Yağış Uyarısı Mayıs 24, 2012
- Aydın'da Etkili Yağış Uyarısı Mayıs 24, 2012
- Aydın'da Kuvvetli Yağış Uyarısı Mayıs 24, 2012
- Akdeniz'de Fırtına Alarmı Mayıs 24, 2012
- 9 İle Kuvvetli Yağış Uyarısı! Mayıs 24, 2012
- Yurtta Hava Durumu Mayıs 24, 2012
- Çorum'da Sağanak Yağış Hayatı Felç Etti Mayıs 23, 2012
- Meteoroloji Müdürlüğü'nden Kuvvetli Yağış Uyarısı Mayıs 23, 2012
Arşivler
WRF Modeli – Türkiye
Son Sıcaklıklar Türkiye
Son Sıcaklıklar Avrupa
Uydu Görüntüsü
Radar Görüntüleri
Şimşek ve Yıldırım
Hava Delisinin Saatlik Gözlem Haritaları
Otomatik Meteoroloji İstasyonları
Kamera Görüntüleri
Hava Delisinin İzlediği Modeller ve Tahminciler
Öteki Hava ve Doğa Delileri
Veri / İklim Arşivleri
İklim Değişimi Tartışmaları
Etiketler
Akdeniz Alçak Basınç Ankara Antalya AO Bahar Bilgi Cephe Deniz Devlet Meteoroloji İşleri DMİ Eleştiri GFS Gökgürültüsü Hava Ilık Isınma Kar Karadeniz Konveksiyon Kış Meteoroloji Model NAO Nem Radar Rüzgar Sağanak Sea Effect Sel Serin Siklon Soğuk Soğuma Sıcak Sıcaklık Tahmin Yaz Yağmur Yağış Yorum Yüksek Basınç İklim İstanbul İzmirGFS Modeli En Son İstanbul Falı
NAO Endeksi
Okyanus Suyu Sıcaklıkları
ENSOmetre
Günlük Küresel Atmosferik Sıcaklık
Küresel Sıcaklık Aylık Seyir
Deniz Buzu Miktarı
Güncel Güneş Aktivitesi
Güneş’in Son Fotoğrafı


















Ben bu başlığı yeni gördüm. Bende diyorum neden büyüklerim neden ikide bir 92 92 diyolar bana
meğersem sebebi buymuş
Kdz Ereğli ve tüm karadeniz sahili için unutulmaz bir kıştı. Hiç bu kadar sık kar yağdığına şahit olmamıştım. Biri gidiyor 2 gün geçmeden, güneş açsa bile zemindeki kalkmadan yenisi direkt kar getiriyordu. Yaşanan tün sistemler en az 15cm yapmadan bırakmıyordu yakamızı. Bazıları 30-40cm yapıyordu. Kaç kez yağdı hatırlamıyorum bile.Zihnimde yer etmiş kısa sürede çok yoğun kar bırakan gökgürültülü sağanaklar bu sezondandır.
1992 yili (İstanbul’da) unutulmazdi. Hani halk arasinda gunes actiginda; hava kar topluyor birazdan yagar dedikleri olayi en sik gordugum sene ve ay olarak aklimda kalmistir. Ayrica yagissiz gecen 2 gun sonra bile sicaklik degismeyerek bir sonraki yagis direk kar olarak dusuyordu. Erimeyen kar, gunesli bir gun ertesinde yine yogun kar seklinde gidiyordu. Bir de gunduz sicakliklari 0/ -2 arasindaydi, oyle gunes actiginda karin aniden eridigi gunu hatirlamiyorum.
ocak ayından evvel topkapı ve mecidiyeköy’ü etkileyen kısa süreli ama az da olsa birikim yapan kar yağışına tanık olmuştum. tez çalışmamı sonlandırmam gerektiğinden çapa-şehremini’deydim vapur çalışmaz diye bostancı’ya gideceğimden topkapı-kartal arası midibüse bindim. mecidiyeköy’de 2 saate yakın kar altında bekledik. yollar kapalı olduğundan fsm köprüsü’nden bostancı’ya geldik. bir de ne görelim karı boşver hava durgun ve açıktı. Ama 1992 Mart’ı İçerenköy’de günler süren yoğun kar örtüsüyle geçti.
Sürekli kuzeyli rüzgarlar ile geçen 92 Ocak’ını ben de iyi hatırlıyorum. 91 Aralık’ı aksine 92 Ocak’ında Ankara yoğun sayılacak bir kar almadı. Ama ortalama sıcaklığı uzun süre normalin çok altında seyretti. Bu konuda DMİ uzmanlarının TRT’de yaptıkları yorumları hayal meyal hatırlıyorum. Yine hiç unutamadığım bir TRT anonsu şu olmuştu; “Kastamonu tüm ilçeleri, köyleri ve il merkezi ile kar yağışına yenik düştü”… Gerçekten deniz etkisi ile zaman zaman Ankara’ya da ulaşan kar yağışları özellikle Batı Karadeniz bölgesini felç etmişti.
1991 Aralık ayından itibaren Adana’da hava normalden daha soğuktu. 31 Aralık gecesi, yani yeni yıla girmeye saatler kala kent merkezinde karlakarışık yağmur, zaman zaman kar vardı. Bizler alışık olmadığımız için hemen pencerelere koşmuştuk, ben tabii henüz 5 yaşında bir velet olduğum için annem-babam yanımda olmadan ya da onların gözetiminde olmadan dışarı çıkma özgürlüğüm yoktu
Kar yağışı ne kadar sürmüştü hatırlamıyorum. Fakat azıcık bile olsa tutmamıştı, ki ben çıldırırdım böyle bir şeyin olabilmesi için.
Annem sadece ablamın onlarla gitmesine izin verdi. Bir çocuk için büyük yıkımdı, hele de Adana’da yaşayan bir çocuk için.






Bir ay geçti, takvimler 31 Ocak 1992′yi gösteriyordu. O günün sabahı Çukurova Ünv. Balcalı Hastanesi’nde doktor olan dayım iki kuzenimi de alıp bize geldi. Balcalı’da (100 m -150 m arası yükseklikte bir bölge) kar olduğunu ve bizleri de götürmek istediğini söyledi. Bu arada bizim evin olduğu yerde rakım 25 m ve kar namına hiçbir şey yoktu yerde. Ben üşütmüştüm birkaç gün önce. Çok kötü değildim ama anneme göre evden çıkmamam gerekiyordu
Bu fotoğraf o gün dayım tarafından Balcalı Hastanesi civarlarında çekilmiş. Kar kalınlığı 4-5 cm vardır herhalde. Maalesef o karede ben yoktum
Bunlar da 7 Aralık 1991 ve 29 Şubat 1992 arasında 17350 kodlu İncirlik istasyonunda ölçülen maksimum sıcaklık değerleri;
Yukarıdaki tabloda daire içine aldığım tarih 31 Ocak 1992.
Aşağıdaki tabloda daire içine aldığım günler ise 31 Ocak 1992′yi de içine alan haftadaki minimum sıcaklıklar;
İncirlik’te herhalde kar yağışı görülmüş olsa bile yerde birikme yapmamış olmalı.
Fotoğrafın çekildiğini tahmin ettiğim nokta (110 m) ve meteorolojik ölçümlerin yapıldığı İncirlik Hava Üssü (51 m) arasında 5-6 km mesafe ya var ya yok. Bu arada sol altta işaretli olan yer de Adana Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün yeri (29 m).
19 yıldır Adana’da görülmüş en ciddi kar yağışı budur. 1992′den sonra da hemen hemen her sene kar yağışları görüldü ama hiçbirinde birikme olmadı maalesef
Okuduklarıma göre Adana ve Çukurova genelinde en sert kış 1915-1920 arasında Fransız işgali altında yaşanmış. Yağan karın günlerce yerden kalkmadığı yazıyor kimi yerlerde. Fakat hiçbir görsel kanıt yok. Belki de vardır ama ben bilmiyorum.
Çok güzel bir paylaşım. 1992 yılında kar yağan yere götürülmeyişinizi hatırlamanız karın sizin için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Kardelisi olmak da böyle bir şey herhalde. Blogdaki kar delilerine hayranım zaten, 20 sene önceki kar yağışlarını sanki dün gibi hatırlayanlar var. Ben sabah ne yediğimi unutuyorum
Şans işte…Koca 19 senede bir kere bile böyle olmadı .
Wetterzantrale arşivinden baktığım kadarıyla (o yıllarda yaşamama rağmen çocukluk nedeniyle:) ) gerçekten de kuzey bölgeler için ilk yarısının tatsız ancak sonrasının oldukça hareketli geçtiği ve anormalliklerin de görüldüğü bir ocak ayı olarak tarih sayfalarında yerini almış..